Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörlüğü tarafından öğretim üyesi ve öğrencisinin fotoğraflarının sosyal medyada yayınlanmasıyla ilgili yapılan açıklamada "Gündeme gelen öğretim üyemiz A. N. T, yaşanan tatsız olay karşısında, Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanlığı'ndan, hiçbir zorlama olmaksızın, kendi iradesiyle istifa etmiş ve bugün itibariyle de emekliliğini talep etmiştir" denildi.
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörlüğü, AÜ'nü bir öğretim üyesi A.N. ile öğrencisi E.B'nin çıplak fotoğraflarının sosyal medyada yayınlandığı iddiasına ilişkin, "Gündeme gelen öğretim üyemiz A. N. T, yaşanan tatsız olay karşısında, Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanlığı'ndan, hiçbir zorlama olmaksızın, kendi iradesiyle istifa etmiş ve bugün itibariyle de emekliliğini talep etmiştir" ifadelerine yer verildi.
AÜ Rektörlüğünden yapılan yazılı açıklamada, AÜ ile ilgili, 21 Şubat 2014 Cuma günü basında "Hayrete Düşüren Fotoğraflar" başlığıyla yer alan ve son günlerde çeşitli basın organlarında tekrar edilen, AÜ'nün bir öğretim üyesinin, bir sosyal paylaşım sitesinde yayınlanan fotoğrafları hakkında yapılan olumsuz haberlerin üzüntüyle takip edildiği kaydedildi.
Üniversitenin kurum kimliğiyle hiçbir şekilde ilişkilendirilmemesi istenen olayla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Son günlerde, bir sosyal paylaşım sitesinde yayınlanan fotoğrafları nedeniyle gündeme gelen öğretim üyemiz A. N. T, yaşanan tatsız olay karşısında, Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanlığı'ndan, hiçbir zorlama olmaksızın, kendi iradesiyle istifa etmiş ve bugün itibariyle de emekliliğini talep etmiştir. Üniversitemiz kurum kimliğiyle hiçbir şekilde ilişkilendirilmemesi gereken bu haberleri üzüntüyle takip ettiğimizi tekrar bildirir, konu hakkındaki soruşturmanın sürmekte olduğunu önemle hatırlatırız."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörlüğü tarafından öğretim üyesi ve öğrencisinin fotoğraflarının sosyal medyada yayınlanmasıyla ilgili yapılan açıklamada "Gündeme gelen öğretim üyemiz A. N. T, yaşanan tatsız olay karşısında, Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanlığı'ndan, hiçbir zorlama olmaksızın, kendi iradesiyle istifa etmiş ve bugün itibariyle de emekliliğini talep etmiştir" denildi.
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörlüğü, AÜ'nü bir öğretim üyesi A.N. ile öğrencisi E.B'nin çıplak fotoğraflarının sosyal medyada yayınlandığı iddiasına ilişkin, "Gündeme gelen öğretim üyemiz A. N. T, yaşanan tatsız olay karşısında, Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanlığı'ndan, hiçbir zorlama olmaksızın, kendi iradesiyle istifa etmiş ve bugün itibariyle de emekliliğini talep etmiştir" ifadelerine yer verildi.
AÜ Rektörlüğünden yapılan yazılı açıklamada, AÜ ile ilgili, 21 Şubat 2014 Cuma günü basında "Hayrete Düşüren Fotoğraflar" başlığıyla yer alan ve son günlerde çeşitli basın organlarında tekrar edilen, AÜ'nün bir öğretim üyesinin, bir sosyal paylaşım sitesinde yayınlanan fotoğrafları hakkında yapılan olumsuz haberlerin üzüntüyle takip edildiği kaydedildi.
Üniversitenin kurum kimliğiyle hiçbir şekilde ilişkilendirilmemesi istenen olayla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Son günlerde, bir sosyal paylaşım sitesinde yayınlanan fotoğrafları nedeniyle gündeme gelen öğretim üyemiz A. N. T, yaşanan tatsız olay karşısında, Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanlığı'ndan, hiçbir zorlama olmaksızın, kendi iradesiyle istifa etmiş ve bugün itibariyle de emekliliğini talep etmiştir. Üniversitemiz kurum kimliğiyle hiçbir şekilde ilişkilendirilmemesi gereken bu haberleri üzüntüyle takip ettiğimizi tekrar bildirir, konu hakkındaki soruşturmanın sürmekte olduğunu önemle hatırlatırız."
Son Güncelleme: Salı, 25 Şubat 2014 18:31
Gösterim: 1112
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, dershanelerle ilgili yasa tasarısına muhalefetten de büyük destek geldiğini belirtti. İşte Arınç’ın o açıklaması
Arınç, Bakanlar Kurulu sonrasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Dershaneler konusunda Türkiye'nin "hareketli" günler geçirdiğini ifade eden Arınç, "Belki, olayların başlangıcının da buna bağlı olduğu söylenebilir ama dün komisyondan esprilerle, herkes birbirini kutlayarak çıktı dershanelerle ilgili komisyondan" diye konuştu. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu tasarıya, hükümetten gelen tasarıya muhalefet de büyük bir destek verdi. Hatta, maarif müfettişliği ihdas edilirken oy birliğiyle oy kullandılar. Peki nerede kaldı o kavgalar? 'Olmaz bu kaleyi vermeyiz. Onu yaparız, bunu yaparız' tehditleri nereye gitti? Aynen bu da diğer tasarı ve teklifler için geçerlidir. Sadece tribünlere oynamak bağırıp çağırmak, hükümeti çalışamaz hale getirmek, Meclis'te kavga çıkartmak yolunu tercih ediyorlar. MİT'in 30-40 yıllık yasasını bugünün şartlarına uygun hale getirmek, daha güçlü ve teşkilatı kendi içinde daha barışık bir hale getirmek için yasal düzenleme yapılırken bir istihbarat örgütünün güçlü olmasını içe ve dışa karşı kim istemez? 'Biz de istiyoruz ama şunlar olmasın'... Peki, niçin, ne sebeple bunu istemediğinizi elbette ortaya koyabilirsiniz. Eğer uygun görülüyorsa da önergelerle bu konular değiştirilebilir. Sayın Beşir Atalay'ın da ifade ettiği gibi MİT Kanunu teklif olarak gelmişti. 3-4 maddesinde de Komisyonda değişiklik yapıldı. Genel Kurul'u bekleyelim. Oradan ümit ediyorum ki olumlu bir yasa çıkacaktır."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, dershanelerle ilgili yasa tasarısına muhalefetten de büyük destek geldiğini belirtti. İşte Arınç’ın o açıklaması
Arınç, Bakanlar Kurulu sonrasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Dershaneler konusunda Türkiye'nin "hareketli" günler geçirdiğini ifade eden Arınç, "Belki, olayların başlangıcının da buna bağlı olduğu söylenebilir ama dün komisyondan esprilerle, herkes birbirini kutlayarak çıktı dershanelerle ilgili komisyondan" diye konuştu. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu tasarıya, hükümetten gelen tasarıya muhalefet de büyük bir destek verdi. Hatta, maarif müfettişliği ihdas edilirken oy birliğiyle oy kullandılar. Peki nerede kaldı o kavgalar? 'Olmaz bu kaleyi vermeyiz. Onu yaparız, bunu yaparız' tehditleri nereye gitti? Aynen bu da diğer tasarı ve teklifler için geçerlidir. Sadece tribünlere oynamak bağırıp çağırmak, hükümeti çalışamaz hale getirmek, Meclis'te kavga çıkartmak yolunu tercih ediyorlar. MİT'in 30-40 yıllık yasasını bugünün şartlarına uygun hale getirmek, daha güçlü ve teşkilatı kendi içinde daha barışık bir hale getirmek için yasal düzenleme yapılırken bir istihbarat örgütünün güçlü olmasını içe ve dışa karşı kim istemez? 'Biz de istiyoruz ama şunlar olmasın'... Peki, niçin, ne sebeple bunu istemediğinizi elbette ortaya koyabilirsiniz. Eğer uygun görülüyorsa da önergelerle bu konular değiştirilebilir. Sayın Beşir Atalay'ın da ifade ettiği gibi MİT Kanunu teklif olarak gelmişti. 3-4 maddesinde de Komisyonda değişiklik yapıldı. Genel Kurul'u bekleyelim. Oradan ümit ediyorum ki olumlu bir yasa çıkacaktır."
Son Güncelleme: Salı, 25 Şubat 2014 09:35
Gösterim: 1099
Pedagojik formasyonda boş kalan kontenjanlar için ek yerleştirme yapılacak mı? Pedagojik formasyon başvuruları ne zaman başlayacak? İşte YÖK'ten yapılan ek yerleştirmelerle ilgili son dakika açıklaması...
YÖK, pedagojik formasyon yerleştirmelerinde boş kalan kontenjanlar için ek yerleştirme yapılmayacağını bildirdi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), binlerce adayın merakla beklediği ek yerleştirmelerle ilgili yaptığı açıklamada, 2013-2014 döneminde başlayan programlara, ÖSYM'nin önceden planlanmış iş takviminin ve iş yükünün yoğunluğu, ek yerleştirmelerin yaklaşık bir ay kadar zaman alacak olması, program açılan fakültelerin ek yerleştirmelerle gelenler için sağlıklı bir formasyon eğitimi olmayacağı itirazları, akademik takvimin ve öğretmenlik uygulamalarının planlanmış ve başlatılmış olması nedeniyle ek yerleştirme yapılamayacağını duyurdu. YÖK'ten yapılan yazılı açıklamda, pedagojik formasyon programlarıyla ilgili hazırlanan Formasyon 2013 Kılavuzunda da 2013-2014 öğretim yılında ek yerleştirme yapılmayacağının belirtildiği ifade edildi.
Pedagojik formasyon başvuruları ne zaman başlayacak?
2014 Mayıs ayı içinde Pedagojik Formasyon Sertifika Programı açmak isteyen üniversitelerin talepleri YÖK tarafından alınacak. YÖK tarafından yapılacak değerlendirmelerden sonra en geç Ağustos ayı içerisinde programların açılacağı ve üniversiteler ve kontenjanların da ÖSYM'nin web sitesinde ilan edileceği belirtildi. YÖK’ten yapılan açıklamaya göre Ağustos ayı içinde formasyon kadro ve başvuru tarihi açıklanacak. 30 bin kontenjanın verileceği Ağustos formasyon yerleştirmeleri sonrası adaylar 2014-2015 güz döneminde derslere başlayacaklar.
4
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Pedagojik formasyonda boş kalan kontenjanlar için ek yerleştirme yapılacak mı? Pedagojik formasyon başvuruları ne zaman başlayacak? İşte YÖK'ten yapılan ek yerleştirmelerle ilgili son dakika açıklaması...
YÖK, pedagojik formasyon yerleştirmelerinde boş kalan kontenjanlar için ek yerleştirme yapılmayacağını bildirdi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), binlerce adayın merakla beklediği ek yerleştirmelerle ilgili yaptığı açıklamada, 2013-2014 döneminde başlayan programlara, ÖSYM'nin önceden planlanmış iş takviminin ve iş yükünün yoğunluğu, ek yerleştirmelerin yaklaşık bir ay kadar zaman alacak olması, program açılan fakültelerin ek yerleştirmelerle gelenler için sağlıklı bir formasyon eğitimi olmayacağı itirazları, akademik takvimin ve öğretmenlik uygulamalarının planlanmış ve başlatılmış olması nedeniyle ek yerleştirme yapılamayacağını duyurdu. YÖK'ten yapılan yazılı açıklamda, pedagojik formasyon programlarıyla ilgili hazırlanan Formasyon 2013 Kılavuzunda da 2013-2014 öğretim yılında ek yerleştirme yapılmayacağının belirtildiği ifade edildi.
Pedagojik formasyon başvuruları ne zaman başlayacak?
2014 Mayıs ayı içinde Pedagojik Formasyon Sertifika Programı açmak isteyen üniversitelerin talepleri YÖK tarafından alınacak. YÖK tarafından yapılacak değerlendirmelerden sonra en geç Ağustos ayı içerisinde programların açılacağı ve üniversiteler ve kontenjanların da ÖSYM'nin web sitesinde ilan edileceği belirtildi. YÖK’ten yapılan açıklamaya göre Ağustos ayı içinde formasyon kadro ve başvuru tarihi açıklanacak. 30 bin kontenjanın verileceği Ağustos formasyon yerleştirmeleri sonrası adaylar 2014-2015 güz döneminde derslere başlayacaklar.
4
Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Şubat 2014 16:19
Gösterim: 2231
Milli Eğitim Bakanlığı, engelli öğretmen atama başvurularını 3-7 Mart tarihleri arasında alacak. Atamalar, 2012 yılında yapılan ÖMSS puanı üstünlüğüne göre yapılacak.
Eğitimtercihi- 2012 yılında yapılan Özürlü Memur Seçme Sınavı´na katılan adaylar arasından ÖMSS puanı üstünlüğüne göre 200 engelli öğretmen kadrosu için başvuru tarihleri belli oldu. Engelli öğretmen atama başvuruları 3-7 Mart 2014 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın http://mebbis.meb.gov.tr veya http://ikgm.meb.gov.tr internet adresleri aracılığıyla alınacak. Adaylar, belirtilen adreslerde elektronik başvuru formunu doldurarak başvuru formunun çıktısını, istenilen belgeler ile birlikte il millî eğitim müdürlüklerine onaylattıracak.
Milli Eğitim Bakanlığından yapılan engelli öğretmen atama duyurusunda başvuruda adaylardan diploma veya öğrenim durumu, pedagojik formasyon ve 2012 yılı ÖMSS sonuç belgesi ile özürlü sağlık kurulu raporu isteneceği belirtildi. Ayrıca adaylardan, herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda devlet memuru olarak çalışıp çalışmadığına ilişkin beyanların da alınacağı belirtilen açıklamada, çalışanların görev yaptıkları kurumdan muvafakat belgesi alacakları ifade edildi. Belgenin örneği için Tıklayın
Geçerli başvuru sahibi adaylar, ÖMSS puanı üstünlüğüne göre sıralanacak, alanlar itibariyle belirlenen kontenjanlara yerleştirmeler ÖMSS puanı üstünlüğüne göre yapılacaktır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı, engelli öğretmen atama başvurularını 3-7 Mart tarihleri arasında alacak. Atamalar, 2012 yılında yapılan ÖMSS puanı üstünlüğüne göre yapılacak.
Eğitimtercihi- 2012 yılında yapılan Özürlü Memur Seçme Sınavı´na katılan adaylar arasından ÖMSS puanı üstünlüğüne göre 200 engelli öğretmen kadrosu için başvuru tarihleri belli oldu. Engelli öğretmen atama başvuruları 3-7 Mart 2014 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın http://mebbis.meb.gov.tr veya http://ikgm.meb.gov.tr internet adresleri aracılığıyla alınacak. Adaylar, belirtilen adreslerde elektronik başvuru formunu doldurarak başvuru formunun çıktısını, istenilen belgeler ile birlikte il millî eğitim müdürlüklerine onaylattıracak.
Milli Eğitim Bakanlığından yapılan engelli öğretmen atama duyurusunda başvuruda adaylardan diploma veya öğrenim durumu, pedagojik formasyon ve 2012 yılı ÖMSS sonuç belgesi ile özürlü sağlık kurulu raporu isteneceği belirtildi. Ayrıca adaylardan, herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda devlet memuru olarak çalışıp çalışmadığına ilişkin beyanların da alınacağı belirtilen açıklamada, çalışanların görev yaptıkları kurumdan muvafakat belgesi alacakları ifade edildi. Belgenin örneği için Tıklayın
Geçerli başvuru sahibi adaylar, ÖMSS puanı üstünlüğüne göre sıralanacak, alanlar itibariyle belirlenen kontenjanlara yerleştirmeler ÖMSS puanı üstünlüğüne göre yapılacaktır.
Son Güncelleme: Salı, 25 Şubat 2014 09:19
Gösterim: 1417
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Kamuoyunda genellikle 'Dershane Yasası' olarak biliniyor ama eksik biliniyor çünkü orada aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat yapısında da bazı düzenlemeler yapıyoruz. Hükümet tasarısı komisyonunda görüşülerek tamamlandı. Çok güzel bir çalışma oldu" dedi.
Avcı, bir dizi programlara katılmak için geldiği Bilecik'te AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda önceki gece, Milli Eğitim Bakanlığıyla ilgili hükümet tasarısının görüşülerek tamamlandığını bildirdi.
Komisyon üyelerinin ciddi katkılarda bulunduğunu, bakanlık olarak, komisyondaki eleştirileri ve önerileri mümkün olduğu kadar değerlendirdiklerini, aynı anlayış ve nezaket içerisinde Genel Kurul'da da konunun görüşülmesi temennisinde bulunan Avcı, şunları kaydetti:
"Bu konu, kamuoyunda genellikle 'Dershane Yasası' olarak biliniyor ama eksik biliniyor çünkü orada aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat yapısında da bazı düzenlemeler yapıyoruz. Bu konularla ilgili kamuoyunda bazı yanlış algılar var. Bu vesileyle onları da düzeltmekte yarar var. Birincisi, Milli Eğitim Bakanlığının üst düzey yönetimi ve il, ilçe, okul müdürleri, müdür yardımcıları, başyardımcılarıyla ilgili yapılan düzenleme, bazıları tarafından bir 'tasfiye operasyonu' gibi yorumlanıyor. Bu doğru değil. Yapılan işlem şudur, okul müdürlüğü bir kadro konusu değil, bir görevlendirmedir, ikinci görevdir. Yani, asıl göreviniz öğretmenliktir, ikinci görev olarak bir görevlendirmeyle, okul müdürü, yardımcısı, müdür başyardımcısı olursunuz ama bunlar kadro değildir ve müktesep hak oluşturmaz. Ama bu konuda bizim hukuk sisteminde farklı farklı yorumlar olduğu için yasaya bunların, 'kadro görevi değil, geçici görevlendirmeler olduğu' net bir biçimde kondu. Dolayısıyla bundan sonra bu konuda, yer değiştirmelerle ilgili özellikle hukuki sorunlar yaşanmayacağını, 657 sayılı yasada da açıkça belirtildiği gibi bu görevlerin ikinci görev olmak hasebiyle görevlendirme olduğunu netleştirmiş olduk."
"Talim Terbiye Kurulu, kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası"
Kamuoyunda yanlış anlaşılan veya farklı yorumlanan diğer bir konunun "Talim Terbiye Kurulu kaldırılıyor" iddiaları olduğunu belirten Bakan Avcı, "Halbuki, yaptığımız düzenleme şu, Talim Terbiye Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığının ve dolayısıyla bizim kurumsal kültürümüzün, çok önemli bir birleşimidir, ayrılmaz bir parçasıdır, çok önemli bir danışma organıdır. Yasada 'karar organı' gibi tanımlanmış, halbuki hepimiz biliyoruz ki, bakanlıklarda karar organı, nihai karar merci bakandır çünkü, alınan kararların sorumluluğunu birinin üstlenmesi lazım. Kimdir o sorumlu kişi? Bakandır. Dolayısıyla Talim Terbiye Kurulu'nun, danışma ve inceleme kurulu olduğu netleştirilmiş oldu. Bütün alınan kararlar, zaten eskiden de bakanın onayına sunulur, Talim Terbiye Kurulu'nun aldığı kararlar bakan onayıyla yürürlüğe girer, o da yasada netleştirilmiş oldu. Bakan onayı zaten vardı eski yasada, yine var" diye konuştu.
Avcı, başka bir değişikliğinde sendikalarda olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
"Talim Terbiye Kurulu'nun aynı zamanda icrai bir gücü olması talebi vardı. Yani, sadece bir danışma değil, aynı zamanda uygulamayı da kapsaması konusunda. Yaptığımız düzenlemeyle, hizmet birimleri yani Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Temel Öğretim Genel Müdürlüğü, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü gibi icra birimlerimiz de kendileriyle ilgili konularda Talim Terbiye Kurulu toplantılarına bakan onayıyla katılacaklar ve üstelik oy kullanma hakları da olacak. Böylece Talim Terbiye Kurulu'nun karar oluşturma süreci biraz daha genişletilmiş, daha istişareye açık hale getirilmiş oldu."
Dershanelerle ilgili yapılan düzenlemede kamuoyunun artık aydınlandığını ama bazı dezenformasyonlar olabildiğini dile getiren Avcı, "Bu yapılan düzenlemeler, dershanelerin, Milli Eğitim Bakanlığına entegre edilmesi. Nasıl entegre edilmesi, okullaşarak entegre edilmesi. Bunun için de dershane işletmecilerine, 1 Eylül 2015 tarihine kadar bir süre tanınarak seçenekler sunuldu. İster anaokuluna, özel ilkokula, ortaokula, liseye veya farklı kurslara dönüşebilirler. Ama sadece sınav odaklı ve bir üst öğretim kurumuna hazırlık yapan kurslar olmamak koşuluyla, takviye kursları, meslek kursları, dil kursları olabilir. Onun dışında da ayrıca tabi alt yapıları müsaitse yurt da olabilirler" değerlendirmesinde bulundu.
OECD ülkelerinde, özel okullaşma oranı
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamalarına göre, AB'de ve OECD ülkelerinde, özel okullaşma oranının yüzde 15 civarında olduğuna dikkati çeken Bakan Avcı, "Bizde 3,5. Bu farklı eğitim kademelerinde değişiyor ama bizde 3,5 civarında. Biz, aynı zamanda bu tür girişimleri de desteklemek için, dershanelerin okula dönüşmesini teşvik için arsa, kredi kolaylığı, öğrenci desteği gibi pek çok enstrümanı da yürürlüğe koyuyoruz bu yasal düzenlemeyle. Dolayısıyla siz, eğer gerçekten iyi niyetle eğitime hizmet etmek istiyorsanız, bunun için devlet size bir takım imkanlar sunuyor. Bunları değerlendiren iyi niyetli girişimciler, pekala milli eğitim sistemine bundan sonra eskisine göre çok daha iyi hizmet edebilirler" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Kamuoyunda genellikle 'Dershane Yasası' olarak biliniyor ama eksik biliniyor çünkü orada aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat yapısında da bazı düzenlemeler yapıyoruz. Hükümet tasarısı komisyonunda görüşülerek tamamlandı. Çok güzel bir çalışma oldu" dedi.
Avcı, bir dizi programlara katılmak için geldiği Bilecik'te AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda önceki gece, Milli Eğitim Bakanlığıyla ilgili hükümet tasarısının görüşülerek tamamlandığını bildirdi.
Komisyon üyelerinin ciddi katkılarda bulunduğunu, bakanlık olarak, komisyondaki eleştirileri ve önerileri mümkün olduğu kadar değerlendirdiklerini, aynı anlayış ve nezaket içerisinde Genel Kurul'da da konunun görüşülmesi temennisinde bulunan Avcı, şunları kaydetti:
"Bu konu, kamuoyunda genellikle 'Dershane Yasası' olarak biliniyor ama eksik biliniyor çünkü orada aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığının teşkilat yapısında da bazı düzenlemeler yapıyoruz. Bu konularla ilgili kamuoyunda bazı yanlış algılar var. Bu vesileyle onları da düzeltmekte yarar var. Birincisi, Milli Eğitim Bakanlığının üst düzey yönetimi ve il, ilçe, okul müdürleri, müdür yardımcıları, başyardımcılarıyla ilgili yapılan düzenleme, bazıları tarafından bir 'tasfiye operasyonu' gibi yorumlanıyor. Bu doğru değil. Yapılan işlem şudur, okul müdürlüğü bir kadro konusu değil, bir görevlendirmedir, ikinci görevdir. Yani, asıl göreviniz öğretmenliktir, ikinci görev olarak bir görevlendirmeyle, okul müdürü, yardımcısı, müdür başyardımcısı olursunuz ama bunlar kadro değildir ve müktesep hak oluşturmaz. Ama bu konuda bizim hukuk sisteminde farklı farklı yorumlar olduğu için yasaya bunların, 'kadro görevi değil, geçici görevlendirmeler olduğu' net bir biçimde kondu. Dolayısıyla bundan sonra bu konuda, yer değiştirmelerle ilgili özellikle hukuki sorunlar yaşanmayacağını, 657 sayılı yasada da açıkça belirtildiği gibi bu görevlerin ikinci görev olmak hasebiyle görevlendirme olduğunu netleştirmiş olduk."
"Talim Terbiye Kurulu, kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası"
Kamuoyunda yanlış anlaşılan veya farklı yorumlanan diğer bir konunun "Talim Terbiye Kurulu kaldırılıyor" iddiaları olduğunu belirten Bakan Avcı, "Halbuki, yaptığımız düzenleme şu, Talim Terbiye Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığının ve dolayısıyla bizim kurumsal kültürümüzün, çok önemli bir birleşimidir, ayrılmaz bir parçasıdır, çok önemli bir danışma organıdır. Yasada 'karar organı' gibi tanımlanmış, halbuki hepimiz biliyoruz ki, bakanlıklarda karar organı, nihai karar merci bakandır çünkü, alınan kararların sorumluluğunu birinin üstlenmesi lazım. Kimdir o sorumlu kişi? Bakandır. Dolayısıyla Talim Terbiye Kurulu'nun, danışma ve inceleme kurulu olduğu netleştirilmiş oldu. Bütün alınan kararlar, zaten eskiden de bakanın onayına sunulur, Talim Terbiye Kurulu'nun aldığı kararlar bakan onayıyla yürürlüğe girer, o da yasada netleştirilmiş oldu. Bakan onayı zaten vardı eski yasada, yine var" diye konuştu.
Avcı, başka bir değişikliğinde sendikalarda olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
"Talim Terbiye Kurulu'nun aynı zamanda icrai bir gücü olması talebi vardı. Yani, sadece bir danışma değil, aynı zamanda uygulamayı da kapsaması konusunda. Yaptığımız düzenlemeyle, hizmet birimleri yani Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Temel Öğretim Genel Müdürlüğü, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü gibi icra birimlerimiz de kendileriyle ilgili konularda Talim Terbiye Kurulu toplantılarına bakan onayıyla katılacaklar ve üstelik oy kullanma hakları da olacak. Böylece Talim Terbiye Kurulu'nun karar oluşturma süreci biraz daha genişletilmiş, daha istişareye açık hale getirilmiş oldu."
Dershanelerle ilgili yapılan düzenlemede kamuoyunun artık aydınlandığını ama bazı dezenformasyonlar olabildiğini dile getiren Avcı, "Bu yapılan düzenlemeler, dershanelerin, Milli Eğitim Bakanlığına entegre edilmesi. Nasıl entegre edilmesi, okullaşarak entegre edilmesi. Bunun için de dershane işletmecilerine, 1 Eylül 2015 tarihine kadar bir süre tanınarak seçenekler sunuldu. İster anaokuluna, özel ilkokula, ortaokula, liseye veya farklı kurslara dönüşebilirler. Ama sadece sınav odaklı ve bir üst öğretim kurumuna hazırlık yapan kurslar olmamak koşuluyla, takviye kursları, meslek kursları, dil kursları olabilir. Onun dışında da ayrıca tabi alt yapıları müsaitse yurt da olabilirler" değerlendirmesinde bulundu.
OECD ülkelerinde, özel okullaşma oranı
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamalarına göre, AB'de ve OECD ülkelerinde, özel okullaşma oranının yüzde 15 civarında olduğuna dikkati çeken Bakan Avcı, "Bizde 3,5. Bu farklı eğitim kademelerinde değişiyor ama bizde 3,5 civarında. Biz, aynı zamanda bu tür girişimleri de desteklemek için, dershanelerin okula dönüşmesini teşvik için arsa, kredi kolaylığı, öğrenci desteği gibi pek çok enstrümanı da yürürlüğe koyuyoruz bu yasal düzenlemeyle. Dolayısıyla siz, eğer gerçekten iyi niyetle eğitime hizmet etmek istiyorsanız, bunun için devlet size bir takım imkanlar sunuyor. Bunları değerlendiren iyi niyetli girişimciler, pekala milli eğitim sistemine bundan sonra eskisine göre çok daha iyi hizmet edebilirler" dedi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Şubat 2014 11:42
Gösterim: 1995

