Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Bakırköy'de şubesi bulunan bazı dershanelerin yöneticileri, dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya tepki gösterdi.Gruptakiler adına Final Dergisi Dershaneleri kurucularından Zeki Çobanoğlu açıklama yaptı.

Özgürlük Meydanı’nda toplanan Final, Sınav, Ekol, Fen Bilimleri, Murat KPSS ve Beyaz Kalem dershaneleri ile Donanım Özel Gru, Bilgi Grup, Garanti Eğitim ve Ataköy Koç eğitim kurumları yetkilileri ve bazı öğretmenler, “Dert’name değil, ders’hane”, “Benim dershanem, benim param, benim eğitimim” ve “Dershanemi kapatma, beni merdiven altına atma” yazılı dövizler taşıdı.

Burada gruptakiler adına açıklama yapan Final Dergisi Dershaneleri kurucularından Zeki Çobanoğlu, bugün 2 milyon 107 bin öğrencinin özel dershaneye, 720 bin öğrencinin de etüt merkezi ve okuma salonlarına gittiğini söyledi.

“Tercih edilen üniversite kontenjanları, tercih eden öğrenci sayısından az olduğu sürece sınavlar kaçınılmazdır” diyen Çobanoğlu, Avrupa ülkeleri ve Amerika dahil olmak üzere dünyada sınavların yapıldığı her yerde hazırlık kurslarının bulunduğunu belirtti.

Çobanoğlu, dershaneler konusunda yapılması düşünülen değişikliklerin, hem üniversitede hem de iyi bir lisede okumak için takviye derse ihtiyacı olan milyonlarca öğrenciyi ve velilerini mağdur edeceğini savunarak, kapatma kararının eğitimde kaos yaratacağını iddia etti.

Eğitimin bir zenginliği olan dershanelerin, fırsat eşitsizliğini bozduğu iddiasıyla kapatılmasının doğru olmadığını ifade eden Çobanoğlu, “Dershane kapatmak, ‘parası olan okusun, Anadolu halkı modern dünyaya entegre olmasın’ demektir” dedi.

Çobanoğlu, dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi önerisinin şu an için uygulanabilir olmadığını savunarak, bunların özel okullardan farklı bir işlev gördüğünü ve çok daha ucuz olduğunu öne sürdü.

Hakkımızı arayacağız

Serbest teşebbüsün ve demokrasinin gereği olarak, Türk Ticaret Kanunu’na tabi, vergisini veren ve yüzbinlerce eğitmeni istihdam eden dershanelerin özel okula dönüştürülmesinin, serbest girişimcilik ve karma ekonomi gibi modern dünyanın sahip çıktığı değerlere karşı işlenebilecek en büyük hukuksuzluk olacağını iddia eden Çobanoğlu, “Bu kapsamda yapılan yanlışlığı tüm dünyaya duyurma, anayasal, yasal haklarımız başta olmak üzere her türlü hukuki mücadele hakkımızı, mahkemeler, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde arayacağız. Yüz binleri istihdam eden anayasal kurumlarız. Hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız” diye konuştu.

Çobanoğlu, halk eğitim merkezlerinin dershanelerin özel okula dönüştürülmesinden sonra seferber edilecek olmasının, “devletleştirme” anlamına geldiğini savunarak, şöyle devam etti:

“Herkesin anayasal hakkı olan eğitim ve öğretimde devlet tekeli oluşturulamaz. Dershane kapatmanın yolu dershane ihtiyacını ortadan kaldırmakla olur. Bu yapılırsa herhangi bir yasaya gerek kalmadan dershaneler kendiliğinden kapanır. Aksi takdirde sınavların gerektirdiği bilgi ve donanım ihtiyacı illegal yollarla giderilir, ülkeye yeni bir kayıt dışı kapısı daha açılır. Buzdolabında bekleyen ülke sorunlarına gönüllü olarak yeni bir sorun daha ilave edilmiş olur. Önemli bir ihtiyacı karşılıyoruz. ‘Rant’ peşinde değiliz.”

Gruptakiler, açıklamanın ardından dağıldı.

> Dershanecilerden protesto: AİHM'e kadar yolu var

Bakırköy'de şubesi bulunan bazı dershanelerin yöneticileri, dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya tepki gösterdi.Gruptakiler adına Final Dergisi Dershaneleri kurucularından Zeki Çobanoğlu açıklama yaptı.

Özgürlük Meydanı’nda toplanan Final, Sınav, Ekol, Fen Bilimleri, Murat KPSS ve Beyaz Kalem dershaneleri ile Donanım Özel Gru, Bilgi Grup, Garanti Eğitim ve Ataköy Koç eğitim kurumları yetkilileri ve bazı öğretmenler, “Dert’name değil, ders’hane”, “Benim dershanem, benim param, benim eğitimim” ve “Dershanemi kapatma, beni merdiven altına atma” yazılı dövizler taşıdı.

Burada gruptakiler adına açıklama yapan Final Dergisi Dershaneleri kurucularından Zeki Çobanoğlu, bugün 2 milyon 107 bin öğrencinin özel dershaneye, 720 bin öğrencinin de etüt merkezi ve okuma salonlarına gittiğini söyledi.

“Tercih edilen üniversite kontenjanları, tercih eden öğrenci sayısından az olduğu sürece sınavlar kaçınılmazdır” diyen Çobanoğlu, Avrupa ülkeleri ve Amerika dahil olmak üzere dünyada sınavların yapıldığı her yerde hazırlık kurslarının bulunduğunu belirtti.

Çobanoğlu, dershaneler konusunda yapılması düşünülen değişikliklerin, hem üniversitede hem de iyi bir lisede okumak için takviye derse ihtiyacı olan milyonlarca öğrenciyi ve velilerini mağdur edeceğini savunarak, kapatma kararının eğitimde kaos yaratacağını iddia etti.

Eğitimin bir zenginliği olan dershanelerin, fırsat eşitsizliğini bozduğu iddiasıyla kapatılmasının doğru olmadığını ifade eden Çobanoğlu, “Dershane kapatmak, ‘parası olan okusun, Anadolu halkı modern dünyaya entegre olmasın’ demektir” dedi.

Çobanoğlu, dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi önerisinin şu an için uygulanabilir olmadığını savunarak, bunların özel okullardan farklı bir işlev gördüğünü ve çok daha ucuz olduğunu öne sürdü.

Hakkımızı arayacağız

Serbest teşebbüsün ve demokrasinin gereği olarak, Türk Ticaret Kanunu’na tabi, vergisini veren ve yüzbinlerce eğitmeni istihdam eden dershanelerin özel okula dönüştürülmesinin, serbest girişimcilik ve karma ekonomi gibi modern dünyanın sahip çıktığı değerlere karşı işlenebilecek en büyük hukuksuzluk olacağını iddia eden Çobanoğlu, “Bu kapsamda yapılan yanlışlığı tüm dünyaya duyurma, anayasal, yasal haklarımız başta olmak üzere her türlü hukuki mücadele hakkımızı, mahkemeler, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde arayacağız. Yüz binleri istihdam eden anayasal kurumlarız. Hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız” diye konuştu.

Çobanoğlu, halk eğitim merkezlerinin dershanelerin özel okula dönüştürülmesinden sonra seferber edilecek olmasının, “devletleştirme” anlamına geldiğini savunarak, şöyle devam etti:

“Herkesin anayasal hakkı olan eğitim ve öğretimde devlet tekeli oluşturulamaz. Dershane kapatmanın yolu dershane ihtiyacını ortadan kaldırmakla olur. Bu yapılırsa herhangi bir yasaya gerek kalmadan dershaneler kendiliğinden kapanır. Aksi takdirde sınavların gerektirdiği bilgi ve donanım ihtiyacı illegal yollarla giderilir, ülkeye yeni bir kayıt dışı kapısı daha açılır. Buzdolabında bekleyen ülke sorunlarına gönüllü olarak yeni bir sorun daha ilave edilmiş olur. Önemli bir ihtiyacı karşılıyoruz. ‘Rant’ peşinde değiliz.”

Gruptakiler, açıklamanın ardından dağıldı.

Son Güncelleme: Pazartesi, 18 Kasım 2013 16:33

Gösterim: 1615

İzmir Özel Dershaneler Derneği (İZÖDER), dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya, İzmir'de bilboardlara verdiği ilanla tepki gösterdi.

İzmir Özel Dershaneler Derneği (İZÖDER), dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya, İzmir’de bilboardlara verdiği ilanla tepki gösterdi.

İZÖDER, dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya tepki amacıyla, kentteki otobüs duraklarındaki bilboardlara, “Yasak hemşehrim! Sınavlar var, kurslar yasak” yazılı ilanlar verdi. Aynı konuda ayrıca 500 bin el ilanı bastıran dernek, bunları da üye dershaneler aracılığıyla veli ve öğrencilere ulaştırmaya başladı.

İZÖDER 2. Başkanı Hidayet Erdoğan, dershanelerin kapatılarak özel okula dönüşmeleri yönündeki çalışmanın gündeme gelmesinin ardından dernek üyeleriyle gerçekleştirdikleri toplantıda, konu hakkındaki düşüncelerini kamuoyuna duyurmak amacıyla böyle bir çalışma yapma kararı aldıklarını söyledi.

Yetkililer tarafından konu hakkında kamuoyuna çelişkili bilgiler sunulduğunu ve dershane işletmecileri olarak işlerine sahip çıkmaya çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, şu görüşleri savundu:

“Dershanelerin özel okula dönüşmesini gerçekçi bulmuyoruz. İzmir’deki özel okulların çoğunun yüzde 40-50 kapasitesi boş. Bu aldatmaca. Açık lise yapın diyorlar. Sanki açık liseye rağbet var. Herkes normal liseye gidiyor, açık liseye kimse gelmez. Açıkçası dershaneler olarak devreye girmemiş olsaydık, bir gece yarısı torba yasanın içerisinde çıkarıp dershaneleri kapatacaklardı. Biz de bunu haber alınca kamuoyu oluşturuyoruz. Yasal haklarımızı kullanacağız.”

Erdoğan, Özel Dershaneler Birliğinin (ÖZ-DE-BİR) yılda bir defa yapılan olağan gelen kurulunun yarın Ankara’da toplanacağını ve tarihi çok önceden belirlenmiş genel kurulda, doğal olarak bu tartışmanın gündemin ağırlıklı konusu olacağını kaydetti. Dershanelerin, “özel okula dönüştürüyoruz” denilerek kapatılmasına karşı olduklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yasal bir iş yapıyoruz ve ruhsatımız var. Çocuklara eğitim-öğretim veriyoruz. Matematik, fizik, fen öğretiyoruz. Yasa dışı bir iş yapmıyoruz. Arz ve talep meselesi. İnsanlar kendi isteğiyle bize geliyor. İsteyen kayıt sildirebiliyor. Diploma da vermiyoruz ama buna rağmen reğbet var. Genellikle de özel ders alamayan, dar ve orta gelirli ailelerin çocukları geliyor. Dolayısıyla böyle bir durumdan en fazla onlar etkilenir. Bu dershaneler kapanmış olsa fakir fukara, orta gelirli ailelerin çocuklarının, iyi bir üniversiteye, ODTÜ’ye, Boğaziçi’ne Bilkent’e girme şansı sıfıra iner.”

> Dershanelerin kapatılmasına ilanlı tepki

İzmir Özel Dershaneler Derneği (İZÖDER), dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya, İzmir'de bilboardlara verdiği ilanla tepki gösterdi.

İzmir Özel Dershaneler Derneği (İZÖDER), dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya, İzmir’de bilboardlara verdiği ilanla tepki gösterdi.

İZÖDER, dershanelerin özel okula dönüşmesini kolaylaştıracak çalışmaya tepki amacıyla, kentteki otobüs duraklarındaki bilboardlara, “Yasak hemşehrim! Sınavlar var, kurslar yasak” yazılı ilanlar verdi. Aynı konuda ayrıca 500 bin el ilanı bastıran dernek, bunları da üye dershaneler aracılığıyla veli ve öğrencilere ulaştırmaya başladı.

İZÖDER 2. Başkanı Hidayet Erdoğan, dershanelerin kapatılarak özel okula dönüşmeleri yönündeki çalışmanın gündeme gelmesinin ardından dernek üyeleriyle gerçekleştirdikleri toplantıda, konu hakkındaki düşüncelerini kamuoyuna duyurmak amacıyla böyle bir çalışma yapma kararı aldıklarını söyledi.

Yetkililer tarafından konu hakkında kamuoyuna çelişkili bilgiler sunulduğunu ve dershane işletmecileri olarak işlerine sahip çıkmaya çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, şu görüşleri savundu:

“Dershanelerin özel okula dönüşmesini gerçekçi bulmuyoruz. İzmir’deki özel okulların çoğunun yüzde 40-50 kapasitesi boş. Bu aldatmaca. Açık lise yapın diyorlar. Sanki açık liseye rağbet var. Herkes normal liseye gidiyor, açık liseye kimse gelmez. Açıkçası dershaneler olarak devreye girmemiş olsaydık, bir gece yarısı torba yasanın içerisinde çıkarıp dershaneleri kapatacaklardı. Biz de bunu haber alınca kamuoyu oluşturuyoruz. Yasal haklarımızı kullanacağız.”

Erdoğan, Özel Dershaneler Birliğinin (ÖZ-DE-BİR) yılda bir defa yapılan olağan gelen kurulunun yarın Ankara’da toplanacağını ve tarihi çok önceden belirlenmiş genel kurulda, doğal olarak bu tartışmanın gündemin ağırlıklı konusu olacağını kaydetti. Dershanelerin, “özel okula dönüştürüyoruz” denilerek kapatılmasına karşı olduklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yasal bir iş yapıyoruz ve ruhsatımız var. Çocuklara eğitim-öğretim veriyoruz. Matematik, fizik, fen öğretiyoruz. Yasa dışı bir iş yapmıyoruz. Arz ve talep meselesi. İnsanlar kendi isteğiyle bize geliyor. İsteyen kayıt sildirebiliyor. Diploma da vermiyoruz ama buna rağmen reğbet var. Genellikle de özel ders alamayan, dar ve orta gelirli ailelerin çocukları geliyor. Dolayısıyla böyle bir durumdan en fazla onlar etkilenir. Bu dershaneler kapanmış olsa fakir fukara, orta gelirli ailelerin çocuklarının, iyi bir üniversiteye, ODTÜ’ye, Boğaziçi’ne Bilkent’e girme şansı sıfıra iner.”

Son Güncelleme: Pazartesi, 18 Kasım 2013 17:34

Gösterim: 1102

Zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıkarılmasıyla ortaöğretimde okullaşma oranlarını artırmak için çalışmalar yürütecek olan Milli Eğitim Bakanlığı, 2014 yılı için ortaöğretimde sınıf geçme oranlarını yüzde 96'ya çıkarmayı, 9. sınıfta okulu terk eden öğrenci oranını yüzde 5'e indirmeyi hedefliyor.

MEB'in 2014 yılında öncelik vereceği performans hedeflerini belirlediği, bu hedeflere ulaşabilmek için yapılacak gerekli faaliyetlerin yer aldığı 2012 Mali Yılı Performans Programı hazırlandı.

Programa göre, okul öncesi eğitimde 48-66 ay çağ nüfusu çocukların 2012-2013 eğitim-öğretim yılında yüzde 37.36 olan okullaşma oranının, dezavantajlı çocukları gözeterek 2013-2014 eğitim-öğretim yılında yüzde 70'e çıkartılması hedefleniyor.

Okul öncesi eğitimde 2013 yılında 21 olan öğretmen başına düşen öğrenci sayısının, gelecek yılda 22'ye çıkarılması planlanıyor. Bakanlık bu yönde farkındalığın artırılması için çeşitli çalışmalar yürütecek. Bütçeden ayrılan ödenek de 710 bin lira olarak belirlendi.

İlkokulda yüzde 98.66, ortaokulda yüzde 93.09 olan net okullaşma oranı, 2014 yılı sonuna kadar yüzde 100'e çıkarılacak. Bunun için derslik yapımına ağırlık verilecek. Bakanlık bütçesinden bu amaçla yürütülecek çalışmalar için 1 milyar 475 milyon lira ayrılacak.

Sürekli devamsız öğrenci sayısı azaltılacak

MEB, 2014 yılında ilköğretimde okul terklerinin önüne geçebilmek için de önemli adımlar atmayı planlıyor. Bu yönde, 2013-2014 eğitim öğretim yılında ilkokul ve ortaokulda 41 gün ve üzeri devamsızlığı olan öğrencilerin okula devamları sağlanacak.

Okullarda çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin belirlenmesi, bu risklerin olumsuz sonuçlarının önlenebilmesi için müdaheleler uygulanabilmesi yönünde okul paydaşlarına sistematik yollar sunan, aynı zamanda çocuğun eğitim sistemiyle ilişkisini zedeleyebilecek ''riskli devamsızlık'' tiplerini belirleyen ve devamsızlığı önlemek için öğretmen ve okula yol göstermeyi amaçlayan Erken Uyarı ve Aşamalı Devamsızlık Yönetimi sisteminden alınan sonuçlar dikkate alınarak, sistem geliştirilecek.

Devamsızlıkların ortadan kaldırılmasına yönelik farkındalık yaratmak için hazırlanan eğitim programlarıyla il eğitim denetmenlerine eğitimler verilecek. Ayrıca eğitim-öğretim süreçlerini izlemek üzere bir sistem oluşturulacak.

Bakanlığın performans göstergelirine göre, ilköğretimde sürekli devamsız öğrenci sayısı 2012 yılında 90 bin, 2013 yılında 383 bin olarak belirlendi. 2014 yılı için ise bu sayının 200 bine düşürülmesi planlanıyor. Ayrıca ilköğretim kurumlarında devam oranlarının artırılması için proje çalışmaları da yürütülecek.

Okula devamsızlıkların azaltılması için Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden 8 milyon lira ayrılması öngörülüyor.

Ortaöğretimde okul terkleri önlenecek

Ayrıca ortaöğretimde öğrencilerin okul başarılarını artırmak üzere sınıf geçme oranlarını 2014 yılı sonuna kadar yüzde 96'ya çıkarmak da hedefleniyor.

2014 yılı sonu itibariyle eğitime toplumsal sorumluluk bilincini yerleştirip öğrencileri araştırmaya teşvik ederek onların ilgi ve istidatları doğrultusunda gelişimlerine yön verilmek suretiyle ortaöğretimde sınıf geçme oranı yüzde 3 oranında artırılacak.

Bakanlığın performans göstergelerine göre, 2012 ve 2013 yıllarında yüzde 6 olan 9. sınıfta okulu terk eden öğrenci sayısının 2014'te yüzde 5'e indirilmesi planlanıyor.

9. sınıfta sınıf tekrarı yapan öğrenci oranı ise 2012'de yüzde 17, 2013'te yüzde 16 olarak belirlenirken, 2014 yılında ise yüzde 15 olması öngörülüyor. Bu yönde yürütülecek tüm çalışmalar için bakanlık bütçesinden 18 milyon 597 bin 794 lira ayrılacak.

> MEB 2014'te okul terklerini azaltacak

Zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıkarılmasıyla ortaöğretimde okullaşma oranlarını artırmak için çalışmalar yürütecek olan Milli Eğitim Bakanlığı, 2014 yılı için ortaöğretimde sınıf geçme oranlarını yüzde 96'ya çıkarmayı, 9. sınıfta okulu terk eden öğrenci oranını yüzde 5'e indirmeyi hedefliyor.

MEB'in 2014 yılında öncelik vereceği performans hedeflerini belirlediği, bu hedeflere ulaşabilmek için yapılacak gerekli faaliyetlerin yer aldığı 2012 Mali Yılı Performans Programı hazırlandı.

Programa göre, okul öncesi eğitimde 48-66 ay çağ nüfusu çocukların 2012-2013 eğitim-öğretim yılında yüzde 37.36 olan okullaşma oranının, dezavantajlı çocukları gözeterek 2013-2014 eğitim-öğretim yılında yüzde 70'e çıkartılması hedefleniyor.

Okul öncesi eğitimde 2013 yılında 21 olan öğretmen başına düşen öğrenci sayısının, gelecek yılda 22'ye çıkarılması planlanıyor. Bakanlık bu yönde farkındalığın artırılması için çeşitli çalışmalar yürütecek. Bütçeden ayrılan ödenek de 710 bin lira olarak belirlendi.

İlkokulda yüzde 98.66, ortaokulda yüzde 93.09 olan net okullaşma oranı, 2014 yılı sonuna kadar yüzde 100'e çıkarılacak. Bunun için derslik yapımına ağırlık verilecek. Bakanlık bütçesinden bu amaçla yürütülecek çalışmalar için 1 milyar 475 milyon lira ayrılacak.

Sürekli devamsız öğrenci sayısı azaltılacak

MEB, 2014 yılında ilköğretimde okul terklerinin önüne geçebilmek için de önemli adımlar atmayı planlıyor. Bu yönde, 2013-2014 eğitim öğretim yılında ilkokul ve ortaokulda 41 gün ve üzeri devamsızlığı olan öğrencilerin okula devamları sağlanacak.

Okullarda çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin belirlenmesi, bu risklerin olumsuz sonuçlarının önlenebilmesi için müdaheleler uygulanabilmesi yönünde okul paydaşlarına sistematik yollar sunan, aynı zamanda çocuğun eğitim sistemiyle ilişkisini zedeleyebilecek ''riskli devamsızlık'' tiplerini belirleyen ve devamsızlığı önlemek için öğretmen ve okula yol göstermeyi amaçlayan Erken Uyarı ve Aşamalı Devamsızlık Yönetimi sisteminden alınan sonuçlar dikkate alınarak, sistem geliştirilecek.

Devamsızlıkların ortadan kaldırılmasına yönelik farkındalık yaratmak için hazırlanan eğitim programlarıyla il eğitim denetmenlerine eğitimler verilecek. Ayrıca eğitim-öğretim süreçlerini izlemek üzere bir sistem oluşturulacak.

Bakanlığın performans göstergelirine göre, ilköğretimde sürekli devamsız öğrenci sayısı 2012 yılında 90 bin, 2013 yılında 383 bin olarak belirlendi. 2014 yılı için ise bu sayının 200 bine düşürülmesi planlanıyor. Ayrıca ilköğretim kurumlarında devam oranlarının artırılması için proje çalışmaları da yürütülecek.

Okula devamsızlıkların azaltılması için Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden 8 milyon lira ayrılması öngörülüyor.

Ortaöğretimde okul terkleri önlenecek

Ayrıca ortaöğretimde öğrencilerin okul başarılarını artırmak üzere sınıf geçme oranlarını 2014 yılı sonuna kadar yüzde 96'ya çıkarmak da hedefleniyor.

2014 yılı sonu itibariyle eğitime toplumsal sorumluluk bilincini yerleştirip öğrencileri araştırmaya teşvik ederek onların ilgi ve istidatları doğrultusunda gelişimlerine yön verilmek suretiyle ortaöğretimde sınıf geçme oranı yüzde 3 oranında artırılacak.

Bakanlığın performans göstergelerine göre, 2012 ve 2013 yıllarında yüzde 6 olan 9. sınıfta okulu terk eden öğrenci sayısının 2014'te yüzde 5'e indirilmesi planlanıyor.

9. sınıfta sınıf tekrarı yapan öğrenci oranı ise 2012'de yüzde 17, 2013'te yüzde 16 olarak belirlenirken, 2014 yılında ise yüzde 15 olması öngörülüyor. Bu yönde yürütülecek tüm çalışmalar için bakanlık bütçesinden 18 milyon 597 bin 794 lira ayrılacak.

Son Güncelleme: Pazartesi, 18 Kasım 2013 07:39

Gösterim: 1329

Milli Eğitim Bakanlığı’nın İstanbul’daki bazı okullara gelen şikayetler üzerine öğrencilerin notlarının şişirildiği gerekçesiyle baskın yaptığı bildirildi.

Hürriyet Gazetesi’nin haberine göre, İstanbul’daki bazı özel okullara Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri “hormonlu not” baskını yaptı. 25 Temmuz’da İstanbullu bir avukatın Bakanlığa “Notların şişirildiği ve hormonlu not verildiği” ne yönelik şikâyeti üzerine Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da emri ile 3 bakanlık müfettişi harekete geçti. Müfetttişler, yaklaşık 4 ay boyunca ilçe ilçe okulları denetledi. Özel ve zincir okullar başta olmak üzere yapılan denetimler sonucunda hazırladıkları raporu Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya sundular.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, göreve geldiği andan itibaren veli ve öğrencilerden gelen şikâyetlerin ardından ismi açıklanmayan avukat velinin de dilekçesi üzerine temmuz ayında müfettişlere bir yazı yazarak, “Hormonlu not almayan, adil not kullanan okulların öğrenci ve velilerine yazık oluyor. Bu adaletsizliği giderelim. Hormonlu not verenleri tespit edip gerekenlere soruşturma açalım” talimatını verdi. Bunun üzerine müfettişler, Ankara’dan İstanbul’a geldi. Başta özel okullar olmak üzere bazı ilkokul, ortaokul ve liselere gitti. Bazı zincir okulların tüm şubelerinin not defterleri ve diğer belgeler tek tek incelendi. Özel okullarla aynı kalitede olan bazı devlet okullarına da ani baskın yapan müfettişler, yaptıkları incelemelerde bazı okulların notları şişirdiğini tespit etti. Bu notların liseye ve üniversiteye yerleştirmede kullanıldığı için haksızlığa yol açıp, adil not veren okulların öğrencilerinin zor durumda kaldığını düşünen bakanlık müfettişleri, aralarında liselerin de bulunduğu birçok ilköğretim okulundan notları, yazılı kâğıtlarını ve bu konudaki tüm evrakı tek tek istedi. İstanbul’da Beyoğlu Öğretmenevi’nde üs kuran bakanlık müfettişleri, bazı okul müdürlerini de çağırarak, ayrıntılı bilgi aldı. Özellikle Türkiye’nin en önde gelen lise müdürleriyle de görüşen müfettişler, bu okullara gelen öğrencilerin başarılarının aynı şekilde sürüp sürmediğini de sorguladılar.

Müfettişlerin çalışmaları bu hafta sonunda tamamlandı. Çalışmalarını ayrıntılı bir rapor halinde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya sunan müfettişler, notları şişiren, hormonlu not veren okullarla ilgili önerecekleri cezayı da bildirdiler. Bu araştırma sürerken Şırnak’ta da şikâyet alan üç müfettiş bu kez rotayı Şırnak’a çevirdi. Şu anda bu ilde araştırmalarını sürdürüyor.

Hormonlu not verenler ayan beyan ortada

Haksız yere not verenleri mutlaka takip etmek gerekiyor. Üst lige oynayanak okullar denetlenmeli ki, haksızlık yapanlar, hak yiyenler cezalandırılmalı ki bu konuda adalet sağlansın. Aslında soruşturmaya da gerek yok, ayan beyan ortada. Bu okulların geçen yıl öğrencilerine nasıl yüksek not verdiği tabak gibi görülüyor. 200 öğrencisinin tamamına bile “100” veren okullar var. Bunlar yıllardır biliniyor. Her gelen Milli Eğitim Bakanı’na bu konuda şikâyet gidiyordu. Hiç kimse bu konuda işlem yapmadı. Sadece bir ara uyarı yapıldı, o zaman biraz azaldı, ama yine aynı şekilde devam ediyor.

Türkiye’de notların standart olması zor. Hakkâri, Tunceli, Şırnak gibi illerde çocuğun hem terör, hem de doğa şartları nedeniyle okula gelmesi bile nimettir. Yoksunluk içindeki çocuklardan, İstanbul’dakilerin performansını beklemek de yanlıştır. Bölgeden bölgeye notlar değişebilir, oralarda şişirmeler olabilir. Buna ben pek adaletsizlik demem.

Kaynak Hürriyet

> Okullara ‘hormonlu’not baskını

Milli Eğitim Bakanlığı’nın İstanbul’daki bazı okullara gelen şikayetler üzerine öğrencilerin notlarının şişirildiği gerekçesiyle baskın yaptığı bildirildi.

Hürriyet Gazetesi’nin haberine göre, İstanbul’daki bazı özel okullara Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri “hormonlu not” baskını yaptı. 25 Temmuz’da İstanbullu bir avukatın Bakanlığa “Notların şişirildiği ve hormonlu not verildiği” ne yönelik şikâyeti üzerine Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da emri ile 3 bakanlık müfettişi harekete geçti. Müfetttişler, yaklaşık 4 ay boyunca ilçe ilçe okulları denetledi. Özel ve zincir okullar başta olmak üzere yapılan denetimler sonucunda hazırladıkları raporu Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya sundular.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, göreve geldiği andan itibaren veli ve öğrencilerden gelen şikâyetlerin ardından ismi açıklanmayan avukat velinin de dilekçesi üzerine temmuz ayında müfettişlere bir yazı yazarak, “Hormonlu not almayan, adil not kullanan okulların öğrenci ve velilerine yazık oluyor. Bu adaletsizliği giderelim. Hormonlu not verenleri tespit edip gerekenlere soruşturma açalım” talimatını verdi. Bunun üzerine müfettişler, Ankara’dan İstanbul’a geldi. Başta özel okullar olmak üzere bazı ilkokul, ortaokul ve liselere gitti. Bazı zincir okulların tüm şubelerinin not defterleri ve diğer belgeler tek tek incelendi. Özel okullarla aynı kalitede olan bazı devlet okullarına da ani baskın yapan müfettişler, yaptıkları incelemelerde bazı okulların notları şişirdiğini tespit etti. Bu notların liseye ve üniversiteye yerleştirmede kullanıldığı için haksızlığa yol açıp, adil not veren okulların öğrencilerinin zor durumda kaldığını düşünen bakanlık müfettişleri, aralarında liselerin de bulunduğu birçok ilköğretim okulundan notları, yazılı kâğıtlarını ve bu konudaki tüm evrakı tek tek istedi. İstanbul’da Beyoğlu Öğretmenevi’nde üs kuran bakanlık müfettişleri, bazı okul müdürlerini de çağırarak, ayrıntılı bilgi aldı. Özellikle Türkiye’nin en önde gelen lise müdürleriyle de görüşen müfettişler, bu okullara gelen öğrencilerin başarılarının aynı şekilde sürüp sürmediğini de sorguladılar.

Müfettişlerin çalışmaları bu hafta sonunda tamamlandı. Çalışmalarını ayrıntılı bir rapor halinde Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya sunan müfettişler, notları şişiren, hormonlu not veren okullarla ilgili önerecekleri cezayı da bildirdiler. Bu araştırma sürerken Şırnak’ta da şikâyet alan üç müfettiş bu kez rotayı Şırnak’a çevirdi. Şu anda bu ilde araştırmalarını sürdürüyor.

Hormonlu not verenler ayan beyan ortada

Haksız yere not verenleri mutlaka takip etmek gerekiyor. Üst lige oynayanak okullar denetlenmeli ki, haksızlık yapanlar, hak yiyenler cezalandırılmalı ki bu konuda adalet sağlansın. Aslında soruşturmaya da gerek yok, ayan beyan ortada. Bu okulların geçen yıl öğrencilerine nasıl yüksek not verdiği tabak gibi görülüyor. 200 öğrencisinin tamamına bile “100” veren okullar var. Bunlar yıllardır biliniyor. Her gelen Milli Eğitim Bakanı’na bu konuda şikâyet gidiyordu. Hiç kimse bu konuda işlem yapmadı. Sadece bir ara uyarı yapıldı, o zaman biraz azaldı, ama yine aynı şekilde devam ediyor.

Türkiye’de notların standart olması zor. Hakkâri, Tunceli, Şırnak gibi illerde çocuğun hem terör, hem de doğa şartları nedeniyle okula gelmesi bile nimettir. Yoksunluk içindeki çocuklardan, İstanbul’dakilerin performansını beklemek de yanlıştır. Bölgeden bölgeye notlar değişebilir, oralarda şişirmeler olabilir. Buna ben pek adaletsizlik demem.

Kaynak Hürriyet

Son Güncelleme: Salı, 19 Kasım 2013 14:24

Gösterim: 1949

Milli Eğitim Bakanlığı, "öğretmen seçiminden, öğretmen atamasına, bakanlık teşkilat yapısından dershanelere" kadar eğitim sistemini kökten değiştirecek reform taslağı hazırladı. Dershanelerin de yer aldığı taslakta dershanelerin özel okula dönüşümü için 2 yıl süre verilecek.

Sabah, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın, 18 Kasım Pazartesi günü Bakanlar Kurulu'na sunması beklenen taslağa ulaştığını iddia etti.Sabah Gazetesi’nin haberine göre dershanelerin kapatılması 3 aşamalı bir dönüşümle sağlanacak. Bakanlar Kurulu'na sunulacak taslakta dershanelere, özel okullara dönüşmek için iki yıl süre tanınacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, "öğretmen seçiminden, öğretmen atamasına, bakanlık teşkilat yapısından dershanelere" kadar eğitim sistemini kökten değiştirecek reform taslağı hazırladı. Taslak, dershaneler için 3 ayaklı dönüşüm öngörüyor, öğretmenlere kariyer planlaması getiriyor ve milli eğitimde yeni çalışma sistemi hedefliyor. SABAH, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın, 18 Kasım Pazartesi günü Bakanlar Kurulu'na sunması beklenen taslağa ulaştı. Eğitim reformu kapsamında düşünülen başlıklar şöyle:

ÖZEL OKULA DÖNÜŞENE TEŞVİK: Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eğitimde adaletsizliğe neden olduğu gerekçesiyle özel okula dönüştürüleceğini açıkladığı dershaneler 2013-2014 eğitim öğretim yılı bitiminde faaliyetlerini sona erdirecek. Milli Eğitim Bakanlığı 30 Haziran 2014 tarihine kadar başvuran dershaneleri özel eğitim kurumuna dönüşme kapsamına alacak. Özel okula dönüşme kriterlerine uygun dershanelere Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşvikler verilecek. Bunlar arasında arsa tahsisi, vergi indirimi ve ucuz kredi sağlanması yer alacak.

2 YILLIK GEÇİŞ: Özel okula dönüşmek isteyen ancak kriterleri uygun olmayan dershanelere iki yıllık geçiş dönemi tanınacak. Bu kapsamda, mevzuatta öngörülen şartları karşılamaları kaydıyla geçici izinle eğitim kurumu olarak faaliyet gösterecekler. İki yıllık sürenin bitiminde özel okul şartlarını karşılayamayan okulların geçici izinleri iptal edilecek. Bu durumdaki kurumlar, teşvik uygulamaları kapsamında yararlandıkları eğitim ve öğretim desteği ile istisna, muafiyet ve hakların parasal tutarını devlete geri ödeyecekler.

DERSHANELERE AÇIK LİSE FORMÜLÜ: Hemen özel okula dönüşemeyecek durumdaki dershanelere iki yıl için açık lise statüsü kazandırılacak. Halen açık lisede okuyanlara devlet sadece ders kitabı verirken yeni uygulama ile açık lisede okuyan öğrencilere belli bir süre yüz yüze eğitim alma şartı da getirilecek. Devlet, bu kurumlardan hizmet satın alacak.

DERSHANE ÖĞRETMENİ DEVLET OKULUNA: Dershane öğretmenleri açıkta bırakılmayacak, devlet istihdam edecek. Faaliyetleri sona eren dershanelerde en az 5 yıl çalışmakta olan eğitim personeli KPSS'ye girme şartı aranmaksızın, kadro ve ihtiyaçlar dikkate alınarak sözlü sınavla Bakanlık kadrosunda öğretmen olarak atanacak.

ÜCRETSİZ HALK EĞİTİM MERKEZLERİ: Liseden mezun olan ve üniversiteye hazırlanan öğrenciler için Halk Eğitim Merkezleri'nde devletin imkanlarıyla kurs verecek. Bu kurslar tüm öğrenciler için ücretsiz olacak.

MESLEKİ KURSLARA İZİN: Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda geçen dershane ve öğrenci etüt eğitim merkezleri ile ilgili tanımlar ve düzenlemeler kaldırılacak. Bunun yerine "Çeşitli Kurslar" başlığı ile "Ortaöğretime veya yüksek öğretime giriş sınavlarına veya bu sınavlar kapsamındaki derslere hazırlık niteliğinde olmamak üzere kişilerin sosyal, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek veya isteklerine göre serbest zamanlarını değerlendirmek üzere faaliyet gösteren özel öğretim kurumları" ifadesi getirilecek. Dershanelerin kapatılması sadece ortaöğretim ve üniversiteye hazırlık kurslarını kapsarken başta KPSS, ALES, yabancı dil, ehliyet gibi diğer kurslar hizmet vermeye devam edecek.

ÖĞRENCİYE DESTEK: Dönüşecek kurumlardaki öğrenciler için Bakanlar Kurulu kararıyla iki yıl süreyle eğitim ve öğretim desteği sağlanacak. Ayrıca özel okula dönüşen dershanelerden bakanlık eğitim hizmeti satın alacak. Devlet, özel okulların kontenjanlarını dolduracak. Başarılı ancak yoksul öğrencilerin eğitimi özel okullarda yaptırılacak. Bunun karşılığında özel okullara öğrenci başına katkı payı verilecek.

AZINLIK OKULLARI HERKESE AÇILIYOR: Demokratikleşme programı kapsamında azınlıkların toplumun tamamı ile kaynaşabilmesi için azınlık okullarında yalnızca azınlık mensubu değil tüm vatandaşların çocukları okuyabilecek.

ÖĞRETMEN KARİYER BASAMAĞINI SINAVLARLA BİRER BİRER ÇIKACAK

ÖĞRETMENE KARİYER BASAMAĞI: Taslağa göre, öğretmenlik; "öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen" olarak kariyer basamaklarına ayrılacak. Öğretmen olabilmek için önce aday ya da stajyer öğretmenlik dönemini başarıyla tamamlama şartı aranacak. Aday öğretmenler ayrıca yazılı sınavdan geçerek öğretmen olabilecek.

KARİYER İÇİN ÖSYM SINAVI: Kariyer basamaklarını geçmek için ÖSYM tarafından yılda bir kez yapılacak sınavlara girilecek. Sınav puanının yüzde 50'si ile kıdem, eğitim, bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler, iş başarısı puanları ve sınav sonuçlarının ortalama yüzde 50'si esas alınacak. Kariyer basamaklarında yükselecekler değerlendirme puanlarına göre başarı sıralamasına alınacak. Değerlendirmeye alınmak için sınav tam puanının en az yüzde 60'ını almış olmak şartı aranacak. Tezli Yüksek lisan mezunları uzman öğretmenlik, doktora mezunları ise başöğretmenlik için sınav şartı aranmayacak. Bu öğretmenler diğer ölçütlere göre değerlendirilecek.

ŞUBATTA ÖZÜR GRUBU ATAMASI: Taslağa göre, yılda bir kez sadece yaz tatillerinde yapılan özür grubu ataması yarıyıl ve yaz tatillerinde olmak üzere değiştirilecek. Değişiklikle öğretmenler rotasyona tabi tutulacak. Okul müdürleri yazılı sınavla seçilecek ve 4 yıllığına görevlendirilecek.

SORU HAZIRLAYANA ÜCRET: Bakanlıkça yapılan sınavlarda soruları hazırlayanlar, inceleyenler, sınav başvuru merkezi ve koordinatörlerinde görev alanlara, sınavlarda görev alanlara ayrıca ücret ödenecek. Ayrıca bakanlığa incelenmesi amacıyla sunulan taslak ders kitapları, diğer ders araç ve gereçleri karşılığı tahsil edilerek döner sermaye hesabına yatırılacak. Bedel tutarını bakanlık tespit edecek. Sınav ücretlerinin belirlenmesinde ÖSYM'ye verilen yetki kaldırılarak MEB'e tahsis edilecek.

'TEMEL OLAN KâĞIT-KALEM'

Mili Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 1. Çocuk ve Medya Kongresi'ne katılarak toplantı moderatörlüğü yaptı. Eğitimde temel gereçlerin kalem ve kağıt olduğunu ifade eden Bakan Avcı, "Okullarda tablet dağıtım törenlerine katılıyorum zaman zaman. Tabletleri gençlerimize verirken, öncelikle bunun sadece bir araç olduğunu ve bazı şeyleri biraz daha hızlı ve kolay yapmamızı sağlayacak bir araç olduğunu söylüyorum. Temel olan kâğıt ve kalemdir" ifadelerini kullandı. Üretkenliğin dışa vurumunun kalemler olduğunu vurgulayan Avcı, "Tablet bilgisayarlarımız olsun, derslerimizi işlerken bazı konuları izlerken, paylaşırken, veri alırken kullanalım. Ama bizim gerçek üretkenliğimizi ilk dışa vuracak olan ilk başvuracağımız alet bu alçak gönüllü kalemlerimizdir" şeklinde konuştu.

> Dershaneler nasıl kapatılacak? İşte o taslak

Milli Eğitim Bakanlığı, "öğretmen seçiminden, öğretmen atamasına, bakanlık teşkilat yapısından dershanelere" kadar eğitim sistemini kökten değiştirecek reform taslağı hazırladı. Dershanelerin de yer aldığı taslakta dershanelerin özel okula dönüşümü için 2 yıl süre verilecek.

Sabah, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın, 18 Kasım Pazartesi günü Bakanlar Kurulu'na sunması beklenen taslağa ulaştığını iddia etti.Sabah Gazetesi’nin haberine göre dershanelerin kapatılması 3 aşamalı bir dönüşümle sağlanacak. Bakanlar Kurulu'na sunulacak taslakta dershanelere, özel okullara dönüşmek için iki yıl süre tanınacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, "öğretmen seçiminden, öğretmen atamasına, bakanlık teşkilat yapısından dershanelere" kadar eğitim sistemini kökten değiştirecek reform taslağı hazırladı. Taslak, dershaneler için 3 ayaklı dönüşüm öngörüyor, öğretmenlere kariyer planlaması getiriyor ve milli eğitimde yeni çalışma sistemi hedefliyor. SABAH, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın, 18 Kasım Pazartesi günü Bakanlar Kurulu'na sunması beklenen taslağa ulaştı. Eğitim reformu kapsamında düşünülen başlıklar şöyle:

ÖZEL OKULA DÖNÜŞENE TEŞVİK: Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eğitimde adaletsizliğe neden olduğu gerekçesiyle özel okula dönüştürüleceğini açıkladığı dershaneler 2013-2014 eğitim öğretim yılı bitiminde faaliyetlerini sona erdirecek. Milli Eğitim Bakanlığı 30 Haziran 2014 tarihine kadar başvuran dershaneleri özel eğitim kurumuna dönüşme kapsamına alacak. Özel okula dönüşme kriterlerine uygun dershanelere Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşvikler verilecek. Bunlar arasında arsa tahsisi, vergi indirimi ve ucuz kredi sağlanması yer alacak.

2 YILLIK GEÇİŞ: Özel okula dönüşmek isteyen ancak kriterleri uygun olmayan dershanelere iki yıllık geçiş dönemi tanınacak. Bu kapsamda, mevzuatta öngörülen şartları karşılamaları kaydıyla geçici izinle eğitim kurumu olarak faaliyet gösterecekler. İki yıllık sürenin bitiminde özel okul şartlarını karşılayamayan okulların geçici izinleri iptal edilecek. Bu durumdaki kurumlar, teşvik uygulamaları kapsamında yararlandıkları eğitim ve öğretim desteği ile istisna, muafiyet ve hakların parasal tutarını devlete geri ödeyecekler.

DERSHANELERE AÇIK LİSE FORMÜLÜ: Hemen özel okula dönüşemeyecek durumdaki dershanelere iki yıl için açık lise statüsü kazandırılacak. Halen açık lisede okuyanlara devlet sadece ders kitabı verirken yeni uygulama ile açık lisede okuyan öğrencilere belli bir süre yüz yüze eğitim alma şartı da getirilecek. Devlet, bu kurumlardan hizmet satın alacak.

DERSHANE ÖĞRETMENİ DEVLET OKULUNA: Dershane öğretmenleri açıkta bırakılmayacak, devlet istihdam edecek. Faaliyetleri sona eren dershanelerde en az 5 yıl çalışmakta olan eğitim personeli KPSS'ye girme şartı aranmaksızın, kadro ve ihtiyaçlar dikkate alınarak sözlü sınavla Bakanlık kadrosunda öğretmen olarak atanacak.

ÜCRETSİZ HALK EĞİTİM MERKEZLERİ: Liseden mezun olan ve üniversiteye hazırlanan öğrenciler için Halk Eğitim Merkezleri'nde devletin imkanlarıyla kurs verecek. Bu kurslar tüm öğrenciler için ücretsiz olacak.

MESLEKİ KURSLARA İZİN: Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda geçen dershane ve öğrenci etüt eğitim merkezleri ile ilgili tanımlar ve düzenlemeler kaldırılacak. Bunun yerine "Çeşitli Kurslar" başlığı ile "Ortaöğretime veya yüksek öğretime giriş sınavlarına veya bu sınavlar kapsamındaki derslere hazırlık niteliğinde olmamak üzere kişilerin sosyal, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek veya isteklerine göre serbest zamanlarını değerlendirmek üzere faaliyet gösteren özel öğretim kurumları" ifadesi getirilecek. Dershanelerin kapatılması sadece ortaöğretim ve üniversiteye hazırlık kurslarını kapsarken başta KPSS, ALES, yabancı dil, ehliyet gibi diğer kurslar hizmet vermeye devam edecek.

ÖĞRENCİYE DESTEK: Dönüşecek kurumlardaki öğrenciler için Bakanlar Kurulu kararıyla iki yıl süreyle eğitim ve öğretim desteği sağlanacak. Ayrıca özel okula dönüşen dershanelerden bakanlık eğitim hizmeti satın alacak. Devlet, özel okulların kontenjanlarını dolduracak. Başarılı ancak yoksul öğrencilerin eğitimi özel okullarda yaptırılacak. Bunun karşılığında özel okullara öğrenci başına katkı payı verilecek.

AZINLIK OKULLARI HERKESE AÇILIYOR: Demokratikleşme programı kapsamında azınlıkların toplumun tamamı ile kaynaşabilmesi için azınlık okullarında yalnızca azınlık mensubu değil tüm vatandaşların çocukları okuyabilecek.

ÖĞRETMEN KARİYER BASAMAĞINI SINAVLARLA BİRER BİRER ÇIKACAK

ÖĞRETMENE KARİYER BASAMAĞI: Taslağa göre, öğretmenlik; "öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen" olarak kariyer basamaklarına ayrılacak. Öğretmen olabilmek için önce aday ya da stajyer öğretmenlik dönemini başarıyla tamamlama şartı aranacak. Aday öğretmenler ayrıca yazılı sınavdan geçerek öğretmen olabilecek.

KARİYER İÇİN ÖSYM SINAVI: Kariyer basamaklarını geçmek için ÖSYM tarafından yılda bir kez yapılacak sınavlara girilecek. Sınav puanının yüzde 50'si ile kıdem, eğitim, bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler, iş başarısı puanları ve sınav sonuçlarının ortalama yüzde 50'si esas alınacak. Kariyer basamaklarında yükselecekler değerlendirme puanlarına göre başarı sıralamasına alınacak. Değerlendirmeye alınmak için sınav tam puanının en az yüzde 60'ını almış olmak şartı aranacak. Tezli Yüksek lisan mezunları uzman öğretmenlik, doktora mezunları ise başöğretmenlik için sınav şartı aranmayacak. Bu öğretmenler diğer ölçütlere göre değerlendirilecek.

ŞUBATTA ÖZÜR GRUBU ATAMASI: Taslağa göre, yılda bir kez sadece yaz tatillerinde yapılan özür grubu ataması yarıyıl ve yaz tatillerinde olmak üzere değiştirilecek. Değişiklikle öğretmenler rotasyona tabi tutulacak. Okul müdürleri yazılı sınavla seçilecek ve 4 yıllığına görevlendirilecek.

SORU HAZIRLAYANA ÜCRET: Bakanlıkça yapılan sınavlarda soruları hazırlayanlar, inceleyenler, sınav başvuru merkezi ve koordinatörlerinde görev alanlara, sınavlarda görev alanlara ayrıca ücret ödenecek. Ayrıca bakanlığa incelenmesi amacıyla sunulan taslak ders kitapları, diğer ders araç ve gereçleri karşılığı tahsil edilerek döner sermaye hesabına yatırılacak. Bedel tutarını bakanlık tespit edecek. Sınav ücretlerinin belirlenmesinde ÖSYM'ye verilen yetki kaldırılarak MEB'e tahsis edilecek.

'TEMEL OLAN KâĞIT-KALEM'

Mili Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 1. Çocuk ve Medya Kongresi'ne katılarak toplantı moderatörlüğü yaptı. Eğitimde temel gereçlerin kalem ve kağıt olduğunu ifade eden Bakan Avcı, "Okullarda tablet dağıtım törenlerine katılıyorum zaman zaman. Tabletleri gençlerimize verirken, öncelikle bunun sadece bir araç olduğunu ve bazı şeyleri biraz daha hızlı ve kolay yapmamızı sağlayacak bir araç olduğunu söylüyorum. Temel olan kâğıt ve kalemdir" ifadelerini kullandı. Üretkenliğin dışa vurumunun kalemler olduğunu vurgulayan Avcı, "Tablet bilgisayarlarımız olsun, derslerimizi işlerken bazı konuları izlerken, paylaşırken, veri alırken kullanalım. Ama bizim gerçek üretkenliğimizi ilk dışa vuracak olan ilk başvuracağımız alet bu alçak gönüllü kalemlerimizdir" şeklinde konuştu.

Son Güncelleme: Cumartesi, 16 Kasım 2013 11:14

Gösterim: 1870


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.