Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Mardin’de öğretmenleri taşıyan servis minibüsünün önünü kesen PKK’lılar 3 öğretmeni kaçırdı
Mardin'in Midyat ilçesine 18 kilometre mesafede bulunan Çalpınar Köyü yakınlarında öğretmenlerin servis minibüsünü durduran bir grup PKK'lı 3 öğretmeni kaçırdı.
Edinilen bilgilere göre, olay akşam saat 18.00 sıralarında Midyat ilçe merkezine 10 kilometre uzaklıkta meydana geldi. Çalpınar Köy okulunda görevli öğretmenleri taşıyan servis minibüsünü durduran PKK'lılar bir süre propaganda yaptı. Minibüste bulunan 8 öğretmeni serbest bırakan PKK'lılar, öğretmenlerden Yener Özoğuz, Yunus Aykut ve Mehmet Noyan'ı alarak bölgeden uzaklaştı. Kaçırılan öğretmenlerden Yener Özoğuz'un okul müdürü olduğu öğrenildi. Güvenlik güçlerinin bölgede başlattığı operasyonun devam ettiği öğrenildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Mardin’de öğretmenleri taşıyan servis minibüsünün önünü kesen PKK’lılar 3 öğretmeni kaçırdı
Mardin'in Midyat ilçesine 18 kilometre mesafede bulunan Çalpınar Köyü yakınlarında öğretmenlerin servis minibüsünü durduran bir grup PKK'lı 3 öğretmeni kaçırdı.
Edinilen bilgilere göre, olay akşam saat 18.00 sıralarında Midyat ilçe merkezine 10 kilometre uzaklıkta meydana geldi. Çalpınar Köy okulunda görevli öğretmenleri taşıyan servis minibüsünü durduran PKK'lılar bir süre propaganda yaptı. Minibüste bulunan 8 öğretmeni serbest bırakan PKK'lılar, öğretmenlerden Yener Özoğuz, Yunus Aykut ve Mehmet Noyan'ı alarak bölgeden uzaklaştı. Kaçırılan öğretmenlerden Yener Özoğuz'un okul müdürü olduğu öğrenildi. Güvenlik güçlerinin bölgede başlattığı operasyonun devam ettiği öğrenildi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 10 Kasım 2012 02:43
Gösterim: 1559
YÖK, tarihinin en büyük protestosuna sahne oluyor. Binlerce öğrenci Ankara’da Kızılay Meydanı’na yürüyor, polis geniş çaplı güvenlik önlemleri aldı
YÖK'ü protesto etmek isteyen üniversite öğrencileri Ankara'da Kızılay Meydanı’na yürümek istiyor. Öğrencilerin Kızılay'a girmemesi için polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.
Başkent Ankara'da son yıllardaki ön büyük öğrenci protestolarından biri gerçekleşiyor.
Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) protesto etmek için çeşitli üniversitelerden gelen öğrenciler Ankara'da Kızılay'a Meydanı'na yürümek istiyor.
Öğrencilerin Kızılay'a girmemesi için polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK, tarihinin en büyük protestosuna sahne oluyor. Binlerce öğrenci Ankara’da Kızılay Meydanı’na yürüyor, polis geniş çaplı güvenlik önlemleri aldı
YÖK'ü protesto etmek isteyen üniversite öğrencileri Ankara'da Kızılay Meydanı’na yürümek istiyor. Öğrencilerin Kızılay'a girmemesi için polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.
Başkent Ankara'da son yıllardaki ön büyük öğrenci protestolarından biri gerçekleşiyor.
Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) protesto etmek için çeşitli üniversitelerden gelen öğrenciler Ankara'da Kızılay'a Meydanı'na yürümek istiyor.
Öğrencilerin Kızılay'a girmemesi için polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı.
Son Güncelleme: Cuma, 09 Kasım 2012 16:31
Gösterim: 1431
Resmi yazışmalardaki ifadeler değişiyor, Resmi yazışmalar taslağı,dilekçelerde artık bu ifadeler yer almayacak
Hükümet, Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te yeni bir düzenlemeye gidiyor. Başbakanlık, yeni hazırladığı taslakta resmi yazışmalarda yıllardır kullanılan ‘arz ederim, rica ederim’ gibi ifadelere yeni düzenleme getiriyor
Yeni hazırlanan resmi yazışmalar taslağı ile vatandaşlara gönderilen resmi yazışmalarda yer alan ve alt kademeyi ifade eden “rica ederim” sözü kullanılmayacak. Onun yerine, “saygılarımla”, “iyi dileklerimle” ifadelerine yer verilecek. Bürokratlar arasında ise, arz ve rica kelimeleri ise kullanılmaya devam edilecek.
Star Gazetesi’nin haberine göre, Başbakanlık, Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Taslağı hazırladı. Başbakanlık tarafından görüşe açılan taslakta, “vatandaşı” memurun üstünde gören düzenlemelere yer verildi. Bu konuda, en önemli değişiklik ise, dilekçelerde, resmi yazıların en alt kısmında yer alan, “arz ederim”, “rica ederim” ifadelerinde yapıldı. Mevcut yönetmelikte, alt makamlara gönderilen resmi yazılarda, “rica ederim” üst makamlara gönderilen yazılarda ise, “arz ederim” ifadesi kullanılıyor. Resmi kurumlardan vatandaşlara gönderilen her türlü yazıda ise, “rica ederim” ifadesine yer veriliyor. Bir anlamda, vatandaş bir alt makam statüsünde görülüyor.
Rica ederim yerine ‘saygılarımla’ ifadesi kullanılacak
Yeni hazırlanan taslakta ise, bu uygulamaya son veriliyor. Bundan sonraki süreçte, resmi kurumlardan vatandaşlara gönderilen yazılarda, “rica ederim” ifadesi yerine, “saygılarımızla”, “iyi dileklerimle” ifadelerine yer verilecek. Yani vatandaş, üst makam olarak kabul edilecek. Ayrıca yine aynı taslak ile, vatandaşın dilekçelerinde, “arz ederim” ifadesinin kullanılması zorunluluğu da kaldırılıyor. Buna göre, “arz ederim” ifadesi yer almayan dilekçeler de, devlet kurumları tarafından kabul edilecek.
Yönetmelik taslağı, kamu kurumlarından vatandaşlara gönderilen borç ve ceza tebligatlarına da yansıyacak. Özellikle vergi gibi borçların ödenmesi için vatandaşlara gönderilen tebligatlarda yer alan, “borcunuzu ödemeniz rica olunur” ifadesi yerine, “borcunuzu 7 gün içinde ödeyiniz, saygılarımızla” ifadesi kullanılacak.
(star)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Resmi yazışmalardaki ifadeler değişiyor, Resmi yazışmalar taslağı,dilekçelerde artık bu ifadeler yer almayacak
Hükümet, Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te yeni bir düzenlemeye gidiyor. Başbakanlık, yeni hazırladığı taslakta resmi yazışmalarda yıllardır kullanılan ‘arz ederim, rica ederim’ gibi ifadelere yeni düzenleme getiriyor
Yeni hazırlanan resmi yazışmalar taslağı ile vatandaşlara gönderilen resmi yazışmalarda yer alan ve alt kademeyi ifade eden “rica ederim” sözü kullanılmayacak. Onun yerine, “saygılarımla”, “iyi dileklerimle” ifadelerine yer verilecek. Bürokratlar arasında ise, arz ve rica kelimeleri ise kullanılmaya devam edilecek.
Star Gazetesi’nin haberine göre, Başbakanlık, Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Taslağı hazırladı. Başbakanlık tarafından görüşe açılan taslakta, “vatandaşı” memurun üstünde gören düzenlemelere yer verildi. Bu konuda, en önemli değişiklik ise, dilekçelerde, resmi yazıların en alt kısmında yer alan, “arz ederim”, “rica ederim” ifadelerinde yapıldı. Mevcut yönetmelikte, alt makamlara gönderilen resmi yazılarda, “rica ederim” üst makamlara gönderilen yazılarda ise, “arz ederim” ifadesi kullanılıyor. Resmi kurumlardan vatandaşlara gönderilen her türlü yazıda ise, “rica ederim” ifadesine yer veriliyor. Bir anlamda, vatandaş bir alt makam statüsünde görülüyor.
Rica ederim yerine ‘saygılarımla’ ifadesi kullanılacak
Yeni hazırlanan taslakta ise, bu uygulamaya son veriliyor. Bundan sonraki süreçte, resmi kurumlardan vatandaşlara gönderilen yazılarda, “rica ederim” ifadesi yerine, “saygılarımızla”, “iyi dileklerimle” ifadelerine yer verilecek. Yani vatandaş, üst makam olarak kabul edilecek. Ayrıca yine aynı taslak ile, vatandaşın dilekçelerinde, “arz ederim” ifadesinin kullanılması zorunluluğu da kaldırılıyor. Buna göre, “arz ederim” ifadesi yer almayan dilekçeler de, devlet kurumları tarafından kabul edilecek.
Yönetmelik taslağı, kamu kurumlarından vatandaşlara gönderilen borç ve ceza tebligatlarına da yansıyacak. Özellikle vergi gibi borçların ödenmesi için vatandaşlara gönderilen tebligatlarda yer alan, “borcunuzu ödemeniz rica olunur” ifadesi yerine, “borcunuzu 7 gün içinde ödeyiniz, saygılarımızla” ifadesi kullanılacak.
(star)
Son Güncelleme: Cuma, 09 Kasım 2012 15:07
Gösterim: 1866
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e bir soru önergesi de Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yaşanan yüksek lisans mülakat sınavı nedeniyle geldi.
CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yapılan bir yüksek lisans sınavında Baran Barış adında bir öğrenciye dini sorular sorulduğunu iddia etti ve bu olayı Meclis’e taşıdı.Cihaner, Bakan Dinçer'in cevaplaması için soru önergesinde bulundu.
Milletvekili Cihaner, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne 2007’de Türkiye 182’incisi olarak kayıt yaptıran ve bu yıl haziran ayında bölüm üçüncüsü olarak mezun olan Baran Barış’ın yüksek lisans için girdiği ALES’ten 86, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin açtığı yabancı dil sınavından da 75 puan aldığını belirtti. Cihaner şunları söyledi:
“Bölüm hocaları bu aşamalardan sonra yüksek lisans mülakatında bir sorun yaşamayacağını söylemişlerdir. 27 Ağustos 2012 tarihinde yazılı mülakatın ardından, Ana Bilim Dalı Başkanı Sabahattin Çağın’ın jüri başkanlığında gerçekleştirilen Bölüm Başkanı Şerif Ali Bozkaplan tarafından sözlü mülakata alınmıştır. Gerçekleştirilen sözlü mülakatta Bölüm Başkanı tarafından ‘Zülfikar’ sözcüğünün anlamı ve Hz. Ali’nin kim olduğu sorulmuştur. Dini konularda bilgisinin olmadığını ifade eden öğrenci bu kez de ‘Sen ateist misin? Ateşe mi tapıyorsun?’ sorularıyla karşı karşıya kalmıştır. Hemen akabinde de ‘Allah’ yerine neden ‘Tanrı’ kelimesini kullandığı kendisine sorulmuştur. Gerçekleştirilen mülakatın ardından bahsi geçen öğrenci başarısız olmuştur.”
Dinçer'e yanıtlaması için sorulan sorular şunlar
CHP’li Cihaner, Bakan Dinçer’in yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği önergede şu soruları yöneltti:
- Bir hocanın yüksek lisans sınavında bir öğrencinin dini inancını sorgulama hakkı var mıdır?
- Yükseköğretim kurumlarında yüksek lisans, doktora, master vs. programlarına öğrenci alma kriterleri arasında din, dil ve inanç var mıdır? - Mülakata alınan kişinin dili, dini, ırkı, cinsiyeti ve siyasi görüşüne bakılarak mı karar verilmektedir?
- Siyasi ya da dini görüşlerinden dolayı mülakattan geçemeyen başka öğrenciler var mıdır?
- Varsa mülakatı gerçekleştiren sorumlu kişiler ile ilgili bakanlığınız kanalıyla herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?
- Bu öğrenciye nasıl bir yol öneriyorsunuz?
- Mülakatlarda Anayasaya aykırı benzer sorular (İnsanların dini ve siyasi görüşlerini açıklamaya zorlayıcı) sorulamayacağı şeklinde bir genelge yayımlamayı düşünüyor musunuz?
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e bir soru önergesi de Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yaşanan yüksek lisans mülakat sınavı nedeniyle geldi.
CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yapılan bir yüksek lisans sınavında Baran Barış adında bir öğrenciye dini sorular sorulduğunu iddia etti ve bu olayı Meclis’e taşıdı.Cihaner, Bakan Dinçer'in cevaplaması için soru önergesinde bulundu.
Milletvekili Cihaner, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne 2007’de Türkiye 182’incisi olarak kayıt yaptıran ve bu yıl haziran ayında bölüm üçüncüsü olarak mezun olan Baran Barış’ın yüksek lisans için girdiği ALES’ten 86, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin açtığı yabancı dil sınavından da 75 puan aldığını belirtti. Cihaner şunları söyledi:
“Bölüm hocaları bu aşamalardan sonra yüksek lisans mülakatında bir sorun yaşamayacağını söylemişlerdir. 27 Ağustos 2012 tarihinde yazılı mülakatın ardından, Ana Bilim Dalı Başkanı Sabahattin Çağın’ın jüri başkanlığında gerçekleştirilen Bölüm Başkanı Şerif Ali Bozkaplan tarafından sözlü mülakata alınmıştır. Gerçekleştirilen sözlü mülakatta Bölüm Başkanı tarafından ‘Zülfikar’ sözcüğünün anlamı ve Hz. Ali’nin kim olduğu sorulmuştur. Dini konularda bilgisinin olmadığını ifade eden öğrenci bu kez de ‘Sen ateist misin? Ateşe mi tapıyorsun?’ sorularıyla karşı karşıya kalmıştır. Hemen akabinde de ‘Allah’ yerine neden ‘Tanrı’ kelimesini kullandığı kendisine sorulmuştur. Gerçekleştirilen mülakatın ardından bahsi geçen öğrenci başarısız olmuştur.”
Dinçer'e yanıtlaması için sorulan sorular şunlar
CHP’li Cihaner, Bakan Dinçer’in yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği önergede şu soruları yöneltti:
- Bir hocanın yüksek lisans sınavında bir öğrencinin dini inancını sorgulama hakkı var mıdır?
- Yükseköğretim kurumlarında yüksek lisans, doktora, master vs. programlarına öğrenci alma kriterleri arasında din, dil ve inanç var mıdır? - Mülakata alınan kişinin dili, dini, ırkı, cinsiyeti ve siyasi görüşüne bakılarak mı karar verilmektedir?
- Siyasi ya da dini görüşlerinden dolayı mülakattan geçemeyen başka öğrenciler var mıdır?
- Varsa mülakatı gerçekleştiren sorumlu kişiler ile ilgili bakanlığınız kanalıyla herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?
- Bu öğrenciye nasıl bir yol öneriyorsunuz?
- Mülakatlarda Anayasaya aykırı benzer sorular (İnsanların dini ve siyasi görüşlerini açıklamaya zorlayıcı) sorulamayacağı şeklinde bir genelge yayımlamayı düşünüyor musunuz?
Son Güncelleme: Cuma, 09 Kasım 2012 16:10
Gösterim: 2081
Sakarya Üniversitesi'nde YÖK’ü protesto eden öğrencilerler karşıt görüşlü öğrenciler arasında gerginlik yaşandı. Öğrenciler YÖK’aleyhine slogan attıkları sırada, karşıt görüşlü öğrenciler tekbir getirince ortalık karıştı
YÖK'ü eleştiren açıklaması sırasında, karşıt görüşlü başka bir grup öğrencinin tekbir getirmesi nedeniyle gerginlik yaşandı.
Sakarya Üniversitesi'nde (SAÜ) dün bir grup öğrencinin cezaevlerinde süren açlık grevlerine destek verdiği açıklamanın ardından bugün de sol görüşlü Öğrenci Kolektiflerinden oluşan bir grup, YÖK 'ü eleştiren bir açıklama yaptı.
Grup adına açıklamayı okuyan Eylem Bucan adlı öğrenci, YÖK'ün kurulmasından bu güne kadar üniversitelerde YÖK'e karşı verilen, eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim mücadelesinin devam ettiğini belirterek, "Bu sürenin son 10 senesi AKP iktidarının üniversiteleri teslim alma çabasına sahne oldu. AKP başaramadı, üniversiteliler teslim olmadı. Ancak AKP durmuyor. Sürekli yeni yollar deniyor. Üniversitelileri tutuklamalarla sindirmeyi denediler. Toplumun AKP'ye karşı direnen bütün kesimlerini hedef alan AKP yargısı üniversitelileri de hedef aldı. Yüzlerce öğrenci, sadece AKP'ye karşı çıktıkları için tutuklandı. Ama bu yetmedi. Üniversitelileri sindiremediler" dedi.
Bir tarafta YÖK protestosu bir tarafta 'tekbir' sesleri
Öğrenciler açıklamanın ardından AK Parti ve YÖK'ü eleştiren sloganlar atarken, alanın dışında bekleyen ve Alperenler olarak adlandırılan sağ görüşlü öğrenciler tekbir getirmeye başladı. Polis ve üniversite güvenliği gruplar arasında önlem alırken, sağ görüşlü öğrenci grubu daha sonra alanı terk etti.
Basın açıklaması olaysız sona ererken, dağılan öğrenciler minibüs duraklarına polis ve güvenlik görevlileri eşliğinde yürüdüler.
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Sakarya Üniversitesi'nde YÖK’ü protesto eden öğrencilerler karşıt görüşlü öğrenciler arasında gerginlik yaşandı. Öğrenciler YÖK’aleyhine slogan attıkları sırada, karşıt görüşlü öğrenciler tekbir getirince ortalık karıştı
YÖK'ü eleştiren açıklaması sırasında, karşıt görüşlü başka bir grup öğrencinin tekbir getirmesi nedeniyle gerginlik yaşandı.
Sakarya Üniversitesi'nde (SAÜ) dün bir grup öğrencinin cezaevlerinde süren açlık grevlerine destek verdiği açıklamanın ardından bugün de sol görüşlü Öğrenci Kolektiflerinden oluşan bir grup, YÖK 'ü eleştiren bir açıklama yaptı.
Grup adına açıklamayı okuyan Eylem Bucan adlı öğrenci, YÖK'ün kurulmasından bu güne kadar üniversitelerde YÖK'e karşı verilen, eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim mücadelesinin devam ettiğini belirterek, "Bu sürenin son 10 senesi AKP iktidarının üniversiteleri teslim alma çabasına sahne oldu. AKP başaramadı, üniversiteliler teslim olmadı. Ancak AKP durmuyor. Sürekli yeni yollar deniyor. Üniversitelileri tutuklamalarla sindirmeyi denediler. Toplumun AKP'ye karşı direnen bütün kesimlerini hedef alan AKP yargısı üniversitelileri de hedef aldı. Yüzlerce öğrenci, sadece AKP'ye karşı çıktıkları için tutuklandı. Ama bu yetmedi. Üniversitelileri sindiremediler" dedi.
Bir tarafta YÖK protestosu bir tarafta 'tekbir' sesleri
Öğrenciler açıklamanın ardından AK Parti ve YÖK'ü eleştiren sloganlar atarken, alanın dışında bekleyen ve Alperenler olarak adlandırılan sağ görüşlü öğrenciler tekbir getirmeye başladı. Polis ve üniversite güvenliği gruplar arasında önlem alırken, sağ görüşlü öğrenci grubu daha sonra alanı terk etti.
Basın açıklaması olaysız sona ererken, dağılan öğrenciler minibüs duraklarına polis ve güvenlik görevlileri eşliğinde yürüdüler.
(radikal)
Son Güncelleme: Cuma, 09 Kasım 2012 14:45
Gösterim: 1510

