Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Gaziosmanpaşa Belediyesi bünyesinde yer alan Aile Danışma Merkezi tarafından düzenlenen Uzman Psikiloglarlarla “Çarşamba Seminerleri”nin bu haftaki bölümünde Psikolojik Danışman Mine Çelik tarafından “Gençlerde Meslek Seçimi” işlendi.
Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından düzenlenen seminerde Psikolojik Danışman Mine Çelik, gençlere meslek seçimi konusunda bilgiler verdi. Çelik “Karar aşamalarında bazılarımız umutsuzluğa kapılır, bazılarımız vazgeçer, bazılarımız ise yola devam eder. Bizim için önemli olan yola devam edenlerin bu kararı nasıl verdiklerinde yatmaktadır” dedi.
Gaziosmanpaşa Belediyesi bünyesinde yer alan Aile Danışma Merkezi tarafından düzenlenen Uzman Psikiloglarlarla “Çarşamba Seminerleri”nin bu haftaki bölümünde Psikolojik Danışman Mine Çelik tarafından “Gençlerde Meslek Seçimi” işlendi.
Öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği seminerde konuşan Çelik, meslek seçiminin insan yaşamındaki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek “Mutlu bir birey olabilmek için meslek seçimine gereken önemi vermek ve doğru bir kariyer planlaması yapabilmek gerekiyor’’dedi.
Dünyanın her ülkesinde gençlerin seçim dönemlerinde aynı kaygıları hissettiklerine dikkat çeken Mine Çelik, “Bu aşamadan sonra bazılarımız umutsuzluğa kapılır, bazılarımız vazgeçer, bazılarımız ise yola devam eder. Bizim için önemli olan yola devam edenlerin bu kararı nasıl verdiklerinde yatmaktadır” diye konuştu.
Çelik, “İnsanların kişilikleri, yetenekleri, bilgileri yönünden birbirinden farklı oldukları gibi her mesleğinde getirdiği ilgi, yetenek ve kişilik özellikleri de farklılık gösterir. Ben neler yapabilirim? Bireyin yeteneklerinin belirlenmesi, Karakterim nasıl? Kişilik özelliklerinin belirlenmesi, Ben neleri yapmaktan hoşlanırım? İlgi alanlarının belirlenmesi, Ben ne istiyorum? İş yerlerinin belirlenmesi ve ilgi duyulan mesleklerin incelenmesi gerekir” diye konuştu.
Çelik, yeteneklerinin yanı sıra öğrencilerin kendilerini özgürleştirmelerini ve geleceklerıni sağlayacak meslekleri seçmeleri gerektiğini hatırlatarak özetle şunları söyledi,
“Meslek seçimini etkileyen faktörler arasında ekonomik şartlar, toplum içinde var olma, sosyal beklentiler, değer yargıları, yaşamla ilgili uzun ve kısa vadeli hedefler vardır. Ama herşeyden önemlisi 5 adımda yatmaktadır. Bunlar kendinini tanımak, ne istediğine karar vermek, hedef koymak, plan yapmak ve eyleme geçmektir. Bu beş adımı layıkıyla yerine getirenler meslek şeçtiklerinde başarıya ulaşma yolunda en önemli kararları da almışlardır.”
Enteraktif bir seminer veren Psikolojik Danışman Mine Çelik, konuşma aralarında öğrencileri gelecekte yapmayı planladıkları hedefleri konusunda düşünmeye davet edip, onlardan hayallerini anlatmalarını istedi. Öğrenciler, büyük bir dikkatle izledikleri seminer sonrası toplantıdan çok şey öğrendiklerini belirtti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Gaziosmanpaşa Belediyesi bünyesinde yer alan Aile Danışma Merkezi tarafından düzenlenen Uzman Psikiloglarlarla “Çarşamba Seminerleri”nin bu haftaki bölümünde Psikolojik Danışman Mine Çelik tarafından “Gençlerde Meslek Seçimi” işlendi.
Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından düzenlenen seminerde Psikolojik Danışman Mine Çelik, gençlere meslek seçimi konusunda bilgiler verdi. Çelik “Karar aşamalarında bazılarımız umutsuzluğa kapılır, bazılarımız vazgeçer, bazılarımız ise yola devam eder. Bizim için önemli olan yola devam edenlerin bu kararı nasıl verdiklerinde yatmaktadır” dedi.
Gaziosmanpaşa Belediyesi bünyesinde yer alan Aile Danışma Merkezi tarafından düzenlenen Uzman Psikiloglarlarla “Çarşamba Seminerleri”nin bu haftaki bölümünde Psikolojik Danışman Mine Çelik tarafından “Gençlerde Meslek Seçimi” işlendi.
Öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği seminerde konuşan Çelik, meslek seçiminin insan yaşamındaki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek “Mutlu bir birey olabilmek için meslek seçimine gereken önemi vermek ve doğru bir kariyer planlaması yapabilmek gerekiyor’’dedi.
Dünyanın her ülkesinde gençlerin seçim dönemlerinde aynı kaygıları hissettiklerine dikkat çeken Mine Çelik, “Bu aşamadan sonra bazılarımız umutsuzluğa kapılır, bazılarımız vazgeçer, bazılarımız ise yola devam eder. Bizim için önemli olan yola devam edenlerin bu kararı nasıl verdiklerinde yatmaktadır” diye konuştu.
Çelik, “İnsanların kişilikleri, yetenekleri, bilgileri yönünden birbirinden farklı oldukları gibi her mesleğinde getirdiği ilgi, yetenek ve kişilik özellikleri de farklılık gösterir. Ben neler yapabilirim? Bireyin yeteneklerinin belirlenmesi, Karakterim nasıl? Kişilik özelliklerinin belirlenmesi, Ben neleri yapmaktan hoşlanırım? İlgi alanlarının belirlenmesi, Ben ne istiyorum? İş yerlerinin belirlenmesi ve ilgi duyulan mesleklerin incelenmesi gerekir” diye konuştu.
Çelik, yeteneklerinin yanı sıra öğrencilerin kendilerini özgürleştirmelerini ve geleceklerıni sağlayacak meslekleri seçmeleri gerektiğini hatırlatarak özetle şunları söyledi,
“Meslek seçimini etkileyen faktörler arasında ekonomik şartlar, toplum içinde var olma, sosyal beklentiler, değer yargıları, yaşamla ilgili uzun ve kısa vadeli hedefler vardır. Ama herşeyden önemlisi 5 adımda yatmaktadır. Bunlar kendinini tanımak, ne istediğine karar vermek, hedef koymak, plan yapmak ve eyleme geçmektir. Bu beş adımı layıkıyla yerine getirenler meslek şeçtiklerinde başarıya ulaşma yolunda en önemli kararları da almışlardır.”
Enteraktif bir seminer veren Psikolojik Danışman Mine Çelik, konuşma aralarında öğrencileri gelecekte yapmayı planladıkları hedefleri konusunda düşünmeye davet edip, onlardan hayallerini anlatmalarını istedi. Öğrenciler, büyük bir dikkatle izledikleri seminer sonrası toplantıdan çok şey öğrendiklerini belirtti.
Son Güncelleme: Perşembe, 17 May 2012 15:30
Gösterim: 1921
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenecek 57. Eurovision Şarkı Yarışması'nın siteleri hackerler tarafından çökertildi.
Azerbaycan basını, "Eurovision 2012" resmi siteleri olarak bilinen "eurovision.az", "ann.az" ve "eurovisionaz.com" sitelerinin, "Özgürlük Fedaileri" adlı korsan grup tarafından çökertildiğini duyurdu.
Sitelerin onarılmaya çalışıldığı bildirildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenecek 57. Eurovision Şarkı Yarışması'nın siteleri hackerler tarafından çökertildi.
Azerbaycan basını, "Eurovision 2012" resmi siteleri olarak bilinen "eurovision.az", "ann.az" ve "eurovisionaz.com" sitelerinin, "Özgürlük Fedaileri" adlı korsan grup tarafından çökertildiğini duyurdu.
Sitelerin onarılmaya çalışıldığı bildirildi.
Son Güncelleme: Perşembe, 17 May 2012 13:57
Gösterim: 1501
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, UNESCO'nun Çin'in Şanghay şehrinde düzenlediği ''3. Uluslararası Teknik ve Mesleki Eğitim Kongresi''nde ''Türkiye Teknik ve Mesleki Eğitim Sistemi'' konusunda konuşma yaptı.
Ömer Dinçer, "Günümüzde mesleki eğitim; değişen teknoloji ve çalışma hayatı karşısında yetiştireceğimiz insanların bilgi ve yeteneklerini değiştirmeye mecbur bırakıyor. Mesleki eğitim alanında dünya genelinde eksiklik söz konusu ve hızlı bir değişime ihtiyaç var" dedi.
Bakan Dinçer, ''Mesleki eğitimin, ekonomik kalkınmaya ve sosyal içeriğin artırılmasına katkı sağlayacağını'' belirterek, ''Ulusal düzeyde gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi ve kalkınmanın sağlanması için odak, mesleki eğitimdir'' diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, UNESCO'nun Çin'in Şanghay şehrinde düzenlediği ''3. Uluslararası Teknik ve Mesleki Eğitim Kongresi''nde ''Türkiye Teknik ve Mesleki Eğitim Sistemi'' konusunda konuşma yaptı.
Ömer Dinçer, "Günümüzde mesleki eğitim; değişen teknoloji ve çalışma hayatı karşısında yetiştireceğimiz insanların bilgi ve yeteneklerini değiştirmeye mecbur bırakıyor. Mesleki eğitim alanında dünya genelinde eksiklik söz konusu ve hızlı bir değişime ihtiyaç var" dedi.
Bakan Dinçer, ''Mesleki eğitimin, ekonomik kalkınmaya ve sosyal içeriğin artırılmasına katkı sağlayacağını'' belirterek, ''Ulusal düzeyde gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi ve kalkınmanın sağlanması için odak, mesleki eğitimdir'' diye konuştu.
Son Güncelleme: Perşembe, 17 May 2012 12:17
Gösterim: 1806
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Ali Karaca, Türkiye'de şu anda 32 bin 574 okulda, 7 milyon 185 bin 21 öğrenciye okul sütü dağıtıldığını belirterek, ''Bu projenin tek amacı çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini sağlamak ve ülkemizdeki süt tüketimi alışkanlığını artırmaktır'' dedi.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlık Konferans Salonu'nda, ''Sütüme Dokunma! Hayat Sütle Başlar'' konulu panel düzenlendi.
Panelin açılışına katılan ve sözlerine ''Maalesef sütümüze dokunuyorlar'' diye başlayan Ali Karaca, bilen bilmeyen veya meşhur olmak isteyenlerin, çıkıp sütle ilgili birtakım iddialarda bulunduğunu aktararak, bütün hayatı ve eğitimi boyunca kendisine öğretilenlerin tam tersi şeyler duyduğunu dile getirdi.
Sütü sevdiğini ve Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütleri, dağıtılmalarından önce kendisinin içtiğini kaydeden Karaca, ''Gerçekten şimdiye kadar, iddia ediyorum, siz de hepiniz için ve bakın tadına, marketlerdeki dağıtılan sütten daha kaliteli. Çünkü ben, Okul Sütü Programı'na başlarken, gıda kodeksinde en kaliteli süt olan tam yağlı sütün şartlarını teknik şartnameye koydum'' diye konuştu.
Tam yağlı sütün mutlaka ineğin memesinden çıkan sütten yapıldığını ve süt tozundan yapılma şansının olmadığını ifade eden Karaca, bu nedenle bu şartı koştuklarını anlattı.
Okul Sütü Projesi'nin, Türkiye'de ilk defa uygulanan bir proje olduğunu ve şimdiye kadar 1 milyon 200 bin öğrenciyi geçen bir uygulama yapılmadığını belirten Karaca, ilk defa tüm Türkiye'de 780 bin kilometre alan içerisinde bulunan tüm okullarda, ana sınıfından beşinci sınıfa kadar bu uygulamayı başlattıklarını söyledi.
Karaca, ''Ülkemizde şu anda 32 bin 574 okulda, 7 milyon 185 bin 21 öğrenciye okul sütü dağıtılıyor. Sütlerimiz 200 mililitrelik UHT kutu içerisinde, tam yağlı UHT süttür'' dedi.
Türkiye şartlarında, çocukların sağlığı açısından en uygun sütün UHT süt olması nedeniyle bunu tercih ettiklerini belirten Karaca, bu tip bir sistemde peynir altı suyu tozunun kullanılmasının da mümkün olmadığını, okul sütlerinin çiğ sütten yapılma koşulunu şartnamelere koyduklarını söyledi.
İhale şartnamesinin aksini yapanlara gerekli cezaların verileceğini kaydeden Karaca, üretim yapan her firmadan numune aldıklarını, bunun yanında okullarda dağıtılan her seriden de numuneler alındığını hatırlattı.
''Bayat sütten yapılıyor ve devlet arz fazlası sütü çocuklara içeriyor'' şeklindeki iddialarında dile getirildiğini aktaran Karaca, ''Arkadaşlar çok masumane olarak biz bu işe başladık. Hiçbir zaman süt arzını regüle etme gibi bir düşüncemiz olmadı. Bu projenin tek amacı çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini sağlamak ve ülkemizdeki süt tüketimi alışkanlığını artırmaktır'' ifadesini kullandı. Karaca, Okul Sütü Projesi kapsamında, 15 firmadan süt temin edildiği bilgisini verdi.
Sütün hayvancılığın gelişmesi açısından önemine işaret eden Karaca, bu konuda verilen destekler ile hayvancılıkla ilgili çalışmaları anlattı.
Sağlıklı süt üretimine daha fazla destek vereceklerini belirten Karaca, tarımsal destekler içerisinde hayvancılığa ayrılan pay ile hayvancılığa verilen destek miktarlarını artırdıklarını söyledi.
Daha önce hayvancılığın toplam tarımsal destek içeresindeki payının yüzde 4 olduğunu ifade eden Karaca, şu anda bu oranın yüzde 32'ye çıktığını belirtti.
Okul Sütü Projesi'ne olumlu bakıyoruz
Ankara Zootekni Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürsel Dellal ise sütün günümüzde dünyada ve Türkiye'de en önemli tarımsal ürün olduğunu belirterek, 2010 yılı FAO rakamlarına göre, sütün Türkiye'deki toplam değerinin yaklaşık 4 milyar lira olduğunu söyledi.
Sütün insan sağlığı ve beslenmesinin yanında ülke ekonomisine de son derece büyük katkı sağlayan bir ürün olduğunu dile getiren Dellal, son dönemlerde, sütün insan sağlığına etkileri konusunda bir bilgi kirliliği oluştuğunu anımsattı.
Bu konudaki argümanlardan birinin de ''süt kanser yapar'' argümanı olduğunu aktaran Dellal, ''Bugün ABD'de, belki çocuklardan daha çok erginler süt tüketiyor. Eğer böyle bir sav doğru olmuş olsaydı, ABD'nin büyük bir kısmının, süte bağlı kansere yakalanmış olması gerekecekti. Böyle bir şey yok'' dedi.
Öğretim görevlisi ve dernekleri olarak Okul Sütü Projesi'nin olumlu baktıkları bir proje olduğunu anlatan Dellal, AB ülkelerinde ve dünyanın çoğu ülkesinde bunun uygulandığını kaydetti. AB'de, okul sütünün yanı sıra, yakında meyve ve sebzelerin de okullarda dağıtılmasının gündeme geleceğini ifade eden Dellal, Türkiye'de de başlayan bu tür çalışmaların sekteye uğratılmadan desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Cemalettin Özden de Avrupa'da kişi başı yıllık 245 litrenin üzerinde süt tüketildiğini, Türkiye'de ise tüketilen sütün içecekler arasındaki payının ise yüzde 9 olduğunu dile getirdi.
Okul Sütü Projesi'nin genç nesillerin sağlıklı gelişmesine katkı sağlamak açısından önemli olduğunu vurgulayan Özden, özellikle okullarda gazlı içeceklerin yasaklanmasının ardından süte karşı yürütülen olumsuz kampanyaların son dönemde yoğunlaştığının gözlendiğini savundu.
Türkiye'de geçmişte yaklaşık 2 bin
Okul Sütü Projesi çok doğru bir projedir
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak ise süt, et ve yumurta ile ilgili olumsuz görüşlerin dile getirildiğini anımsatarak, ''Türk insanının, Türk çocuğunun, tüketeceği hayvansal üretim üzerine çok ciddi polemikler, çok ciddi spekülasyonlar yapılmaktadır'' diye konuştu.
Türkiye'de süt fazlalığı değil, açığının bulunduğunu vurgulayan Çolak, ''Çünkü Türk insanı süt içmiyor. Türk çocuğunun süt içmesi lazım. Türkiye'de yaşayan herkesin her yaş grubunda insanın süt içmesi lazım'' ifadesini kullandı.
Okul Sütü Projesi uygulamasını son derece olumlu bulduklarını kaydeden Çolak, bunun bir sosyal proje ve sosyal devlet anlayışının göstergesi olduğunu kaydetti.
''Okul Sütü Projesi çok doğru bir projedir'' diye konuşan Çolak, Ankara Üniversitesi olarak bu projenin tümüyle yanında ve devamından yana olduklarını, kusursuz sürdürülmesi konusunda da üzerlerine ne düşerse yerine getirmeye hazır olduklarını dile getirdi.
Panel sırasında, katılımcılara okul sütü ile Atatürk Orman Çiftliği üretimi sütler dağıtıldı ve sütlü tatlılar ikram edildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Ali Karaca, Türkiye'de şu anda 32 bin 574 okulda, 7 milyon 185 bin 21 öğrenciye okul sütü dağıtıldığını belirterek, ''Bu projenin tek amacı çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini sağlamak ve ülkemizdeki süt tüketimi alışkanlığını artırmaktır'' dedi.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlık Konferans Salonu'nda, ''Sütüme Dokunma! Hayat Sütle Başlar'' konulu panel düzenlendi.
Panelin açılışına katılan ve sözlerine ''Maalesef sütümüze dokunuyorlar'' diye başlayan Ali Karaca, bilen bilmeyen veya meşhur olmak isteyenlerin, çıkıp sütle ilgili birtakım iddialarda bulunduğunu aktararak, bütün hayatı ve eğitimi boyunca kendisine öğretilenlerin tam tersi şeyler duyduğunu dile getirdi.
Sütü sevdiğini ve Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütleri, dağıtılmalarından önce kendisinin içtiğini kaydeden Karaca, ''Gerçekten şimdiye kadar, iddia ediyorum, siz de hepiniz için ve bakın tadına, marketlerdeki dağıtılan sütten daha kaliteli. Çünkü ben, Okul Sütü Programı'na başlarken, gıda kodeksinde en kaliteli süt olan tam yağlı sütün şartlarını teknik şartnameye koydum'' diye konuştu.
Tam yağlı sütün mutlaka ineğin memesinden çıkan sütten yapıldığını ve süt tozundan yapılma şansının olmadığını ifade eden Karaca, bu nedenle bu şartı koştuklarını anlattı.
Okul Sütü Projesi'nin, Türkiye'de ilk defa uygulanan bir proje olduğunu ve şimdiye kadar 1 milyon 200 bin öğrenciyi geçen bir uygulama yapılmadığını belirten Karaca, ilk defa tüm Türkiye'de 780 bin kilometre alan içerisinde bulunan tüm okullarda, ana sınıfından beşinci sınıfa kadar bu uygulamayı başlattıklarını söyledi.
Karaca, ''Ülkemizde şu anda 32 bin 574 okulda, 7 milyon 185 bin 21 öğrenciye okul sütü dağıtılıyor. Sütlerimiz 200 mililitrelik UHT kutu içerisinde, tam yağlı UHT süttür'' dedi.
Türkiye şartlarında, çocukların sağlığı açısından en uygun sütün UHT süt olması nedeniyle bunu tercih ettiklerini belirten Karaca, bu tip bir sistemde peynir altı suyu tozunun kullanılmasının da mümkün olmadığını, okul sütlerinin çiğ sütten yapılma koşulunu şartnamelere koyduklarını söyledi.
İhale şartnamesinin aksini yapanlara gerekli cezaların verileceğini kaydeden Karaca, üretim yapan her firmadan numune aldıklarını, bunun yanında okullarda dağıtılan her seriden de numuneler alındığını hatırlattı.
''Bayat sütten yapılıyor ve devlet arz fazlası sütü çocuklara içeriyor'' şeklindeki iddialarında dile getirildiğini aktaran Karaca, ''Arkadaşlar çok masumane olarak biz bu işe başladık. Hiçbir zaman süt arzını regüle etme gibi bir düşüncemiz olmadı. Bu projenin tek amacı çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini sağlamak ve ülkemizdeki süt tüketimi alışkanlığını artırmaktır'' ifadesini kullandı. Karaca, Okul Sütü Projesi kapsamında, 15 firmadan süt temin edildiği bilgisini verdi.
Sütün hayvancılığın gelişmesi açısından önemine işaret eden Karaca, bu konuda verilen destekler ile hayvancılıkla ilgili çalışmaları anlattı.
Sağlıklı süt üretimine daha fazla destek vereceklerini belirten Karaca, tarımsal destekler içerisinde hayvancılığa ayrılan pay ile hayvancılığa verilen destek miktarlarını artırdıklarını söyledi.
Daha önce hayvancılığın toplam tarımsal destek içeresindeki payının yüzde 4 olduğunu ifade eden Karaca, şu anda bu oranın yüzde 32'ye çıktığını belirtti.
Okul Sütü Projesi'ne olumlu bakıyoruz
Ankara Zootekni Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürsel Dellal ise sütün günümüzde dünyada ve Türkiye'de en önemli tarımsal ürün olduğunu belirterek, 2010 yılı FAO rakamlarına göre, sütün Türkiye'deki toplam değerinin yaklaşık 4 milyar lira olduğunu söyledi.
Sütün insan sağlığı ve beslenmesinin yanında ülke ekonomisine de son derece büyük katkı sağlayan bir ürün olduğunu dile getiren Dellal, son dönemlerde, sütün insan sağlığına etkileri konusunda bir bilgi kirliliği oluştuğunu anımsattı.
Bu konudaki argümanlardan birinin de ''süt kanser yapar'' argümanı olduğunu aktaran Dellal, ''Bugün ABD'de, belki çocuklardan daha çok erginler süt tüketiyor. Eğer böyle bir sav doğru olmuş olsaydı, ABD'nin büyük bir kısmının, süte bağlı kansere yakalanmış olması gerekecekti. Böyle bir şey yok'' dedi.
Öğretim görevlisi ve dernekleri olarak Okul Sütü Projesi'nin olumlu baktıkları bir proje olduğunu anlatan Dellal, AB ülkelerinde ve dünyanın çoğu ülkesinde bunun uygulandığını kaydetti. AB'de, okul sütünün yanı sıra, yakında meyve ve sebzelerin de okullarda dağıtılmasının gündeme geleceğini ifade eden Dellal, Türkiye'de de başlayan bu tür çalışmaların sekteye uğratılmadan desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Cemalettin Özden de Avrupa'da kişi başı yıllık 245 litrenin üzerinde süt tüketildiğini, Türkiye'de ise tüketilen sütün içecekler arasındaki payının ise yüzde 9 olduğunu dile getirdi.
Okul Sütü Projesi'nin genç nesillerin sağlıklı gelişmesine katkı sağlamak açısından önemli olduğunu vurgulayan Özden, özellikle okullarda gazlı içeceklerin yasaklanmasının ardından süte karşı yürütülen olumsuz kampanyaların son dönemde yoğunlaştığının gözlendiğini savundu.
Türkiye'de geçmişte yaklaşık 2 bin
Okul Sütü Projesi çok doğru bir projedir
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak ise süt, et ve yumurta ile ilgili olumsuz görüşlerin dile getirildiğini anımsatarak, ''Türk insanının, Türk çocuğunun, tüketeceği hayvansal üretim üzerine çok ciddi polemikler, çok ciddi spekülasyonlar yapılmaktadır'' diye konuştu.
Türkiye'de süt fazlalığı değil, açığının bulunduğunu vurgulayan Çolak, ''Çünkü Türk insanı süt içmiyor. Türk çocuğunun süt içmesi lazım. Türkiye'de yaşayan herkesin her yaş grubunda insanın süt içmesi lazım'' ifadesini kullandı.
Okul Sütü Projesi uygulamasını son derece olumlu bulduklarını kaydeden Çolak, bunun bir sosyal proje ve sosyal devlet anlayışının göstergesi olduğunu kaydetti.
''Okul Sütü Projesi çok doğru bir projedir'' diye konuşan Çolak, Ankara Üniversitesi olarak bu projenin tümüyle yanında ve devamından yana olduklarını, kusursuz sürdürülmesi konusunda da üzerlerine ne düşerse yerine getirmeye hazır olduklarını dile getirdi.
Panel sırasında, katılımcılara okul sütü ile Atatürk Orman Çiftliği üretimi sütler dağıtıldı ve sütlü tatlılar ikram edildi.
Son Güncelleme: Perşembe, 17 May 2012 13:50
Gösterim: 2284
Zonguldak’ta özel bir okulda 12 yaşındaki otistik öğrenciyi döven beden eğitimi öğretmenini üniversite öğrencileri cep telefonuyla görüntüledi.
Zonguldak’ın Kilimli Beldesi’ndeki Sevgi Bağı Eğitim Uygulama Okulu’nda ücretli olarak görev yapan beden eğitimi öğretmeni O.A.’nın, derse girmek istemeyen 12 yaşındaki otistik öğrenci Ruveyda Batak’ın başına pet şişeyle, bacağına da ayağı ile vurması, okulun karşısındaki Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Meslek Yüksekokulu öğrencileri tarafından cep telefonuyla görüntülendi.
Olay, geçen 7 Mayıs’ta, 35 engelli öğrencinin eğitim gördüğü Sevgi Bağı Eğitim Uygulama Okulu’nda teneffüs sırasında meydana geldi. Ders zilinin çalmasıyla bahçedeki öğrenciler, öğretmenleri nezaretinde içeriye girerken, Ruveyda Batak derse girmemek için bahçenin köşesine kaçtı. Okulda ücretli olarak görev yapan beden eğitimi öğretmeni O.A., yere oturarak bağıran öğrencinin başına elindeki pet şişesi ile vurdu. Öğretmen, bu kez yere uzanıp bağırmaya devam eden öğrencinin başına tekrar vurup kolundan çekiştirerek kaldırdı. Yanındaki kadın öğretmen ile birkaç adım attıktan sonra tekrar kendini yere bırakan öğrenciye, öğretmen O.A., bu kez ayağı ile vurdu.
YÜKSEKOKUL ÖĞRENCİLERİ ŞİDDETİ GÖRÜNTÜLEDİ
Kadın öğretmenin konuşup kolundan tutarak kaldırdığı öğrenci sınıfa götürülürken, öğretmen O.A.’nın öğrenciye olan davranışı, okulun karşısındaki Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Meslek Yüksekokulu öğrencileri tarafından cep telefonuyla görüntülendi. Görüntülerde öğretmenin, olanları kaydettiklerini fark ettiği öğrencilere tepki gösterdiği görülüyor. Öğrencilerin, "2 saattir aynı şeyi yapıyorsunuz. Ayıp değil mi?" demesi üzerine öğretmenin, "Terbiyesiz" diye karşılık vermesi de dikkat çekiyor.
AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU
Öğrencilerin görüntüleri teslim ettiği polis, durumu otistik öğrenci Ruveyda Batak’ın ailesine bildirdi. Karakolda görüntüleri izleyen 15 yıllık imam 40 yaşındaki Muhammet Batak, öğretmen hakkında şikayette bulundu. Öğretmen O.A., karakolda ifadesi alındıktan sonra savcının talimatıyla serbest bırakıldı. Polisin, olayla ilgili okuldaki diğer öğretmenlerin de ifadesine başvurduğu belirtildi.
İDARİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Olayın ardından hem otistik Ruveyda hem de zihinsel engelli diğer kızı 14 yaşındaki Rumeysa Batak’ı okula göndermeyen Muhammet Batak, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de şikayette bulundu. İl Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek, konuyla ilgili idari soruşturma başlattıklarını, müfettişlerin incelemeyi sürdürdüğünü söyledi. Özbek, soruşturma sonucuna göre gerekenin yapılacağını kaydetti.
ŞAKA YOLUYLA VURMUŞ
Okul Müdürü Durmuş Çeküç ise olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın sürdüğünü belirterek, "Öğretmen, öğrenciyi yerden kaldırmak için şaka yoluyla hafif bir şekilde vurduğunu söylüyor. Öğrencinin iyiliği için, bir an önce yerden kaldırıp diğer öğrencilerle birlikte sınıfa gitmek için acele ettiğini söylüyor. Ben görüntüleri izlemedim. Ancak şiddet içeren bir durum varsa olayı tasvip etmem mümkün değil" diye konuştu.
"BU OLAYI KABULLENEMİYORUM"
Muhammet Batak, görüntüleri izlediğinde şoke olduğunu söyledi. Kızının, öğretmenlerinin kendisiyle ilgilenmesi için öyle davrandığını anlatan Muhammet Batak, "Öğretmen ise kızımın başına pet şişesi ile 3-4 defa vuruyor. Sonra yerden sert bir şekilde kaldırıyor ve bir başka öğretmene teslim ediyor. Kızım tekrar kendini yere bıraktığında, ’niye kalkmıyorsun’ der gibi ayağına doğru tekme atıyor. Bu olay ilk defa mı oldu bilmiyoruz. Aldığımız bilgiler ise buna benzer davranışları olduğu yönünde. Ben çocularımı bir haftadır okula göndermiyorum. Bu olayı kabullenemiyorum, içime sindiremiyorum. Öğretmenin cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Zonguldak’ta özel bir okulda 12 yaşındaki otistik öğrenciyi döven beden eğitimi öğretmenini üniversite öğrencileri cep telefonuyla görüntüledi.
Zonguldak’ın Kilimli Beldesi’ndeki Sevgi Bağı Eğitim Uygulama Okulu’nda ücretli olarak görev yapan beden eğitimi öğretmeni O.A.’nın, derse girmek istemeyen 12 yaşındaki otistik öğrenci Ruveyda Batak’ın başına pet şişeyle, bacağına da ayağı ile vurması, okulun karşısındaki Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Meslek Yüksekokulu öğrencileri tarafından cep telefonuyla görüntülendi.
Olay, geçen 7 Mayıs’ta, 35 engelli öğrencinin eğitim gördüğü Sevgi Bağı Eğitim Uygulama Okulu’nda teneffüs sırasında meydana geldi. Ders zilinin çalmasıyla bahçedeki öğrenciler, öğretmenleri nezaretinde içeriye girerken, Ruveyda Batak derse girmemek için bahçenin köşesine kaçtı. Okulda ücretli olarak görev yapan beden eğitimi öğretmeni O.A., yere oturarak bağıran öğrencinin başına elindeki pet şişesi ile vurdu. Öğretmen, bu kez yere uzanıp bağırmaya devam eden öğrencinin başına tekrar vurup kolundan çekiştirerek kaldırdı. Yanındaki kadın öğretmen ile birkaç adım attıktan sonra tekrar kendini yere bırakan öğrenciye, öğretmen O.A., bu kez ayağı ile vurdu.
YÜKSEKOKUL ÖĞRENCİLERİ ŞİDDETİ GÖRÜNTÜLEDİ
Kadın öğretmenin konuşup kolundan tutarak kaldırdığı öğrenci sınıfa götürülürken, öğretmen O.A.’nın öğrenciye olan davranışı, okulun karşısındaki Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Meslek Yüksekokulu öğrencileri tarafından cep telefonuyla görüntülendi. Görüntülerde öğretmenin, olanları kaydettiklerini fark ettiği öğrencilere tepki gösterdiği görülüyor. Öğrencilerin, "2 saattir aynı şeyi yapıyorsunuz. Ayıp değil mi?" demesi üzerine öğretmenin, "Terbiyesiz" diye karşılık vermesi de dikkat çekiyor.
AİLE ŞİKAYETÇİ OLDU
Öğrencilerin görüntüleri teslim ettiği polis, durumu otistik öğrenci Ruveyda Batak’ın ailesine bildirdi. Karakolda görüntüleri izleyen 15 yıllık imam 40 yaşındaki Muhammet Batak, öğretmen hakkında şikayette bulundu. Öğretmen O.A., karakolda ifadesi alındıktan sonra savcının talimatıyla serbest bırakıldı. Polisin, olayla ilgili okuldaki diğer öğretmenlerin de ifadesine başvurduğu belirtildi.
İDARİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Olayın ardından hem otistik Ruveyda hem de zihinsel engelli diğer kızı 14 yaşındaki Rumeysa Batak’ı okula göndermeyen Muhammet Batak, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de şikayette bulundu. İl Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek, konuyla ilgili idari soruşturma başlattıklarını, müfettişlerin incelemeyi sürdürdüğünü söyledi. Özbek, soruşturma sonucuna göre gerekenin yapılacağını kaydetti.
ŞAKA YOLUYLA VURMUŞ
Okul Müdürü Durmuş Çeküç ise olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın sürdüğünü belirterek, "Öğretmen, öğrenciyi yerden kaldırmak için şaka yoluyla hafif bir şekilde vurduğunu söylüyor. Öğrencinin iyiliği için, bir an önce yerden kaldırıp diğer öğrencilerle birlikte sınıfa gitmek için acele ettiğini söylüyor. Ben görüntüleri izlemedim. Ancak şiddet içeren bir durum varsa olayı tasvip etmem mümkün değil" diye konuştu.
"BU OLAYI KABULLENEMİYORUM"
Muhammet Batak, görüntüleri izlediğinde şoke olduğunu söyledi. Kızının, öğretmenlerinin kendisiyle ilgilenmesi için öyle davrandığını anlatan Muhammet Batak, "Öğretmen ise kızımın başına pet şişesi ile 3-4 defa vuruyor. Sonra yerden sert bir şekilde kaldırıyor ve bir başka öğretmene teslim ediyor. Kızım tekrar kendini yere bıraktığında, ’niye kalkmıyorsun’ der gibi ayağına doğru tekme atıyor. Bu olay ilk defa mı oldu bilmiyoruz. Aldığımız bilgiler ise buna benzer davranışları olduğu yönünde. Ben çocularımı bir haftadır okula göndermiyorum. Bu olayı kabullenemiyorum, içime sindiremiyorum. Öğretmenin cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.
(milliyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 17 May 2012 11:49
Gösterim: 2305

