Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanlığı, ilk ve ortaöğretim derslerinin bazılarını güncelledi. Güncellenen dersler arasında, İngilizce, fen bilimleri, fizik, kimya biyoloji ve matematik dersleri yer alıyor
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İngilizce, fen bilimleri, fizik, kimya biyoloji ve matematik derslerinin bazı sınıflara ait programlarının güncellendiğini bildirerek, ''Daha iyi öğretmek için daha az ve öz ancak gerçekten hayatla ilişkili bilgi ve beceri, değer ve tutumlara odaklanmak zorundayız'' dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nda (MEB) düzenlenen ''İlköğretim ve Ortaöğretimde Bazı Derslerin Öğretim Programlarının Güncellenmesi'' konulu basın toplantısına, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altınbaşak, MEB Müşteşarı Emin Zararsız, Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, Talim Terbiye Kurulu Başkanı Emin Karip, Ortaöğretim Genel Müdürü Ercan Türk ile diğer ilgililer katıldı.
Konuşmasına, ''Protokol konuşmalarının hitap kısmında hep zorlanıyorum'' diyerek başlayan Bakan Avcı, yine yazılı bir metin okuyacağını, Emin Karip'in de salonu kontrol ederek, uyuyanları sayacağını söyleyerek espri yaptı.
Bakan Avcı, bilim ve teknolojideki gelişmelerle bireylerin, toplumum ve ekonominin ihtiyaçlarındaki değişmelerin öğretim programlarının gözden geçirilmesini zorunlu kıldığını vurgulayarak, 2005'te yapılan köklü bir değişimle yapılandırmacı bir anlayışa doğru zihinsel dönüşümün başladığını söyledi.
Zorunlu eğitim liseleri de kapsayacak şekilde düzenlenmeli
Zorunlu eğitimin liseleri de kapsayacak şekilde düzenlenmesinin, ilkokul, ortaokul ve liselerin öğretim programlarının 12 yıllık zorunlu eğitim hedefleri kapsamında gözden geçirilmesi ihtiyacını doğurduğunu belirten Avcı, ''Öğretim programlarının, farklı ilgi, ihtiyaç, yetenek ve potansiyellere sahip öğrencilerin öğrenme ve gelişim ihtiyaçlarını karşılaşacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir'' diye konuştu.
2005'teki sadeleştirmeye rağmen öğretim programlarının bugün hala gereğinden fazla yoğun olduğuna işaret eden Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Her şeyi öğretmeye çalışırken bilgileri yoğunlaştırılmış biçimde yükleme sebebiyle birçok öğrencinin öğrenmesinde güçlükler oluşmaktır. Daha iyi öğretmek için daha az ve öz ancak gerçekten hayatla ilişkili bilgi ve beceri, değer ve tutumlara odaklanmak zorundayız. Ancak öğretim programlarının içeriğinin sadeleştirilmesi ve seyreltilmesinde titiz bir çalışmayla ölçülü ve kademeli sadeleştirme ve seyreltme yapılmasına özen gösterilmiştir.''
Öğretim programlarının revize edilmesi çalışmaları kapsamında 35 üniversiteden 86 akademisyen ve 28 öğretmenin katılımıyla 230 toplantı, 24 panel düzenlendiğini anlatan Avcı, çalışmalar neticesinde güncellenen öğretim programlarına ilişkin şu bilgileri verdi:
''İlköğretim kurumları İngilizce 2-8. sınıflarla fen bilimleri 3-8'inci sınıflar, ortaokul matematik 5'ten 8'e kadar, ortaöğretim fizik 9, 10, 11 ve 12'inci sınıflar, ortaöğretim kimya 9, 10, 11 ve 12'inci sınıflar, ortaöğretim biyoloji 9, 10, 11 ve 12'inci sınıflar, ortaöğretim matematik 9, 10, 11 ve 12'inci sınıflar.
Güncellenen öğretim programları kademeli olarak uygulamaya konulacak. Güncellenen öğretim programlarının ilk uygulamaları, 2013-2014 eğitim öğretim yılında başlayacak. Yani önümüzdeki yıl.''
''Bilimsel, teknolojik ve toplumsal gelişmeler dikkate alındı''
Bakan Avcı, güncellenen tüm öğretim programlarında, kazanımlar ve içeriklerin sadeleştirildiğini söyledi.
Öğretim programlarının giriş bölümündeki açıklamaların sadeleştirildiğini, kazanımların daha kolay okunabilir ve algılanabilir şekilde düzenlendiğini belirten Avcı, kazanımların 12 yıllık zorunlu eğitim süresi dikkate alınarak, öğretim kademeleri ve sınıflar düzeyinde gözden geçirildiğini kaydetti.
Bakan Avcı, ''Kazanımlar bilimsel, teknolojik ve toplumsal gelişmeler dikkate alınarak güncellenmiştir. Kazanımlarla günlük hayat ilişkisi güncellenmiştir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin aktif olarak kullanılabileceği konu ve kazanımlar vurgu yapılarak, z kitap, etkileşimli tahta gibi uygulamalar için zemin oluşturulmuştur'' dedi.
Matematik, fizik, kimya ve biyoloji derslerinde 9 ve 10. sınıfların temel düzey olarak düzenlendiğini dile getiren Avcı, tüm öğrencilerin temel matematik ve fen bilimleri becerilerini kazanmalarını sağlayacak esnek bir yapı oluşturulduğunu söyledi.
Avcı, kazanımların, bilişim teknolojilerinin öğretim uygulamalarıyla bütünleştirilmesini sağlayacak ve analitik düşünme becerileriyle 21. yüzyıl becerilerini geliştirecek şekilde düzenlendiğini; içerik okuma, algılama ve uygulamayı kolaylaştıracak, uygulayıcılara esneklik sağlayacak şekilde sadeleştirildiğini bildirdi.
Öğretim programlarının hayata geçirilmesinde en büyük sorumluluğun öğretmenlere düştüğüne dikkati çeken Avcı, Bakanlık olarak öğretmenlere daha çok inisiyatif vererek, daha başarılı olacaklarına inandıklarını ve onlara güvendiklerini kaydetti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Milli Eğitim Bakanlığı, ilk ve ortaöğretim derslerinin bazılarını güncelledi. Güncellenen dersler arasında, İngilizce, fen bilimleri, fizik, kimya biyoloji ve matematik dersleri yer alıyor
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İngilizce, fen bilimleri, fizik, kimya biyoloji ve matematik derslerinin bazı sınıflara ait programlarının güncellendiğini bildirerek, ''Daha iyi öğretmek için daha az ve öz ancak gerçekten hayatla ilişkili bilgi ve beceri, değer ve tutumlara odaklanmak zorundayız'' dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nda (MEB) düzenlenen ''İlköğretim ve Ortaöğretimde Bazı Derslerin Öğretim Programlarının Güncellenmesi'' konulu basın toplantısına, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altınbaşak, MEB Müşteşarı Emin Zararsız, Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, Talim Terbiye Kurulu Başkanı Emin Karip, Ortaöğretim Genel Müdürü Ercan Türk ile diğer ilgililer katıldı.
Konuşmasına, ''Protokol konuşmalarının hitap kısmında hep zorlanıyorum'' diyerek başlayan Bakan Avcı, yine yazılı bir metin okuyacağını, Emin Karip'in de salonu kontrol ederek, uyuyanları sayacağını söyleyerek espri yaptı.
Bakan Avcı, bilim ve teknolojideki gelişmelerle bireylerin, toplumum ve ekonominin ihtiyaçlarındaki değişmelerin öğretim programlarının gözden geçirilmesini zorunlu kıldığını vurgulayarak, 2005'te yapılan köklü bir değişimle yapılandırmacı bir anlayışa doğru zihinsel dönüşümün başladığını söyledi.
Zorunlu eğitim liseleri de kapsayacak şekilde düzenlenmeli
Zorunlu eğitimin liseleri de kapsayacak şekilde düzenlenmesinin, ilkokul, ortaokul ve liselerin öğretim programlarının 12 yıllık zorunlu eğitim hedefleri kapsamında gözden geçirilmesi ihtiyacını doğurduğunu belirten Avcı, ''Öğretim programlarının, farklı ilgi, ihtiyaç, yetenek ve potansiyellere sahip öğrencilerin öğrenme ve gelişim ihtiyaçlarını karşılaşacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir'' diye konuştu.
2005'teki sadeleştirmeye rağmen öğretim programlarının bugün hala gereğinden fazla yoğun olduğuna işaret eden Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Her şeyi öğretmeye çalışırken bilgileri yoğunlaştırılmış biçimde yükleme sebebiyle birçok öğrencinin öğrenmesinde güçlükler oluşmaktır. Daha iyi öğretmek için daha az ve öz ancak gerçekten hayatla ilişkili bilgi ve beceri, değer ve tutumlara odaklanmak zorundayız. Ancak öğretim programlarının içeriğinin sadeleştirilmesi ve seyreltilmesinde titiz bir çalışmayla ölçülü ve kademeli sadeleştirme ve seyreltme yapılmasına özen gösterilmiştir.''
Öğretim programlarının revize edilmesi çalışmaları kapsamında 35 üniversiteden 86 akademisyen ve 28 öğretmenin katılımıyla 230 toplantı, 24 panel düzenlendiğini anlatan Avcı, çalışmalar neticesinde güncellenen öğretim programlarına ilişkin şu bilgileri verdi:
''İlköğretim kurumları İngilizce 2-8. sınıflarla fen bilimleri 3-8'inci sınıflar, ortaokul matematik 5'ten 8'e kadar, ortaöğretim fizik 9, 10, 11 ve 12'inci sınıflar, ortaöğretim kimya 9, 10, 11 ve 12'inci sınıflar, ortaöğretim biyoloji 9, 10, 11 ve 12'inci sınıflar, ortaöğretim matematik 9, 10, 11 ve 12'inci sınıflar.
Güncellenen öğretim programları kademeli olarak uygulamaya konulacak. Güncellenen öğretim programlarının ilk uygulamaları, 2013-2014 eğitim öğretim yılında başlayacak. Yani önümüzdeki yıl.''
''Bilimsel, teknolojik ve toplumsal gelişmeler dikkate alındı''
Bakan Avcı, güncellenen tüm öğretim programlarında, kazanımlar ve içeriklerin sadeleştirildiğini söyledi.
Öğretim programlarının giriş bölümündeki açıklamaların sadeleştirildiğini, kazanımların daha kolay okunabilir ve algılanabilir şekilde düzenlendiğini belirten Avcı, kazanımların 12 yıllık zorunlu eğitim süresi dikkate alınarak, öğretim kademeleri ve sınıflar düzeyinde gözden geçirildiğini kaydetti.
Bakan Avcı, ''Kazanımlar bilimsel, teknolojik ve toplumsal gelişmeler dikkate alınarak güncellenmiştir. Kazanımlarla günlük hayat ilişkisi güncellenmiştir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin aktif olarak kullanılabileceği konu ve kazanımlar vurgu yapılarak, z kitap, etkileşimli tahta gibi uygulamalar için zemin oluşturulmuştur'' dedi.
Matematik, fizik, kimya ve biyoloji derslerinde 9 ve 10. sınıfların temel düzey olarak düzenlendiğini dile getiren Avcı, tüm öğrencilerin temel matematik ve fen bilimleri becerilerini kazanmalarını sağlayacak esnek bir yapı oluşturulduğunu söyledi.
Avcı, kazanımların, bilişim teknolojilerinin öğretim uygulamalarıyla bütünleştirilmesini sağlayacak ve analitik düşünme becerileriyle 21. yüzyıl becerilerini geliştirecek şekilde düzenlendiğini; içerik okuma, algılama ve uygulamayı kolaylaştıracak, uygulayıcılara esneklik sağlayacak şekilde sadeleştirildiğini bildirdi.
Öğretim programlarının hayata geçirilmesinde en büyük sorumluluğun öğretmenlere düştüğüne dikkati çeken Avcı, Bakanlık olarak öğretmenlere daha çok inisiyatif vererek, daha başarılı olacaklarına inandıklarını ve onlara güvendiklerini kaydetti.
Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Şubat 2013 14:10
Gösterim: 2764
MEB, açıköğretim genelgesi yayımladı. 2012-2013 açıköğretim genelgesi
Açıköğretim ortaokul ve liselerine kayıt-kabul, veri girişi ve diğer iş ve işlemleri halk eğitimi merkezi (HEM) ile mesleki eğitim merkezi (MEM) müdürlüklerince yürütülecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, ''Açıköğretim Okullarının İş ve İşlemleri Genelgesi''ni yayımladı.
Genelgede, 25 Ağustos 2011 tarihli ve 652 sayılı ''Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'' ile yeniden yapılandığı ve bakanlık birimlerinin görevlerinin yeniden belirlendiği hatırlatıldı.
Açıköğretimle ilgili iş ve işlemlerin de Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğuna verildiği ifade edilen genelgede, bu kapsamda açıköğretim hizmetlerinin yaygınlaştırılması, hızlandırılması, vatandaşın erişimlerinin kolaylaştırılması, kaynakların verimli kullanılması, hizmetin daha etkin ve nitelikli bir şekilde sunulması amacıyla bazı tedbirlerin alınmasına ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.
Genelgeye göre, açıköğretim ortaokulu ve açık öğretim lisesi kayıt-kabul, veri girişi ve diğer iş ve işlemleri halk eğitimi merkezi ile mesleki eğitim merkezi müdürlükleri tarafından yürütülecek. Halk eğitimi merkezi ve mesleki eğitim merkezi müdürlüklerince ihtiyacın karşılanamadığı durumlarda il-ilçe milli eğitim müdürlüklerince gerekli tedbirler alınacak.
Mesleki açıköğretim lisesinin yüz yüze eğitimleri, ilgili örgün eğitim kurumlarında yapılması nedeniyle kayıt-kabul, veri girişi ve diğer iş ve işlemleri de meslek liseleri ve imam hatip liselerince yapılacak. Ayrıca yüz yüze eğitim vermeye uygun halk eğitimi merkezi ve mesleki eğitim merkezi müdürlükleri de bu işlemleri yürütecek.
Örgün eğitim kurumlarında halen tutulan kayıt-kabul evrakı ve diğer dokümanlar, il-ilçe milli eğitim müdürlüklerinin koordinesinde iş ve işlemleri yürütecek olan ilgili kurum müdürlüklerine devredilecek.
Diploma hariç yeni kayıt, kayıt yenileme ve her türlü belge düzenlemesine ilişkin iş ve işlemler kaydın yapıldığı okul kurum müdürlükleri tarafından yürütülecek ve ilgili evrak, kayıt yapılan müdürlükler tarafından saklanacak.
Elektronik ortamda gerçekleştirilecek işlemlerle ilgili okul ve kurum müdürlüklerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin açıklamalar, açıköğretim okullarının internet sayfasından ilan edilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
MEB, açıköğretim genelgesi yayımladı. 2012-2013 açıköğretim genelgesi
Açıköğretim ortaokul ve liselerine kayıt-kabul, veri girişi ve diğer iş ve işlemleri halk eğitimi merkezi (HEM) ile mesleki eğitim merkezi (MEM) müdürlüklerince yürütülecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, ''Açıköğretim Okullarının İş ve İşlemleri Genelgesi''ni yayımladı.
Genelgede, 25 Ağustos 2011 tarihli ve 652 sayılı ''Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'' ile yeniden yapılandığı ve bakanlık birimlerinin görevlerinin yeniden belirlendiği hatırlatıldı.
Açıköğretimle ilgili iş ve işlemlerin de Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğuna verildiği ifade edilen genelgede, bu kapsamda açıköğretim hizmetlerinin yaygınlaştırılması, hızlandırılması, vatandaşın erişimlerinin kolaylaştırılması, kaynakların verimli kullanılması, hizmetin daha etkin ve nitelikli bir şekilde sunulması amacıyla bazı tedbirlerin alınmasına ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.
Genelgeye göre, açıköğretim ortaokulu ve açık öğretim lisesi kayıt-kabul, veri girişi ve diğer iş ve işlemleri halk eğitimi merkezi ile mesleki eğitim merkezi müdürlükleri tarafından yürütülecek. Halk eğitimi merkezi ve mesleki eğitim merkezi müdürlüklerince ihtiyacın karşılanamadığı durumlarda il-ilçe milli eğitim müdürlüklerince gerekli tedbirler alınacak.
Mesleki açıköğretim lisesinin yüz yüze eğitimleri, ilgili örgün eğitim kurumlarında yapılması nedeniyle kayıt-kabul, veri girişi ve diğer iş ve işlemleri de meslek liseleri ve imam hatip liselerince yapılacak. Ayrıca yüz yüze eğitim vermeye uygun halk eğitimi merkezi ve mesleki eğitim merkezi müdürlükleri de bu işlemleri yürütecek.
Örgün eğitim kurumlarında halen tutulan kayıt-kabul evrakı ve diğer dokümanlar, il-ilçe milli eğitim müdürlüklerinin koordinesinde iş ve işlemleri yürütecek olan ilgili kurum müdürlüklerine devredilecek.
Diploma hariç yeni kayıt, kayıt yenileme ve her türlü belge düzenlemesine ilişkin iş ve işlemler kaydın yapıldığı okul kurum müdürlükleri tarafından yürütülecek ve ilgili evrak, kayıt yapılan müdürlükler tarafından saklanacak.
Elektronik ortamda gerçekleştirilecek işlemlerle ilgili okul ve kurum müdürlüklerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin açıklamalar, açıköğretim okullarının internet sayfasından ilan edilecek.
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Ocak 2013 12:22
Gösterim: 2462
Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer arasında imzalanan ''Hukuk ve Adalet Dersi'' öğretim programı işbirliği protokolü ile gelecek eğitim ve öğretim yılından itibaren ilköğretim 6 ve 7. sınıflara seçmeli ''Hukuk ve Adalet'' dersi verilecek.
Öğrencilerde hukuk bilincinin geliştirilmesi uygulamaları ve ''Hukuk ve Adalet Dersi'' öğretim programı geliştirmek için işbirliği protokolü imza törenine, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım da katıldı.
Törende konuşan Ergin, demokratik hukuk devletinde hak arama kanallarının açık olmasının temel bir meşruiyet kaynağı olduğunu söyledi. Kanunlarını hukuka, hukukunu evrensel adalet ve insan hakları esasına dayandıran bir devlet anlayışının, adalet hizmetlerinin etkin, verimli ve hızlı şekilde yürütülmesini zorunlu kıldığını belirten Ergin, bu ihtiyaca uygun olarak adalet hizmetlerinde çok yönlü bir reform programını hayata geçirdiklerini kaydetti.
Adalet hizmetlerinin hızlı, verimli ve etkin yürütülebilmesi için yaptıkları çalışmaları anlatan Ergin, yargı sisteminde son 10 yılda hızlı bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Ergin, Yargı Reformu Stratejisi ile belirlenen hedeflerin büyük ölçüde tamamlandığını ve verimli sonuçlar alındığını söyledi.
Hak arama kanallarının açık tutulması kadar toplumda hak arama bilincinin ayakta tutulmasının da büyük önem taşıdığına işaret eden Ergin, bu noktada öne çıkan koruyucu hukuk uygulamalarının, başta Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu tavsiye kararları olmak üzere uluslararası belgelerde de öteden beri destek ve teşvik gördüğünü kaydetti.
Hukuk anlayışları geliştirilecek
Koruyucu hukuk uygulamaları kapsamında yürütülen çalışmalarla kişilerin hukuki sorunları ele alma kapasitelerinin ve hukuk anlayışlarının geliştirilmesinin öngörüldüğünü anlatan Ergin, şöyle devam etti:
''Hukuk bilincinin yüksek olduğu toplumlarda uyuşmazlık çıkma ihtimalinin daha az olduğu, uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle daha kolay çözüldüğünü bilmekteyiz. Daha az ihtilafa düşen, ihtilafa düştüğünde bunu demokratik hak arama yöntemleriyle çözen bir toplumun varlığı güçlü bir sosyal ve kültürel altyapıyla mümkündür. İnsan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi temel misyonunda eğitim ve öğretimin kilit rolü bulunmaktadır. Kuşkusuz bu eğitim süreci ailede başlayacak, okul ve diğer kaynaklarla devam etmektedir. Çocuklar ve gençler aileden, çevreden, medyadan ve okuldan aldığı eğitimle kendilerini hayata hazırlamaktadır. Bu süreçte, aileden ve okuldan yeterli desteği ve eğitimi almamış kişilerin hak ve sorumluluk bilincinin yeterli düzeyde gelişimi de mümkün olamamaktadır. Ülke çapında hukuk bilincinin geliştirilmesi ve vatandaşlar arasında uyuşmazlıkların çıkmadan önlenmesi amacıyla temel hukuk bilgilerinin ilköğretim çağından itibaren öğretilmesi zorunludur. Demokratik hoşgörü, birlikte yaşama ve farklılıklara saygı kültürünün topluma egemen olması için hukuk ve adalet eğitimine ihtiyaç bulunmaktadır.''
Ergin, bu zamana kadar çocuklarda, medeni bir ülkede yaşayan bireylerin hakları, hak arama konusunda çekingen olmama ve haksızlıklar karşısında duyarlı olma konularında gerekli bilincin oluşturulabilmesi için yeterli çaba gösterilmediğini kaydetti.
Oysa gelişmiş demokrasilerdeki eğitim sistemlerinde bu konuda önemli yöntemler geliştirildiğini anlatan Ergin, bu ülkelerde, birey haklarının ne olduğu ve hak arama yolları hakkında uygulamalı eğitim metotlarının çocukların anlayabileceği biçimde hazırlandığını, derslerin yanı sıra yargı kurumlarına ziyaretler, olay incelemeleri, yargı mensuplarınca verilen seminerler ve çocuklara yönelik hazırlanmış eğitim materyallerinin önemli işlevler gördüğünü ifade etti.
Sadullah Ergin, kendilerinin de bu doğrultuda bir sistemin oluşturulması ve çocukların ilköğretim çağından itibaren geleceğe hazırlanmasını amaçladıklarını anlattı. Bu çalışma için kapsamlı bir hazırlık dönemi geçirildiğini, birçok ülkedeki örneklerin yerinde incelendiğini kaydeden Ergin, ülke genelinde kişilerin hukuki bilgi, tutum ve algıları hakkında kamuoyu araştırmaları yapıldığını söyledi.
Bakan Ergin, bu araştırma sonuçlarının, temel haklar ve adalet sisteminin genel işleyişine dair toplumun bilgilendirilme ihtiyacını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Tüm incelemelerden sonra Türkiye'de birçok akademisyen ve eğitimcinin görüşlerine başvurulduğunu ve ülkeye özgü bir metodun hazırlanması için çalışıldığını anlatan Ergin, başlangıçta ilköğretim 6 ve 7. sınıflarda seçmeli ders olarak ''Hukuk ve Adalet Dersi''nin önümüzdeki eğitim ve öğretim yılından itibaren okutulmaya başlanmasına karar verildiğini bildirdi.
Uygulama ve program geliştirme sürecinin, katılımcı bir yöntemle sürdürüleceğini ifade eden Ergin, başta Milli Eğitim Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türkiye Adalet Akademisi ve Türkiye Barolar Birliği gibi kurumların destekleriyle sürecin devam ettiğini bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer arasında imzalanan ''Hukuk ve Adalet Dersi'' öğretim programı işbirliği protokolü ile gelecek eğitim ve öğretim yılından itibaren ilköğretim 6 ve 7. sınıflara seçmeli ''Hukuk ve Adalet'' dersi verilecek.
Öğrencilerde hukuk bilincinin geliştirilmesi uygulamaları ve ''Hukuk ve Adalet Dersi'' öğretim programı geliştirmek için işbirliği protokolü imza törenine, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım da katıldı.
Törende konuşan Ergin, demokratik hukuk devletinde hak arama kanallarının açık olmasının temel bir meşruiyet kaynağı olduğunu söyledi. Kanunlarını hukuka, hukukunu evrensel adalet ve insan hakları esasına dayandıran bir devlet anlayışının, adalet hizmetlerinin etkin, verimli ve hızlı şekilde yürütülmesini zorunlu kıldığını belirten Ergin, bu ihtiyaca uygun olarak adalet hizmetlerinde çok yönlü bir reform programını hayata geçirdiklerini kaydetti.
Adalet hizmetlerinin hızlı, verimli ve etkin yürütülebilmesi için yaptıkları çalışmaları anlatan Ergin, yargı sisteminde son 10 yılda hızlı bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Ergin, Yargı Reformu Stratejisi ile belirlenen hedeflerin büyük ölçüde tamamlandığını ve verimli sonuçlar alındığını söyledi.
Hak arama kanallarının açık tutulması kadar toplumda hak arama bilincinin ayakta tutulmasının da büyük önem taşıdığına işaret eden Ergin, bu noktada öne çıkan koruyucu hukuk uygulamalarının, başta Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu tavsiye kararları olmak üzere uluslararası belgelerde de öteden beri destek ve teşvik gördüğünü kaydetti.
Hukuk anlayışları geliştirilecek
Koruyucu hukuk uygulamaları kapsamında yürütülen çalışmalarla kişilerin hukuki sorunları ele alma kapasitelerinin ve hukuk anlayışlarının geliştirilmesinin öngörüldüğünü anlatan Ergin, şöyle devam etti:
''Hukuk bilincinin yüksek olduğu toplumlarda uyuşmazlık çıkma ihtimalinin daha az olduğu, uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle daha kolay çözüldüğünü bilmekteyiz. Daha az ihtilafa düşen, ihtilafa düştüğünde bunu demokratik hak arama yöntemleriyle çözen bir toplumun varlığı güçlü bir sosyal ve kültürel altyapıyla mümkündür. İnsan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi temel misyonunda eğitim ve öğretimin kilit rolü bulunmaktadır. Kuşkusuz bu eğitim süreci ailede başlayacak, okul ve diğer kaynaklarla devam etmektedir. Çocuklar ve gençler aileden, çevreden, medyadan ve okuldan aldığı eğitimle kendilerini hayata hazırlamaktadır. Bu süreçte, aileden ve okuldan yeterli desteği ve eğitimi almamış kişilerin hak ve sorumluluk bilincinin yeterli düzeyde gelişimi de mümkün olamamaktadır. Ülke çapında hukuk bilincinin geliştirilmesi ve vatandaşlar arasında uyuşmazlıkların çıkmadan önlenmesi amacıyla temel hukuk bilgilerinin ilköğretim çağından itibaren öğretilmesi zorunludur. Demokratik hoşgörü, birlikte yaşama ve farklılıklara saygı kültürünün topluma egemen olması için hukuk ve adalet eğitimine ihtiyaç bulunmaktadır.''
Ergin, bu zamana kadar çocuklarda, medeni bir ülkede yaşayan bireylerin hakları, hak arama konusunda çekingen olmama ve haksızlıklar karşısında duyarlı olma konularında gerekli bilincin oluşturulabilmesi için yeterli çaba gösterilmediğini kaydetti.
Oysa gelişmiş demokrasilerdeki eğitim sistemlerinde bu konuda önemli yöntemler geliştirildiğini anlatan Ergin, bu ülkelerde, birey haklarının ne olduğu ve hak arama yolları hakkında uygulamalı eğitim metotlarının çocukların anlayabileceği biçimde hazırlandığını, derslerin yanı sıra yargı kurumlarına ziyaretler, olay incelemeleri, yargı mensuplarınca verilen seminerler ve çocuklara yönelik hazırlanmış eğitim materyallerinin önemli işlevler gördüğünü ifade etti.
Sadullah Ergin, kendilerinin de bu doğrultuda bir sistemin oluşturulması ve çocukların ilköğretim çağından itibaren geleceğe hazırlanmasını amaçladıklarını anlattı. Bu çalışma için kapsamlı bir hazırlık dönemi geçirildiğini, birçok ülkedeki örneklerin yerinde incelendiğini kaydeden Ergin, ülke genelinde kişilerin hukuki bilgi, tutum ve algıları hakkında kamuoyu araştırmaları yapıldığını söyledi.
Bakan Ergin, bu araştırma sonuçlarının, temel haklar ve adalet sisteminin genel işleyişine dair toplumun bilgilendirilme ihtiyacını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Tüm incelemelerden sonra Türkiye'de birçok akademisyen ve eğitimcinin görüşlerine başvurulduğunu ve ülkeye özgü bir metodun hazırlanması için çalışıldığını anlatan Ergin, başlangıçta ilköğretim 6 ve 7. sınıflarda seçmeli ders olarak ''Hukuk ve Adalet Dersi''nin önümüzdeki eğitim ve öğretim yılından itibaren okutulmaya başlanmasına karar verildiğini bildirdi.
Uygulama ve program geliştirme sürecinin, katılımcı bir yöntemle sürdürüleceğini ifade eden Ergin, başta Milli Eğitim Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türkiye Adalet Akademisi ve Türkiye Barolar Birliği gibi kurumların destekleriyle sürecin devam ettiğini bildirdi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Aralık 2012 12:35
Gösterim: 3446
Milli Eğitim Bakanlığı bir ilke imza atıyor. Bakanlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında “Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor
Kur'an-ı Kerim hafızlarının ve gurbette yaşayan Türk vatandaşlarının yoğun başvuruları üzerine Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı ortaklığında "Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi" projesi başlatılacak.
Böylece hafızlar liseden mezun olabilme şansını yakalarken yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşlar da bundan yararlanabilecek. Konuyla ilgili konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yetkilisi bu konuda hazırlıklarını tamamladıklarını, yakın zamanda projeyi başlatacaklarını söyledi.
Türkiye'de Kur'an-ı Kerim hafızlarının kurslarda hafızlık eğitim süresinde aslında imam hatip okullarının ve ilahiyat fakültesi derslerinden eğitim aldıklarını ancak mevzuat gereği diploma olmadan atanamadıklarını anlatan Yetkili, hafızların mevzuat yüzünden mağdur olduklarını dile getirdi. Yetkili, diğer taraftan yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlardan imam hatip okulları konusunda yoğun bir talep olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
Çocuklara dinimizi öğretemiyoruz
"Bize Türk vatandaşlardan 'Çocuklarımızın imam hatip gibi okullarda hem fen derslerini hem de din derslerini almasını istiyoruz. Biz burada çocuklarımıza dinimizi öğretemiyoruz.' gibi söylemler geliyor. Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu çağrıya kulak verdik ve bu konuda çalışma başlattık. Bununla ilgili hazırlıklarımızı tamamladık. İnşallah en yakın zamanda çalışmalarımızı başlatacağız."
Yurtdışında örgün eğitim verilecek
Star'dan Ahmet Fatih Erturan'ın, Diyanet ve Milli Eğitim yetkililerinden edindiği bilgiye göre Türkiye'de sistem açık lise formatında olacak. Ancak yurt dışında biraz farklı yürütülerek örgün eğitim de verilecek. Yurt dışında eğitimlerin Diyanet alimleri tarafından verilmesi planlanırken gerektiğinde Milli Eğitim Bakanlığı da oraya Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni atayabilecek.
Hangi dersleri görecekler?
AÇIK İHL eğitimi süresince öğrenciler, örgün eğitim sırasında verilen derslerin tamamına yakınından sorumlu olacak. Okula devam etmeyecek olan öğrenciler eğitim süresince Edebiyat, Matematik, Fizik, Kimya Biyoloji, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Felsefe derslerinin yanı sıra Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamberin Hayatı, Arapça, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Temel dini bilgiler ve Kelam gibi dersleri alacaklar. Açık İmam Hatip Lisesi'ni bitirecek olan kişilere diploma verilecek. Üniversite sınavına giriş hakkı kazanacaklar.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Milli Eğitim Bakanlığı bir ilke imza atıyor. Bakanlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında “Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor
Kur'an-ı Kerim hafızlarının ve gurbette yaşayan Türk vatandaşlarının yoğun başvuruları üzerine Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı ortaklığında "Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi" projesi başlatılacak.
Böylece hafızlar liseden mezun olabilme şansını yakalarken yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşlar da bundan yararlanabilecek. Konuyla ilgili konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yetkilisi bu konuda hazırlıklarını tamamladıklarını, yakın zamanda projeyi başlatacaklarını söyledi.
Türkiye'de Kur'an-ı Kerim hafızlarının kurslarda hafızlık eğitim süresinde aslında imam hatip okullarının ve ilahiyat fakültesi derslerinden eğitim aldıklarını ancak mevzuat gereği diploma olmadan atanamadıklarını anlatan Yetkili, hafızların mevzuat yüzünden mağdur olduklarını dile getirdi. Yetkili, diğer taraftan yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlardan imam hatip okulları konusunda yoğun bir talep olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
Çocuklara dinimizi öğretemiyoruz
"Bize Türk vatandaşlardan 'Çocuklarımızın imam hatip gibi okullarda hem fen derslerini hem de din derslerini almasını istiyoruz. Biz burada çocuklarımıza dinimizi öğretemiyoruz.' gibi söylemler geliyor. Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu çağrıya kulak verdik ve bu konuda çalışma başlattık. Bununla ilgili hazırlıklarımızı tamamladık. İnşallah en yakın zamanda çalışmalarımızı başlatacağız."
Yurtdışında örgün eğitim verilecek
Star'dan Ahmet Fatih Erturan'ın, Diyanet ve Milli Eğitim yetkililerinden edindiği bilgiye göre Türkiye'de sistem açık lise formatında olacak. Ancak yurt dışında biraz farklı yürütülerek örgün eğitim de verilecek. Yurt dışında eğitimlerin Diyanet alimleri tarafından verilmesi planlanırken gerektiğinde Milli Eğitim Bakanlığı da oraya Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni atayabilecek.
Hangi dersleri görecekler?
AÇIK İHL eğitimi süresince öğrenciler, örgün eğitim sırasında verilen derslerin tamamına yakınından sorumlu olacak. Okula devam etmeyecek olan öğrenciler eğitim süresince Edebiyat, Matematik, Fizik, Kimya Biyoloji, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Felsefe derslerinin yanı sıra Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamberin Hayatı, Arapça, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Temel dini bilgiler ve Kelam gibi dersleri alacaklar. Açık İmam Hatip Lisesi'ni bitirecek olan kişilere diploma verilecek. Üniversite sınavına giriş hakkı kazanacaklar.
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Ocak 2013 08:31
Gösterim: 2536
MEB, mesleki ve teknik eğitimi daha verimli hale getirmek için yeni bir sistem üzerinde çalışıyor. MEB, bu sistemle mesleki eğitimi iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda daha verimli hale getirmeyi hedefliyor
MEB, mesleki ve teknik eğitimde uygulanabilir, sürdürülebilir, ölçülebilir ulusal kalite güvence sistemi oluşturacak.
MEB, mesleki ve teknik eğitimin, eğitim sistemindeki payının artırılması, mesleki ve teknik eğitim kurumlarınca verilen eğitimin iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına daha duyarlı hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü'nce, mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin geliştirilmesi amacıyla, Avrupa Birliği'yle ortak finanse edilen 9 milyon avroluk, Türkiye'de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi (METEK) başlatıldı.
Projeyle, mesleki ve teknik eğitimde uygulanabilir, sürdürülebilir, ölçülebilir bir ulusal kalite güvence sisteminin oluşturulması ve hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Projenin hedef kitlesinde, mesleki ve teknik eğitim liselerinde görev yapan yöneticiler ve öğretmenler, öğrenciler, meslek yüksekokullarındaki akademisyenler, mesleki eğitim sistemi içindeki öğrenciler, mesleki eğitime aday öğrenciler ile işverenler, işçiler, sendikalar ve iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşları yer alıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
MEB, mesleki ve teknik eğitimi daha verimli hale getirmek için yeni bir sistem üzerinde çalışıyor. MEB, bu sistemle mesleki eğitimi iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda daha verimli hale getirmeyi hedefliyor
MEB, mesleki ve teknik eğitimde uygulanabilir, sürdürülebilir, ölçülebilir ulusal kalite güvence sistemi oluşturacak.
MEB, mesleki ve teknik eğitimin, eğitim sistemindeki payının artırılması, mesleki ve teknik eğitim kurumlarınca verilen eğitimin iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına daha duyarlı hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü'nce, mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin geliştirilmesi amacıyla, Avrupa Birliği'yle ortak finanse edilen 9 milyon avroluk, Türkiye'de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi (METEK) başlatıldı.
Projeyle, mesleki ve teknik eğitimde uygulanabilir, sürdürülebilir, ölçülebilir bir ulusal kalite güvence sisteminin oluşturulması ve hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Projenin hedef kitlesinde, mesleki ve teknik eğitim liselerinde görev yapan yöneticiler ve öğretmenler, öğrenciler, meslek yüksekokullarındaki akademisyenler, mesleki eğitim sistemi içindeki öğrenciler, mesleki eğitime aday öğrenciler ile işverenler, işçiler, sendikalar ve iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşları yer alıyor.
Son Güncelleme: Cuma, 09 Kasım 2012 15:55
Gösterim: 2022

