Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Dilek Cambazoğlu / CEO - Girne Koleji

dilek_cambazoglu_mart_2026Eğitim dünyası bugün yalnızca müfredatların değil, liderlik anlayışlarının da değiştiği bir dönemden geçiyor. Bu dönüşümün merkezinde ise vizyoner, insan odaklı ve geleceği okuyabilen liderler yer alıyor. Girne Koleji CEO’su Dilek Cambazoğlu, eğitimde değişim ve dönüşümün kadın liderlik perspektifiyle nasıl şekillendiğini artı eğitim Dergisi için anlattı.

Eğitim dünyası büyük bir dönüşümden geçiyor. Sizce bu dönüşümün merkezinde nasıl bir liderlik anlayışı olmalı ve kadın liderler bu süreçte nasıl bir fark yaratıyor?
Bugün eğitim yalnızca bilgi aktaran bir sistem olmaktan çıktı. Artık çocukların potansiyelini keşfeden, onları hayata hazırlayan ve dünyayı anlamlandırmalarına yardımcı olan bir ekosistemden söz ediyoruz. Böyle bir dönüşüm sürecinde liderliğin de değişmesi gerekiyor.
Ben liderliği yalnızca yönetmek olarak değil, vizyon inşa etmek ve insanlara ilham verebilmek olarak görüyorum. Kadın liderlerin eğitim kurumlarına kattığı en önemli değerlerden biri de bu bütüncül bakış açısıdır. Empati, iletişim ve insan odaklı yaklaşım kadın liderlerin güçlü olduğu alanlar. Eğitim gibi insan merkezli bir alanda bu özellikler dönüşümü hızlandıran önemli bir güç hâline geliyor.
“Eğitimde gerçek dönüşüm yalnızca müfredatla değil, vizyoner liderlikle gerçekleşir.”

DEĞER, VİZYON VE İNSAN
Girne Koleji gibi geniş bir eğitim yapısını yönetiyorsunuz. Eğitim kurumlarında dönüşümü yönetirken en çok hangi değerleri ve liderlik yaklaşımını önemsiyorsunuz?

Bir eğitim kurumunun başarısı yalnızca akademik sonuçlarla ölçülemez. Gerçek başarı; öğrencinin kendini tanıdığı, özgüven kazandığı ve hayatı anlamlandırdığı bir eğitim ortamı oluşturabilmektir.
Biz kurumlarımızda üç temel değeri merkeze alıyoruz: değer, vizyon ve insan. Öğrencilerimize yalnızca bilgi değil, aynı zamanda değer kazandıran bir eğitim anlayışını önemsiyoruz. Eğitim kurumları geleceği şekillendiren yerlerdir. Bu nedenle yöneticilerin de sadece bugünü değil, geleceği okuyabilen vizyoner bir perspektife sahip olması gerektiğine inanıyorum.

SEKTÖRDE ÇOK DAHA FAZLA KADIN LİDER GÖRECEĞİZ
Eğitim sektörü kadın çalışanların yoğun olduğu bir alan olmasına rağmen üst yönetim ve girişimcilik tarafında kadın sayısı hâlâ sınırlı. Sizce bu dengeyi değiştirmek için neler yapılmalı?
Eğitim sektöründe kadınların emeği çok güçlü ama liderlik pozisyonlarında bu oran aynı ölçüde değil. Bunun değişmesi için iki önemli şey gerekiyor.
Birincisi, kadınların kendi potansiyellerine daha fazla güvenmeleri ve liderlik rollerini cesaretle üstlenmeleri. İkincisi ise kurumların kadın liderliği destekleyen bir kültür oluşturması. Kadınların yönetim süreçlerine katılması yalnızca temsil meselesi değil; aynı zamanda kurumsal kültürü zenginleştiren ve karar süreçlerini güçlendiren bir unsurdur.
Türkiye’de öğretmenlerin yaklaşık yüzde 60’tan fazlası kadınlardan oluşuyor. Ancak aynı tablo üst yönetim kademelerine baktığımızda aynı oranda görünmüyor. Bu durum bize eğitim sektöründe kadın emeğinin güçlü olduğunu ama liderlik alanında hâlâ açılması gereken yeni alanlar bulunduğunu gösteriyor.
Kadınların eğitimdeki varlığı sadece istihdam açısından değil, eğitim kültürünün oluşması açısından da belirleyici. Bugün Türkiye’de öğretmenlerin çoğunluğunun kadın olması, aslında eğitim sisteminin insani ve değer odaklı yönünü güçlendiren önemli bir avantajdır.
Ben gelecekte eğitim kurumlarında çok daha fazla kadın lider göreceğimize inanıyorum.

İLETİŞİM VE UYUM BECERİSİ
Yeni kuşaklar, teknoloji ve değişen öğrenme biçimleri eğitim kurumlarını yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşüm sürecinde kadın liderlerin güçlü olduğu alanlar sizce neler?
Yeni kuşak öğrenciler çok daha farklı bir dünyada büyüyor. Teknoloji, hız ve bilgi akışı onların hayatının doğal bir parçası. Bu nedenle eğitim kurumlarının da daha esnek, yaratıcı ve yenilikçi olması gerekiyor.
Kadın liderlerin güçlü olduğu alanlardan biri iletişim ve uyum becerisidir. Değişen koşullara hızla adapte olabilmek ve insanları bu değişime dahil edebilmek eğitimde dönüşümün en kritik noktalarından biridir. Kadın liderler bu süreci genellikle daha kapsayıcı ve iş birliğine dayalı bir yaklaşımla yönetebiliyor.
“Kadın liderler eğitim kurumlarına yalnızca yönetim değil; kültür, denge ve ilham kazandırır.”

Eğitim yalnızca akademik başarı değil; karakter, değer ve yaşam becerileri inşa eden bir süreç. Bu bakış açısı bir eğitim lideri olarak sizin vizyonunuza nasıl yansıyor?
Bugün dünyada en çok konuşulan konulardan biri şu: “Geleceğin insanı nasıl yetiştirilecek?” Ben eğitimin temel amacının yalnızca akademik başarı üretmek olmadığını düşünüyorum. Eğitim aynı zamanda bireyin karakterini, değerlerini ve dünyaya bakışını şekillendiren bir süreçtir. Biz öğrencilerimizin yalnızca iyi bir üniversite kazanmasını değil, iyi bir insan, sorumlu bir birey ve dünyaya katkı sunan bir karakter olarak yetişmesini önemsiyoruz. Çünkü geleceği gerçekten değiştirecek olan şey bilgi kadar değer ve bilinçtir.

Eğitim alanında kariyer yapmak ve liderlik yolculuğuna çıkmak isteyen genç kadınlara hangi tavsiyeleri verirsiniz?
Her şeyden önce kendilerine inanmalarını öneririm. Liderlik bir unvan değil, bir sorumluluk ve vizyon meselesidir. Genç kadınlara üç tavsiye verebilirim:
Birincisi, sürekli öğrenmeye açık olsunlar.
İkincisi, cesur kararlar almaktan çekinmesinler.
Üçüncüsü ise yaptıkları işin merkezine insanı koysunlar.
Eğitim alanında çalışan herkes aslında geleceği şekillendiren bir sorumluluk taşıyor. Bu nedenle genç kadınların bu alanda çok daha güçlü bir şekilde yer alacağına ve eğitim dünyasına yeni bir perspektif kazandıracağına inanıyorum.
“Geleceğin eğitiminde bilgi kadar karakter, değer ve anlam da belirleyici olacak.”

DİLEK CAMBAZOĞLU’NUN 5 LİDERLİK İLKESİ
1. Vizyoner Olmak
Eğitim liderliği yalnızca bugünü yönetmek değildir; geleceği okuyabilmek ve kurumları o geleceğe hazırlayabilmektir.
2. İnsanı Merkeze Koymak
Eğitim kurumlarının en büyük gücü insan kaynağıdır. Öğrenciyi, öğretmeni ve çalışanı merkeze alan kurumlar sürdürülebilir başarı elde eder.
3. Değişime Açık Olmak
Teknoloji, yeni kuşaklar ve öğrenme biçimleri hızla değişiyor. Eğitim liderlerinin en önemli sorumluluğu değişimi doğru okuyup kurumu bu dönüşüme hazırlamaktır.
4. Değer Odaklı Yönetmek
Akademik başarı kadar karakter, etik değerler ve toplumsal sorumluluk da eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Güçlü kurum kültürü değerlerle inşa edilir.
5. İlham Veren Liderlik
Gerçek liderlik yalnızca karar almak değil, insanlara ilham verebilmek ve onların potansiyelini ortaya çıkarabilmektir.

 

> Eğitimde geleceği tasarlayan Kadın Liderler yalnızca yönetim değil, kültür, denge ve ilham kazandırır

Dilek Cambazoğlu / CEO - Girne Koleji

dilek_cambazoglu_mart_2026Eğitim dünyası bugün yalnızca müfredatların değil, liderlik anlayışlarının da değiştiği bir dönemden geçiyor. Bu dönüşümün merkezinde ise vizyoner, insan odaklı ve geleceği okuyabilen liderler yer alıyor. Girne Koleji CEO’su Dilek Cambazoğlu, eğitimde değişim ve dönüşümün kadın liderlik perspektifiyle nasıl şekillendiğini artı eğitim Dergisi için anlattı.

Eğitim dünyası büyük bir dönüşümden geçiyor. Sizce bu dönüşümün merkezinde nasıl bir liderlik anlayışı olmalı ve kadın liderler bu süreçte nasıl bir fark yaratıyor?
Bugün eğitim yalnızca bilgi aktaran bir sistem olmaktan çıktı. Artık çocukların potansiyelini keşfeden, onları hayata hazırlayan ve dünyayı anlamlandırmalarına yardımcı olan bir ekosistemden söz ediyoruz. Böyle bir dönüşüm sürecinde liderliğin de değişmesi gerekiyor.
Ben liderliği yalnızca yönetmek olarak değil, vizyon inşa etmek ve insanlara ilham verebilmek olarak görüyorum. Kadın liderlerin eğitim kurumlarına kattığı en önemli değerlerden biri de bu bütüncül bakış açısıdır. Empati, iletişim ve insan odaklı yaklaşım kadın liderlerin güçlü olduğu alanlar. Eğitim gibi insan merkezli bir alanda bu özellikler dönüşümü hızlandıran önemli bir güç hâline geliyor.
“Eğitimde gerçek dönüşüm yalnızca müfredatla değil, vizyoner liderlikle gerçekleşir.”

DEĞER, VİZYON VE İNSAN
Girne Koleji gibi geniş bir eğitim yapısını yönetiyorsunuz. Eğitim kurumlarında dönüşümü yönetirken en çok hangi değerleri ve liderlik yaklaşımını önemsiyorsunuz?

Bir eğitim kurumunun başarısı yalnızca akademik sonuçlarla ölçülemez. Gerçek başarı; öğrencinin kendini tanıdığı, özgüven kazandığı ve hayatı anlamlandırdığı bir eğitim ortamı oluşturabilmektir.
Biz kurumlarımızda üç temel değeri merkeze alıyoruz: değer, vizyon ve insan. Öğrencilerimize yalnızca bilgi değil, aynı zamanda değer kazandıran bir eğitim anlayışını önemsiyoruz. Eğitim kurumları geleceği şekillendiren yerlerdir. Bu nedenle yöneticilerin de sadece bugünü değil, geleceği okuyabilen vizyoner bir perspektife sahip olması gerektiğine inanıyorum.

SEKTÖRDE ÇOK DAHA FAZLA KADIN LİDER GÖRECEĞİZ
Eğitim sektörü kadın çalışanların yoğun olduğu bir alan olmasına rağmen üst yönetim ve girişimcilik tarafında kadın sayısı hâlâ sınırlı. Sizce bu dengeyi değiştirmek için neler yapılmalı?
Eğitim sektöründe kadınların emeği çok güçlü ama liderlik pozisyonlarında bu oran aynı ölçüde değil. Bunun değişmesi için iki önemli şey gerekiyor.
Birincisi, kadınların kendi potansiyellerine daha fazla güvenmeleri ve liderlik rollerini cesaretle üstlenmeleri. İkincisi ise kurumların kadın liderliği destekleyen bir kültür oluşturması. Kadınların yönetim süreçlerine katılması yalnızca temsil meselesi değil; aynı zamanda kurumsal kültürü zenginleştiren ve karar süreçlerini güçlendiren bir unsurdur.
Türkiye’de öğretmenlerin yaklaşık yüzde 60’tan fazlası kadınlardan oluşuyor. Ancak aynı tablo üst yönetim kademelerine baktığımızda aynı oranda görünmüyor. Bu durum bize eğitim sektöründe kadın emeğinin güçlü olduğunu ama liderlik alanında hâlâ açılması gereken yeni alanlar bulunduğunu gösteriyor.
Kadınların eğitimdeki varlığı sadece istihdam açısından değil, eğitim kültürünün oluşması açısından da belirleyici. Bugün Türkiye’de öğretmenlerin çoğunluğunun kadın olması, aslında eğitim sisteminin insani ve değer odaklı yönünü güçlendiren önemli bir avantajdır.
Ben gelecekte eğitim kurumlarında çok daha fazla kadın lider göreceğimize inanıyorum.

İLETİŞİM VE UYUM BECERİSİ
Yeni kuşaklar, teknoloji ve değişen öğrenme biçimleri eğitim kurumlarını yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşüm sürecinde kadın liderlerin güçlü olduğu alanlar sizce neler?
Yeni kuşak öğrenciler çok daha farklı bir dünyada büyüyor. Teknoloji, hız ve bilgi akışı onların hayatının doğal bir parçası. Bu nedenle eğitim kurumlarının da daha esnek, yaratıcı ve yenilikçi olması gerekiyor.
Kadın liderlerin güçlü olduğu alanlardan biri iletişim ve uyum becerisidir. Değişen koşullara hızla adapte olabilmek ve insanları bu değişime dahil edebilmek eğitimde dönüşümün en kritik noktalarından biridir. Kadın liderler bu süreci genellikle daha kapsayıcı ve iş birliğine dayalı bir yaklaşımla yönetebiliyor.
“Kadın liderler eğitim kurumlarına yalnızca yönetim değil; kültür, denge ve ilham kazandırır.”

Eğitim yalnızca akademik başarı değil; karakter, değer ve yaşam becerileri inşa eden bir süreç. Bu bakış açısı bir eğitim lideri olarak sizin vizyonunuza nasıl yansıyor?
Bugün dünyada en çok konuşulan konulardan biri şu: “Geleceğin insanı nasıl yetiştirilecek?” Ben eğitimin temel amacının yalnızca akademik başarı üretmek olmadığını düşünüyorum. Eğitim aynı zamanda bireyin karakterini, değerlerini ve dünyaya bakışını şekillendiren bir süreçtir. Biz öğrencilerimizin yalnızca iyi bir üniversite kazanmasını değil, iyi bir insan, sorumlu bir birey ve dünyaya katkı sunan bir karakter olarak yetişmesini önemsiyoruz. Çünkü geleceği gerçekten değiştirecek olan şey bilgi kadar değer ve bilinçtir.

Eğitim alanında kariyer yapmak ve liderlik yolculuğuna çıkmak isteyen genç kadınlara hangi tavsiyeleri verirsiniz?
Her şeyden önce kendilerine inanmalarını öneririm. Liderlik bir unvan değil, bir sorumluluk ve vizyon meselesidir. Genç kadınlara üç tavsiye verebilirim:
Birincisi, sürekli öğrenmeye açık olsunlar.
İkincisi, cesur kararlar almaktan çekinmesinler.
Üçüncüsü ise yaptıkları işin merkezine insanı koysunlar.
Eğitim alanında çalışan herkes aslında geleceği şekillendiren bir sorumluluk taşıyor. Bu nedenle genç kadınların bu alanda çok daha güçlü bir şekilde yer alacağına ve eğitim dünyasına yeni bir perspektif kazandıracağına inanıyorum.
“Geleceğin eğitiminde bilgi kadar karakter, değer ve anlam da belirleyici olacak.”

DİLEK CAMBAZOĞLU’NUN 5 LİDERLİK İLKESİ
1. Vizyoner Olmak
Eğitim liderliği yalnızca bugünü yönetmek değildir; geleceği okuyabilmek ve kurumları o geleceğe hazırlayabilmektir.
2. İnsanı Merkeze Koymak
Eğitim kurumlarının en büyük gücü insan kaynağıdır. Öğrenciyi, öğretmeni ve çalışanı merkeze alan kurumlar sürdürülebilir başarı elde eder.
3. Değişime Açık Olmak
Teknoloji, yeni kuşaklar ve öğrenme biçimleri hızla değişiyor. Eğitim liderlerinin en önemli sorumluluğu değişimi doğru okuyup kurumu bu dönüşüme hazırlamaktır.
4. Değer Odaklı Yönetmek
Akademik başarı kadar karakter, etik değerler ve toplumsal sorumluluk da eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Güçlü kurum kültürü değerlerle inşa edilir.
5. İlham Veren Liderlik
Gerçek liderlik yalnızca karar almak değil, insanlara ilham verebilmek ve onların potansiyelini ortaya çıkarabilmektir.

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Mart 2026 10:59

Gösterim: 318

Ercan Kara - Kavram Eğitim Kurumları Kurslar Koordinatörü

ercan_kara_kavram“Türkiye’de özel eğitim sektörünün daralma eğilimi gösterdiği bir dönemde dahi Kavram Koleji olarak kontrollü ve nitelikli bir büyüme modeli izledik. 2026–2027 eğitim–öğretim döneminde Kavram Eğitim Kurumları olarak büyüme stratejimizi, sayısal artıştan çok doğru lokasyonlarda kalıcı ve güçlü yapılanma anlayışıyla sürdürüyoruz.”

2026-2027 eğitim-öğretim dönemi kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Koleji’nde kayıt süreci, yalnızca öğrenci kabul edilen bir dönem değil; akademik planlamanın, kalite standartlarının ve kurumsal sürdürülebilirliğin birlikte tasarlandığı stratejik bir süreç olarak ele alınmaktadır. Temel yaklaşımımız, büyümeden önce eğitim modelini güçlendirmek ve her kampüste aynı kaliteyi garanti altına almaktır. Bu doğrultuda kayıt stratejimiz üç ana başlıkta şekilleniyor:
Akademik standartlaşma: Tüm kampüslerde ortak müfredat planlaması, merkezi ölçme-değerlendirme sistemi, düzenli deneme sınavları, veri analizine dayalı öğrenci takibi ve bireysel koçluk uygulamaları yürütülmektedir.
Veri temelli kapasite yönetimi: Kayıt planlamaları; bölgesel talep, öğrenci yoğunluğu, akademik performans verileri ve sınıf doluluk analizleri doğrultusunda yapılmaktadır. tarak öğretmenin her öğrenciye bireysel temas kurabildiği bir öğrenme ortamı oluşturmaktır.
Erişilebilirlik ve fırsat eşitliği: Bursluluk sınavları, erken kayıt avantajları ve esnek finansman modelleri ile nitelikli eğitimin daha geniş kitlelere ulaşması hedeflenmektedir. Başarıyı ödüllendiren ve potansiyeli destekleyen kapsayıcı bir yapı esas alınmaktadır.
Özetle, kayıt dönemi bizim için bir sayısal artış süreci değil; doğru öğrencilerle, doğru eğitim modeli arasında güçlü ve kalıcı bir eşleşme kurma sürecidir.

Kayıt dönemi takviminizin detayları nelerdir?
Kavram Koleji’nde kayıt takvimi, hem velilerin planlı hareket edebilmesini sağlamak hem de akademik yılın sağlıklı yapılandırılabilmesi için kademeli ve sistematik bir modelle yürütülmektedir. Süreç, yıl geneline yayılan stratejik bir takvimle ilerler:
Aralık – Erken Kayıt Dönemi: Mevcut veli ve öğrenciler için öncelikli kayıt süreci başlatılır. Bu dönemde erken kayıt avantajları ve fiyat koruma uygulamaları sunularak ailelerin bir sonraki yılı güvenle planlamaları sağlanır.
Ocak – Bursluluk ve Kabul Sınavları: Akademik başarıyı teşvik eden bursluluk sınavları uygulanır.
Şubat–Mart – Ön Görüşmeler ve Tanıtım Süreci: Yeni aday velilerle birebir görüşmeler, kampüs tanıtımları ve rehberlik bilgilendirmeleri yapılır.
Nisan–Mayıs – Kesin Kayıtlar ve Sınıf Planlamaları: Kayıtların netleşmesiyle birlikte sınıf kontenjanları, öğretmen dağılımları ve akademik programlar kesinleştirilir.
Haziran–Ağustos – Oryantasyon ve Akademik Hazırlık: Özellikle sınav grupları ve kritik geçiş sınıfları için hızlandırma programları, uyum çalışmaları ve rehberlik destekleri uygulanır.
Bu planlı takvim sayesinde hem veliler acele karar vermek zorunda kalmaz hem de eğitim-öğretim yılı, operasyonel değil pedagojik önceliklerle tasarlanmış olur. Kayıt sürecini bir idari işlemden ziyade, eğitimin ilk adımı olarak görüyoruz.

Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Okul seçimi yalnızca fiziki imkânlar ya da ücret karşılaştırmasıyla yapılmamalıdır. Asıl önemli olan, okulun akademik sistemi, takip mekanizması ve sürdürülebilir eğitim kalitesidir. Kavram Koleji’nde benimsediğimiz anlayışa göre başarı; planlı ölçme-değerlendirme, bireysel öğrenci takibi ve güçlü rehberlik desteğiyle mümkündür. Bu nedenle velilerin özellikle şu sorulara odaklanmasını öneririm:
* Öğrenci gelişimi düzenli olarak ölçülüyor mu?
* Bireysel takip ve rehberlik var mı?
* Öğretmen kadrosu istikrarlı mı?
* Akademik, sosyal ve yabancı dil programları dengeli mi?

Doğru okul; sadece sınav başarısı vaat eden değil, öğrenciyi bütüncül biçimde izleyen ve geliştiren okuldur.

Doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Doğru okul seçimi, yalnızca akademik başarı oranlarına bakılarak değil; okulun sunduğu eğitim modeli, takip sistemi ve öğrenciyi ne kadar bütüncül geliştirdiği değerlendirilerek yapılmalıdır. Çünkü kalıcı başarı, tesadüfi sonuçlardan değil, iyi tasarlanmış bir sistemden doğar. Kavram Koleji’nde uygulanan yaklaşım da bu anlayış üzerine kuruludur. Ortak müfredat planlaması, merkezi ölçme-değerlendirme sınavları, düzenli deneme analizleri, bireysel öğrenci koçluğu, rehberlik destekleri ve akademik gelişim raporlarıyla her öğrencinin süreci yakından izlenmektedir. Bunun yanında yabancı dil programları, sanat-spor uygulamaları, kulüp çalışmaları ve proje temelli öğrenme modelleriyle akademik gelişim sosyal ve kültürel boyutla dengelenmektedir. Bu nedenle velilere önerim; okulun sadece “ne vaat ettiğine” değil, “hangi sistemi uyguladığına ve bu sistemi nasıl ölçtüğüne” bakmalarıdır. Doğru okul; öğrenciyi tanıyan, takip eden ve potansiyelini adım adım geliştiren okuldur.

EĞİTİM KALİTESİNDEN ÖDÜN VERMİYORUZ
Eğitim maliyetlerinizi nasıl belirliyorsunuz? Bu konuda okullar velilere hangi olanakları sunuyorsunuz?
Eğitim, dışarıdan bakıldığında yalnızca derslik ve öğretmenden ibaret gibi görünse de gerçekte çok büyük bir organizasyon ve ciddi bir finansal planlama gerektirir. Özellikle nitelikli bir eğitim, güçlü bir akademik kadrodan teknolojik altyapıya, güvenli kampüs ortamından sürekli gelişim yatırımlarına kadar çok katmanlı bir yapının sürdürülebilir şekilde yönetilmesini zorunlu kılar. Bu nedenle eğitimin maliyetli bir alan olduğu ve kaliteli eğitimin ciddi bir kurumsal yatırım gerektirdiği unutulmamalıdır. Bununla birlikte, kaliteli eğitimi daha erişilebilir kılmak adına velilerimize erken kayıt indirimleri, bursluluk oranları, kardeş indirimleri ve taksitlendirme seçenekleri gibi esnek modeller sunuyoruz. Amacımız, hem eğitim kalitesinden ödün vermemek hem de aileler için sürdürülebilir bir yapı oluşturmak. Eğitimi bir gider kalemi değil, uzun vadeli bir yatırım olarak görmek gerektiğine inanıyoruz.

BURSLULUK SINAVLARI VE FIRSAT EŞİTLİĞİ
Bursluluk sınavlarına göre sağladığınız avantajlar neler olacak?

Kavram Koleji’nde bursluluk sınavlarını, fırsat eşitliğini güçlendiren ve başarıyı destekleyen temel bir eğitim politikası olarak ele alıyoruz. Sınav sonuçlarına göre öğrencilerimize %100’e varan eğitim bursları ve kademeli indirim oranları sunuyor; erken kayıt avantajlarıyla bu destekleri daha erişilebilir hâle getiriyoruz. Burs yaklaşımımız yalnızca akademik başarıyla sınırlı değil. Sanat, kültür ve spor alanlarında yetenekli öğrenciler için de özel değerlendirmeler yapıyor; ayrıca kamu personeli ve çeşitli kurumlarla yürüttüğümüz protokollerle eğitimi daha geniş kitleler için ulaşılabilir kılmayı hedefliyoruz. Böylece hem başarıyı ödüllendiren hem de kapsayıcı bir destek modeli uyguluyoruz.

2026-2027 Eğitim – Öğretim döneminde hangi lokasyonlarda yer alacaksınız? Bu lokasyonları belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Türkiye’de özel eğitim sektörünün daralma eğilimi gösterdiği bir dönemde dahi Kavram Koleji olarak kontrollü ve nitelikli bir büyüme modeli izledik. 2026–2027 eğitim–öğretim döneminde Kavram Eğitim Kurumları olarak büyüme stratejimizi, sayısal artıştan çok doğru lokasyonlarda kalıcı ve güçlü yapılanma anlayışıyla sürdürüyoruz. Hâlihazırda Türkiye genelinde 15’in üzerinde ilde 70’i aşkın kurumumuzla yaygın bir eğitim ağına ulaşmış durumdayız ve yeni dönemde özellikle büyükşehirlerde derinleşerek, öğrenci potansiyelinin yüksek olduğu ilçelerde yeni merkezler açarak ve mevcut yapılarımızı güçlendirerek bu ağı daha da genişletmeyi hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla noktada bulunmak değil; her yeni lokasyonda Kavram standartlarını eksiksiz uygulayan, sürdürülebilir ve yüksek akademik performans üreten kurumlar oluşturmaktır.
Lokasyon seçimlerimizi ise tamamen veriye dayalı bir yaklaşımla planlıyoruz. Bölgedeki öğrenci yoğunluğu, eğitim talebi, sınav başarısı potansiyeli, ulaşım kolaylığı ve fiziki altyapı uygunluğu temel kriterlerimizi oluştururken; uzun vadede kurumsal kaliteyi koruyamayacağımız hiçbir bölgede büyümeyi tercih etmiyoruz. Bu sayede Kavram, kontrolsüz yayılma yerine akıllı, dengeli ve nitelikli büyüme modeliyle her yıl daha güçlü bir eğitim ekosistemi inşa etmeye devam etmektedir.

> ‘Doğru öğrencilerle doğru eğitim modeli arasında güçlü ve kalıcı bir eşleşme kuruyoruz’

Ercan Kara - Kavram Eğitim Kurumları Kurslar Koordinatörü

ercan_kara_kavram“Türkiye’de özel eğitim sektörünün daralma eğilimi gösterdiği bir dönemde dahi Kavram Koleji olarak kontrollü ve nitelikli bir büyüme modeli izledik. 2026–2027 eğitim–öğretim döneminde Kavram Eğitim Kurumları olarak büyüme stratejimizi, sayısal artıştan çok doğru lokasyonlarda kalıcı ve güçlü yapılanma anlayışıyla sürdürüyoruz.”

2026-2027 eğitim-öğretim dönemi kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Koleji’nde kayıt süreci, yalnızca öğrenci kabul edilen bir dönem değil; akademik planlamanın, kalite standartlarının ve kurumsal sürdürülebilirliğin birlikte tasarlandığı stratejik bir süreç olarak ele alınmaktadır. Temel yaklaşımımız, büyümeden önce eğitim modelini güçlendirmek ve her kampüste aynı kaliteyi garanti altına almaktır. Bu doğrultuda kayıt stratejimiz üç ana başlıkta şekilleniyor:
Akademik standartlaşma: Tüm kampüslerde ortak müfredat planlaması, merkezi ölçme-değerlendirme sistemi, düzenli deneme sınavları, veri analizine dayalı öğrenci takibi ve bireysel koçluk uygulamaları yürütülmektedir.
Veri temelli kapasite yönetimi: Kayıt planlamaları; bölgesel talep, öğrenci yoğunluğu, akademik performans verileri ve sınıf doluluk analizleri doğrultusunda yapılmaktadır. tarak öğretmenin her öğrenciye bireysel temas kurabildiği bir öğrenme ortamı oluşturmaktır.
Erişilebilirlik ve fırsat eşitliği: Bursluluk sınavları, erken kayıt avantajları ve esnek finansman modelleri ile nitelikli eğitimin daha geniş kitlelere ulaşması hedeflenmektedir. Başarıyı ödüllendiren ve potansiyeli destekleyen kapsayıcı bir yapı esas alınmaktadır.
Özetle, kayıt dönemi bizim için bir sayısal artış süreci değil; doğru öğrencilerle, doğru eğitim modeli arasında güçlü ve kalıcı bir eşleşme kurma sürecidir.

Kayıt dönemi takviminizin detayları nelerdir?
Kavram Koleji’nde kayıt takvimi, hem velilerin planlı hareket edebilmesini sağlamak hem de akademik yılın sağlıklı yapılandırılabilmesi için kademeli ve sistematik bir modelle yürütülmektedir. Süreç, yıl geneline yayılan stratejik bir takvimle ilerler:
Aralık – Erken Kayıt Dönemi: Mevcut veli ve öğrenciler için öncelikli kayıt süreci başlatılır. Bu dönemde erken kayıt avantajları ve fiyat koruma uygulamaları sunularak ailelerin bir sonraki yılı güvenle planlamaları sağlanır.
Ocak – Bursluluk ve Kabul Sınavları: Akademik başarıyı teşvik eden bursluluk sınavları uygulanır.
Şubat–Mart – Ön Görüşmeler ve Tanıtım Süreci: Yeni aday velilerle birebir görüşmeler, kampüs tanıtımları ve rehberlik bilgilendirmeleri yapılır.
Nisan–Mayıs – Kesin Kayıtlar ve Sınıf Planlamaları: Kayıtların netleşmesiyle birlikte sınıf kontenjanları, öğretmen dağılımları ve akademik programlar kesinleştirilir.
Haziran–Ağustos – Oryantasyon ve Akademik Hazırlık: Özellikle sınav grupları ve kritik geçiş sınıfları için hızlandırma programları, uyum çalışmaları ve rehberlik destekleri uygulanır.
Bu planlı takvim sayesinde hem veliler acele karar vermek zorunda kalmaz hem de eğitim-öğretim yılı, operasyonel değil pedagojik önceliklerle tasarlanmış olur. Kayıt sürecini bir idari işlemden ziyade, eğitimin ilk adımı olarak görüyoruz.

Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Okul seçimi yalnızca fiziki imkânlar ya da ücret karşılaştırmasıyla yapılmamalıdır. Asıl önemli olan, okulun akademik sistemi, takip mekanizması ve sürdürülebilir eğitim kalitesidir. Kavram Koleji’nde benimsediğimiz anlayışa göre başarı; planlı ölçme-değerlendirme, bireysel öğrenci takibi ve güçlü rehberlik desteğiyle mümkündür. Bu nedenle velilerin özellikle şu sorulara odaklanmasını öneririm:
* Öğrenci gelişimi düzenli olarak ölçülüyor mu?
* Bireysel takip ve rehberlik var mı?
* Öğretmen kadrosu istikrarlı mı?
* Akademik, sosyal ve yabancı dil programları dengeli mi?

Doğru okul; sadece sınav başarısı vaat eden değil, öğrenciyi bütüncül biçimde izleyen ve geliştiren okuldur.

Doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Doğru okul seçimi, yalnızca akademik başarı oranlarına bakılarak değil; okulun sunduğu eğitim modeli, takip sistemi ve öğrenciyi ne kadar bütüncül geliştirdiği değerlendirilerek yapılmalıdır. Çünkü kalıcı başarı, tesadüfi sonuçlardan değil, iyi tasarlanmış bir sistemden doğar. Kavram Koleji’nde uygulanan yaklaşım da bu anlayış üzerine kuruludur. Ortak müfredat planlaması, merkezi ölçme-değerlendirme sınavları, düzenli deneme analizleri, bireysel öğrenci koçluğu, rehberlik destekleri ve akademik gelişim raporlarıyla her öğrencinin süreci yakından izlenmektedir. Bunun yanında yabancı dil programları, sanat-spor uygulamaları, kulüp çalışmaları ve proje temelli öğrenme modelleriyle akademik gelişim sosyal ve kültürel boyutla dengelenmektedir. Bu nedenle velilere önerim; okulun sadece “ne vaat ettiğine” değil, “hangi sistemi uyguladığına ve bu sistemi nasıl ölçtüğüne” bakmalarıdır. Doğru okul; öğrenciyi tanıyan, takip eden ve potansiyelini adım adım geliştiren okuldur.

EĞİTİM KALİTESİNDEN ÖDÜN VERMİYORUZ
Eğitim maliyetlerinizi nasıl belirliyorsunuz? Bu konuda okullar velilere hangi olanakları sunuyorsunuz?
Eğitim, dışarıdan bakıldığında yalnızca derslik ve öğretmenden ibaret gibi görünse de gerçekte çok büyük bir organizasyon ve ciddi bir finansal planlama gerektirir. Özellikle nitelikli bir eğitim, güçlü bir akademik kadrodan teknolojik altyapıya, güvenli kampüs ortamından sürekli gelişim yatırımlarına kadar çok katmanlı bir yapının sürdürülebilir şekilde yönetilmesini zorunlu kılar. Bu nedenle eğitimin maliyetli bir alan olduğu ve kaliteli eğitimin ciddi bir kurumsal yatırım gerektirdiği unutulmamalıdır. Bununla birlikte, kaliteli eğitimi daha erişilebilir kılmak adına velilerimize erken kayıt indirimleri, bursluluk oranları, kardeş indirimleri ve taksitlendirme seçenekleri gibi esnek modeller sunuyoruz. Amacımız, hem eğitim kalitesinden ödün vermemek hem de aileler için sürdürülebilir bir yapı oluşturmak. Eğitimi bir gider kalemi değil, uzun vadeli bir yatırım olarak görmek gerektiğine inanıyoruz.

BURSLULUK SINAVLARI VE FIRSAT EŞİTLİĞİ
Bursluluk sınavlarına göre sağladığınız avantajlar neler olacak?

Kavram Koleji’nde bursluluk sınavlarını, fırsat eşitliğini güçlendiren ve başarıyı destekleyen temel bir eğitim politikası olarak ele alıyoruz. Sınav sonuçlarına göre öğrencilerimize %100’e varan eğitim bursları ve kademeli indirim oranları sunuyor; erken kayıt avantajlarıyla bu destekleri daha erişilebilir hâle getiriyoruz. Burs yaklaşımımız yalnızca akademik başarıyla sınırlı değil. Sanat, kültür ve spor alanlarında yetenekli öğrenciler için de özel değerlendirmeler yapıyor; ayrıca kamu personeli ve çeşitli kurumlarla yürüttüğümüz protokollerle eğitimi daha geniş kitleler için ulaşılabilir kılmayı hedefliyoruz. Böylece hem başarıyı ödüllendiren hem de kapsayıcı bir destek modeli uyguluyoruz.

2026-2027 Eğitim – Öğretim döneminde hangi lokasyonlarda yer alacaksınız? Bu lokasyonları belirlerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Türkiye’de özel eğitim sektörünün daralma eğilimi gösterdiği bir dönemde dahi Kavram Koleji olarak kontrollü ve nitelikli bir büyüme modeli izledik. 2026–2027 eğitim–öğretim döneminde Kavram Eğitim Kurumları olarak büyüme stratejimizi, sayısal artıştan çok doğru lokasyonlarda kalıcı ve güçlü yapılanma anlayışıyla sürdürüyoruz. Hâlihazırda Türkiye genelinde 15’in üzerinde ilde 70’i aşkın kurumumuzla yaygın bir eğitim ağına ulaşmış durumdayız ve yeni dönemde özellikle büyükşehirlerde derinleşerek, öğrenci potansiyelinin yüksek olduğu ilçelerde yeni merkezler açarak ve mevcut yapılarımızı güçlendirerek bu ağı daha da genişletmeyi hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla noktada bulunmak değil; her yeni lokasyonda Kavram standartlarını eksiksiz uygulayan, sürdürülebilir ve yüksek akademik performans üreten kurumlar oluşturmaktır.
Lokasyon seçimlerimizi ise tamamen veriye dayalı bir yaklaşımla planlıyoruz. Bölgedeki öğrenci yoğunluğu, eğitim talebi, sınav başarısı potansiyeli, ulaşım kolaylığı ve fiziki altyapı uygunluğu temel kriterlerimizi oluştururken; uzun vadede kurumsal kaliteyi koruyamayacağımız hiçbir bölgede büyümeyi tercih etmiyoruz. Bu sayede Kavram, kontrolsüz yayılma yerine akıllı, dengeli ve nitelikli büyüme modeliyle her yıl daha güçlü bir eğitim ekosistemi inşa etmeye devam etmektedir.

Son Güncelleme: Cuma, 06 Mart 2026 15:30

Gösterim: 609

Murat Gürsoy - Sevinç Eğitim Kurumları Franchise Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı 

murat_gursoy_subat_2026“Kayıt sürecinde velinin aradığı şeyin tek bir başarı grafiği olmadığını görüyoruz; aileler artık çocuğunun gelişimini veriye dayalı, düzenli ve şeffaf biçimde izleyebildiği güvenilir bir sistem istiyor. Bu nedenle öğrenciyi sadece “sonuç” üzerinden değil, öğrenme sürecinin bütünü üzerinden değerlendiriyoruz.” 

2026-2027 eğitim-öğretim dönemi kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
2026–2027 döneminde kayıt stratejimizi üç eksende kurguluyoruz: şeffaf iletişim, doğru öğrenci–doğru okul eşleşmesi ve kişiye özel takip. Kayıt sürecinde velinin aradığı şeyin tek bir başarı grafiği olmadığını görüyoruz; aileler artık çocuğunun gelişimini veriye dayalı, düzenli ve şeffaf biçimde izleyebildiği güvenilir bir sistem istiyor. Bu nedenle öğrenciyi sadece “sonuç” üzerinden değil, öğrenme sürecinin bütünü üzerinden değerlendiriyoruz.
Bu yaklaşımın merkezinde yapay zekâ destekli ölçme-değerlendirme var. Sistem; kazanım bazlı analizlerle öğrencinin gelişimini takip ediyor, öğretmene ve rehberliğe erken uyarı veriyor, eksik kazanımları zamanında görünür kılıyor. Böylece kişiye özel çalışma planları hızla güncellenebiliyor. Yabancı dil tarafında da İngilizce ve Almanca gelişimini “ders saati” üzerinden değil; seviye–hedef–ölçüm–geri bildirim döngüsüyle yönetiyoruz. SEPPA sistemi ile dil gelişimini düzenli ölçüyor, öğretim planını veriye göre güncelliyoruz.

KADEMELİ KAYIT SİSTEMİ
Kayıt dönemi takviminizin detayları nelerdir?
Kayıt sürecini velinin plan yapmasını kolaylaştıracak şekilde kademeli yürütüyoruz. Önce tanıtım ve bilgilendirme dönemiyle kampüs gezileri, randevulu görüşmeler ve eğitim yaklaşımımızın paylaşımı geliyor. Ardından erken kayıt dönemiyle avantajlı koşullar ve kontenjan önceliği sağlanıyor. Bursluluk/kabul uygulamaları döneminde sınavlar, sonuçların açıklanması ve burs-kayıt görüşmeleri yapılıyor. Kesin kayıt aşamasında sınıf ve şube planları netleşiyor; sonrasında da uyum ve hazırlık sürecinde oryantasyon, seviye belirleme ve yaz programları devreye giriyor.

SÖZLERDEN ÇOK ÇIKTILARA BAKILMALI
Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Velilere önerim, okulu sözlerden çok süreçleri ve ölçülebilir çıktıları üzerinden değerlendirmeleri. “Okul öğrenciyi nasıl ölçüyor, ne sıklıkla geri bildirim veriyor, eksik kazanımı nasıl kapatıyor?” soruları belirleyici. Dil eğitiminde ise “kaç saat ders var?” sorusundan önce “gelişimi nasıl ölçüyor ve nasıl geliştiriyorsunuz?” sorusunu sormak gerekir. İngilizce ve Almanca seviye takibi düzenli mi, raporlaması var mı, ölçüm sonuçları öğretim planına gerçekten yansıyor mu; bunlar önemli.
Portfolyo konusu da benzer şekilde ele alınmalı: Portfolyo bir vitrin çalışması mı, yoksa öğrencinin yıl boyu ürettiği çalışmalarla gelişimini görünür kılan sürdürülebilir bir dosya kültürü mü? Aynı şekilde 21. yüzyıl yetkinlikleri—iletişim, problem çözme, iş birliği, eleştirel düşünme ve dijital okuryazarlık—okulun gündelik öğrenme tasarımına gerçekten giriyor mu, yoksa niyet olarak mı kalıyor? Kayıt döneminde bu soruların net yanıtlarını görmek velinin kararını çok güçlendirir.

ÇOCUĞA UYGUN OKUL
Doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Doğru okul tek bir tanım değildir; çocuğa uygun okul vardır. Biz doğru okul seçimini; çocuğun akademik, sosyal ve kişisel gelişimini birlikte ele alabilen bir yapı olarak görüyoruz. Bu nedenle eğitim yaklaşımına, ölçme-değerlendirme ve takip sistemine, rehberlik yapısına, yabancı dil programının hedef ve ölçüm netliğine, portfolyo kültürünün sürdürülebilirliğine ve 21. yüzyıl yetkinliklerinin ders/proje düzenine nasıl entegre edildiğine bakılmalı.

Burada yapay zekâ destekli ölçme-değerlendirme ayrı bir kriter olarak öne çıkıyor. Çünkü iyi bir sistem, yalnızca sonuçları raporlamaz; erken uyarı vererek kişiselleştirmeyi mümkün kılar. Öğrencinin güçlü ve gelişime açık alanlarını daha erken görüp, doğru destek planını zamanında kurabilmek okul seçiminde ciddi bir fark yaratır.

SÜRDÜRÜLEBİLİR EĞİTİM
Eğitim maliyetlerinizi nasıl belirliyorsunuz? Bu konuda okullar velilere hangi olanakları sunuyorsunuz?
Ücretlendirmede temel hedefimiz, eğitim kalitesini sürdürülebilir biçimde korumak. Nitelikli öğretmen kadrosu, sürekli mesleki gelişim, rehberlik sistemi ve kampüsün güvenli/sağlıklı işletilmesi ana bileşenler. Bunun yanında ölçme-değerlendirme altyapısı ve kişiselleştirilmiş takip sistemi de maliyetin önemli bir parçası. Biz şunu önemsiyoruz: Veli ödediği ücretin karşılığını yalnızca “ders saati” olarak değil; ölçülen, izlenen ve geliştirilen bir öğrenme yolculuğu olarak görebilmeli.
Yapay zekâ destekli ölçme ve analiz sistemleri; öğrencinin gelişimini daha erken görmemizi ve kişiye özel planı daha hızlı güncellememizi sağlıyor. Bu da velinin gözünde “hissedilen kaliteyi” artırıyor; çünkü gelişim daha görünür ve izlenebilir hale geliyor. Velilere kampüs ve kademeye göre değişmekle birlikte erken kayıt avantajları, taksitlendirme, kardeş indirimi, peşin ödeme seçenekleri ve bursluluk temelli destek paketleri sunuyoruz.

BAŞARI DÜZEYİEN GÖRE FARKLI BURSLAR
Bursluluk sınavlarına göre sağladığınız avantajlar neler olacak?
Bursluluk sınavlarını yalnızca indirim mekanizması olarak değil, öğrencinin akademik profilini ortaya koyan bir tanılama aracı olarak ele alıyoruz. Sonuçları branş bazlı analizlerle değerlendiriyoruz ve öğrencinin ihtiyaçlarına göre destek planı oluşturuyoruz. Bu kapsamda başarı düzeyine göre burs/indirim oranları ve bazı kademelerde kontenjan önceliği sağlanabiliyor.

HEDEF HER LOKASYONDA NİTELİKLİ EĞİTİM
2026-2027 Eğitim – Öğretim döneminde hangi lokasyonlarda yer alacaksınız? Bu lokasyonları belirlerken nelere dikkat ediyorlar?
Lokasyon planlamasında iki ana kriterimiz var: erişilebilirlik ve bölgesel ihtiyaç. Yeni lokasyon kararlarında öğrenci yoğunluğu, ulaşım, bölgenin eğitim beklentisi, kampüs altyapısı ve kadro sürdürülebilirliği gibi ölçütlerle ilerliyoruz. Bizim büyüme hedefimiz “daha çok lokasyon” değil; her lokasyonda aynı kaliteyi ve aynı takip sistemini güvenle sürdürebilmek.
Bu nedenle yabancı dil (İngilizce–Almanca), portfolyo ve 21. yüzyıl yetkinlikleri gibi alanların güçlü bir altyapı gerektirdiğini unutmuyoruz. Bu standartları aynı seviyede sürdüremeyeceğimiz bir yerde hızlı büyümek yerine, kaliteli ve sürdürülebilir büyümeyi tercih ediyoruz.

 

> Sevinç’in 3’lü kayıt stratejisi: Şeffaf İletişim, Doğru Öğrenci – Doğru Okul, Kişiye Özel Takip

Murat Gürsoy - Sevinç Eğitim Kurumları Franchise Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı 

murat_gursoy_subat_2026“Kayıt sürecinde velinin aradığı şeyin tek bir başarı grafiği olmadığını görüyoruz; aileler artık çocuğunun gelişimini veriye dayalı, düzenli ve şeffaf biçimde izleyebildiği güvenilir bir sistem istiyor. Bu nedenle öğrenciyi sadece “sonuç” üzerinden değil, öğrenme sürecinin bütünü üzerinden değerlendiriyoruz.” 

2026-2027 eğitim-öğretim dönemi kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
2026–2027 döneminde kayıt stratejimizi üç eksende kurguluyoruz: şeffaf iletişim, doğru öğrenci–doğru okul eşleşmesi ve kişiye özel takip. Kayıt sürecinde velinin aradığı şeyin tek bir başarı grafiği olmadığını görüyoruz; aileler artık çocuğunun gelişimini veriye dayalı, düzenli ve şeffaf biçimde izleyebildiği güvenilir bir sistem istiyor. Bu nedenle öğrenciyi sadece “sonuç” üzerinden değil, öğrenme sürecinin bütünü üzerinden değerlendiriyoruz.
Bu yaklaşımın merkezinde yapay zekâ destekli ölçme-değerlendirme var. Sistem; kazanım bazlı analizlerle öğrencinin gelişimini takip ediyor, öğretmene ve rehberliğe erken uyarı veriyor, eksik kazanımları zamanında görünür kılıyor. Böylece kişiye özel çalışma planları hızla güncellenebiliyor. Yabancı dil tarafında da İngilizce ve Almanca gelişimini “ders saati” üzerinden değil; seviye–hedef–ölçüm–geri bildirim döngüsüyle yönetiyoruz. SEPPA sistemi ile dil gelişimini düzenli ölçüyor, öğretim planını veriye göre güncelliyoruz.

KADEMELİ KAYIT SİSTEMİ
Kayıt dönemi takviminizin detayları nelerdir?
Kayıt sürecini velinin plan yapmasını kolaylaştıracak şekilde kademeli yürütüyoruz. Önce tanıtım ve bilgilendirme dönemiyle kampüs gezileri, randevulu görüşmeler ve eğitim yaklaşımımızın paylaşımı geliyor. Ardından erken kayıt dönemiyle avantajlı koşullar ve kontenjan önceliği sağlanıyor. Bursluluk/kabul uygulamaları döneminde sınavlar, sonuçların açıklanması ve burs-kayıt görüşmeleri yapılıyor. Kesin kayıt aşamasında sınıf ve şube planları netleşiyor; sonrasında da uyum ve hazırlık sürecinde oryantasyon, seviye belirleme ve yaz programları devreye giriyor.

SÖZLERDEN ÇOK ÇIKTILARA BAKILMALI
Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Velilere önerim, okulu sözlerden çok süreçleri ve ölçülebilir çıktıları üzerinden değerlendirmeleri. “Okul öğrenciyi nasıl ölçüyor, ne sıklıkla geri bildirim veriyor, eksik kazanımı nasıl kapatıyor?” soruları belirleyici. Dil eğitiminde ise “kaç saat ders var?” sorusundan önce “gelişimi nasıl ölçüyor ve nasıl geliştiriyorsunuz?” sorusunu sormak gerekir. İngilizce ve Almanca seviye takibi düzenli mi, raporlaması var mı, ölçüm sonuçları öğretim planına gerçekten yansıyor mu; bunlar önemli.
Portfolyo konusu da benzer şekilde ele alınmalı: Portfolyo bir vitrin çalışması mı, yoksa öğrencinin yıl boyu ürettiği çalışmalarla gelişimini görünür kılan sürdürülebilir bir dosya kültürü mü? Aynı şekilde 21. yüzyıl yetkinlikleri—iletişim, problem çözme, iş birliği, eleştirel düşünme ve dijital okuryazarlık—okulun gündelik öğrenme tasarımına gerçekten giriyor mu, yoksa niyet olarak mı kalıyor? Kayıt döneminde bu soruların net yanıtlarını görmek velinin kararını çok güçlendirir.

ÇOCUĞA UYGUN OKUL
Doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Doğru okul tek bir tanım değildir; çocuğa uygun okul vardır. Biz doğru okul seçimini; çocuğun akademik, sosyal ve kişisel gelişimini birlikte ele alabilen bir yapı olarak görüyoruz. Bu nedenle eğitim yaklaşımına, ölçme-değerlendirme ve takip sistemine, rehberlik yapısına, yabancı dil programının hedef ve ölçüm netliğine, portfolyo kültürünün sürdürülebilirliğine ve 21. yüzyıl yetkinliklerinin ders/proje düzenine nasıl entegre edildiğine bakılmalı.

Burada yapay zekâ destekli ölçme-değerlendirme ayrı bir kriter olarak öne çıkıyor. Çünkü iyi bir sistem, yalnızca sonuçları raporlamaz; erken uyarı vererek kişiselleştirmeyi mümkün kılar. Öğrencinin güçlü ve gelişime açık alanlarını daha erken görüp, doğru destek planını zamanında kurabilmek okul seçiminde ciddi bir fark yaratır.

SÜRDÜRÜLEBİLİR EĞİTİM
Eğitim maliyetlerinizi nasıl belirliyorsunuz? Bu konuda okullar velilere hangi olanakları sunuyorsunuz?
Ücretlendirmede temel hedefimiz, eğitim kalitesini sürdürülebilir biçimde korumak. Nitelikli öğretmen kadrosu, sürekli mesleki gelişim, rehberlik sistemi ve kampüsün güvenli/sağlıklı işletilmesi ana bileşenler. Bunun yanında ölçme-değerlendirme altyapısı ve kişiselleştirilmiş takip sistemi de maliyetin önemli bir parçası. Biz şunu önemsiyoruz: Veli ödediği ücretin karşılığını yalnızca “ders saati” olarak değil; ölçülen, izlenen ve geliştirilen bir öğrenme yolculuğu olarak görebilmeli.
Yapay zekâ destekli ölçme ve analiz sistemleri; öğrencinin gelişimini daha erken görmemizi ve kişiye özel planı daha hızlı güncellememizi sağlıyor. Bu da velinin gözünde “hissedilen kaliteyi” artırıyor; çünkü gelişim daha görünür ve izlenebilir hale geliyor. Velilere kampüs ve kademeye göre değişmekle birlikte erken kayıt avantajları, taksitlendirme, kardeş indirimi, peşin ödeme seçenekleri ve bursluluk temelli destek paketleri sunuyoruz.

BAŞARI DÜZEYİEN GÖRE FARKLI BURSLAR
Bursluluk sınavlarına göre sağladığınız avantajlar neler olacak?
Bursluluk sınavlarını yalnızca indirim mekanizması olarak değil, öğrencinin akademik profilini ortaya koyan bir tanılama aracı olarak ele alıyoruz. Sonuçları branş bazlı analizlerle değerlendiriyoruz ve öğrencinin ihtiyaçlarına göre destek planı oluşturuyoruz. Bu kapsamda başarı düzeyine göre burs/indirim oranları ve bazı kademelerde kontenjan önceliği sağlanabiliyor.

HEDEF HER LOKASYONDA NİTELİKLİ EĞİTİM
2026-2027 Eğitim – Öğretim döneminde hangi lokasyonlarda yer alacaksınız? Bu lokasyonları belirlerken nelere dikkat ediyorlar?
Lokasyon planlamasında iki ana kriterimiz var: erişilebilirlik ve bölgesel ihtiyaç. Yeni lokasyon kararlarında öğrenci yoğunluğu, ulaşım, bölgenin eğitim beklentisi, kampüs altyapısı ve kadro sürdürülebilirliği gibi ölçütlerle ilerliyoruz. Bizim büyüme hedefimiz “daha çok lokasyon” değil; her lokasyonda aynı kaliteyi ve aynı takip sistemini güvenle sürdürebilmek.
Bu nedenle yabancı dil (İngilizce–Almanca), portfolyo ve 21. yüzyıl yetkinlikleri gibi alanların güçlü bir altyapı gerektirdiğini unutmuyoruz. Bu standartları aynı seviyede sürdüremeyeceğimiz bir yerde hızlı büyümek yerine, kaliteli ve sürdürülebilir büyümeyi tercih ediyoruz.

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 02 Mart 2026 15:08

Gösterim: 782

Evren Özyandı - Mektebim Koleji Ortaokul Eğitim Koordinatörü

evren_ozyandi_mektebim“Velilerimize okul seçerken, yalnızca fiziki imkânlara ve akademik rakamlara takılmamalarını öneriyoruz. Bir okulun eğitim felsefesi, öğretmen kadrosunun yetkinliği, rehberlik sisteminin işlerliği, ölçme-değerlendirme yaklaşımı ve okul iklimi, çocuğun gelişimini uzun vadede belirleyen asıl unsurlardır. Mektebim'de bu unsurların her birini somut uygulamalarla karşılıyoruz.”

2026-2027 eğitim-öğretim dönemi kayıt stratejileriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Mektebim Kolejleri olarak kayıt süreçlerimizde temel önceliğimiz nicelik değil, nitelik. Bu nedenle ilk olarak öğrenci-okul uyumunu doğru kurmaya odaklanıyoruz. Erken kayıt döneminde başlattığımız bireysel tanıma görüşmeleri, öğrencilerimizi ve bu ekosistemde yer alan tüm paydaşları yakından tanımamızı sağlayan MODKİM (Mizaç Odaklı Kişilik Modeli) mizaç testleri ve bursluluk sınavlarıyla her öğrencinin bütüncül olarak güçlü yanlarını ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyoruz. Bu süreçte öğrencilerimizin yalnızca sınav sonuçlarına bakmıyor; bilim, sanat, spor ve kültür alanlarındaki kazanımları da değerlendirmeye alıyoruz. Howard Gardner'ın çoklu zekâ kuramının da gösterdiği gibi, her çocuğun farklı bir öğrenme profili ve farklı bir başarı hikâyesi var. Biz de bu farklılıkları gözeterek bir kabul süreci yürütüyor, iletişimde şeffaflık ve karşılıklı güveni esas alıyoruz.

Kayıt süreciniz hangi aşamalardan oluşuyor ve bu süreci nasıl planlıyorsunuz?
Kayıt süreçlerimiz "doğru çocuk – doğru okul" eşleşmesini hedefleyen aşamalı bir yapıda ilerliyor. İlk adım, veli ve öğrenciyle yaptığımız kapsamlı bir tanışma görüşmesidir. Bu görüşmede okulumuzun eğitim anlayışını, Mektebim Kolejine özgü Yenilikçi Eğitim Programlarını (YEP), Koçluk 360 modelini, dijital altyapımızı ve yabancı dil çalışmalarımızı aktarırken, ailenin beklentilerini ve çocuğun öğrenme biçimini de anlamaya çalışıyoruz. Eş zamanlı olarak MODKİM analiziyle öğrencinin hazır bulunuşluk seviyesini belirliyoruz. Son aşamada tüm verileri - görüşme notları, test sonuçları, gözlem raporları - kontenjan dengesini ve sınıf uyumunu gözeterek değerlendiriyor; velilerimizle karar görüşmesi gerçekleştiriyoruz. Bu süreç bizim için bir kayıt işleminden ziyade uzun soluklu bir eğitim ortaklığının başlangıcıdır.
ÇOCUKLAR BAŞARIYA DEĞİL ANLAŞILMAYA İHTİYAÇ DUYAR

Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Velilerimize okul seçerken, yalnızca fiziki imkânlara ve akademik rakamlara takılmamalarını öneriyoruz. Bir okulun eğitim felsefesi, öğretmen kadrosunun yetkinliği, rehberlik sisteminin işlerliği, ölçme-değerlendirme yaklaşımı ve okul iklimi, çocuğun gelişimini uzun vadede belirleyen asıl unsurlardır. Mektebim'de bu unsurların her birini somut uygulamalarla karşılıyoruz. Koçluk 360 modeli ile bireysel akademik takip, MODKİM analiziyle öğrenciyi yakından tanıma, dijital platformlarla kişiselleştirilmiş öğrenme ve iletişim odaklı yabancı dil eğitimi… Bunların tümü, çocuğun akademik olduğu kadar duygusal ve sosyal gelişimini de kapsayan bir yapının parçası. "Çocuklar başarıya değil, anlaşılmaya ihtiyaç duyar." Bu cümle bizim eğitim anlayışımızın özeti. Bir çocuğun eğitim yolculuğu yalnızca hangi okula gittiğiyle değil, o okulda nasıl görüldüğü ve nasıl hissettiğiyle şekillenir. Velilerimize karar aşamasında şu soruyu sormalarını öneriyoruz: "Bu okul, çocuğumu gerçekten tanıyacak, onu bütünüyle destekleyecek ve onun anlamlı bir hayat yaşaması için gerekli kazanımları elde etmesini sağlayacak mı?" Çünkü gerçek bir eğitim, çocuğun kendini değerli, güvende ve ait hissettiği yerde başlar.

Sizce doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Doğru okul, çocuğun yalnızca sınav başarısını değil; sosyal, duygusal ve bireysel gelişimini de destekleyen kurumdur. Güçlü bir akademik programın yanında öğrenciyi merkeze alan rehberlik anlayışı, güvenli bir okul iklimi ve iletişime dayalı yabancı dil eğitimi belirleyici kriterlerdir.
Nörobilim araştırmaları bize net bir şey söylüyor: Çocuk kendini güvende hissetmediğinde, beyin öğrenmeye odaklanamıyor. Carol Dweck'in büyüme zihniyeti (growth mindset) çalışmalarından John Hattie'nin görünür öğrenme (visible learning) meta-analizlerine kadar pek çok uluslararası araştırma, hatanın cezalandırılmadığı ve merakın desteklendiği ortamların öğrenci başarısını anlamlı ölçüde artırdığını ortaya koyuyor.
Mektebim'de her öğrencinin kendini değerli hissettiği, fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir ortam sunuyoruz. Bir okulun en temel kriteri, çocuğun merak duygusunu canlı tutup tutmadığıdır. Ezbere dayalı, hata yapmayı cezalandıran yapılar kısa vadede sonuç üretebilir; ama uzun vadede düşünemeyen, risk alamayan bireyler yetiştirir. Velilere önerimiz şu: Bu okulda çocuk soru sorabiliyor mu? Yanlış yaptığında destekleniyor mu, yoksa etiketleniyor mu? Bizler çocuklarımızı bir yarış pistine değil, bir keşif yolculuğuna çıkaran eğitim anlayışını benimsiyoruz.

Bursluluk sınavlarına göre sağladığınız avantajlar neler olacak?
Mektebim Koleji olarak, merkezi sınavlar ve kurum olarak gerçekleştirdiğimiz bursluluk sınavları sonucunda üstün başarı gösteren öğrencilere %100'e varan oranlarda başarı bursu imkânı sunuyoruz. Bursluluk sınavlarımız, öğrencilerin akademik yeterliliklerini nesnel biçimde ölçmeyi ve nitelikli eğitime erişimlerini kolaylaştırmayı amaçlar. Belirlenen burs oranı, ilgili öğrenim kademesinin sonuna kadar geçerlidir ve yıllık eğitim ücretine doğrudan yansır. Süreç içerisinde de burslu öğrencilerimize akademik takip, bireysel koçluk ve rehberlik desteği sağlanır. Çünkü başarıyı anlık bir sonuç olarak değil, sürekli desteklenmesi gereken bir süreç olarak ele alıyoruz. Bu nedenle öğrencilerimizin yıl içindeki gelişimini düzenli olarak izliyor, dönemsel ödüllendirmelerle motivasyonlarını güçlendiriyoruz.

Velilerin kayıt sürecinde daha sağlıklı karar verebilmeleri için nasıl bir bilgilendirme ve rehberlik süreci yürütüyorsunuz?
Velilerimizin bilinçli ve güvenli bir karar verebilmesi için çok katmanlı bir bilgilendirme süreci yürütüyoruz. Birebir görüşmeler, okul tanıtım sunumları, rehberlik birimiyle doğrudan iletişim ve ayrıntılı dokümanlar aracılığıyla velilerimizin tüm sorularını yanıtlıyoruz. Ayrıca ilkokula yeni başlayacak öğrencilerimize yönelik “Mektebim’de Bir Gün” etkinlikleri düzenliyoruz. Bu süreçte amacımız, velinin çocuğu için en uygun kararı verirken kendini güvende ve desteklenmiş hissetmesidir. Karar sürecini, çocuğun ihtiyaçlarını, öğrenme biçimini ve uzun vadeli hedeflerini birlikte değerlendirdiğimiz bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Rehberlik birimimiz ailelerle yakın iş birliği içinde çalışarak, kararın çocuğun hem bugününü hem yarınını kapsamasını gözetiyor. Böylece her adım, bilinçli ve güvene dayalı bir eğitim ortaklığına dönüşüyor.

2026-2027 eğitim-öğretim döneminde öncelik verdiğiniz akademik hedefler ve geliştirmeyi planladığınız uygulamalar nelerdir?
2026-2027 döneminde akademik önceliğimiz, öğrenci merkezli eğitim anlayışını derinleştirmek ve bireysel gelişimle akademik başarıyı bütünleştirmektir. Yenilikçi eğitim programları, iletişim odaklı yabancı dil eğitimi, Koçluk 360 modeli, çok boyutlu ölçme-değerlendirme araçları ve dijital platformların etkin kullanımı bu dönemin temel çalışma alanları olacak. PISA'nın tanımladığı 21. yüzyıl yetkinlikleri çerçevesinde eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerilerini müfredatın her katmanına entegre ediyoruz. Proje tabanlı öğrenmeyi (PBL) daha yaygın hâle getirmeyi, disiplinler arası STEAM yaklaşımını güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Vizyonumuz, akademik başarının ötesinde sosyal, kültürel ve sportif gelişimi de kapsayan bütüncül bir eğitim sunmaktır. Erasmus+ projeleri, Cambridge ve uluslararası dil sınavlarına hazırlık programları, ulusal ve uluslararası yarışmalara katılım bu vizyonun somut adımlarıdır. Her öğrencinin biricik olduğuna inanıyoruz; yeteneklerini tanımak, geliştirmek ve başarıya dönüştürmek için nitelikli bir öğrenme ortamı hazırlıyoruz.
Bir çocuğun özgüvenle fikir söyleyebilmesi, öğrenirken yorulmaması, merakını kaybetmemesi bizim için en az akademik çıktılar kadar kıymetli. 2026-2027'de de bu dengeyi koruyan, insana dokunan bir eğitim anlayışını güçlendirmeye devam edeceğiz.

> ‘Bir çocuğun özgüvenle fikir söyleyebilmesi, en az sınav sonuçları kadar kıymetlidir’

Evren Özyandı - Mektebim Koleji Ortaokul Eğitim Koordinatörü

evren_ozyandi_mektebim“Velilerimize okul seçerken, yalnızca fiziki imkânlara ve akademik rakamlara takılmamalarını öneriyoruz. Bir okulun eğitim felsefesi, öğretmen kadrosunun yetkinliği, rehberlik sisteminin işlerliği, ölçme-değerlendirme yaklaşımı ve okul iklimi, çocuğun gelişimini uzun vadede belirleyen asıl unsurlardır. Mektebim'de bu unsurların her birini somut uygulamalarla karşılıyoruz.”

2026-2027 eğitim-öğretim dönemi kayıt stratejileriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Mektebim Kolejleri olarak kayıt süreçlerimizde temel önceliğimiz nicelik değil, nitelik. Bu nedenle ilk olarak öğrenci-okul uyumunu doğru kurmaya odaklanıyoruz. Erken kayıt döneminde başlattığımız bireysel tanıma görüşmeleri, öğrencilerimizi ve bu ekosistemde yer alan tüm paydaşları yakından tanımamızı sağlayan MODKİM (Mizaç Odaklı Kişilik Modeli) mizaç testleri ve bursluluk sınavlarıyla her öğrencinin bütüncül olarak güçlü yanlarını ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyoruz. Bu süreçte öğrencilerimizin yalnızca sınav sonuçlarına bakmıyor; bilim, sanat, spor ve kültür alanlarındaki kazanımları da değerlendirmeye alıyoruz. Howard Gardner'ın çoklu zekâ kuramının da gösterdiği gibi, her çocuğun farklı bir öğrenme profili ve farklı bir başarı hikâyesi var. Biz de bu farklılıkları gözeterek bir kabul süreci yürütüyor, iletişimde şeffaflık ve karşılıklı güveni esas alıyoruz.

Kayıt süreciniz hangi aşamalardan oluşuyor ve bu süreci nasıl planlıyorsunuz?
Kayıt süreçlerimiz "doğru çocuk – doğru okul" eşleşmesini hedefleyen aşamalı bir yapıda ilerliyor. İlk adım, veli ve öğrenciyle yaptığımız kapsamlı bir tanışma görüşmesidir. Bu görüşmede okulumuzun eğitim anlayışını, Mektebim Kolejine özgü Yenilikçi Eğitim Programlarını (YEP), Koçluk 360 modelini, dijital altyapımızı ve yabancı dil çalışmalarımızı aktarırken, ailenin beklentilerini ve çocuğun öğrenme biçimini de anlamaya çalışıyoruz. Eş zamanlı olarak MODKİM analiziyle öğrencinin hazır bulunuşluk seviyesini belirliyoruz. Son aşamada tüm verileri - görüşme notları, test sonuçları, gözlem raporları - kontenjan dengesini ve sınıf uyumunu gözeterek değerlendiriyor; velilerimizle karar görüşmesi gerçekleştiriyoruz. Bu süreç bizim için bir kayıt işleminden ziyade uzun soluklu bir eğitim ortaklığının başlangıcıdır.
ÇOCUKLAR BAŞARIYA DEĞİL ANLAŞILMAYA İHTİYAÇ DUYAR

Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler?
Velilerimize okul seçerken, yalnızca fiziki imkânlara ve akademik rakamlara takılmamalarını öneriyoruz. Bir okulun eğitim felsefesi, öğretmen kadrosunun yetkinliği, rehberlik sisteminin işlerliği, ölçme-değerlendirme yaklaşımı ve okul iklimi, çocuğun gelişimini uzun vadede belirleyen asıl unsurlardır. Mektebim'de bu unsurların her birini somut uygulamalarla karşılıyoruz. Koçluk 360 modeli ile bireysel akademik takip, MODKİM analiziyle öğrenciyi yakından tanıma, dijital platformlarla kişiselleştirilmiş öğrenme ve iletişim odaklı yabancı dil eğitimi… Bunların tümü, çocuğun akademik olduğu kadar duygusal ve sosyal gelişimini de kapsayan bir yapının parçası. "Çocuklar başarıya değil, anlaşılmaya ihtiyaç duyar." Bu cümle bizim eğitim anlayışımızın özeti. Bir çocuğun eğitim yolculuğu yalnızca hangi okula gittiğiyle değil, o okulda nasıl görüldüğü ve nasıl hissettiğiyle şekillenir. Velilerimize karar aşamasında şu soruyu sormalarını öneriyoruz: "Bu okul, çocuğumu gerçekten tanıyacak, onu bütünüyle destekleyecek ve onun anlamlı bir hayat yaşaması için gerekli kazanımları elde etmesini sağlayacak mı?" Çünkü gerçek bir eğitim, çocuğun kendini değerli, güvende ve ait hissettiği yerde başlar.

Sizce doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Doğru okul, çocuğun yalnızca sınav başarısını değil; sosyal, duygusal ve bireysel gelişimini de destekleyen kurumdur. Güçlü bir akademik programın yanında öğrenciyi merkeze alan rehberlik anlayışı, güvenli bir okul iklimi ve iletişime dayalı yabancı dil eğitimi belirleyici kriterlerdir.
Nörobilim araştırmaları bize net bir şey söylüyor: Çocuk kendini güvende hissetmediğinde, beyin öğrenmeye odaklanamıyor. Carol Dweck'in büyüme zihniyeti (growth mindset) çalışmalarından John Hattie'nin görünür öğrenme (visible learning) meta-analizlerine kadar pek çok uluslararası araştırma, hatanın cezalandırılmadığı ve merakın desteklendiği ortamların öğrenci başarısını anlamlı ölçüde artırdığını ortaya koyuyor.
Mektebim'de her öğrencinin kendini değerli hissettiği, fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir ortam sunuyoruz. Bir okulun en temel kriteri, çocuğun merak duygusunu canlı tutup tutmadığıdır. Ezbere dayalı, hata yapmayı cezalandıran yapılar kısa vadede sonuç üretebilir; ama uzun vadede düşünemeyen, risk alamayan bireyler yetiştirir. Velilere önerimiz şu: Bu okulda çocuk soru sorabiliyor mu? Yanlış yaptığında destekleniyor mu, yoksa etiketleniyor mu? Bizler çocuklarımızı bir yarış pistine değil, bir keşif yolculuğuna çıkaran eğitim anlayışını benimsiyoruz.

Bursluluk sınavlarına göre sağladığınız avantajlar neler olacak?
Mektebim Koleji olarak, merkezi sınavlar ve kurum olarak gerçekleştirdiğimiz bursluluk sınavları sonucunda üstün başarı gösteren öğrencilere %100'e varan oranlarda başarı bursu imkânı sunuyoruz. Bursluluk sınavlarımız, öğrencilerin akademik yeterliliklerini nesnel biçimde ölçmeyi ve nitelikli eğitime erişimlerini kolaylaştırmayı amaçlar. Belirlenen burs oranı, ilgili öğrenim kademesinin sonuna kadar geçerlidir ve yıllık eğitim ücretine doğrudan yansır. Süreç içerisinde de burslu öğrencilerimize akademik takip, bireysel koçluk ve rehberlik desteği sağlanır. Çünkü başarıyı anlık bir sonuç olarak değil, sürekli desteklenmesi gereken bir süreç olarak ele alıyoruz. Bu nedenle öğrencilerimizin yıl içindeki gelişimini düzenli olarak izliyor, dönemsel ödüllendirmelerle motivasyonlarını güçlendiriyoruz.

Velilerin kayıt sürecinde daha sağlıklı karar verebilmeleri için nasıl bir bilgilendirme ve rehberlik süreci yürütüyorsunuz?
Velilerimizin bilinçli ve güvenli bir karar verebilmesi için çok katmanlı bir bilgilendirme süreci yürütüyoruz. Birebir görüşmeler, okul tanıtım sunumları, rehberlik birimiyle doğrudan iletişim ve ayrıntılı dokümanlar aracılığıyla velilerimizin tüm sorularını yanıtlıyoruz. Ayrıca ilkokula yeni başlayacak öğrencilerimize yönelik “Mektebim’de Bir Gün” etkinlikleri düzenliyoruz. Bu süreçte amacımız, velinin çocuğu için en uygun kararı verirken kendini güvende ve desteklenmiş hissetmesidir. Karar sürecini, çocuğun ihtiyaçlarını, öğrenme biçimini ve uzun vadeli hedeflerini birlikte değerlendirdiğimiz bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Rehberlik birimimiz ailelerle yakın iş birliği içinde çalışarak, kararın çocuğun hem bugününü hem yarınını kapsamasını gözetiyor. Böylece her adım, bilinçli ve güvene dayalı bir eğitim ortaklığına dönüşüyor.

2026-2027 eğitim-öğretim döneminde öncelik verdiğiniz akademik hedefler ve geliştirmeyi planladığınız uygulamalar nelerdir?
2026-2027 döneminde akademik önceliğimiz, öğrenci merkezli eğitim anlayışını derinleştirmek ve bireysel gelişimle akademik başarıyı bütünleştirmektir. Yenilikçi eğitim programları, iletişim odaklı yabancı dil eğitimi, Koçluk 360 modeli, çok boyutlu ölçme-değerlendirme araçları ve dijital platformların etkin kullanımı bu dönemin temel çalışma alanları olacak. PISA'nın tanımladığı 21. yüzyıl yetkinlikleri çerçevesinde eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerilerini müfredatın her katmanına entegre ediyoruz. Proje tabanlı öğrenmeyi (PBL) daha yaygın hâle getirmeyi, disiplinler arası STEAM yaklaşımını güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Vizyonumuz, akademik başarının ötesinde sosyal, kültürel ve sportif gelişimi de kapsayan bütüncül bir eğitim sunmaktır. Erasmus+ projeleri, Cambridge ve uluslararası dil sınavlarına hazırlık programları, ulusal ve uluslararası yarışmalara katılım bu vizyonun somut adımlarıdır. Her öğrencinin biricik olduğuna inanıyoruz; yeteneklerini tanımak, geliştirmek ve başarıya dönüştürmek için nitelikli bir öğrenme ortamı hazırlıyoruz.
Bir çocuğun özgüvenle fikir söyleyebilmesi, öğrenirken yorulmaması, merakını kaybetmemesi bizim için en az akademik çıktılar kadar kıymetli. 2026-2027'de de bu dengeyi koruyan, insana dokunan bir eğitim anlayışını güçlendirmeye devam edeceğiz.

Son Güncelleme: Salı, 03 Mart 2026 12:52

Gösterim: 607

Şükrü Nurçin - BİL Eğitim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı

sukru_nurcin“BİL Eğitim Kurumları olarak, çocuklarının eğitim yolculuğunda doğru kararı bugünden almak isteyen ailelere; güçlü vizyonumuz, köklü eğitim anlayışımız ve sürdürülebilir başarı modelimizle güvenli bir başlangıç sunuyoruz.”

2026-2027 eğitim-öğretim dönemi kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
BİL Eğitim Kurumları olarak kayıt stratejimizi yalnızca niceliksel bir büyüme hedefiyle değil, eğitimde kaliteyi sürdürülebilir kılma anlayışıyla planlıyoruz. “Dünya İnovasyon Okulu” vizyonumuz doğrultusunda, öğrencilerimizin akademik başarılarının yanı sıra bilimsel düşünme, dijital okuryazarlık, girişimcilik ve değer temelli gelişimlerini destekleyecek bir eğitim sunmayı öncelikli görüyoruz.
Bu nedenle kayıt sürecimizi; öğrenci tanıma, gelişim analizi ve yönlendirme adımlarını içeren çok boyutlu bir yapı olarak uyguluyoruz. Amacımız, her öğrencinin kendi potansiyelini ortaya koyabileceği doğru eğitim ortamı ile buluşmasını sağlamak.

HOLİSTİK ÖĞRENME YAKLAŞIMI
Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler? Doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Velilerimizin eğitim sürecine ilişkin değerlendirmelerini yalnızca sınav sonuçları üzerinden değil; kurumun eğitim felsefesi, rehberlik ve yönlendirme sistemi ile öğrenciyi bütüncül biçimde ele alan yaklaşımı üzerinden yapmalarını önemsiyoruz. Doğru okul; öğrencide yalnızca akademik başarıyı değil, aynı zamanda sosyal, duygusal ve ahlaki gelişimi destekleyen, bireysel potansiyeli öğrenci tanıma çalışmaları ve ölçme değerlendirme araçlarıyla sistematik olarak analiz eden okuldur.
BİL Eğitim Kurumlarında eğitim; akademik kazanımların anaokullarında keşif, ilkokullarda sorgulama, ortaokullarda proje ve liselerde performans temelli Holistik öğrenme yaklaşımıyla desteklendiği, eleştirel düşünme, problem çözme, araştırma ve üretim becerilerinin önceliklendirildiği uzun vadeli bir gelişim süreci olarak ele alınmaktadır. Rehberlik ve Kariyer Merkezi ile Kariyer farkındalığı, Eğitim Teknolojileri Koordinatörlüğü ile dijital yetkinlikler ve girişimcilik, Yabancı Diller Koordinatörlüğü ile CLIL tabanlı multi disiplinler yabancı dil öğretim anlayışı gibi 21. yüzyıl becerilerini erken yaşta kazandıran; okul–veli iş birliğinin güçlü, iletişim süreçlerinin şeffaf ve sürdürülebilir şekilde yürütüldüğü kurumlarımızda, öğrencilerin hem akademik başarılarına hem de yaşam ve kariyer becerilerine yüksek katkı sağlıyoruz.

ERKEN KAYIT AVANTAJLARI
Eğitim maliyetlerinizi nasıl belirliyorsunuz? Bu konuda okullar velilere hangi olanakları sunuyorsunuz?
Eğitim maliyetlerimizi belirlerken; sunduğumuz akademik programların kapsamı, BİL Learn dijital eğitim altyapımız, uluslararası projeler, rehberlik ve sosyal gelişim desteklerini bütüncül bir kalite anlayışıyla ele alıyoruz. Bütçemizin önemli bir bölümünü doğrudan eğitim kalitesine ayırıyor; öğretmen gelişimi, dijital içerik üretimi, ölçme-değerlendirme sistemleri ve öğrenci destek programlarına sürekli yatırım yapıyoruz. Bu kapsamda kaynaklarımızın yaklaşık yarısından fazlası doğrudan akademik ve pedagojik süreçlerin güçlendirilmesine yönlendirilmektedir.
Velilerimize erken dönem planlama imkânı sunmak amacıyla erken avantaj uygulamaları, esnek ödeme planları ve burs olanakları sağlıyoruz. Öğrencilerimizin önemli bir bölümü farklı oranlarda burs ve eğitim desteklerinden faydalanmakta; her yıl belirli bir öğrenci grubuna tam ve kısmi burs imkânı sunulmaktadır. Bu uygulamalar, yalnızca finansal bir destek mekanizması değil, vizyonumuzun temel unsurlarından biri olan fırsat eşitliği ilkesinin sahaya yansımasıdır. Amacımız; nitelikli eğitimi daha geniş bir kitle için erişilebilir kılarken, sürdürülebilir kalite standartlarını da kararlılıkla korumaktır.

Bursluluk sınavlarına göre sağladığınız avantajlar neler olacak?
Bursluluk sınavlarımız, Millî Eğitim Bakanlığı Maarif Müfredatı ile tam uyumlu olacak şekilde hazırlanmakta; öğrencilerin yalnızca akademik bilgi düzeylerini değil, analitik düşünme, problem çözme, muhakeme ve öğrenme becerilerini de bütüncül olarak değerlendirmeyi hedeflemektedir. Sınav süreci boyunca öğrencilerimiz, alanında uzman ölçme-değerlendirme ekiplerimiz ve rehberlik birimlerimiz tarafından sistematik olarak gözlemlenmekte; sınav performansları çok boyutlu veriler üzerinden analiz edilmektedir.
Elde edilen akademik ve davranışsal veriler; öğrencinin öğrenme profili, güçlü yönleri ve gelişim alanlarını ortaya koyan bilimsel analizlerle desteklenmekte, bu doğrultuda başarı durumuna göre farklı oranlarda burs imkânları sunulmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde yetenekli öğrencilerin nitelikli eğitimle buluşması sağlanırken, eğitimde sosyal denge ve fırsat eşitliği ilkesi de sürdürülebilir biçimde desteklenmektedir.

HER LOKASYONDA GÜÇLÜ EĞİTİM
2026-2027 Eğitim – Öğretim döneminde hangi lokasyonlarda yer alacaksınız? Bu lokasyonları belirlerken nelere dikkat ediyorlar?
Yeni dönemde BİL Eğitim Kurumları olarak, mevcut kampüslerimizde eğitim kalitesini derinleştirmeyi stratejik bir öncelik olarak ele alırken; vizyoner büyüme planımız doğrultusunda 2025 – 2026 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı itibarıyla Gaziantep ve İstanbul Beylikdüzü Marina kampüslerimizde eğitim faaliyetlerimizi hayata geçirdik. Lokasyon planlamalarımızı yalnızca fiziksel genişleme olarak değil, nitelikli eğitimi daha geniş kitlelerle buluşturma sorumluluğu olarak değerlendiriyoruz.
Bu kapsamda; bölgesel eğitim ihtiyaçları, ulaşım olanakları ve sürdürülebilir eğitim altyapısı temel kriterlerimiz arasında yer almakta; her kampüsümüzde BİL’in kurumsal kültürünü, akademik standartlarını ve değerler eğitimini aynı kalite anlayışıyla uygulamayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Amacımız, bulunduğumuz her lokasyonda BİL markasını güçlü bir eğitim referansı haline getirmektir.

> ‘Eğitimde sürdürülebilir başarıyı kurumsal deneyimimizle hayata geçiriyoruz’

Şükrü Nurçin - BİL Eğitim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı

sukru_nurcin“BİL Eğitim Kurumları olarak, çocuklarının eğitim yolculuğunda doğru kararı bugünden almak isteyen ailelere; güçlü vizyonumuz, köklü eğitim anlayışımız ve sürdürülebilir başarı modelimizle güvenli bir başlangıç sunuyoruz.”

2026-2027 eğitim-öğretim dönemi kayıt stratejileriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
BİL Eğitim Kurumları olarak kayıt stratejimizi yalnızca niceliksel bir büyüme hedefiyle değil, eğitimde kaliteyi sürdürülebilir kılma anlayışıyla planlıyoruz. “Dünya İnovasyon Okulu” vizyonumuz doğrultusunda, öğrencilerimizin akademik başarılarının yanı sıra bilimsel düşünme, dijital okuryazarlık, girişimcilik ve değer temelli gelişimlerini destekleyecek bir eğitim sunmayı öncelikli görüyoruz.
Bu nedenle kayıt sürecimizi; öğrenci tanıma, gelişim analizi ve yönlendirme adımlarını içeren çok boyutlu bir yapı olarak uyguluyoruz. Amacımız, her öğrencinin kendi potansiyelini ortaya koyabileceği doğru eğitim ortamı ile buluşmasını sağlamak.

HOLİSTİK ÖĞRENME YAKLAŞIMI
Veliler kayıt döneminde nelere dikkat etmeliler? Doğru okul seçmenin kriterleri neler?
Velilerimizin eğitim sürecine ilişkin değerlendirmelerini yalnızca sınav sonuçları üzerinden değil; kurumun eğitim felsefesi, rehberlik ve yönlendirme sistemi ile öğrenciyi bütüncül biçimde ele alan yaklaşımı üzerinden yapmalarını önemsiyoruz. Doğru okul; öğrencide yalnızca akademik başarıyı değil, aynı zamanda sosyal, duygusal ve ahlaki gelişimi destekleyen, bireysel potansiyeli öğrenci tanıma çalışmaları ve ölçme değerlendirme araçlarıyla sistematik olarak analiz eden okuldur.
BİL Eğitim Kurumlarında eğitim; akademik kazanımların anaokullarında keşif, ilkokullarda sorgulama, ortaokullarda proje ve liselerde performans temelli Holistik öğrenme yaklaşımıyla desteklendiği, eleştirel düşünme, problem çözme, araştırma ve üretim becerilerinin önceliklendirildiği uzun vadeli bir gelişim süreci olarak ele alınmaktadır. Rehberlik ve Kariyer Merkezi ile Kariyer farkındalığı, Eğitim Teknolojileri Koordinatörlüğü ile dijital yetkinlikler ve girişimcilik, Yabancı Diller Koordinatörlüğü ile CLIL tabanlı multi disiplinler yabancı dil öğretim anlayışı gibi 21. yüzyıl becerilerini erken yaşta kazandıran; okul–veli iş birliğinin güçlü, iletişim süreçlerinin şeffaf ve sürdürülebilir şekilde yürütüldüğü kurumlarımızda, öğrencilerin hem akademik başarılarına hem de yaşam ve kariyer becerilerine yüksek katkı sağlıyoruz.

ERKEN KAYIT AVANTAJLARI
Eğitim maliyetlerinizi nasıl belirliyorsunuz? Bu konuda okullar velilere hangi olanakları sunuyorsunuz?
Eğitim maliyetlerimizi belirlerken; sunduğumuz akademik programların kapsamı, BİL Learn dijital eğitim altyapımız, uluslararası projeler, rehberlik ve sosyal gelişim desteklerini bütüncül bir kalite anlayışıyla ele alıyoruz. Bütçemizin önemli bir bölümünü doğrudan eğitim kalitesine ayırıyor; öğretmen gelişimi, dijital içerik üretimi, ölçme-değerlendirme sistemleri ve öğrenci destek programlarına sürekli yatırım yapıyoruz. Bu kapsamda kaynaklarımızın yaklaşık yarısından fazlası doğrudan akademik ve pedagojik süreçlerin güçlendirilmesine yönlendirilmektedir.
Velilerimize erken dönem planlama imkânı sunmak amacıyla erken avantaj uygulamaları, esnek ödeme planları ve burs olanakları sağlıyoruz. Öğrencilerimizin önemli bir bölümü farklı oranlarda burs ve eğitim desteklerinden faydalanmakta; her yıl belirli bir öğrenci grubuna tam ve kısmi burs imkânı sunulmaktadır. Bu uygulamalar, yalnızca finansal bir destek mekanizması değil, vizyonumuzun temel unsurlarından biri olan fırsat eşitliği ilkesinin sahaya yansımasıdır. Amacımız; nitelikli eğitimi daha geniş bir kitle için erişilebilir kılarken, sürdürülebilir kalite standartlarını da kararlılıkla korumaktır.

Bursluluk sınavlarına göre sağladığınız avantajlar neler olacak?
Bursluluk sınavlarımız, Millî Eğitim Bakanlığı Maarif Müfredatı ile tam uyumlu olacak şekilde hazırlanmakta; öğrencilerin yalnızca akademik bilgi düzeylerini değil, analitik düşünme, problem çözme, muhakeme ve öğrenme becerilerini de bütüncül olarak değerlendirmeyi hedeflemektedir. Sınav süreci boyunca öğrencilerimiz, alanında uzman ölçme-değerlendirme ekiplerimiz ve rehberlik birimlerimiz tarafından sistematik olarak gözlemlenmekte; sınav performansları çok boyutlu veriler üzerinden analiz edilmektedir.
Elde edilen akademik ve davranışsal veriler; öğrencinin öğrenme profili, güçlü yönleri ve gelişim alanlarını ortaya koyan bilimsel analizlerle desteklenmekte, bu doğrultuda başarı durumuna göre farklı oranlarda burs imkânları sunulmaktadır. Bu yaklaşım sayesinde yetenekli öğrencilerin nitelikli eğitimle buluşması sağlanırken, eğitimde sosyal denge ve fırsat eşitliği ilkesi de sürdürülebilir biçimde desteklenmektedir.

HER LOKASYONDA GÜÇLÜ EĞİTİM
2026-2027 Eğitim – Öğretim döneminde hangi lokasyonlarda yer alacaksınız? Bu lokasyonları belirlerken nelere dikkat ediyorlar?
Yeni dönemde BİL Eğitim Kurumları olarak, mevcut kampüslerimizde eğitim kalitesini derinleştirmeyi stratejik bir öncelik olarak ele alırken; vizyoner büyüme planımız doğrultusunda 2025 – 2026 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı itibarıyla Gaziantep ve İstanbul Beylikdüzü Marina kampüslerimizde eğitim faaliyetlerimizi hayata geçirdik. Lokasyon planlamalarımızı yalnızca fiziksel genişleme olarak değil, nitelikli eğitimi daha geniş kitlelerle buluşturma sorumluluğu olarak değerlendiriyoruz.
Bu kapsamda; bölgesel eğitim ihtiyaçları, ulaşım olanakları ve sürdürülebilir eğitim altyapısı temel kriterlerimiz arasında yer almakta; her kampüsümüzde BİL’in kurumsal kültürünü, akademik standartlarını ve değerler eğitimini aynı kalite anlayışıyla uygulamayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Amacımız, bulunduğumuz her lokasyonda BİL markasını güçlü bir eğitim referansı haline getirmektir.

Son Güncelleme: Perşembe, 26 Şubat 2026 11:53

Gösterim: 710


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.