Selçuk Işık – Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü
“2026 yılına ise daha net bir vizyon ve daha güçlü bir motivasyonla giriyoruz. Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz; öğretmeniyle güçlenen, öğrencisine ilham veren, aileleriyle güven temelli bir ilişki kuran ve eğitimde kaliteyi sürdürülebilir kılan Kavram Eğitim Kurumlarını geleceğe emin adımlarla taşımaktır.”
Kurumunuz açısından 2025 yılını değerlendirebilir misiniz? 2026 yılında kurumunuzun gelişimine yönelik hedefleriniz neler olacak?
2025 yılı, benim için ve Kavram Eğitim Kurumları adına yalnızca bir değerlendirme yılı değil; eğitim anlayışımızı yeniden ele aldığımız, güçlü yönlerimizi pekiştirdiğimiz ve geleceğe dair hedeflerimizi netleştirdiğimiz önemli bir dönem oldu. Bu yıl boyunca akademik başarıyı merkeze alırken, öğrenciyi yalnızca sonuçlarıyla değil; gelişim süreciyle ele alan bütüncül bir eğitim yaklaşımını güçlendirdik. Ölçme ve değerlendirmede veriye dayalı sistemleri yaygınlaştırırken, öğretmenlerimizin mesleki gelişimini destekleyen hizmet içi eğitimlere özel önem verdik.
2026 yılına ise daha net bir vizyon ve daha güçlü bir motivasyonla giriyoruz. Kavram Eğitim Kurumları olarak önceliğimiz; eğitim programlarımızı oyun temelli, atölye odaklı ve bireyselleştirilmiş öğrenme modelleriyle daha da zenginleştirmek. Yabancı dil eğitimi ve uluslararası eğitim vizyonumuzu, öğrencilerimize gerçek anlamda değer katacak somut projelerle desteklemeyi hedefliyoruz. Dijitalleşme ve yapay zekâ destekli öğrenme sistemlerini daha etkin kullanarak, öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarını değil; özgüven, sorumluluk bilinci ve dünya vatandaşı olma becerilerini de geliştiren bir eğitim ortamı oluşturmak istiyoruz.
Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz; öğretmeniyle güçlenen, öğrencisine ilham veren, aileleriyle güven temelli bir ilişki kuran ve eğitimde kaliteyi sürdürülebilir kılan Kavram Eğitim Kurumlarını geleceğe emin adımlarla taşımaktır.
Eğitim sektöründe büyüme modeli olarak franchise sistemi öne çıkıyor. Markanızın bu konuda politikası hakkında bilgi verebilir misiniz? Franchise modelinizin temel unsurları nelerdir? Franchise modelinizde nasıl bir büyüklüğe ulaştınız? Franchise yatırımcılarınıza sunduğunuz avantajlar nelerdir?
Eğitim sektöründe büyümenin yalnızca sayısal değil, nitelikli ve sürdürülebilir olması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle Kavram Eğitim Kurumları olarak franchise sistemine hiçbir zaman hızlı yayılma gözüyle bakmadık. Bizim için franchise; tabelanın çoğalmasından ziyade, eğitim felsefesinin doğru şekilde temsil edilmesi anlamına geliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda kontrollü, seçici ve uzun vadeli bir büyüme politikası benimsiyoruz.
Franchise modelimizin temelinde; akademik standartların korunması, güçlü bir müfredat yapısı, merkezi ölçme-değerlendirme sistemi ve sürekli hizmet içi eğitim yer alıyor. Franchise yatırımcılarımız, yalnızca bir marka ismini değil; yıllar içinde oluşturulmuş akademik birikimi, kurumsal know-how’ı, dijital altyapıyı ve yönetim deneyimini devralıyor. Öğretmen eğitimlerinden öğrenci takip sistemlerine, veli iletişiminden kurumsal denetime kadar tüm süreçler merkezden planlanan bütüncül bir yapı içerisinde yürütülüyor.
Bugün Kavram Eğitim Kurumları, farklı şehirlerde faaliyet gösteren 29 okul ve 52 kurs merkezi ile güçlü bir eğitim ağına ulaşmış durumda. Bu büyüklük bizim için bir sonuç değil; doğru franchise anlayışının doğal bir çıktısıdır. Önceliğimiz her zaman, açılan her kurumun Kavram eğitim kültürünü eksiksiz şekilde yaşatabilmesidir.
Franchise yatırımcılarımıza sunduğumuz en önemli avantaj; sistemli, denetlenebilir ve sürekli desteklenen bir yapıdır. Akademik rehberlik, yönetici ve öğretmen eğitimleri, merkezi deneme sınavları, dijital eğitim platformları, pazarlama ve kurumsal iletişim desteği bu yapının temel unsurlarıdır. Bunun yanı sıra yatırımcılarımızla kısa vadeli kazanç ilişkisi değil; uzun soluklu, karşılıklı güvene dayalı bir yol arkadaşlığı kurmayı önemsiyoruz.
Önümüzdeki dönemde de Kavram Eğitim Kurumları olarak franchise büyümemizi aynı anlayışla sürdürecek; eğitimde kaliteyi ve kurumsal duruşu her şeyin önünde tutmaya devam edeceğiz.
Bilimsel çalışmalardan sosyal sorumluluğa ulusal ve uluslararası düzeyde okul projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Koleji olarak bilimsel düşünceyi, toplumsal faydayı ve küresel sorumluluk bilincini bütüncül bir eğitim yaklaşımıyla ele alıyoruz. Ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttüğümüz okul projeleri; akademik araştırma temelli çalışmalar, disiplinler arası proje üretimi ve toplumsal etkiyi önceleyen uygulamalarla yapılandırılmaktadır. Kavram Future Akademi derslerimizde, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çevre bilinci, eşitsizliklerin azaltılması, nitelikli eğitim, sağlıklı yaşam ve sorumlu üretim–tüketim gibi temalar sosyal sorumluluk akademileriyle entegre edilmekte; öğrencilerimiz proje tabanlı öğrenme yoluyla aktif yurttaşlık becerileri kazanmaktadır. Bu kapsamda düzenlenen yardım kampanyaları, toplumsal dayanışmayı güçlendiren gönüllülük çalışmaları ve özellikle LÖSEV İncileri ile yürütülen anlamlı sosyal sorumluluk projeleriyle öğrencilerimizin empati, farkındalık ve sosyal duyarlılık düzeyleri somut deneyimlerle desteklenmektedir.
ÖZEL OKULCULUĞUN OLGUNLAŞMA SÜRECİ
Türkiye’de oluşan şartları dikkate alarak, özel okul sektörünü önümüzdeki günlerde nelerin beklediği konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Türkiye’de son yıllarda oluşan ekonomik, sosyal ve yapısal koşullar, özel okul sektörünü doğal bir yeniden yapılanma sürecine taşımış durumda. Artan işletme maliyetleri, nitelikli öğretmen istihdamının giderek zorlaşması ve mevzuata uyum gerekliliği; özel okulların yalnızca eğitim programlarıyla değil, kurumsal yönetim anlayışlarıyla da güçlü olmalarını zorunlu kılıyor. Bu durum, sektörde daha planlı, daha şeffaf ve daha sürdürülebilir modellerin öne çıkmasına neden oluyor.
Önümüzdeki dönemde özel okulculukta; kurumsal kimliği net olan, eğitim felsefesini doğru tanımlayan ve kalite standartlarını koruyabilen yapıların daha sağlıklı bir şekilde yol alacağını düşünüyorum. Bu süreç, bazı kurumlar açısından zorlayıcı olabilir; ancak uzun vadede sektörün genel niteliğini artıracak bir dönüşüm anlamı taşıyor. Özellikle öğretmen gelişimine yatırım yapan, akademik süreçleri bilimsel ve veriye dayalı sistemlerle yöneten okulların bu dönemde öne çıkacağına inanıyorum.
Velilerin beklentilerinde de önemli bir değişim yaşanıyor. Günümüzde veliler, yalnızca sınav başarısına odaklanan bir eğitim anlayışından ziyade; çocuklarının bireysel gelişimini destekleyen, yabancı dil yeterliliği kazandıran, dijital okuryazarlığı güçlendiren ve sosyal-duygusal becerileri önceleyen okulları tercih ediyor. Bu durum, özel okulların eğitim modellerini daha esnek, daha bütüncül ve çağın gerekliliklerine uygun şekilde yeniden kurgulamasını zorunlu kılıyor.
Bununla birlikte, özel okul sektörünün kamu eğitimiyle olan ilişkisini ve toplumdaki rolünü de yeniden tanımlaması gereken bir döneme girildiğini düşünüyorum. Özel okulların yalnızca alternatif bir eğitim alanı değil; ülkenin eğitim kalitesini yukarı taşıyan, iyi uygulama örnekleri üreten ve sistemi besleyen yapılar olması büyük önem taşıyor. Bu bakış açısı, sektörde iş birliği kültürünü ve ortak kalite anlayışını daha da değerli hale getiriyor.
Ben tüm bu gelişmeleri bir krizden çok, özel okulculuğun olgunlaşma süreci olarak görüyorum. Bu süreci doğru okuyan, kısa vadeli reflekslerle değil uzun vadeli stratejilerle hareket eden kurumlar için önümüzdeki yılların önemli fırsatlar barındırdığına inanıyorum. Kavram Eğitim Kurumları olarak biz de bu dönüşümü dikkatle izliyor, eğitimde kaliteyi ve kurumsal duruşu merkeze alan yaklaşımımızla geleceğe hazırlanıyoruz.
ŞEFFAFLIK TEMEL ÖNCELİĞİMİZ OLACAK
2026 yılı kayıt takviminiz ve bursluluk sınavlarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kavram Eğitim Kurumları olarak 2026 eğitim öğretim yılı kayıt sürecini, planlı ve kademeli bir takvim doğrultusunda yürütüyoruz. Kayıt dönemimizi yalnızca kontenjan doldurma süreci olarak değil; öğrenciyi tanıdığımız, ailesiyle doğru iletişim kurduğumuz ve eğitim yolculuğunu birlikte planladığımız bir süreç olarak görüyoruz. Bu nedenle erken dönem kayıtlar, ön görüşmeler ve akademik değerlendirmelerle süreci sağlıklı bir zeminde ilerletmeyi önemsiyoruz.
Bursluluk sınavlarımızı bu yıl 10-11 Ocak tarihlerinde fırsat eşitliği ilkesinin somut bir yansıması olarak büyük bir hassasiyetle gerçekleştirdik. Akademik potansiyeli yüksek öğrencileri erken dönemde keşfetmeyi ve onları nitelikli eğitimle buluşturmayı amaçlıyoruz. Bursluluk sınavlarımız, yalnızca bilgi ölçen değil; öğrencinin düşünme becerilerini, akademik altyapısını ve gelişim potansiyelini dikkate alan bir anlayışla hazırlanıyor.
2026 yılı için planlanan bursluluk uygulamalarımızda da şeffaflık temel önceliğimiz olacak. Değerlendirme süreçleri, merkezi ölçme-değerlendirme sistemlerimiz doğrultusunda yürütülürken; velilerimiz sonuçlar ve süreç hakkında açık biçimde bilgilendiriliyor. Böylece hem öğrencilerimiz hem de ailelerimiz için güvenilir ve öngörülebilir bir kayıt süreci oluşturuyoruz.
Önümüzdeki dönemde hedefimiz; Kavram Eğitim Kurumları çatısı altında daha fazla öğrenciyi nitelikli eğitimle buluşturmak, akademik başarıyı desteklerken aynı zamanda öğrencilerimizin karakter gelişimine ve geleceğe hazırlanmalarına katkı sağlamaktır.
YASAL UYARI:
Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.