Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Bahçeşehir Üniversitesi öğrencilerinden taşınma kararına protesto
Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Karaköy’e taşınma kararı öğrenciler tarafından protesto edildi
Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Karaköy’e taşınacağını öğrenen 400’e yakın öğrenci, üniversitenin Fazıl Say Konferans Salonu’nun önünde eylem yaptı. Okulun yüzde 65’inin Beşiktaş’taki fakültelerinin taşınmasını istemediklerini belirten öğrenciler, "Okulun büyük bir kısmı bu kampüsten taşınmak istemiyor. Sözlerimiz dikkate alınmıyor. Özellikle İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Gürgen hocamızın dedikleri bizi çok üzdü. Haluk Hoca, ‘Sizin başınızda ben varım. Beni dinlemek zorundasınız. Ben gidiyorsam, dekanınız olarak beni dinleyeceksiniz. Yok gelmiyorum, diyorsanız; kaydınızı başka yere aldırın’ dedi. Bu tür değişikliklerde öğrencilerin de fikri alınmalı" diye konuştular.
Kalabalığı yatıştırmak için konuşma yapmak zorunda kalan üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, şu açıklamalarda bulundu: "Beşiktaş’taki kampüste iletişim stüdyolarına yer kalmadı. Bu nedenle Karaköy’deki binayı ek olarak alacağız. Sadece İletişim Fakültesi öğrencileri gitmeyecek oraya. Sanattan teknolojiye, mimarlıktan iletişime birçok alanda çalışmalar yapılacak. Siz, taşınmaktan çok Haluk Hocanıza kırılmışsınız. Ben, Haluk Hoca yerine hepinizden özür diliyorum. Ama Haluk Hoca’yı buraya getirip özür dilemesini isterseniz benden, bu okulu kapatır giderim. Bende öğrenci oldum. Doğru olduğunu savunduğunuz konularda hakkınızı arayın."
Ortaköy’de de bir binayı Bahçeşehir Üniversitesi bünyesine katacaklarını belirten Yücel, "Karaköy’den Ortaköy’e uzanan bir kampüsümüz olacak. Artık dünyada tüm üniversiteler bu şekilde düzenleniyor. Karaköy’deki kampüsümüzü tamamen kültür endüstrisine dönüştüreceğiz. Kampüsler arası da ulaşımı sağlayacağız" dedi.
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bahçeşehir Üniversitesi öğrencilerinden taşınma kararına protesto
Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Karaköy’e taşınma kararı öğrenciler tarafından protesto edildi
Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Karaköy’e taşınacağını öğrenen 400’e yakın öğrenci, üniversitenin Fazıl Say Konferans Salonu’nun önünde eylem yaptı. Okulun yüzde 65’inin Beşiktaş’taki fakültelerinin taşınmasını istemediklerini belirten öğrenciler, "Okulun büyük bir kısmı bu kampüsten taşınmak istemiyor. Sözlerimiz dikkate alınmıyor. Özellikle İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Gürgen hocamızın dedikleri bizi çok üzdü. Haluk Hoca, ‘Sizin başınızda ben varım. Beni dinlemek zorundasınız. Ben gidiyorsam, dekanınız olarak beni dinleyeceksiniz. Yok gelmiyorum, diyorsanız; kaydınızı başka yere aldırın’ dedi. Bu tür değişikliklerde öğrencilerin de fikri alınmalı" diye konuştular.
Kalabalığı yatıştırmak için konuşma yapmak zorunda kalan üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, şu açıklamalarda bulundu: "Beşiktaş’taki kampüste iletişim stüdyolarına yer kalmadı. Bu nedenle Karaköy’deki binayı ek olarak alacağız. Sadece İletişim Fakültesi öğrencileri gitmeyecek oraya. Sanattan teknolojiye, mimarlıktan iletişime birçok alanda çalışmalar yapılacak. Siz, taşınmaktan çok Haluk Hocanıza kırılmışsınız. Ben, Haluk Hoca yerine hepinizden özür diliyorum. Ama Haluk Hoca’yı buraya getirip özür dilemesini isterseniz benden, bu okulu kapatır giderim. Bende öğrenci oldum. Doğru olduğunu savunduğunuz konularda hakkınızı arayın."
Ortaköy’de de bir binayı Bahçeşehir Üniversitesi bünyesine katacaklarını belirten Yücel, "Karaköy’den Ortaköy’e uzanan bir kampüsümüz olacak. Artık dünyada tüm üniversiteler bu şekilde düzenleniyor. Karaköy’deki kampüsümüzü tamamen kültür endüstrisine dönüştüreceğiz. Kampüsler arası da ulaşımı sağlayacağız" dedi.
(hürriyet)
Son Güncelleme: Cuma, 04 Ocak 2013 08:46
Gösterim: 1356
Adana’da mahallelerine okul yapılmasını isteyen minik öğrenciler, velileriyle birlikte yol kapattı. Mahalle sakinleri, hayırseverlerin bölgeye okul yapmak istemediğini savundu.
Merkez Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi sakinleri, mahallerine okul yapılması için çocuklarıyla birlikte eylem yaptı. Ellerinde dövizlerle, "Okul istiyoruz" sloganı atan minik öğrenciler, velileriyle birlikte yolu trafiğe kapattı.
Mahalle muhtarı Abdulgani Önen, öğrencilerin kendilerine en yakın okul olan Bedrettin Demirel İlköğretim Okulu’na gitmek için 4 kilometre yol yürüdüğüne dikkat çekti.
Çocuklarını sabah kendileri okula götürüp akşam da kendileri alan öğrenci velileri ise okul yolunun kanal boyunda olduğuna vurgu yaparak çocukların yaşadığı zorlukları anlattı.
Bazı mahalle sakinleri ise hayırseverlerin kendi mahallelerine okul yapmak istemediğini ileri sürdü.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Adana’da mahallelerine okul yapılmasını isteyen minik öğrenciler, velileriyle birlikte yol kapattı. Mahalle sakinleri, hayırseverlerin bölgeye okul yapmak istemediğini savundu.
Merkez Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi sakinleri, mahallerine okul yapılması için çocuklarıyla birlikte eylem yaptı. Ellerinde dövizlerle, "Okul istiyoruz" sloganı atan minik öğrenciler, velileriyle birlikte yolu trafiğe kapattı.
Mahalle muhtarı Abdulgani Önen, öğrencilerin kendilerine en yakın okul olan Bedrettin Demirel İlköğretim Okulu’na gitmek için 4 kilometre yol yürüdüğüne dikkat çekti.
Çocuklarını sabah kendileri okula götürüp akşam da kendileri alan öğrenci velileri ise okul yolunun kanal boyunda olduğuna vurgu yaparak çocukların yaşadığı zorlukları anlattı.
Bazı mahalle sakinleri ise hayırseverlerin kendi mahallelerine okul yapmak istemediğini ileri sürdü.
Son Güncelleme: Cuma, 04 Ocak 2013 08:43
Gösterim: 2038
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, Şeker Portakalı ile Fareler ve İnsanlar'a yapılan sansür için 'densizlik' ifadesini kullandı
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, başkanlık sistemine karşı çıkarak "Partili cumhurbaşkanı kamplaşma yaratır" dedi. "Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz" diye konuşan Günay, Şeker Portakalı ile Fareler ve İnsanlar'a yapılan sansür için 'densizlik' ifadesini kullandı
TRT Türk’de yayınlanan “Görüş Farkı” programına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’dan sert açıklamalar geldi. Türk Dizilerinden övgüyle söz eden Günay, “Muhteşem Yüzyıl” ve “ecdat” tartışmasına farklı yaklaştı: “Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz. Sultan Süleyman iktidar hırsıyla oğlunu boğdurdu. Ecdat olarak Padişahları değil, Yunus’u, Hacı Bektaş’ı anlatalım.”
Ecdat olarak padişahı değil Yunus’u anlatalım
TRT Türk’de Ömer Şahin’in sorularını yanıtlayan Günay, Başbakan Erdoğan’ın “Bizim öyle bir ecdadımız yok” diye eleştirdiği “Muhteşem Yüzyıl” tartışmasına da değindi. Günay,“Bizim kültürümüz haremden ibaret değil ama tarihimiz her şeyiyle çok mükemmel, herkese örnek de değil aslında” dedikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:” Bizim o tarihi dizilerde, çok ünlü sadrazamın öldürülmesine daha gelmedik. Cihan padişahının iktidar hırsıyla kendi oğlunu yandaki çadırda boğdurtmasına gelmedik. Tarihi çok kurcalamayalım. Tarihin övünülecek güzel tarafları olduğu gibi, bugünkü idrakimizle bağdaşmayacak kötü tarafları da var. Daha önce de söyledim. Tarihten alacaksak bir şey Yunus Emre’yi çocuklarımıza öğretelim, anlatalım. Hacı Bayram Veli, Bektaş Veli’yi anlatalım. Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz.”
Levent Kırca ve Fazıl Say açıklaması
Ertuğrul Günay, sanatçılar Fazıl Say ve Levent Kırca’nın hükümeti eleştiren sözlerine ise, “Bu programda zamanımızı boşa tüketmeyelim. Konuşmaya gerek yok”sözleriyle karşılık verdi.
Sansüre kızdı yapılan “densizlik” dedi
Günay, Yunus Emre’nin şiiri ile Fareler ve İnsanlar ve Şeker Portakalı kitaplarına dönük “sansür”e sert tepki gösterdi: “Güzel bir söz var. Cahille bal yenmez, alimle taş taşı diye. Yunus Emre Anadolu’nun özünden gelen bir ariftir, erendir, bir felsefecidir. Bizim öz yüreğimizdir. Ben Yunus’a itikaden kendimi çok bağlı hissederim. Yunus konusu gelince beni zapt etmek biraz zordur. Kimse Yunus Emre’ye herhangi bir kısıtlama getiremez. O ne söyleyeceğini bilmiştir ve güzel söylemiştir. Onu kısıtlamaya kalkmak densizliktir. Haddini bilmezliktir. Onu da millet bir kenara koyar zaten. Fareler ve İnsanlar’ı bugün ben de duydum. Bunlarla uğraşmak bana çok doğru gelmedi.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, Şeker Portakalı ile Fareler ve İnsanlar'a yapılan sansür için 'densizlik' ifadesini kullandı
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, başkanlık sistemine karşı çıkarak "Partili cumhurbaşkanı kamplaşma yaratır" dedi. "Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz" diye konuşan Günay, Şeker Portakalı ile Fareler ve İnsanlar'a yapılan sansür için 'densizlik' ifadesini kullandı
TRT Türk’de yayınlanan “Görüş Farkı” programına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’dan sert açıklamalar geldi. Türk Dizilerinden övgüyle söz eden Günay, “Muhteşem Yüzyıl” ve “ecdat” tartışmasına farklı yaklaştı: “Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz. Sultan Süleyman iktidar hırsıyla oğlunu boğdurdu. Ecdat olarak Padişahları değil, Yunus’u, Hacı Bektaş’ı anlatalım.”
Ecdat olarak padişahı değil Yunus’u anlatalım
TRT Türk’de Ömer Şahin’in sorularını yanıtlayan Günay, Başbakan Erdoğan’ın “Bizim öyle bir ecdadımız yok” diye eleştirdiği “Muhteşem Yüzyıl” tartışmasına da değindi. Günay,“Bizim kültürümüz haremden ibaret değil ama tarihimiz her şeyiyle çok mükemmel, herkese örnek de değil aslında” dedikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:” Bizim o tarihi dizilerde, çok ünlü sadrazamın öldürülmesine daha gelmedik. Cihan padişahının iktidar hırsıyla kendi oğlunu yandaki çadırda boğdurtmasına gelmedik. Tarihi çok kurcalamayalım. Tarihin övünülecek güzel tarafları olduğu gibi, bugünkü idrakimizle bağdaşmayacak kötü tarafları da var. Daha önce de söyledim. Tarihten alacaksak bir şey Yunus Emre’yi çocuklarımıza öğretelim, anlatalım. Hacı Bayram Veli, Bektaş Veli’yi anlatalım. Biz padişahlar üzerinden ecdadımız diye gidersek çocuklarımıza çok mahcup da olabiliriz.”
Levent Kırca ve Fazıl Say açıklaması
Ertuğrul Günay, sanatçılar Fazıl Say ve Levent Kırca’nın hükümeti eleştiren sözlerine ise, “Bu programda zamanımızı boşa tüketmeyelim. Konuşmaya gerek yok”sözleriyle karşılık verdi.
Sansüre kızdı yapılan “densizlik” dedi
Günay, Yunus Emre’nin şiiri ile Fareler ve İnsanlar ve Şeker Portakalı kitaplarına dönük “sansür”e sert tepki gösterdi: “Güzel bir söz var. Cahille bal yenmez, alimle taş taşı diye. Yunus Emre Anadolu’nun özünden gelen bir ariftir, erendir, bir felsefecidir. Bizim öz yüreğimizdir. Ben Yunus’a itikaden kendimi çok bağlı hissederim. Yunus konusu gelince beni zapt etmek biraz zordur. Kimse Yunus Emre’ye herhangi bir kısıtlama getiremez. O ne söyleyeceğini bilmiştir ve güzel söylemiştir. Onu kısıtlamaya kalkmak densizliktir. Haddini bilmezliktir. Onu da millet bir kenara koyar zaten. Fareler ve İnsanlar’ı bugün ben de duydum. Bunlarla uğraşmak bana çok doğru gelmedi.”
Son Güncelleme: Perşembe, 03 Ocak 2013 14:08
Gösterim: 1955
Şanlıurfa'nın Siverek İlçesi'nde, taşımalı eğitim kapsamındaki Çıkrık Köyü İlköğretim Okulu'nun 1'inci sınıfı öğrencileri derslik yetersizliğinden dolayı sıralarda 4 ve 5'er kişi oturmak zorunda kalıyor.
133 öğrencinin aynı sınıfta eğitim gördüğü okulun kalabalık hali velileri isyan ettirirken, Siverek Kaymakamı Hamza Erkal, "Bu kabul edilecek bir durum değil, daha büyük bir okul yapılana kadar 2 konteyner sınıf oluşturarak geçici bir çözüm bulacağız" dedi.
Resmi rakamlara göre derslik başına düşen öğrenci sayısının 48 olarak açıklandığı Şanlıurfa'da, 1285 öğrencisi bulunan 8 derslikli Çıkrık Köyü Raif Mumcu İlköğretim Okulu'nun 1'inci sınıfında bu sayı 3'e katlandı. Taşımalı eğitim kapsamındaki okulun 1-A sınıfında 133, 1-B sınıfında ise 130 öğrenci eğitim görüyor. Üst sınıflarda mevcudun daha az olduğu ifade edilirken, yoğunluk nedeniyle öğrenciler sıralarda 4 veya 5'er kişi oturuyor.
Siverek'e 50 kilometre uzaklıktaki 2 bin nüfuslu Çıkrık Köyü'nde bulunan Raif Mumcu İlköğretim Okulu'nda eğitim gören öğrencilerin velileri, kalabalık sınıflar nedeniyle çocuklarının sağlıklı eğitim alamadığını ifade etti. Çocuklarının ders yapmaktan çok sıradan düşmemek için çabaladığını söyleyen veliler, "Her sırada 4 veya 5 öğrenci oturuyor. Çocuklarımız sıradan düşmemek için çabalayınca sağlıklı eğitim alamıyor. Bu sıkıntının sona ermesi için bir an önce ek derslik veya yeni bir okul yapılarak sınıfların mevcutlarının düşürülmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
KONTEYNER SINIFLARLA GEÇİCİ ÇÖZÜM
Siverek Kaymakamı Hamza Erkal, Çıkrık Köyü'ne her gün çevre köylerden öğrencilerin servislerle taşındığını, yoğunluğun temel nedeninin bu olduğunu ifade etti. Sınıf mevcutlarının azaltılması için bir okulun daha yapılmasının programa alındığını anlatan Kaymakam Erkal, "Çıkrık Raif Mumcu İlköğretim Okulu'nda şu anki rakama baktığımızda 130 civarında öğrencili sınıflarımız var. Bu hakikaten kabul edilecek bir durum değil. Bu köyümüze yeni bir okul yapımı yatırım programa alınmış. Önümüzdeki yıl bu köyümüzde daha büyük bir okulda eğitim verilecek. Fakat geçici çözüm bulmak için çalışma yaptık ve Van'dan gelen 2 konteyneri sınıf haline dönüştürerek, dersliklerdeki öğrenci mevcudunu 60'lara düşüreceğiz" dedi.
Kaymakam Erkal, ilçe merkezinde de kalabalık sınıfların bulunduğunu vurgulayıp, arsa bulmaları halinde yeni okul yaparak sorunun önüne geçmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Şanlıurfa'nın Siverek İlçesi'nde, taşımalı eğitim kapsamındaki Çıkrık Köyü İlköğretim Okulu'nun 1'inci sınıfı öğrencileri derslik yetersizliğinden dolayı sıralarda 4 ve 5'er kişi oturmak zorunda kalıyor.
133 öğrencinin aynı sınıfta eğitim gördüğü okulun kalabalık hali velileri isyan ettirirken, Siverek Kaymakamı Hamza Erkal, "Bu kabul edilecek bir durum değil, daha büyük bir okul yapılana kadar 2 konteyner sınıf oluşturarak geçici bir çözüm bulacağız" dedi.
Resmi rakamlara göre derslik başına düşen öğrenci sayısının 48 olarak açıklandığı Şanlıurfa'da, 1285 öğrencisi bulunan 8 derslikli Çıkrık Köyü Raif Mumcu İlköğretim Okulu'nun 1'inci sınıfında bu sayı 3'e katlandı. Taşımalı eğitim kapsamındaki okulun 1-A sınıfında 133, 1-B sınıfında ise 130 öğrenci eğitim görüyor. Üst sınıflarda mevcudun daha az olduğu ifade edilirken, yoğunluk nedeniyle öğrenciler sıralarda 4 veya 5'er kişi oturuyor.
Siverek'e 50 kilometre uzaklıktaki 2 bin nüfuslu Çıkrık Köyü'nde bulunan Raif Mumcu İlköğretim Okulu'nda eğitim gören öğrencilerin velileri, kalabalık sınıflar nedeniyle çocuklarının sağlıklı eğitim alamadığını ifade etti. Çocuklarının ders yapmaktan çok sıradan düşmemek için çabaladığını söyleyen veliler, "Her sırada 4 veya 5 öğrenci oturuyor. Çocuklarımız sıradan düşmemek için çabalayınca sağlıklı eğitim alamıyor. Bu sıkıntının sona ermesi için bir an önce ek derslik veya yeni bir okul yapılarak sınıfların mevcutlarının düşürülmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
KONTEYNER SINIFLARLA GEÇİCİ ÇÖZÜM
Siverek Kaymakamı Hamza Erkal, Çıkrık Köyü'ne her gün çevre köylerden öğrencilerin servislerle taşındığını, yoğunluğun temel nedeninin bu olduğunu ifade etti. Sınıf mevcutlarının azaltılması için bir okulun daha yapılmasının programa alındığını anlatan Kaymakam Erkal, "Çıkrık Raif Mumcu İlköğretim Okulu'nda şu anki rakama baktığımızda 130 civarında öğrencili sınıflarımız var. Bu hakikaten kabul edilecek bir durum değil. Bu köyümüze yeni bir okul yapımı yatırım programa alınmış. Önümüzdeki yıl bu köyümüzde daha büyük bir okulda eğitim verilecek. Fakat geçici çözüm bulmak için çalışma yaptık ve Van'dan gelen 2 konteyneri sınıf haline dönüştürerek, dersliklerdeki öğrenci mevcudunu 60'lara düşüreceğiz" dedi.
Kaymakam Erkal, ilçe merkezinde de kalabalık sınıfların bulunduğunu vurgulayıp, arsa bulmaları halinde yeni okul yaparak sorunun önüne geçmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Son Güncelleme: Perşembe, 03 Ocak 2013 14:17
Gösterim: 2696
Devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri 2012 yılı Temmuz-Aralık dönemi için yüzde 0,14 oranında enflasyon farkı alacak.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Aralık ayı tüketici fiyat artışı sonrasında Temmuz-Aralık dönemi enflasyonu yüzde 4,14 olarak gerçekleşti. Aralık ayı tüketici fiyatları ise yüzde 0,38 arttı.
Bu şekilde yılın ikinci yarısında toplu sözleşme uyarınca yüzde 4 oranında zam alan devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri, yüzde 0,14 oranında ek zamma hak kazandı.
Enflasyon zammı memur, sözleşmeli ve memur emekli maaşlarına yapılacak yüzde 3'lük artışla birlikte maaşlara ilave edilecek. Böylece toplam zam oranı yüzde 3,14 olacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri 2012 yılı Temmuz-Aralık dönemi için yüzde 0,14 oranında enflasyon farkı alacak.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Aralık ayı tüketici fiyat artışı sonrasında Temmuz-Aralık dönemi enflasyonu yüzde 4,14 olarak gerçekleşti. Aralık ayı tüketici fiyatları ise yüzde 0,38 arttı.
Bu şekilde yılın ikinci yarısında toplu sözleşme uyarınca yüzde 4 oranında zam alan devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri, yüzde 0,14 oranında ek zamma hak kazandı.
Enflasyon zammı memur, sözleşmeli ve memur emekli maaşlarına yapılacak yüzde 3'lük artışla birlikte maaşlara ilave edilecek. Böylece toplam zam oranı yüzde 3,14 olacak.
Son Güncelleme: Perşembe, 03 Ocak 2013 13:36
Gösterim: 1238

