Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından, Bingöl'ün Karlıova ilçesi Yiğitler köyü sakinlerinin öğle yemeği verilmediği gerekçesiyle çocuklarını okula göndermeme kararına ilişkin açıklama yapıldı.

MEB'den yapılan yazılı açıklamada, "Karlıova ilçesi Yiğitler köyünde 350 velinin ulaşım, derslik, öğretmen, yemek sorununu protesto ettiği ve çocuklarını, istekleri yerine getirilene kadar okula göndermeme kararı aldıkları" şeklinde bazı basında yer alan haberler üzerine söz konusu iddiaların incelendiği belirtildi.

"Karlıova ilçesi Yiğitler köyünde tam gün eğitim verilen 12 derslikli okulda öğrenim gören 556 öğrenciden 248'i taşımalı eğitim kapsamında öğrenimlerine devam etmektedir ve bu öğrencilere öğle yemeği hizmeti verilmektedir. 308 öğrenci ise köy merkezinde ikamet etmeleri nedeniyle Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği gereğince bu kapsamda yer almamaktadır" ifadelerine yer verilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Diğer yandan okulumuzun bulunduğu köyün uygun şartları taşıyan iki uzak mahallesinde ikamet eden 35 öğrencimiz de 3 araçla taşımalı eğitim hizmetinden yararlanmaktadır. Ayrıca, Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği kapsamında bulunmayan ancak okula biraz uzak mahallelerde ikamet eden birinci sınıftaki 39 öğrenciye ise yaşlarının küçük olması dikkate alınarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yerel imkanlarıyla taşıma hizmeti verilmektedir. İlçe Kaymakamlığı tarafından bu öğrencilerin öğle yemeği ihtiyaçları da karşılanmaktadır. Söz konusu okulda 20 kadrolu, 3 ücretli olmak üzere toplam 23 öğretmen görev yapmaktadır. Köy muhtarı ve velilerimizle yapılan görüşmeler sonucunda okula gönderilmeyen 141 öğrencimizin yarından itibaren okula gönderileceği öğrenilmiştir."

> MEB, o iddialarla ilgili açıklama yaptı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından, Bingöl'ün Karlıova ilçesi Yiğitler köyü sakinlerinin öğle yemeği verilmediği gerekçesiyle çocuklarını okula göndermeme kararına ilişkin açıklama yapıldı.

MEB'den yapılan yazılı açıklamada, "Karlıova ilçesi Yiğitler köyünde 350 velinin ulaşım, derslik, öğretmen, yemek sorununu protesto ettiği ve çocuklarını, istekleri yerine getirilene kadar okula göndermeme kararı aldıkları" şeklinde bazı basında yer alan haberler üzerine söz konusu iddiaların incelendiği belirtildi.

"Karlıova ilçesi Yiğitler köyünde tam gün eğitim verilen 12 derslikli okulda öğrenim gören 556 öğrenciden 248'i taşımalı eğitim kapsamında öğrenimlerine devam etmektedir ve bu öğrencilere öğle yemeği hizmeti verilmektedir. 308 öğrenci ise köy merkezinde ikamet etmeleri nedeniyle Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği gereğince bu kapsamda yer almamaktadır" ifadelerine yer verilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Diğer yandan okulumuzun bulunduğu köyün uygun şartları taşıyan iki uzak mahallesinde ikamet eden 35 öğrencimiz de 3 araçla taşımalı eğitim hizmetinden yararlanmaktadır. Ayrıca, Taşımalı İlköğretim Yönetmeliği kapsamında bulunmayan ancak okula biraz uzak mahallelerde ikamet eden birinci sınıftaki 39 öğrenciye ise yaşlarının küçük olması dikkate alınarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yerel imkanlarıyla taşıma hizmeti verilmektedir. İlçe Kaymakamlığı tarafından bu öğrencilerin öğle yemeği ihtiyaçları da karşılanmaktadır. Söz konusu okulda 20 kadrolu, 3 ücretli olmak üzere toplam 23 öğretmen görev yapmaktadır. Köy muhtarı ve velilerimizle yapılan görüşmeler sonucunda okula gönderilmeyen 141 öğrencimizin yarından itibaren okula gönderileceği öğrenilmiştir."

Son Güncelleme: Perşembe, 06 Mart 2014 09:40

Gösterim: 1194

Başbakan Erdoğan, Mart ayında öğretmen ataması bekleyenleri üzecek bir açıklama yaptı. Erdoğan, Ağustos’ta 40 bin öğretmen ataması yapılacağını, bu ay içinde de 4 bin 700 sağlık personelinin alınacağını belirtti.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Memorial Ankara Hastanesinin açılış töreninde konuştu.

Başbakan Erdoğan, Mart ayında öğretmen ataması bekleyenleri üzen bir açıklama yaptı. Erdoğan, tören alanındakilerin öğretmen atamalarına ilişkin bir sorusu üzerine, "Biliyorsunuz, 10 bin atamayı yaptık, Ağustos'ta 40 bin atama yapacağız. Dolayısıyla bu yıl içerisinde 50 bin atama yapmış olacağız ki bunlar cumhuriyet tarihinde pek olmuş şeyler değil" dedi. Erdoğan, ayrıca bu ay 4 bin 700 sağlık personelinin alınacağını da kaydetti.

> Sağlıkçılara iyi, öğretmen adaylarına kötü haber

Başbakan Erdoğan, Mart ayında öğretmen ataması bekleyenleri üzecek bir açıklama yaptı. Erdoğan, Ağustos’ta 40 bin öğretmen ataması yapılacağını, bu ay içinde de 4 bin 700 sağlık personelinin alınacağını belirtti.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Memorial Ankara Hastanesinin açılış töreninde konuştu.

Başbakan Erdoğan, Mart ayında öğretmen ataması bekleyenleri üzen bir açıklama yaptı. Erdoğan, tören alanındakilerin öğretmen atamalarına ilişkin bir sorusu üzerine, "Biliyorsunuz, 10 bin atamayı yaptık, Ağustos'ta 40 bin atama yapacağız. Dolayısıyla bu yıl içerisinde 50 bin atama yapmış olacağız ki bunlar cumhuriyet tarihinde pek olmuş şeyler değil" dedi. Erdoğan, ayrıca bu ay 4 bin 700 sağlık personelinin alınacağını da kaydetti.

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Mart 2014 17:40

Gösterim: 1812

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Hisarcıklıoğlu, dershaneler kapanırsa 60 bin kişinin işsiz kalacağını belirtti

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki 60 sektör, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve ekonomi yönetimine gün boyu sorunlarını anlattı. 254 sayfalık bir rapor haline getirilen sorunlar listesinde dershanelerin dönüşümü de yer aldı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), konuyla ilgili hazırladığı raporda önemli uyarılarda bulundu: “Dönüşüm gönüllü olmalı. Aksi takdirde eğitim sistemi büyük zarar görecek. 3 binden fazla kurum kapanacak. 60 bin kişi işsiz kalacak ve bir milyar liralık yatırım heba olacak.”

Toplantıda şu görüşler öne çıktı;

Dershanelerin dönüşümünü öngören düzenlemelerle okul veya açık liseye dönüşüm, domino etkisi yapacak, yan kapasite ile çalışan özel okullar, kurslar, resmi okullar dahil eğitim sistemine zarar verecektir. 3 binden fazla kurum kapanacak, 1 milyarlık yatırım heba olacak, 60 binden fazla insan işsiz kalacak. Öğrenciler, denetim dışı özel ders almaya yönelecek kayıt dışılık artacak. Bu sorunların giderilmesi için dönüşüm gönüllü olmalı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da güven ortamının oluşmasının zaman aldığını kaydederek, güven kaybının ise çok hızlı olduğunu söyledi. Babacan, “Eğer güven ortamı diyorsak hukuki güvenliği tam olarak sağlamamız gerekiyor. Yargı sisteminin hızlı, tutarlı, güvenilir çalışması.. Yargının bağımsızlığı kuşkusuz önemli, ama tarafsız olması da çok önemli” dedi. Türkiye’nin 1. sınıf bir demokrasiye sahip olması açısından fırsat eşitliği ve şeffaflığın önemine dikkati çeken Babacan, “Şeffaflık deyince, yolsuzlukla mücadele bunun ayrılmaz bir parçası. Hiçbir yolsuzluğun üzerinin örtülmemesi ve buna müsamaha gösterilmemesi gerekiyor. Bu, hükümet olarak son derece önem verdiğimiz, hiçbir taviz vermeden önümüzdeki dönemde de uygulayacağımız bir husus” ifadesini kullandı.

Kaynak Radikal

> Dershaneler kapanırsa 60 bin kişi işsiz kalacak

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Hisarcıklıoğlu, dershaneler kapanırsa 60 bin kişinin işsiz kalacağını belirtti

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki 60 sektör, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve ekonomi yönetimine gün boyu sorunlarını anlattı. 254 sayfalık bir rapor haline getirilen sorunlar listesinde dershanelerin dönüşümü de yer aldı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), konuyla ilgili hazırladığı raporda önemli uyarılarda bulundu: “Dönüşüm gönüllü olmalı. Aksi takdirde eğitim sistemi büyük zarar görecek. 3 binden fazla kurum kapanacak. 60 bin kişi işsiz kalacak ve bir milyar liralık yatırım heba olacak.”

Toplantıda şu görüşler öne çıktı;

Dershanelerin dönüşümünü öngören düzenlemelerle okul veya açık liseye dönüşüm, domino etkisi yapacak, yan kapasite ile çalışan özel okullar, kurslar, resmi okullar dahil eğitim sistemine zarar verecektir. 3 binden fazla kurum kapanacak, 1 milyarlık yatırım heba olacak, 60 binden fazla insan işsiz kalacak. Öğrenciler, denetim dışı özel ders almaya yönelecek kayıt dışılık artacak. Bu sorunların giderilmesi için dönüşüm gönüllü olmalı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da güven ortamının oluşmasının zaman aldığını kaydederek, güven kaybının ise çok hızlı olduğunu söyledi. Babacan, “Eğer güven ortamı diyorsak hukuki güvenliği tam olarak sağlamamız gerekiyor. Yargı sisteminin hızlı, tutarlı, güvenilir çalışması.. Yargının bağımsızlığı kuşkusuz önemli, ama tarafsız olması da çok önemli” dedi. Türkiye’nin 1. sınıf bir demokrasiye sahip olması açısından fırsat eşitliği ve şeffaflığın önemine dikkati çeken Babacan, “Şeffaflık deyince, yolsuzlukla mücadele bunun ayrılmaz bir parçası. Hiçbir yolsuzluğun üzerinin örtülmemesi ve buna müsamaha gösterilmemesi gerekiyor. Bu, hükümet olarak son derece önem verdiğimiz, hiçbir taviz vermeden önümüzdeki dönemde de uygulayacağımız bir husus” ifadesini kullandı.

Kaynak Radikal

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Mart 2014 12:59

Gösterim: 2374

2016’da üniversiteye giriş sistemi değişiyor. Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kalkacak yerine temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir model gelecek. LYS'nin de formatı değişecek

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB, üniversiteye giriş sistemini de değiştirmek için kolları sıvadı. Sabah'tan Yaşar Özay'ın haberine göre, yeni çalışmada, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kalkacak. Yerine bu yıl ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir model gelecek. Lisans Yerleştirme Sınavı'nın (LYS) da formatı da değiştirilecek.

2 formül çalışması

TÜBİTAK, YÖK ve ÖSYM ile birlikte yürütülen çalışmanın 2016 yılında tamamlanması hedefleniyor. Üzerinde çalışılan ilk model, bu yıl SBS yerine ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir modeli öngörüyor. Lise son sınıf öğrencileri 2 ay aralıklarla 5 dersten sınava girecek ve öğrenci en yüksek notu aldığı sınavla üniversiteye başvurusunu yapabilecek. Üzerinde çalışılan diğer modelde öğrencinin lise birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan tüm sınavları esas alınacak. Merkezi sınavlara girecek lise öğrencilerinin ders durumları da ölçülecek ve çıkan puana göre üniversite tercihi yapılabilecek. Sınavlarda testin yanı sıra kısa açık uçlu soruların sorulması da gündemde.

Tek ders kursları devam edecek

Mili Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, ek ders ihtiyacı bulunan öğrencilere yönelik okullarda ve halk eğitim merkezlerinde açılacak takviye kurslara ilişkin düzenlemenin hazır olduğunu bildirdi. Milli Eğitim müfredatına uygun olduğu takdirde tek bir derse yönelik kurslara itirazları olmadığına işaret eden Tekin, "Çocuğunuz matematiğe eğilimli, İngilizce'ye eğilimli buna yönelik kurs aldırabilirsiniz. Bizim derdimiz sadece bir sınava yönelik hazırlık mahiyetinde çocukları ısrarla test çözmeye zorlayan analitik düşünmesine engel olan farklı bir eğitim uygulayan yapıları ortadan kaldırmak" diye konuştu. Tekin "Mesela çocuğun fizik dersinden takviyeye ihtiyacı var. Bizim fizik öğretmenimiz takviye kursu açacak. Bunlar için öğretmenlere ek ders ücreti vereceğiz ama vatandaşlardan bunun için ücret almayacağız" açıklamasını yaptı. Dershanelerin 2015 Eylül ayına kadar faaliyetlerine mevcut şekliyle devam edeceğini belirten Tekin, sektör temsilcilerinin bu yöndeki talepleri doğrultusunda bu kararı aldıklarını söyledi. Tekin, 2015 Eylül ayına kadar dönüşüm için başvuran dershanelere arsa, kredi, vergi indirimi, okul kiralama gibi destekler vereceklerini vurguladı.

> 2016’da üniversiteye giriş sistemi değişiyor

2016’da üniversiteye giriş sistemi değişiyor. Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kalkacak yerine temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir model gelecek. LYS'nin de formatı değişecek

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB, üniversiteye giriş sistemini de değiştirmek için kolları sıvadı. Sabah'tan Yaşar Özay'ın haberine göre, yeni çalışmada, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kalkacak. Yerine bu yıl ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir model gelecek. Lisans Yerleştirme Sınavı'nın (LYS) da formatı da değiştirilecek.

2 formül çalışması

TÜBİTAK, YÖK ve ÖSYM ile birlikte yürütülen çalışmanın 2016 yılında tamamlanması hedefleniyor. Üzerinde çalışılan ilk model, bu yıl SBS yerine ilk uygulaması yapılan temel eğitimden orta öğretime geçiş sınavı benzeri bir modeli öngörüyor. Lise son sınıf öğrencileri 2 ay aralıklarla 5 dersten sınava girecek ve öğrenci en yüksek notu aldığı sınavla üniversiteye başvurusunu yapabilecek. Üzerinde çalışılan diğer modelde öğrencinin lise birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan tüm sınavları esas alınacak. Merkezi sınavlara girecek lise öğrencilerinin ders durumları da ölçülecek ve çıkan puana göre üniversite tercihi yapılabilecek. Sınavlarda testin yanı sıra kısa açık uçlu soruların sorulması da gündemde.

Tek ders kursları devam edecek

Mili Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, ek ders ihtiyacı bulunan öğrencilere yönelik okullarda ve halk eğitim merkezlerinde açılacak takviye kurslara ilişkin düzenlemenin hazır olduğunu bildirdi. Milli Eğitim müfredatına uygun olduğu takdirde tek bir derse yönelik kurslara itirazları olmadığına işaret eden Tekin, "Çocuğunuz matematiğe eğilimli, İngilizce'ye eğilimli buna yönelik kurs aldırabilirsiniz. Bizim derdimiz sadece bir sınava yönelik hazırlık mahiyetinde çocukları ısrarla test çözmeye zorlayan analitik düşünmesine engel olan farklı bir eğitim uygulayan yapıları ortadan kaldırmak" diye konuştu. Tekin "Mesela çocuğun fizik dersinden takviyeye ihtiyacı var. Bizim fizik öğretmenimiz takviye kursu açacak. Bunlar için öğretmenlere ek ders ücreti vereceğiz ama vatandaşlardan bunun için ücret almayacağız" açıklamasını yaptı. Dershanelerin 2015 Eylül ayına kadar faaliyetlerine mevcut şekliyle devam edeceğini belirten Tekin, sektör temsilcilerinin bu yöndeki talepleri doğrultusunda bu kararı aldıklarını söyledi. Tekin, 2015 Eylül ayına kadar dönüşüm için başvuran dershanelere arsa, kredi, vergi indirimi, okul kiralama gibi destekler vereceklerini vurguladı.

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Mart 2014 11:26

Gösterim: 4441

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, "Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Kanun"a ilişkin, "Demokrasiyle yönetilen, hukukun egemen olduğu ülkelerde asla böyle bir şey yapılamaz" dedi.

ismail koncukKoncuk, Türk Eğitim-Sen Tokat Şubesi'nin bir restoranda düzenlediği Kamu-Sen İl İstişare Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin her geçen gün demokrasiden, insan haklarından, hukukun üstünlüğü ilkesinden uzaklaşan bir ülke görüntüsü çizdiğini iddia etti.

Siyasi anlayışı, ideolojisi, dünyaya bakışı ne olursa olsun bütün insanların, "Türkiye nereye gidiyor?" sorusunu sorması gerektiğini savunan Koncuk, "Türkiye demokrasisi nereye gidiyor?" diye konuştu.

MEB yasa tasarısının kabul edildiğini anımsatan Koncuk, şunları kaydetti:

"Bir gecede yaklaşık 80 bin okul yöneticisinin, Milli Eğitim Bakanlığı teşkilat yöneticilerinin omuzlarındaki apoletler söküldü. Bir okul müdürü, idareci, kolay yetişmez, ömrünü vakfeder. Birileri geliyor, bir kanun çıkarıyor, 80 bin insana, 'Seni görevinden alaşağı ettim' diyor. Bu, okul müdürü olsun olmasın, bütün insanları ilgilendiren bir durumdur. Neden mi? Çünkü bir insan hakkı gasbı var. Demokrasiyle yönetilen, hukukun egemen olduğu ülkelerde asla böyle bir şey yapılamaz. Bu değerli arkadaşlarımızı ne Başbakan ne de sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül okul müdürü yaptı. O halde hangi hakla bu insanların apoletlerini söküyorsunuz?"

> Kamu-Sen Başkanı Koncuk’tan MEB yasasına eleştiri

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, "Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Kanun"a ilişkin, "Demokrasiyle yönetilen, hukukun egemen olduğu ülkelerde asla böyle bir şey yapılamaz" dedi.

ismail koncukKoncuk, Türk Eğitim-Sen Tokat Şubesi'nin bir restoranda düzenlediği Kamu-Sen İl İstişare Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin her geçen gün demokrasiden, insan haklarından, hukukun üstünlüğü ilkesinden uzaklaşan bir ülke görüntüsü çizdiğini iddia etti.

Siyasi anlayışı, ideolojisi, dünyaya bakışı ne olursa olsun bütün insanların, "Türkiye nereye gidiyor?" sorusunu sorması gerektiğini savunan Koncuk, "Türkiye demokrasisi nereye gidiyor?" diye konuştu.

MEB yasa tasarısının kabul edildiğini anımsatan Koncuk, şunları kaydetti:

"Bir gecede yaklaşık 80 bin okul yöneticisinin, Milli Eğitim Bakanlığı teşkilat yöneticilerinin omuzlarındaki apoletler söküldü. Bir okul müdürü, idareci, kolay yetişmez, ömrünü vakfeder. Birileri geliyor, bir kanun çıkarıyor, 80 bin insana, 'Seni görevinden alaşağı ettim' diyor. Bu, okul müdürü olsun olmasın, bütün insanları ilgilendiren bir durumdur. Neden mi? Çünkü bir insan hakkı gasbı var. Demokrasiyle yönetilen, hukukun egemen olduğu ülkelerde asla böyle bir şey yapılamaz. Bu değerli arkadaşlarımızı ne Başbakan ne de sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül okul müdürü yaptı. O halde hangi hakla bu insanların apoletlerini söküyorsunuz?"

Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Mart 2014 08:35

Gösterim: 1410


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.