Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Vatan Eğitim Kurumlarının bulunduğu yerde eğitim ihtiyaçlarına çözüm üreterek, eğitimde emek harcamış, katma değer üretmiş paydaş ve girişimcilerle büyüme hedeflerine ulaşacağını belirten Vatan Eğitim Kurumları Genel Müdürü Yüksel Kutoğlu, 2021 yılını ve 2022’de planlarını artı eğitim’e anlattı. 

yuksel_kutoglu_ocak_2022Kurumunuz açısından 2021 yılını değerlendirebilir misiniz?
2020-21 yıllarını birlikte değerlendirdiğimizde; eğitim yaşantılarında çok hızlı değişimlerin yaşandığını, kimi zaman teknolojide, kimi zaman öğrenme ortamlarında ve öğretim programlarında yaşadığımız pandemi etkisi ile dinamik bir hal aldığını söyleyebiliriz.
Eğitim uzun soluklu bir yolculuk ve ülkece pandemiden anaokul düzeyinden yükseköğrenime kadar etkilendik. Pandemi, okulları neredeyse hiç hazırlık süresi olmadan uzaktan eğitim biçimlerini kullanmaya zorladı. Bu durum, öğrencileri, ebeveynleri ve öğretmenleri yeni normalle tanıştırdı. Ebeveynler aniden ek görevler üstlenmek zorunda kaldılar ve tekrar tekrar rol çatışmalarına girdiler. Öğretmen olarak rolü yeniydi. Çünkü haftalık program boyunca dijital uzaktan öğretime destek, kontrol ve motivasyon görevlerini üstlendiler. Sonuçlar, yıllar sonra gençlere ve sisteme yük olabilir. İlk karantinadan sonra bile, çocuklar ve ergenler arasında öğrenme ilerlemesinde büyük farklılıklar var. Ve yine, on yıllar sonra iyi bir şekilde belgelenecek etkiler, yani çocukların eğitim başarısının sosyal geçmişlerine bağımlılığı gözlemlenebilir. Vatan Eğitim Kurumları eğitim vizyonunda 2022 yılı hedefleri bir bütün olarak ele alındı ve uygulanacaktır. 

2022’DE BÜYÜME HEDEFLERİMİZE ULAŞACAĞIZ
2022 yılı için kurumunuzun gelişimine yönelik hedef ve planlarınız nelerdir?
Vatan Eğitim Kurumları olarak amacımız, gerçekte ne olduğunu ve neyin değişmesi gerektiğini anlamak, zorunlu değişiklikleri ve bunların okul ve ilgili herkes için sonuçlarını tanımlamaktır. Özünde, pandemideki gelişmeler hakkında yapıcı bir şekilde daha fazla düşünmek ve gelecekte sosyal görevlerini yerine getirmeye devam edebilmeleri için okulların nasıl daha da geliştirilmesi gerektiğini sormakla ilgili olmalıdır.

“Yeni nesil, demokratik, heterojen, evrensel ve birçok alanda dijital bir toplumda kendi geleceğini tayin eden bir yaşamı nasıl sürdürebilir?”

Nitelikli bir eğitim için; sürdürülebilir bir eğitim programı, modern ve yenilikçi öğrenim yaklaşımları, alanındaki gelişimleri izleyen katılan öğretim personeli, modern ve teknolojik altyapıya sahip öğrenme ortamları, bilim -sanat- kültürel çalışmaları, yabancı dil edinimi ve kullanımını teşvik edeceğiz.
Vatan Eğitim Kurumları bulunduğu yerde eğitim ihtiyaçlarına çözüm üreterek; başta öğrencileri planlamaların merkezine alacaktır. Eğitimde emek harcamış, katma değer üretmiş paydaş ve girişimcilerle büyüme hedeflerimize ulaşacağız.

2022 yılı kayıt takviminiz hakkında bilgi verebilir misiniz?
1 Ocak 2022 ile 1 Mart 2022 arası yeni dönem kayıt çalışmalarının yoğunlaştığı dönem olarak söyleyebiliriz. Kurumlarımızı tercih eden veli ve öğrencilerimiz tanıma ve düzey belirleme çalışmalarına katılım sağlarlar. Burada amaç öğrenciyi yarıştırmak yerine mevcut düzeyinin fotoğrafını çekme olarak görebiliriz. Eğitim programlarımız ile öğrencilere hangi düzeyden itibaren uyum imkanı verebileceğimiz bir takvim belirlenir. Etkili bir PDR desteği ile bilimsel bir tablo ile öneriler veli ve öğrencilerle paylaşılır. 

VATAN’DA YABANCI DİL ÖNE ÇIKIYOR
Bilimsel çalışmalardan sosyal sorumluluğa ulusal ve uluslararası düzeyde okul projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Vatan Okulları olarak okullarımızda proje olarak gördüğümüz güçlü ve yapılandırılmış bir yabancı dil programına yer veriyoruz. Anaokulundan lise son sınıfa kadar yoğun bir yabancı dil programı yürütülmektedir. Öğrenme sürecindeki hedefimiz ise yaş düzeyleriyle paralel olarak öğrencilerin dilin dört becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) etkin şekilde kullanabilmeleri, yazılı ve sözlü olarak kendilerini hem ulusal hem de uluslararası sınav ve platformlarda rahatça ifade edebilmelerini sağlamaktır.
Yabancı Dil Eğitimimizde ‘Cambridge Yaşam Becerileri Çerçeve Programı’ uygulanarak tüm dünya çevresinde başarısını ve kalitesini en iyi şekilde ispatlamış en prestijli yayınlardan olan ‘Cambridge University Press’ ile işbirliğinde olup tüm kademelerde ‘Cambridge University Press’ kaynakları, dijital platformları kullanılmakta ve tüm seviyelerde ‘Cambridge English‘ yabancı dil eğitim programı kullanılmaktadır. WEXT English Language Assessment, dört dil becerisini değerlendirme ve geliştirme amacıyla ‘Yapay Zeka’ destekli çevrimiçi yeni nesil bir ölçme değerlendirme sistemimizdir.
Erasmus+, JMUN (Junior Model United Nations) Do It Yourself Project, Problem Solving Club, Speaking Club, Global Citizenship Speaking Club , Debate, Public Speaking, Edinburgh Dükü Gençlik Ödülleri gibi ulusal ve uluslararası proje ve etkinlik çalışmaları ile öğrencilerimizin yurtiçi ve yurt dışı platformlarda farklı ortamlarda dili kullanarak kendilerine olan güvenlerini geliştirme fırsatını yakalarken, bilgi ve tecrübelerini artırmak hedeflenmektedir.’VATAN * HOW TO MAKE’ yabancı dil proje tanıtımımız ile öğrencilerimiz her hafta günlük hayatta hayatımızı kolaylaştıracak ve teknolojik projeleri sunarak hem topluluk karsısında hem de disiplinlerarası eğitim ile dil edinimlerini geliştirirler. 

VATAN’DA GELECEĞİN MÜHENDİSLERİ YETİŞİYOR
Projeler kuruma ve öğrencilere neler katıyor?
Vatan okulları olarak ROBOTİK KODLAMA / STEM derslerimizi çoçuklarımızda problem çözme yeteneğini arttırmak, sistematik düşünmelerini sağlamak ve makinaların çalışma mantığını kavramalarına yardımcı olmak,küçük yaşta kod yazmayı öğrenmeleri yalnızca yaptıkları meslekte değil, yaşamlarının tümünde fark yaratmalarını sağlamak adına anaokulu 4 yaş gruplarımız ile eğitime başlamaktayız.
İçeriklerimiz kademe bazlı olmak üzere Kodlama, Oyun Tasarımı, Animasyon, Robotik ve Stem konuları baz alınarak hafta hafta zengin içerik ve uygulama programları ile geliştirilmiştir. Öğrencilerimizi ders dışında ulusal ve uluslararası robotik kodlama yarışmalarına hazırlayıp kendilerini bu konuda geliştirmelerini desteklemekteyiz. Ders içeriklerimizi uygulama noktasında Edu Cat Hub (online bilişim robotik kodlama ders müfredatı ve uzaktan eğitim) sistemi ile işbirliği yapmaktayız. 

MEB’DE İLETİŞİM VE KOORDİNASYON MASASI KURULMALI
Türkiye’de oluşan şartları dikkate alarak, özel okul sektörünü önümüzdeki günlerde nelerin beklediği konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Korona Pandemisi, eğitimdeki dijital inovasyon baskısını net bir şekilde ortaya koydu. Ayrıca gelecek nesilleri, geleceğin zorluklarına hazırlamak için yeni konseptlere ihtiyaç var. Milli Eğitim Bakanlığı, 2020-2021 yılı istatistiklerine göre Türkiye'de hem okul sayısı hem de öğrenci sayısı azaldı. Devlet okullarının sayısı son dönemde 53 bin 620 iken, 2019-2020’de bu sayı 54 bin 715 idi. Özel okul sayısı da azalıştan payına düşeni aldı. 2020-2021 döneminde 13 bin 501 özel okul varken, 2019-2020 döneminde bu sayı 13 bin 870 idi. Bakanlığın rakamlarına göre, Türkiye’de hem özel hem de devlet okullarının sayısı azaldı. Bir önceki yılı tamamlayan özel okullarda 2020-2021 öğretim yılında öğrenci sayısı bir önceki yıla göre 310 bin 530 öğrenci azaldı. Geçen yıl özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 1 milyon 468 bin 198 iken, 2020-2021 öğretim yılında bu sayı 1 milyon 157 bin 668 oldu. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığında bir iletişim ve koordinasyon masası kurularak; özel okulların gelişiminde önemli alanlar olan, finansal sürdürülebilirlik, özerklik, nitelikli eğitim, eğitimde dijitalleşme, mevzuat güncellemesi gibi başlıklar mutlaka gündeme alınmalıdır.

 

> Vatan hedeflerine kararlı adımlarla ilerliyor

Vatan Eğitim Kurumlarının bulunduğu yerde eğitim ihtiyaçlarına çözüm üreterek, eğitimde emek harcamış, katma değer üretmiş paydaş ve girişimcilerle büyüme hedeflerine ulaşacağını belirten Vatan Eğitim Kurumları Genel Müdürü Yüksel Kutoğlu, 2021 yılını ve 2022’de planlarını artı eğitim’e anlattı. 

yuksel_kutoglu_ocak_2022Kurumunuz açısından 2021 yılını değerlendirebilir misiniz?
2020-21 yıllarını birlikte değerlendirdiğimizde; eğitim yaşantılarında çok hızlı değişimlerin yaşandığını, kimi zaman teknolojide, kimi zaman öğrenme ortamlarında ve öğretim programlarında yaşadığımız pandemi etkisi ile dinamik bir hal aldığını söyleyebiliriz.
Eğitim uzun soluklu bir yolculuk ve ülkece pandemiden anaokul düzeyinden yükseköğrenime kadar etkilendik. Pandemi, okulları neredeyse hiç hazırlık süresi olmadan uzaktan eğitim biçimlerini kullanmaya zorladı. Bu durum, öğrencileri, ebeveynleri ve öğretmenleri yeni normalle tanıştırdı. Ebeveynler aniden ek görevler üstlenmek zorunda kaldılar ve tekrar tekrar rol çatışmalarına girdiler. Öğretmen olarak rolü yeniydi. Çünkü haftalık program boyunca dijital uzaktan öğretime destek, kontrol ve motivasyon görevlerini üstlendiler. Sonuçlar, yıllar sonra gençlere ve sisteme yük olabilir. İlk karantinadan sonra bile, çocuklar ve ergenler arasında öğrenme ilerlemesinde büyük farklılıklar var. Ve yine, on yıllar sonra iyi bir şekilde belgelenecek etkiler, yani çocukların eğitim başarısının sosyal geçmişlerine bağımlılığı gözlemlenebilir. Vatan Eğitim Kurumları eğitim vizyonunda 2022 yılı hedefleri bir bütün olarak ele alındı ve uygulanacaktır. 

2022’DE BÜYÜME HEDEFLERİMİZE ULAŞACAĞIZ
2022 yılı için kurumunuzun gelişimine yönelik hedef ve planlarınız nelerdir?
Vatan Eğitim Kurumları olarak amacımız, gerçekte ne olduğunu ve neyin değişmesi gerektiğini anlamak, zorunlu değişiklikleri ve bunların okul ve ilgili herkes için sonuçlarını tanımlamaktır. Özünde, pandemideki gelişmeler hakkında yapıcı bir şekilde daha fazla düşünmek ve gelecekte sosyal görevlerini yerine getirmeye devam edebilmeleri için okulların nasıl daha da geliştirilmesi gerektiğini sormakla ilgili olmalıdır.

“Yeni nesil, demokratik, heterojen, evrensel ve birçok alanda dijital bir toplumda kendi geleceğini tayin eden bir yaşamı nasıl sürdürebilir?”

Nitelikli bir eğitim için; sürdürülebilir bir eğitim programı, modern ve yenilikçi öğrenim yaklaşımları, alanındaki gelişimleri izleyen katılan öğretim personeli, modern ve teknolojik altyapıya sahip öğrenme ortamları, bilim -sanat- kültürel çalışmaları, yabancı dil edinimi ve kullanımını teşvik edeceğiz.
Vatan Eğitim Kurumları bulunduğu yerde eğitim ihtiyaçlarına çözüm üreterek; başta öğrencileri planlamaların merkezine alacaktır. Eğitimde emek harcamış, katma değer üretmiş paydaş ve girişimcilerle büyüme hedeflerimize ulaşacağız.

2022 yılı kayıt takviminiz hakkında bilgi verebilir misiniz?
1 Ocak 2022 ile 1 Mart 2022 arası yeni dönem kayıt çalışmalarının yoğunlaştığı dönem olarak söyleyebiliriz. Kurumlarımızı tercih eden veli ve öğrencilerimiz tanıma ve düzey belirleme çalışmalarına katılım sağlarlar. Burada amaç öğrenciyi yarıştırmak yerine mevcut düzeyinin fotoğrafını çekme olarak görebiliriz. Eğitim programlarımız ile öğrencilere hangi düzeyden itibaren uyum imkanı verebileceğimiz bir takvim belirlenir. Etkili bir PDR desteği ile bilimsel bir tablo ile öneriler veli ve öğrencilerle paylaşılır. 

VATAN’DA YABANCI DİL ÖNE ÇIKIYOR
Bilimsel çalışmalardan sosyal sorumluluğa ulusal ve uluslararası düzeyde okul projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Vatan Okulları olarak okullarımızda proje olarak gördüğümüz güçlü ve yapılandırılmış bir yabancı dil programına yer veriyoruz. Anaokulundan lise son sınıfa kadar yoğun bir yabancı dil programı yürütülmektedir. Öğrenme sürecindeki hedefimiz ise yaş düzeyleriyle paralel olarak öğrencilerin dilin dört becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) etkin şekilde kullanabilmeleri, yazılı ve sözlü olarak kendilerini hem ulusal hem de uluslararası sınav ve platformlarda rahatça ifade edebilmelerini sağlamaktır.
Yabancı Dil Eğitimimizde ‘Cambridge Yaşam Becerileri Çerçeve Programı’ uygulanarak tüm dünya çevresinde başarısını ve kalitesini en iyi şekilde ispatlamış en prestijli yayınlardan olan ‘Cambridge University Press’ ile işbirliğinde olup tüm kademelerde ‘Cambridge University Press’ kaynakları, dijital platformları kullanılmakta ve tüm seviyelerde ‘Cambridge English‘ yabancı dil eğitim programı kullanılmaktadır. WEXT English Language Assessment, dört dil becerisini değerlendirme ve geliştirme amacıyla ‘Yapay Zeka’ destekli çevrimiçi yeni nesil bir ölçme değerlendirme sistemimizdir.
Erasmus+, JMUN (Junior Model United Nations) Do It Yourself Project, Problem Solving Club, Speaking Club, Global Citizenship Speaking Club , Debate, Public Speaking, Edinburgh Dükü Gençlik Ödülleri gibi ulusal ve uluslararası proje ve etkinlik çalışmaları ile öğrencilerimizin yurtiçi ve yurt dışı platformlarda farklı ortamlarda dili kullanarak kendilerine olan güvenlerini geliştirme fırsatını yakalarken, bilgi ve tecrübelerini artırmak hedeflenmektedir.’VATAN * HOW TO MAKE’ yabancı dil proje tanıtımımız ile öğrencilerimiz her hafta günlük hayatta hayatımızı kolaylaştıracak ve teknolojik projeleri sunarak hem topluluk karsısında hem de disiplinlerarası eğitim ile dil edinimlerini geliştirirler. 

VATAN’DA GELECEĞİN MÜHENDİSLERİ YETİŞİYOR
Projeler kuruma ve öğrencilere neler katıyor?
Vatan okulları olarak ROBOTİK KODLAMA / STEM derslerimizi çoçuklarımızda problem çözme yeteneğini arttırmak, sistematik düşünmelerini sağlamak ve makinaların çalışma mantığını kavramalarına yardımcı olmak,küçük yaşta kod yazmayı öğrenmeleri yalnızca yaptıkları meslekte değil, yaşamlarının tümünde fark yaratmalarını sağlamak adına anaokulu 4 yaş gruplarımız ile eğitime başlamaktayız.
İçeriklerimiz kademe bazlı olmak üzere Kodlama, Oyun Tasarımı, Animasyon, Robotik ve Stem konuları baz alınarak hafta hafta zengin içerik ve uygulama programları ile geliştirilmiştir. Öğrencilerimizi ders dışında ulusal ve uluslararası robotik kodlama yarışmalarına hazırlayıp kendilerini bu konuda geliştirmelerini desteklemekteyiz. Ders içeriklerimizi uygulama noktasında Edu Cat Hub (online bilişim robotik kodlama ders müfredatı ve uzaktan eğitim) sistemi ile işbirliği yapmaktayız. 

MEB’DE İLETİŞİM VE KOORDİNASYON MASASI KURULMALI
Türkiye’de oluşan şartları dikkate alarak, özel okul sektörünü önümüzdeki günlerde nelerin beklediği konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Korona Pandemisi, eğitimdeki dijital inovasyon baskısını net bir şekilde ortaya koydu. Ayrıca gelecek nesilleri, geleceğin zorluklarına hazırlamak için yeni konseptlere ihtiyaç var. Milli Eğitim Bakanlığı, 2020-2021 yılı istatistiklerine göre Türkiye'de hem okul sayısı hem de öğrenci sayısı azaldı. Devlet okullarının sayısı son dönemde 53 bin 620 iken, 2019-2020’de bu sayı 54 bin 715 idi. Özel okul sayısı da azalıştan payına düşeni aldı. 2020-2021 döneminde 13 bin 501 özel okul varken, 2019-2020 döneminde bu sayı 13 bin 870 idi. Bakanlığın rakamlarına göre, Türkiye’de hem özel hem de devlet okullarının sayısı azaldı. Bir önceki yılı tamamlayan özel okullarda 2020-2021 öğretim yılında öğrenci sayısı bir önceki yıla göre 310 bin 530 öğrenci azaldı. Geçen yıl özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 1 milyon 468 bin 198 iken, 2020-2021 öğretim yılında bu sayı 1 milyon 157 bin 668 oldu. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığında bir iletişim ve koordinasyon masası kurularak; özel okulların gelişiminde önemli alanlar olan, finansal sürdürülebilirlik, özerklik, nitelikli eğitim, eğitimde dijitalleşme, mevzuat güncellemesi gibi başlıklar mutlaka gündeme alınmalıdır.

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Ocak 2022 12:42

Gösterim: 1022

30 yıllık bir öğretmenlik, dershane, dil kursu, kolej ve üniversite birikimini Kandilli Koleji ile hayata geçiren İsmail Şilan, “Eğitim sektörüne butik eğitim kavramı çerçevesinde getirmiş olduğumuz yenilikçi ve farklı uygulamalarımız ile kişisel eğitimde mükemmeli hedefledik.” diye konuştu. Kandilli Koleji Kurucusu İsmail Şilan, kurumun dünden bugüne gelişimini ve gelecek planlarını artı eğitim’e anlattı.

ismail_silan_ocak_2022Kandilli Koleji’nin kuruluşu ve gelişim sürecinden bahsedebilir misiniz?
“İtibarlı Bir Gelecek İçin ÖNCE EĞİTİM” fikriyle eğitimi hak ettiği itibara uygun şekilde gerçekleştirmek üzere yola çıktık. 30 yıllık bir öğretmenlik, dershane, dil kursu, kolej ve üniversite deneyimini, birikimini arkamıza alarak 2015- 2016 eğitim - öğretim döneminde Kadıköy’de Kandilli Koleji’ni açtık. Amacımız öğrenci ve velilerimizi eğitimde farklı ve özel bir alan olan Butik Eğitim ile buluşturmaktır.

HAFTANIN 6 GÜNÜ EĞİTİM
Kandilli Koleji’nin eğitim anlayışı nasıl oluşturuldu? Nasıl bir eğitim sistemi uyguluyorsunuz?
Kitle okulları ya da zincir okulların işleyiş ve eğitimlerini iyi biliyoruz. Türkiye’de eğitim öğretimin sıkıntı ve sorunlarını çok iyi biliyoruz. Eğitim sektöründe uzun yıllardır bulunuyor olmak sektördeki eksiklik ve zayıflıkları yaşayarak tespit edebilmemizi sağladı. Bu tespitler ışığında öğrenci ve velilerimizin ihtiyaçlarının kişiye özel eğitim temelleri üzerine oturtulmuş, iletişim kanallarının kısa ve açık olduğu, çözümü çok kısa sürede ve kalıcı olarak sağlayabilen gözle görülür ilerleme kaydedebilen lokal yapılanmalı butik okullar olduğu sonucuna ulaştık.
ismail_silan_ocak_2022Eğitim sektörüne butik eğitim kavramıyla getirmiş olduğumuz yenilikçi ve farklı uygulamalarımızla kişisel eğitimde mükemmeli hedefledik. Bu mükemmelliği öğrencinin ihtiyaçlarına göre en ince ayrıntısına kadar tüm yönleriyle planladık. Bu hedef bizi çok kısa zamanda Kadıköy ve çevresinde en çok tercih edilen ve en çok beğenilen okullardan biri haline getirdi.
Türkiye’de butik okul kavramının ve eğitiminin çok yozlaştırıldığını içinin boşaldığını biliyoruz. Maalesef ülkemizde altyapı ve imkanı yetersiz olan eğitim kurumları kendini butik olarak tanıttı. Biz bu yapı içerisinde her türlü altyapı ve imkanı olan ama daha az öğrenci ile daha yoğun ve seçkin eğitim talebindeki öğrenci ve velilere bu hizmeti sunduk.
Altı günlük genişletilmiş, bir eğitim programımız var.
Ara sınıflarda; 16 kişilik esnek sınıf modeliyle, ödevsiz okul uygulamasıyla, yoğun İngilizce ve Almanca dillerinde seçkin butik eğitim hizmeti sunuyoruz. Okulumuzda eğitim gören hiçbir öğrencimizin özel ders, kurs ya da sınav hazırlık hizmetini okul dışında almasına gerek bırakmıyoruz.

FRANCHISE TALEPLERİNİ DEĞERLENDİRİYORUZ
Kandilli Koleji’nin kısa, orta ve uzun vadede hedefleri ve büyüme stratejisi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kandilli Eğitim Kurumları bünyesinde kurduğumuz Kandilli Koleji, şu anda İstanbul Kadıköy’de Ortaokul ve Anadolu lisesi olarak öğrenci ve velilerine butik eğitim hizmeti vermektedir. Kandilli Koleji’ni 2023-2024 eğitim öğretim yılında bütün kademelerin yer aldığı, İstanbul’un her iki yakasında da konumlanacak ve en iyi butik hizmeti verecek şekilde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki süreçte İstanbul dışı proje, ortaklık ve franchise taleplerini de onaylamayı planlıyoruz.

Günümüzde başarı kavramı farklı açılardan ele alınmaktadır. Bir eğitim kurumunun başarılı olarak değerlendirilebilmesi için hangi kıstaslara bakılmalıdır? Bu anlamda kurumunuzda neleri ön plana çıkarıyorsunuz?
Evet, başarı kavramı günümüzde çok değişti ve hızlı bir şekilde değişimi devam etmektedir. Globalleşen ve dijitalleşen dünyada öğrencilerimizin öncelikle iyi bir insan, iyi bir dünya vatandaşı olarak yetişmesi temel başarı hedefimizdir. Sınav başarısının hayat başarısı olarak gösterildiği bir zamanda öğrencilerimizin akademik başarılarının çok üstünde farklı başarılar elde etmesi temel hedeflerimizdendir. Öğrencilerimize aktardığımız başarı vizyonu, onları dünyanın ihtiyaç duyduğu sosyal, çok yönlü, yetenek odaklı ve donanımlı çağdaş bireyler olarak yetişmelerini sağlar.

kandill_kolejiPLANLAMAYA ÖNEM VERİRİM
Bir eğitim kurumunu yönetmenin zor ve kolay yanları nelerdir? Nasıl bir yöneticisiniz? Yöneticilik vasfınızı belirleyen ilkeleriniz nelerdir?
Bir eğitimci ve eğitim yöneticisi olarak sürekli kendinizi yenilemeniz günceli yakalamanız eğitime, öğrenmeye açık olmanız gerekir. Başta ülkenizi sonra dünyayı gezmeniz, bilmeniz ve çok okumanız sizi alanınızda, işinizde lider yapar. Düzeni ve planlamayı çok önemseyen detaylara çok dikkat eden bir yönetim tarzım var. Hata ve yanlışı azaltmak için uygulama öncesinin çok önemli olduğuna inanan ve planlamaya çok zaman ayıran, işin zamanında yapılmasını önemseyen, hiçbir şeyin ertelenmemesi gerektiğine inanan bir yöneticiyim.

ÖZEL OKULCULUK HAKETTİĞİ YERDE DEĞİL!
Türkiye’de özel okul sektörünün gelişimi hakkında değerlendirmeleriniz nelerdir? Sektörde yaşanan zorlukları nelere bağlıyorsunuz? Sektörün gelişimi için önerileriniz ve sektörün geleceğine yönelik öngörüleriniz nelerdir?
Bir ülkenin geleceği eğitimin ve eğitilmiş insanın gücüne bağlıdır. Türkiye gibi ilk ve ortaöğretiminde yaklaşık 20 milyon öğrencisi olan bir ülkenin en stratejik konularından biri eğitimdir. Ülkemiz de özel okulculuğun ya da özel eğitimin hak ettiği yerde olmadığını görüyoruz. Özel okul sektöründe son on yılda plansız aşırı okul açılması ve il, ilçe bazlı nüfusa bağlı kota uygulamasının olmaması sektöre yatırım yapan eğitimcileri ciddi sıkıntıya sokmuştur. Zaman içerisinde yaşanan pandemi ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu kurumların birçoğu kapanmış ya da el değiştirmiştir. Bundan dolayı başta devletin ve çalışanların olmak üzere herkesin ciddi kayıpları söz konusudur. Temennimiz devletin üstündeki eğitim yükünün önemli bir kısmını karşılayan özel okulların ve öğrencileri daha ciddiye alınması ve desteklenmesidir.

> Öğrencilerin kişisel farklarını önceliklendirip Butik Eğitim ile birleştirdik

30 yıllık bir öğretmenlik, dershane, dil kursu, kolej ve üniversite birikimini Kandilli Koleji ile hayata geçiren İsmail Şilan, “Eğitim sektörüne butik eğitim kavramı çerçevesinde getirmiş olduğumuz yenilikçi ve farklı uygulamalarımız ile kişisel eğitimde mükemmeli hedefledik.” diye konuştu. Kandilli Koleji Kurucusu İsmail Şilan, kurumun dünden bugüne gelişimini ve gelecek planlarını artı eğitim’e anlattı.

ismail_silan_ocak_2022Kandilli Koleji’nin kuruluşu ve gelişim sürecinden bahsedebilir misiniz?
“İtibarlı Bir Gelecek İçin ÖNCE EĞİTİM” fikriyle eğitimi hak ettiği itibara uygun şekilde gerçekleştirmek üzere yola çıktık. 30 yıllık bir öğretmenlik, dershane, dil kursu, kolej ve üniversite deneyimini, birikimini arkamıza alarak 2015- 2016 eğitim - öğretim döneminde Kadıköy’de Kandilli Koleji’ni açtık. Amacımız öğrenci ve velilerimizi eğitimde farklı ve özel bir alan olan Butik Eğitim ile buluşturmaktır.

HAFTANIN 6 GÜNÜ EĞİTİM
Kandilli Koleji’nin eğitim anlayışı nasıl oluşturuldu? Nasıl bir eğitim sistemi uyguluyorsunuz?
Kitle okulları ya da zincir okulların işleyiş ve eğitimlerini iyi biliyoruz. Türkiye’de eğitim öğretimin sıkıntı ve sorunlarını çok iyi biliyoruz. Eğitim sektöründe uzun yıllardır bulunuyor olmak sektördeki eksiklik ve zayıflıkları yaşayarak tespit edebilmemizi sağladı. Bu tespitler ışığında öğrenci ve velilerimizin ihtiyaçlarının kişiye özel eğitim temelleri üzerine oturtulmuş, iletişim kanallarının kısa ve açık olduğu, çözümü çok kısa sürede ve kalıcı olarak sağlayabilen gözle görülür ilerleme kaydedebilen lokal yapılanmalı butik okullar olduğu sonucuna ulaştık.
ismail_silan_ocak_2022Eğitim sektörüne butik eğitim kavramıyla getirmiş olduğumuz yenilikçi ve farklı uygulamalarımızla kişisel eğitimde mükemmeli hedefledik. Bu mükemmelliği öğrencinin ihtiyaçlarına göre en ince ayrıntısına kadar tüm yönleriyle planladık. Bu hedef bizi çok kısa zamanda Kadıköy ve çevresinde en çok tercih edilen ve en çok beğenilen okullardan biri haline getirdi.
Türkiye’de butik okul kavramının ve eğitiminin çok yozlaştırıldığını içinin boşaldığını biliyoruz. Maalesef ülkemizde altyapı ve imkanı yetersiz olan eğitim kurumları kendini butik olarak tanıttı. Biz bu yapı içerisinde her türlü altyapı ve imkanı olan ama daha az öğrenci ile daha yoğun ve seçkin eğitim talebindeki öğrenci ve velilere bu hizmeti sunduk.
Altı günlük genişletilmiş, bir eğitim programımız var.
Ara sınıflarda; 16 kişilik esnek sınıf modeliyle, ödevsiz okul uygulamasıyla, yoğun İngilizce ve Almanca dillerinde seçkin butik eğitim hizmeti sunuyoruz. Okulumuzda eğitim gören hiçbir öğrencimizin özel ders, kurs ya da sınav hazırlık hizmetini okul dışında almasına gerek bırakmıyoruz.

FRANCHISE TALEPLERİNİ DEĞERLENDİRİYORUZ
Kandilli Koleji’nin kısa, orta ve uzun vadede hedefleri ve büyüme stratejisi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kandilli Eğitim Kurumları bünyesinde kurduğumuz Kandilli Koleji, şu anda İstanbul Kadıköy’de Ortaokul ve Anadolu lisesi olarak öğrenci ve velilerine butik eğitim hizmeti vermektedir. Kandilli Koleji’ni 2023-2024 eğitim öğretim yılında bütün kademelerin yer aldığı, İstanbul’un her iki yakasında da konumlanacak ve en iyi butik hizmeti verecek şekilde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki süreçte İstanbul dışı proje, ortaklık ve franchise taleplerini de onaylamayı planlıyoruz.

Günümüzde başarı kavramı farklı açılardan ele alınmaktadır. Bir eğitim kurumunun başarılı olarak değerlendirilebilmesi için hangi kıstaslara bakılmalıdır? Bu anlamda kurumunuzda neleri ön plana çıkarıyorsunuz?
Evet, başarı kavramı günümüzde çok değişti ve hızlı bir şekilde değişimi devam etmektedir. Globalleşen ve dijitalleşen dünyada öğrencilerimizin öncelikle iyi bir insan, iyi bir dünya vatandaşı olarak yetişmesi temel başarı hedefimizdir. Sınav başarısının hayat başarısı olarak gösterildiği bir zamanda öğrencilerimizin akademik başarılarının çok üstünde farklı başarılar elde etmesi temel hedeflerimizdendir. Öğrencilerimize aktardığımız başarı vizyonu, onları dünyanın ihtiyaç duyduğu sosyal, çok yönlü, yetenek odaklı ve donanımlı çağdaş bireyler olarak yetişmelerini sağlar.

kandill_kolejiPLANLAMAYA ÖNEM VERİRİM
Bir eğitim kurumunu yönetmenin zor ve kolay yanları nelerdir? Nasıl bir yöneticisiniz? Yöneticilik vasfınızı belirleyen ilkeleriniz nelerdir?
Bir eğitimci ve eğitim yöneticisi olarak sürekli kendinizi yenilemeniz günceli yakalamanız eğitime, öğrenmeye açık olmanız gerekir. Başta ülkenizi sonra dünyayı gezmeniz, bilmeniz ve çok okumanız sizi alanınızda, işinizde lider yapar. Düzeni ve planlamayı çok önemseyen detaylara çok dikkat eden bir yönetim tarzım var. Hata ve yanlışı azaltmak için uygulama öncesinin çok önemli olduğuna inanan ve planlamaya çok zaman ayıran, işin zamanında yapılmasını önemseyen, hiçbir şeyin ertelenmemesi gerektiğine inanan bir yöneticiyim.

ÖZEL OKULCULUK HAKETTİĞİ YERDE DEĞİL!
Türkiye’de özel okul sektörünün gelişimi hakkında değerlendirmeleriniz nelerdir? Sektörde yaşanan zorlukları nelere bağlıyorsunuz? Sektörün gelişimi için önerileriniz ve sektörün geleceğine yönelik öngörüleriniz nelerdir?
Bir ülkenin geleceği eğitimin ve eğitilmiş insanın gücüne bağlıdır. Türkiye gibi ilk ve ortaöğretiminde yaklaşık 20 milyon öğrencisi olan bir ülkenin en stratejik konularından biri eğitimdir. Ülkemiz de özel okulculuğun ya da özel eğitimin hak ettiği yerde olmadığını görüyoruz. Özel okul sektöründe son on yılda plansız aşırı okul açılması ve il, ilçe bazlı nüfusa bağlı kota uygulamasının olmaması sektöre yatırım yapan eğitimcileri ciddi sıkıntıya sokmuştur. Zaman içerisinde yaşanan pandemi ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle bu kurumların birçoğu kapanmış ya da el değiştirmiştir. Bundan dolayı başta devletin ve çalışanların olmak üzere herkesin ciddi kayıpları söz konusudur. Temennimiz devletin üstündeki eğitim yükünün önemli bir kısmını karşılayan özel okulların ve öğrencileri daha ciddiye alınması ve desteklenmesidir.

Son Güncelleme: Salı, 18 Ocak 2022 15:13

Gösterim: 1098

Proje temelli eğitim içeriği ile öğrencilerin yabancı dil becerilerini geliştirirken aynı zamanda yaratıcılıklarını ve özgüvenlerini de geliştirdiklerini belirten Kavram Eğitim Kurumları Yabancı Diller Koordinatörü Esra Köroğlu, “Dili yaşamın bir parçası haline getirdik. Çünkü her bireyin kendini ifade etmesi, çevresiyle iletişime geçmesi beden dilinin yanında kullandığı dil ile mümkündür.” diye konuştu.

esra_koroglu_kavramKavram Eğitim Kurumları yabancı dil eğitimi akademik dil konseptinizden bahseder misiniz?
Yabancı dil edinim sistemimizi kurgularken dilin bir kültür, bir yaşam biçimi olduğunu göz önüne alarak hareket ettik. Günümüzün öğrenme ihtiyaçlarına bağlı olarak geliştirdiğimiz Kavram’da Yabancı Dil Eğitim Modeli, zamandan ve mekândan bağımsız bir öğrenme sürecidir. Dilin öğrenimini 40 dakika içinde sınıfta öğretmen, öğrenci ve yayın arasındaki kurulan sınırlı bağdan çıkarttık. Aktif öğrenmeye dayalı sınıf içi ve sınıf dışı aktivitelerle dili hem her yerde öğrenmesini hem de öğrendiklerini an ve an kullanmasını sağlıyoruz. Yani Kavramda yabancı dil öğrenimi günün 24 saatini kapsar. Hayatın her anı ve her yaşam alanı yabancı dilin öğrenilmesi ve geliştirilmesi içindir. Dili yaşamın bir parçası haline getirdik. Çünkü her bireyin kendini ifade etmesi, çevresiyle iletişime geçmesi beden dilinin yanında kullandığı dil ile mümkündür.
Müfredatımızı, her yıl uluslararası standartlar çerçevesinde günün ihtiyaçlarına uygun olarak ve öğrencilerimizin performanslarına göre yeniden tasarlıyoruz. Canlı, dinamik, kuramsal temelleri olan, geleceğe bakan, konuşma becerilerini geliştiren bir içerik kurgumuz var. Yaparak ve yaşayarak öğretiyor; öğrencilerimizde deneyim zenginliği oluşturuyor ve keşfetme arzularını tetikleyerek dil öğrenme motivasyonunu her zaman canlı tutuyoruz. 2021 Dil öğretimi dünya trendleri arasında sayabileceğimiz Do-it-yourself (Kendin Yap)tekniği ile öğrencilerimize dil öğreniminde bağımsız ve sağlıklı alanlar oluşturuyoruz. Proje temelli eğitim içeriğimiz ile öğrencilerimizin dil becerilerini geliştirirken aynı zamanda yaratıcılıklarını ve özgüvenlerini de geliştiriyoruz. Kendini ifade etme konusunda yeterince özgüveni gelişememiş bir öğrenci İngilizce ile de kendini yeterince ifade edemeyecektir. O yüzden dil edinim aktivitelerimiz aynı zamanda öğrencilerimizin kişisel gelişimlerini de katkı sağlamaya yöneliktir.
Problem çözme becerilerinin geliştiği, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini kullandıkları alanlar oluşturuyor ve onlara sosyal beceri kazandırıyoruz. Elbette bunları yaparken öğrencilerimizin yaş gruplarına bağlı olarak dil seviyelerini ve bireysel farklılıklarını göz önünde bulunduruyoruz.
Kavram’da İngilizce’nin yanı sıra ikinci yabancı dil olarak öğrencilerimizin seçimlerine bağlı Almanca ve İspanyolca dillerini öğretiyoruz. Açık görüşlü, yaratıcı ve yeniliklere açık kişisel vizyon geliştirmelerini sağlamak amacı ile öğrencilerimizi farklı diller ve kültürler ile karşılaştırıyoruz. Yoğun İngilizce ders saatlerinin bulunduğu istasyon modellemesi uyguluyoruz. Kavram Kolejinde anaokulu 5-6 yaş birinci istasyon, ortaokul 5 ve 6. sınıflar ikinci istasyonda eğitim alırlar. Dil hazırlık sınıfları olarak eğitimlerine beceri temelli öğrenme modülleriyle devam ederler. 9 ve 10. sınıflar dil istasyonunun son durağıdır.

YABANCI DİL ÖĞRENİMİNDE 6 YETİ
Yabancı dil eğitim programını oluştururken ve geliştirirken nelere dikkat ediyorsunuz ve hangi değerler dizisini temele alıyorsunuz?
Sosyal ve duygusal öğrenme ile yabancı dil eğitimi için zorunlu olan aktif öğrenme modelini bir arada uyguluyoruz. Öz yeterlilik, öz denetim, öz farkındalık, sorumluluk alabilme ve insan ilişkilerini geliştirebilme gibi sosyal – duygusal öğrenme becerileri Kavram’da yabancı dil öğretim programının çekirdeğini oluşturur. Öğrencinin aktif ve farkındalığının arttığı sosyal – duygusal öğrenme ile iç içe geçmiş öğrenme ortamlarında dili öğretiyoruz.
Dil becerileri olarak kabul edilen okuma, yazma, konuşma, dinleme ve dilbilgisinin yanı sıra telaffuz beceri eğitimi de uyguluyoruz. Biz dili 6 yetide değerlendiriyor ve öğretiyoruz. Dil aynı zamanda telaffuzu da içerir. Bu bağlamda müfredatımıza telaffuz çalışmalarını ekliyor, uluslararası ses bilimini temel alarak ses eğitimi yapıyoruz. Bu sayede öğrencilerimiz anaokulundan itibaren sesleri tanıyor ve karşılaştıkları kelimeleri kendi çabaları ile okuyorlar.
21.yy eğitimde performans üstünlüğü için temel kriterlerden sayabileceğimiz yaşam ve meslek becerilerini geliştirmek amacı ile Kavram’da uluslararası işbirlikleri yapıyoruz. Dünya’nın farklı bölgelerinden okullarla partnerlikle kuruyor ve projelere dâhil oluyoruz. Çoğu zaman projelerimizi kendimiz oluşturuyor ve yurtdışı okullar ile anlaşmalar sağlıyoruz. Yaptığımız projeler ile öğrencilerimizin 21.yy becerileri diye adlandırabileceğimiz esneklik ve uyum sağlama süreçlerine destek oluyor, sosyal ve kültürlerarası becerilerini geliştiriyoruz. Canlı konferanslar, online dersler, proje kapsamında yapılan yazın ve sözlü çalışmalar ile öğrencilerimize girişimcilik ve öz yönelim hissi kazandırıyor geleceklerine katkıda bulunuyoruz.

Kavram yabancı diller müfredatına bağlı sınavlarımızın yanı sıra, müfredat dışı uluslararası sınavlara öğrencilerimizi hazırlıyoruz. Eğitim yılı boyunca, çeşitli öğretmen, öğrenci ve veli eğitimleri ile sınav hazırlıklarını ve motivasyon eğitimlerini devam ettiriyoruz.

YABANCI DİLE DİJİTAL DOKUNUŞ
“Kavram Dijital okul” modelinizin yabancı dil alanındaki çalışmaları nelerdir?
Dijital platformların kullanım artışı eğitim programlarında amacımızı etkilemese de yöntemlerimizi değiştirmiş bulunuyor. Öğrenme sürecine ne kadar duyu organı katılırsa, öğrenme o kadar kalıcı hale gelir. En iyi öğrenme öğrenenin sürece dâhil olduğu ve problem çözme becerilerini kullandığı öğrenmedir. Pandemi ile birlikte, aslında var olan ve bunun yanında eğitim sektörünün üzerine farkındalığını yeni geliştirdiği dijital dünya; Kavram Eğitim Kurumlarında dijital yerliler olarak kabul ettiğimiz ve adlandırdığımız öğrencilerimiz ile beraber uzun yıllardır sürmektedir. Dijital dünyanın kapılarını öğrenci ve velilerimize açmamızın en büyük sebebi; gücünü teknolojiden alan eğitim yöntem ve teknikleri ile sosyalleşme, araştırma becerisi, planlama ve hedef belirleme başarısını öğrencilerimize sağlamaktır. Kavram’a özel “Okul İçinde Okul” konseptinin “Dijital Okul” ayağında yabancı diller eğitimi geniş bir yelpazede sunulmaktadır. Bu bağlamda, öğrencilerimizin yanı sıra öğretmenlerimiz ve velilerimiz de dijital okul sistemine dâhildir.

Değişen ve gelişen yabancı dil öğretim programlarının ışığında ilerlemek öğrenci motivasyonunu dinamik tutmayı hedefler. Gelişime açık ve çağdaş eğitim yöntemlerini ve tekniklerini uygun metotlar ile kurumlarımızda uygulayabilmek adına “Dijital Okul”” sistemimizde sanal gerçekliğin yansıra artırılmış gerçeklilik ilkesi ile eğitimimize devam ediyoruz. Yaşayan bir mekanizma olarak kabul ettiğimiz dil gibi, dil öğretimi de gerçeklik ile desteklendiği sürece başarılı olacağına inanıyoruz. Bu sebeple Kavram eğitim kurumlarında yabancı dil eğitimi tasarlarken, çağımızın öğrenci profili ve ilgi alanlarına göre dijital dünyalarını oluşturduk. Elbette, dijital dünyamız Kavram’da dijital öğrenen anatomisine bağlı olarak gelişmeye ve değişmeye devam ediyor.

Yenilenen becerilerle eğitim ve öğretimden bahsediyor ve birçok mecrada konuşuyoruz. Yenilenen bereciler eğitim vizyonu ile yabancı dil öğretmeni nasıl bir rol üstleniyor?
Yaşadığımız yüzyılda her alanda kendini gösteren pragmatik değişimler, öğretmenlerin gelişen ve hızla değişen eğitim süreçlerine uyum sağlayabilmeleri için sahip olmaları gereken bilgi ve becerileri farklılaştırmıştır. Eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim, araştırma-sorgulama, problem çözme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimcilik, Türkçeyi doğru, etkili ve güzel kullanma” becerileri mesleki ve kişisel alanda yenilenen beceriler olarak karşımıza çıkmaktadır. Yabancı dil eğitiminde beceri temelli eğitim verirken öğretmen becerisine de odaklanıyoruz. Bu bağlamda eğitim süreçlerine beceri temelli etkinlik ve öğretmen desteği Kavram’da oldukça geniş bir alanı kapsar.

“Kavram, yabancı dil eğitiminde dünya standartlarındaki eğitim şemsiyesini benimseyerek kendi eğitim modeli ile eğitime devam etmektedir. Evrensellik ve esneklik ilkelerini benimsemek ve bu yönde eğitim süreçlerine devam etmek yabancı diller öğretmenlerimizin mesleki karakterini oluşturur. Böylece uluslararası şemsiyenin altında yürüyen öğretmenlerimiz, kendi öğrenci profillerine göre esnek ders içerikleri ile Kavram eğitim modelini hedef alarak derslerine devam ederler.”

> Esra Köroğlu: Yabancı dili yaşamın parçası haline getirdik

Proje temelli eğitim içeriği ile öğrencilerin yabancı dil becerilerini geliştirirken aynı zamanda yaratıcılıklarını ve özgüvenlerini de geliştirdiklerini belirten Kavram Eğitim Kurumları Yabancı Diller Koordinatörü Esra Köroğlu, “Dili yaşamın bir parçası haline getirdik. Çünkü her bireyin kendini ifade etmesi, çevresiyle iletişime geçmesi beden dilinin yanında kullandığı dil ile mümkündür.” diye konuştu.

esra_koroglu_kavramKavram Eğitim Kurumları yabancı dil eğitimi akademik dil konseptinizden bahseder misiniz?
Yabancı dil edinim sistemimizi kurgularken dilin bir kültür, bir yaşam biçimi olduğunu göz önüne alarak hareket ettik. Günümüzün öğrenme ihtiyaçlarına bağlı olarak geliştirdiğimiz Kavram’da Yabancı Dil Eğitim Modeli, zamandan ve mekândan bağımsız bir öğrenme sürecidir. Dilin öğrenimini 40 dakika içinde sınıfta öğretmen, öğrenci ve yayın arasındaki kurulan sınırlı bağdan çıkarttık. Aktif öğrenmeye dayalı sınıf içi ve sınıf dışı aktivitelerle dili hem her yerde öğrenmesini hem de öğrendiklerini an ve an kullanmasını sağlıyoruz. Yani Kavramda yabancı dil öğrenimi günün 24 saatini kapsar. Hayatın her anı ve her yaşam alanı yabancı dilin öğrenilmesi ve geliştirilmesi içindir. Dili yaşamın bir parçası haline getirdik. Çünkü her bireyin kendini ifade etmesi, çevresiyle iletişime geçmesi beden dilinin yanında kullandığı dil ile mümkündür.
Müfredatımızı, her yıl uluslararası standartlar çerçevesinde günün ihtiyaçlarına uygun olarak ve öğrencilerimizin performanslarına göre yeniden tasarlıyoruz. Canlı, dinamik, kuramsal temelleri olan, geleceğe bakan, konuşma becerilerini geliştiren bir içerik kurgumuz var. Yaparak ve yaşayarak öğretiyor; öğrencilerimizde deneyim zenginliği oluşturuyor ve keşfetme arzularını tetikleyerek dil öğrenme motivasyonunu her zaman canlı tutuyoruz. 2021 Dil öğretimi dünya trendleri arasında sayabileceğimiz Do-it-yourself (Kendin Yap)tekniği ile öğrencilerimize dil öğreniminde bağımsız ve sağlıklı alanlar oluşturuyoruz. Proje temelli eğitim içeriğimiz ile öğrencilerimizin dil becerilerini geliştirirken aynı zamanda yaratıcılıklarını ve özgüvenlerini de geliştiriyoruz. Kendini ifade etme konusunda yeterince özgüveni gelişememiş bir öğrenci İngilizce ile de kendini yeterince ifade edemeyecektir. O yüzden dil edinim aktivitelerimiz aynı zamanda öğrencilerimizin kişisel gelişimlerini de katkı sağlamaya yöneliktir.
Problem çözme becerilerinin geliştiği, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini kullandıkları alanlar oluşturuyor ve onlara sosyal beceri kazandırıyoruz. Elbette bunları yaparken öğrencilerimizin yaş gruplarına bağlı olarak dil seviyelerini ve bireysel farklılıklarını göz önünde bulunduruyoruz.
Kavram’da İngilizce’nin yanı sıra ikinci yabancı dil olarak öğrencilerimizin seçimlerine bağlı Almanca ve İspanyolca dillerini öğretiyoruz. Açık görüşlü, yaratıcı ve yeniliklere açık kişisel vizyon geliştirmelerini sağlamak amacı ile öğrencilerimizi farklı diller ve kültürler ile karşılaştırıyoruz. Yoğun İngilizce ders saatlerinin bulunduğu istasyon modellemesi uyguluyoruz. Kavram Kolejinde anaokulu 5-6 yaş birinci istasyon, ortaokul 5 ve 6. sınıflar ikinci istasyonda eğitim alırlar. Dil hazırlık sınıfları olarak eğitimlerine beceri temelli öğrenme modülleriyle devam ederler. 9 ve 10. sınıflar dil istasyonunun son durağıdır.

YABANCI DİL ÖĞRENİMİNDE 6 YETİ
Yabancı dil eğitim programını oluştururken ve geliştirirken nelere dikkat ediyorsunuz ve hangi değerler dizisini temele alıyorsunuz?
Sosyal ve duygusal öğrenme ile yabancı dil eğitimi için zorunlu olan aktif öğrenme modelini bir arada uyguluyoruz. Öz yeterlilik, öz denetim, öz farkındalık, sorumluluk alabilme ve insan ilişkilerini geliştirebilme gibi sosyal – duygusal öğrenme becerileri Kavram’da yabancı dil öğretim programının çekirdeğini oluşturur. Öğrencinin aktif ve farkındalığının arttığı sosyal – duygusal öğrenme ile iç içe geçmiş öğrenme ortamlarında dili öğretiyoruz.
Dil becerileri olarak kabul edilen okuma, yazma, konuşma, dinleme ve dilbilgisinin yanı sıra telaffuz beceri eğitimi de uyguluyoruz. Biz dili 6 yetide değerlendiriyor ve öğretiyoruz. Dil aynı zamanda telaffuzu da içerir. Bu bağlamda müfredatımıza telaffuz çalışmalarını ekliyor, uluslararası ses bilimini temel alarak ses eğitimi yapıyoruz. Bu sayede öğrencilerimiz anaokulundan itibaren sesleri tanıyor ve karşılaştıkları kelimeleri kendi çabaları ile okuyorlar.
21.yy eğitimde performans üstünlüğü için temel kriterlerden sayabileceğimiz yaşam ve meslek becerilerini geliştirmek amacı ile Kavram’da uluslararası işbirlikleri yapıyoruz. Dünya’nın farklı bölgelerinden okullarla partnerlikle kuruyor ve projelere dâhil oluyoruz. Çoğu zaman projelerimizi kendimiz oluşturuyor ve yurtdışı okullar ile anlaşmalar sağlıyoruz. Yaptığımız projeler ile öğrencilerimizin 21.yy becerileri diye adlandırabileceğimiz esneklik ve uyum sağlama süreçlerine destek oluyor, sosyal ve kültürlerarası becerilerini geliştiriyoruz. Canlı konferanslar, online dersler, proje kapsamında yapılan yazın ve sözlü çalışmalar ile öğrencilerimize girişimcilik ve öz yönelim hissi kazandırıyor geleceklerine katkıda bulunuyoruz.

Kavram yabancı diller müfredatına bağlı sınavlarımızın yanı sıra, müfredat dışı uluslararası sınavlara öğrencilerimizi hazırlıyoruz. Eğitim yılı boyunca, çeşitli öğretmen, öğrenci ve veli eğitimleri ile sınav hazırlıklarını ve motivasyon eğitimlerini devam ettiriyoruz.

YABANCI DİLE DİJİTAL DOKUNUŞ
“Kavram Dijital okul” modelinizin yabancı dil alanındaki çalışmaları nelerdir?
Dijital platformların kullanım artışı eğitim programlarında amacımızı etkilemese de yöntemlerimizi değiştirmiş bulunuyor. Öğrenme sürecine ne kadar duyu organı katılırsa, öğrenme o kadar kalıcı hale gelir. En iyi öğrenme öğrenenin sürece dâhil olduğu ve problem çözme becerilerini kullandığı öğrenmedir. Pandemi ile birlikte, aslında var olan ve bunun yanında eğitim sektörünün üzerine farkındalığını yeni geliştirdiği dijital dünya; Kavram Eğitim Kurumlarında dijital yerliler olarak kabul ettiğimiz ve adlandırdığımız öğrencilerimiz ile beraber uzun yıllardır sürmektedir. Dijital dünyanın kapılarını öğrenci ve velilerimize açmamızın en büyük sebebi; gücünü teknolojiden alan eğitim yöntem ve teknikleri ile sosyalleşme, araştırma becerisi, planlama ve hedef belirleme başarısını öğrencilerimize sağlamaktır. Kavram’a özel “Okul İçinde Okul” konseptinin “Dijital Okul” ayağında yabancı diller eğitimi geniş bir yelpazede sunulmaktadır. Bu bağlamda, öğrencilerimizin yanı sıra öğretmenlerimiz ve velilerimiz de dijital okul sistemine dâhildir.

Değişen ve gelişen yabancı dil öğretim programlarının ışığında ilerlemek öğrenci motivasyonunu dinamik tutmayı hedefler. Gelişime açık ve çağdaş eğitim yöntemlerini ve tekniklerini uygun metotlar ile kurumlarımızda uygulayabilmek adına “Dijital Okul”” sistemimizde sanal gerçekliğin yansıra artırılmış gerçeklilik ilkesi ile eğitimimize devam ediyoruz. Yaşayan bir mekanizma olarak kabul ettiğimiz dil gibi, dil öğretimi de gerçeklik ile desteklendiği sürece başarılı olacağına inanıyoruz. Bu sebeple Kavram eğitim kurumlarında yabancı dil eğitimi tasarlarken, çağımızın öğrenci profili ve ilgi alanlarına göre dijital dünyalarını oluşturduk. Elbette, dijital dünyamız Kavram’da dijital öğrenen anatomisine bağlı olarak gelişmeye ve değişmeye devam ediyor.

Yenilenen becerilerle eğitim ve öğretimden bahsediyor ve birçok mecrada konuşuyoruz. Yenilenen bereciler eğitim vizyonu ile yabancı dil öğretmeni nasıl bir rol üstleniyor?
Yaşadığımız yüzyılda her alanda kendini gösteren pragmatik değişimler, öğretmenlerin gelişen ve hızla değişen eğitim süreçlerine uyum sağlayabilmeleri için sahip olmaları gereken bilgi ve becerileri farklılaştırmıştır. Eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim, araştırma-sorgulama, problem çözme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimcilik, Türkçeyi doğru, etkili ve güzel kullanma” becerileri mesleki ve kişisel alanda yenilenen beceriler olarak karşımıza çıkmaktadır. Yabancı dil eğitiminde beceri temelli eğitim verirken öğretmen becerisine de odaklanıyoruz. Bu bağlamda eğitim süreçlerine beceri temelli etkinlik ve öğretmen desteği Kavram’da oldukça geniş bir alanı kapsar.

“Kavram, yabancı dil eğitiminde dünya standartlarındaki eğitim şemsiyesini benimseyerek kendi eğitim modeli ile eğitime devam etmektedir. Evrensellik ve esneklik ilkelerini benimsemek ve bu yönde eğitim süreçlerine devam etmek yabancı diller öğretmenlerimizin mesleki karakterini oluşturur. Böylece uluslararası şemsiyenin altında yürüyen öğretmenlerimiz, kendi öğrenci profillerine göre esnek ders içerikleri ile Kavram eğitim modelini hedef alarak derslerine devam ederler.”

Son Güncelleme: Salı, 23 Kasım 2021 15:34

Gösterim: 1018

Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel aldıklarını belirten İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, oyunun çocuğun öğrenme süreçlerindeki önemini ve gerçekleştirdikleri uygulamaları anlattı.

biriz_kutoglu_aralik_2021Okullarınızda oyun ve eğitim konusuna yaklaşımınız ve bu konuda uyguladığınız programlar ve modeller neler?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle birlikte zengin uyaranların sunulduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatlarının yaratıldığı çeşitli fiziksel ortamlarda eğitim görüyorlar. Her iki ilkokulumuzda da uygulanan Çift Dilli Eğitim programlarımızda matematik, fen bilgisi ve hayat bilgisi gibi derslerde oyundan faydalanıyoruz. Örneğin, bowling oynayarak matematik dersi işleniyor ya da hayat bilgisi dersinde yemekhanede sofra düzeni konusu işlenirken oyun yine devrede. Bu derslerde çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel alıyoruz. Daha üst sınıflarda ise oyun kavramından daha çok yaparak, yaşayarak öğrenme anlayışına göre bir model uyguluyoruz. Örneğin, sanal gerçeklik stüdyosunda fizik, kimya, biyoloji ders içeriklerine göre çalışmalar yapıyoruz. Burada da dijital oyun karşımıza çıkıyor. Kısacası her yaş düzeyinde oyun bizim için bir öğretim tekniği.

Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılmalı, sınırları ne olmalı?
Araştırma sonuçları öğretimsel oyunların öğrenenlerin üst düzey düşünme becerilerine olumlu etki yaptığını, geleneksel yolla sürdürülen öğretime oranla öğrenen motivasyonlarında artışa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Oyun, eğitim programları gereği kavramlar ve kazanımlar sağlamak amacıyla planlanır. Çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece oyun, çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir.

OYUN GELİŞİM ve EĞİTİMİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR
Eğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?
Oyun, çocuğun en önemli işidir. Çocuğun gelişiminde yemek, uyku ve sevgi kadar oyunun yeri önemlidir. Yaşamı için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri öğrenmesini sağlar. Oyun, çocuk için gelişim ve eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Zihinsel, sosyal, dilsel gelişimine katkısı kadar, zeka, öğrenme ve sosyalleşmenin temelinin atıldığı alandır. Oyun çocuklar için bir iletişim aracıdır. Yaşadığı kaygı ve korkuları oyun aracılığı ile ortaya çıkarır. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz.

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor?
Eğitimde oyunlaştırma oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreçtir. Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir. Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar. Oyunların seçimine öğretmenlerimiz karar verir. Burada belirleyici olan kazanımın içeriği ile oyunun yönteminin uyuşmasıdır.

ANNE BABAYLA OYUN OYNAYAN ÇOCUK MUTLU ÇOCUKTUR
Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli?
Çocuklar merak uyandıran oyunlar yoluyla keşifler yaparak doğal ortam içerisinde pek çok konuda doğrudan bilgi edinir. Anlama, uygulama, analiz, sentez, değerlendirme ve yaratıcılık becerileri gelişir. Çünkü oynanan oyunların içerisinde duyu-motor, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim ile dil, estetik gelişimiyle ilgili birçok etkinlik söz konusudur. Çocukla birlikte alışverişe çıkmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. Yaşına, düzeyine, bilişsel ve bedensel gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. Çocuğunuzla oyun oynarken göz teması kurmaya dikkat edin. Çocuğunuzun oyun saatinde tamamen oyuna ve ona odaklanın. Dış uyaranları kapatın. (Televizyon, telefon, bilgisayar vb.) Çocukların büyürken geçirdikleri aşamalara uygun oyun ve oyuncak seçimi önemlidir. Çocuklar büyüdükçe oyunları da çeşitlenir ve gelişir. Çocuklar arasında bireysel farklılıklar olması nedeniyle çocuklar ‘şu yaşlarda şöyle oynar ya da şu tür oyunlar oynar’ demek yerine oyun becerilerini kazanmada geçtikleri aşamaları göz önünde bulundurarak hareket etmek daha doğru olacaktır. Çocuğunuzla her gün oyun oynayın, evinizde bir oyun köşesi, oyun alanı oluşturun. Oyunu çocuğunuz kursun, süreci o yönetsin. Kitaplar, boyalar, kağıtlar, oyun hamuru, resim malzemeleri, parmak boyası, minyatür hayvanlar, evcilik köşesi oyuncakları, arabalar, bebekler, taşıtlar, legolar, tamir setleri, bloklar, peluş hayvanlar, kuklalar, top, vb. oyun alanında olmalıdır. Çok fazla oyuncak yerine, yeterli miktarda ve uzun süre oynayabileceği oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuklar birçok şeyi oyun oynamak amacıyla kullanır. Çocuklarla oyun oynayan, içindeki çocuğu ortaya çıkaran ebeveynler en iyi oyun arkadaşlarıdır. Önemli olan çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir. Anne babayla oyun oynayan çocuk, mutlu çocuktur.

OYUNLA GERÇEKLEŞTİRİLEN EĞİTİMLERDE ÖĞRENCİLER HANGİ FARKLILIKLARI YAŞIYORLAR?
Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir?
Eğitimde oyun öğrenciyi motive eden, içeriğe hâkim olmasını sağlayan ve öğrenciyi sürece aktif olarak katan bir yöntemdir. Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. Keşfetme, en iyi ve kalıcı öğrenme yöntemidir ve bu sayede yeni şeyler öğrenir, öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir. Eğitimde oyun ise öğrenciyi motive eden, içeriğe hâkim olmasını sağlayan ve öğrenciyi sürece aktif olarak katan bir yöntemdir. Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri artar. Bu nedenledir ki anaokulundan itibaren çocuğa oyunla eğitime başlanmalıdır. Son dönemlerde çağımızın gerekliliği haline gelen “kendin yap” akımı da bu felsefe doğrultusunda şekillenmiş ve hayat bulmuştur. Bu sayede, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarda inovatif bakış açısının oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

> Öğrenmenin en keyifli yolu oyun

Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel aldıklarını belirten İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, oyunun çocuğun öğrenme süreçlerindeki önemini ve gerçekleştirdikleri uygulamaları anlattı.

biriz_kutoglu_aralik_2021Okullarınızda oyun ve eğitim konusuna yaklaşımınız ve bu konuda uyguladığınız programlar ve modeller neler?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle birlikte zengin uyaranların sunulduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatlarının yaratıldığı çeşitli fiziksel ortamlarda eğitim görüyorlar. Her iki ilkokulumuzda da uygulanan Çift Dilli Eğitim programlarımızda matematik, fen bilgisi ve hayat bilgisi gibi derslerde oyundan faydalanıyoruz. Örneğin, bowling oynayarak matematik dersi işleniyor ya da hayat bilgisi dersinde yemekhanede sofra düzeni konusu işlenirken oyun yine devrede. Bu derslerde çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel alıyoruz. Daha üst sınıflarda ise oyun kavramından daha çok yaparak, yaşayarak öğrenme anlayışına göre bir model uyguluyoruz. Örneğin, sanal gerçeklik stüdyosunda fizik, kimya, biyoloji ders içeriklerine göre çalışmalar yapıyoruz. Burada da dijital oyun karşımıza çıkıyor. Kısacası her yaş düzeyinde oyun bizim için bir öğretim tekniği.

Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılmalı, sınırları ne olmalı?
Araştırma sonuçları öğretimsel oyunların öğrenenlerin üst düzey düşünme becerilerine olumlu etki yaptığını, geleneksel yolla sürdürülen öğretime oranla öğrenen motivasyonlarında artışa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Oyun, eğitim programları gereği kavramlar ve kazanımlar sağlamak amacıyla planlanır. Çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece oyun, çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir.

OYUN GELİŞİM ve EĞİTİMİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR
Eğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?
Oyun, çocuğun en önemli işidir. Çocuğun gelişiminde yemek, uyku ve sevgi kadar oyunun yeri önemlidir. Yaşamı için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri öğrenmesini sağlar. Oyun, çocuk için gelişim ve eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Zihinsel, sosyal, dilsel gelişimine katkısı kadar, zeka, öğrenme ve sosyalleşmenin temelinin atıldığı alandır. Oyun çocuklar için bir iletişim aracıdır. Yaşadığı kaygı ve korkuları oyun aracılığı ile ortaya çıkarır. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz.

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor?
Eğitimde oyunlaştırma oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreçtir. Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir. Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar. Oyunların seçimine öğretmenlerimiz karar verir. Burada belirleyici olan kazanımın içeriği ile oyunun yönteminin uyuşmasıdır.

ANNE BABAYLA OYUN OYNAYAN ÇOCUK MUTLU ÇOCUKTUR
Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli?
Çocuklar merak uyandıran oyunlar yoluyla keşifler yaparak doğal ortam içerisinde pek çok konuda doğrudan bilgi edinir. Anlama, uygulama, analiz, sentez, değerlendirme ve yaratıcılık becerileri gelişir. Çünkü oynanan oyunların içerisinde duyu-motor, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim ile dil, estetik gelişimiyle ilgili birçok etkinlik söz konusudur. Çocukla birlikte alışverişe çıkmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. Yaşına, düzeyine, bilişsel ve bedensel gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. Çocuğunuzla oyun oynarken göz teması kurmaya dikkat edin. Çocuğunuzun oyun saatinde tamamen oyuna ve ona odaklanın. Dış uyaranları kapatın. (Televizyon, telefon, bilgisayar vb.) Çocukların büyürken geçirdikleri aşamalara uygun oyun ve oyuncak seçimi önemlidir. Çocuklar büyüdükçe oyunları da çeşitlenir ve gelişir. Çocuklar arasında bireysel farklılıklar olması nedeniyle çocuklar ‘şu yaşlarda şöyle oynar ya da şu tür oyunlar oynar’ demek yerine oyun becerilerini kazanmada geçtikleri aşamaları göz önünde bulundurarak hareket etmek daha doğru olacaktır. Çocuğunuzla her gün oyun oynayın, evinizde bir oyun köşesi, oyun alanı oluşturun. Oyunu çocuğunuz kursun, süreci o yönetsin. Kitaplar, boyalar, kağıtlar, oyun hamuru, resim malzemeleri, parmak boyası, minyatür hayvanlar, evcilik köşesi oyuncakları, arabalar, bebekler, taşıtlar, legolar, tamir setleri, bloklar, peluş hayvanlar, kuklalar, top, vb. oyun alanında olmalıdır. Çok fazla oyuncak yerine, yeterli miktarda ve uzun süre oynayabileceği oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuklar birçok şeyi oyun oynamak amacıyla kullanır. Çocuklarla oyun oynayan, içindeki çocuğu ortaya çıkaran ebeveynler en iyi oyun arkadaşlarıdır. Önemli olan çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir. Anne babayla oyun oynayan çocuk, mutlu çocuktur.

OYUNLA GERÇEKLEŞTİRİLEN EĞİTİMLERDE ÖĞRENCİLER HANGİ FARKLILIKLARI YAŞIYORLAR?
Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir?
Eğitimde oyun öğrenciyi motive eden, içeriğe hâkim olmasını sağlayan ve öğrenciyi sürece aktif olarak katan bir yöntemdir. Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. Keşfetme, en iyi ve kalıcı öğrenme yöntemidir ve bu sayede yeni şeyler öğrenir, öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir. Eğitimde oyun ise öğrenciyi motive eden, içeriğe hâkim olmasını sağlayan ve öğrenciyi sürece aktif olarak katan bir yöntemdir. Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri artar. Bu nedenledir ki anaokulundan itibaren çocuğa oyunla eğitime başlanmalıdır. Son dönemlerde çağımızın gerekliliği haline gelen “kendin yap” akımı da bu felsefe doğrultusunda şekillenmiş ve hayat bulmuştur. Bu sayede, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarda inovatif bakış açısının oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Son Güncelleme: Perşembe, 23 Aralık 2021 12:00

Gösterim: 1330

Okulculuk ve kurs alanında isim hakkı vererek büyümeyi sürdüren Atakent Eğitim Kurumları, gelecek 5 yıl içinde Türkiye çapında yaygınlaşarak ulusal bir eğitim markası olmayı hedefliyor. “Atakent Eğitim Kurumları olarak biz paylaşarak büyümeyi destekliyor ve hedefliyoruz.” diyen Atakent Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Balcıoğlu, franchise modelleri hakkında bilgi verdi.

ilker_balcioglu_ekim_2021Eğitim sektöründe pandemi nedeniyle bir daralma yaşanıyor. Bu daralmanın yakın zamanda tersine döneceğini düşünüyor musunuz? Buradan çıkış için MEB ve özel kurumların yapması gerekenler neler? MEB’in özel okullaşmada hedef olarak belirlediği yüzde 15 oranına ulaşılabilmesi nasıl mümkün olabilir?
Geçmişten bugüne dünyayı etkileyen birçok hastalık ve buna benzer birçok olumsuz durum yaşanmıştır. Aslında yaşanan her kriz bize seçenek sunmalı. ‘’Bu işin içinden nasıl çıkabilirim?’’ tutumu herkes için çok önemlidir. Her anlamda olduğu gibi en çok eğitimi etkileyen pandemi süreci bizimde üzerinde durmamız gereken birçok konuyu beraberinde getirdi.
Eğitim konusunda başa çıkma yöntemleri yöneticiler ve biz öğretmenler tarafından titizlikle takip edilmeli, ebeveynleri de bu sürece dahil etmeliyiz. Online süreç olacaksa bile bunu aksatmadan hem veli hem öğretmen hem de öğrenci üçlüsü bu süreçte çok etkili olacaktır ki biz Atakent Eğitim Kurumları olarak bunun üzerinde çalışmalar yaptık. Örneğin; sanatsal ve teknolojik altyapı herkese eşit bir biçimde sunulmalı diye düşünüyorum, evde bilgisayar veya tablet olması internet altyapısı olmadığında bir anlam ifade etmiyor. Sınıfların pandemi sürecine uygun dizayn edilmesi, teknolojiyi aktif ve yararlı hale getirmek bu süreçte bizi bir adım daha öne çıkaracaktır. Tabii burada yönetici, öğretmen, ebeveyn ve öğrenci faktörlerini göz ardı etmemek gerekir.
Pandemiden kaynaklanan eğitim sektöründeki daralmanın da ekonominin düzelmesiyle birlikte eski şekline döneceğini düşünüyorum. Milli Eğitim Bakanlığımızın öğrenci sayısı olarak özel okullaşma konusundaki hedefine ulaşması için geçmişte uyguladığı teşvik sisteminin mutlaka ve acilen tekrar başlatılmasını düşünüyorum.

ÇOK ÇALIŞTIK VE BAŞARDIK
Yaklaşıkiki yıldır sektörde yaşanan bu olumsuz tablonun kurumunuza etkileri neler oldu? Süreci nasıl yönettiniz?

Atakent Eğitim Kurumları olarakonline süreçte yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz, ebeveynler ve öğrencilerle online etkinlikler yaparak onların derslere katılımını sağlayarak devam ettik. Veli ve öğrenci seminerleri düzenleyerek ebeveynleri de bu sürece dahil ettik. Ayrıca Ata-Mega çalışmalarımız ile uzmanlardan eğitimler aldık. Velilerin,öğretmenlerin, öğrencilerin seminerlere aktif katılımını sağladık. Örnek verecek olursam sınavda 2387. olan öğrencim pandemi şartlarını çok iyi değerlendirdi. Zamanını ve gününü planlayarak hedefine ulaştı. Biz bu süreçten güzel bir şekilde çıktık ama tabii ki öğrencilerimizi yüz yüze eğitimde sınıf ortamında görmek bizidaha keyifli hissettiriyor ve enerji veriyor. Bu süreci sorunsuz atlatmak için gerek öğretmelerimizle gerek yöneticilerimizle çok çalıştık ve başardık.

Eğitim sektöründe büyüme modeli olarak franchise sistemi öne çıkıyor. Markanızın bu konuda politikası hakkında bilgi verebilir misiniz?Franchise sisteminizde nasıl bir büyüklüğe ulaştınız? Hedefleriniz ne olacak?
Sistemli ve etkin bir şekilde büyümek ve çalışmak bunu sürdürmek kurumlarımız için çok önemli çünkü biz bir aileyiz ve burada herkes yaptığı etkinlikleri veya programları çok rahat bir şekilde paylaşıyor. Atakent Eğitim Kurumları olarak biz paylaşarak büyümeyi destekliyor ve hedefliyoruz. Temel hedefimiz 5 yıl içinde ulusal düzeyde marka olmak.

İSİM HAKKI VERİRKEN ÇOK SEÇİCİ DAVRANIYORUZ
Franchise modelinizin temel unsurları nelerdir? Uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?Franchise yatırımcılarınıza sunduğunuz avantajlar nelerdir?

Franchise sistemimizin içerisinde sosyal başarılarımız, uluslararası yarışmalarımız, Ata-Mega adı altında toplanan eğitim seminerlerimiz bizim için çok değerli. Ata-Mega eğitimlerimizden biraz bahsetmek istiyorum. Eğitim ve öğretmenlik tecrübe okulu, öğretmen eğitimleri, öğretmenlik alan ve meslek bilgisi eğitimleri, psikolojik danışmanlık ve rehber öğretmen eğitimleri, yaşam boyu öğrenme ve kişisel gelişim eğitimleri, yabancı dil eğitimleri bizim çalışma alanlarımızdan sadece birkaçı. Yabancı dil eğitimlerimiz sadece öğrencilere yönelik değil aynı zamanda öğretmenlerimiz de bu eğitimi alabiliyor. Başka bir örnek verecek olursam başarı ve mutluluk programları; veli öğrenci bilgilendirme sistemlerini, veli ve öğrenci eğitimlerini, danışmanlık sistemlerini çok aktif kullanıyoruz ve velilerden de güzel dönüşler alıyoruz. Bir velimin bizzat kuruma gelip “Bağımlılık ve Akran Zorbalığı seminerinizi dinlemek bizim için çok önemliydi. Online süreçte bizler de dinledik, teşekkür ederiz hocam, eksiklerimizi tamamlamaya hazırız.” dediğini biliyorum. Doğan Cüceloğlu Hocamızın da dediği gibi önemli olan ‘’bir cana dokunmak’’ bu bizim için çok önemli. İsim hakkı verirken çok seçici davranıyoruz. Bizimle birlikte koşacak ve sadece işi, hayali eğitim olan kişi ve kurumlarla beraber olmaya çalışıyoruz.

Franchise sisteminiz içinde yer alan ve alacak yatırımcılardan beklentileriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Franchise alacak olan yatırımcılarımızdan beklentimiz paylaşarak büyümek ve elde ettiğimiz başarı çizgimizi bozmadan daha ileriye gitmek.

Franchise sisteminin eğitimde markalaşmayla ilgili olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?
Olumsuz yanını şu ana kadar görmedim çünkü yukarıda da dediğim gibi bizler paylaşarak büyüyoruz ve bunu emin adımlarla sistemli bir şekilde yapıyoruz. Olumsuzluk demeyelim de sistemde birbirimizi anlamazsak, birbirimizin artı-eksi yönlerini görmeden ilerlersek bu hepimiz için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Eksik yanlarımızı objektif bir şekilde tamamlamak bizim için çok değerli.

İSİM HAKKIN KONUSUNDA ETİK KURALLAR OLUŞTURULMALI
Franchise sistemi ile sektörde aşırı rekabetten şikayet ediliyor. Bu alanda olması gereken etik ilkeler neler olmalı? Bu alanda bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz?

İşin içerisine öncelik olarak maddi unsurların girmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bizler ülkesine ve kendine yararlı bireyler yetiştirme hedefindeyiz ve maddi konular bunun önüne geçmemeli. Dernekler bir arada isim hakkı alanında etik kurul oluşturmalı ve bu kurulun koyduğu etik kurallar doğrultusunda denetlemeler yapılmalıdır.

Özel okulculukta kısa ve orta vadede hangi gelişmelerin yaşanmasını bekliyorsunuz?
Özel okulculukta kısa vadede işini iyi yapanların ve güven veren kurumların ayakta kalacağına ve önümüzdeki yıllarda ekonominin de düzelmesiyle birlikte çok daha güzel yerlerde olacağımıza inanıyorum. Eğitimin aksamadığı sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

 

> Hedefimiz 5 yıl içinde ulusal düzeyde marka olmak

Okulculuk ve kurs alanında isim hakkı vererek büyümeyi sürdüren Atakent Eğitim Kurumları, gelecek 5 yıl içinde Türkiye çapında yaygınlaşarak ulusal bir eğitim markası olmayı hedefliyor. “Atakent Eğitim Kurumları olarak biz paylaşarak büyümeyi destekliyor ve hedefliyoruz.” diyen Atakent Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Balcıoğlu, franchise modelleri hakkında bilgi verdi.

ilker_balcioglu_ekim_2021Eğitim sektöründe pandemi nedeniyle bir daralma yaşanıyor. Bu daralmanın yakın zamanda tersine döneceğini düşünüyor musunuz? Buradan çıkış için MEB ve özel kurumların yapması gerekenler neler? MEB’in özel okullaşmada hedef olarak belirlediği yüzde 15 oranına ulaşılabilmesi nasıl mümkün olabilir?
Geçmişten bugüne dünyayı etkileyen birçok hastalık ve buna benzer birçok olumsuz durum yaşanmıştır. Aslında yaşanan her kriz bize seçenek sunmalı. ‘’Bu işin içinden nasıl çıkabilirim?’’ tutumu herkes için çok önemlidir. Her anlamda olduğu gibi en çok eğitimi etkileyen pandemi süreci bizimde üzerinde durmamız gereken birçok konuyu beraberinde getirdi.
Eğitim konusunda başa çıkma yöntemleri yöneticiler ve biz öğretmenler tarafından titizlikle takip edilmeli, ebeveynleri de bu sürece dahil etmeliyiz. Online süreç olacaksa bile bunu aksatmadan hem veli hem öğretmen hem de öğrenci üçlüsü bu süreçte çok etkili olacaktır ki biz Atakent Eğitim Kurumları olarak bunun üzerinde çalışmalar yaptık. Örneğin; sanatsal ve teknolojik altyapı herkese eşit bir biçimde sunulmalı diye düşünüyorum, evde bilgisayar veya tablet olması internet altyapısı olmadığında bir anlam ifade etmiyor. Sınıfların pandemi sürecine uygun dizayn edilmesi, teknolojiyi aktif ve yararlı hale getirmek bu süreçte bizi bir adım daha öne çıkaracaktır. Tabii burada yönetici, öğretmen, ebeveyn ve öğrenci faktörlerini göz ardı etmemek gerekir.
Pandemiden kaynaklanan eğitim sektöründeki daralmanın da ekonominin düzelmesiyle birlikte eski şekline döneceğini düşünüyorum. Milli Eğitim Bakanlığımızın öğrenci sayısı olarak özel okullaşma konusundaki hedefine ulaşması için geçmişte uyguladığı teşvik sisteminin mutlaka ve acilen tekrar başlatılmasını düşünüyorum.

ÇOK ÇALIŞTIK VE BAŞARDIK
Yaklaşıkiki yıldır sektörde yaşanan bu olumsuz tablonun kurumunuza etkileri neler oldu? Süreci nasıl yönettiniz?

Atakent Eğitim Kurumları olarakonline süreçte yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz, ebeveynler ve öğrencilerle online etkinlikler yaparak onların derslere katılımını sağlayarak devam ettik. Veli ve öğrenci seminerleri düzenleyerek ebeveynleri de bu sürece dahil ettik. Ayrıca Ata-Mega çalışmalarımız ile uzmanlardan eğitimler aldık. Velilerin,öğretmenlerin, öğrencilerin seminerlere aktif katılımını sağladık. Örnek verecek olursam sınavda 2387. olan öğrencim pandemi şartlarını çok iyi değerlendirdi. Zamanını ve gününü planlayarak hedefine ulaştı. Biz bu süreçten güzel bir şekilde çıktık ama tabii ki öğrencilerimizi yüz yüze eğitimde sınıf ortamında görmek bizidaha keyifli hissettiriyor ve enerji veriyor. Bu süreci sorunsuz atlatmak için gerek öğretmelerimizle gerek yöneticilerimizle çok çalıştık ve başardık.

Eğitim sektöründe büyüme modeli olarak franchise sistemi öne çıkıyor. Markanızın bu konuda politikası hakkında bilgi verebilir misiniz?Franchise sisteminizde nasıl bir büyüklüğe ulaştınız? Hedefleriniz ne olacak?
Sistemli ve etkin bir şekilde büyümek ve çalışmak bunu sürdürmek kurumlarımız için çok önemli çünkü biz bir aileyiz ve burada herkes yaptığı etkinlikleri veya programları çok rahat bir şekilde paylaşıyor. Atakent Eğitim Kurumları olarak biz paylaşarak büyümeyi destekliyor ve hedefliyoruz. Temel hedefimiz 5 yıl içinde ulusal düzeyde marka olmak.

İSİM HAKKI VERİRKEN ÇOK SEÇİCİ DAVRANIYORUZ
Franchise modelinizin temel unsurları nelerdir? Uygulamalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?Franchise yatırımcılarınıza sunduğunuz avantajlar nelerdir?

Franchise sistemimizin içerisinde sosyal başarılarımız, uluslararası yarışmalarımız, Ata-Mega adı altında toplanan eğitim seminerlerimiz bizim için çok değerli. Ata-Mega eğitimlerimizden biraz bahsetmek istiyorum. Eğitim ve öğretmenlik tecrübe okulu, öğretmen eğitimleri, öğretmenlik alan ve meslek bilgisi eğitimleri, psikolojik danışmanlık ve rehber öğretmen eğitimleri, yaşam boyu öğrenme ve kişisel gelişim eğitimleri, yabancı dil eğitimleri bizim çalışma alanlarımızdan sadece birkaçı. Yabancı dil eğitimlerimiz sadece öğrencilere yönelik değil aynı zamanda öğretmenlerimiz de bu eğitimi alabiliyor. Başka bir örnek verecek olursam başarı ve mutluluk programları; veli öğrenci bilgilendirme sistemlerini, veli ve öğrenci eğitimlerini, danışmanlık sistemlerini çok aktif kullanıyoruz ve velilerden de güzel dönüşler alıyoruz. Bir velimin bizzat kuruma gelip “Bağımlılık ve Akran Zorbalığı seminerinizi dinlemek bizim için çok önemliydi. Online süreçte bizler de dinledik, teşekkür ederiz hocam, eksiklerimizi tamamlamaya hazırız.” dediğini biliyorum. Doğan Cüceloğlu Hocamızın da dediği gibi önemli olan ‘’bir cana dokunmak’’ bu bizim için çok önemli. İsim hakkı verirken çok seçici davranıyoruz. Bizimle birlikte koşacak ve sadece işi, hayali eğitim olan kişi ve kurumlarla beraber olmaya çalışıyoruz.

Franchise sisteminiz içinde yer alan ve alacak yatırımcılardan beklentileriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Franchise alacak olan yatırımcılarımızdan beklentimiz paylaşarak büyümek ve elde ettiğimiz başarı çizgimizi bozmadan daha ileriye gitmek.

Franchise sisteminin eğitimde markalaşmayla ilgili olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?
Olumsuz yanını şu ana kadar görmedim çünkü yukarıda da dediğim gibi bizler paylaşarak büyüyoruz ve bunu emin adımlarla sistemli bir şekilde yapıyoruz. Olumsuzluk demeyelim de sistemde birbirimizi anlamazsak, birbirimizin artı-eksi yönlerini görmeden ilerlersek bu hepimiz için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Eksik yanlarımızı objektif bir şekilde tamamlamak bizim için çok değerli.

İSİM HAKKIN KONUSUNDA ETİK KURALLAR OLUŞTURULMALI
Franchise sistemi ile sektörde aşırı rekabetten şikayet ediliyor. Bu alanda olması gereken etik ilkeler neler olmalı? Bu alanda bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz?

İşin içerisine öncelik olarak maddi unsurların girmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bizler ülkesine ve kendine yararlı bireyler yetiştirme hedefindeyiz ve maddi konular bunun önüne geçmemeli. Dernekler bir arada isim hakkı alanında etik kurul oluşturmalı ve bu kurulun koyduğu etik kurallar doğrultusunda denetlemeler yapılmalıdır.

Özel okulculukta kısa ve orta vadede hangi gelişmelerin yaşanmasını bekliyorsunuz?
Özel okulculukta kısa vadede işini iyi yapanların ve güven veren kurumların ayakta kalacağına ve önümüzdeki yıllarda ekonominin de düzelmesiyle birlikte çok daha güzel yerlerde olacağımıza inanıyorum. Eğitimin aksamadığı sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 27 Ekim 2021 15:32

Gösterim: 1103


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.