Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Okulöncesi eğitim programında tüm ders müfredatının "oyun temelli eğitim modeline” göre planlandığı için tüm derslerde oyuna yer verdiklerini belirten Vatan Okulları Anaokulu Koordinatörü Nihal Can ile eğitimde oyunu nasıl kullandıklarını ve etkilerini konuştuk.

nihal_can_vatanEğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Oyun bir çocuk için çok ciddi bir uğraştır. Aynı zamanda bir eğlence ve öğrenme kaynağıdır. Oyun, çocuğun yaşantısında beslenme, nefes alıp verme kadar yaşamsaldır. Oyun oynayan çocuğunuzu yemeğe çağırdığınızda “Daha oyunum bitmedi ki!” derken aslında oyunun kendisi için besin gibi bir ihtiyaç olduğunu anlatmaya çalışır. Oyun belli bir amaca yönelik olan veya olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen fakat her durumda çocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer aldığı, fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan, gerçek hayatın bir parçası ve çocuk için en etkin öğrenme sürecidir. Günümüzde kabul edildiği üzere, çocukluğunda yeterince oyun oynamayan çocuklar gelecekteki yaşamlarında en çok uyum sıkıntısı çeken bireylerdir. Bu nedenle evde veya okulda çocuğun oyununu engellemek, hareket etmesi için uygun ortam yaratmamak, ona yapılabilecek en büyük kötülüktür ve çocuğun öğrenmesinin önüne çekilen bir duvardır. Bu yüzden, her çocuğun oyun hakkını korumak için Çocuk Hakları Bildirgesi’nin 31’inci maddesinin 1’inci bendi şöyle der: “Taraf devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence etkinliklerinde bulunma, kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar.”
Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?
Anaokullarımızda programımız oyun ve sorgulama temelli bir yapıya sahiptir. Çocuğun bulunduğu yaş dönemine özgü oyun özelliklerini göz önünde bulunduruyoruz. Oyun zamanlarını, etkinliklerini planlıyor ve uyguluyoruz. Çünkü çocukların oyunları, bulundukları yaşa göre değişiklik gösterir. Oyunları eğitim programları içinde planlarken; çocukların gelişim düzeylerine, cinsiyet ve yaşlarına, sosyo-ekonomik düzeylerine, etkinliklerin süresine, bireysel ya da gruba yönelik olmasına ve oyunun oynanacağı ortam ve materyallere dikkat ediyoruz. Öğretmenlerimiz, bu etkinlikleri ve dersleri program gereği bireysel, küçük grup ve büyük grup etkinlikleri olarak planlarken; yapılandırılmış grup oyunlarımız, yarı yapılandırılmış sanat etkinliklerimiz ve yapılandırılmamış serbest oyun saatlerimizden oluşan oyunlardan yararlanırlar. Günlük programımızda öğrencilerimizin sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyici olarak sınıf içinde ve açık alanda oyun zamanları da bulunmaktadır. Çocuklarımızın aktif olarak katılabilecekleri öğrenme, oyun ortamı sağlayarak ilgi, yaşantı ve beceri kazandırmak; estetik zevkleriyle çevreye duyarlılığı, insanlar arası ilişkilerde problem çözümüne yönelik davranışları kazanmalarına yönelik planlı oyunlar oynanmaktadır. Planlama sürecinin çocuk tarafından yapıldığı, çocuğun merkezde olduğu, öğretmenin rehber olduğu ve oyun gözlem formlarının tutulduğu drama temelli oyun zamanı planlı olarak sürdürülmektedir.

OYUNLAR YAŞ GRUBUNA UYGUN OLMALI

Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler verebilir misiniz?
Okulöncesi eğitim programımızda tüm ders müfredatımız "oyun temelli eğitim modeline” göre planlandığı için tüm derslerde oyuna yer vermek esastır. Öğrencilerimiz İnovasyon, Sanat, Göster-Anlat, VSK, İngilizce, Drama, Ritm-orff, Eğlenceli Matematik gibi neredeyse tüm dersleri oyunla öğrenir. Bunun yanı sıra yapılan projeler, partiler, yarışmalar ve özel kutlamalarda öğrencilerimiz için tasarlanmış olan oyun aktiviteleri ile öğrencilerimizin tüm gelişim alanlarını destekliyoruz.
Örneğin İngilizce oyunlar sayesinde çocukların İngilizce öğrenimi oldukça kolay olabilmektedir. İngilizce oyunlar ile çocuk erken yaşta yeni bir lisan tanımış olur. İngilizcenin nasıl bir dil olduğuna oyunlar sayesinde tanık olur. Örneğin hayvan, renk, sayı ve alıştırma yapmak istediğimiz diğer kelimelerin resimlerini veya oyuncaklarını bahçemizin ya da sınıfımızın farklı bölümlerine yerleştiriyoruz. Öğrencilerimizde bahçenin ya da sınıfın ortasında ayakta duruyor. Öğretmen bir hayvan ismini söylüyor ve öğrenciler resmi ya da oyuncağı bulmak için aramaya başlıyor. İngilizce renkler ile ilgili bir oyun oynuyorsanız, çocuğun belirli bir süre sonra normal hayatta renklere İngilizce tepki verdiğini görebilirsiniz. İngilizce oyunlar oynanırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. İngilizce oyunların çocuğun yaş seviyesine kesinlikle uygun olması gerekmektedir. Yaş gurubuna uygun olmayan oyunların çocuğa yarardan çok zararı dokunabilir. Oyunların çocuğun yaş gurubuna uygun olmasının yanında ilgi çekici olması oldukça önemlidir.
Oyunla eğitim çalışmalarında Türkiye’ye özgü modeller var mı? Bu alanda hangi kaynak ve modellerden yararlanılıyor?
Üzülerek belirtmeliyim ki oyunla eğitim denilince tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim modeli henüz bulunmamaktadır. Türkiye’de dünyanın her yerinden eğitim modelleri araştırılarak her modelden kullanılmak istenen bölümler ve uygulamalar seçiliyor. Uluslararası modelleri takip ediyoruz, öğrencilerimize katkı sağlayacak her türlü yenilikçi eğitimi araştırıp önce kendimiz deneyimleyip geliştirip sonra programlarımıza aktarıyoruz. Akıl yürütme, eleştirel düşünme ve yeni durumlara adaptasyon sağlayabilme becerilerinin de gözlenebilmesine olanak veren yapılandırılmış oyun yöntemi ile çocuğun öne çıkan özelliklerinin oynanan kurallı oyunlarda verilen kazanımların öğrenilmesini sağlıyoruz.

OYUN ÜÇ FARKLI ŞEKİLDE UYGULANIYOR

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin?
Doğal merak ve keşfetme, oynama, sorgulama arzusu çocuklar için öğrenmenin temel öğesidir. Çocukların oyun seçimleri, çocuğun birlikte öğrenmesini sağlamak için en iyi başlangıç noktalardır. Bu noktada öğretmenlerimiz çocukları; gözlemler, dinler, soru sorar, geribildirim verir, karşılıklı iletişimi sağlar ve sürekliliği olan konuşmalar yapar. Hem sınıfta hem de dışarıda, öğrenme ortamı zaman, mekân ve materyallerin esnek ve yaratıcı biçimde kullanılmasını sağlar. Bu nedenle oyun temelli öğrenme programımızda oyun üç farklı şekilde uygulanır.
Öğrencilerimiz, yapılandırılmamış oyun serbest oyun oynarlarken bireysel, eşli, küçük veya büyük grup hâlinde oynanan oyunlar sırasında tamamen kişisel ilgi ve tercihleri doğrultusunda oynarlar. Nerede, kiminle, ne ile ve nasıl oynayacaklarına çocuklar karar verirler. Bütün günlük okul programımızda sabah okula gelişte ve akşamüstü okuldan ayrılmadan önce yapılandırılmamış oyun ortamlarında serbest oyun oynanmasını mutlaka sağlamaktayız.
Yarı yapılandırılmış oyun etkinliklerinde ise öğrencilerimizin gelişiminin bütün boyutlarda desteklenmesini hedefleyen, öğretmenlerimiz veya öğrencilerimiz tarafından başlatılan, çocukların aktif katılımı ile sürdürülen, çocuk merkezli, açık uçlu bir süreç olarak işleyen yaratıcı oyun etkinliklerinden oluşan oyunlardır. Oyunun bir öğretim yöntemi olarak kullanıldığı bu etkinliklere, günlük eğitim akışımız içinde mutlaka yer vermekteyiz.
Yapılandırılmış oyun etkinliklerinde ise çocukların gelişimsel ilerlemelerini desteklemek amacıyla kuralları başkası tarafından belirlenmiş oyun etkinlikleridir. Küçük veya büyük grupların katılımını sağlayan oyunlardır. Geleneksel çocuk oyunları bu kategorideki oyunlardır. ‘Saklambaç’, ‘Körebe’, ‘Aç Kapıyı Bezirgan Başı’, ‘Kurt Baba’, ‘Yakan Top’ ve ‘Tilki Tilki Saatin Kaç’ gibi.
Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz?
Eğitim ve öğrenmenin tüm basamaklarında kullanılan oyunun kullanım sıklığı ve sınırları, belirli prensipler izlenerek belirlenir. Eğitim programları gereği oyunun kavramlar ve kazanımları sağlamak amacıyla planlandığı, çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir. Çocukların merak duygularını giderilmesi, yani öğrenebilmesi için dokunmaya, sormaya, taklit etmeye, deneyimlemeye, tadına bakmaya, konuşmaya ihtiyacı vardır. Oyun bütün bu ihtiyaçların giderilebilmesinde en iyi araçtır. Yani çocukların en önemli işi olan oyunun, öğrenmede sınırları yoktur, her şeyi oyunlaştırarak öğretebiliriz. Böylelikle öğrencilerimiz eğlenirken kalıcı öğrenmeyi de sağlarız. Öğretmenlerimiz, sınıf içinde eğitsel oyunlardan başarılı bir şekilde yararlanabilmek için dikkatli ve titiz bir hazırlık yaparlar. Her öğretmen, her oyuna bir ders saatinin on ya da 15 dakikasını ayırır ve genellikle bu etkinliklere dersin ortasında ya da sonunda yer verir.

Eğitimde oyunu kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?
Oyun, yaşamın tüm dönemleriyle ilgili bir kavramdır. Bu yüzden çocuk dünyaya geldiği andan itibaren eğitimde oyun kullanılmaya başlanmalıdır. Çocuğun yaşadığı dünyayı tanıması, sevgilerini, kıskançlıklarını, mutluluklarını, düşmanlıklarını, iç çatışmalarını, hayallerini, düşüncelerini ifade edebilmesi için en uygun “dil” olarak kabul edilmektedir. Oyun insanın her döneminde insanın gelişmesinde farklı etkilere sahiptir. Çocuklar için farklı, bebekler için farklı, ilköğretim çağı için farklı… Oyunun şekli farklı olsa da insanın her döneminde insanın hayatına büyük etkisi vardır. Okullarımızda, okul öncesinden liseye kadar tüm öğrencilerimize oyunla öğrenme olanağı sağlanmaktadır. Her yaş için oyun çeşidi ve oyun oynama sıklığı değişiklik gösterir. Böylece, Vatan Okulları olarak öğrencilerimize bilgiyi kalıcı hale getirmek için, yaparak, yaşayarak, deneyimleyerek öğretmeyi amaç ediniyoruz.

Oyunun eğitim sürecinde öğretmenlere sağladığı katkılar nelerdir?
Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun eğitimcilerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar.

OYUNCAK SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli?
Aileler genellikle kendi hoşlarına giden oyuncakları çok erken yada çok geç alıyorlar. Oysa oyuncak mutlaka çocuğun yaşına ilgisine, becerisine ve gelişim düzeyine uygun olmalıdır. Çocuğa yaş ve beceri düzeyinin altında alınmış bir oyuncak zevk vermeyecek ve ilgi alanında çok kısa bir süre kalacaktır. Yaş ve beceri düzeyinin üstünde alınmış bir oyuncak ise çocukta başarısızlık duygusu yaratacaktır ki asıl tehlikeli olan da budur. Her iki durumda da oyuncak kısa bir süre sonra köşeye terk edilecektir.
Bir oyuncağı almadan önce tespit etmeniz gereken noktalardan biri de oyuncağın kaç saat, kaç gün, kaç ay, kaç yıl, çocuğun ilgi alanında kalabileceğidir. Bir oyuncak uzun süre çocuğun ilgi alanında kalabiliyorsa bu başarılı ve iyi seçilmiş bir oyuncaktır. Oyuncak fonksiyonel olmalı, fazla yapılanmış olmamalı, yaratıcılığı sınırlamamalı. Çocuklar kendilerine hazır sunulmayan, inşa edecekleri, yapıştıracakları, şekillendirecekleri, kesecekleri oyuncaklarla daha uzun süre oynarlar. Çünkü bu tür oyunlarda deneme-yanılma metodunu kullanırlar. Önlerine konulan malzemenin yöneticisidir ve çabalarının sonucunda ortaya çıkan ürün onlara zafer duygusu verir. Seçilen oyuncak dayanıklı ve sağlam, aynı zamanda kolay temizlenebilir de olmalıdır.

Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?
Oyun yoluyla öğrenme yönteminin çocuk yönünden gelişimsel ve eğitsel birçok katkısı vardır. Oyun sayesinde çocuk kendini tanır ve keşfeder. Oyun çocuğun öğrenme sorumluluğunu artırır ve öğrenmeye karşı olan motivasyonunu yüksek tutar. Oyun çoğu zaman tek başına oynanmadığı için kişisel ve kişiler arası ilişkileri güçlendirir, somut bir öğrenme yaşantısı sunar. Çocuklar oyun oynarken beceri kazanır ve bazen kendilerinin bile farkında olmadığı yetenekleri ortaya çıkar. Var olan yeteneklerini ise geliştirir. Çocuğun kendisine ve çevresine olan duyarlılığı artar. Gelişim alanlarının dinamik etkileşimine neden olur, böylece çok yönlü gelişmeyi teşvik eder. Çocuğun kendine olan güveni artar, olumlu benlik algısı güçlenir ve yaratıcı düşünmeye ve yaratıcı ürünler oluşturmaya karşı istekli ve yetenekli hale gelir. Oyun oynayan çocuklar olaylara diğer çocuklara göre daha farklı bakarlar çünkü oyun onların problem çözme becerini geliştirmiş ve bu yönde istek uyandırmıştır. Oyun oynayan çocuklar duygu ve düşüncelerini ifade etmede de zorlanmazlar, oyun onlara duyguları ifade etmenin özgün yollarını öğretir. Oyun çocuklara bilgiye ulaşma yollarını öğretir, araştırmaya karşı isteklilik ve beceri kazandırır. Ayrıca araştırdığı konu üzerinde dikkatini uzun bir süre konuya toplama becerisini kazandırır. Oyun aile okul ve çocuk arasında gerçek bir işbirliği başlatır.

> Vatan’da müfredat ‘oyun temelli eğitim modeline’ göre planlanıyor

Okulöncesi eğitim programında tüm ders müfredatının "oyun temelli eğitim modeline” göre planlandığı için tüm derslerde oyuna yer verdiklerini belirten Vatan Okulları Anaokulu Koordinatörü Nihal Can ile eğitimde oyunu nasıl kullandıklarını ve etkilerini konuştuk.

nihal_can_vatanEğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Oyun bir çocuk için çok ciddi bir uğraştır. Aynı zamanda bir eğlence ve öğrenme kaynağıdır. Oyun, çocuğun yaşantısında beslenme, nefes alıp verme kadar yaşamsaldır. Oyun oynayan çocuğunuzu yemeğe çağırdığınızda “Daha oyunum bitmedi ki!” derken aslında oyunun kendisi için besin gibi bir ihtiyaç olduğunu anlatmaya çalışır. Oyun belli bir amaca yönelik olan veya olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen fakat her durumda çocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer aldığı, fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan, gerçek hayatın bir parçası ve çocuk için en etkin öğrenme sürecidir. Günümüzde kabul edildiği üzere, çocukluğunda yeterince oyun oynamayan çocuklar gelecekteki yaşamlarında en çok uyum sıkıntısı çeken bireylerdir. Bu nedenle evde veya okulda çocuğun oyununu engellemek, hareket etmesi için uygun ortam yaratmamak, ona yapılabilecek en büyük kötülüktür ve çocuğun öğrenmesinin önüne çekilen bir duvardır. Bu yüzden, her çocuğun oyun hakkını korumak için Çocuk Hakları Bildirgesi’nin 31’inci maddesinin 1’inci bendi şöyle der: “Taraf devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence etkinliklerinde bulunma, kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar.”
Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?
Anaokullarımızda programımız oyun ve sorgulama temelli bir yapıya sahiptir. Çocuğun bulunduğu yaş dönemine özgü oyun özelliklerini göz önünde bulunduruyoruz. Oyun zamanlarını, etkinliklerini planlıyor ve uyguluyoruz. Çünkü çocukların oyunları, bulundukları yaşa göre değişiklik gösterir. Oyunları eğitim programları içinde planlarken; çocukların gelişim düzeylerine, cinsiyet ve yaşlarına, sosyo-ekonomik düzeylerine, etkinliklerin süresine, bireysel ya da gruba yönelik olmasına ve oyunun oynanacağı ortam ve materyallere dikkat ediyoruz. Öğretmenlerimiz, bu etkinlikleri ve dersleri program gereği bireysel, küçük grup ve büyük grup etkinlikleri olarak planlarken; yapılandırılmış grup oyunlarımız, yarı yapılandırılmış sanat etkinliklerimiz ve yapılandırılmamış serbest oyun saatlerimizden oluşan oyunlardan yararlanırlar. Günlük programımızda öğrencilerimizin sosyal ve duygusal gelişimlerini destekleyici olarak sınıf içinde ve açık alanda oyun zamanları da bulunmaktadır. Çocuklarımızın aktif olarak katılabilecekleri öğrenme, oyun ortamı sağlayarak ilgi, yaşantı ve beceri kazandırmak; estetik zevkleriyle çevreye duyarlılığı, insanlar arası ilişkilerde problem çözümüne yönelik davranışları kazanmalarına yönelik planlı oyunlar oynanmaktadır. Planlama sürecinin çocuk tarafından yapıldığı, çocuğun merkezde olduğu, öğretmenin rehber olduğu ve oyun gözlem formlarının tutulduğu drama temelli oyun zamanı planlı olarak sürdürülmektedir.

OYUNLAR YAŞ GRUBUNA UYGUN OLMALI

Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler verebilir misiniz?
Okulöncesi eğitim programımızda tüm ders müfredatımız "oyun temelli eğitim modeline” göre planlandığı için tüm derslerde oyuna yer vermek esastır. Öğrencilerimiz İnovasyon, Sanat, Göster-Anlat, VSK, İngilizce, Drama, Ritm-orff, Eğlenceli Matematik gibi neredeyse tüm dersleri oyunla öğrenir. Bunun yanı sıra yapılan projeler, partiler, yarışmalar ve özel kutlamalarda öğrencilerimiz için tasarlanmış olan oyun aktiviteleri ile öğrencilerimizin tüm gelişim alanlarını destekliyoruz.
Örneğin İngilizce oyunlar sayesinde çocukların İngilizce öğrenimi oldukça kolay olabilmektedir. İngilizce oyunlar ile çocuk erken yaşta yeni bir lisan tanımış olur. İngilizcenin nasıl bir dil olduğuna oyunlar sayesinde tanık olur. Örneğin hayvan, renk, sayı ve alıştırma yapmak istediğimiz diğer kelimelerin resimlerini veya oyuncaklarını bahçemizin ya da sınıfımızın farklı bölümlerine yerleştiriyoruz. Öğrencilerimizde bahçenin ya da sınıfın ortasında ayakta duruyor. Öğretmen bir hayvan ismini söylüyor ve öğrenciler resmi ya da oyuncağı bulmak için aramaya başlıyor. İngilizce renkler ile ilgili bir oyun oynuyorsanız, çocuğun belirli bir süre sonra normal hayatta renklere İngilizce tepki verdiğini görebilirsiniz. İngilizce oyunlar oynanırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. İngilizce oyunların çocuğun yaş seviyesine kesinlikle uygun olması gerekmektedir. Yaş gurubuna uygun olmayan oyunların çocuğa yarardan çok zararı dokunabilir. Oyunların çocuğun yaş gurubuna uygun olmasının yanında ilgi çekici olması oldukça önemlidir.
Oyunla eğitim çalışmalarında Türkiye’ye özgü modeller var mı? Bu alanda hangi kaynak ve modellerden yararlanılıyor?
Üzülerek belirtmeliyim ki oyunla eğitim denilince tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim modeli henüz bulunmamaktadır. Türkiye’de dünyanın her yerinden eğitim modelleri araştırılarak her modelden kullanılmak istenen bölümler ve uygulamalar seçiliyor. Uluslararası modelleri takip ediyoruz, öğrencilerimize katkı sağlayacak her türlü yenilikçi eğitimi araştırıp önce kendimiz deneyimleyip geliştirip sonra programlarımıza aktarıyoruz. Akıl yürütme, eleştirel düşünme ve yeni durumlara adaptasyon sağlayabilme becerilerinin de gözlenebilmesine olanak veren yapılandırılmış oyun yöntemi ile çocuğun öne çıkan özelliklerinin oynanan kurallı oyunlarda verilen kazanımların öğrenilmesini sağlıyoruz.

OYUN ÜÇ FARKLI ŞEKİLDE UYGULANIYOR

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin?
Doğal merak ve keşfetme, oynama, sorgulama arzusu çocuklar için öğrenmenin temel öğesidir. Çocukların oyun seçimleri, çocuğun birlikte öğrenmesini sağlamak için en iyi başlangıç noktalardır. Bu noktada öğretmenlerimiz çocukları; gözlemler, dinler, soru sorar, geribildirim verir, karşılıklı iletişimi sağlar ve sürekliliği olan konuşmalar yapar. Hem sınıfta hem de dışarıda, öğrenme ortamı zaman, mekân ve materyallerin esnek ve yaratıcı biçimde kullanılmasını sağlar. Bu nedenle oyun temelli öğrenme programımızda oyun üç farklı şekilde uygulanır.
Öğrencilerimiz, yapılandırılmamış oyun serbest oyun oynarlarken bireysel, eşli, küçük veya büyük grup hâlinde oynanan oyunlar sırasında tamamen kişisel ilgi ve tercihleri doğrultusunda oynarlar. Nerede, kiminle, ne ile ve nasıl oynayacaklarına çocuklar karar verirler. Bütün günlük okul programımızda sabah okula gelişte ve akşamüstü okuldan ayrılmadan önce yapılandırılmamış oyun ortamlarında serbest oyun oynanmasını mutlaka sağlamaktayız.
Yarı yapılandırılmış oyun etkinliklerinde ise öğrencilerimizin gelişiminin bütün boyutlarda desteklenmesini hedefleyen, öğretmenlerimiz veya öğrencilerimiz tarafından başlatılan, çocukların aktif katılımı ile sürdürülen, çocuk merkezli, açık uçlu bir süreç olarak işleyen yaratıcı oyun etkinliklerinden oluşan oyunlardır. Oyunun bir öğretim yöntemi olarak kullanıldığı bu etkinliklere, günlük eğitim akışımız içinde mutlaka yer vermekteyiz.
Yapılandırılmış oyun etkinliklerinde ise çocukların gelişimsel ilerlemelerini desteklemek amacıyla kuralları başkası tarafından belirlenmiş oyun etkinlikleridir. Küçük veya büyük grupların katılımını sağlayan oyunlardır. Geleneksel çocuk oyunları bu kategorideki oyunlardır. ‘Saklambaç’, ‘Körebe’, ‘Aç Kapıyı Bezirgan Başı’, ‘Kurt Baba’, ‘Yakan Top’ ve ‘Tilki Tilki Saatin Kaç’ gibi.
Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz?
Eğitim ve öğrenmenin tüm basamaklarında kullanılan oyunun kullanım sıklığı ve sınırları, belirli prensipler izlenerek belirlenir. Eğitim programları gereği oyunun kavramlar ve kazanımları sağlamak amacıyla planlandığı, çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir. Çocukların merak duygularını giderilmesi, yani öğrenebilmesi için dokunmaya, sormaya, taklit etmeye, deneyimlemeye, tadına bakmaya, konuşmaya ihtiyacı vardır. Oyun bütün bu ihtiyaçların giderilebilmesinde en iyi araçtır. Yani çocukların en önemli işi olan oyunun, öğrenmede sınırları yoktur, her şeyi oyunlaştırarak öğretebiliriz. Böylelikle öğrencilerimiz eğlenirken kalıcı öğrenmeyi de sağlarız. Öğretmenlerimiz, sınıf içinde eğitsel oyunlardan başarılı bir şekilde yararlanabilmek için dikkatli ve titiz bir hazırlık yaparlar. Her öğretmen, her oyuna bir ders saatinin on ya da 15 dakikasını ayırır ve genellikle bu etkinliklere dersin ortasında ya da sonunda yer verir.

Eğitimde oyunu kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?
Oyun, yaşamın tüm dönemleriyle ilgili bir kavramdır. Bu yüzden çocuk dünyaya geldiği andan itibaren eğitimde oyun kullanılmaya başlanmalıdır. Çocuğun yaşadığı dünyayı tanıması, sevgilerini, kıskançlıklarını, mutluluklarını, düşmanlıklarını, iç çatışmalarını, hayallerini, düşüncelerini ifade edebilmesi için en uygun “dil” olarak kabul edilmektedir. Oyun insanın her döneminde insanın gelişmesinde farklı etkilere sahiptir. Çocuklar için farklı, bebekler için farklı, ilköğretim çağı için farklı… Oyunun şekli farklı olsa da insanın her döneminde insanın hayatına büyük etkisi vardır. Okullarımızda, okul öncesinden liseye kadar tüm öğrencilerimize oyunla öğrenme olanağı sağlanmaktadır. Her yaş için oyun çeşidi ve oyun oynama sıklığı değişiklik gösterir. Böylece, Vatan Okulları olarak öğrencilerimize bilgiyi kalıcı hale getirmek için, yaparak, yaşayarak, deneyimleyerek öğretmeyi amaç ediniyoruz.

Oyunun eğitim sürecinde öğretmenlere sağladığı katkılar nelerdir?
Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun eğitimcilerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar.

OYUNCAK SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli?
Aileler genellikle kendi hoşlarına giden oyuncakları çok erken yada çok geç alıyorlar. Oysa oyuncak mutlaka çocuğun yaşına ilgisine, becerisine ve gelişim düzeyine uygun olmalıdır. Çocuğa yaş ve beceri düzeyinin altında alınmış bir oyuncak zevk vermeyecek ve ilgi alanında çok kısa bir süre kalacaktır. Yaş ve beceri düzeyinin üstünde alınmış bir oyuncak ise çocukta başarısızlık duygusu yaratacaktır ki asıl tehlikeli olan da budur. Her iki durumda da oyuncak kısa bir süre sonra köşeye terk edilecektir.
Bir oyuncağı almadan önce tespit etmeniz gereken noktalardan biri de oyuncağın kaç saat, kaç gün, kaç ay, kaç yıl, çocuğun ilgi alanında kalabileceğidir. Bir oyuncak uzun süre çocuğun ilgi alanında kalabiliyorsa bu başarılı ve iyi seçilmiş bir oyuncaktır. Oyuncak fonksiyonel olmalı, fazla yapılanmış olmamalı, yaratıcılığı sınırlamamalı. Çocuklar kendilerine hazır sunulmayan, inşa edecekleri, yapıştıracakları, şekillendirecekleri, kesecekleri oyuncaklarla daha uzun süre oynarlar. Çünkü bu tür oyunlarda deneme-yanılma metodunu kullanırlar. Önlerine konulan malzemenin yöneticisidir ve çabalarının sonucunda ortaya çıkan ürün onlara zafer duygusu verir. Seçilen oyuncak dayanıklı ve sağlam, aynı zamanda kolay temizlenebilir de olmalıdır.

Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?
Oyun yoluyla öğrenme yönteminin çocuk yönünden gelişimsel ve eğitsel birçok katkısı vardır. Oyun sayesinde çocuk kendini tanır ve keşfeder. Oyun çocuğun öğrenme sorumluluğunu artırır ve öğrenmeye karşı olan motivasyonunu yüksek tutar. Oyun çoğu zaman tek başına oynanmadığı için kişisel ve kişiler arası ilişkileri güçlendirir, somut bir öğrenme yaşantısı sunar. Çocuklar oyun oynarken beceri kazanır ve bazen kendilerinin bile farkında olmadığı yetenekleri ortaya çıkar. Var olan yeteneklerini ise geliştirir. Çocuğun kendisine ve çevresine olan duyarlılığı artar. Gelişim alanlarının dinamik etkileşimine neden olur, böylece çok yönlü gelişmeyi teşvik eder. Çocuğun kendine olan güveni artar, olumlu benlik algısı güçlenir ve yaratıcı düşünmeye ve yaratıcı ürünler oluşturmaya karşı istekli ve yetenekli hale gelir. Oyun oynayan çocuklar olaylara diğer çocuklara göre daha farklı bakarlar çünkü oyun onların problem çözme becerini geliştirmiş ve bu yönde istek uyandırmıştır. Oyun oynayan çocuklar duygu ve düşüncelerini ifade etmede de zorlanmazlar, oyun onlara duyguları ifade etmenin özgün yollarını öğretir. Oyun çocuklara bilgiye ulaşma yollarını öğretir, araştırmaya karşı isteklilik ve beceri kazandırır. Ayrıca araştırdığı konu üzerinde dikkatini uzun bir süre konuya toplama becerisini kazandırır. Oyun aile okul ve çocuk arasında gerçek bir işbirliği başlatır.

Son Güncelleme: Perşembe, 26 Aralık 2019 11:03

Gösterim: 1905

Tüm derslerde oyun kullanılabilir. Ancak öğrenci yaş ve seviyesine uygun olması durumunda süre ve içerik değişerek dersi oyunlaştırmak mümkündür” diye konuşan Avrupa Koleji Okulları Anaokulu Koordinatörü Sevi Çalık, oyunun eğitim ve öğretimdeki önemini anlattı.

avrupaEğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?
Çocuk dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen şey oyundur. Buna bağlı olarak çocuklarımızı gözlemlediğimiz en uygun ortam da oyun oynadıkları ortamlardır. Oyun çocuğun doğasında var olan, henüz bebeklik dönemiyle doğal olarak gelişen bir kavramdır. Bu doğrultuda, çocuklarımızın oyun oynamaları için zaman ve uygun ortamlar yaratmalı ve oyun oynarken de sosyalleştiklerini unutmamalıyız.
Bu bakış açısıyla bizler kurumumuzda verdiğimiz eğitimlerde disiplinler arası ilişkiyi sağlarken de oyundan faydalanıyoruz. Öğrencilerimizin, sadece onlara sunulan teneffüs saatlerinde değil, ders içerisinde de tüm disiplinlerde kazanımlara uygun olarak geliştirilen oyunlarla uzun süreli derse odaklanmalarını sağlıyor ve kalıcı öğrenme gerçekleştiriyoruz.

Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler aktarabilir misiniz?
Tüm derslerde oyun kullanılabilir. Ancak öğrenci yaş ve seviyesine uygun olması durumunda süre ve içerik değişerek dersi oyunlaştırmak mümkündür. Oyundan faydalanırken ders ayrımı yapmaksızın resimden müziğe, laboratuvar derslerinden satranca, kodlamadan dansa; tüm disiplinlerde oyundan faydalanıyoruz.
Örneğin; Satranç derslerimizde öğrencilerimiz, satranç taşlarına bürünüyorlar ve taşların hareketlerini kendilerine sunulan alanda bedenleriyle gerçekleştirerek öğreniyorlar. Oyun ile her bilgiyi çocuğa verebilmek için o yaş grubunun özelliğini bilmek yeterlidir. Yeni oyunlar yaratıcılığınızı kullanarak her sınıfta oluşturmak mümkündür.

Oyunla eğitim çalışmalarında Türkiye’ye özgü modeller var mı? Bu alanda hangi kaynak ve modellerden yararlanılıyor?
Oyunla eğitimde Türkiye ‘ye özgü bir model olarak kısıtlamıyoruz. Farklı kültürlerin de oyun ve dramalarına yer veriyoruz mevcut eğitim modelimiz kapsamında. Ancak Türkiye ile ilişkilendirmemizi soracak olursanız kültürel mirasımızdan, kültürel oyunlarımızdan faydalanabiliyoruz.

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin?
Oyun ile bilgiyi çocuğa verebilmek için o yaş grubunun özelliğini bilmek gerekir. Çocukların mevcut yaş ve seviyeleri doğrultusunda oyunun içeriğine, süresine, niteliğine karar verilir. Çocukta merak uyandırmak, soru sormalarını sağlamak, bununla beraber yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmek çocuğu iyi tanımakla mümkündür. Öğretmenlerimiz ders planlamalarını gerçekleştirirken, öğrencisinin ihtiyaçlarının ve özelliklerinin bilincinde, sınıf seviyelerine uygun olarak dersin içeriği ve kazanımı doğrultusunda karar alır ve çocuk gelişimi, formasyon bilgisi, yeterlilikleri ve yaratıcılıkları doğrultusunda etkin olmaktadırlar.

ÖĞRETMEN REHBER OLMALI
Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz?
Oyun eğitim ve öğretimin olmazsa olmazıdır. Birçok öğretim yönteminde olduğu gibi oyunla öğrenmenin de sınırlılıkları vardır. Öğretmen iyi rehberlik ettiği sürece oyunla öğretimde etkin öğrenme zevkli hale gelebilir. Derslerimizde oyuna ayırdığımız süre, konuların içeriğine ve kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerine göre farklılık gösterebilmektedir.
Çocuk oyuna başlamadan önce oyun kuralları açıklandıktan sonra hep beraber oynanır ve süreç tamamlandıktan yani oyun bittikten sonra öğretmenin sorularıyla, çocuk öğrendiği yeni bilgilerin farkına vardırılır. Bu durum çocuklar için paha biçilmez bir duygudur. Yeni bilginin keşfedildiği ve en önemlisi fark edilmeden öğrenildiğinin öğrenci tarafından algılandığı aşama tam da bu noktada gerçekleşmektedir. İlerleyen yıllarla öğrenciler, oyunun oynanacağı etkinlik öncesi zihnini harekete geçiriyor ve düşünme eylemini başlatmış oluyor. Böylelikle eleştirel ve yaratıcı düşünme eylemleri de desteklenmiş oluyor. Bu duygu, çocuğu oyuna ve keşfederek öğrenmeye motive etmiş oluyor.

Eğitimde oyunun kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?
Oyun çocuğun doğasında var. Oyunun yaş sınırlaması yoktur. Çocuğun olduğu her yerde oyun vardır. Yalnızca gelişim basamakları doğrultusunda değişkenlik gösterir. Oyun, isteklerin karşılanması için kullanılan bir ortamdır.
İlk aşamada duyusal ve motor alıştırmalar (deneyimsel oyun) görülür. Bu oyunlar sonradan yapı-inşa ve kurallı oyunlara dönüşür. İkinci aşamada ise taklit, sosyal ve evcilik oyunları, kovalamaca, kapışmalı oyunlar şeklindedir. Oyunla eğitimde çocuk basitten karmaşığa öğrenme gerçekleştirir. Keşfederek öğrendikleri için de öğrenme kalıcı olur.

KALİTELİ VE YAŞA UYGUN OYUNCAK SEÇİLMELİ
Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli?
Oyunun ve buna bağlı olarak oyuncakların da evlerimizin içinde ve dışında da hassasiyetle ele alınması gerektiğini belirtmek isteriz. Aileler, öncelikle alacakları oyun ya da materyallerin kaliteli olmasına ve çocuklarının yaşlarına ve gelişim seviyelerine uygun olanını seçmeye dikkat etmelidir. Özellikle çocukların zihinsel aktivitelerini harekete geçirecek, dikkatlerini odaklayacak, eleştirel ve yaratıcı düşünmelerini ve karar vermelerini sağlayacak, çözüm yolları üretip, ürettiklerini deneyip sonuca ulaştıracak nitelikte olmasına dikkat etmek gerekmektedir.
Okulda ve aile ortamında, nitelikli oyuncaklar ve oyun ortamlarının seçilmesi, çocukların zihinsel gelişimleri açısından önemlidir.

"Derslerde oyundan faydalanarak, hem dersler ilgi çekici hale getiriliyor hem de hedeflenen kazanım kalıcı olarak gerçekleştirilebiliyor. Çocuk oyuna odaklandığından, hem eğlenerek, hem de yaratıcı düşünme becerisi gelişerek farkında olmadan öğrenme gerçekleşiyor."

> Oyun eğitim ve öğretimin olmazsa olmazıdır

Tüm derslerde oyun kullanılabilir. Ancak öğrenci yaş ve seviyesine uygun olması durumunda süre ve içerik değişerek dersi oyunlaştırmak mümkündür” diye konuşan Avrupa Koleji Okulları Anaokulu Koordinatörü Sevi Çalık, oyunun eğitim ve öğretimdeki önemini anlattı.

avrupaEğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?
Çocuk dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen şey oyundur. Buna bağlı olarak çocuklarımızı gözlemlediğimiz en uygun ortam da oyun oynadıkları ortamlardır. Oyun çocuğun doğasında var olan, henüz bebeklik dönemiyle doğal olarak gelişen bir kavramdır. Bu doğrultuda, çocuklarımızın oyun oynamaları için zaman ve uygun ortamlar yaratmalı ve oyun oynarken de sosyalleştiklerini unutmamalıyız.
Bu bakış açısıyla bizler kurumumuzda verdiğimiz eğitimlerde disiplinler arası ilişkiyi sağlarken de oyundan faydalanıyoruz. Öğrencilerimizin, sadece onlara sunulan teneffüs saatlerinde değil, ders içerisinde de tüm disiplinlerde kazanımlara uygun olarak geliştirilen oyunlarla uzun süreli derse odaklanmalarını sağlıyor ve kalıcı öğrenme gerçekleştiriyoruz.

Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler aktarabilir misiniz?
Tüm derslerde oyun kullanılabilir. Ancak öğrenci yaş ve seviyesine uygun olması durumunda süre ve içerik değişerek dersi oyunlaştırmak mümkündür. Oyundan faydalanırken ders ayrımı yapmaksızın resimden müziğe, laboratuvar derslerinden satranca, kodlamadan dansa; tüm disiplinlerde oyundan faydalanıyoruz.
Örneğin; Satranç derslerimizde öğrencilerimiz, satranç taşlarına bürünüyorlar ve taşların hareketlerini kendilerine sunulan alanda bedenleriyle gerçekleştirerek öğreniyorlar. Oyun ile her bilgiyi çocuğa verebilmek için o yaş grubunun özelliğini bilmek yeterlidir. Yeni oyunlar yaratıcılığınızı kullanarak her sınıfta oluşturmak mümkündür.

Oyunla eğitim çalışmalarında Türkiye’ye özgü modeller var mı? Bu alanda hangi kaynak ve modellerden yararlanılıyor?
Oyunla eğitimde Türkiye ‘ye özgü bir model olarak kısıtlamıyoruz. Farklı kültürlerin de oyun ve dramalarına yer veriyoruz mevcut eğitim modelimiz kapsamında. Ancak Türkiye ile ilişkilendirmemizi soracak olursanız kültürel mirasımızdan, kültürel oyunlarımızdan faydalanabiliyoruz.

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin?
Oyun ile bilgiyi çocuğa verebilmek için o yaş grubunun özelliğini bilmek gerekir. Çocukların mevcut yaş ve seviyeleri doğrultusunda oyunun içeriğine, süresine, niteliğine karar verilir. Çocukta merak uyandırmak, soru sormalarını sağlamak, bununla beraber yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmek çocuğu iyi tanımakla mümkündür. Öğretmenlerimiz ders planlamalarını gerçekleştirirken, öğrencisinin ihtiyaçlarının ve özelliklerinin bilincinde, sınıf seviyelerine uygun olarak dersin içeriği ve kazanımı doğrultusunda karar alır ve çocuk gelişimi, formasyon bilgisi, yeterlilikleri ve yaratıcılıkları doğrultusunda etkin olmaktadırlar.

ÖĞRETMEN REHBER OLMALI
Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz?
Oyun eğitim ve öğretimin olmazsa olmazıdır. Birçok öğretim yönteminde olduğu gibi oyunla öğrenmenin de sınırlılıkları vardır. Öğretmen iyi rehberlik ettiği sürece oyunla öğretimde etkin öğrenme zevkli hale gelebilir. Derslerimizde oyuna ayırdığımız süre, konuların içeriğine ve kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerine göre farklılık gösterebilmektedir.
Çocuk oyuna başlamadan önce oyun kuralları açıklandıktan sonra hep beraber oynanır ve süreç tamamlandıktan yani oyun bittikten sonra öğretmenin sorularıyla, çocuk öğrendiği yeni bilgilerin farkına vardırılır. Bu durum çocuklar için paha biçilmez bir duygudur. Yeni bilginin keşfedildiği ve en önemlisi fark edilmeden öğrenildiğinin öğrenci tarafından algılandığı aşama tam da bu noktada gerçekleşmektedir. İlerleyen yıllarla öğrenciler, oyunun oynanacağı etkinlik öncesi zihnini harekete geçiriyor ve düşünme eylemini başlatmış oluyor. Böylelikle eleştirel ve yaratıcı düşünme eylemleri de desteklenmiş oluyor. Bu duygu, çocuğu oyuna ve keşfederek öğrenmeye motive etmiş oluyor.

Eğitimde oyunun kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?
Oyun çocuğun doğasında var. Oyunun yaş sınırlaması yoktur. Çocuğun olduğu her yerde oyun vardır. Yalnızca gelişim basamakları doğrultusunda değişkenlik gösterir. Oyun, isteklerin karşılanması için kullanılan bir ortamdır.
İlk aşamada duyusal ve motor alıştırmalar (deneyimsel oyun) görülür. Bu oyunlar sonradan yapı-inşa ve kurallı oyunlara dönüşür. İkinci aşamada ise taklit, sosyal ve evcilik oyunları, kovalamaca, kapışmalı oyunlar şeklindedir. Oyunla eğitimde çocuk basitten karmaşığa öğrenme gerçekleştirir. Keşfederek öğrendikleri için de öğrenme kalıcı olur.

KALİTELİ VE YAŞA UYGUN OYUNCAK SEÇİLMELİ
Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli?
Oyunun ve buna bağlı olarak oyuncakların da evlerimizin içinde ve dışında da hassasiyetle ele alınması gerektiğini belirtmek isteriz. Aileler, öncelikle alacakları oyun ya da materyallerin kaliteli olmasına ve çocuklarının yaşlarına ve gelişim seviyelerine uygun olanını seçmeye dikkat etmelidir. Özellikle çocukların zihinsel aktivitelerini harekete geçirecek, dikkatlerini odaklayacak, eleştirel ve yaratıcı düşünmelerini ve karar vermelerini sağlayacak, çözüm yolları üretip, ürettiklerini deneyip sonuca ulaştıracak nitelikte olmasına dikkat etmek gerekmektedir.
Okulda ve aile ortamında, nitelikli oyuncaklar ve oyun ortamlarının seçilmesi, çocukların zihinsel gelişimleri açısından önemlidir.

"Derslerde oyundan faydalanarak, hem dersler ilgi çekici hale getiriliyor hem de hedeflenen kazanım kalıcı olarak gerçekleştirilebiliyor. Çocuk oyuna odaklandığından, hem eğlenerek, hem de yaratıcı düşünme becerisi gelişerek farkında olmadan öğrenme gerçekleşiyor."

Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Aralık 2019 12:35

Gösterim: 1108

Eğitimde oyunlaştırmanın oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreç olduğuna dikkat çeken İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir.” diye konuştu.

biriz_kutoglu_34Eğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?

Oyun, çocuğun en önemli işidir. Çocuğun gelişiminde yemek, uyku ve sevgi kadar oyunun yeri önemlidir. Yaşamı için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri öğrenmesini sağlar. Oyun, çocuk için gelişim ve eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Zihinsel, sosyal, dilsel gelişimine katkısı kadar, zeka, öğrenme ve sosyalleşmenin temelinin atıldığı alandır. Oyun çocuklar için bir iletişim aracıdır. Yaşadığı kaygı ve korkuları oyun aracılığı ile ortaya çıkarır. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz.

BOWLING’LE MATEMATİK DERSİ

Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler aktarabilir misiniz?

Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle birlikte zengin uyaranların sunulduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatlarının yaratıldığı çeşitli fiziksel ortamlarda eğitim görüyorlar. Her iki ilkokulumuzda da uygulana Çift Dilli Eğitim programlarımızda matematik, fen bilgisi ve hayat bilgisi gibi derslerde oyundan faydalanıyoruz. Örneğin, bowling oynayarak matematik dersi işleniyor ya da hayat bilgisi dersinde yemekhanede sofra düzeni konusu işlenirken oyun yine devrede. Bu derslerde çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel alıyoruz. Daha üst sınıflarda ise oyun kavramından daha çok yaparak, yaşayarak öğrenme anlayışına göre bir model uyguluyoruz. Örneğin, sanal gerçeklik stüdyosunda fizik, kimya, biyoloji ders içeriklerine göre çalışmalar yapıyoruz. Burada da dijital oyun karşımıza çıkıyor. Kısacası her yaş düzeyinde oyun bizim için bir öğretim tekniği.

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin? 

Eğitimde oyunlaştırma oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreçtir. Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir. Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar. Oyunların seçimine öğretmenlerimiz karar verir. Burada belirleyici olan kazanımın içeriği ile oyunun yönteminin uyuşmasıdır.

Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz? 

Araştırma sonuçları öğretimsel oyunların öğrenenlerin üst düzey düşünme becerilerine olumlu etki yaptığını, geleneksel yolla sürdürülen öğretime oranla öğrenen motivasyonlarında artışa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Oyun, eğitim programları gereği kavramlar ve kazanımlar sağlamak amacıyla planlanır. Çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece oyun, çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir.

Eğitimde oyunun kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?

Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. Keşfetme, en iyi ve kalıcı öğrenme yöntemidir ve bu sayede yeni şeyler öğrenir, öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir. Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri artar. Bu nedenledir ki anaokulundan itibaren çocuğa oyunla eğitime başlanmalıdır. Son dönemlerde çağımızın gerekliliği haline gelen “kendin yap” akımı da bu felsefe doğrultusunda şekillenmiş ve hayat bulmuştur. Bu sayede, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarda inovatif bakış açısının oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

OYUNU ÇOCUK KURSUN VE YÖNETSİN

Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli? 

Çocukla birlikte alışverişe çıkmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. Yaşına, düzeyine, bilişsel ve bedensel gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. (Bu konuda çocuğunuzun gittiği anaokulundan da destek alabilirsiniz) Çocuğunuzla oyun oynarken göz teması kurmaya dikkat edin. Çocuğunuzun oyun saatinde tamamen oyuna ve ona odaklanın. Dış uyaranları kapatın. (Televizyon, telefon, bilgisayar vb.) Çocuğunuzla her gün oyun oynayın, evinizde bir oyun köşesi, oyun alanı oluşturun. Oyunu çocuğunuz kursun, süreci o yönetsin. Kitaplar, boyalar, kağıtlar, oyun hamuru, resim malzemeleri, parmak boyası, minyatür hayvanlar, evcilik köşesi oyuncakları, arabalar, bebekler, taşıtlar, legolar, tamir setleri, bloklar, peluş hayvanlar, kuklalar, top, vb. oyun alanında olmalıdır. Çok fazla oyuncak yerine, yeterli miktarda ve uzun süre oynayabileceği oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuklar bir çok şeyi oyun oynamak amacıyla kullanır. Çocuklarla oyun oynayan, içindeki çocuğu ortaya çıkaran ebeveynler en iyi oyun arkadaşlarıdır.  Önemli olan çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir. Anne babayla oyun oynayan çocuk, mutlu çocuktur. 

OYUNLA NE SAĞLANIR?

1.Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. 

2.Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. 

3.Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar.

 

Oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir

 

Eğitimde oyunlaştırmanın oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreç olduğuna dikkat çeken İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir.” diye konuştu.

 

Eğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?

Oyun, çocuğun en önemli işidir. Çocuğun gelişiminde yemek, uyku ve sevgi kadar oyunun yeri önemlidir. Yaşamı için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri öğrenmesini sağlar. Oyun, çocuk için gelişim ve eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Zihinsel, sosyal, dilsel gelişimine katkısı kadar, zeka, öğrenme ve sosyalleşmenin temelinin atıldığı alandır. Oyun çocuklar için bir iletişim aracıdır. Yaşadığı kaygı ve korkuları oyun aracılığı ile ortaya çıkarır. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz.

 

BOWLING’LE MATEMATİK DERSİ

Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler aktarabilir misiniz?

Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle birlikte zengin uyaranların sunulduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatlarının yaratıldığı çeşitli fiziksel ortamlarda eğitim görüyorlar. Her iki ilkokulumuzda da uygulana Çift Dilli Eğitim programlarımızda matematik, fen bilgisi ve hayat bilgisi gibi derslerde oyundan faydalanıyoruz. Örneğin, bowling oynayarak matematik dersi işleniyor ya da hayat bilgisi dersinde yemekhanede sofra düzeni konusu işlenirken oyun yine devrede. Bu derslerde çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel alıyoruz. Daha üst sınıflarda ise oyun kavramından daha çok yaparak, yaşayarak öğrenme anlayışına göre bir model uyguluyoruz. Örneğin, sanal gerçeklik stüdyosunda fizik, kimya, biyoloji ders içeriklerine göre çalışmalar yapıyoruz. Burada da dijital oyun karşımıza çıkıyor. Kısacası her yaş düzeyinde oyun bizim için bir öğretim tekniği.

 

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin?

Eğitimde oyunlaştırma oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreçtir. Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir. Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar. Oyunların seçimine öğretmenlerimiz karar verir. Burada belirleyici olan kazanımın içeriği ile oyunun yönteminin uyuşmasıdır.

 

Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz?

Araştırma sonuçları öğretimsel oyunların öğrenenlerin üst düzey düşünme becerilerine olumlu etki yaptığını, geleneksel yolla sürdürülen öğretime oranla öğrenen motivasyonlarında artışa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Oyun, eğitim programları gereği kavramlar ve kazanımlar sağlamak amacıyla planlanır. Çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece oyun, çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir.

 

Eğitimde oyunun kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?

Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. Keşfetme, en iyi ve kalıcı öğrenme yöntemidir ve bu sayede yeni şeyler öğrenir, öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir. Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri artar. Bu nedenledir ki anaokulundan itibaren çocuğa oyunla eğitime başlanmalıdır. Son dönemlerde çağımızın gerekliliği haline gelen “kendin yap” akımı da bu felsefe doğrultusunda şekillenmiş ve hayat bulmuştur. Bu sayede, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarda inovatif bakış açısının oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

 

OYUNU ÇOCUK KURSUN VE YÖNETSİN

Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli?

Çocukla birlikte alışverişe çıkmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. Yaşına, düzeyine, bilişsel ve bedensel gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. (Bu konuda çocuğunuzun gittiği anaokulundan da destek alabilirsiniz) Çocuğunuzla oyun oynarken göz teması kurmaya dikkat edin. Çocuğunuzun oyun saatinde tamamen oyuna ve ona odaklanın. Dış uyaranları kapatın. (Televizyon, telefon, bilgisayar vb.) Çocuğunuzla her gün oyun oynayın, evinizde bir oyun köşesi, oyun alanı oluşturun. Oyunu çocuğunuz kursun, süreci o yönetsin. Kitaplar, boyalar, kağıtlar, oyun hamuru, resim malzemeleri, parmak boyası, minyatür hayvanlar, evcilik köşesi oyuncakları, arabalar, bebekler, taşıtlar, legolar, tamir setleri, bloklar, peluş hayvanlar, kuklalar, top, vb. oyun alanında olmalıdır. Çok fazla oyuncak yerine, yeterli miktarda ve uzun süre oynayabileceği oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuklar bir çok şeyi oyun oynamak amacıyla kullanır. Çocuklarla oyun oynayan, içindeki çocuğu ortaya çıkaran ebeveynler en iyi oyun arkadaşlarıdır.  Önemli olan çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir. Anne babayla oyun oynayan çocuk, mutlu çocuktur.

 

OYUNLA NE SAĞLANIR?

 

1.      Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar.

2.      Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur.

3.      Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar.

 

> Biriz Kutoğlu: Oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir

Eğitimde oyunlaştırmanın oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreç olduğuna dikkat çeken İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir.” diye konuştu.

biriz_kutoglu_34Eğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?

Oyun, çocuğun en önemli işidir. Çocuğun gelişiminde yemek, uyku ve sevgi kadar oyunun yeri önemlidir. Yaşamı için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri öğrenmesini sağlar. Oyun, çocuk için gelişim ve eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Zihinsel, sosyal, dilsel gelişimine katkısı kadar, zeka, öğrenme ve sosyalleşmenin temelinin atıldığı alandır. Oyun çocuklar için bir iletişim aracıdır. Yaşadığı kaygı ve korkuları oyun aracılığı ile ortaya çıkarır. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz.

BOWLING’LE MATEMATİK DERSİ

Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler aktarabilir misiniz?

Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle birlikte zengin uyaranların sunulduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatlarının yaratıldığı çeşitli fiziksel ortamlarda eğitim görüyorlar. Her iki ilkokulumuzda da uygulana Çift Dilli Eğitim programlarımızda matematik, fen bilgisi ve hayat bilgisi gibi derslerde oyundan faydalanıyoruz. Örneğin, bowling oynayarak matematik dersi işleniyor ya da hayat bilgisi dersinde yemekhanede sofra düzeni konusu işlenirken oyun yine devrede. Bu derslerde çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel alıyoruz. Daha üst sınıflarda ise oyun kavramından daha çok yaparak, yaşayarak öğrenme anlayışına göre bir model uyguluyoruz. Örneğin, sanal gerçeklik stüdyosunda fizik, kimya, biyoloji ders içeriklerine göre çalışmalar yapıyoruz. Burada da dijital oyun karşımıza çıkıyor. Kısacası her yaş düzeyinde oyun bizim için bir öğretim tekniği.

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin? 

Eğitimde oyunlaştırma oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreçtir. Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir. Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar. Oyunların seçimine öğretmenlerimiz karar verir. Burada belirleyici olan kazanımın içeriği ile oyunun yönteminin uyuşmasıdır.

Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz? 

Araştırma sonuçları öğretimsel oyunların öğrenenlerin üst düzey düşünme becerilerine olumlu etki yaptığını, geleneksel yolla sürdürülen öğretime oranla öğrenen motivasyonlarında artışa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Oyun, eğitim programları gereği kavramlar ve kazanımlar sağlamak amacıyla planlanır. Çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece oyun, çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir.

Eğitimde oyunun kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?

Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. Keşfetme, en iyi ve kalıcı öğrenme yöntemidir ve bu sayede yeni şeyler öğrenir, öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir. Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri artar. Bu nedenledir ki anaokulundan itibaren çocuğa oyunla eğitime başlanmalıdır. Son dönemlerde çağımızın gerekliliği haline gelen “kendin yap” akımı da bu felsefe doğrultusunda şekillenmiş ve hayat bulmuştur. Bu sayede, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarda inovatif bakış açısının oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

OYUNU ÇOCUK KURSUN VE YÖNETSİN

Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli? 

Çocukla birlikte alışverişe çıkmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. Yaşına, düzeyine, bilişsel ve bedensel gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. (Bu konuda çocuğunuzun gittiği anaokulundan da destek alabilirsiniz) Çocuğunuzla oyun oynarken göz teması kurmaya dikkat edin. Çocuğunuzun oyun saatinde tamamen oyuna ve ona odaklanın. Dış uyaranları kapatın. (Televizyon, telefon, bilgisayar vb.) Çocuğunuzla her gün oyun oynayın, evinizde bir oyun köşesi, oyun alanı oluşturun. Oyunu çocuğunuz kursun, süreci o yönetsin. Kitaplar, boyalar, kağıtlar, oyun hamuru, resim malzemeleri, parmak boyası, minyatür hayvanlar, evcilik köşesi oyuncakları, arabalar, bebekler, taşıtlar, legolar, tamir setleri, bloklar, peluş hayvanlar, kuklalar, top, vb. oyun alanında olmalıdır. Çok fazla oyuncak yerine, yeterli miktarda ve uzun süre oynayabileceği oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuklar bir çok şeyi oyun oynamak amacıyla kullanır. Çocuklarla oyun oynayan, içindeki çocuğu ortaya çıkaran ebeveynler en iyi oyun arkadaşlarıdır.  Önemli olan çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir. Anne babayla oyun oynayan çocuk, mutlu çocuktur. 

OYUNLA NE SAĞLANIR?

1.Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. 

2.Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. 

3.Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar.

 

Oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir

 

Eğitimde oyunlaştırmanın oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreç olduğuna dikkat çeken İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir.” diye konuştu.

 

Eğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyorsunuz? Programlarınızda oyunu nasıl uyguluyorsunuz?

Oyun, çocuğun en önemli işidir. Çocuğun gelişiminde yemek, uyku ve sevgi kadar oyunun yeri önemlidir. Yaşamı için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri öğrenmesini sağlar. Oyun, çocuk için gelişim ve eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Zihinsel, sosyal, dilsel gelişimine katkısı kadar, zeka, öğrenme ve sosyalleşmenin temelinin atıldığı alandır. Oyun çocuklar için bir iletişim aracıdır. Yaşadığı kaygı ve korkuları oyun aracılığı ile ortaya çıkarır. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz.

 

BOWLING’LE MATEMATİK DERSİ

Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler aktarabilir misiniz?

Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle birlikte zengin uyaranların sunulduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatlarının yaratıldığı çeşitli fiziksel ortamlarda eğitim görüyorlar. Her iki ilkokulumuzda da uygulana Çift Dilli Eğitim programlarımızda matematik, fen bilgisi ve hayat bilgisi gibi derslerde oyundan faydalanıyoruz. Örneğin, bowling oynayarak matematik dersi işleniyor ya da hayat bilgisi dersinde yemekhanede sofra düzeni konusu işlenirken oyun yine devrede. Bu derslerde çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel alıyoruz. Daha üst sınıflarda ise oyun kavramından daha çok yaparak, yaşayarak öğrenme anlayışına göre bir model uyguluyoruz. Örneğin, sanal gerçeklik stüdyosunda fizik, kimya, biyoloji ders içeriklerine göre çalışmalar yapıyoruz. Burada da dijital oyun karşımıza çıkıyor. Kısacası her yaş düzeyinde oyun bizim için bir öğretim tekniği.

 

Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin?

Eğitimde oyunlaştırma oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreçtir. Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir. Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar. Oyunların seçimine öğretmenlerimiz karar verir. Burada belirleyici olan kazanımın içeriği ile oyunun yönteminin uyuşmasıdır.

 

Eğitim ve öğrenmede oyun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz?

Araştırma sonuçları öğretimsel oyunların öğrenenlerin üst düzey düşünme becerilerine olumlu etki yaptığını, geleneksel yolla sürdürülen öğretime oranla öğrenen motivasyonlarında artışa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Oyun, eğitim programları gereği kavramlar ve kazanımlar sağlamak amacıyla planlanır. Çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece oyun, çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir.

 

Eğitimde oyunun kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?

Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. Keşfetme, en iyi ve kalıcı öğrenme yöntemidir ve bu sayede yeni şeyler öğrenir, öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir. Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri artar. Bu nedenledir ki anaokulundan itibaren çocuğa oyunla eğitime başlanmalıdır. Son dönemlerde çağımızın gerekliliği haline gelen “kendin yap” akımı da bu felsefe doğrultusunda şekillenmiş ve hayat bulmuştur. Bu sayede, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarda inovatif bakış açısının oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

 

OYUNU ÇOCUK KURSUN VE YÖNETSİN

Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli?

Çocukla birlikte alışverişe çıkmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. Yaşına, düzeyine, bilişsel ve bedensel gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. (Bu konuda çocuğunuzun gittiği anaokulundan da destek alabilirsiniz) Çocuğunuzla oyun oynarken göz teması kurmaya dikkat edin. Çocuğunuzun oyun saatinde tamamen oyuna ve ona odaklanın. Dış uyaranları kapatın. (Televizyon, telefon, bilgisayar vb.) Çocuğunuzla her gün oyun oynayın, evinizde bir oyun köşesi, oyun alanı oluşturun. Oyunu çocuğunuz kursun, süreci o yönetsin. Kitaplar, boyalar, kağıtlar, oyun hamuru, resim malzemeleri, parmak boyası, minyatür hayvanlar, evcilik köşesi oyuncakları, arabalar, bebekler, taşıtlar, legolar, tamir setleri, bloklar, peluş hayvanlar, kuklalar, top, vb. oyun alanında olmalıdır. Çok fazla oyuncak yerine, yeterli miktarda ve uzun süre oynayabileceği oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuklar bir çok şeyi oyun oynamak amacıyla kullanır. Çocuklarla oyun oynayan, içindeki çocuğu ortaya çıkaran ebeveynler en iyi oyun arkadaşlarıdır.  Önemli olan çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir. Anne babayla oyun oynayan çocuk, mutlu çocuktur.

 

OYUNLA NE SAĞLANIR?

 

1.      Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar.

2.      Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur.

3.      Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar.

 

Son Güncelleme: Salı, 17 Aralık 2019 11:21

Gösterim: 886

Çocukların merakları, öğrenme deneyimleri, beslenme düzenleri, yabancı dil yatkınlıkları, kendi bütçelerini yönetmeleri, dijital dünyadaki varoluşları, rol modelleri, alışkanlıkları, sınırları ve daha birçok konunun ele alınacağı “Kültür’lü Ebeveyn Akademisi” veliler için bir kılavuz işlevi görecek.

kultur_ebeveynÖğrencilere yönelik eğitim öğretim uygulamalarında ailenin rolünü daima önemseyen İstanbul Kültür Eğitim Kurumları’nda “Kültür”lü Ebeveyn Akademisi” 21 Aralık 2019’da başlıyor. 60 yıldır, Türk eğitim sisteminde birçok ilki gerçekleştiren Kültür Koleji, bu öncü çalışmaların felsefesini Kültür Anayasası’nın 10. maddesinde “Kültür’lü, vizyoner liderdir” ifadesiyle belirtiyor. Aileler için bir kılavuz işlevi görecek çalışmada psikoloji, teknoloji, sağlık, sınava hazırlık, yabancı dil, sanat yeteneği, meslek seçimi, astronomi, finansal okuryazarlık gibi birçok konu ele alınacak. Velilerin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda belirlenen çalışma anne-baba okulu anlayışı çerçevesinde her ay düzenlenecek toplam 6 atölyeden oluşuyor.
Okul çağı olarak bilinen ve oldukça hızlı bir büyüme evresi olan 6-11 yaş döneminde çocuklar, kendilerine sevgi gösteren, uyarıcı bir çevre ve sağlıklı gelişimini sağlayan ebeveynlere ihtiyaç duyuyorlar. Bu dönemde onların mutlu, başarılı, sağlıklı, potansiyellerini ortaya çıkarabilen birer birey olabilmeleri ancak doğru bir yaklaşım ve okul-aile işbirliği ile mümkün olabiliyor. Çocukların merakları, öğrenme deneyimleri, beslenme düzenleri, yabancı dil yatkınlıkları, kendi bütçelerini yönetmeleri, dijital dünyadaki varoluşları, rol modelleri, alışkanlıkları, sınırları ve daha birçok konunun ele alınacağı “Kültür’lü Ebeveyn Akademisi” veliler için bir kılavuz işlevi görecek. 21 Aralık 2019’da başlayıp 30 Mayıs 2020’de sona erecek çalışmalar, anne-baba okulu anlayışı çerçevesinde atölye formatında gerçekleşecek.

> Kültür’lü Ebeveyn Akademisi başlıyor

Çocukların merakları, öğrenme deneyimleri, beslenme düzenleri, yabancı dil yatkınlıkları, kendi bütçelerini yönetmeleri, dijital dünyadaki varoluşları, rol modelleri, alışkanlıkları, sınırları ve daha birçok konunun ele alınacağı “Kültür’lü Ebeveyn Akademisi” veliler için bir kılavuz işlevi görecek.

kultur_ebeveynÖğrencilere yönelik eğitim öğretim uygulamalarında ailenin rolünü daima önemseyen İstanbul Kültür Eğitim Kurumları’nda “Kültür”lü Ebeveyn Akademisi” 21 Aralık 2019’da başlıyor. 60 yıldır, Türk eğitim sisteminde birçok ilki gerçekleştiren Kültür Koleji, bu öncü çalışmaların felsefesini Kültür Anayasası’nın 10. maddesinde “Kültür’lü, vizyoner liderdir” ifadesiyle belirtiyor. Aileler için bir kılavuz işlevi görecek çalışmada psikoloji, teknoloji, sağlık, sınava hazırlık, yabancı dil, sanat yeteneği, meslek seçimi, astronomi, finansal okuryazarlık gibi birçok konu ele alınacak. Velilerin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda belirlenen çalışma anne-baba okulu anlayışı çerçevesinde her ay düzenlenecek toplam 6 atölyeden oluşuyor.
Okul çağı olarak bilinen ve oldukça hızlı bir büyüme evresi olan 6-11 yaş döneminde çocuklar, kendilerine sevgi gösteren, uyarıcı bir çevre ve sağlıklı gelişimini sağlayan ebeveynlere ihtiyaç duyuyorlar. Bu dönemde onların mutlu, başarılı, sağlıklı, potansiyellerini ortaya çıkarabilen birer birey olabilmeleri ancak doğru bir yaklaşım ve okul-aile işbirliği ile mümkün olabiliyor. Çocukların merakları, öğrenme deneyimleri, beslenme düzenleri, yabancı dil yatkınlıkları, kendi bütçelerini yönetmeleri, dijital dünyadaki varoluşları, rol modelleri, alışkanlıkları, sınırları ve daha birçok konunun ele alınacağı “Kültür’lü Ebeveyn Akademisi” veliler için bir kılavuz işlevi görecek. 21 Aralık 2019’da başlayıp 30 Mayıs 2020’de sona erecek çalışmalar, anne-baba okulu anlayışı çerçevesinde atölye formatında gerçekleşecek.

Son Güncelleme: Perşembe, 19 Aralık 2019 10:46

Gösterim: 1190

Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları’nda özgün rehberlik anlayışı ve öğrenci merkezli danışmanlık hizmeti ile öğrencilerin her sürecini takip eden bir danışmanlık sistemi uygulandığını belirten Tek Grup Eğitimden Sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Çiğdem Köseoğlu, kurumda uygulanan eğitim ve kurs sistemini anlattı.

cigdem_koseogluTek Grup çatısı altında 7.yılınızı dolduruyorsunuz. Rehber öğretmen olarak başladığınız kurumun şu anda eğitim genel müdür yardımcılığını yürütmektesiniz. Bu süreci paylaşabilir misiniz?
15 yıldır eğitim sektörüne gönül vermiş birisi olarak, Tek Grup çatısı altında 7.yılımı doldurmuş bulunmaktayım. Rehber öğretmenlikle başlayan yolculuğum, müdür yardımcılığı, müdürlük, eğitim koordinatörlüğü ve genel müdür yardımcılığı olarak devam etmektedir. Tek Grup çatısı altında, ülkemize kaliteli, özgün ve modern eğitim anlayışı kazandırabilmenin heyecanı ile yeni projeler üretmek için çalışıyoruz.

2020 yılında Türkiye’ye franchise verecek olan Çağdaş Tomurcuk markasının okul ve kurs eğitim sistemini aktarır mısınız?
“Eğitim, meyvenin kendisi değil, bilgi ağacından meyve toplamaya yarayan bir merdivendir.”
Eğitime bakış açımız; öğrencilerin ilgi, merak ve ihtiyaçlarını karşılayan öğrenme atmosferini oluşturarak özgürce fikir geliştirmelerini ve bilimsel çalışma yapmalarını, becerilerini etkili bir şekilde kullanmalarını, yaparak – yaşayarak ve deneyimleyerek bilgiye ulaşmalarını sağlamaktır.
“Eğitimin temel amacı, çocukları kendi yeteneklerinin bilincine vardırmaktır.”
Eğitim – öğretimimiz her kademedeki öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeye yöneliktir. Hedefimiz öğrencilerin her birinin potansiyelini en iyi şekilde kullanmasını sağlayarak liderlik vasıflarını geliştirmek, ülkemizin ve dünyanın ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını oluşturmaktır.
Genel eğitim yaklaşımımız sınav başarısıyla birlikte tüm derslerde akademik başarıyı yakalamak ve öğrencilerimizi hayata hazırlamak üzerinedir.
Okullarımızda;
Ortaokul eğitiminde 5, 6 ve 7. sınıflarımız akademik derslerde liselere giriş sınavına iyi temel atmaya yöneliktir. 8. sınıfta ise öğrencilerimizin yoğun bir tempo ile sınava hazırlık süreci vardır.
Ortaokula başlayan her öğrencimizin 5. sınıftan itibaren tüm konuları öğrenerek ilerlemesine yönelik bir akademik program uygulanmaktadır. Öğrencilerimizin öğrenme eksikleri tespit edilerek, tamamlama programlarımız vardır. Bu nedenle aslında sınav sistemi ne olursa olsun öğrencilerimiz 8. sınıfa geldiğinde bireysel öğrenme yeteneğinin en üst noktasına ulaşmış olmaktadırlar. 8. sınıfta yapılan deneme sınavlarıyla tüm kazanımlar taranmakta ve öğrencilerimizin eksiği varsa tamamlanarak sınava girmeleri sağlanmaktadır.
9, 10 ve 11. sınıflarda akademik derslerde üniversiteye giriş sınavına sağlam temel atmaları amaçlanmaktadır. 9 ve 10. sınıfın konuları bir taraftan tekrar edilirken diğer taraftan mevcut okul müfredatı öğrencilerimize öğretilmektedir.
11. sınıfta üniversiteye hazırlık öğrencimizin gündeminde olacak şekilde planlama yapılmaktadır.
12. sınıfta yoğun bir sınava hazırlık programı ile öğrencilerimizin Türkiye de ve dünyada en iyi üniversite ve bölümlere girmesi için Çağdaş Tomurcuk kolejine özgü sınava hazırlık programı uygulanmaktadır. 12. sınıfta yapılan deneme sınavlarıyla tüm kazanımlar taranmakta ve öğrencimizin eksiği varsa tamamlanarak sınava girmesi sağlanmaktadır.
Okulumuzda yoğunlaştırılmış İngilizce programı uygulanmaktadır. Öğrencilerimizin hem kendi dilinde hem de yabancı dilde kendilerini ifade edebilmelerine yönelik İngilizce müfredatı vardır. İngilizce programı karşılıklı konuşma, okuduğunu anlama, yazma, sözlü anlatım duyduğunu anlama yetilerini geliştirmeye yöneliktir. Derslerimiz gramer ağırlıklı olmayıp günlük yaşam becerilerini geliştirmeye yöneliktir.
Kurslarımızda ise;
Öğrencilerimizin geleceğini belirleyecek olan LGS ve YKS sınavlarına hazırlık çalışmalarında, müfredata uygun içerikte, yoğunlaştırılmış programlarda, sınavda çıkabilecek soru tipi ve çözümleri, testler, soru bankaları, denemeler v.b. materyaller ile yapılan anlatımlarla öğrencilerimize destek verilmekte ve sınav hazırlık süreçlerini tam anlamıyla yönetebilmek için haftada 6 gün destek çalışmaları uygulanmaktadır.
Yıl içinde uygulanan denemeler ile öğrencilerimizin gelişimi takip edilmekte ve Rehberlik birimimiz ve Danışman öğretmenlerimizce sınav hazırlık süreçleri yürütülmektedir. Yapılan sınavlar sonrasında, rehber öğretmenlerimizin yaptığı sınav analizleri ile öğrencilerimize uygulan soru çözüm programlarıyla eksik konuların pekiştirilmesi sağlanmaktadır. Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları’nda özgün rehberlik anlayışı ve öğrenci merkezli danışmanlık hizmeti ile öğrencilerin her sürecini takip eden bir danışmanlık sistemi uygulanmaktadır. Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları “Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri”nin amacı tüm öğrenciler için sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı oluşturularak, kişisel potansiyellerinin açığa çıkararak en üst düzeyde gelişmesini sağlamaktır. Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları’nda velilerimizin öğrencilerini yakından takip edebilmeleri için interaktif otomasyon programları kullanılmaktadır.
Velilerimiz çocuklarının tüm sınav sonuçlarını, ödevlerini, devamsızlık durumlarını buradan takip edebilir. Yönetim programımız web tabanlı çalışan bir program olduğu için internetin olduğu her yerden ulaşılabilmektedir.
ÖNCE İNSAN KAVRAMIYLA HAREKET EDİYORUZ
Eğitim temel taşı öğretmenlerdir. Öğretmenlerinizin gelişimi için nasıl yatırım ve projeler gerçekleştiriyorsunuz?
Eğitim, toplumumuzun en önemli meselelerinden biri olarak güncelliğini korumaktadır. Bu konuda yapılan her çalışma, eğitim problemlerinin daha iyi anlaşılması ve çözümü için büyük önem taşımaktadır. Hedefine odaklanmış, dünya ile bütünleşmiş, 21.yy becerileri ve donatılarını kazanmış öğrenciler yetiştirmek için eğitimde öğretmenin mesleki ve kişisel gelişimini önemsiyoruz.
“Toplumların uygarlık düzeyi öğretmene verdiği değerle ölçülür.”
Öğretmenlerin desteklenmesi, güçlenmesi, mesleki gelişimine katkı sağlayacak sürdürülebilir eğitimlerle mümkün olacaktır. Tek grup olarak, öğretmen gelişimini eğitim faaliyetlerinin en önemli gündemine oturtmuş durumdayız. Bu kapsamda dönem içinde süreklilik arz eden oryantasyon eğitimleri, hizmet içi çalışmalar yürütmekteyiz.
Eğitimin temeline sevgi tohumları ekip, “önce insan” kavramıyla hareket etmekteyiz. İlkeli, merkezinde insan olan, evrensel anlayış, bilimsel fikir ve aklın projeksiyonunda ilerlemeye devam ederken eğitim standartlarını geliştirmede öğretmen-öğrenci, öğretmen - veli, öğrenci- veli iletişimi olduğunu düşündüğümüz için velilerimizin ve öğrencilerimizin kişisel gelişime destek olabilmek amacıyla PDR süpervizör eğitimleri uygulamaktayız.

Eğitim kurumlarınızı genel merkez sistemiyle yönetiyorsunuz. Genel merkezden, şubelere hangi konularda nasıl bir sistemle destek sağlıyorsunuz?
Geleceğin güvencesi, sağlam temeller üzerine atılmış eğitime dayalıdır. Yaptığımız tüm çalışmalarda Türk eğitim sistemini ileriye doğru taşımanın sorumluluğu ile hareket ediyoruz. Doğru eğitim metotları ve uygulamalarıyla şekil bulan öğrenciler her alanda ülkemize katkı sunacaklardır. Bizlerde eğitim politikalarımızı ve yönetim yapımızı bu kakış açısı ile şekillendiriyoruz. Genel müdürlük yapısı çağın gerektirdiği alt yapı ile donatılmış, otomasyon ve sitemle entegre edilmiş, şubelerin eğitim ile ilgili her türlü ihtiyacına hizmet etmek için kurulmuştur. Genel merkez olarak, şubelerimizin eğitime dair ihtiyaçlarını, süreçlerin planlama ve yönetimlerini karşılamaktayız.
Şubelerimizin; Personel yapılanması, Akademik süreçlerinin planlanması, Eğitim öğretim materyal temini, Merkezi ölçme değerlendirme sistemi gibi daha birçok başlık ile eğitim planlamalarını yönetiyor ve takip ediyoruz.
DEĞERLERİMİZ
Evrensellik
Modernizm
Toplumsallık
Hoşgörü
Kalite
İnsan Merkezli Yaklaşım
Verimlilik

> Çağdaş Tomurcuk eğitim modelini Türkiye’ye yayacak

Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları’nda özgün rehberlik anlayışı ve öğrenci merkezli danışmanlık hizmeti ile öğrencilerin her sürecini takip eden bir danışmanlık sistemi uygulandığını belirten Tek Grup Eğitimden Sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Çiğdem Köseoğlu, kurumda uygulanan eğitim ve kurs sistemini anlattı.

cigdem_koseogluTek Grup çatısı altında 7.yılınızı dolduruyorsunuz. Rehber öğretmen olarak başladığınız kurumun şu anda eğitim genel müdür yardımcılığını yürütmektesiniz. Bu süreci paylaşabilir misiniz?
15 yıldır eğitim sektörüne gönül vermiş birisi olarak, Tek Grup çatısı altında 7.yılımı doldurmuş bulunmaktayım. Rehber öğretmenlikle başlayan yolculuğum, müdür yardımcılığı, müdürlük, eğitim koordinatörlüğü ve genel müdür yardımcılığı olarak devam etmektedir. Tek Grup çatısı altında, ülkemize kaliteli, özgün ve modern eğitim anlayışı kazandırabilmenin heyecanı ile yeni projeler üretmek için çalışıyoruz.

2020 yılında Türkiye’ye franchise verecek olan Çağdaş Tomurcuk markasının okul ve kurs eğitim sistemini aktarır mısınız?
“Eğitim, meyvenin kendisi değil, bilgi ağacından meyve toplamaya yarayan bir merdivendir.”
Eğitime bakış açımız; öğrencilerin ilgi, merak ve ihtiyaçlarını karşılayan öğrenme atmosferini oluşturarak özgürce fikir geliştirmelerini ve bilimsel çalışma yapmalarını, becerilerini etkili bir şekilde kullanmalarını, yaparak – yaşayarak ve deneyimleyerek bilgiye ulaşmalarını sağlamaktır.
“Eğitimin temel amacı, çocukları kendi yeteneklerinin bilincine vardırmaktır.”
Eğitim – öğretimimiz her kademedeki öğrencilerin bilgi ve becerilerini geliştirmeye yöneliktir. Hedefimiz öğrencilerin her birinin potansiyelini en iyi şekilde kullanmasını sağlayarak liderlik vasıflarını geliştirmek, ülkemizin ve dünyanın ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını oluşturmaktır.
Genel eğitim yaklaşımımız sınav başarısıyla birlikte tüm derslerde akademik başarıyı yakalamak ve öğrencilerimizi hayata hazırlamak üzerinedir.
Okullarımızda;
Ortaokul eğitiminde 5, 6 ve 7. sınıflarımız akademik derslerde liselere giriş sınavına iyi temel atmaya yöneliktir. 8. sınıfta ise öğrencilerimizin yoğun bir tempo ile sınava hazırlık süreci vardır.
Ortaokula başlayan her öğrencimizin 5. sınıftan itibaren tüm konuları öğrenerek ilerlemesine yönelik bir akademik program uygulanmaktadır. Öğrencilerimizin öğrenme eksikleri tespit edilerek, tamamlama programlarımız vardır. Bu nedenle aslında sınav sistemi ne olursa olsun öğrencilerimiz 8. sınıfa geldiğinde bireysel öğrenme yeteneğinin en üst noktasına ulaşmış olmaktadırlar. 8. sınıfta yapılan deneme sınavlarıyla tüm kazanımlar taranmakta ve öğrencilerimizin eksiği varsa tamamlanarak sınava girmeleri sağlanmaktadır.
9, 10 ve 11. sınıflarda akademik derslerde üniversiteye giriş sınavına sağlam temel atmaları amaçlanmaktadır. 9 ve 10. sınıfın konuları bir taraftan tekrar edilirken diğer taraftan mevcut okul müfredatı öğrencilerimize öğretilmektedir.
11. sınıfta üniversiteye hazırlık öğrencimizin gündeminde olacak şekilde planlama yapılmaktadır.
12. sınıfta yoğun bir sınava hazırlık programı ile öğrencilerimizin Türkiye de ve dünyada en iyi üniversite ve bölümlere girmesi için Çağdaş Tomurcuk kolejine özgü sınava hazırlık programı uygulanmaktadır. 12. sınıfta yapılan deneme sınavlarıyla tüm kazanımlar taranmakta ve öğrencimizin eksiği varsa tamamlanarak sınava girmesi sağlanmaktadır.
Okulumuzda yoğunlaştırılmış İngilizce programı uygulanmaktadır. Öğrencilerimizin hem kendi dilinde hem de yabancı dilde kendilerini ifade edebilmelerine yönelik İngilizce müfredatı vardır. İngilizce programı karşılıklı konuşma, okuduğunu anlama, yazma, sözlü anlatım duyduğunu anlama yetilerini geliştirmeye yöneliktir. Derslerimiz gramer ağırlıklı olmayıp günlük yaşam becerilerini geliştirmeye yöneliktir.
Kurslarımızda ise;
Öğrencilerimizin geleceğini belirleyecek olan LGS ve YKS sınavlarına hazırlık çalışmalarında, müfredata uygun içerikte, yoğunlaştırılmış programlarda, sınavda çıkabilecek soru tipi ve çözümleri, testler, soru bankaları, denemeler v.b. materyaller ile yapılan anlatımlarla öğrencilerimize destek verilmekte ve sınav hazırlık süreçlerini tam anlamıyla yönetebilmek için haftada 6 gün destek çalışmaları uygulanmaktadır.
Yıl içinde uygulanan denemeler ile öğrencilerimizin gelişimi takip edilmekte ve Rehberlik birimimiz ve Danışman öğretmenlerimizce sınav hazırlık süreçleri yürütülmektedir. Yapılan sınavlar sonrasında, rehber öğretmenlerimizin yaptığı sınav analizleri ile öğrencilerimize uygulan soru çözüm programlarıyla eksik konuların pekiştirilmesi sağlanmaktadır. Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları’nda özgün rehberlik anlayışı ve öğrenci merkezli danışmanlık hizmeti ile öğrencilerin her sürecini takip eden bir danışmanlık sistemi uygulanmaktadır. Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları “Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri”nin amacı tüm öğrenciler için sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı oluşturularak, kişisel potansiyellerinin açığa çıkararak en üst düzeyde gelişmesini sağlamaktır. Çağdaş Tomurcuk Eğitim Kurumları’nda velilerimizin öğrencilerini yakından takip edebilmeleri için interaktif otomasyon programları kullanılmaktadır.
Velilerimiz çocuklarının tüm sınav sonuçlarını, ödevlerini, devamsızlık durumlarını buradan takip edebilir. Yönetim programımız web tabanlı çalışan bir program olduğu için internetin olduğu her yerden ulaşılabilmektedir.
ÖNCE İNSAN KAVRAMIYLA HAREKET EDİYORUZ
Eğitim temel taşı öğretmenlerdir. Öğretmenlerinizin gelişimi için nasıl yatırım ve projeler gerçekleştiriyorsunuz?
Eğitim, toplumumuzun en önemli meselelerinden biri olarak güncelliğini korumaktadır. Bu konuda yapılan her çalışma, eğitim problemlerinin daha iyi anlaşılması ve çözümü için büyük önem taşımaktadır. Hedefine odaklanmış, dünya ile bütünleşmiş, 21.yy becerileri ve donatılarını kazanmış öğrenciler yetiştirmek için eğitimde öğretmenin mesleki ve kişisel gelişimini önemsiyoruz.
“Toplumların uygarlık düzeyi öğretmene verdiği değerle ölçülür.”
Öğretmenlerin desteklenmesi, güçlenmesi, mesleki gelişimine katkı sağlayacak sürdürülebilir eğitimlerle mümkün olacaktır. Tek grup olarak, öğretmen gelişimini eğitim faaliyetlerinin en önemli gündemine oturtmuş durumdayız. Bu kapsamda dönem içinde süreklilik arz eden oryantasyon eğitimleri, hizmet içi çalışmalar yürütmekteyiz.
Eğitimin temeline sevgi tohumları ekip, “önce insan” kavramıyla hareket etmekteyiz. İlkeli, merkezinde insan olan, evrensel anlayış, bilimsel fikir ve aklın projeksiyonunda ilerlemeye devam ederken eğitim standartlarını geliştirmede öğretmen-öğrenci, öğretmen - veli, öğrenci- veli iletişimi olduğunu düşündüğümüz için velilerimizin ve öğrencilerimizin kişisel gelişime destek olabilmek amacıyla PDR süpervizör eğitimleri uygulamaktayız.

Eğitim kurumlarınızı genel merkez sistemiyle yönetiyorsunuz. Genel merkezden, şubelere hangi konularda nasıl bir sistemle destek sağlıyorsunuz?
Geleceğin güvencesi, sağlam temeller üzerine atılmış eğitime dayalıdır. Yaptığımız tüm çalışmalarda Türk eğitim sistemini ileriye doğru taşımanın sorumluluğu ile hareket ediyoruz. Doğru eğitim metotları ve uygulamalarıyla şekil bulan öğrenciler her alanda ülkemize katkı sunacaklardır. Bizlerde eğitim politikalarımızı ve yönetim yapımızı bu kakış açısı ile şekillendiriyoruz. Genel müdürlük yapısı çağın gerektirdiği alt yapı ile donatılmış, otomasyon ve sitemle entegre edilmiş, şubelerin eğitim ile ilgili her türlü ihtiyacına hizmet etmek için kurulmuştur. Genel merkez olarak, şubelerimizin eğitime dair ihtiyaçlarını, süreçlerin planlama ve yönetimlerini karşılamaktayız.
Şubelerimizin; Personel yapılanması, Akademik süreçlerinin planlanması, Eğitim öğretim materyal temini, Merkezi ölçme değerlendirme sistemi gibi daha birçok başlık ile eğitim planlamalarını yönetiyor ve takip ediyoruz.
DEĞERLERİMİZ
Evrensellik
Modernizm
Toplumsallık
Hoşgörü
Kalite
İnsan Merkezli Yaklaşım
Verimlilik

Son Güncelleme: Salı, 17 Aralık 2019 11:08

Gösterim: 1457


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.