Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürü Ay, Çizgi Koleji öğrencilerini sorularını yanıtladı. Silivri’de sosyal kültürel ve sportif etkinliklerde öncü bir ilçe olmak adına okullara ve öğretmenlere tam destek verdiklerini belirten Ay, “Öğrenmenin yaşı olmadığına da inanıyorum. Aslında hepimiz yaşam boyu öğrenciyiz.” diye konuştu.
Sayın Ay, Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak, sorumluluk alanlarında eğitimi nasıl yönetiyorsunuz? Nasıl bir yöneticisiniz?
Bakanlığımızca uygun görülen tüm sorumluluk alanlarıma ait çalışmalarımda öncelikle zamanı planlı bir şekilde kullanarak görev ve projelerin verimli bir şekilde yürütülmesine hassasiyet gösteriyorum. Zamanın etkin kullanımı verimlilik ile doğru orantılıdır. Her yönetici için, çalışma ortamında huzuru sağlayıp, mutluluğu ve verimliliği artırmak öncelikli hedeftir. Erken karar vermek yerine farklı fikirleri değerlendirip tüm seçenekleri önüme koyarak konu hakkında değerlendirme yapmaya gayret ediyorum.
Silivri İlçesi’nde eğitim – öğretim ortamını iyileştirmek için neler gerçekleştirdiniz? Hayat geçirdiğiniz projelerini hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Sosyal kültürel ve sportif etkinliklerde öncü bir ilçe olmak adına okullarımıza ve öğretmenlerimize desteğimiz tamdır. Her yıl eylül ayında Sosyal Kültürel Etkinlikler Kitapçığı oluşturularak bu faaliyetlerin planlı ve düzenli yürütülmesi sağlanmaktadır. Örneğin Sayfalardan Hayata Kitap Okuma Projemiz bu yıl 4. yılına başladı. Bununla birlikte Hayalimdeki Okul Bahçesi, Öncü Şahsiyetler, KÖPRÜ- Kültürümüzü Öğreniyoruz projesi gibi pek çok çalışmayı yürütmekteyiz. İlçemizde Münazara, Güzel Şiir Okuma, Bilgi Kültür, İstiklal Marşını Güzel Okuma, Güzel Türkçemizi Güzel Konuşalım gibi yarışmalar ile eğitim kalitemizi yükseltmeye devam ediyoruz. İlçemiz sportif faaliyetlerde de hem lisanslı öğrenci sayısı hem de ulusal başarıları ile öne çıkmaktadır.
Silivri’nin eğitimle ilgili ihtiyaçları neler, bunların giderilmesi için nasıl çözümler üretiyorsunuz?
Bölgemiz eğitim ihtiyacı bakımından pek çok ilçeye göre avantajlı durumdadır. Eğitim öğretimi olumsuz etkileyecek düzeyde ihtiyaca sahip bir ilçe olmamakla beraber onarım bakım çalışmaları ve inşaatına başlanacak okul projeleri mevcuttur.
Szi de bizler gibi okul sıralarında oturdunuz. O günlerden aklınızda kalanlar nelerdir? Nasıl bir öğrenciydiniz?
Ben mizacım gereği sakin bir öğrenciydim. Okumaya küçük yaştan itibaren hep meyilli oldum, merak duydum. Spora ilgim de hep vardı; masa tenisi, satranç gibi etkinliklerin içinde oldum. Öğrenmenin yaşı olmadığına da inanıyorum. Aslında hepimiz yaşam boyu öğrenciyiz.
Kariyer hayatınıza karar veirken neden öğretmenliği seçtiniz? Bu kararınız etkileyen unsurlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
“İlim tahsil etmek insanlar üzerine farzdır. Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyilikleridir.” gibi sözlerle büyüdük. Öğretmenlik peygamber mesleğidir. Ben meslek seçerken uzun vadede genç nesle faydam olacağına inanarak bu mesleğe yöneldim. Her mesleğin ayrı bir önemi ve ayrı bir değeri vardır şüphesiz ama öğretmenlik, insan yetiştirme işi, başlı başına bir değerdir.
Öğretmenlik, idarecilik ve şimdi de İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak eğitime hizmet veriyorsunuz. Eğitime yönelik hayalleriniz ve hedefleriniz neler?
Öğrencilerin eğitimden en üst düzeyde yararlanabilmesi ve bunun sonucunda bilimde ileri, ahlakı sağlam, milli duyguları gelişmiş, değerlerine sahip çıkarak onları yücelten geleceğin öncü insanlarının yetiştirilmesinde çağın gerektirdiği olumlu katkıları sağlamak her zaman hedefimdir.
AHMET AY
1962 yılında Kırklareli / Kofçaz Elmacık köyünde doğdu. İlk ve Ortaöğretimi Kırklareli’nde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1985 yılında mezun oldu. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans programını başarıyla tamamlayarak Eğitim Yönetimi Bilim İnsanı unvanını aldı.
Avcılar Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde başladığı öğretmenlik hayatına Bakanlığa bağlı çeşitli okullarda öğretmen ve idareci olarak sürdürdü.
2009-2011 yılları arasında Beylikdüzü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Şube Müdürü olarak görev yaptı. 20 Haziran 2014 tarihinden itibaren kurumumuzda İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.
KÜNYE:
• Ahmet Ay
• Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
• Bölgenin nüfusu: 170. 523
• Resmi ve Özel Okul Sayısı: 128
• Öğrenci Sayısı: 29.160
• Öğretmen Sayısı: 1.728
• Derslik Sayısı: 1.369
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürü Ay, Çizgi Koleji öğrencilerini sorularını yanıtladı. Silivri’de sosyal kültürel ve sportif etkinliklerde öncü bir ilçe olmak adına okullara ve öğretmenlere tam destek verdiklerini belirten Ay, “Öğrenmenin yaşı olmadığına da inanıyorum. Aslında hepimiz yaşam boyu öğrenciyiz.” diye konuştu.
Sayın Ay, Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak, sorumluluk alanlarında eğitimi nasıl yönetiyorsunuz? Nasıl bir yöneticisiniz?
Bakanlığımızca uygun görülen tüm sorumluluk alanlarıma ait çalışmalarımda öncelikle zamanı planlı bir şekilde kullanarak görev ve projelerin verimli bir şekilde yürütülmesine hassasiyet gösteriyorum. Zamanın etkin kullanımı verimlilik ile doğru orantılıdır. Her yönetici için, çalışma ortamında huzuru sağlayıp, mutluluğu ve verimliliği artırmak öncelikli hedeftir. Erken karar vermek yerine farklı fikirleri değerlendirip tüm seçenekleri önüme koyarak konu hakkında değerlendirme yapmaya gayret ediyorum.
Silivri İlçesi’nde eğitim – öğretim ortamını iyileştirmek için neler gerçekleştirdiniz? Hayat geçirdiğiniz projelerini hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Sosyal kültürel ve sportif etkinliklerde öncü bir ilçe olmak adına okullarımıza ve öğretmenlerimize desteğimiz tamdır. Her yıl eylül ayında Sosyal Kültürel Etkinlikler Kitapçığı oluşturularak bu faaliyetlerin planlı ve düzenli yürütülmesi sağlanmaktadır. Örneğin Sayfalardan Hayata Kitap Okuma Projemiz bu yıl 4. yılına başladı. Bununla birlikte Hayalimdeki Okul Bahçesi, Öncü Şahsiyetler, KÖPRÜ- Kültürümüzü Öğreniyoruz projesi gibi pek çok çalışmayı yürütmekteyiz. İlçemizde Münazara, Güzel Şiir Okuma, Bilgi Kültür, İstiklal Marşını Güzel Okuma, Güzel Türkçemizi Güzel Konuşalım gibi yarışmalar ile eğitim kalitemizi yükseltmeye devam ediyoruz. İlçemiz sportif faaliyetlerde de hem lisanslı öğrenci sayısı hem de ulusal başarıları ile öne çıkmaktadır.
Silivri’nin eğitimle ilgili ihtiyaçları neler, bunların giderilmesi için nasıl çözümler üretiyorsunuz?
Bölgemiz eğitim ihtiyacı bakımından pek çok ilçeye göre avantajlı durumdadır. Eğitim öğretimi olumsuz etkileyecek düzeyde ihtiyaca sahip bir ilçe olmamakla beraber onarım bakım çalışmaları ve inşaatına başlanacak okul projeleri mevcuttur.
Szi de bizler gibi okul sıralarında oturdunuz. O günlerden aklınızda kalanlar nelerdir? Nasıl bir öğrenciydiniz?
Ben mizacım gereği sakin bir öğrenciydim. Okumaya küçük yaştan itibaren hep meyilli oldum, merak duydum. Spora ilgim de hep vardı; masa tenisi, satranç gibi etkinliklerin içinde oldum. Öğrenmenin yaşı olmadığına da inanıyorum. Aslında hepimiz yaşam boyu öğrenciyiz.
Kariyer hayatınıza karar veirken neden öğretmenliği seçtiniz? Bu kararınız etkileyen unsurlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
“İlim tahsil etmek insanlar üzerine farzdır. Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyilikleridir.” gibi sözlerle büyüdük. Öğretmenlik peygamber mesleğidir. Ben meslek seçerken uzun vadede genç nesle faydam olacağına inanarak bu mesleğe yöneldim. Her mesleğin ayrı bir önemi ve ayrı bir değeri vardır şüphesiz ama öğretmenlik, insan yetiştirme işi, başlı başına bir değerdir.
Öğretmenlik, idarecilik ve şimdi de İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak eğitime hizmet veriyorsunuz. Eğitime yönelik hayalleriniz ve hedefleriniz neler?
Öğrencilerin eğitimden en üst düzeyde yararlanabilmesi ve bunun sonucunda bilimde ileri, ahlakı sağlam, milli duyguları gelişmiş, değerlerine sahip çıkarak onları yücelten geleceğin öncü insanlarının yetiştirilmesinde çağın gerektirdiği olumlu katkıları sağlamak her zaman hedefimdir.
AHMET AY
1962 yılında Kırklareli / Kofçaz Elmacık köyünde doğdu. İlk ve Ortaöğretimi Kırklareli’nde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1985 yılında mezun oldu. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans programını başarıyla tamamlayarak Eğitim Yönetimi Bilim İnsanı unvanını aldı.
Avcılar Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde başladığı öğretmenlik hayatına Bakanlığa bağlı çeşitli okullarda öğretmen ve idareci olarak sürdürdü.
2009-2011 yılları arasında Beylikdüzü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Şube Müdürü olarak görev yaptı. 20 Haziran 2014 tarihinden itibaren kurumumuzda İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.
KÜNYE:
• Ahmet Ay
• Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
• Bölgenin nüfusu: 170. 523
• Resmi ve Özel Okul Sayısı: 128
• Öğrenci Sayısı: 29.160
• Öğretmen Sayısı: 1.728
• Derslik Sayısı: 1.369
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Ekim 2017 16:54
Gösterim: 2063
Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak 4 yıldır bu görevde bulunan Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Çıkrıkçı, AREL Koleji öğrencileri Şebnem Ceceli ve Ayberk Aytekin’in sorularını yanıtladı. 8 yıl öğretmenlikten sonra, okul müdürlüğü ve idareci olarak eğitime hizmetini sürdürdüğünü belirten Çıkrıkçı. “Bugün bu makamda bulunmamın en önemli nedeni çocuklarla daha çok ilgilenip sorunlarına çözüm bulmak, eksikleri gidermek.” diye konuştu.
Okul yıllarınızda nasıl bir öğrenciydiniz?
Azimli bir öğrenciydim. Ortaokul yıllarımda çoğu dersimin çok iyi olmasına rağmen matematik dersini bir türlü yapamıyordum fakat orta 3. sınıfa geçerken 8. sınıf öğretmenim bunun tek nedeninin ön yargı olduğunu söyledi ve onun sayesinde ön yargılarımı yıktım. Rekabet, azim bana başarıyı getirdi. Arkadaşlarım ile aramdaki iyi rekabetin sonucu okulumu birincilikle bitirerek mezun oldum. Annemin öğütlerinin de eğitim hayatımın üzerinde çok büyük etkisi var. O, her zaman okumamı isterdi.
Bu mesleği seçmenizdeki amacınız nedir? Neden eğitim sektörü?
Zamanında sözele daha yatkın bir öğrenci olduğum için zihnimde 3 meslek vardı. Ya hukuk seçecektim, ya öğretmen olacaktım ya da uluslararası ilişkiler okuyacaktım. Sonra öğretmenliğe yöneldim. Sekiz sene boyunca öğretmen olarak çalıştım ve işimi çok sevdim. Sonra arkadaşlarımın önerisi ve desteğiyle müdür yardımcısı oldum. Ardından okul müdürü oldum. Tabi ilerleyen süreçte bu makama kadar yükselmemde en büyük pay geçmişte yaptığım güzel işlerdi. Bugün bu makamda bulunmamın en önemli nedeni çocuklarla daha çok ilgilenip sorunlarına çözüm bulmak, eksikleri gidermek.
ÖNCELİĞİMİZ ÖĞRENCİLERİ GÜVENLİĞİ
Milli Eğitim Müdürü olarak eğitimi nasıl yönetiyorsunuz?
Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne; İl Milli Eğitim Müdürlüğü de Bakanlığa bağlıdır. Öğrenciler ve ebeveynleriyle birlikte her gün 345.000 kişiyle neredeyse iletişim içindeyiz. Bu nedenle çok aktifiz. Bu kadar yoğun olan bu süreçleri tek başımıza yapabilmek neredeyse imkânsız. Bu yüzden görevin yerine getirilmesinde ve denetiminde herkesin ayrı bir sorumluluğu var. Bizim alt kadromuzda sekiz tane şube müdürü, şube müdürlerinin altında da şefler. Bu liste biraz daha uzayarak gidiyor... Her şube müdürü farklı farklı görevlerle ilgileniyor. Görevleri birimlere bölmüş ve her görev için ayrı bir birim dizayn etmiş durumdayız. Sonra okullarımız geliyor. Her okul bize bağlı. Okullardaki işleyişi de okul yöneticilerimiz sağlıyor. Okul başlangıç ve bitiş saatini belirleyen bir birim, öğrenci servisleriyle ilgilenen ayrı bir birim, okullardaki kantinlerle ilgilenen ayrı bir birim… Oldukça fazla birimimiz var ve titizlikle çalışıyoruz. Ayrıca okullarımızdaki sosyal etkinlikleri planlıyor, çalışan personeli denetliyoruz. Öğrencilerimizin güvenliği için iş alımlarına çok dikkat ederek detaylı araştırmalar yapıyoruz. Bizim için önemli olan öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim görmeleri. Biz de bu güvenli ortamı oluşturmak için çalışıyoruz. Bunun dışında öğrencilerin yeteneğini ortaya çıkarmak ve onları yönlendirmek için adımlar attık. Örneğin; birçok okulumuzda mimari, teknoloji, resim atölyeleri açtık. Öğrencilerimizin farklı yabancı diller öğrenmesi için birçok projeye başvurduk ve hepsini yürürlüğe koyduk.
90 KİŞİLİK SINIFLARI 35-28’E DÜŞÜRDÜK
Bahçelievler’in eğitim ihtiyaçları nelerdir? Bunlara nasıl çözüm üretiyorsunuz?
Bu ilçede 20. yılım. 8 yıl öğretmenlik yaptım ve son 4 yıldır ise bu görevdeyim, uzun süre de idarecilikle uğraştım. 97-98 yıllarında bir sınıfta 91 öğrenciyle ders işlendiği zamanlar vardı, bu neredeyse şu an olan 4-5 dersliğe denk düşüyor. 99 depreminden sonra birçok okul yenilendi, yenileri inşa edildi ve bu sorun düzeldi. Şu an öğrenci sayısını 91 kişiden 35-28’ e düşürdük. Okullarımızın fiziki koşulları oldukça geliştirildi, fiziki dönüşüm projelerimiz oldukça fazla. Okullara öğrencilerimizin kendilerini keşfedebilecekleri, yeteneklerini bulabilecekleri alanlar dizayn ettik. Laboratuvarları arttırdık, okullara sanat atölyeleri ekledik, her türlü müzik enstrümanının olduğu müzik derslikleri yaptık, sporla alakalı faaliyetleri arttırdık. Bu faaliyetlerimiz devam ediyor ve devam edecek, her okula bu olanakları sağlamak hedefimiz. Okullarımızda 32 adet kapalı spor salonu ve 4 adet halı saha bulunmaktadır. Özellikle sporda çok iddialı bir ilçeyiz. Türkiye Şampiyonu takımlarımız var. Bireysel spor dallarında Avrupa derecelerimiz var.
Eğitim ortamını iyileştirmek için neler yaptınız? Hangi projeleri hayata geçirdiniz?
Milli Eğitime ait eski okullar yıkıldı, yerlerine yenileri yapıldı, var olan arsalara farklı yeni okullar yapıldı, hızlı bir fiziki dönüşüm süreci yaşandı. Bu da derslik sayılarımızı arttırdı. Derslik sayılarımız artınca derslik başına düşen öğrenci sayımız azaldı.
Okullarımızla beraber farklı projeleri hayata geçirdik. Bazı dersliklerimizi teknoloji sınıflarına dönüştürdük. Bu sayede geleceğimiz olan teknolojinin büyük havuzunda yer almak için çocuklarımıza bunu öğretmeye başladık. Robotlar ve programlar geliştirdik. İleride tabi ki bunun sayısını arttıracağımıza inanıyoruz. Öğrencilerin ders yaptığı sınıflarının dışında eğitim destek sınıfları oluşturduk. Peki bu ne için? Proje kapsamında 34 bin öğrencimizi bir testten geçirdik. Rehberlik ve araştırma merkezimizdeki uzmanlarımız vasıtasıyla öğrencilerimizi taradık. Üstün, özel yetenekli ve farklı becerileri olan öğrencilerimizin bu kabiliyetlerini geliştirmeleri için eğitim destek sınıfları oluşturduk. Ortaokullarımıza robot atölyesi, robot ve astronomi atölyeleri, müzik atölyesi, yazarlık ve hitabet atölyesi, çok dillilik atölyesi, mimarlık atölyesi, İslâm sanatları atölyesi, moda ve tasarım atölyesi, doğa kâşifliği atölyesi, ahşap atölyesi, genetik ve biyoteknoloji atölyesi, gıda ve gastronomi atölyeleri kurduk.
Son olarak eğitime yönelik hedeflerinizi ve hayallerinizi öğrenebilir miyiz?
Bu makama gelmeden önce bile hayalimde eğitimdeki eksikleri tamamlamak için projeler vardı. Bunları hayata geçirmeyi ve başarıyla sonuçlandırmayı hedeflemiştim. Bunun bizzat içerisinde yer alarak büyük çoğunluğunu yaptık. Tek bir hayalim var, o da öğrencilerimizin yabancı dili öğrendiğini ve konuştuğunu görebilmek.
Öğrenci: Bize zaman ayırdığınız ve sohbetiniz için çok teşekkür ederiz.
Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü: Bize ilçemizin eğitim durumunu anlatma fırsatı sunduğunuz için sizlere de çok teşekkür ederiz.
KÜNYE:
• Emin Çıkrıkçı
• Üniversite: Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
• İlçenin nüfusu: 650.000
• Resmi okul Sayısı: 91
• Özel Okul Sayısı: 79
• Öğrenci Sayısı: 345.000
• Öğretmen sayısı: 6.580
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak 4 yıldır bu görevde bulunan Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Çıkrıkçı, AREL Koleji öğrencileri Şebnem Ceceli ve Ayberk Aytekin’in sorularını yanıtladı. 8 yıl öğretmenlikten sonra, okul müdürlüğü ve idareci olarak eğitime hizmetini sürdürdüğünü belirten Çıkrıkçı. “Bugün bu makamda bulunmamın en önemli nedeni çocuklarla daha çok ilgilenip sorunlarına çözüm bulmak, eksikleri gidermek.” diye konuştu.
Okul yıllarınızda nasıl bir öğrenciydiniz?
Azimli bir öğrenciydim. Ortaokul yıllarımda çoğu dersimin çok iyi olmasına rağmen matematik dersini bir türlü yapamıyordum fakat orta 3. sınıfa geçerken 8. sınıf öğretmenim bunun tek nedeninin ön yargı olduğunu söyledi ve onun sayesinde ön yargılarımı yıktım. Rekabet, azim bana başarıyı getirdi. Arkadaşlarım ile aramdaki iyi rekabetin sonucu okulumu birincilikle bitirerek mezun oldum. Annemin öğütlerinin de eğitim hayatımın üzerinde çok büyük etkisi var. O, her zaman okumamı isterdi.
Bu mesleği seçmenizdeki amacınız nedir? Neden eğitim sektörü?
Zamanında sözele daha yatkın bir öğrenci olduğum için zihnimde 3 meslek vardı. Ya hukuk seçecektim, ya öğretmen olacaktım ya da uluslararası ilişkiler okuyacaktım. Sonra öğretmenliğe yöneldim. Sekiz sene boyunca öğretmen olarak çalıştım ve işimi çok sevdim. Sonra arkadaşlarımın önerisi ve desteğiyle müdür yardımcısı oldum. Ardından okul müdürü oldum. Tabi ilerleyen süreçte bu makama kadar yükselmemde en büyük pay geçmişte yaptığım güzel işlerdi. Bugün bu makamda bulunmamın en önemli nedeni çocuklarla daha çok ilgilenip sorunlarına çözüm bulmak, eksikleri gidermek.
ÖNCELİĞİMİZ ÖĞRENCİLERİ GÜVENLİĞİ
Milli Eğitim Müdürü olarak eğitimi nasıl yönetiyorsunuz?
Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne; İl Milli Eğitim Müdürlüğü de Bakanlığa bağlıdır. Öğrenciler ve ebeveynleriyle birlikte her gün 345.000 kişiyle neredeyse iletişim içindeyiz. Bu nedenle çok aktifiz. Bu kadar yoğun olan bu süreçleri tek başımıza yapabilmek neredeyse imkânsız. Bu yüzden görevin yerine getirilmesinde ve denetiminde herkesin ayrı bir sorumluluğu var. Bizim alt kadromuzda sekiz tane şube müdürü, şube müdürlerinin altında da şefler. Bu liste biraz daha uzayarak gidiyor... Her şube müdürü farklı farklı görevlerle ilgileniyor. Görevleri birimlere bölmüş ve her görev için ayrı bir birim dizayn etmiş durumdayız. Sonra okullarımız geliyor. Her okul bize bağlı. Okullardaki işleyişi de okul yöneticilerimiz sağlıyor. Okul başlangıç ve bitiş saatini belirleyen bir birim, öğrenci servisleriyle ilgilenen ayrı bir birim, okullardaki kantinlerle ilgilenen ayrı bir birim… Oldukça fazla birimimiz var ve titizlikle çalışıyoruz. Ayrıca okullarımızdaki sosyal etkinlikleri planlıyor, çalışan personeli denetliyoruz. Öğrencilerimizin güvenliği için iş alımlarına çok dikkat ederek detaylı araştırmalar yapıyoruz. Bizim için önemli olan öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim görmeleri. Biz de bu güvenli ortamı oluşturmak için çalışıyoruz. Bunun dışında öğrencilerin yeteneğini ortaya çıkarmak ve onları yönlendirmek için adımlar attık. Örneğin; birçok okulumuzda mimari, teknoloji, resim atölyeleri açtık. Öğrencilerimizin farklı yabancı diller öğrenmesi için birçok projeye başvurduk ve hepsini yürürlüğe koyduk.
90 KİŞİLİK SINIFLARI 35-28’E DÜŞÜRDÜK
Bahçelievler’in eğitim ihtiyaçları nelerdir? Bunlara nasıl çözüm üretiyorsunuz?
Bu ilçede 20. yılım. 8 yıl öğretmenlik yaptım ve son 4 yıldır ise bu görevdeyim, uzun süre de idarecilikle uğraştım. 97-98 yıllarında bir sınıfta 91 öğrenciyle ders işlendiği zamanlar vardı, bu neredeyse şu an olan 4-5 dersliğe denk düşüyor. 99 depreminden sonra birçok okul yenilendi, yenileri inşa edildi ve bu sorun düzeldi. Şu an öğrenci sayısını 91 kişiden 35-28’ e düşürdük. Okullarımızın fiziki koşulları oldukça geliştirildi, fiziki dönüşüm projelerimiz oldukça fazla. Okullara öğrencilerimizin kendilerini keşfedebilecekleri, yeteneklerini bulabilecekleri alanlar dizayn ettik. Laboratuvarları arttırdık, okullara sanat atölyeleri ekledik, her türlü müzik enstrümanının olduğu müzik derslikleri yaptık, sporla alakalı faaliyetleri arttırdık. Bu faaliyetlerimiz devam ediyor ve devam edecek, her okula bu olanakları sağlamak hedefimiz. Okullarımızda 32 adet kapalı spor salonu ve 4 adet halı saha bulunmaktadır. Özellikle sporda çok iddialı bir ilçeyiz. Türkiye Şampiyonu takımlarımız var. Bireysel spor dallarında Avrupa derecelerimiz var.
Eğitim ortamını iyileştirmek için neler yaptınız? Hangi projeleri hayata geçirdiniz?
Milli Eğitime ait eski okullar yıkıldı, yerlerine yenileri yapıldı, var olan arsalara farklı yeni okullar yapıldı, hızlı bir fiziki dönüşüm süreci yaşandı. Bu da derslik sayılarımızı arttırdı. Derslik sayılarımız artınca derslik başına düşen öğrenci sayımız azaldı.
Okullarımızla beraber farklı projeleri hayata geçirdik. Bazı dersliklerimizi teknoloji sınıflarına dönüştürdük. Bu sayede geleceğimiz olan teknolojinin büyük havuzunda yer almak için çocuklarımıza bunu öğretmeye başladık. Robotlar ve programlar geliştirdik. İleride tabi ki bunun sayısını arttıracağımıza inanıyoruz. Öğrencilerin ders yaptığı sınıflarının dışında eğitim destek sınıfları oluşturduk. Peki bu ne için? Proje kapsamında 34 bin öğrencimizi bir testten geçirdik. Rehberlik ve araştırma merkezimizdeki uzmanlarımız vasıtasıyla öğrencilerimizi taradık. Üstün, özel yetenekli ve farklı becerileri olan öğrencilerimizin bu kabiliyetlerini geliştirmeleri için eğitim destek sınıfları oluşturduk. Ortaokullarımıza robot atölyesi, robot ve astronomi atölyeleri, müzik atölyesi, yazarlık ve hitabet atölyesi, çok dillilik atölyesi, mimarlık atölyesi, İslâm sanatları atölyesi, moda ve tasarım atölyesi, doğa kâşifliği atölyesi, ahşap atölyesi, genetik ve biyoteknoloji atölyesi, gıda ve gastronomi atölyeleri kurduk.
Son olarak eğitime yönelik hedeflerinizi ve hayallerinizi öğrenebilir miyiz?
Bu makama gelmeden önce bile hayalimde eğitimdeki eksikleri tamamlamak için projeler vardı. Bunları hayata geçirmeyi ve başarıyla sonuçlandırmayı hedeflemiştim. Bunun bizzat içerisinde yer alarak büyük çoğunluğunu yaptık. Tek bir hayalim var, o da öğrencilerimizin yabancı dili öğrendiğini ve konuştuğunu görebilmek.
Öğrenci: Bize zaman ayırdığınız ve sohbetiniz için çok teşekkür ederiz.
Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü: Bize ilçemizin eğitim durumunu anlatma fırsatı sunduğunuz için sizlere de çok teşekkür ederiz.
KÜNYE:
• Emin Çıkrıkçı
• Üniversite: Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
• İlçenin nüfusu: 650.000
• Resmi okul Sayısı: 91
• Özel Okul Sayısı: 79
• Öğrenci Sayısı: 345.000
• Öğretmen sayısı: 6.580
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Ekim 2017 16:50
Gösterim: 1397
“KODU CUP TÜRKİYE 2017” yarışmasında Bilfenli öğrenciler, Windmill projesiyle Türkiye 1.si olarak önemli bir başarıya imza attılar. Windmill adlı oyunda öğrenciler, Hasankeyf, Kaman Kalehöyük, Afrodisias, Pamukkale, Manyas Kuş Cenneti ve Hatay Samandağı Milli Parkı’nı sanal ortama taşıdılar.
Teknolojide sınır tanımayan ve öğrencilerini, teknolojiyi tüketen değil üreten bireyler olarak yetiştirmeyi hedefleyen Bilfen Okulları, başarısını yine bir ödülle pekiştirdi. Microsoft, QNB Finansbank ve Habitat Derneği işbirliği ile gerçekleşen “Minik Parmaklar Geleceği Programlıyor” projesi kapsamında düzenlenen “KODU CUP TÜRKİYE 2017” yarışmasında Bilfenli öğrenciler, Türkiye 1.si olarak okullarına büyük bir gurur yaşattı.
Bilfen Ankara Çayyolu İlköğretim Kurumu 8. sınıf öğrencilerinden oluşan “The Coding Explorers” takımı, geliştirdikleri “Windmill” adlı oyunlarıyla teknoloji dünyasının hücresi kabul edilen kodlama tekniği ile büyük bir başarıya imza attı.
YENİ NESİL TURİZMİN KODLARI BİLFENLİLERDE
Türkiye’nin dört bir yanındaki tarihi ve doğal güzelliklerin modellemesiyle oluşturulan ve kodlarla geliştirilen Windmill adlı oyunda öğrenciler, Hasankeyf, Kaman Kalehöyük, Afrodisias, Pamukkale, Manyas Kuş Cenneti ve Hatay Samandağı Milli Parkı’nı işlediler.
Bu oyunla herkesin sanal ortamda Türkiye’yi dolaşarak bu bölgeleri ziyaret edebileceklerini belirten yetenekli öğrenciler, asıl hedeflerinin tarihi ve doğal alanlarını korunması olduğunun altını çizdiler. Bu tarz oyunların Türkiye turizmine katkı sağladığını da belirten genç mucitler, 12 – 14 yaş grubunda 1. olarak hem öğretmenlerine hem de ailelerine gurur kaynağı oldular.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
“KODU CUP TÜRKİYE 2017” yarışmasında Bilfenli öğrenciler, Windmill projesiyle Türkiye 1.si olarak önemli bir başarıya imza attılar. Windmill adlı oyunda öğrenciler, Hasankeyf, Kaman Kalehöyük, Afrodisias, Pamukkale, Manyas Kuş Cenneti ve Hatay Samandağı Milli Parkı’nı sanal ortama taşıdılar.
Teknolojide sınır tanımayan ve öğrencilerini, teknolojiyi tüketen değil üreten bireyler olarak yetiştirmeyi hedefleyen Bilfen Okulları, başarısını yine bir ödülle pekiştirdi. Microsoft, QNB Finansbank ve Habitat Derneği işbirliği ile gerçekleşen “Minik Parmaklar Geleceği Programlıyor” projesi kapsamında düzenlenen “KODU CUP TÜRKİYE 2017” yarışmasında Bilfenli öğrenciler, Türkiye 1.si olarak okullarına büyük bir gurur yaşattı.
Bilfen Ankara Çayyolu İlköğretim Kurumu 8. sınıf öğrencilerinden oluşan “The Coding Explorers” takımı, geliştirdikleri “Windmill” adlı oyunlarıyla teknoloji dünyasının hücresi kabul edilen kodlama tekniği ile büyük bir başarıya imza attı.
YENİ NESİL TURİZMİN KODLARI BİLFENLİLERDE
Türkiye’nin dört bir yanındaki tarihi ve doğal güzelliklerin modellemesiyle oluşturulan ve kodlarla geliştirilen Windmill adlı oyunda öğrenciler, Hasankeyf, Kaman Kalehöyük, Afrodisias, Pamukkale, Manyas Kuş Cenneti ve Hatay Samandağı Milli Parkı’nı işlediler.
Bu oyunla herkesin sanal ortamda Türkiye’yi dolaşarak bu bölgeleri ziyaret edebileceklerini belirten yetenekli öğrenciler, asıl hedeflerinin tarihi ve doğal alanlarını korunması olduğunun altını çizdiler. Bu tarz oyunların Türkiye turizmine katkı sağladığını da belirten genç mucitler, 12 – 14 yaş grubunda 1. olarak hem öğretmenlerine hem de ailelerine gurur kaynağı oldular.
Son Güncelleme: Salı, 17 Ekim 2017 13:34
Gösterim: 1644
“Kültürlü” bilim insanlarının laboratuvarlarda, sanatçıların ise stüdyolarda gerçeğin ne olduğu, neden önemli olduğu ve toplumun ilerlemesine/gelişmesine nasıl katkıları olduğu hakkında çalışmalar yaptığını öğrenirken, bir yandan da kendi yeteneklerini geliştirmelerine imkan sağladıklarını belirten İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, Kış Okulları’nın yeni bir konseptle hazırladıklarını söyledi.
Bu yıl 58. yaşını kutlayan Kültür Koleji, geleneklerini sürdürmeye devam ettiğini ifade eden İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Kültür Anayasası’nın 18. Maddesinde” der ki; “Kültürlü bireyin yeteneğine önem verir. Kültürlü, bireyin doğuştan getirdiği birçok yetenekle donanmış olduğunu bilir, bu gücün ortaya çıkarılması için gerekli olanak ve fırsatları yaratarak destekler. Özel beceri ve yetenek sahibi öğrencileri keşfedecek ve geliştirecek ilgi ve çaba göstermeyi doğal görevi sayar.“
Bu maddenin gereğini Kültür Kolejleri kurulduğu günden bu yana günün koşullarına uygun olarak yerine getiriyor. Çocuklarda var olan bilgi ve becerileri geliştirmek üzere günümüzün gereği olan birçok bilimsel ve teknolojik, çalışmalara yıl boyunca büyük önem veriyoruz. “Bilim insanları ve sanatçılar doğal ortaklardır. Her ikisi de açık fikirlidir ve çok soru sorarak problemleri ele alırlar.” yaklaşımını benimseyen Kültür Koleji bu çalışmalarının yanısıra bireysel yetenekleri içeren sanat ve sportif alanındaki çalışmalara da önem veriyor.
Öğrencilerin fiziksel, duygusal ve düşünsel gelişimlerine katkıda bulunmak, arkadaşlığı, dostluğu, paylaşmayı ve rekabeti yaşayarak öğrenmelerini sağlamak, sportif alanda ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkararak kendi alanlarında başarılı sporcular yetiştirmeyi hedefleyen Kültür Koleji “kış okulu” içeriğini daha da genişletti. Spor, İnovasyon ve Sanat ana kategorilerinde 25 farklı branş ile 4-17 yaş aralığındaki öğrencilere eğitim veriliyor. 32 hafta süren eğitimlerde çocuklar sportif, sanatsal ve inovatif becerilerini geliştirmenin yanında sosyal ve duygusal becerilerini de geliştirme fırsatı buluyorlar. Çocukların bu gelişimleri en üst seviyede yaşayabilmeleri için benzer yaş grupları, seçtikleri branşlardaki seviyelerin de önemi çok büyük oluyor. Öğrencilerimizin algısal yetilerini geliştirmek, zihinsel birikimlerini görsel biçimler ile ifade edebilmelerini sağlamak, kendini özgürce ortaya koyabilen, sanatı seven ve kültürünü algılayan mutlu, başarılı öğrenciler yetiştirmeyi amaçlıyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
“Kültürlü” bilim insanlarının laboratuvarlarda, sanatçıların ise stüdyolarda gerçeğin ne olduğu, neden önemli olduğu ve toplumun ilerlemesine/gelişmesine nasıl katkıları olduğu hakkında çalışmalar yaptığını öğrenirken, bir yandan da kendi yeteneklerini geliştirmelerine imkan sağladıklarını belirten İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, Kış Okulları’nın yeni bir konseptle hazırladıklarını söyledi.
Bu yıl 58. yaşını kutlayan Kültür Koleji, geleneklerini sürdürmeye devam ettiğini ifade eden İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Kültür Anayasası’nın 18. Maddesinde” der ki; “Kültürlü bireyin yeteneğine önem verir. Kültürlü, bireyin doğuştan getirdiği birçok yetenekle donanmış olduğunu bilir, bu gücün ortaya çıkarılması için gerekli olanak ve fırsatları yaratarak destekler. Özel beceri ve yetenek sahibi öğrencileri keşfedecek ve geliştirecek ilgi ve çaba göstermeyi doğal görevi sayar.“
Bu maddenin gereğini Kültür Kolejleri kurulduğu günden bu yana günün koşullarına uygun olarak yerine getiriyor. Çocuklarda var olan bilgi ve becerileri geliştirmek üzere günümüzün gereği olan birçok bilimsel ve teknolojik, çalışmalara yıl boyunca büyük önem veriyoruz. “Bilim insanları ve sanatçılar doğal ortaklardır. Her ikisi de açık fikirlidir ve çok soru sorarak problemleri ele alırlar.” yaklaşımını benimseyen Kültür Koleji bu çalışmalarının yanısıra bireysel yetenekleri içeren sanat ve sportif alanındaki çalışmalara da önem veriyor.
Öğrencilerin fiziksel, duygusal ve düşünsel gelişimlerine katkıda bulunmak, arkadaşlığı, dostluğu, paylaşmayı ve rekabeti yaşayarak öğrenmelerini sağlamak, sportif alanda ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkararak kendi alanlarında başarılı sporcular yetiştirmeyi hedefleyen Kültür Koleji “kış okulu” içeriğini daha da genişletti. Spor, İnovasyon ve Sanat ana kategorilerinde 25 farklı branş ile 4-17 yaş aralığındaki öğrencilere eğitim veriliyor. 32 hafta süren eğitimlerde çocuklar sportif, sanatsal ve inovatif becerilerini geliştirmenin yanında sosyal ve duygusal becerilerini de geliştirme fırsatı buluyorlar. Çocukların bu gelişimleri en üst seviyede yaşayabilmeleri için benzer yaş grupları, seçtikleri branşlardaki seviyelerin de önemi çok büyük oluyor. Öğrencilerimizin algısal yetilerini geliştirmek, zihinsel birikimlerini görsel biçimler ile ifade edebilmelerini sağlamak, kendini özgürce ortaya koyabilen, sanatı seven ve kültürünü algılayan mutlu, başarılı öğrenciler yetiştirmeyi amaçlıyoruz.
Son Güncelleme: Salı, 17 Ekim 2017 13:39
Gösterim: 1833
Bir Eduprofill Investment AŞ yatırımı olan ve bireyi merkeze alan eğitim sistemi anlayışını benimseyen Devr-i Alem Eğitim Kolejleri, 2017-2018 eğitim sezonu ile birlikte Kağıthane’deki dev kampüsüne öğrencilerini yetiştirmeye başlıyor. Devr-i Alem Eğitim Kolejleri anaokulu, ilköğretim ve lise seviyesinde eğitim verecek.
Adını Jules Verne’in romanlarından alan Devr-i Alem Eğitim Kolejleri, kendi ‘devr-i ālem’ini çocuklar için akademik eğitimin yanı sıra sanatsal ve sportif alanları da katarak gerçekleştirmeyi hedefliyor. Eğitime özel bir mimariyle 14.000 metrekare kapalı alana tasarlanan ilk kampüsünü Kağıthane’de açan Devr-i Alem Eğitim Kolejleri’nin eğitim sistemi “Hayatın merkezi sensin” mottosu üzerine kurulu. Devr-i Alem’in toplumsal gelişimin, bireysel gelişimden geçtiği felsefesi üzerinden ilerlettiği eğitim sistemindeki en temel fark ilkokul dönemi itibariyle öğrencilerini, kendine has yetenek ve becerileriyle bir birey olarak ele almasında yatıyor. Her öğrenci için özel olarak hazırlanan ‘Bireysel Gelişim Raporu’ ile kişiye özel eğitim sistemi, kendi kazanımları doğrultusunda branş dersliklerinde uygulanıyor.
Öğretmenler öğrencilerini, kendi branş derslerinin gerektirdiği materyallerle donatılmış sınıflarında misafir ediyorlar. Branş dersliği uygulaması ile tüm dersleri teorik bilgilerinin yanı sıra uygulama olanağını da maksimum düzeyde sunan, her bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu eğitime yönelik planlamaya olanak sağlayan derslikler, işbirlikli öğrenme ile dinamizm kazanıyor.
SÜREÇ ANAOKULUNDAN BAŞLIYOR!
Devr-i Alem Eğitim Kolejleri’nin anaokulu, 36 aylık yaş grubuyla başlayıp tüm okul öncesi süreci boyunca hizmet vermek üzere planlanmış, deneysel bir yaşam alanı sunuyor. Çocukların ince kas ve motor becerilerinin yanı sıra kişiliklerinin de şekillendiği okul öncesi dönem, Devr-i Alem eğitim felsefesi içerisinde bir oyun süreci olarak ele alınıyor. Çocuğun bu oyun süreci içerisinde yakın çevresiyle sosyalleşmeye başlayıp, katman katman genişleyen bir atmosfer diziniyle kendisini çevreleyen tüm dünyayı deneyimlemesi hedefleniyor. Ölçme ve değerlendirme sistemini temel alan ilkokulu ise her bir öğrenciyi, kendi akademik düzeyi üzerinden eğitmeye başlıyor. Okula başlayacak öğrenciler “Akademik Düzey”, “Kişisel Beceriler Düzeyi” ve “Bireysel Öğrenme Düzeyi” olarak ayrı ayrı değerlendiriliyor. Akademik düzey, yabancı dil, sosyal bilimler, fen bilimleri, edebiyat ve Türkçe’ye olan hakimiyetlerinin, seviyelerine göre ölçümlendiği sınavlar bütününden oluşuyor. Yabancı dil seviye ölçümünde, uluslararası eşdeğerliliğe sahip ‘Pearson Placement Test Programı’ uygulanıyor. Kişisel Beceriler Düzeyi ise, öğrencilerin; bilişsel, psikososyal, fiziksel ve yetenek yönetimi başlıkları altında değerlendirilen becerilerinin saptanması ve bireysel gelişim süreçlerine doğru yön verilmesine rehberlik eden programın, başlangıç adımı.
GLOBAL DÜNYANIN DİJİTAL ÇOCUKLARI
Eduprofill deneyimiyle yola çıkan okulun, akademik yapılanmasını ve öğrenme ortamlarını uluslararası eğitim standartlarına tam uyumlu olarak tasarlandı. Devr-i Alem Eğitim Kolejleri, çağdaş eğitim yaklaşımı, İngilizce eğitimine verdiği önem ve uluslararası işbirlikleriyle öğrencilerine evrensel kimliğe sahip dünya vatandaşları statüsünü kazandırmayı hedefliyor. Yabancı dil eğitimi ana sınıfından başlayıp lise son sınıfa kadar giderek yoğunlaşan bir programla uygulanıyor. İngilizce eğitiminde, ezber yöntemi yerine deneyimleme, anlama ve ilişkilendirme yöntemlerinin ön planda olduğu bütünsel yaklaşım sunuluyor. Uluslararası Eğitim Programları ile öğrencilerin bilim, sanat ve spor faaliyetlerinde birçok festival, etkinlik, proje ve çalışma gruplarına katılmasına da olanak sağlayabilecek altyapıyla yola çıkıyor. Ayrıca, eğitimine yurtdışında devam etmek isteyen öğrenciler için sınav hazırlık, okul iletişim/seçimi ve diğer konularda danışmanlık hizmeti de yine çocukların geleceğini şimdiden düşünen Devr-i Alem Eğitim Kolejlerine emanet.
ÖĞRENCİLERE ÖZEL YAŞAM ALANI
Devr-i Alem Eğitim Kampüsü, başlangıç itibariyle bir eğitim kampüsü olsa da öğrencilerin her gününü rahatlıkla geçirebileceği, hayatın içinden bir yaşam alanı olarak da planlandı. Kampüs; kütüphane, gösteri sanatları merkezi, yüzme havuzu, spor akademisi gibi özel tesislerin yanı sıra; kafeteryaları, rekreasyon alanları, özel sınıfları ve bahçe donatılarıyla büyük bir şehrin olası tüm mimari ihtiyaçlarının yerleştirildiği kavramsal bir yaşam alanı. Çünkü Devr-i Alem Eğitim Kolejleri öğrenme ortamı kavramını, fiziksel çevreden çok daha geniş bir eğitim atmosferi olarak tanımlıyor. Bu nedenle dijital ortamlardan masalara, duvarlara, tüm kapalı ve açık mekanlara kadar her alana öğrenmeye ve öğrenmeyi hayat boyu devam ettirmeye hizmet edecek bir bakış açısı getiriyor. Akademik, sanatsal ve sportif başarı, Devr-i Alem Kolejleri’nin temel eğitim vaatlerini oluşturuyor. Bu anlayışla tasarlanan müzik atölyeleri, akustik yalıtımı ve seyirci üniteleriyle profesyonel bir sahne ile aynı özellikle tasarlandı. Her türlü enstrünanın temel eğitiminin verildiği müzik atölyeleri, şan ve koro çalışmalarıyla müzik coşkusunu profesyonel bir eğilim olarak öğrencilerin gönlüne yerleştirmeyi hedefliyor. Müzik atölyelerinde eğitim gören öğrencilerin özel yetenekleri, 450 kişilik gösteri sanatları merkezinde seyirciyle buluşaması planlanıyor.
“20 yılı aşkın eğitim sektörü deneyimine sahip Sezai Eyüpoğlu tarafından kurulan EduProfill Investments, bireysel ya da kurumsal girişimcilerin, sermaye hacimlerinin kapasitesi oranında bilfiil ya da EduProfill ortaklığıyla proje geliştirebilmelerini sağlıyor. Ve bunu yaparken, alışılmış franchising kalıplarının dışına çıkarak yatırımcıya farklı ve avantajlı seçenekler sunuyor.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Bir Eduprofill Investment AŞ yatırımı olan ve bireyi merkeze alan eğitim sistemi anlayışını benimseyen Devr-i Alem Eğitim Kolejleri, 2017-2018 eğitim sezonu ile birlikte Kağıthane’deki dev kampüsüne öğrencilerini yetiştirmeye başlıyor. Devr-i Alem Eğitim Kolejleri anaokulu, ilköğretim ve lise seviyesinde eğitim verecek.
Adını Jules Verne’in romanlarından alan Devr-i Alem Eğitim Kolejleri, kendi ‘devr-i ālem’ini çocuklar için akademik eğitimin yanı sıra sanatsal ve sportif alanları da katarak gerçekleştirmeyi hedefliyor. Eğitime özel bir mimariyle 14.000 metrekare kapalı alana tasarlanan ilk kampüsünü Kağıthane’de açan Devr-i Alem Eğitim Kolejleri’nin eğitim sistemi “Hayatın merkezi sensin” mottosu üzerine kurulu. Devr-i Alem’in toplumsal gelişimin, bireysel gelişimden geçtiği felsefesi üzerinden ilerlettiği eğitim sistemindeki en temel fark ilkokul dönemi itibariyle öğrencilerini, kendine has yetenek ve becerileriyle bir birey olarak ele almasında yatıyor. Her öğrenci için özel olarak hazırlanan ‘Bireysel Gelişim Raporu’ ile kişiye özel eğitim sistemi, kendi kazanımları doğrultusunda branş dersliklerinde uygulanıyor.
Öğretmenler öğrencilerini, kendi branş derslerinin gerektirdiği materyallerle donatılmış sınıflarında misafir ediyorlar. Branş dersliği uygulaması ile tüm dersleri teorik bilgilerinin yanı sıra uygulama olanağını da maksimum düzeyde sunan, her bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu eğitime yönelik planlamaya olanak sağlayan derslikler, işbirlikli öğrenme ile dinamizm kazanıyor.
SÜREÇ ANAOKULUNDAN BAŞLIYOR!
Devr-i Alem Eğitim Kolejleri’nin anaokulu, 36 aylık yaş grubuyla başlayıp tüm okul öncesi süreci boyunca hizmet vermek üzere planlanmış, deneysel bir yaşam alanı sunuyor. Çocukların ince kas ve motor becerilerinin yanı sıra kişiliklerinin de şekillendiği okul öncesi dönem, Devr-i Alem eğitim felsefesi içerisinde bir oyun süreci olarak ele alınıyor. Çocuğun bu oyun süreci içerisinde yakın çevresiyle sosyalleşmeye başlayıp, katman katman genişleyen bir atmosfer diziniyle kendisini çevreleyen tüm dünyayı deneyimlemesi hedefleniyor. Ölçme ve değerlendirme sistemini temel alan ilkokulu ise her bir öğrenciyi, kendi akademik düzeyi üzerinden eğitmeye başlıyor. Okula başlayacak öğrenciler “Akademik Düzey”, “Kişisel Beceriler Düzeyi” ve “Bireysel Öğrenme Düzeyi” olarak ayrı ayrı değerlendiriliyor. Akademik düzey, yabancı dil, sosyal bilimler, fen bilimleri, edebiyat ve Türkçe’ye olan hakimiyetlerinin, seviyelerine göre ölçümlendiği sınavlar bütününden oluşuyor. Yabancı dil seviye ölçümünde, uluslararası eşdeğerliliğe sahip ‘Pearson Placement Test Programı’ uygulanıyor. Kişisel Beceriler Düzeyi ise, öğrencilerin; bilişsel, psikososyal, fiziksel ve yetenek yönetimi başlıkları altında değerlendirilen becerilerinin saptanması ve bireysel gelişim süreçlerine doğru yön verilmesine rehberlik eden programın, başlangıç adımı.
GLOBAL DÜNYANIN DİJİTAL ÇOCUKLARI
Eduprofill deneyimiyle yola çıkan okulun, akademik yapılanmasını ve öğrenme ortamlarını uluslararası eğitim standartlarına tam uyumlu olarak tasarlandı. Devr-i Alem Eğitim Kolejleri, çağdaş eğitim yaklaşımı, İngilizce eğitimine verdiği önem ve uluslararası işbirlikleriyle öğrencilerine evrensel kimliğe sahip dünya vatandaşları statüsünü kazandırmayı hedefliyor. Yabancı dil eğitimi ana sınıfından başlayıp lise son sınıfa kadar giderek yoğunlaşan bir programla uygulanıyor. İngilizce eğitiminde, ezber yöntemi yerine deneyimleme, anlama ve ilişkilendirme yöntemlerinin ön planda olduğu bütünsel yaklaşım sunuluyor. Uluslararası Eğitim Programları ile öğrencilerin bilim, sanat ve spor faaliyetlerinde birçok festival, etkinlik, proje ve çalışma gruplarına katılmasına da olanak sağlayabilecek altyapıyla yola çıkıyor. Ayrıca, eğitimine yurtdışında devam etmek isteyen öğrenciler için sınav hazırlık, okul iletişim/seçimi ve diğer konularda danışmanlık hizmeti de yine çocukların geleceğini şimdiden düşünen Devr-i Alem Eğitim Kolejlerine emanet.
ÖĞRENCİLERE ÖZEL YAŞAM ALANI
Devr-i Alem Eğitim Kampüsü, başlangıç itibariyle bir eğitim kampüsü olsa da öğrencilerin her gününü rahatlıkla geçirebileceği, hayatın içinden bir yaşam alanı olarak da planlandı. Kampüs; kütüphane, gösteri sanatları merkezi, yüzme havuzu, spor akademisi gibi özel tesislerin yanı sıra; kafeteryaları, rekreasyon alanları, özel sınıfları ve bahçe donatılarıyla büyük bir şehrin olası tüm mimari ihtiyaçlarının yerleştirildiği kavramsal bir yaşam alanı. Çünkü Devr-i Alem Eğitim Kolejleri öğrenme ortamı kavramını, fiziksel çevreden çok daha geniş bir eğitim atmosferi olarak tanımlıyor. Bu nedenle dijital ortamlardan masalara, duvarlara, tüm kapalı ve açık mekanlara kadar her alana öğrenmeye ve öğrenmeyi hayat boyu devam ettirmeye hizmet edecek bir bakış açısı getiriyor. Akademik, sanatsal ve sportif başarı, Devr-i Alem Kolejleri’nin temel eğitim vaatlerini oluşturuyor. Bu anlayışla tasarlanan müzik atölyeleri, akustik yalıtımı ve seyirci üniteleriyle profesyonel bir sahne ile aynı özellikle tasarlandı. Her türlü enstrünanın temel eğitiminin verildiği müzik atölyeleri, şan ve koro çalışmalarıyla müzik coşkusunu profesyonel bir eğilim olarak öğrencilerin gönlüne yerleştirmeyi hedefliyor. Müzik atölyelerinde eğitim gören öğrencilerin özel yetenekleri, 450 kişilik gösteri sanatları merkezinde seyirciyle buluşaması planlanıyor.
“20 yılı aşkın eğitim sektörü deneyimine sahip Sezai Eyüpoğlu tarafından kurulan EduProfill Investments, bireysel ya da kurumsal girişimcilerin, sermaye hacimlerinin kapasitesi oranında bilfiil ya da EduProfill ortaklığıyla proje geliştirebilmelerini sağlıyor. Ve bunu yaparken, alışılmış franchising kalıplarının dışına çıkarak yatırımcıya farklı ve avantajlı seçenekler sunuyor.”
Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Eylül 2017 15:49
Gösterim: 2533

