Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Doktora öğrencisi, otellerde çalışıp 'barmen-turist' aşklarını tez konusu yaptı. ‘Turist-Çalışan Cinsel İlişkilerinin Eleştirel Gerçeklikle İncelenmesi’adlı teziyle de ’En İyi Lisansüstü Turizm Tezleri Yarışması’nda ’Çelik Gülersoy Özel Ödülü’nü aldı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora öğrencisi Alper Aslan, tatil bölgelerindeki barmen-turist ilişkisini incelemek için iki sezon Marmaris’te barboyluk ve bulaşıkçılık yaptı. Aslan, ’Turist-Çalışan Cinsel İlişkilerinin Eleştirel Gerçeklikle İncelenmesi’ başlıklı doktora teziyle ’En İyi Lisansüstü Turizm Tezleri Yarışması’nda ’Çelik Gülersoy Özel Ödülü’nü aldı.
Üniversite öğrencisiyken çalıştığı Marmaris ve Bodrum’daki otellerde erkek turizm personeli ve kadın turist yakınlaşmalarına tanık olan Aslan, tez olarak da bu konuyu seçti. Tezin araştırma safhasında Marmaris’te biri apart otel, diğeri dört yıldızlı iki tesiste barboyluk ve bulaşıkçılık yapıp 49 sektör çalışanıyla görüşen Aslan, ‘erkek çalışan-kadın turist arasında karşılıklı isteğe bağlı ilişkileri’ inceledi. Aslan’a göre turistik aşklarda animatörler ve barmenler avantajlı, garsonlar ise şanssız.
“Bir genelleme yapmak doğru olmaz ama erkek turizm personeliyle kadın turistlerin ilişkilerinin belirli sınırlar içerisinde kalmak kaydıyla hem çalışanlar hem de tatile gelen kadın turistler için tatilin bir parçası olduğunu gördüm” diyen Aslan apart otelde görüştüğü bir barmenin şu ifadelerini aktardı:
“Bara gelen kadın müşteri, ’Yorgunum’ diyor. Ben ’ Normal’ diyorum, kadın ’Niye normal’ diye sorunca, ’Dün gece benim yatağımdaydın’ muhabbeti yapıyorum. Turistle aşırıya kaçmadan istediğin şakayı yapabilirsin. Turist asık suratlı insanı sevmez. Güleceksin, fırlama olacaksın. Ne kadar seni sevdiler, müşteri o kadar burada kalır, tatili iyi geçer, eğlenir.”
‘Holiday feeling’
Alper Aslan, turistlerin tatilde rahatladıklarını, kendi ülkelerinde yapmadıkları ya da tasvip etmedikleri davranışları sergileyip, bu tür davranışlara maruz kaldıklarında da normal karşıladıklarını söyledi. Aslan, bir otel çalışanının turistlerin tatildeki rahat tavırlarını anlatırken ’Holiday feeling’ sözünü kullandığını da belirtti.
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Doktora öğrencisi, otellerde çalışıp 'barmen-turist' aşklarını tez konusu yaptı. ‘Turist-Çalışan Cinsel İlişkilerinin Eleştirel Gerçeklikle İncelenmesi’adlı teziyle de ’En İyi Lisansüstü Turizm Tezleri Yarışması’nda ’Çelik Gülersoy Özel Ödülü’nü aldı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora öğrencisi Alper Aslan, tatil bölgelerindeki barmen-turist ilişkisini incelemek için iki sezon Marmaris’te barboyluk ve bulaşıkçılık yaptı. Aslan, ’Turist-Çalışan Cinsel İlişkilerinin Eleştirel Gerçeklikle İncelenmesi’ başlıklı doktora teziyle ’En İyi Lisansüstü Turizm Tezleri Yarışması’nda ’Çelik Gülersoy Özel Ödülü’nü aldı.
Üniversite öğrencisiyken çalıştığı Marmaris ve Bodrum’daki otellerde erkek turizm personeli ve kadın turist yakınlaşmalarına tanık olan Aslan, tez olarak da bu konuyu seçti. Tezin araştırma safhasında Marmaris’te biri apart otel, diğeri dört yıldızlı iki tesiste barboyluk ve bulaşıkçılık yapıp 49 sektör çalışanıyla görüşen Aslan, ‘erkek çalışan-kadın turist arasında karşılıklı isteğe bağlı ilişkileri’ inceledi. Aslan’a göre turistik aşklarda animatörler ve barmenler avantajlı, garsonlar ise şanssız.
“Bir genelleme yapmak doğru olmaz ama erkek turizm personeliyle kadın turistlerin ilişkilerinin belirli sınırlar içerisinde kalmak kaydıyla hem çalışanlar hem de tatile gelen kadın turistler için tatilin bir parçası olduğunu gördüm” diyen Aslan apart otelde görüştüğü bir barmenin şu ifadelerini aktardı:
“Bara gelen kadın müşteri, ’Yorgunum’ diyor. Ben ’ Normal’ diyorum, kadın ’Niye normal’ diye sorunca, ’Dün gece benim yatağımdaydın’ muhabbeti yapıyorum. Turistle aşırıya kaçmadan istediğin şakayı yapabilirsin. Turist asık suratlı insanı sevmez. Güleceksin, fırlama olacaksın. Ne kadar seni sevdiler, müşteri o kadar burada kalır, tatili iyi geçer, eğlenir.”
‘Holiday feeling’
Alper Aslan, turistlerin tatilde rahatladıklarını, kendi ülkelerinde yapmadıkları ya da tasvip etmedikleri davranışları sergileyip, bu tür davranışlara maruz kaldıklarında da normal karşıladıklarını söyledi. Aslan, bir otel çalışanının turistlerin tatildeki rahat tavırlarını anlatırken ’Holiday feeling’ sözünü kullandığını da belirtti.
(radikal)
Son Güncelleme: Cuma, 27 Nisan 2012 15:12
Gösterim: 2435
Üstün ve özel yetenekli çocuklar konusunda çalışma yürüten Prof. Dr. Necate Baykoç Dönmez, Türkiye'de yılda 30 bin dahi çocuğun doğduğunu ve devletin ancak bin çocuğa sahip çıktığını söyledi.

Üstün ve özel yetenekli çocuklar konusunda çalışma yürüten Prof. Dr. Necate Baykoç Dönmez, devletin üstün ve özel yetenekli çocuklara sahip çıkması, bu çocukların eğitim gördüğü okulların nitelik ve niceliklerinin artırılması gerektiğini söyledi.
Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenen Küçük Dahiler Çalıştayı'nda konuşan Prof. Dr. Necate Baykoç Dönmez, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uzun yılar önce uygulamaya koyduğu projeyle üstün ve özel yetenekli çocukların, okullarının yanı sıra özel eğitim merkezlerine devam ettiğini anlattı.
Bu merkezlerin faaliyetlerinin bugün de devam ettiğini ifade eden Dönmez, ''Bu merkezler enderundan sonra en uzun süredir devam eden okullar. Devlet üstün ve özel yetenekli çocuklara sahip çıkmalı, bu çocukların eğitim gördüğü okulların nitelik ve nicelikleri artırılmalı'' diye konuştu.
Kendisinin de görev aldığı üstün ve yetenekli çocuklarla ilgili TBMM'de kurulan araştırma komisyonunun 3 ay boyunca çalışma yürüteceğini belirten Dönmez, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu komisyonun görüşleri doğrultusunda yeni projeleri uygulamaya koyacağını söyledi.
Türkiye'de yılda 30 bin dahi çocuğun doğduğu öngörülüyor
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer de ''Farklı olmanın şans mı yoksa şansızlık mı olduğu'' sorusuna bugünkü koşullarda yanıt vermenin zorluğuna işaret etti.
Bir alanda çok iyi olmanın her zaman mutluluk getirmediğini vurgulayan Tuncer, ''Türkiye'de yılda 30 bin dahi çocuk doğduğu öngörülüyor ama bunların sadece binine ulaşabiliyoruz. Geriye kalan 29 binine ne oluyor belli değil. Ülkemizin zenginliği var ama fark edemiyoruz. Bu 30 bin çocuğun tümüne ulaşıp değerlendirmek lazım'' şeklinde konuştu.
Çalıştayda, üstün yetenekli çocukların gelişim ve eğitiminde karşılaşılan sorunlarla bunların çözüm önerileri tartışılacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Üstün ve özel yetenekli çocuklar konusunda çalışma yürüten Prof. Dr. Necate Baykoç Dönmez, Türkiye'de yılda 30 bin dahi çocuğun doğduğunu ve devletin ancak bin çocuğa sahip çıktığını söyledi.

Üstün ve özel yetenekli çocuklar konusunda çalışma yürüten Prof. Dr. Necate Baykoç Dönmez, devletin üstün ve özel yetenekli çocuklara sahip çıkması, bu çocukların eğitim gördüğü okulların nitelik ve niceliklerinin artırılması gerektiğini söyledi.
Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenen Küçük Dahiler Çalıştayı'nda konuşan Prof. Dr. Necate Baykoç Dönmez, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uzun yılar önce uygulamaya koyduğu projeyle üstün ve özel yetenekli çocukların, okullarının yanı sıra özel eğitim merkezlerine devam ettiğini anlattı.
Bu merkezlerin faaliyetlerinin bugün de devam ettiğini ifade eden Dönmez, ''Bu merkezler enderundan sonra en uzun süredir devam eden okullar. Devlet üstün ve özel yetenekli çocuklara sahip çıkmalı, bu çocukların eğitim gördüğü okulların nitelik ve nicelikleri artırılmalı'' diye konuştu.
Kendisinin de görev aldığı üstün ve yetenekli çocuklarla ilgili TBMM'de kurulan araştırma komisyonunun 3 ay boyunca çalışma yürüteceğini belirten Dönmez, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu komisyonun görüşleri doğrultusunda yeni projeleri uygulamaya koyacağını söyledi.
Türkiye'de yılda 30 bin dahi çocuğun doğduğu öngörülüyor
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer de ''Farklı olmanın şans mı yoksa şansızlık mı olduğu'' sorusuna bugünkü koşullarda yanıt vermenin zorluğuna işaret etti.
Bir alanda çok iyi olmanın her zaman mutluluk getirmediğini vurgulayan Tuncer, ''Türkiye'de yılda 30 bin dahi çocuk doğduğu öngörülüyor ama bunların sadece binine ulaşabiliyoruz. Geriye kalan 29 binine ne oluyor belli değil. Ülkemizin zenginliği var ama fark edemiyoruz. Bu 30 bin çocuğun tümüne ulaşıp değerlendirmek lazım'' şeklinde konuştu.
Çalıştayda, üstün yetenekli çocukların gelişim ve eğitiminde karşılaşılan sorunlarla bunların çözüm önerileri tartışılacak.
Son Güncelleme: Cuma, 27 Nisan 2012 14:36
Gösterim: 5274
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'yla ortaklaşa düzenlediği ''Okul Sütü Programı'' kapsamında ilk sütler, 2 Mayıs'ta dağıtılacak.
Özel okullar hariç ana sınıfı ve 1, 2, 3, 4, 5. sınıf öğrencilerine, bu eğitim öğretim yılı sonuna kadar süt dağıtımı yapılacak. 17 Nisan'da gerçekleştirilen süt ihalesini kazanan 4 ortak girişimle sözleşmeler dün imzalandı. Süt firmaları, dağıtımla ilgili herhangi bir sorun olmayacağını ve ilk sütün 2 Mayıs günü öğrencilere verilebileceğini taahhüt etti. Hayvancılık Genel Müdürü Ali Karaca, toplam 7,2 milyon öğrenciye her gün 200 ml'lik süt dağıtılacağını belirterek, bu projeyle hem öğrencilere süt içme alışkanlığı kazandırmayı hem de piyasadaki arz fazlası sütü değerlendirmeyi amaçladıklarını söyledi. Türkiye'de günlük süt üretiminin dönemsel olarak değişiklik gösterdiğini ve şu anda piyasada arz fazlalığı bulunduğunu anlatan Karaca, Okul Sütü Programı'yla günlük bin 500 ton sütün piyasadan çekileceğini kaydetti. Karaca, süt tozu projesiyle de 2 bin ton olmak üzere Bakanlığın bu süreçte piyasadan günlük 3 bin 500 ton süt çekeceğini ve piyasada fiyat istikrarını sağlamaya çalışacağını belirtti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'yla ortaklaşa düzenlediği ''Okul Sütü Programı'' kapsamında ilk sütler, 2 Mayıs'ta dağıtılacak.
Özel okullar hariç ana sınıfı ve 1, 2, 3, 4, 5. sınıf öğrencilerine, bu eğitim öğretim yılı sonuna kadar süt dağıtımı yapılacak. 17 Nisan'da gerçekleştirilen süt ihalesini kazanan 4 ortak girişimle sözleşmeler dün imzalandı. Süt firmaları, dağıtımla ilgili herhangi bir sorun olmayacağını ve ilk sütün 2 Mayıs günü öğrencilere verilebileceğini taahhüt etti. Hayvancılık Genel Müdürü Ali Karaca, toplam 7,2 milyon öğrenciye her gün 200 ml'lik süt dağıtılacağını belirterek, bu projeyle hem öğrencilere süt içme alışkanlığı kazandırmayı hem de piyasadaki arz fazlası sütü değerlendirmeyi amaçladıklarını söyledi. Türkiye'de günlük süt üretiminin dönemsel olarak değişiklik gösterdiğini ve şu anda piyasada arz fazlalığı bulunduğunu anlatan Karaca, Okul Sütü Programı'yla günlük bin 500 ton sütün piyasadan çekileceğini kaydetti. Karaca, süt tozu projesiyle de 2 bin ton olmak üzere Bakanlığın bu süreçte piyasadan günlük 3 bin 500 ton süt çekeceğini ve piyasada fiyat istikrarını sağlamaya çalışacağını belirtti.
Son Güncelleme: Cuma, 27 Nisan 2012 14:04
Gösterim: 1839
Maltepe Üniversitesi öğrenciler arasında güzellik yarışması düzenledi. Amaç: ‘Güzel bir kariyer için ilk adım’
Üniversite yetkilileri, “Güzel bir kariyer için ilk adım” sloganıyla düzenlenen yarışmanın amacının “Türk insanını, özellikle çağdaş Türk kadınını temsil ederek, emsallerine misal oluşturacak kanaat önderi olabilecek nitelikli kızların belirlenmesi” olduğunu söylüyorlar. Yarışmanın ana katılımcı kitlesi üniversitenin öğrencileri fakat dışarıdan da yarışmaya katılmak mümkün.
Yaş aralığı ise 16-26. Finale kalan yarışmacılar zorunlu üç günlük kampa katılarak profesyonel eğitmenlerden yürüyüş, diksiyon, dans, kareografi dersleri alacak. “Çağdaş Türk kadınını belirleyen” yarışmanın kriterleri arasında ise fiziksel özellikler, yabancı dil, sempati, yürüyüş, zarafet, duruş, genel kültür yer alıyor. Yarışmanın ödülü, iki kişilik bir haftalık tatil bileti alacak.
Filmini seyredermiş, çok özenirmiş
Yarışma ile ilgili Taraf’a konuşan Maltepe Üniversitesi Halkla İlişkiler’den Özgü Kurt yarışmanın kendi fikri olduğunu söyleyerek “Yabancı filmlerde görürüz balolar yapılır, balonun kraliçesi seçilir. Eskiden beri herkesin özendiği bir şeydir bu, genelde de pek fırsat verilmez. Bizim okulumuzun da çok güzel, çok kültürlü kızları var. Öğrencilerin de hoşuna gitti. Öğrenciler biraz çekiniyor. Bir anda domates güzeli mi karpuz güzeli mi seçiyoruz diye bir düşünce doğuyor akıllarında. Ama biz ciddi anlamda bir güzellik yarışması yapıyoruz” dedi. Vallahi, böyle dedi...
Çağdaş Türk kadınını belirliyoruz
Kurt, yarışmanın amacını da şu sözlerle anlattı: “Bizim kızlarımızda, öğrencilerimizde gördüğümüz, farklı giyinmeyi çok seviyorlar, dekolte giyinmeyi çok seviyorlar ama iş kendini tanıtmaya, ifade etmeye geldiğinde orada biraz pısırık davranıyorlar. Çağdaş Türk kadını kendine güvenen bir kadın olmalı. O podyumda yürümek çok kolay değil. Amacınız manken olmaksa bu çok kolay ama bir üniversite öğrencisi için o podyumda yürümek biraz zor.”
Kurt jüri konusunda da pek iddialı:
“Mazhar Alanson ve Seray Sever’in jüride olmasını bekliyoruz. Ayrıca Güzel Sanatlar Fakültesi’nden hocalarımız var. Meslek Yüksek Okulu’ndan hocamız, tiyatro oyuncusu Emin Şaylan var. Mayolu geçişimiz olacak. Her öğrenci için ayrı tasarlanan abiye kostümlerimiz olacak.”
Kralların elinde her kadın kraliçedir
Dünyada bazı üniversiteler tarafından düzenlenen güzellik yarışmaları feministlerin tepkilerine neden oluyor. 2009 yılında Londra’da üniversite öğrencileri için düzenlenen güzellik yarışması, feministlerin protestolarıyla karşılanmıştı. Londra sınırları içerisindeki üniversitelerden yüzlerce öğrencinin başvurduğu yarışmada üniversiteliler podyumda ter dökerken kendilerini yarışmanın yapıldığı binaya zincirleyen feminist öğrenciler, taşıdıkları “Biz obje değiliz” ve “Kralların elinde her kadın kraliçedir” yazılı dövizlerle tepkilerini ortaya koymuşlardı.
Hem güzelim hem kültürlüyüm
Yarışmaya katılacak olan Endüstri Mühendisliği birinci sınıf örencisi Elif Avcı ise kendine güvendiğini belirterek “Projeyi duyunca okulumuz için de iyi bir yarışma olduğunu düşündüğüm için katılmaya karar verdim. Herkes gibi kendime güveniyorum, önemli olan kazanmak değil okulumu bir de bu şekilde temsil etmek, heyecanlıyım. Bu yarışmada sadece güzel seçmeyeceğiz aynı zamanda kültürlü insan da seçeceğiz. Bu bakımdan kendime güveniyorum.
(taraf)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Maltepe Üniversitesi öğrenciler arasında güzellik yarışması düzenledi. Amaç: ‘Güzel bir kariyer için ilk adım’
Üniversite yetkilileri, “Güzel bir kariyer için ilk adım” sloganıyla düzenlenen yarışmanın amacının “Türk insanını, özellikle çağdaş Türk kadınını temsil ederek, emsallerine misal oluşturacak kanaat önderi olabilecek nitelikli kızların belirlenmesi” olduğunu söylüyorlar. Yarışmanın ana katılımcı kitlesi üniversitenin öğrencileri fakat dışarıdan da yarışmaya katılmak mümkün.
Yaş aralığı ise 16-26. Finale kalan yarışmacılar zorunlu üç günlük kampa katılarak profesyonel eğitmenlerden yürüyüş, diksiyon, dans, kareografi dersleri alacak. “Çağdaş Türk kadınını belirleyen” yarışmanın kriterleri arasında ise fiziksel özellikler, yabancı dil, sempati, yürüyüş, zarafet, duruş, genel kültür yer alıyor. Yarışmanın ödülü, iki kişilik bir haftalık tatil bileti alacak.
Filmini seyredermiş, çok özenirmiş
Yarışma ile ilgili Taraf’a konuşan Maltepe Üniversitesi Halkla İlişkiler’den Özgü Kurt yarışmanın kendi fikri olduğunu söyleyerek “Yabancı filmlerde görürüz balolar yapılır, balonun kraliçesi seçilir. Eskiden beri herkesin özendiği bir şeydir bu, genelde de pek fırsat verilmez. Bizim okulumuzun da çok güzel, çok kültürlü kızları var. Öğrencilerin de hoşuna gitti. Öğrenciler biraz çekiniyor. Bir anda domates güzeli mi karpuz güzeli mi seçiyoruz diye bir düşünce doğuyor akıllarında. Ama biz ciddi anlamda bir güzellik yarışması yapıyoruz” dedi. Vallahi, böyle dedi...
Çağdaş Türk kadınını belirliyoruz
Kurt, yarışmanın amacını da şu sözlerle anlattı: “Bizim kızlarımızda, öğrencilerimizde gördüğümüz, farklı giyinmeyi çok seviyorlar, dekolte giyinmeyi çok seviyorlar ama iş kendini tanıtmaya, ifade etmeye geldiğinde orada biraz pısırık davranıyorlar. Çağdaş Türk kadını kendine güvenen bir kadın olmalı. O podyumda yürümek çok kolay değil. Amacınız manken olmaksa bu çok kolay ama bir üniversite öğrencisi için o podyumda yürümek biraz zor.”
Kurt jüri konusunda da pek iddialı:
“Mazhar Alanson ve Seray Sever’in jüride olmasını bekliyoruz. Ayrıca Güzel Sanatlar Fakültesi’nden hocalarımız var. Meslek Yüksek Okulu’ndan hocamız, tiyatro oyuncusu Emin Şaylan var. Mayolu geçişimiz olacak. Her öğrenci için ayrı tasarlanan abiye kostümlerimiz olacak.”
Kralların elinde her kadın kraliçedir
Dünyada bazı üniversiteler tarafından düzenlenen güzellik yarışmaları feministlerin tepkilerine neden oluyor. 2009 yılında Londra’da üniversite öğrencileri için düzenlenen güzellik yarışması, feministlerin protestolarıyla karşılanmıştı. Londra sınırları içerisindeki üniversitelerden yüzlerce öğrencinin başvurduğu yarışmada üniversiteliler podyumda ter dökerken kendilerini yarışmanın yapıldığı binaya zincirleyen feminist öğrenciler, taşıdıkları “Biz obje değiliz” ve “Kralların elinde her kadın kraliçedir” yazılı dövizlerle tepkilerini ortaya koymuşlardı.
Hem güzelim hem kültürlüyüm
Yarışmaya katılacak olan Endüstri Mühendisliği birinci sınıf örencisi Elif Avcı ise kendine güvendiğini belirterek “Projeyi duyunca okulumuz için de iyi bir yarışma olduğunu düşündüğüm için katılmaya karar verdim. Herkes gibi kendime güveniyorum, önemli olan kazanmak değil okulumu bir de bu şekilde temsil etmek, heyecanlıyım. Bu yarışmada sadece güzel seçmeyeceğiz aynı zamanda kültürlü insan da seçeceğiz. Bu bakımdan kendime güveniyorum.
(taraf)
Son Güncelleme: Cuma, 27 Nisan 2012 14:21
Gösterim: 1970
TBMM 9. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi toplandı.
Başkanlığı'na, Antalya Muratpaşa Lisesi'nden Talu Bilgili seçildi. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 9. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi'nin özel birleşiminde, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in konuşmasının ardından, koltuğunu geçici başkan Hakkari Şemdinli İMKB Lisesi öğrencisi Sadık Şen'e devretti. Sadık Şen birlikte, Türkiye Öğrenci Meclisi Başkanlık Divanı üyeleri yerlerini aldı. 81 ilden gelen öğrenci temsilcileri, yaklaşık 1 saat süreyle andiçti. Ankara Öğrenci Meclisi Başkanı Etka Serhan Uslu'nun andiçmesinden önce Atatürk'ün anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Andiçme töreninin ardından Türkiye Öğrenci Başkanlık Divanı seçimine geçildi. Başkanlığa, Bursa Öğrenci Meclisi Başkanı Berkun Can Topaler, Antalya Öğrenci Meclisi Başkanı Talu Bilgili ve Ankara Öğrenci Meclisi Başkanı Uslu ile Elazığ Öğrenci Meclisi Başkanı Hakan Fatih Tekeş aday oldu. Talu Bilgili, ''Yeni anayasa yaratılmışların en şereflisi olan insanın onuruna yaraşır olmalı. Eğitimin bilimsel temeller üzerinde yükselmesi için çalışacağız'' dedi. Konuşmaların ardından yapılan gizli oylamada, seçimi Antalya Öğrenci Meclisi Başkanı Talu Bilgili kazandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
TBMM 9. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi toplandı.
Başkanlığı'na, Antalya Muratpaşa Lisesi'nden Talu Bilgili seçildi. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 9. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi'nin özel birleşiminde, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in konuşmasının ardından, koltuğunu geçici başkan Hakkari Şemdinli İMKB Lisesi öğrencisi Sadık Şen'e devretti. Sadık Şen birlikte, Türkiye Öğrenci Meclisi Başkanlık Divanı üyeleri yerlerini aldı. 81 ilden gelen öğrenci temsilcileri, yaklaşık 1 saat süreyle andiçti. Ankara Öğrenci Meclisi Başkanı Etka Serhan Uslu'nun andiçmesinden önce Atatürk'ün anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Andiçme töreninin ardından Türkiye Öğrenci Başkanlık Divanı seçimine geçildi. Başkanlığa, Bursa Öğrenci Meclisi Başkanı Berkun Can Topaler, Antalya Öğrenci Meclisi Başkanı Talu Bilgili ve Ankara Öğrenci Meclisi Başkanı Uslu ile Elazığ Öğrenci Meclisi Başkanı Hakan Fatih Tekeş aday oldu. Talu Bilgili, ''Yeni anayasa yaratılmışların en şereflisi olan insanın onuruna yaraşır olmalı. Eğitimin bilimsel temeller üzerinde yükselmesi için çalışacağız'' dedi. Konuşmaların ardından yapılan gizli oylamada, seçimi Antalya Öğrenci Meclisi Başkanı Talu Bilgili kazandı.
Son Güncelleme: Cuma, 27 Nisan 2012 13:57
Gösterim: 2592

