Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Çocuklara gereğinden fazla hoşgörülü ve yumuşak davranmaktan kaçınılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, “Olabildiğince normal, her zamanki davranışlarımızı sürdürmeliyiz. Çünkü çocuklarımızın ihtiyacı olan şey, mümkün olduğunca normal bir iş yaptıklarına inanmalarıdır" dedi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılan sınavlarda başarı için, çocuklara olabildiğince "normal" davranılmasının ön şart olduğunu söyledi.
Ersanlı, TEOG sınavları öncesi öğrencilerin gergin, stresli ve başarısızlık korkusu yaşadığını, bu nedenle ailelere büyük görevler düştüğünü söyledi.
Çocukların bu dönemde zor bir dönemden geçtiklerine işaret eden Ersanlı, sınavlar öncesinde motivasyonlarının artırılması gerektiğini vurguladı.
TEOG'a girecek çocukların gergin bir dönemden geçtiğini vurgulayan Ersanlı, öğrencilerin bu dönemde ergenliği de yoğun biçimde yaşadıklarını, bu durumun getirdiği birtakım sıkıntılarla mücadele ettiklerini anlattı.
Çocukların metabolizmalarında bu dönemde oldukça hızlı değişimler gerçekleştiğini dile getiren Ersanlı, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla bu süreçte çocuğunuzu özellikle takip edip ilgilenmek gerekiyor. Ebeveynlerin beklentileri ile çocuğun yapabilecekleri birbiriyle uyumlu olursa daha az kaygı yaşarlar. Bu zor dönemde çocuklara anlayışlı davranmak ve onları desteklemek önem taşıyor. Sınav öncesinde çocuklar kızmadıkları şeylere bu dönemde sert tepki gösterebilir. Bu durumun geçici olduğunu düşünerek çocuğunuza karşı anlayışlı olmaya çalışın. Ayrıca çocuğunuzu hiçbir zaman başka çocuklarla kıyaslamayın. Her birey ayrı bir kişiliktir. Çocuğunuzu ancak gereken durumlarda kendisiyle kıyaslayabilirsiniz. Dolayısıyla TEOG, bir ölüm kalım meselesi gibi sunulmamalı. Sınav yokmuş gibi gündelik hayatın sürdürülmesi önemlidir."
Ersanlı, sınavların çocuklar üzerinde büyük bir stres unsuru olduğunun altını çizerek, TEOG'un ilk aşamasındaki stres ve gerginliğin diğer aşamalarında yaşanmamasına özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Hassas süreç dengeli götürülmesi gerekir
Ebeveynlerin bu hassas süreci dengeli götürmesi gerektiğini anlatan Ersanlı, şunları kaydetti:
"Çocuklara gereğinden fazla hoşgörülü ve yumuşak davranmaktan da kaçınılmalıdır. Bu davranış biçimi onların, 'Gerçekten çok kötü bir durumla karşı karşıyayım ki bana bu derece hoşgörülü davranıyorlar' diye düşünmesine neden oluyor. Olabildiğince normal, her zamanki davranışlarımızı sürdürmeliyiz. Çünkü çocuklarımızın ihtiyacı olan şey, mümkün olduğunca normal bir iş yaptıklarına inanmalarıdır. Sınavı gözünüzde büyütmeyin ki onların da büyütmesine engel olabilesiniz. Aynı biçimde sınavı hiç önemsemiyormuş gibi de davranmayın. Onun her zaman yanında olduğunuzu, onunla ilgilendiğinizi hissettirmelisiniz."
Öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Ersanlı, sınav hakkında olumsuz düşünce ve sohbetlerden uzak durulması, moral bozacak ortamlara ve kişilere yaklaşılmamasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Rehberlik Haberleri
Çocuklara gereğinden fazla hoşgörülü ve yumuşak davranmaktan kaçınılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, “Olabildiğince normal, her zamanki davranışlarımızı sürdürmeliyiz. Çünkü çocuklarımızın ihtiyacı olan şey, mümkün olduğunca normal bir iş yaptıklarına inanmalarıdır" dedi.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılan sınavlarda başarı için, çocuklara olabildiğince "normal" davranılmasının ön şart olduğunu söyledi.
Ersanlı, TEOG sınavları öncesi öğrencilerin gergin, stresli ve başarısızlık korkusu yaşadığını, bu nedenle ailelere büyük görevler düştüğünü söyledi.
Çocukların bu dönemde zor bir dönemden geçtiklerine işaret eden Ersanlı, sınavlar öncesinde motivasyonlarının artırılması gerektiğini vurguladı.
TEOG'a girecek çocukların gergin bir dönemden geçtiğini vurgulayan Ersanlı, öğrencilerin bu dönemde ergenliği de yoğun biçimde yaşadıklarını, bu durumun getirdiği birtakım sıkıntılarla mücadele ettiklerini anlattı.
Çocukların metabolizmalarında bu dönemde oldukça hızlı değişimler gerçekleştiğini dile getiren Ersanlı, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla bu süreçte çocuğunuzu özellikle takip edip ilgilenmek gerekiyor. Ebeveynlerin beklentileri ile çocuğun yapabilecekleri birbiriyle uyumlu olursa daha az kaygı yaşarlar. Bu zor dönemde çocuklara anlayışlı davranmak ve onları desteklemek önem taşıyor. Sınav öncesinde çocuklar kızmadıkları şeylere bu dönemde sert tepki gösterebilir. Bu durumun geçici olduğunu düşünerek çocuğunuza karşı anlayışlı olmaya çalışın. Ayrıca çocuğunuzu hiçbir zaman başka çocuklarla kıyaslamayın. Her birey ayrı bir kişiliktir. Çocuğunuzu ancak gereken durumlarda kendisiyle kıyaslayabilirsiniz. Dolayısıyla TEOG, bir ölüm kalım meselesi gibi sunulmamalı. Sınav yokmuş gibi gündelik hayatın sürdürülmesi önemlidir."
Ersanlı, sınavların çocuklar üzerinde büyük bir stres unsuru olduğunun altını çizerek, TEOG'un ilk aşamasındaki stres ve gerginliğin diğer aşamalarında yaşanmamasına özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Hassas süreç dengeli götürülmesi gerekir
Ebeveynlerin bu hassas süreci dengeli götürmesi gerektiğini anlatan Ersanlı, şunları kaydetti:
"Çocuklara gereğinden fazla hoşgörülü ve yumuşak davranmaktan da kaçınılmalıdır. Bu davranış biçimi onların, 'Gerçekten çok kötü bir durumla karşı karşıyayım ki bana bu derece hoşgörülü davranıyorlar' diye düşünmesine neden oluyor. Olabildiğince normal, her zamanki davranışlarımızı sürdürmeliyiz. Çünkü çocuklarımızın ihtiyacı olan şey, mümkün olduğunca normal bir iş yaptıklarına inanmalarıdır. Sınavı gözünüzde büyütmeyin ki onların da büyütmesine engel olabilesiniz. Aynı biçimde sınavı hiç önemsemiyormuş gibi de davranmayın. Onun her zaman yanında olduğunuzu, onunla ilgilendiğinizi hissettirmelisiniz."
Öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Ersanlı, sınav hakkında olumsuz düşünce ve sohbetlerden uzak durulması, moral bozacak ortamlara ve kişilere yaklaşılmamasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Son Güncelleme: Salı, 24 Kasım 2015 12:09
Gösterim: 1063
Okulların sonuna doğru, öğrencilerin ilerleyen dönemdeki eğitim hayatlarını ve geleceklerini belirleyen sınavlar ve sınav telaşı birçok öğrenci ile birlikte velileri de etkiliyor. Çocukların geleceklerine yön veren, onlarla birlikte ailelerine de endişe veren sınav kaygısı ile baş etme yolları hakkında çeşitli bilgiler veren Medicana Sivas Hastanesi Psikolog Begüm Çayır, ailelerin sınav kaygısı karşısında sergileyebilecekleri davranışların çocuklar üzerindeki etkilerinden bahsetti.
Sınav Sonuçlarıyla Çocukların Kişiliğini Değerlendirmek Doğru Değil
Sınavlar okulda edinilen bilgi ve becerilerin düzeyini belirlemek için öğrencilere yapılan bir değerlendirme sistemi ve sonuçları gelecekteki eğitim hayatını etkiliyor. Bu sebeple hem çocuklar hem de onların başarılı bir gelecek inşa etmelerini isteyen aileleri için oldukça önemli. Medicana Sivas Hastanesi Psikolog Begüm Çayır, aileleri, sınavların sınırlı alandaki bilgi ve becerileri değerlendirmek için yapıldığı ve çocuklarının kişiliğiyle ilgili değerlendirmemeleri konusunda uyardı. Özellikle ailelerin sınav başarısı ile ilgili yanlış tutumundan dolayı öğrencilerin sınav kaygısı yaşadığını ve panik halinde sağlıklı düşünemeyen çocukların bildiklerini unuttuğunu bu sebeple başarısız olma oranının yükseldiğini belirtti.
Sınav Kaygısı Hepimizin Hayatının Bir Parçası Olmakla Birlikte Çözülebilir Bir Durumdur
Medicana Sivas Hastanesi Psikolog Begüm Çayır, bütün öğrencilerin maruz kaldığı sınav kaygısının türü belirlendiği ve doğru yönetildiği takdirde çözümlenebileceğini ifade etti. Yaşanılan kaygının sınava yeteri kadar hazırlanmamaktan kaynaklanması durumunda çözüm odaklı yaklaşımla, zamanı iyi yöneterek sınav hazırlığının tamamlanmasının faydalı olacağını, iyi hazırlanılmış bir sınav öncesi yaşanan kaygının yönetilmesi için de uzman desteğini tavsiye etti.
Sınav Kaygısı Yarattığı Duygu Durum Bozukluğu ile Hayatı Etkiler
Sınav öncesi ve esnasında yaşanan hızlı kalp atımı, terleme –titreme, dilin damağın kuruması, mide şikayetleri, baş ağrısı, ishal-kabızlık şikayetlerinin iyi hazırlanmış bir sınavı kötü etkileyeceğini belirten Psikolog Begüm Çayır, çocukların endişe, mutsuzluk, huzursuzluk, öfke-kızgınlık, korku, hayal kırıklığı, ümitsizlik mahcubiyet yaşamalarına sebep olacağını açıkladı.
Sınav Kaygısı Çözümü İçin Nedenler Belirlenmeli ve İyi Yönetilmeli
Öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasının sebeplerinin belirlenmesinin önemli bir başlangıç olduğuna değinen Psikolog Begüm Çayır, kötü çalışma alışkanlığı, verilen görevleri erteleme, zamanı iyi kullanamama, başarısız olma ve değerlendirilme korkusu, ailelerinin beklentilerinin önemli etmenler olduğunu ve kaygıya neden olan faktörün tespitinden sonra ortadan kaldırılması için uzman yardımının önemli olduğunu vurguladı. Kaygıdan kurtulmak için ise “Öncelikli olarak beyinde yaratılan olumsuz düşünceleri durdurmalıyız, kendi kendimizi telkin etmeli ve iç diyalog kurmalıyız.” dedi. Başarısız, beceriksiz ve sakar olduğunu düşünmenin kişinin beyin ve sinir sistemini o yönde harekete geçirmesine sebep olduğunu ifade ederek olumlu iç konuşmaların bu durumu engellemek için faydalı olacağına dikkat çekti.
Sınav Öncesi ve Sırasında Tutum Sınav Kaygısı Yönetimi için Önemli
Medicana Sivas Hastanesi Psikolog Begüm Çayır, sınav öncesi yapılacak sporun olumlu duygular yaratmada etkili olduğunun altını çizerken, sınav yerinin önceden görülmesini, sevdikleri insanlarla iyi vakit geçirmelerini, iyi uyumalarını, iyi beslenmelerini, bir gün önceden ders çalışmayı bırakmalarını, kendilerine güven duymalarını, telaşlanmamak için sınava erken gitmelerini tavsiye etti. Sınava başlarken soru ve yönergeleri iyi okumalarının, zaman zaman duruş değiştirmenin, sınıf arkadaşlarının sınav karşısındaki tutumundan dolayı panik olmamanın faydalı olabileceğini belirtti. Sınav esnasında ise iyi bilinen ders sorularını cevaplamalarını, oyalayan soruları yanına işaret koyarak sonraya bırakmalarını ve sonra cevaplamalarını, emin olunmayan soruları cevaplamamalarını önerdi. Sınav bittikten sonra kendilerini ödüllendirmelerini, başarısız olunan konuların tespitini yaparak yanlışların doğrularına odaklanmalarını söyledi.
Anne Baba Çocuklarının Sınav ve Hayat Başarısı için Doğru Tutumu Sergilemeli
Ailelerin, çocukların kişilik gelişiminde, sosyal hayatlarında olduğu gibi okul başarısı ve sınav sonuçları üzerinde çok büyük etkisi olduğunu ifade eden Psikolog Begüm Çayır, ailelere çocuklarını sorgulamadan yaklaşmalarını, başkalarıyla kıyaslamamalarını önerdi. Birçok ailenin sınav öncesinde evde olağanüstü hal ilan ettiğini örneğin misafir kabul etmediğini belirterek bu yaklaşımın çocuğun daha fazla strese girmesine sebep olduğunu açıkladı. Anlayışlı, dürüst, objektif davranmanın en doğru tutum olacağını belirterek yasaklamak yerine kısıtlamanın, beklenti içine girmek yerine güvenmenin daha doğru bir yaklaşım olacağını sözlerine ekledi.
Son olarak çocuklarına, sınavın hayatın en önemli dönüm noktasıymış gibi davranmamaları gerektiğini, insan olarak kıymetli olduğunu hissettirmelerini tavsiye etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Rehberlik Haberleri
Okulların sonuna doğru, öğrencilerin ilerleyen dönemdeki eğitim hayatlarını ve geleceklerini belirleyen sınavlar ve sınav telaşı birçok öğrenci ile birlikte velileri de etkiliyor. Çocukların geleceklerine yön veren, onlarla birlikte ailelerine de endişe veren sınav kaygısı ile baş etme yolları hakkında çeşitli bilgiler veren Medicana Sivas Hastanesi Psikolog Begüm Çayır, ailelerin sınav kaygısı karşısında sergileyebilecekleri davranışların çocuklar üzerindeki etkilerinden bahsetti.
Sınav Sonuçlarıyla Çocukların Kişiliğini Değerlendirmek Doğru Değil
Sınavlar okulda edinilen bilgi ve becerilerin düzeyini belirlemek için öğrencilere yapılan bir değerlendirme sistemi ve sonuçları gelecekteki eğitim hayatını etkiliyor. Bu sebeple hem çocuklar hem de onların başarılı bir gelecek inşa etmelerini isteyen aileleri için oldukça önemli. Medicana Sivas Hastanesi Psikolog Begüm Çayır, aileleri, sınavların sınırlı alandaki bilgi ve becerileri değerlendirmek için yapıldığı ve çocuklarının kişiliğiyle ilgili değerlendirmemeleri konusunda uyardı. Özellikle ailelerin sınav başarısı ile ilgili yanlış tutumundan dolayı öğrencilerin sınav kaygısı yaşadığını ve panik halinde sağlıklı düşünemeyen çocukların bildiklerini unuttuğunu bu sebeple başarısız olma oranının yükseldiğini belirtti.
Sınav Kaygısı Hepimizin Hayatının Bir Parçası Olmakla Birlikte Çözülebilir Bir Durumdur
Medicana Sivas Hastanesi Psikolog Begüm Çayır, bütün öğrencilerin maruz kaldığı sınav kaygısının türü belirlendiği ve doğru yönetildiği takdirde çözümlenebileceğini ifade etti. Yaşanılan kaygının sınava yeteri kadar hazırlanmamaktan kaynaklanması durumunda çözüm odaklı yaklaşımla, zamanı iyi yöneterek sınav hazırlığının tamamlanmasının faydalı olacağını, iyi hazırlanılmış bir sınav öncesi yaşanan kaygının yönetilmesi için de uzman desteğini tavsiye etti.
Sınav Kaygısı Yarattığı Duygu Durum Bozukluğu ile Hayatı Etkiler
Sınav öncesi ve esnasında yaşanan hızlı kalp atımı, terleme –titreme, dilin damağın kuruması, mide şikayetleri, baş ağrısı, ishal-kabızlık şikayetlerinin iyi hazırlanmış bir sınavı kötü etkileyeceğini belirten Psikolog Begüm Çayır, çocukların endişe, mutsuzluk, huzursuzluk, öfke-kızgınlık, korku, hayal kırıklığı, ümitsizlik mahcubiyet yaşamalarına sebep olacağını açıkladı.
Sınav Kaygısı Çözümü İçin Nedenler Belirlenmeli ve İyi Yönetilmeli
Öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasının sebeplerinin belirlenmesinin önemli bir başlangıç olduğuna değinen Psikolog Begüm Çayır, kötü çalışma alışkanlığı, verilen görevleri erteleme, zamanı iyi kullanamama, başarısız olma ve değerlendirilme korkusu, ailelerinin beklentilerinin önemli etmenler olduğunu ve kaygıya neden olan faktörün tespitinden sonra ortadan kaldırılması için uzman yardımının önemli olduğunu vurguladı. Kaygıdan kurtulmak için ise “Öncelikli olarak beyinde yaratılan olumsuz düşünceleri durdurmalıyız, kendi kendimizi telkin etmeli ve iç diyalog kurmalıyız.” dedi. Başarısız, beceriksiz ve sakar olduğunu düşünmenin kişinin beyin ve sinir sistemini o yönde harekete geçirmesine sebep olduğunu ifade ederek olumlu iç konuşmaların bu durumu engellemek için faydalı olacağına dikkat çekti.
Sınav Öncesi ve Sırasında Tutum Sınav Kaygısı Yönetimi için Önemli
Medicana Sivas Hastanesi Psikolog Begüm Çayır, sınav öncesi yapılacak sporun olumlu duygular yaratmada etkili olduğunun altını çizerken, sınav yerinin önceden görülmesini, sevdikleri insanlarla iyi vakit geçirmelerini, iyi uyumalarını, iyi beslenmelerini, bir gün önceden ders çalışmayı bırakmalarını, kendilerine güven duymalarını, telaşlanmamak için sınava erken gitmelerini tavsiye etti. Sınava başlarken soru ve yönergeleri iyi okumalarının, zaman zaman duruş değiştirmenin, sınıf arkadaşlarının sınav karşısındaki tutumundan dolayı panik olmamanın faydalı olabileceğini belirtti. Sınav esnasında ise iyi bilinen ders sorularını cevaplamalarını, oyalayan soruları yanına işaret koyarak sonraya bırakmalarını ve sonra cevaplamalarını, emin olunmayan soruları cevaplamamalarını önerdi. Sınav bittikten sonra kendilerini ödüllendirmelerini, başarısız olunan konuların tespitini yaparak yanlışların doğrularına odaklanmalarını söyledi.
Anne Baba Çocuklarının Sınav ve Hayat Başarısı için Doğru Tutumu Sergilemeli
Ailelerin, çocukların kişilik gelişiminde, sosyal hayatlarında olduğu gibi okul başarısı ve sınav sonuçları üzerinde çok büyük etkisi olduğunu ifade eden Psikolog Begüm Çayır, ailelere çocuklarını sorgulamadan yaklaşmalarını, başkalarıyla kıyaslamamalarını önerdi. Birçok ailenin sınav öncesinde evde olağanüstü hal ilan ettiğini örneğin misafir kabul etmediğini belirterek bu yaklaşımın çocuğun daha fazla strese girmesine sebep olduğunu açıkladı. Anlayışlı, dürüst, objektif davranmanın en doğru tutum olacağını belirterek yasaklamak yerine kısıtlamanın, beklenti içine girmek yerine güvenmenin daha doğru bir yaklaşım olacağını sözlerine ekledi.
Son olarak çocuklarına, sınavın hayatın en önemli dönüm noktasıymış gibi davranmamaları gerektiğini, insan olarak kıymetli olduğunu hissettirmelerini tavsiye etti.
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Kasım 2015 16:31
Gösterim: 1907
TEOG sınavlarında yakaladığı yüksek ve tescillenmiş başarılarıyla dikkat çeken eğitimin 24 yıllık tecrübesi Oğuzkan Koleji, birinci TEOG sınavlarına sayılı günler kala sınav öncesi ve sınav sırasında dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili öğrencileri bilgilendirdi.
25-26 Kasım’da yapılacak birinci Temel Öğretimden Orta Öğretime Geçiş ( TEOG) Sınavı’nda öğrencilerin dikkat etmesi gereken tüm ayrıntıları Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz değerlendirdi. Heyecan ve stresi yenmenin önemli olduğunu, sınavda rahat olmanın avantaj sağlayacağını belirten Hatice Yılmaz, “Sınav heyecanını yenmek için sınavı abartmamak gerekiyor. TEOG sınavlarına yazılı sınava girermiş gibi girip gözünüzde büyütmezseniz heyecanınızı kontrol altına almış olursunuz’’ diyerek öğrencilere TEOG için önemli ipuçları verdi.
Sınav akşamı ne yapmalı?
- Uykunuzu alın. Çok geç yatmayın. Okul günlerinde saat kaçta uyuyorsanız, o saatte yatın.
- Sınavda yanınızda götüreceğiniz belgeler ve kalem, silgi gibi kırtasiye malzemelerini de yedekleriyle hazırlayın.
- Ağır bir akşam yemeğinden uzak durun.
- Sınavla ilgili konularda çok fazla konuşmamaya özen gösterin. Sevdiklerinizle birlikte keyifli zaman geçirin.
- Yorgunluk yaratacak faaliyetlerden ve moralinizi bozacak haberlerden kaçının.
- Kendinize güvenin. Sorular zor veya kolay olabilir. Sorular zorsa herkese zor, kolay ise herkes için kolaydır. Asla ümitsizliğe kapılmayın.
Sınav sabahı ne yapmalı?
- Sabah, sınava yetişebileceğiniz bir saatte uyanın.
- Mutlaka süt, yumurta, bal, peynir, zeytinden oluşan tam bir kahvaltı yapın.
- Kulaktan dolma sağlıksız diyet ve besinlerden uzak durun.
Sınava giderken yanınıza almayı unutmamanız gerekenler
- Nüfus Cüzdanınız (Cevap kağıdınızda yazılı olan TC kimlik numaranızı, ad ve soyadı bilgilerinizin doğru olup olmadığını kontrol etmek için)
- En az iki adet yumuşak uçlu kurşun kalem, leke bırakmayan silgi ve kalemtıraş.
Sınavda yanınızda bulunması yasak olan şeyler
- Sözlük
- Hesap makinesi
- Cep telefonu
- Çağrı cihazı
- Hesap cetveli
- Bilgisayar özelliği bulunan her türlü cihaz
- Saat fonksiyonu dışında özelliği olan saat.
Sınav süresi yeterli acele etmeyin
- Nefes egzersizleri önemli. Heyecanınızı kontrol etmek için birkaç kez derin nefes alıp verin.
- Sakin olun. Zamanınız tüm sorular için yeterli olacaktır. Soruları dikkatli okuyun ve cevapları dikkatli işaretleyin.
- Sınav görevlisinin uyarılarını dinleyin. Önce bildiğiniz sorulardan başlayın.
- Soru köklerine dikkat edin, cevap şıklarının tamamını mutlaka okuyun.
Sınav sırasında dikkat etmeniz gerekenler
1- Sınav giriş belgesinde belirtilen numaradaki sıraya oturunuz. (Öğrencinin sırasını değiştirme yetkisi salon sorumlusuna aittir)
2- Sınav başlamadan tuvalet ihtiyacınızı gideriniz. Sınav sırasında tuvalet ihtiyacınızın olması durumunda salon görevlisi eşliğinde tuvalete gitme hakkınız olduğunu biliniz.
3- Salon görevlileri sınav evraklarını sizlerin gözü önünde açarak kontrol edip dağıtacaktır.
4- Fotoğrafınızın bulunduğu cevap kağıdınızdaki fotoğrafın, TC kimlik numaranızın ve adınızın, soyadınızın doğru olup olmadığını kontrol ediniz.
5- Cevap kağıdınıza kitapçık türünü işaretleyiniz.
6- Size verilen cevap kağıdında herhangi bir sorun varsa salon görevlisini uyarınız.
7- Size verilen soru kitapçığını kontrol ederek eksik veya silik baskı olup olmadığını kontrol ediniz ve sorun varsa değiştirilmesini isteyiniz.
8- Cevapları kurşun kalemle işaretlemeniz gerektiğini biliyorsunuz.
9- Cevap kağıdınıza cevaplar dışında hiçbir yazı veya işaret yapmayınız. (Optik okuyucu okuyamazsa sınavınız geçersiz sayılır)
10- Cevap kağıdınızda çift işaretlenmiş veya iyi silinmemiş cevaplar optik okuyucu tarafından yanlış olarak değerlendirilir.
11- Cevap kağıtları sınıftaki oturma sırasına göre optik okuyucudan geçer. Bu nedenle okuma sırasında kopya taraması da yapılabilmektedir. Kopya tespiti yapılan öğrencilerin cevapları geçersiz sayılmaktadır. Dikkatli olunuz.
12- Kopya çeken öğrenciler salon görevlileri tarafından tutanakla belirlenmektedir.
13- Sürenizi sonuna kadar kullanınız.
14- Sınavı bitirdiğinizde boş bıraktığınız soruları cevap kağıdından bulup tekrar çözmeye çalışınız.
15- Çok emin olmadıkça daha önce verdiğiniz cevabı değiştirmeyiniz. Özellikle Türkçe ve TC. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde ilk verilen cevabın %90 oranında doğru olduğu belirlenmiştir.
16- Sınav gözetmenlerinin dikkat dağıtan davranışları olursa gözetmeninizi kibar dille uyarınız.
17- Cevap kağıdınızdaki imza bölümüne kendi el yazınızla isminizi yazınız.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Rehberlik Haberleri
TEOG sınavlarında yakaladığı yüksek ve tescillenmiş başarılarıyla dikkat çeken eğitimin 24 yıllık tecrübesi Oğuzkan Koleji, birinci TEOG sınavlarına sayılı günler kala sınav öncesi ve sınav sırasında dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili öğrencileri bilgilendirdi.
25-26 Kasım’da yapılacak birinci Temel Öğretimden Orta Öğretime Geçiş ( TEOG) Sınavı’nda öğrencilerin dikkat etmesi gereken tüm ayrıntıları Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz değerlendirdi. Heyecan ve stresi yenmenin önemli olduğunu, sınavda rahat olmanın avantaj sağlayacağını belirten Hatice Yılmaz, “Sınav heyecanını yenmek için sınavı abartmamak gerekiyor. TEOG sınavlarına yazılı sınava girermiş gibi girip gözünüzde büyütmezseniz heyecanınızı kontrol altına almış olursunuz’’ diyerek öğrencilere TEOG için önemli ipuçları verdi.
Sınav akşamı ne yapmalı?
- Uykunuzu alın. Çok geç yatmayın. Okul günlerinde saat kaçta uyuyorsanız, o saatte yatın.
- Sınavda yanınızda götüreceğiniz belgeler ve kalem, silgi gibi kırtasiye malzemelerini de yedekleriyle hazırlayın.
- Ağır bir akşam yemeğinden uzak durun.
- Sınavla ilgili konularda çok fazla konuşmamaya özen gösterin. Sevdiklerinizle birlikte keyifli zaman geçirin.
- Yorgunluk yaratacak faaliyetlerden ve moralinizi bozacak haberlerden kaçının.
- Kendinize güvenin. Sorular zor veya kolay olabilir. Sorular zorsa herkese zor, kolay ise herkes için kolaydır. Asla ümitsizliğe kapılmayın.
Sınav sabahı ne yapmalı?
- Sabah, sınava yetişebileceğiniz bir saatte uyanın.
- Mutlaka süt, yumurta, bal, peynir, zeytinden oluşan tam bir kahvaltı yapın.
- Kulaktan dolma sağlıksız diyet ve besinlerden uzak durun.
Sınava giderken yanınıza almayı unutmamanız gerekenler
- Nüfus Cüzdanınız (Cevap kağıdınızda yazılı olan TC kimlik numaranızı, ad ve soyadı bilgilerinizin doğru olup olmadığını kontrol etmek için)
- En az iki adet yumuşak uçlu kurşun kalem, leke bırakmayan silgi ve kalemtıraş.
Sınavda yanınızda bulunması yasak olan şeyler
- Sözlük
- Hesap makinesi
- Cep telefonu
- Çağrı cihazı
- Hesap cetveli
- Bilgisayar özelliği bulunan her türlü cihaz
- Saat fonksiyonu dışında özelliği olan saat.
Sınav süresi yeterli acele etmeyin
- Nefes egzersizleri önemli. Heyecanınızı kontrol etmek için birkaç kez derin nefes alıp verin.
- Sakin olun. Zamanınız tüm sorular için yeterli olacaktır. Soruları dikkatli okuyun ve cevapları dikkatli işaretleyin.
- Sınav görevlisinin uyarılarını dinleyin. Önce bildiğiniz sorulardan başlayın.
- Soru köklerine dikkat edin, cevap şıklarının tamamını mutlaka okuyun.
Sınav sırasında dikkat etmeniz gerekenler
1- Sınav giriş belgesinde belirtilen numaradaki sıraya oturunuz. (Öğrencinin sırasını değiştirme yetkisi salon sorumlusuna aittir)
2- Sınav başlamadan tuvalet ihtiyacınızı gideriniz. Sınav sırasında tuvalet ihtiyacınızın olması durumunda salon görevlisi eşliğinde tuvalete gitme hakkınız olduğunu biliniz.
3- Salon görevlileri sınav evraklarını sizlerin gözü önünde açarak kontrol edip dağıtacaktır.
4- Fotoğrafınızın bulunduğu cevap kağıdınızdaki fotoğrafın, TC kimlik numaranızın ve adınızın, soyadınızın doğru olup olmadığını kontrol ediniz.
5- Cevap kağıdınıza kitapçık türünü işaretleyiniz.
6- Size verilen cevap kağıdında herhangi bir sorun varsa salon görevlisini uyarınız.
7- Size verilen soru kitapçığını kontrol ederek eksik veya silik baskı olup olmadığını kontrol ediniz ve sorun varsa değiştirilmesini isteyiniz.
8- Cevapları kurşun kalemle işaretlemeniz gerektiğini biliyorsunuz.
9- Cevap kağıdınıza cevaplar dışında hiçbir yazı veya işaret yapmayınız. (Optik okuyucu okuyamazsa sınavınız geçersiz sayılır)
10- Cevap kağıdınızda çift işaretlenmiş veya iyi silinmemiş cevaplar optik okuyucu tarafından yanlış olarak değerlendirilir.
11- Cevap kağıtları sınıftaki oturma sırasına göre optik okuyucudan geçer. Bu nedenle okuma sırasında kopya taraması da yapılabilmektedir. Kopya tespiti yapılan öğrencilerin cevapları geçersiz sayılmaktadır. Dikkatli olunuz.
12- Kopya çeken öğrenciler salon görevlileri tarafından tutanakla belirlenmektedir.
13- Sürenizi sonuna kadar kullanınız.
14- Sınavı bitirdiğinizde boş bıraktığınız soruları cevap kağıdından bulup tekrar çözmeye çalışınız.
15- Çok emin olmadıkça daha önce verdiğiniz cevabı değiştirmeyiniz. Özellikle Türkçe ve TC. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde ilk verilen cevabın %90 oranında doğru olduğu belirlenmiştir.
16- Sınav gözetmenlerinin dikkat dağıtan davranışları olursa gözetmeninizi kibar dille uyarınız.
17- Cevap kağıdınızdaki imza bölümüne kendi el yazınızla isminizi yazınız.
Son Güncelleme: Cuma, 20 Kasım 2015 14:19
Gösterim: 1933
ERA Kolejleri’nden Gülçin Aşkın Çetin, TEOG’a girecek öğrenciler için bu sınavlarda en sık yapılan hataları anlattı. Sınav tekniği ve zamanı doğru kullanmanın önemine işaret eden Çetin, “Hiçbir sınavı gözünüzde büyütmeyin. Sadece kendinize inanmanız bile başarınızı yükseltecektir” diyor.
TEOG Birinci basamak sınavı yaklaşırken, hem öğrencilerimiz hem de velilerimiz için heyecanlı günler başladı. Ailelerin ve öğrencilerin büyük özveriler göstererek hazırlandıkları bu sınavda, çocuklarımızın başarılı sonuçlar alabilmesi için her aşamada motivasyon ve doğru planlama çok önemli.
Öncelikle, gençlerin sınav süreçleri ile gelişim dönemlerinin içinde en önemli yer tutan ergenlik dönemini bir arada yaşadıklarını unutmamalıyız. Çocukluktan ergenliğe geçişte, vücutlarında ve metabolizmalarında hızlı değişimler olan öğrenciler, pek çok farklı duygu içinde kaybolarak, kendilerini daha yetersiz ya da kırılgan hissedebilirler. Bunun yanı sıra fiziki ve zihinsel yorgunlukları, stres ve panik halleri, özellikle bu dönemde yükselebilir. Dolayısıyla ailelere öncelikle, TEOG sınavının yaklaşmasıyla birlikte yoğun tepkiler gösteren ve olaylara karşı toleransı düşen öğrencilerimize karşı, her zamankiden daha anlayışlı davranmalarını öneriyoruz.
Sınav Sabahı
Sınav sabahı, öğrencilerimizin günlük hayat rutinlerinin dışına çıkmamaları önemlidir. Erkenden kalkıp, kahvaltı etmeleri; kahvaltıda ayran, yoğurt, gazlı içecek, sosis, sucuk ve yağda kızarmış ağır yiyecekler gibi sınav esnasında rahatsız edebilecek gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir. Sınav öncesinde tuvalete gitmeleri, sınavdaki rahatlıkları açısından dikkat edilmesi gereken unsurlardan biridir. Dolayısıyla sınav yerine giderken, sınıfları bulmak ve tuvalet gibi ihtiyaçları giderebilmek için yeterli vakit bırakılmasına özen gösterilmelidir. Sınav sırasında öncelikle cevap kâğıdının kendilerine ait olup olmadığından, optik formdaki kişisel bilgilerin hatasız doldurulmuş olduğundan emin olmaları büyük önem taşır. Sınav esnasında da öğrencilerin, gözetmenin uyarılarını dikkatle dinlemeleri gerekmektedir.
Sınava başlamadan önce kaygılanmak normaldir. Önemli olan bu kaygının düzeyini anlamaktır. Sınav öncesinde kaygı düzeyini kontrol etmekte zorlanan öğrenciler, rehberlik çalışmalarında öğretilen nefes egzersizlerini uygulayarak rahatlamayı seçebilirler.
Nefes Egzersizi
Kaygının yükseldiğini hissettiğiniz an, burnunuzdan derin ve uzun bir nefes alın. Beş saniye ya da yapabildiğiniz kadar nefesini tutun. Sonra yavaşça ağzınızdan ses çıkartmadan sessizce nefesinizi verin. Bu seti 3 ile 5 kez tekrarlarsanız kalp atışınızın ve kaygı düzeyinizin normale döndüğünü göreceksiniz.
Sınav Esnasında
Sınav esnasında soruları tam ve dikkatle okumak çok önemlidir. Okurken hızla doğru yanıtı gördüğünüzü düşünseniz bile diğer yanıtlara da mutlaka bakın. Çözemediğiniz ya da çözdüğünüz halde yanıtı şıklarda göremediğiniz sorular varsa sakin olup yanıtlara bir kez daha bakmayı deneyin. Eğer hala emin olamadıysanız, vakit kaybetmemek adına, bu soruya işaret koyup bir sonraki soruya geçin. Sınav sonrasında zamanınız kalırsa, takıldığınız sorulara tekrar bakabilirsiniz. Değerlendirme aşamasında yanlışlar doğruları götürmediği için size en mantıklı gözüken seçeneği işaretleyebilirsiniz. Cevapları optik forma ya teker teker ya da her sayfanın sonuna geldiğinizde işaretleyin. Optik form işaretlemelerinin sınavın sonuna bırakılmaması önemlidir.
Sınav Aralarında
Öğrencilerimize sınav aralarında arkadaşlarıyla sınav değerlendirmesi yapmalarını önermiyoruz. Unutmayın ki başka bir sınav daha var. Dolayısıyla motivasyonunuzun bozulmasına izin vermeyin. Kendinize güvenin ve başarılı olacağınızdan emin olun. Herkes verdiği emeğin karşılığını alacaktır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Rehberlik Haberleri
ERA Kolejleri’nden Gülçin Aşkın Çetin, TEOG’a girecek öğrenciler için bu sınavlarda en sık yapılan hataları anlattı. Sınav tekniği ve zamanı doğru kullanmanın önemine işaret eden Çetin, “Hiçbir sınavı gözünüzde büyütmeyin. Sadece kendinize inanmanız bile başarınızı yükseltecektir” diyor.
TEOG Birinci basamak sınavı yaklaşırken, hem öğrencilerimiz hem de velilerimiz için heyecanlı günler başladı. Ailelerin ve öğrencilerin büyük özveriler göstererek hazırlandıkları bu sınavda, çocuklarımızın başarılı sonuçlar alabilmesi için her aşamada motivasyon ve doğru planlama çok önemli.
Öncelikle, gençlerin sınav süreçleri ile gelişim dönemlerinin içinde en önemli yer tutan ergenlik dönemini bir arada yaşadıklarını unutmamalıyız. Çocukluktan ergenliğe geçişte, vücutlarında ve metabolizmalarında hızlı değişimler olan öğrenciler, pek çok farklı duygu içinde kaybolarak, kendilerini daha yetersiz ya da kırılgan hissedebilirler. Bunun yanı sıra fiziki ve zihinsel yorgunlukları, stres ve panik halleri, özellikle bu dönemde yükselebilir. Dolayısıyla ailelere öncelikle, TEOG sınavının yaklaşmasıyla birlikte yoğun tepkiler gösteren ve olaylara karşı toleransı düşen öğrencilerimize karşı, her zamankiden daha anlayışlı davranmalarını öneriyoruz.
Sınav Sabahı
Sınav sabahı, öğrencilerimizin günlük hayat rutinlerinin dışına çıkmamaları önemlidir. Erkenden kalkıp, kahvaltı etmeleri; kahvaltıda ayran, yoğurt, gazlı içecek, sosis, sucuk ve yağda kızarmış ağır yiyecekler gibi sınav esnasında rahatsız edebilecek gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir. Sınav öncesinde tuvalete gitmeleri, sınavdaki rahatlıkları açısından dikkat edilmesi gereken unsurlardan biridir. Dolayısıyla sınav yerine giderken, sınıfları bulmak ve tuvalet gibi ihtiyaçları giderebilmek için yeterli vakit bırakılmasına özen gösterilmelidir. Sınav sırasında öncelikle cevap kâğıdının kendilerine ait olup olmadığından, optik formdaki kişisel bilgilerin hatasız doldurulmuş olduğundan emin olmaları büyük önem taşır. Sınav esnasında da öğrencilerin, gözetmenin uyarılarını dikkatle dinlemeleri gerekmektedir.
Sınava başlamadan önce kaygılanmak normaldir. Önemli olan bu kaygının düzeyini anlamaktır. Sınav öncesinde kaygı düzeyini kontrol etmekte zorlanan öğrenciler, rehberlik çalışmalarında öğretilen nefes egzersizlerini uygulayarak rahatlamayı seçebilirler.
Nefes Egzersizi
Kaygının yükseldiğini hissettiğiniz an, burnunuzdan derin ve uzun bir nefes alın. Beş saniye ya da yapabildiğiniz kadar nefesini tutun. Sonra yavaşça ağzınızdan ses çıkartmadan sessizce nefesinizi verin. Bu seti 3 ile 5 kez tekrarlarsanız kalp atışınızın ve kaygı düzeyinizin normale döndüğünü göreceksiniz.
Sınav Esnasında
Sınav esnasında soruları tam ve dikkatle okumak çok önemlidir. Okurken hızla doğru yanıtı gördüğünüzü düşünseniz bile diğer yanıtlara da mutlaka bakın. Çözemediğiniz ya da çözdüğünüz halde yanıtı şıklarda göremediğiniz sorular varsa sakin olup yanıtlara bir kez daha bakmayı deneyin. Eğer hala emin olamadıysanız, vakit kaybetmemek adına, bu soruya işaret koyup bir sonraki soruya geçin. Sınav sonrasında zamanınız kalırsa, takıldığınız sorulara tekrar bakabilirsiniz. Değerlendirme aşamasında yanlışlar doğruları götürmediği için size en mantıklı gözüken seçeneği işaretleyebilirsiniz. Cevapları optik forma ya teker teker ya da her sayfanın sonuna geldiğinizde işaretleyin. Optik form işaretlemelerinin sınavın sonuna bırakılmaması önemlidir.
Sınav Aralarında
Öğrencilerimize sınav aralarında arkadaşlarıyla sınav değerlendirmesi yapmalarını önermiyoruz. Unutmayın ki başka bir sınav daha var. Dolayısıyla motivasyonunuzun bozulmasına izin vermeyin. Kendinize güvenin ve başarılı olacağınızdan emin olun. Herkes verdiği emeğin karşılığını alacaktır.
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Kasım 2015 11:16
Gösterim: 2086
Ev ödevini yaparken sorun yaşayan, eksik ya da unutulmuş ödevlerle okula giden çocuk, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sorunu yaşıyor olabilir.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Nüket İşiten, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) sorununun temel özelliklerinin aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve aklına geleni düşünmeden yapma, isteklerini erteleyeme yani dürtüsellik olduğunu belirterek günümüzde tüm dünyada hakkında en çok araştırma yapılan hastalıkların başında geldiğine dikkat çekti.
Ödev yapmakta zorlanırlar, akademik başarıyı gösteremezler
Yrd. Doç. Dr. Nüket İşiten, dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüselliğin tek ya da hep birlikte bulunabileceğini belirterek bu sorunlardan her birinin dersi izleme, dinleme, algılama, söylenenleri yerine getirebilmede sorunlar çıkartabilecek durumlar olduğunu söyledi.
İşiten, “Bu nedenle var olan potansiyelinin karşılığı olan akademik başarıyı gösteremez. Ödevleri yapmakta sorunlar yaşanır. Eksik veya unutulmuş olarak ödevler getirilir. Hatta hiç getirilmeyebilir” diyerek anne ve babalara uyarıda bulundu.
Arkadaş ilişkilerinde sorun yaşıyorsa
Ailelere müdahalede geç kalınmaması uyarısında bulunan Yrd. Doç. Dr. İşiten, şunları söyledi:
“Çocuk psikiyatrisinde temel kural, günlük yaşam ve işlevsellikte bozulma ve sorunun yaşanmasıdır. Yaşam ve işlevsellikte bozulma derken; beklenen akademik performansı yakalayamıyor olması, arkadaş ilişkilerinde sıkıntıların yaşanması, evde anne-baba ile ödev/ders gibi konularda, kurallara uymama gibi alanlarda çatışmaların yaşanması, sorumlulukların yerine getirilmemesi, geç uyuma- az uyuma-, uykunun kalitesinin iyi olmaması vb. sorunların olması müdahale gereken durumlardır.”
İlaçlı ve ilaçsız tedavi yöntemleri oduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. İşiten, “Hiç ilaç verilmeden sadece aile ile çalışılarak ya da sadece çocuğa yönelik zaman yönetimi dikkat eğitimleri uygulanarak da takip edilebilir. Veya günlük yaşamdaki sorun alanlara göre ilaç seçimi yapılır. Tek tip ilaç verilebildiği gibi örneğin sadece dikkat eksikliği ilacı ya da sadece hareketlilikte dur-düşün sonra yap ilaçları vb. birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasını gerektiren durumlar da olabilir. Okulda da düzenlemeler yapmak ve danışmanlık vermek gerekebilir” uyarısında bulundu.
Dikkat eksikliğinin belirtileri
Yrd. Doç. Dr. Nüket İşiten, dikkat eksikliğinin belirtilerini şöyle sıraladı:
- Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara verememe sorunu yaşar, okul ödevlerinde dikkatsizce hatalar yapar.
- Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır.
- Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.
- Çoğu zaman verilen konuları izlemez ve verilen ödevleri, ufak tefek işleri tamamlayamaz.
- Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker.
- Çoğu zaman zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bu türlü işlerde yer almaya karşı isteksizdir.
- Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder.
- Çoğu zaman dikkati dış uyarılarla kolaylıkla dağılır. Bu belirti de önemli bir dikkat problemidir.
- Günlük etkinliklerde çoğu zaman unutkandır.
- Öğrenme güçlüğünün eşlik ettiği hiperaktif çocuklarda çabuk unutma daha sık olur.
Hiperaktivitenin belirtileri
- Çoğu zaman elleri ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
- Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar.
- Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır.
Dürtüsellik veya iç tepkisellik belirtileri
- Çoğu zaman sorulan sorular daha tamamlanmadan cevabını yapıştırır.
- Dürtüsellik, öfkeyi kontrol etme zorluğu ve çabuk sinirlenmeyi de arttırır.
- Çocuğun zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır.
- Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Rehberlik Haberleri
Ev ödevini yaparken sorun yaşayan, eksik ya da unutulmuş ödevlerle okula giden çocuk, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sorunu yaşıyor olabilir.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Nüket İşiten, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) sorununun temel özelliklerinin aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve aklına geleni düşünmeden yapma, isteklerini erteleyeme yani dürtüsellik olduğunu belirterek günümüzde tüm dünyada hakkında en çok araştırma yapılan hastalıkların başında geldiğine dikkat çekti.
Ödev yapmakta zorlanırlar, akademik başarıyı gösteremezler
Yrd. Doç. Dr. Nüket İşiten, dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüselliğin tek ya da hep birlikte bulunabileceğini belirterek bu sorunlardan her birinin dersi izleme, dinleme, algılama, söylenenleri yerine getirebilmede sorunlar çıkartabilecek durumlar olduğunu söyledi.
İşiten, “Bu nedenle var olan potansiyelinin karşılığı olan akademik başarıyı gösteremez. Ödevleri yapmakta sorunlar yaşanır. Eksik veya unutulmuş olarak ödevler getirilir. Hatta hiç getirilmeyebilir” diyerek anne ve babalara uyarıda bulundu.
Arkadaş ilişkilerinde sorun yaşıyorsa
Ailelere müdahalede geç kalınmaması uyarısında bulunan Yrd. Doç. Dr. İşiten, şunları söyledi:
“Çocuk psikiyatrisinde temel kural, günlük yaşam ve işlevsellikte bozulma ve sorunun yaşanmasıdır. Yaşam ve işlevsellikte bozulma derken; beklenen akademik performansı yakalayamıyor olması, arkadaş ilişkilerinde sıkıntıların yaşanması, evde anne-baba ile ödev/ders gibi konularda, kurallara uymama gibi alanlarda çatışmaların yaşanması, sorumlulukların yerine getirilmemesi, geç uyuma- az uyuma-, uykunun kalitesinin iyi olmaması vb. sorunların olması müdahale gereken durumlardır.”
İlaçlı ve ilaçsız tedavi yöntemleri oduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. İşiten, “Hiç ilaç verilmeden sadece aile ile çalışılarak ya da sadece çocuğa yönelik zaman yönetimi dikkat eğitimleri uygulanarak da takip edilebilir. Veya günlük yaşamdaki sorun alanlara göre ilaç seçimi yapılır. Tek tip ilaç verilebildiği gibi örneğin sadece dikkat eksikliği ilacı ya da sadece hareketlilikte dur-düşün sonra yap ilaçları vb. birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasını gerektiren durumlar da olabilir. Okulda da düzenlemeler yapmak ve danışmanlık vermek gerekebilir” uyarısında bulundu.
Dikkat eksikliğinin belirtileri
Yrd. Doç. Dr. Nüket İşiten, dikkat eksikliğinin belirtilerini şöyle sıraladı:
- Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara verememe sorunu yaşar, okul ödevlerinde dikkatsizce hatalar yapar.
- Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır.
- Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.
- Çoğu zaman verilen konuları izlemez ve verilen ödevleri, ufak tefek işleri tamamlayamaz.
- Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker.
- Çoğu zaman zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bu türlü işlerde yer almaya karşı isteksizdir.
- Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder.
- Çoğu zaman dikkati dış uyarılarla kolaylıkla dağılır. Bu belirti de önemli bir dikkat problemidir.
- Günlük etkinliklerde çoğu zaman unutkandır.
- Öğrenme güçlüğünün eşlik ettiği hiperaktif çocuklarda çabuk unutma daha sık olur.
Hiperaktivitenin belirtileri
- Çoğu zaman elleri ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
- Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar.
- Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır.
Dürtüsellik veya iç tepkisellik belirtileri
- Çoğu zaman sorulan sorular daha tamamlanmadan cevabını yapıştırır.
- Dürtüsellik, öfkeyi kontrol etme zorluğu ve çabuk sinirlenmeyi de arttırır.
- Çocuğun zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır.
- Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Kasım 2015 14:06
Gösterim: 2694

