Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Süleyman Demirel Üniversitesinde, 9. Cumhurbaşkanı merhum Demirel'in adını taşıyan "Liderlik Araştırma ve Uygulama Merkezi" kurulacak. SDÜ Rektörü Prof. Dr. Çarıkçı, "Anıtlardan ve müzelerden daha ziyade, akademik çalışmalarla Süleyman Demirel'in anılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

süleyman demirel üniversitesiSüleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı, 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel adına "Liderlik Araştırma ve Uygulama Merkezi" kuracaklarını bildirdi.

Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı, Demirel'in hayatını kaybetmesine, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi çok üzüldüklerini söyledi. Süleyman Demirel'in, üniversitelerinin isim babası, kuruluşunu gerçekleştiren devlet büyüğü ve hemşehrileri olduğunu ifade eden Çarıkçı, şöyle konuştu:

"Bizim için değerli bir şahsiyet, sembol bir isimdi. Üniversitenin akademik yıl açılışlarına kurulduğu yıldan beri gelir ve ilk dersi yapardı. Böyle bir gelenek oluşmuştu. Ama son 4-5 yıldan bu yana sağlığı çok elvermediği için gelemiyordu. Eksikliği de hissediliyordu. Bizim için daha bir değerli, anlamlı bir katkısı oluyordu."

Rektör Çarıkçı, Demirel'in hayatını kaybetmesinin üniversiteleri açısından büyük bir kayıp olduğuna işaret ederek, özellikle Cumhurbaşkanı olduğu dönemde üniversiteye çok büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Adına yapılmış lisansüstü projeler, tezler ve projeler olacak

İlker Hüseyin Çarıkçı, üniversitenin bu günlere gelmesinde en büyük payın merhum Süleyman Demirel'e ait olduğunu ifade ederek, "Şu anda Süleyman Demirel Üniversitesi, 1992 yılında kurulan üniversiteler içerisinde çok çok önemli bir yerdeyse, hatta 109 devlet üniversitesi içerisinde hemen hemen her sıralamada ilk 10'da yer alıyorsa, bunun en önemli sebebi tabii ki Süleyman Bey'in üniversiteye verdiği maddi ve manevi desteklerdir" diye konuştu.

Üniversite yerleşkesinde Demirel için yaptırılmış birkaç sembol anıt olduğunu, ancak bunun yeterli olduğunu düşünmediklerini dile getiren Rektör Çarıkçı, şunları kaydetti:

"Süleyman Demirel Liderlik Araştırma ve Uygulama Merkezi kurma düşüncemiz var. Ölümünden önce gündeme getirmiştik ama yetişmedi. Senato kararı da çıkaracağız. Bir sonraki aşamada ise bir liderlik enstitüsüne çevirme niyetimiz var. Anıtlardan ve müzelerden daha ziyade, akademik çalışmalarla Süleyman Demirel'in anılması gerektiğini düşünüyoruz. İnşallah enstitünün bu konuda çalışmaları olacak. Önümüzdeki eğitim öğretim döneminde bunları zaten göreceksiniz. Onun önemli bir lider olduğunu, ülke için önemli olduğunu düşünüyoruz. Adına yapılmış lisansüstü projeler, tezler ve projeler olacak."

> Süleyman Demirel adına liderlik merkezi kurulacak

Süleyman Demirel Üniversitesinde, 9. Cumhurbaşkanı merhum Demirel'in adını taşıyan "Liderlik Araştırma ve Uygulama Merkezi" kurulacak. SDÜ Rektörü Prof. Dr. Çarıkçı, "Anıtlardan ve müzelerden daha ziyade, akademik çalışmalarla Süleyman Demirel'in anılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

süleyman demirel üniversitesiSüleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı, 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel adına "Liderlik Araştırma ve Uygulama Merkezi" kuracaklarını bildirdi.

Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı, Demirel'in hayatını kaybetmesine, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi çok üzüldüklerini söyledi. Süleyman Demirel'in, üniversitelerinin isim babası, kuruluşunu gerçekleştiren devlet büyüğü ve hemşehrileri olduğunu ifade eden Çarıkçı, şöyle konuştu:

"Bizim için değerli bir şahsiyet, sembol bir isimdi. Üniversitenin akademik yıl açılışlarına kurulduğu yıldan beri gelir ve ilk dersi yapardı. Böyle bir gelenek oluşmuştu. Ama son 4-5 yıldan bu yana sağlığı çok elvermediği için gelemiyordu. Eksikliği de hissediliyordu. Bizim için daha bir değerli, anlamlı bir katkısı oluyordu."

Rektör Çarıkçı, Demirel'in hayatını kaybetmesinin üniversiteleri açısından büyük bir kayıp olduğuna işaret ederek, özellikle Cumhurbaşkanı olduğu dönemde üniversiteye çok büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Adına yapılmış lisansüstü projeler, tezler ve projeler olacak

İlker Hüseyin Çarıkçı, üniversitenin bu günlere gelmesinde en büyük payın merhum Süleyman Demirel'e ait olduğunu ifade ederek, "Şu anda Süleyman Demirel Üniversitesi, 1992 yılında kurulan üniversiteler içerisinde çok çok önemli bir yerdeyse, hatta 109 devlet üniversitesi içerisinde hemen hemen her sıralamada ilk 10'da yer alıyorsa, bunun en önemli sebebi tabii ki Süleyman Bey'in üniversiteye verdiği maddi ve manevi desteklerdir" diye konuştu.

Üniversite yerleşkesinde Demirel için yaptırılmış birkaç sembol anıt olduğunu, ancak bunun yeterli olduğunu düşünmediklerini dile getiren Rektör Çarıkçı, şunları kaydetti:

"Süleyman Demirel Liderlik Araştırma ve Uygulama Merkezi kurma düşüncemiz var. Ölümünden önce gündeme getirmiştik ama yetişmedi. Senato kararı da çıkaracağız. Bir sonraki aşamada ise bir liderlik enstitüsüne çevirme niyetimiz var. Anıtlardan ve müzelerden daha ziyade, akademik çalışmalarla Süleyman Demirel'in anılması gerektiğini düşünüyoruz. İnşallah enstitünün bu konuda çalışmaları olacak. Önümüzdeki eğitim öğretim döneminde bunları zaten göreceksiniz. Onun önemli bir lider olduğunu, ülke için önemli olduğunu düşünüyoruz. Adına yapılmış lisansüstü projeler, tezler ve projeler olacak."

Son Güncelleme: Perşembe, 18 Haziran 2015 17:54

Gösterim: 1429

odatv.com'da yer alan habere göre Yeni Şafak gazetesi yazarı Hayrettin Karaman'ın rektör oğlu M. İhsan Karaman, Boğaziçi Üniversitesi'nde konser vermeye hazırlanan "Boston Eşcinsel Erkek Korosu"nu hedef gösterdi.

ihsan _karamanBoğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu'na da çağrıda bulunan Medeniyet Üniversitesi rektörü M. İhsan Karaman, Twitter'dan "@boun_otk nin binlerce takipçisinin,eşcinselliği meşru ve sevimli gösterme oyunlarına tepkisini bekliyoruz! Boğaziçi'nde gay konserine HAYIR!" diye yazdı. Ancak hiç beklemediği bir cevap aldı.

Karaman'a Twitter'dan yanıt veren Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci temsilciliği, "Sayın Rektörüm ne olacak ayol! Özgür üniversitede özgür konser!" diye yazdı.

EY AHÂLÎ! UYANIN! MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATIYORLAR

Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nin konserini iptal etmesinin ardından Türkiye'de yeni mekân arayışına giren Boston Gay Men's Chorus'a (Boston Eşcinsel Erkek Korosu) Boğaziçi Üniversitesi kapılarını açtı. Bu duruma olduça sinirlenen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü İhsan Karaman, gruba destek verenleri açıkça hedef gösterdi.

Karaman Twitter hesabından şunları yazdı:

"Ey Ahâlî! Uyanın! Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar! Üniversitelerimiz sapık eğilim ve eylemlerin meşrulaştırılma mekanı olamaz! Boğaziçi'nde gay korosu konserine HAYIR! MEB na, YÖK e, Boğaziçi Üniv idaresine, sağduyu sahibi herkese açık çağrı: Boğaziçi'nde gay korosu konserine HAYIR! Boğaziçi Üniversitesinde ÜCRETSİZ gay korosu konseri! Bu rezaletin arkasındaki ahlak düşmanları açıklanmalı! Gaylerin sponsoru KİM?"

> Gay konserine karşı çıkan rektör kim?

odatv.com'da yer alan habere göre Yeni Şafak gazetesi yazarı Hayrettin Karaman'ın rektör oğlu M. İhsan Karaman, Boğaziçi Üniversitesi'nde konser vermeye hazırlanan "Boston Eşcinsel Erkek Korosu"nu hedef gösterdi.

ihsan _karamanBoğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu'na da çağrıda bulunan Medeniyet Üniversitesi rektörü M. İhsan Karaman, Twitter'dan "@boun_otk nin binlerce takipçisinin,eşcinselliği meşru ve sevimli gösterme oyunlarına tepkisini bekliyoruz! Boğaziçi'nde gay konserine HAYIR!" diye yazdı. Ancak hiç beklemediği bir cevap aldı.

Karaman'a Twitter'dan yanıt veren Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci temsilciliği, "Sayın Rektörüm ne olacak ayol! Özgür üniversitede özgür konser!" diye yazdı.

EY AHÂLÎ! UYANIN! MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATIYORLAR

Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nin konserini iptal etmesinin ardından Türkiye'de yeni mekân arayışına giren Boston Gay Men's Chorus'a (Boston Eşcinsel Erkek Korosu) Boğaziçi Üniversitesi kapılarını açtı. Bu duruma olduça sinirlenen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü İhsan Karaman, gruba destek verenleri açıkça hedef gösterdi.

Karaman Twitter hesabından şunları yazdı:

"Ey Ahâlî! Uyanın! Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar! Üniversitelerimiz sapık eğilim ve eylemlerin meşrulaştırılma mekanı olamaz! Boğaziçi'nde gay korosu konserine HAYIR! MEB na, YÖK e, Boğaziçi Üniv idaresine, sağduyu sahibi herkese açık çağrı: Boğaziçi'nde gay korosu konserine HAYIR! Boğaziçi Üniversitesinde ÜCRETSİZ gay korosu konseri! Bu rezaletin arkasındaki ahlak düşmanları açıklanmalı! Gaylerin sponsoru KİM?"

Son Güncelleme: Perşembe, 18 Haziran 2015 15:14

Gösterim: 2271

2014 yılında ABD’nin başkenti Washington D.C.’de kurduğu BAU International University Washington D.C. ve Almanya’nın başkenti Berlin’de açtığı BAU International Berlin University Of Applied Sciences ile eğitimde uluslararası bir marka olan BAU Global, uluslararası eğitim ağına bir yenisini daha ekledi: BAU International University Batumi.

bau_batum2015 – 2016 eğitim öğretim yılında ilk tıp öğrencilerine kavuşacak olan BAU International University Batumi, aynı zamanda tüm dünyadan üniversite öğrencilerine de kapılarını açıyor. Vakıf üniversitesi olarak eğitim yaşamını sürdürecekBAU International University Batumi’de başarılı öğrencilere farklı oranlarda burs imkanları sunulacak. İlk yıl yurtdışından öğrenci kabul edecek olan üniversite, önümüzdeki yıldan itibaren Gürcistan’dan da öğrencilere kapılarını açacak. Üniversitenin yanı sıra hastane kompleksini de içerisinde barındıran BAU International University Batumi için toplamda 50 milyon dolarlık yatırım yapıldı. 300 öğrenci kapasitesine sahip üniversiteye ilk yıl 50 öğrenci alınacak. İlerleyen dönemde ise Gürcistan’a yapılacak yeni yatırımlarla birlikte sağlık bilimleri, diş hekimliği ve turizm alanlarında da fakülteler açılacak.


“TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA ÜNİVERSİTE KAVRAMI DEĞİŞTİ”

Açılış töreninde konuşan BAU Global Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel; “Kurulduğumuz ilk günden itibaren uluslararası ilişkilere ayrı bir önem verdik. Öğrencilerimize Türkiye’de ve dünyada üniversite kavramının artık değiştiğini, kampüslere bağlı eğitimin yetersiz olduğunu ve çok kültürlülükle tanışmaları gerektiğinin önemini anlattık. Dünyanın stratejik noktalarında kendi kampüslerimizi açarak bu anlayışımızı pekiştirdik. Şimdi de Gürcistan’ın  Batum kentinde Gürcistan yasalarına göre diploma veren bağımsız bir üniversite kurarak uluslararası alandaki yatırımlarımıza bir yenisini daha ekledik. Bu Türkiye’nin vizyonunu, gücünü, bir Türk girişimcisinin cesaretini tüm dünyaya duyurmaktır. Yıllar önce İstanbul’da üniversite kurarken yaşadığımız heyecanı şimdi Batum’da yaşıyoruz. Amacımız benzer yatırımları diğer ülkelere de taşımak” dedi.


TÜRKİYE - GÜRCİSTAN İLİŞKİLERİNE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLANACAK

Üniversitenin Gürcistan devleti kanunlarına göre akredite edildiğini belirten BAU International University Batumi Rektörü Prof. Dr. İsmet Dindar, “Başlangıç olarak üniversitemiz bir tıp fakültesi olacak. Auditoryumlar, labarotuvarlar, zengin bir kütüphane, idari bölümler bütünü ile hazır durumda ve eğitim dilimiz de İngilizce. Gürcistan, Türkiye ve başka ülkelerden de öğrencilerin eğitim alabileceği üniversitemizde akademisyen kadromuzu seçkin isimlerden oluşturduk.  Üniversitemiz, Gürcistan yüksek öğreniminin ve tıp eğitiminin kalitesinin yükseltilmesine, ülkede bulunan diğer üniversite ve yüksek öğrenim kurumları ile işbirliği içinde kalarak önemli katkılar sağlayacak. Bunun da ötesinde Gürcistan ve Türkiye ilişkilerinde, Gürcistan ile bütün komşu ve uzak ülkeler arasında yakın işbirliği ve bilgi alışverişi için önemli bir kapı olma özelliğini taşıyacak. BAU International University  Batumi bünyesinde hizmete başlayan Tıp Fakültesi Türk müteşebbislerince yurt dışında ilk açılan tıp fakültesi olma özelliğine de sahiptir” dedi.

 

EVRENSEL STANDARTLARDA TIP EĞİTİMİ VERİLECEK

Günümüzde sağlık alanının ekonomik gelişmenin bir aracı olduğunun ve sağlık eğitimine yapılan yatırımların doğal olarak ekonomik gelişmeyi de beraberinde getirdiğini belirten Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın, “Yapılan çalışmalar, bir ülkenin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında sağlık sektörü ve göstergelerinin son derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır. İnanıyorum ki, Gürcistan’ın Batum şehrinde açtığımız BAU International University Batumi bünyesindeki Tıp Fakültesi, bu kardeş ülkenin yanı sıra bölge ülkelerinin de sağlık alanındaki planlamalarına ve gelişimlerine  önemli katkılar sağlayacak, aramızda var olan dostluk ilişkilerini daha da kuvvetlendirecektir” dedi. Yalçın, “BAU International University Batumi’nin eğitim standardı; gerek laboratuvar alt yapısı, gerek dinamik eğitim müfredatı ve gerekse eğitim - öğretim süreçlerini yürütecek öğretim elemanlarının kalitesi bakımından BAU İstanbul Tıp Fakültemiz ile aynı olacak, programlar paralel yürütülecek ve imkanlar karşılıklı paylaşılacaktır. Evrensel standartlarda hazırlanacak eğitim programlarımızın İngilizce olarak sunulacak ve bu üniversitede okuyan öğrenciler dünya ağımızın sahip olduğu her türlü imkandan yararlanma ayrıcalığına sahip olacaklardır” dedi.

> Bahçeşehir Üniversitesi Gürcistan'da üniversite açtı

2014 yılında ABD’nin başkenti Washington D.C.’de kurduğu BAU International University Washington D.C. ve Almanya’nın başkenti Berlin’de açtığı BAU International Berlin University Of Applied Sciences ile eğitimde uluslararası bir marka olan BAU Global, uluslararası eğitim ağına bir yenisini daha ekledi: BAU International University Batumi.

bau_batum2015 – 2016 eğitim öğretim yılında ilk tıp öğrencilerine kavuşacak olan BAU International University Batumi, aynı zamanda tüm dünyadan üniversite öğrencilerine de kapılarını açıyor. Vakıf üniversitesi olarak eğitim yaşamını sürdürecekBAU International University Batumi’de başarılı öğrencilere farklı oranlarda burs imkanları sunulacak. İlk yıl yurtdışından öğrenci kabul edecek olan üniversite, önümüzdeki yıldan itibaren Gürcistan’dan da öğrencilere kapılarını açacak. Üniversitenin yanı sıra hastane kompleksini de içerisinde barındıran BAU International University Batumi için toplamda 50 milyon dolarlık yatırım yapıldı. 300 öğrenci kapasitesine sahip üniversiteye ilk yıl 50 öğrenci alınacak. İlerleyen dönemde ise Gürcistan’a yapılacak yeni yatırımlarla birlikte sağlık bilimleri, diş hekimliği ve turizm alanlarında da fakülteler açılacak.


“TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA ÜNİVERSİTE KAVRAMI DEĞİŞTİ”

Açılış töreninde konuşan BAU Global Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel; “Kurulduğumuz ilk günden itibaren uluslararası ilişkilere ayrı bir önem verdik. Öğrencilerimize Türkiye’de ve dünyada üniversite kavramının artık değiştiğini, kampüslere bağlı eğitimin yetersiz olduğunu ve çok kültürlülükle tanışmaları gerektiğinin önemini anlattık. Dünyanın stratejik noktalarında kendi kampüslerimizi açarak bu anlayışımızı pekiştirdik. Şimdi de Gürcistan’ın  Batum kentinde Gürcistan yasalarına göre diploma veren bağımsız bir üniversite kurarak uluslararası alandaki yatırımlarımıza bir yenisini daha ekledik. Bu Türkiye’nin vizyonunu, gücünü, bir Türk girişimcisinin cesaretini tüm dünyaya duyurmaktır. Yıllar önce İstanbul’da üniversite kurarken yaşadığımız heyecanı şimdi Batum’da yaşıyoruz. Amacımız benzer yatırımları diğer ülkelere de taşımak” dedi.


TÜRKİYE - GÜRCİSTAN İLİŞKİLERİNE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLANACAK

Üniversitenin Gürcistan devleti kanunlarına göre akredite edildiğini belirten BAU International University Batumi Rektörü Prof. Dr. İsmet Dindar, “Başlangıç olarak üniversitemiz bir tıp fakültesi olacak. Auditoryumlar, labarotuvarlar, zengin bir kütüphane, idari bölümler bütünü ile hazır durumda ve eğitim dilimiz de İngilizce. Gürcistan, Türkiye ve başka ülkelerden de öğrencilerin eğitim alabileceği üniversitemizde akademisyen kadromuzu seçkin isimlerden oluşturduk.  Üniversitemiz, Gürcistan yüksek öğreniminin ve tıp eğitiminin kalitesinin yükseltilmesine, ülkede bulunan diğer üniversite ve yüksek öğrenim kurumları ile işbirliği içinde kalarak önemli katkılar sağlayacak. Bunun da ötesinde Gürcistan ve Türkiye ilişkilerinde, Gürcistan ile bütün komşu ve uzak ülkeler arasında yakın işbirliği ve bilgi alışverişi için önemli bir kapı olma özelliğini taşıyacak. BAU International University  Batumi bünyesinde hizmete başlayan Tıp Fakültesi Türk müteşebbislerince yurt dışında ilk açılan tıp fakültesi olma özelliğine de sahiptir” dedi.

 

EVRENSEL STANDARTLARDA TIP EĞİTİMİ VERİLECEK

Günümüzde sağlık alanının ekonomik gelişmenin bir aracı olduğunun ve sağlık eğitimine yapılan yatırımların doğal olarak ekonomik gelişmeyi de beraberinde getirdiğini belirten Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın, “Yapılan çalışmalar, bir ülkenin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında sağlık sektörü ve göstergelerinin son derece önemli olduğunu ortaya koymaktadır. İnanıyorum ki, Gürcistan’ın Batum şehrinde açtığımız BAU International University Batumi bünyesindeki Tıp Fakültesi, bu kardeş ülkenin yanı sıra bölge ülkelerinin de sağlık alanındaki planlamalarına ve gelişimlerine  önemli katkılar sağlayacak, aramızda var olan dostluk ilişkilerini daha da kuvvetlendirecektir” dedi. Yalçın, “BAU International University Batumi’nin eğitim standardı; gerek laboratuvar alt yapısı, gerek dinamik eğitim müfredatı ve gerekse eğitim - öğretim süreçlerini yürütecek öğretim elemanlarının kalitesi bakımından BAU İstanbul Tıp Fakültemiz ile aynı olacak, programlar paralel yürütülecek ve imkanlar karşılıklı paylaşılacaktır. Evrensel standartlarda hazırlanacak eğitim programlarımızın İngilizce olarak sunulacak ve bu üniversitede okuyan öğrenciler dünya ağımızın sahip olduğu her türlü imkandan yararlanma ayrıcalığına sahip olacaklardır” dedi.

Son Güncelleme: Pazartesi, 15 Haziran 2015 11:45

Gösterim: 2461

ODTÜ, Türkiye'de 60. kuruluş yılını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 10 akademik yılını geride bıraktı. Gelinen durumu değerlendirmek için düzenlenen basın toplantısında ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, üniversitelerdeki nitelik sorununun YÖK'ten bağımsız bir Kalite Güvence Kurumu ile çözüleceğini söyledi.

ahmet acarTürkiye’de 60. kuruluş yılını kutlamaya hazırlanan ODTÜ’nün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de 10 akademik yılı geride bırakması neticesinde gelinen noktayı değerlendirmek amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, yüksek eğitimin niteliğinde ciddi düşüş yaşandığını belirterek, bu sorunu aşmak için YÖK’ten ve üniversitelerden bağımsız bir Kalite Güvence Kurumu’nun bir an önce kurulması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de 60. kuruluş yılını kutlamaya hazırlanan Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de 10 akademik yılı geride bıraktı. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar ile ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Yönetim Kurulu Başkanı ve Kampus Rektörü Prof. Dr. Turgut Tümer, bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda basın mensuplarıyla buluştu.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu KKTC ve TC hükümetlerinin daveti üzerine bir devlet görevi olarak üstlendiklerini dile getiren ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, kampusu kurarken, ODTÜ kalitesinden kesinlikle ödün vermeden eğitim-öğretim yapmayı hedeflediklerini belirterek, kampusun 10. akademik yılında ulaştığı eğitim-öğretim kalitesi ile bu hedefi gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Prof. Dr. Acar, bu kampusten mezun olan öğrencilerin diplomalarını da Ankara’dan aldıklarına dikkat çekerek, bunun da ODTÜ kalitesinde, güvencesinde eğitim verildiğinin bir kanıtı olduğunu ifade etti.

ODTÜ’nün önümüzdeki eylül ayından itibaren 60. Kuruluş Yılı’nı kutlamaya hazırlandığını söyleyen Prof. Dr. Acar, üniversitenin eğitim, araştırma ve toplumsal hizmet alanlarında kaydettiği gelişmeleri ve eriştiği düzeyi birkaç başlık altında özetledi:

SAĞLIK ALANINDA AYAK İZİMİZ BÜYÜYOR

Tıp teknolojisi alanında yaptıkları işlerin yelpazesinin genişlediğini dile getiren Prof. Dr. Acar şunları söyledi: “Sağlık alanında giderek ayak izimiz büyüyor. Bu alanda çok ciddi araştırmalar yürütüyoruz. GATA ile yıllardır devam eden işbirliklerimiz var. Bu sene ise Hacettepe Üniversitesi ile Nörobilim ve Nöroteknoloji alanında ortak doktora programı başlattık ve bu programa Güz döneminde öğrenci kabul ettik. Enformatik Enstitümüzün Harvard ile tıp bilişimi konusunda işbirliği var. Bu yıl içinde Ekol Politeknik ile de beyin araştırmaları konusunda bir işbirliği yapacağız.”

Prof. Dr. Acar, ayrıca son akademik yılda 5 yeni alanda tezli ve/veya tezsiz yüksek lisans programı ve 1 yeni alanda doktora programı açılması önerisinin ODTÜ Senatosu tarafından kabul edildiğini, 5 alanda var olan doktora programlarının, yeni açılan “opsiyon”larla genişletildiğini sözlerine ekledi.

ARAŞTIRMA PARKI’NIN TEMELİNİ EYLÜL AYINDA ATACAĞIZ

Üniversitenin sürekli olarak artan bilimsel araştırma faaliyetlerinin gerektirdiği laboratuvar alanlarını ve fiziksel altyapıyı sağlamaya yönelik üç ayrı büyük yatırım projesinde yapım aşamasına gelindiğini söyleyen Prof. Dr. Acar, “Bunlardan ilki, disiplinler arası araştırma merkezlerimize ve büyük araştırma projelerimize ev sahipliği yapacak, toplam 27.000 m2 kapalı alana sahip “Araştırma Parkı” binasıdır. Projelendirme sürecinin sonuna geldiğimiz binanın fiyat ihalesi Temmuz ayı başında yapılacak. Tahmin ediyorum eylül ayında da temelini atacağız” dedi.

ODTÜ Teknokent Bilişim ve Telekom Kümelenmesi’ni ulusal olduğu kadar ve uluslararası firmaların Ar-Ge ve yazılım geliştirme birimleri için bir çekim merkezi haline getirecek 30.000 m2 kapalı alana sahip “Bilişim ve İnovasyon Merkezi” projelerinin hazırlandığını aktaran Prof. Dr. Acar, ODTÜ Teknokent eliyle yapılacak binanın, yapım ihalesinin bu yıl içinde yapılmasını ve 2016'da hayata geçirilmesini hedeflediklerini belirtti.

Öte yandan yine bu yıl ODTÜ Teknokent tarafından yine bir ilkin gerçekleştirildiğini ve ABD’de Silikon Vadisi’nde T-Jump adıyla bir ofis açıldığına değinen Prof. Dr Acar, "Bu ofis aracılığı ile Türkiye’den yeni girişimciler ve belirli büyüklüğe ulaşmış şirketlerin ABD pazarına girebilmesini kolaylaştırmak üzere çalışıyoruz" dedi.

YÜKSEKÖĞRETİM SEKTÖRÜNDE BİR ÖRTÜ VAR

Türk üniversitelerinin dünyadaki üniversitelerle rekabet etmesi için kaynak, nitelikli insan, iyi yönetim olmak üzere 3 koşulun sağlanması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Acar, ayrıca nitelikli insanları üniversitelerin bünyesine çekebilmesi için de maddi paket, çalışma ortamında özgürlük ve iyi bir gelecek sunmak gerektiğini ifade etti.

Orta Afrika, Körfez ve balkan ülkelerinde ODTÜ’nün kampus açması için beklentilerin olduğunu dile getiren Prof. Dr. Acar, şu anda başka bir ülkede kampus açmayı düşünmediklerini belirtti.

Türkiye’nin yükseköğretimde geldiği noktayı da değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Acar, yükseköğretim sektörünün üstünde bir örtü olduğunu dile getirerek kimlerin hangi kaynakları kullandığının bilinmediğini, nasıl yatırım yapıldığının anlaşılmadığını söyledi. Üniversite konusunda okullaşma oranının arttığını ancak bunun eğitime yansımadığını ifade eden Prof. Dr. Acar, yüksek eğitimin niteliğinde ciddi düşüş olduğunu belirtti.

Türkiye’nin dünya kriterlerinde son 6 yılda 80’lerden 100’lere düştüğünü kaydederek, “Son 10 yılda kurulan üniversiteler 40-50 yıl sonra nerede olacağını iyi planlamalı. Ayrıca YÖK’ten ve üniversitelerden bağımsız bir Kalite Güvence Kurumu bir an önce kurulmalı” dedi.

ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİMDE KALİTE

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar’dan sonra söz alan ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turgut Tümer de, ODTÜ’nün Güzelyurt Kalkanlı’daki yerleşkesinde geçirdikleri on akademik yıl ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

turgut tumerProf. Dr. Tümer, bugüne kadar 1000’e yaklaşan mezunlarının iş yaşamlarında ve lisansüstü programlarda ODTÜ mezunlarının bilinen başarılarını aynı ölçüde sergilediklerini belirterek, “Giriş puanlarındaki farklılığı göz önüne alırsak, Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda Ankara’ya göre daha fazla katma değer yarattığımızı söyleyebiliriz” dedi. Bu gurur verici tabloya karşın, özellikle İngilizce hazırlık sınıfında ve birinci sınıflarda yaşanan başarısızlık nedeni ayrılma oranının Ankara ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu, bu nedenle öğrenci sayısı hedeflerinde 3 yıl gecikme yaşandığını belirten Prof. Dr. Tümer, bu durumu aşmak için hayata geçirdiklerini çeşitli projeler ile ilgili şu bilgileri aktardı:

“Lisans programlarına kabul edilen öğrencilerimizin, üniversite yaşamına uyumunu hızlandırmak üzere, kredili “Kampusta İlk Yıl Seminerleri” başlıklı bir ders geliştirdik. Mühendislik programları öğrencileri için “Matematik Yeterlik Sınavı” ve bu sınavda gerekli başarıyı gösteremeyenler için “Precalculus” dersi uygulamasını getirdik. İngilizce hazırlık programında “Uzatılmış Bahar Dönemi” geliştirerek hazırlık sınıfına başlangıç düzeyinde başlayan öğrencilerin İngilizce Yeterlilik Sınavı öncesi eğitim sürelerini iki ay uzattık. İngilizce Yeterlilik Sınavında belirli bir başarı düzeyini yakalayan, ancak lisans eğitimine başlamak için gerekli koşulu sağlayamayan öğrencilere bursluluğun devam edeceği, bir dönemlik ETP (English Towards Proficiency) programı uygulamasına başladık.”

Her alanda olduğu gibi, yükseköğretimde de insan gücünün en önemli faktör olduğunu belirten Prof. Dr. Tümer, “Kuzey Kıbrıs Kampusu’na öğretim elemanlarının işe alımı, atama ve yükseltmelerinde ODTÜ Senatosu’nun belirlediği ölçütler ve süreç aynen uygulanıyor, ayrıca ODTÜ merkez kampusumuzdan da belli oranda öğretim elemanı desteği alıyoruz” dedi ve bu akademik yıl itibariyle akademik kadrolarının derece veren programlarda 80, Yabancı Diller Okulu’nda 56 olmak üzere 136 tam zamanlı ve 36 yarı zamanlı öğretim elemanından oluştuğunu ekledi. 

Toplantının ardından ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Kültür ve Kongre Merkezi'nde geleneksel ODTÜ Günü kutlandı. ODTÜ Günü’nde, 28 Haziran’da ODTÜ Ankara Kampusu’nda ODTÜ Stadyumu’nda yapılacak törenle diplomalarını alacak yaklaşık 200 ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu mezun adayı tanıtılırken, ilk akademik yıldan bu yıldan bu yana görev yapan Yönetim Kurulu üyelerine de plaketleri dağıtıldı.

ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER DAHA BAŞARILI

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’na yeni kayıt yaptıran uluslararası öğrenci sayısının her yıl ikiye katlandığını belirten Prof. Tümer, 2012 yılında 56 olan yeni kayıt sayısının 2013’te 128’e, 2014’te ise 224’e yükseldiğini kaydetti. Yabancı öğrencilerin başarı oranının diğer öğrencilerine oranla daha yüksek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Turgut Tümer, bu yıl Akademik Başarı Bursu kazanan 21 mühendislik öğrencisinden 17’sinin, 20 sosyal bilimler ve eğitim öğrencisinden ise 5’inin üçüncü ülke uyruklu olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Tümer, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu olarak araştırmalarında enerji ve çevre ile Akdeniz ve Bölge çalışmaları üzerine odaklandıklarını belirterek, üç yıldır düzenlenen “Yılın Yeşil Beyni” Yarışması’na dünyanın her yerinden lise ve üniversite öğrencilerinin katıldığını söyledi. Prof. Dr. Turgut Tümer, geçen yılki yarışmanın liseler arası kategorisine Nepal’den Ekvator’a kadar uzanan 16 ülkeden 241 ekip, üniversiteler arası kategorisine ise Endonezya’dan Portekiz’e uzanan 7 ülkeden 30 ekibin katıldığını dile getirerek, bu etkinlik ile gençlerde çevre ve sürdürülebilirlik bilinci oluşturmak kadar, KKTC’nin bilinirliği ve tanınırlığına da katkı sağlandığını ifade etti.

> ODTÜ Rektörü: YÖK’ten Bağımsız Kalite Güvence Kurumu kurulmalı

ODTÜ, Türkiye'de 60. kuruluş yılını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 10 akademik yılını geride bıraktı. Gelinen durumu değerlendirmek için düzenlenen basın toplantısında ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, üniversitelerdeki nitelik sorununun YÖK'ten bağımsız bir Kalite Güvence Kurumu ile çözüleceğini söyledi.

ahmet acarTürkiye’de 60. kuruluş yılını kutlamaya hazırlanan ODTÜ’nün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de 10 akademik yılı geride bırakması neticesinde gelinen noktayı değerlendirmek amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, yüksek eğitimin niteliğinde ciddi düşüş yaşandığını belirterek, bu sorunu aşmak için YÖK’ten ve üniversitelerden bağımsız bir Kalite Güvence Kurumu’nun bir an önce kurulması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de 60. kuruluş yılını kutlamaya hazırlanan Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de 10 akademik yılı geride bıraktı. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar ile ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Yönetim Kurulu Başkanı ve Kampus Rektörü Prof. Dr. Turgut Tümer, bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda basın mensuplarıyla buluştu.

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’nu KKTC ve TC hükümetlerinin daveti üzerine bir devlet görevi olarak üstlendiklerini dile getiren ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, kampusu kurarken, ODTÜ kalitesinden kesinlikle ödün vermeden eğitim-öğretim yapmayı hedeflediklerini belirterek, kampusun 10. akademik yılında ulaştığı eğitim-öğretim kalitesi ile bu hedefi gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Prof. Dr. Acar, bu kampusten mezun olan öğrencilerin diplomalarını da Ankara’dan aldıklarına dikkat çekerek, bunun da ODTÜ kalitesinde, güvencesinde eğitim verildiğinin bir kanıtı olduğunu ifade etti.

ODTÜ’nün önümüzdeki eylül ayından itibaren 60. Kuruluş Yılı’nı kutlamaya hazırlandığını söyleyen Prof. Dr. Acar, üniversitenin eğitim, araştırma ve toplumsal hizmet alanlarında kaydettiği gelişmeleri ve eriştiği düzeyi birkaç başlık altında özetledi:

SAĞLIK ALANINDA AYAK İZİMİZ BÜYÜYOR

Tıp teknolojisi alanında yaptıkları işlerin yelpazesinin genişlediğini dile getiren Prof. Dr. Acar şunları söyledi: “Sağlık alanında giderek ayak izimiz büyüyor. Bu alanda çok ciddi araştırmalar yürütüyoruz. GATA ile yıllardır devam eden işbirliklerimiz var. Bu sene ise Hacettepe Üniversitesi ile Nörobilim ve Nöroteknoloji alanında ortak doktora programı başlattık ve bu programa Güz döneminde öğrenci kabul ettik. Enformatik Enstitümüzün Harvard ile tıp bilişimi konusunda işbirliği var. Bu yıl içinde Ekol Politeknik ile de beyin araştırmaları konusunda bir işbirliği yapacağız.”

Prof. Dr. Acar, ayrıca son akademik yılda 5 yeni alanda tezli ve/veya tezsiz yüksek lisans programı ve 1 yeni alanda doktora programı açılması önerisinin ODTÜ Senatosu tarafından kabul edildiğini, 5 alanda var olan doktora programlarının, yeni açılan “opsiyon”larla genişletildiğini sözlerine ekledi.

ARAŞTIRMA PARKI’NIN TEMELİNİ EYLÜL AYINDA ATACAĞIZ

Üniversitenin sürekli olarak artan bilimsel araştırma faaliyetlerinin gerektirdiği laboratuvar alanlarını ve fiziksel altyapıyı sağlamaya yönelik üç ayrı büyük yatırım projesinde yapım aşamasına gelindiğini söyleyen Prof. Dr. Acar, “Bunlardan ilki, disiplinler arası araştırma merkezlerimize ve büyük araştırma projelerimize ev sahipliği yapacak, toplam 27.000 m2 kapalı alana sahip “Araştırma Parkı” binasıdır. Projelendirme sürecinin sonuna geldiğimiz binanın fiyat ihalesi Temmuz ayı başında yapılacak. Tahmin ediyorum eylül ayında da temelini atacağız” dedi.

ODTÜ Teknokent Bilişim ve Telekom Kümelenmesi’ni ulusal olduğu kadar ve uluslararası firmaların Ar-Ge ve yazılım geliştirme birimleri için bir çekim merkezi haline getirecek 30.000 m2 kapalı alana sahip “Bilişim ve İnovasyon Merkezi” projelerinin hazırlandığını aktaran Prof. Dr. Acar, ODTÜ Teknokent eliyle yapılacak binanın, yapım ihalesinin bu yıl içinde yapılmasını ve 2016'da hayata geçirilmesini hedeflediklerini belirtti.

Öte yandan yine bu yıl ODTÜ Teknokent tarafından yine bir ilkin gerçekleştirildiğini ve ABD’de Silikon Vadisi’nde T-Jump adıyla bir ofis açıldığına değinen Prof. Dr Acar, "Bu ofis aracılığı ile Türkiye’den yeni girişimciler ve belirli büyüklüğe ulaşmış şirketlerin ABD pazarına girebilmesini kolaylaştırmak üzere çalışıyoruz" dedi.

YÜKSEKÖĞRETİM SEKTÖRÜNDE BİR ÖRTÜ VAR

Türk üniversitelerinin dünyadaki üniversitelerle rekabet etmesi için kaynak, nitelikli insan, iyi yönetim olmak üzere 3 koşulun sağlanması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Acar, ayrıca nitelikli insanları üniversitelerin bünyesine çekebilmesi için de maddi paket, çalışma ortamında özgürlük ve iyi bir gelecek sunmak gerektiğini ifade etti.

Orta Afrika, Körfez ve balkan ülkelerinde ODTÜ’nün kampus açması için beklentilerin olduğunu dile getiren Prof. Dr. Acar, şu anda başka bir ülkede kampus açmayı düşünmediklerini belirtti.

Türkiye’nin yükseköğretimde geldiği noktayı da değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Acar, yükseköğretim sektörünün üstünde bir örtü olduğunu dile getirerek kimlerin hangi kaynakları kullandığının bilinmediğini, nasıl yatırım yapıldığının anlaşılmadığını söyledi. Üniversite konusunda okullaşma oranının arttığını ancak bunun eğitime yansımadığını ifade eden Prof. Dr. Acar, yüksek eğitimin niteliğinde ciddi düşüş olduğunu belirtti.

Türkiye’nin dünya kriterlerinde son 6 yılda 80’lerden 100’lere düştüğünü kaydederek, “Son 10 yılda kurulan üniversiteler 40-50 yıl sonra nerede olacağını iyi planlamalı. Ayrıca YÖK’ten ve üniversitelerden bağımsız bir Kalite Güvence Kurumu bir an önce kurulmalı” dedi.

ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİMDE KALİTE

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar’dan sonra söz alan ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turgut Tümer de, ODTÜ’nün Güzelyurt Kalkanlı’daki yerleşkesinde geçirdikleri on akademik yıl ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

turgut tumerProf. Dr. Tümer, bugüne kadar 1000’e yaklaşan mezunlarının iş yaşamlarında ve lisansüstü programlarda ODTÜ mezunlarının bilinen başarılarını aynı ölçüde sergilediklerini belirterek, “Giriş puanlarındaki farklılığı göz önüne alırsak, Kuzey Kıbrıs Kampusu’nda Ankara’ya göre daha fazla katma değer yarattığımızı söyleyebiliriz” dedi. Bu gurur verici tabloya karşın, özellikle İngilizce hazırlık sınıfında ve birinci sınıflarda yaşanan başarısızlık nedeni ayrılma oranının Ankara ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu, bu nedenle öğrenci sayısı hedeflerinde 3 yıl gecikme yaşandığını belirten Prof. Dr. Tümer, bu durumu aşmak için hayata geçirdiklerini çeşitli projeler ile ilgili şu bilgileri aktardı:

“Lisans programlarına kabul edilen öğrencilerimizin, üniversite yaşamına uyumunu hızlandırmak üzere, kredili “Kampusta İlk Yıl Seminerleri” başlıklı bir ders geliştirdik. Mühendislik programları öğrencileri için “Matematik Yeterlik Sınavı” ve bu sınavda gerekli başarıyı gösteremeyenler için “Precalculus” dersi uygulamasını getirdik. İngilizce hazırlık programında “Uzatılmış Bahar Dönemi” geliştirerek hazırlık sınıfına başlangıç düzeyinde başlayan öğrencilerin İngilizce Yeterlilik Sınavı öncesi eğitim sürelerini iki ay uzattık. İngilizce Yeterlilik Sınavında belirli bir başarı düzeyini yakalayan, ancak lisans eğitimine başlamak için gerekli koşulu sağlayamayan öğrencilere bursluluğun devam edeceği, bir dönemlik ETP (English Towards Proficiency) programı uygulamasına başladık.”

Her alanda olduğu gibi, yükseköğretimde de insan gücünün en önemli faktör olduğunu belirten Prof. Dr. Tümer, “Kuzey Kıbrıs Kampusu’na öğretim elemanlarının işe alımı, atama ve yükseltmelerinde ODTÜ Senatosu’nun belirlediği ölçütler ve süreç aynen uygulanıyor, ayrıca ODTÜ merkez kampusumuzdan da belli oranda öğretim elemanı desteği alıyoruz” dedi ve bu akademik yıl itibariyle akademik kadrolarının derece veren programlarda 80, Yabancı Diller Okulu’nda 56 olmak üzere 136 tam zamanlı ve 36 yarı zamanlı öğretim elemanından oluştuğunu ekledi. 

Toplantının ardından ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu Kültür ve Kongre Merkezi'nde geleneksel ODTÜ Günü kutlandı. ODTÜ Günü’nde, 28 Haziran’da ODTÜ Ankara Kampusu’nda ODTÜ Stadyumu’nda yapılacak törenle diplomalarını alacak yaklaşık 200 ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu mezun adayı tanıtılırken, ilk akademik yıldan bu yıldan bu yana görev yapan Yönetim Kurulu üyelerine de plaketleri dağıtıldı.

ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER DAHA BAŞARILI

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu’na yeni kayıt yaptıran uluslararası öğrenci sayısının her yıl ikiye katlandığını belirten Prof. Tümer, 2012 yılında 56 olan yeni kayıt sayısının 2013’te 128’e, 2014’te ise 224’e yükseldiğini kaydetti. Yabancı öğrencilerin başarı oranının diğer öğrencilerine oranla daha yüksek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Turgut Tümer, bu yıl Akademik Başarı Bursu kazanan 21 mühendislik öğrencisinden 17’sinin, 20 sosyal bilimler ve eğitim öğrencisinden ise 5’inin üçüncü ülke uyruklu olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Tümer, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu olarak araştırmalarında enerji ve çevre ile Akdeniz ve Bölge çalışmaları üzerine odaklandıklarını belirterek, üç yıldır düzenlenen “Yılın Yeşil Beyni” Yarışması’na dünyanın her yerinden lise ve üniversite öğrencilerinin katıldığını söyledi. Prof. Dr. Turgut Tümer, geçen yılki yarışmanın liseler arası kategorisine Nepal’den Ekvator’a kadar uzanan 16 ülkeden 241 ekip, üniversiteler arası kategorisine ise Endonezya’dan Portekiz’e uzanan 7 ülkeden 30 ekibin katıldığını dile getirerek, bu etkinlik ile gençlerde çevre ve sürdürülebilirlik bilinci oluşturmak kadar, KKTC’nin bilinirliği ve tanınırlığına da katkı sağlandığını ifade etti.

Son Güncelleme: Salı, 16 Haziran 2015 11:30

Gösterim: 2025

Türk Hava Kurumu (THK) Üniversitesi profesör alacak.

thk_uniResmi Gazete'de yayımlanan ilana göre, THK Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümünde (İngilizce) istihdam edilmek üzere bir profesör alınacak.

Adaylar, istenen belgelerle 29 Haziran'a kadar Personel Müdürlüğüne şahsen başvuracak. Belirtilen şartları taşımayan ve süresi içinde başvurmayan adayların başvuruları dikkate alınmayacak.

> THK Üniversitesi akademisyen alacak
Türk Hava Kurumu (THK) Üniversitesi profesör alacak.

thk_uniResmi Gazete'de yayımlanan ilana göre, THK Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümünde (İngilizce) istihdam edilmek üzere bir profesör alınacak.

Adaylar, istenen belgelerle 29 Haziran'a kadar Personel Müdürlüğüne şahsen başvuracak. Belirtilen şartları taşımayan ve süresi içinde başvurmayan adayların başvuruları dikkate alınmayacak.

Son Güncelleme: Pazartesi, 15 Haziran 2015 11:11

Gösterim: 1401


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.