Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Öğretmenlerin özre bağlı yer değiştirme sonuçları açıklandı.
Milli Eğitim Bakanlığı, özür grubu yer değiştirme sonuçlarını açıkladı. Öğretmenler, il içi ve iller arası özre bağlı yer değiştirme sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü internet sitesinden öğrenebilirler.
MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, iller arası toplam 25 bin 118 başvurunun iradeleri doğrultusunda tamamına yakınının taleplerini yerine getirdiklerini aktardı.
Sonuçlar için Tıklayınız
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Öğretmenlerin özre bağlı yer değiştirme sonuçları açıklandı.
Milli Eğitim Bakanlığı, özür grubu yer değiştirme sonuçlarını açıkladı. Öğretmenler, il içi ve iller arası özre bağlı yer değiştirme sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü internet sitesinden öğrenebilirler.
MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, iller arası toplam 25 bin 118 başvurunun iradeleri doğrultusunda tamamına yakınının taleplerini yerine getirdiklerini aktardı.
Sonuçlar için Tıklayınız
Son Güncelleme: Cuma, 28 Ağustos 2015 10:59
Gösterim: 1536
Önümüzdeki eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, bağımsız anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine haftada 3 gün süreyle 200 mililitre süt dağıtılacak.
Okul sütü programı kapsamında 2015-2016 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, bağımsız anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine haftada 3 gün süreyle 200 mililitre ambalajlı, yağlı, sade UHT içme sütü dağıtılacak.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının "Okul Sütü Programı Uygulama Tebliği" Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, 2015-2016 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, bağımsız anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine her hafta pazartesi, çarşamba ve cuma günleri 200 mililitre ambalajlı, yağlı, sade UHT içme sütü verilecek.
Bu kapsamındaki özel öğretim kurumları, programa eşdeğer süt veya süt ürünü tüketilmesini sağlamaları halinde, velinin görüşü esas alınarak kurum yönetiminin kararı doğrultusunda programın dışında tutulacak.
Programın uygulanacağı okullar, veli izinleri doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenerek Bakanlığa bildirilecek.
Okul sütlerinin alımı, yurt içinden temin edilen çiğ sütlerden gerekli belgeye sahip ve ülke içinde UHT içme sütü üretimi yapan gıda işletmelerinden yapılacak.
Dağıtılacak okul sütü ambalajlarının şekli ve üzerinde yer alması gereken hususlar Bakanlığın koordinasyonunda Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek.
İllerde il okul sütü komisyonlarının sekretaryasının yürütülmesi, okul sütünün okullara ulaştırılmasının kontrolü ile uygun şartlarda muhafazası ve tüketimlerinin sağlanmasından, il okul sütü komisyonu ve il milli eğitim müdürlükleri sorumlu kılındı.
Öğrencilere ait bilgilerin Okul Sütü Modülüne kaydedilmesi, modüle giriş yapılamadığı durumlarda verilerin toplanması ve zamanında ulaşılabilir olması Milli Eğitim Bakanlığınca sağlanacak.
Öğrenci velileri, öğretmenler, aile hekimleri veya sağlık kurumlarınca süte karşı duyarlılığı tespit edilen öğrenciler, okul yönetimleri tarafından program dışında tutulacak.
Velilere uygulama hakkında bilgilendirme yapılacak
Dağıtılacak okul sütlerinin üretiminden tüketimine kadarki aşamalarında, Türk Gıda Mevzuatı ile ihale teknik şartnamesine uygunluğunun denetimi, il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerince yapılacak.
Okul sütü üretimi yapılan illerde, il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerince sütlerin her bir partisinden numune alınacak, numunelere ait analiz sonuçları, Bakanlığa ve teslimi yapılacak illerdeki il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne gönderilecek ve Okul Sütü Modülüne yüklenecek.
Okul sütü komisyonu, Veli İzin Formları'nın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirtilen takvim içinde Okul Sütü Modülü'ne girilmesini sağlayacak. İl ve ilçe okul sütü komisyonları bilgilerin zamanında ve doğru girilmesinden "silsile" yolu ile sorumlu kılındı.
Program başlamadan önce ailelere süt içimi sonrası oluşabilecek basit rahatsızlıklar ve bulguların anlatıldığı, bu bulguların büyük bir bölümünün geçici ve hafif olduğunun belirtildiği, sütün öneminin vurgulandığı eğitim programları Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek.
Program için gerekli eğitim ve tanıtım materyallerinin temini, yayımı ve dağıtımı Bakanlık koordinasyonunda, Ulusal Süt Konseyi tarafından yapılacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Önümüzdeki eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, bağımsız anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine haftada 3 gün süreyle 200 mililitre süt dağıtılacak.
Okul sütü programı kapsamında 2015-2016 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, bağımsız anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine haftada 3 gün süreyle 200 mililitre ambalajlı, yağlı, sade UHT içme sütü dağıtılacak.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının "Okul Sütü Programı Uygulama Tebliği" Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, 2015-2016 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, bağımsız anaokulu, uygulama sınıfı, anasınıfı ve ilkokul öğrencilerine her hafta pazartesi, çarşamba ve cuma günleri 200 mililitre ambalajlı, yağlı, sade UHT içme sütü verilecek.
Bu kapsamındaki özel öğretim kurumları, programa eşdeğer süt veya süt ürünü tüketilmesini sağlamaları halinde, velinin görüşü esas alınarak kurum yönetiminin kararı doğrultusunda programın dışında tutulacak.
Programın uygulanacağı okullar, veli izinleri doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenerek Bakanlığa bildirilecek.
Okul sütlerinin alımı, yurt içinden temin edilen çiğ sütlerden gerekli belgeye sahip ve ülke içinde UHT içme sütü üretimi yapan gıda işletmelerinden yapılacak.
Dağıtılacak okul sütü ambalajlarının şekli ve üzerinde yer alması gereken hususlar Bakanlığın koordinasyonunda Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek.
İllerde il okul sütü komisyonlarının sekretaryasının yürütülmesi, okul sütünün okullara ulaştırılmasının kontrolü ile uygun şartlarda muhafazası ve tüketimlerinin sağlanmasından, il okul sütü komisyonu ve il milli eğitim müdürlükleri sorumlu kılındı.
Öğrencilere ait bilgilerin Okul Sütü Modülüne kaydedilmesi, modüle giriş yapılamadığı durumlarda verilerin toplanması ve zamanında ulaşılabilir olması Milli Eğitim Bakanlığınca sağlanacak.
Öğrenci velileri, öğretmenler, aile hekimleri veya sağlık kurumlarınca süte karşı duyarlılığı tespit edilen öğrenciler, okul yönetimleri tarafından program dışında tutulacak.
Velilere uygulama hakkında bilgilendirme yapılacak
Dağıtılacak okul sütlerinin üretiminden tüketimine kadarki aşamalarında, Türk Gıda Mevzuatı ile ihale teknik şartnamesine uygunluğunun denetimi, il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerince yapılacak.
Okul sütü üretimi yapılan illerde, il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerince sütlerin her bir partisinden numune alınacak, numunelere ait analiz sonuçları, Bakanlığa ve teslimi yapılacak illerdeki il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne gönderilecek ve Okul Sütü Modülüne yüklenecek.
Okul sütü komisyonu, Veli İzin Formları'nın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirtilen takvim içinde Okul Sütü Modülü'ne girilmesini sağlayacak. İl ve ilçe okul sütü komisyonları bilgilerin zamanında ve doğru girilmesinden "silsile" yolu ile sorumlu kılındı.
Program başlamadan önce ailelere süt içimi sonrası oluşabilecek basit rahatsızlıklar ve bulguların anlatıldığı, bu bulguların büyük bir bölümünün geçici ve hafif olduğunun belirtildiği, sütün öneminin vurgulandığı eğitim programları Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek.
Program için gerekli eğitim ve tanıtım materyallerinin temini, yayımı ve dağıtımı Bakanlık koordinasyonunda, Ulusal Süt Konseyi tarafından yapılacak.
Son Güncelleme: Cuma, 28 Ağustos 2015 10:17
Gösterim: 1029
MEB, Bilim ve Sanat Merkezlerine öğretmen seçme ve atama kılavuzunu yayımladı. Başvurular 1-7 Eylül tarihleri arasında yapılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı, Bilim ve Sanat Merkezlerinin öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak öğretmen alımı yapılacağını duyurdu. Atamalara ilişkin başvurular 1-7 Eylül tarihleri arasında mebbis.meb.gov.tr adresi üzerinden yapılacak.
Belirlenen atama ölçütleri ve mevzuat hükümleri atama kılavuzunda yer alıyor. Bilim ve Sanat Merkezlerine Öğretmen Seçme ve Atama e-Kılavuzu’nda belirtilen hususlarda yer alan açıklamalar doğrultusunda iş ve işlemlerin 7 Eylül 2015 Pazartesi günü mesai bitimine kadar yapılması gerekiyor.
Bilim ve Sanat Merkezlerine Öğretmen Seçme ve Atama Kılavuzu´nu indirmek için tıklayınız.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
MEB, Bilim ve Sanat Merkezlerine öğretmen seçme ve atama kılavuzunu yayımladı. Başvurular 1-7 Eylül tarihleri arasında yapılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı, Bilim ve Sanat Merkezlerinin öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak öğretmen alımı yapılacağını duyurdu. Atamalara ilişkin başvurular 1-7 Eylül tarihleri arasında mebbis.meb.gov.tr adresi üzerinden yapılacak.
Belirlenen atama ölçütleri ve mevzuat hükümleri atama kılavuzunda yer alıyor. Bilim ve Sanat Merkezlerine Öğretmen Seçme ve Atama e-Kılavuzu’nda belirtilen hususlarda yer alan açıklamalar doğrultusunda iş ve işlemlerin 7 Eylül 2015 Pazartesi günü mesai bitimine kadar yapılması gerekiyor.
Bilim ve Sanat Merkezlerine Öğretmen Seçme ve Atama Kılavuzu´nu indirmek için tıklayınız.
Son Güncelleme: Perşembe, 27 Ağustos 2015 17:18
Gösterim: 1651
Milli Eğitim Bakanlığınca, ehliyette stajyerlik dönemine kalmamak için "yasaya yakalanmadan belgenizi alın" gibi ifadeler kullanan ve bir an önce kursa kayıt yaptırmak gerektiği yönünde kamuoyunu yanıltıcı algı oluşturan sürücü kurslarına soruşturma açılabilecek.
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ehliyette stajyerlik dönemine kalmamak için "yasaya yakalanmadan belgenizi alın" gibi ifadeler kullanan ve bir an önce kursa kayıt yaptırmak gerektiği yönünde kamuoyunu yanıltıcı algı oluşturan sürücü kurslarına soruşturma açılabileceği bildirildi.
MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci imzasıyla illere gönderilen yazıda, aday sürücülüğü düzenleyen mevzuata ilişkin bilgilere yer verildi.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesinde aday sürücülük sürecinin 2 yıl olarak belirlendiği ifade edilen yazıda, aday sürücülükle ilgili şu bilgilere yer verildi:
"Aday sürücülük, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren başlayacak. Aday sürücü belgesinin alındığı tarihten itibaren 2 yıl süreyle devam edecek. Aday sürücü, yanında refakatçi bulunmadan kendi başına araç kullanabilecek. Aday sürücülerin sürücü belgesi, 2 yıl içinde trafik ışıklarını 3 kez ihlal etmesi, belirlenen hız limitlerine 3 kez uymaması, sağa sola ve dönel kavşaklarda yayaların ve bisiklet kullanıcılarının geçiş hakkını 3 kez ihlal etmesi, okul geçitlerinde öğrenci geçişlerini 3 kez ihlal etmesi, bu sürede emniyet kemerini 3 kez takmaması, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri bir kez almış olması, bir yılda toplam 75 ceza puanına ulaşmış olması, ölümlü trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet vermesi veya bu sürede bir kez 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanması durumunda iptal edilecek."
Belgesi iptal edilene psikoteknik değerlendirme geliyor
Sürücü belgesi iptal edilen aday sürücülerin tekrar belge alabilmek için kursa devam ederek sınavlarda başarılı olmaları gerekecek.
Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzman muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı ve varsa iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması zorunlu olacak.
Ayrıca sürücü kurslarının eğitimlerinin ve sınavlarının daha kaliteli hale gelmesi için bakanlıkça gerekli çalışmaların devam ettiği ve bu konudaki süreçlerin dikkatle yürütüldüğü de yazıda vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Bu süreçte bazı sivil toplum örgütleri ve sürücü kursları aday sürücülükle ilgili kamuoyunu yanıltıcı bilgiler vererek bu süre içinde, 'aday sürücünün yanında refakatçi olması gerektiği', '8 Eylül 2015 tarihinin son tarih' olduğu, 'kendi başına araç kullanamayacağı' , 'ehliyet almanın zorlaşacağı' ve yasada farklı bir şey istenmiş gibi 'yasaya yakalanmadan' belge alınması gerektiği gibi yanlış beyanlarla bir an önce sürücü kurslarına kayıt yaptırmaları istenerek yanıltıcı bir algı oluşturulmaktadır."
MEB'in yazısında, "kamuoyunu yönlendirmek amacıyla yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak, halkı psikolojik etki altına alan ve telaşa yol açan kurslara fırsat verilmemesi, MEB'in illere gönderdiği bu yazı çerçevesinde ilgililerin bilgilendirilmesi, sürücü kurslarının bu yönde denetlenmesi ve gerekirse inceleme ya da soruşturma açılması" istendi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığınca, ehliyette stajyerlik dönemine kalmamak için "yasaya yakalanmadan belgenizi alın" gibi ifadeler kullanan ve bir an önce kursa kayıt yaptırmak gerektiği yönünde kamuoyunu yanıltıcı algı oluşturan sürücü kurslarına soruşturma açılabilecek.
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ehliyette stajyerlik dönemine kalmamak için "yasaya yakalanmadan belgenizi alın" gibi ifadeler kullanan ve bir an önce kursa kayıt yaptırmak gerektiği yönünde kamuoyunu yanıltıcı algı oluşturan sürücü kurslarına soruşturma açılabileceği bildirildi.
MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci imzasıyla illere gönderilen yazıda, aday sürücülüğü düzenleyen mevzuata ilişkin bilgilere yer verildi.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesinde aday sürücülük sürecinin 2 yıl olarak belirlendiği ifade edilen yazıda, aday sürücülükle ilgili şu bilgilere yer verildi:
"Aday sürücülük, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren başlayacak. Aday sürücü belgesinin alındığı tarihten itibaren 2 yıl süreyle devam edecek. Aday sürücü, yanında refakatçi bulunmadan kendi başına araç kullanabilecek. Aday sürücülerin sürücü belgesi, 2 yıl içinde trafik ışıklarını 3 kez ihlal etmesi, belirlenen hız limitlerine 3 kez uymaması, sağa sola ve dönel kavşaklarda yayaların ve bisiklet kullanıcılarının geçiş hakkını 3 kez ihlal etmesi, okul geçitlerinde öğrenci geçişlerini 3 kez ihlal etmesi, bu sürede emniyet kemerini 3 kez takmaması, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri bir kez almış olması, bir yılda toplam 75 ceza puanına ulaşmış olması, ölümlü trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet vermesi veya bu sürede bir kez 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanması durumunda iptal edilecek."
Belgesi iptal edilene psikoteknik değerlendirme geliyor
Sürücü belgesi iptal edilen aday sürücülerin tekrar belge alabilmek için kursa devam ederek sınavlarda başarılı olmaları gerekecek.
Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzman muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı ve varsa iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması zorunlu olacak.
Ayrıca sürücü kurslarının eğitimlerinin ve sınavlarının daha kaliteli hale gelmesi için bakanlıkça gerekli çalışmaların devam ettiği ve bu konudaki süreçlerin dikkatle yürütüldüğü de yazıda vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Bu süreçte bazı sivil toplum örgütleri ve sürücü kursları aday sürücülükle ilgili kamuoyunu yanıltıcı bilgiler vererek bu süre içinde, 'aday sürücünün yanında refakatçi olması gerektiği', '8 Eylül 2015 tarihinin son tarih' olduğu, 'kendi başına araç kullanamayacağı' , 'ehliyet almanın zorlaşacağı' ve yasada farklı bir şey istenmiş gibi 'yasaya yakalanmadan' belge alınması gerektiği gibi yanlış beyanlarla bir an önce sürücü kurslarına kayıt yaptırmaları istenerek yanıltıcı bir algı oluşturulmaktadır."
MEB'in yazısında, "kamuoyunu yönlendirmek amacıyla yanıltıcı tanıtım ve reklam yaparak, halkı psikolojik etki altına alan ve telaşa yol açan kurslara fırsat verilmemesi, MEB'in illere gönderdiği bu yazı çerçevesinde ilgililerin bilgilendirilmesi, sürücü kurslarının bu yönde denetlenmesi ve gerekirse inceleme ya da soruşturma açılması" istendi.
Son Güncelleme: Perşembe, 27 Ağustos 2015 17:41
Gösterim: 1797
1 Eylül’den itibaren dershanecilik faaliyeti yapan hiçbir kurumun kalmayacağını söyleyen Müsteşar Yusuf Tekin, bunlardan özel öğretim kurumu ya da herhangi bir özel okula dönüşmek isteyen dershanecilere, gereken kolaylığı yapacaklarını ifade etti.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, özel okul ve kurumlarda yapılan denetimlere ilişkin, "Bu kesinlikle ve kesinlikle sadece herhangi bir gruba yönelik baskın niteliğinde bir uygulama değildir. Rutin, kanunun yönetmeliğimizin, yönergelerimizin, amir hükümleri doğrultusunda denetimlerin yapılmasıdır. Bundan kimsenin rahatsız olmasını gerektiren bir durum da yok" dedi.
MEB Müsteşarı Tekin, özel öğretim kurumları ve özel okullarda son dönemlerde yapılan denetimlere ilişkin kamuoyunda "paralel yapı" olarak bilinen grup tarafından algı operasyonu yürütüldüğünü belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığının bir kurum veya kesimi doğrudan hedef almayacağının altını çizen Tekin, denetimleri eğitim öğretim faaliyetlerinin mevzuata uygun yürütülmesi için yaptıklarını söyledi.
Tekin, "Son günlerde bunun, bu kadar gündeme getirilmesini de çok anlamlı buluyorum, manidar, altı çizilmesi gerekiyor. Karanlıklardan, kaostan kendilerine çıkar elde etmek isteyen gruplar, bunu, bu şekilde kendi medyalarında kullanılan bir malzeme haline dönüştürdüler" diye konuştu.
Denetimlerin sadece özel okullara ilişkin olmadığına işaret eden Tekin, Bakanlığa bağlı her türlü kurumun denetlendiğini ifade etti.
Dershane, özel öğretim kursu, özel okul, özel yurt gibi kurumların Bakanlığın denetiminde olduğunu anımsatan Tekin, "Denetimler sadece ve sadece özel okullara yönelik değil, ilgi alanımıza giren bütün öğretim kurumlarına yönelik, rutin denetimlerdir. Sadece ve sadece bir gruba yönelik, denetim değildir. Kaldı ki bu ifadeyi kullanmak bile tuhaf. Onlar kendilerini bir grup olarak görüyorlar demek ki. Böyle bir şey de yok. Biz sadece kanunun bize verdiği yetkiye göre denetimlerimizi yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Kanunun her ne adla olursa olsun eğitim öğretim hizmeti sunan bütün kurumların denetimini Milli Eğitim Bakanlığına verdiğini hatırlatan Tekin, mayıs ayında valiliklere genelge gönderdiklerini belirtti.
İllerde ve taşrada, MEB'den izin almadan, diğer bakanlıklardan veya il özel idarelerden ruhsat alarak eğitim öğretim hizmeti sunan kurumlar bulunduğunu, kanunun verdiği yetkiyle bunları da denetlediklerini dile getiren Tekin, diğer bakanlıklar ve idarelerden kişilerin denetimlerde yer almasının da bu gerekçeye dayandığını anlattı.
Kapatma kararı verilen kurumlar var
Denetimlerde, ekiplerin gazetelerde iddia edildiği şekilde sorular yöneltmediğine dikkati çeken Tekin, soruların belli konu başlıkları altında, valiliklere ve milli eğitim müdürlüklerine gönderildiğini aktardı.
Okullara, yönetmelik ve yönergelerde kurumlardan beklenenlere ilişkin sorular yöneltildiğini vurgulayan Tekin, "Kapatma kararı verilen kurumlar var. Bunların gerekçelerine bakıldığı zaman, mesela kira kontratı yok, yerleşim planında Milli Eğitim Bakanlığına sormadan değişiklik yapılmış ya da izinsiz eleman çalıştırılıyor. Bu tür gerekçelerle kapatma kararı verilen kurumlar vardır ve olabilir. Ama bunun dışında yönetmeliğimize, mevzuatımıza aykırı bir gerekçeyle kapatma kararı asla ve kata hiç bir kurum için verilmemiştir. Bu kurumlar için hiç bir cezai müeyyide uygulanmamıştır" şeklinde konuştu.
Denetimler baskın değildir
Bazı basın yayın organlarında, müfettişler ve özel okullar için küçültücü ifadeler kullanıldığını aktaran Tekin, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Denetimler, kesinlikle o medyada verildiği gibi bir baskın vesaire değildir. Rutin denetimdir. Ama bu kadar feveran etmelerinin sebebini, denetimden neyi kaçırmak istediklerini açıklamaları gerekiyor. Bir özel öğretim kurumunda, bir özel okulda, birisi için bir konut, yatakhane, yattığı mekanın dizayn edilmiş olması, sakladıkları şeyler, buna benzer şeyler demek ki rahatsız oluyorlar ve rahatsızlıklarını bu şekilde dile getiriyorlar. Kusura bakmasınlar, Milli Eğitim Bakanlığı rutin, kanunun, anayasanın kendisine verdiği yetki çerçevesinde denetimlerini, faaliyetlerini sürdürecektir. Bu tür aldatıcı, yanıltıcı mesajlar içeren yayınlar bizim bu konuda kararlılığımızla ilgili en küçük bir geri adım atmamızı gerektirmez. Biz işlerimize devam edeceğiz."
Denetlenen okullar ve kurumlarla ilgili raporların, tamamının henüz kendilerine ulaşmadığını aktaran Tekin, bazı illerde denetimlerin sürdüğünü ifade etti.
Tekin, "Şunu net söyleyeyim, bu kesinlikle ve kesinlikle sadece herhangi bir gruba yönelik baskın niteliğinde bir uygulama değildir. Rutin, kanunun, yönetmeliğimizin, yönergelerimizin, amir hükümleri doğrultusunda denetimlerin yapılmasıdır. Bundan kimsenin rahatsız olmasını gerektiren bir durum da yoktur. Bu çerçevede denetlenen başka kurumlarımızın hiç de bu türden bir şikayetleri yok" dedi.
Dershaneler 1 Eylül'e kadar faaliyetlerini sürdürecek
Dershanelerin özel okula dönüşümü sürecinin de sona ermesine çok az kaldığına dikkati çeken Tekin, dershanelerin eğitim öğretim faaliyetlerine 1 Eylül'e kadar devam edebileceğinin altını çizdi.
Dershanelere ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonrası, 'kafa karışıklığı varmış ve dönüşüm programına başvuran dershane yöneticileri vazgeçmek istiyormuş' gibi bir algı operasyonunun yapıldığına dikkati çeken Tekin, dönüşüme istekli dershanelerin geri atmadığını bildirdi.
1 Eylül'e kadar dershanecilik faaliyeti yürütecek kurumların neredeyse tamamına yakınının temel lise ya da özel öğretim kursuna dönüşmek için süreci takip ettiğini anlatan Tekin, dönüşüm programına başvurmayan ve süreci olumsuzlayan kişilerin kamuoyunda "paralel yapı" diye bilinen gruba mensup dershane ve onların sahibi pozisyonundaki medya organları olduğunu söyledi.
Israrla olumsuz bir algı operasyonu yürütüldüğünü ve sürecin olumsuz işlediğine dair kanaat oluşturmaya çalışıldığını dile getiren Tekin, dershanelerin yoğun biçimde hem kanunda tanımlanan kurumlara hem de özel öğretim kurslarına dönüşmek istediklerini, bu konuda sıkıntı bulunmadığını kaydetti.
Tekin, "Net olarak söyleyebilirim, dershanelere artık kesinlikle yok. Dolayısıyla, 'dershaneler, faaliyetlerine devam edecek, dershane olarak öğrenci kaydı almaya devam edecek' diyenler, alenen, aşikar bir biçimde sahtekarlık yapıyorlar" dedi.
Valiliklere gönderilen son genelgede, Anayasa Mahkemesinin kararlarının gereğinin ve yönetmelik doğrultusunda işlem yapılmasının istendiğini ifade eden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1 Eylül'den itibaren dershanecilik faaliyeti yapan hiç bir kurumuz kalmayacak. Bunlardan özel öğretim kurumu ya da herhangi bir özel okula dönüşmek isteyen dershanecilere gereken kolaylığı yapacağız. Ama onun dışındakiler, dershaneci olarak faaliyetlerine devam edemezler. Dolayısıyla, vatandaşlarımıza, tırnak içinde söylüyorum kesinlikle bu tür 'sahtekarlık yapan, yasaya karşı hile yollarına başvuran' insanlara itibar etmemeleri, herhangi bir taahhüt altına girmemeleri, taahhüt altına girmeden mutlaka il milli eğitim müdürlüğümüze, ilçe milli eğitim müdürlüklerimize danışmalarını öneririz."
Dershane artık yok
Dönüşüm programına başvurmayan dershanelerin ruhsatları bulunsa da özel öğretim kurumu olmadığının Anayasa Mahkemesinin kararıyla da tescillendiğine dikkati çeken Tekin, "Kanuni dayanağı olan dershane kurumu ya da dershane diye bir kurum artık yok. Bunlar içerisinde özel öğretim kursuna ya da özel okullara dönüşenler faaliyetlerine devam edecekler. Hatta bu dönüşüm sürecinde biz teşviklerimize, desteklerimize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Özel öğretim kurslarının ruhsatlarını aldıktan ve prosedürleri tamamladıktan sonra faaliyetlerine başlayabileceğine işaret eden Tekin, bu konuda sınırlayıcı bir takvim bulunmadığını bildirdi.
Dönüşüm programına başvurmayan yaklaşık bin dershane bulunduğunu kaydeden Tekin, yaklaşık 2 bin 300 dershanenin programa başvurduğunu, bunlardan bin 300'ünün başvurusunun onaylandığını, bin iki yüzünün de özel okula dönüştüğünü kaydetti.
MEB'in yargı ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uymadığı yönünde de algı oluşturulmaya çalışıldığını söyleyen Tekin, iddiaların asılsız olduğunu ve Anayasa Mahkemesinin yüklediği görevlerin harfi harfiyen yerine getirildiğini ifade etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
1 Eylül’den itibaren dershanecilik faaliyeti yapan hiçbir kurumun kalmayacağını söyleyen Müsteşar Yusuf Tekin, bunlardan özel öğretim kurumu ya da herhangi bir özel okula dönüşmek isteyen dershanecilere, gereken kolaylığı yapacaklarını ifade etti.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, özel okul ve kurumlarda yapılan denetimlere ilişkin, "Bu kesinlikle ve kesinlikle sadece herhangi bir gruba yönelik baskın niteliğinde bir uygulama değildir. Rutin, kanunun yönetmeliğimizin, yönergelerimizin, amir hükümleri doğrultusunda denetimlerin yapılmasıdır. Bundan kimsenin rahatsız olmasını gerektiren bir durum da yok" dedi.
MEB Müsteşarı Tekin, özel öğretim kurumları ve özel okullarda son dönemlerde yapılan denetimlere ilişkin kamuoyunda "paralel yapı" olarak bilinen grup tarafından algı operasyonu yürütüldüğünü belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığının bir kurum veya kesimi doğrudan hedef almayacağının altını çizen Tekin, denetimleri eğitim öğretim faaliyetlerinin mevzuata uygun yürütülmesi için yaptıklarını söyledi.
Tekin, "Son günlerde bunun, bu kadar gündeme getirilmesini de çok anlamlı buluyorum, manidar, altı çizilmesi gerekiyor. Karanlıklardan, kaostan kendilerine çıkar elde etmek isteyen gruplar, bunu, bu şekilde kendi medyalarında kullanılan bir malzeme haline dönüştürdüler" diye konuştu.
Denetimlerin sadece özel okullara ilişkin olmadığına işaret eden Tekin, Bakanlığa bağlı her türlü kurumun denetlendiğini ifade etti.
Dershane, özel öğretim kursu, özel okul, özel yurt gibi kurumların Bakanlığın denetiminde olduğunu anımsatan Tekin, "Denetimler sadece ve sadece özel okullara yönelik değil, ilgi alanımıza giren bütün öğretim kurumlarına yönelik, rutin denetimlerdir. Sadece ve sadece bir gruba yönelik, denetim değildir. Kaldı ki bu ifadeyi kullanmak bile tuhaf. Onlar kendilerini bir grup olarak görüyorlar demek ki. Böyle bir şey de yok. Biz sadece kanunun bize verdiği yetkiye göre denetimlerimizi yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Kanunun her ne adla olursa olsun eğitim öğretim hizmeti sunan bütün kurumların denetimini Milli Eğitim Bakanlığına verdiğini hatırlatan Tekin, mayıs ayında valiliklere genelge gönderdiklerini belirtti.
İllerde ve taşrada, MEB'den izin almadan, diğer bakanlıklardan veya il özel idarelerden ruhsat alarak eğitim öğretim hizmeti sunan kurumlar bulunduğunu, kanunun verdiği yetkiyle bunları da denetlediklerini dile getiren Tekin, diğer bakanlıklar ve idarelerden kişilerin denetimlerde yer almasının da bu gerekçeye dayandığını anlattı.
Kapatma kararı verilen kurumlar var
Denetimlerde, ekiplerin gazetelerde iddia edildiği şekilde sorular yöneltmediğine dikkati çeken Tekin, soruların belli konu başlıkları altında, valiliklere ve milli eğitim müdürlüklerine gönderildiğini aktardı.
Okullara, yönetmelik ve yönergelerde kurumlardan beklenenlere ilişkin sorular yöneltildiğini vurgulayan Tekin, "Kapatma kararı verilen kurumlar var. Bunların gerekçelerine bakıldığı zaman, mesela kira kontratı yok, yerleşim planında Milli Eğitim Bakanlığına sormadan değişiklik yapılmış ya da izinsiz eleman çalıştırılıyor. Bu tür gerekçelerle kapatma kararı verilen kurumlar vardır ve olabilir. Ama bunun dışında yönetmeliğimize, mevzuatımıza aykırı bir gerekçeyle kapatma kararı asla ve kata hiç bir kurum için verilmemiştir. Bu kurumlar için hiç bir cezai müeyyide uygulanmamıştır" şeklinde konuştu.
Denetimler baskın değildir
Bazı basın yayın organlarında, müfettişler ve özel okullar için küçültücü ifadeler kullanıldığını aktaran Tekin, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Denetimler, kesinlikle o medyada verildiği gibi bir baskın vesaire değildir. Rutin denetimdir. Ama bu kadar feveran etmelerinin sebebini, denetimden neyi kaçırmak istediklerini açıklamaları gerekiyor. Bir özel öğretim kurumunda, bir özel okulda, birisi için bir konut, yatakhane, yattığı mekanın dizayn edilmiş olması, sakladıkları şeyler, buna benzer şeyler demek ki rahatsız oluyorlar ve rahatsızlıklarını bu şekilde dile getiriyorlar. Kusura bakmasınlar, Milli Eğitim Bakanlığı rutin, kanunun, anayasanın kendisine verdiği yetki çerçevesinde denetimlerini, faaliyetlerini sürdürecektir. Bu tür aldatıcı, yanıltıcı mesajlar içeren yayınlar bizim bu konuda kararlılığımızla ilgili en küçük bir geri adım atmamızı gerektirmez. Biz işlerimize devam edeceğiz."
Denetlenen okullar ve kurumlarla ilgili raporların, tamamının henüz kendilerine ulaşmadığını aktaran Tekin, bazı illerde denetimlerin sürdüğünü ifade etti.
Tekin, "Şunu net söyleyeyim, bu kesinlikle ve kesinlikle sadece herhangi bir gruba yönelik baskın niteliğinde bir uygulama değildir. Rutin, kanunun, yönetmeliğimizin, yönergelerimizin, amir hükümleri doğrultusunda denetimlerin yapılmasıdır. Bundan kimsenin rahatsız olmasını gerektiren bir durum da yoktur. Bu çerçevede denetlenen başka kurumlarımızın hiç de bu türden bir şikayetleri yok" dedi.
Dershaneler 1 Eylül'e kadar faaliyetlerini sürdürecek
Dershanelerin özel okula dönüşümü sürecinin de sona ermesine çok az kaldığına dikkati çeken Tekin, dershanelerin eğitim öğretim faaliyetlerine 1 Eylül'e kadar devam edebileceğinin altını çizdi.
Dershanelere ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonrası, 'kafa karışıklığı varmış ve dönüşüm programına başvuran dershane yöneticileri vazgeçmek istiyormuş' gibi bir algı operasyonunun yapıldığına dikkati çeken Tekin, dönüşüme istekli dershanelerin geri atmadığını bildirdi.
1 Eylül'e kadar dershanecilik faaliyeti yürütecek kurumların neredeyse tamamına yakınının temel lise ya da özel öğretim kursuna dönüşmek için süreci takip ettiğini anlatan Tekin, dönüşüm programına başvurmayan ve süreci olumsuzlayan kişilerin kamuoyunda "paralel yapı" diye bilinen gruba mensup dershane ve onların sahibi pozisyonundaki medya organları olduğunu söyledi.
Israrla olumsuz bir algı operasyonu yürütüldüğünü ve sürecin olumsuz işlediğine dair kanaat oluşturmaya çalışıldığını dile getiren Tekin, dershanelerin yoğun biçimde hem kanunda tanımlanan kurumlara hem de özel öğretim kurslarına dönüşmek istediklerini, bu konuda sıkıntı bulunmadığını kaydetti.
Tekin, "Net olarak söyleyebilirim, dershanelere artık kesinlikle yok. Dolayısıyla, 'dershaneler, faaliyetlerine devam edecek, dershane olarak öğrenci kaydı almaya devam edecek' diyenler, alenen, aşikar bir biçimde sahtekarlık yapıyorlar" dedi.
Valiliklere gönderilen son genelgede, Anayasa Mahkemesinin kararlarının gereğinin ve yönetmelik doğrultusunda işlem yapılmasının istendiğini ifade eden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1 Eylül'den itibaren dershanecilik faaliyeti yapan hiç bir kurumuz kalmayacak. Bunlardan özel öğretim kurumu ya da herhangi bir özel okula dönüşmek isteyen dershanecilere gereken kolaylığı yapacağız. Ama onun dışındakiler, dershaneci olarak faaliyetlerine devam edemezler. Dolayısıyla, vatandaşlarımıza, tırnak içinde söylüyorum kesinlikle bu tür 'sahtekarlık yapan, yasaya karşı hile yollarına başvuran' insanlara itibar etmemeleri, herhangi bir taahhüt altına girmemeleri, taahhüt altına girmeden mutlaka il milli eğitim müdürlüğümüze, ilçe milli eğitim müdürlüklerimize danışmalarını öneririz."
Dershane artık yok
Dönüşüm programına başvurmayan dershanelerin ruhsatları bulunsa da özel öğretim kurumu olmadığının Anayasa Mahkemesinin kararıyla da tescillendiğine dikkati çeken Tekin, "Kanuni dayanağı olan dershane kurumu ya da dershane diye bir kurum artık yok. Bunlar içerisinde özel öğretim kursuna ya da özel okullara dönüşenler faaliyetlerine devam edecekler. Hatta bu dönüşüm sürecinde biz teşviklerimize, desteklerimize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Özel öğretim kurslarının ruhsatlarını aldıktan ve prosedürleri tamamladıktan sonra faaliyetlerine başlayabileceğine işaret eden Tekin, bu konuda sınırlayıcı bir takvim bulunmadığını bildirdi.
Dönüşüm programına başvurmayan yaklaşık bin dershane bulunduğunu kaydeden Tekin, yaklaşık 2 bin 300 dershanenin programa başvurduğunu, bunlardan bin 300'ünün başvurusunun onaylandığını, bin iki yüzünün de özel okula dönüştüğünü kaydetti.
MEB'in yargı ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uymadığı yönünde de algı oluşturulmaya çalışıldığını söyleyen Tekin, iddiaların asılsız olduğunu ve Anayasa Mahkemesinin yüklediği görevlerin harfi harfiyen yerine getirildiğini ifade etti.
Son Güncelleme: Perşembe, 27 Ağustos 2015 13:50
Gösterim: 2035

