Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Ensar Vakfı'nda yaşananlarla ilgili yargı sürecinin yanında bakanlık olarak kendilerini ilgilendiren boyutlarıyla idari soruşturmaları sürdürdüklerini söyledi.
Karaman'daki istismar iddiasıyla ilgili olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Bu vakfın yetkisi var mı? MEB neden işbirliği yapıyor?' diye sorduğunun hatırlatılması üzerine Avcı, olayın yargıya intikal ettiğini ve yargı sürecinin devam ettiğini belirtti.
Bakanlığın pek çok sivil toplum kuruluşuyla, imzaladığı protokollerle işbirliği yaptığının ve bundan sonra da yapacağının altını çizen Avcı, "Ensar Vakfı da bizim çok verimli işbirliği yaptığımız sivil toplum kuruluşlarımızdan biridir. Herhangi bir kişinin, o sivil toplum kuruluşuyla ilişkisinin ne düzeyde olduğunu da bilmediğimiz bir kişinin işlediği suç veya suçlardan ötürü topyekun bir camiayı töhmet altında bırakmak doğru değildir. Başka sivil toplum kuruluşlarıyla da benzer işbirliklerimiz var. Bundan sonra da eğitime katkıda bulunmak isteyen hayırseverlerimizle, vakıflarımızla işbirliğimizi sürdüreceğiz." değerlendirmesini yaptı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Ensar Vakfı'nda yaşananlarla ilgili yargı sürecinin yanında bakanlık olarak kendilerini ilgilendiren boyutlarıyla idari soruşturmaları sürdürdüklerini söyledi.
Karaman'daki istismar iddiasıyla ilgili olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Bu vakfın yetkisi var mı? MEB neden işbirliği yapıyor?' diye sorduğunun hatırlatılması üzerine Avcı, olayın yargıya intikal ettiğini ve yargı sürecinin devam ettiğini belirtti.
Bakanlığın pek çok sivil toplum kuruluşuyla, imzaladığı protokollerle işbirliği yaptığının ve bundan sonra da yapacağının altını çizen Avcı, "Ensar Vakfı da bizim çok verimli işbirliği yaptığımız sivil toplum kuruluşlarımızdan biridir. Herhangi bir kişinin, o sivil toplum kuruluşuyla ilişkisinin ne düzeyde olduğunu da bilmediğimiz bir kişinin işlediği suç veya suçlardan ötürü topyekun bir camiayı töhmet altında bırakmak doğru değildir. Başka sivil toplum kuruluşlarıyla da benzer işbirliklerimiz var. Bundan sonra da eğitime katkıda bulunmak isteyen hayırseverlerimizle, vakıflarımızla işbirliğimizi sürdüreceğiz." değerlendirmesini yaptı.
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 Mart 2016 11:19
Gösterim: 1915
Milli Eğitim Bakanı Avcı, YGS başarı oranlarına ilişkin, "Dershanelerin dönüşüm sürecinden sonra üniversite giriş sınavlarında çok anlamlı yükselişler gözlüyoruz." dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) başarı oranlarına ilişkin, "Ben de sonuçları görünce doğrusu sevindim. Çünkü dershanelerin dönüştürülmesi sürecinden sonra bunlarla ilgili sıkıntılar olabileceğine dair spekülasyonlar yapılıyordu. İşte gördük, dershanelerin dönüşüm sürecinden sonra da üniversite giriş sınavlarında çok anlamlı, ha yeterli mi değil ama anlamlı yükselişler gözlüyoruz." dedi.
Bakan Avcı, Mardin Eğitim Vakfı (MARSEV) tarafından düzenlenen Mardin Artuklu Üniversitesi tanıtım programının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. YGS sonuçlarına göre 2016'da başarı oranlarının arttığı ve kızların daha başarılı olduğunun hatırlatılması üzerine Avcı, şöyle konuştu: "Ben de sonuçları görünce doğrusu sevindim. Öğrencilerimizin değişik alanlardaki başarı ortalamalarının yükselmiş olmasından mutluluk duydum. Hem de özellikle kız öğrencilerin başarı oranlarındaki yükselişten mutluluk duydum. Matematikte, Türkçe'de, diğer alanlarda yükselişlerin, bir şehir efsanesini de yalanlayan nitelikte olması, ayrıca benim için önemli. Çünkü dershanelerin dönüştürülmesi sürecinden sonra bunlarla ilgili sıkıntılar olabileceğine dair spekülasyonlar yapılıyordu. İşte gördük, dershanelerin dönüşüm sürecinden sonra da üniversite giriş sınavlarında çok anlamlı, ha yeterli mi değil ama anlamlı yükselişler gözlüyoruz. Bunun artarak devam edeceğini düşünüyorum, umuyorum, gayretlerimiz de o yönde."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Avcı, YGS başarı oranlarına ilişkin, "Dershanelerin dönüşüm sürecinden sonra üniversite giriş sınavlarında çok anlamlı yükselişler gözlüyoruz." dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) başarı oranlarına ilişkin, "Ben de sonuçları görünce doğrusu sevindim. Çünkü dershanelerin dönüştürülmesi sürecinden sonra bunlarla ilgili sıkıntılar olabileceğine dair spekülasyonlar yapılıyordu. İşte gördük, dershanelerin dönüşüm sürecinden sonra da üniversite giriş sınavlarında çok anlamlı, ha yeterli mi değil ama anlamlı yükselişler gözlüyoruz." dedi.
Bakan Avcı, Mardin Eğitim Vakfı (MARSEV) tarafından düzenlenen Mardin Artuklu Üniversitesi tanıtım programının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. YGS sonuçlarına göre 2016'da başarı oranlarının arttığı ve kızların daha başarılı olduğunun hatırlatılması üzerine Avcı, şöyle konuştu: "Ben de sonuçları görünce doğrusu sevindim. Öğrencilerimizin değişik alanlardaki başarı ortalamalarının yükselmiş olmasından mutluluk duydum. Hem de özellikle kız öğrencilerin başarı oranlarındaki yükselişten mutluluk duydum. Matematikte, Türkçe'de, diğer alanlarda yükselişlerin, bir şehir efsanesini de yalanlayan nitelikte olması, ayrıca benim için önemli. Çünkü dershanelerin dönüştürülmesi sürecinden sonra bunlarla ilgili sıkıntılar olabileceğine dair spekülasyonlar yapılıyordu. İşte gördük, dershanelerin dönüşüm sürecinden sonra da üniversite giriş sınavlarında çok anlamlı, ha yeterli mi değil ama anlamlı yükselişler gözlüyoruz. Bunun artarak devam edeceğini düşünüyorum, umuyorum, gayretlerimiz de o yönde."
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 Mart 2016 11:14
Gösterim: 2119
Ankara'da 5'i devlet 10'u çeşitli vakıflara ait olmak üzere 15 üniversitede terör örgütlerinin "sivil inisiyatif, dernek, oluşum, cephe ve kolektif" gibi isimler altında faaliyet gösteren sivil uzantıları, gençleri beyinlerini yıkayarak birbirine düşürmeyi hedefliyor.
Ankara'da 5'i devlet 10'u çeşitli vakıflara ait olmak üzere 15 üniversitede terör örgütlerinin "sivil inisiyatif, dernek, oluşum, cephe ve kolektif" gibi isimler altında faaliyet gösteren sivil uzantıları, gençleri beyinlerini yıkayarak birbirine düşürmeyi hedefliyor.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Ankara'da 5'i devlet 10'u ise çeşitli vakıflara ait 15 üniversite bulunuyor. Bu üniversitelerdeki 124 fakülte, 56 yüksekokul, 66 enstitü ve 5 konservatuvarda 290 binin üzerinde öğrenci öğrenim görüyor.
'Sivil inisiyatif, dernek, oluşum, kolektif'
Özellikle maddi durumu iyi olmayan, kalacak yer sıkıntısı yaşayan, ailelerinden uzakta ve yeterli ilgiyi görmeyen, zayıf kişilikteki öğrencileri hedef alan terör örgütleri, üniversite bünyelerinde kurdukları "sivil inisiyatif, dernek, oluşum, cephe ve kolektif" gibi uzantıları aracılığıyla gençleri ağlarına düşürmeye çalışıyor.
Güvenlik güçleri tarafından yürütülen başarılı operasyonlar neticesinde imaj ve güç kaybeden terör örgütlerinin, üniversiteler bünyesinde çeşitli isimler altında örgütlenerek gençleri hedeflediği değerlendiriliyor.
Ailelerinden koparak okula geldikleri ilk günden itibaren düzenledikleri toplantı ve etkinliklere katılmaları için ısrar ettikleri öğrencilere, gruba katıldıktan sonra önemli bireyler olduklarını aşılayan oluşumlar, onları "adalet, düzen ve hak arama" gibi kavramları savunduklarına inandırıyor.
'Masum pankartların taşıtılmasıyla başlanıyor'
Düzenlenen basın açıklaması ve basit eylemlerde başlangıçta masum pankartlar taşıtılan bu öğrenciler, zaman geçtikçe aynı gruptaki kıdemliler tarafından devlet ve hükümet karşıtı slogan atmaları yönünde cesaretlendiriliyor.
Eylemlerde gösterdikleri istek dolayısıyla övgüyle ödüllendirilen öğrenciler, güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldikleri eylemlerde ön saflara geçmeleri için zorlanıyor. Örgütün istediği şekilde davranmayanlar ise dışlanma tehdidi ve küçük düşürülmek suretiyle cezalandırılıyor. "Hak aradığına, adalet için savaştığına" inandırılan gençler, polis müdahalelerinde gözaltına alındıklarında artık örgütün istediği kıvama gelmiş oluyor.
Devletten nefret etmesi için artık kendince haklı sebepleri olduğunu düşünen öğrenciler, bundan sonra örgüt tarafından daha sıkı takibe alınıyor. Oluşum içinde derecesi yükseltilen öğrenci, örgütün sözde sorumluları ile tanıştırılarak grupta söz sahibi konuma getiriliyor.
Zaman içinde örgütün dağ kadrosu ya da yurt dışı eğitim kamplarına götürülen bu gençler, silahlı ve bombalı eylemlerde kullanılmak üzere hazırlanıyor.
Yapılanma, devlet üniversitelerinde
Ankara, Hacettepe, Orta Doğu Teknik üniversitelerinde "Halk Cephesi, Öğrenci Kolektifleri, YDG-H, SGDF" gibi isimler altında çeşitli oluşumlar bulunuyor. Bu oluşumlarda 30-50 kişilik çekirdek kadro, öğrencilerin gruba kazandırılması ve etkinliklere katılmaları için faaliyet yürütüyor.
Üniversite yerleşkesinde pankart asıp, duvarlara yazı yazan ve bildiri dağıtan bu kadrodaki her örgüt üyesi, bulundukları üniversitedeki öğrencileri kendi saflarına çekmek için adeta birbirleriyle yarışıyor. Bu yarışta gruplar bazen birbirlerine destek olurken, bazen de hakimiyet kavgaları yaşanıyor. Öğrenciler, görüşleri kendisinden farklı diye aynı üniversitede birlikte okudukları arkadaşlarını zaman içinde düşman gibi görmeye başlıyor.
Özel güvenlik sadece kimlik kontrolü yapıyor
Son dönemde öğrencilerin karşı karşıya gelmemesi için üniversite yetkilileri çeşitli önlemler almaya çalışıyor. Yerleşke girişlerinde özel güvenlik görevlileri tarafından yabancıların okula girmemesi için kimlik kontrolleri yapılsa da dil ve tarih-coğrafya fakültesi gibi aynı yerleşkede okuyan farklı görüşteki öğrenciler, bu sefer de içeride karşı karşıya geliyor. Çıkan kavgaları ayırmak için üniversite yöneticilerinin izniyle polisler, okula girerek müdahale ediyor. Okul dışında ise güvenlik şube ve çevik kuvvet ekipleri önlem alıyor. Aynı okulda çıkan kavganın sonunda grupların, çevik kuvvet polisi nezaretinde ya farklı zamanlarda ya da farklı kapılardan çıkarılarak tekrar karşı karşıya gelmeleri engelleniyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ankara'da 5'i devlet 10'u çeşitli vakıflara ait olmak üzere 15 üniversitede terör örgütlerinin "sivil inisiyatif, dernek, oluşum, cephe ve kolektif" gibi isimler altında faaliyet gösteren sivil uzantıları, gençleri beyinlerini yıkayarak birbirine düşürmeyi hedefliyor.
Ankara'da 5'i devlet 10'u çeşitli vakıflara ait olmak üzere 15 üniversitede terör örgütlerinin "sivil inisiyatif, dernek, oluşum, cephe ve kolektif" gibi isimler altında faaliyet gösteren sivil uzantıları, gençleri beyinlerini yıkayarak birbirine düşürmeyi hedefliyor.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Ankara'da 5'i devlet 10'u ise çeşitli vakıflara ait 15 üniversite bulunuyor. Bu üniversitelerdeki 124 fakülte, 56 yüksekokul, 66 enstitü ve 5 konservatuvarda 290 binin üzerinde öğrenci öğrenim görüyor.
'Sivil inisiyatif, dernek, oluşum, kolektif'
Özellikle maddi durumu iyi olmayan, kalacak yer sıkıntısı yaşayan, ailelerinden uzakta ve yeterli ilgiyi görmeyen, zayıf kişilikteki öğrencileri hedef alan terör örgütleri, üniversite bünyelerinde kurdukları "sivil inisiyatif, dernek, oluşum, cephe ve kolektif" gibi uzantıları aracılığıyla gençleri ağlarına düşürmeye çalışıyor.
Güvenlik güçleri tarafından yürütülen başarılı operasyonlar neticesinde imaj ve güç kaybeden terör örgütlerinin, üniversiteler bünyesinde çeşitli isimler altında örgütlenerek gençleri hedeflediği değerlendiriliyor.
Ailelerinden koparak okula geldikleri ilk günden itibaren düzenledikleri toplantı ve etkinliklere katılmaları için ısrar ettikleri öğrencilere, gruba katıldıktan sonra önemli bireyler olduklarını aşılayan oluşumlar, onları "adalet, düzen ve hak arama" gibi kavramları savunduklarına inandırıyor.
'Masum pankartların taşıtılmasıyla başlanıyor'
Düzenlenen basın açıklaması ve basit eylemlerde başlangıçta masum pankartlar taşıtılan bu öğrenciler, zaman geçtikçe aynı gruptaki kıdemliler tarafından devlet ve hükümet karşıtı slogan atmaları yönünde cesaretlendiriliyor.
Eylemlerde gösterdikleri istek dolayısıyla övgüyle ödüllendirilen öğrenciler, güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldikleri eylemlerde ön saflara geçmeleri için zorlanıyor. Örgütün istediği şekilde davranmayanlar ise dışlanma tehdidi ve küçük düşürülmek suretiyle cezalandırılıyor. "Hak aradığına, adalet için savaştığına" inandırılan gençler, polis müdahalelerinde gözaltına alındıklarında artık örgütün istediği kıvama gelmiş oluyor.
Devletten nefret etmesi için artık kendince haklı sebepleri olduğunu düşünen öğrenciler, bundan sonra örgüt tarafından daha sıkı takibe alınıyor. Oluşum içinde derecesi yükseltilen öğrenci, örgütün sözde sorumluları ile tanıştırılarak grupta söz sahibi konuma getiriliyor.
Zaman içinde örgütün dağ kadrosu ya da yurt dışı eğitim kamplarına götürülen bu gençler, silahlı ve bombalı eylemlerde kullanılmak üzere hazırlanıyor.
Yapılanma, devlet üniversitelerinde
Ankara, Hacettepe, Orta Doğu Teknik üniversitelerinde "Halk Cephesi, Öğrenci Kolektifleri, YDG-H, SGDF" gibi isimler altında çeşitli oluşumlar bulunuyor. Bu oluşumlarda 30-50 kişilik çekirdek kadro, öğrencilerin gruba kazandırılması ve etkinliklere katılmaları için faaliyet yürütüyor.
Üniversite yerleşkesinde pankart asıp, duvarlara yazı yazan ve bildiri dağıtan bu kadrodaki her örgüt üyesi, bulundukları üniversitedeki öğrencileri kendi saflarına çekmek için adeta birbirleriyle yarışıyor. Bu yarışta gruplar bazen birbirlerine destek olurken, bazen de hakimiyet kavgaları yaşanıyor. Öğrenciler, görüşleri kendisinden farklı diye aynı üniversitede birlikte okudukları arkadaşlarını zaman içinde düşman gibi görmeye başlıyor.
Özel güvenlik sadece kimlik kontrolü yapıyor
Son dönemde öğrencilerin karşı karşıya gelmemesi için üniversite yetkilileri çeşitli önlemler almaya çalışıyor. Yerleşke girişlerinde özel güvenlik görevlileri tarafından yabancıların okula girmemesi için kimlik kontrolleri yapılsa da dil ve tarih-coğrafya fakültesi gibi aynı yerleşkede okuyan farklı görüşteki öğrenciler, bu sefer de içeride karşı karşıya geliyor. Çıkan kavgaları ayırmak için üniversite yöneticilerinin izniyle polisler, okula girerek müdahale ediyor. Okul dışında ise güvenlik şube ve çevik kuvvet ekipleri önlem alıyor. Aynı okulda çıkan kavganın sonunda grupların, çevik kuvvet polisi nezaretinde ya farklı zamanlarda ya da farklı kapılardan çıkarılarak tekrar karşı karşıya gelmeleri engelleniyor.
Son Güncelleme: Cuma, 25 Mart 2016 15:11
Gösterim: 2111
Yükseköğretime Geçiş Sınavı Türkiye birincisi Hasan Sabri Melihcan Erol, başarısının sırrını ve sınava nasıl hazırlandığını anlattı.
Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) Türkiye birincisi Hasan Sabri Melihcan Erol, başarısının sırrını "Size defalarca ders anlatsalar da sizin özümsemeniz gerekiyor konuyu. Özümseyi sağlamanın tek yolu da kendi başınıza geçirdiğiniz zamanı nasıl değerlendirdiğinizden geçiyor" ifadesiyle anlattı.
Bu sabah sınav sonuçlarının açıklanmasıyla YGS-1 ve YGS-2'de Türkiye birincisi olduğunu öğrenen lise son öğrencisi Erol, matematik ve fen testlerinde tüm soruları doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı. Erol, Türkçe testinde 2, Sosyal Bilimler testinde ise 3 yanlış yaptı.
Melihcan Erol, başarısının sırrını anlatırken, sınavdan çıktıktan sonra netlerini hesapladığını, Türkiye'de ilk 100'e girmeyi beklerken, sonuçların açıklanmasıyla birinci olduğunu öğrendiğini ve çok şaşırdığını söyledi.
"En büyük taşın son sene konduğu bir süreç"
Sınava hazırlanma sürecini "ters piramit" inşa etmeye benzeten Erol, "Bu en büyük taşın son sene konduğu bir süreç. En küçük taştan başlayarak en son, en büyük darbeyi vurmak gibi." dedi.
Sınava hazırlanırken, haftada 50-60 saatini okulda geçirdiğini belirten Erol, evde geçirdiği zaman diliminde de çoğunlukla ders çalıştığını, ders çalışmayı da bir külfet olarak görmediğini aktardı.
Dersleri hayatın içine yaymak, olay ve konulara bakış açısını değiştirmek gerektiğini ifade eden Erol, "Size defalarca ders anlatsalar da sizin özümsemeniz gerekiyor konuyu. Özümseyi sağlamanın tek yolu da kendi başınıza geçirdiğiniz zamanı nasıl değerlendirdiğinizden geçiyor." diye konuştu.
"Günde 480 soru çözdüm..."
Adaylara tavsiyede bulunan Erol, öncelikle konuları kapatmaya çalışmakta, sonrasında test çözmekte fayda olduğunu dile getirdi.
Erol, özellikle son iki haftada günde 480 soru çözdüğünü bildirirken, sürekli test çözmenin ise nerelerde hata yaptığının farkına varmasını sağladığını anlattı.
"Çok sıkarsanız kırılır..."
Melihcan'ın annesi İngilizce Öğretmeni Nilüfer Erol da sınava hazırlık sürecinin çok stresli olduğunu, bu dönemde onu uzaktan gözlemleyerek serbest bırakmayı tercih ettiklerini belirtti.
Ailelerin sınava hazırlanan çocuklar üzerinde fazla baskı kurmaması, anlayış göstermesi gerektiğini ifade eden Erol "Ben çocuk yetiştirmeyi, yumurtaya benzetiyorum elinizde bir yumurta var. Çok sıkarsanız kırılır. Çok serbest bırakırsanız da düşer kırılır" diyerek disiplin konusunda denge oluşturmak gerektiğinin altını çizdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yükseköğretime Geçiş Sınavı Türkiye birincisi Hasan Sabri Melihcan Erol, başarısının sırrını ve sınava nasıl hazırlandığını anlattı.
Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) Türkiye birincisi Hasan Sabri Melihcan Erol, başarısının sırrını "Size defalarca ders anlatsalar da sizin özümsemeniz gerekiyor konuyu. Özümseyi sağlamanın tek yolu da kendi başınıza geçirdiğiniz zamanı nasıl değerlendirdiğinizden geçiyor" ifadesiyle anlattı.
Bu sabah sınav sonuçlarının açıklanmasıyla YGS-1 ve YGS-2'de Türkiye birincisi olduğunu öğrenen lise son öğrencisi Erol, matematik ve fen testlerinde tüm soruları doğru cevaplayarak 500 tam puan aldı. Erol, Türkçe testinde 2, Sosyal Bilimler testinde ise 3 yanlış yaptı.
Melihcan Erol, başarısının sırrını anlatırken, sınavdan çıktıktan sonra netlerini hesapladığını, Türkiye'de ilk 100'e girmeyi beklerken, sonuçların açıklanmasıyla birinci olduğunu öğrendiğini ve çok şaşırdığını söyledi.
"En büyük taşın son sene konduğu bir süreç"
Sınava hazırlanma sürecini "ters piramit" inşa etmeye benzeten Erol, "Bu en büyük taşın son sene konduğu bir süreç. En küçük taştan başlayarak en son, en büyük darbeyi vurmak gibi." dedi.
Sınava hazırlanırken, haftada 50-60 saatini okulda geçirdiğini belirten Erol, evde geçirdiği zaman diliminde de çoğunlukla ders çalıştığını, ders çalışmayı da bir külfet olarak görmediğini aktardı.
Dersleri hayatın içine yaymak, olay ve konulara bakış açısını değiştirmek gerektiğini ifade eden Erol, "Size defalarca ders anlatsalar da sizin özümsemeniz gerekiyor konuyu. Özümseyi sağlamanın tek yolu da kendi başınıza geçirdiğiniz zamanı nasıl değerlendirdiğinizden geçiyor." diye konuştu.
"Günde 480 soru çözdüm..."
Adaylara tavsiyede bulunan Erol, öncelikle konuları kapatmaya çalışmakta, sonrasında test çözmekte fayda olduğunu dile getirdi.
Erol, özellikle son iki haftada günde 480 soru çözdüğünü bildirirken, sürekli test çözmenin ise nerelerde hata yaptığının farkına varmasını sağladığını anlattı.
"Çok sıkarsanız kırılır..."
Melihcan'ın annesi İngilizce Öğretmeni Nilüfer Erol da sınava hazırlık sürecinin çok stresli olduğunu, bu dönemde onu uzaktan gözlemleyerek serbest bırakmayı tercih ettiklerini belirtti.
Ailelerin sınava hazırlanan çocuklar üzerinde fazla baskı kurmaması, anlayış göstermesi gerektiğini ifade eden Erol "Ben çocuk yetiştirmeyi, yumurtaya benzetiyorum elinizde bir yumurta var. Çok sıkarsanız kırılır. Çok serbest bırakırsanız da düşer kırılır" diyerek disiplin konusunda denge oluşturmak gerektiğinin altını çizdi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 Mart 2016 11:09
Gösterim: 1959
ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı sonuçlarını açıkladı. Sonuçlar, ÖSYM'nin internet sitesinden öğrenilebilecek.
Sınav sonuçları için: https://sonuc.osym.gov.tr
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, 2016-YGS'ye ait madde analizlerinin incelendiği, cevap anahtarlarının kontrollerinin tamamlandığı, itirazların bilimsel açıdan değerlendirildiği ve ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından temel matematik testindeki 15. sorunun, fen bilimleri testindeki 9. sorunun iptal edilmesine ve fen bilimleri testindeki 7. sorunun “A” olarak girilmiş cevabının “D” olarak değiştirilmesine karar verildiği bildirildi.
Duyuruda, iptal edilen soruların, ilgili testte en az bir cevabı bulunan tüm adaylar için doğru cevaplanmış kabul edilerek 2016-YGS değerlendirme işlemlerinin tamamlandığı kaydedildi. Buna göre, adaylar, sınav sonuçlarını ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı sonuçlarını açıkladı. Sonuçlar, ÖSYM'nin internet sitesinden öğrenilebilecek.
Sınav sonuçları için: https://sonuc.osym.gov.tr
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, 2016-YGS'ye ait madde analizlerinin incelendiği, cevap anahtarlarının kontrollerinin tamamlandığı, itirazların bilimsel açıdan değerlendirildiği ve ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından temel matematik testindeki 15. sorunun, fen bilimleri testindeki 9. sorunun iptal edilmesine ve fen bilimleri testindeki 7. sorunun “A” olarak girilmiş cevabının “D” olarak değiştirilmesine karar verildiği bildirildi.
Duyuruda, iptal edilen soruların, ilgili testte en az bir cevabı bulunan tüm adaylar için doğru cevaplanmış kabul edilerek 2016-YGS değerlendirme işlemlerinin tamamlandığı kaydedildi. Buna göre, adaylar, sınav sonuçlarını ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecek.
Son Güncelleme: Cuma, 25 Mart 2016 10:32
Gösterim: 2038

