Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Biçerli, Türkiye genelinde halk eğitim merkezleri ve okullarda düzenlenen ücretsiz destekleme kurslarına kayıtların 2,5 milyonu aştığını söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Kemal Biçerli, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik, Türkiye genelinde halk eğitim merkezleri ve okullarda düzenlenen ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarına 2 milyon 547 bin 902 öğrencinin kayıt olduğunu bildirdi.

MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince eğitim muhabirleriyle Bakanlık bürokratlarının bir araya getirilmesinin hedeflendiği "Basın Merkezi Toplantıları"nın ilki gerçekleştirildi.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Biçerli, Bakanlık'ta yapımı yeni tamamlanan Sakıp Sabancı Basın Merkezi’ndeki toplantıda, çalışmaları ve hedefleri hakkında bilgi verdi.

Biçerli, Türkiye'nin tüm il ve ilçelerinde bin 337 yaygın eğitim kurumu, 980 halk eğitim merkezi ve 332 mesleki eğitim merkezi, 15 olgunlaşma enstitüsü, 10 turizm merkezi ile hayat boyu öğrenme faaliyetlerinin desteklendiğini bildirdi.

Kemal Biçerli, 2008'den bugüne kadar yaygın eğitim kurumlarında 28 milyon 144 bin 479 kişiye kurs programları ile eğitim öğretim hizmeti verdiklerini, 2007'de 321 olan kurs programı sayısının 2014 itibarıyla 2 bin 51'e ulaştığını, kursiyer sayısının da 4 milyon 724 bin 491 olduğunu kaydetti. Biçerli, 2009'da yüzde 29 olan mesleki ve teknik kursların, toplam kurslar içindeki oranının 2014'te yüzde 67 çıkarıldığını belirtti. 

Kurs dağılımlarını da açıklayan Biçerli, yiyecek ve içecek hizmetleri kursuna yüzde 20, kişisel gelişim eğitim kurslarına yüzde 16, pazarlama ve perakende kurslarına yüzde 11, el sanatları teknolojisi ve gıda teknolojisi kurslarına yüzde 6, bilişim teknolojileri, yabancı diller, güzellik ve saç bakım hizmetleri, spor dallarında açılan kurslara yüzde 4, okuma yazma kurslarına yüzde 3, çocuk gelişimi ve eğitimi kurslarına yüzde 2 oranında talep geldiğini aktardı.

Biçerli, kursiyerlerin yüzde 59'unun kadın, yüzde 41'inin erkek, yüzde 40'ının bekar, yüzde 60'nın da evli olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin hayat boyu öğrenme katılım oranlarının istikrarlı şekilde yükseltildiğini vurgulayan Biçerli, Türkiye'nin 2013 verilerine göre yüzde 122'lik artış göstererek hayat boyu katılım oranlarındaki yükseliş hızı açısından Fransa ve Portekiz'in ardından 3. sırada yer aldığını kaydetti.

"Takviye kurslarına talep için her türlü tedbiri aldık"

Kemal Biçerli, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik Türkiye genelinde halk eğitim merkezleri ve okullarda düzenlenen ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin son istatistikleri de açıkladı.

Kursların 20 Ekim 2014'ten itibaren açılmaya başladığını bildiren Biçerli, bu tarihten itibaren 17 bin 667 okul ve kurumda 196 bin 848 kursun hizmet verdiğini, 2 milyon 547 bin 902 öğrencinin yararlandığını kurslarda 104 bin 799 öğretmenin görev aldığını kaydetti.

Kurslarda görev alan öğretmenlerin "alnı öpülesi" olduklarını ifade eden Biçerli, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın öğretmenlerin ders ücretlerinin arttırılması konusunda desteği ve dershanelerin dönüşüm süreciyle birlikte kurslara kayıt sayısının daha da artmasını beklediklerini söyledi. Biçerli, kurslara artacak talep karşısında her türlü tedbiri aldıklarını da kaydetti.

Kuş dilinden cenaze hizmetlerine ilginç kurslar

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde çok farklı alanlarda kurslar düzenlendiğini anlatan Biçerli, geçen yıl Giresun'un Çanakçı Halk Eğitim Merkezi'nde "Kuş Dili" sertifika programının açıldığını söyledi.

Biçerli, "Kurslarımızdaki yelpaze çok geniş. Ardahan'dan çobanlar için eğitim istendi. Sürü yöneticiliği modülünü hazırladık. Siirt'ten cenaze yıkama eğitimi, Batman'dan kalorifer ateşleyiciliği eğitimi, Kadıköy Halk Eğitim Merkezinden ise tango eğitimi'isteniyor" diye konuştu.

"Osmanlıca çok da güzel öğrenilebiliyor"

Osmanlıca kurslarının en çok ses getiren kurslardan olduğunu dile getiren Biçerli, "Bu kursların hafızayı yenilemekten başka bir amacı yok" ifadesini kullandı.

Osmanlıca kurslarını 2 yıldır yaygın olarak düzenlediklerini dile getiren Biçerli, Türkiye genelinde açılan 6 bin 466 kursta 175 bin 734 kursiyerin Osmanlıca öğrendiğini kaydetti.

Osmanlıca kursunun diploma töreninde izlediği bir videodaki izlenimlerini paylaşan Biçerli, "11 yaşındaki bir çocuk diyor ki 'Dedemin eski fotoğraflarının arkasında Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Merak ettim ve nasıl öğrenebileceğimi araştırdım'. Çocuk, çıktı sahnede Osmanlıca bir metni baştan aşağıya okudu. Çok da güzel bu iş öğrenilebiliyor demek ki. Bu kursa her yaş grubundan kursiyer katılıyor" diye konuştu.

> Takviye kurslarına kayıt 2,5 milyonu aştı

MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Biçerli, Türkiye genelinde halk eğitim merkezleri ve okullarda düzenlenen ücretsiz destekleme kurslarına kayıtların 2,5 milyonu aştığını söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Kemal Biçerli, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik, Türkiye genelinde halk eğitim merkezleri ve okullarda düzenlenen ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarına 2 milyon 547 bin 902 öğrencinin kayıt olduğunu bildirdi.

MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince eğitim muhabirleriyle Bakanlık bürokratlarının bir araya getirilmesinin hedeflendiği "Basın Merkezi Toplantıları"nın ilki gerçekleştirildi.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Biçerli, Bakanlık'ta yapımı yeni tamamlanan Sakıp Sabancı Basın Merkezi’ndeki toplantıda, çalışmaları ve hedefleri hakkında bilgi verdi.

Biçerli, Türkiye'nin tüm il ve ilçelerinde bin 337 yaygın eğitim kurumu, 980 halk eğitim merkezi ve 332 mesleki eğitim merkezi, 15 olgunlaşma enstitüsü, 10 turizm merkezi ile hayat boyu öğrenme faaliyetlerinin desteklendiğini bildirdi.

Kemal Biçerli, 2008'den bugüne kadar yaygın eğitim kurumlarında 28 milyon 144 bin 479 kişiye kurs programları ile eğitim öğretim hizmeti verdiklerini, 2007'de 321 olan kurs programı sayısının 2014 itibarıyla 2 bin 51'e ulaştığını, kursiyer sayısının da 4 milyon 724 bin 491 olduğunu kaydetti. Biçerli, 2009'da yüzde 29 olan mesleki ve teknik kursların, toplam kurslar içindeki oranının 2014'te yüzde 67 çıkarıldığını belirtti. 

Kurs dağılımlarını da açıklayan Biçerli, yiyecek ve içecek hizmetleri kursuna yüzde 20, kişisel gelişim eğitim kurslarına yüzde 16, pazarlama ve perakende kurslarına yüzde 11, el sanatları teknolojisi ve gıda teknolojisi kurslarına yüzde 6, bilişim teknolojileri, yabancı diller, güzellik ve saç bakım hizmetleri, spor dallarında açılan kurslara yüzde 4, okuma yazma kurslarına yüzde 3, çocuk gelişimi ve eğitimi kurslarına yüzde 2 oranında talep geldiğini aktardı.

Biçerli, kursiyerlerin yüzde 59'unun kadın, yüzde 41'inin erkek, yüzde 40'ının bekar, yüzde 60'nın da evli olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin hayat boyu öğrenme katılım oranlarının istikrarlı şekilde yükseltildiğini vurgulayan Biçerli, Türkiye'nin 2013 verilerine göre yüzde 122'lik artış göstererek hayat boyu katılım oranlarındaki yükseliş hızı açısından Fransa ve Portekiz'in ardından 3. sırada yer aldığını kaydetti.

"Takviye kurslarına talep için her türlü tedbiri aldık"

Kemal Biçerli, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik Türkiye genelinde halk eğitim merkezleri ve okullarda düzenlenen ücretsiz destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin son istatistikleri de açıkladı.

Kursların 20 Ekim 2014'ten itibaren açılmaya başladığını bildiren Biçerli, bu tarihten itibaren 17 bin 667 okul ve kurumda 196 bin 848 kursun hizmet verdiğini, 2 milyon 547 bin 902 öğrencinin yararlandığını kurslarda 104 bin 799 öğretmenin görev aldığını kaydetti.

Kurslarda görev alan öğretmenlerin "alnı öpülesi" olduklarını ifade eden Biçerli, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın öğretmenlerin ders ücretlerinin arttırılması konusunda desteği ve dershanelerin dönüşüm süreciyle birlikte kurslara kayıt sayısının daha da artmasını beklediklerini söyledi. Biçerli, kurslara artacak talep karşısında her türlü tedbiri aldıklarını da kaydetti.

Kuş dilinden cenaze hizmetlerine ilginç kurslar

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde çok farklı alanlarda kurslar düzenlendiğini anlatan Biçerli, geçen yıl Giresun'un Çanakçı Halk Eğitim Merkezi'nde "Kuş Dili" sertifika programının açıldığını söyledi.

Biçerli, "Kurslarımızdaki yelpaze çok geniş. Ardahan'dan çobanlar için eğitim istendi. Sürü yöneticiliği modülünü hazırladık. Siirt'ten cenaze yıkama eğitimi, Batman'dan kalorifer ateşleyiciliği eğitimi, Kadıköy Halk Eğitim Merkezinden ise tango eğitimi'isteniyor" diye konuştu.

"Osmanlıca çok da güzel öğrenilebiliyor"

Osmanlıca kurslarının en çok ses getiren kurslardan olduğunu dile getiren Biçerli, "Bu kursların hafızayı yenilemekten başka bir amacı yok" ifadesini kullandı.

Osmanlıca kurslarını 2 yıldır yaygın olarak düzenlediklerini dile getiren Biçerli, Türkiye genelinde açılan 6 bin 466 kursta 175 bin 734 kursiyerin Osmanlıca öğrendiğini kaydetti.

Osmanlıca kursunun diploma töreninde izlediği bir videodaki izlenimlerini paylaşan Biçerli, "11 yaşındaki bir çocuk diyor ki 'Dedemin eski fotoğraflarının arkasında Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Merak ettim ve nasıl öğrenebileceğimi araştırdım'. Çocuk, çıktı sahnede Osmanlıca bir metni baştan aşağıya okudu. Çok da güzel bu iş öğrenilebiliyor demek ki. Bu kursa her yaş grubundan kursiyer katılıyor" diye konuştu.

Son Güncelleme: Salı, 20 Ocak 2015 09:40

Gösterim: 1371

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliğine, Prof. Dr. Mehmet İsmail Safa Kapıcıoğlu'nun seçilmesine dair karar Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yayımlanan kararla Kapıcıoğlu, Prof. Dr. Şaban H. Çalış'ın görev süresinin dolması üzerine boşalan YÖK üyeliğine getirildi.

Resmi Gazete'de yer alan kararda, Kapıcıoğlu'nun Üniversitelerarası Kurul tarafından YÖK üyeliğine seçilmesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6'ncı maddesinin b/5 bendi gereğince onaylandığı bildirildi.

 

 

> YÖK üyeliğine atama

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliğine, Prof. Dr. Mehmet İsmail Safa Kapıcıoğlu'nun seçilmesine dair karar Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yayımlanan kararla Kapıcıoğlu, Prof. Dr. Şaban H. Çalış'ın görev süresinin dolması üzerine boşalan YÖK üyeliğine getirildi.

Resmi Gazete'de yer alan kararda, Kapıcıoğlu'nun Üniversitelerarası Kurul tarafından YÖK üyeliğine seçilmesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6'ncı maddesinin b/5 bendi gereğince onaylandığı bildirildi.

 

 

Son Güncelleme: Salı, 20 Ocak 2015 09:35

Gösterim: 1535

Eski Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran’ın Gümüşhane'de AK Parti'den milletvekili aday adayı olduğu iddia edildi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki baskıcı uygulamaları ile sıkça gündeme gelen eski dekan Prof. Dr. Yusuf Devran'ın Gümüşhane'de AK Parti'den milletvekili aday adayı olduğu iddia edildi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin eski dekanı Prof. Dr. Yusuf Devran, siyasete giriyor. Gümüşhane.gen.tr adlı haber sitesinin duyurduğu habere göre, Devran, Gümüşhane'de AK Parti 'den aday adayı oldu. Haberde, Gümüşhaneli olan Devran'ın aday adaylığını kente gelerek basın açıklamasıyla duyuracağı belirtildi.

Devran, dekan olduğu dönemde baskıcı uygulamaları ile dikkat çeken, fişleme iddiaları ve öğretim üyelerini tehdit etmekle itham edilmişti. Samanyolu TV kökenli Devran, ayrıca dekan olduğu dönemde fakültenin öğretim kadrosuna özellikle Fatih Üniversitesi ve ABD 'nin Teksas eyaletindeki bir üniversiteden kişileri almakla suçlanmış, hakkında sosyal medyada iddialar yer almıştı.

> Olaylı dekan siyasete atılıyor

Eski Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran’ın Gümüşhane'de AK Parti'den milletvekili aday adayı olduğu iddia edildi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki baskıcı uygulamaları ile sıkça gündeme gelen eski dekan Prof. Dr. Yusuf Devran'ın Gümüşhane'de AK Parti'den milletvekili aday adayı olduğu iddia edildi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin eski dekanı Prof. Dr. Yusuf Devran, siyasete giriyor. Gümüşhane.gen.tr adlı haber sitesinin duyurduğu habere göre, Devran, Gümüşhane'de AK Parti 'den aday adayı oldu. Haberde, Gümüşhaneli olan Devran'ın aday adaylığını kente gelerek basın açıklamasıyla duyuracağı belirtildi.

Devran, dekan olduğu dönemde baskıcı uygulamaları ile dikkat çeken, fişleme iddiaları ve öğretim üyelerini tehdit etmekle itham edilmişti. Samanyolu TV kökenli Devran, ayrıca dekan olduğu dönemde fakültenin öğretim kadrosuna özellikle Fatih Üniversitesi ve ABD 'nin Teksas eyaletindeki bir üniversiteden kişileri almakla suçlanmış, hakkında sosyal medyada iddialar yer almıştı.

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Ocak 2015 15:23

Gösterim: 1259

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), valiliklere gönderdiği genelgede; izinsiz olarak SBS, deneme, üniversite ve temel lise gibi sınav yapan, reklam yapan ve ilan veren dershanelerin kapatılabileceğini bildirdi. MEB, genelgede "Her ne ad altında olursa olsun eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin izinsiz yapıldığının tespiti halinde söz konusu yerler 10/06/1949 tarihli 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümlerince valilikçe kapatılır" İfadesi yer aldı.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından 12 Ocak 2015 tarihinde valilik ve milli eğitim müdürlüklerine gönderilen 1 sayfalık genelgede, dershanelerin yaptıkları sınavlar, verdikleri reklam ve ilanlardan duyulan rahatsızlıklar dile getirildi. Genelgede, her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerinin izne tabi olduğu vurgulanırken, buna uymayan dershaneler hakkında kapatma cezası uygulanacağı belirtildi.

Kapatılıp kapatılmayacağı yönündeki statüleri Anayasa Mahkemesinin önünde olan dershanelerin yaptığı sınavların da eleştirildiği genelgede, "Bazı dershanelerin dershane olarak faaliyetlerini sürdürmelerine rağmen Bakanlığımızdan kurum açma izni almadan 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında ‘üniversite sınavlarına hazırlık lisesi’ ve ‘temel lise’ gibi adlar altında seviye tespit sınavları yaparak reklam ve ilan verdikleri. Bakanlığımızdan kurum açma izni işyeri açma ve çalışma ruhsatı almadan dershane faaliyetinde bulundukları yönünde Bakanlığımıza bilgiler ulaşmıştır. ‘Hem okul hem dershane’, ‘üniversite sınavlarına hazırlık koleji’ ve benzeri adlarla kurumların faaliyet göstermesi mümkün bulunmamaktadır" denildi.

Genelgede, 2018- 2019 eğitim ve öğretim yılının sonuna kadar özel eğitim, okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim ile Bakanlıkça dönüşüm programına alınan kurumların faaliyetleri devam eden kurumlar olduğu ve bu kurumlar dışında başka kurumların farklı adlarla faaliyet göstermesinin mümkün olmadığı belirtildi.

Bu kapsamda dışında kalan kurumların 1949 tarihli kanun ile valiliklerce kapatılacağının altının çizildiği genelgede, sınav gibi her türlü eğitim faaliyetlerin yapılması için yetkili makamlardan izin alınması gerektiği vurgulandı. Genelgede, "Gerçek ve tüzel kişiler tarafından kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan veya her ne ad altında olursa olsun eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin izinsiz yapıldığının tespiti halinde söz konusu yerler 10/06/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca valilikçe kapatılır. Bu kurumlar reklam, ilanlarında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunamaz, televizyonda reklam ve ilan yapamaz" ifadeleri yer aldı.

Bazı dershane yöneticileri ise genelgeye şöyle tepki gösterdi:

"Dershanelerin ne olacağı henüz belli değil. Anayasa Mahkemes’inin önünde beklemekte. Faaliyetlerimizi yapamazsak öğrencilere nasıl faydalı olacağız? Dershanelerin kapatılması için verilen süreye hayli zaman var. Dershanelerin kapatılması yönünde karar çıkarsa, reklamlarımız, ilanlarımız boşa gider. Kapatılmaması yönünde karar çıkarsa, nasıl öğrenci bulacağız, kendimizi nasıl anlatacağız. İşimizi normal süreç içerisinde yapıyoruz."

Dershanelerin Eylül 2015’te kapatılması planlanıyor. Bakanlık daha önce de valiliklere gönderdiği genelgede, dershanelerin gelecek eğitim yılı için deneme sınavı yapmalarının engellenmesini istemişti.

Kaynak Hürriyeteğitim

> MEB’den yeni dershane genelgesi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), valiliklere gönderdiği genelgede; izinsiz olarak SBS, deneme, üniversite ve temel lise gibi sınav yapan, reklam yapan ve ilan veren dershanelerin kapatılabileceğini bildirdi. MEB, genelgede "Her ne ad altında olursa olsun eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin izinsiz yapıldığının tespiti halinde söz konusu yerler 10/06/1949 tarihli 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümlerince valilikçe kapatılır" İfadesi yer aldı.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından 12 Ocak 2015 tarihinde valilik ve milli eğitim müdürlüklerine gönderilen 1 sayfalık genelgede, dershanelerin yaptıkları sınavlar, verdikleri reklam ve ilanlardan duyulan rahatsızlıklar dile getirildi. Genelgede, her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerinin izne tabi olduğu vurgulanırken, buna uymayan dershaneler hakkında kapatma cezası uygulanacağı belirtildi.

Kapatılıp kapatılmayacağı yönündeki statüleri Anayasa Mahkemesinin önünde olan dershanelerin yaptığı sınavların da eleştirildiği genelgede, "Bazı dershanelerin dershane olarak faaliyetlerini sürdürmelerine rağmen Bakanlığımızdan kurum açma izni almadan 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında ‘üniversite sınavlarına hazırlık lisesi’ ve ‘temel lise’ gibi adlar altında seviye tespit sınavları yaparak reklam ve ilan verdikleri. Bakanlığımızdan kurum açma izni işyeri açma ve çalışma ruhsatı almadan dershane faaliyetinde bulundukları yönünde Bakanlığımıza bilgiler ulaşmıştır. ‘Hem okul hem dershane’, ‘üniversite sınavlarına hazırlık koleji’ ve benzeri adlarla kurumların faaliyet göstermesi mümkün bulunmamaktadır" denildi.

Genelgede, 2018- 2019 eğitim ve öğretim yılının sonuna kadar özel eğitim, okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim ile Bakanlıkça dönüşüm programına alınan kurumların faaliyetleri devam eden kurumlar olduğu ve bu kurumlar dışında başka kurumların farklı adlarla faaliyet göstermesinin mümkün olmadığı belirtildi.

Bu kapsamda dışında kalan kurumların 1949 tarihli kanun ile valiliklerce kapatılacağının altının çizildiği genelgede, sınav gibi her türlü eğitim faaliyetlerin yapılması için yetkili makamlardan izin alınması gerektiği vurgulandı. Genelgede, "Gerçek ve tüzel kişiler tarafından kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan veya her ne ad altında olursa olsun eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin izinsiz yapıldığının tespiti halinde söz konusu yerler 10/06/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca valilikçe kapatılır. Bu kurumlar reklam, ilanlarında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunamaz, televizyonda reklam ve ilan yapamaz" ifadeleri yer aldı.

Bazı dershane yöneticileri ise genelgeye şöyle tepki gösterdi:

"Dershanelerin ne olacağı henüz belli değil. Anayasa Mahkemes’inin önünde beklemekte. Faaliyetlerimizi yapamazsak öğrencilere nasıl faydalı olacağız? Dershanelerin kapatılması için verilen süreye hayli zaman var. Dershanelerin kapatılması yönünde karar çıkarsa, reklamlarımız, ilanlarımız boşa gider. Kapatılmaması yönünde karar çıkarsa, nasıl öğrenci bulacağız, kendimizi nasıl anlatacağız. İşimizi normal süreç içerisinde yapıyoruz."

Dershanelerin Eylül 2015’te kapatılması planlanıyor. Bakanlık daha önce de valiliklere gönderdiği genelgede, dershanelerin gelecek eğitim yılı için deneme sınavı yapmalarının engellenmesini istemişti.

Kaynak Hürriyeteğitim

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Ocak 2015 15:28

Gösterim: 2576

AK Parti'nin Meclis'e sunduğu kanun teklifiyle öğretmenlerin ek ders ücretleri iki katına çıkarılıyor.

Sabah Gazetesi'nin haberine göre, AK Parti Ankara Milletvekili Cevdet Erdöl'ün imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapan teklif, Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik öngörüyor.

Buna göre, ek ders ücretleri, özel eğitime muhtaç öğrencilerin eğitim ve öğretim gördüğü kurumlarda görevli öğretmen ve yöneticiler ile bu öğrencilere yönelik olarak açılan özel sınıf öğretmenlerine ve cezaevlerinde görevli öğretmenlere yüzde 25, Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi kapsamında görev alan yönetici ve öğretmenlere yüzde 100 fazlasıyla ödenecek.

Öğretmenlere ek ders ücreti olarak 9 lira 45 kuruş ödeniyor.

> Öğretmenlerin ek ders ücretine zam teklifi

AK Parti'nin Meclis'e sunduğu kanun teklifiyle öğretmenlerin ek ders ücretleri iki katına çıkarılıyor.

Sabah Gazetesi'nin haberine göre, AK Parti Ankara Milletvekili Cevdet Erdöl'ün imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapan teklif, Devlet Memurları Kanunu'nda değişiklik öngörüyor.

Buna göre, ek ders ücretleri, özel eğitime muhtaç öğrencilerin eğitim ve öğretim gördüğü kurumlarda görevli öğretmen ve yöneticiler ile bu öğrencilere yönelik olarak açılan özel sınıf öğretmenlerine ve cezaevlerinde görevli öğretmenlere yüzde 25, Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi kapsamında görev alan yönetici ve öğretmenlere yüzde 100 fazlasıyla ödenecek.

Öğretmenlere ek ders ücreti olarak 9 lira 45 kuruş ödeniyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 19 Ocak 2015 08:47

Gösterim: 2245


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.