Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, yaklaşık 10 milyonun üzerinde alım yapılacak tabletlerde, maksimum yerlilik oranını hedeflediklerini belirtti.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Eğitimde Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında öğrencilere dağıtılan tablet bilgisayarların üretiminde yerlilik oranını yükseltmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığıyla birlikte yürüttükleri çalışmada sona yaklaştıklarını belirterek, belirlenecek yerlilik oranına göre kamunun alıma çıkacağını söyledi.
Bakan Işık, Eğitimde FATİH Projesi'nin Türkiye'nin son dönemdeki en önemli projelerinden birisi olduğunu kaydetti.
Projenin iki temel ayağı bulunduğunu, ilkinin eğitimde fırsat eşitliğini maksimum düzeye çıkarmak olduğunu vurgulayan Işık, "Hakkari'deki bir yavrumuzun da Ardahan'daki, Artvin'in Şavşat'ın bir köyündeki yavrumuzun da İstanbul'daki yavrumuzla aynı şartlarda yarışabilmesi... Bu artık dijital çağda mümkün" dedi.
Işık, bunun için de eğitimde dijital altyapının oluşturulması ve dijital malzemenin kullanılmasının son derece önem taşıdığını ifade ederek, eğitimde fırsat eşitliğine yönelik çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü dile getirdi.
Projenin diğer ayağını ise Türkiye'nin eğitimde dijital çağı yakalamasının oluşturduğunu aktaran Bakan Işık, şöyle devam etti:
"Burada teknolojinin geliştirilmesi... Özellikle etkileşimli tahtalar, tablet bilgisayarlar ve altyapı, tüm donanımlar Türkiye açısından son derece önemli. Tabletlerle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı ve biz bir çalışma yapıyoruz. Bu tabletlerde maksimum yerlilik oranını hedefliyoruz. Onun için de bir tablette yerlilik oranı ne kadar olmalı diye TÜBİTAK'la birlikte bir çalışma yürütülüyor. Bu çalışma bugünlerde bitecek. Bu çalışma bittikten sonra biz iyi bir yerlilik oranı koyacağız. O yerlilik oranına göre de kamu alıma çıkacak. İnşallah bu kamu alımını yerlilik oranını sağlayacak şekilde yaparız. O zaman rekabetçi bir de ortam olur. Ümit ediyoruz kendi firmalarımız bu ihaleyi alırlar ve Türkiye hem teknolojisini kullanırken aynı zamanda geliştirmiş ve satmış olur. Altyapı olarak bunu yapacak firmalarımız var. Daha da fazla firma olmasını arzu ediyoruz."
Kılı kırk yarıyoruz
Tablet bilgisayarlarda yerlilik oranının hesaplanması çalışmalarının çok büyük bir titizlikle yürütüldüğüne dikkati çeken Işık, "Sadece kullanılan parçaları hesap etmek yerlilik oranında yeterli değil. Oradaki yazılım çok önemli bir faktör. Oradaki alt kırılımlar tek tek inceleniyor. Verilen işçilik önemli bir faktör. Biz yerliyi sadece montaj olarak düşünmüyoruz. Her bir parça için burada ne kadar emek veriliyor, ne kadarı burada üretiliyor, geliştiriliyor, bütün bunlara bakıyoruz. Bunun için kılı kırk yaran bir çalışmayı bakanlığımız yapıyor. Önümüzdeki süreçte bunları ortaya net olarak koymuş olacağız" diye konuştu.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, "Yaklaşık 10 milyonun üzerinde tablet alımı yapılacak. Bu rakam büyük bir rakamdır. Bizim yerli üretimimizi de desteklemeli'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, yaklaşık 10 milyonun üzerinde alım yapılacak tabletlerde, maksimum yerlilik oranını hedeflediklerini belirtti.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Eğitimde Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi kapsamında öğrencilere dağıtılan tablet bilgisayarların üretiminde yerlilik oranını yükseltmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığıyla birlikte yürüttükleri çalışmada sona yaklaştıklarını belirterek, belirlenecek yerlilik oranına göre kamunun alıma çıkacağını söyledi.
Bakan Işık, Eğitimde FATİH Projesi'nin Türkiye'nin son dönemdeki en önemli projelerinden birisi olduğunu kaydetti.
Projenin iki temel ayağı bulunduğunu, ilkinin eğitimde fırsat eşitliğini maksimum düzeye çıkarmak olduğunu vurgulayan Işık, "Hakkari'deki bir yavrumuzun da Ardahan'daki, Artvin'in Şavşat'ın bir köyündeki yavrumuzun da İstanbul'daki yavrumuzla aynı şartlarda yarışabilmesi... Bu artık dijital çağda mümkün" dedi.
Işık, bunun için de eğitimde dijital altyapının oluşturulması ve dijital malzemenin kullanılmasının son derece önem taşıdığını ifade ederek, eğitimde fırsat eşitliğine yönelik çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü dile getirdi.
Projenin diğer ayağını ise Türkiye'nin eğitimde dijital çağı yakalamasının oluşturduğunu aktaran Bakan Işık, şöyle devam etti:
"Burada teknolojinin geliştirilmesi... Özellikle etkileşimli tahtalar, tablet bilgisayarlar ve altyapı, tüm donanımlar Türkiye açısından son derece önemli. Tabletlerle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı ve biz bir çalışma yapıyoruz. Bu tabletlerde maksimum yerlilik oranını hedefliyoruz. Onun için de bir tablette yerlilik oranı ne kadar olmalı diye TÜBİTAK'la birlikte bir çalışma yürütülüyor. Bu çalışma bugünlerde bitecek. Bu çalışma bittikten sonra biz iyi bir yerlilik oranı koyacağız. O yerlilik oranına göre de kamu alıma çıkacak. İnşallah bu kamu alımını yerlilik oranını sağlayacak şekilde yaparız. O zaman rekabetçi bir de ortam olur. Ümit ediyoruz kendi firmalarımız bu ihaleyi alırlar ve Türkiye hem teknolojisini kullanırken aynı zamanda geliştirmiş ve satmış olur. Altyapı olarak bunu yapacak firmalarımız var. Daha da fazla firma olmasını arzu ediyoruz."
Kılı kırk yarıyoruz
Tablet bilgisayarlarda yerlilik oranının hesaplanması çalışmalarının çok büyük bir titizlikle yürütüldüğüne dikkati çeken Işık, "Sadece kullanılan parçaları hesap etmek yerlilik oranında yeterli değil. Oradaki yazılım çok önemli bir faktör. Oradaki alt kırılımlar tek tek inceleniyor. Verilen işçilik önemli bir faktör. Biz yerliyi sadece montaj olarak düşünmüyoruz. Her bir parça için burada ne kadar emek veriliyor, ne kadarı burada üretiliyor, geliştiriliyor, bütün bunlara bakıyoruz. Bunun için kılı kırk yaran bir çalışmayı bakanlığımız yapıyor. Önümüzdeki süreçte bunları ortaya net olarak koymuş olacağız" diye konuştu.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, "Yaklaşık 10 milyonun üzerinde tablet alımı yapılacak. Bu rakam büyük bir rakamdır. Bizim yerli üretimimizi de desteklemeli'' dedi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Ağustos 2015 15:03
Gösterim: 2119
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, 14 yılda 61 Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulduğunu, teknoloji ürünlerinin ihracattaki payını arttırmak için desteği sürdüreceklerini söyledi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 2001 yılından bu yana 61 Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) kurulduğunu belirterek, "Şu anda yüzde 4'lerde olan ileri teknoloji ürünlerinin ihracat içerisindeki payını 2023 hedefimiz olan yüzde 15'lere çıkarmak için Teknoloji Geliştirme Bölgelerini arttırmaya ve desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
Bakan Işık, Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin 2001 yılında yürürlüğe giren "Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu" ile kurulmaya başlandığını hatırlattı.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nin Türkiye'nin gelişimi için çok önemli olduğunu vurgulayan Işık, "Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ile teknolojik bilgi üretmeyi ve ticarileştirmeyi, ürün-üretim yöntemlerinde kalite ve standardı yükseltmeyi, verimliliği artıracak ve maliyetleri düşürecek yenilikler geliştirmeyi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni-ileri teknolojilere uyum sağlamasını, araştırmacılara iş imkanları sağlamayı, ileri teknoloji yatırımları yapacak yabancı sermayenin ülkeye girişinin hızlandırılmasıyla sanayinin rekabet gücünü arttırmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
46 Teknoloji Geliştirme Bölgesi faaliyette
Işık, 2001 yılından bu yana Ankara'da 8, İstanbul'da 7, Kocaeli'de 4, İzmir'de 4, Konya'da 2 ve Antalya, Kayseri, Trabzon, Adana, Erzurum, Mersin, Isparta, Gaziantep, Eskişehir, Bursa, Denizli, Edirne, Elazığ, Sivas, Diyarbakır, Tokat, Sakarya, Bolu, Kütahya, Samsun, Malatya, Urfa, Düzce, Çanakkale, Kahramanmaraş, Tekirdağ, Van, Çorum, Manisa, Niğde, Burdur, Yozgat, Kırıkkale, Balıkesir, Hatay ve Karaman'da 1'er adet olmak üzere toplam 61 Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulduğunu bildirdi. Kurulan Teknoloji Geliştirme Bölgelerinden 46'sının faaliyette olduğunu belirten Işık, 15'inin ise altyapı çalışmalarının devam etmesi nedeniyle henüz faaliyete geçmediğini kaydetti.
Türkiye'nin dünyada teknoloji geliştirme bölgelerine en cömert destek veren ülkelerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Şu anda yüzde 4'lerde olan ileri teknoloji ürünlerinin ihracat içerisindeki payını yüzde 15'lere çıkarmak için Teknoloji Geliştirme Bölgelerini desteklemeye ve arttırmaya devam edeceğiz" ifadesini kullandı.
Sanayiciyi, araştırmacı ve üniversitelerle buluşturarak teknolojik üretime yönelik yeni ürün ve üretim yöntemleri geliştirmelerini sağlayacak Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki destek, teşvik, muafiyet ve istisnalara değinen Işık, avantajların yönetici şirket, girişimci ve öğretim üyeleri olmak üzere 3 temel başlık altında gruplandırıldığını anlattı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, 14 yılda 61 Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulduğunu, teknoloji ürünlerinin ihracattaki payını arttırmak için desteği sürdüreceklerini söyledi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 2001 yılından bu yana 61 Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) kurulduğunu belirterek, "Şu anda yüzde 4'lerde olan ileri teknoloji ürünlerinin ihracat içerisindeki payını 2023 hedefimiz olan yüzde 15'lere çıkarmak için Teknoloji Geliştirme Bölgelerini arttırmaya ve desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
Bakan Işık, Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin 2001 yılında yürürlüğe giren "Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu" ile kurulmaya başlandığını hatırlattı.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'nin Türkiye'nin gelişimi için çok önemli olduğunu vurgulayan Işık, "Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ile teknolojik bilgi üretmeyi ve ticarileştirmeyi, ürün-üretim yöntemlerinde kalite ve standardı yükseltmeyi, verimliliği artıracak ve maliyetleri düşürecek yenilikler geliştirmeyi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni-ileri teknolojilere uyum sağlamasını, araştırmacılara iş imkanları sağlamayı, ileri teknoloji yatırımları yapacak yabancı sermayenin ülkeye girişinin hızlandırılmasıyla sanayinin rekabet gücünü arttırmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
46 Teknoloji Geliştirme Bölgesi faaliyette
Işık, 2001 yılından bu yana Ankara'da 8, İstanbul'da 7, Kocaeli'de 4, İzmir'de 4, Konya'da 2 ve Antalya, Kayseri, Trabzon, Adana, Erzurum, Mersin, Isparta, Gaziantep, Eskişehir, Bursa, Denizli, Edirne, Elazığ, Sivas, Diyarbakır, Tokat, Sakarya, Bolu, Kütahya, Samsun, Malatya, Urfa, Düzce, Çanakkale, Kahramanmaraş, Tekirdağ, Van, Çorum, Manisa, Niğde, Burdur, Yozgat, Kırıkkale, Balıkesir, Hatay ve Karaman'da 1'er adet olmak üzere toplam 61 Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulduğunu bildirdi. Kurulan Teknoloji Geliştirme Bölgelerinden 46'sının faaliyette olduğunu belirten Işık, 15'inin ise altyapı çalışmalarının devam etmesi nedeniyle henüz faaliyete geçmediğini kaydetti.
Türkiye'nin dünyada teknoloji geliştirme bölgelerine en cömert destek veren ülkelerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Şu anda yüzde 4'lerde olan ileri teknoloji ürünlerinin ihracat içerisindeki payını yüzde 15'lere çıkarmak için Teknoloji Geliştirme Bölgelerini desteklemeye ve arttırmaya devam edeceğiz" ifadesini kullandı.
Sanayiciyi, araştırmacı ve üniversitelerle buluşturarak teknolojik üretime yönelik yeni ürün ve üretim yöntemleri geliştirmelerini sağlayacak Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki destek, teşvik, muafiyet ve istisnalara değinen Işık, avantajların yönetici şirket, girişimci ve öğretim üyeleri olmak üzere 3 temel başlık altında gruplandırıldığını anlattı.
Son Güncelleme: Salı, 04 Ağustos 2015 10:07
Gösterim: 1874
Milli Eğitim Bakanlığı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri tarafından bu yıl ilk kez Eğitim Teknolojileri Zirvesi düzenlenecek. Zirve, 5 Aralık 2015 tarihinde yapılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından öğretmen, akademisyen, öğrenci, eğitim teknologları, teknoloji sağlayıcılarının fikir ve tecrübelerinin paylaşılması amacıyla 5 Aralık 2015 tarihinde "Eğitimde Fatih Projesi, Eğitim Teknolojileri Zirvesi" yapılacak.
Bu zirvede;
“Kodlama, Kod Eğitimi”
“Geleceğin Teknolojik Sınıfları”
“Oyun Tabanlı Öğrenme, Eğitsel Oyun”
“Eğitimde Mobil Öğrenme”
“E-İçerik Oluşturma/E-İçerik Oluşturma Araçları”
“Üç Boyutlu Teknolojiler”
“Genç Yazılımcılar“, “Sosyal Medya ve Bloglar”
“Eğitimde Bilinçli ve Güvenli İnternet Kullanımı”
“Eğitimde Etkin ET (Etkileşimli Tahta) Kullanımı”
“Eğitimde Engelsiz Bilişim”
“Öğrenci Merkezli Eğitimde Teknoloji Destekli Başarılı Uygulamalar”
konu başlıkları üzerinden Türkiye’de eğitime yön verecek farklı yöntem ve araçların değerlendirilerek Eğitimde Fatih Projesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Teknoloji zirvesi için, http://fatihprojesietz.meb.gov.tr adresinden sunum/bildiri özetleri gönderilirken ayrıntılı bilgiye aynı adresten ulaşılabiliyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Milli Eğitim Bakanlığı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri tarafından bu yıl ilk kez Eğitim Teknolojileri Zirvesi düzenlenecek. Zirve, 5 Aralık 2015 tarihinde yapılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından öğretmen, akademisyen, öğrenci, eğitim teknologları, teknoloji sağlayıcılarının fikir ve tecrübelerinin paylaşılması amacıyla 5 Aralık 2015 tarihinde "Eğitimde Fatih Projesi, Eğitim Teknolojileri Zirvesi" yapılacak.
Bu zirvede;
“Kodlama, Kod Eğitimi”
“Geleceğin Teknolojik Sınıfları”
“Oyun Tabanlı Öğrenme, Eğitsel Oyun”
“Eğitimde Mobil Öğrenme”
“E-İçerik Oluşturma/E-İçerik Oluşturma Araçları”
“Üç Boyutlu Teknolojiler”
“Genç Yazılımcılar“, “Sosyal Medya ve Bloglar”
“Eğitimde Bilinçli ve Güvenli İnternet Kullanımı”
“Eğitimde Etkin ET (Etkileşimli Tahta) Kullanımı”
“Eğitimde Engelsiz Bilişim”
“Öğrenci Merkezli Eğitimde Teknoloji Destekli Başarılı Uygulamalar”
konu başlıkları üzerinden Türkiye’de eğitime yön verecek farklı yöntem ve araçların değerlendirilerek Eğitimde Fatih Projesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Teknoloji zirvesi için, http://fatihprojesietz.meb.gov.tr adresinden sunum/bildiri özetleri gönderilirken ayrıntılı bilgiye aynı adresten ulaşılabiliyor.
Son Güncelleme: Perşembe, 09 Temmuz 2015 17:34
Gösterim: 3015
BTK Başkanvekili Sayan, 4G ihalesi şartnamesinin değiştiğini belirterek "Bu ihaleyle 4,5G teknolojisiyle hizmete başlanacak. 5G teknolojisine geçişin önü açılacak" dedi.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanvekili Ömer Fatih Sayan, 26 Ağustos'ta yapılacak 4G ihalesinin şartnamesinde değişiklik yapıldığını belirterek, "Değişikliklerin ardından bu ihaleyle Türkiye’de kamuoyunda bilinen adıyla 4,5G teknolojisiyle hizmete başlanacak. 5G teknolojisine yerli teknolojiyle geçilmesinin önü açılacak" dedi.
Sayan, kamuoyunda 4G olarak tabir edilen IMT (Uluslararası Mobil Telekomünikasyon) Yetkilendirmesi İhalesinin 26 Ağustos'ta yapılacağını anımsattı.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının belirlediği politika doğrultusunda BTK'nın yürüttüğü çalışmalar neticesinde IMT yetkilendirmesi ihale şartnamesinde değişiklik yapıldığını ifade eden Sayan, kendi Ar-Ge’sini yapan ve yerlilik oranı daha yüksek haberleşme sektörünü hedefleyen bir vizyonun ortaya konulduğunu bildirdi.
5G'ye ilk geçen ülkelerden biri olmayı hedefliyoruz
Yapılacak ihalenin bir frekans tahsis ihalesi olduğunu vurgulayan Sayan, 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz bandında 20 ayrı frekans paketinin ihaleyi kazanan işletmecilere tahsis edileceğini, ihale sonrasında bu frekanslar kullanılarak tüketicilere 5G de dahil yeni teknolojilerin sunulabileceğini belirtti.
3 şeritli otoban kalitesi sağlanacak
3G hizmetlerinden sonra geliştirilen ve kamuoyunda 4, 5G olarak tabir edilen IMT Advanced teknolojileriyle hizmet sunulacağındanteknoloji üstünlüğü sayesinde vatandaşların çok daha hızlı bir şekilde bilgiye erişme imkanına kavuşacağını ifade eden Sayan, şöyle devam etti:
"Mevcut durumda vatandaşlarımız tek şeritli bir yolda ve yeni araçlarla seyahat ederken bile ulaşabileceği hız sınırlı olabilecekken, ihale sonrasında mevcut yola ilave edilecek 3 şeritli otoban kalitesinde yolla birlikte toplam 4 şeritli bir yolda ve daha yeni ve hızlı araçlarla seyahat etmeye başlayacaklar. "
1 Nisan 2016’da hizmete girecek
İhalenin ardından tahsis edilecek frekanslardan 1 Nisan 2016'dan itibaren yeni teknolojiyle hizmet sunumuna başlanabileceğini bildiren Sayan, “İşletmecilere yetkilendirmenin ardından 8 yıl içinde Türkiye’nin nüfusunun yüzde 95’ini kapsama alanına alma zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca yine 8 yıl içinde tüm il ve ilçelerin nüfusunun yüzde 90’ını kapsama zorunluluğu getiriliyor" dedi.
Tünellerde bile kullanılabilecek
Şartnamede yapılan değişiklikle uzunluğu 1 kilometrenin üzerindeki tüneller ile konvansiyonel tren hatlarının da belirli bir zaman içinde kapsanması şartı getirildiğini belirten Sayan, otoyol ve yüksek hızlı tren hatlarına ilaveten bu tünellerden geçen ve konvansiyonel tren hatlarında yolculuk yapan vatandaşların da seyahatlerinde mobil genişbant hizmeti alabilme imkanına kavuşturulmasının hedeflendiğini bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
BTK Başkanvekili Sayan, 4G ihalesi şartnamesinin değiştiğini belirterek "Bu ihaleyle 4,5G teknolojisiyle hizmete başlanacak. 5G teknolojisine geçişin önü açılacak" dedi.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanvekili Ömer Fatih Sayan, 26 Ağustos'ta yapılacak 4G ihalesinin şartnamesinde değişiklik yapıldığını belirterek, "Değişikliklerin ardından bu ihaleyle Türkiye’de kamuoyunda bilinen adıyla 4,5G teknolojisiyle hizmete başlanacak. 5G teknolojisine yerli teknolojiyle geçilmesinin önü açılacak" dedi.
Sayan, kamuoyunda 4G olarak tabir edilen IMT (Uluslararası Mobil Telekomünikasyon) Yetkilendirmesi İhalesinin 26 Ağustos'ta yapılacağını anımsattı.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının belirlediği politika doğrultusunda BTK'nın yürüttüğü çalışmalar neticesinde IMT yetkilendirmesi ihale şartnamesinde değişiklik yapıldığını ifade eden Sayan, kendi Ar-Ge’sini yapan ve yerlilik oranı daha yüksek haberleşme sektörünü hedefleyen bir vizyonun ortaya konulduğunu bildirdi.
5G'ye ilk geçen ülkelerden biri olmayı hedefliyoruz
Yapılacak ihalenin bir frekans tahsis ihalesi olduğunu vurgulayan Sayan, 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz bandında 20 ayrı frekans paketinin ihaleyi kazanan işletmecilere tahsis edileceğini, ihale sonrasında bu frekanslar kullanılarak tüketicilere 5G de dahil yeni teknolojilerin sunulabileceğini belirtti.
3 şeritli otoban kalitesi sağlanacak
3G hizmetlerinden sonra geliştirilen ve kamuoyunda 4, 5G olarak tabir edilen IMT Advanced teknolojileriyle hizmet sunulacağındanteknoloji üstünlüğü sayesinde vatandaşların çok daha hızlı bir şekilde bilgiye erişme imkanına kavuşacağını ifade eden Sayan, şöyle devam etti:
"Mevcut durumda vatandaşlarımız tek şeritli bir yolda ve yeni araçlarla seyahat ederken bile ulaşabileceği hız sınırlı olabilecekken, ihale sonrasında mevcut yola ilave edilecek 3 şeritli otoban kalitesinde yolla birlikte toplam 4 şeritli bir yolda ve daha yeni ve hızlı araçlarla seyahat etmeye başlayacaklar. "
1 Nisan 2016’da hizmete girecek
İhalenin ardından tahsis edilecek frekanslardan 1 Nisan 2016'dan itibaren yeni teknolojiyle hizmet sunumuna başlanabileceğini bildiren Sayan, “İşletmecilere yetkilendirmenin ardından 8 yıl içinde Türkiye’nin nüfusunun yüzde 95’ini kapsama alanına alma zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca yine 8 yıl içinde tüm il ve ilçelerin nüfusunun yüzde 90’ını kapsama zorunluluğu getiriliyor" dedi.
Tünellerde bile kullanılabilecek
Şartnamede yapılan değişiklikle uzunluğu 1 kilometrenin üzerindeki tüneller ile konvansiyonel tren hatlarının da belirli bir zaman içinde kapsanması şartı getirildiğini belirten Sayan, otoyol ve yüksek hızlı tren hatlarına ilaveten bu tünellerden geçen ve konvansiyonel tren hatlarında yolculuk yapan vatandaşların da seyahatlerinde mobil genişbant hizmeti alabilme imkanına kavuşturulmasının hedeflendiğini bildirdi.
Son Güncelleme: Perşembe, 30 Temmuz 2015 15:37
Gösterim: 2652
Tolga Dinç ve Samet Zihir, 5G ve ötesindeki kablosuz iletişim teknolojileri alanında çığır açacak çipleri geliştirdiler.
Sabancı Üniversitesi mezunları Tolga Dinç ve Samet Zihir, 5G ve ötesindeki kablosuz iletişim teknolojileri alanında fonksiyonellik ve güç özellikleri ile ulaşılabilecek en yüksek performansa sahip devreleri geliştirdiler.
Sabancı Üniversitesi Elektronik Mühendisliği’nden mezun olan öğrenciler üzerinde çalıştıkları projeleri ile Amerika’da bu alandaki dünyanın en prestijli bilimsel konferansları olan ve Mikrodalga ve Radyo Frekansı (RF) ve milimetrik dalga entegre devreler alanındaki gelişmelerin duyurulduğu (IEEE International Microwave Symposium (IMS) /IEEE Radio Frequency Integrated Circuits (RFIC)) Radyo Frekansı Entegre Devreler Sempozyum’larında üstün başarı ödüllerini kazandılar.
Şu anda Columbia University’de doktorasına devam eden Tolga Dinç ve University of California-San Diego’da doktorasına devam eden Samet Zihir, lisans ve yüksek lisans eğitimlerinde Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Yaşar Gürbüz’ün kurucusu olduğu Mikroelektronik Grubu’nda da araştırma çalışmalarını yürüttüler.
Kablosuz teknoloji ihtiyacı hep artacak
Sabancı Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu Tolga Dinç: “2020 yılına kadar 5G teknolojisinde kablosuz teknoloji kapasitesi ihtiyacı 1000 katına çıkacak” dedi. “Son yıllardaki verilere göre özellikle multimedia uygumalarının akıllı telefonlarda ve tabletlerde yaygın kullanımı dolayısıyla kablosuz veri trafiği ve kapasiteye olan ihtiyaç her yıl 2 katına çıkmakta. Bu 2010 yılından 2020 yılına kadar, yani 4G teknolojisinden gelecek olan 5G teknolojisine kadar, kablosuz teknoloji kapasitesine olan ihtiyacın 1000 katına çıkması demek” diye konuşan Dinç, ayrıca daha hızlı erişime olan isteğin 2020’de de bitmeyeceğini ve her geçen yıl katlanarak devam edeceğini söyledi.
Sabancı Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu Samet Zihir, projenin 3-4 yıl içerisinde milyonlarca insanın cebinde ve evinde kullanacağı teknolojilere katkı sağlayacağına dikkat çekti. İnsanoğlunun daha hızlı iletişime olan isteğin hiç bitmeyeceğini vurgulayan Zihir, “Projemizin asıl hedef bir sonraki jenerasyon cep telefonu ve baz istasyonları için kullanılması olacak. 3-4 yıl içerisinde projemizin milyonlarca insanın cebinde ve evinde kullanacağı teknolojiye bir katkısı olmasını bekliyoruz. Ayrıca devreleri tasarlarken geliştirdiğimiz tekniklerin otomotiv ve savunma sektörüne de katkısı olacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Tolga Dinç ve Samet Zihir, 5G ve ötesindeki kablosuz iletişim teknolojileri alanında çığır açacak çipleri geliştirdiler.
Sabancı Üniversitesi mezunları Tolga Dinç ve Samet Zihir, 5G ve ötesindeki kablosuz iletişim teknolojileri alanında fonksiyonellik ve güç özellikleri ile ulaşılabilecek en yüksek performansa sahip devreleri geliştirdiler.
Sabancı Üniversitesi Elektronik Mühendisliği’nden mezun olan öğrenciler üzerinde çalıştıkları projeleri ile Amerika’da bu alandaki dünyanın en prestijli bilimsel konferansları olan ve Mikrodalga ve Radyo Frekansı (RF) ve milimetrik dalga entegre devreler alanındaki gelişmelerin duyurulduğu (IEEE International Microwave Symposium (IMS) /IEEE Radio Frequency Integrated Circuits (RFIC)) Radyo Frekansı Entegre Devreler Sempozyum’larında üstün başarı ödüllerini kazandılar.
Şu anda Columbia University’de doktorasına devam eden Tolga Dinç ve University of California-San Diego’da doktorasına devam eden Samet Zihir, lisans ve yüksek lisans eğitimlerinde Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Yaşar Gürbüz’ün kurucusu olduğu Mikroelektronik Grubu’nda da araştırma çalışmalarını yürüttüler.
Kablosuz teknoloji ihtiyacı hep artacak
Sabancı Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu Tolga Dinç: “2020 yılına kadar 5G teknolojisinde kablosuz teknoloji kapasitesi ihtiyacı 1000 katına çıkacak” dedi. “Son yıllardaki verilere göre özellikle multimedia uygumalarının akıllı telefonlarda ve tabletlerde yaygın kullanımı dolayısıyla kablosuz veri trafiği ve kapasiteye olan ihtiyaç her yıl 2 katına çıkmakta. Bu 2010 yılından 2020 yılına kadar, yani 4G teknolojisinden gelecek olan 5G teknolojisine kadar, kablosuz teknoloji kapasitesine olan ihtiyacın 1000 katına çıkması demek” diye konuşan Dinç, ayrıca daha hızlı erişime olan isteğin 2020’de de bitmeyeceğini ve her geçen yıl katlanarak devam edeceğini söyledi.
Sabancı Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu Samet Zihir, projenin 3-4 yıl içerisinde milyonlarca insanın cebinde ve evinde kullanacağı teknolojilere katkı sağlayacağına dikkat çekti. İnsanoğlunun daha hızlı iletişime olan isteğin hiç bitmeyeceğini vurgulayan Zihir, “Projemizin asıl hedef bir sonraki jenerasyon cep telefonu ve baz istasyonları için kullanılması olacak. 3-4 yıl içerisinde projemizin milyonlarca insanın cebinde ve evinde kullanacağı teknolojiye bir katkısı olmasını bekliyoruz. Ayrıca devreleri tasarlarken geliştirdiğimiz tekniklerin otomotiv ve savunma sektörüne de katkısı olacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.
Son Güncelleme: Pazartesi, 06 Temmuz 2015 14:30
Gösterim: 2576

