Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

29 yaşındaki erkek üniversitelileri apar topar askere alınma endişesi sardı. Askerlikle ilgili tartışmalar, YÖK'e gönderilen bir yazıyla alevlendi.

öğrencilere askerlik şokuTürkiye deki 167 üniversitede 29 yaş sınırındaki öğrenciler konuyu internet forumlarında tartışıyor.

ODTÜ öğrencisi İbrahim Kaya, 14 Mayıs’ta askerlikle ilgili 29 yaş sınırı nedeniyle üniversite yönetimine başvurdu. Kaya’ya gelen 16 Mayıs tarihli yazıda Milli Savunma Bakanlığı’nın 18 Ocak 2012’de YÖK’e gönderdiği yazıya atıfta bulunularak “29 yaşını tamamlayan öğrencilerin kayıt yaptıramayacağı” belirtildi.

Sosyoloji Bölümü 1. sınıf öğrencisi İbrahim Kaya, çözüm arıyor: “Okul eylülde kaydımın yapılması için benden askerlik yaptığıma dair belge istiyor. Ama ben askerlik yapmadım bu belgeyi nasıl alacağım? Bu durumda üniversite kaydımı yapmayacak. Mağdur öğrenciler olarak meclise bizzat başvuruda bulunduk. Ama sonuçsuz kaldı.”

ODTÜ İşletme Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Arda Güven de endişeli: “Eskiden 29 yaşında bir öğrenci üniversiteyi bitirene kadar askere gitmiyordu. Mezun olmama 1 yıl kala ben okula ara verip nasıl 15 ay askerlik yaparım?’’ İÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik 3. Sınıf öğrencisi Yaşar Aydoğan 4 aydır düğümü çözmeye çalışıyor:

“Eğer okuldan kaydımızı silersek 2 yıl daha askere gitmeme hakkı elde ediyoruz. Şimdi 29 yaşındayım, okulu bırakırsam 31 yaşına kadar askere gitmeme hakkı elde ediyorum. Ama bana 1 yıl daha süre verirlerse zaten mezun olacağım. Askerlik şubesinden yoklama kağıdı geldi ve 4 aydır bu sorunu çözmek için uğraşıyorum. Bütün zamanımı bu soruna ayırdığım için derslerimle de ilgilenemiyorum.’’

“Eskiden müsamaha gösteriliyordu”

ODTÜ’lü Kaya, Güven ve İÜ’lü Aydoğan, buzdağının sadece görünen kısmı. İnternet forumlarında binlerce genç, 29 yaş muammasını çözmeye çalışıyor. 29 yaş ile ilgili olarak aslında yasal bir değişiklik yok. Hem 1111 Sayılı Askerlik Kanunu gerekse bu kanunda değişiklik yapan yeni kanunda 29 yaş sınırı var. Ancak forumlardaki iddialara göre eskiden hâlâ okumakta olan öğrenciler için hem üniversite yönetimleri hem askerlik şubeleri ‘müsamaha’ gösterirken artık durum değişti. Üniversite yönetimlerinin kendilerine “kayıt dondurup askerlikten sonra eğitime devam etmelerini” önerdiğini savunan öğrenciler, “Biz üniversitelerin bize sahip çıkmasını istiyoruz. 29 yaş sınırının 32’ye çıkarılmasını istiyoruz”diyor.

Türkiye genelindeki 167 üniversitede 29 yaş sınırında binlerce öğrencinin olduğu tahmin ediliyor. Kayıt dondurmanın yanı sıra gündeme gelen seçeneklerden biri de bedelli askerlik. Ancakbunun için de en geç 15 Haziran’a kadar başvurup 15 bin liralık ilk taksidin ödemesi gerekiyor. Başvuruların bitmesine 1 ay kala bedelli askerlik için başvuranların sayısı 27 bin 400’dü.

(radikal)

> Öğrencilere askerlik şoku

29 yaşındaki erkek üniversitelileri apar topar askere alınma endişesi sardı. Askerlikle ilgili tartışmalar, YÖK'e gönderilen bir yazıyla alevlendi.

öğrencilere askerlik şokuTürkiye deki 167 üniversitede 29 yaş sınırındaki öğrenciler konuyu internet forumlarında tartışıyor.

ODTÜ öğrencisi İbrahim Kaya, 14 Mayıs’ta askerlikle ilgili 29 yaş sınırı nedeniyle üniversite yönetimine başvurdu. Kaya’ya gelen 16 Mayıs tarihli yazıda Milli Savunma Bakanlığı’nın 18 Ocak 2012’de YÖK’e gönderdiği yazıya atıfta bulunularak “29 yaşını tamamlayan öğrencilerin kayıt yaptıramayacağı” belirtildi.

Sosyoloji Bölümü 1. sınıf öğrencisi İbrahim Kaya, çözüm arıyor: “Okul eylülde kaydımın yapılması için benden askerlik yaptığıma dair belge istiyor. Ama ben askerlik yapmadım bu belgeyi nasıl alacağım? Bu durumda üniversite kaydımı yapmayacak. Mağdur öğrenciler olarak meclise bizzat başvuruda bulunduk. Ama sonuçsuz kaldı.”

ODTÜ İşletme Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Arda Güven de endişeli: “Eskiden 29 yaşında bir öğrenci üniversiteyi bitirene kadar askere gitmiyordu. Mezun olmama 1 yıl kala ben okula ara verip nasıl 15 ay askerlik yaparım?’’ İÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik 3. Sınıf öğrencisi Yaşar Aydoğan 4 aydır düğümü çözmeye çalışıyor:

“Eğer okuldan kaydımızı silersek 2 yıl daha askere gitmeme hakkı elde ediyoruz. Şimdi 29 yaşındayım, okulu bırakırsam 31 yaşına kadar askere gitmeme hakkı elde ediyorum. Ama bana 1 yıl daha süre verirlerse zaten mezun olacağım. Askerlik şubesinden yoklama kağıdı geldi ve 4 aydır bu sorunu çözmek için uğraşıyorum. Bütün zamanımı bu soruna ayırdığım için derslerimle de ilgilenemiyorum.’’

“Eskiden müsamaha gösteriliyordu”

ODTÜ’lü Kaya, Güven ve İÜ’lü Aydoğan, buzdağının sadece görünen kısmı. İnternet forumlarında binlerce genç, 29 yaş muammasını çözmeye çalışıyor. 29 yaş ile ilgili olarak aslında yasal bir değişiklik yok. Hem 1111 Sayılı Askerlik Kanunu gerekse bu kanunda değişiklik yapan yeni kanunda 29 yaş sınırı var. Ancak forumlardaki iddialara göre eskiden hâlâ okumakta olan öğrenciler için hem üniversite yönetimleri hem askerlik şubeleri ‘müsamaha’ gösterirken artık durum değişti. Üniversite yönetimlerinin kendilerine “kayıt dondurup askerlikten sonra eğitime devam etmelerini” önerdiğini savunan öğrenciler, “Biz üniversitelerin bize sahip çıkmasını istiyoruz. 29 yaş sınırının 32’ye çıkarılmasını istiyoruz”diyor.

Türkiye genelindeki 167 üniversitede 29 yaş sınırında binlerce öğrencinin olduğu tahmin ediliyor. Kayıt dondurmanın yanı sıra gündeme gelen seçeneklerden biri de bedelli askerlik. Ancakbunun için de en geç 15 Haziran’a kadar başvurup 15 bin liralık ilk taksidin ödemesi gerekiyor. Başvuruların bitmesine 1 ay kala bedelli askerlik için başvuranların sayısı 27 bin 400’dü.

(radikal)

Son Güncelleme: Pazartesi, 28 May 2012 09:00

Gösterim: 1668

65. Cannes Film Festivali'nde Rezan Yeşilbaş'ın kısa metraj dalında yarışan ''Sessiz'' adlı filmi, ''Altın Palmiye" aldı.

türk yönetmene cannes'da en iyi kısa film ödülü65. Cannes Film Festivali'nde, kısa metrajlı filmler kategorisinde yarışan Türk yönetmen Rezan Yeşilbaş'ın ''Sessiz'' adlı filmi ''Altın Palmiye'' ödülüne layık görüldü.

Belçim Bilgin ve Cem Bender'in başrollerini oynadığı 7 dakikalık film, 1984 yılında Diyarbakır cezaevinde yatan bir mahkum ile karısının hikayesini konu alıyor.

Jüri başkanlığını Belçikalı Jean-Pierre Dardenne'in yaptığı kısa metrajlı filmler dalında toplam 10 film yarıştı. Jüri, 4 bin 500 film arasından sadece 10 filmi yarışmaya kabul etmişti.

35 yaşındaki Yeşilbaş, 2008 yılında Marmara Üniversitesi Sinema-TV Bölümü'nden mezun oldu. Yeşilbaş, 2008 yılından beri yönetmen Zeki Demirkubuz'un asistanlığını yapıyor.

> Türk yönetmene Cannes'da ödül

65. Cannes Film Festivali'nde Rezan Yeşilbaş'ın kısa metraj dalında yarışan ''Sessiz'' adlı filmi, ''Altın Palmiye" aldı.

türk yönetmene cannes'da en iyi kısa film ödülü65. Cannes Film Festivali'nde, kısa metrajlı filmler kategorisinde yarışan Türk yönetmen Rezan Yeşilbaş'ın ''Sessiz'' adlı filmi ''Altın Palmiye'' ödülüne layık görüldü.

Belçim Bilgin ve Cem Bender'in başrollerini oynadığı 7 dakikalık film, 1984 yılında Diyarbakır cezaevinde yatan bir mahkum ile karısının hikayesini konu alıyor.

Jüri başkanlığını Belçikalı Jean-Pierre Dardenne'in yaptığı kısa metrajlı filmler dalında toplam 10 film yarıştı. Jüri, 4 bin 500 film arasından sadece 10 filmi yarışmaya kabul etmişti.

35 yaşındaki Yeşilbaş, 2008 yılında Marmara Üniversitesi Sinema-TV Bölümü'nden mezun oldu. Yeşilbaş, 2008 yılından beri yönetmen Zeki Demirkubuz'un asistanlığını yapıyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 28 May 2012 08:32

Gösterim: 1620

Milli Eğitim Bakanlığı, meslek ve teknik liselerine vereceği teşvikleri artırıyor. Meslek lisesi mezunları kendi işini kurarken teşviklerden yararlanabilecek.

meslek liselilere kredi kolaylığıBakanlık özellikle meslek liselerinden mezun olanlar, kendi işini kurması durumunda kredi bulacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), meslek ve teknik liselere talebin tekrar artması için çalışmalarını sürdürüyor. MEB, 2010-2014 strateji planıyla bu okulların saygın kurumlar haline getirilmesi için kendisine hedef belirledi.

Girişimcilik özendiriliyor

Plana göre Bakanlık, istihdama yönelik olarak ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde kendi işini kurmak isteyen mezun öğrencilere kredi bulacak. Bakanlıkça hazırlanacak "Girişimcilik El Kitabı-İş Kurma Rehberi" ile bilgilendirilecek olan mezun öğrenciler kredi desteğiyle de kendi işinin sahibi olacak.

Döner sermaye desteği

Bakanlık öğrencilerin alan ve dallarının gerektirdiği becerileri ve yeterlilikleri kazandırmak amacıyla mesleki ve teknik eğitimde öğrencilere yönelik uygulamalı eğitimi artıracak. Bakanlık bu politikayı gerçekleştirmek amacıyla, okul ve işletmelerde mesleki eğitim uygulamaları ile Döner Sermaye (DÖSE) işletmelerine alınan siparişler yoluyla yapacak.

Şirketlerde eğitim birimi

Özel sektörün işletmelerinde eğitim birimi kurması da teşvik edilecek. Bakanlık, meslek kuruluşları ile işçi ve işveren kuruluşlarının meslek eğitimi vermelerini özendirmeyi de planlanıyor.

Meslek yüksekokullarının mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarıyla entegrasyonu da güçlendirilerek meslek yüksekokulları daha işlevsel hale getirilecek.

(bugün)

> Meslek liselilere iş kurma kredisi geliyor

Milli Eğitim Bakanlığı, meslek ve teknik liselerine vereceği teşvikleri artırıyor. Meslek lisesi mezunları kendi işini kurarken teşviklerden yararlanabilecek.

meslek liselilere kredi kolaylığıBakanlık özellikle meslek liselerinden mezun olanlar, kendi işini kurması durumunda kredi bulacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), meslek ve teknik liselere talebin tekrar artması için çalışmalarını sürdürüyor. MEB, 2010-2014 strateji planıyla bu okulların saygın kurumlar haline getirilmesi için kendisine hedef belirledi.

Girişimcilik özendiriliyor

Plana göre Bakanlık, istihdama yönelik olarak ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde kendi işini kurmak isteyen mezun öğrencilere kredi bulacak. Bakanlıkça hazırlanacak "Girişimcilik El Kitabı-İş Kurma Rehberi" ile bilgilendirilecek olan mezun öğrenciler kredi desteğiyle de kendi işinin sahibi olacak.

Döner sermaye desteği

Bakanlık öğrencilerin alan ve dallarının gerektirdiği becerileri ve yeterlilikleri kazandırmak amacıyla mesleki ve teknik eğitimde öğrencilere yönelik uygulamalı eğitimi artıracak. Bakanlık bu politikayı gerçekleştirmek amacıyla, okul ve işletmelerde mesleki eğitim uygulamaları ile Döner Sermaye (DÖSE) işletmelerine alınan siparişler yoluyla yapacak.

Şirketlerde eğitim birimi

Özel sektörün işletmelerinde eğitim birimi kurması da teşvik edilecek. Bakanlık, meslek kuruluşları ile işçi ve işveren kuruluşlarının meslek eğitimi vermelerini özendirmeyi de planlanıyor.

Meslek yüksekokullarının mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarıyla entegrasyonu da güçlendirilerek meslek yüksekokulları daha işlevsel hale getirilecek.

(bugün)

Son Güncelleme: Pazar, 27 May 2012 13:37

Gösterim: 3028

Dinçer, "Eğitimde paradigmamızı değiştirmeye çalışıyoruz. Eğitimi demokratikleştirmeye ve esnekleştirmeye çalışıyoruz" dedi.

paradigma değişikliği için çalışıyoruzMilli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi'nde gerçekleştirilen ''Yazarlar Okulda Projesi'' yılsonu kapanış programına katıldı.

Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen eğitimi kesintisiz 12 yıla yükselten kanunun çıktığını, ''Fatih'' ve ''Okulda Hayat Olsun'' projelerinin başlatıldığını ifade eden Dinçer, şöyle konuştu:

''Bunların hepsi tartışma konusu yapılıyor ama esas söylemek istediğim şu; bunların her birisi kendi başına anlamlı değil, esas olan, eğitimde paradigma değişikliği yapmaya çalışıyoruz. Belki de vurgulanması gereken şey bu.''

Toplumun her kesiminin kendisini bulabileceği bir yapı kurgulamak istediklerini dile getiren Bakan Dinçer, ''Çocuklara küresel düzeyde rekabet gücünü sağlayacak, bilgi ve yetenekleri esas alan kazanımları zorunlu olarak vereceğiz. Onun dışındaki her şeyi çocukların ilgisine, ihtiyacına, yeteneklerine göre yönlendireceğiz'' şeklinde konuştu.

Kitap okumayı teşvik eden bir kültürü yaratmak zorunda olduklarını kaydeden Bakan Dinçer, ''Türkiye'de kitap okuma konusunda bazı gariplikler var. Bunların arasında 'Kitap okuyacağına ders çalışsana' veya 'çok okuma gözün bozulur' yaklaşımı ya da evinizde bir kitaplık var ve içinde de 3-5 kitap varsa 'Bütün bunları okudun mu?' sorusudur'' dedi.

> Dinçer 4+4+4'teki asıl amaçlarını açıkladı

Dinçer, "Eğitimde paradigmamızı değiştirmeye çalışıyoruz. Eğitimi demokratikleştirmeye ve esnekleştirmeye çalışıyoruz" dedi.

paradigma değişikliği için çalışıyoruzMilli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi'nde gerçekleştirilen ''Yazarlar Okulda Projesi'' yılsonu kapanış programına katıldı.

Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen eğitimi kesintisiz 12 yıla yükselten kanunun çıktığını, ''Fatih'' ve ''Okulda Hayat Olsun'' projelerinin başlatıldığını ifade eden Dinçer, şöyle konuştu:

''Bunların hepsi tartışma konusu yapılıyor ama esas söylemek istediğim şu; bunların her birisi kendi başına anlamlı değil, esas olan, eğitimde paradigma değişikliği yapmaya çalışıyoruz. Belki de vurgulanması gereken şey bu.''

Toplumun her kesiminin kendisini bulabileceği bir yapı kurgulamak istediklerini dile getiren Bakan Dinçer, ''Çocuklara küresel düzeyde rekabet gücünü sağlayacak, bilgi ve yetenekleri esas alan kazanımları zorunlu olarak vereceğiz. Onun dışındaki her şeyi çocukların ilgisine, ihtiyacına, yeteneklerine göre yönlendireceğiz'' şeklinde konuştu.

Kitap okumayı teşvik eden bir kültürü yaratmak zorunda olduklarını kaydeden Bakan Dinçer, ''Türkiye'de kitap okuma konusunda bazı gariplikler var. Bunların arasında 'Kitap okuyacağına ders çalışsana' veya 'çok okuma gözün bozulur' yaklaşımı ya da evinizde bir kitaplık var ve içinde de 3-5 kitap varsa 'Bütün bunları okudun mu?' sorusudur'' dedi.

Son Güncelleme: Pazar, 27 May 2012 17:03

Gösterim: 1452

Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nde yetiştirilen ve tanesi 2 bin TL'den satışa çıkarılan 35 keçi için 55 kişi başvuruda bulundu. Taleplerin yoğun olması sebebiyle üniversite, önümüzdeki yıl keçi üretimini artırmayı düşünüyor.

üniversiteli keçilere yoğun ilgiUludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, kendi bünyesinde yetiştirdiği damızlık dişi keçileri satışa çıkardı. Günlük 3 ile 7 kilo arasında süt veren 35 dişi keçiyi almak için 55 kişi başvuruda bulundu. Fiyatları 2 bin lira olan dişi keçilerin hepsini almak isteyen vatandaşların taleplerine cevap veremeyen yetkililer, keçi alımına sınırlama getirdi.

Süt verimi yüksek olan keçilerden almak isteyen her vatandaş sadece 2 adet keçi alabilecek. Talebin yoğun olması üzerine üniversite, önümüzdeki yıllarda daha fazla keçi yetiştirmek için kolları sıvadı. Özel yemlerle beslenen ve günlük kontrolleri yapılan keçiler doğar doğmaz özel bölmelere alınıyor. 5 aylık olan keçiler daha sonra satışa sunuluyor.

Yetiştirdikleri keçilerin yıllık ortalama süt verimlerinin 750 ile bin 500 kilo arasında olduğunu söyleyen Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Orman, vatandaşlardan gelen taleplere cevap veremediklerini söyledi. Keçi fiyatlarının yüksek olmasını ıslah çalışmalarına bağlayan Orman, sürü sağlığı için keçilerin günlük kontrolden geçirildiklerini belirtti. Keçi fiyatlarının yüksek olmasına rağmen vatandaşlardan çok yoğun talep aldıklarını vurgulayan Orman, önümüzdeki yıllarda keçi üretiminin artacağını ifade etti. Damızlık keçi sektörünün gelişen bir sektör olduğunu hatırlatan Orman, "Son 3 yıldır dişi damızlık satışlarımız başladı. Ondan önce erkek damızlık satışlarımız vardı. Şu anda kendi ihtiyacımızın dışında 35 dişi keçiyi satışa çıkardık. Buna da 50 den fazla kişi başvurdu. Satışa çıkarılan keçilerin hepsini sadece bir kişi almak istiyor. Durum böyle olunca diğer taleplere cevap veremiyorduk. Bunun için bir sınırlama getirdik, her vatandaşımız sadece 2 adet keçi alabiliyor. 5 aylık olan dişi keçilerimizin fiyatı 2 bin TL, erkek damızlık keçilerimizin fiyatı ise bin TL. civarında. Tabii ürettiğimiz keçilerin sadece yarısını satabiliyoruz. Kalanları ise sürüyü geliştirmek ve keçi üretimi artırmak için elimizde tutuyoruz" diye konuştu.

15 günde bir hayvanların süt verimlerinin kontrol edildiğini belirten Orman, keçi sütü fiyatının yüksek olmasından dolayı bu sektörün büyükbaş hayvancılığa göre daha fazla kar kazandırdığını söyledi.

(sabah)

> Üniversiteli keçiler kapış kapış

Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nde yetiştirilen ve tanesi 2 bin TL'den satışa çıkarılan 35 keçi için 55 kişi başvuruda bulundu. Taleplerin yoğun olması sebebiyle üniversite, önümüzdeki yıl keçi üretimini artırmayı düşünüyor.

üniversiteli keçilere yoğun ilgiUludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, kendi bünyesinde yetiştirdiği damızlık dişi keçileri satışa çıkardı. Günlük 3 ile 7 kilo arasında süt veren 35 dişi keçiyi almak için 55 kişi başvuruda bulundu. Fiyatları 2 bin lira olan dişi keçilerin hepsini almak isteyen vatandaşların taleplerine cevap veremeyen yetkililer, keçi alımına sınırlama getirdi.

Süt verimi yüksek olan keçilerden almak isteyen her vatandaş sadece 2 adet keçi alabilecek. Talebin yoğun olması üzerine üniversite, önümüzdeki yıllarda daha fazla keçi yetiştirmek için kolları sıvadı. Özel yemlerle beslenen ve günlük kontrolleri yapılan keçiler doğar doğmaz özel bölmelere alınıyor. 5 aylık olan keçiler daha sonra satışa sunuluyor.

Yetiştirdikleri keçilerin yıllık ortalama süt verimlerinin 750 ile bin 500 kilo arasında olduğunu söyleyen Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir Orman, vatandaşlardan gelen taleplere cevap veremediklerini söyledi. Keçi fiyatlarının yüksek olmasını ıslah çalışmalarına bağlayan Orman, sürü sağlığı için keçilerin günlük kontrolden geçirildiklerini belirtti. Keçi fiyatlarının yüksek olmasına rağmen vatandaşlardan çok yoğun talep aldıklarını vurgulayan Orman, önümüzdeki yıllarda keçi üretiminin artacağını ifade etti. Damızlık keçi sektörünün gelişen bir sektör olduğunu hatırlatan Orman, "Son 3 yıldır dişi damızlık satışlarımız başladı. Ondan önce erkek damızlık satışlarımız vardı. Şu anda kendi ihtiyacımızın dışında 35 dişi keçiyi satışa çıkardık. Buna da 50 den fazla kişi başvurdu. Satışa çıkarılan keçilerin hepsini sadece bir kişi almak istiyor. Durum böyle olunca diğer taleplere cevap veremiyorduk. Bunun için bir sınırlama getirdik, her vatandaşımız sadece 2 adet keçi alabiliyor. 5 aylık olan dişi keçilerimizin fiyatı 2 bin TL, erkek damızlık keçilerimizin fiyatı ise bin TL. civarında. Tabii ürettiğimiz keçilerin sadece yarısını satabiliyoruz. Kalanları ise sürüyü geliştirmek ve keçi üretimi artırmak için elimizde tutuyoruz" diye konuştu.

15 günde bir hayvanların süt verimlerinin kontrol edildiğini belirten Orman, keçi sütü fiyatının yüksek olmasından dolayı bu sektörün büyükbaş hayvancılığa göre daha fazla kar kazandırdığını söyledi.

(sabah)

Son Güncelleme: Pazar, 27 May 2012 11:46

Gösterim: 4286


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.