Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

AK Parti, dershaneler konusunda milletvekillerini bilgilendirecek. 

AK Parti, dershaneler konusunda milletvekillerini bilgilendirecek. Alınan bilgiye göre, bilgilendirme toplantısı yarın saat 11.00'de AK Parti Genel Merkezi'nde yapılacak. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dün Meclis'te AK Parti Grup toplantısının basına kapalı bölümünde başladığı bilgilendirmeye yarın da devam edecek.

 

 

 

> Milletvekilleri dershane konusunda bilgilendirilecek

AK Parti, dershaneler konusunda milletvekillerini bilgilendirecek. 

AK Parti, dershaneler konusunda milletvekillerini bilgilendirecek. Alınan bilgiye göre, bilgilendirme toplantısı yarın saat 11.00'de AK Parti Genel Merkezi'nde yapılacak. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dün Meclis'te AK Parti Grup toplantısının basına kapalı bölümünde başladığı bilgilendirmeye yarın da devam edecek.

 

 

 

Son Güncelleme: Çarşamba, 27 Kasım 2013 12:07

Gösterim: 1445

Batman'da öğrenci yurdu ve noter binasına eşzamanlı bombalı saldırı düzenlendi.

İlk saldırı saat 23.00 sularında Cumhuriyet mahallesi 1508 Sokak'ta bulunan Bahçelievler erkek öğrenci yurduna düzenlendi. Kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından atılan parça tesirli bombanın patlaması sonucu binanın kapı camları kırıldı. Aynı saatlerde aynı mahalledeki 1504 Sokak'ta buluan 6. Noter binasına ses bonmbasıyla ikinci saldırı gerçeleşti. Saldırı sonrasında bazı evlerin camları hasar gördü.

Polis olayın ardından çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Olay yeri inceleme ekipleri incelemelerini sürdürüken, polisin operasyon başlattığı öğrenildi.

> Öğrenci yurdu ve notere eşzamanlı bombalı saldırı

Batman'da öğrenci yurdu ve noter binasına eşzamanlı bombalı saldırı düzenlendi.

İlk saldırı saat 23.00 sularında Cumhuriyet mahallesi 1508 Sokak'ta bulunan Bahçelievler erkek öğrenci yurduna düzenlendi. Kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından atılan parça tesirli bombanın patlaması sonucu binanın kapı camları kırıldı. Aynı saatlerde aynı mahalledeki 1504 Sokak'ta buluan 6. Noter binasına ses bonmbasıyla ikinci saldırı gerçeleşti. Saldırı sonrasında bazı evlerin camları hasar gördü.

Polis olayın ardından çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Olay yeri inceleme ekipleri incelemelerini sürdürüken, polisin operasyon başlattığı öğrenildi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 27 Kasım 2013 08:33

Gösterim: 1315

Özel Dershaneler Birliği Derneği (ÖZ-DE-BİR), hükümetin dershanelerin kapatılması kararına karşı imza kampanyası başlattı.

Özel Dershaneler Birliği Derneği, dershanelerin kapatılması kararına karşı imza kampanyası başlattı. change.org adlı sitede başlatılan imza kampanyası açıklamasında, ülkemiz eğitim sisteminde pek çok sorun varken dershaneleri bu sorunların nedeni gibi göstermek ve dershaneler olmadığında sorunların çözüleceğini varsaymanın büyük bir yanılgı olduğu belirtilirken dershanelerin sistem dışına çıkarılmasının dershanelere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmayacağı ifade edildi. Açıklamada, Anayasal eğitim hakkıyla ilgili dayatmacı ve yasaklayıcı her türlü düzenlemeye karşı çıkmanın toplumsal bir görev olduğu belirtildi.

İşte Ö-ZDE-BİR’in imza kampanyası açıklaması;

Dershanelerin sistem dışına çıkarılması, dönüştürülmesi(!) dershanelere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmayacak, bilakis eğitim alanında büyük bir kargaşaya neden olacaktır. Dershanelerle ilgili düzenlemeler eğitim sisteminin temel sorunlarının çözümünden ayrı düşünülemez. Anayasal eğitim hakkıyla ilgili dayatmacı ve yasaklayıcı her türlü düzenlemeye karşı çıkmak toplumsal bir görevdir.

İmza kampanyası sayfası için Tıklayın

> Dershanelerin kapatılmasına karşı imza kampanyası

Özel Dershaneler Birliği Derneği (ÖZ-DE-BİR), hükümetin dershanelerin kapatılması kararına karşı imza kampanyası başlattı.

Özel Dershaneler Birliği Derneği, dershanelerin kapatılması kararına karşı imza kampanyası başlattı. change.org adlı sitede başlatılan imza kampanyası açıklamasında, ülkemiz eğitim sisteminde pek çok sorun varken dershaneleri bu sorunların nedeni gibi göstermek ve dershaneler olmadığında sorunların çözüleceğini varsaymanın büyük bir yanılgı olduğu belirtilirken dershanelerin sistem dışına çıkarılmasının dershanelere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmayacağı ifade edildi. Açıklamada, Anayasal eğitim hakkıyla ilgili dayatmacı ve yasaklayıcı her türlü düzenlemeye karşı çıkmanın toplumsal bir görev olduğu belirtildi.

İşte Ö-ZDE-BİR’in imza kampanyası açıklaması;

Dershanelerin sistem dışına çıkarılması, dönüştürülmesi(!) dershanelere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmayacak, bilakis eğitim alanında büyük bir kargaşaya neden olacaktır. Dershanelerle ilgili düzenlemeler eğitim sisteminin temel sorunlarının çözümünden ayrı düşünülemez. Anayasal eğitim hakkıyla ilgili dayatmacı ve yasaklayıcı her türlü düzenlemeye karşı çıkmak toplumsal bir görevdir.

İmza kampanyası sayfası için Tıklayın

Son Güncelleme: Salı, 26 Kasım 2013 13:49

Gösterim: 2546

Milli Eğitim Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bazı dershanelerin temsilcileri ile Bakanlık binasında bir araya geldi. Avcı, çok verimli ve olumlu bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, dershane temsilcilerinin kaygılarını, eleştirilerini ve önerilerini kendilerine ilettiğini dile getirdi.

Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Avcı, çok verimli ve olumlu bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, dershane temsilcilerinin kaygılarını, eleştirilerini ve önerilerini kendilerine ilettiğini dile getirdi.

Avcı, "Kaygılarını bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyoruz. Eleştirilerini açık yüreklilikle bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyoruz. Özellikle somut, net ve ayağı yere basan, Türkiye'deki eğitim gerçeği ile çakışan önerileri için de ayrıca çok teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.

Görüşmede, ilk olarak dershanecilik sektörünün doğuşu, gelişimi ve bugünlerine ilişkin temel tespitlerin, karşılıklı olarak paylaşıldığını aktaran Avcı, şunları kaydetti:

"(Bu sektör nereden başladı, hangi ihtiyaçlar neticesinde bugünlere gelindi, bu ihtiyaçların bugün bir karşılığı var mı) gibi konuları karşılıklı olarak açık yüreklilikle konuştuk. Onun dışında bu süreç, nasıl işlerse bütün paydaşlar için en olumlu sonuçları doğurur, o konulardaki önerileri görüştük. Burada genellikle sadece dershane sahiplerinin bu konuyla ilgili görüşleri kamuoyunda konuşuluyor. Ama sektörde çalışan öğretmenlerin, diğer yardımcı elemanların somut durumları, sorunları, bu süreçte onlarla ilgili alınması gereken tedbirler gibi kamuoyunda nedense başka konuların içine karıştırılmasıyla görmezlikten gelinen veya üstü örtülen pek çok teknik, ama önemli konuyu da bu vesile ile görüşme fırsatı bulduk.

Bunun dışında bugüne kadar dershanelere giden öğrencilerin, bundan sonraki durumu, özellikle mezun olan öğrencilerin bu süreçte, nerede, nasıl takviye edilebilecekleri gibi sürecin gerçekten sağlıklı bir biçimde ve bütün paydaşların maksimum, olabildiğince yararına nasıl yürütülebileceği konusunda çok olumlu bir görüşmemiz oldu. Onun için tekrar arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum."

Avcı, "Bundan sonraki aşamalarda da arkadaşlarımız, kamuoyuyla zannediyorum bu görüşlerini, değerlendirmelerini, önerilerini paylaşacaklardır. Biz notlarımızı aldık ve gördük ki çok uygun bir süreç başarıyla sonuçlanacak gibi görünüyor inşallah" diye konuştu.

''Dönüşümün gerçekleşeceğine inancım arttı''

ÖZDER Genel Başkanı Ahmet Akça da dönüşüm sürecinde görüşlerini aldıkları için bakanlığa teşekkürlerini iletti. Dershanecilik sektörünün uzun yıllardır tartışılan bir konu olduğunu ifade eden Akça, ''Ne olursa olsun bu sektör devam etsin gibi bir düşüncemiz yok. Toplumun, gençlerin yararına olacak şeyleri bugüne kadar destekledik. Bu süreçte de illa dershanecilik de devam etsin diye bir talebimiz yok. Bu dönüşüm sürecinde, dershanecilik sektöründe oluşmuş birikim, tecrübe, sermayeyi format değiştirerek milli eğitim sisitemine entegre edebilir miyiz, bu bağlamda hükümetimizin, bakanlığımızın okula dönüşüm projeleri kapsamında açık lise formatında yeni bir özel statülü okul oluşabilir mi, o anlamda biz arkadaşlarımızla çalışma yaptık, bakanımıza sunduk'' diye konuştu.

Buradan güzel neticeler çıkacağını belirten Akça, ''İlla bizim kazanmamız değil, toplumun kazanması, insanların kazanmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bugünkü görüşmede bütün mağdur edilmesi muhtemel kesimlerin, velilerin, öğrencilerin, çalışanların mağdur olmayacağı noktada uzlaşabileceğimizi, dönüşümün gerçekleşeceğine inancım arttı'' dedi.

''Bundan asla az olmaması gerekir''

Açıklamaların ardından gazetecilerin soruları da yanıtlandı. ''Dershane olarak talepler ne yönde?'' sorusunu yanıtlayan TÖDER Başkan Yardımcısı Taşel, dershaneciliğin bir ihtiyaç olduğunu ifade ettiklerini belirtti. Dönüşümün velilerin, öğrencilerin yararına gerçekleşmesi yönünde düşüncelerini aktardıklarını da söyleyen Taşel, şunları kaydetti:

''Açılabilecek liselerin birden fazla devre okutabilmesi gerektiğini ifade ettik. Normal okullarda 40 saatlik ders programı vardır, buradaki ders programının 20 saatle sınırlı tutulmasını ve akademik liselerin aynı zamanda üniversitelerin bir ön hazırlık lisesi görev yapmasını istedik. Bunun yanı sıra özellikle meslek liselilerin de buradan yararlanması için ek programlar uygulanması gerektiğini ifade ettik.''

''Özel etüt eğitim merkezleri ücretli olmaz''

''Açık lise formülü dışındaki önerileri dershane temsilcileri nasıl buldu?'' sorusunu yanıtlayan Bakan Avcı, görüşmenin ana çerçevesinin dönüşüm sürecinde paydaşların, ilgili kesimlerin bu konudan nasıl etkileneceği, bu süreç nasıl yönetilirse ilgili paydaşların maksimum fayda sağlayabileceği olduğunu söyledi.

Avcı, ''Üzerinde temel olarak anlaştığımız konu bunun bir dönüşüm süreci olduğu, bunun bir kapatma süreci değil, dönüşüm süreci olduğu. Bu sürecin sektörlerden gelen önerilerle birlikte değerlendirildiğinde çok başarılı sonuçlar verebileceği konusunda da bir anlayış birliğimiz var'' diye konuştu.

Özel okula dönüşme konusunda mevcut koşullarda, standartlarla dershaneye dönüşebilecek özel okullarla ilgili bir sorunun görünmediğini ifade eden Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu, sektör içinde küçük bir bölümü oluşturuyor. Geri kalanların da büyük ölçüde bizim "açık lise" dediğimiz, arkadaşlarımızın "akademik lise" dediği, bana daha olumlu geldi bu adlandırma, akademik lise düzenlemesiyle belli bir sürede bu geçişin daha sağlıklı işletilebileceği konusunda da bir anlayış birliğimiz var. Ancak bu geçiş sürecinin zamanlaması, süresi ve kimin bu kurumlardan hangi koşullarda hizmet alabileceği, hangi öğrencilerin hizmet alabileceği gibi hususlarda da önerilerini aldık. Bunlar da bizim açımızdan olumlu, değerlendirilmesi gereken öneriler görüldü."

> Dershanecilerle yapılan toplantı sonrası ilk açıklama

Milli Eğitim Eğitim Bakanı Nabi Avcı, bazı dershanelerin temsilcileri ile Bakanlık binasında bir araya geldi. Avcı, çok verimli ve olumlu bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, dershane temsilcilerinin kaygılarını, eleştirilerini ve önerilerini kendilerine ilettiğini dile getirdi.

Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Avcı, çok verimli ve olumlu bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, dershane temsilcilerinin kaygılarını, eleştirilerini ve önerilerini kendilerine ilettiğini dile getirdi.

Avcı, "Kaygılarını bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyoruz. Eleştirilerini açık yüreklilikle bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyoruz. Özellikle somut, net ve ayağı yere basan, Türkiye'deki eğitim gerçeği ile çakışan önerileri için de ayrıca çok teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.

Görüşmede, ilk olarak dershanecilik sektörünün doğuşu, gelişimi ve bugünlerine ilişkin temel tespitlerin, karşılıklı olarak paylaşıldığını aktaran Avcı, şunları kaydetti:

"(Bu sektör nereden başladı, hangi ihtiyaçlar neticesinde bugünlere gelindi, bu ihtiyaçların bugün bir karşılığı var mı) gibi konuları karşılıklı olarak açık yüreklilikle konuştuk. Onun dışında bu süreç, nasıl işlerse bütün paydaşlar için en olumlu sonuçları doğurur, o konulardaki önerileri görüştük. Burada genellikle sadece dershane sahiplerinin bu konuyla ilgili görüşleri kamuoyunda konuşuluyor. Ama sektörde çalışan öğretmenlerin, diğer yardımcı elemanların somut durumları, sorunları, bu süreçte onlarla ilgili alınması gereken tedbirler gibi kamuoyunda nedense başka konuların içine karıştırılmasıyla görmezlikten gelinen veya üstü örtülen pek çok teknik, ama önemli konuyu da bu vesile ile görüşme fırsatı bulduk.

Bunun dışında bugüne kadar dershanelere giden öğrencilerin, bundan sonraki durumu, özellikle mezun olan öğrencilerin bu süreçte, nerede, nasıl takviye edilebilecekleri gibi sürecin gerçekten sağlıklı bir biçimde ve bütün paydaşların maksimum, olabildiğince yararına nasıl yürütülebileceği konusunda çok olumlu bir görüşmemiz oldu. Onun için tekrar arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum."

Avcı, "Bundan sonraki aşamalarda da arkadaşlarımız, kamuoyuyla zannediyorum bu görüşlerini, değerlendirmelerini, önerilerini paylaşacaklardır. Biz notlarımızı aldık ve gördük ki çok uygun bir süreç başarıyla sonuçlanacak gibi görünüyor inşallah" diye konuştu.

''Dönüşümün gerçekleşeceğine inancım arttı''

ÖZDER Genel Başkanı Ahmet Akça da dönüşüm sürecinde görüşlerini aldıkları için bakanlığa teşekkürlerini iletti. Dershanecilik sektörünün uzun yıllardır tartışılan bir konu olduğunu ifade eden Akça, ''Ne olursa olsun bu sektör devam etsin gibi bir düşüncemiz yok. Toplumun, gençlerin yararına olacak şeyleri bugüne kadar destekledik. Bu süreçte de illa dershanecilik de devam etsin diye bir talebimiz yok. Bu dönüşüm sürecinde, dershanecilik sektöründe oluşmuş birikim, tecrübe, sermayeyi format değiştirerek milli eğitim sisitemine entegre edebilir miyiz, bu bağlamda hükümetimizin, bakanlığımızın okula dönüşüm projeleri kapsamında açık lise formatında yeni bir özel statülü okul oluşabilir mi, o anlamda biz arkadaşlarımızla çalışma yaptık, bakanımıza sunduk'' diye konuştu.

Buradan güzel neticeler çıkacağını belirten Akça, ''İlla bizim kazanmamız değil, toplumun kazanması, insanların kazanmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bugünkü görüşmede bütün mağdur edilmesi muhtemel kesimlerin, velilerin, öğrencilerin, çalışanların mağdur olmayacağı noktada uzlaşabileceğimizi, dönüşümün gerçekleşeceğine inancım arttı'' dedi.

''Bundan asla az olmaması gerekir''

Açıklamaların ardından gazetecilerin soruları da yanıtlandı. ''Dershane olarak talepler ne yönde?'' sorusunu yanıtlayan TÖDER Başkan Yardımcısı Taşel, dershaneciliğin bir ihtiyaç olduğunu ifade ettiklerini belirtti. Dönüşümün velilerin, öğrencilerin yararına gerçekleşmesi yönünde düşüncelerini aktardıklarını da söyleyen Taşel, şunları kaydetti:

''Açılabilecek liselerin birden fazla devre okutabilmesi gerektiğini ifade ettik. Normal okullarda 40 saatlik ders programı vardır, buradaki ders programının 20 saatle sınırlı tutulmasını ve akademik liselerin aynı zamanda üniversitelerin bir ön hazırlık lisesi görev yapmasını istedik. Bunun yanı sıra özellikle meslek liselilerin de buradan yararlanması için ek programlar uygulanması gerektiğini ifade ettik.''

''Özel etüt eğitim merkezleri ücretli olmaz''

''Açık lise formülü dışındaki önerileri dershane temsilcileri nasıl buldu?'' sorusunu yanıtlayan Bakan Avcı, görüşmenin ana çerçevesinin dönüşüm sürecinde paydaşların, ilgili kesimlerin bu konudan nasıl etkileneceği, bu süreç nasıl yönetilirse ilgili paydaşların maksimum fayda sağlayabileceği olduğunu söyledi.

Avcı, ''Üzerinde temel olarak anlaştığımız konu bunun bir dönüşüm süreci olduğu, bunun bir kapatma süreci değil, dönüşüm süreci olduğu. Bu sürecin sektörlerden gelen önerilerle birlikte değerlendirildiğinde çok başarılı sonuçlar verebileceği konusunda da bir anlayış birliğimiz var'' diye konuştu.

Özel okula dönüşme konusunda mevcut koşullarda, standartlarla dershaneye dönüşebilecek özel okullarla ilgili bir sorunun görünmediğini ifade eden Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu, sektör içinde küçük bir bölümü oluşturuyor. Geri kalanların da büyük ölçüde bizim "açık lise" dediğimiz, arkadaşlarımızın "akademik lise" dediği, bana daha olumlu geldi bu adlandırma, akademik lise düzenlemesiyle belli bir sürede bu geçişin daha sağlıklı işletilebileceği konusunda da bir anlayış birliğimiz var. Ancak bu geçiş sürecinin zamanlaması, süresi ve kimin bu kurumlardan hangi koşullarda hizmet alabileceği, hangi öğrencilerin hizmet alabileceği gibi hususlarda da önerilerini aldık. Bunlar da bizim açımızdan olumlu, değerlendirilmesi gereken öneriler görüldü."

Son Güncelleme: Salı, 26 Kasım 2013 14:06

Gösterim: 1349

İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde düzenlenen Milli Eğitim Bakanlığı ve dershane temsilcilerinin katıldığı toplantıyı dershaneciler terketti.

Ege Bölgesi’ndeki sekiz ilde bulunan dershaneciler, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yöneticilerinin dershanelerin kapatılmasına ilişkin ikna toplantısını terketti. Yaklaşık 730 dershane temsilcisinin katıldığı toplantı, MEB yöneticilerinin gazetecileri salon dışına çıkarmak istemesiyle gerildi. Buna tepki gösteren dershane temsilcileri, “Neden basının ve kamuoyunun bilmesini istemiyorsunuz?” diyerek toplantıyı terketti.

İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki toplantıya MEB adına katılan Müsteşar Yardımcısı Yusuf Büyük, Özel Dershaneler ve Etüt Eğitim Merkezleri İstişare Toplantısı’nın açış konuşmasını yaptı. Ardından gazetecilerin salondan ayrılmasını istedi. Dershane temsilcileri ise buna tepki gösterdi. Büyük’ün ısrar etmesi üzerine dershaneciler de alkışlarla ve yuhalamalarla toplantı salonunu terketti. Bu sırada bazı dershane yöneticileri, “Genelev mi işletiyoruz, meyhane mi işletiyoruz, dershaneleri kapatıyorsunuz?” dedi. Müsteşar Yardımcısı Büyük ise kalanlarla toplantıya devam edeceklerini söyledi. Salonda yaklaşık 15 kişi kaldı.

Toplantıyı terkettikten sonra açıklamada bulunan Ege Dershane Paydaşları Platformu sözcüsü Özer Akdemir, istişareden öte ikna ve dayatma amacı taşıdığını söyledi. Bakanlığın, dershane ve etüt merkezlerinin yüzde 70’inin özel okula dönüşmek istediğini söylediğini ancak bütün dershane temsilcilerinin toplantıyı terkettiğini hatırlatarak, “Bu yüzde 70 nerededir? Ulusal ve uluslararası normlarda, dershane kapatmanın yeri var mıdır? Dünyada özel öğretimi yasaklayan bir ülke var mıdır? Dershaneler kapatılırsa merdivenaltına inen yerler nasıl bir sonuç doğuracak? Dershaneler rant kapısı olarak görüldüğü için kapatılıyorsa özel okullar farklı bir rant kapısı olmayacak mı? Toplantı sadece, ‘Paydaşlarla görüşüldü, onları dinledik.’ demek için yapılan ve ön hazırlığı olmayan, içi boş salonlara yapılan bir toplantıdır. Ayrıca biz paydaşlara, herhangi bir taslak sunulmamıştır. Belgeleri incelemek ve görüşleri sunmak için zaman da tanınmamıştır. Dolayısıyla dershaneler ve etüt merkezleri muhatap kabul edilmemiştir. Toplantı öncesinde bize sadece göstermelik anket dağıtıldı. Maalesef bizi yönetenler, bizleri gerçekten dinlemek, anlamak, sorunlarımıza çözüm üretmek yerine, yukarıdan aldıkları 'kapatın' emrini uygulamak için istişare adını verdikleri bu tiyatroyu bize reva görmektedirler.” şeklinde konuştu.

Dershane yöneticileri, öğretmen ve personelleriyle birlikte yarın saat 14.30’da beyaz önlükleriyle Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapacaklarını sözlerine ekledi.

Cihan-ÖZDEMİR ÖZKAN, HASAN ÇİLİNGİR, TEKİN GÜRBULAK

> İzmir’de dershane temsilcileri toplantıyı terk etti

İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde düzenlenen Milli Eğitim Bakanlığı ve dershane temsilcilerinin katıldığı toplantıyı dershaneciler terketti.

Ege Bölgesi’ndeki sekiz ilde bulunan dershaneciler, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yöneticilerinin dershanelerin kapatılmasına ilişkin ikna toplantısını terketti. Yaklaşık 730 dershane temsilcisinin katıldığı toplantı, MEB yöneticilerinin gazetecileri salon dışına çıkarmak istemesiyle gerildi. Buna tepki gösteren dershane temsilcileri, “Neden basının ve kamuoyunun bilmesini istemiyorsunuz?” diyerek toplantıyı terketti.

İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki toplantıya MEB adına katılan Müsteşar Yardımcısı Yusuf Büyük, Özel Dershaneler ve Etüt Eğitim Merkezleri İstişare Toplantısı’nın açış konuşmasını yaptı. Ardından gazetecilerin salondan ayrılmasını istedi. Dershane temsilcileri ise buna tepki gösterdi. Büyük’ün ısrar etmesi üzerine dershaneciler de alkışlarla ve yuhalamalarla toplantı salonunu terketti. Bu sırada bazı dershane yöneticileri, “Genelev mi işletiyoruz, meyhane mi işletiyoruz, dershaneleri kapatıyorsunuz?” dedi. Müsteşar Yardımcısı Büyük ise kalanlarla toplantıya devam edeceklerini söyledi. Salonda yaklaşık 15 kişi kaldı.

Toplantıyı terkettikten sonra açıklamada bulunan Ege Dershane Paydaşları Platformu sözcüsü Özer Akdemir, istişareden öte ikna ve dayatma amacı taşıdığını söyledi. Bakanlığın, dershane ve etüt merkezlerinin yüzde 70’inin özel okula dönüşmek istediğini söylediğini ancak bütün dershane temsilcilerinin toplantıyı terkettiğini hatırlatarak, “Bu yüzde 70 nerededir? Ulusal ve uluslararası normlarda, dershane kapatmanın yeri var mıdır? Dünyada özel öğretimi yasaklayan bir ülke var mıdır? Dershaneler kapatılırsa merdivenaltına inen yerler nasıl bir sonuç doğuracak? Dershaneler rant kapısı olarak görüldüğü için kapatılıyorsa özel okullar farklı bir rant kapısı olmayacak mı? Toplantı sadece, ‘Paydaşlarla görüşüldü, onları dinledik.’ demek için yapılan ve ön hazırlığı olmayan, içi boş salonlara yapılan bir toplantıdır. Ayrıca biz paydaşlara, herhangi bir taslak sunulmamıştır. Belgeleri incelemek ve görüşleri sunmak için zaman da tanınmamıştır. Dolayısıyla dershaneler ve etüt merkezleri muhatap kabul edilmemiştir. Toplantı öncesinde bize sadece göstermelik anket dağıtıldı. Maalesef bizi yönetenler, bizleri gerçekten dinlemek, anlamak, sorunlarımıza çözüm üretmek yerine, yukarıdan aldıkları 'kapatın' emrini uygulamak için istişare adını verdikleri bu tiyatroyu bize reva görmektedirler.” şeklinde konuştu.

Dershane yöneticileri, öğretmen ve personelleriyle birlikte yarın saat 14.30’da beyaz önlükleriyle Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapacaklarını sözlerine ekledi.

Cihan-ÖZDEMİR ÖZKAN, HASAN ÇİLİNGİR, TEKİN GÜRBULAK

Son Güncelleme: Salı, 26 Kasım 2013 14:53

Gösterim: 1837


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.