Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ve eşi özlenen Özkan'ın da organlarını bağışlayacakları belirtildi

Yüz nakli yapan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Özlenen ÖzkanAkdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ömer Özkan ve eşi Özlenen Özkan'ın da organlarını bağışlayacakları belirtildi.
Özkan çifti, yakın zamanda herhangi bir çalışmalarının olmayacağı ve hedeflerinin ilk etapta gerçekleştirdikleri nakillerden sonuç almak olduğunu açıkladılar. Gerçekleştirdiği özel nakillerle Türkiye ve dünya gündemine oturan Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, yüz ve çift kol nakli hastalarındaki gelişmelerin olumlu olduğunu kaydetti.

Ameliyat başarılı geçti
Yüz nakli yapılan 19 yaşındaki Atilla Acar'ın dolaşım, sistemik ve cerrahi bir problemi olmadığına değinen Özkan,"Uğur, gayet iyi, sağlıklı ilişkiler kurulabiliyor. Yoğun bakımdaki Atilla Kavdır'ın cerrahi bir problemi yok. İlk gündeki yüklenmelerden dolayı biraz daha fazla yoğun bakımda kalması gerekiyor. Çok uzun kalmasını beklemiyoruz ama yavaş yayaş toparlıyor. Keşke bacakta başarılı olsaydı. Hastanın genel durumunu bozmamak için bacağı aldık. Hastanın kollarında sorun olmaması daha önemli. En azından buraya geldiğinden daha fazlası ile göndermekte çok önemli"
Yüz nakli olan Uğur Acar'ın yüzünün normal bir insandaki gibi fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için bir süre bekleteceklerini kaydeden Ömer Özkan, 'Umuyoruz her şey öyle olacak" dedi.


Doktorda organ bağışı yapıyor
Organ bağışına değinen Ömer Özkan,"Organ nakli ameliyatları; çok önemli bir sembol bir prestij ameliyatıdır. Bu ameliyatlar Türkiye'de yapılabiliyorsa çok daha iyisi yapılabilir. Diğer ameliyatların çok rutin olarak daha fazla yapılması gerekiyor.
Özellikle organ naklinde ülkemizdeki sıkıntı teknik alt yapı değil donör bulma aşamasındaki zorluklardır. Artık insanımızın bunu aşması gerekiyor. Çürüyen bir dokunun kimseye faydası yok. Çürüyecek olan bir doku şu an başkasında yaşıyor. Bir böbreğin, karaciğerin bir kolun insanlara hayat vereceği bir yüzün insanlara yaşam sevinci vereceğini düşünmemiz lazım. Bahçede görüyoruz. Birçok vatandaşımızın motive olduğunu ellerinde organ bağışı kartları ile dolaştığını görüyoruz. İnşallah bu olaylarda onlara vesile olur. Biz de uzun dönemde organ bağışında İspanya'yı yakalarız diye umut ediyorum. Biz bağışladık. Bizim bağışlamamızın yanında ailemizin yakınlarımızın daha duyarlı olması gerekiyor. Ben bunda hiçbir sakınca görmüyorum. İnsanların çevresini motive etmesi daha önemli diye düşünüyorum"

Hayalleri bitmedi
Özkan, şu an kısa dönemdeki en büyük hedefinin yüz naklini sonuçlandırmak olduğunu belirterek "Ardından uzun dönemde rahim naklinde çocuk sahibi yapabilmektir. Buda bir buçuk sene süre gerektiriyor. Biz ilk önce gerçekleştirdiğimiz nakillerden sonuç almayı bekliyoruz. Tabii ki gerçekleştirmek istediğim hayallerim var."


Yüz nakli bilim kurgu filmi gibiydi
Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Doç Dr. Özlenen Özkan, eşi Ömer Özkan ile paylaştıklarını aktardı. Özlenen Özkan, eşi Ömer ile yüz naklini çok uzun zamandır hayal ettiklerini hatırlattı. Son bir yıldır bütün dikkatlerinin yüz nakli üzerine olduğunu vurgulayan Özlenen Özkan, şöyle konuştu: " Bizim ilk yaptığımız nakil 1.5 yıl önce Cihan Topal'a yaptığımız çift kol nakliydi. Onda çok heyecanlanmıştık. Rahim naklinde de çok heyecanlanmıştık. Ama yüz nakli bize biraz daha fantastik geldi. Heyecanımız daha da arttı.
Sonrasında her şey güzel gelişti. Ben bu olaya medyanın bu kadar çok ilgi göstermesini ameliyat esnasında fark ettim. Ameliyat masasında aldığımız yüzü Uğur Acar'a nakletme esnasındaki görüntü hepimizi çok ürpertti. İnsanların ilgisini o zaman anladım. Bilim kurgu filmi gibiydi açıkcası. Çok değişik heyecan verici mutluluk bütün duygular bir aradaydı"


Evde hep yüz nakli konuşuluyordu
Evde sürekli yüz nakli yapacakları günü konuştuklarını kaydeden Özlenen Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne zaman yapacağız, ne zaman yapacağız' diye konuşurduk. Eşim Ömer Özkan, nakil yapacağını hisseder. Rahim naklinde de hissetmişti. Yani tesadüf oldu. Ama son zamanlardaki bütün mevzumuz buydu. 4 merkez yüz naklini yapmak için adaydı. Ne mutlu ki bunu biz başardık. Ömer kendine yüz naklini 31 Aralık'ta yapma hedefi koymuştu. Bunu 20 gün geciktirdik"


Organ bağışı için bir dakika bile düşünmediler
Eşi ile birlikte organlarını bağışladıklarını ifade eden Özlenen Özkan, şunları söyledi: "Bizim yaptığımız iş organlarla ilgili, vermemek zaten çok ayıp olurdu. Bizim tek başımıza organlarımızı vermemizin bir anlamı yok. Önemli olan burada hasta yakınlarının bilinçli olmasıdır. Biz aramızda konuştuk, böyle bir şey bir dakika bile düşünülmezdi."
Gerçekleştirdikleri 3 önemli naklin hepsinin birbirinden önemli olduğunun altını çizen Özlenen Özkan, sözlerini şöyle tamamladı: " Hepsinde ilkleri yaşadık. Beni en çok heyecanlandıran yüz nakli oldu. Bizim 3 nakil çok zamanımızı ve enerjimizi aldı. Rahim naklinde bir tecrübemiz yok. Kısa vadede yeni bir şey düşünmüyoruz. Söz verdiğimiz yüz ve kol nakli adayları var. Bunların dışında düşündüğümüz bir konu yok."

> Yüz naklinin mimarları organlarını bağışladı

Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ve eşi özlenen Özkan'ın da organlarını bağışlayacakları belirtildi

Yüz nakli yapan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Özlenen ÖzkanAkdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ömer Özkan ve eşi Özlenen Özkan'ın da organlarını bağışlayacakları belirtildi.
Özkan çifti, yakın zamanda herhangi bir çalışmalarının olmayacağı ve hedeflerinin ilk etapta gerçekleştirdikleri nakillerden sonuç almak olduğunu açıkladılar. Gerçekleştirdiği özel nakillerle Türkiye ve dünya gündemine oturan Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, yüz ve çift kol nakli hastalarındaki gelişmelerin olumlu olduğunu kaydetti.

Ameliyat başarılı geçti
Yüz nakli yapılan 19 yaşındaki Atilla Acar'ın dolaşım, sistemik ve cerrahi bir problemi olmadığına değinen Özkan,"Uğur, gayet iyi, sağlıklı ilişkiler kurulabiliyor. Yoğun bakımdaki Atilla Kavdır'ın cerrahi bir problemi yok. İlk gündeki yüklenmelerden dolayı biraz daha fazla yoğun bakımda kalması gerekiyor. Çok uzun kalmasını beklemiyoruz ama yavaş yayaş toparlıyor. Keşke bacakta başarılı olsaydı. Hastanın genel durumunu bozmamak için bacağı aldık. Hastanın kollarında sorun olmaması daha önemli. En azından buraya geldiğinden daha fazlası ile göndermekte çok önemli"
Yüz nakli olan Uğur Acar'ın yüzünün normal bir insandaki gibi fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için bir süre bekleteceklerini kaydeden Ömer Özkan, 'Umuyoruz her şey öyle olacak" dedi.


Doktorda organ bağışı yapıyor
Organ bağışına değinen Ömer Özkan,"Organ nakli ameliyatları; çok önemli bir sembol bir prestij ameliyatıdır. Bu ameliyatlar Türkiye'de yapılabiliyorsa çok daha iyisi yapılabilir. Diğer ameliyatların çok rutin olarak daha fazla yapılması gerekiyor.
Özellikle organ naklinde ülkemizdeki sıkıntı teknik alt yapı değil donör bulma aşamasındaki zorluklardır. Artık insanımızın bunu aşması gerekiyor. Çürüyen bir dokunun kimseye faydası yok. Çürüyecek olan bir doku şu an başkasında yaşıyor. Bir böbreğin, karaciğerin bir kolun insanlara hayat vereceği bir yüzün insanlara yaşam sevinci vereceğini düşünmemiz lazım. Bahçede görüyoruz. Birçok vatandaşımızın motive olduğunu ellerinde organ bağışı kartları ile dolaştığını görüyoruz. İnşallah bu olaylarda onlara vesile olur. Biz de uzun dönemde organ bağışında İspanya'yı yakalarız diye umut ediyorum. Biz bağışladık. Bizim bağışlamamızın yanında ailemizin yakınlarımızın daha duyarlı olması gerekiyor. Ben bunda hiçbir sakınca görmüyorum. İnsanların çevresini motive etmesi daha önemli diye düşünüyorum"

Hayalleri bitmedi
Özkan, şu an kısa dönemdeki en büyük hedefinin yüz naklini sonuçlandırmak olduğunu belirterek "Ardından uzun dönemde rahim naklinde çocuk sahibi yapabilmektir. Buda bir buçuk sene süre gerektiriyor. Biz ilk önce gerçekleştirdiğimiz nakillerden sonuç almayı bekliyoruz. Tabii ki gerçekleştirmek istediğim hayallerim var."


Yüz nakli bilim kurgu filmi gibiydi
Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Doç Dr. Özlenen Özkan, eşi Ömer Özkan ile paylaştıklarını aktardı. Özlenen Özkan, eşi Ömer ile yüz naklini çok uzun zamandır hayal ettiklerini hatırlattı. Son bir yıldır bütün dikkatlerinin yüz nakli üzerine olduğunu vurgulayan Özlenen Özkan, şöyle konuştu: " Bizim ilk yaptığımız nakil 1.5 yıl önce Cihan Topal'a yaptığımız çift kol nakliydi. Onda çok heyecanlanmıştık. Rahim naklinde de çok heyecanlanmıştık. Ama yüz nakli bize biraz daha fantastik geldi. Heyecanımız daha da arttı.
Sonrasında her şey güzel gelişti. Ben bu olaya medyanın bu kadar çok ilgi göstermesini ameliyat esnasında fark ettim. Ameliyat masasında aldığımız yüzü Uğur Acar'a nakletme esnasındaki görüntü hepimizi çok ürpertti. İnsanların ilgisini o zaman anladım. Bilim kurgu filmi gibiydi açıkcası. Çok değişik heyecan verici mutluluk bütün duygular bir aradaydı"


Evde hep yüz nakli konuşuluyordu
Evde sürekli yüz nakli yapacakları günü konuştuklarını kaydeden Özlenen Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne zaman yapacağız, ne zaman yapacağız' diye konuşurduk. Eşim Ömer Özkan, nakil yapacağını hisseder. Rahim naklinde de hissetmişti. Yani tesadüf oldu. Ama son zamanlardaki bütün mevzumuz buydu. 4 merkez yüz naklini yapmak için adaydı. Ne mutlu ki bunu biz başardık. Ömer kendine yüz naklini 31 Aralık'ta yapma hedefi koymuştu. Bunu 20 gün geciktirdik"


Organ bağışı için bir dakika bile düşünmediler
Eşi ile birlikte organlarını bağışladıklarını ifade eden Özlenen Özkan, şunları söyledi: "Bizim yaptığımız iş organlarla ilgili, vermemek zaten çok ayıp olurdu. Bizim tek başımıza organlarımızı vermemizin bir anlamı yok. Önemli olan burada hasta yakınlarının bilinçli olmasıdır. Biz aramızda konuştuk, böyle bir şey bir dakika bile düşünülmezdi."
Gerçekleştirdikleri 3 önemli naklin hepsinin birbirinden önemli olduğunun altını çizen Özlenen Özkan, sözlerini şöyle tamamladı: " Hepsinde ilkleri yaşadık. Beni en çok heyecanlandıran yüz nakli oldu. Bizim 3 nakil çok zamanımızı ve enerjimizi aldı. Rahim naklinde bir tecrübemiz yok. Kısa vadede yeni bir şey düşünmüyoruz. Söz verdiğimiz yüz ve kol nakli adayları var. Bunların dışında düşündüğümüz bir konu yok."

Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Ocak 2012 10:50

Gösterim: 3555

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, öğrencilerin Twitter üzerinden gönderdiği şikayet mesajları üzerine gece yarısı yurtlara çatkapı yapıyor.

Suat Kılıç yurt ziyaretiSosyal medyayı en iyi kullanan kabine üyeleri arasında yer alan Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, Twitter’dan şikayetlerini dinlediği öğrencilerin talepleri doğrultusunda Kredi ve Yurtlar Kurumu'na bağlı yurtlara ziyaretler yapıyor.
Öğrencilerin Twitter üzerinde gönderdiği şikâyet mesajlarını ihbar kabul ederek yurtlara gece yarısı baskınlar düzenleyen Bakan Kılıç'ın gittiği her yurtta sorunları tek tek çözüme kavuşturduğu ifade edilen bakanlıktan yapılan açıklamada, İzmir Bornova Yurdu'na yapılan son baskının ardından yurtta büyük bir değişim başladığı ifade edildi.
Açıklamaya göre, 13 Ocak'ta stadyum yeri bakmak üzere İzmir'e yaptığı ziyaret sırasında gece saatlerinde ani bir kararla Bornova yurduna ''baskın yapan'' Kılıç, önce kız yurdunu ardından erkek yurdunu ziyaret etti.


Twitter’dan mesaj yağıyor
Öğrencilerin isteği üzerine katlara çıkan ve oda oda blokları dolaşan Kılıç, ihtiyaçları ve eksikleri yerinde tespit etti. Öğrencilerin yoğun şikayetlerini dinledikten sonra Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrak'ı arayarak İzmir'e çağıran Kılıç, verdiği talimatla yurttaki sorunları 10 günde çözüme kavuşturdu.
Açıklamaya göre, öğrencilerin isteği doğrultusunda yurt bloklarının altındaki kafeteryalara LCD ekran televizyonlar yerleştirildi. Nevresim ve çarşaf takımlarına dönük şikayetler üzerine de 5 bin nevresim, çarşaf ve yastık kılıfından oluşan setler öğrencilere dağıtıldı. 15 günlük tatil süresince de yurt bloklarındaki tüm banyo ve tuvaletler yenilenmeye başladı.
Kılıç'ın bu ziyaretleri sonrasında Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndaki sorunların çözüldüğünü gören öğrencilerin, twitter üzerinden mesaj atmaya devam ettiği bildirildi.

(samanyoluhaber.com)

> Twitter mesajıyla yurtlara çatkapı

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, öğrencilerin Twitter üzerinden gönderdiği şikayet mesajları üzerine gece yarısı yurtlara çatkapı yapıyor.

Suat Kılıç yurt ziyaretiSosyal medyayı en iyi kullanan kabine üyeleri arasında yer alan Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, Twitter’dan şikayetlerini dinlediği öğrencilerin talepleri doğrultusunda Kredi ve Yurtlar Kurumu'na bağlı yurtlara ziyaretler yapıyor.
Öğrencilerin Twitter üzerinde gönderdiği şikâyet mesajlarını ihbar kabul ederek yurtlara gece yarısı baskınlar düzenleyen Bakan Kılıç'ın gittiği her yurtta sorunları tek tek çözüme kavuşturduğu ifade edilen bakanlıktan yapılan açıklamada, İzmir Bornova Yurdu'na yapılan son baskının ardından yurtta büyük bir değişim başladığı ifade edildi.
Açıklamaya göre, 13 Ocak'ta stadyum yeri bakmak üzere İzmir'e yaptığı ziyaret sırasında gece saatlerinde ani bir kararla Bornova yurduna ''baskın yapan'' Kılıç, önce kız yurdunu ardından erkek yurdunu ziyaret etti.


Twitter’dan mesaj yağıyor
Öğrencilerin isteği üzerine katlara çıkan ve oda oda blokları dolaşan Kılıç, ihtiyaçları ve eksikleri yerinde tespit etti. Öğrencilerin yoğun şikayetlerini dinledikten sonra Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü Hasan Albayrak'ı arayarak İzmir'e çağıran Kılıç, verdiği talimatla yurttaki sorunları 10 günde çözüme kavuşturdu.
Açıklamaya göre, öğrencilerin isteği doğrultusunda yurt bloklarının altındaki kafeteryalara LCD ekran televizyonlar yerleştirildi. Nevresim ve çarşaf takımlarına dönük şikayetler üzerine de 5 bin nevresim, çarşaf ve yastık kılıfından oluşan setler öğrencilere dağıtıldı. 15 günlük tatil süresince de yurt bloklarındaki tüm banyo ve tuvaletler yenilenmeye başladı.
Kılıç'ın bu ziyaretleri sonrasında Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndaki sorunların çözüldüğünü gören öğrencilerin, twitter üzerinden mesaj atmaya devam ettiği bildirildi.

(samanyoluhaber.com)

Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Ocak 2012 10:15

Gösterim: 2346

Eyüp'te 'Simurg' efsanesinden yola çıkılarak hayata geçirilen 'Simurg Yaygın Eğitim Programı Projesi' kapsamında çocukların ve gençlerin kendilerini keşfetmesi başarıya ulaşması hedefleniyor.

simurg cocuklarEyüp'te, "Simurg" efsanesinden yola çıkılarak hayata geçirilen "Simurg Yaygın Eğitim Programı Projesi" kapsamında öne çıkan, aralarında üstü zekalıların da bulunduğu öğrencilere özel eğitim verilecek.

Efsaneye göre, kuşlar, bilgi ağacının dallarında yaşayan ve her şeyi bildiğine inanılan hükümdarları Simurg'un işler ters gittiğinde kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanıp umudu kesen kuşlar, bulunan bir tüy üzerine Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Simurg'un bulunduğuna inanılan Kafdağı'na uçan kuş sürüsünden sadece 30'u dağa varabilmiş. Sonunda sırrı çözmüşler: "'Si' otuz demektir, 'murg' ise kuş. Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki, Simurg 'otuz kuş' demekmiş. Onların hepsi Simurg'muş. 30 kuş, anlar ki, aradıkları sultan kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur."

Bu efsaneden yola çıkılarak hayata geçirilen projeyle, çocukların ve gençlerin kendilerini keşfetmesi, başarıya ulaşması hedefleniyor.

Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın, projenin hazırlıklarını yaklaşık 100 kişiden oluşan uzman ve akademisyen grubuyla 10 aylık çalışma sonucunda tamamladıklarını ve yaklaşık 5 bin kişiye eğitim verildiğini söyledi.

Simurg'un getirdiği sistemde, öğrencinin bir yolculuğa çıkarak kendini ve yeteneğini keşfedeceğine işaret eden Aydın, program kapsamında Değerler Egitimi Ev Okulları, Bilgi Evleri, Gençlik Merkezleri, Genç Akademisi, Çalısan Genç Akademisi, Yedinci Vadi Akademisi ve Kılavuz Akademi bulunduğu bilgisini verdi.

Bunun, özgün bir proje olduğunu vurgulayan Aydın, 14 Bilgi Evi ve Gençlik Merkezi bulunduğunu, bu eğitimlerden çocuklarla yetişkinlerin ücretsiz yararlandığını aktardı.

Aydın, programların temel özelliğinin, çocuk ve gençlerin yeteneklerinin tespit edilerek, onların özelliğine göre yönlendirilmeleri ve önlerinin açılması olduğunu belirtti.

Üstün zekalı çocuklara 7. Vadi Akademisi'nde eğitim verileceğini anımsatan Aydın, bu çerçevede 20 öğrencinin belirlendiğini sözlerine ekledi.

Öğrenciler, "Simurg" sisteminden memnun

Bilgi Evleri'ne katılan 4. sınıf öğrencisi Berfin Işık Karakaya, tiyatro, yabancı dil ve ebru eğitimi aldığını ifade ederek, "Burada birçok şey öğreniyorum, çok iyi dersler görüyorum. Derslerdeki başarımı da artırıyor. Dil atölyesine katıldığım için İngilizce konuşabiliyorum" dedi.

Anne Arzu Karakaya da, eğitimlerden memnun olduklarını belirterek, "Kendisi Bilgi Evi'ne gelmeyi çok istedi. Atölye derslerini görüyor. Derslerinde başarı da sağladı. Şu an derslerini daha iyi kavrıyor. Kızımın aktifleştiğini ve sosyalleştiğini görüyorum. Okul dışında olduğu için derslerinde aksama da olmuyor. Yabancı dil eğitimi de alıyor" diye konuştu.

> Simurg programıyla çocuklar kendilerini keşfedecek

Eyüp'te 'Simurg' efsanesinden yola çıkılarak hayata geçirilen 'Simurg Yaygın Eğitim Programı Projesi' kapsamında çocukların ve gençlerin kendilerini keşfetmesi başarıya ulaşması hedefleniyor.

simurg cocuklarEyüp'te, "Simurg" efsanesinden yola çıkılarak hayata geçirilen "Simurg Yaygın Eğitim Programı Projesi" kapsamında öne çıkan, aralarında üstü zekalıların da bulunduğu öğrencilere özel eğitim verilecek.

Efsaneye göre, kuşlar, bilgi ağacının dallarında yaşayan ve her şeyi bildiğine inanılan hükümdarları Simurg'un işler ters gittiğinde kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanıp umudu kesen kuşlar, bulunan bir tüy üzerine Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler. Simurg'un bulunduğuna inanılan Kafdağı'na uçan kuş sürüsünden sadece 30'u dağa varabilmiş. Sonunda sırrı çözmüşler: "'Si' otuz demektir, 'murg' ise kuş. Simurg'un yuvasını bulunca öğrenmişler ki, Simurg 'otuz kuş' demekmiş. Onların hepsi Simurg'muş. 30 kuş, anlar ki, aradıkları sultan kendileridir ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur."

Bu efsaneden yola çıkılarak hayata geçirilen projeyle, çocukların ve gençlerin kendilerini keşfetmesi, başarıya ulaşması hedefleniyor.

Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın, projenin hazırlıklarını yaklaşık 100 kişiden oluşan uzman ve akademisyen grubuyla 10 aylık çalışma sonucunda tamamladıklarını ve yaklaşık 5 bin kişiye eğitim verildiğini söyledi.

Simurg'un getirdiği sistemde, öğrencinin bir yolculuğa çıkarak kendini ve yeteneğini keşfedeceğine işaret eden Aydın, program kapsamında Değerler Egitimi Ev Okulları, Bilgi Evleri, Gençlik Merkezleri, Genç Akademisi, Çalısan Genç Akademisi, Yedinci Vadi Akademisi ve Kılavuz Akademi bulunduğu bilgisini verdi.

Bunun, özgün bir proje olduğunu vurgulayan Aydın, 14 Bilgi Evi ve Gençlik Merkezi bulunduğunu, bu eğitimlerden çocuklarla yetişkinlerin ücretsiz yararlandığını aktardı.

Aydın, programların temel özelliğinin, çocuk ve gençlerin yeteneklerinin tespit edilerek, onların özelliğine göre yönlendirilmeleri ve önlerinin açılması olduğunu belirtti.

Üstün zekalı çocuklara 7. Vadi Akademisi'nde eğitim verileceğini anımsatan Aydın, bu çerçevede 20 öğrencinin belirlendiğini sözlerine ekledi.

Öğrenciler, "Simurg" sisteminden memnun

Bilgi Evleri'ne katılan 4. sınıf öğrencisi Berfin Işık Karakaya, tiyatro, yabancı dil ve ebru eğitimi aldığını ifade ederek, "Burada birçok şey öğreniyorum, çok iyi dersler görüyorum. Derslerdeki başarımı da artırıyor. Dil atölyesine katıldığım için İngilizce konuşabiliyorum" dedi.

Anne Arzu Karakaya da, eğitimlerden memnun olduklarını belirterek, "Kendisi Bilgi Evi'ne gelmeyi çok istedi. Atölye derslerini görüyor. Derslerinde başarı da sağladı. Şu an derslerini daha iyi kavrıyor. Kızımın aktifleştiğini ve sosyalleştiğini görüyorum. Okul dışında olduğu için derslerinde aksama da olmuyor. Yabancı dil eğitimi de alıyor" diye konuştu.

Son Güncelleme: Cuma, 04 Aralık 2015 14:21

Gösterim: 1465

Abbas Güçlü’nün Ankara Üniversitesi’ndeki program çekiminde, Şevket Kazan’a öğrenciler saldırmak istesi, güvenlik görevlileri kurtardı, program iptal oldu.

Şevket KazanAbbas Güçlü’nün, Kanal D’de yayınlanması tasarlanan Genç Bakış programının Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde çekimleri öğrencin çirkin saldırısı ile son buldu. Konferans salonunda bulunan yaklaşık 50 kadar üniversite öğrencisi, programın konuklarından Şevket Kazan’a saldırdı. Kazan güvenlik görevlileri tarafından kurtarılırken, program iptal edildi.
Kanal D’de yayınlanması tasarlanan ve Abbas Güçlü ile Genç Bakış programının Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde çekimleri tam bir felakete döndü.

 

Şevket Kazan’a sözlü saldırı
Önceki akşam saat 17.00’de başlayan programın konusu Türkiye’de hukuk sistemi, yeni anayasa süreci, geciken adalet sistemi ve özel yetkili mahkemeler gibi hukuki gündem olarak belirlenmişti.
Programın konukları ise Hüsamettin Cindoruk, Şevket Kazan ve Metin Feyzioğlu’ydu. Programın açılış konuşmasını yapan Abbas Güçlü bir süre sonra sözü konuklara vermek istedi. Ancak o sırada konferans salonunda bulunan yaklaşık 50 kadar üniversite öğrencisi ellerindeki pankartları çıkarıp sözlü saldırıya başladı.
 “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Katil devlet hesap verecek”, “Şevket Kazan bize hukuk dersi veremez” gibi sözlerle Şevket Kazan’ın salondan çıkarılmasını istediler. Bunun üzerine Abbas Güçlü, göstericilerin dışarı çıkmalarını istedi. “Eğer siz bu programı bana burada yaptırmazsanız, ben de stüdyoda yaparım” dedi. Bunun üzerine öğrenciler sahneye çıkıp, eski Bakan Kazan’ı linç etmek istedi.

 

Program iptal edildi

Ancak güvenlik görevlileri ve üniversite yetkililerince gruba karşı koyuldu. Buna rağmen öğrenciler sahneye çıkmayı başarınca, Şevket Kazan apar topar sahneden uzaklaştırıldı.
Hızlarını alamayan öğrenciler bütün dekoru paramparça ettiler. Hep bir ağızdan “Sivas’ın hesabı sorulacak” diye slogan atarak salonu terk ettiler. Program iptal edildi.
(haber7.com)

> Üniversitede Şevket Kazan’a linç girişimi

Abbas Güçlü’nün Ankara Üniversitesi’ndeki program çekiminde, Şevket Kazan’a öğrenciler saldırmak istesi, güvenlik görevlileri kurtardı, program iptal oldu.

Şevket KazanAbbas Güçlü’nün, Kanal D’de yayınlanması tasarlanan Genç Bakış programının Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde çekimleri öğrencin çirkin saldırısı ile son buldu. Konferans salonunda bulunan yaklaşık 50 kadar üniversite öğrencisi, programın konuklarından Şevket Kazan’a saldırdı. Kazan güvenlik görevlileri tarafından kurtarılırken, program iptal edildi.
Kanal D’de yayınlanması tasarlanan ve Abbas Güçlü ile Genç Bakış programının Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde çekimleri tam bir felakete döndü.

 

Şevket Kazan’a sözlü saldırı
Önceki akşam saat 17.00’de başlayan programın konusu Türkiye’de hukuk sistemi, yeni anayasa süreci, geciken adalet sistemi ve özel yetkili mahkemeler gibi hukuki gündem olarak belirlenmişti.
Programın konukları ise Hüsamettin Cindoruk, Şevket Kazan ve Metin Feyzioğlu’ydu. Programın açılış konuşmasını yapan Abbas Güçlü bir süre sonra sözü konuklara vermek istedi. Ancak o sırada konferans salonunda bulunan yaklaşık 50 kadar üniversite öğrencisi ellerindeki pankartları çıkarıp sözlü saldırıya başladı.
 “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Katil devlet hesap verecek”, “Şevket Kazan bize hukuk dersi veremez” gibi sözlerle Şevket Kazan’ın salondan çıkarılmasını istediler. Bunun üzerine Abbas Güçlü, göstericilerin dışarı çıkmalarını istedi. “Eğer siz bu programı bana burada yaptırmazsanız, ben de stüdyoda yaparım” dedi. Bunun üzerine öğrenciler sahneye çıkıp, eski Bakan Kazan’ı linç etmek istedi.

 

Program iptal edildi

Ancak güvenlik görevlileri ve üniversite yetkililerince gruba karşı koyuldu. Buna rağmen öğrenciler sahneye çıkmayı başarınca, Şevket Kazan apar topar sahneden uzaklaştırıldı.
Hızlarını alamayan öğrenciler bütün dekoru paramparça ettiler. Hep bir ağızdan “Sivas’ın hesabı sorulacak” diye slogan atarak salonu terk ettiler. Program iptal edildi.
(haber7.com)

Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Ocak 2012 18:43

Gösterim: 2456

ÖZKUR-BİR üyelerinin bir araya geldiği bilgilendirme toplantısı düzenlendi. ÖZKUR-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Hami Koç, Türkiye’de eğitim kalitesinin arttırılması için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

ozkurbir toplantiÜlkemizin eğitim alanında önemli fikirler üreterek hayata geçirilmesinde katkılarda bulunan Özel Öğretim Kurumları Birliği Derneği (ÖZKUR-BİR)’nin bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Toplantıya Özel Öğretim Kurumları Temsilcileri, Genel Müdürler ve Genel Müdür Yardımcıları, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, ÖZKUR-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Hami Koç, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Koordinatörü Ali Yeşilyurt, yazar Hayati İnanç ve derneğe üye okulların temsilcileri katıldı.

Toplantıda konuşan ÖZKUR-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Hami Koç, ÖZKUR-BİR’in 2014 -2015 yılında yapmış olduğu çalışmalar hakkında dernek üyelerine bilgiler verdi. ÖZKUR-BİR’in kuruluşunda emeği geçen herkese teşekkür eden Koç, “18  yıl önce bu platformun kurulması için ilk adımları atan ve daha sonra ÖZKUR-BİR’in kuruluşuna vesile olan herkese teşekkür ediyorum. ÖZKUR-BİR şu anda dernek olarak, çok önemli projeler üreterek eğitim sektörüne katkıda bulunan seçkin sivil toplum kuruluşlarından biridir” dedi.

ÖZKUR-BİR’in organizatörlüğünde düzenlenen Altınçağ Konferansı’nın beşincisinin 2016 yılının ilkbahar aylarında düzenleneceği müjdesini veren Koç,  katılımın haftalar önce dolduğunu hatırlatarak erken kayıt yaptırılmasını tavsiye etti.

Dernek olarak eğitim şuralarına birçok fikir, düşünce ve çalışma ile katıldıklarını ifade eden Koç, “Özellikle 18. ve 19. Eğitim Şurası’nda çok değerli çalışmalar sunduk.  Çoğu hayata geçirilen proje ve çalışmalar için emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim” dedi.

Özel okullarda çalışan öğretmenlerin de durumuna değinen Koç, ÖZKUR-BİR’in sadece özel okullara yönelik bir dernek olmadığını aynı zamanda öğretmenlerin de derneği olduğunu vurguladı. “Özel okullarda çalışan öğretmenlerimizin özlük haklarının pozitif ayrıcalıkla resmi okullarda çalışan öğretmenlerle aynı olması için çalışmalarımız sürüyor. Örneğin resmi okulda çalışan öğretmenlere verilen yeşil pasaport hakkı özel okullarda çalışan öğretmenlere de verilmeli” diyen Koç, ilgili bakanlıklarımıza bu konu ve diğer konular hakkında birçok fikir ve çalışma sunduklarını belirtti.

Türkiye’de eğitim kalitesinin arttırılması için çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Koç, “Her türlü fikir ve teklif, uygulanabilir çözümleri ve projeleriyle beraber gerekçeli olarak komisyonlara sunulmalı. Bu sayede birçok değerli fikrin hayata geçirilerek eğitim sistemimize katkıda bulunacağına inanıyorum”diye konuştu.

Konuşmasının son bölümünde özel okulların sıkıntılarıyla ilgili paylaşımlarda bulunan Koç, gelecek dönemle ilgili olarak dernek üyelerine bazı tavsiyelerde de bulundu.

Kendimizi tanımadan gelişmemiz mümkün değildir

Koç’un konuşmasından sonra kısa bir konuşma yapan Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci özel eğitim kurumlarının temsilcileri ile birlikte olmaktan mutlu olduğunu söyledi. Kişisel gelişime vurgu yapan Yelkenci, “Kendimizi tanırsak kişisel olarak gelişebiliriz. Kendimizi tanımadan gelişmemiz mümkün değildir” ifadesini kullandı.

Seminerin son kısmında konuşan Hayati İnanç’da şiirimizde kişisel gelişim konulu sunumuyla divan edebiyatından birbirinden güzel beyitler, yaşanmış hikayeler ve örnekler anlatarak katılımcıların gönüllerine hitap etti. 

> Eğitim kalitesinin artırılması için çalışılmalı

ÖZKUR-BİR üyelerinin bir araya geldiği bilgilendirme toplantısı düzenlendi. ÖZKUR-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Hami Koç, Türkiye’de eğitim kalitesinin arttırılması için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

ozkurbir toplantiÜlkemizin eğitim alanında önemli fikirler üreterek hayata geçirilmesinde katkılarda bulunan Özel Öğretim Kurumları Birliği Derneği (ÖZKUR-BİR)’nin bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Toplantıya Özel Öğretim Kurumları Temsilcileri, Genel Müdürler ve Genel Müdür Yardımcıları, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, ÖZKUR-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Hami Koç, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Proje Koordinatörü Ali Yeşilyurt, yazar Hayati İnanç ve derneğe üye okulların temsilcileri katıldı.

Toplantıda konuşan ÖZKUR-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Hami Koç, ÖZKUR-BİR’in 2014 -2015 yılında yapmış olduğu çalışmalar hakkında dernek üyelerine bilgiler verdi. ÖZKUR-BİR’in kuruluşunda emeği geçen herkese teşekkür eden Koç, “18  yıl önce bu platformun kurulması için ilk adımları atan ve daha sonra ÖZKUR-BİR’in kuruluşuna vesile olan herkese teşekkür ediyorum. ÖZKUR-BİR şu anda dernek olarak, çok önemli projeler üreterek eğitim sektörüne katkıda bulunan seçkin sivil toplum kuruluşlarından biridir” dedi.

ÖZKUR-BİR’in organizatörlüğünde düzenlenen Altınçağ Konferansı’nın beşincisinin 2016 yılının ilkbahar aylarında düzenleneceği müjdesini veren Koç,  katılımın haftalar önce dolduğunu hatırlatarak erken kayıt yaptırılmasını tavsiye etti.

Dernek olarak eğitim şuralarına birçok fikir, düşünce ve çalışma ile katıldıklarını ifade eden Koç, “Özellikle 18. ve 19. Eğitim Şurası’nda çok değerli çalışmalar sunduk.  Çoğu hayata geçirilen proje ve çalışmalar için emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim” dedi.

Özel okullarda çalışan öğretmenlerin de durumuna değinen Koç, ÖZKUR-BİR’in sadece özel okullara yönelik bir dernek olmadığını aynı zamanda öğretmenlerin de derneği olduğunu vurguladı. “Özel okullarda çalışan öğretmenlerimizin özlük haklarının pozitif ayrıcalıkla resmi okullarda çalışan öğretmenlerle aynı olması için çalışmalarımız sürüyor. Örneğin resmi okulda çalışan öğretmenlere verilen yeşil pasaport hakkı özel okullarda çalışan öğretmenlere de verilmeli” diyen Koç, ilgili bakanlıklarımıza bu konu ve diğer konular hakkında birçok fikir ve çalışma sunduklarını belirtti.

Türkiye’de eğitim kalitesinin arttırılması için çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Koç, “Her türlü fikir ve teklif, uygulanabilir çözümleri ve projeleriyle beraber gerekçeli olarak komisyonlara sunulmalı. Bu sayede birçok değerli fikrin hayata geçirilerek eğitim sistemimize katkıda bulunacağına inanıyorum”diye konuştu.

Konuşmasının son bölümünde özel okulların sıkıntılarıyla ilgili paylaşımlarda bulunan Koç, gelecek dönemle ilgili olarak dernek üyelerine bazı tavsiyelerde de bulundu.

Kendimizi tanımadan gelişmemiz mümkün değildir

Koç’un konuşmasından sonra kısa bir konuşma yapan Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci özel eğitim kurumlarının temsilcileri ile birlikte olmaktan mutlu olduğunu söyledi. Kişisel gelişime vurgu yapan Yelkenci, “Kendimizi tanırsak kişisel olarak gelişebiliriz. Kendimizi tanımadan gelişmemiz mümkün değildir” ifadesini kullandı.

Seminerin son kısmında konuşan Hayati İnanç’da şiirimizde kişisel gelişim konulu sunumuyla divan edebiyatından birbirinden güzel beyitler, yaşanmış hikayeler ve örnekler anlatarak katılımcıların gönüllerine hitap etti. 

Son Güncelleme: Pazartesi, 30 Kasım 2015 11:40

Gösterim: 1579


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.