Gençler meslek seçiminde nelere dikkat ediyor? Üniversite adayları meslek seçerken en çok neye dikkat ediyor? Türkiye’de meslek seçerken dikkat edilen en önemli kriterler şöyle sıralandı…
Öğrenciler meslek seçimi yaparken, öncelikli olarak kazanç durumuna ve iş bulma kolaylığına; daha sonra sırasıyla ilgi-yeteneklerine ve toplumdaki saygınlığına önem veriyor. Örneğin kız öğrenciler, toplumda en saygın mesleğin öğretmenlik olduğunu ifade ederken, erkek öğrenciler ise doktorluk olduğunu söylüyor.
Üniversite öncesinde meslek seçimi konusunda dikkat edilen şeyler; “Ne kadar para kazandırır, popüler bir meslek midir?” şeklindedir. Üniversite sonrasında ise ilgi alanları biraz daha netleşerek; çok para kazanmak yerine, mutlu olmak, gelişmek ve öğrenmeye devam etmek gibi konular ön plana çıkıyor. Zira yapılan araştırmalar yeni mezunlarının kariyer hedeflerinde çok para kazanmak yerine, mutlu olmak, gelişmek, öğrenmeye devam etmek gibi, kıstasların ön plana çıktığını gösteriyor.
Meslek seçimi kişinin bütün hayatını etkiliyor!
Globalcv Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Kirik, bireyin mesleğini seçmesi, aslında ömrünün büyük bir kısmının geçeceği çalışma ortamını ve yaşam biçimini belirlemesi anlamına geldiğini söyledi.
Öğrencinin yatkın olduğu alanın tespit edilememesi veya tespit edilmesine rağmen o alana odaklanamaması, ciddiyetsiz bir hazırlık aşamasıyla birleşince, ortaya yanlış meslek seçimleri sonucu çıkabilir.
Meslek seçiminde bunlara dikkat edin!
Globalcv Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Kirik öğrencilere şu tavsiyelerde bulunuyor: “Birey, meslek seçimi sırasında yetenek, ilgi ve isteklerini göz önünde tuttuğu oranda başarılı ve mutlu olur. Rastlantıların, aile baskısının, çevre şartlarının ve ekonomik imkansızlıkların öğrencilerimizin meslek seçimini etkilemesine izin verilmemeli.“Bir yere kapağı atayım da neresi olursa olsun” düşüncesi, ileride sizi mutsuz ve başarısız bir yaşam içine sürükleyebilir. Bunu önlemenin en güzel yolu ise seçeceği mesleği iyi araştırmaktan geçer. Seçeceği mesleği iyi araştırmak ve meslekle ilgili tecrübe edinebilmek için üniversite döneminde yapılan stajlar, bu yüzden hayati önem taşıyor.”
(akşam)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Bunları Biliyor musunuz
Gençler meslek seçiminde nelere dikkat ediyor? Üniversite adayları meslek seçerken en çok neye dikkat ediyor? Türkiye’de meslek seçerken dikkat edilen en önemli kriterler şöyle sıralandı…
Öğrenciler meslek seçimi yaparken, öncelikli olarak kazanç durumuna ve iş bulma kolaylığına; daha sonra sırasıyla ilgi-yeteneklerine ve toplumdaki saygınlığına önem veriyor. Örneğin kız öğrenciler, toplumda en saygın mesleğin öğretmenlik olduğunu ifade ederken, erkek öğrenciler ise doktorluk olduğunu söylüyor.
Üniversite öncesinde meslek seçimi konusunda dikkat edilen şeyler; “Ne kadar para kazandırır, popüler bir meslek midir?” şeklindedir. Üniversite sonrasında ise ilgi alanları biraz daha netleşerek; çok para kazanmak yerine, mutlu olmak, gelişmek ve öğrenmeye devam etmek gibi konular ön plana çıkıyor. Zira yapılan araştırmalar yeni mezunlarının kariyer hedeflerinde çok para kazanmak yerine, mutlu olmak, gelişmek, öğrenmeye devam etmek gibi, kıstasların ön plana çıktığını gösteriyor.
Meslek seçimi kişinin bütün hayatını etkiliyor!
Globalcv Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Kirik, bireyin mesleğini seçmesi, aslında ömrünün büyük bir kısmının geçeceği çalışma ortamını ve yaşam biçimini belirlemesi anlamına geldiğini söyledi.
Öğrencinin yatkın olduğu alanın tespit edilememesi veya tespit edilmesine rağmen o alana odaklanamaması, ciddiyetsiz bir hazırlık aşamasıyla birleşince, ortaya yanlış meslek seçimleri sonucu çıkabilir.
Meslek seçiminde bunlara dikkat edin!
Globalcv Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Kirik öğrencilere şu tavsiyelerde bulunuyor: “Birey, meslek seçimi sırasında yetenek, ilgi ve isteklerini göz önünde tuttuğu oranda başarılı ve mutlu olur. Rastlantıların, aile baskısının, çevre şartlarının ve ekonomik imkansızlıkların öğrencilerimizin meslek seçimini etkilemesine izin verilmemeli.“Bir yere kapağı atayım da neresi olursa olsun” düşüncesi, ileride sizi mutsuz ve başarısız bir yaşam içine sürükleyebilir. Bunu önlemenin en güzel yolu ise seçeceği mesleği iyi araştırmaktan geçer. Seçeceği mesleği iyi araştırmak ve meslekle ilgili tecrübe edinebilmek için üniversite döneminde yapılan stajlar, bu yüzden hayati önem taşıyor.”
(akşam)
Son Güncelleme: Pazartesi, 11 Şubat 2013 10:13
Gösterim: 4222
Dünya nüfusu 7 milyara ulaştı. Tarihin büyük bir bölümünde çok yavaş artan nüfus, son 50 yılda iki kattan daha fazla arttı.
İnsanın hikayesinde siz nerede yer alıyorsunuz? 7 milyar kişi arasında hangi sıradasınız? Bu soruların yanıtları için BBC Türkçe sitesindeki linke doğum tarihinizi girmeniz yeterli.
Bu sorunun cevabını öğrenmek için tıklayın
Üst Kategori: ROOT Kategori: Bunları Biliyor musunuz
Dünya nüfusu 7 milyara ulaştı. Tarihin büyük bir bölümünde çok yavaş artan nüfus, son 50 yılda iki kattan daha fazla arttı.
İnsanın hikayesinde siz nerede yer alıyorsunuz? 7 milyar kişi arasında hangi sıradasınız? Bu soruların yanıtları için BBC Türkçe sitesindeki linke doğum tarihinizi girmeniz yeterli.
Bu sorunun cevabını öğrenmek için tıklayın
Son Güncelleme: Çarşamba, 06 Şubat 2013 12:21
Gösterim: 1214
Günümüzde stres ve depresyona karşı en etkili yöntemlerden birisinin ''Kahkaha Terapisi'' olduğu belirtiliyor.
Hindistan'da tıp eğitimi alan Madan Kataria ve terapi hocası eşi Maduri Kataria tarafından 1995 yılında, planlanarak organize edilen ''Kahkaha Terapisi'', adını gülme, gevşeme ve nefes egzersizlerinin birleştirilmesinden alıyor.
Terapi, kahkaha ile nefes tekniklerini birleştiren bir egzersizle kişinin karın kaslarını kullanarak soluması ve diyaframın eğitilerek kahkaha atabilmesi anlamına geliyor.
Yaşam Koçu Ayşegül Soylu Muslu, ''Çocuklar günde ortalama 300 ile 400 kez, büyükler ise en fazla 15 kez gülebiliyorlar. Basit bir kahkahanın vücudumuzda ve beynimizde gerçekleştirdiği etki küçük bir mucize gibi'' diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Bunları Biliyor musunuz
Günümüzde stres ve depresyona karşı en etkili yöntemlerden birisinin ''Kahkaha Terapisi'' olduğu belirtiliyor.
Hindistan'da tıp eğitimi alan Madan Kataria ve terapi hocası eşi Maduri Kataria tarafından 1995 yılında, planlanarak organize edilen ''Kahkaha Terapisi'', adını gülme, gevşeme ve nefes egzersizlerinin birleştirilmesinden alıyor.
Terapi, kahkaha ile nefes tekniklerini birleştiren bir egzersizle kişinin karın kaslarını kullanarak soluması ve diyaframın eğitilerek kahkaha atabilmesi anlamına geliyor.
Yaşam Koçu Ayşegül Soylu Muslu, ''Çocuklar günde ortalama 300 ile 400 kez, büyükler ise en fazla 15 kez gülebiliyorlar. Basit bir kahkahanın vücudumuzda ve beynimizde gerçekleştirdiği etki küçük bir mucize gibi'' diye konuştu.
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Ocak 2013 09:23
Gösterim: 1250
Bazı şeyler hayatımızda öyle yer etmiştir ki aksini düşünemeyiz. İşte bilim insanları doğru bildiğimiz şeylerin aslında hiç de öyle olmadığını ortaya çıkardı
ABD'li bilim insanları, doğru bilinen yanlışların, şehir efsanelerinin, obeziteyle mücadeleyi engellediğini vurguladı. Alabama Üniversitesi'nde görevli bilim insanları doğru bilinen yanlışları sıraladı:
BİLİNEN
Seks zayıflatmaya yardımcı olur. Sevişerek 100-300 kalori yakabilirsiniz.
GERÇEK
Seks ortalama 6 dakika sürüyor. Bu sürede ise sadece 21 kalori yakılıyor.
BİLİNEN
Beslenmenizde yapacağınız küçük değişikliklerle uzun vadede kilo verebilirsiniz.
GERÇEK
Bünye zamanla küçük değişikliklere alışıyor ve uzun vadede kilo verilmiyor.
BİLİNEN
Okulda spor çocuğun kilosunu etkileyen önemli faktörlerden biri.
GERÇEK
Okullardaki spor dersleri çok kısa ve önemli bedensel aktiviteyi içermiyor.
BİLİNEN
Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri atıştırmak.
GERÇEK
Atıştırmanın kilo aldırdığını kanıtlayacak ciddi bir araştırma yok.
BİLİNEN
Fazla kiloları kısa sürede vermek doğru değil.
GERÇEK
Başlangıçta hızlı kilo verenler diğerlerinden daha az kilo geri alıyor.
BİLİNEN
Kahvaltı yapmak obeziteyi engelleyen en önemli unsurlardan biri.
GERÇEK
İki üniversitenin araştırmasına göre kahvaltı yapmanın kiloya etkisi yok.
(kaynak habertük)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Bunları Biliyor musunuz
Bazı şeyler hayatımızda öyle yer etmiştir ki aksini düşünemeyiz. İşte bilim insanları doğru bildiğimiz şeylerin aslında hiç de öyle olmadığını ortaya çıkardı
ABD'li bilim insanları, doğru bilinen yanlışların, şehir efsanelerinin, obeziteyle mücadeleyi engellediğini vurguladı. Alabama Üniversitesi'nde görevli bilim insanları doğru bilinen yanlışları sıraladı:
BİLİNEN
Seks zayıflatmaya yardımcı olur. Sevişerek 100-300 kalori yakabilirsiniz.
GERÇEK
Seks ortalama 6 dakika sürüyor. Bu sürede ise sadece 21 kalori yakılıyor.
BİLİNEN
Beslenmenizde yapacağınız küçük değişikliklerle uzun vadede kilo verebilirsiniz.
GERÇEK
Bünye zamanla küçük değişikliklere alışıyor ve uzun vadede kilo verilmiyor.
BİLİNEN
Okulda spor çocuğun kilosunu etkileyen önemli faktörlerden biri.
GERÇEK
Okullardaki spor dersleri çok kısa ve önemli bedensel aktiviteyi içermiyor.
BİLİNEN
Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri atıştırmak.
GERÇEK
Atıştırmanın kilo aldırdığını kanıtlayacak ciddi bir araştırma yok.
BİLİNEN
Fazla kiloları kısa sürede vermek doğru değil.
GERÇEK
Başlangıçta hızlı kilo verenler diğerlerinden daha az kilo geri alıyor.
BİLİNEN
Kahvaltı yapmak obeziteyi engelleyen en önemli unsurlardan biri.
GERÇEK
İki üniversitenin araştırmasına göre kahvaltı yapmanın kiloya etkisi yok.
(kaynak habertük)
Son Güncelleme: Cuma, 01 Şubat 2013 11:02
Gösterim: 1655
Almanya'da yapılan bir araştırma, Facebook'un hayal kırıklığı, hoşnutsuzluk ve kıskançlık duygularına neden olduğunu ortaya çıkardı.
Almanya'da Darmstadt Teknik Üniversitesi ve Berlin Humbold Üniversitesi uzmanlarının ortaklaşa yaptığı araştırmaya katılan yaklaşık 600 Facebook kullanıcısının üçte biri Facebook'ta geçirdikleri süre boyunca ve sonrasında kendilerini yalnız, yorgun, üzgün ya da memnuniyetsiz hissettiklerini ifade etti.
Uzmanlar yaşanan bu durumda en önemli etkenin kullanıcıların arkadaşlarının sayfalarında gördükleri olumlu haberler olduğu değerlendirmesini yapıyor. Normalde insanların kendilerine benzeyen kişileri kıskandığını ifade eden proje yöneticisi Hanna Krasnova, kullanıcıların Facebook üzerinden diğerleriyle ilgili daha fazla bilgi sahibi olduğunu ve kendilerine benzeyen insanlarla kendilerini kıyasladığını kaydediyor.
Darmstadt Teknik Üniversitesi'nden Thomas Widjaja ise kullanıcıların Facebook'ta sürekli arkadaşlarının olumlu iletilerini gördükçe kendilerini değersiz hissettiklerini belirtiyor. En çok kıskançlık yaratansa tatil fotoğrafları.
Kıskançlık duyan bazı kullanıcıların kendileriyle ilgili olumlu haberler yazma eğilimine girdiğine dikkat çeken Widjaja, bu mesajların da genelde abartılı ya da olumsuz ayrıntıları içermediğini belirtiyor.
Örneğin sınavdan yüksek not almak Facebook üzerinden herkese duyurulurken, düşük not alındığında ise bunun bahsi bile edilmiyor. Sanal toz pempe hayatlar yaratan bu durum da diğer kullanıcıların kıskançlık duygularını depreştiriyor. Uzmanlar bunu bir "kıskançlık döngüsü" olarak değerlendiriyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Bunları Biliyor musunuz
Almanya'da yapılan bir araştırma, Facebook'un hayal kırıklığı, hoşnutsuzluk ve kıskançlık duygularına neden olduğunu ortaya çıkardı.
Almanya'da Darmstadt Teknik Üniversitesi ve Berlin Humbold Üniversitesi uzmanlarının ortaklaşa yaptığı araştırmaya katılan yaklaşık 600 Facebook kullanıcısının üçte biri Facebook'ta geçirdikleri süre boyunca ve sonrasında kendilerini yalnız, yorgun, üzgün ya da memnuniyetsiz hissettiklerini ifade etti.
Uzmanlar yaşanan bu durumda en önemli etkenin kullanıcıların arkadaşlarının sayfalarında gördükleri olumlu haberler olduğu değerlendirmesini yapıyor. Normalde insanların kendilerine benzeyen kişileri kıskandığını ifade eden proje yöneticisi Hanna Krasnova, kullanıcıların Facebook üzerinden diğerleriyle ilgili daha fazla bilgi sahibi olduğunu ve kendilerine benzeyen insanlarla kendilerini kıyasladığını kaydediyor.
Darmstadt Teknik Üniversitesi'nden Thomas Widjaja ise kullanıcıların Facebook'ta sürekli arkadaşlarının olumlu iletilerini gördükçe kendilerini değersiz hissettiklerini belirtiyor. En çok kıskançlık yaratansa tatil fotoğrafları.
Kıskançlık duyan bazı kullanıcıların kendileriyle ilgili olumlu haberler yazma eğilimine girdiğine dikkat çeken Widjaja, bu mesajların da genelde abartılı ya da olumsuz ayrıntıları içermediğini belirtiyor.
Örneğin sınavdan yüksek not almak Facebook üzerinden herkese duyurulurken, düşük not alındığında ise bunun bahsi bile edilmiyor. Sanal toz pempe hayatlar yaratan bu durum da diğer kullanıcıların kıskançlık duygularını depreştiriyor. Uzmanlar bunu bir "kıskançlık döngüsü" olarak değerlendiriyor.
Son Güncelleme: Perşembe, 24 Ocak 2013 09:20
Gösterim: 1227