Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, yeni düzenlemeyle üniversitelerin kurumsal patent sahibi olabileceklerini belirterek, artık TÜBİTAK enstütilerinin gerektiğinde yüksek lisans ve doktora verebileceğini söyleyerek, bu yıldan itibaren Teknopakların'da üniversiteler gibi sıralamaya tabi tutulacağını açıkladı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı"na katıldı. Toplantıda konuşan Ergün, Türkiye'nin içinde bulunduğu  noktada ya patinaj yapacağını ya da sıçrama yaparak yoluna devam edeceğni söyledi. Cumhuriyetin ilk yıllarında ideolojik olarak özel sektörün önünün sanayide açılmadığını belirten Ergün, yeni düzenlemeyle üniversitelerin kurumsal patent sahibi olabileceklerini belirterek, artık TÜBİTAK enstütilerinin gerektiğinde yüksek lisans ve doktora verebileceğini söyleyerek, bu yıldan itibaren Teknopakların'da üniversiteler gibi sıralamaya tabi tutulacağını açıkladı. 

Gebze'de bulunan TÜBİTAK'a bağlı Türkiye Sevk ve İdare Enstitüsü'nde (TÜSSİDE), "2023'E On Kala Ar-Ge ve Yenilikte Doğu Marmara", "Üniversite Sanayi İşbirliği Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıya Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Bilim Sanayi ve Üeknoloji Bakanlığı Müsteşarı Ersan Aslan ve Kocaeli, Bolu, Sakarya, Düzce ve Yalova'dan valiler, belediye başkanları ve üniversite yöneticileri katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Ergün Türkiye'nin içinde bulunduğu  noktada ya patinaj yapacağını ya da sıçrama yaparak yoluna devam edeceğini belirterek şöyle konuştu:

"153 milyar dolarlık ihracat orta düzeydir, 800 milyar dolarlık milli gelir orta düzeydir, fert başına 11 bin dolarlık milli gelir orta gelir düzeyidir. Demokrasimiz, insan haklarımız, hukukumuz, özgürlük alanımazda da çok önemli ilerlemeler kaydedildi ve orta bir düzeyi yakaladık. Şimdi öyle bir noktadayız ki; ya hep beraber patinaj yapacağız bu bize yetecek yerimizde sayacağız veya geleceği ve araziyi doğru kavrayıp yolumuza hızlı bir şekilde devam edeceğiz, sıçrama yapacağız, sıçrama yapmak mecburiyetindeyiz. Patinaj yaparsak orta gelir tuzağına düşeriz. Orta demokrasi, gelir, ihracat, teknoloji düzeyinde geçinir gideriz. O nedenle şimdi daha fazla üretmekten çok, daha nitelikli, daha yüksek katma değerli, ileri teknoloji ürünler üretmemiz lazım."

Bundan sonra yapacakları işin, üretim ve ihracat içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payınının yüzde 5'ler seviyesinden yüzde 20-25'ler seviyesine çıkarmak olacağını ifade eden Ergün, Cumhuriyetin ilk yıllarında özel sektördeki sanayinin önünün ideolojik olarak açılmadığını belirterek şunları söyledi:

"Cumhuriyetin ilk yıllarıda malesef biriz da şartların gereği sermaye birikimimiz, teknoloji düzeyimiz, girişimcimiz yeterli olmadığı için bazı sanayi işlerini devlet üstlenmişti. Biraz burada ideolojik yaklaşım da var, aslında sanayinin önü daha da açılabilirdi. Özel sektörün önü ticarette açıldı, sanayide açılmadı. Özel sektör tüccar olsun, pazarlamacı olsun ama sanayi olmasın denildi. Olmak isteyenler de zihniyet olarak bize yakın değilse adamlar budandı gitti. Uçak yapanlar budanlı, lokomotif yapanlar budandı bir sürü adam budandı gitti. Halbuki bunlar devasa sanayiciler olabilirlerdi ve oluyorlardı da zaten. Bugün çok şükür burlar önemli oranda ortadan kalkmıştır."

Yeni patent düzenlemesi ile üniversitelerin kurumsal olarak patent sahibi olabbileceğini ve buradan geir elde edeceğini söyleyen Ergün, "Yakın zamanda parlementoya sevk edilecek ve orada üniversite-sanayi işbirliği adına önemli düzenlemeler getiriyoruz. Şimdi üniversiteler kurumsal olarak patent sahibi olamıyorlar. Buluşçu hoca patent sahibi olabiliyor ama patent sahibi olmak pahalı ve zaman alan bir süreç. Patinti korumak ise ondan daha büyük bir problem. Patent sahibi oldun da nasıl koruyacaksın? Bunun için arkanda güçlü bir kurum olması lazım. Araştırma eğer üniversite imkanlarıyla yapıldıysa, üniversiteler yeni patent kanununa göre kurumsal olarak patent sahibi olabilecekler ve bunlar lisanslandığında üniversiteler araştırma-geliştirme için patentlerden gelir elde edebilecek ama üniversiteler bu gelirin en az yüzde 30'unu buluşçu araştırmacılara vermek zorunda" diye konuştu. Ergün ayrıca, üniversitelerle ilgili bir yasal düzenleme olduğunu belirterek, "İnşallah ihtisas üniversitelerinin oluşturulmasından tutun da öğretim üyelerinin özlük haklarına varana önemli düzenlemeler olacaktır, olmalıdır" dedi.

Üniversite-sanayi işbirliğinin en önemli platformlarından birisi teknoparklar olduğuna dikkat ceken Ergün, artık TÜBİTAK ensitülerini yüksek lisans ve doktora verebileceğini söyledi. Öte yandan artık teknoparkların da üniversiteler gibi sıralamaya tabi tutulacağını ifade eden Ergün, "Nasıl şimdi üniversitelerimizi girişimcilik ve yenilikçilik endeksiyle bir sıralamaya tabi tuttuysak, bu yıldan itibaren bu sıralama değişecektir çünkü yarış başladı. Herkez girişimciliğe ve yenilikçiliğe önem verecektir. Teknopakları da bu açıdan bir sıralamaya tabi tutacağız. Tübitak enstütileri gerektiğinde yüksek lisans ve doktora verebilecekler" diye konuştu.

Ergün son olarak, Marmaray projesinin Adapazarı'na kadar entegre olacağını ifade eder şöyle dedi:

"Bununla ilgili çalışmaları da Ulaştırma Bakanlığımızla yürütüyoruz. Hem Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin hem de Tübitak kampüsünün içerisinde Marmaray'ın istasyonları da olacak. İstanbul'dan da gemek isteyenler aynı zamanda metro sistemi ile Kocaeli'ya, Adapazarı'na kadar ulaşma imkanına sahip olmuş olacaklar."

> Artık üniversiteler de patent alabilecek

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, yeni düzenlemeyle üniversitelerin kurumsal patent sahibi olabileceklerini belirterek, artık TÜBİTAK enstütilerinin gerektiğinde yüksek lisans ve doktora verebileceğini söyleyerek, bu yıldan itibaren Teknopakların'da üniversiteler gibi sıralamaya tabi tutulacağını açıkladı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı"na katıldı. Toplantıda konuşan Ergün, Türkiye'nin içinde bulunduğu  noktada ya patinaj yapacağını ya da sıçrama yaparak yoluna devam edeceğni söyledi. Cumhuriyetin ilk yıllarında ideolojik olarak özel sektörün önünün sanayide açılmadığını belirten Ergün, yeni düzenlemeyle üniversitelerin kurumsal patent sahibi olabileceklerini belirterek, artık TÜBİTAK enstütilerinin gerektiğinde yüksek lisans ve doktora verebileceğini söyleyerek, bu yıldan itibaren Teknopakların'da üniversiteler gibi sıralamaya tabi tutulacağını açıkladı. 

Gebze'de bulunan TÜBİTAK'a bağlı Türkiye Sevk ve İdare Enstitüsü'nde (TÜSSİDE), "2023'E On Kala Ar-Ge ve Yenilikte Doğu Marmara", "Üniversite Sanayi İşbirliği Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıya Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Bilim Sanayi ve Üeknoloji Bakanlığı Müsteşarı Ersan Aslan ve Kocaeli, Bolu, Sakarya, Düzce ve Yalova'dan valiler, belediye başkanları ve üniversite yöneticileri katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Ergün Türkiye'nin içinde bulunduğu  noktada ya patinaj yapacağını ya da sıçrama yaparak yoluna devam edeceğini belirterek şöyle konuştu:

"153 milyar dolarlık ihracat orta düzeydir, 800 milyar dolarlık milli gelir orta düzeydir, fert başına 11 bin dolarlık milli gelir orta gelir düzeyidir. Demokrasimiz, insan haklarımız, hukukumuz, özgürlük alanımazda da çok önemli ilerlemeler kaydedildi ve orta bir düzeyi yakaladık. Şimdi öyle bir noktadayız ki; ya hep beraber patinaj yapacağız bu bize yetecek yerimizde sayacağız veya geleceği ve araziyi doğru kavrayıp yolumuza hızlı bir şekilde devam edeceğiz, sıçrama yapacağız, sıçrama yapmak mecburiyetindeyiz. Patinaj yaparsak orta gelir tuzağına düşeriz. Orta demokrasi, gelir, ihracat, teknoloji düzeyinde geçinir gideriz. O nedenle şimdi daha fazla üretmekten çok, daha nitelikli, daha yüksek katma değerli, ileri teknoloji ürünler üretmemiz lazım."

Bundan sonra yapacakları işin, üretim ve ihracat içindeki yüksek teknolojili ürünlerin payınının yüzde 5'ler seviyesinden yüzde 20-25'ler seviyesine çıkarmak olacağını ifade eden Ergün, Cumhuriyetin ilk yıllarında özel sektördeki sanayinin önünün ideolojik olarak açılmadığını belirterek şunları söyledi:

"Cumhuriyetin ilk yıllarıda malesef biriz da şartların gereği sermaye birikimimiz, teknoloji düzeyimiz, girişimcimiz yeterli olmadığı için bazı sanayi işlerini devlet üstlenmişti. Biraz burada ideolojik yaklaşım da var, aslında sanayinin önü daha da açılabilirdi. Özel sektörün önü ticarette açıldı, sanayide açılmadı. Özel sektör tüccar olsun, pazarlamacı olsun ama sanayi olmasın denildi. Olmak isteyenler de zihniyet olarak bize yakın değilse adamlar budandı gitti. Uçak yapanlar budanlı, lokomotif yapanlar budandı bir sürü adam budandı gitti. Halbuki bunlar devasa sanayiciler olabilirlerdi ve oluyorlardı da zaten. Bugün çok şükür burlar önemli oranda ortadan kalkmıştır."

Yeni patent düzenlemesi ile üniversitelerin kurumsal olarak patent sahibi olabbileceğini ve buradan geir elde edeceğini söyleyen Ergün, "Yakın zamanda parlementoya sevk edilecek ve orada üniversite-sanayi işbirliği adına önemli düzenlemeler getiriyoruz. Şimdi üniversiteler kurumsal olarak patent sahibi olamıyorlar. Buluşçu hoca patent sahibi olabiliyor ama patent sahibi olmak pahalı ve zaman alan bir süreç. Patinti korumak ise ondan daha büyük bir problem. Patent sahibi oldun da nasıl koruyacaksın? Bunun için arkanda güçlü bir kurum olması lazım. Araştırma eğer üniversite imkanlarıyla yapıldıysa, üniversiteler yeni patent kanununa göre kurumsal olarak patent sahibi olabilecekler ve bunlar lisanslandığında üniversiteler araştırma-geliştirme için patentlerden gelir elde edebilecek ama üniversiteler bu gelirin en az yüzde 30'unu buluşçu araştırmacılara vermek zorunda" diye konuştu. Ergün ayrıca, üniversitelerle ilgili bir yasal düzenleme olduğunu belirterek, "İnşallah ihtisas üniversitelerinin oluşturulmasından tutun da öğretim üyelerinin özlük haklarına varana önemli düzenlemeler olacaktır, olmalıdır" dedi.

Üniversite-sanayi işbirliğinin en önemli platformlarından birisi teknoparklar olduğuna dikkat ceken Ergün, artık TÜBİTAK ensitülerini yüksek lisans ve doktora verebileceğini söyledi. Öte yandan artık teknoparkların da üniversiteler gibi sıralamaya tabi tutulacağını ifade eden Ergün, "Nasıl şimdi üniversitelerimizi girişimcilik ve yenilikçilik endeksiyle bir sıralamaya tabi tuttuysak, bu yıldan itibaren bu sıralama değişecektir çünkü yarış başladı. Herkez girişimciliğe ve yenilikçiliğe önem verecektir. Teknopakları da bu açıdan bir sıralamaya tabi tutacağız. Tübitak enstütileri gerektiğinde yüksek lisans ve doktora verebilecekler" diye konuştu.

Ergün son olarak, Marmaray projesinin Adapazarı'na kadar entegre olacağını ifade eder şöyle dedi:

"Bununla ilgili çalışmaları da Ulaştırma Bakanlığımızla yürütüyoruz. Hem Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin hem de Tübitak kampüsünün içerisinde Marmaray'ın istasyonları da olacak. İstanbul'dan da gemek isteyenler aynı zamanda metro sistemi ile Kocaeli'ya, Adapazarı'na kadar ulaşma imkanına sahip olmuş olacaklar."

Son Güncelleme: Pazartesi, 04 Şubat 2013 09:02

Gösterim: 1365

Sömestr Fest'13 etkinlikleri kapsamında konser veren Yeni Yüzyıl Üniversitesi öğrencileri, Balıkesirlileri coşturdu.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Müzik Kulübü 'Sömestr Fest'13' etkinlikleri kapsamında Balıkesir'de konser verdi. Yaklaşık 2 bin kişinin dinlediği konserde solistler Alper Gülay ve Ezgi Arıkan performansları ile göz doldurdu.

Pop ve Rock şarkılar seslendiren müzik topluluğunun şarkılarına alanı dolduran öğrenciler hep birlikte eşlik etti.

Bir saat sahnede kalan Yeni Yüzyıl Müzik Kulübü'nün seslendirdiği şarkılar büyük beğeni toplarken, konserin sonunda konser alanında görevli Yeni Yüzyıl öğrencileri de sahneye gelmesi ile büyük coşku yaşandı

> Sömestr Fest'13 öğrencileri coşturdu

Sömestr Fest'13 etkinlikleri kapsamında konser veren Yeni Yüzyıl Üniversitesi öğrencileri, Balıkesirlileri coşturdu.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Müzik Kulübü 'Sömestr Fest'13' etkinlikleri kapsamında Balıkesir'de konser verdi. Yaklaşık 2 bin kişinin dinlediği konserde solistler Alper Gülay ve Ezgi Arıkan performansları ile göz doldurdu.

Pop ve Rock şarkılar seslendiren müzik topluluğunun şarkılarına alanı dolduran öğrenciler hep birlikte eşlik etti.

Bir saat sahnede kalan Yeni Yüzyıl Müzik Kulübü'nün seslendirdiği şarkılar büyük beğeni toplarken, konserin sonunda konser alanında görevli Yeni Yüzyıl öğrencileri de sahneye gelmesi ile büyük coşku yaşandı

Son Güncelleme: Pazartesi, 04 Şubat 2013 09:45

Gösterim: 2434

Cumhurbaşkanı Gül'ün Apple Başkan Yardımcısı Couch'u kabulünde, Apple ürünlerinin F klavyelerindeki harf dizilimi konuşuldu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Apple Başkan Yardımcısı John Couch'u kabulünde, Apple ürünlerinin F klavyelerindeki harf dizilimi, bazı uygulamaların Türkçe olmaması ve Türkiye'nin ana dağıtım ağında yer almaması gibi sıkıntılar da konuşuldu.

Görüşmeye katılan Köşk yetkilileri, Apple'dan gelen heyete, F klavyelerde harf dizilimiyle ilgili problem olduğunu, bazı uygulamaların Türkçe olmadığını ve Türkiye'nin Apple ana dağıtım ağında yer almadığını ifade ettiler.

Cumhurbaşkanı Gül de bu sözler üzerine, hafta başında sosyal medya temsilcileriyle bir araya geldiği yemekte,Apple heyetiyle görüşeceğinin gündeme gelmesi üzerine F klavyeyle ilgili sorundan bahsedildiğini belirterek, ''Ben de size ileteceğimi söyledim'' dedi.

Apple heyetinde yer alan yetkililerden birinin ''Türkçe klavye dahil sorunların farkındayız. Düzeltilmesi için çalışmalara başladık'' açıklaması üzerine,Apple Başkan Yardımcısı Couch da ''Tim Cook'a bununla ilgili bir elektronik posta attım'' diye konuştu.

> Cumhurbaşkanı’ndan Apple’a ‘F klavye’ talebi

Cumhurbaşkanı Gül'ün Apple Başkan Yardımcısı Couch'u kabulünde, Apple ürünlerinin F klavyelerindeki harf dizilimi konuşuldu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Apple Başkan Yardımcısı John Couch'u kabulünde, Apple ürünlerinin F klavyelerindeki harf dizilimi, bazı uygulamaların Türkçe olmaması ve Türkiye'nin ana dağıtım ağında yer almaması gibi sıkıntılar da konuşuldu.

Görüşmeye katılan Köşk yetkilileri, Apple'dan gelen heyete, F klavyelerde harf dizilimiyle ilgili problem olduğunu, bazı uygulamaların Türkçe olmadığını ve Türkiye'nin Apple ana dağıtım ağında yer almadığını ifade ettiler.

Cumhurbaşkanı Gül de bu sözler üzerine, hafta başında sosyal medya temsilcileriyle bir araya geldiği yemekte,Apple heyetiyle görüşeceğinin gündeme gelmesi üzerine F klavyeyle ilgili sorundan bahsedildiğini belirterek, ''Ben de size ileteceğimi söyledim'' dedi.

Apple heyetinde yer alan yetkililerden birinin ''Türkçe klavye dahil sorunların farkındayız. Düzeltilmesi için çalışmalara başladık'' açıklaması üzerine,Apple Başkan Yardımcısı Couch da ''Tim Cook'a bununla ilgili bir elektronik posta attım'' diye konuştu.

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Şubat 2013 10:37

Gösterim: 1619

Hükümet dershanelerin kapatılmasını yeniden gündemine aldı ve dershanelerle ilgili yeni yapılacak düzenlemeler için 7 kişilik bir komisyon kuruldu

AK Parti, dersanelerin kapatılmasına yönelik yol haritasını belirlemek üzere 7 kişilik bir komisyon kurdu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dersanelerin kapatılması' talimatının nasıl uygulanacağına, AK Parti bünyesinde oluşturulan komisyon çalışmasından sonra karar verilecek.

Akşam Gazetesi’nin haberine göre, Başbakan Erdoğan'ın özel talimatıyla MYK üyeleri içinden oluşturulan 7 kişilik komisyon, Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Mehmet Ali Şahin başkanlığında kuruldu. Komisyonda AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu, Hüseyin Çelik, Salih Kapusuz, Nükhet Hotar ve Gençlik Kolları Başkanı Zafer Çubukçu'nun da yer aldığı bildirildi.

RAPOR HAZIRLAYACAKLAR

Komisyon ile yeni Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı'nın da önümüzdeki günlerde bir araya gelmesi bekleniyor. Komisyon çalışması sonrası dersane sorununun nasıl aşılacağı ve dersanelerin kapatılmasına yönelik takvim netleştirilecek. Komisyonun şubat ayında hazırlayacağı rapor AK Parti MYK'da değerlendirilerek, gerekli düzenlemeler MYK kararına göre hayata geçirilecek. Yeni planlamayla öğrencilerin dersane bağımlılığından kurtarılması hedefleniyor.

> Dershanelerin kapatılması için komisyon kuruldu

Hükümet dershanelerin kapatılmasını yeniden gündemine aldı ve dershanelerle ilgili yeni yapılacak düzenlemeler için 7 kişilik bir komisyon kuruldu

AK Parti, dersanelerin kapatılmasına yönelik yol haritasını belirlemek üzere 7 kişilik bir komisyon kurdu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dersanelerin kapatılması' talimatının nasıl uygulanacağına, AK Parti bünyesinde oluşturulan komisyon çalışmasından sonra karar verilecek.

Akşam Gazetesi’nin haberine göre, Başbakan Erdoğan'ın özel talimatıyla MYK üyeleri içinden oluşturulan 7 kişilik komisyon, Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Mehmet Ali Şahin başkanlığında kuruldu. Komisyonda AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu, Hüseyin Çelik, Salih Kapusuz, Nükhet Hotar ve Gençlik Kolları Başkanı Zafer Çubukçu'nun da yer aldığı bildirildi.

RAPOR HAZIRLAYACAKLAR

Komisyon ile yeni Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı'nın da önümüzdeki günlerde bir araya gelmesi bekleniyor. Komisyon çalışması sonrası dersane sorununun nasıl aşılacağı ve dersanelerin kapatılmasına yönelik takvim netleştirilecek. Komisyonun şubat ayında hazırlayacağı rapor AK Parti MYK'da değerlendirilerek, gerekli düzenlemeler MYK kararına göre hayata geçirilecek. Yeni planlamayla öğrencilerin dersane bağımlılığından kurtarılması hedefleniyor.

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Şubat 2013 10:43

Gösterim: 3671

İzmir’de öğrencilerin yemeğin porsiyonunu küçülttüğü gerekçesiyle şikâyetçi oldukları Ege Üniversitesi yemekhanesini işleten firmanın ‘çalışma ruhsatı’nın bulunmadığı belirlendi

İzmir’de öğrencilerin yemek fiyatlarının artırılması ve porsiyonların azaltılması nedeniyle aylardır şikayet edip, eylem yaptıkları Ege Üniversitesi Kampüsü içindeki Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait karma öğrenci yurdunun yemekhanesi ruhsatsız çıktı. Kendilerini Rektörlük binasına zincirlemelerine rağmen sorunu çözülmeyen öğrencilerin şikayeti üzerine harekete geçen Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, yemekhanenin ‘işyeri açma ve çalışma ruhsatı’ olmadığını tespit etti. Ruhsat alınmazsa Bornova Belediyesi, yemekhaneyi mühürleyecek.

İzmir’in Bornova İlçesi’nde bulunan Ege Üniversitesi Kampüsü içindeki KYK yurdundaki 13 blokta yaklaşık 5 bin öğrenci kalıyor. Bloklardan biri KYK yemekhanesi olarak hizmet veriyor. Ancak yemekhane ‘Armera Gıda, Taşımacılık, İnşaat, Temizlik, Tekstil, Danışmanlık Petrol ve Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ tarafından işletiliyor. Öğrenciler yemek fiyatlarının yüzde 50 oranında artırılmasına rağmen porsiyonların azaltıldığı gerekçesiyle aylardır “Müşteri değil, öğrenciyiz” sloganıyla eylem yapıyor. Kendilerini Rektörlük binasına zincirlemelerine rağmen sorunları çözülmeyen öğrenciler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne şikayet dilekçesi yazdı. Yetkililer, incelemede yemekhanenin ‘işyeri açma ve çalışma ruhsatı’ olmadığını tespit etti. Bu ihbar üzerine Bornova Belediyesi Zabıta Müdürlüğü harekete geçti ve ruhsatsız olan yemekhane için tutanak tuttu. Ruhsat alınmazsa yemekhanenin mühürleneceği belirtildi

‘Ruhsat istenmiyordu’

Kredi ve Yurtlar Kurumu İzmir Bölge Müdürü olan Kemalpaşa eski Belediye Başkanı AK Parti’li Yakup Karaca, belediyenin bugüne kadar yemekhaneden ruhsat istemediğini öne sürerek, “Burası ilköğretim ve liselerin kantinleri gibi ruhsatsız işletiliyordu. Sonra gelip ruhsat istediler biz de ‘isteyemezsiniz’ demedik. Ruhsat için başvuracağız. Böylece yemekhane daha iyi denetlenmiş olur” dedi. Karaca, yemek fiyatlarının zamlanması konusunda ise “Başbakan burs ve kredilere zam yaptı. Artık öğrencilerin maddi sıkıntısı olmaz, doyarlar” dedi.

‘Yurt binaları da kaçak’

Bornova Belediyesi, KYK’ya ait olan 1966 yılında yapılmış yurt bloklarının da kaçak olduğunu tespit etti. Karaca, yurt binalarının kaçak olmasıyla ilgili olarak “Üniversiteler eğitim yuvaları. Burası özel imar alanı ve yetki üniversitede” dedi.

Bornova Belediyesi ise ilçe sınırları içindeki tüm ilköğretim ve lise kantinlerinin imara uygun olanlarını ruhsatlandırdıklarını, KYK yemekhanesi ve bazı yurt binalarının Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün ihbarı üzerine kaçak ve ruhsatsız olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Ruhsatsız olduğu tespit edilen yurt binalarının durumunun Encümen’de inceleneceği bildirilirken, ruhsat almaları için kurumların uyarıldığı ve gerekli sürenin verildiği ifade edildi.

> Yurt yemekhanesi ruhsatsız çıktı!

İzmir’de öğrencilerin yemeğin porsiyonunu küçülttüğü gerekçesiyle şikâyetçi oldukları Ege Üniversitesi yemekhanesini işleten firmanın ‘çalışma ruhsatı’nın bulunmadığı belirlendi

İzmir’de öğrencilerin yemek fiyatlarının artırılması ve porsiyonların azaltılması nedeniyle aylardır şikayet edip, eylem yaptıkları Ege Üniversitesi Kampüsü içindeki Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait karma öğrenci yurdunun yemekhanesi ruhsatsız çıktı. Kendilerini Rektörlük binasına zincirlemelerine rağmen sorunu çözülmeyen öğrencilerin şikayeti üzerine harekete geçen Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, yemekhanenin ‘işyeri açma ve çalışma ruhsatı’ olmadığını tespit etti. Ruhsat alınmazsa Bornova Belediyesi, yemekhaneyi mühürleyecek.

İzmir’in Bornova İlçesi’nde bulunan Ege Üniversitesi Kampüsü içindeki KYK yurdundaki 13 blokta yaklaşık 5 bin öğrenci kalıyor. Bloklardan biri KYK yemekhanesi olarak hizmet veriyor. Ancak yemekhane ‘Armera Gıda, Taşımacılık, İnşaat, Temizlik, Tekstil, Danışmanlık Petrol ve Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ tarafından işletiliyor. Öğrenciler yemek fiyatlarının yüzde 50 oranında artırılmasına rağmen porsiyonların azaltıldığı gerekçesiyle aylardır “Müşteri değil, öğrenciyiz” sloganıyla eylem yapıyor. Kendilerini Rektörlük binasına zincirlemelerine rağmen sorunları çözülmeyen öğrenciler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne şikayet dilekçesi yazdı. Yetkililer, incelemede yemekhanenin ‘işyeri açma ve çalışma ruhsatı’ olmadığını tespit etti. Bu ihbar üzerine Bornova Belediyesi Zabıta Müdürlüğü harekete geçti ve ruhsatsız olan yemekhane için tutanak tuttu. Ruhsat alınmazsa yemekhanenin mühürleneceği belirtildi

‘Ruhsat istenmiyordu’

Kredi ve Yurtlar Kurumu İzmir Bölge Müdürü olan Kemalpaşa eski Belediye Başkanı AK Parti’li Yakup Karaca, belediyenin bugüne kadar yemekhaneden ruhsat istemediğini öne sürerek, “Burası ilköğretim ve liselerin kantinleri gibi ruhsatsız işletiliyordu. Sonra gelip ruhsat istediler biz de ‘isteyemezsiniz’ demedik. Ruhsat için başvuracağız. Böylece yemekhane daha iyi denetlenmiş olur” dedi. Karaca, yemek fiyatlarının zamlanması konusunda ise “Başbakan burs ve kredilere zam yaptı. Artık öğrencilerin maddi sıkıntısı olmaz, doyarlar” dedi.

‘Yurt binaları da kaçak’

Bornova Belediyesi, KYK’ya ait olan 1966 yılında yapılmış yurt bloklarının da kaçak olduğunu tespit etti. Karaca, yurt binalarının kaçak olmasıyla ilgili olarak “Üniversiteler eğitim yuvaları. Burası özel imar alanı ve yetki üniversitede” dedi.

Bornova Belediyesi ise ilçe sınırları içindeki tüm ilköğretim ve lise kantinlerinin imara uygun olanlarını ruhsatlandırdıklarını, KYK yemekhanesi ve bazı yurt binalarının Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün ihbarı üzerine kaçak ve ruhsatsız olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Ruhsatsız olduğu tespit edilen yurt binalarının durumunun Encümen’de inceleneceği bildirilirken, ruhsat almaları için kurumların uyarıldığı ve gerekli sürenin verildiği ifade edildi.

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Şubat 2013 10:55

Gösterim: 2882


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.