Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
2019-2020 eğitim öğretim dönemini Kalite Yılı olarak ilan ettiklerini belirten Vatan Okulları Genel Müdür Yardımcısı ve Okullar Koordinatörü Yüksel Kutoğlu, kaliteli bir okul için 6 kriter belirlediklerini söyledi.
Vatan Okulları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
Vatan Okulları 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılını kalite yılı olarak deklare etmiştir. Kaliteli bir okulun kriterlerini 6 önemli cümle ile tanımladık.
• Performans
• Çeşitlilikle başa çıkmak
• Öğretim kalitesi
• Sorumluluk
• Okul iklimi, okul hayatı ve okul dışı ortaklar
• Öğrenen kurum olarak okul
Her bir kriter okulun tüm hiyerarşik yapısı içinde anlaşılmaya ve uygulamaya yansıyacak. Okullarımızın gelişimi, ortak bir okul vizyonuyla desteklenip, çözüm odaklı bir yaklaşım izliyorsa umut vericidir. Okul gelişimi tüm okulu etkileyen sürekli bir süreçtir: yeni gereksinimler değişiklikleri gerekli kılar, örneğin dersleri birlikte planlamak veya okulda işbirliğini kolaylaştırmak için süreçler geliştirilir.
Okul liderlerinin rolü ve sorumlulukları çarpıcı biçimde değişti. Sadece pedagojik uzmanlık değil, aynı zamanda liderlik becerilerini de gerekli kılar.
Çeşitlilik zamanımızın en büyük temasıdır. Hem okullarda hem de toplumda. Bunun temelinde, kökenleri, eksiklikleri veya üstün yetenekleri ne olursa olsun, tüm insanlara aynı hak ve fırsatları sağlayan bir insanlık figürü var.
İşbirliğinde, farklı insan grupları okullarda bir araya gelir; okul yönetimi, eğitim personeli, öğrenciler, ebeveynler ve ayrıca eğitim dışı personel. Her paydaşın işini yapabilmesi için, hem gruplar arasında hem de bireysel işbirliğinin doğru olması gerekir.
Okul hayatında, öğretmenler, çocuklar ve gençlerin her hafta zamanlarının önemli bir bölümünü okulda harcıyorlar. Bu nedenle, herkesin okula gitmeyi sevdiği ve huzurlu hissettiği bir ortam çok önemlidir.
ÖĞRENME OKUL DIŞI ZAMANDA DA SÜRECEK
2019-2020 eğitim öğretim yılında Vatan Okulları’nın ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
Öğrenme ortamlarımızın öğrencilerimizin dikkatini ve ilgisini çekebilecek tarzda hazırlanmasına gayret edeceğiz. Öğretim Teknolojilerinden günün her diliminde faydalanıyor olacaklar. Öğrenmenin okul dışı zaman içinde de süreceği online uygulamalar, tekrarlar, proje aşamaları ve değerlendirme süreçleri devreye girecektir. Öğretmenlerimiz bu süreçlerin rehberi ve motive edici temel unsularıdır. Ayrıca öğretmenlerimiz de bu çalışmalardan edineceği sertifikalar da olacaktır. Kendi kariyer yaşamlarına modern donanımlar ekleyeceklerdir.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?
Kültür- Sanat merkezimizin yıl içinde belli dönemlerde proje çalışmalarına başlayacaktır. Yetenekli ve ilgili öğrencilerimiz profesyonel sanatçı ve alan öğretmenlerimiz eşliğinde hazırlanarak, canlı sahne performanslarını yılsonu gösterisi şeklinde velilerimiz ve misafirlerimize sunacaklarıdır.
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?
Özel Vatan Ortaokulumuz 2019 - 2020 yılları arasında yine Erasmus+ projesine katılmaya hak kazanmış olup, Avrupa Ülkesi Okulları ile INTERCULTURAL AWARENESS BY PHOTOGRAPHY adlı projemizi yürütecekler.
Sınavlara yönelik hazırlıklarınız ve uygulamalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Sınav çalışmalarımız; öğrencilerimiz ortaokul yıllarından itibaren lise son düzeyine kadar sürdürülmektedir. Akademik takvimimizde belirlenen günlerde geniş katılımlı konu değerlendirme, ünite değerlendirme ve genel sınavlar yöntemi ile hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin sınav sonuç analizlerine göre eksik kalan alanlarla ilgili eksik tamamlama çalışmalrı yapılmaktadır. Öğretim kriterlerimizde yer alan güçlü bir yabancı dil edinimi ilkesinde yine öğrencilerimiz Uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil seviye program ve sınavlarına da katılmaktadırlar.
Bu dönemde yeni açılan okullarınız olacak mı? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kalite Yılı olarak deklare ettiğimiz dönemde öncelikli olarak mevcut kurumlarımızın ulusal ve uluslararası akredite sertifikasyonu işlemleri önceliğimiz olacaktır. Büyümeyi hedefleyen Vatan Okulları girişimci bulduğu bölgelere eğitim yatırımı yapmaya devam edecektir.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Velilerin, yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başında öğrencilerinin nerede mutlu olacağını önemsemesi gerekmektedir. Onlara kulak versinler. Biz okullarımızı birer yaşam alanı olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin dört duvar arasında kısıtlanmalarını değil, doğa ve çevreyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.
OECD ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULCULUK YÜZDE 18
Özel okul sektörü yeni döneme nasıl giriyor? Sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir? Bu çerçevede MEB’den beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Özel Okulculuk sorunlarına daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. OECD teşkilatı demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 36 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir örgüttür ve Ülkemiz OECD’nin kurucu üyelerindedir. Özel okulcuğun OECD ortalaması %18’dir. Finlandiya tezine karşı oluşturulan antitezin bilimsel geçerliliği yoktur. Kendi sıkletimizdeki gelişmekte olan ülkeler de (Meksika, Arjantin Brezilya, Endonezya, Kore, vb.) dahil oran ülkemizin 2 katından fazladır. Bu ülkelerdeki orana direkt ekonomi- eğitim politikaları ile ulaşılmıştır. Türkiye’de 13 bin civarında özel okul bulunurken %8,2 oranında öğrenci öğrenim görmektedir. Sektöre dair sorunların dünya standartları ve reel politikalarla çözülebileceği gerçektir. Sektörün tüm paydaşlarının katılımı; okul örgütleri, dernekler, yerel ve merkezi idare temsilcileri, işgücü planlamaları, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel modellemeler, çağ nüfusu istatistikleri, resmi erk ve otorite temsilcileri ile politikalar belirlenmeleridir.
“Vatan Okulları Yönetim Merkezinde; Teknoloji ve İnovasyon, Kültür – Sanat, Rehberlik ve Kariyer, Program Geliştirme ve Marka Yönetimi uzmanları istihdam edilmektedir. Uzmanlarımız sürekli Eğitim Dünyasından, Uluslararası Platform ve Fuar etkinliklerinden edindikleri denenmiş yöntem ve ürünleri Öğretim Programlarımızın zenginleştirilmesi için çaba harcamaktadırlar.”
Vatan Okulları’nın yeni dönemi KALİTE YILI ilan etti
2019-2020 eğitim öğretim dönemini Kalite Yılı olarak ilan ettiklerini belirten Vatan Okulları Genel Müdür Yardımcısı ve Okullar Koordinatörü Yüksel Kutoğlu, kaliteli bir okul için 6 kriter belirlediklerini söyledi.
Vatan Okulları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
Vatan Okulları 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılını kalite yılı olarak deklare etmiştir. Kaliteli bir okulun kriterlerini 6 önemli cümle ile tanımladık.
• Performans
• Çeşitlilikle başa çıkmak
• Öğretim kalitesi
• Sorumluluk
• Okul iklimi, okul hayatı ve okul dışı ortaklar
• Öğrenen kurum olarak okul
Her bir kriter okulun tüm hiyerarşik yapısı içinde anlaşılmaya ve uygulamaya yansıyacak. Okullarımızın gelişimi, ortak bir okul vizyonuyla desteklenip, çözüm odaklı bir yaklaşım izliyorsa umut vericidir. Okul gelişimi tüm okulu etkileyen sürekli bir süreçtir: yeni gereksinimler değişiklikleri gerekli kılar, örneğin dersleri birlikte planlamak veya okulda işbirliğini kolaylaştırmak için süreçler geliştirilir.
Okul liderlerinin rolü ve sorumlulukları çarpıcı biçimde değişti. Sadece pedagojik uzmanlık değil, aynı zamanda liderlik becerilerini de gerekli kılar.
Çeşitlilik zamanımızın en büyük temasıdır. Hem okullarda hem de toplumda. Bunun temelinde, kökenleri, eksiklikleri veya üstün yetenekleri ne olursa olsun, tüm insanlara aynı hak ve fırsatları sağlayan bir insanlık figürü var.
İşbirliğinde, farklı insan grupları okullarda bir araya gelir; okul yönetimi, eğitim personeli, öğrenciler, ebeveynler ve ayrıca eğitim dışı personel. Her paydaşın işini yapabilmesi için, hem gruplar arasında hem de bireysel işbirliğinin doğru olması gerekir.
Okul hayatında, öğretmenler, çocuklar ve gençlerin her hafta zamanlarının önemli bir bölümünü okulda harcıyorlar. Bu nedenle, herkesin okula gitmeyi sevdiği ve huzurlu hissettiği bir ortam çok önemlidir.
ÖĞRENME OKUL DIŞI ZAMANDA DA SÜRECEK
2019-2020 eğitim öğretim yılında Vatan Okulları’nın ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
Öğrenme ortamlarımızın öğrencilerimizin dikkatini ve ilgisini çekebilecek tarzda hazırlanmasına gayret edeceğiz. Öğretim Teknolojilerinden günün her diliminde faydalanıyor olacaklar. Öğrenmenin okul dışı zaman içinde de süreceği online uygulamalar, tekrarlar, proje aşamaları ve değerlendirme süreçleri devreye girecektir. Öğretmenlerimiz bu süreçlerin rehberi ve motive edici temel unsularıdır. Ayrıca öğretmenlerimiz de bu çalışmalardan edineceği sertifikalar da olacaktır. Kendi kariyer yaşamlarına modern donanımlar ekleyeceklerdir.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?
Kültür- Sanat merkezimizin yıl içinde belli dönemlerde proje çalışmalarına başlayacaktır. Yetenekli ve ilgili öğrencilerimiz profesyonel sanatçı ve alan öğretmenlerimiz eşliğinde hazırlanarak, canlı sahne performanslarını yılsonu gösterisi şeklinde velilerimiz ve misafirlerimize sunacaklarıdır.
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?
Özel Vatan Ortaokulumuz 2019 - 2020 yılları arasında yine Erasmus+ projesine katılmaya hak kazanmış olup, Avrupa Ülkesi Okulları ile INTERCULTURAL AWARENESS BY PHOTOGRAPHY adlı projemizi yürütecekler.
Sınavlara yönelik hazırlıklarınız ve uygulamalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Sınav çalışmalarımız; öğrencilerimiz ortaokul yıllarından itibaren lise son düzeyine kadar sürdürülmektedir. Akademik takvimimizde belirlenen günlerde geniş katılımlı konu değerlendirme, ünite değerlendirme ve genel sınavlar yöntemi ile hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin sınav sonuç analizlerine göre eksik kalan alanlarla ilgili eksik tamamlama çalışmalrı yapılmaktadır. Öğretim kriterlerimizde yer alan güçlü bir yabancı dil edinimi ilkesinde yine öğrencilerimiz Uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil seviye program ve sınavlarına da katılmaktadırlar.
Bu dönemde yeni açılan okullarınız olacak mı? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kalite Yılı olarak deklare ettiğimiz dönemde öncelikli olarak mevcut kurumlarımızın ulusal ve uluslararası akredite sertifikasyonu işlemleri önceliğimiz olacaktır. Büyümeyi hedefleyen Vatan Okulları girişimci bulduğu bölgelere eğitim yatırımı yapmaya devam edecektir.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Velilerin, yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başında öğrencilerinin nerede mutlu olacağını önemsemesi gerekmektedir. Onlara kulak versinler. Biz okullarımızı birer yaşam alanı olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin dört duvar arasında kısıtlanmalarını değil, doğa ve çevreyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.
OECD ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULCULUK YÜZDE 18
Özel okul sektörü yeni döneme nasıl giriyor? Sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir? Bu çerçevede MEB’den beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Özel Okulculuk sorunlarına daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. OECD teşkilatı demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 36 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir örgüttür ve Ülkemiz OECD’nin kurucu üyelerindedir. Özel okulcuğun OECD ortalaması %18’dir. Finlandiya tezine karşı oluşturulan antitezin bilimsel geçerliliği yoktur. Kendi sıkletimizdeki gelişmekte olan ülkeler de (Meksika, Arjantin Brezilya, Endonezya, Kore, vb.) dahil oran ülkemizin 2 katından fazladır. Bu ülkelerdeki orana direkt ekonomi- eğitim politikaları ile ulaşılmıştır. Türkiye’de 13 bin civarında özel okul bulunurken %8,2 oranında öğrenci öğrenim görmektedir. Sektöre dair sorunların dünya standartları ve reel politikalarla çözülebileceği gerçektir. Sektörün tüm paydaşlarının katılımı; okul örgütleri, dernekler, yerel ve merkezi idare temsilcileri, işgücü planlamaları, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel modellemeler, çağ nüfusu istatistikleri, resmi erk ve otorite temsilcileri ile politikalar belirlenmeleridir.
“Vatan Okulları Yönetim Merkezinde; Teknoloji ve İnovasyon, Kültür – Sanat, Rehberlik ve Kariyer, Program Geliştirme ve Marka Yönetimi uzmanları istihdam edilmektedir. Uzmanlarımız sürekli Eğitim Dünyasından, Uluslararası Platform ve Fuar etkinliklerinden edindikleri denenmiş yöntem ve ürünleri Öğretim Programlarımızın zenginleştirilmesi için çaba harcamaktadırlar.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
2019-2020 eğitim öğretim dönemini Kalite Yılı olarak ilan ettiklerini belirten Vatan Okulları Genel Müdür Yardımcısı ve Okullar Koordinatörü Yüksel Kutoğlu, kaliteli bir okul için 6 kriter belirlediklerini söyledi.
Vatan Okulları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
Vatan Okulları 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılını kalite yılı olarak deklare etmiştir. Kaliteli bir okulun kriterlerini 6 önemli cümle ile tanımladık.
• Performans
• Çeşitlilikle başa çıkmak
• Öğretim kalitesi
• Sorumluluk
• Okul iklimi, okul hayatı ve okul dışı ortaklar
• Öğrenen kurum olarak okul
Her bir kriter okulun tüm hiyerarşik yapısı içinde anlaşılmaya ve uygulamaya yansıyacak. Okullarımızın gelişimi, ortak bir okul vizyonuyla desteklenip, çözüm odaklı bir yaklaşım izliyorsa umut vericidir. Okul gelişimi tüm okulu etkileyen sürekli bir süreçtir: yeni gereksinimler değişiklikleri gerekli kılar, örneğin dersleri birlikte planlamak veya okulda işbirliğini kolaylaştırmak için süreçler geliştirilir.
Okul liderlerinin rolü ve sorumlulukları çarpıcı biçimde değişti. Sadece pedagojik uzmanlık değil, aynı zamanda liderlik becerilerini de gerekli kılar.
Çeşitlilik zamanımızın en büyük temasıdır. Hem okullarda hem de toplumda. Bunun temelinde, kökenleri, eksiklikleri veya üstün yetenekleri ne olursa olsun, tüm insanlara aynı hak ve fırsatları sağlayan bir insanlık figürü var.
İşbirliğinde, farklı insan grupları okullarda bir araya gelir; okul yönetimi, eğitim personeli, öğrenciler, ebeveynler ve ayrıca eğitim dışı personel. Her paydaşın işini yapabilmesi için, hem gruplar arasında hem de bireysel işbirliğinin doğru olması gerekir.
Okul hayatında, öğretmenler, çocuklar ve gençlerin her hafta zamanlarının önemli bir bölümünü okulda harcıyorlar. Bu nedenle, herkesin okula gitmeyi sevdiği ve huzurlu hissettiği bir ortam çok önemlidir.
ÖĞRENME OKUL DIŞI ZAMANDA DA SÜRECEK
2019-2020 eğitim öğretim yılında Vatan Okulları’nın ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
Öğrenme ortamlarımızın öğrencilerimizin dikkatini ve ilgisini çekebilecek tarzda hazırlanmasına gayret edeceğiz. Öğretim Teknolojilerinden günün her diliminde faydalanıyor olacaklar. Öğrenmenin okul dışı zaman içinde de süreceği online uygulamalar, tekrarlar, proje aşamaları ve değerlendirme süreçleri devreye girecektir. Öğretmenlerimiz bu süreçlerin rehberi ve motive edici temel unsularıdır. Ayrıca öğretmenlerimiz de bu çalışmalardan edineceği sertifikalar da olacaktır. Kendi kariyer yaşamlarına modern donanımlar ekleyeceklerdir.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?
Kültür- Sanat merkezimizin yıl içinde belli dönemlerde proje çalışmalarına başlayacaktır. Yetenekli ve ilgili öğrencilerimiz profesyonel sanatçı ve alan öğretmenlerimiz eşliğinde hazırlanarak, canlı sahne performanslarını yılsonu gösterisi şeklinde velilerimiz ve misafirlerimize sunacaklarıdır.
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?
Özel Vatan Ortaokulumuz 2019 - 2020 yılları arasında yine Erasmus+ projesine katılmaya hak kazanmış olup, Avrupa Ülkesi Okulları ile INTERCULTURAL AWARENESS BY PHOTOGRAPHY adlı projemizi yürütecekler.
Sınavlara yönelik hazırlıklarınız ve uygulamalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Sınav çalışmalarımız; öğrencilerimiz ortaokul yıllarından itibaren lise son düzeyine kadar sürdürülmektedir. Akademik takvimimizde belirlenen günlerde geniş katılımlı konu değerlendirme, ünite değerlendirme ve genel sınavlar yöntemi ile hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin sınav sonuç analizlerine göre eksik kalan alanlarla ilgili eksik tamamlama çalışmalrı yapılmaktadır. Öğretim kriterlerimizde yer alan güçlü bir yabancı dil edinimi ilkesinde yine öğrencilerimiz Uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil seviye program ve sınavlarına da katılmaktadırlar.
Bu dönemde yeni açılan okullarınız olacak mı? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kalite Yılı olarak deklare ettiğimiz dönemde öncelikli olarak mevcut kurumlarımızın ulusal ve uluslararası akredite sertifikasyonu işlemleri önceliğimiz olacaktır. Büyümeyi hedefleyen Vatan Okulları girişimci bulduğu bölgelere eğitim yatırımı yapmaya devam edecektir.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Velilerin, yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başında öğrencilerinin nerede mutlu olacağını önemsemesi gerekmektedir. Onlara kulak versinler. Biz okullarımızı birer yaşam alanı olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin dört duvar arasında kısıtlanmalarını değil, doğa ve çevreyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.
OECD ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULCULUK YÜZDE 18
Özel okul sektörü yeni döneme nasıl giriyor? Sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir? Bu çerçevede MEB’den beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Özel Okulculuk sorunlarına daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. OECD teşkilatı demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 36 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir örgüttür ve Ülkemiz OECD’nin kurucu üyelerindedir. Özel okulcuğun OECD ortalaması %18’dir. Finlandiya tezine karşı oluşturulan antitezin bilimsel geçerliliği yoktur. Kendi sıkletimizdeki gelişmekte olan ülkeler de (Meksika, Arjantin Brezilya, Endonezya, Kore, vb.) dahil oran ülkemizin 2 katından fazladır. Bu ülkelerdeki orana direkt ekonomi- eğitim politikaları ile ulaşılmıştır. Türkiye’de 13 bin civarında özel okul bulunurken %8,2 oranında öğrenci öğrenim görmektedir. Sektöre dair sorunların dünya standartları ve reel politikalarla çözülebileceği gerçektir. Sektörün tüm paydaşlarının katılımı; okul örgütleri, dernekler, yerel ve merkezi idare temsilcileri, işgücü planlamaları, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel modellemeler, çağ nüfusu istatistikleri, resmi erk ve otorite temsilcileri ile politikalar belirlenmeleridir.
“Vatan Okulları Yönetim Merkezinde; Teknoloji ve İnovasyon, Kültür – Sanat, Rehberlik ve Kariyer, Program Geliştirme ve Marka Yönetimi uzmanları istihdam edilmektedir. Uzmanlarımız sürekli Eğitim Dünyasından, Uluslararası Platform ve Fuar etkinliklerinden edindikleri denenmiş yöntem ve ürünleri Öğretim Programlarımızın zenginleştirilmesi için çaba harcamaktadırlar.”
Vatan Okulları’nın yeni dönemi KALİTE YILI ilan etti
2019-2020 eğitim öğretim dönemini Kalite Yılı olarak ilan ettiklerini belirten Vatan Okulları Genel Müdür Yardımcısı ve Okullar Koordinatörü Yüksel Kutoğlu, kaliteli bir okul için 6 kriter belirlediklerini söyledi.
Vatan Okulları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
Vatan Okulları 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılını kalite yılı olarak deklare etmiştir. Kaliteli bir okulun kriterlerini 6 önemli cümle ile tanımladık.
• Performans
• Çeşitlilikle başa çıkmak
• Öğretim kalitesi
• Sorumluluk
• Okul iklimi, okul hayatı ve okul dışı ortaklar
• Öğrenen kurum olarak okul
Her bir kriter okulun tüm hiyerarşik yapısı içinde anlaşılmaya ve uygulamaya yansıyacak. Okullarımızın gelişimi, ortak bir okul vizyonuyla desteklenip, çözüm odaklı bir yaklaşım izliyorsa umut vericidir. Okul gelişimi tüm okulu etkileyen sürekli bir süreçtir: yeni gereksinimler değişiklikleri gerekli kılar, örneğin dersleri birlikte planlamak veya okulda işbirliğini kolaylaştırmak için süreçler geliştirilir.
Okul liderlerinin rolü ve sorumlulukları çarpıcı biçimde değişti. Sadece pedagojik uzmanlık değil, aynı zamanda liderlik becerilerini de gerekli kılar.
Çeşitlilik zamanımızın en büyük temasıdır. Hem okullarda hem de toplumda. Bunun temelinde, kökenleri, eksiklikleri veya üstün yetenekleri ne olursa olsun, tüm insanlara aynı hak ve fırsatları sağlayan bir insanlık figürü var.
İşbirliğinde, farklı insan grupları okullarda bir araya gelir; okul yönetimi, eğitim personeli, öğrenciler, ebeveynler ve ayrıca eğitim dışı personel. Her paydaşın işini yapabilmesi için, hem gruplar arasında hem de bireysel işbirliğinin doğru olması gerekir.
Okul hayatında, öğretmenler, çocuklar ve gençlerin her hafta zamanlarının önemli bir bölümünü okulda harcıyorlar. Bu nedenle, herkesin okula gitmeyi sevdiği ve huzurlu hissettiği bir ortam çok önemlidir.
ÖĞRENME OKUL DIŞI ZAMANDA DA SÜRECEK
2019-2020 eğitim öğretim yılında Vatan Okulları’nın ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
Öğrenme ortamlarımızın öğrencilerimizin dikkatini ve ilgisini çekebilecek tarzda hazırlanmasına gayret edeceğiz. Öğretim Teknolojilerinden günün her diliminde faydalanıyor olacaklar. Öğrenmenin okul dışı zaman içinde de süreceği online uygulamalar, tekrarlar, proje aşamaları ve değerlendirme süreçleri devreye girecektir. Öğretmenlerimiz bu süreçlerin rehberi ve motive edici temel unsularıdır. Ayrıca öğretmenlerimiz de bu çalışmalardan edineceği sertifikalar da olacaktır. Kendi kariyer yaşamlarına modern donanımlar ekleyeceklerdir.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?
Kültür- Sanat merkezimizin yıl içinde belli dönemlerde proje çalışmalarına başlayacaktır. Yetenekli ve ilgili öğrencilerimiz profesyonel sanatçı ve alan öğretmenlerimiz eşliğinde hazırlanarak, canlı sahne performanslarını yılsonu gösterisi şeklinde velilerimiz ve misafirlerimize sunacaklarıdır.
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?
Özel Vatan Ortaokulumuz 2019 - 2020 yılları arasında yine Erasmus+ projesine katılmaya hak kazanmış olup, Avrupa Ülkesi Okulları ile INTERCULTURAL AWARENESS BY PHOTOGRAPHY adlı projemizi yürütecekler.
Sınavlara yönelik hazırlıklarınız ve uygulamalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Sınav çalışmalarımız; öğrencilerimiz ortaokul yıllarından itibaren lise son düzeyine kadar sürdürülmektedir. Akademik takvimimizde belirlenen günlerde geniş katılımlı konu değerlendirme, ünite değerlendirme ve genel sınavlar yöntemi ile hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin sınav sonuç analizlerine göre eksik kalan alanlarla ilgili eksik tamamlama çalışmalrı yapılmaktadır. Öğretim kriterlerimizde yer alan güçlü bir yabancı dil edinimi ilkesinde yine öğrencilerimiz Uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil seviye program ve sınavlarına da katılmaktadırlar.
Bu dönemde yeni açılan okullarınız olacak mı? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kalite Yılı olarak deklare ettiğimiz dönemde öncelikli olarak mevcut kurumlarımızın ulusal ve uluslararası akredite sertifikasyonu işlemleri önceliğimiz olacaktır. Büyümeyi hedefleyen Vatan Okulları girişimci bulduğu bölgelere eğitim yatırımı yapmaya devam edecektir.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Velilerin, yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başında öğrencilerinin nerede mutlu olacağını önemsemesi gerekmektedir. Onlara kulak versinler. Biz okullarımızı birer yaşam alanı olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin dört duvar arasında kısıtlanmalarını değil, doğa ve çevreyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerini sağlıyoruz.
OECD ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULCULUK YÜZDE 18
Özel okul sektörü yeni döneme nasıl giriyor? Sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir? Bu çerçevede MEB’den beklentileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Özel Okulculuk sorunlarına daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekiyor. OECD teşkilatı demokratik yapılara ve piyasa ekonomisine sahip 36 ülkenin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve yönetim sorunlarını çözmek ve bu sürecin fırsatlarından faydalanmak üzere müştereken çalıştıkları bir örgüttür ve Ülkemiz OECD’nin kurucu üyelerindedir. Özel okulcuğun OECD ortalaması %18’dir. Finlandiya tezine karşı oluşturulan antitezin bilimsel geçerliliği yoktur. Kendi sıkletimizdeki gelişmekte olan ülkeler de (Meksika, Arjantin Brezilya, Endonezya, Kore, vb.) dahil oran ülkemizin 2 katından fazladır. Bu ülkelerdeki orana direkt ekonomi- eğitim politikaları ile ulaşılmıştır. Türkiye’de 13 bin civarında özel okul bulunurken %8,2 oranında öğrenci öğrenim görmektedir. Sektöre dair sorunların dünya standartları ve reel politikalarla çözülebileceği gerçektir. Sektörün tüm paydaşlarının katılımı; okul örgütleri, dernekler, yerel ve merkezi idare temsilcileri, işgücü planlamaları, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel modellemeler, çağ nüfusu istatistikleri, resmi erk ve otorite temsilcileri ile politikalar belirlenmeleridir.
“Vatan Okulları Yönetim Merkezinde; Teknoloji ve İnovasyon, Kültür – Sanat, Rehberlik ve Kariyer, Program Geliştirme ve Marka Yönetimi uzmanları istihdam edilmektedir. Uzmanlarımız sürekli Eğitim Dünyasından, Uluslararası Platform ve Fuar etkinliklerinden edindikleri denenmiş yöntem ve ürünleri Öğretim Programlarımızın zenginleştirilmesi için çaba harcamaktadırlar.”
Son Güncelleme: Salı, 24 Eylül 2019 15:16
Gösterim: 1013
İstanbul Kültür Eğitim Kurumları’nın ilerici ve yenilikçi vizyonuyla 1960’tan beri kaliteli eğitim hizmeti sunmaya devam ettiğini belirten İKEK Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “60.yılında da Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji güçlü akademik programı ve deneyimli öğretmen kadrosuyla öğrencilerini geleceğe hazırlamaya devam edecek.” diye konuştu.
İstanbul Kültür Eğitim Kurumları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
İstanbul Kültür Eğitim Kurumları, bu yıl 60.yaşını kutlayacak. Yıl boyunca pek çok akademik ve sosyal etkinlik planladık. Bizim için bilim ve teknoloji geleceğin bir parçası, bu nokta önceki yıllarda Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji’nde “İnovasyon Merkezleri” ve “Bilim Merkezleri”mizi hayata geçirmiş, öğrencilerimize anaokulundan itibaren algoritmik düşünme ve kodlama eğitimini başlatmıştık. Halen devam eden bu eğitimlerle birlikte öğrencilerimiz ardunio, robotik, sanal gerçeklik uygulamaları, greenbox teknolojisi, 3D yazıcılarla üretim ve daha pek çok teknolojik uygulama olanağına her iki okulumuzda da sahipler. Önemli sonuçlar aldığımız bu projelerimize geçen yıl Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji lise kademesinde, “Future Kültür” dersini ekledik. Amacımız, öğrencilerin geleceğe yönelik fikir ve ürün ortaya çıkarabilmelerini sağlamaktı. Yine öğrencilerimizin Bilim ve Teknoloji alanında fikir ve projelerini destekleyecek ‘’Ön Kuluçka Merkezimiz’’ bu yıl da uygulamalarına devam edecek. Geçen yıl dereceye giren ve ödüllendirilen fikirlerin bu sene geliştirilmesi, patent ve telif gibi detaylarla üretim aşamasına geçirilmesi planlanıyor.
Bu yıl da, Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji Kampüslerinde kurulan “Ön Kuluçka Merkezi” ile öğrenci, öğretmen ve tüm çalışanların, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaratıcı ve yenilikçi fikirleri merkezimiz çatısı altında değerlendirmeye alınacak.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji bünyesinde; spor, sanat, bilim ve kültür olarak 4 ayrı kategoride eğitsel ve öğrenci kulüpleri bulunuyor. Öğrenci kulüplerinde çok zengin bir yelpazeye sahip olan okullarımızda yıllardır gelenekselleşmiş ve çok sayıda ailenin tercih ettiği kış ve yaz okullarımız yeni dönemde de olacak… Yaz ve Kış okullarımızda İnovasyon, Sanat ve Spor olmak üzere üç alana ayrılıyor. Öğrencilerimize, Maker Programlama, Robotik, Kodlama, Satranç, Fotoğrafçılık, Seramik, Heykel, Tiyatro, Drone Pilotluğu, Arduino, Moda Tasarımı, Gemi Tasarımı, Model Uçak Yapımı gibi yetenek ve ilgi alanlarına göre birçok seçenek sunuyoruz…
Bilimsel alanda her yıl düzenlediğimiz gezilerimiz bu yılda devam edecek, Öğrencilerimizin lise hayatı boyunca mutlaka bu bilimsel gezilere CERN’e, Nobel’e, NASA’yı ziyaret etmelerini faydalı buluyoruz. Yine gelenekselleşmiş her sene olduğu gibi bu yılda İngiltere’de dil okulu ve öğrenci değişim programımız var… Öğrencilerimizi çok yönlü ve uluslararası anlamda farkındalığı oldukça yüksek bireyler olması için her konuda hayata hazırlamaya devam ediyoruz.
SÜRDÜRÜLEBİLİR EĞİTİM MODELİMİZİ UYGULAYACAĞIZ
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?60.yılında İstanbul Kültür Eğitim Kurumları için, anaokulundan üniversiteye bilimi sevdirme projelerimize devam edeceğiz. K12 düzeyindeki tüm öğrencilerimizde amacımız merak duygusunu geliştirmek. Bu yıl da, sürdürülebilir eğitim modelimizi uygulayacağız. Bu süreçte çocukların ilgi alanlarını beslemek ve yeni ilgi alanları oluşturmak amacıyla hedeflerimizi belirledik. Dijital değişimi günlük yaşamımızda deneyimliyoruz. Ve bu gelişme bir anda olmuyor, uzun vadeye yayılan bir süreç söz konusu... Düşünecek olursak bugünün 5 yaşındaki çocuğu, üniversiteden mezun olduğunda 25 yaşında olacak ve bu 20 yıllık sürecin bilim ve teknoloji eğitimi ve pratiği açısından iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Çocukların, böyle bir çağda birçok beceriye sahip olarak iş hayatına adımını atması gerekiyor. Yeni ders yılında da bilgisayarsız kodlama ve algoritmik düşünme yetisini küçük yaşlarda çocuklara vereceğiz. Bununla beraber, ulusal ve uluslararası sınavlar, proje yarışmaları, geçen yıl elde ettiğimiz Türkiye dereceleri ardından TÜBİTAK proje yarışmalarına katılımlarımız farklı okul kademelerinde bu yıl da devam edecek.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Yeni bir eğitim öğretim yılına başladığımız bugünlerde öncelikli olarak öğrenciler, belirledikleri hedefler doğrultusunda düzenli ve disiplinli çalışmalılar. Düzenli ve disiplinli çalışma alışkanlığı edinmeleri onları başarıya ulaştıracak ilk basamaktır. Tabi bu yol hiçbir zaman tek başlarına adımlayacakları bir yolculuk hali olmamalıdır. Öğretmen, öğrenci ve aile iletişiminin bu üçgendeki önemi öğrencilerimizin başarısında yadsınamaz bir paya sahiptir. Veliler ise çocuklarının akademik ve sosyal yaşantılarına eş değer önem vererek takip etmeli, çocuklarının çalışmaları ve hedefleri arasındaki ivmeyi sorgulamalılar. Velilerinin yanında olduğunu, doğrusuyla yanlışıyla sahiplenildiğini bilen her çocuk bu güven hissinin verdiği motivasyonun somut olarak faydasını görecektir.
Öğretmenler, 21.Yüzyılın gelişen ve değişen koşullarına bağlı olarak öğrencileri iyi tanımalı, çocuğa özgü öğrenme yaşantısı planlamak için kendi zenginleştirmeli, her türlü gelişmeden haberdar olarak aktif uygulayıcılar olmalılar. Kuşaklar arasındaki farklılıklarının önüne her daim öğrenen ve geliştiren profiline sahip olarak geçebiliriz.
“KÜLTÜR”LÜ YÖNETİCİLER KALİTE BİLİNCİNE ÖNEM VERİR
2019-2020 eğitim öğretim yılında İstanbul Kültür Eğitim Kurumlarının ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
İstanbul Kültür Eğitim Kurumları, ilerici ve yenilikçi vizyonuyla 1960’tan beri kaliteli eğitim hizmeti sunmaya devam ediyor. 60.yılında da Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji güçlü akademik programı ve deneyimli öğretmen kadrosuyla öğrencilerini geleceğe hazırlamaya devam edecek. “Kültür”lü yöneticiler, öğretmenler ve tüm diğer çalışanlar kalite bilincine önem verirler. Öğrencinin yüksek akademik başarısı, üst eğitim kurumuna, bir mesleğe ve yaşama hazırlanmasında yetkinlik, hizmette ve eğitim niteliğinde sürekli iyileşme ve yenilikçi yaklaşımı bu yıl da ajandamızda olacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
İstanbul Kültür Eğitim Kurumları’nın ilerici ve yenilikçi vizyonuyla 1960’tan beri kaliteli eğitim hizmeti sunmaya devam ettiğini belirten İKEK Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “60.yılında da Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji güçlü akademik programı ve deneyimli öğretmen kadrosuyla öğrencilerini geleceğe hazırlamaya devam edecek.” diye konuştu.
İstanbul Kültür Eğitim Kurumları olarak yeni eğitim – öğretim yılına nasıl bir hazırlık süreci ile giriyorsunuz?
İstanbul Kültür Eğitim Kurumları, bu yıl 60.yaşını kutlayacak. Yıl boyunca pek çok akademik ve sosyal etkinlik planladık. Bizim için bilim ve teknoloji geleceğin bir parçası, bu nokta önceki yıllarda Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji’nde “İnovasyon Merkezleri” ve “Bilim Merkezleri”mizi hayata geçirmiş, öğrencilerimize anaokulundan itibaren algoritmik düşünme ve kodlama eğitimini başlatmıştık. Halen devam eden bu eğitimlerle birlikte öğrencilerimiz ardunio, robotik, sanal gerçeklik uygulamaları, greenbox teknolojisi, 3D yazıcılarla üretim ve daha pek çok teknolojik uygulama olanağına her iki okulumuzda da sahipler. Önemli sonuçlar aldığımız bu projelerimize geçen yıl Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji lise kademesinde, “Future Kültür” dersini ekledik. Amacımız, öğrencilerin geleceğe yönelik fikir ve ürün ortaya çıkarabilmelerini sağlamaktı. Yine öğrencilerimizin Bilim ve Teknoloji alanında fikir ve projelerini destekleyecek ‘’Ön Kuluçka Merkezimiz’’ bu yıl da uygulamalarına devam edecek. Geçen yıl dereceye giren ve ödüllendirilen fikirlerin bu sene geliştirilmesi, patent ve telif gibi detaylarla üretim aşamasına geçirilmesi planlanıyor.
Bu yıl da, Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji Kampüslerinde kurulan “Ön Kuluçka Merkezi” ile öğrenci, öğretmen ve tüm çalışanların, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaratıcı ve yenilikçi fikirleri merkezimiz çatısı altında değerlendirmeye alınacak.
Akademik eğitimin yanında öğrencilerinizi yeni dönemde sanatta, sporda ve kültürde neler bekliyor?Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji bünyesinde; spor, sanat, bilim ve kültür olarak 4 ayrı kategoride eğitsel ve öğrenci kulüpleri bulunuyor. Öğrenci kulüplerinde çok zengin bir yelpazeye sahip olan okullarımızda yıllardır gelenekselleşmiş ve çok sayıda ailenin tercih ettiği kış ve yaz okullarımız yeni dönemde de olacak… Yaz ve Kış okullarımızda İnovasyon, Sanat ve Spor olmak üzere üç alana ayrılıyor. Öğrencilerimize, Maker Programlama, Robotik, Kodlama, Satranç, Fotoğrafçılık, Seramik, Heykel, Tiyatro, Drone Pilotluğu, Arduino, Moda Tasarımı, Gemi Tasarımı, Model Uçak Yapımı gibi yetenek ve ilgi alanlarına göre birçok seçenek sunuyoruz…
Bilimsel alanda her yıl düzenlediğimiz gezilerimiz bu yılda devam edecek, Öğrencilerimizin lise hayatı boyunca mutlaka bu bilimsel gezilere CERN’e, Nobel’e, NASA’yı ziyaret etmelerini faydalı buluyoruz. Yine gelenekselleşmiş her sene olduğu gibi bu yılda İngiltere’de dil okulu ve öğrenci değişim programımız var… Öğrencilerimizi çok yönlü ve uluslararası anlamda farkındalığı oldukça yüksek bireyler olması için her konuda hayata hazırlamaya devam ediyoruz.
SÜRDÜRÜLEBİLİR EĞİTİM MODELİMİZİ UYGULAYACAĞIZ
2019-2020 eğitim – öğretim yılında ulusal ve uluslararası alanda gündeminizde hangi projeleriniz olacak?60.yılında İstanbul Kültür Eğitim Kurumları için, anaokulundan üniversiteye bilimi sevdirme projelerimize devam edeceğiz. K12 düzeyindeki tüm öğrencilerimizde amacımız merak duygusunu geliştirmek. Bu yıl da, sürdürülebilir eğitim modelimizi uygulayacağız. Bu süreçte çocukların ilgi alanlarını beslemek ve yeni ilgi alanları oluşturmak amacıyla hedeflerimizi belirledik. Dijital değişimi günlük yaşamımızda deneyimliyoruz. Ve bu gelişme bir anda olmuyor, uzun vadeye yayılan bir süreç söz konusu... Düşünecek olursak bugünün 5 yaşındaki çocuğu, üniversiteden mezun olduğunda 25 yaşında olacak ve bu 20 yıllık sürecin bilim ve teknoloji eğitimi ve pratiği açısından iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Çocukların, böyle bir çağda birçok beceriye sahip olarak iş hayatına adımını atması gerekiyor. Yeni ders yılında da bilgisayarsız kodlama ve algoritmik düşünme yetisini küçük yaşlarda çocuklara vereceğiz. Bununla beraber, ulusal ve uluslararası sınavlar, proje yarışmaları, geçen yıl elde ettiğimiz Türkiye dereceleri ardından TÜBİTAK proje yarışmalarına katılımlarımız farklı okul kademelerinde bu yıl da devam edecek.
Veli, öğrenci ve öğretmenlerin yeni eğitim – öğretim yılına nasıl başlamaları gerekiyor? Bu konuda velilere önerileriniz nelerdir?
Yeni bir eğitim öğretim yılına başladığımız bugünlerde öncelikli olarak öğrenciler, belirledikleri hedefler doğrultusunda düzenli ve disiplinli çalışmalılar. Düzenli ve disiplinli çalışma alışkanlığı edinmeleri onları başarıya ulaştıracak ilk basamaktır. Tabi bu yol hiçbir zaman tek başlarına adımlayacakları bir yolculuk hali olmamalıdır. Öğretmen, öğrenci ve aile iletişiminin bu üçgendeki önemi öğrencilerimizin başarısında yadsınamaz bir paya sahiptir. Veliler ise çocuklarının akademik ve sosyal yaşantılarına eş değer önem vererek takip etmeli, çocuklarının çalışmaları ve hedefleri arasındaki ivmeyi sorgulamalılar. Velilerinin yanında olduğunu, doğrusuyla yanlışıyla sahiplenildiğini bilen her çocuk bu güven hissinin verdiği motivasyonun somut olarak faydasını görecektir.
Öğretmenler, 21.Yüzyılın gelişen ve değişen koşullarına bağlı olarak öğrencileri iyi tanımalı, çocuğa özgü öğrenme yaşantısı planlamak için kendi zenginleştirmeli, her türlü gelişmeden haberdar olarak aktif uygulayıcılar olmalılar. Kuşaklar arasındaki farklılıklarının önüne her daim öğrenen ve geliştiren profiline sahip olarak geçebiliriz.
“KÜLTÜR”LÜ YÖNETİCİLER KALİTE BİLİNCİNE ÖNEM VERİR
2019-2020 eğitim öğretim yılında İstanbul Kültür Eğitim Kurumlarının ajandasında öğrencilere ve öğretmenlere yönelik neler olacak?
İstanbul Kültür Eğitim Kurumları, ilerici ve yenilikçi vizyonuyla 1960’tan beri kaliteli eğitim hizmeti sunmaya devam ediyor. 60.yılında da Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji güçlü akademik programı ve deneyimli öğretmen kadrosuyla öğrencilerini geleceğe hazırlamaya devam edecek. “Kültür”lü yöneticiler, öğretmenler ve tüm diğer çalışanlar kalite bilincine önem verirler. Öğrencinin yüksek akademik başarısı, üst eğitim kurumuna, bir mesleğe ve yaşama hazırlanmasında yetkinlik, hizmette ve eğitim niteliğinde sürekli iyileşme ve yenilikçi yaklaşımı bu yıl da ajandamızda olacak.
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Eylül 2019 11:02
Gösterim: 1186
Okul öncesi eğitim programlarının her çocuğun özel ve farklı olduğu gerçeği üzerine yapılandırıldığını belirten İMİ Eğitim Kurumları Okul Öncesi ve İlkokul Müdürü Selin Koban’dan okul öncesi eğitimle ilgili düşüncülerini ve önerilerini konuştuk.
Özel okullar okul öncesi eğitiminde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorlar?
Okul öncesi eğitim kurumlarında zekanın birden çok faktörü olduğu gerçeği üzerinde çalışan Howard Gardner’ın Çoklu Zeka Teorisi’nden geliştirilmiş olan Aktif Öğrenme Modeli ile MEB Okul Öncesi Eğitim Programı, PYP, Reggio Emilio, Montessori modellerinden faydalanarak özgün karma modeller uygulanmaktadır. Esneklik ilkesini benimseyen, yeniliklere açık, yaratıcı düşünmeyi destekleyen, problem çözme becerilerine dayanan, neden-sonuç ilişkilerini kullanarak karar verme becerisini geliştiren yaklaşımlar kullanılmaktadır. Okul öncesi programı her çocuğun özel ve farklı olduğu gerçeği üzerine yapılandırılmaktadır.
Programlarda, çocukların bireysel gelişimleri izlenerek; kendilerini yaratıcı olarak ifade edebilen, özgüvenli, kendisi ve çevresiyle barışık, bireylere ve görüşlere saygılı, sorumluluk sahibi bireyler olmalarını sağlayacak donanımı kazandırmak amaçlanmaktadır. Çocuğu ilköğretime hazırlayan bir programla öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyleri arttırılmaktadır.
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır?
Okul öncesi çocukların gelişimleri ve eğitimlerinde önemli bir role sahip olan oyun çocuğun vazgeçilmez uğrasıdır. Oyun, belli bir amaca yönelik olan ya da olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen fakat her durumda çocuğun isteyerek hoşlanarak yer aldığı, fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan, gerçek yaşamın bir parçası ve etkin bir öğrenme sürecidir. Oyun gerçek hayatın bir provasıdır. Çocuk işittiği, gördüğü ve duyduğunu değil yaşadığını ve denediğini öğrenir; içselleştirir. Oyun sırasında çocuk gerçek hayatta tanık olduğu şeyleri taklit eder. Ayrıca birebir yaşadığı bir durumu da tekrar canlandırır. Taklit ve tekrar canlandırma sayesinde edindiği bilgi ve tecrübeler pekişir; kalıcı olur. Oyunlar sayesinde çocuklar birçok konuyu rahat bir biçimde eğlenerek öğrenmektedir. Bilindiği üzere çocukların kısa bir ilgi süreleri vardır ve birkaç dakika içinde büyüleyici bir şeyden uzaklaşabilirler. Bu yüzden geleneksel öğretim yöntemleri küçüklerde pek de etki etmeyecektir. Bu nedenle çocuklar için interaktif oyunlar eğitim ve öğretim için en iyi yollardan biridir. Bu tip oyunlar dersleri eğlenceli tutmanın harika bir yoludur.
YABANCI DİLDE 0-6 YAŞ DÖNEMİ
Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve hangi yöntemler uygulanmalıdır?
Çocuklar için 0-6 yaş arası dönem yabancı dil öğrenmek için en iyi zamandır. Genellikle bir dilin etkin bir şekilde kullanımı 4 yaşı itibariyle mümkün olur ancak 3 yaş öncesi çocuklar bir yabancı dile ne kadar fazla maruz kalırlarsa bu dili konuşmaları o kadar kolay olur.
Bu dönemde çocuk daha çok duyduğunu tekrar ve taklit yoluyla öğrenir. Televizyon, radyo gibi işitsel kaynaklar etkin rol oynar. Çocuklar sevdiği şeyleri yapmaktan ve taklit etmekten hoşlanırlar ve sevdiği şeyler üzerinden dil öğretmek daha etkili olur. Örneğin, İngilizce çizgi film izlemek çok faydalı olacaktır. Çocuk elma yediği zaman, kelimenin İngilizcesini söylemek ve bunu cümle içerisinde kullanmak, görsel ve işitsel hafızasını aynı anda çalıştırarak, dili hızla öğrenmesine yardımcı olur.
Sabırlı olmak sürecin en önemli kısmıdır. Çocuğun birden kusursuz bir şekilde İngilizce konuşmasını beklemek doğru değildir. Zamanla kelimelerin doğru telaffuzunu anlayan çocuk, bunu geliştirerek ileride rahat bir şekilde İngilizce konuşabilir.
Okul öncesi eğitim kurumlarını seçerken nelere dikkat edilmeli?
Öncelikle, çocuğumuzu tanımak, onun ilgi alanları ve beklentilerini bilmek. Ben veli olarak okuldan neler bekliyorum, ihtiyaçlarımız neler, gibi sorulara yanıt vermek, gerekli ise bir uzmandan destek almak. Sonrasında uygun olan kurumların listesini çıkarıp, çocuğumuzla birlikte onları ziyarete gitmek atılacak ilk adım olabilir. Seçilecek okulda sınıf mevcutları, sınıflara kaç öğretmen düştüğü, uyguladıkları eğitim sistemleri, eğitimcilerin disiplin anlayışları, ulaşım, yemeklerin nereden ve nasıl temin edildiği, psikolojik danışman varlığı, eğitim materyalleri, çocukların rahat edebilecekleri geniş alanların varlığı sorgulanabilir.
ANNE-BABALARA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ÖNERİLERİ
Çocuğunuzun içinde gelişim özelliklerini bilmeniz onu daha iyi tanımanıza ve kolay iletişim kurmanıza katkı sağlayacaktır.
* Sınır Koyun ve Temel Kuralları Öğretin
Okula başlayan çocuktan okuldaki kurallara uygun olarak davranması, beklenmektedir; bu beklentilerin gerçekleşmesi için okul öncesi dönemde anne ve baba tarafından çocuğa uygun şekilde sınır koyulması ve temel sosyal kuralların öğretilmesi büyük önem taşımaktadır. Okula gitmenin kendisi için neden önemli olduğu ve kuralların neler olduğu okula gitmeden önce anne ve baba tarafından çocuğa açıklanmalıdır. Okul öncesi dönemde sınır koyulmamış ve her istediği gerçekleştirilmiş bir çocuk okulda da her istediğinin olmasını ister, okul kurallarına uymakta zorluk çeker ve bu durum okula uyum sürecini olumsuz etkiler.
* Yaşına Uygun Sorumluluklar Verin
Okul öncesi dönemde çocuklara yaşlarına ve gelişim seviyelerine uygun bir şekilde sorumluluklar verilmesi kendilerine olan güvenlerini destekler ve okulla birlikte başlayan sorumlulukları yerine getirmeleri için bir hazırlık sürecinden geçmelerini sağlar. Sorumluluk bilinci, aşamalı olarak gelişen bir beceridir. Sorumluluk duygusunu geliştirmek için anne-babanın; yaşına, cinsiyetine ve kişisel özelliklerine uygun görevleri çocuğun yapmasına fırsat vermesi, istenilen davranışlar için model oluşturması ve çocuğun gösterdiği olumlu davranışları pekiştirmesi gerekir.
* Sağlıklı Bir Ayrılma Süreci Sağlanmalıdır
Sabahları anne ve babadan ayrılarak okula gidebilmek için çocuğun okul öncesi dönemde sağlıklı bir ayrılma sürecini geçirmiş olması gerekmektedir. Anne ve babaların okul öncesi dönemde çocuklarıyla sıcak ve yakın bir ilişki kurmaları, net, kararlı ve tutarlı davranmaları ve yukarıda belirtildiği şekilde uygun sınırlar koymaları gerekmektedir.
* Aşırı Koruyucu ve Kollayıcı Tutumdan Kaçının
Ders çalışmak, yemek yemek, giyinmek gibi kendi başına yapabileceği sorumlulukların çocuğun yerine aile bireyleri tarafından gerçekleştirilmesi çocuğun ebeveynden uzakta okula gitmeyi, ders çalışmayı reddetmesine yol açabilir ve okula uyum sürecini bozabilir. Aşırı koruyucu tutumdan kaçınmak için çocukların yeterli kas gelişimine sahip olduktan sonra tuvaletini kendi yapmasına, yemeğini kendi yemesine, kendi başına uyumasına, arkadaş ilişkileri kurmasına fırsat verilmelidir.
* Küçük Yaştan İtibaren Okul İle İlgili Bilgilendirmeler Yapın
Anne ve babalar okul öncesi dönemde, küçük yaşlardan itibaren çocuklarına gelişim seviyesine uygun şekilde okulun arkadaşlıklar edinilecek, yeni ve yararlı bilgilerin öğrenileceği, keyifli ve zevkli bir yer olduğu ve herkesin zamanı gelince okula gideceğine dair bilgilendirme yapmalıdırlar; bu bilgilendirme çocuğun kendisini okula hazırlanışını kolaylaştıracaktır.
* Okulun İlk Günü
Okulun ilk günü anne ve baba bir şölen havası içinde çocuğu okuluna götürüp, sınıf öğretmeniyle tanıştırmalı, dönüş zamanı ve eve ulaşım şekli konusunda çocuğu bilgilendirdikten sonra okuldan ayrılmalıdır.
"Eğitim, öğrenci-öğretmen-veli üçgeninden oluşan platformdur. Bu birliktelik ne kadar bilinçli ve sağlıklı olursa, çocuklarımızda o oranda sağlam bir kişilik kazanırlar. Okul ve öğretmen ile iletişim içinde olunmalı ve aile yönlendirmelere açık olmalıdır. Okul kurallarına paralel evde yapıcı kurallar ve sorumluluklar verilmelidir. Aşırı koruyucu ve kollayıcı tutumdan uzaklaşılmalı, çocukların özgüven kazanmaları sağlanmalıdır."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Okul öncesi eğitim programlarının her çocuğun özel ve farklı olduğu gerçeği üzerine yapılandırıldığını belirten İMİ Eğitim Kurumları Okul Öncesi ve İlkokul Müdürü Selin Koban’dan okul öncesi eğitimle ilgili düşüncülerini ve önerilerini konuştuk.
Özel okullar okul öncesi eğitiminde nasıl bir eğitim modeli uyguluyorlar?
Okul öncesi eğitim kurumlarında zekanın birden çok faktörü olduğu gerçeği üzerinde çalışan Howard Gardner’ın Çoklu Zeka Teorisi’nden geliştirilmiş olan Aktif Öğrenme Modeli ile MEB Okul Öncesi Eğitim Programı, PYP, Reggio Emilio, Montessori modellerinden faydalanarak özgün karma modeller uygulanmaktadır. Esneklik ilkesini benimseyen, yeniliklere açık, yaratıcı düşünmeyi destekleyen, problem çözme becerilerine dayanan, neden-sonuç ilişkilerini kullanarak karar verme becerisini geliştiren yaklaşımlar kullanılmaktadır. Okul öncesi programı her çocuğun özel ve farklı olduğu gerçeği üzerine yapılandırılmaktadır.
Programlarda, çocukların bireysel gelişimleri izlenerek; kendilerini yaratıcı olarak ifade edebilen, özgüvenli, kendisi ve çevresiyle barışık, bireylere ve görüşlere saygılı, sorumluluk sahibi bireyler olmalarını sağlayacak donanımı kazandırmak amaçlanmaktadır. Çocuğu ilköğretime hazırlayan bir programla öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyleri arttırılmaktadır.
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır?
Okul öncesi çocukların gelişimleri ve eğitimlerinde önemli bir role sahip olan oyun çocuğun vazgeçilmez uğrasıdır. Oyun, belli bir amaca yönelik olan ya da olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen fakat her durumda çocuğun isteyerek hoşlanarak yer aldığı, fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan, gerçek yaşamın bir parçası ve etkin bir öğrenme sürecidir. Oyun gerçek hayatın bir provasıdır. Çocuk işittiği, gördüğü ve duyduğunu değil yaşadığını ve denediğini öğrenir; içselleştirir. Oyun sırasında çocuk gerçek hayatta tanık olduğu şeyleri taklit eder. Ayrıca birebir yaşadığı bir durumu da tekrar canlandırır. Taklit ve tekrar canlandırma sayesinde edindiği bilgi ve tecrübeler pekişir; kalıcı olur. Oyunlar sayesinde çocuklar birçok konuyu rahat bir biçimde eğlenerek öğrenmektedir. Bilindiği üzere çocukların kısa bir ilgi süreleri vardır ve birkaç dakika içinde büyüleyici bir şeyden uzaklaşabilirler. Bu yüzden geleneksel öğretim yöntemleri küçüklerde pek de etki etmeyecektir. Bu nedenle çocuklar için interaktif oyunlar eğitim ve öğretim için en iyi yollardan biridir. Bu tip oyunlar dersleri eğlenceli tutmanın harika bir yoludur.
YABANCI DİLDE 0-6 YAŞ DÖNEMİ
Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve hangi yöntemler uygulanmalıdır?
Çocuklar için 0-6 yaş arası dönem yabancı dil öğrenmek için en iyi zamandır. Genellikle bir dilin etkin bir şekilde kullanımı 4 yaşı itibariyle mümkün olur ancak 3 yaş öncesi çocuklar bir yabancı dile ne kadar fazla maruz kalırlarsa bu dili konuşmaları o kadar kolay olur.
Bu dönemde çocuk daha çok duyduğunu tekrar ve taklit yoluyla öğrenir. Televizyon, radyo gibi işitsel kaynaklar etkin rol oynar. Çocuklar sevdiği şeyleri yapmaktan ve taklit etmekten hoşlanırlar ve sevdiği şeyler üzerinden dil öğretmek daha etkili olur. Örneğin, İngilizce çizgi film izlemek çok faydalı olacaktır. Çocuk elma yediği zaman, kelimenin İngilizcesini söylemek ve bunu cümle içerisinde kullanmak, görsel ve işitsel hafızasını aynı anda çalıştırarak, dili hızla öğrenmesine yardımcı olur.
Sabırlı olmak sürecin en önemli kısmıdır. Çocuğun birden kusursuz bir şekilde İngilizce konuşmasını beklemek doğru değildir. Zamanla kelimelerin doğru telaffuzunu anlayan çocuk, bunu geliştirerek ileride rahat bir şekilde İngilizce konuşabilir.
Okul öncesi eğitim kurumlarını seçerken nelere dikkat edilmeli?
Öncelikle, çocuğumuzu tanımak, onun ilgi alanları ve beklentilerini bilmek. Ben veli olarak okuldan neler bekliyorum, ihtiyaçlarımız neler, gibi sorulara yanıt vermek, gerekli ise bir uzmandan destek almak. Sonrasında uygun olan kurumların listesini çıkarıp, çocuğumuzla birlikte onları ziyarete gitmek atılacak ilk adım olabilir. Seçilecek okulda sınıf mevcutları, sınıflara kaç öğretmen düştüğü, uyguladıkları eğitim sistemleri, eğitimcilerin disiplin anlayışları, ulaşım, yemeklerin nereden ve nasıl temin edildiği, psikolojik danışman varlığı, eğitim materyalleri, çocukların rahat edebilecekleri geniş alanların varlığı sorgulanabilir.
ANNE-BABALARA OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ÖNERİLERİ
Çocuğunuzun içinde gelişim özelliklerini bilmeniz onu daha iyi tanımanıza ve kolay iletişim kurmanıza katkı sağlayacaktır.
* Sınır Koyun ve Temel Kuralları Öğretin
Okula başlayan çocuktan okuldaki kurallara uygun olarak davranması, beklenmektedir; bu beklentilerin gerçekleşmesi için okul öncesi dönemde anne ve baba tarafından çocuğa uygun şekilde sınır koyulması ve temel sosyal kuralların öğretilmesi büyük önem taşımaktadır. Okula gitmenin kendisi için neden önemli olduğu ve kuralların neler olduğu okula gitmeden önce anne ve baba tarafından çocuğa açıklanmalıdır. Okul öncesi dönemde sınır koyulmamış ve her istediği gerçekleştirilmiş bir çocuk okulda da her istediğinin olmasını ister, okul kurallarına uymakta zorluk çeker ve bu durum okula uyum sürecini olumsuz etkiler.
* Yaşına Uygun Sorumluluklar Verin
Okul öncesi dönemde çocuklara yaşlarına ve gelişim seviyelerine uygun bir şekilde sorumluluklar verilmesi kendilerine olan güvenlerini destekler ve okulla birlikte başlayan sorumlulukları yerine getirmeleri için bir hazırlık sürecinden geçmelerini sağlar. Sorumluluk bilinci, aşamalı olarak gelişen bir beceridir. Sorumluluk duygusunu geliştirmek için anne-babanın; yaşına, cinsiyetine ve kişisel özelliklerine uygun görevleri çocuğun yapmasına fırsat vermesi, istenilen davranışlar için model oluşturması ve çocuğun gösterdiği olumlu davranışları pekiştirmesi gerekir.
* Sağlıklı Bir Ayrılma Süreci Sağlanmalıdır
Sabahları anne ve babadan ayrılarak okula gidebilmek için çocuğun okul öncesi dönemde sağlıklı bir ayrılma sürecini geçirmiş olması gerekmektedir. Anne ve babaların okul öncesi dönemde çocuklarıyla sıcak ve yakın bir ilişki kurmaları, net, kararlı ve tutarlı davranmaları ve yukarıda belirtildiği şekilde uygun sınırlar koymaları gerekmektedir.
* Aşırı Koruyucu ve Kollayıcı Tutumdan Kaçının
Ders çalışmak, yemek yemek, giyinmek gibi kendi başına yapabileceği sorumlulukların çocuğun yerine aile bireyleri tarafından gerçekleştirilmesi çocuğun ebeveynden uzakta okula gitmeyi, ders çalışmayı reddetmesine yol açabilir ve okula uyum sürecini bozabilir. Aşırı koruyucu tutumdan kaçınmak için çocukların yeterli kas gelişimine sahip olduktan sonra tuvaletini kendi yapmasına, yemeğini kendi yemesine, kendi başına uyumasına, arkadaş ilişkileri kurmasına fırsat verilmelidir.
* Küçük Yaştan İtibaren Okul İle İlgili Bilgilendirmeler Yapın
Anne ve babalar okul öncesi dönemde, küçük yaşlardan itibaren çocuklarına gelişim seviyesine uygun şekilde okulun arkadaşlıklar edinilecek, yeni ve yararlı bilgilerin öğrenileceği, keyifli ve zevkli bir yer olduğu ve herkesin zamanı gelince okula gideceğine dair bilgilendirme yapmalıdırlar; bu bilgilendirme çocuğun kendisini okula hazırlanışını kolaylaştıracaktır.
* Okulun İlk Günü
Okulun ilk günü anne ve baba bir şölen havası içinde çocuğu okuluna götürüp, sınıf öğretmeniyle tanıştırmalı, dönüş zamanı ve eve ulaşım şekli konusunda çocuğu bilgilendirdikten sonra okuldan ayrılmalıdır.
"Eğitim, öğrenci-öğretmen-veli üçgeninden oluşan platformdur. Bu birliktelik ne kadar bilinçli ve sağlıklı olursa, çocuklarımızda o oranda sağlam bir kişilik kazanırlar. Okul ve öğretmen ile iletişim içinde olunmalı ve aile yönlendirmelere açık olmalıdır. Okul kurallarına paralel evde yapıcı kurallar ve sorumluluklar verilmelidir. Aşırı koruyucu ve kollayıcı tutumdan uzaklaşılmalı, çocukların özgüven kazanmaları sağlanmalıdır."
Son Güncelleme: Cuma, 31 May 2019 10:18
Gösterim: 3159
F. Nurullah DAL - Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Yeni öğretim yılına güçlü bir moral ve heyecanla, iyimserlik, güven ve umut dolu bir atmosferle giriyoruz. Eğitim alanında karşılaşacağımız gelişme ve değişimlerin getireceği yeniliklere hızla uyum sağlayacağımıza ve uygulamayı başaracağımıza güvenimiz tamdır. 2019 – 2020 öğretim yılında, ülke genelindeki bütün eğitim kurumları gibi özel okullar da 2023 Eğitim Vizyonu hedeflerinin öncülüğünde planlamalar ve hedefler belirlemektedirler. Ön görülen öğretim programları, haftalık ders saat sayılarında yeni düzenlemeler, zaman çizelgelerindeki tespitler, öğrenci ve velilerin ilgi ile izlediği alanlar olmakla birlikte özel okul yönetici ve öğretmenleri tarafından da takip edilmektedir.
Özel okulların, Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM tarafından gerçekleştirilen ortak sınavlar alanında gösterdiği başarıların yanında, son yıllarda okul sayısı ve öğrenci kayıtları bakımında gösterdiği gelişmeler kamuoyunca malumdur. Milli Eğitim Bakanlığının özel okul velilerine destek vermesi uygulamasına son vermesinin öğrenci velilerini mali yönden zorlayacağı kuşkusuzdur. Tabii ki devlet desteğinin bir diğer etkisi de, toplumda özel okullara karşı güçlü bir güven dalgasına sebep olmakta idi. Bu uygulamanın en kısa sürede tekrar hayata geçirileceğini ümit etmekteyiz.
Sayın Bakanımızın açıklamalarında önümüzdeki öğretim yıllarında, öğretim programları, haftalık ders saat sayıları alanlarında yeni düzenlemeler yapılacağı ifade edildi. Eğitim alanında yapılacak ileriye dönük her türlü gelişme özel okullarca başarıyla uygulanmaktadır. Özel okullar için ifade edilen, “eğitimin yükselen yıldızları özel kolejler” söylemini hak ettiğimiz kanaatindeyiz. Bu standarda ulaşmamızda Bakanlığımızın katkısının olduğunu da belirtmek isterim. Özel okulların, başta Bakanlığımız olmak üzere ilgili diğer Bakanlıklardan beklentileri bulunmaktadır. Bunların önümüzdeki süreçte çözüleceğini umuyoruz. Önemli gördüğümüz bir diğer konu da eğitim hizmetlerin yürütülmesinde Bakanlığımızla olan karşılıklı bilgi alışverişinde iletişim kanallarının sürekli açık oluşudur.
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığının ilgili birimlerinin, paylaşımcı bir yönetim anlayışı göstermesi, Derneğimizin de içinde bulunduğu özel okul sivil toplum kuruluşlarının davet edilmesi, uygulayıcıların öneri ve görüşlerinin alınması, özel okullarda verilen eğitim hizmetlerinin daha sağlıklı ve etkin şekilde aksamalar olmadan yol alınmasını sağlamaktadır. Bakanlığımızın bu yaklaşımı bize moral ve motivasyon kazandırmaktadır.
Bu bağlamda Derneğimiz bünyesinde okulöncesi eğitim, ilköğretim (ilkokul – ortaokul)ve ortaöğretim komisyonları oluşturulmuştur. Komisyonlarımızda eğitim hizmetleri, her alandaki öğrenci işlemleri, genel uygulamalarda karşılaşılan sorunlara çözümlerin geliştirilmesi, ulusal veya uluslararası düzeyde ortaya çıkan bilimsel verileri ve eğitim alanındaki gelişmeler paylaşılmaktadır. Ders programları, haftalık ders saatlerinin uygulamasında öğrenci ve velilerin beklentileri, başarının artırılması yönündeki metotların geliştirilmesi…gibi konularda Bakanlığımıza öneriler sunulması amacıyla komisyonlarımız düzenli aralıklarla toplanıp değerlendirmelerde bulunmaktadır.
Özel okullarımız yüksek ve etkili bir performansla hizmet vermektedirler. Bu çabalar velilerin de dikkatini çektiğinden özel okullara yönelme yoğunlaşıyor. Özel okulların eğitim alanındaki performansını ve verilen eğitimin kalitesindeki olumsuz etkileyecek ve kamuoyunda yanlış algıya sebep olacak her türlü davranıştan kaçınılmasını, bütün özel okullarımızdan özellikle rica ediyorum.
Özel okullar, eğitimin temel unsurlarından birinin öğretmen olduğu anlayışını noksansız ve doğru olarak algılamışlardır. Derneğimiz eğitimin bu gerçeğini önemsemektedir. Noksan donanımı olan veya arzulanan düzeyde bir donanıma sahip olmayan öğretmen özel okulda kabul görmüyor. Bu nedenle üyemiz olan özel okullar için yoğun Hizmet içi Eğitim Programları uygulamaktadır. Programlara başvuru ve katılım isteğinin çok yüksek olduğunu büyük bir memnuniyetle görmekteyiz. Üniversitelerden davet edilen değerli eğitimci hocalarımızın katkılarıyla öğretmenlerimizde belirgin gelişmeler gözlenmektedir. Bu çalışmalarımız 2019- 2020öğretim yılında da düzenli olarak devam edecektir.
Hizmet içi eğitim çalışmalarının öğretmenlik hayatı boyunca düzenli ve devamlı şekilde yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz.. Çünkü insan hayatında ve buna dayalı olarak eğitimin alanında sürekli gelişim ve bir dizi yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Toplumlarda meydana gelen değişimleler, istek ve beklentilerinde çıtanın her geçen gün biraz daha yükselmesi, bunlara bağlı olarak farklılık gösteren talepler eğitim alanında karşılık bulabilmelidir. Eğitime gönül vermiş öğretmenlerimiz, Derneğimiz ve özel okullarımız daha yüksek başarı ve daha verimli bir gelecek için sürekli gelişim gerektiği fikrini içselleştirmişler. Bu yönde öğretmenlerimizin gerekli ve yeterli eğitim disiplinlerine ulaşabilmesi için hizmet içi eğitim faaliyetleri alanındaki gayretlerimiz aksatılmadan devam etmektedir.
Yeni bir öğretim yılına girerken, özel okullarımızın başarılarını daha yüksek standartlara taşıyacakları inancı ile 2019 – 2020 eğitim-öğretim yılının ülkemize ve sevgili öğrencilerimize başarı ve mutluluklar getirmesi yürekten diliyorum.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
F. Nurullah DAL - Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Yeni öğretim yılına güçlü bir moral ve heyecanla, iyimserlik, güven ve umut dolu bir atmosferle giriyoruz. Eğitim alanında karşılaşacağımız gelişme ve değişimlerin getireceği yeniliklere hızla uyum sağlayacağımıza ve uygulamayı başaracağımıza güvenimiz tamdır. 2019 – 2020 öğretim yılında, ülke genelindeki bütün eğitim kurumları gibi özel okullar da 2023 Eğitim Vizyonu hedeflerinin öncülüğünde planlamalar ve hedefler belirlemektedirler. Ön görülen öğretim programları, haftalık ders saat sayılarında yeni düzenlemeler, zaman çizelgelerindeki tespitler, öğrenci ve velilerin ilgi ile izlediği alanlar olmakla birlikte özel okul yönetici ve öğretmenleri tarafından da takip edilmektedir.
Özel okulların, Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM tarafından gerçekleştirilen ortak sınavlar alanında gösterdiği başarıların yanında, son yıllarda okul sayısı ve öğrenci kayıtları bakımında gösterdiği gelişmeler kamuoyunca malumdur. Milli Eğitim Bakanlığının özel okul velilerine destek vermesi uygulamasına son vermesinin öğrenci velilerini mali yönden zorlayacağı kuşkusuzdur. Tabii ki devlet desteğinin bir diğer etkisi de, toplumda özel okullara karşı güçlü bir güven dalgasına sebep olmakta idi. Bu uygulamanın en kısa sürede tekrar hayata geçirileceğini ümit etmekteyiz.
Sayın Bakanımızın açıklamalarında önümüzdeki öğretim yıllarında, öğretim programları, haftalık ders saat sayıları alanlarında yeni düzenlemeler yapılacağı ifade edildi. Eğitim alanında yapılacak ileriye dönük her türlü gelişme özel okullarca başarıyla uygulanmaktadır. Özel okullar için ifade edilen, “eğitimin yükselen yıldızları özel kolejler” söylemini hak ettiğimiz kanaatindeyiz. Bu standarda ulaşmamızda Bakanlığımızın katkısının olduğunu da belirtmek isterim. Özel okulların, başta Bakanlığımız olmak üzere ilgili diğer Bakanlıklardan beklentileri bulunmaktadır. Bunların önümüzdeki süreçte çözüleceğini umuyoruz. Önemli gördüğümüz bir diğer konu da eğitim hizmetlerin yürütülmesinde Bakanlığımızla olan karşılıklı bilgi alışverişinde iletişim kanallarının sürekli açık oluşudur.
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığının ilgili birimlerinin, paylaşımcı bir yönetim anlayışı göstermesi, Derneğimizin de içinde bulunduğu özel okul sivil toplum kuruluşlarının davet edilmesi, uygulayıcıların öneri ve görüşlerinin alınması, özel okullarda verilen eğitim hizmetlerinin daha sağlıklı ve etkin şekilde aksamalar olmadan yol alınmasını sağlamaktadır. Bakanlığımızın bu yaklaşımı bize moral ve motivasyon kazandırmaktadır.
Bu bağlamda Derneğimiz bünyesinde okulöncesi eğitim, ilköğretim (ilkokul – ortaokul)ve ortaöğretim komisyonları oluşturulmuştur. Komisyonlarımızda eğitim hizmetleri, her alandaki öğrenci işlemleri, genel uygulamalarda karşılaşılan sorunlara çözümlerin geliştirilmesi, ulusal veya uluslararası düzeyde ortaya çıkan bilimsel verileri ve eğitim alanındaki gelişmeler paylaşılmaktadır. Ders programları, haftalık ders saatlerinin uygulamasında öğrenci ve velilerin beklentileri, başarının artırılması yönündeki metotların geliştirilmesi…gibi konularda Bakanlığımıza öneriler sunulması amacıyla komisyonlarımız düzenli aralıklarla toplanıp değerlendirmelerde bulunmaktadır.
Özel okullarımız yüksek ve etkili bir performansla hizmet vermektedirler. Bu çabalar velilerin de dikkatini çektiğinden özel okullara yönelme yoğunlaşıyor. Özel okulların eğitim alanındaki performansını ve verilen eğitimin kalitesindeki olumsuz etkileyecek ve kamuoyunda yanlış algıya sebep olacak her türlü davranıştan kaçınılmasını, bütün özel okullarımızdan özellikle rica ediyorum.
Özel okullar, eğitimin temel unsurlarından birinin öğretmen olduğu anlayışını noksansız ve doğru olarak algılamışlardır. Derneğimiz eğitimin bu gerçeğini önemsemektedir. Noksan donanımı olan veya arzulanan düzeyde bir donanıma sahip olmayan öğretmen özel okulda kabul görmüyor. Bu nedenle üyemiz olan özel okullar için yoğun Hizmet içi Eğitim Programları uygulamaktadır. Programlara başvuru ve katılım isteğinin çok yüksek olduğunu büyük bir memnuniyetle görmekteyiz. Üniversitelerden davet edilen değerli eğitimci hocalarımızın katkılarıyla öğretmenlerimizde belirgin gelişmeler gözlenmektedir. Bu çalışmalarımız 2019- 2020öğretim yılında da düzenli olarak devam edecektir.
Hizmet içi eğitim çalışmalarının öğretmenlik hayatı boyunca düzenli ve devamlı şekilde yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz.. Çünkü insan hayatında ve buna dayalı olarak eğitimin alanında sürekli gelişim ve bir dizi yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Toplumlarda meydana gelen değişimleler, istek ve beklentilerinde çıtanın her geçen gün biraz daha yükselmesi, bunlara bağlı olarak farklılık gösteren talepler eğitim alanında karşılık bulabilmelidir. Eğitime gönül vermiş öğretmenlerimiz, Derneğimiz ve özel okullarımız daha yüksek başarı ve daha verimli bir gelecek için sürekli gelişim gerektiği fikrini içselleştirmişler. Bu yönde öğretmenlerimizin gerekli ve yeterli eğitim disiplinlerine ulaşabilmesi için hizmet içi eğitim faaliyetleri alanındaki gayretlerimiz aksatılmadan devam etmektedir.
Yeni bir öğretim yılına girerken, özel okullarımızın başarılarını daha yüksek standartlara taşıyacakları inancı ile 2019 – 2020 eğitim-öğretim yılının ülkemize ve sevgili öğrencilerimize başarı ve mutluluklar getirmesi yürekten diliyorum.
Son Güncelleme: Cuma, 20 Eylül 2019 16:21
Gösterim: 1315
Okul öncesinde “Dünya benim oyun alanım” mottosuyla öğrencilerin öğrenme süreçlerine aktif olarak katılımlarını desteklediklerini ve yaparak ve yaşayarak öğrendikleri bir eğitim ortamı kurduklarını belirten Mektebim Okul Öncesi ve İlkokul Koordinatörü Mine Akın Ezedin, okul öncesine yönelik yaptıkları çalışmaları artı eğitim’e anlattı.
Mektebim okul öncesi eğitimde nasıl bir eğitim modeli uyguluyor?
Mektebim öğrencileri, okul öncesinden üniversiteye kadar “Bütünsel Eğitim Yaklaşımı” ile kendilerini keşfederek ve birer dünya vatandaşı olarak başarılı bir geleceğe adım adım yürümektedir. Öğrencinin yaş dönemi esas alınarak tasarlanan “Bütünsel Eğitim Yaklaşımı” öğrencilerin yetenekleri ve öğrenme şekilleriyle bütünleşerek kalıcı bir eğitime zemin hazırlamaktadır. Okul öncesinde “Dünya benim oyun alanım” mottosuyla öğrencilerin öğrenme süreçlerine aktif olarak katılımlarını destekliyoruz. Yaparak ve yaşayarak öğrendikleri bir eğitim yaklaşımıyla her çocuğun bireysel farklılıkları olduğu bilincinden hareket ederek yaratıcı düşünceyi daima cesaretlendiriyoruz. Yapılandırılmış etkinlikler ve yarı yapılandırılmış oyunlarla öğrenmeye önem veriyoruz. Oyun, çocuğun hayatında vazgeçilmez bir unsurdur. Bu sebeple öğrenmeleri gereken konuları oyunlarla veriyoruz. Oyun yoluyla öğrenme yöntemi, çocukların akıl yürütme, eleştirel düşünme ve yeni durumlara adaptasyon sağlayabilme becerilerini de geliştiriyor.
OYUN FARKINDALIĞI ARTIRIYOR
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır?
Oyun, çocuğun hayatında vazgeçilmez bir unsurdur. Kişilik ve yeteneklerini geliştirmesine fırsat yaratarak onu yetişkin dünyasına hazırlar. Eğitim sistemimizde temel olarak öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamak ve onu bir sonraki kademeye ve hayata hazırlamak üzerine program geliştiriyoruz. Okul öncesi kademesinde, kazanımları öğrencinin oyun oynayarak ve etkinlik yaparak öğrenebileceği şekilde kurguluyoruz. Oyun, öğrencinin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Oyun yoluyla öğrenme ise öğrenciyi motive eden ve öğrencinin sürece aktif olarak katılmasına yarayan bir yöntemdir. Eğitimde oyunun kullanılmasıyla öğrenci yetişkinden bağımsız hareket edebilme yeteneğini geliştirerek farkındalığını artırır. Bedeninin işlevlerini keşfeder. Mektebim olarak eğitim programlarımızda oyun, yaş seviyesine ve konuya göre farklı anlarda kullanılır. Öğretmen sınıfın profiline göre değişiklikler yapabilir. Öğrencilerin oyunla öğrenilen konuyu pekiştirmeleri gerektiğini düşünüyorsa oyun yoluyla öğrenme etkinliklerine devam edebilir. Özellikle küçük yaş gruplarının eğitiminde süreyle ilgili keskin sınırlar belirlememekte fayda vardır. Öğrencilerin öğrenme stilleri farklı olacağı için oyun oynamaya devam etme süreleri de farklı olacaktır.
YABANCI DİL BECERİSİ İLETİŞİM BECERİSİ SAĞLIYOR
Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve hangi yöntemler uygulanmalıdır?
Bilim çevreleri, çocukların zihinsel ve duyusal becerileri ve esnekliklerinden dolayı yabancı dil öğretiminin erken yaşlarda çok daha etkin sonuçlar vereceği fikrini benimser. Erken yaşta yabancı dil öğretimi çocukta düşünmeye yönelik kıvraklık ve esnekliği, dinleme yetisini ve hassasiyetini geliştirir. Aynı zamanda anadilinde anlama kabiliyetini de geliştirir. Ana dildeki becerisi arttıkça çocuğun iletişim becerisi de artacaktır. Yabancı dil edinmek, çocuğun farklı kültürleri öğrenmesine olanak sağlar ve iletişim becerisinin gelişmesine katkıda bulunur. Özetle yabancı dil öğretimi küçük yaşlarda başlarsa çocuğun sadece yabancı dil öğrenmesine değil genel anlamda gelişime olumlu katkılar sunacaktır. Buradaki önemli nokta yabancı dil eğitiminin veriliş şeklidir. Öğrencilerin anlama becerilerini geliştirmek için yabancı dil eğitiminde dinlemeye, algılamaya, keşfetmeye ve çocukları üretmeye yönlendirecek çalışmalar yaptırılmalı, bunların yanında ritim ve vurgulama çalışmalarına da değinilmelidir.
DOĞRU OKUL HANGİSİ?
Okul öncesi eğitim kurumlarını seçerken nelere dikkat edilmeli?
Öncelikle anne babaların doğru soruyu sormaları gerekir. "İyi Okul hangisi?" sorusu yanlıştır. "Çocuğum için doğru okul hangisi?" sorusu, doğru sorudur. Öncelikle çocuğunuzu iyi tanımanız gerekir ki onun ihtiyaçlarını anlamak, onun ihtiyaçlarına yönelik bir okulu belirleyebilmek için bu çok önemlidir. Çocuğunuzun topluluk içinde davranışları, ders içindeki halleri, etkinlikleri tamamlama yöntemleri, eğilimleri vb. gibi konularda çocuğunuzu tanımak anne babaları doğru okul seçimine götürecektir.
Okul öncesi eğitimde aileye düşen görev ve sorumluluklar neler?
Çocuklar çok çabuk öğrenirler. Okul başlamadan önce evde geçirdikleri süreç, öğrenme açısından kıymetli bir zaman dilimidir. Kişisel bakım, saygı, empati gibi konular okuldan önce çocuğun hayatına girmiş olmalıdır. Örneğin 4-5 yaşındaki bir çocuk tuvalet eğitimini çoktan tamamlamış olmalıdır. Bu yaş gruplarında eğitimi çok keskin çizgilerle bölemeyiz. Tamamlanmayan bir kişisel bakım eğitimi çocuğun gündelik hayatını ve bu sebeple de öğrenme sürecini de olumsuz etkiler. Anne- babaların en öneli görevi çocuklarını okula hazırlamaktır. İlk öğretmen anne ve babadır.
ANNE-BABALAR İYİ BİR DİNLEYİCİ OLMALI!
Okul öncesi eğitimde çocuklar şarkı söylemek, resim yapmak, öğretmeninin açıklamalarını dinlemek ve bunun gibi çeşitli etkinliklerde yer alıyorlar ve bu etkinlikler de çocukların iyi birer dinleyici olmasını gerektiriyor. Anne babaların iyi birer dinleyici olması, çocuklarını sabırla dinlemeleri, çocukların dinlemeyi öğrenmesini sağlar. Başarının anahtarlarından biri iyi bir dinleyici olmaktır. Ailelerin okul dışında kalan vakitlerde çocuklarıyla oyun oynayarak onları takım çalışmasına hazırlamaları, yönerge takip etmelerini sağlamaları çok önemlidir. Bu sayede çocuk okulda yapılacak olan takım çalışmalarında başarılı olur, kişisel gelişimi hızlanır.
Birçok ebeveyn çocuklarından çok fazla şey bekliyor. Hala hassas bir öğrenme aşamasında olduklarını ve hala çocuk olduklarını unutmamak gerekir. Söylediklerinizi hemen anlayamayabilirler. Sabırla takip etmek ve kendi hızlarında öğrenmelerine izin vermek gerekir. Önemli olan, onları öğrenmeye ve denemeye devam etmeye teşvik etmektir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Okul öncesinde “Dünya benim oyun alanım” mottosuyla öğrencilerin öğrenme süreçlerine aktif olarak katılımlarını desteklediklerini ve yaparak ve yaşayarak öğrendikleri bir eğitim ortamı kurduklarını belirten Mektebim Okul Öncesi ve İlkokul Koordinatörü Mine Akın Ezedin, okul öncesine yönelik yaptıkları çalışmaları artı eğitim’e anlattı.
Mektebim okul öncesi eğitimde nasıl bir eğitim modeli uyguluyor?
Mektebim öğrencileri, okul öncesinden üniversiteye kadar “Bütünsel Eğitim Yaklaşımı” ile kendilerini keşfederek ve birer dünya vatandaşı olarak başarılı bir geleceğe adım adım yürümektedir. Öğrencinin yaş dönemi esas alınarak tasarlanan “Bütünsel Eğitim Yaklaşımı” öğrencilerin yetenekleri ve öğrenme şekilleriyle bütünleşerek kalıcı bir eğitime zemin hazırlamaktadır. Okul öncesinde “Dünya benim oyun alanım” mottosuyla öğrencilerin öğrenme süreçlerine aktif olarak katılımlarını destekliyoruz. Yaparak ve yaşayarak öğrendikleri bir eğitim yaklaşımıyla her çocuğun bireysel farklılıkları olduğu bilincinden hareket ederek yaratıcı düşünceyi daima cesaretlendiriyoruz. Yapılandırılmış etkinlikler ve yarı yapılandırılmış oyunlarla öğrenmeye önem veriyoruz. Oyun, çocuğun hayatında vazgeçilmez bir unsurdur. Bu sebeple öğrenmeleri gereken konuları oyunlarla veriyoruz. Oyun yoluyla öğrenme yöntemi, çocukların akıl yürütme, eleştirel düşünme ve yeni durumlara adaptasyon sağlayabilme becerilerini de geliştiriyor.
OYUN FARKINDALIĞI ARTIRIYOR
Okul öncesinde oyun ile öğrenmenin önemi nedir ve nasıl uygulanmalıdır?
Oyun, çocuğun hayatında vazgeçilmez bir unsurdur. Kişilik ve yeteneklerini geliştirmesine fırsat yaratarak onu yetişkin dünyasına hazırlar. Eğitim sistemimizde temel olarak öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamak ve onu bir sonraki kademeye ve hayata hazırlamak üzerine program geliştiriyoruz. Okul öncesi kademesinde, kazanımları öğrencinin oyun oynayarak ve etkinlik yaparak öğrenebileceği şekilde kurguluyoruz. Oyun, öğrencinin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Oyun yoluyla öğrenme ise öğrenciyi motive eden ve öğrencinin sürece aktif olarak katılmasına yarayan bir yöntemdir. Eğitimde oyunun kullanılmasıyla öğrenci yetişkinden bağımsız hareket edebilme yeteneğini geliştirerek farkındalığını artırır. Bedeninin işlevlerini keşfeder. Mektebim olarak eğitim programlarımızda oyun, yaş seviyesine ve konuya göre farklı anlarda kullanılır. Öğretmen sınıfın profiline göre değişiklikler yapabilir. Öğrencilerin oyunla öğrenilen konuyu pekiştirmeleri gerektiğini düşünüyorsa oyun yoluyla öğrenme etkinliklerine devam edebilir. Özellikle küçük yaş gruplarının eğitiminde süreyle ilgili keskin sınırlar belirlememekte fayda vardır. Öğrencilerin öğrenme stilleri farklı olacağı için oyun oynamaya devam etme süreleri de farklı olacaktır.
YABANCI DİL BECERİSİ İLETİŞİM BECERİSİ SAĞLIYOR
Okul öncesinde yabancı dil eğitimi hangi yaşta başlamalı ve hangi yöntemler uygulanmalıdır?
Bilim çevreleri, çocukların zihinsel ve duyusal becerileri ve esnekliklerinden dolayı yabancı dil öğretiminin erken yaşlarda çok daha etkin sonuçlar vereceği fikrini benimser. Erken yaşta yabancı dil öğretimi çocukta düşünmeye yönelik kıvraklık ve esnekliği, dinleme yetisini ve hassasiyetini geliştirir. Aynı zamanda anadilinde anlama kabiliyetini de geliştirir. Ana dildeki becerisi arttıkça çocuğun iletişim becerisi de artacaktır. Yabancı dil edinmek, çocuğun farklı kültürleri öğrenmesine olanak sağlar ve iletişim becerisinin gelişmesine katkıda bulunur. Özetle yabancı dil öğretimi küçük yaşlarda başlarsa çocuğun sadece yabancı dil öğrenmesine değil genel anlamda gelişime olumlu katkılar sunacaktır. Buradaki önemli nokta yabancı dil eğitiminin veriliş şeklidir. Öğrencilerin anlama becerilerini geliştirmek için yabancı dil eğitiminde dinlemeye, algılamaya, keşfetmeye ve çocukları üretmeye yönlendirecek çalışmalar yaptırılmalı, bunların yanında ritim ve vurgulama çalışmalarına da değinilmelidir.
DOĞRU OKUL HANGİSİ?
Okul öncesi eğitim kurumlarını seçerken nelere dikkat edilmeli?
Öncelikle anne babaların doğru soruyu sormaları gerekir. "İyi Okul hangisi?" sorusu yanlıştır. "Çocuğum için doğru okul hangisi?" sorusu, doğru sorudur. Öncelikle çocuğunuzu iyi tanımanız gerekir ki onun ihtiyaçlarını anlamak, onun ihtiyaçlarına yönelik bir okulu belirleyebilmek için bu çok önemlidir. Çocuğunuzun topluluk içinde davranışları, ders içindeki halleri, etkinlikleri tamamlama yöntemleri, eğilimleri vb. gibi konularda çocuğunuzu tanımak anne babaları doğru okul seçimine götürecektir.
Okul öncesi eğitimde aileye düşen görev ve sorumluluklar neler?
Çocuklar çok çabuk öğrenirler. Okul başlamadan önce evde geçirdikleri süreç, öğrenme açısından kıymetli bir zaman dilimidir. Kişisel bakım, saygı, empati gibi konular okuldan önce çocuğun hayatına girmiş olmalıdır. Örneğin 4-5 yaşındaki bir çocuk tuvalet eğitimini çoktan tamamlamış olmalıdır. Bu yaş gruplarında eğitimi çok keskin çizgilerle bölemeyiz. Tamamlanmayan bir kişisel bakım eğitimi çocuğun gündelik hayatını ve bu sebeple de öğrenme sürecini de olumsuz etkiler. Anne- babaların en öneli görevi çocuklarını okula hazırlamaktır. İlk öğretmen anne ve babadır.
ANNE-BABALAR İYİ BİR DİNLEYİCİ OLMALI!
Okul öncesi eğitimde çocuklar şarkı söylemek, resim yapmak, öğretmeninin açıklamalarını dinlemek ve bunun gibi çeşitli etkinliklerde yer alıyorlar ve bu etkinlikler de çocukların iyi birer dinleyici olmasını gerektiriyor. Anne babaların iyi birer dinleyici olması, çocuklarını sabırla dinlemeleri, çocukların dinlemeyi öğrenmesini sağlar. Başarının anahtarlarından biri iyi bir dinleyici olmaktır. Ailelerin okul dışında kalan vakitlerde çocuklarıyla oyun oynayarak onları takım çalışmasına hazırlamaları, yönerge takip etmelerini sağlamaları çok önemlidir. Bu sayede çocuk okulda yapılacak olan takım çalışmalarında başarılı olur, kişisel gelişimi hızlanır.
Birçok ebeveyn çocuklarından çok fazla şey bekliyor. Hala hassas bir öğrenme aşamasında olduklarını ve hala çocuk olduklarını unutmamak gerekir. Söylediklerinizi hemen anlayamayabilirler. Sabırla takip etmek ve kendi hızlarında öğrenmelerine izin vermek gerekir. Önemli olan, onları öğrenmeye ve denemeye devam etmeye teşvik etmektir.
Son Güncelleme: Cuma, 31 May 2019 10:03
Gösterim: 1252

