Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk'ün ailelerin çocuklarına Kur'an'dan koyacakları isimlerle ilgili yaptığı açıklamayı değerlendirdi.
Mehmet Görmez, Almanya temasları çerçevesinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) genel merkezini ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
''Şahsen müftümüzün basına yansımış şekliyle ifade etmiş olmasına ihtimal vermiyorum. Çünkü bu isimlerin her birisi topluma mal olmuş, tarihe mal olmuş çok önemli isimler. Her birinin arkasında çok büyük tarihi değerler mevcuttur. Bunları kadim sözcüklerin satır aralarından çıkarılan manalar ile değerlendirmek son derece yanlıştır. Tamamen kastını aşan zorlama bir yorum olduğunu tahmin ediyorum. Bundan dolayı hiçbir kardeşimizin incinmesini istemeyiz. Bu tamamen kastını aşan zorlama bir yorumdan kaynaklanıyor.''
Eleştirmek dahi abesle iştigal
Söz konusu isimlerin her birisinin arkasında tarihe mal olmuş çok yüksek değerler olduğunu vurgulayan Görmez, şöyle devam etti:
''İsmin Arapçadaki diğer adı Alemdir. Alem aynı zamanda arkasında önemli erdemleri, faziletleri, sembolleri, simgeleri bulunduran kelime ve kavramlar demektir. Toplum hem Türkiye'de hem de dünyanın muhtelif yerlerinde bu isimleri verirken hiçbir zaman kadim sözcüklerde yüzlerce sözlük manası olan herhangi bir kelimeyi dikkate alarak vermezler. Bunu düşünmek dahi, eleştirmek dahi abesle iştigaldir.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk'ün ailelerin çocuklarına Kur'an'dan koyacakları isimlerle ilgili yaptığı açıklamayı değerlendirdi.
Mehmet Görmez, Almanya temasları çerçevesinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) genel merkezini ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
''Şahsen müftümüzün basına yansımış şekliyle ifade etmiş olmasına ihtimal vermiyorum. Çünkü bu isimlerin her birisi topluma mal olmuş, tarihe mal olmuş çok önemli isimler. Her birinin arkasında çok büyük tarihi değerler mevcuttur. Bunları kadim sözcüklerin satır aralarından çıkarılan manalar ile değerlendirmek son derece yanlıştır. Tamamen kastını aşan zorlama bir yorum olduğunu tahmin ediyorum. Bundan dolayı hiçbir kardeşimizin incinmesini istemeyiz. Bu tamamen kastını aşan zorlama bir yorumdan kaynaklanıyor.''
Eleştirmek dahi abesle iştigal
Söz konusu isimlerin her birisinin arkasında tarihe mal olmuş çok yüksek değerler olduğunu vurgulayan Görmez, şöyle devam etti:
''İsmin Arapçadaki diğer adı Alemdir. Alem aynı zamanda arkasında önemli erdemleri, faziletleri, sembolleri, simgeleri bulunduran kelime ve kavramlar demektir. Toplum hem Türkiye'de hem de dünyanın muhtelif yerlerinde bu isimleri verirken hiçbir zaman kadim sözcüklerde yüzlerce sözlük manası olan herhangi bir kelimeyi dikkate alarak vermezler. Bunu düşünmek dahi, eleştirmek dahi abesle iştigaldir.''
Son Güncelleme: Pazartesi, 08 Ekim 2012 17:00
Gösterim: 4133
Bu yılki Nobel Tıp Ödülü, insanoğlunun hücrelerle organizmaların nasıl geliştiğini anlamasına yardımcı olan İngiliz bilim adamı John B. Gurdon ve Japon bilim adamı Shinya Yamanaka'nın çalışmalarına verildi
Belirli bir işlevi yerine getirmek üzere olgunlaşmış hücrelerin, bedendeki dokulardan herhangi birini geliştirme kapasitesine sahip olgunlaşmamış hücrelere dönüşebileceğini keşfederek, insanoğlunun hücrelerle organizmaların nasıl geliştiğini anlamasına yardımcı olan İngiliz bilim adamı John B. Gurdon ve Japon bilim adamı Shinya Yamanaka, bu yılki Nobel Tıp Ödülü'nün sahibi oldu.
1962'de bir kurbağadan aldığı yumurta hücresindeki olgunlaşmamış hücre çekirdeğini bağırsaklardan alınan olgunlaşmış bir hücre ile değiştiren ve değişime uğrattığı bu hücreden normal bir kurbağa yavrusu elde eden Gurdon, hücrelerin yerine getirdiği işlevlerin değiştirilebileceğini ispatladı.
Gurdon'un kök hücre uygulamalarının dönüm noktasını oluşturan deneyi, olgunlaşmış DNA hücresinin kurbağadaki tüm hücreleri geliştirmek için gerekli tüm bilgiye sahip olduğunu gösterdi.
Gurdon'un devrim niteliğindeki deneyinden 40 yıl sonra 2006'da ise Yamanaka, farelerdeki olgun hücrelerin kök hücrelere dönüşebileceğini gösterdi. Yamanaka, embriyondan alınan tek işlevli olgun hücrelerin, çok işlevli olgunlaşmamış hücrelere dönüşerek, bedendeki herhangi bir dokuyu geliştirebileceğini ortaya çıkardı.
Gurdon ve Yamanaka'nın çığır açan keşifleri, hücrelerin gelişimi, olgunlaşması ve işlevleri ile ilgili bilgileri tamamen değiştirdi. Ders kitaplarının yeniden yazılmasını sağlayan Gurdon ve Yamanaka'nın yol açtığı kök hücre çalışmaları, kısırlıktan, Parkinson'a, kanserden diyabete, körlükten sağırlığa birçok rahatsızlığın tedavisinde büyük ilerleme kaydederek, hastalar ve yakınları için büyük bir umut kaynağı oldu.
Sir John B. Gurdon
1933 yılında İngiltere'nin Dippenhall kentinde dünyaya gelen Gurdon, Klasik Filoloji okumak için gittiği Oxford Üniversitesi'nde zoolojiye merak saldı. Xenopus türü kurbağalar üzerinde yaptığı nükleer transplantasyon çalışmaları ile doktorasını alan Gurdon, daha sonra Cambridge Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1989 yılında üniversitede Wellcome/CRC Hücre Biyolojisi ve Kanser Enstitüsü'nü kuran Gurdon, hala Cambridge'de kendi adını taşıyan enstitüde çalışmaya devam ediyor. Sir unvanı verilen Gurdon, Albert Lasker Tıp Araştırmaları Ödülü dahil birçok ödül kazandı.
Shinya Yamanaka
1962 yılında Japonya'nın Osaka kentinde doğan Yamanaka, dikiş makineleri parçaları üreten fabrika sahibi babasının yönlendirmesiyle Kobe Üniversitesi'nde tıp eğitimi aldı. Osaka Üniversitesi'nde ortopedik cerrahi uzmanlığı yapan Yamanaka, daha sonra Kyoto Üniversitesi'nde Hücre Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaya başladı. Uluslararası Kök Hücre Araştırmaları Topluluğu'nun başkanlığını yürüten Yamanaka, Albert Lasker Tıp Araştırmaları Ödülü ve Wolf Tıp Ödülü dahil birçok ödül kazandı.
Gurdon ve Yamanaka, ödüllerini 10 Aralık'ta yapılacak törende diğer kazananlarla birlikte alacak.
Bu arada Nobel Vakfı, 2001'den bu yana verdiği 10 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 2,7 milyon TL) değerindeki para ödülünü bu yıl yüzde 20 azalttı. Nobel'e layık görülenler bu yıl 8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 2,2 milyon TL) para ödülünün sahibi olacak.
2001'den bu yana Nobel Tıp Ödülü'ne layık görülenler
2011: Amerikalı Bruce Beutler, Fransız Jules Hoffmann ve Kanadalı Ralph Steinman
2010: İngiliz Frof. Dr. Robert Edwards
2009: Avustralyalı Elizabeth Blackburn, Amerikalı Carol Greider ve Jack Szostak
2008: Alman Harald zur Hausen, Fransız Barre-Sinoussi ve Luc Montagnier
2007: Amerikalı Mario Capecchi ve Oliver Smithies ile İngiliz Martin Evans
2006: Amerikalı Andrew Z. Fire ve Craig C. Mello
2005: Avustralyalı Barry J. Marshall ve J. Robin Warren
2004: Amerikalı Richard Axel ve Linda B. Buck
2003: Amerikalı Paul C. Lauterbur ve İngiliz Peter Mansfield
2002: İngiliz Sydney Brenner ve John E. Sulston ile Amerikalı H. Robert Horvitz
2001: Amerikalı Leland H. Hartwell ile İngiliz R. Timothy Hunt ve Paul M. Nurse
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bu yılki Nobel Tıp Ödülü, insanoğlunun hücrelerle organizmaların nasıl geliştiğini anlamasına yardımcı olan İngiliz bilim adamı John B. Gurdon ve Japon bilim adamı Shinya Yamanaka'nın çalışmalarına verildi
Belirli bir işlevi yerine getirmek üzere olgunlaşmış hücrelerin, bedendeki dokulardan herhangi birini geliştirme kapasitesine sahip olgunlaşmamış hücrelere dönüşebileceğini keşfederek, insanoğlunun hücrelerle organizmaların nasıl geliştiğini anlamasına yardımcı olan İngiliz bilim adamı John B. Gurdon ve Japon bilim adamı Shinya Yamanaka, bu yılki Nobel Tıp Ödülü'nün sahibi oldu.
1962'de bir kurbağadan aldığı yumurta hücresindeki olgunlaşmamış hücre çekirdeğini bağırsaklardan alınan olgunlaşmış bir hücre ile değiştiren ve değişime uğrattığı bu hücreden normal bir kurbağa yavrusu elde eden Gurdon, hücrelerin yerine getirdiği işlevlerin değiştirilebileceğini ispatladı.
Gurdon'un kök hücre uygulamalarının dönüm noktasını oluşturan deneyi, olgunlaşmış DNA hücresinin kurbağadaki tüm hücreleri geliştirmek için gerekli tüm bilgiye sahip olduğunu gösterdi.
Gurdon'un devrim niteliğindeki deneyinden 40 yıl sonra 2006'da ise Yamanaka, farelerdeki olgun hücrelerin kök hücrelere dönüşebileceğini gösterdi. Yamanaka, embriyondan alınan tek işlevli olgun hücrelerin, çok işlevli olgunlaşmamış hücrelere dönüşerek, bedendeki herhangi bir dokuyu geliştirebileceğini ortaya çıkardı.
Gurdon ve Yamanaka'nın çığır açan keşifleri, hücrelerin gelişimi, olgunlaşması ve işlevleri ile ilgili bilgileri tamamen değiştirdi. Ders kitaplarının yeniden yazılmasını sağlayan Gurdon ve Yamanaka'nın yol açtığı kök hücre çalışmaları, kısırlıktan, Parkinson'a, kanserden diyabete, körlükten sağırlığa birçok rahatsızlığın tedavisinde büyük ilerleme kaydederek, hastalar ve yakınları için büyük bir umut kaynağı oldu.
Sir John B. Gurdon
1933 yılında İngiltere'nin Dippenhall kentinde dünyaya gelen Gurdon, Klasik Filoloji okumak için gittiği Oxford Üniversitesi'nde zoolojiye merak saldı. Xenopus türü kurbağalar üzerinde yaptığı nükleer transplantasyon çalışmaları ile doktorasını alan Gurdon, daha sonra Cambridge Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1989 yılında üniversitede Wellcome/CRC Hücre Biyolojisi ve Kanser Enstitüsü'nü kuran Gurdon, hala Cambridge'de kendi adını taşıyan enstitüde çalışmaya devam ediyor. Sir unvanı verilen Gurdon, Albert Lasker Tıp Araştırmaları Ödülü dahil birçok ödül kazandı.
Shinya Yamanaka
1962 yılında Japonya'nın Osaka kentinde doğan Yamanaka, dikiş makineleri parçaları üreten fabrika sahibi babasının yönlendirmesiyle Kobe Üniversitesi'nde tıp eğitimi aldı. Osaka Üniversitesi'nde ortopedik cerrahi uzmanlığı yapan Yamanaka, daha sonra Kyoto Üniversitesi'nde Hücre Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaya başladı. Uluslararası Kök Hücre Araştırmaları Topluluğu'nun başkanlığını yürüten Yamanaka, Albert Lasker Tıp Araştırmaları Ödülü ve Wolf Tıp Ödülü dahil birçok ödül kazandı.
Gurdon ve Yamanaka, ödüllerini 10 Aralık'ta yapılacak törende diğer kazananlarla birlikte alacak.
Bu arada Nobel Vakfı, 2001'den bu yana verdiği 10 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 2,7 milyon TL) değerindeki para ödülünü bu yıl yüzde 20 azalttı. Nobel'e layık görülenler bu yıl 8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 2,2 milyon TL) para ödülünün sahibi olacak.
2001'den bu yana Nobel Tıp Ödülü'ne layık görülenler
2011: Amerikalı Bruce Beutler, Fransız Jules Hoffmann ve Kanadalı Ralph Steinman
2010: İngiliz Frof. Dr. Robert Edwards
2009: Avustralyalı Elizabeth Blackburn, Amerikalı Carol Greider ve Jack Szostak
2008: Alman Harald zur Hausen, Fransız Barre-Sinoussi ve Luc Montagnier
2007: Amerikalı Mario Capecchi ve Oliver Smithies ile İngiliz Martin Evans
2006: Amerikalı Andrew Z. Fire ve Craig C. Mello
2005: Avustralyalı Barry J. Marshall ve J. Robin Warren
2004: Amerikalı Richard Axel ve Linda B. Buck
2003: Amerikalı Paul C. Lauterbur ve İngiliz Peter Mansfield
2002: İngiliz Sydney Brenner ve John E. Sulston ile Amerikalı H. Robert Horvitz
2001: Amerikalı Leland H. Hartwell ile İngiliz R. Timothy Hunt ve Paul M. Nurse
Son Güncelleme: Pazartesi, 08 Ekim 2012 14:38
Gösterim: 2201
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın başlatacağı uygulamayla "çevreci çocuk" kartı verilecek öğrenciler, alışverişlerini indirimli yapacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın uygulamasıyla, çevreye katkıda bulunan öğrencilere "çevreci çocuk" kartı verilecek.
Öğrenciler, getirdikleri pil, yağ gibi atık maddeler karşılığında kartlarına yüklenecek puanlarla mağazalardan daha ucuz alışveriş yapma imkanı kazanırken, otobüs biletlerini de ekstra indirimli alabilecek.
Çevre Yönetimi Genel Müdürü Mehmet Baş, "Bu karta sahip öğrencilerin, otobüs biletinde de ekstra indirim alması için belediyelerle görüşeceğiz" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın başlatacağı uygulamayla "çevreci çocuk" kartı verilecek öğrenciler, alışverişlerini indirimli yapacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın uygulamasıyla, çevreye katkıda bulunan öğrencilere "çevreci çocuk" kartı verilecek.
Öğrenciler, getirdikleri pil, yağ gibi atık maddeler karşılığında kartlarına yüklenecek puanlarla mağazalardan daha ucuz alışveriş yapma imkanı kazanırken, otobüs biletlerini de ekstra indirimli alabilecek.
Çevre Yönetimi Genel Müdürü Mehmet Baş, "Bu karta sahip öğrencilerin, otobüs biletinde de ekstra indirim alması için belediyelerle görüşeceğiz" dedi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 08 Ekim 2012 12:28
Gösterim: 1511
Stockholm'deki Nobel Komitesi'nin üyeleri, Karolinska Üniversitesi'nde düzenlenenen basın toplantısında, Nobel Tıp Ödülü'nü kazanların adlarını basına açıkladı.
Nobel Tıp Ödülü, John B. Gurdon ile Shinya Yamanaka'ya verildi
9 Ekim Salı Günü Nobel Fizik Ödülü'nün sahibi, 10 Ekim Çarşamba Günü de Kimya alanında ödül kazananlar duyurulacak.
Barış alanındaki çalışma ya da girişimleriyle Nobel Ödülü'ne layık görülen kişi, 12 Ekim'de Oslo'da belli olacak.
15 Ekim günü ise yine Stockholm'de Ekonomi alanındaki Nobel Ödülü'nün sahibi açıklanacak. Nobel Ödülleri içinde en fazla merak uyandıran alan olan Edebiyat ödülünü kazanan yazarın adının açıklanacağı tarih ise henüz bildirilmedi.
Stockholm'de 10 Aralık'ta İsveç Kralı Carl Gustav'ın da katıldığı törenle ödül sahiplerine 8 milyon İsveç Kronu (890 bin avro) ve madalya veriliyor. Barış Ödülü ile ilgili tören ise Norveç'in başkenti Oslo'da yapılıyor.

Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Stockholm'deki Nobel Komitesi'nin üyeleri, Karolinska Üniversitesi'nde düzenlenenen basın toplantısında, Nobel Tıp Ödülü'nü kazanların adlarını basına açıkladı.
Nobel Tıp Ödülü, John B. Gurdon ile Shinya Yamanaka'ya verildi
9 Ekim Salı Günü Nobel Fizik Ödülü'nün sahibi, 10 Ekim Çarşamba Günü de Kimya alanında ödül kazananlar duyurulacak.
Barış alanındaki çalışma ya da girişimleriyle Nobel Ödülü'ne layık görülen kişi, 12 Ekim'de Oslo'da belli olacak.
15 Ekim günü ise yine Stockholm'de Ekonomi alanındaki Nobel Ödülü'nün sahibi açıklanacak. Nobel Ödülleri içinde en fazla merak uyandıran alan olan Edebiyat ödülünü kazanan yazarın adının açıklanacağı tarih ise henüz bildirilmedi.
Stockholm'de 10 Aralık'ta İsveç Kralı Carl Gustav'ın da katıldığı törenle ödül sahiplerine 8 milyon İsveç Kronu (890 bin avro) ve madalya veriliyor. Barış Ödülü ile ilgili tören ise Norveç'in başkenti Oslo'da yapılıyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 08 Ekim 2012 13:08
Gösterim: 1872
Suriye’den atılan top mermilerinin düşmesi nedeniyle 3 haftadır eğitimin aksadığı Akçakale ilçesinde eğitim ve öğretime bugün de başlanamadı. Sabah saatlerinde okula giden öğrenciler, kapıdan geri döndü.
Tel Abyad ilçesinin kontrolünü büyük ölçüde elinde bulunduran Suriyeli muhalifler ile Esad’a bağlı birlikler arasında aralıklarla devam eden çatışmalar sırasında top mermilerinin isabet ettiği Akçakale'de okullarda eğitime ara verilmişti.
Milli eğitim yetkililerinden alınan bilgiye göre, geçen hafta yapılan toplantının ardından, okulların bu hafta açılmasının kararlaştırıldığı, ancak geçtiğimiz günlerde bölgeye top mermilerinin düşmesi nedeniyle bugün de ders başı yapılamadı.
İlçede merkezi anons sistemiyle okulların bugün de kapalı olduğu duyuruldu.
Sabah saatlerinde okullara giden öğrenciler, görevliler tarafından evlerine geri gönderildi.Süleymanşah İlköğretim Okulu öğrencisi Özlem Üssü Kara, yaşanan olayların bir an önce bitmesini beklediklerini dile getirerek, okulların açılmasını istedi.
Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu öğrencisi Dilek Kaymaz da öğretmenleriyle sadece okulun ilk gününde tanıştıklarını ancak daha sonra bir daha görüşemediklerini söyledi.
(ntv)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Suriye’den atılan top mermilerinin düşmesi nedeniyle 3 haftadır eğitimin aksadığı Akçakale ilçesinde eğitim ve öğretime bugün de başlanamadı. Sabah saatlerinde okula giden öğrenciler, kapıdan geri döndü.
Tel Abyad ilçesinin kontrolünü büyük ölçüde elinde bulunduran Suriyeli muhalifler ile Esad’a bağlı birlikler arasında aralıklarla devam eden çatışmalar sırasında top mermilerinin isabet ettiği Akçakale'de okullarda eğitime ara verilmişti.
Milli eğitim yetkililerinden alınan bilgiye göre, geçen hafta yapılan toplantının ardından, okulların bu hafta açılmasının kararlaştırıldığı, ancak geçtiğimiz günlerde bölgeye top mermilerinin düşmesi nedeniyle bugün de ders başı yapılamadı.
İlçede merkezi anons sistemiyle okulların bugün de kapalı olduğu duyuruldu.
Sabah saatlerinde okullara giden öğrenciler, görevliler tarafından evlerine geri gönderildi.Süleymanşah İlköğretim Okulu öğrencisi Özlem Üssü Kara, yaşanan olayların bir an önce bitmesini beklediklerini dile getirerek, okulların açılmasını istedi.
Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu öğrencisi Dilek Kaymaz da öğretmenleriyle sadece okulun ilk gününde tanıştıklarını ancak daha sonra bir daha görüşemediklerini söyledi.
(ntv)
Son Güncelleme: Pazartesi, 08 Ekim 2012 11:11
Gösterim: 1997

