Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Türk devletleri arasında işbirliği ve eşgüdümü artırmak amacıyla kurulan Türk Konseyi, ağustos ayında Bişkek'te toplanacak zirvede eğitim, kültür ve bilim alanında önemli kararlara imza atmaya hazırlanıyor.

Üye ülke okullarında ortak tarih kitaplarının okutulması ve ortak alfabeye geçilmesi bunların başında geliyor. Bir grup gazeteciye bilgi veren Genel Sekreter Halil Akıncı'ya göre, Konsey sayesinde tarihte ilk kez gönüllü olarak bir araya gelen Türk devletleri 'yan yana' yürümeyi öğrendikten sonra 'uygun adımda' yürümeye devam edecek.

Azerbaycan, Kazakistan, Türkiye ve Kırgızistan devlet başkanlarının 2009'da Nahçıvan'da bir araya gelerek kuruluş anlaşmasını imzaladığı örgüt, 4 üyeli yapısıyla 103 milyon nüfusu ve 1 trilyon 287 milyon dolarlık ekonomik büyüklüğü ifade ediyor. Özbekistan ve Türkmenistan'ın da üye olması durumunda, Türk Konseyi'nin nüfus büyüklüğü 140 milyona, ekonomik büyüklüğü 1,5 trilyon dolara ulaşacak. Bütün üyelerin bütçesine yaptığı katkılarla faaliyetlerini sürdüren örgütün genel sekreterliği İstanbul'da bulunuyor.

Karşılıklı ticareti zorlaştıran ulaşım ve gümrüklerdeki rüşvet gibi somut ekonomik konulara öncelik vererek işe başladıklarını söyleyen eski Büyükelçi Halil Akıncı, 20 yılda yapılan yanlışları analiz ettikten sonra ülkelerin eşit, gönüllü katılımını temel alarak uzun vadeli projeler üzerine kafa yorduklarını vurguladı. Konseyin tekerleklerinin yerden kalktığını söyleyen Akıncı'ya göre 10-15 yıllık perspektifte ise dış politikada ortak hareket edebilmek, ekonomik ilişkileri güçlendirmek, komşu ülkeler ve buralarda azınlık durumunda yaşayan Türklerle iyi ilişkiler geliştirmek var.

"Orta Asya'yı kaybettik yorumlarına katılmıyorum. Sanki bin yıldır beraberdik. Uzun zamandır ayrıydık ve yavaş yavaş yaklaşıyoruz. Şimdilik yapılanların ses çıkarması şart değil. Zirvelerde alınan kararlar, her ülke tarafından hükümet kararına dönüşüyor ve mesafe alınıyor." diyen Akıncı, önceliklerinden birinin uluslararası ilişkilerde birlikte hareket etmek olduğunu, tek başına kimsenin yüzüne bakılmadığını ve bu yönde ciddi mesafeler alındığını ifade ediyor. 20 yıl önce Türkiye'nin dünyada çok daha yalnız olduğunu belirten Akıncı, şimdi uluslararası kurumlardaki faaliyetler için bir havuz oluşturarak sürekli karşılıklı danıştıklarını söylüyor.

13'üncü asra kadar birbirlerini kolay anlayan Türkler arasında dil ve alfabe birliğini sağlamak için çalışmalar yaptıklarını söyleyen Genel Sekreter Halil Akıncı, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan'ın küçük farklarla birlikte Latin alfabesine geçtiğini; diğer ülkelerin de bunları izleyeceğini, ortak dil konusunda ise terimlerden başlayarak uzmanlar düzeyinde çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Genel Sekreter, Türkmenistan'ın Latin alfabesine geçişiyle ilgili 10-15 milyon dolarlık desteği Türkiye'nin verdiğini, okul kitaplarının Türkiye'de basıldığını ifade etti. Bağımsızlığını kazanan Türk devletlerinde milliyetçilikle birlikte İslam'a yönelişin de arttığına dikkat çeken Halil Akıncı, 1970'lerde yaptığı bir Özbekistan ziyaretinde bir camiye gitmek istediğini, 60 yaşında küçüklere izin verilmeyen caminin etrafının kuşatma altına alındığını bizzat gördüğünü anlattı. Manevî yönelişin normal olduğunu belirten Akıncı, Selefiliğin yükselişinin ise kaygı verici olduğunu vurguladı.

(zaman)

> Türk devletleri için ortak tarih ders kitabı yazılacak

Türk devletleri arasında işbirliği ve eşgüdümü artırmak amacıyla kurulan Türk Konseyi, ağustos ayında Bişkek'te toplanacak zirvede eğitim, kültür ve bilim alanında önemli kararlara imza atmaya hazırlanıyor.

Üye ülke okullarında ortak tarih kitaplarının okutulması ve ortak alfabeye geçilmesi bunların başında geliyor. Bir grup gazeteciye bilgi veren Genel Sekreter Halil Akıncı'ya göre, Konsey sayesinde tarihte ilk kez gönüllü olarak bir araya gelen Türk devletleri 'yan yana' yürümeyi öğrendikten sonra 'uygun adımda' yürümeye devam edecek.

Azerbaycan, Kazakistan, Türkiye ve Kırgızistan devlet başkanlarının 2009'da Nahçıvan'da bir araya gelerek kuruluş anlaşmasını imzaladığı örgüt, 4 üyeli yapısıyla 103 milyon nüfusu ve 1 trilyon 287 milyon dolarlık ekonomik büyüklüğü ifade ediyor. Özbekistan ve Türkmenistan'ın da üye olması durumunda, Türk Konseyi'nin nüfus büyüklüğü 140 milyona, ekonomik büyüklüğü 1,5 trilyon dolara ulaşacak. Bütün üyelerin bütçesine yaptığı katkılarla faaliyetlerini sürdüren örgütün genel sekreterliği İstanbul'da bulunuyor.

Karşılıklı ticareti zorlaştıran ulaşım ve gümrüklerdeki rüşvet gibi somut ekonomik konulara öncelik vererek işe başladıklarını söyleyen eski Büyükelçi Halil Akıncı, 20 yılda yapılan yanlışları analiz ettikten sonra ülkelerin eşit, gönüllü katılımını temel alarak uzun vadeli projeler üzerine kafa yorduklarını vurguladı. Konseyin tekerleklerinin yerden kalktığını söyleyen Akıncı'ya göre 10-15 yıllık perspektifte ise dış politikada ortak hareket edebilmek, ekonomik ilişkileri güçlendirmek, komşu ülkeler ve buralarda azınlık durumunda yaşayan Türklerle iyi ilişkiler geliştirmek var.

"Orta Asya'yı kaybettik yorumlarına katılmıyorum. Sanki bin yıldır beraberdik. Uzun zamandır ayrıydık ve yavaş yavaş yaklaşıyoruz. Şimdilik yapılanların ses çıkarması şart değil. Zirvelerde alınan kararlar, her ülke tarafından hükümet kararına dönüşüyor ve mesafe alınıyor." diyen Akıncı, önceliklerinden birinin uluslararası ilişkilerde birlikte hareket etmek olduğunu, tek başına kimsenin yüzüne bakılmadığını ve bu yönde ciddi mesafeler alındığını ifade ediyor. 20 yıl önce Türkiye'nin dünyada çok daha yalnız olduğunu belirten Akıncı, şimdi uluslararası kurumlardaki faaliyetler için bir havuz oluşturarak sürekli karşılıklı danıştıklarını söylüyor.

13'üncü asra kadar birbirlerini kolay anlayan Türkler arasında dil ve alfabe birliğini sağlamak için çalışmalar yaptıklarını söyleyen Genel Sekreter Halil Akıncı, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan'ın küçük farklarla birlikte Latin alfabesine geçtiğini; diğer ülkelerin de bunları izleyeceğini, ortak dil konusunda ise terimlerden başlayarak uzmanlar düzeyinde çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Genel Sekreter, Türkmenistan'ın Latin alfabesine geçişiyle ilgili 10-15 milyon dolarlık desteği Türkiye'nin verdiğini, okul kitaplarının Türkiye'de basıldığını ifade etti. Bağımsızlığını kazanan Türk devletlerinde milliyetçilikle birlikte İslam'a yönelişin de arttığına dikkat çeken Halil Akıncı, 1970'lerde yaptığı bir Özbekistan ziyaretinde bir camiye gitmek istediğini, 60 yaşında küçüklere izin verilmeyen caminin etrafının kuşatma altına alındığını bizzat gördüğünü anlattı. Manevî yönelişin normal olduğunu belirten Akıncı, Selefiliğin yükselişinin ise kaygı verici olduğunu vurguladı.

(zaman)

Son Güncelleme: Perşembe, 12 Nisan 2012 09:31

Gösterim: 2442

Sabah Gazetesi Yazarı Yaşar Özay’ın bugünkü yazısı.

Maltepe Üniversitesi kampusundaki 200 dönümlük film platosu Yeşilçam gibi çalışıyor. 2.5 milyar liraya kurulan ve Avrupa'nın en büyük ikinci film platosu olan alanda, öğrencilere mezun olmadan deneyim yaşatılıyor

Eğitimde 20 yılı geride bırakan Marmara Eğitim Kurumları, son yıllarda bütün enerjisini Maltepe Üniversitesi'nde yoğunlaştırdı. Dokuz fakültenin yanı sıra, iki enstitü ve üç yüksekokulun bulunduğu kurumda 7 bin öğrenci eğitim görüyor. Öğrencilerin yüzde 33'ünün burslu olduğu üniversitenin adı son yıllarda özellikle sanat dünyasında ön plana çıkmış durumda. Bunda 200 bin metrekarelik film platosunun büyük etkisi var. Maltepe Üniversitesi'nde bulunan film platosu Avrupa'nın en büyük ikinci üniversite platosu olma özelliğine sahip. 2.5 milyar liraya mal olan platoda 44 üniversiteden öğrenci çalışıyor. Her türlü filmin çekilebileceği geniş kapalı mekânlarının yer aldığı, 200 dönümlük yemyeşil bir alan içindeki açık platoda öğrenciler maaş da alıyor. 

TAM DONANIMLI ATÖLYELER

Marmara Eğitim Köyü'nde yer alan film platosunda her türlü teknik desteği sağlayacak atölyeler, starların konaklayabileceği 5 yıldızlı otel, spor tesisleri ve 8 bin kişilik açık hava tiyatrosu da bulunuyor. Plato içindeki kapalı stüdyolardan biri 2 bin 100 metrekarelik sütunsuz, bölmesiz tasarımı ve 14 metre tavan yüksekliğiyle Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyor. İkinci stüdyo ise 2 bin 500 metrekarelik toplam alanda bin 250'şer metrekarelik iki bölmeye sahip. 

Depremselliği ölçen laboratuvar kurdu

Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde kurulan Yapı Malzemeleri Laboratuvarı öğrencilere hem mevcut hem de yeni geliştirilen binaların deprem açısından karakterini test etme fırsatı sunuyor. Laboratuvar sayesinde öğrencilerin inşaat alanındaki teorik bilgileri deneysel uygulamalarla destekleniyor. Öğrenciler mevcut ve yeni yapılardan alınan numuneleri test edip raporlar yazabiliyor. Ayrıca mevcut binalar deprem açısından incelenip, durumlarıyla ilgili yol gösterici çalışmalar da yapılabiliyor.

Mimarlar için hangar

Maltepe Üniversitesi, Hukuk Fakültesi öğrencileri için örnek mahkeme salonu, Mimarlık Fakültesi için de tasarımlar yapılabilen Hangar binası ile Türkiye'de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Hangar büyüklük olarak ise Türkiye'de ilk, Avrupa'da ikinci konumda.

En zengin eğitim köyü

Öğrenci daireleri ve stüdyolar, kapalı olimpik yüzme havuzu, 8 bin kişilik açık hava tiyatrosu, film platolarıyla donatılan Marmara Eğitim Köyü'nde uygulamaya yönelik eğitim için her şey düşünülmüş. Kampusta 5 yıldızlı otel, 100 bin kitaplı kütüphane, fitness center bulunuyor.

(Yaşar Özay)

> Yeşilçam'ı yaşatan üniversite

Sabah Gazetesi Yazarı Yaşar Özay’ın bugünkü yazısı.

Maltepe Üniversitesi kampusundaki 200 dönümlük film platosu Yeşilçam gibi çalışıyor. 2.5 milyar liraya kurulan ve Avrupa'nın en büyük ikinci film platosu olan alanda, öğrencilere mezun olmadan deneyim yaşatılıyor

Eğitimde 20 yılı geride bırakan Marmara Eğitim Kurumları, son yıllarda bütün enerjisini Maltepe Üniversitesi'nde yoğunlaştırdı. Dokuz fakültenin yanı sıra, iki enstitü ve üç yüksekokulun bulunduğu kurumda 7 bin öğrenci eğitim görüyor. Öğrencilerin yüzde 33'ünün burslu olduğu üniversitenin adı son yıllarda özellikle sanat dünyasında ön plana çıkmış durumda. Bunda 200 bin metrekarelik film platosunun büyük etkisi var. Maltepe Üniversitesi'nde bulunan film platosu Avrupa'nın en büyük ikinci üniversite platosu olma özelliğine sahip. 2.5 milyar liraya mal olan platoda 44 üniversiteden öğrenci çalışıyor. Her türlü filmin çekilebileceği geniş kapalı mekânlarının yer aldığı, 200 dönümlük yemyeşil bir alan içindeki açık platoda öğrenciler maaş da alıyor. 

TAM DONANIMLI ATÖLYELER

Marmara Eğitim Köyü'nde yer alan film platosunda her türlü teknik desteği sağlayacak atölyeler, starların konaklayabileceği 5 yıldızlı otel, spor tesisleri ve 8 bin kişilik açık hava tiyatrosu da bulunuyor. Plato içindeki kapalı stüdyolardan biri 2 bin 100 metrekarelik sütunsuz, bölmesiz tasarımı ve 14 metre tavan yüksekliğiyle Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyor. İkinci stüdyo ise 2 bin 500 metrekarelik toplam alanda bin 250'şer metrekarelik iki bölmeye sahip. 

Depremselliği ölçen laboratuvar kurdu

Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde kurulan Yapı Malzemeleri Laboratuvarı öğrencilere hem mevcut hem de yeni geliştirilen binaların deprem açısından karakterini test etme fırsatı sunuyor. Laboratuvar sayesinde öğrencilerin inşaat alanındaki teorik bilgileri deneysel uygulamalarla destekleniyor. Öğrenciler mevcut ve yeni yapılardan alınan numuneleri test edip raporlar yazabiliyor. Ayrıca mevcut binalar deprem açısından incelenip, durumlarıyla ilgili yol gösterici çalışmalar da yapılabiliyor.

Mimarlar için hangar

Maltepe Üniversitesi, Hukuk Fakültesi öğrencileri için örnek mahkeme salonu, Mimarlık Fakültesi için de tasarımlar yapılabilen Hangar binası ile Türkiye'de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Hangar büyüklük olarak ise Türkiye'de ilk, Avrupa'da ikinci konumda.

En zengin eğitim köyü

Öğrenci daireleri ve stüdyolar, kapalı olimpik yüzme havuzu, 8 bin kişilik açık hava tiyatrosu, film platolarıyla donatılan Marmara Eğitim Köyü'nde uygulamaya yönelik eğitim için her şey düşünülmüş. Kampusta 5 yıldızlı otel, 100 bin kitaplı kütüphane, fitness center bulunuyor.

(Yaşar Özay)

Son Güncelleme: Perşembe, 12 Nisan 2012 09:11

Gösterim: 1853

CHP 4+4+4 yasasını Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor.

4+4+4 düzenlemesine Cumhurbaşkanı Gül onay verdi. CHP'de hazırlık başladı. Yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürmeye hazırlanan CHP, başvurusunu "yasa şeklen doğru görüşülmedi" diye yapabilmek için elini çabuk tutacak. 10 gün içinde başvuru bekleniyor. Diğer muhalefet partileri için de Gül'ün onayı sürpriz değil.

> CHP Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor

CHP 4+4+4 yasasını Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor.

4+4+4 düzenlemesine Cumhurbaşkanı Gül onay verdi. CHP'de hazırlık başladı. Yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürmeye hazırlanan CHP, başvurusunu "yasa şeklen doğru görüşülmedi" diye yapabilmek için elini çabuk tutacak. 10 gün içinde başvuru bekleniyor. Diğer muhalefet partileri için de Gül'ün onayı sürpriz değil.

Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Nisan 2012 17:44

Gösterim: 1738

Motorlu taşıtlar vergisi, trafik cezası, emlak vergisi borçlarını bankalardan otomatik tahsil eden Gelir İdaresi Başkanlığı, şimdi de binlerce öğrenim kredisi borçlusunun peşine düştü.

 Maliye´nin Türkiye´deki bütün bankaların bulunduğu ortak havuza gönderdiği elektronik hacizle tahsil yöntemine maruz kalanlardan biri de Selçuk Üniversitesi mezunu Ü.L oldu.

2005 yılında üniversiteden mezun olan Ü.L öğrenim süresince 3 bin lira burs aldı. Okul bittikten 1 yıl sonra ödemesi başlayan kredi borcunu yatırmayan Ü.L, 2010 yılındaki yapılandırma imkanını da kaçırdı. 2012 Ocak ayında Bankasya´daki hesabından 618 liranın bloke olduğunu gördü. Bankayı arayıp görüşen Ü.L, vergi borcu olabileceği cevabıyla karşılaştı. Kayıtlı bulunduğu Erzurum Aziziye Vergi Dairesini arayan Ü.L, ödenmemiş ve faiziyle birlikte 6 bin 500 TL öğrenim kredisi bulunduğu için Bankalararası Kurul aracılığıyla bankadaki parasına e- haciz konduğunu öğrendi.

EFT masrafını da istiyorlar

Elektronik hacizde Ü.L isimli kişinin 618 liralık kesintisi 580 lira olarak borçtan düşüyor. Çünkü 35 liralık EFT ücreti de borçludan alınıyor. Borçlu borcunun yanında diğer bütün masrafları da ödemek zorunda kalıyor. Elektronik olarak banka hesabından kesildiği için borçlu hiçbir müdahalede bulunamıyor. Sadece bankadaki parasının eksildiğini görebiliyor.

Önce uyarı yapılacak

Gelir İdaresi Başkanlığı, elektronik haczi borçların tahsilinde etkili bir yöntem olarak kullanıyor. Devlete ve kurumlara borcu olan herkese öncelikle uyarı mektubu gönderiliyor. Mektubun ardından verilen süre içinde yapılandırma ya da taksitlendirme yapmayan vatandaşların banka hesabı olup olmadığı Bankalararası Kurul´a soruluyor. Devlet veya özel bir bankada maaş, mevduat hesabı bulunanlar için online olarak elektronik tahsilat tebliği yapılıyor. Tebliğin ardından borçlu vatandaşın hesabının bulunduğu banka parayı bloke edip, alacaklı olan vergi dairesine EFT yapıyor.

Öğrenim kredisi borcu bulunanlarda ise süreç şu şekilde ilerliyor; Kredi Yurtlar Kurumu´ndan çıkan borç alacak işlemi için daha önce getirilen affa müracaat etmeyenlere uyarı yapıldığı dikkate alınarak Maliye Bakanlığı aracılığıyla vergi daireleri takip yaptı. Ardından binlerce borçlunun banka hesaplarından elektronik yöntemle paralar tahsil ediliyor. Vatandaşlar elektronik haczi banka hesaplarındaki azalmadan fark ediyor.


> Öğrenim kredisi borçlusuna haciz!

Motorlu taşıtlar vergisi, trafik cezası, emlak vergisi borçlarını bankalardan otomatik tahsil eden Gelir İdaresi Başkanlığı, şimdi de binlerce öğrenim kredisi borçlusunun peşine düştü.

 Maliye´nin Türkiye´deki bütün bankaların bulunduğu ortak havuza gönderdiği elektronik hacizle tahsil yöntemine maruz kalanlardan biri de Selçuk Üniversitesi mezunu Ü.L oldu.

2005 yılında üniversiteden mezun olan Ü.L öğrenim süresince 3 bin lira burs aldı. Okul bittikten 1 yıl sonra ödemesi başlayan kredi borcunu yatırmayan Ü.L, 2010 yılındaki yapılandırma imkanını da kaçırdı. 2012 Ocak ayında Bankasya´daki hesabından 618 liranın bloke olduğunu gördü. Bankayı arayıp görüşen Ü.L, vergi borcu olabileceği cevabıyla karşılaştı. Kayıtlı bulunduğu Erzurum Aziziye Vergi Dairesini arayan Ü.L, ödenmemiş ve faiziyle birlikte 6 bin 500 TL öğrenim kredisi bulunduğu için Bankalararası Kurul aracılığıyla bankadaki parasına e- haciz konduğunu öğrendi.

EFT masrafını da istiyorlar

Elektronik hacizde Ü.L isimli kişinin 618 liralık kesintisi 580 lira olarak borçtan düşüyor. Çünkü 35 liralık EFT ücreti de borçludan alınıyor. Borçlu borcunun yanında diğer bütün masrafları da ödemek zorunda kalıyor. Elektronik olarak banka hesabından kesildiği için borçlu hiçbir müdahalede bulunamıyor. Sadece bankadaki parasının eksildiğini görebiliyor.

Önce uyarı yapılacak

Gelir İdaresi Başkanlığı, elektronik haczi borçların tahsilinde etkili bir yöntem olarak kullanıyor. Devlete ve kurumlara borcu olan herkese öncelikle uyarı mektubu gönderiliyor. Mektubun ardından verilen süre içinde yapılandırma ya da taksitlendirme yapmayan vatandaşların banka hesabı olup olmadığı Bankalararası Kurul´a soruluyor. Devlet veya özel bir bankada maaş, mevduat hesabı bulunanlar için online olarak elektronik tahsilat tebliği yapılıyor. Tebliğin ardından borçlu vatandaşın hesabının bulunduğu banka parayı bloke edip, alacaklı olan vergi dairesine EFT yapıyor.

Öğrenim kredisi borcu bulunanlarda ise süreç şu şekilde ilerliyor; Kredi Yurtlar Kurumu´ndan çıkan borç alacak işlemi için daha önce getirilen affa müracaat etmeyenlere uyarı yapıldığı dikkate alınarak Maliye Bakanlığı aracılığıyla vergi daireleri takip yaptı. Ardından binlerce borçlunun banka hesaplarından elektronik yöntemle paralar tahsil ediliyor. Vatandaşlar elektronik haczi banka hesaplarındaki azalmadan fark ediyor.


Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Nisan 2012 17:47

Gösterim: 2477

Sağlık Bakanlığı'nın teşkilat yapısını yeniden düzenleyen mevzuat sonrası oluşturulan birimlerin talebi dışındaki personelin ihtiyaç duyulan yerlere atandığı, bu işlemler sırasında emekliye ayrılan ve vefat edenlerin bazılarının bilgi işlem sistemindeki teknik bir arıza sebebiyle personel listelerinde yer aldığı bildirildi.

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Güven Bektemur, yaptığı açıklamada, bakanlığın 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden yapılandırıldığını hatırlattı.

Bu kapsamda yeni oluşturulan birimlerin talebi dışında kalan personelin, bakanlık ve bağlı kuruluş kadroları dikkate alınarak ihtiyaç duyulan birimlere atamalarının yapılmasının hükme bağlandığını ve personel listelerinin ilgili birimlere gönderildiğini belirten Bektemur, şunları kaydetti:

"Tüm bu işlemler gerçekleşirken emekliye ayrılan ve vefat eden bazı isimlerin, bilgi işlem sistemindeki teknik bir arıza sebebiyle personel listelerimizde yer aldığı anlaşılmıştır. Ancak bu isimlere maaş ödenmesi gibi bir durum söz konusu değildir."

Bektemur, personel hareketliliği sırasında sehven yapılan bu hatadan dolayı kamuoyundan özür diledi.

(cnntürk)

> Devlet ölüyü atadı!

Sağlık Bakanlığı'nın teşkilat yapısını yeniden düzenleyen mevzuat sonrası oluşturulan birimlerin talebi dışındaki personelin ihtiyaç duyulan yerlere atandığı, bu işlemler sırasında emekliye ayrılan ve vefat edenlerin bazılarının bilgi işlem sistemindeki teknik bir arıza sebebiyle personel listelerinde yer aldığı bildirildi.

Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Güven Bektemur, yaptığı açıklamada, bakanlığın 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden yapılandırıldığını hatırlattı.

Bu kapsamda yeni oluşturulan birimlerin talebi dışında kalan personelin, bakanlık ve bağlı kuruluş kadroları dikkate alınarak ihtiyaç duyulan birimlere atamalarının yapılmasının hükme bağlandığını ve personel listelerinin ilgili birimlere gönderildiğini belirten Bektemur, şunları kaydetti:

"Tüm bu işlemler gerçekleşirken emekliye ayrılan ve vefat eden bazı isimlerin, bilgi işlem sistemindeki teknik bir arıza sebebiyle personel listelerimizde yer aldığı anlaşılmıştır. Ancak bu isimlere maaş ödenmesi gibi bir durum söz konusu değildir."

Bektemur, personel hareketliliği sırasında sehven yapılan bu hatadan dolayı kamuoyundan özür diledi.

(cnntürk)

Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Nisan 2012 17:34

Gösterim: 3156


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.