Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Sabah Gazetesi Yazarı  Haşmet Babaoğlu’nun bugünkü eğitim yazısı.Hiçbir kuşak

Kim Milyoner Olmak İster'de "Parlamento" yerine "Yüce Divan" diyen siyaset bilimcisi genç kıza twitter yoluyla "okulumuzu rezil ettin" diyen arkadaşları neyi, ne kadar biliyorlar acaba, merak ediyorum.

Değil siyaset bilimi lisansı, o dalda yüksek lisans yapan nice öğrenciler gördüm ki...

Burunlarından kıl aldırmıyor, orta öğrenimlerini geçirdikleri "kolej"lere toz kondurmuyor ama anayasa ile ceza hukukunu veya örnek bu ya, "modernizm" ile "modernite"yi birbirinden ayıramıyorlardı.

İşin gerçeği... Tek bir okulun rezil olması diye bir şey yok!

Öğrenmeye değil, bellemeye; bilmeye değil sınıf geçmeye odaklı eğitimin tamamı rezil!

Son yıllarda bakıyorum da, üniversite mezunu, sürüsüne bereket! Ancak sandığımız kadar çok "yüksek" eğitimli insan var mı, orası çok kuşkulu!

***

Fakat ezbercilikten daha da beteri ne ezberlediğindir!

İlkokuldan üniversite sona kadar resmi ideolojinin cenderesi altında okumanın nasıl zihin ve perspektif sakatlığı yarattığını hâlâ anlayabilmiş değiliz.

Bir tanıdığımı hatırlıyorum...

Yurtdışında sosyal bilimler dalında yüksek lisansa gitmişti.

İlk ödevi de "modern Türkiye" hakkında bir konuşma yapmasıydı.

Hem hocalarını, hem de arkadaşlarını dehşete düşürmüştü. Çünkü ilkokuldan beri alıştığı gibi Atatürk'ün adının geçtiği her yerde "ulu önder" sıfatını eklemişti.

Bu tür bir tanımlamanın gelişmiş ülkelerde, hele bir bilim yuvasında çok tatsız "Führer" çağrışımlarına yol açtığını anladığında çok geçti!

Hele bir sınıf arkadaşının "Atatürk kendisine böyle hitap edilmesini mi isterdi?" sorusuyla karşılaştığında başından aşağı kaynar sular dökülmüştü.

Konuşmasında sık geçen "çağdaşlık" ve "laiklik" kavramlarının onu dinleyen ve pek çağdaş (!) olduklarını düşündüğü Batılı arkadaşlarında hiçbir ortak çağrışım yaratamayışını da şaşkınlıkla fark etmişti.

***

"Şimdiki gençler pek cahil" deyip durmak da haksızlık!

Eskiler de cahildi!

Şimdikilerinki pop cehalet!

Oysa çocuklarına "biz başkaydık" havaları atanlar da basmakalıp siyaset ve kültür yargılarını bilgi diye ezberlemekten öteye gitmemişlerdi, bakmayın siz!

Yoksa hakikaten bilgili olsalar ve öğrendikleri peşin yargıdan öteye bir değer taşısaydı...

Mesela...

"Yahu Diyanet kurumunun olduğu yerde laiklik mi olur?" diye sorduğunuzda apışıp kalmaları kırk yıl sürmezdi!

(Haşmet Babaoğlu-Sabah)

> Hiçbir kuşak "yüksek" eğitimli değil!

Sabah Gazetesi Yazarı  Haşmet Babaoğlu’nun bugünkü eğitim yazısı.Hiçbir kuşak

Kim Milyoner Olmak İster'de "Parlamento" yerine "Yüce Divan" diyen siyaset bilimcisi genç kıza twitter yoluyla "okulumuzu rezil ettin" diyen arkadaşları neyi, ne kadar biliyorlar acaba, merak ediyorum.

Değil siyaset bilimi lisansı, o dalda yüksek lisans yapan nice öğrenciler gördüm ki...

Burunlarından kıl aldırmıyor, orta öğrenimlerini geçirdikleri "kolej"lere toz kondurmuyor ama anayasa ile ceza hukukunu veya örnek bu ya, "modernizm" ile "modernite"yi birbirinden ayıramıyorlardı.

İşin gerçeği... Tek bir okulun rezil olması diye bir şey yok!

Öğrenmeye değil, bellemeye; bilmeye değil sınıf geçmeye odaklı eğitimin tamamı rezil!

Son yıllarda bakıyorum da, üniversite mezunu, sürüsüne bereket! Ancak sandığımız kadar çok "yüksek" eğitimli insan var mı, orası çok kuşkulu!

***

Fakat ezbercilikten daha da beteri ne ezberlediğindir!

İlkokuldan üniversite sona kadar resmi ideolojinin cenderesi altında okumanın nasıl zihin ve perspektif sakatlığı yarattığını hâlâ anlayabilmiş değiliz.

Bir tanıdığımı hatırlıyorum...

Yurtdışında sosyal bilimler dalında yüksek lisansa gitmişti.

İlk ödevi de "modern Türkiye" hakkında bir konuşma yapmasıydı.

Hem hocalarını, hem de arkadaşlarını dehşete düşürmüştü. Çünkü ilkokuldan beri alıştığı gibi Atatürk'ün adının geçtiği her yerde "ulu önder" sıfatını eklemişti.

Bu tür bir tanımlamanın gelişmiş ülkelerde, hele bir bilim yuvasında çok tatsız "Führer" çağrışımlarına yol açtığını anladığında çok geçti!

Hele bir sınıf arkadaşının "Atatürk kendisine böyle hitap edilmesini mi isterdi?" sorusuyla karşılaştığında başından aşağı kaynar sular dökülmüştü.

Konuşmasında sık geçen "çağdaşlık" ve "laiklik" kavramlarının onu dinleyen ve pek çağdaş (!) olduklarını düşündüğü Batılı arkadaşlarında hiçbir ortak çağrışım yaratamayışını da şaşkınlıkla fark etmişti.

***

"Şimdiki gençler pek cahil" deyip durmak da haksızlık!

Eskiler de cahildi!

Şimdikilerinki pop cehalet!

Oysa çocuklarına "biz başkaydık" havaları atanlar da basmakalıp siyaset ve kültür yargılarını bilgi diye ezberlemekten öteye gitmemişlerdi, bakmayın siz!

Yoksa hakikaten bilgili olsalar ve öğrendikleri peşin yargıdan öteye bir değer taşısaydı...

Mesela...

"Yahu Diyanet kurumunun olduğu yerde laiklik mi olur?" diye sorduğunuzda apışıp kalmaları kırk yıl sürmezdi!

(Haşmet Babaoğlu-Sabah)

Son Güncelleme: Pazartesi, 26 Mart 2012 08:55

Gösterim: 2521

AKP’nin yasalaştırmaya çalıştığı 4+4+4 teklifinde dershanelerin kapatılacağına yöneşlik bir strateji bulumadığını belirten CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi; başbakanını sözlerini pazarlama stratejisi olarak değerlendirdi.
akifhamzacebiCHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ”10 yılda dershanelerdeki öğrenci sayısını 2’ye katlayan AKP, bugün 4+4+4’ün bir pazarlama stratejisi olarak dershanelerin kalkacağını söylüyor. Bu teklifte böyle bir şey yok” dedi.

Haydarpaşa Lisesi Konferans Salonunda yapılan Üsküdar İlçe Teşkilatı 9. Olağan Kongresi saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kongrenin divan başkanlığını yapan Hamzaçebi, burada yaptığı konuşmada, seçimlerin üzerinden bir yıllık zaman geçmemiş olmasına rağmen, Türkiye’de büyük bir siyasi gerginlik yaşandığını savunarak, seçimlerin daima ülkenin önüne bir fırsat çıkarmak ve siyasetteki tıkanıklığı aşmak üzere yapıldığını söyledi.

> Başbakan dershaneler üzerinden pazarlama yapıyor

AKP’nin yasalaştırmaya çalıştığı 4+4+4 teklifinde dershanelerin kapatılacağına yöneşlik bir strateji bulumadığını belirten CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi; başbakanını sözlerini pazarlama stratejisi olarak değerlendirdi.
akifhamzacebiCHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ”10 yılda dershanelerdeki öğrenci sayısını 2’ye katlayan AKP, bugün 4+4+4’ün bir pazarlama stratejisi olarak dershanelerin kalkacağını söylüyor. Bu teklifte böyle bir şey yok” dedi.

Haydarpaşa Lisesi Konferans Salonunda yapılan Üsküdar İlçe Teşkilatı 9. Olağan Kongresi saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kongrenin divan başkanlığını yapan Hamzaçebi, burada yaptığı konuşmada, seçimlerin üzerinden bir yıllık zaman geçmemiş olmasına rağmen, Türkiye’de büyük bir siyasi gerginlik yaşandığını savunarak, seçimlerin daima ülkenin önüne bir fırsat çıkarmak ve siyasetteki tıkanıklığı aşmak üzere yapıldığını söyledi.

Son Güncelleme: Pazar, 25 Mart 2012 21:11

Gösterim: 1797

CHP'den yapılan yazılı açıklamada, kendilerinin seçim öncesi hazırlayıp kamuoyunun bilgisine sundukları, sınav sistemiyle dershanelerin kaldırılması önerisinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti Projesi gibi kamuoyuna sunulduğu ileri sürüldü.

Kılıçtaroğlu Vs Tayyip

CHP Basın Birimi'nden, Başbakan Erdoğan'ın bugün gazetelere yansıyan dershanelere yönelik sözlerine ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı.

"Başbakan Erdoğan'ın 'olmaz' dediği CHP projelerini daha sonra sahiplendiğinin" iddia edildiği açıklamada, "CHP'nin seçim öncesi hazırlayıp kamuoyunun bilgisine sunduğu, bedelli askerlik ve intibak yasası önerilerinden sonra sınav sistemiyle dershanelerin kaldırılması önerisi de Başbakan tarafından AKP projesi gibi kamuoyuna sunuldu. Hükümet, CHP'nin projelerini kaynak belirtmeden kendi projesiymiş gibi kullanırken, CHP bu projeleri açıkladığında görmezden gelen yazarların, çizerlerin, gazetecilerin 'CHP proje üretmiyor' demeye devam etmesi ise, hükümetin intihalci eğilimine medyanın göz yumması anlamına gelmektedir. Bu nedenle, 'CHP proje üretmiyor' diyen ve böylece CHP'ye haksızlık yapan medya mensuplarını da , vicdanları ve mesleki sorumluluklarıyla
başbaşa kalarak kendi kendileriyle hesaplaşmaya ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.

CHP'nin seçim öncesi hazırladığı ve kamuoyuna açıkladığı Eğitim Raporunda yer alan "SBS sınavı ile dershanelerin kaldırılmasını" öngören bölümün de aktarıldığı açıklamada, rapordaki şu ifadeler yer aldı:

"Yeni oluşturulacak sistemde üniversiteye girişte üç ana unsur ön plana çıkacaktır. Öğrencinin ortaöğretimdeki performansının da değerlendirilmesi ve ortaöğretim sistemine verilen önemin üniversiteye yansıtılması, öğrencinin yetenek ve kavrama kapasitesini ölçen, açık uçlu sorular içeren, öğrencinin yıl içinde birden fazla girebileceği bir sınavın yapılması, üniversitelerin öğrenci seçiminde söz sahibi olması ve sınav sonucuna göre karar verebilmesi Dershanelerin öğrenci başarısına önemli katkı getirmediği çeşitli
araştırmalarla doğrulanmıştır.

Bu nedenle ülkemizde dershane gerçeğine ciddi bir çözüm getirmek ve dershaneleri eğitimin gündeminden çıkarmak gerekmektedir.

ÖSYS'de yapılacak çok yönlü iyileştirmeler ve yükseköğretim kapasitelerinin genişlemesiyle birlikte, yükseköğretime geçiş sürecinde öğrenciler, aileler, öğretmenler ve okul yöneticileri üzerindeki aşırı kaygı ve baskılardan kaynaklanan dershanelere yönelim azalacak, böylece daha güvenilir bir seçme süreci ve daha iyi işleyen bir ortaöğretim sistemi oluşacaktır.

Diğer yandan dershanelerin öğretmenler için önemli bir istihdam alanı oluşturduğu bir
gerçektir. Okul, eğitimin merkezi haline getirilirken, dershanelerde var olan öğrenim birikim ve deneyiminin en yararlı biçimde, israf edilmeksizin değerlendirilmesi hedeflenmektedir.

Dershanelerin özel okul statüsüne geçirilmesi ya da meslek okul ve kurslarına dönüştürülerek üniversiteye devam edemeyen gençler için ciddi bir seçenek oluşturması amacıyla gerekli çalışmaların yapılması, orta ve uzun vadede alınacak önlemlerdendir. Bu şekilde, bugün dershane sektörüne harcanmakta olan büyük miktarların boşa gitmemesi ve etkin şekilde değerlendirilmesi sağlanacaktır."

> AK Parti'ye büyük suçlama!

CHP'den yapılan yazılı açıklamada, kendilerinin seçim öncesi hazırlayıp kamuoyunun bilgisine sundukları, sınav sistemiyle dershanelerin kaldırılması önerisinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti Projesi gibi kamuoyuna sunulduğu ileri sürüldü.

Kılıçtaroğlu Vs Tayyip

CHP Basın Birimi'nden, Başbakan Erdoğan'ın bugün gazetelere yansıyan dershanelere yönelik sözlerine ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı.

"Başbakan Erdoğan'ın 'olmaz' dediği CHP projelerini daha sonra sahiplendiğinin" iddia edildiği açıklamada, "CHP'nin seçim öncesi hazırlayıp kamuoyunun bilgisine sunduğu, bedelli askerlik ve intibak yasası önerilerinden sonra sınav sistemiyle dershanelerin kaldırılması önerisi de Başbakan tarafından AKP projesi gibi kamuoyuna sunuldu. Hükümet, CHP'nin projelerini kaynak belirtmeden kendi projesiymiş gibi kullanırken, CHP bu projeleri açıkladığında görmezden gelen yazarların, çizerlerin, gazetecilerin 'CHP proje üretmiyor' demeye devam etmesi ise, hükümetin intihalci eğilimine medyanın göz yumması anlamına gelmektedir. Bu nedenle, 'CHP proje üretmiyor' diyen ve böylece CHP'ye haksızlık yapan medya mensuplarını da , vicdanları ve mesleki sorumluluklarıyla
başbaşa kalarak kendi kendileriyle hesaplaşmaya ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.

CHP'nin seçim öncesi hazırladığı ve kamuoyuna açıkladığı Eğitim Raporunda yer alan "SBS sınavı ile dershanelerin kaldırılmasını" öngören bölümün de aktarıldığı açıklamada, rapordaki şu ifadeler yer aldı:

"Yeni oluşturulacak sistemde üniversiteye girişte üç ana unsur ön plana çıkacaktır. Öğrencinin ortaöğretimdeki performansının da değerlendirilmesi ve ortaöğretim sistemine verilen önemin üniversiteye yansıtılması, öğrencinin yetenek ve kavrama kapasitesini ölçen, açık uçlu sorular içeren, öğrencinin yıl içinde birden fazla girebileceği bir sınavın yapılması, üniversitelerin öğrenci seçiminde söz sahibi olması ve sınav sonucuna göre karar verebilmesi Dershanelerin öğrenci başarısına önemli katkı getirmediği çeşitli
araştırmalarla doğrulanmıştır.

Bu nedenle ülkemizde dershane gerçeğine ciddi bir çözüm getirmek ve dershaneleri eğitimin gündeminden çıkarmak gerekmektedir.

ÖSYS'de yapılacak çok yönlü iyileştirmeler ve yükseköğretim kapasitelerinin genişlemesiyle birlikte, yükseköğretime geçiş sürecinde öğrenciler, aileler, öğretmenler ve okul yöneticileri üzerindeki aşırı kaygı ve baskılardan kaynaklanan dershanelere yönelim azalacak, böylece daha güvenilir bir seçme süreci ve daha iyi işleyen bir ortaöğretim sistemi oluşacaktır.

Diğer yandan dershanelerin öğretmenler için önemli bir istihdam alanı oluşturduğu bir
gerçektir. Okul, eğitimin merkezi haline getirilirken, dershanelerde var olan öğrenim birikim ve deneyiminin en yararlı biçimde, israf edilmeksizin değerlendirilmesi hedeflenmektedir.

Dershanelerin özel okul statüsüne geçirilmesi ya da meslek okul ve kurslarına dönüştürülerek üniversiteye devam edemeyen gençler için ciddi bir seçenek oluşturması amacıyla gerekli çalışmaların yapılması, orta ve uzun vadede alınacak önlemlerdendir. Bu şekilde, bugün dershane sektörüne harcanmakta olan büyük miktarların boşa gitmemesi ve etkin şekilde değerlendirilmesi sağlanacaktır."

Son Güncelleme: Pazar, 25 Mart 2012 17:23

Gösterim: 1716

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin düzenleme ile eğitimdeki kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi. Mevcut sistemde öğrencilerin okulla dershane arasında koşuşturmak zorunda olduğunu belirten Bozdağ, "Düzenleme meclisten geçtiğinde dershaneler zamanla özel okullara ya da başka eğitim kurumlarına dönüşecek. Bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor" dedi.
bekirbozdagBaşbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, partisinin il başkanlığı kongresine katılmak üzere sabah saatlerinde Uşak'a geldi. Vali Özdemir Çakacak'ı ziyaret eden Bekir Bozdağ, burada gazetecilerin sorularını cevapladı.
4+4+4 sistemi ile eğitimdeki kaliteyi artırmak ve haksızlıkları ortadan kaldırmak istediklerini belirten Bekir Bozdağ, şöyle konuştu: "Çocuklarımız mevcut sistemde okulla dershane arasında koşuşturmaca yaşıyor. İkisi arasında sıkışıp kalıyorlar. Aileler çocuklarını dershanelere göndermek için büyük ekonomik zorluklar çekiyor. Yeni düzenleme ile bu sorunları aşmayı ve eğitimde kaliteyi artırmayı planlıyoruz. Çocuklarımız oyun dahi oynayacak vakit bulamıyor. Eğer okullardaki eğitim seviyesini yükseltip daha başarılı hale getirirsek çocuklarımız daha iyi eğitim alır. Böylece aileler çocuklarını dershaneye gönderme ihtiyacı duymaz ve büyük bir külfetten kurtulur. Dershaneler de zamanla özel okullara ya da başka eğitim kurumlarına dönüşür."

> Çocuklar okul dershane arasında koşuşturmayacak

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin düzenleme ile eğitimdeki kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi. Mevcut sistemde öğrencilerin okulla dershane arasında koşuşturmak zorunda olduğunu belirten Bozdağ, "Düzenleme meclisten geçtiğinde dershaneler zamanla özel okullara ya da başka eğitim kurumlarına dönüşecek. Bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor" dedi.
bekirbozdagBaşbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, partisinin il başkanlığı kongresine katılmak üzere sabah saatlerinde Uşak'a geldi. Vali Özdemir Çakacak'ı ziyaret eden Bekir Bozdağ, burada gazetecilerin sorularını cevapladı.
4+4+4 sistemi ile eğitimdeki kaliteyi artırmak ve haksızlıkları ortadan kaldırmak istediklerini belirten Bekir Bozdağ, şöyle konuştu: "Çocuklarımız mevcut sistemde okulla dershane arasında koşuşturmaca yaşıyor. İkisi arasında sıkışıp kalıyorlar. Aileler çocuklarını dershanelere göndermek için büyük ekonomik zorluklar çekiyor. Yeni düzenleme ile bu sorunları aşmayı ve eğitimde kaliteyi artırmayı planlıyoruz. Çocuklarımız oyun dahi oynayacak vakit bulamıyor. Eğer okullardaki eğitim seviyesini yükseltip daha başarılı hale getirirsek çocuklarımız daha iyi eğitim alır. Böylece aileler çocuklarını dershaneye gönderme ihtiyacı duymaz ve büyük bir külfetten kurtulur. Dershaneler de zamanla özel okullara ya da başka eğitim kurumlarına dönüşür."

Son Güncelleme: Pazar, 25 Mart 2012 19:02

Gösterim: 1833

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey, öğretmenlere 5 yılda bir sınav uygulaması geleceğini söyledi.

öğretmenlere 5 yılda bir sınavMarmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi ve Avrupa Meslek Yüksekokulu işbirliğinde '2023 Perspektifinde Kurumdan Uygulamaya Okul Öncesi Eğitimi Uluslararası Sempozyumu'nun ilk ayağı bugün düzenlendi. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey, öğretmenlere 5 yılda bir sınav yapacaklarını söyledi. Balıbey, "Öncelikle öğretmenleri 5 yıl boyunca eğiteceğiz. Sonra verdiğimiz eğitimleri test etmek amacıyla onlara sınav yapacağız. Bu şekilde hem öğretmenlerin gelişimlerine katkıda bulunmuş olacağız, hem de bizimde onlardan haberimiz olacak" diye konuştu. Balıbey, şöyle devam etti: "Öğretmenler kariyer basamaklarıyla ilgili kendilerini geliştirmeliler. Bilgilerini yenilemeliler. Bu uygulama yeni başlayan tüm öğretmenleri kapsayacak. Uygulayacağımız sınavın yarısı her öğretmenin alanıyla ilgili olacak, diğer yarısını ise genel kültür ve yetenek soruları oluşturacak."

2014'ten sonra uygulanması planlanıyor

Bakanlığın bu uygulama konusunda kararlı olduğunu belirten Ömer Balıbey, "Projemiz şu an taslak aşamasında ama 2014'ten sonra hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu noktada YÖK'ün vereceği karar da önemli" dedi. Balıbey, uygulanması planlanan sınavlar hakkında şu bilgileri verdi: "5 yıl boyunda öğretmenleri özellikle kendi alanlarında eğiteceğiz. Daha sonrasında kazanımları ne olmuş bakacağız. Şu bir gerçek ki Türkiye'de hizmetiçi eğitimler yetersiz. Bu konuda kendimizi geliştirmeliyiz. Her öğretmen 5 yılda 250 saat hizmetiçi eğitim alacak. Bu, 25 yılda 1250, 30 yılda ise 1500 saatlik eğitim demek. Sınavları online olarak yapacağız. Eğitimler de sistem üzerinden alınacak. Her öğretmenin T.C kimlik numaralarını girmeleri yeterli olacak."


> ÖĞRETMENLER EĞİTİLECEK!!!

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey, öğretmenlere 5 yılda bir sınav uygulaması geleceğini söyledi.

öğretmenlere 5 yılda bir sınavMarmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi ve Avrupa Meslek Yüksekokulu işbirliğinde '2023 Perspektifinde Kurumdan Uygulamaya Okul Öncesi Eğitimi Uluslararası Sempozyumu'nun ilk ayağı bugün düzenlendi. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey, öğretmenlere 5 yılda bir sınav yapacaklarını söyledi. Balıbey, "Öncelikle öğretmenleri 5 yıl boyunca eğiteceğiz. Sonra verdiğimiz eğitimleri test etmek amacıyla onlara sınav yapacağız. Bu şekilde hem öğretmenlerin gelişimlerine katkıda bulunmuş olacağız, hem de bizimde onlardan haberimiz olacak" diye konuştu. Balıbey, şöyle devam etti: "Öğretmenler kariyer basamaklarıyla ilgili kendilerini geliştirmeliler. Bilgilerini yenilemeliler. Bu uygulama yeni başlayan tüm öğretmenleri kapsayacak. Uygulayacağımız sınavın yarısı her öğretmenin alanıyla ilgili olacak, diğer yarısını ise genel kültür ve yetenek soruları oluşturacak."

2014'ten sonra uygulanması planlanıyor

Bakanlığın bu uygulama konusunda kararlı olduğunu belirten Ömer Balıbey, "Projemiz şu an taslak aşamasında ama 2014'ten sonra hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu noktada YÖK'ün vereceği karar da önemli" dedi. Balıbey, uygulanması planlanan sınavlar hakkında şu bilgileri verdi: "5 yıl boyunda öğretmenleri özellikle kendi alanlarında eğiteceğiz. Daha sonrasında kazanımları ne olmuş bakacağız. Şu bir gerçek ki Türkiye'de hizmetiçi eğitimler yetersiz. Bu konuda kendimizi geliştirmeliyiz. Her öğretmen 5 yılda 250 saat hizmetiçi eğitim alacak. Bu, 25 yılda 1250, 30 yılda ise 1500 saatlik eğitim demek. Sınavları online olarak yapacağız. Eğitimler de sistem üzerinden alınacak. Her öğretmenin T.C kimlik numaralarını girmeleri yeterli olacak."


Son Güncelleme: Pazar, 25 Mart 2012 16:52

Gösterim: 1984


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.