Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğrencilerinin sokak gösterilerine katılmamaları için öğretmenleri, okul yöneticilerini, anne ve babaları uyardı.
Avcı, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.
Avcı, yeterli oranda kullanım ve doluluk oranlarını sağlayamayan, faaliyetini sürdürme yeterliliğini taşımayan 101 öğretmen eviyle, konaklama kapasitesi bulunmayan 88 öğretmen lokalinin, diğer eğitim ve öğretim alanlarında, daha etkin, verimli kullanılması, bu kurumlarda görevli eğitim çalışanlarının mesleki yabancılaşmasının önlenmesi amacıyla kapatıldığını belirtti. Avcı, 1 Şubat 2013 tarihi itibariyle öğretmenevlerinin kapatılmasına yönelik herhangi bir çalışma bulunmadığını kaydetti.
Bütçe kanunlarının verdiği yetkinin yanı sıra Bakanlar Kurulu'nda, bakanlığına tahsis edilen, Maliye Bakanlığı'nca kullanım izni verilen toplam öğretmen kadrolarının, illerin öğretmen ihtiyacı dikkate alınarak, il milli eğitim müdürlüklerine dağıtıldığını anımsatan Avcı, il milli eğitim müdürlüklerinin de illerine ayrılan kontenjan ölçüsünde atama yapılacak alanlar ve istihdam edilecek eğitim kurumlarının belirlediğini söyledi. Belirlenen bu eğitim kurumlarının, atama döneminde sisteme yansıtıldığını, atanacak öğretmen adaylarını tercihine sunulduğunu anlatan Avcı, 2013'te bakanlığının kullanım izni verilecek öğretmen kadrolarından ihtiyaç doğrultusunda kontenjanı belirlenecek illere alanlar bazında ilgili mevzuata göre atamaların gerçekleştirileceğini vurguladı.
Avcı, 7 Mayıs 2013 itibariyle bakanlığına bağlı resmi eğitim kurumlarında bilişim teknojileri alanında 13 bin 285 norm kadroya karşılık, 13 bin 189 öğretmenin görev yaptığını ifade etti. Avcı, bu alanda ülke genelinde norm fazlası öğretmen bulunmadığını belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Hayat Boyu Eğitim ile ilgili yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Avcı, 8 Kasım 2012 itibariyle 22 bin 347 engelli vatandaşın halk eğitim merkezlerinin açtığı kurs ve kurs dışı etkinliklerden yararlandığını bildirdi.
Avcı, aile birlikteliğinin güçlendirilmesine yönelik olarak 2013-214 yıllarında 81 ilde, 10 bin kişiye yetişkin eğitim seminerleri verilmesinin planlandığını kaydetti.
Yurtdışında burslu 2 bin 462 öğrenci öğrenim görüyor
Bakan Avcı, "1416 sayılı kanun ve buna bağlı yönetmelik çerçevesinde bakanlığımız adına resmi burslu statüde yurt dışına gönderilecek öğrenciler için 2013'te 200 milyon lira ödenek tahsis edildi. Halen yurt dışında 2 bin 462 öğrenci öğrenim görmektedir" dedi.
Avcı, öğrencilerin okula aidiyet duygularını artırmak amacıyla geziler düzenlediklerini ve ev ziyaretleri yaptıklarını söyledi.
Beden eğitimi öğretmeni sayısının 26 bin 924, ihtiyacın ise 6 bin 142 olduğunu açıklayan Avcı, terör örgütünce 14'ü kadrdolu, 1'i ücretli olmak üzere 15 kişinin kaçırıldığını ve daha sonra serbest bırakıldığını kaydetti.
"Yardımlarınızı rica ediyorum"
Bakan Avcı, Taksim Gezi Parkı'nda başlayan ve ülke geneline yayılan protestolar ile ilgili olarak da şunları söyledi:
"İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin sokak gösterilerine katılmamaları konusunda öğretmenlerimizi, okul yöneticilerimizi, anne ve babaları uyarmak istiyorum. Şiddet içermeyen toplantı, yürüyüş ve gösteriler şüphesiz, demokrasinin gereğidir. Küçük çocukları, barışcı bile olsa sokak gösterilerinin dışında tutmak için özen göstermeliyiz. Hiç bir milletvekili, siyasetçi ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin bu gösterilere karıştırılmasını, hatta yönlendirilmesini onaylamayacaktır. Ben siyasetçilerden, Milli Eğitim Bakanı olarak, çocuklarımızı şiddet içermeyen sokak gösterilerinden, hareketlerinden uzak tutmak için yardımlarınızı rica ediyorum."
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, daha sonra birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğrencilerinin sokak gösterilerine katılmamaları için öğretmenleri, okul yöneticilerini, anne ve babaları uyardı.
Avcı, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.
Avcı, yeterli oranda kullanım ve doluluk oranlarını sağlayamayan, faaliyetini sürdürme yeterliliğini taşımayan 101 öğretmen eviyle, konaklama kapasitesi bulunmayan 88 öğretmen lokalinin, diğer eğitim ve öğretim alanlarında, daha etkin, verimli kullanılması, bu kurumlarda görevli eğitim çalışanlarının mesleki yabancılaşmasının önlenmesi amacıyla kapatıldığını belirtti. Avcı, 1 Şubat 2013 tarihi itibariyle öğretmenevlerinin kapatılmasına yönelik herhangi bir çalışma bulunmadığını kaydetti.
Bütçe kanunlarının verdiği yetkinin yanı sıra Bakanlar Kurulu'nda, bakanlığına tahsis edilen, Maliye Bakanlığı'nca kullanım izni verilen toplam öğretmen kadrolarının, illerin öğretmen ihtiyacı dikkate alınarak, il milli eğitim müdürlüklerine dağıtıldığını anımsatan Avcı, il milli eğitim müdürlüklerinin de illerine ayrılan kontenjan ölçüsünde atama yapılacak alanlar ve istihdam edilecek eğitim kurumlarının belirlediğini söyledi. Belirlenen bu eğitim kurumlarının, atama döneminde sisteme yansıtıldığını, atanacak öğretmen adaylarını tercihine sunulduğunu anlatan Avcı, 2013'te bakanlığının kullanım izni verilecek öğretmen kadrolarından ihtiyaç doğrultusunda kontenjanı belirlenecek illere alanlar bazında ilgili mevzuata göre atamaların gerçekleştirileceğini vurguladı.
Avcı, 7 Mayıs 2013 itibariyle bakanlığına bağlı resmi eğitim kurumlarında bilişim teknojileri alanında 13 bin 285 norm kadroya karşılık, 13 bin 189 öğretmenin görev yaptığını ifade etti. Avcı, bu alanda ülke genelinde norm fazlası öğretmen bulunmadığını belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Hayat Boyu Eğitim ile ilgili yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi veren Avcı, 8 Kasım 2012 itibariyle 22 bin 347 engelli vatandaşın halk eğitim merkezlerinin açtığı kurs ve kurs dışı etkinliklerden yararlandığını bildirdi.
Avcı, aile birlikteliğinin güçlendirilmesine yönelik olarak 2013-214 yıllarında 81 ilde, 10 bin kişiye yetişkin eğitim seminerleri verilmesinin planlandığını kaydetti.
Yurtdışında burslu 2 bin 462 öğrenci öğrenim görüyor
Bakan Avcı, "1416 sayılı kanun ve buna bağlı yönetmelik çerçevesinde bakanlığımız adına resmi burslu statüde yurt dışına gönderilecek öğrenciler için 2013'te 200 milyon lira ödenek tahsis edildi. Halen yurt dışında 2 bin 462 öğrenci öğrenim görmektedir" dedi.
Avcı, öğrencilerin okula aidiyet duygularını artırmak amacıyla geziler düzenlediklerini ve ev ziyaretleri yaptıklarını söyledi.
Beden eğitimi öğretmeni sayısının 26 bin 924, ihtiyacın ise 6 bin 142 olduğunu açıklayan Avcı, terör örgütünce 14'ü kadrdolu, 1'i ücretli olmak üzere 15 kişinin kaçırıldığını ve daha sonra serbest bırakıldığını kaydetti.
"Yardımlarınızı rica ediyorum"
Bakan Avcı, Taksim Gezi Parkı'nda başlayan ve ülke geneline yayılan protestolar ile ilgili olarak da şunları söyledi:
"İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin sokak gösterilerine katılmamaları konusunda öğretmenlerimizi, okul yöneticilerimizi, anne ve babaları uyarmak istiyorum. Şiddet içermeyen toplantı, yürüyüş ve gösteriler şüphesiz, demokrasinin gereğidir. Küçük çocukları, barışcı bile olsa sokak gösterilerinin dışında tutmak için özen göstermeliyiz. Hiç bir milletvekili, siyasetçi ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin bu gösterilere karıştırılmasını, hatta yönlendirilmesini onaylamayacaktır. Ben siyasetçilerden, Milli Eğitim Bakanı olarak, çocuklarımızı şiddet içermeyen sokak gösterilerinden, hareketlerinden uzak tutmak için yardımlarınızı rica ediyorum."
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, daha sonra birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
Son Güncelleme: Çarşamba, 05 Haziran 2013 09:00
Gösterim: 1465
Galatasaray Lisesi mezunu, bir dönem lisede Fransızca öğretmenliği de yapan sanatçı Attila Demircioğlu, okul arkadaşı Fatih Altaylı’ya bir mektupla tepki gösterdi.
Galatasaray Lisesi mezunu Demirci mektubunda “Senin Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğrencilerine öğrettiğin gazetecilik bu muydu? "Aman ha çocuklar, doğruyu değil, borusunu öttürdüğünüz patronun haberini yazın" diye mi anlattın gazeteciliği?” diye yazdı.
Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'dan 4 dönem büyük olan Demircioğlu'nun bir sosyal paylaşım sitesine koyduğu yazı binlerce kişi tarafından paylaşıldı.
İŞTE O YAZI:
Fatih, Ben GS Lisesi'nden Attila Demircioğlu.. 109 mezunu..
Geçen yıl GS Üniversitesi'ne konuşmacı olarak geldiğinde, sözün bir yerinde eski gazetecilerden özellikle de Hasan PULUR'u örnek vererek "Bunlar artık S....SİNLER!.." demiştin. Kulaklarıma inanamamıştım.. Onca gencin, öğretim üyesinin karşısında ağzından bu aşağılık sözler çıkmıştı. Senin adına bir Galatasaraylı olarak ben utanmıştım.
Bu gün senin gazeteciliğinin karşısında bir kez daha utandım.. Yerin dibine geçtim. İster inan ister inanma gözümden yaş geldi..
Hayretimden.. Üzüntümden.. Senin de GALATASARAY camiasından biri olmana lanetimden... Kahrımdan.. 20. yüzyılın ilk kurtuluş savaşına sınıftaki sıralarından, yatakhanelerden, baba evlerine bile uğramadan, helalleşmeden fırlayıp koşan şehitlerin kemiklerinin sızısını kendi kemiklerimde hissettim.. İnan...
Başında bulunduğun kanal, Türkiye'nin dört bir yanında gencecik öğrenciler gaza boğulurken, takma bacağını sallaya sallaya ciğerleri yanan adam feryatlar içinde kıvranırken, yiğitler yiğidi bir adam "Evime ekmek götürmek istiyorum, yeter!.." diye bağırırken, olan biten umurunda bile olmadı indigenerics.com..
Senin Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğrencilerine öğrettiğin gazetecilik bu muydu? "Aman ha çocuklar, doğruyu değil, borusunu öttürdüğünüz patronun haberini yazın" diye mi anlattın gazeteciliği? (Gerçi sen öğrencilerine bu lafı çok daha düzeyli bir üslupla söylerdin kuşkusuz... Bizim Üniversitemizdeki konuşmanda Hasan Pulur'a seslenişin gibi).
Sözü fazla uzatmayayım.. Zaten sana yazarak seni kaale almış olmaktan dolayı şu anda kendime nasıl kızıyorum anlatamam.
Hadi Fatih, Gel sen sen ol, hayatında bir kez adam olup, o sevgili Hasan PULUR'a dediğini sen yap.. Kurtar bizi senden.
1663 Attila Demircioğlu (109)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Galatasaray Lisesi mezunu, bir dönem lisede Fransızca öğretmenliği de yapan sanatçı Attila Demircioğlu, okul arkadaşı Fatih Altaylı’ya bir mektupla tepki gösterdi.
Galatasaray Lisesi mezunu Demirci mektubunda “Senin Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğrencilerine öğrettiğin gazetecilik bu muydu? "Aman ha çocuklar, doğruyu değil, borusunu öttürdüğünüz patronun haberini yazın" diye mi anlattın gazeteciliği?” diye yazdı.
Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'dan 4 dönem büyük olan Demircioğlu'nun bir sosyal paylaşım sitesine koyduğu yazı binlerce kişi tarafından paylaşıldı.
İŞTE O YAZI:
Fatih, Ben GS Lisesi'nden Attila Demircioğlu.. 109 mezunu..
Geçen yıl GS Üniversitesi'ne konuşmacı olarak geldiğinde, sözün bir yerinde eski gazetecilerden özellikle de Hasan PULUR'u örnek vererek "Bunlar artık S....SİNLER!.." demiştin. Kulaklarıma inanamamıştım.. Onca gencin, öğretim üyesinin karşısında ağzından bu aşağılık sözler çıkmıştı. Senin adına bir Galatasaraylı olarak ben utanmıştım.
Bu gün senin gazeteciliğinin karşısında bir kez daha utandım.. Yerin dibine geçtim. İster inan ister inanma gözümden yaş geldi..
Hayretimden.. Üzüntümden.. Senin de GALATASARAY camiasından biri olmana lanetimden... Kahrımdan.. 20. yüzyılın ilk kurtuluş savaşına sınıftaki sıralarından, yatakhanelerden, baba evlerine bile uğramadan, helalleşmeden fırlayıp koşan şehitlerin kemiklerinin sızısını kendi kemiklerimde hissettim.. İnan...
Başında bulunduğun kanal, Türkiye'nin dört bir yanında gencecik öğrenciler gaza boğulurken, takma bacağını sallaya sallaya ciğerleri yanan adam feryatlar içinde kıvranırken, yiğitler yiğidi bir adam "Evime ekmek götürmek istiyorum, yeter!.." diye bağırırken, olan biten umurunda bile olmadı indigenerics.com..
Senin Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğrencilerine öğrettiğin gazetecilik bu muydu? "Aman ha çocuklar, doğruyu değil, borusunu öttürdüğünüz patronun haberini yazın" diye mi anlattın gazeteciliği? (Gerçi sen öğrencilerine bu lafı çok daha düzeyli bir üslupla söylerdin kuşkusuz... Bizim Üniversitemizdeki konuşmanda Hasan Pulur'a seslenişin gibi).
Sözü fazla uzatmayayım.. Zaten sana yazarak seni kaale almış olmaktan dolayı şu anda kendime nasıl kızıyorum anlatamam.
Hadi Fatih, Gel sen sen ol, hayatında bir kez adam olup, o sevgili Hasan PULUR'a dediğini sen yap.. Kurtar bizi senden.
1663 Attila Demircioğlu (109)
Son Güncelleme: Salı, 04 Haziran 2013 09:52
Gösterim: 2051
YÖK, eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan ortaöğretim alan öğretmenliği bölümlerine, önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren öğrenci kontenjanı verilmemesi kararı aldı.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK), Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni öğretmen yetiştirme stratejisi çalışmaları paralelinde, Kurulun eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan ortaöğretim alan öğretmenliği bölümlerine önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren öğrenci kontenjanı verilmemesi konusunda da bir karar alındığını duyurdu.
Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'de şu anda 97 eğitim fakültesi bulunduğu ve bu fakültelerin, geçen öğretim yılında öğrenci alımı durdurulan bazı ikinci öğretim programları dışında öğrenci almaya devam ettiği belirtildi.
Milli Eğitim Bakanlığının, uzun zamandan beri öğretmen yetiştirmeyle ilgili olarak YÖK ile iş birliği içinde strateji belgesi hazırlığında olduğu ifade edilen açıklamada, bu çerçevede geleceğe dönük hazırlanan öğretmen ihtiyaç projeksiyonlarında öğretmen açığı olan alanların belirlendiği bildirildi.
Açıklamada, YÖK bünyesinde yer alan ve eğitim fakültesi dekanlarıyla Milli Eğitim Bakanlığı üst düzey yöneticilerinden oluşan Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubunda söz konusu ihtiyaç alanları değerlendirilerek tavsiye niteliğinde alınan bazı kararların, Yükseköğretim Kurulu’na iletildiği belirtildi.
Buna göre, mevcut eğitim fakültelerinde öğretmen açığı olan alanların açılmasına öncelik verilmesinin önerildiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Söz konusu çalışma grubunda en çok öğretmen açığı olan alanlar; rehberlik ve psikolojik danışmanlık, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği, ilköğretim matematik öğretmenliği, özel eğitim öğretmenlikleri ve teknoloji tasarım öğretmenliği olarak belirlenmiştir. Bu alanlar, Kurul kararı olarak üniversitelerimize de duyurulmuştur. Bunlardan ilköğretim din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği bölümü geçtiğimiz yıl ilahiyat fakültelerine devredilmiştir. Ancak lise din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği için ilahiyat fakültesi ve benzeri dini eğitim veren diğer fakülte mezunlarından pedagojik formasyon sertifika programlarına katılarak, aday öğretmen yetiştirilmektedir. Teknoloji tasarım öğretmenleri ise bu zamana kadar eğitim fakülteleri dışındaki mesleki ve teknik eğitim fakültelerinden yetişmekte idi.
Mesleki ve teknik eğitim fakültelerinin kapanmasıyla birlikte ilgili alanda öğretmen ihtiyacını karşılamak için Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubu, eğitim fakültelerinde böyle bir programın açılmasını önermiştir. Bu programın bir örneği olmadığı için bir bölüm olarak mı ya da mevcut bölümlerden birinin bünyesinde bir anabilim dalı olarak mı açılacağı konusunda henüz netlik olmayıp önümüzdeki zaman dilimi içinde eğitim fakültelerinin programlarının güncellenmesi kapsamında bu konuda da bir netlik oluşacaktır. Diğer taraftan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni öğretmen yetiştirme stratejisi çalışmaları paralelinde, Kurulumuzda eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan ortaöğretim alan öğretmenliği bölümlerine önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren öğrenci kontenjanı verilmemesi konusunda da bir karar alınmıştır."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK, eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan ortaöğretim alan öğretmenliği bölümlerine, önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren öğrenci kontenjanı verilmemesi kararı aldı.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK), Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni öğretmen yetiştirme stratejisi çalışmaları paralelinde, Kurulun eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan ortaöğretim alan öğretmenliği bölümlerine önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren öğrenci kontenjanı verilmemesi konusunda da bir karar alındığını duyurdu.
Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'de şu anda 97 eğitim fakültesi bulunduğu ve bu fakültelerin, geçen öğretim yılında öğrenci alımı durdurulan bazı ikinci öğretim programları dışında öğrenci almaya devam ettiği belirtildi.
Milli Eğitim Bakanlığının, uzun zamandan beri öğretmen yetiştirmeyle ilgili olarak YÖK ile iş birliği içinde strateji belgesi hazırlığında olduğu ifade edilen açıklamada, bu çerçevede geleceğe dönük hazırlanan öğretmen ihtiyaç projeksiyonlarında öğretmen açığı olan alanların belirlendiği bildirildi.
Açıklamada, YÖK bünyesinde yer alan ve eğitim fakültesi dekanlarıyla Milli Eğitim Bakanlığı üst düzey yöneticilerinden oluşan Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubunda söz konusu ihtiyaç alanları değerlendirilerek tavsiye niteliğinde alınan bazı kararların, Yükseköğretim Kurulu’na iletildiği belirtildi.
Buna göre, mevcut eğitim fakültelerinde öğretmen açığı olan alanların açılmasına öncelik verilmesinin önerildiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Söz konusu çalışma grubunda en çok öğretmen açığı olan alanlar; rehberlik ve psikolojik danışmanlık, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği, ilköğretim matematik öğretmenliği, özel eğitim öğretmenlikleri ve teknoloji tasarım öğretmenliği olarak belirlenmiştir. Bu alanlar, Kurul kararı olarak üniversitelerimize de duyurulmuştur. Bunlardan ilköğretim din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği bölümü geçtiğimiz yıl ilahiyat fakültelerine devredilmiştir. Ancak lise din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği için ilahiyat fakültesi ve benzeri dini eğitim veren diğer fakülte mezunlarından pedagojik formasyon sertifika programlarına katılarak, aday öğretmen yetiştirilmektedir. Teknoloji tasarım öğretmenleri ise bu zamana kadar eğitim fakülteleri dışındaki mesleki ve teknik eğitim fakültelerinden yetişmekte idi.
Mesleki ve teknik eğitim fakültelerinin kapanmasıyla birlikte ilgili alanda öğretmen ihtiyacını karşılamak için Öğretmen Yetiştirme Çalışma Grubu, eğitim fakültelerinde böyle bir programın açılmasını önermiştir. Bu programın bir örneği olmadığı için bir bölüm olarak mı ya da mevcut bölümlerden birinin bünyesinde bir anabilim dalı olarak mı açılacağı konusunda henüz netlik olmayıp önümüzdeki zaman dilimi içinde eğitim fakültelerinin programlarının güncellenmesi kapsamında bu konuda da bir netlik oluşacaktır. Diğer taraftan, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni öğretmen yetiştirme stratejisi çalışmaları paralelinde, Kurulumuzda eğitim fakülteleri bünyesinde yer alan ortaöğretim alan öğretmenliği bölümlerine önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren öğrenci kontenjanı verilmemesi konusunda da bir karar alınmıştır."
Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Haziran 2013 14:08
Gösterim: 2440
Türkiye’de 6. gününü de geride bırakan Gezi Parkı eylemlerine üniversite öğrencileri de destek vermeye devam ediyor. Üniversiteliler, “Rektör uyuma sınavları ertele” yazılı pankart açarak Gezi Parkı eylemlerine destek verdi.
Ege Üniversitesi öğrencileri, devam eden Taksim Gezi Parkı protestolarına destek verebilmek için sınavların ertelenmesini istemiyle Rektörlüğe yürüdü. Bahçe kapısını yüklenip açan yaklaşık 3 bin 500 öğrenci, Rektör Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’ın gelmesini beklemeye başladı.
Saat 11.00 sıralarında Ege Üniversitesi Kampüsü’nde toplanan yaklaşık 3 bin 500 öğrenci, Bornova’daki Rektörlük binasına gitmek üzere yürüyüşe geçti. Öğrenciler yürüyüş sırasında “Hükümet istifa”, “Rektör uyuma sınavları ertele” sloganları attı, “Halk sokakta sınavını veriyor sınavları ertele” pankartı taşındı. Bu sırada vatandaşlar da öğrencilere alkışlarla ve klakson çalarak destek verdi. Yaklaşık 1 kilometrelik yürüyüşle Ege Üniversitesi Rektörlüğü’nün bahçe kapısına gelen öğrenciler, karşılarında güvenlik görevlilerini buldu. Ancak kalabalık olan öğrenci grubu kapıyı yüklenerek açtı ve bahçeye girdi. Rektörlük binası merdivenlerinin önünde toplanan öğrenciler Rektör Prof. Dr. Candeğer Yılmaz ile görüşmek istediklerini dile getirdi. Öğrencilere Rektör Prof. Dr. Yılmaz’ın binada bulunmadığı söylendi.
Oturma eylemi yapan öğrenciler, Rektör’ün gelmesini istedi. Rektör yardımcısının kendileriyle görüşmesini kabul etmeyen eylemciler, Prof. Dr. Candeğer Yılmaz gelmediği takdirde binaya gireceklerini söyledi. Sloganlar eşliğinde öğrencilerin bekleyişini sürdürdü.
Bu arada Ege Üniversitesi’nde bazı öğretim elemanlarının kendi inisiyatiflerini kullanarak sınavları erteledikleri öne sürüldü.
2 bin öğrenci Ankara'da eylemde
Gezi Parkı eylemine Ankara’nın Gölbaşı İlçesi’ndeki üniversitelilerden de destek geldi. Gölbaşı’nda bulunan Ankara Üniversitesi’nde öğrenim gören yaklaşık 2 bin öğrenci, sabah 10.30’dan itibaren şehir merkezine doğru yürüyüşe geçti. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı 2 kilometrelik yürüyüş, Cumhuriyet ve Cemal Gürsel Caddesi üzerinden şehir merkezine kadar devam ederken saat 12.00’de sona erdi edmedicom.com. Üniversiteli öğrenciler yürüyüş sırasında “hükümet istifa”, “padişah istifa”, “Gölbaşı uyuma memleketine sahip çık” sloganları attı. Öğrencilerin tepki yürüyüşü ara sokaklardan tekrar kampüse dönülerek sona erdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye’de 6. gününü de geride bırakan Gezi Parkı eylemlerine üniversite öğrencileri de destek vermeye devam ediyor. Üniversiteliler, “Rektör uyuma sınavları ertele” yazılı pankart açarak Gezi Parkı eylemlerine destek verdi.
Ege Üniversitesi öğrencileri, devam eden Taksim Gezi Parkı protestolarına destek verebilmek için sınavların ertelenmesini istemiyle Rektörlüğe yürüdü. Bahçe kapısını yüklenip açan yaklaşık 3 bin 500 öğrenci, Rektör Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’ın gelmesini beklemeye başladı.
Saat 11.00 sıralarında Ege Üniversitesi Kampüsü’nde toplanan yaklaşık 3 bin 500 öğrenci, Bornova’daki Rektörlük binasına gitmek üzere yürüyüşe geçti. Öğrenciler yürüyüş sırasında “Hükümet istifa”, “Rektör uyuma sınavları ertele” sloganları attı, “Halk sokakta sınavını veriyor sınavları ertele” pankartı taşındı. Bu sırada vatandaşlar da öğrencilere alkışlarla ve klakson çalarak destek verdi. Yaklaşık 1 kilometrelik yürüyüşle Ege Üniversitesi Rektörlüğü’nün bahçe kapısına gelen öğrenciler, karşılarında güvenlik görevlilerini buldu. Ancak kalabalık olan öğrenci grubu kapıyı yüklenerek açtı ve bahçeye girdi. Rektörlük binası merdivenlerinin önünde toplanan öğrenciler Rektör Prof. Dr. Candeğer Yılmaz ile görüşmek istediklerini dile getirdi. Öğrencilere Rektör Prof. Dr. Yılmaz’ın binada bulunmadığı söylendi.
Oturma eylemi yapan öğrenciler, Rektör’ün gelmesini istedi. Rektör yardımcısının kendileriyle görüşmesini kabul etmeyen eylemciler, Prof. Dr. Candeğer Yılmaz gelmediği takdirde binaya gireceklerini söyledi. Sloganlar eşliğinde öğrencilerin bekleyişini sürdürdü.
Bu arada Ege Üniversitesi’nde bazı öğretim elemanlarının kendi inisiyatiflerini kullanarak sınavları erteledikleri öne sürüldü.
2 bin öğrenci Ankara'da eylemde
Gezi Parkı eylemine Ankara’nın Gölbaşı İlçesi’ndeki üniversitelilerden de destek geldi. Gölbaşı’nda bulunan Ankara Üniversitesi’nde öğrenim gören yaklaşık 2 bin öğrenci, sabah 10.30’dan itibaren şehir merkezine doğru yürüyüşe geçti. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı 2 kilometrelik yürüyüş, Cumhuriyet ve Cemal Gürsel Caddesi üzerinden şehir merkezine kadar devam ederken saat 12.00’de sona erdi edmedicom.com. Üniversiteli öğrenciler yürüyüş sırasında “hükümet istifa”, “padişah istifa”, “Gölbaşı uyuma memleketine sahip çık” sloganları attı. Öğrencilerin tepki yürüyüşü ara sokaklardan tekrar kampüse dönülerek sona erdi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Haziran 2013 13:56
Gösterim: 2256
Özyeğin Üniversitesi Rektörü Erhan Erkut İstanbul Gezi Parkı ile ilgili aralarında üniversitenin diğer çalışanlarının da olduğu bir bildiri yayınladı. Özyeğin Üniversitesi Rektörü Erkut’un yayınladığı bildiride, Taksim’de ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde barışçıl bir şekilde protesto haklarını kullananlara karşı uygulanan ölçüsüz ve şiddet dolu müdahaleler kınandı.
Özyeğin Üniversitesi Bildirisi;
Aşağıda imzası bulunan Özyeğin Üniversitesi mensupları olarak, Taksim’de ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde barışçıl bir şekilde protesto haklarını kullananlara karşı uygulanan ölçüsüz ve şiddet dolu müdahaleleri kınıyor, kentine sahip çıkan bireylerin ve toplulukların katılım haklarını yok sayan, farklı düşünce ve hayat tarzlarına karşı tahammülsüz yönetim anlayışını protesto ediyoruz.
Ölçüsüz şiddeti uygulayan kolluk kuvvetleri kadar bireylerin haklarını ve özgürlüklerini korumakla görevli bütün yetkilileri olanlardan sorumlu tutuyoruz.
Olaylara gözünü kapatarak halkı bilgilendirme görevini yerine getirmeyen ana akım medyayı da bir an önce sorumluluklarını yerine getirmeye ve özür dilemeye davet ediyoruz.
Yöneticileri yıkımları durdurmaya, halkın birçok haklı nedenden dolayı yoğun tepki verdiği projelerden vazgeçmeye, uygulanan orantısız şiddeti sonlandırmaya çağırıyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Özyeğin Üniversitesi Rektörü Erhan Erkut İstanbul Gezi Parkı ile ilgili aralarında üniversitenin diğer çalışanlarının da olduğu bir bildiri yayınladı. Özyeğin Üniversitesi Rektörü Erkut’un yayınladığı bildiride, Taksim’de ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde barışçıl bir şekilde protesto haklarını kullananlara karşı uygulanan ölçüsüz ve şiddet dolu müdahaleler kınandı.
Özyeğin Üniversitesi Bildirisi;
Aşağıda imzası bulunan Özyeğin Üniversitesi mensupları olarak, Taksim’de ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde barışçıl bir şekilde protesto haklarını kullananlara karşı uygulanan ölçüsüz ve şiddet dolu müdahaleleri kınıyor, kentine sahip çıkan bireylerin ve toplulukların katılım haklarını yok sayan, farklı düşünce ve hayat tarzlarına karşı tahammülsüz yönetim anlayışını protesto ediyoruz.
Ölçüsüz şiddeti uygulayan kolluk kuvvetleri kadar bireylerin haklarını ve özgürlüklerini korumakla görevli bütün yetkilileri olanlardan sorumlu tutuyoruz.
Olaylara gözünü kapatarak halkı bilgilendirme görevini yerine getirmeyen ana akım medyayı da bir an önce sorumluluklarını yerine getirmeye ve özür dilemeye davet ediyoruz.
Yöneticileri yıkımları durdurmaya, halkın birçok haklı nedenden dolayı yoğun tepki verdiği projelerden vazgeçmeye, uygulanan orantısız şiddeti sonlandırmaya çağırıyoruz.
Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Haziran 2013 09:24
Gösterim: 2792

