Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Tıp doktoru Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu, 60 yaşında öğrenciliğe geri döndü. Koyuncu, Gediz Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi görüyor. Gündüz öğrencilerine ders veriyor, akşam kendisi ders alıyor
Gediz Üniversitesi bu yıl sıradışı bir öğrenciye sahip: Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu. Kadın hastalıkları alanında yaptığı çalışmalarla bilinen, Türk Jinekoloji Derneği'nin uzun yıllardır yöneticiliğini yapan Prof. Dr. Koyuncu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesi. Akademisyenlikte çeyrek asrı geride bırakan hocaların hocası, 60 yaşında tekrar öğrenci oldu. Gediz Üniversitesi Sağlık Kuruluşları Yöneticiliği Yüksek Lisans Programı'nda eğitim görüyor. Girdiği zorlu ameliyatlara, yorucu mesaisine rağmen akşamları öğrenci sırasına oturuyor.
"Örnek olmak istedim"
Bugüne kadar birçok doktor ve akademisyen yetiştiren, Prof. Dr. Koyuncu, topluma, özellikle de gençlere örnek olmak istediğini söyledi. Gündüz ders verip akşamları ders alan, bir güne hem hocalığı hem de öğrenciliği sığdıran Prof. Dr. Koyuncu, eğitimin yaşam boyu sürmesi gerektiğine inandığını dile getirdi. Koyuncu "Gençlerimize örnek olmak istedim. Eğitim yaşam boyu sürmeli" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Tıp doktoru Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu, 60 yaşında öğrenciliğe geri döndü. Koyuncu, Gediz Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi görüyor. Gündüz öğrencilerine ders veriyor, akşam kendisi ders alıyor
Gediz Üniversitesi bu yıl sıradışı bir öğrenciye sahip: Prof. Dr. Faik Mümtaz Koyuncu. Kadın hastalıkları alanında yaptığı çalışmalarla bilinen, Türk Jinekoloji Derneği'nin uzun yıllardır yöneticiliğini yapan Prof. Dr. Koyuncu, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesi. Akademisyenlikte çeyrek asrı geride bırakan hocaların hocası, 60 yaşında tekrar öğrenci oldu. Gediz Üniversitesi Sağlık Kuruluşları Yöneticiliği Yüksek Lisans Programı'nda eğitim görüyor. Girdiği zorlu ameliyatlara, yorucu mesaisine rağmen akşamları öğrenci sırasına oturuyor.
"Örnek olmak istedim"
Bugüne kadar birçok doktor ve akademisyen yetiştiren, Prof. Dr. Koyuncu, topluma, özellikle de gençlere örnek olmak istediğini söyledi. Gündüz ders verip akşamları ders alan, bir güne hem hocalığı hem de öğrenciliği sığdıran Prof. Dr. Koyuncu, eğitimin yaşam boyu sürmesi gerektiğine inandığını dile getirdi. Koyuncu "Gençlerimize örnek olmak istedim. Eğitim yaşam boyu sürmeli" dedi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 26 Mart 2014 08:58
Gösterim: 2685
Muğla'da, Menteşe ilçesinin 4 bin 150 seçmeni bulunan Kötekli Mahallesi'nde üniversite öğrencisi Barış Esen, muhtar adaylığını ilan etti
Muğla'da, Menteşe ilçesinin 4 bin 150 seçmeni bulunan Kötekli Mahallesi'nde bir üniversite öğrencisi, muhtarlık için aday oldu.
Kötekli Mahallesi'nde muhtarlık için adaylığını ilan eden 3 adaydan birisi, üniversite öğrencisi Barış Esen. Esen ve diğer 2 muhtar adayı, 4 bin 150 seçmeni bulunan mahallede seçmenleri ikna ederek muhtar seçilmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Mahallesinde esnaf ve öğrencilerin kaldığı evleri, iş yerlerini gezerek muhtarlık seçimi için destek isteyen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu Konaklama İşletmeciliği son sınıf öğrencisi olan Barış Esen, gazetecilere yaptığı açıklamada, eğitimini sürdürdüğü kentte muhtar adayı olduğunu söyledi.
Mahallesine eksik kalan, güzel ve kaliteli hizmetler yapabilmek, üniversite öğrencilerinin sorunlarına çözüm üretebilmek için adaylığını ilan ettiğini anlatan Esen, 2010 yılından beri Kötekli Mahallesi'nde yaşadığını ifade etti.
Aday olmaya öğrenci arkadaşlarının ve hocalarının cesaretlendirmesiyle karar verdiğini dile getiren Esen, "Öğrenci olarak geldiğim bir bölge. Daha sonra burada çalışmaya başladım. Çalıştığım bölgeye bir şeyler katmak istedim. Öğrenciliğim bittikten sonra muhtar olarak burada kalmaya devam etmek istiyorum" dedi.
Mahallenin yüzde 80'inin öğrenciden oluştuğunu ancak ikametlerinin mahallede olmaması nedeniyle oy kullanacak fazla öğrenci bulunmadığını anlatan Esen, "Adaylığımı açıklamam beklenen bir şey değildi. Çünkü Türkiye genelinde bir örneği yok. Kendimi öncü olarak görüyorum. Umarım bu son olmaz. Gençler daha fazla yerel yönetimde söz sahibi olur. Sadece öğrencilerden değil, akademisyenler de bana destek veriyor. Bir öğrencinin böyle bir atılım yapması onların çok hoşuna gitti" diye konuştu.
Sloganı "Sorunu çözmek için yaşamak gerekir"
Mahalledeki öğrenci ve yerel halkın sorunlarına hakim olduğunu vurgulayan Esen, şunları söyledi:
"Mahallede en büyük sıkıntı ulaşım ve altyapı. Altyapı sıkıntısına belediye aracılığıyla çözüm bulacağız ve acil eylem planları gerçekleştireceğiz. Ulaşımda belirli saatlerde yoğunluk yaşandığı için bunlara çözüm bulacağız. Belediyenin faaliyete geçirmediği projeleri var, onların faaliyete geçirilmesi için çalışmaları yapacağız. Barınma sıkıntısı var, yurtlar, apartlar yetersiz. Öğrenciler olarak bizim de halklarımızı savunmamız gerekiyor."
Esen, yaşadığı mahallenin güzel olmasını istediklerine dikkati çekerek, "İnsanların mutlu olmasını istiyorum. Kişilik olarak, başkalarının sorununu kendi sorunum gibi gören birisiyim. Elimden geldiği kadar öğrenci arkadaşlarıma yardımcı olmaya çalışacağım. Sloganım 'Sorunu çözmek için yaşamak gerekir'. Aza heyetimiz de genç. Biri öğrenci. Diğer arkadaşlarım da genç ve etkili insanlar. Bölgenin sorunlarına hakimler. Güzel şeyler yapacağıma inanıyorum."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Muğla'da, Menteşe ilçesinin 4 bin 150 seçmeni bulunan Kötekli Mahallesi'nde üniversite öğrencisi Barış Esen, muhtar adaylığını ilan etti
Muğla'da, Menteşe ilçesinin 4 bin 150 seçmeni bulunan Kötekli Mahallesi'nde bir üniversite öğrencisi, muhtarlık için aday oldu.
Kötekli Mahallesi'nde muhtarlık için adaylığını ilan eden 3 adaydan birisi, üniversite öğrencisi Barış Esen. Esen ve diğer 2 muhtar adayı, 4 bin 150 seçmeni bulunan mahallede seçmenleri ikna ederek muhtar seçilmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Mahallesinde esnaf ve öğrencilerin kaldığı evleri, iş yerlerini gezerek muhtarlık seçimi için destek isteyen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu Konaklama İşletmeciliği son sınıf öğrencisi olan Barış Esen, gazetecilere yaptığı açıklamada, eğitimini sürdürdüğü kentte muhtar adayı olduğunu söyledi.
Mahallesine eksik kalan, güzel ve kaliteli hizmetler yapabilmek, üniversite öğrencilerinin sorunlarına çözüm üretebilmek için adaylığını ilan ettiğini anlatan Esen, 2010 yılından beri Kötekli Mahallesi'nde yaşadığını ifade etti.
Aday olmaya öğrenci arkadaşlarının ve hocalarının cesaretlendirmesiyle karar verdiğini dile getiren Esen, "Öğrenci olarak geldiğim bir bölge. Daha sonra burada çalışmaya başladım. Çalıştığım bölgeye bir şeyler katmak istedim. Öğrenciliğim bittikten sonra muhtar olarak burada kalmaya devam etmek istiyorum" dedi.
Mahallenin yüzde 80'inin öğrenciden oluştuğunu ancak ikametlerinin mahallede olmaması nedeniyle oy kullanacak fazla öğrenci bulunmadığını anlatan Esen, "Adaylığımı açıklamam beklenen bir şey değildi. Çünkü Türkiye genelinde bir örneği yok. Kendimi öncü olarak görüyorum. Umarım bu son olmaz. Gençler daha fazla yerel yönetimde söz sahibi olur. Sadece öğrencilerden değil, akademisyenler de bana destek veriyor. Bir öğrencinin böyle bir atılım yapması onların çok hoşuna gitti" diye konuştu.
Sloganı "Sorunu çözmek için yaşamak gerekir"
Mahalledeki öğrenci ve yerel halkın sorunlarına hakim olduğunu vurgulayan Esen, şunları söyledi:
"Mahallede en büyük sıkıntı ulaşım ve altyapı. Altyapı sıkıntısına belediye aracılığıyla çözüm bulacağız ve acil eylem planları gerçekleştireceğiz. Ulaşımda belirli saatlerde yoğunluk yaşandığı için bunlara çözüm bulacağız. Belediyenin faaliyete geçirmediği projeleri var, onların faaliyete geçirilmesi için çalışmaları yapacağız. Barınma sıkıntısı var, yurtlar, apartlar yetersiz. Öğrenciler olarak bizim de halklarımızı savunmamız gerekiyor."
Esen, yaşadığı mahallenin güzel olmasını istediklerine dikkati çekerek, "İnsanların mutlu olmasını istiyorum. Kişilik olarak, başkalarının sorununu kendi sorunum gibi gören birisiyim. Elimden geldiği kadar öğrenci arkadaşlarıma yardımcı olmaya çalışacağım. Sloganım 'Sorunu çözmek için yaşamak gerekir'. Aza heyetimiz de genç. Biri öğrenci. Diğer arkadaşlarım da genç ve etkili insanlar. Bölgenin sorunlarına hakimler. Güzel şeyler yapacağıma inanıyorum."
Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Mart 2014 14:55
Gösterim: 6207
Hamamözü ilçesinde Kaymakam Kadir Güntepe'nin geçen yıl, "Sınavda puan olarak beni geçecek öğrenci arkadaşlarıma bilgisayar armağan edeceğim" sözünü bu yıl tekrarlaması üzerine, öğrenciler ile kaymakam arasında kıyasıya bir yarış başladı.
Geçen yıl ilçede Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) girecek öğrencileri teşvik etmek amacıyla ilginç bir yönteme başvurarak, sınavda kendisini geçecek öğrencilere bilgisayar sözü veren Güntepe, aynı yöntemi bu yıl da tekrarladı.
Öğrencilerin isteği üzerine bu yıl da YGS'ye girme kararı alan Güntepe, kendisini puan olarak geçeceklere, dizüstü, tablet ve masaüstü bilgisayar hediye edeceğini söyledi.
Öğrencilerin motivasyonunu artırarak sınavda çok daha başarılı olmalarını amaçladıklarını belirten Güntepe, "Bu sayede ilçede eğitim düzeyini artırarak, YGS’de başarının üst seviyeye çıkmasını amaçlıyoruz" dedi.
"Kaymakam beyi geçip bilgisayarı alacağız"
Hamit Kaplan Çok Programlı Lisesi 12. sınıf öğrencisi Merve Demir, bu yıl ilk kez YGS’ye gireceğini belirterek, Kaymakam Güntepe ile aynı sınava gireceği için heyecanlı olduğunu söyledi.
Güntepe'nin kendilerine, "Beni geçerseniz size bilgisayar alacağım" sözü verdiğini ifade eden Demir, "Bizler de kendimize güveniyoruz. Kaymakam beyi geçip bilgisayarı alacağız" ifadesini kullandı.
Öğrencilerden Sevgi Aydoğdu ise Güntepe'nin geçen yıl YGS'ye giren ve yüksek puan alan bir arkadaşlarına bilgisayar hediye ettiğini anımsattı.
Sınıf olarak çok iddialı olduklarını söyleyen Aydoğdu, "Arkadaşlarımızla çok çalışıyoruz ve kendimize güveniyoruz. İnşallah Kaymakam beyi YGS'de geçip bilgisayarı alacağız" diye konuştu.
YGS, 23 Mart Pazar günü yapılacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Hamamözü ilçesinde Kaymakam Kadir Güntepe'nin geçen yıl, "Sınavda puan olarak beni geçecek öğrenci arkadaşlarıma bilgisayar armağan edeceğim" sözünü bu yıl tekrarlaması üzerine, öğrenciler ile kaymakam arasında kıyasıya bir yarış başladı.
Geçen yıl ilçede Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) girecek öğrencileri teşvik etmek amacıyla ilginç bir yönteme başvurarak, sınavda kendisini geçecek öğrencilere bilgisayar sözü veren Güntepe, aynı yöntemi bu yıl da tekrarladı.
Öğrencilerin isteği üzerine bu yıl da YGS'ye girme kararı alan Güntepe, kendisini puan olarak geçeceklere, dizüstü, tablet ve masaüstü bilgisayar hediye edeceğini söyledi.
Öğrencilerin motivasyonunu artırarak sınavda çok daha başarılı olmalarını amaçladıklarını belirten Güntepe, "Bu sayede ilçede eğitim düzeyini artırarak, YGS’de başarının üst seviyeye çıkmasını amaçlıyoruz" dedi.
"Kaymakam beyi geçip bilgisayarı alacağız"
Hamit Kaplan Çok Programlı Lisesi 12. sınıf öğrencisi Merve Demir, bu yıl ilk kez YGS’ye gireceğini belirterek, Kaymakam Güntepe ile aynı sınava gireceği için heyecanlı olduğunu söyledi.
Güntepe'nin kendilerine, "Beni geçerseniz size bilgisayar alacağım" sözü verdiğini ifade eden Demir, "Bizler de kendimize güveniyoruz. Kaymakam beyi geçip bilgisayarı alacağız" ifadesini kullandı.
Öğrencilerden Sevgi Aydoğdu ise Güntepe'nin geçen yıl YGS'ye giren ve yüksek puan alan bir arkadaşlarına bilgisayar hediye ettiğini anımsattı.
Sınıf olarak çok iddialı olduklarını söyleyen Aydoğdu, "Arkadaşlarımızla çok çalışıyoruz ve kendimize güveniyoruz. İnşallah Kaymakam beyi YGS'de geçip bilgisayarı alacağız" diye konuştu.
YGS, 23 Mart Pazar günü yapılacak.
Son Güncelleme: Cumartesi, 22 Şubat 2014 11:43
Gösterim: 2313
Avcı'nın ilkokul eğitimini gördüğü okulun o dönemdeki müdürü Demir, "Nabi Bey, öğrencilik zamanında çok kibar bir insandı, hala da devam ediyor" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ilkokul eğitimini gördüğü okulun o dönemdeki müdürünü Bilecik'teki evinde ziyaret etti.
Avcı, Cumhuriyet Mahallesi'nde yaşayan Pazaryeri ilçesindeki Demirköy İlkokulu'nun eski Müdürü Celalettin Demir'i (80) ziyaretinde yaptığı konuşmada, eğitimini tamamladıktan sonra uzun yıllar kendisini göremediğini belirtti.
Demir'in çok sevilen bir öğretmen ve idareci olduğunu anlatan Avcı, şöyle konuştu:
"Bilecik'e gelip de hocamızı görmeden gitmek, olmazdı. Sağolsun, bizi kabul etti. Biz de hocamızı böyle sağlıklı, dinç görmekten mutlu olduk. Hanımefendisi ve küçük bir çocuk olarak hatırladığım oğlu Yaşar'la da bu vesileyle bir daha görüşmüş olduk. Hepimiz yaşlandık ama hocamız, yaşlanmadı. Hocamız, çok iyi bir idareciydi. İşte biz, şimdi böyle idarecileri arıyoruz. Yani özellikle okulun her şeyiyle, her ince teferruatına varıncaya kadar ilgilenen, çatısı akıyorsa onu çözen, camı kırıldıysa onu takan... Bu, bir köy enstitüsü kültürüdür. Bu eğitimi oradan almışlardır. Ben hocamızı böyle sağlıklı, neşeli görmekten çok mutlu oldum."
Demir de öğrencisi Avcı'nın bakan olmasından ve kendisini ziyaret etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çok mutluluk duyuyorum. Bize çok büyük mutluluk verdiniz, çok teşekkür ederim. Nabi Bey, öğrencilik zamanında çok kibar bir insandı, hala da devam ediyor. Ben bakkal dükkanına girdiğim zaman hemen ayağa kalkar, saygı gösterirdi. Aynı şey devam ediyor. Çok sağolun, çok teşekkür ederim" ifadesini kullandı.
Çocukluğunda çekilen fotoğrafları da inceleyen Avcı, ziyaret sonunda aile fertlerine birer kurşun kalem hediye etti.
Bakan Avcı, evin dışında kendisini bekleyen çocuklara da oyuncak dağıtarak, vatandaşlarla bir süre sohbet etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Avcı'nın ilkokul eğitimini gördüğü okulun o dönemdeki müdürü Demir, "Nabi Bey, öğrencilik zamanında çok kibar bir insandı, hala da devam ediyor" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ilkokul eğitimini gördüğü okulun o dönemdeki müdürünü Bilecik'teki evinde ziyaret etti.
Avcı, Cumhuriyet Mahallesi'nde yaşayan Pazaryeri ilçesindeki Demirköy İlkokulu'nun eski Müdürü Celalettin Demir'i (80) ziyaretinde yaptığı konuşmada, eğitimini tamamladıktan sonra uzun yıllar kendisini göremediğini belirtti.
Demir'in çok sevilen bir öğretmen ve idareci olduğunu anlatan Avcı, şöyle konuştu:
"Bilecik'e gelip de hocamızı görmeden gitmek, olmazdı. Sağolsun, bizi kabul etti. Biz de hocamızı böyle sağlıklı, dinç görmekten mutlu olduk. Hanımefendisi ve küçük bir çocuk olarak hatırladığım oğlu Yaşar'la da bu vesileyle bir daha görüşmüş olduk. Hepimiz yaşlandık ama hocamız, yaşlanmadı. Hocamız, çok iyi bir idareciydi. İşte biz, şimdi böyle idarecileri arıyoruz. Yani özellikle okulun her şeyiyle, her ince teferruatına varıncaya kadar ilgilenen, çatısı akıyorsa onu çözen, camı kırıldıysa onu takan... Bu, bir köy enstitüsü kültürüdür. Bu eğitimi oradan almışlardır. Ben hocamızı böyle sağlıklı, neşeli görmekten çok mutlu oldum."
Demir de öğrencisi Avcı'nın bakan olmasından ve kendisini ziyaret etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çok mutluluk duyuyorum. Bize çok büyük mutluluk verdiniz, çok teşekkür ederim. Nabi Bey, öğrencilik zamanında çok kibar bir insandı, hala da devam ediyor. Ben bakkal dükkanına girdiğim zaman hemen ayağa kalkar, saygı gösterirdi. Aynı şey devam ediyor. Çok sağolun, çok teşekkür ederim" ifadesini kullandı.
Çocukluğunda çekilen fotoğrafları da inceleyen Avcı, ziyaret sonunda aile fertlerine birer kurşun kalem hediye etti.
Bakan Avcı, evin dışında kendisini bekleyen çocuklara da oyuncak dağıtarak, vatandaşlarla bir süre sohbet etti.
Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Şubat 2014 08:03
Gösterim: 2601
Vehbi Koç'un ölüm yıldönümü anısına yıllar önce kaleme aldığı nasihat ve tavsiyeleri yayınlandı. Koç, gençlere şu tavsiyelerde bulundu; "Ailenizi seviniz ve sayınız. Çok çalışınız. İyi okuyunuz. Ciddi ve bilgili olunuz. Sosyal sorunlarla ve politikayla zamanında ilgileniniz. Mesleğinize sevgi ve sabırla sarılınız. Her zaman dürüst ve saygılı olunuz. Olgun ve yararlı olunuz. Hesabınızı biliniz. Dostlarınızı iyi seçiniz. Yazılı bilgiler unutulmaz, not alınız. Zamanında evleniniz.”
Koç Topluluğu'nun Kurucusu Vehbi Koç, vefatının 18. yıldönümünde Koç Holding'in kurumsal yayını Bizden Haberler'in Şubat sayısında anılırken, duayen sanayicinin çeşitli tavsiye ve nasihatlarına yer verildi. Koç'un, "Hayatımda elde edebildiğim başarıyı Allah'a, yurduma, değerli çalışma arkadaşlarımın işbirliğine ve çalışma sevgime borçluydum" sözüne yer verilen yazıda, merhum işadamının iş hayatında başarı için verdiği tavsiyeler de aktarıldı.
Koç Holding'in kurumsal yayını Bizden Haberler'in Şubat sayısında, 25 Şubat 1996 yılında vefat eden Koç Topluluğu'nun Kurucusu Vehbi Koç anısına, "Vehbi Koç Geride Bıraktıklarıyla Yaşamaya Devam Ediyor" başlıklı bir dosya hazırlandı.
Kendisinin kaleme aldığı "Hayat Hikayem" kitabından alıntılarla Vehbi Koç'un yaşamından kesitler sunulan dergide, Vehbi Koç'un "Hayatımda elde edebildiğim başarıyı Allah’a, yurduma, değerli çalışma arkadaşlarımın işbirliğine ve çalışma sevgime borçluydum" sözlerine yer verildi.
Vehbi Koç'un geride bıraktığı değerler ve Türkiye'ye kazandırdıklarının anlatıldığı dergide, onun iş yaşamı, kurumsallaşma çabaları ve hayır faaliyetlerine ilişkin hatıralar aktarıldı.
Vehbi Koç'un nefis muhasebesi
Vehbi Koç'un, "Hayatım boyunca bana itibar sağlayacak, bana öncülük hissi verecek neler yaptım? "diyerek bir nefis muhasebesinde bulunduğu aktarılan dergide, bu iç hesaplaşma sonucunda onun genç nesillere şu listeyi sunduğu kaydedildi:
"Ben, kendi hayatımda, memleketimin ekonomisine aşağıdaki işleri yaparak faydalı olmaya çalıştım. Memleketteki bütün ihtiyaçlar ithal malları ile karşılanıyordu. İlk ampul fabrikasından başlayarak otomotiv sanayine kadar, imalat alanında kurduğum tesislerle büyük ölçüde döviz tasarrufu sağladım. Sanayinin yerleşmesine ve gelişmesine öncülük ettim. Müesseselerin şahıslara kaim olmaması için kurumlaşma yolunu açtım. Anonim şirket ve holding dönemini başlattım. Halka açık şirketler kurdum. Organizasyona önem verdim. Satış teşkilatı, bayiler teşkilatı kurdum. Bayiler toplantısı sistemini getirdim. Ekonomik kuruluşların devlete ödedikleri vergileri açıklamalarını teşvik ettim. Özel sektörde Vakıf konusunda sağlam örnekler verdim. Türk Eğitim Vakfı, Vehbi Koç Vakfı, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı gibi kuruluşlar meydana getirdim.
Sosyal yardım ve faaliyetleri kurumlaştırdım. İlk talebe yurdunu yaptım. Teşkilatımız dahilinde dergi ve gazete çıkartarak, bütün camiamızın işlerimiz hakkında bilgi sahibi olmasını sağladım. Yabancı sermaye ortaklığının iki tarafa da yararlı olabileceğini gösterdim. İhracat şirketleri kurdum. Ekonominin ve sanayinin dışa açılabilmesinin ancak böyle mümkün olabileceğini anladım ve öncülük ettim. Odalar Birliği Kanunu’nun çıkmasını sağladım. Sadece oğluma değil, kızlarıma da işlerimle ilgilenme fırsatı vererek, zengin aile kızlarının çalışma hayatına girmesine ve üretici işler yapmasına zemin hazırladım, kızlarımın örnek olmasını sağladım. İlk aile müzesini kurdum. Özel olarak toplanmış, sahip olunmuş Türk kültür ve sanat eserlerinin, çeşitli uygarlık ürünlerinin, aile vitrinlerinde halka açık özel müzelere intikaline öncülük ettim. Böylece onlardan herkesin istifade etmesini sağladım. Yaşlılığımda da kendime yeni faaliyet alanları seçerek, insanların, yaşadıkça ve sağlığı el verdikçe, ülkesine ve halkına yararlı işler yapabileceklerini göstermek istedim."
"Patron, hangi işte, hangi tip personel gerekiyorsa, kişisel düşünceleri bırakıp, ona göre davranmalıdır"
Dergide, Vehbi Koç'un iş hayatında başarılı olmak isteyenlere şu tavsiyelerde bulunduğu kaydedildi:
"İş başında olan bir patronun yöneticilerle ilişkilerinde doğru kararlar alabilmesi için sinirlerinin çelik gibi güçlü, sağlığının yerinde olması lazımdır. Kilit mevkilerde bulunanlar yerlerine geçecek gençleri yetiştirmekten çoğu zaman kaçınmaktadırlar. Büyük firmalarda yedek eleman bir sigortadır. Alnınızın açık olmasını, rahat uyku uyumayı istiyorsanız, dürüst iş görmekten asla şaşmayın. Patronun veya en üst kademe yöneticilerin iş arkadaşlarıyla ailece ve özel dostluklar kurmakta çok dikkatli olmaları gerekir. Hangi işte, hangi tip personel gerekiyorsa, kişisel düşünceleri bırakıp, ona göre davranmalıdır.
Patron veya genel müdürlerin birinci sınıf elemanlarının özel hayatlarıyla yakından ilgilenmeleri gerekir. Müdürlerle konuşurken kelime ve cümleleri iyi tartarak kullanmak gerekir. Müdürlerle anlaşma yaparken gayet açık konuşmak, mukaveledeki hususları çok net, açık ve yanlış yoruma yol açmayacak biçimde ortaya koymak gerekir. Eğer çeşitli şirketleriniz varsa, bu şirketlerde çalışan aynı ayarlardaki müdürlerin aldıkları ücret ve primde son derece dikkatli olmak gerekir. Patronun ve müdürlerin, çalışma saatlerine çok dikkat etmeleri gerekir."
İşte Vehbi Koç’tan gençlere altın öğütler
Dergide, ayrıca Vehbi Koç'un "Ailenizi seviniz ve sayınız. Çok çalışınız. İyi okuyunuz. Ciddi ve bilgili olunuz. Sosyal sorunlarla ve politikayla zamanında ilgileniniz. Mesleğinize sevgi ve sabırla sarılınız. Her zaman dürüst ve saygılı olunuz. Olgun ve yararlı olunuz. Hesabınızı biliniz. Dostlarınızı iyi seçiniz. Yazılı bilgiler unutulmaz, not alınız. Zamanında evleniniz. Fotoğraf güzel şeydir, üzerine ne amaçla çekildiğini yazın ve güzel bir yerde saklayın. Duyguların etkisi önemlidir, güler yüzlü, tatlı dilli olunuz. Sağlığınıza dikkat ediniz. Çalışma, eğlence, dinlenme ve sporda dengeye dikkat ediniz. Dine önem veriniz" nasihatlerine de yer verildi.
"Türkiye'de iş dünyasının kurumsallaşmasının öncülüğünü yaptı"
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç da dergideki yazısında, Vehbi Koç'un Avrupa ve Amerika'da kurumsallaşmış "profesyonel yönetim "sistemiyle yönetilen kuruluşların devamlılığını ve güvenirliğini 1940'lı yıllarda görerek kendi kurduğu şirketlerin kurumsallaşması için çalışmalar yaptığını anlattı.
Vehbi Koç'un yapmayı planladığı yardımların da kurumsallaşması yolunda özel vakıfların kurulmasına öncülük ettiğini vurgulayan Rahmi M. Koç, "O, tüm zorlu süreçlerde memleketine
olan inancından hiçbir zaman vazgeçmemiş, 'Ülkem varsa ben de varım' prensibiyle ülkesi için çalışmayı görev bilmiştir" ifadelerini kullandı.
Rahmi M. Koç, Türkiye'de iş dünyasının kurumsallaşmasının öncülüğünü yapan Vehbi Koç'u rahmetle andığını da sözlerine ekledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Öne Çıkanlar
Vehbi Koç'un ölüm yıldönümü anısına yıllar önce kaleme aldığı nasihat ve tavsiyeleri yayınlandı. Koç, gençlere şu tavsiyelerde bulundu; "Ailenizi seviniz ve sayınız. Çok çalışınız. İyi okuyunuz. Ciddi ve bilgili olunuz. Sosyal sorunlarla ve politikayla zamanında ilgileniniz. Mesleğinize sevgi ve sabırla sarılınız. Her zaman dürüst ve saygılı olunuz. Olgun ve yararlı olunuz. Hesabınızı biliniz. Dostlarınızı iyi seçiniz. Yazılı bilgiler unutulmaz, not alınız. Zamanında evleniniz.”
Koç Topluluğu'nun Kurucusu Vehbi Koç, vefatının 18. yıldönümünde Koç Holding'in kurumsal yayını Bizden Haberler'in Şubat sayısında anılırken, duayen sanayicinin çeşitli tavsiye ve nasihatlarına yer verildi. Koç'un, "Hayatımda elde edebildiğim başarıyı Allah'a, yurduma, değerli çalışma arkadaşlarımın işbirliğine ve çalışma sevgime borçluydum" sözüne yer verilen yazıda, merhum işadamının iş hayatında başarı için verdiği tavsiyeler de aktarıldı.
Koç Holding'in kurumsal yayını Bizden Haberler'in Şubat sayısında, 25 Şubat 1996 yılında vefat eden Koç Topluluğu'nun Kurucusu Vehbi Koç anısına, "Vehbi Koç Geride Bıraktıklarıyla Yaşamaya Devam Ediyor" başlıklı bir dosya hazırlandı.
Kendisinin kaleme aldığı "Hayat Hikayem" kitabından alıntılarla Vehbi Koç'un yaşamından kesitler sunulan dergide, Vehbi Koç'un "Hayatımda elde edebildiğim başarıyı Allah’a, yurduma, değerli çalışma arkadaşlarımın işbirliğine ve çalışma sevgime borçluydum" sözlerine yer verildi.
Vehbi Koç'un geride bıraktığı değerler ve Türkiye'ye kazandırdıklarının anlatıldığı dergide, onun iş yaşamı, kurumsallaşma çabaları ve hayır faaliyetlerine ilişkin hatıralar aktarıldı.
Vehbi Koç'un nefis muhasebesi
Vehbi Koç'un, "Hayatım boyunca bana itibar sağlayacak, bana öncülük hissi verecek neler yaptım? "diyerek bir nefis muhasebesinde bulunduğu aktarılan dergide, bu iç hesaplaşma sonucunda onun genç nesillere şu listeyi sunduğu kaydedildi:
"Ben, kendi hayatımda, memleketimin ekonomisine aşağıdaki işleri yaparak faydalı olmaya çalıştım. Memleketteki bütün ihtiyaçlar ithal malları ile karşılanıyordu. İlk ampul fabrikasından başlayarak otomotiv sanayine kadar, imalat alanında kurduğum tesislerle büyük ölçüde döviz tasarrufu sağladım. Sanayinin yerleşmesine ve gelişmesine öncülük ettim. Müesseselerin şahıslara kaim olmaması için kurumlaşma yolunu açtım. Anonim şirket ve holding dönemini başlattım. Halka açık şirketler kurdum. Organizasyona önem verdim. Satış teşkilatı, bayiler teşkilatı kurdum. Bayiler toplantısı sistemini getirdim. Ekonomik kuruluşların devlete ödedikleri vergileri açıklamalarını teşvik ettim. Özel sektörde Vakıf konusunda sağlam örnekler verdim. Türk Eğitim Vakfı, Vehbi Koç Vakfı, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı gibi kuruluşlar meydana getirdim.
Sosyal yardım ve faaliyetleri kurumlaştırdım. İlk talebe yurdunu yaptım. Teşkilatımız dahilinde dergi ve gazete çıkartarak, bütün camiamızın işlerimiz hakkında bilgi sahibi olmasını sağladım. Yabancı sermaye ortaklığının iki tarafa da yararlı olabileceğini gösterdim. İhracat şirketleri kurdum. Ekonominin ve sanayinin dışa açılabilmesinin ancak böyle mümkün olabileceğini anladım ve öncülük ettim. Odalar Birliği Kanunu’nun çıkmasını sağladım. Sadece oğluma değil, kızlarıma da işlerimle ilgilenme fırsatı vererek, zengin aile kızlarının çalışma hayatına girmesine ve üretici işler yapmasına zemin hazırladım, kızlarımın örnek olmasını sağladım. İlk aile müzesini kurdum. Özel olarak toplanmış, sahip olunmuş Türk kültür ve sanat eserlerinin, çeşitli uygarlık ürünlerinin, aile vitrinlerinde halka açık özel müzelere intikaline öncülük ettim. Böylece onlardan herkesin istifade etmesini sağladım. Yaşlılığımda da kendime yeni faaliyet alanları seçerek, insanların, yaşadıkça ve sağlığı el verdikçe, ülkesine ve halkına yararlı işler yapabileceklerini göstermek istedim."
"Patron, hangi işte, hangi tip personel gerekiyorsa, kişisel düşünceleri bırakıp, ona göre davranmalıdır"
Dergide, Vehbi Koç'un iş hayatında başarılı olmak isteyenlere şu tavsiyelerde bulunduğu kaydedildi:
"İş başında olan bir patronun yöneticilerle ilişkilerinde doğru kararlar alabilmesi için sinirlerinin çelik gibi güçlü, sağlığının yerinde olması lazımdır. Kilit mevkilerde bulunanlar yerlerine geçecek gençleri yetiştirmekten çoğu zaman kaçınmaktadırlar. Büyük firmalarda yedek eleman bir sigortadır. Alnınızın açık olmasını, rahat uyku uyumayı istiyorsanız, dürüst iş görmekten asla şaşmayın. Patronun veya en üst kademe yöneticilerin iş arkadaşlarıyla ailece ve özel dostluklar kurmakta çok dikkatli olmaları gerekir. Hangi işte, hangi tip personel gerekiyorsa, kişisel düşünceleri bırakıp, ona göre davranmalıdır.
Patron veya genel müdürlerin birinci sınıf elemanlarının özel hayatlarıyla yakından ilgilenmeleri gerekir. Müdürlerle konuşurken kelime ve cümleleri iyi tartarak kullanmak gerekir. Müdürlerle anlaşma yaparken gayet açık konuşmak, mukaveledeki hususları çok net, açık ve yanlış yoruma yol açmayacak biçimde ortaya koymak gerekir. Eğer çeşitli şirketleriniz varsa, bu şirketlerde çalışan aynı ayarlardaki müdürlerin aldıkları ücret ve primde son derece dikkatli olmak gerekir. Patronun ve müdürlerin, çalışma saatlerine çok dikkat etmeleri gerekir."
İşte Vehbi Koç’tan gençlere altın öğütler
Dergide, ayrıca Vehbi Koç'un "Ailenizi seviniz ve sayınız. Çok çalışınız. İyi okuyunuz. Ciddi ve bilgili olunuz. Sosyal sorunlarla ve politikayla zamanında ilgileniniz. Mesleğinize sevgi ve sabırla sarılınız. Her zaman dürüst ve saygılı olunuz. Olgun ve yararlı olunuz. Hesabınızı biliniz. Dostlarınızı iyi seçiniz. Yazılı bilgiler unutulmaz, not alınız. Zamanında evleniniz. Fotoğraf güzel şeydir, üzerine ne amaçla çekildiğini yazın ve güzel bir yerde saklayın. Duyguların etkisi önemlidir, güler yüzlü, tatlı dilli olunuz. Sağlığınıza dikkat ediniz. Çalışma, eğlence, dinlenme ve sporda dengeye dikkat ediniz. Dine önem veriniz" nasihatlerine de yer verildi.
"Türkiye'de iş dünyasının kurumsallaşmasının öncülüğünü yaptı"
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç da dergideki yazısında, Vehbi Koç'un Avrupa ve Amerika'da kurumsallaşmış "profesyonel yönetim "sistemiyle yönetilen kuruluşların devamlılığını ve güvenirliğini 1940'lı yıllarda görerek kendi kurduğu şirketlerin kurumsallaşması için çalışmalar yaptığını anlattı.
Vehbi Koç'un yapmayı planladığı yardımların da kurumsallaşması yolunda özel vakıfların kurulmasına öncülük ettiğini vurgulayan Rahmi M. Koç, "O, tüm zorlu süreçlerde memleketine
olan inancından hiçbir zaman vazgeçmemiş, 'Ülkem varsa ben de varım' prensibiyle ülkesi için çalışmayı görev bilmiştir" ifadelerini kullandı.
Rahmi M. Koç, Türkiye'de iş dünyasının kurumsallaşmasının öncülüğünü yapan Vehbi Koç'u rahmetle andığını da sözlerine ekledi.
Son Güncelleme: Cuma, 14 Şubat 2014 16:37
Gösterim: 9151

