Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Dicle Üniversitesi Rektörü Saraç hakkındaki iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu sonrası basın toplantısı düzenledi.

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Ayşegül Jale Saraç hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla ilgili soru üzerine Arınç, konunun Bakanlar Kurulu gündeminde olmadığını ancak şahsen özel düşüncelerini ifade etmek istediğini kaydetti. Saraç'ın ikinci defa görev yaptığını bildiren Arınç, "Kendisi iyi bir bilim kadını, Diyarbakır'ın evladı, oradan yüksek oylarla da rektörlüğe seçilmiş" ifadesini kullandı.

Arınç, 30 Eylül demokratikleşme paketinden sonra bazı idari kararlar ile kamuda da başörtüsünün serbest bırakıldığını, bu sebeple pek çok öğretmenin, resmi dairelerdeki çok sayıda kişinin kendi iradeleriyle başlarını örterek görevlerine devam ettiklerine dikkati çekti. Bülent Arınç, şunları belirtti:

"Şüphesiz bir ilk olması bakımından bir Sayın Rektörün de başını örterek göreve başlaması doğrusu beni şahsen çok sevindirdi. Kendisini çok takdir ettim. Neden? Çünkü her şeyin bir ilki vardır. O kendisi ifade ediyor ki bir eksikliğim vardı. Ben bunu bir manevi huzur elde edebilmek için böyle bir günü beklemiştim. Keşke bir başkası başlasaydı ben arkadan gelseydim ama bir ilk olmak da beni çok mutlu etti dedi. Bu bence takdir edilecek bir davranış."

"Bu hanımefendi hem işini çok iyi yapıyor hem de özel hayatında dindar bir Müslüman olarak görevlerini aksatmamaya çalışıyor" diyen Arınç, "bu bakımdan bir suistimal veya başka bir amacı gizlemek için başını örtmek gibi bir yakıştırmayı söylemek ve konuşmanın çok çirkin olacağını" vurguladı.

Arınç sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fakat maalesef bir milletvekili arkadaşımız, Diyarbakır Milletvekili Sayın İçten, bu baş örtmesinin hemen arkasından yıllar öncesine dayanan bazı yolsuzluk iddialarını yüksek sesle konuşmaya başladı. Bir defa şuna dikkat etmemiz lazım: Yolsuzluk kim tarafından ne zaman yapılırsa yapılsın büyük bir suçtur. Bunun üzerine mutlaka gidilmesi gerekir. Bunun için bir bayan rektörün başını örtmesini beklemek de doğru değil."

Geçmişe dönük deliller olması durumunda neden bugüne dek beklendiğini soran Arınç, şöyle devam etti:

"Bir samimiyetsizliği teşhir etmek istiyorsa, yani sırf bu yolsuzluk iddialarından kurtulmak için başını o sebeple örttü deniyorsa, bu çok çirkin çok kötü bir yakıştırma olur. Ben hanımefendinin böyle bir şeyi düşündüğünü ve yaptığını kesinlikle kabul etmem, bildiğim tanıyabildiğim kadarıyla" dedi. Yolsuzluk iddiasına sahip olan herkesin elindeki bilgi ve belgeleri süratle yargı ile paylaşması gerektiğinin altını çizen Arınç, bu iddiaların ilk inceleme noktasının da YÖK olabileceğini kaydetti. Arınç, YÖK'e bunlar iletilmeden bu iddiaların gündeme getirilmesini "samimiyetsizlik olarak gördüğünü."

Başbakan Yardımcısı Arınç, "Bir insanın başını örtmesinden gözyaşlarıyla sevinç duymasını hemen takiben, birisinin onu yolsuzlukla suçlamasını o hanımefendinin doya doya sevinememesi olarak ve onun bu hareketinden dolayı da pek çok hanımefendinin sevinç duymasına mani olacak bir hareket olarak görüyorum" dedi.

Adaletten ayrılmamak mecburiyetindeyiz

Arınç, Saraç'ın ayrıca "paralelci" olmakla suçlandığını da hatırlatarak şunları söyledi:

"Dicle Üniversitesine kendi yandaşlarını doldurmasından bahsediyor. Bu da incelenmesi gereken bir konudur. Unutmayalım üniversitelerimizin pek çoğunda geçmişte bu toplulukla ilişki kurmuş, onların çalışmalarına katılmış, onların faaliyetlerini beğenmiş kadınlar erkekler olabilir. Bundan dolayı bir rektörü sadece bu açıdan suçlamak vicdani değildir. Önemli olan eğer böyle bir yakınlığı varsa rektörlük faaliyetleri içerisinde bu yandaşlığını nasıl götürmüştür? Kanunlara aykırı mı gelmiştir, hükümetimizi dize getirmek, Sayın Başbakanımızı itibarsızlaştırmak, birtakım dinleme faaliyetlerine katılmak, devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini yasaya aykırı olarak toplamış, düşünmüş, yaymış bir insan olarak elinizde bilgi var, delil var mı? Bunları konuşmamız gerekir. Yoksa dindar insanların bir kısmı belli bir zamanda yollarını toplulukla kesiştirmiş olabilir."

Bülent Arınç, "Biz değdi, değmedi diyerek sağa sola selam veren herkesi bir potaya koyacak ve onu suçlayacak noktada değiliz. Bizim partimizin adı Adalet. Adaletten ayrılmamak mecburiyetindeyiz, adaletli olmak zorundayız. Önemli olan bu grubun içerisinde birine veya başkasına sevgi duymak sempati duymak değil, görevini ifa ederken bir kamu görevlisinin, bu görevi kötüye kullanıp kullanmamasıdır. Yasalara aykırı olup olmamasıdır, talimatları bir başkasından alıp almamasıdır.

Ben Sayın Rektörün bu haksız suçlamalar karşısındaki vakur duruşuna katılıyorum. Ama bütün bu iddiaların da önce YÖK'te, gerekiyorsa savcılıklarda süratle araştırılmasını ve yasaya aykırı işlemler yapılmışsa Sayın Rektör ya da mahiyetindeki rektör yardımcıları veya bir başkası, bu yapıyla ilgili kanunlarımıza aykırı bir fiil işlemişse mutlaka en ağır cezalara da çarptırılmalıdır."

> Arınç’tan o rektör hakkında açıklama

Başbakan Yardımcısı Arınç, Dicle Üniversitesi Rektörü Saraç hakkındaki iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu sonrası basın toplantısı düzenledi.

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Ayşegül Jale Saraç hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla ilgili soru üzerine Arınç, konunun Bakanlar Kurulu gündeminde olmadığını ancak şahsen özel düşüncelerini ifade etmek istediğini kaydetti. Saraç'ın ikinci defa görev yaptığını bildiren Arınç, "Kendisi iyi bir bilim kadını, Diyarbakır'ın evladı, oradan yüksek oylarla da rektörlüğe seçilmiş" ifadesini kullandı.

Arınç, 30 Eylül demokratikleşme paketinden sonra bazı idari kararlar ile kamuda da başörtüsünün serbest bırakıldığını, bu sebeple pek çok öğretmenin, resmi dairelerdeki çok sayıda kişinin kendi iradeleriyle başlarını örterek görevlerine devam ettiklerine dikkati çekti. Bülent Arınç, şunları belirtti:

"Şüphesiz bir ilk olması bakımından bir Sayın Rektörün de başını örterek göreve başlaması doğrusu beni şahsen çok sevindirdi. Kendisini çok takdir ettim. Neden? Çünkü her şeyin bir ilki vardır. O kendisi ifade ediyor ki bir eksikliğim vardı. Ben bunu bir manevi huzur elde edebilmek için böyle bir günü beklemiştim. Keşke bir başkası başlasaydı ben arkadan gelseydim ama bir ilk olmak da beni çok mutlu etti dedi. Bu bence takdir edilecek bir davranış."

"Bu hanımefendi hem işini çok iyi yapıyor hem de özel hayatında dindar bir Müslüman olarak görevlerini aksatmamaya çalışıyor" diyen Arınç, "bu bakımdan bir suistimal veya başka bir amacı gizlemek için başını örtmek gibi bir yakıştırmayı söylemek ve konuşmanın çok çirkin olacağını" vurguladı.

Arınç sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fakat maalesef bir milletvekili arkadaşımız, Diyarbakır Milletvekili Sayın İçten, bu baş örtmesinin hemen arkasından yıllar öncesine dayanan bazı yolsuzluk iddialarını yüksek sesle konuşmaya başladı. Bir defa şuna dikkat etmemiz lazım: Yolsuzluk kim tarafından ne zaman yapılırsa yapılsın büyük bir suçtur. Bunun üzerine mutlaka gidilmesi gerekir. Bunun için bir bayan rektörün başını örtmesini beklemek de doğru değil."

Geçmişe dönük deliller olması durumunda neden bugüne dek beklendiğini soran Arınç, şöyle devam etti:

"Bir samimiyetsizliği teşhir etmek istiyorsa, yani sırf bu yolsuzluk iddialarından kurtulmak için başını o sebeple örttü deniyorsa, bu çok çirkin çok kötü bir yakıştırma olur. Ben hanımefendinin böyle bir şeyi düşündüğünü ve yaptığını kesinlikle kabul etmem, bildiğim tanıyabildiğim kadarıyla" dedi. Yolsuzluk iddiasına sahip olan herkesin elindeki bilgi ve belgeleri süratle yargı ile paylaşması gerektiğinin altını çizen Arınç, bu iddiaların ilk inceleme noktasının da YÖK olabileceğini kaydetti. Arınç, YÖK'e bunlar iletilmeden bu iddiaların gündeme getirilmesini "samimiyetsizlik olarak gördüğünü."

Başbakan Yardımcısı Arınç, "Bir insanın başını örtmesinden gözyaşlarıyla sevinç duymasını hemen takiben, birisinin onu yolsuzlukla suçlamasını o hanımefendinin doya doya sevinememesi olarak ve onun bu hareketinden dolayı da pek çok hanımefendinin sevinç duymasına mani olacak bir hareket olarak görüyorum" dedi.

Adaletten ayrılmamak mecburiyetindeyiz

Arınç, Saraç'ın ayrıca "paralelci" olmakla suçlandığını da hatırlatarak şunları söyledi:

"Dicle Üniversitesine kendi yandaşlarını doldurmasından bahsediyor. Bu da incelenmesi gereken bir konudur. Unutmayalım üniversitelerimizin pek çoğunda geçmişte bu toplulukla ilişki kurmuş, onların çalışmalarına katılmış, onların faaliyetlerini beğenmiş kadınlar erkekler olabilir. Bundan dolayı bir rektörü sadece bu açıdan suçlamak vicdani değildir. Önemli olan eğer böyle bir yakınlığı varsa rektörlük faaliyetleri içerisinde bu yandaşlığını nasıl götürmüştür? Kanunlara aykırı mı gelmiştir, hükümetimizi dize getirmek, Sayın Başbakanımızı itibarsızlaştırmak, birtakım dinleme faaliyetlerine katılmak, devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini yasaya aykırı olarak toplamış, düşünmüş, yaymış bir insan olarak elinizde bilgi var, delil var mı? Bunları konuşmamız gerekir. Yoksa dindar insanların bir kısmı belli bir zamanda yollarını toplulukla kesiştirmiş olabilir."

Bülent Arınç, "Biz değdi, değmedi diyerek sağa sola selam veren herkesi bir potaya koyacak ve onu suçlayacak noktada değiliz. Bizim partimizin adı Adalet. Adaletten ayrılmamak mecburiyetindeyiz, adaletli olmak zorundayız. Önemli olan bu grubun içerisinde birine veya başkasına sevgi duymak sempati duymak değil, görevini ifa ederken bir kamu görevlisinin, bu görevi kötüye kullanıp kullanmamasıdır. Yasalara aykırı olup olmamasıdır, talimatları bir başkasından alıp almamasıdır.

Ben Sayın Rektörün bu haksız suçlamalar karşısındaki vakur duruşuna katılıyorum. Ama bütün bu iddiaların da önce YÖK'te, gerekiyorsa savcılıklarda süratle araştırılmasını ve yasaya aykırı işlemler yapılmışsa Sayın Rektör ya da mahiyetindeki rektör yardımcıları veya bir başkası, bu yapıyla ilgili kanunlarımıza aykırı bir fiil işlemişse mutlaka en ağır cezalara da çarptırılmalıdır."

Son Güncelleme: Pazartesi, 21 Nisan 2014 21:53

Gösterim: 1030

Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın'ın verdiği ilan şaşırttı... "Üniversiteler sokak eylemlerini destekleyemez" diyen ilana öğretim üyelerinden tepki var.

Gezi eylemlerinin yıldönümü yaklaşırken geçtiğimiz yıl Başbakan tarafından eylemlere destek vermekle eleştirilen üniversite yönetimlerinin ne yapacağı merak konusu oldu. İTÜ, bu yıl toplu mezuniyet töreni yapılmayacağını açıklarken İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın’dan da şaşırtıcı bir hamle geldi. Dr. Aydın, üniversite adına çeşitli gazetelere, “Üniversiteler sokak eylemlerini destekleyemez” başlıklı bir ilan verdi. İlanda Aydın’ın Eğitim Zirvesi’ndeki konuşmasına yer verilerek, “Üniversitelerin siyasi görüşü olamaz” ara başlığı altında şu ifadeler kullanıldı:

“Üniversiteler siyasallaştırmadan arındırılmalıdır. Bir üniversite kurumsal yapı ve kimliği ile bir siyasi görüşü benimseyemez ve destekleyemez. Öğrencisini o yönde kanalize edemez. Üniversiteler eylem için akademik takviminde değişiklik yapamaz. Bu ne akademik özgürlük ne de özerklik kavramları ile asla bağdaştırılamaz.”

Gündemde üniversite öğrencilerinin katıldığı büyük bir eylem yokken, üniversitenin yöneticisi olan rektörün değil de Mütevelli Heyeti Başkanı’nın böyle bir ilan vermesi üniversitede şaşkınlık yarattı. Taraf gazetesinden Sümeyra Tansel'in haberine göre açıklama, üniversite kadrosu ve öğrencilerini herhangi bir protesto gösterisine katılması durumda zor durumda kalabileceği endişesi oluşturacağı nedeniyle 'talihsiz' olarak değerlendirildi.

AKADEMİK ÖZGÜRLÜKTEN YANA OLUNMALI

Bahçeşehir Üniversitesi AB İlişkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Eser Karakaş: Üniversiteler sokak eylemlerine karşı çıkamaz. Ama üniversiteler bunun karşıtını da söyleyemez, üniversiteler yalnızca akademik özgürlüklere bir müdahale varsa orada taraf olmak zorundadırlar. Üniversite senatoları zırt pırt açıklama yapmamalıdırlar. Maalesef bütün üniversite tarihimiz böyle zırt pırt yapılan açıklamalarla dolu.

'PROTESTO HAKKINI ENGELLER'

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman: Buradaki sokak eylemi kavramı yanlış, çünkü sokak eylemi dendiği zaman insanların temel haklarından biri olan protesto hakkı sokağa indirgenerek olumsuzlanıyor. Üniversitenin böyle bir hakkı olmamalıdır. O anlamda da üniversiteden böyle bir demecin gelmesi, kendi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin protesto hak ve özgürlüğünün engellenmesine dönüşür ki bu da üniversite olma konumuna uygun değildir. Bu tür açıklamalar üniversitenin üniversite olmasıyla bağdaşmıyor.

> Bir ilan verdi ortalık karıştı!

Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın'ın verdiği ilan şaşırttı... "Üniversiteler sokak eylemlerini destekleyemez" diyen ilana öğretim üyelerinden tepki var.

Gezi eylemlerinin yıldönümü yaklaşırken geçtiğimiz yıl Başbakan tarafından eylemlere destek vermekle eleştirilen üniversite yönetimlerinin ne yapacağı merak konusu oldu. İTÜ, bu yıl toplu mezuniyet töreni yapılmayacağını açıklarken İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın’dan da şaşırtıcı bir hamle geldi. Dr. Aydın, üniversite adına çeşitli gazetelere, “Üniversiteler sokak eylemlerini destekleyemez” başlıklı bir ilan verdi. İlanda Aydın’ın Eğitim Zirvesi’ndeki konuşmasına yer verilerek, “Üniversitelerin siyasi görüşü olamaz” ara başlığı altında şu ifadeler kullanıldı:

“Üniversiteler siyasallaştırmadan arındırılmalıdır. Bir üniversite kurumsal yapı ve kimliği ile bir siyasi görüşü benimseyemez ve destekleyemez. Öğrencisini o yönde kanalize edemez. Üniversiteler eylem için akademik takviminde değişiklik yapamaz. Bu ne akademik özgürlük ne de özerklik kavramları ile asla bağdaştırılamaz.”

Gündemde üniversite öğrencilerinin katıldığı büyük bir eylem yokken, üniversitenin yöneticisi olan rektörün değil de Mütevelli Heyeti Başkanı’nın böyle bir ilan vermesi üniversitede şaşkınlık yarattı. Taraf gazetesinden Sümeyra Tansel'in haberine göre açıklama, üniversite kadrosu ve öğrencilerini herhangi bir protesto gösterisine katılması durumda zor durumda kalabileceği endişesi oluşturacağı nedeniyle 'talihsiz' olarak değerlendirildi.

AKADEMİK ÖZGÜRLÜKTEN YANA OLUNMALI

Bahçeşehir Üniversitesi AB İlişkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Eser Karakaş: Üniversiteler sokak eylemlerine karşı çıkamaz. Ama üniversiteler bunun karşıtını da söyleyemez, üniversiteler yalnızca akademik özgürlüklere bir müdahale varsa orada taraf olmak zorundadırlar. Üniversite senatoları zırt pırt açıklama yapmamalıdırlar. Maalesef bütün üniversite tarihimiz böyle zırt pırt yapılan açıklamalarla dolu.

'PROTESTO HAKKINI ENGELLER'

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman: Buradaki sokak eylemi kavramı yanlış, çünkü sokak eylemi dendiği zaman insanların temel haklarından biri olan protesto hakkı sokağa indirgenerek olumsuzlanıyor. Üniversitenin böyle bir hakkı olmamalıdır. O anlamda da üniversiteden böyle bir demecin gelmesi, kendi öğretim üyeleri ve öğrencilerinin protesto hak ve özgürlüğünün engellenmesine dönüşür ki bu da üniversite olma konumuna uygun değildir. Bu tür açıklamalar üniversitenin üniversite olmasıyla bağdaşmıyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 21 Nisan 2014 12:33

Gösterim: 1789

Dershanelere ilişkin yasanın yürürlüğe girdiği 14 Mart 2014 itibariyle en az 3 yıldır dershane kurucusu olanlardan, irtifak hakkı tesisi veya bina kiralama talebinde bulunarak özel okul açmak için dönüşüm programına alınacaklar 2 Haziran 2014-1 Eylül 2015'te başvuru yapacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) dershanelerle ilgili düzenlemeleri de içeren Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, özel okula dönüşecek dershane ve özel etüt merkezlerini dönüşümüne ilişkin yol haritasının belirlendiği ilk genelgeyi illere gönderdi. Genelgenin ardından, dönüşüm sürecine ilişkin alt mevzuatla ilgili de değişikliğe gidileceği bildirildi.

Ortaöğretim özel okulu, özel okul ve diğer özel kurum türlerine dönüşmeyi hedefleyen dershanelerin, yol haritasının belirlendiği genelgede, dershane ve özel etüt merkezlerinin dönüşümü sürecinin nasıl yürütüleceği ve takvimin nasıl işleyeceğine ilişkin bilgiler yer alıyor. 

Genelgede, Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda yapılan değişikliklerde, öğrenci etüt eğitim merkezlerinin dönüşümü, özel okula dönüşmek isteyen dershaneler için 25 yıla kadar irtifak hakkı tesisi ve 10 yıla kadar bina kiralama imkanı, dershane ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinde çalışan eğitim personelinden şartları taşıyanların Bakanlıkta istihdamı ve özel okullarda öğrenim gören öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmesi gibi hususların yer aldığı belirtildi.

Genelgede bu kapsamda, dönüşüm öncelikleri ile sürece ilişkin olarak yapılacaklar sıralandı. Buna göre, 14 Mart 2014-1 Eylül 2015'te dershane veya öğrenci etüt eğitim merkezi kurucularından, kurumunu başka bir özel öğretim kurumuna dönüştürmek isteyenler, binalarını Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesindeki şartlara uygun hale getirmeleri ve Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 15. maddesindeki "Kurumların Dönüşümü" hükümlerine göre başvurmaları halinde, inceleme sonucu uygun görülenlere, "Kurum Açma İzni ile İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı" verilecek.

Yasanın yürürlüğe girdiği 14 Mart 2014'te faal olan dershaneler ile 5580 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemelere göre gerekli dönüşümü tamamlamayan öğrenci etüt eğitim merkezlerinden, dönüşüm programına dahil olmak istemeyenlerin faaliyetleri 1 Eylül 2015'te sona erecek. 

Dönüşüm için başvurular 2 Haziran sonrası başlayacak

14 Mart 2014 itibariyle en az 3 yıldır dershane kurucusu olanlardan 4706 sayılı kanuna göre, irtifak hakkı tesisi veya bina kiralama talebinde bulunarak özel okul açmak için dönüşüm programına alınacaklar, 2 Haziran 2014-1 Eylül 2015 tarihlerinde Bakanlıkça belirlenecek dönemlerde başvuru yapacak.

Öğrenci etüt eğitim merkezleri ile 14 Mart 2014'te faal olan dershanelerin kurucuları mevcut binalarını,  ortaöğretim özel okulları için Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesi'nde belirlenecek şartlara uygun hale getirmeleri halinde gelecek eğitim öğretim yılından itibaren 2018-2019 eğitim öğretim yılı sonuna kadar ortaöğretim özel okulu olarak faaliyette bulunabilecek. Bu tür faaliyette bulunmak isteyenler 2 Haziran 2014-1 Eylül 2015 tarihleri arasında Bakanlıkça belirlenecek dönemlerde başvuracak.

Yasanın yürürlüğe girdiği 14 Mart itibariyle en az 3 yıldır dershane kurucusu olanlar, mevcut binalarını ortaöğretim özel okulu yapmak için Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesinde belirlenecek şartlara uygun hale getirmeleri halinde 2018-2019 eğitim öğretim yılı sonuna kadar ortaöğretim özel okulu olarak faaliyette bulunabilecek. Bu dershane kurucularından, aynı zamanda  arsa tahsisi veya bina kiralama talebinde bulunarak özel okul açmak için dönüşüm programına alınacaklar, 2 Haziran 2014-1 Eylül 2015 tarihlerinde Bakanlıkça belirlenecek dönemde başvuru yapabilecek.

14 Mart itibariyle faal olan dershaneler ile 5580 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemelere göre gerekli dönüşümü tamamlayan öğrenci etüt eğitim merkezlerinin devir, nakil, kurucu temsilcisi değişikliği işlemlerinin yapılmasına 1 Eylül 2015'e kadar devam edilecek. 

MEB'e atanmak isteyen öğretmenler için kılavuz Mart 2015'te yayımlanacak

Dershaneler ile öğrenci etüt merkezlerinde kanunun Resmi Gazete'de yayımlandığı 14 Mart itibariyle eğitim personeli olarak çalışmakta olup, emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olanlardan, bu iş yerlerinde sigortalı olarak 1 Ocak 2014 itibarıyla en az 6 yıl çalışan ve  memurluk şartları ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlar 1 Temmuz-1 Ağustos 2015'te başvurmaları halinde, KPSS şartı aranmaksızın, sözlü sınavda başarılı olmaları kaydıyla öğretmen kadrolarına atanacak. Buna ilişkin hususlar Maliye Bakanlığı ile hazırlanacak olan yönetmelikle belirlenecek. Öğretmenlik kadrolarına atanmak isteyenlerle ilgili usul ve esaslara ilişkin kılavuz Mart 2015'te yayımlanacak.

14 Mart 2014'te faal olan öğrenci etüt eğitim merkezlerinin kurucularından 1 Eylül 2015'e kadar talepte bulunanlar dilerse dönüşüm kapsamına alınabilecek. 

Eğitim öğretim desteği verilecek öğrenci sayısı, okulların ve öğrencilerin belirlenmesi, okulların seviyesine göre her bir öğrenci için verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarı Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek. 

Dönüşüm kapsamında özel okula dönüşenler Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda belirtilen teşviklerden yararlanabilecek. 

"Birleşen dershaneler"in başvuruları şirket tüzel kişiliklerince yapılınca öncelik alabilecek

Aynı ilde ve bir başka dershanenin şubesi niteliğinde olmaksızın faaliyet gösteren birden çok dershanenin kurucuları tarafından yapılacak müracaatlar ancak bu kişilerin bir araya gelerek kurdukları şirket tüzel kişiliklerince yapılması halinde öncelik kapsamında değerlendirilebilecek.

Dönüşüm Programına alındıktan sonra kapanan dershaneler ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinin kurucuları Dönüşüm Programı doğrultusunda hareket edebilecek.

Yönetmeliklere ilişkin çalışmalar devam ediyor

Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, irtifak hakkı tesisi ve bina kiralama, dershane ve özel öğrenci etüt eğitim merkezi iş yerlerinde çalışan eğitim personelinin öğretmen kadrolarında istihdamı ve dönüşüm programı usul ve esaslarına ilişkin yönetmeliklerin hazırlanması çalışmaları ilgili Bakanlıklarla birlikte devam ediyor. Bu yönetmeliklerin hazırlanmasının ardından dönüşümle ilgili değerlendirmeler bu yönetmelikler çerçevesinde yapılacak.

> Dershanelerin dönüşüm tarihi belli oldu

Dershanelere ilişkin yasanın yürürlüğe girdiği 14 Mart 2014 itibariyle en az 3 yıldır dershane kurucusu olanlardan, irtifak hakkı tesisi veya bina kiralama talebinde bulunarak özel okul açmak için dönüşüm programına alınacaklar 2 Haziran 2014-1 Eylül 2015'te başvuru yapacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) dershanelerle ilgili düzenlemeleri de içeren Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14 Mart'ta Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, özel okula dönüşecek dershane ve özel etüt merkezlerini dönüşümüne ilişkin yol haritasının belirlendiği ilk genelgeyi illere gönderdi. Genelgenin ardından, dönüşüm sürecine ilişkin alt mevzuatla ilgili de değişikliğe gidileceği bildirildi.

Ortaöğretim özel okulu, özel okul ve diğer özel kurum türlerine dönüşmeyi hedefleyen dershanelerin, yol haritasının belirlendiği genelgede, dershane ve özel etüt merkezlerinin dönüşümü sürecinin nasıl yürütüleceği ve takvimin nasıl işleyeceğine ilişkin bilgiler yer alıyor. 

Genelgede, Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda yapılan değişikliklerde, öğrenci etüt eğitim merkezlerinin dönüşümü, özel okula dönüşmek isteyen dershaneler için 25 yıla kadar irtifak hakkı tesisi ve 10 yıla kadar bina kiralama imkanı, dershane ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinde çalışan eğitim personelinden şartları taşıyanların Bakanlıkta istihdamı ve özel okullarda öğrenim gören öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmesi gibi hususların yer aldığı belirtildi.

Genelgede bu kapsamda, dönüşüm öncelikleri ile sürece ilişkin olarak yapılacaklar sıralandı. Buna göre, 14 Mart 2014-1 Eylül 2015'te dershane veya öğrenci etüt eğitim merkezi kurucularından, kurumunu başka bir özel öğretim kurumuna dönüştürmek isteyenler, binalarını Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesindeki şartlara uygun hale getirmeleri ve Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 15. maddesindeki "Kurumların Dönüşümü" hükümlerine göre başvurmaları halinde, inceleme sonucu uygun görülenlere, "Kurum Açma İzni ile İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı" verilecek.

Yasanın yürürlüğe girdiği 14 Mart 2014'te faal olan dershaneler ile 5580 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemelere göre gerekli dönüşümü tamamlamayan öğrenci etüt eğitim merkezlerinden, dönüşüm programına dahil olmak istemeyenlerin faaliyetleri 1 Eylül 2015'te sona erecek. 

Dönüşüm için başvurular 2 Haziran sonrası başlayacak

14 Mart 2014 itibariyle en az 3 yıldır dershane kurucusu olanlardan 4706 sayılı kanuna göre, irtifak hakkı tesisi veya bina kiralama talebinde bulunarak özel okul açmak için dönüşüm programına alınacaklar, 2 Haziran 2014-1 Eylül 2015 tarihlerinde Bakanlıkça belirlenecek dönemlerde başvuru yapacak.

Öğrenci etüt eğitim merkezleri ile 14 Mart 2014'te faal olan dershanelerin kurucuları mevcut binalarını,  ortaöğretim özel okulları için Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesi'nde belirlenecek şartlara uygun hale getirmeleri halinde gelecek eğitim öğretim yılından itibaren 2018-2019 eğitim öğretim yılı sonuna kadar ortaöğretim özel okulu olarak faaliyette bulunabilecek. Bu tür faaliyette bulunmak isteyenler 2 Haziran 2014-1 Eylül 2015 tarihleri arasında Bakanlıkça belirlenecek dönemlerde başvuracak.

Yasanın yürürlüğe girdiği 14 Mart itibariyle en az 3 yıldır dershane kurucusu olanlar, mevcut binalarını ortaöğretim özel okulu yapmak için Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesinde belirlenecek şartlara uygun hale getirmeleri halinde 2018-2019 eğitim öğretim yılı sonuna kadar ortaöğretim özel okulu olarak faaliyette bulunabilecek. Bu dershane kurucularından, aynı zamanda  arsa tahsisi veya bina kiralama talebinde bulunarak özel okul açmak için dönüşüm programına alınacaklar, 2 Haziran 2014-1 Eylül 2015 tarihlerinde Bakanlıkça belirlenecek dönemde başvuru yapabilecek.

14 Mart itibariyle faal olan dershaneler ile 5580 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemelere göre gerekli dönüşümü tamamlayan öğrenci etüt eğitim merkezlerinin devir, nakil, kurucu temsilcisi değişikliği işlemlerinin yapılmasına 1 Eylül 2015'e kadar devam edilecek. 

MEB'e atanmak isteyen öğretmenler için kılavuz Mart 2015'te yayımlanacak

Dershaneler ile öğrenci etüt merkezlerinde kanunun Resmi Gazete'de yayımlandığı 14 Mart itibariyle eğitim personeli olarak çalışmakta olup, emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olanlardan, bu iş yerlerinde sigortalı olarak 1 Ocak 2014 itibarıyla en az 6 yıl çalışan ve  memurluk şartları ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları taşıyanlar 1 Temmuz-1 Ağustos 2015'te başvurmaları halinde, KPSS şartı aranmaksızın, sözlü sınavda başarılı olmaları kaydıyla öğretmen kadrolarına atanacak. Buna ilişkin hususlar Maliye Bakanlığı ile hazırlanacak olan yönetmelikle belirlenecek. Öğretmenlik kadrolarına atanmak isteyenlerle ilgili usul ve esaslara ilişkin kılavuz Mart 2015'te yayımlanacak.

14 Mart 2014'te faal olan öğrenci etüt eğitim merkezlerinin kurucularından 1 Eylül 2015'e kadar talepte bulunanlar dilerse dönüşüm kapsamına alınabilecek. 

Eğitim öğretim desteği verilecek öğrenci sayısı, okulların ve öğrencilerin belirlenmesi, okulların seviyesine göre her bir öğrenci için verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarı Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek. 

Dönüşüm kapsamında özel okula dönüşenler Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda belirtilen teşviklerden yararlanabilecek. 

"Birleşen dershaneler"in başvuruları şirket tüzel kişiliklerince yapılınca öncelik alabilecek

Aynı ilde ve bir başka dershanenin şubesi niteliğinde olmaksızın faaliyet gösteren birden çok dershanenin kurucuları tarafından yapılacak müracaatlar ancak bu kişilerin bir araya gelerek kurdukları şirket tüzel kişiliklerince yapılması halinde öncelik kapsamında değerlendirilebilecek.

Dönüşüm Programına alındıktan sonra kapanan dershaneler ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinin kurucuları Dönüşüm Programı doğrultusunda hareket edebilecek.

Yönetmeliklere ilişkin çalışmalar devam ediyor

Milli Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, irtifak hakkı tesisi ve bina kiralama, dershane ve özel öğrenci etüt eğitim merkezi iş yerlerinde çalışan eğitim personelinin öğretmen kadrolarında istihdamı ve dönüşüm programı usul ve esaslarına ilişkin yönetmeliklerin hazırlanması çalışmaları ilgili Bakanlıklarla birlikte devam ediyor. Bu yönetmeliklerin hazırlanmasının ardından dönüşümle ilgili değerlendirmeler bu yönetmelikler çerçevesinde yapılacak.

Son Güncelleme: Pazar, 20 Nisan 2014 14:40

Gösterim: 2690

Haziran ayında yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) başvurular başladı. 30 Nisan olarak açıklanan son başvuru süresi uzatılmayacak. LYS başvuruları daha önce yayınlanan ÖSYS 2014 Başvuru kılavuzuna göre alınacak

Haziran ayında yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) başvurular bugün başladı. 30 Nisan olarak açıklanan son başvuru süresi uzatılmayacak.

2014 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) kapsamında 23 Mart 2014'te yapılan 2014 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarına göre, YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, isterlerse Lisans Yerleştirme Sınavlarına başvuru yapabilecek.

LYS’lere girme hakkı kazanan adaylardan, LYS’lere başvuru yapmak isteyenlerin, 21-30 Nisan 2014 tarihleri arasında LYS başvurularını yapmaları gerekecek. Başvuru süresi uzatılmayacak.

LYS başvuruları 2014 ÖSYS başvuru kılavuzuna göre alınacak

LYS’ler için ayrı bir kılavuz bulunmayacak. 2014 ÖSYS Kılavuzu, LYS’ler de dahil, ÖSYS Sistemi ile ilgili tüm ilke ve kuralları kapsıyor. Adayların, başvuru yapmadan önce bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor.

LYS’lere katılma hakkı elde eden adaylar, 5 LYS’den, hesaplanmasını istedikleri LYS puanına uygun istedikleri sınava katılabilecekler.

LYS başvuruları ve sınav ücreti bilgileri ÖSYS Kılavuzunda yer alıyor. Adaylar, tüm PTT işyerlerinden, Akbank, T. Halk Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası, TC Ziraat Bankası, Türk Ekonomisi Bankası ve DenizBank’ın tüm şubeleri ile internet bankacılığı aracılığıyla sınav ücretini yatırabilecek. Adaylar, sınav ücretini ÖSYM’nin internet sayfasında yer alan "Ödemeler" alanından kredi kartı ya da banka kartıyla da yatırılabilecekler.

Tüm LYS puan türlerinin hesaplanması öneriliyor

Adayların sınav ücretini yatırmaları başvuru için yeterli olmayacak, başvurunun tamamlanmasını sağlamayacak.

Adayların, internet veya bir başvuru merkezi aracılığı ile başvurularını yapmaları gerekiyor. Sınav ücreti yatırıldıktan sonra başvuru işleminin bireysel olarak internet aracılığıyla aday işlemleri sisteminden (ais.osym.gov.tr ) ya da bir başvuru merkezinden tamamlanması gerekiyor.

Başvuru tamamlandıktan sonra, başvuru süresi içinde başvuru bilgilerinin ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden mutlaka kontrol edilmesi, başvuru bilgilerinin yazıcıdan bir dökümünün edinilerek sınavın diğer aşamalarında gerekebileceğinden saklanması gerekiyor.

LYS’ler 81 il merkezi ve Lefkoşa’da yapılacak. Adaylar, girmek istedikleri LYS’lerin hepsine aynı merkezde girecekler.

Başvuru işleminden önce bankaya sınav ücretinin yatırılmış olması gerekecek. Başvuru işlemleri sırasında aday hangi LYS’lere gireceğini bildirecek. Yeni açılacak programlar, puan türlerinde oluşabilecek değişiklikler gibi durumlar nedeniyle farklı alanlarda puan türlerinin hesaplanabilmesi için, adayların 2014-LYS’lerin tamamında sınava girmelerinin yararlarına olacağı ifade edildi.

Adayların hangi LYS’lere gireceklerine kesin karar verdikten sonra başvuru süresi içinde başvurularını yapmaları gerekecek. Başvurusunu internet üzerinden bireysel olarak yapacak adayların, "Başvuru işlemi başarıyla tamamlandı" uyarısını mutlaka görmeleri ve yazıcıdan çıktı almaları gerekiyor.

ÖSYM başarısız kayıt işleminden sorumlu olmayacak. Adaylar başvuru sonunda, başvuruya ilişkin belgeyi sistem üzerinden edinecek ve yerleştirme işlemine kadar saklayacak.

İnternet kullanımında deneyimli olmayan ve işlemlerini eksik yapmaktan çekinen adayların başvurularını bir Başvuru Merkezi aracılığıyla yapmaları yararlarına olacak.

Onay koduna dikkat edilecek

Başvuru Merkezi aracılığı ile başvuru yapan adaylar, Aday Başvuru Kayıt Bilgilerinde yer alan başvuru bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmek amacı ile görevli tarafından kendilerine verilen çıktıyı kontrol ettikten sonra çıktı üzerinde yer alan "onay kodunu" görevliye bildirecekler ve görevli onay kodunu sisteme girdikten sonra başvuru tamamlanacak. Onay kodu girilmeyen başvurular tamamlanmayacağı için geçersiz sayılacak ve sorumluluk adaya ait olacak.

Adayların, bireysel olarak internet aracılığıyla veya bir başvuru merkezi aracılığıyla sınava başvuru işlemini tamamladıktan sonra LYS başvuru bilgilerini, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden başvuru süresi içinde mutlaka kontrol etmesi ve aday başvuru kayıt bilgilerinin bir dökümünü edinmesi gerekiyor.

Bu arada, Yükseköğretim Kurulu kararıyla Turizm Fakültelerinin YGS puanı ile öğrenci alan Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları Mezunları programlarına, 2014-ÖSYS’de LYS puanlarıyla öğrenci alınacak.

> LYS başvuruları başladı İşte başvuru detayları

Haziran ayında yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) başvurular başladı. 30 Nisan olarak açıklanan son başvuru süresi uzatılmayacak. LYS başvuruları daha önce yayınlanan ÖSYS 2014 Başvuru kılavuzuna göre alınacak

Haziran ayında yapılacak Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) başvurular bugün başladı. 30 Nisan olarak açıklanan son başvuru süresi uzatılmayacak.

2014 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) kapsamında 23 Mart 2014'te yapılan 2014 Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarına göre, YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, isterlerse Lisans Yerleştirme Sınavlarına başvuru yapabilecek.

LYS’lere girme hakkı kazanan adaylardan, LYS’lere başvuru yapmak isteyenlerin, 21-30 Nisan 2014 tarihleri arasında LYS başvurularını yapmaları gerekecek. Başvuru süresi uzatılmayacak.

LYS başvuruları 2014 ÖSYS başvuru kılavuzuna göre alınacak

LYS’ler için ayrı bir kılavuz bulunmayacak. 2014 ÖSYS Kılavuzu, LYS’ler de dahil, ÖSYS Sistemi ile ilgili tüm ilke ve kuralları kapsıyor. Adayların, başvuru yapmadan önce bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor.

LYS’lere katılma hakkı elde eden adaylar, 5 LYS’den, hesaplanmasını istedikleri LYS puanına uygun istedikleri sınava katılabilecekler.

LYS başvuruları ve sınav ücreti bilgileri ÖSYS Kılavuzunda yer alıyor. Adaylar, tüm PTT işyerlerinden, Akbank, T. Halk Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası, TC Ziraat Bankası, Türk Ekonomisi Bankası ve DenizBank’ın tüm şubeleri ile internet bankacılığı aracılığıyla sınav ücretini yatırabilecek. Adaylar, sınav ücretini ÖSYM’nin internet sayfasında yer alan "Ödemeler" alanından kredi kartı ya da banka kartıyla da yatırılabilecekler.

Tüm LYS puan türlerinin hesaplanması öneriliyor

Adayların sınav ücretini yatırmaları başvuru için yeterli olmayacak, başvurunun tamamlanmasını sağlamayacak.

Adayların, internet veya bir başvuru merkezi aracılığı ile başvurularını yapmaları gerekiyor. Sınav ücreti yatırıldıktan sonra başvuru işleminin bireysel olarak internet aracılığıyla aday işlemleri sisteminden (ais.osym.gov.tr ) ya da bir başvuru merkezinden tamamlanması gerekiyor.

Başvuru tamamlandıktan sonra, başvuru süresi içinde başvuru bilgilerinin ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden mutlaka kontrol edilmesi, başvuru bilgilerinin yazıcıdan bir dökümünün edinilerek sınavın diğer aşamalarında gerekebileceğinden saklanması gerekiyor.

LYS’ler 81 il merkezi ve Lefkoşa’da yapılacak. Adaylar, girmek istedikleri LYS’lerin hepsine aynı merkezde girecekler.

Başvuru işleminden önce bankaya sınav ücretinin yatırılmış olması gerekecek. Başvuru işlemleri sırasında aday hangi LYS’lere gireceğini bildirecek. Yeni açılacak programlar, puan türlerinde oluşabilecek değişiklikler gibi durumlar nedeniyle farklı alanlarda puan türlerinin hesaplanabilmesi için, adayların 2014-LYS’lerin tamamında sınava girmelerinin yararlarına olacağı ifade edildi.

Adayların hangi LYS’lere gireceklerine kesin karar verdikten sonra başvuru süresi içinde başvurularını yapmaları gerekecek. Başvurusunu internet üzerinden bireysel olarak yapacak adayların, "Başvuru işlemi başarıyla tamamlandı" uyarısını mutlaka görmeleri ve yazıcıdan çıktı almaları gerekiyor.

ÖSYM başarısız kayıt işleminden sorumlu olmayacak. Adaylar başvuru sonunda, başvuruya ilişkin belgeyi sistem üzerinden edinecek ve yerleştirme işlemine kadar saklayacak.

İnternet kullanımında deneyimli olmayan ve işlemlerini eksik yapmaktan çekinen adayların başvurularını bir Başvuru Merkezi aracılığıyla yapmaları yararlarına olacak.

Onay koduna dikkat edilecek

Başvuru Merkezi aracılığı ile başvuru yapan adaylar, Aday Başvuru Kayıt Bilgilerinde yer alan başvuru bilgilerinin doğruluğunu kontrol etmek amacı ile görevli tarafından kendilerine verilen çıktıyı kontrol ettikten sonra çıktı üzerinde yer alan "onay kodunu" görevliye bildirecekler ve görevli onay kodunu sisteme girdikten sonra başvuru tamamlanacak. Onay kodu girilmeyen başvurular tamamlanmayacağı için geçersiz sayılacak ve sorumluluk adaya ait olacak.

Adayların, bireysel olarak internet aracılığıyla veya bir başvuru merkezi aracılığıyla sınava başvuru işlemini tamamladıktan sonra LYS başvuru bilgilerini, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden başvuru süresi içinde mutlaka kontrol etmesi ve aday başvuru kayıt bilgilerinin bir dökümünü edinmesi gerekiyor.

Bu arada, Yükseköğretim Kurulu kararıyla Turizm Fakültelerinin YGS puanı ile öğrenci alan Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları Mezunları programlarına, 2014-ÖSYS’de LYS puanlarıyla öğrenci alınacak.

Son Güncelleme: Pazartesi, 21 Nisan 2014 09:44

Gösterim: 2339

27 Nisan Pazar günü yapılacak Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (EKPSS) engel durumuna göre adaylara ek süre verilecek. Lise mezunu olamayan engelli bireyler sınava girmeyecek ancak kura ile yerleşebilecek

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın her aşamasında adayların durumuna özel tedbirlerin alındığını bildirdi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, 27 Nisan Pazar günü yapılacak Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) ile ilgili AA muhabirine bazı değerlendirmelerde bulundu.

2011 yılı sonunda, engellilerin adil bir rekabet ortamında yarışabilmesini sağlamak için Devlet Memurları Kanunu değiştirilerek engelliler için ayrı ve merkezi bir sınav uygulamasının getirildiğini anımsatan İslam, 2012'de ilk sınavın Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) adıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Yöntemi, felsefesi ve sonuçları itibarıyla ÖMSS'nin dünyada bir ilk olma özelliği taşıdığını vurgulayan İslam, soruların hazırlanmasından sınav süresinin belirlenmesine kadar adayların engel gruplarını dikkate alarak, sınav salonlarının ulaşılabilir tarzda düzenlenmesine kadar sınavın her aşamasında adayların durumuna özel tedbirler alındığını söyledi.

''Engelli memur sayısı 32 bini aştı''

İki yıl içinde 13 bine yakın engellinin yeni memur olarak atanmasının sağlandığını belirten İslam, ''2002 itibarıyla engelli kontenjanında memur olarak çalışan engelli sayısı 5 bin 777 iken bu rakam bugün 32 bin 877’ye çıktı. Bir sınav ile 10 yılda yapılan yerleştirme kadar yerleştirme yapılabildi. Neredeyse yüzde 500’leri aşan bu artışlar hepimizin bileceği gibi dünyada ekonomik krizlerin yaşandığı bir dönemde gerçekleştirildi'' diye konuştu.

Bakan İslam, açık engelli memur kontenjanının 25 bin 872 olduğunu, sınava ise 66 bine yakın kişinin başvuruda bulunduğu bilgisini de paylaştı.

Sınav sonucunda memuriyete yerleştirilmede mezuniyet durumunun oldukça belirleyici olduğunun görüldüğünü belirten İslam, engelli memur adaylarının memuriyete katılma şanslarını arttırmaları için eğitim seviyesini yükseltmeye önem vermesi gerektiğini kaydetti.

Engelli memura yer değiştirme kolaylığı

Bu yıl yapılan yönetmelik değişikliğiyle eski adı ÖMSS olan sınavın, EKPSS olarak değiştirildiğini hatırlatan İslam, özürlü kelimesi yerine ''engelli'' kelimesinin kullanıldığını ifade etti.

Bakan İslam, daha önce bu sınavla sadece memur alınabilirken, yeni düzenlemeyle kamuya engelli işçi alınması için de bu sınavla fırsat eşitliğinin yaratılmış olduğuna dikkat çekti.

Bakan İslam, ayrıca bu yıl çıkarılan ''Torba Yasa'' ile kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan, bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların da engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanmasına imkan verildiğini hatırlattı.

Engel durumuna göre ek süre

Sınav engel gruplarına, öğrenim düzeylerine, engellilerin algılama ve öğrenme yeteneklerine göre yapılacak.

Görme engelliler için grafik ve şekilli sorular sorulmayacak, isteyen görme engellilere büyük punto (16 veya 18 punto) ile basılmış soru kitapçığı, okuyucu ve işaretleyici yardımı verilecek ve buna bağlı ek süre de sağlanacak. Ellerini kullanmakta zorluk çekenlere işaretleyici yardımı verilecek ancak bunun için ek süre verilmeyecek.

El ve baş hareketlerini sabit tutamayan kişilere kendilerinin talep etmesi durumunda okuyucu ve işaretleyici desteği ve buna bağlı ek süre sağlanacak.

Yaygın gelişim bozukluğu veya öğrenme güçlüğü bulunan adaylara ise engel dezavantajını önlemek için işitme engellilerden ilköğretime başlama yaşı sonrası işitme engeli olanlara karmaşık ve uzun paragraflar içermeyen sorular sorulacak. Sınav süresinin üçte biri kadar ek süre verilecak.

Lise mezunu olmayanlar kura ile yerleştirilecek

İlköğretime başlama yaşı öncesi işitme engelli olanlar için günlük ve yaygın olarak kullanılan kelimelerden oluşan soruların yer aldığı ayrı bir test ve üçte biri kadar ek süre verilirken, dil ve konuşma engelli adaylara işitme engelli adaylarla aynı test ve üçte biri kadar yine ek süre tanınacak.

Zihinsel engellilere ayrı bir test oluşturulup ve üçte biri kadar ek süre verilecek, okuyucu ve işaretleyici yardımı alarak soru kitapçığını hiç okuyamayan zihinsel engellilere ise sınav süresinin üçte ikisi kadar ek süre sağlanacak.

Sınav ve yerleştirme sonuçları, adayların adreslerine postalanmayacak. Adaylar sınav ve yerleştirme sonuçlarını, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin internet adresinden öğrenebilecek.

Lise mezunu olamayan engelli bireyler sınava girmeyecek ancak kura ile yerleşebilecek. Bunun için 12-23 Mayıs'ta başvurular alınacak.

> EKPSS'de engel durumuna göre adaylara ek süre verilecek

27 Nisan Pazar günü yapılacak Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda (EKPSS) engel durumuna göre adaylara ek süre verilecek. Lise mezunu olamayan engelli bireyler sınava girmeyecek ancak kura ile yerleşebilecek

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı İslam, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın her aşamasında adayların durumuna özel tedbirlerin alındığını bildirdi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, 27 Nisan Pazar günü yapılacak Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) ile ilgili AA muhabirine bazı değerlendirmelerde bulundu.

2011 yılı sonunda, engellilerin adil bir rekabet ortamında yarışabilmesini sağlamak için Devlet Memurları Kanunu değiştirilerek engelliler için ayrı ve merkezi bir sınav uygulamasının getirildiğini anımsatan İslam, 2012'de ilk sınavın Özürlü Memur Seçme Sınavı (ÖMSS) adıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Yöntemi, felsefesi ve sonuçları itibarıyla ÖMSS'nin dünyada bir ilk olma özelliği taşıdığını vurgulayan İslam, soruların hazırlanmasından sınav süresinin belirlenmesine kadar adayların engel gruplarını dikkate alarak, sınav salonlarının ulaşılabilir tarzda düzenlenmesine kadar sınavın her aşamasında adayların durumuna özel tedbirler alındığını söyledi.

''Engelli memur sayısı 32 bini aştı''

İki yıl içinde 13 bine yakın engellinin yeni memur olarak atanmasının sağlandığını belirten İslam, ''2002 itibarıyla engelli kontenjanında memur olarak çalışan engelli sayısı 5 bin 777 iken bu rakam bugün 32 bin 877’ye çıktı. Bir sınav ile 10 yılda yapılan yerleştirme kadar yerleştirme yapılabildi. Neredeyse yüzde 500’leri aşan bu artışlar hepimizin bileceği gibi dünyada ekonomik krizlerin yaşandığı bir dönemde gerçekleştirildi'' diye konuştu.

Bakan İslam, açık engelli memur kontenjanının 25 bin 872 olduğunu, sınava ise 66 bine yakın kişinin başvuruda bulunduğu bilgisini de paylaştı.

Sınav sonucunda memuriyete yerleştirilmede mezuniyet durumunun oldukça belirleyici olduğunun görüldüğünü belirten İslam, engelli memur adaylarının memuriyete katılma şanslarını arttırmaları için eğitim seviyesini yükseltmeye önem vermesi gerektiğini kaydetti.

Engelli memura yer değiştirme kolaylığı

Bu yıl yapılan yönetmelik değişikliğiyle eski adı ÖMSS olan sınavın, EKPSS olarak değiştirildiğini hatırlatan İslam, özürlü kelimesi yerine ''engelli'' kelimesinin kullanıldığını ifade etti.

Bakan İslam, daha önce bu sınavla sadece memur alınabilirken, yeni düzenlemeyle kamuya engelli işçi alınması için de bu sınavla fırsat eşitliğinin yaratılmış olduğuna dikkat çekti.

Bakan İslam, ayrıca bu yıl çıkarılan ''Torba Yasa'' ile kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan, bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların da engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanmasına imkan verildiğini hatırlattı.

Engel durumuna göre ek süre

Sınav engel gruplarına, öğrenim düzeylerine, engellilerin algılama ve öğrenme yeteneklerine göre yapılacak.

Görme engelliler için grafik ve şekilli sorular sorulmayacak, isteyen görme engellilere büyük punto (16 veya 18 punto) ile basılmış soru kitapçığı, okuyucu ve işaretleyici yardımı verilecek ve buna bağlı ek süre de sağlanacak. Ellerini kullanmakta zorluk çekenlere işaretleyici yardımı verilecek ancak bunun için ek süre verilmeyecek.

El ve baş hareketlerini sabit tutamayan kişilere kendilerinin talep etmesi durumunda okuyucu ve işaretleyici desteği ve buna bağlı ek süre sağlanacak.

Yaygın gelişim bozukluğu veya öğrenme güçlüğü bulunan adaylara ise engel dezavantajını önlemek için işitme engellilerden ilköğretime başlama yaşı sonrası işitme engeli olanlara karmaşık ve uzun paragraflar içermeyen sorular sorulacak. Sınav süresinin üçte biri kadar ek süre verilecak.

Lise mezunu olmayanlar kura ile yerleştirilecek

İlköğretime başlama yaşı öncesi işitme engelli olanlar için günlük ve yaygın olarak kullanılan kelimelerden oluşan soruların yer aldığı ayrı bir test ve üçte biri kadar ek süre verilirken, dil ve konuşma engelli adaylara işitme engelli adaylarla aynı test ve üçte biri kadar yine ek süre tanınacak.

Zihinsel engellilere ayrı bir test oluşturulup ve üçte biri kadar ek süre verilecek, okuyucu ve işaretleyici yardımı alarak soru kitapçığını hiç okuyamayan zihinsel engellilere ise sınav süresinin üçte ikisi kadar ek süre sağlanacak.

Sınav ve yerleştirme sonuçları, adayların adreslerine postalanmayacak. Adaylar sınav ve yerleştirme sonuçlarını, T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin internet adresinden öğrenebilecek.

Lise mezunu olamayan engelli bireyler sınava girmeyecek ancak kura ile yerleşebilecek. Bunun için 12-23 Mayıs'ta başvurular alınacak.

Son Güncelleme: Cumartesi, 19 Nisan 2014 11:19

Gösterim: 1965


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.