banner
banner

EĞİTİM ALMAMADA EŞİTLİK OLUR MU?




Hami Koç / Eğitimci - Sosyolog / ÖZKURBİR Yönetim Kurulu Başkanı

hami_kocBir anne düşünün. İki tane çocuğu var. Bu çocuklardan bir tanesi şeker hastası. Bu anne çocukları arasında eşitlik sağlamak için sağlıklı olan çocuğuna tatlı yedirmese olur mu?
Elbette olmaz! Çünkü sosyal eşitlik, matematikte olduğu gibi değerleri birbirine eşitlemekten çok daha geniş bir kavram. Hele konu eğitimse, eşitlikten bahsederken çok daha dikkatli olunmalı!
Daha önce de birçok defalar farklı platformlarda söyledim. Eğitim almamada eşitlik olmaz! Ülkede bazı çocukların imkanı yok diye tüm çocuklar eğitimden mahrum bırakılamaz!
Veya şöyle söyleyelim. Herkes eşit eğitim almalı düşüncesi ile bir kısım gençler eğitim alabileceklerken, eğitim alamayanlar var diye onları da eğitim alamayanlara eşitlemek, eşitlik olamaz!
Farkındayım, konuya biraz hızlı ve ajitasyonla girdim. Maksadım dikkat çekmek! Çünkü bu konuyu çok önemsiyorum ve merkezi yönetime rağmen eğitimle ilgili yerel bir refleks gösterebileceğimizi biliyorum. Bakanlık teşkilatımızın yapısı buna müsait. Zihniyetimiz de müsait duruma gelirse hiçbir engel kalmayacaktır.
Öğrencilerimiz okula gitsinler diye bu kadar çok uğraşmamızın sebebi elbette geleceğimiz. Çünkü ben ülkemizin aydınlık, güzel ve parlak geleceğinden eminim. Bir ülkenin en önemli meselesi eğitimdir. Böyle görülüp algılanmıyorsa, hatta bir toplum veya millet bu gerçeğin farkında değilse, vah o toplumun insanlarının karanlık geleceğine.
Bıktık yalan yanlış masallarla, mesnetsiz, kaynaksız ifade ve metinlerle aldatılmaktan ve yalanları gerçek gibi gösterip avutulmaktan...

İMTİHANIN SONUCU BİZE BAĞLI
Dünya benzeri olmayan bir salgınla imtihanda. Bunun farkındayız. Ama bu imtihandan iyi not almak da bizim elimizde. Sorulara isyan ederek bir sonuç alamayacağımızın farkındayız. Yapmamız gereken süreyi iyi kullanmak, bilmediğimiz veya yapamadığımız soruları boş bırakmak ve mümkün olan en az yanlışla bu imtihanı tamamlamaktır. Belki de ''krizler fırsatı doğurur'' gerçeğinden hareketle iyi çalışırsak, ucu karanlık tünelin sonu bizim için aydınlık olur.
Salgın ha bitti ha bitecek derken daha da güçlendi ve bütün hızı ile bölgemizde devam ediyor. En az etkilenen ülkelerden biri biziz çok şükür. Ülkemiz vatandaşına sağladığı bedelsiz hizmetle bütün dünyaya örnek olmaya devam ediyor.
Bu vahşi salgın daha birkaç yıl devam edebilir veya bir anda da bitebilir. Ki geçtiğimiz asırlarda örnekleri var. Her nasıl olacaksa, devam eden hayatımızı daha verimli geçirmek için felaket masallarıyla meşgul olarak gevşemek yerine doğru olan adımları atıp, sabırla-güvenle lazım olanları hayata geçirme iradesinde olmalıyız.
Sosyal hayattaki alışkanlıkların bireylerde ve toplumdaki ani değişiklikleri, mevsimlerin ve hava şartlarının ani değişikliklerindeki tesiri ile insanları çarpan nezle grip ve daha ileri seviyedeki biyolojik hastalıklardan daha riskli hatta kalıcı ruhi hastalıklara, travmalara sebep olacağı unutulmamalıdır. Türk toplumunun son bir asırdaki en büyük kaybı ani ve hazırlıksız değişimle travmaya dönüşen kültür alanında olmuştur.
Diğer sektörlerde kalite kontrol birimleri defolu ürünü henüz banttan çıkmadan tespit edebilir. Ama eğitimde ürünün kalitesinde bir problem olup olmadığını anlamak için yıllarca beklemek gerekir. Bu yüzden adımlarımızı atarken çok daha temkinli olmalıyız ve telafisi mümkün olmayan hataları yapmaktan kaçınmalıyız. Gündelik hesaplarla ve kısa vadeli çözümler ancak bugünümüzü kurtarabilir. Ama eğitimi gelecek nesilleri yetiştirmek ve bir medeniyet inşa etmek olarak görenler, herhangi bir konuda karar verirken en az on yıllık bir bakış açısına sahip olmalıdır. Ve bugün okulların açılıp açılmamasıyla ilgili verilen kararlar, inanın önümüzdeki on yılları etkileyecektir.
Sayın Milli Eğitim Bakanımızın okulların bütün kademelerde güvenle açılması konusundaki irade ve gayretleri desteklenmelidir. Gelişmiş Avrupa ülkelerinin tamamına yakını daha vahim durumda iken, bazı haftalarda ara verilmesine rağmen yüz yüze eğitim nisandan beri kademeli de olsa uygulanmaktadır. Doğrusu da budur. Bu arada ülkemizi diğer Avrupa ülkeleriyle kıyaslarken, sınıflardaki öğrenci sayıları, servis kullanım alışkanlıkları gerçeği (Avrupa ülkelerinde servis çok az kullanılıyor) ve yemekhanelerdeki bazı şartları göz ardı edemeyiz. Çünkü bizim ülkemizle Avrupa ülkeleri arasında bariz farklar var ve bu farklar salgına karşı alınan tedbirleri de doğrudan etkiliyor.
Ülkemizin her açıdan menfaati için, daha da önemlisi gençlerimizin menfaati için net teklifimiz şudur:

1- İl, ilçe, belde bazında gerekirse komisyonlar kurarak eğitim kurumlarının açılması iradesi ile çalışmalar yapılmalıdır. Gerektiği zamanlarda hibrit eğitim ve bazı kademelerde yüz yüze eğitimi uygulamak, riskler azalınca topyekûn o bölgedeki kurumların tam zamanlı eğitime devam etme kararı verilmelidir. Yani ülke geneli uygulamadan vaz geçilmelidir.
2- Özel öğretim kurumlarına, beyan ettikleri gerekçelerle tam gün veya hibrit eğitimle yüz yüze eğitim vermelerine izin verilmelidir.
3- Özel öğretim kurumlarındaki 1.5 milyondan fazla boş kontenjanı öğrencilerimizin lehine olarak devlet mutlaka değerlendirmelidir. On binlerce derslik hazır ve boş durmaktadır. Bu boş kontenjan miktarı, 15-20 yıldır dilimizden düşürmediğimiz başarılı bilinen Finlandiya'nın toplam öğrenci sayısının iki katı fazladır! Düşünebiliyor musunuz, sadece bu boş kontenjanlara yerleşecek iyi organize edilmiş bir çalışma ile ne harika başarılar yaşanır! Ve kazanan, iyi yetişmiş asgari 1.5 milyon gözbebeğimiz, en büyük sermayemiz çocuklarımız olacaktır.
Tabiatıyla bunları isterken temizlik-fiziki mesafe-maske üçlüsüne doğru uygulamalarla azami derecede dikkat etmeye devam edeceğiz.

YILIN EĞİTİM PROFESYONELİ
Bu yazımı okuduğunuz artı eğitim dergisinin geleneksel olarak düzenlediği ödül gecesinde, ''YILIN EĞİTİM PROFESYONELİ ÖDÜLÜ'' bana verildi. Aşağıya aldığım metinde ödül gerekçesi okundu. Gün boyu devam eden seminer, konferans ve sunumların organizasyonunda başarılı bir programı gerçekleştiren Cem Kaçmaz ve ekibini tebrik ediyorum. Bütün konuşmacılara da düşünce fikir ve sunumları sebebi ile teşekkür ediyorum.

Yılın Eğitim Profesyoneli ödülü
Eğitimci-Sosyolog Hami Koç

Lisans eğitimlerinden sonra yüksek lisansını “Eğitim Yönetimi ve Denetimi” üzerine tamamlayan Koç, özel sektörde yurt içi ve yurt dışında uzun yıllar üst düzey yöneticilik yaptı.
Okullarda uzun yıllar; öğretmen, okul müdürü, kurucu temsilciliği ve genel müdürlük görevlerinde bulundu.
Hâlen çeşitli STK’larda üyelik ve yöneticilik görevleri devam eden Koç, eğitim amaçlı ve yönetici olarak gittiği birçok ülkede çalışmalar ve araştırmalar yapmıştır. Ulusal bir gazetede eğitim üzerine köşe yazıları yayınlandı. Koç, ayrıca yurt içi ve yurt dışında birçok eğitim etkinliğine konuşmacı olarak katıldı. Halen bazı eğitim dergilerinde makaleleri yayınlanmaktadır.
Sayın Koç, geçtiğimiz 13 yılda eğitim yöneticiliği sırasında ekibi ile; akademik, sosyal ve sportif alanlarda Türkiye birincilikleri ve yurtdışı birincilikleri dâhil, çok önemli başarılara ve derecelere imza attı. Eğitim alanında bir çok ilkleri gerçekleştirdi. Uzaktan eğitim çalışmalarını bilimsel ve pedagojik yaklaşımla üniversitesi önce kurumlarda ilk uygulayanlardan oldu. Eğitim teknolojilerini başarı ile yıllarca önce uygulamaya koydu. EBA ya ders çekimlerini en başarılı şekilde gerçekleştiren ekibi yönetti. Tabletli eğitimi ve içerik yazılımını ilk gerçekleştiren ekibin başkanlığını yaptı.
Bütün bunları “ insanların hayırlısı insanlara hizmet edendir “, “ eğitim gönüllere dokunmaktır “ düsturu ile sevgi odaklı empatik yaklaşımla gerçekleştirdi...
Özkurbir başkanı olan ve halen Türkiye’nin ilk büyük kurs markası olan, Okulları ile de, Edirne’den Van a, Samsun’dan Antalya ya kadar ülkemizin bir çok şehrinde şubeleri olan doğru cevap eğitim kurumları CEO su olarak görev yapmaktadır.
Eğitimci Sosyolog Hami Koç, 21. yy da ülkemizin başarılı ve etkili bir eğitim üssü olacağına inanmaktadır.
Yeni yazılarda buluşmak üzere siz değerli okuyucularıma sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.