Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Bilim, Sanat ve Tasarımın birlikte var olduğu eğitim sistemini benimseyen İstanbul Ayvansaray Üniversitesi, yine bir ilke imza attı.
ayvansaray_uni_21Türkiye’nin ilk sürücüsüz araç prototipini sahaya çıkarmak için İstanbul Ayvansaray Üniversitesi tarafından eğitim gören 14 kişilik ekip, Duman Danışmanlık tecrübesiyle 1.300 kişi arasından seçildi. Düzenlenen tören ile eğitim sertifikalarını alan genç mühendisler, AVL Türkiye ekibine katılmayı heyecanla bekliyor.
‘’Üniversitemiz, doğru insan ile doğru işi bir araya getirmeyi ve böylelikle daha donanımlı bireyler olarak yola devam etmenizi desteklemiştir.’’ ifadesini kullanan Doç. Dr. Tolga Yazıcı; bilimin, sanatın olduğu tüm projelere her zaman destek olacağını da konuşmasına ekledi. Törende, Duman Danışmanlık Kurucusu Yiğit Oğuz Duman ve AVL Türkiye Genel Müdürü Dr. Umut Genç ise yaptıkları konuşmalarda bu gibi eğitimlerin devam edeceği mesajını verdiler.

MÜHENDİS EKİBİ HAZIR!

Otomotiv endüstrisinin dijitalleşme, otonom sürüş ve alternatif enerjilerle çalışan yeni araç teknolojileri konularında gelişmekte olduğunu ifade eden Dr. Umut Genç ‘’teknolojik gelişmelere bağlı olarak tüm dünyada ileri otomotiv bilgisine sahip mühendis ihtiyacı olduğunu söyledi.’’
Duman Danışmanlık Başkanı Yiğit Oğuz Duman ise günümüzde şirketlerin sürdürülebilirliğini sağlamak, büyümek ve başarılı sonuçlar alabilmek için yetenek peşinde olduğunu iletti.
Tören sonunda İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Doç. Dr. Tolga Yazıcı ise oldukça başarılı bir projenin hayata geçtiğini ve belirterek sertifikalarını alan mühendislere iş hayatında başarılar diledi.

 

> Ayvansaray Üniversitesi Otonom Araç Mühendisleri yetiştiriyor

Bilim, Sanat ve Tasarımın birlikte var olduğu eğitim sistemini benimseyen İstanbul Ayvansaray Üniversitesi, yine bir ilke imza attı.
ayvansaray_uni_21Türkiye’nin ilk sürücüsüz araç prototipini sahaya çıkarmak için İstanbul Ayvansaray Üniversitesi tarafından eğitim gören 14 kişilik ekip, Duman Danışmanlık tecrübesiyle 1.300 kişi arasından seçildi. Düzenlenen tören ile eğitim sertifikalarını alan genç mühendisler, AVL Türkiye ekibine katılmayı heyecanla bekliyor.
‘’Üniversitemiz, doğru insan ile doğru işi bir araya getirmeyi ve böylelikle daha donanımlı bireyler olarak yola devam etmenizi desteklemiştir.’’ ifadesini kullanan Doç. Dr. Tolga Yazıcı; bilimin, sanatın olduğu tüm projelere her zaman destek olacağını da konuşmasına ekledi. Törende, Duman Danışmanlık Kurucusu Yiğit Oğuz Duman ve AVL Türkiye Genel Müdürü Dr. Umut Genç ise yaptıkları konuşmalarda bu gibi eğitimlerin devam edeceği mesajını verdiler.

MÜHENDİS EKİBİ HAZIR!

Otomotiv endüstrisinin dijitalleşme, otonom sürüş ve alternatif enerjilerle çalışan yeni araç teknolojileri konularında gelişmekte olduğunu ifade eden Dr. Umut Genç ‘’teknolojik gelişmelere bağlı olarak tüm dünyada ileri otomotiv bilgisine sahip mühendis ihtiyacı olduğunu söyledi.’’
Duman Danışmanlık Başkanı Yiğit Oğuz Duman ise günümüzde şirketlerin sürdürülebilirliğini sağlamak, büyümek ve başarılı sonuçlar alabilmek için yetenek peşinde olduğunu iletti.
Tören sonunda İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Doç. Dr. Tolga Yazıcı ise oldukça başarılı bir projenin hayata geçtiğini ve belirterek sertifikalarını alan mühendislere iş hayatında başarılar diledi.

 

Son Güncelleme: Salı, 20 Şubat 2018 10:43

Gösterim: 2711

Dünyanın en büyük üçüncü eğitim zirvesi olan Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi’nin (Eurasian Higher Education Summit - EURIE) 3’üncüsü 14-16 Şubat 2018 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek.

eurie_2018Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın ve Malezya Yükseköğretim Bakanı Idris Juho’nun açılış konuşmasını yapacağı konferansa, Avrasya Üniversiteler Birliği-EURAS- Başkanı Dr. Mustafa Aydın ile birlikte Tunus, Yemen ve Cezayir yükseköğretim bakanları da katılacak.

70’den Fazla Ülkeden 2 bin 500’ün Üzerinde Katılımcı
Avrasya Üniversiteler Birliği-EURAS desteği ve DEİK - Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu katkılarıyla bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek olan Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi’ne 70’den fazla ülkeden 2 bin 500’ün üzerinde rektör, rektör yardımcısı, akademisyen ve uluslararası eğitim sektöründen uzman katılacak. 112 konuşmacının katılacağı zirvede, 42 panel ve seminer gerçekleşecek. Zirvede ayrıca, 250 üniversitenin standı da yer alacak.

Zirveye Büyük İlgi
Zirveye, Türkiye’den 300’e yakın devlet ve vakıf üniversitesi ile Rusya, Çin, Amerika, Birleşik Krallık, Ukrayna, Azerbaycan, İran, Irak, Malezya, İspanya, Almanya, Fransa ve KKTC’nin ülke bazında standları yer alacak.
Ülkemizin bölgesel ve küresel konumuna katkı yapması açısından büyük önem taşıyan Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi'nin temel amacı Türk yükseköğretiminin dünyaya açılmasını daha etkin bir hale getirmek ve Türkiye’deki üniversitelerin dünyanın marka üniversiteleri ile farklı alanlarda işbirliği yapmasına zemin hazırlamak.

‘Mekânsız Yaşam Boyu Eğitim’
Zirvenin açılışında ana konuşmacı olarak ülkemizin yurtdışındaki eğitim elçilerinden biri olan Kanada'nın en önemli ve büyük araştırma üniversitelerinden biri olan Waterloo Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili ve Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Feridun Hamdullahpur yer alacak. Olimpiyat şampiyonu ABD’li atlet Deedee Trotter da zirveye konuk konuşmacı olarak katılarak ‘başarısının sırrını’ katılımcılarla paylaşacak.

Avrasya Coğrafyasının Eğitim Politikaları Belirlenecek
EURIE 2018- Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi, dünyanın en büyük üçüncü uluslararası eğitim zirvesi olma özelliğini taşıyor.
Zirvede; ‘uluslararasılaşma, eğitim politikaları, öğrenci değişim programları, bölgenin eğitim stratejileri, trendleri ve fırsatlar konuşulacak. Ayrıca, ikili görüşmelerle işbirlikleri’ yapılacak.

EURAS (Avrasya Üniversiteler Birliği) Nedir?
EURAS, Batı ve Orta Avrupa, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Asya'nın her yerinden 100’den fazla üniversite arasında işbirliğini teşvik ederek, Avrasya bölgesindeki eğitim standartlarının küresel gelişimi için çalışan kâr amacı gütmeyen bir uluslararası birliktir.
Bilinen uygarlıkların beşiği olan ve tüm dünya nüfusunun 2 / 3'üne sahip olan Avrasya bölgesi eğitim gelişmeleri ve kültürel akışlar açısından mükemmel bir merkez oluşturmaktadır.
EURAS, bölgesel üniversiteler için uluslararası bir eğitim platformu oluşturarak, üyelerine en iyi eğitim hizmetlerine geniş erişim için bir geçiş noktası olarak hizmet ediyor.
Dinamik ve iletişimsel bir ağ aracılığıyla uluslararasılaştırma amacına göre EURAS, küresel düzeyde en yüksek başarılara ulaşmak için çok çeşitli alanlarda yoğun bir şekilde çalışmaktadır.
En hızlı büyüyen yükseköğrenim derneklerinden biri olarak EURAS, üniversiteleri farklı jeopolitik ve kültürel geçmişe ait tüm yükseköğretim kurumlarını birbirine bağlamakta, diyaloglarını geliştirmekte ve en iyi uygulamaların değişim yollarını aramaya çalışmaktadır.

FAALİYET ALANLARI
EURAS, çeşitli akademik, sosyal ve kültürel alanlarda karşılıklı paylaşım için geniş ve üretken bir zemin oluşturmak amacıyla kurulmuştur. Belli bir aşamadan sonra atılan her adım, kendi ağ geçidini birçok başka yönü de beraberinde getirerek üyelerin ve birliğin faaliyetlerinin zenginleşmesine katkıda bulunacaktır.

AÇILIŞ PROGRAMI

Tarih   : 14 Şubat 2018 Çarşamba

Yer      : Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı

Saat    : 09:00-09:30   Karşılama ve Kayıt

              09:30-12:00 Açılış Töreni

                        Açış Konuşmaları

-          Dr. Mustafa Aydın – Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS Başkanı)

-          Dr. İsmet Yılmaz – Milli Eğitim Bakanı

-          Prof. Dr. Yekta Saraç – YÖK Başkanı

-          Idris Jusoh – Malezye Yükseköğretim Bakanı

Keynote Speaker

-          Prof. Dr. Feridun Hamdullahpur – Kanada Waterloo Üniversitesi Başkanı

Konuk Konuşmacı

-          DeeDee Trotter – Olimpiyat Şampiyonu Atlet (ABD)

 

> EURIE-2018 Eğitim Zirvesi Başlıyor

Dünyanın en büyük üçüncü eğitim zirvesi olan Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi’nin (Eurasian Higher Education Summit - EURIE) 3’üncüsü 14-16 Şubat 2018 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek.

eurie_2018Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın ve Malezya Yükseköğretim Bakanı Idris Juho’nun açılış konuşmasını yapacağı konferansa, Avrasya Üniversiteler Birliği-EURAS- Başkanı Dr. Mustafa Aydın ile birlikte Tunus, Yemen ve Cezayir yükseköğretim bakanları da katılacak.

70’den Fazla Ülkeden 2 bin 500’ün Üzerinde Katılımcı
Avrasya Üniversiteler Birliği-EURAS desteği ve DEİK - Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu katkılarıyla bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek olan Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi’ne 70’den fazla ülkeden 2 bin 500’ün üzerinde rektör, rektör yardımcısı, akademisyen ve uluslararası eğitim sektöründen uzman katılacak. 112 konuşmacının katılacağı zirvede, 42 panel ve seminer gerçekleşecek. Zirvede ayrıca, 250 üniversitenin standı da yer alacak.

Zirveye Büyük İlgi
Zirveye, Türkiye’den 300’e yakın devlet ve vakıf üniversitesi ile Rusya, Çin, Amerika, Birleşik Krallık, Ukrayna, Azerbaycan, İran, Irak, Malezya, İspanya, Almanya, Fransa ve KKTC’nin ülke bazında standları yer alacak.
Ülkemizin bölgesel ve küresel konumuna katkı yapması açısından büyük önem taşıyan Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi'nin temel amacı Türk yükseköğretiminin dünyaya açılmasını daha etkin bir hale getirmek ve Türkiye’deki üniversitelerin dünyanın marka üniversiteleri ile farklı alanlarda işbirliği yapmasına zemin hazırlamak.

‘Mekânsız Yaşam Boyu Eğitim’
Zirvenin açılışında ana konuşmacı olarak ülkemizin yurtdışındaki eğitim elçilerinden biri olan Kanada'nın en önemli ve büyük araştırma üniversitelerinden biri olan Waterloo Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili ve Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Feridun Hamdullahpur yer alacak. Olimpiyat şampiyonu ABD’li atlet Deedee Trotter da zirveye konuk konuşmacı olarak katılarak ‘başarısının sırrını’ katılımcılarla paylaşacak.

Avrasya Coğrafyasının Eğitim Politikaları Belirlenecek
EURIE 2018- Avrasya Uluslararası Yükseköğretim Zirvesi, dünyanın en büyük üçüncü uluslararası eğitim zirvesi olma özelliğini taşıyor.
Zirvede; ‘uluslararasılaşma, eğitim politikaları, öğrenci değişim programları, bölgenin eğitim stratejileri, trendleri ve fırsatlar konuşulacak. Ayrıca, ikili görüşmelerle işbirlikleri’ yapılacak.

EURAS (Avrasya Üniversiteler Birliği) Nedir?
EURAS, Batı ve Orta Avrupa, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Asya'nın her yerinden 100’den fazla üniversite arasında işbirliğini teşvik ederek, Avrasya bölgesindeki eğitim standartlarının küresel gelişimi için çalışan kâr amacı gütmeyen bir uluslararası birliktir.
Bilinen uygarlıkların beşiği olan ve tüm dünya nüfusunun 2 / 3'üne sahip olan Avrasya bölgesi eğitim gelişmeleri ve kültürel akışlar açısından mükemmel bir merkez oluşturmaktadır.
EURAS, bölgesel üniversiteler için uluslararası bir eğitim platformu oluşturarak, üyelerine en iyi eğitim hizmetlerine geniş erişim için bir geçiş noktası olarak hizmet ediyor.
Dinamik ve iletişimsel bir ağ aracılığıyla uluslararasılaştırma amacına göre EURAS, küresel düzeyde en yüksek başarılara ulaşmak için çok çeşitli alanlarda yoğun bir şekilde çalışmaktadır.
En hızlı büyüyen yükseköğrenim derneklerinden biri olarak EURAS, üniversiteleri farklı jeopolitik ve kültürel geçmişe ait tüm yükseköğretim kurumlarını birbirine bağlamakta, diyaloglarını geliştirmekte ve en iyi uygulamaların değişim yollarını aramaya çalışmaktadır.

FAALİYET ALANLARI
EURAS, çeşitli akademik, sosyal ve kültürel alanlarda karşılıklı paylaşım için geniş ve üretken bir zemin oluşturmak amacıyla kurulmuştur. Belli bir aşamadan sonra atılan her adım, kendi ağ geçidini birçok başka yönü de beraberinde getirerek üyelerin ve birliğin faaliyetlerinin zenginleşmesine katkıda bulunacaktır.

AÇILIŞ PROGRAMI

Tarih   : 14 Şubat 2018 Çarşamba

Yer      : Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı

Saat    : 09:00-09:30   Karşılama ve Kayıt

              09:30-12:00 Açılış Töreni

                        Açış Konuşmaları

-          Dr. Mustafa Aydın – Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS Başkanı)

-          Dr. İsmet Yılmaz – Milli Eğitim Bakanı

-          Prof. Dr. Yekta Saraç – YÖK Başkanı

-          Idris Jusoh – Malezye Yükseköğretim Bakanı

Keynote Speaker

-          Prof. Dr. Feridun Hamdullahpur – Kanada Waterloo Üniversitesi Başkanı

Konuk Konuşmacı

-          DeeDee Trotter – Olimpiyat Şampiyonu Atlet (ABD)

 

Son Güncelleme: Salı, 13 Şubat 2018 15:26

Gösterim: 3156

2018 ile birlikte 20. Yılını geride bırakan İstanbul Kültür Üniversitesi, 8 fakültede 35 bölüm, 3 meslek yüksekokulunda 25 program, 2 enstitüde 11 doktora ve 55 yüksek lisans programında 15 bine yakın öğrenciye eğitim imkanı sunuyor. Eğitimin etik kodlarını tüm kademelerinde içselleştirmiş bir akademik ve idari kadroya sahip olduklarını belirten İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Güzel, İKÜ’nün dünden bugüne gelişimini ve sunduğu olanakları konuştuk.

erhan_guzel_ikuİstanbul Kültür Üniversitesi’nin dünden bugüne gelişimi ve geldiği noktayı değerlendirebilir misiniz?
İstanbul Kültür Üniversitesi, Türkiye’nin yenilikçi ve ilerici eğitim kurumu Kültür Koleji’nin 58 yıllık deneyimi ve birikimiyle yükseköğretim alanında da kaliteli eğitim sunmak hedefiyle, İnşaat Yüksek Mühendisi Fahamettin Akıngüç’ün kurucu mütevelli heyeti başkanlığında 1997 yılında açılmıştır. Eğitim-öğretim faaliyetlerine 3 fakülte ve 1 meslek yüksekokulunda 157 öğrenci ve 32 kişilik akademik kadrosuyla başlayan Üniversitemiz, ilk mezunlarını da 1999-2000 Akademik Yılında vermiştir. Fakülte ve meslek yüksekokullarının yanında enstitüleri, akademik merkez ve birimleri, sektörel ve uluslararası bağlantılarıyla Üniversitemiz, 21 yıl içerisinde sürekli büyümüş ve gelişmiştir. Bugün 8 fakültede 35 bölüm, 3 meslek yüksekokulunda 25 program, 2 enstitüde 11 doktora ve 55 yüksek lisans programında 15 bine yakın öğrencimize 700 akademisyenimizle öğrenim imkânı sunuyoruz.

YENİBİRİS.COM İLE İŞE HAZIRIM PROGRAMI
Üniversitenizin diğer vakıf üniversitelerine göre öne çıkan özellikleri nelerdir? Önümüzdeki döneme ilişkin plan ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?
İKÜ’yü diğer vakıf üniversitelerinden ayıran en önemli özelliği Kültür Koleji’nin 58 yıllık geçmişinden aldığı yenilikçi ve vizyoner eğitim anlayışıdır. Eğitim deneyimini yükseköğretime 20 yıl içinde başarıyla uyarlayan Üniversitemiz akademik ve idari kadrosu, öğrencileri ve mezunlarıyla eğitimin etik kodlarını tüm kademelerinde içselleştirmiş duruşuyla ön plana çıkıyor. Bir diğer güçlü yönümüz ise eğitim, araştırma ve toplumsal sorumluluk alanında yürüttüğümüz veya öncüsü olduğumuz projelerimizdir. Örneğin bu yıl istihdam ve öğrenci gelişimine yeni bir boyut kazandıran İşe Hazırım çalışmasını hayata geçirdik. yenibiriş.com ile birlikte yürüttüğümüz İşe Hazırım Sertifika Programı öğrencilerimize, mezunlarımıza ve iş yaşamında fark yaratmayı hedefleyenlere farklı yetenek setlerini kazandırmaya odaklanan bir çalışma. Ek olarak 2016-2017 akademik yılında açmış olduğumuz Teknoloji ve Proje Destek Birimi, Kadın ve Sosyal Araştırmalar Birimi ile uçtan uca bilim, araştırma, inovasyon ve sosyal sorumluluğun üssü olmayı hedefleyen proje anlayışıyla çalışmalarımızı yapılandırıyoruz.

ituKampüslerinizde sosyal, kültürel ve sportif imkânları hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz yurt ve burs olanaklarından bahsedebilir misiniz? Öğrencilere sağladığınız barınma imkânı var mı?
Üniversitemiz Ataköy, Şirinevler ve İncirli olmak üzere 3 yerleşkede eğitim faaliyetlerine devam etmektedir. Şu anda tüm izinlerini aldığımız ve yakın zamanda çalışmalarına başlayacağımız Ataköy-2 Yerleşkesi Projemiz bulunuyor. Ayrıca, önümüzdeki seneden itibaren Basın Ekspres Yerleşkemizde de eğitim faaliyetlerimize başlayacağız. Üniversitemiz, Kültür Anayasamızda da belirtildiği üzere, bilimsel üretkenliğinin yanında sanatsal görüye de sahip bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu hedef doğrultusunda kampüslerimizde Güzel Sanatlar Uygulama ve Araştırma Merkezimizin bünyesinde bulunan Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi ile İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Galerisi gibi platformların düzenlediği sahne sanatları ve sergilerle bilimin ve sanatın bir arada solunabildiği bir kampüs iklimi yaşanmaktadır. Öte yandan öğrencilerimizin sporla ilgilenmeleri ve aktif şekilde spor yapmaları önemsediğimiz konu başlıklarından birisidir. Basketbol, futbol, rugby, voleybol, tenis, yüzme, satranç takımlarımızda çok sayıda öğrencimiz Üniversitemizi temsil etmektedir. Öğrencilerimiz katıldıkları turnuvalarda hepimizi gururlandırıyorlar. Spor faaliyetlerini profesyonel olarak yapanların yanında hobi olarak gerçekleştiren öğrencilerimiz bulunuyor. Biz hiçbir ayrım yapmadan daha fazla öğrencimizin sporla ilgilenmesini teşvik etmek amacıyla geniş burs ve indirim olanakları da sunuyoruz. Kültür’de her öncenin bir yurt dışı deneyimiyle mezun olması bizim için çok önemli. Bu konuda Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Birimimiz de, ERASMUS ve İkili anlaşmalar çerçevesindeki çalışmaların çıtasını çok yükseltti. Öyle ki Kültür, farklı ülkelerden öğrencilerin tercih ettiği bir üniversite konumunda.

ikuKARAR SÜREÇLERİMİZ SOSYAL MEDYA İLE YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Yeni ve farklı bir genç kuşakla karşı karşıyayız. Bu genç kuşak üniversite yönetimi olarak kararlarınızı nasıl etkiliyor?
Eğitim, öğretim her zaman çağıyla, çağın şekillendirdiği insan profilinin beklenti ve ihtiyaçlarıyla uyum içinde olmalı. Biz de yükseköğretim hizmetini bu bilinçle yapılandırıyoruz. Bilgi ve iletişim teknolojileri elbette eğitim öğretim faaliyetlerini şekillendiriyor ancak esas dönüşümün ve karar mekanizmalarımızdaki sürecin sosyal medya gerçeğiyle yeniden şekillendiğini söylemeliyiz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik yükseköğretimde her zaman kültür politikasının en önemli başlıkları arasında yer aldı. Soruna, problemlere, risklere yaklaşımımız sosyal medya ile farklı bir boyuta taşındı. Öğrencilerimizin görüşlerine, eleştirilerine, beklentilerine çok daha hızlı cevap verebilmek için organizasyon şemamızda, bürokrasinin ağırlığını hafifletecek uygulamalara gittik. Öğrencilerimizi yalnızca mesleki ve akademik bilgiyi alan birer figür değil, üniversitenin gelişmesi gereken yönleri gözlemleyen bir ayna, yönetim mekanizmalarının özeleştiri yapmasını sağlayacak bir lokomotif öğe olarak görüyoruz. doğal birer üyesi

İŞ DÜNYASI ÜNİVERSİTELERİ PAYDAŞ OLARAK GÖRMELİ
Üniversiteler aslında uzun vadeli yatırımlardır. Ülkemizde 20 yıllık, 30 yıllık vakıf üniversitelerinden bahsediyoruz ama Batılı ülkelere baktığımızda 500 yıllık üniversiteler var. Bu bağlamda ülkemizin dünyadaki konumu nedir, aradaki farkın kapanması için sizce nelerin yapılması gerekiyor?
Türkiye’ye baktığımızda asırlardır varlığını sürdüren köklü üniversiteler var. Dünya ile kıyasladığımızda aradaki fark nedir derseniz… Eğitim ve araştırma her zaman üniversitenin misyonuydu. Ancak topluma hizmet ve iş dünyasıyla entegrasyon yeni yeni oturmaya başladı. Üniversiteleri artık yalnızca mesleki formasyon kazandıran eğitim kurumları olarak gören bakış açısı değişiyor. Bu noktada aradaki farkın kapanması için iş dünyasının ve STK’ların üniversiteleri birer paydaş olarak kabullenmesi ve birlikte çalışma kültürü edinmeleri çok önemli. Üniversitelerin yalnızca işgücü yaratmadığı, toplumsal refah için de bir referans noktası olduğu benimsenmeli. Özetle, iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının eşgüdümlü çalışmalara imza atması, bilgi ve deneyimin karşılıklı transfer edileceği projelerin artırılması çok kısa sürede var olan açıkların kapatılmasını sağlayacaktır.

VAKIF ÜNİVERSİTELERİ FIRSAT EŞİTLİĞ SAĞLIYOR
Türkiye’de vakıf üniversitelerinin gelişimi hakkında genel bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Vakıf üniversiteleriyle birlikte yükseköğretim hizmetinde bir rekabet ortamı oluştu. Bu rekabetin bilim, teknoloji, toplumsal sorumluluk projeleri bağlamında geliştirici olduğuna inanıyoruz. Yabancı dil eğitiminde, uluslararasılaşmada çok önemli ayrıcalıklar sağladı. Bununla birlikte, eskiden üniversiteler özellikle İstanbul ve Ankara merkezinde birer büyük şehir lüksü gibiydi ve bir ölçüde olanaklar sınırlıydı. Oysa şimdi her öğrenci için bir alternatif söz konusu. Vakıf üniversiteleri burs olanaklarıyla da eğitimde fırsat eşitliğine önemli bir katkı sağladı. Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerini ise yalnızca özel sektörün tekelinde çalışmalar olmaktan çıkardı. Geliştirme ve üretim bilimin ve bilginin üretildiği ortamlarda yapılabiliyor ki, bu bizce büyük bir artıdır.

YENİ ÇAĞDA DİSİPLİNLERARASI BİRİKİM ÖNEM KAZANACAK
Geleceğin yükselen meslekleri hangileri? Öğrencilerin hangi mesleklere yönelmelerini tavsiye edersiniz?
Geleceğin yükselen meslekleri hakkında direkt olarak bir alandan bahsetmek güç, çünkü büyük bir değişim ve dönüşümün yaşandığı ve yaşanacağı bir döneme giriyoruz. Bu yeni çağda sektör, alanına hakim ve ek olarak da disiplinlerarası birikime sahip, analitik düşünebilen, çok yönlü uzmanlara ihtiyaç duyacaktır. Dolayısıyla öğrencilere tavsiyem, hangi mesleğe yöneleceklerse yönelsinler, bahsettiğim yetkinliklere sahip olmaya gayret etmeleridir. Bu sayede daha rekabet edebilir bir konumda yer alarak, değişen yapıda ve dinamiklerde hem bireysel hem de toplumsal fayda üretebilirler.

KÜNYE
• Kuruluş Tarihi: 1997
• Mütevelli Heyeti Başkanı: Dr. Bahar Akıngüç Günver
• Fakülteler: Eğitim Fakültesi: Fen-Edebiyat Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi
• Yüksekokullar: Adalet Meslek Yüksekokulu, İşletmecilik Meslek Yüksekokulu, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu
Enstitüler: Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü
• Öğrenci Sayısı: 15 000
• Akademik Personel Sayısı: 700
• İletişim Bilgileri: www.iku.edu.tr / 0212 498 41 41

> 58 yıllık deneyimle üniversite eğitiminde Kültür farkı yaşanıyor

2018 ile birlikte 20. Yılını geride bırakan İstanbul Kültür Üniversitesi, 8 fakültede 35 bölüm, 3 meslek yüksekokulunda 25 program, 2 enstitüde 11 doktora ve 55 yüksek lisans programında 15 bine yakın öğrenciye eğitim imkanı sunuyor. Eğitimin etik kodlarını tüm kademelerinde içselleştirmiş bir akademik ve idari kadroya sahip olduklarını belirten İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Güzel, İKÜ’nün dünden bugüne gelişimini ve sunduğu olanakları konuştuk.

erhan_guzel_ikuİstanbul Kültür Üniversitesi’nin dünden bugüne gelişimi ve geldiği noktayı değerlendirebilir misiniz?
İstanbul Kültür Üniversitesi, Türkiye’nin yenilikçi ve ilerici eğitim kurumu Kültür Koleji’nin 58 yıllık deneyimi ve birikimiyle yükseköğretim alanında da kaliteli eğitim sunmak hedefiyle, İnşaat Yüksek Mühendisi Fahamettin Akıngüç’ün kurucu mütevelli heyeti başkanlığında 1997 yılında açılmıştır. Eğitim-öğretim faaliyetlerine 3 fakülte ve 1 meslek yüksekokulunda 157 öğrenci ve 32 kişilik akademik kadrosuyla başlayan Üniversitemiz, ilk mezunlarını da 1999-2000 Akademik Yılında vermiştir. Fakülte ve meslek yüksekokullarının yanında enstitüleri, akademik merkez ve birimleri, sektörel ve uluslararası bağlantılarıyla Üniversitemiz, 21 yıl içerisinde sürekli büyümüş ve gelişmiştir. Bugün 8 fakültede 35 bölüm, 3 meslek yüksekokulunda 25 program, 2 enstitüde 11 doktora ve 55 yüksek lisans programında 15 bine yakın öğrencimize 700 akademisyenimizle öğrenim imkânı sunuyoruz.

YENİBİRİS.COM İLE İŞE HAZIRIM PROGRAMI
Üniversitenizin diğer vakıf üniversitelerine göre öne çıkan özellikleri nelerdir? Önümüzdeki döneme ilişkin plan ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?
İKÜ’yü diğer vakıf üniversitelerinden ayıran en önemli özelliği Kültür Koleji’nin 58 yıllık geçmişinden aldığı yenilikçi ve vizyoner eğitim anlayışıdır. Eğitim deneyimini yükseköğretime 20 yıl içinde başarıyla uyarlayan Üniversitemiz akademik ve idari kadrosu, öğrencileri ve mezunlarıyla eğitimin etik kodlarını tüm kademelerinde içselleştirmiş duruşuyla ön plana çıkıyor. Bir diğer güçlü yönümüz ise eğitim, araştırma ve toplumsal sorumluluk alanında yürüttüğümüz veya öncüsü olduğumuz projelerimizdir. Örneğin bu yıl istihdam ve öğrenci gelişimine yeni bir boyut kazandıran İşe Hazırım çalışmasını hayata geçirdik. yenibiriş.com ile birlikte yürüttüğümüz İşe Hazırım Sertifika Programı öğrencilerimize, mezunlarımıza ve iş yaşamında fark yaratmayı hedefleyenlere farklı yetenek setlerini kazandırmaya odaklanan bir çalışma. Ek olarak 2016-2017 akademik yılında açmış olduğumuz Teknoloji ve Proje Destek Birimi, Kadın ve Sosyal Araştırmalar Birimi ile uçtan uca bilim, araştırma, inovasyon ve sosyal sorumluluğun üssü olmayı hedefleyen proje anlayışıyla çalışmalarımızı yapılandırıyoruz.

ituKampüslerinizde sosyal, kültürel ve sportif imkânları hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz yurt ve burs olanaklarından bahsedebilir misiniz? Öğrencilere sağladığınız barınma imkânı var mı?
Üniversitemiz Ataköy, Şirinevler ve İncirli olmak üzere 3 yerleşkede eğitim faaliyetlerine devam etmektedir. Şu anda tüm izinlerini aldığımız ve yakın zamanda çalışmalarına başlayacağımız Ataköy-2 Yerleşkesi Projemiz bulunuyor. Ayrıca, önümüzdeki seneden itibaren Basın Ekspres Yerleşkemizde de eğitim faaliyetlerimize başlayacağız. Üniversitemiz, Kültür Anayasamızda da belirtildiği üzere, bilimsel üretkenliğinin yanında sanatsal görüye de sahip bireyler yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu hedef doğrultusunda kampüslerimizde Güzel Sanatlar Uygulama ve Araştırma Merkezimizin bünyesinde bulunan Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi ile İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Galerisi gibi platformların düzenlediği sahne sanatları ve sergilerle bilimin ve sanatın bir arada solunabildiği bir kampüs iklimi yaşanmaktadır. Öte yandan öğrencilerimizin sporla ilgilenmeleri ve aktif şekilde spor yapmaları önemsediğimiz konu başlıklarından birisidir. Basketbol, futbol, rugby, voleybol, tenis, yüzme, satranç takımlarımızda çok sayıda öğrencimiz Üniversitemizi temsil etmektedir. Öğrencilerimiz katıldıkları turnuvalarda hepimizi gururlandırıyorlar. Spor faaliyetlerini profesyonel olarak yapanların yanında hobi olarak gerçekleştiren öğrencilerimiz bulunuyor. Biz hiçbir ayrım yapmadan daha fazla öğrencimizin sporla ilgilenmesini teşvik etmek amacıyla geniş burs ve indirim olanakları da sunuyoruz. Kültür’de her öncenin bir yurt dışı deneyimiyle mezun olması bizim için çok önemli. Bu konuda Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Birimimiz de, ERASMUS ve İkili anlaşmalar çerçevesindeki çalışmaların çıtasını çok yükseltti. Öyle ki Kültür, farklı ülkelerden öğrencilerin tercih ettiği bir üniversite konumunda.

ikuKARAR SÜREÇLERİMİZ SOSYAL MEDYA İLE YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Yeni ve farklı bir genç kuşakla karşı karşıyayız. Bu genç kuşak üniversite yönetimi olarak kararlarınızı nasıl etkiliyor?
Eğitim, öğretim her zaman çağıyla, çağın şekillendirdiği insan profilinin beklenti ve ihtiyaçlarıyla uyum içinde olmalı. Biz de yükseköğretim hizmetini bu bilinçle yapılandırıyoruz. Bilgi ve iletişim teknolojileri elbette eğitim öğretim faaliyetlerini şekillendiriyor ancak esas dönüşümün ve karar mekanizmalarımızdaki sürecin sosyal medya gerçeğiyle yeniden şekillendiğini söylemeliyiz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik yükseköğretimde her zaman kültür politikasının en önemli başlıkları arasında yer aldı. Soruna, problemlere, risklere yaklaşımımız sosyal medya ile farklı bir boyuta taşındı. Öğrencilerimizin görüşlerine, eleştirilerine, beklentilerine çok daha hızlı cevap verebilmek için organizasyon şemamızda, bürokrasinin ağırlığını hafifletecek uygulamalara gittik. Öğrencilerimizi yalnızca mesleki ve akademik bilgiyi alan birer figür değil, üniversitenin gelişmesi gereken yönleri gözlemleyen bir ayna, yönetim mekanizmalarının özeleştiri yapmasını sağlayacak bir lokomotif öğe olarak görüyoruz. doğal birer üyesi

İŞ DÜNYASI ÜNİVERSİTELERİ PAYDAŞ OLARAK GÖRMELİ
Üniversiteler aslında uzun vadeli yatırımlardır. Ülkemizde 20 yıllık, 30 yıllık vakıf üniversitelerinden bahsediyoruz ama Batılı ülkelere baktığımızda 500 yıllık üniversiteler var. Bu bağlamda ülkemizin dünyadaki konumu nedir, aradaki farkın kapanması için sizce nelerin yapılması gerekiyor?
Türkiye’ye baktığımızda asırlardır varlığını sürdüren köklü üniversiteler var. Dünya ile kıyasladığımızda aradaki fark nedir derseniz… Eğitim ve araştırma her zaman üniversitenin misyonuydu. Ancak topluma hizmet ve iş dünyasıyla entegrasyon yeni yeni oturmaya başladı. Üniversiteleri artık yalnızca mesleki formasyon kazandıran eğitim kurumları olarak gören bakış açısı değişiyor. Bu noktada aradaki farkın kapanması için iş dünyasının ve STK’ların üniversiteleri birer paydaş olarak kabullenmesi ve birlikte çalışma kültürü edinmeleri çok önemli. Üniversitelerin yalnızca işgücü yaratmadığı, toplumsal refah için de bir referans noktası olduğu benimsenmeli. Özetle, iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının eşgüdümlü çalışmalara imza atması, bilgi ve deneyimin karşılıklı transfer edileceği projelerin artırılması çok kısa sürede var olan açıkların kapatılmasını sağlayacaktır.

VAKIF ÜNİVERSİTELERİ FIRSAT EŞİTLİĞ SAĞLIYOR
Türkiye’de vakıf üniversitelerinin gelişimi hakkında genel bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Vakıf üniversiteleriyle birlikte yükseköğretim hizmetinde bir rekabet ortamı oluştu. Bu rekabetin bilim, teknoloji, toplumsal sorumluluk projeleri bağlamında geliştirici olduğuna inanıyoruz. Yabancı dil eğitiminde, uluslararasılaşmada çok önemli ayrıcalıklar sağladı. Bununla birlikte, eskiden üniversiteler özellikle İstanbul ve Ankara merkezinde birer büyük şehir lüksü gibiydi ve bir ölçüde olanaklar sınırlıydı. Oysa şimdi her öğrenci için bir alternatif söz konusu. Vakıf üniversiteleri burs olanaklarıyla da eğitimde fırsat eşitliğine önemli bir katkı sağladı. Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerini ise yalnızca özel sektörün tekelinde çalışmalar olmaktan çıkardı. Geliştirme ve üretim bilimin ve bilginin üretildiği ortamlarda yapılabiliyor ki, bu bizce büyük bir artıdır.

YENİ ÇAĞDA DİSİPLİNLERARASI BİRİKİM ÖNEM KAZANACAK
Geleceğin yükselen meslekleri hangileri? Öğrencilerin hangi mesleklere yönelmelerini tavsiye edersiniz?
Geleceğin yükselen meslekleri hakkında direkt olarak bir alandan bahsetmek güç, çünkü büyük bir değişim ve dönüşümün yaşandığı ve yaşanacağı bir döneme giriyoruz. Bu yeni çağda sektör, alanına hakim ve ek olarak da disiplinlerarası birikime sahip, analitik düşünebilen, çok yönlü uzmanlara ihtiyaç duyacaktır. Dolayısıyla öğrencilere tavsiyem, hangi mesleğe yöneleceklerse yönelsinler, bahsettiğim yetkinliklere sahip olmaya gayret etmeleridir. Bu sayede daha rekabet edebilir bir konumda yer alarak, değişen yapıda ve dinamiklerde hem bireysel hem de toplumsal fayda üretebilirler.

KÜNYE
• Kuruluş Tarihi: 1997
• Mütevelli Heyeti Başkanı: Dr. Bahar Akıngüç Günver
• Fakülteler: Eğitim Fakültesi: Fen-Edebiyat Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi
• Yüksekokullar: Adalet Meslek Yüksekokulu, İşletmecilik Meslek Yüksekokulu, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu
Enstitüler: Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü
• Öğrenci Sayısı: 15 000
• Akademik Personel Sayısı: 700
• İletişim Bilgileri: www.iku.edu.tr / 0212 498 41 41

Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Ocak 2018 13:34

Gösterim: 2078

İstanbul Şehir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında, GAP4MSME projesiyle 20 milyon TL’lik destek almaya hak kazandı. Proje kapsamında 3 yıl içinde yapılacak çalışmalarla 450 firmanın ulusal ve uluslararası rekabet edebilirliğinin arttırılması hedefleniyor.

onder_yilmaz_sehir_uniİstanbul Şehir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (ŞEHİR TTO); Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayarak, GAP4MSME (Growth and Acceleration Program for Micro, Small and Medium Enterprises) projesiyle 20 milyon TL’lik destek almaya hak kazandı.
Proje hakkında bilgi veren İstanbul Şehir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Direktörü Önder Yılmaz, “GAP4MSME projesi İstanbul Şehir Üniversitesi yürütücülüğünde, Dokuz Eylül Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve İstanbul Sanayi Odası ortaklığında yürütülecek. Proje kapsamında İstanbul, İzmir ve Bursa’da inovasyon kapasite analizi ile farklı seviyelerde belirlenen yararlanıcılara kurulacak 3 makerlab ile birlikte farklı eğitim ve hizmetler verilecek rekabet arttırıcı aksiyon planları oluşturulup, teknoloji ticarileştirme ve inovatif kapasite artırımı hizmetleri sunulacak” dedi.
Üç yıl içinde 450 firmaya ulaşılması planlanıyor
Projenin üç yıl süreceğini anlatan Önder Yılmaz şunları söyledi: “Üç yıllık program kapsamında yaklaşık 450 firmaya pazar araştırması, teknoloji değerlendirme raporu, fuar katılımları, patent yazımı, ulusal ve uluslararası proje yazımı, sertifikasyon, inovasyon eğitimleri, prototipleme, yurtdışı demoday vb. özelleştirilmiş servisler dış uzmanlar ile ücretsiz olarak sunulacak. Ayrıca üç şehirde kurulacak olan nesnelerin interneti–akıllı şehir, otomotiv ve sağlık odaklı prototipleme ve fabrikasyon laboratuvar altyapıları ile teknoloji odaklı ürün geliştirme süreçleri desteklenerek hızlandırılacak. Bu doğrultuda proje süresince yararlanıcı firmaların ulusal ve uluslararası rekabet edebilirliğinin arttırılması ve oluşturulan değerlerin uluslararası görünürlüğünün arttırılması amaçlanıyor.”

> İstanbul Şehir Üniversitesi’ne 20 Milyon TL destek

İstanbul Şehir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla gerçekleştirilen “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında, GAP4MSME projesiyle 20 milyon TL’lik destek almaya hak kazandı. Proje kapsamında 3 yıl içinde yapılacak çalışmalarla 450 firmanın ulusal ve uluslararası rekabet edebilirliğinin arttırılması hedefleniyor.

onder_yilmaz_sehir_uniİstanbul Şehir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (ŞEHİR TTO); Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayarak, GAP4MSME (Growth and Acceleration Program for Micro, Small and Medium Enterprises) projesiyle 20 milyon TL’lik destek almaya hak kazandı.
Proje hakkında bilgi veren İstanbul Şehir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Direktörü Önder Yılmaz, “GAP4MSME projesi İstanbul Şehir Üniversitesi yürütücülüğünde, Dokuz Eylül Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve İstanbul Sanayi Odası ortaklığında yürütülecek. Proje kapsamında İstanbul, İzmir ve Bursa’da inovasyon kapasite analizi ile farklı seviyelerde belirlenen yararlanıcılara kurulacak 3 makerlab ile birlikte farklı eğitim ve hizmetler verilecek rekabet arttırıcı aksiyon planları oluşturulup, teknoloji ticarileştirme ve inovatif kapasite artırımı hizmetleri sunulacak” dedi.
Üç yıl içinde 450 firmaya ulaşılması planlanıyor
Projenin üç yıl süreceğini anlatan Önder Yılmaz şunları söyledi: “Üç yıllık program kapsamında yaklaşık 450 firmaya pazar araştırması, teknoloji değerlendirme raporu, fuar katılımları, patent yazımı, ulusal ve uluslararası proje yazımı, sertifikasyon, inovasyon eğitimleri, prototipleme, yurtdışı demoday vb. özelleştirilmiş servisler dış uzmanlar ile ücretsiz olarak sunulacak. Ayrıca üç şehirde kurulacak olan nesnelerin interneti–akıllı şehir, otomotiv ve sağlık odaklı prototipleme ve fabrikasyon laboratuvar altyapıları ile teknoloji odaklı ürün geliştirme süreçleri desteklenerek hızlandırılacak. Bu doğrultuda proje süresince yararlanıcı firmaların ulusal ve uluslararası rekabet edebilirliğinin arttırılması ve oluşturulan değerlerin uluslararası görünürlüğünün arttırılması amaçlanıyor.”

Son Güncelleme: Çarşamba, 07 Şubat 2018 15:00

Gösterim: 2933

Sürekli yükselen grafiği ile dikkat çeken İstanbul Ayvansaray Üniversitesi, bilim, sanat ve tasarım üçlüsünü inovasyon temelinde yeniden yorumlayarak, diğer vakıf üniversitelerinden farklılaşan bir eğitim veriyor. Üniversitenin sunduğu olanakları ve gelecek planlarını İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Doç. Dr. Tolga Yazıcı ile konuştuk.

tolga_yazici_ayvansarayİstanbul Ayvansaray Üniversitesi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ana kampüsü Ayvansaray’da bulunan üniversitemiz; Merter, Yenibosna ve Altunizade olmak üzere 4 farklı merkezi lokasyonda konumlanmaktadır.
2016 yılında kurulan İstanbul Ayvansaray Üniversitesi, bilim, sanat ve tasarım üçlüsünü bir arada yeniden yorumlayarak inovasyon ve sürekli gelişimi hedefleyen, dönüşüm ve ilerlemeyi hızlandıracak öncü teknolojileri hayata geçirmeye odaklanmış bir şehir içi üniversitesidir.
Akademik alandaki çalışmalarımıza üniversitemizin kuruluşundan önce 2009 senesinde Plato Meslek Yüksekokulu ile başladık. 4 ön lisans programı ile başlayan okulumuz; bugün geldiği noktada 42 ön lisans programıyla Türkiye’nin en büyük meslek yüksekokullarından biri haline gelmiştir.

MESLEK TERCİHLERİ PROJESİ İLE GENÇLERE KARİYER REHBERLİĞİ
Önümüzdeki döneme yönelik plan ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?
Bu dönemin planlarının içerisinde her yıl olduğu gibi üniversitemizi geliştirmek ve ilerletmek mevcut. Açmayı planladığımız lisans bölümleri, öğrencilerle buluşacağımız birçok fuar, üniversitemizin ev sahipliği yapacağı bilimsel kongreler olacak. Her yıl da olduğu gibi bu yıl da bilim, sanat ve tasarımı bir araya getirebileceğimiz projeleri gerçekleştirecek olmanın heyecanı içerisindeyiz.
Geçen dönem başladığımız ve bu dönem içerisinde gelişimine destek olduğumuz bir diğer projemiz ise; Meslek Tercihleri. Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa yürüttüğümüz projemizin temellerini geçen dönem attık. Yıllardır öğrencilerin doğru tercih yapmaları konusunu hep tartıştık ve buna sağlıklı çözüm üretmeye gayret ettik.
“Meslek Tercihleri” projesi ile üniversite tercihi yapacak öğrencilerin kariyer yolculuklarına daha bilinçli bir şekilde başlamalarını sağladık. Tüm öğrenciler proje kapsamında sektör deneyimi olarak profesyonelleri dinleme şansı bulup, bölüm öğrencilerinin de tavsiyeleri ile meslekler hakkında detaylı bilgilere kolayca ulaşabiliyorlar. Şu an portal içerisinde 200’e yakın meslek bulunmakta, her geçen gün ise yeni mesleklerin videolarını ekleyerek öğrencilerimize bu anlamda daha faydalı olmaya çalışıyoruz.

platoTÜM ÖĞRENCİLERE BURS İMKANI
Kampüslerinizde sosyal, kültürel ve sportif imkânları hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz burs olanaklarından bahsedebilir misiniz?
Kulüp aktivitelerinde önceliğimiz öğrencilerimizin eğilim ve istekleri. Öğrencilerimizin talepleri doğrultusunda aktiviteler düzenleniyor, ilgi alanlarına göre de kulüpler kuruluyor. Bizde kendilerini geliştirmeleri için elimizden gelen desteği elbette sağlıyoruz. Kulüpler sayesinde öğrenciler takım çalışmasını öğreniyor, grup olarak karar alma mekanizmalarını geliştiriyor, kişisel gelişimlerinde bulunacak organizasyonlar yapıyorlar.
Üniversitemiz makul bir ücretle, kaliteli eğitim sunmakta ve başarıyı burslarla ödüllendirmektedir. Bu nedenle gerçek anlamda başarılı olup, bursu hak eden tüm öğrencilerimize desteğimiz sonsuz. Üniversitemizde öğrencilerimizin tamamı burslu okuyor. Bu sene de aynı burs imkanlarını öğrencilerimize sağlayacağız ve tamamı burslu kontenjanlar sunacağız.
Öğrencilerimizin eğitim hayatına her durumda devam edebilmeleri için verdiğimiz bursu başarısız oldukları durumlarda kesinlikle ellerinden almıyoruz. Şehit, gazi eş ve çocukları da bizler için ayrı yere sahip. Onlara da sunduğumuz ilave geniş burs imkanları ve ödeme kolaylıkları mevcut.

ULUSLARARASILAŞMADA ÖNEMLİ ADIMLAR ATIYORUZ
Uluslararası anlaşmalara ve değişim programlarına yönelik çalışmalarınızı aktarabilir misiniz?
İstanbul Ayvansaray Üniversitesi eğitimde uluslararasılaşmanın önemine inanan bir üniversitedir. Öğrencilerimizin hayata hazırlandığı bu dönem içerisinde kendilerini geliştirme adına yurtdışı eğitimine sevk ediyoruz.
Uluslararası eğitimi destekliyoruz ve her yıl uluslararası ofis bünyesinde çalışmalarımızı artırıyoruz. Bu kapsamda yurtdışı eğitim etkinlikleri ve fuarlarına katılıyor, yabancı üniversitelerle eğitim işbirliği alanında protokoller gerçekleştiriyoruz.
Üniversitemiz bünyesinde öğrencilerimizi Erasmus+ öğrenme ve staj hareketliliği ile bir ya da iki dönem Avrupa’da eğitim ve staj imkânlarından faydalanmaları için teşvik ediyoruz.

Öğrencilere ne tür önerileriniz olur?
Eğitim başarıya giden yolun, sevilen işi yaparak üretime katkıda bulunmanın ve mutlu vatandaş olmanın anahtarıdır. Bunun için hayal dünyalarını geniş tutmalarını ve hedeflerine ulaşmak için mutlaka çok çalışmalarını ve asla yılmamalarını öneririm.
Ne mutlu bizlere ki, eğitim sayesinde, gençlerimizi; ayakları yere sağlam basan, daha iyiyi ve daha fazlasını öğrenmek için yılmadan çalışan kişilere dönüştürmekte büyük bir payımız var.
Yıllar sonra geriye baktığımızda, mezun öğrencilerimizi, dünyanın dört bir yanında, sevdikleri işi iyi yapıyor olduklarını görmek bizim için en büyük mutluluk kaynağı olacaktır.

KÜNYE
• Kuruluş Tarihi: 2009
• Kurucusu: Doç. Dr. Tolga Yazıcı
• Fakülteler: Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi,
• Yüksekokullar: Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Plato Meslek Yüksekokulu
• Enstitüler: Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü
• Aktif Öğrenci Sayısı: 5061
• Akademik Personel Sayısı: 160
• İletişim Bilgileri: Ayvansaray Cad. Ayvansaray Mah. No:45, 34087, Balat – İstanbul 444 76 96

> Bilim, sanat ve tasarımı buluşturan projeler İstanbul Ayvansaray Üniversitesi’nde

Sürekli yükselen grafiği ile dikkat çeken İstanbul Ayvansaray Üniversitesi, bilim, sanat ve tasarım üçlüsünü inovasyon temelinde yeniden yorumlayarak, diğer vakıf üniversitelerinden farklılaşan bir eğitim veriyor. Üniversitenin sunduğu olanakları ve gelecek planlarını İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Doç. Dr. Tolga Yazıcı ile konuştuk.

tolga_yazici_ayvansarayİstanbul Ayvansaray Üniversitesi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ana kampüsü Ayvansaray’da bulunan üniversitemiz; Merter, Yenibosna ve Altunizade olmak üzere 4 farklı merkezi lokasyonda konumlanmaktadır.
2016 yılında kurulan İstanbul Ayvansaray Üniversitesi, bilim, sanat ve tasarım üçlüsünü bir arada yeniden yorumlayarak inovasyon ve sürekli gelişimi hedefleyen, dönüşüm ve ilerlemeyi hızlandıracak öncü teknolojileri hayata geçirmeye odaklanmış bir şehir içi üniversitesidir.
Akademik alandaki çalışmalarımıza üniversitemizin kuruluşundan önce 2009 senesinde Plato Meslek Yüksekokulu ile başladık. 4 ön lisans programı ile başlayan okulumuz; bugün geldiği noktada 42 ön lisans programıyla Türkiye’nin en büyük meslek yüksekokullarından biri haline gelmiştir.

MESLEK TERCİHLERİ PROJESİ İLE GENÇLERE KARİYER REHBERLİĞİ
Önümüzdeki döneme yönelik plan ve projelerinizden bahsedebilir misiniz?
Bu dönemin planlarının içerisinde her yıl olduğu gibi üniversitemizi geliştirmek ve ilerletmek mevcut. Açmayı planladığımız lisans bölümleri, öğrencilerle buluşacağımız birçok fuar, üniversitemizin ev sahipliği yapacağı bilimsel kongreler olacak. Her yıl da olduğu gibi bu yıl da bilim, sanat ve tasarımı bir araya getirebileceğimiz projeleri gerçekleştirecek olmanın heyecanı içerisindeyiz.
Geçen dönem başladığımız ve bu dönem içerisinde gelişimine destek olduğumuz bir diğer projemiz ise; Meslek Tercihleri. Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa yürüttüğümüz projemizin temellerini geçen dönem attık. Yıllardır öğrencilerin doğru tercih yapmaları konusunu hep tartıştık ve buna sağlıklı çözüm üretmeye gayret ettik.
“Meslek Tercihleri” projesi ile üniversite tercihi yapacak öğrencilerin kariyer yolculuklarına daha bilinçli bir şekilde başlamalarını sağladık. Tüm öğrenciler proje kapsamında sektör deneyimi olarak profesyonelleri dinleme şansı bulup, bölüm öğrencilerinin de tavsiyeleri ile meslekler hakkında detaylı bilgilere kolayca ulaşabiliyorlar. Şu an portal içerisinde 200’e yakın meslek bulunmakta, her geçen gün ise yeni mesleklerin videolarını ekleyerek öğrencilerimize bu anlamda daha faydalı olmaya çalışıyoruz.

platoTÜM ÖĞRENCİLERE BURS İMKANI
Kampüslerinizde sosyal, kültürel ve sportif imkânları hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz burs olanaklarından bahsedebilir misiniz?
Kulüp aktivitelerinde önceliğimiz öğrencilerimizin eğilim ve istekleri. Öğrencilerimizin talepleri doğrultusunda aktiviteler düzenleniyor, ilgi alanlarına göre de kulüpler kuruluyor. Bizde kendilerini geliştirmeleri için elimizden gelen desteği elbette sağlıyoruz. Kulüpler sayesinde öğrenciler takım çalışmasını öğreniyor, grup olarak karar alma mekanizmalarını geliştiriyor, kişisel gelişimlerinde bulunacak organizasyonlar yapıyorlar.
Üniversitemiz makul bir ücretle, kaliteli eğitim sunmakta ve başarıyı burslarla ödüllendirmektedir. Bu nedenle gerçek anlamda başarılı olup, bursu hak eden tüm öğrencilerimize desteğimiz sonsuz. Üniversitemizde öğrencilerimizin tamamı burslu okuyor. Bu sene de aynı burs imkanlarını öğrencilerimize sağlayacağız ve tamamı burslu kontenjanlar sunacağız.
Öğrencilerimizin eğitim hayatına her durumda devam edebilmeleri için verdiğimiz bursu başarısız oldukları durumlarda kesinlikle ellerinden almıyoruz. Şehit, gazi eş ve çocukları da bizler için ayrı yere sahip. Onlara da sunduğumuz ilave geniş burs imkanları ve ödeme kolaylıkları mevcut.

ULUSLARARASILAŞMADA ÖNEMLİ ADIMLAR ATIYORUZ
Uluslararası anlaşmalara ve değişim programlarına yönelik çalışmalarınızı aktarabilir misiniz?
İstanbul Ayvansaray Üniversitesi eğitimde uluslararasılaşmanın önemine inanan bir üniversitedir. Öğrencilerimizin hayata hazırlandığı bu dönem içerisinde kendilerini geliştirme adına yurtdışı eğitimine sevk ediyoruz.
Uluslararası eğitimi destekliyoruz ve her yıl uluslararası ofis bünyesinde çalışmalarımızı artırıyoruz. Bu kapsamda yurtdışı eğitim etkinlikleri ve fuarlarına katılıyor, yabancı üniversitelerle eğitim işbirliği alanında protokoller gerçekleştiriyoruz.
Üniversitemiz bünyesinde öğrencilerimizi Erasmus+ öğrenme ve staj hareketliliği ile bir ya da iki dönem Avrupa’da eğitim ve staj imkânlarından faydalanmaları için teşvik ediyoruz.

Öğrencilere ne tür önerileriniz olur?
Eğitim başarıya giden yolun, sevilen işi yaparak üretime katkıda bulunmanın ve mutlu vatandaş olmanın anahtarıdır. Bunun için hayal dünyalarını geniş tutmalarını ve hedeflerine ulaşmak için mutlaka çok çalışmalarını ve asla yılmamalarını öneririm.
Ne mutlu bizlere ki, eğitim sayesinde, gençlerimizi; ayakları yere sağlam basan, daha iyiyi ve daha fazlasını öğrenmek için yılmadan çalışan kişilere dönüştürmekte büyük bir payımız var.
Yıllar sonra geriye baktığımızda, mezun öğrencilerimizi, dünyanın dört bir yanında, sevdikleri işi iyi yapıyor olduklarını görmek bizim için en büyük mutluluk kaynağı olacaktır.

KÜNYE
• Kuruluş Tarihi: 2009
• Kurucusu: Doç. Dr. Tolga Yazıcı
• Fakülteler: Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi,
• Yüksekokullar: Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Plato Meslek Yüksekokulu
• Enstitüler: Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü
• Aktif Öğrenci Sayısı: 5061
• Akademik Personel Sayısı: 160
• İletişim Bilgileri: Ayvansaray Cad. Ayvansaray Mah. No:45, 34087, Balat – İstanbul 444 76 96

Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Ocak 2018 13:28

Gösterim: 3663


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.