Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Sürücü kurslarına kayıtlarda istenen parmaz izi alındığına dair belge artık kursiyerlerden istenmeyecek.
Sürücü kurslarına kayıtlarda istenen parmaz izi alındığına dair belge artık kursiyerlerden istenmeyecek.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, yönetmelikteki kurslara kaydolacak kişilerden istenen belgeler arasında yer alan "parmak izi alındığına dair belge" ibareleri yürürlükten kaldırıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Sürücü kurslarına kayıtlarda istenen parmaz izi alındığına dair belge artık kursiyerlerden istenmeyecek.
Sürücü kurslarına kayıtlarda istenen parmaz izi alındığına dair belge artık kursiyerlerden istenmeyecek.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, yönetmelikteki kurslara kaydolacak kişilerden istenen belgeler arasında yer alan "parmak izi alındığına dair belge" ibareleri yürürlükten kaldırıldı.
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Haziran 2014 10:32
Gösterim: 1445
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yönetici atama kılavuzuna göre, mevcut yöneticiler, yerlerine görevlendirilen yöneticiler göreve başlayana kadar başkaca herhangi bir işlem yapılmaksızın görevlerine aynı statüde devam edecek.
MEB, Bakanlığa Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda valiliklerce yapılacak yönetici görevlendirmelerine ilişkin kılavuzu yayımladı.
Kılavuza göre, yöneticiler dört yıllığına görevlendirilecek ve aynı eğitim kurumunda sekiz yıldan fazla görev yapamayacak.
Öğrencilerinin tamamı kız olan eğitim kurumlarının müdürleri ile bu kurumlar ve yatılı kız öğrencisi bulunan eğitim kurumlarının müdür yardımcılarından en az biri kadın adaylar arasından görevlendirilecek.
Karma eğitim yapılan ve müdür yardımcısı sayısı üç ve daha fazla olan eğitim kurumlarının müdür yardımcılarından en az biri kadın adaylar arasından görevlendirilecek.
Müdür görevlendirmeleri, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısından önce yapılacak.
Yöneticilik görev süresinin hesaplanması
Dört yıllık görev süresinin hesabında 14 Mart 2014’den önce aynı ve farklı eğitim kurumlarında aynı unvanla geçen görev sürelerinin tamamı dikkate alınacak. Aynı eğitim kurumunda sekiz yıllık görev süresinin hesabında, 14 Mart 2014'den önce aynı eğitim kurumunda aynı unvanla geçen görev sürelerinin toplamı dikkate alınacak.
Dört yıllık veya aynı eğitim kurumunda sekiz yıllık yöneticilik görev süresini 2013-2014 ders yılı içinde olmak üzere 14 Mart 2014'ten sonra dolduranların yöneticilik görevleri, 2014-2015 ders yılının bitimi tarihi itibarıyla sona erdirilecek.
Yöneticilik görevi üzerinden alınanlardan, yargı kararı gereğince yöneticilik görevine döndürülenlerin görev sürelerinin hesabına, yöneticilik görevinden alındıkları tarih ile yeniden yöneticiliğe görevlendirildikleri tarih arasında geçen süreler de dahil edilecek.
İlk defa ve yeniden müdür olarak görevlendirilecekler
Müdürlük görev süresinin uzatılması işlemlerinin tamamlanmasından sonra müdürlüğü boş bulunan eğitim kurumları duyurulacak.
Öğrencilerinin tamamı kız olan eğitim kurumlarının müdürlüğünde görevlendirilmek üzere yalnızca kadın adaylar başvuruda bulunabilecek.
Değerlendirilme sonucunda en yüksek puan alandan başlamak üzere boş eğitim kurumu müdürlüğü sayısının üç katı aday ile son sıradaki adayla aynı puana sahip olan adaylar sözlü sınava alınacak.
Ekim 2011'de yapılan eğitim kurumu müdürlüğü seçme sınavında başarılı olanlardan sınav sonucuna göre müdürlüğe görevlendirilmesi yapılmamış olanlar da müdürlüğe başvuruda bulunabilecek. Bu kapsamda başvuranlar yönetmelikte belirtilen özel şartları taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın ve değerlendirmeye tabi tutulmaksızın değerlendirmeyle gelen adaylarla doğrudan sözlü sınava alınacak.
Sözlü sınavda 70 ve üzerinde puan alanlar, durumlarına uygun eğitim kurumlarında görev almak üzere başvuruda bulunabilecek. Bu kapsamda başvuruda bulunanlara 10 eğitim kurumu tercih etme hakkı verilecek.
Müdürlüğe görevlendirilmek için gerekli şartları taşıyanlar, tercihleri de dikkate alınarak puan üstünlüğüne göre il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile müdür olarak görevlendirilecek.
Mevcut yöneticiler yenileri göreve başlayana kadar devam edecek
Kılavuza göre, mevcut yöneticiler, yerlerine görevlendirilen yöneticiler göreve başlayana kadar başkaca herhangi bir işlem yapılmaksızın görevlerine aynı statüde devam edecek.
Dört yıllık görev süresi dolmayan yöneticilerden norm kadro fazlası konumunda olanların yöneticilikleri, norm kadro fazlası oldukları tarihin içinde bulunduğu ders yılının son günü itibarıyla sona erecek.
Dönüştürülen eğitim kurumlarının dönüştürülmeden önceki yöneticilerinden dört yıllık görev süresini tamamlamayanlar, kalan görev sürelerini dönüştürülen eğitim kurumunda tamamlayabilecek.
Dönüştürülen eğitim kurumuna yönetici olarak görevlendirme şartlarını taşımayanlardan müdürlük görevini yürütenler istemeleri halinde yeniden görevlendirme kapsamında, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı görevini yürütenler ise istemeleri halinde ilk defa görevlendirme kapsamında durumlarına uygun başka eğitim kurumlarında müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunabilecek.
Ayrıca bunlardan, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı görevini yürütenler teklif gelmesi ve istemeleri halinde durumlarına uygun başka eğitim kurumlarında bu unvanlarla görevlendirilebilecek.
Tek müdür tarafından yönetilen birden fazla eğitim kurumlarında en kıdemli ve kıdemi en az olan öğretmen ile öğretmenler kurulunca seçilecek iki öğretmen, eğitim kurumlarının tüm öğretmenleri dikkate alınarak belirlenecek.
Tek müdür tarafından yönetilen birden fazla eğitim kurumlarında birden fazla okul aile birliği ve öğrenci meclisi başkanı bulunması halinde değerlendirme, yalnızca müdür norm kadrosunun verildiği eğitim kurumunun okul aile birliği başkanı ve yardımcısı ile öğrenci meclisi başkanı tarafından yapılacak.
Şube müdürü veya daha üstü kadrolarda görev yapanlardan eğitim kurumu yöneticiliklerinde görevlendirilmek isteyenlerin, başvuru tarihinin son günü itibarıyla eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı kadrolarında görev yapıyor olmaları gerekiyor.
Kılavuzda yapılan açıklamalar, yönetici görevlendirmeleri Bakan tarafından yapılacak yurt içi veya yurt dışında, yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle işbirliği anlaşması çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten eğitim kurumları, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan eğitim kurumları ile Bakan onayıyla doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan eğitim kurumlarının yöneticileri bakımından uygulanmayacak.
Görevlendirme takvimi
En kıdemli ve kıdemi en az olan öğretmen, öğretmenler kurulunca seçilecek iki öğretmen, okul aile birliği başkanı ve başkan yardımcısı ile öğrenci meclisi başkanının belirlenmesi ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine teslim edilmesi 18-30 Haziran'da gerçekleştirlecek.
Değerlendirme işlemleri ile değerlendirme komisyonu ile sözlü sınav komisyonlarının kurulması 14 Temmuz-15 Ağustos'ta yapılacak.
Müdürlük görev süresinin aynı eğitim kurumuna uzatılma duyurusu, başvuruların alınması, müdürlük görev süresinin uzatılması 18-29 Ağustos'ta; müdürlük görev süresinin başka eğitim kurumuna uzatılma duyurusu, başvuruların alınması, müdürlük görev süresinin uzatılması 1-12 Eylül'de; müdürlüğe ilk defa ve yeniden görevlendirme duyurusu, başvuruların alınması, değerlendirme işlemlerinin sonuçlandırılması, duyurulması, sonuçlara itiraz, itirazların değerlendirilmesi ve duyurulması 15 Eylül-03 Ekim'de gerçekleştirilecek.
Sözlü sınav duyurusu ve sözlü sınav 8-31 Ekim'de, sonuçların duyurulması 3-7 Kasım'da olucak. Sınav sonuçlarına itiraz 10-14 Kasım, itirazların değerlendirilmesi ve sonuçlarının duyurulması 17-21 Kasım, müdürlüğe ilk defa ve yeniden görevlendirme 24 Kasım-5 Aralık, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına görevlendirme 8-19 Aralık'ta yapılacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yönetici atama kılavuzuna göre, mevcut yöneticiler, yerlerine görevlendirilen yöneticiler göreve başlayana kadar başkaca herhangi bir işlem yapılmaksızın görevlerine aynı statüde devam edecek.
MEB, Bakanlığa Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda valiliklerce yapılacak yönetici görevlendirmelerine ilişkin kılavuzu yayımladı.
Kılavuza göre, yöneticiler dört yıllığına görevlendirilecek ve aynı eğitim kurumunda sekiz yıldan fazla görev yapamayacak.
Öğrencilerinin tamamı kız olan eğitim kurumlarının müdürleri ile bu kurumlar ve yatılı kız öğrencisi bulunan eğitim kurumlarının müdür yardımcılarından en az biri kadın adaylar arasından görevlendirilecek.
Karma eğitim yapılan ve müdür yardımcısı sayısı üç ve daha fazla olan eğitim kurumlarının müdür yardımcılarından en az biri kadın adaylar arasından görevlendirilecek.
Müdür görevlendirmeleri, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısından önce yapılacak.
Yöneticilik görev süresinin hesaplanması
Dört yıllık görev süresinin hesabında 14 Mart 2014’den önce aynı ve farklı eğitim kurumlarında aynı unvanla geçen görev sürelerinin tamamı dikkate alınacak. Aynı eğitim kurumunda sekiz yıllık görev süresinin hesabında, 14 Mart 2014'den önce aynı eğitim kurumunda aynı unvanla geçen görev sürelerinin toplamı dikkate alınacak.
Dört yıllık veya aynı eğitim kurumunda sekiz yıllık yöneticilik görev süresini 2013-2014 ders yılı içinde olmak üzere 14 Mart 2014'ten sonra dolduranların yöneticilik görevleri, 2014-2015 ders yılının bitimi tarihi itibarıyla sona erdirilecek.
Yöneticilik görevi üzerinden alınanlardan, yargı kararı gereğince yöneticilik görevine döndürülenlerin görev sürelerinin hesabına, yöneticilik görevinden alındıkları tarih ile yeniden yöneticiliğe görevlendirildikleri tarih arasında geçen süreler de dahil edilecek.
İlk defa ve yeniden müdür olarak görevlendirilecekler
Müdürlük görev süresinin uzatılması işlemlerinin tamamlanmasından sonra müdürlüğü boş bulunan eğitim kurumları duyurulacak.
Öğrencilerinin tamamı kız olan eğitim kurumlarının müdürlüğünde görevlendirilmek üzere yalnızca kadın adaylar başvuruda bulunabilecek.
Değerlendirilme sonucunda en yüksek puan alandan başlamak üzere boş eğitim kurumu müdürlüğü sayısının üç katı aday ile son sıradaki adayla aynı puana sahip olan adaylar sözlü sınava alınacak.
Ekim 2011'de yapılan eğitim kurumu müdürlüğü seçme sınavında başarılı olanlardan sınav sonucuna göre müdürlüğe görevlendirilmesi yapılmamış olanlar da müdürlüğe başvuruda bulunabilecek. Bu kapsamda başvuranlar yönetmelikte belirtilen özel şartları taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın ve değerlendirmeye tabi tutulmaksızın değerlendirmeyle gelen adaylarla doğrudan sözlü sınava alınacak.
Sözlü sınavda 70 ve üzerinde puan alanlar, durumlarına uygun eğitim kurumlarında görev almak üzere başvuruda bulunabilecek. Bu kapsamda başvuruda bulunanlara 10 eğitim kurumu tercih etme hakkı verilecek.
Müdürlüğe görevlendirilmek için gerekli şartları taşıyanlar, tercihleri de dikkate alınarak puan üstünlüğüne göre il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile müdür olarak görevlendirilecek.
Mevcut yöneticiler yenileri göreve başlayana kadar devam edecek
Kılavuza göre, mevcut yöneticiler, yerlerine görevlendirilen yöneticiler göreve başlayana kadar başkaca herhangi bir işlem yapılmaksızın görevlerine aynı statüde devam edecek.
Dört yıllık görev süresi dolmayan yöneticilerden norm kadro fazlası konumunda olanların yöneticilikleri, norm kadro fazlası oldukları tarihin içinde bulunduğu ders yılının son günü itibarıyla sona erecek.
Dönüştürülen eğitim kurumlarının dönüştürülmeden önceki yöneticilerinden dört yıllık görev süresini tamamlamayanlar, kalan görev sürelerini dönüştürülen eğitim kurumunda tamamlayabilecek.
Dönüştürülen eğitim kurumuna yönetici olarak görevlendirme şartlarını taşımayanlardan müdürlük görevini yürütenler istemeleri halinde yeniden görevlendirme kapsamında, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı görevini yürütenler ise istemeleri halinde ilk defa görevlendirme kapsamında durumlarına uygun başka eğitim kurumlarında müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunabilecek.
Ayrıca bunlardan, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı görevini yürütenler teklif gelmesi ve istemeleri halinde durumlarına uygun başka eğitim kurumlarında bu unvanlarla görevlendirilebilecek.
Tek müdür tarafından yönetilen birden fazla eğitim kurumlarında en kıdemli ve kıdemi en az olan öğretmen ile öğretmenler kurulunca seçilecek iki öğretmen, eğitim kurumlarının tüm öğretmenleri dikkate alınarak belirlenecek.
Tek müdür tarafından yönetilen birden fazla eğitim kurumlarında birden fazla okul aile birliği ve öğrenci meclisi başkanı bulunması halinde değerlendirme, yalnızca müdür norm kadrosunun verildiği eğitim kurumunun okul aile birliği başkanı ve yardımcısı ile öğrenci meclisi başkanı tarafından yapılacak.
Şube müdürü veya daha üstü kadrolarda görev yapanlardan eğitim kurumu yöneticiliklerinde görevlendirilmek isteyenlerin, başvuru tarihinin son günü itibarıyla eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı kadrolarında görev yapıyor olmaları gerekiyor.
Kılavuzda yapılan açıklamalar, yönetici görevlendirmeleri Bakan tarafından yapılacak yurt içi veya yurt dışında, yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle işbirliği anlaşması çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten eğitim kurumları, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan eğitim kurumları ile Bakan onayıyla doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan eğitim kurumlarının yöneticileri bakımından uygulanmayacak.
Görevlendirme takvimi
En kıdemli ve kıdemi en az olan öğretmen, öğretmenler kurulunca seçilecek iki öğretmen, okul aile birliği başkanı ve başkan yardımcısı ile öğrenci meclisi başkanının belirlenmesi ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine teslim edilmesi 18-30 Haziran'da gerçekleştirlecek.
Değerlendirme işlemleri ile değerlendirme komisyonu ile sözlü sınav komisyonlarının kurulması 14 Temmuz-15 Ağustos'ta yapılacak.
Müdürlük görev süresinin aynı eğitim kurumuna uzatılma duyurusu, başvuruların alınması, müdürlük görev süresinin uzatılması 18-29 Ağustos'ta; müdürlük görev süresinin başka eğitim kurumuna uzatılma duyurusu, başvuruların alınması, müdürlük görev süresinin uzatılması 1-12 Eylül'de; müdürlüğe ilk defa ve yeniden görevlendirme duyurusu, başvuruların alınması, değerlendirme işlemlerinin sonuçlandırılması, duyurulması, sonuçlara itiraz, itirazların değerlendirilmesi ve duyurulması 15 Eylül-03 Ekim'de gerçekleştirilecek.
Sözlü sınav duyurusu ve sözlü sınav 8-31 Ekim'de, sonuçların duyurulması 3-7 Kasım'da olucak. Sınav sonuçlarına itiraz 10-14 Kasım, itirazların değerlendirilmesi ve sonuçlarının duyurulması 17-21 Kasım, müdürlüğe ilk defa ve yeniden görevlendirme 24 Kasım-5 Aralık, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına görevlendirme 8-19 Aralık'ta yapılacak.
Son Güncelleme: Salı, 17 Haziran 2014 17:18
Gösterim: 1957
TÜZDEV'in MEB desteğiyle başlatacağı projeyle, üstün zekalı ya da dahi çocuklara, ailelerine ve öğretmenlerine Türkiye genelinde eğitimler başlatılacak
Türkiye Üstün Zekalı ve Dahi Çocuklar Eğitim Vakfının (TÜZDEV) Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) desteğiyle başlatacağı projeyle, üstün zekalı ya da dahi çocuklara, ailelerine ve öğretmenlerine Türkiye genelinde eğitimler başlatılacak.
İstanbul, Ankara, Kayseri, Denizli, Gaziantep, Konya, Eskişehir ve Adana'da pilot uygulanacak projeyle üstün zekalı çocuğu olduğunu düşünen aileler, TÜZDEV'e giderek zeka testi yaptıracak, arkasından bu çocuklara akademik desteğin yanında liderlik, sosyal ve duygusal zeka gibi konularda da eğitimler verilecek.
Zeka testleri beş yaş üstündeki çocuklara yapılacak, TÜZDEV merkezlerinde eğitimlere alınan çocukların daha sonra MEB'e bağlı Bilim ve Sanat Merkezlerine devam etmesi sağlanacak.
TÜZDEV Genel Başkanı Kemal Tekden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üstün zekalı çocukların bütün toplumların önünü açabilecek büyük bir güç olduğunu, vakıf olarak uzun yıllardır bu konuda çalışmalar yürüttüklerini anlattı.
MEB yetkililerinin vakfın üstün zekalı çocukların eğitimi konusunda yürüttüğü çalışmaları destekleme kararı aldığını bildiren Tekden, "MEB ile Vakıf arasında imzalanma aşamasında olan protokolümüz iki hafta içerisinde hayata geçirilecek" dedi.
Velilere TÜZDEV çağrısı
MEB'le ortak yürütecekleri işbirliği kapsamında öncelikle İstanbul, Ankara, Kayseri, Denizli, Gaziantep, Konya, Eskişehir ve Adana'da pilot bir çalışma yürüteceklerini anlatan Tekden, bu illerde kendilerine ulaşan üstün zekalı çocukların zeka testleri yoluyla tespitlerini yapacaklarını bildirdi. Tekden, "Üstün zekalı olduğu ortaya çıkarılan çocukların hangi zekaya sahip olduklarını ve zekalarının derecesini de tespit edeceğiz. Ardından bu öğrencilerin öğretmenlerini ve ailelerini üstün zekalı bir çocuğa karşı nasıl tutum geliştirecekleri konusunda eğitime alacağız" bilgilerini verdi.
Tekden, eğitimlerde üniversite öğretim üyelerinden, bilim insanlarından, sanatçılardan ve psikologlardan destek alacaklarını bildirdi.
Üstün yetenekli çocuklarda okul öncesi eğitimin de büyük önem taşıdığına işaret eden Tekden, şöyle konuştu:
"Aileler, 5 yaşından itibaren üstün zekalı olduğunu düşündüğü çocukları için TÜZDEV'le irtibat kursunlar. Ama müfredat gelişimi daha çok ilkokul çağında oluyor. MEB'e bağlı üstün yetenekli çocuklara takviye derslerinin verildiği Bilim Sanat Merkezleri var. Ancak bunların sayısı çok yetersiz. Bu merkezler, Türkiye genelinde yaklaşık 8-10 bin öğrenciye hizmet veriyor. Ancak Türkiye'de 500 bin dolayında üstün zekalı çocuk, 2 bin dolayında da deha düzeyinde çocuk olduğu tahmin ediliyor. Bu çocuklar, ileride ülkenin önünü açabilecek Nobel Ödülü alabilecek alt yapıya sahip, idrak kabiliyetleri yüksek çocuklar."
Tekden, 8 farklı zeka olduğunu, uyum, empati, algı, yardımseverlik gibi yönleri bulunan duygusal zekanın ise bütün başarılar için olmazsa olmaz olduğunu söyledi.
MEB ve TÜZDEV'den ortak proje
Kemal Tekden, TÜZDEV'le MEB'in gerçekleştireceği ortak protokolün ardından üstün zekalı olduğu kabul edilen öğrencilerin, TÜZDEV merkezlerinde ders dışı zamanlarda ve hafta sonları takviye eğitim alacağını bildirdi.
Liderlik, strateji geliştirme, düşünebilme, proje yapabilme, hayal kurabilme, sanat başlıklarında sağ ve sol beyni birlikte çalıştıracak eğitimlerin yanında akademik desteğin de verileceğini anlatan Tekden, bu eğitimlerin çocuğun ileri olduğu zekaya göre ayrıştırılacağını söyledi.
Mevcut eğitim sisteminin sınav odaklı çalıştığını, oysa üstün zekalı çocukların her olaya farklı bakabilme özelliğinin bulunduğunu dile getiren Tekden, "Herkes aynı bakar ama bunlar farklı bakan orijinal tipler. Onları bu orijinaliteye uygun yetiştirmek önemli" dedi.
"Üstün zeka üstün kişilik anlamına gelmez"
Kemal Tekden, üstün zekalı çocuğa sahip ailelere bazı tavsiyelerde de bulundu. Üstün zekalı çocuğa üstün bir kişilik olarak yaklaşmanın büyük sakıncaları olduğunu belirten Tekden, şöyle konuştu:
"Bize göre bütün çocuklar zekidir. Çocuklara baştan üstün zekalı diye yaklaşmak yanlış. Onun üstün bir kişilik olduğunu sadece zekayla vurgulamak yanlış. Bu, çocukları narsist, kendini beğenmiş ve egoist bir hale getiriyor. Kendilerini toplumun üstünde gören bireyler olmamaları için duyarlı davranmak gerekiyor. Ama bu çocukların bilgi açlıklarına sabırla karşılık vermek lazım. Amerikan toplumlarında, narsist, toplumdan kopuk, bencil, kurallarını kendi koyma eğiliminde olan çocukların büyük bir endişe kaynağı olduğu biliniyor. Aileler, üstün zekalı çocuklarının her sorunlarıyla ilgilenmeli, yaptıkları komik bile olsa bunlara takdirle yaklaşmalı. Aksi takdirde çocuğun öz güvenini yok eden bir noktaya gelinebiliyor. TÜZDEV, 'yerüstü hazinemiz' olan üstün zekalılara doğru eğitimi verme konusunda Bakanlığın çalışmalarını destekleyecek. Bakanlıkla protokolümüzün kısa sürede imzalanmasını bekliyoruz. Daha sonra aileleri merkezlerimize bekliyor olacağız."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
TÜZDEV'in MEB desteğiyle başlatacağı projeyle, üstün zekalı ya da dahi çocuklara, ailelerine ve öğretmenlerine Türkiye genelinde eğitimler başlatılacak
Türkiye Üstün Zekalı ve Dahi Çocuklar Eğitim Vakfının (TÜZDEV) Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) desteğiyle başlatacağı projeyle, üstün zekalı ya da dahi çocuklara, ailelerine ve öğretmenlerine Türkiye genelinde eğitimler başlatılacak.
İstanbul, Ankara, Kayseri, Denizli, Gaziantep, Konya, Eskişehir ve Adana'da pilot uygulanacak projeyle üstün zekalı çocuğu olduğunu düşünen aileler, TÜZDEV'e giderek zeka testi yaptıracak, arkasından bu çocuklara akademik desteğin yanında liderlik, sosyal ve duygusal zeka gibi konularda da eğitimler verilecek.
Zeka testleri beş yaş üstündeki çocuklara yapılacak, TÜZDEV merkezlerinde eğitimlere alınan çocukların daha sonra MEB'e bağlı Bilim ve Sanat Merkezlerine devam etmesi sağlanacak.
TÜZDEV Genel Başkanı Kemal Tekden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üstün zekalı çocukların bütün toplumların önünü açabilecek büyük bir güç olduğunu, vakıf olarak uzun yıllardır bu konuda çalışmalar yürüttüklerini anlattı.
MEB yetkililerinin vakfın üstün zekalı çocukların eğitimi konusunda yürüttüğü çalışmaları destekleme kararı aldığını bildiren Tekden, "MEB ile Vakıf arasında imzalanma aşamasında olan protokolümüz iki hafta içerisinde hayata geçirilecek" dedi.
Velilere TÜZDEV çağrısı
MEB'le ortak yürütecekleri işbirliği kapsamında öncelikle İstanbul, Ankara, Kayseri, Denizli, Gaziantep, Konya, Eskişehir ve Adana'da pilot bir çalışma yürüteceklerini anlatan Tekden, bu illerde kendilerine ulaşan üstün zekalı çocukların zeka testleri yoluyla tespitlerini yapacaklarını bildirdi. Tekden, "Üstün zekalı olduğu ortaya çıkarılan çocukların hangi zekaya sahip olduklarını ve zekalarının derecesini de tespit edeceğiz. Ardından bu öğrencilerin öğretmenlerini ve ailelerini üstün zekalı bir çocuğa karşı nasıl tutum geliştirecekleri konusunda eğitime alacağız" bilgilerini verdi.
Tekden, eğitimlerde üniversite öğretim üyelerinden, bilim insanlarından, sanatçılardan ve psikologlardan destek alacaklarını bildirdi.
Üstün yetenekli çocuklarda okul öncesi eğitimin de büyük önem taşıdığına işaret eden Tekden, şöyle konuştu:
"Aileler, 5 yaşından itibaren üstün zekalı olduğunu düşündüğü çocukları için TÜZDEV'le irtibat kursunlar. Ama müfredat gelişimi daha çok ilkokul çağında oluyor. MEB'e bağlı üstün yetenekli çocuklara takviye derslerinin verildiği Bilim Sanat Merkezleri var. Ancak bunların sayısı çok yetersiz. Bu merkezler, Türkiye genelinde yaklaşık 8-10 bin öğrenciye hizmet veriyor. Ancak Türkiye'de 500 bin dolayında üstün zekalı çocuk, 2 bin dolayında da deha düzeyinde çocuk olduğu tahmin ediliyor. Bu çocuklar, ileride ülkenin önünü açabilecek Nobel Ödülü alabilecek alt yapıya sahip, idrak kabiliyetleri yüksek çocuklar."
Tekden, 8 farklı zeka olduğunu, uyum, empati, algı, yardımseverlik gibi yönleri bulunan duygusal zekanın ise bütün başarılar için olmazsa olmaz olduğunu söyledi.
MEB ve TÜZDEV'den ortak proje
Kemal Tekden, TÜZDEV'le MEB'in gerçekleştireceği ortak protokolün ardından üstün zekalı olduğu kabul edilen öğrencilerin, TÜZDEV merkezlerinde ders dışı zamanlarda ve hafta sonları takviye eğitim alacağını bildirdi.
Liderlik, strateji geliştirme, düşünebilme, proje yapabilme, hayal kurabilme, sanat başlıklarında sağ ve sol beyni birlikte çalıştıracak eğitimlerin yanında akademik desteğin de verileceğini anlatan Tekden, bu eğitimlerin çocuğun ileri olduğu zekaya göre ayrıştırılacağını söyledi.
Mevcut eğitim sisteminin sınav odaklı çalıştığını, oysa üstün zekalı çocukların her olaya farklı bakabilme özelliğinin bulunduğunu dile getiren Tekden, "Herkes aynı bakar ama bunlar farklı bakan orijinal tipler. Onları bu orijinaliteye uygun yetiştirmek önemli" dedi.
"Üstün zeka üstün kişilik anlamına gelmez"
Kemal Tekden, üstün zekalı çocuğa sahip ailelere bazı tavsiyelerde de bulundu. Üstün zekalı çocuğa üstün bir kişilik olarak yaklaşmanın büyük sakıncaları olduğunu belirten Tekden, şöyle konuştu:
"Bize göre bütün çocuklar zekidir. Çocuklara baştan üstün zekalı diye yaklaşmak yanlış. Onun üstün bir kişilik olduğunu sadece zekayla vurgulamak yanlış. Bu, çocukları narsist, kendini beğenmiş ve egoist bir hale getiriyor. Kendilerini toplumun üstünde gören bireyler olmamaları için duyarlı davranmak gerekiyor. Ama bu çocukların bilgi açlıklarına sabırla karşılık vermek lazım. Amerikan toplumlarında, narsist, toplumdan kopuk, bencil, kurallarını kendi koyma eğiliminde olan çocukların büyük bir endişe kaynağı olduğu biliniyor. Aileler, üstün zekalı çocuklarının her sorunlarıyla ilgilenmeli, yaptıkları komik bile olsa bunlara takdirle yaklaşmalı. Aksi takdirde çocuğun öz güvenini yok eden bir noktaya gelinebiliyor. TÜZDEV, 'yerüstü hazinemiz' olan üstün zekalılara doğru eğitimi verme konusunda Bakanlığın çalışmalarını destekleyecek. Bakanlıkla protokolümüzün kısa sürede imzalanmasını bekliyoruz. Daha sonra aileleri merkezlerimize bekliyor olacağız."
Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Haziran 2014 13:29
Gösterim: 5636
YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Mehmet Şişman, pedagojik formasyon yerleştirmeleriyle ilgili açıklama yaptı. 40 bin mezun adaydan tercih yapanların bu hafta içinde yerleştirileceği belirtildi.
Pedagojik formasyon tercih sonuçları açıklanıyor...Pedagojik formasyon yerleştirme sonuçlarının açıklanmasını bekleyen adaylara iyi haber! YÖK Yürütme Üyesi Şişman, dün gece sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, ÖSYM’nin 40 bin mezun adaydan tercih yapanları bu hafta içinde yerleştireceğini, 2013-2014 bahar döneminde son sınıf ya da mezun durumunda olanlarla ilgili de bu hafta sonu bir açıklama yapılacağını belirtti.
Pedagojik formasyon yerleştirme tercihleri 28 Mayıs-3 Haziran 2014 tarihleri arasında ÖSYM tarafından alınmıştı. Adaylar merakla formasyon yerleştirme tercih sonuçlarının açıklanmasını bekliyor.
Şişman Twitter'dan şu açıklamayı yaptı;

Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Mehmet Şişman, pedagojik formasyon yerleştirmeleriyle ilgili açıklama yaptı. 40 bin mezun adaydan tercih yapanların bu hafta içinde yerleştirileceği belirtildi.
Pedagojik formasyon tercih sonuçları açıklanıyor...Pedagojik formasyon yerleştirme sonuçlarının açıklanmasını bekleyen adaylara iyi haber! YÖK Yürütme Üyesi Şişman, dün gece sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, ÖSYM’nin 40 bin mezun adaydan tercih yapanları bu hafta içinde yerleştireceğini, 2013-2014 bahar döneminde son sınıf ya da mezun durumunda olanlarla ilgili de bu hafta sonu bir açıklama yapılacağını belirtti.
Pedagojik formasyon yerleştirme tercihleri 28 Mayıs-3 Haziran 2014 tarihleri arasında ÖSYM tarafından alınmıştı. Adaylar merakla formasyon yerleştirme tercih sonuçlarının açıklanmasını bekliyor.
Şişman Twitter'dan şu açıklamayı yaptı;

Son Güncelleme: Salı, 17 Haziran 2014 10:16
Gösterim: 2159
Türkiye’de son 10 yılda eğitimde neler yaşandı? Eğitimin duayenleri eğitimde Türkiye’nin son 10 yılını değerlendirdi. İşte özel okul CEO’larından eğitim yazarlarına Türkiye’de eğitimin son 10 yılı;
Yenilikçi Öğrenme ve Öğretme Merkezi Kurucusu Kayhan Karlı
Hep aynı iktidar olmasına rağmen tam dört Milli Eğitim Bakanı gördük. Neredeyse her yeni gelen bakanla birlikte yeni kadrolar ve yeni uygulamalar geldi…
Prof. Dr. İrfan Erdoğan
Eğitim sistemimizin son on yılı için değerlendirme yapmak benim için hassas bir durum. Çünkü bu dönemin iki yıllık kısmında sorumluluklar aldım, inisiyatifler kullandım. Yaptıklarım ve yapamadıklarım oldu.
ÖZ-DE-BİR Özel Dershaneler ve Özel Öğretim Kurumları Birliği Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı Faruk KÖPRÜLÜ
Eğitimin son 10 yılına bakıldığında niceliksel gelişmeler bir yana niteliksel gelişme açısından fazla bir şey değişmediği; buna karşın -diğer alanlarda da olduğu gibi- siyasal iktidarın eğitimi, belirlemeye çalıştığı kendi ideolojik çizgisinde biçimlendirmek için olağanüstü bir çaba gösterdiği; buna karşı olan her engelin etkisizleştirilmesi için bütün imkânların seferber edildiği söylenebilir.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği
Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan
Geçen on yıllık sürecin ilk beş yılına bakıldığında, okullaşma oranlarının artırılması, kız öğrencilerin okula gitmesinin sağlanması, okul terk sayılarının azaltılması, okulların fiziki yapılarının geliştirilmesi, özellikle bilişim ve iletişim teknolojilerinden daha fazla yararlanılması anlamında ciddi yapısal iyileştirilmeler sağlanmıştır.
Biltest Okulları CEO’su Faruk Tatar
Dönüşüm sürecinin başlaması ile beraber çoğu dershane özel okulculuğa geçiş yapmaya başladı. Dünyanın diğer ülkelerinde bu aşamalar çoktan tamamlandı. Ancak Türkiye’de maalesef son on yıl içerisinde fazla bir ilerleme kaydedilemedi.
Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan
Türkiye’de eğitimin kalitesi, son 10 yılda rekabet eden vakıf üniversitelerinin sayısının artmasıyla daha da güçlendi. Devlet üniversiteleri de bu rekabet ortamında kendilerini geliştirme ihtiyacı hissederek yeni atılımlar gerçekleştirdi. Bu da ülkemizdeki eğitim düzeyini üst sıralara çıkardı.
Selçuk PEHLİVANOĞLU
TED Genel Başkanı
Eğitim sistemimizin tüm önceki on yıllarda olduğu gibi son on yılda da en temel özelliği iyi niyetle kaleme alınan yol haritaları, projeler ya da programların uygulamada yerini bulmaması, değişim yapılırken uygulanabilir olana değil, ideal olana yönelme eğiliminin olmasıdır.
Hami Koç – İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü
Kimi cümleler vardır, çok söylendiği için anlamını kaybeder, klişe olarak tabir edilmeye başlar. Taşıdığı anlamı boğarak farklı bir karaktere bürünür. Başına klişe sıfatını aldığı için de kimse tarafından umursanmaz. Umursanmadıkça daha çok söylenir, daha çok söylendikçe anlamını iyice yitirir.
Talip Emiroğlu
Avrupa Meslek Yüksekokulu
Mütevelli Heyet Başkanı
Geriye dönüp geçirdiğimiz on yıla baktığımızda, eğitim adına çok iyi çalışmaların yapıldığını söyleyebilirim. Elbette bu uzun süreçte eleştirdiğimiz uygulamalar da oldu. Hatta kabul etmediklerimiz de olmuştur. Ama genel olarak bakıldığında doğrular çok daha fazladır. Daha önceki dönemlerle kıyaslandığında tereddütsüz başarılı ve verimli bir dönem geçirdiğimizi rahatlıkla söylerim.
Mehmet Güneş
Terakki Vakfı Okulları
Genel Müdürü
Son on yılda dünyada ve Türkiye’de meydana gelen hızlı sosyo-ekonomik ve teknolojik değişimler ve bu değişimlerin sonucunda küresel aktör olma arzusu, milli eğitim alanında pek çok değişikliği hızlı bir biçimde uygulamaya koyma girişimlerine tanık olmamıza neden olmuştur. Gerçekten çok hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşanmıştır ve hala yaşanmaya devam edilmektedir.
Pedagog Dr. Ali AKDOĞAN
Özel Taş İlköğretim Okulu Müdürü
Türkiye’nin kuruluş yıllarındaki eğitimin politikalarına bakmadan, o yıllarda eğitimin ele alınışını irdelemeden son on yılın eğitimini anlamak güçtür. Cumhuriyetin ilk yıllarını içeren eğitim dönemi, bizzat Atatürk'ün liderliği ekseninde ele alındığında bağımsız ve özgün bir dönemdir. Ancak bu dönem eski ile yeni; İmparatorluk ile ulus devlet arasında modern devlete geçit veren, viz¬yon ve gelecek üreten de bir dönemdir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye’de son 10 yılda eğitimde neler yaşandı? Eğitimin duayenleri eğitimde Türkiye’nin son 10 yılını değerlendirdi. İşte özel okul CEO’larından eğitim yazarlarına Türkiye’de eğitimin son 10 yılı;
Yenilikçi Öğrenme ve Öğretme Merkezi Kurucusu Kayhan Karlı
Hep aynı iktidar olmasına rağmen tam dört Milli Eğitim Bakanı gördük. Neredeyse her yeni gelen bakanla birlikte yeni kadrolar ve yeni uygulamalar geldi…
Prof. Dr. İrfan Erdoğan
Eğitim sistemimizin son on yılı için değerlendirme yapmak benim için hassas bir durum. Çünkü bu dönemin iki yıllık kısmında sorumluluklar aldım, inisiyatifler kullandım. Yaptıklarım ve yapamadıklarım oldu.
ÖZ-DE-BİR Özel Dershaneler ve Özel Öğretim Kurumları Birliği Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı Faruk KÖPRÜLÜ
Eğitimin son 10 yılına bakıldığında niceliksel gelişmeler bir yana niteliksel gelişme açısından fazla bir şey değişmediği; buna karşın -diğer alanlarda da olduğu gibi- siyasal iktidarın eğitimi, belirlemeye çalıştığı kendi ideolojik çizgisinde biçimlendirmek için olağanüstü bir çaba gösterdiği; buna karşı olan her engelin etkisizleştirilmesi için bütün imkânların seferber edildiği söylenebilir.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği
Yönetim Kurulu Eş Başkanı Cem Gülan
Geçen on yıllık sürecin ilk beş yılına bakıldığında, okullaşma oranlarının artırılması, kız öğrencilerin okula gitmesinin sağlanması, okul terk sayılarının azaltılması, okulların fiziki yapılarının geliştirilmesi, özellikle bilişim ve iletişim teknolojilerinden daha fazla yararlanılması anlamında ciddi yapısal iyileştirilmeler sağlanmıştır.
Biltest Okulları CEO’su Faruk Tatar
Dönüşüm sürecinin başlaması ile beraber çoğu dershane özel okulculuğa geçiş yapmaya başladı. Dünyanın diğer ülkelerinde bu aşamalar çoktan tamamlandı. Ancak Türkiye’de maalesef son on yıl içerisinde fazla bir ilerleme kaydedilemedi.
Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan
Türkiye’de eğitimin kalitesi, son 10 yılda rekabet eden vakıf üniversitelerinin sayısının artmasıyla daha da güçlendi. Devlet üniversiteleri de bu rekabet ortamında kendilerini geliştirme ihtiyacı hissederek yeni atılımlar gerçekleştirdi. Bu da ülkemizdeki eğitim düzeyini üst sıralara çıkardı.
Selçuk PEHLİVANOĞLU
TED Genel Başkanı
Eğitim sistemimizin tüm önceki on yıllarda olduğu gibi son on yılda da en temel özelliği iyi niyetle kaleme alınan yol haritaları, projeler ya da programların uygulamada yerini bulmaması, değişim yapılırken uygulanabilir olana değil, ideal olana yönelme eğiliminin olmasıdır.
Hami Koç – İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü
Kimi cümleler vardır, çok söylendiği için anlamını kaybeder, klişe olarak tabir edilmeye başlar. Taşıdığı anlamı boğarak farklı bir karaktere bürünür. Başına klişe sıfatını aldığı için de kimse tarafından umursanmaz. Umursanmadıkça daha çok söylenir, daha çok söylendikçe anlamını iyice yitirir.
Talip Emiroğlu
Avrupa Meslek Yüksekokulu
Mütevelli Heyet Başkanı
Geriye dönüp geçirdiğimiz on yıla baktığımızda, eğitim adına çok iyi çalışmaların yapıldığını söyleyebilirim. Elbette bu uzun süreçte eleştirdiğimiz uygulamalar da oldu. Hatta kabul etmediklerimiz de olmuştur. Ama genel olarak bakıldığında doğrular çok daha fazladır. Daha önceki dönemlerle kıyaslandığında tereddütsüz başarılı ve verimli bir dönem geçirdiğimizi rahatlıkla söylerim.
Mehmet Güneş
Terakki Vakfı Okulları
Genel Müdürü
Son on yılda dünyada ve Türkiye’de meydana gelen hızlı sosyo-ekonomik ve teknolojik değişimler ve bu değişimlerin sonucunda küresel aktör olma arzusu, milli eğitim alanında pek çok değişikliği hızlı bir biçimde uygulamaya koyma girişimlerine tanık olmamıza neden olmuştur. Gerçekten çok hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşanmıştır ve hala yaşanmaya devam edilmektedir.
Pedagog Dr. Ali AKDOĞAN
Özel Taş İlköğretim Okulu Müdürü
Türkiye’nin kuruluş yıllarındaki eğitimin politikalarına bakmadan, o yıllarda eğitimin ele alınışını irdelemeden son on yılın eğitimini anlamak güçtür. Cumhuriyetin ilk yıllarını içeren eğitim dönemi, bizzat Atatürk'ün liderliği ekseninde ele alındığında bağımsız ve özgün bir dönemdir. Ancak bu dönem eski ile yeni; İmparatorluk ile ulus devlet arasında modern devlete geçit veren, viz¬yon ve gelecek üreten de bir dönemdir.
Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Haziran 2014 12:25
Gösterim: 2908

