Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Nobel Kimya Ödülü sahibi Aziz Sancar'ın desteğiyle Türkiye'nin 7 ilinden, ilköğretim 6. sınıf 700 kız öğrencinin dahil olacağı eğitim projesinin Mersin etabı başladı.

 

stem_proje_kampİlköğretim 6. sınıf kız öğenciler için küresel eğitim, bilim ve kültür alışverişi konularında farkındalık sağlamak amacıyla başlatılan "Prof. Aziz Sancar Girls In STEM (GIS) Projesi"nin Mersin etabı, düzenlenen panelle başladı. Mersin Üniversitesinde (MEÜ) Uğur Oral konferans salonunda gerçekleştirilen panele, proje yöneticisi Gökhan Çoşkun, TÜGİAD Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Ali Yücelen, Mersin Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Sinan Özgelen ve Yrd. Doç. Dr. Nazik Göktaş, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'ndan (MTSO) Yasemin Taş ve öğretmen İlknur Kavacık, katıldı. Coşkun, panelde yaptığı konuşmada, "Kız Çocukları için STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) Kampları" adıyla 7 ilden 700 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilecek projede, kız çocuklarının fen ve matematiksel yeteneklerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Projedeki asıl amacın 6. sınıfa giden kız çocuklarının küresel eğitim, bilim, mühendislik ve matematik eğitimlerinde farkındalık yaratmak ve öğrencilerde merak duygusunu geliştirmek olduğunu vurgulayan Coşkun, "Kız çocuklarını erken yaşta bilim ve teknoloji alanlarıyla tanıştırma amacı da taşıyor. Öğrencilere uluslararası eğitim sistemine uygun bir alt yapı oluşturmayı amaçlıyoruz." dedi. Coşkun, projede yurt dışında başarılı olmuş bilim insanların rol model olarak alındığını ve bu çerçevede çalışmaların gerçekleştirildiğini belirtti. 

"Aziz Sancar isminin biz de önemli olan bir noktası var" 
Nobel Ödülü alan Aziz Sancar'ın projedeki önemini vurgulayan Coşkun, şöyle devam etti: "Projeye Aziz Sancar adını verdik. Onun ortaya koyduğu fikirler, çalışmalar ışığında genç nesile miras olabilecek bir eğitim projesi haline getirdik. Aziz Sancar isminin biz de önemli olan bir noktası var. Aziz Sancar'ın bilim dalında Nobel Ödülü'nü alan ilk Türk olmasının ötesinde bu coğrafyadan yaklaşık 500 yıla yakın zamandır çıkmayan bilimsel alt yapının çıkmış olması sebebiyle tarihsel bir kırılma noktası yönünde önem taşıyor. Dolayısıyla Nobel almadan önce çok önemli bilim çalışmaları yanı sıra Nobel ile birlikte taçlandırdığı bu başarı sadece ülkemizin değil, bütündeki coğrafyanın bizce bilim tarihi açısından bir kırılma noktası. Gurur yaşatabileceğimize inandığımız en önemli unsur Aziz Sancar'ın yaptıklarını çocuklara aktarabilmek, merak ve moral kat sayısıyla birlikte rol model oluşturmak. Bu yüzden projeye 'Aziz Sancar Kız Çocukları için STEM Programı' adını verdik."


> Kız çocukları için STEM Kampları başladı

Nobel Kimya Ödülü sahibi Aziz Sancar'ın desteğiyle Türkiye'nin 7 ilinden, ilköğretim 6. sınıf 700 kız öğrencinin dahil olacağı eğitim projesinin Mersin etabı başladı.

 

stem_proje_kampİlköğretim 6. sınıf kız öğenciler için küresel eğitim, bilim ve kültür alışverişi konularında farkındalık sağlamak amacıyla başlatılan "Prof. Aziz Sancar Girls In STEM (GIS) Projesi"nin Mersin etabı, düzenlenen panelle başladı. Mersin Üniversitesinde (MEÜ) Uğur Oral konferans salonunda gerçekleştirilen panele, proje yöneticisi Gökhan Çoşkun, TÜGİAD Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Ali Yücelen, Mersin Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Sinan Özgelen ve Yrd. Doç. Dr. Nazik Göktaş, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'ndan (MTSO) Yasemin Taş ve öğretmen İlknur Kavacık, katıldı. Coşkun, panelde yaptığı konuşmada, "Kız Çocukları için STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) Kampları" adıyla 7 ilden 700 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilecek projede, kız çocuklarının fen ve matematiksel yeteneklerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Projedeki asıl amacın 6. sınıfa giden kız çocuklarının küresel eğitim, bilim, mühendislik ve matematik eğitimlerinde farkındalık yaratmak ve öğrencilerde merak duygusunu geliştirmek olduğunu vurgulayan Coşkun, "Kız çocuklarını erken yaşta bilim ve teknoloji alanlarıyla tanıştırma amacı da taşıyor. Öğrencilere uluslararası eğitim sistemine uygun bir alt yapı oluşturmayı amaçlıyoruz." dedi. Coşkun, projede yurt dışında başarılı olmuş bilim insanların rol model olarak alındığını ve bu çerçevede çalışmaların gerçekleştirildiğini belirtti. 

"Aziz Sancar isminin biz de önemli olan bir noktası var" 
Nobel Ödülü alan Aziz Sancar'ın projedeki önemini vurgulayan Coşkun, şöyle devam etti: "Projeye Aziz Sancar adını verdik. Onun ortaya koyduğu fikirler, çalışmalar ışığında genç nesile miras olabilecek bir eğitim projesi haline getirdik. Aziz Sancar isminin biz de önemli olan bir noktası var. Aziz Sancar'ın bilim dalında Nobel Ödülü'nü alan ilk Türk olmasının ötesinde bu coğrafyadan yaklaşık 500 yıla yakın zamandır çıkmayan bilimsel alt yapının çıkmış olması sebebiyle tarihsel bir kırılma noktası yönünde önem taşıyor. Dolayısıyla Nobel almadan önce çok önemli bilim çalışmaları yanı sıra Nobel ile birlikte taçlandırdığı bu başarı sadece ülkemizin değil, bütündeki coğrafyanın bizce bilim tarihi açısından bir kırılma noktası. Gurur yaşatabileceğimize inandığımız en önemli unsur Aziz Sancar'ın yaptıklarını çocuklara aktarabilmek, merak ve moral kat sayısıyla birlikte rol model oluşturmak. Bu yüzden projeye 'Aziz Sancar Kız Çocukları için STEM Programı' adını verdik."


Son Güncelleme: Cumartesi, 16 Nisan 2016 11:45

Gösterim: 2323

Eskişehir'de yaşayan Zeynep Burcu Tekin, İngilizce dersi verdiği kişilerden para yerine sokak hayvanları için yiyecek alıyor.

 

zeynep_burcu_tekinEskişehir'de özel bir şirkette çalışan 28 yaşındaki Zeynep Burcu Tekin, sokak hayvanlarına yardım etmek için mama karşılığında özel ders veriyor. Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olduğunu ve üniversite yıllarından beri hayvan hakları konusunda çeşitli kuruluşlarda görev yaptığını söyledi. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (OSB) bir şirkette 6 yıldır çalıştığını belirten Tekin, OSB'de çok sayıda sokak hayvanı bulunduğunu ve onlar için bir şeyler yapmak istediğini anlattı.

"Sokak hayvanları için ne yapabilirim?"
Tekin, "Sokak hayvanları için ne yapabilirim?" diye düşünürken aklına farklı bir fikir geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "İngilizceyi çok iyi konuştuğum için özel ders vermeyi ancak karşılında da para yerine sokak hayvanları için yiyecek almayı planladım. Bunu da sosyal medya üzerinden paylaştım. Arkadaşlarım da bu paylaşımımı kendi sosyal medya hesaplarından paylaştılar. Kısa sürede duyuldu ve şimdi derslere başladım. Her yaşa her seviyeye İngilizce dersi veriyorum. Onun karşılığında da sokak hayvanları için mama alıyorum. Her şey sokak hayvanlarındaki canlar için. Buradaki amacım sokak hayvanları için bir farkındalık ve bilinç oluşturmak."


> Mama karşılığında İngilizce dersi veriyor

Eskişehir'de yaşayan Zeynep Burcu Tekin, İngilizce dersi verdiği kişilerden para yerine sokak hayvanları için yiyecek alıyor.

 

zeynep_burcu_tekinEskişehir'de özel bir şirkette çalışan 28 yaşındaki Zeynep Burcu Tekin, sokak hayvanlarına yardım etmek için mama karşılığında özel ders veriyor. Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olduğunu ve üniversite yıllarından beri hayvan hakları konusunda çeşitli kuruluşlarda görev yaptığını söyledi. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (OSB) bir şirkette 6 yıldır çalıştığını belirten Tekin, OSB'de çok sayıda sokak hayvanı bulunduğunu ve onlar için bir şeyler yapmak istediğini anlattı.

"Sokak hayvanları için ne yapabilirim?"
Tekin, "Sokak hayvanları için ne yapabilirim?" diye düşünürken aklına farklı bir fikir geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "İngilizceyi çok iyi konuştuğum için özel ders vermeyi ancak karşılında da para yerine sokak hayvanları için yiyecek almayı planladım. Bunu da sosyal medya üzerinden paylaştım. Arkadaşlarım da bu paylaşımımı kendi sosyal medya hesaplarından paylaştılar. Kısa sürede duyuldu ve şimdi derslere başladım. Her yaşa her seviyeye İngilizce dersi veriyorum. Onun karşılığında da sokak hayvanları için mama alıyorum. Her şey sokak hayvanlarındaki canlar için. Buradaki amacım sokak hayvanları için bir farkındalık ve bilinç oluşturmak."


Son Güncelleme: Pazartesi, 04 Nisan 2016 12:24

Gösterim: 2430

Eğitim araç ve gereç sektöründe en fazla ürün yelpazesine sahip şirket olan Sürat Eğitim Araçları, satış sonrası servisi ile de öne çıkıyor. Diğer firmalardan farklı olarak değer yaratmaya çalıştıklarını söyleyen Sürat Eğitim Araçları Genel Koordinatörü Rıdvan Durgut, “Yeni nesil daha sağlıklı ortamlarda eğitimle nasıl buluşabilir gibi öncelikli dertlerimiz var bizim” diye konuşuyor.

ridvan_durgut1996 yılında kurulan Sürat Eğitim Araçları, 7 binden fazla ürün çeşidi, alanında deneyimli personeli, satış sonrası servisi ile uluslararası standartlarda kurumsal hizmetler sunuyor. Dünyanın 60 ülkesine ihracat yapan şirket, %40 ihracat oranına sahip. “İhraç ettiğimiz ürünleri ciroya dahil etmediğimiz zaman %17 ile pazar lideriyiz” diyen Sürat Eğitim Araçları Genel Koordinatörü Rıdvan Durgut, eğitim teknolojisi grubunda iddialı olduklarını vurguluyor.

Sürat Eğitim Araçları A.Ş. hakkında bilgi alabilir miyiz? Şirketin bünyesinde hangi markalar yer alıyor? Eğitim teknolojilerine yönelik sunduğunuz hizmetler nelerdir?
Sürat Eğitim Araçları A.Ş. 1996 senesinde kuruldu. Şirket, ilk kurulduğunda okulların temel eğitim araçlarını karşılamak üzere kurulmuş, yıllar geçtikçe ürün çeşitliliğini artırmış. Sürat Eğitim Araçları, 7 binden fazla ürün çeşidi, alanında deneyimli personeli, satış sonrası servisi ile uluslararası standartlarda kurumsal hizmetler sunuyor.

surat_derslikŞirketimiz, bir okuldaki tüm mobilyaların (derslikler, amfiler, kütüphane, sinema salonu, öğretmenler odası, müdür odası, bilgisayar odası, konferans salonu, laboratuvar vb.) üretim ve tedariğini yapıyor. Dolayısıyla eğitim araç ve gereç sektöründe hem lider hem de en fazla ürün yelpazesine sahip şirketiz. Bünyemizde üç ana distribütörlük bulunduruyoruz. Bunlardan biri Alman markası VS-Möbel. Bu firmanın 2007 yılından beri Türkiye distribütörüyüz. Diğeri bir İngiliz markası olan Promethean. 2015 yılında Türkiye’de özel okullara satılan akıllı tahtaların %60’ı Promethean tarafından üretildi. Bu sene bu oranı artırmayı hedefliyoruz. Bir de e-learning alanında dünya pazarı lideri olan Amerika’lı Blackboard firmasının çözümlerini özellikle üniversite pazarına son 3 yıldan beri sunmaktayız. Bunların dışında Kaydırak markası ile okul öncesi ürünlerini eğitim sektörüne sunuyoruz. Macrol isimli %100 yerli, tescilli, patentli laboratuvar grubumuz, onun haricinde okul gruplarımız var.

Sizi diğer eğitim teknolojisi firmalarından ayıran özellikler nelerdir?
Biz değer yaratmaya çalışıyoruz. Yeni nesil daha nitelikli nasıl eğitim alabilir, daha sağlıklı ortamlarda eğitimle nasıl buluşabilir gibi öncelikli dertlerimiz var bizim.

surat_akilli_tahtaYENİ NESLE UYGUN ÜRÜNLER SUNUYORUZ
Günümüzde öğrenciler klasik tarz eğitimle pek ilgilenmiyor. Bu yeni nesil öğrencilerin yaşam ve öğrenim tarzlarına uygun nasıl eğitim araçları sunuyorsunuz?
Bu anlamda eğitim teknolojisi grubumuzda iddialıyız. Yani bu akıllı tahtaların akıllı masaları, kum havuzları var. Sandalyeler sallanabilir özellikte. Çünkü yeni nesil çocuklar (Y ve Z kuşağı) hareketliler, çabuk sıkılıyorlar, dikkatleri çabuk dağılıyor. Bu sebeple kullandıkları eğitim gereçleri de onların bu özelliklerine uygun olması gerekiyor.

Sunduğunuz eğitim araçlarının öğretmenlere yönelik özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Öğretmenlerimiz akıllı tahtanın özelliklerini ne kadar fazla bilir, ne kadar fazla kullanabilirse o kadar çok öğrenci bundan istifade eder. Dolayısıyla bizim iki tane hizmetimiz var. Bunlardan biri sosyal sorumluluk anlamında akıllı tahtaların özelliklerinden daha fazla faydalandırabilmek. Burada çok ciddi eğitim teknolojisi ekibimiz var. Onlar eğitim veriyorlar öğretmenlerimize. İstanbul Üniversitesi’nin Sürekli Eğitim Merkezi ile ön görüşmemizi yaptık. Bunu sertifikalı hale getirmek istiyoruz.

Bir özel okulla çalışırken o okulun neye ihtiyacı olduğunu nasıl tespit ediyorsunuz? Onlara nasıl bir yönlendirme yapıyorsunuz?
Çok fazla saygın eğitim kurumu var sektörde. Neye ihtiyaçları olduğunu en iyi onlar biliyor. Dolayısıyla biz elimizdeki ürünü satmak amacıyla bir dayatma yapmıyoruz. Önceden o okula gidip ihtiyaçlarını tespit ediyoruz.

Bayileriniz var mı?
Tabi ki yetkili satıcılarımız var ama asıl olay bizim kendi personelimiz. Türkiye’nin her neresinden arayan olursa en geç ertesi gün orada olabiliyoruz. Ayrıca fuarlara katılıyoruz. Orada yeni ürünlerimizle tanıştırıyoruz müşterilerimizi. Mesela son gittiğimiz fuarda 500 yıllık bir Alman firmasıyla distribütörlük anlaşması yaptık. Biraz pahalı ürünleri ama bu ürünleri alacak, bu ürünlerin muhatabı olacak öğrenci kitlesine muhakkak ulaşmamız lazım. Çok heyecanlıyız bu konuda şimdiden.

Her yere her zaman çok hızlı bir şekilde ulaşabildiğinizden bahsettiniz. Bu satış sonrası hizmetlerinizin de güçlü olduğunu gösteriyor.
Gerçekten de öyle. Zaten satış sonrası servisiniz güçlü olmadığı zaman ağzınızla kuş tutsanız faydası yok. Bizim öne çıktığımız taraflardan birisi de satış sonrası hizmetlerimiz.

Aslında biraz önce bahsettiğiniz fuarlarla ilgili kısımda okulların önünde birçok seçenek olduğunu görüyoruz. Peki, okulların en doğru tercihi yaparken nelere dikkat etmeleri lazım?
Öncelikle en önemlisi sağlık... Ürünlerimizin çocuklarımızın sağlıklarını etkilemeyecek özellikte olması gerekiyor. Okullar da bunu olmazsa olmaz olarak görüyorlar. Bunun dışında okullar, çocukların öğrenme ufkunu daha da geliştirebilecek eğitim gereçlerini ortaya koymalılar.

surat_kaydirakPAZAR LİDERİYİZ
İhracatta da geldiğiniz noktayı anlatabilir misiniz?
Dünyanın 60 ülkesine ihracat yapıyoruz. %40 ihracat rakamımız var. İhraç ettiğimiz ürünleri ciroya dahil etmediğimiz zaman %17 ile pazar lideriyiz. İhraç ettiğimiz ürünlerimizin yarısını yurt dışındaki Türk okullarına, diğer yarısını da Türk olmayan okullara gönderiyoruz. Türk olan okullarda genel anlamda Türkiye’nin milli politikasına muhalefetleriyle ilgili durumlarını gözden geçirdikleri takdirde satış konusunda onlarla çalışmaya devam edeceğiz. Ama onun haricinde ihracatımızı da artırma arzusundayız. Dubai’deki GESS Fuarı’na gideceğiz. Ayrıca DEİK’e en kısa zamanda üye oluyoruz. Ülkemizin güçlü olduğu bütün ülkelerde biz de Sürat Eğitim Araçları olarak aynı güçte orada bulunmak istiyoruz.

Ar-Ge çalışmalarınızdan da bahseder misiniz? Bütçenizin ne kadarını Ar-Ge’ye ayırıyorsunuz? Ar-Ge’deki hedefleriniz nelerdir?
Maalesef Ar-Ge bütçemiz çok sınırlı, bu büyük bir sorun. Ayrıca Türkiye’de akıllı tahta ile tabletin aynı anda entegre olduğu bir platform yok. Ancak distiribütörü olduğumuz Promethean firması bunu yaptı. Bu, Türkiye’deki devlet okulları da dahil olmak üzere bizim sorumluluğumuz. Bunu göstereceğiz ve paylaşacağız. Özellikle Güneydoğu’daki okullarda bunu şirket olarak yapacağız. Güneydoğu’da biliyorsunuz çok talihsiz olaylar yaşandı. Bu sebeple oradaki eğitim aksadı. Şimdi yeni bir yapılanmaya gidiyor, yeniden okul tadilatı yapılacak. Biz Sürat Eğitim Araçları olarak elimizdeki bütün imkanları orada seferber etmek için hazır hale geldik şu anda. İnşallah oradaki okulların yapımının tamamında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz.

surat_macrolLABORATUVAR KONUSUNDA ÇOK İDDİALIYIZ
Laboratuvar araçlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Evet, Macrol diye bir markamız var. A’dan Z’ye laboratuvar yapıyoruz. AirBlade diye bir markamız var. AirBlade kanalları ile H düzeninde kurulmuş servis kanatlı laboratuvar sistemidir. % 100 yerli imalat laboratuvarı yapıyoruz. O açıdan çok iddialıyız laboratuvar konusunda.

Okulların reklamlarında eğitim teknolojilerine dair her şeyin olduğu belirtiliyor. Ancak veli okula gittiğinde bunları göremiyor. Göremediği zaman da hayal kırıklığı yaşıyor. Bu noktada okullara düşen nedir?
Ekol farkı ortaya çıkıyor aslında. Bazı okullar akıllı tahta kullanmamakta ısrarcı. Mesela biz böyle okullarla da karşılaşıyoruz. Teknoloji ürünlerini asgari düzeyde kullanınca öğrenci daha çok şey öğreniyor anlamına gelmiyor. Bu sebeple veliler hayal kırıklığına uğramamalı. Öğretmenlerine, okullarına güvenmeliler.

Şirketin önümüzdeki dönemdeki hedefleri nelerdir?
Bizim hedefimiz pazar payımızı %30’un üstüne çıkarmak. Bunu yapmamız için ise öncelikle ürün çeşitliliğimizi artırmalıyız. Ayrıca Fatih Projesi’nin 17-25 Aralık süreci başlamadan önceki temel ayaklarından birisi şirketimizdi. Biz şimdi Fatih Projesi’nin kalan son kısmına dahil olmayı planlıyoruz.
Ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşma yolculuğunu aynı şekilde eşlik etmek istiyoruz.

UCUZ OLAN PAHALIDIR
Özel okul sektöründe bir büyüme söz konusu. Özellikle dönüşüm süreciyle birlikte özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 1 milyonu geçti. Özel okul pazarındaki bu hareketlilik sizin sektörünüze nasıl yansıyor?
Dershanelerin dönüşümüyle birlikte bizim öncelediğimiz şeyleri kendi gündemlerine alamayan ufak tefek firmaların özellikle Anadolu’daki girişimcileri yanıltmaları gibi bir endişe taşıyoruz. Çok profesyonel çalışsanız dahi işletme maliyetini her zaman göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Dolayısıyla ucuz olan pahalıdır.
Biz A’dan Z’ye anahtar teslim çalışıyoruz. Onların emrindeyiz tüm imkanlarımızla… Bizden alışveriş yapmak zorunda değiller ama danışsınlar lütfen. Biz o danışmanlık kısmını gönüllü yapıyoruz zaten.

FOTOĞRAF YARIŞMASI DÜZENLEYECEĞİZ
Sosyal sorumluluk anlamında yakında yazışmaları başlayacak bir fotoğraf yarışması başlatıyoruz. Türkiye’de özel okullarda okuyan öğrenciler arasında olacak bu yarışma. Öğrencilerin kendi okul ortamlarını fotoğraflamasını isteyeceğiz. Yarışma sonucunda kazanan fotoğraflar seçildikten sonra bir sergi açacağız. 2017’de de seçilen fotoğraflardan oluşan bir takvim oluşturacağız.

> Rıdvan Durgut: Sürat'te değişim rüzgarları esiyor

Eğitim araç ve gereç sektöründe en fazla ürün yelpazesine sahip şirket olan Sürat Eğitim Araçları, satış sonrası servisi ile de öne çıkıyor. Diğer firmalardan farklı olarak değer yaratmaya çalıştıklarını söyleyen Sürat Eğitim Araçları Genel Koordinatörü Rıdvan Durgut, “Yeni nesil daha sağlıklı ortamlarda eğitimle nasıl buluşabilir gibi öncelikli dertlerimiz var bizim” diye konuşuyor.

ridvan_durgut1996 yılında kurulan Sürat Eğitim Araçları, 7 binden fazla ürün çeşidi, alanında deneyimli personeli, satış sonrası servisi ile uluslararası standartlarda kurumsal hizmetler sunuyor. Dünyanın 60 ülkesine ihracat yapan şirket, %40 ihracat oranına sahip. “İhraç ettiğimiz ürünleri ciroya dahil etmediğimiz zaman %17 ile pazar lideriyiz” diyen Sürat Eğitim Araçları Genel Koordinatörü Rıdvan Durgut, eğitim teknolojisi grubunda iddialı olduklarını vurguluyor.

Sürat Eğitim Araçları A.Ş. hakkında bilgi alabilir miyiz? Şirketin bünyesinde hangi markalar yer alıyor? Eğitim teknolojilerine yönelik sunduğunuz hizmetler nelerdir?
Sürat Eğitim Araçları A.Ş. 1996 senesinde kuruldu. Şirket, ilk kurulduğunda okulların temel eğitim araçlarını karşılamak üzere kurulmuş, yıllar geçtikçe ürün çeşitliliğini artırmış. Sürat Eğitim Araçları, 7 binden fazla ürün çeşidi, alanında deneyimli personeli, satış sonrası servisi ile uluslararası standartlarda kurumsal hizmetler sunuyor.

surat_derslikŞirketimiz, bir okuldaki tüm mobilyaların (derslikler, amfiler, kütüphane, sinema salonu, öğretmenler odası, müdür odası, bilgisayar odası, konferans salonu, laboratuvar vb.) üretim ve tedariğini yapıyor. Dolayısıyla eğitim araç ve gereç sektöründe hem lider hem de en fazla ürün yelpazesine sahip şirketiz. Bünyemizde üç ana distribütörlük bulunduruyoruz. Bunlardan biri Alman markası VS-Möbel. Bu firmanın 2007 yılından beri Türkiye distribütörüyüz. Diğeri bir İngiliz markası olan Promethean. 2015 yılında Türkiye’de özel okullara satılan akıllı tahtaların %60’ı Promethean tarafından üretildi. Bu sene bu oranı artırmayı hedefliyoruz. Bir de e-learning alanında dünya pazarı lideri olan Amerika’lı Blackboard firmasının çözümlerini özellikle üniversite pazarına son 3 yıldan beri sunmaktayız. Bunların dışında Kaydırak markası ile okul öncesi ürünlerini eğitim sektörüne sunuyoruz. Macrol isimli %100 yerli, tescilli, patentli laboratuvar grubumuz, onun haricinde okul gruplarımız var.

Sizi diğer eğitim teknolojisi firmalarından ayıran özellikler nelerdir?
Biz değer yaratmaya çalışıyoruz. Yeni nesil daha nitelikli nasıl eğitim alabilir, daha sağlıklı ortamlarda eğitimle nasıl buluşabilir gibi öncelikli dertlerimiz var bizim.

surat_akilli_tahtaYENİ NESLE UYGUN ÜRÜNLER SUNUYORUZ
Günümüzde öğrenciler klasik tarz eğitimle pek ilgilenmiyor. Bu yeni nesil öğrencilerin yaşam ve öğrenim tarzlarına uygun nasıl eğitim araçları sunuyorsunuz?
Bu anlamda eğitim teknolojisi grubumuzda iddialıyız. Yani bu akıllı tahtaların akıllı masaları, kum havuzları var. Sandalyeler sallanabilir özellikte. Çünkü yeni nesil çocuklar (Y ve Z kuşağı) hareketliler, çabuk sıkılıyorlar, dikkatleri çabuk dağılıyor. Bu sebeple kullandıkları eğitim gereçleri de onların bu özelliklerine uygun olması gerekiyor.

Sunduğunuz eğitim araçlarının öğretmenlere yönelik özelliklerinden bahsedebilir misiniz?
Öğretmenlerimiz akıllı tahtanın özelliklerini ne kadar fazla bilir, ne kadar fazla kullanabilirse o kadar çok öğrenci bundan istifade eder. Dolayısıyla bizim iki tane hizmetimiz var. Bunlardan biri sosyal sorumluluk anlamında akıllı tahtaların özelliklerinden daha fazla faydalandırabilmek. Burada çok ciddi eğitim teknolojisi ekibimiz var. Onlar eğitim veriyorlar öğretmenlerimize. İstanbul Üniversitesi’nin Sürekli Eğitim Merkezi ile ön görüşmemizi yaptık. Bunu sertifikalı hale getirmek istiyoruz.

Bir özel okulla çalışırken o okulun neye ihtiyacı olduğunu nasıl tespit ediyorsunuz? Onlara nasıl bir yönlendirme yapıyorsunuz?
Çok fazla saygın eğitim kurumu var sektörde. Neye ihtiyaçları olduğunu en iyi onlar biliyor. Dolayısıyla biz elimizdeki ürünü satmak amacıyla bir dayatma yapmıyoruz. Önceden o okula gidip ihtiyaçlarını tespit ediyoruz.

Bayileriniz var mı?
Tabi ki yetkili satıcılarımız var ama asıl olay bizim kendi personelimiz. Türkiye’nin her neresinden arayan olursa en geç ertesi gün orada olabiliyoruz. Ayrıca fuarlara katılıyoruz. Orada yeni ürünlerimizle tanıştırıyoruz müşterilerimizi. Mesela son gittiğimiz fuarda 500 yıllık bir Alman firmasıyla distribütörlük anlaşması yaptık. Biraz pahalı ürünleri ama bu ürünleri alacak, bu ürünlerin muhatabı olacak öğrenci kitlesine muhakkak ulaşmamız lazım. Çok heyecanlıyız bu konuda şimdiden.

Her yere her zaman çok hızlı bir şekilde ulaşabildiğinizden bahsettiniz. Bu satış sonrası hizmetlerinizin de güçlü olduğunu gösteriyor.
Gerçekten de öyle. Zaten satış sonrası servisiniz güçlü olmadığı zaman ağzınızla kuş tutsanız faydası yok. Bizim öne çıktığımız taraflardan birisi de satış sonrası hizmetlerimiz.

Aslında biraz önce bahsettiğiniz fuarlarla ilgili kısımda okulların önünde birçok seçenek olduğunu görüyoruz. Peki, okulların en doğru tercihi yaparken nelere dikkat etmeleri lazım?
Öncelikle en önemlisi sağlık... Ürünlerimizin çocuklarımızın sağlıklarını etkilemeyecek özellikte olması gerekiyor. Okullar da bunu olmazsa olmaz olarak görüyorlar. Bunun dışında okullar, çocukların öğrenme ufkunu daha da geliştirebilecek eğitim gereçlerini ortaya koymalılar.

surat_kaydirakPAZAR LİDERİYİZ
İhracatta da geldiğiniz noktayı anlatabilir misiniz?
Dünyanın 60 ülkesine ihracat yapıyoruz. %40 ihracat rakamımız var. İhraç ettiğimiz ürünleri ciroya dahil etmediğimiz zaman %17 ile pazar lideriyiz. İhraç ettiğimiz ürünlerimizin yarısını yurt dışındaki Türk okullarına, diğer yarısını da Türk olmayan okullara gönderiyoruz. Türk olan okullarda genel anlamda Türkiye’nin milli politikasına muhalefetleriyle ilgili durumlarını gözden geçirdikleri takdirde satış konusunda onlarla çalışmaya devam edeceğiz. Ama onun haricinde ihracatımızı da artırma arzusundayız. Dubai’deki GESS Fuarı’na gideceğiz. Ayrıca DEİK’e en kısa zamanda üye oluyoruz. Ülkemizin güçlü olduğu bütün ülkelerde biz de Sürat Eğitim Araçları olarak aynı güçte orada bulunmak istiyoruz.

Ar-Ge çalışmalarınızdan da bahseder misiniz? Bütçenizin ne kadarını Ar-Ge’ye ayırıyorsunuz? Ar-Ge’deki hedefleriniz nelerdir?
Maalesef Ar-Ge bütçemiz çok sınırlı, bu büyük bir sorun. Ayrıca Türkiye’de akıllı tahta ile tabletin aynı anda entegre olduğu bir platform yok. Ancak distiribütörü olduğumuz Promethean firması bunu yaptı. Bu, Türkiye’deki devlet okulları da dahil olmak üzere bizim sorumluluğumuz. Bunu göstereceğiz ve paylaşacağız. Özellikle Güneydoğu’daki okullarda bunu şirket olarak yapacağız. Güneydoğu’da biliyorsunuz çok talihsiz olaylar yaşandı. Bu sebeple oradaki eğitim aksadı. Şimdi yeni bir yapılanmaya gidiyor, yeniden okul tadilatı yapılacak. Biz Sürat Eğitim Araçları olarak elimizdeki bütün imkanları orada seferber etmek için hazır hale geldik şu anda. İnşallah oradaki okulların yapımının tamamında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz.

surat_macrolLABORATUVAR KONUSUNDA ÇOK İDDİALIYIZ
Laboratuvar araçlarınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Evet, Macrol diye bir markamız var. A’dan Z’ye laboratuvar yapıyoruz. AirBlade diye bir markamız var. AirBlade kanalları ile H düzeninde kurulmuş servis kanatlı laboratuvar sistemidir. % 100 yerli imalat laboratuvarı yapıyoruz. O açıdan çok iddialıyız laboratuvar konusunda.

Okulların reklamlarında eğitim teknolojilerine dair her şeyin olduğu belirtiliyor. Ancak veli okula gittiğinde bunları göremiyor. Göremediği zaman da hayal kırıklığı yaşıyor. Bu noktada okullara düşen nedir?
Ekol farkı ortaya çıkıyor aslında. Bazı okullar akıllı tahta kullanmamakta ısrarcı. Mesela biz böyle okullarla da karşılaşıyoruz. Teknoloji ürünlerini asgari düzeyde kullanınca öğrenci daha çok şey öğreniyor anlamına gelmiyor. Bu sebeple veliler hayal kırıklığına uğramamalı. Öğretmenlerine, okullarına güvenmeliler.

Şirketin önümüzdeki dönemdeki hedefleri nelerdir?
Bizim hedefimiz pazar payımızı %30’un üstüne çıkarmak. Bunu yapmamız için ise öncelikle ürün çeşitliliğimizi artırmalıyız. Ayrıca Fatih Projesi’nin 17-25 Aralık süreci başlamadan önceki temel ayaklarından birisi şirketimizdi. Biz şimdi Fatih Projesi’nin kalan son kısmına dahil olmayı planlıyoruz.
Ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşma yolculuğunu aynı şekilde eşlik etmek istiyoruz.

UCUZ OLAN PAHALIDIR
Özel okul sektöründe bir büyüme söz konusu. Özellikle dönüşüm süreciyle birlikte özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 1 milyonu geçti. Özel okul pazarındaki bu hareketlilik sizin sektörünüze nasıl yansıyor?
Dershanelerin dönüşümüyle birlikte bizim öncelediğimiz şeyleri kendi gündemlerine alamayan ufak tefek firmaların özellikle Anadolu’daki girişimcileri yanıltmaları gibi bir endişe taşıyoruz. Çok profesyonel çalışsanız dahi işletme maliyetini her zaman göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Dolayısıyla ucuz olan pahalıdır.
Biz A’dan Z’ye anahtar teslim çalışıyoruz. Onların emrindeyiz tüm imkanlarımızla… Bizden alışveriş yapmak zorunda değiller ama danışsınlar lütfen. Biz o danışmanlık kısmını gönüllü yapıyoruz zaten.

FOTOĞRAF YARIŞMASI DÜZENLEYECEĞİZ
Sosyal sorumluluk anlamında yakında yazışmaları başlayacak bir fotoğraf yarışması başlatıyoruz. Türkiye’de özel okullarda okuyan öğrenciler arasında olacak bu yarışma. Öğrencilerin kendi okul ortamlarını fotoğraflamasını isteyeceğiz. Yarışma sonucunda kazanan fotoğraflar seçildikten sonra bir sergi açacağız. 2017’de de seçilen fotoğraflardan oluşan bir takvim oluşturacağız.

Son Güncelleme: Cumartesi, 26 Mart 2016 10:57

Gösterim: 4363

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile Amerikalı teknoloji devi Applearasındaki "şifre savaşı" sona erdi.

fbi_appleAralık 2015'te ABD'nin San Bernardino kentinde terör saldırısı düzenleyen Seyid Rıdvan Faruk’a ait iPhone'un şifresinin kırılmasıyla ilgili yardım talep ettiği Apple'dan olumsuz yanıt alan FBI, söz konusu iPhone'un şifresinin Apple'ın yardımı olmadan kırıldığını duyurdu.
ABD Adalet Bakanlığı, pazartesi günü Kaliforniya eyaletindeki federal mahkemeye sunduğu dilekçede, "ABD hükümeti, Faruk'un iPhone'undaki verilere başarılı bir şekilde ulaşmıştır. Bu nedenle Apple'ın yardımına artık ihtiyaç duymamaktadır" ifadesini kullandı. Bakanlık Sözcüsü Melanie Newman da yaptığı yazılı açıklamada, şu andaFBI'ın, söz konusu iPhone'daki bilgileri yürütülen soruşturma kapsamında değerlendirdiğini bildirdi. Newman, ulusal güvenlik ve kamu asayişini korumak için emniyet yetkililerinin önemli dijital bilgilere erişebilmesi hususunun, ABD hükümeti için bir öncelik olarak kalmaya devam edeceğinin altını çizdi. FBI, cuma günü, ABD hükümetiyle ilgisi olmayan ve ismini açıklamadığı bir kaynaktan söz konusu iPhone'un şifresinin kırılması hakkında yardım teklifi aldığı gerekçesiyle Apple'la olan duruşmanın 5 Nisan'a ertelenmesini talep etmişti.

> FBI'la Apple arasındaki 'şifre savaşı'nın galibi belli oldu

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile Amerikalı teknoloji devi Applearasındaki "şifre savaşı" sona erdi.

fbi_appleAralık 2015'te ABD'nin San Bernardino kentinde terör saldırısı düzenleyen Seyid Rıdvan Faruk’a ait iPhone'un şifresinin kırılmasıyla ilgili yardım talep ettiği Apple'dan olumsuz yanıt alan FBI, söz konusu iPhone'un şifresinin Apple'ın yardımı olmadan kırıldığını duyurdu.
ABD Adalet Bakanlığı, pazartesi günü Kaliforniya eyaletindeki federal mahkemeye sunduğu dilekçede, "ABD hükümeti, Faruk'un iPhone'undaki verilere başarılı bir şekilde ulaşmıştır. Bu nedenle Apple'ın yardımına artık ihtiyaç duymamaktadır" ifadesini kullandı. Bakanlık Sözcüsü Melanie Newman da yaptığı yazılı açıklamada, şu andaFBI'ın, söz konusu iPhone'daki bilgileri yürütülen soruşturma kapsamında değerlendirdiğini bildirdi. Newman, ulusal güvenlik ve kamu asayişini korumak için emniyet yetkililerinin önemli dijital bilgilere erişebilmesi hususunun, ABD hükümeti için bir öncelik olarak kalmaya devam edeceğinin altını çizdi. FBI, cuma günü, ABD hükümetiyle ilgisi olmayan ve ismini açıklamadığı bir kaynaktan söz konusu iPhone'un şifresinin kırılması hakkında yardım teklifi aldığı gerekçesiyle Apple'la olan duruşmanın 5 Nisan'a ertelenmesini talep etmişti.

Son Güncelleme: Salı, 29 Mart 2016 11:35

Gösterim: 2315

Amerika’da başlayan ve dünya çapında 150’den fazla noktada çocukların zihinsel ve bilişsel gelişimlerine destek olmayı hedefleyen Engineering For Kids (EFK) workshop eğitimlerine devam ediyor.
cocuk_uzayBilimi, teknolojiyi, mühendisliği ve matematiği kullanarak çözüm ortaya koymaya teşvik eden EFK, çocukları bu kez Cadde Playground’da ağırlıyor. Uzay ve Havacılık Mühendisliği kapsamında 10 Mart Perşembe günü 17:00 - 18:00 saatleri arasında gerçekleşecek etkinlikte
5-8 yaş arası çocuklar kendi roketlerini tasarlayarak kullanma heyecanını yaşayacak.
Amerika’da açıldığı 2009 yılından itibaren dünya çapında 150’den fazla noktada binlerce çocuğa ulaşan Engineering For Kids (EFK), çocukları doğuştan mühendis olarak kabul ederek zihinsel ve bilişsel gelişimlerini bu doğrultuda geliştirmeyi amaçlıyor. EFK’da eğitimler, hafta içi sınıflarının yanı sıra hafta sonu workshoplarıyla da devam ediyor. Workshop eğitimini bu kez Cadde Playground’a taşıyan EFK, 10 Mart günü düzenlenecek atölye çalışmasıyla çocuklara yaparak öğrenme ve “neden” sorusunu deneysel yönden yanıtlayabilme fırsatı sunacak.
Pipet Roket Heyecanı Caddede
EFK’da verilen Uzay ve Havacılık Mühendisliği eğitimi kapsamında yapılacak workshop, 5-8 yaş arası çocuklar için 17:00 - 18:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Cadde Playground’daki workshopta çocuklar kendi pipet roketlerini sıfırdan tasarlayıp üreterek kullanma heyecanını yaşayacak. Çocuklar aynı zamanda uçuş mantığını anlayarak mesafe algısını da gözlemlemiş olacak.
STEM Metodu ile Eğitim
Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik kelimelerinin İngilizce karşılıklarının kısaltılmış hali olan STEM, öğrencileri problem çözmede bilimi, teknolojiyi, mühendisliği ve matematiği uygulamaya teşvik ediyor. STEM metodu ile öğrenciler temel bilgilerini geliştirirken, okul, toplum ve gerçek yaşama ilişkin konu ve sorunlar arasında bağlantı kurabiliyorlar. STEM metodunu uygulayan EFK, öğretmen merkezli sınıf yerine problem çözme, keşif ve araştırmayla öğrenme merkezli bir sınıfta çocuklara yaparak öğrenme fırsatı sunuyor. Yapılan deneyler ve uygulamalar sayesinde çocuklar hem el becerilerini ve düşünce tarzını geliştiriyor hem de eğlenerek öğreniyor.

> Çocuklar uzaya roket fırlatacak

Amerika’da başlayan ve dünya çapında 150’den fazla noktada çocukların zihinsel ve bilişsel gelişimlerine destek olmayı hedefleyen Engineering For Kids (EFK) workshop eğitimlerine devam ediyor.
cocuk_uzayBilimi, teknolojiyi, mühendisliği ve matematiği kullanarak çözüm ortaya koymaya teşvik eden EFK, çocukları bu kez Cadde Playground’da ağırlıyor. Uzay ve Havacılık Mühendisliği kapsamında 10 Mart Perşembe günü 17:00 - 18:00 saatleri arasında gerçekleşecek etkinlikte
5-8 yaş arası çocuklar kendi roketlerini tasarlayarak kullanma heyecanını yaşayacak.
Amerika’da açıldığı 2009 yılından itibaren dünya çapında 150’den fazla noktada binlerce çocuğa ulaşan Engineering For Kids (EFK), çocukları doğuştan mühendis olarak kabul ederek zihinsel ve bilişsel gelişimlerini bu doğrultuda geliştirmeyi amaçlıyor. EFK’da eğitimler, hafta içi sınıflarının yanı sıra hafta sonu workshoplarıyla da devam ediyor. Workshop eğitimini bu kez Cadde Playground’a taşıyan EFK, 10 Mart günü düzenlenecek atölye çalışmasıyla çocuklara yaparak öğrenme ve “neden” sorusunu deneysel yönden yanıtlayabilme fırsatı sunacak.
Pipet Roket Heyecanı Caddede
EFK’da verilen Uzay ve Havacılık Mühendisliği eğitimi kapsamında yapılacak workshop, 5-8 yaş arası çocuklar için 17:00 - 18:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Cadde Playground’daki workshopta çocuklar kendi pipet roketlerini sıfırdan tasarlayıp üreterek kullanma heyecanını yaşayacak. Çocuklar aynı zamanda uçuş mantığını anlayarak mesafe algısını da gözlemlemiş olacak.
STEM Metodu ile Eğitim
Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik kelimelerinin İngilizce karşılıklarının kısaltılmış hali olan STEM, öğrencileri problem çözmede bilimi, teknolojiyi, mühendisliği ve matematiği uygulamaya teşvik ediyor. STEM metodu ile öğrenciler temel bilgilerini geliştirirken, okul, toplum ve gerçek yaşama ilişkin konu ve sorunlar arasında bağlantı kurabiliyorlar. STEM metodunu uygulayan EFK, öğretmen merkezli sınıf yerine problem çözme, keşif ve araştırmayla öğrenme merkezli bir sınıfta çocuklara yaparak öğrenme fırsatı sunuyor. Yapılan deneyler ve uygulamalar sayesinde çocuklar hem el becerilerini ve düşünce tarzını geliştiriyor hem de eğlenerek öğreniyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Şubat 2016 12:47

Gösterim: 2218


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.