Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 4+4+4 eğitim sistemiyle ülkede herkesin en az lise mezunu olacağını söyledi.
Bozok Üniversitesi Yenifakılı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu'nun temel atma törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hükümet olarak Türkiye’nin her tarafına bilimin, bilginin gücünü götürüp yaygınlaştırmak istediklerini belirterek, “Biz bir şeyi daha yapmak istedik ve onun da adımını attık. 4+4+4 eğitim sisteminin adımını attık, yani Türkiye’de zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık. Bunun anlamı şu, bundan sonra Yenifakılı ilçesinde veya köyünde veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde bütün insanlarımız en az lise mezunu olacak” dedi.
Yeni sistemle ilgili bilgi veren Bozdağ, “Bunun ilk 8 yılı zorunlu, diğer 4 yıl da zorunlu ama ilk 8 yıl okullarda eğitime devam etme zorunluluğu var. Üçüncü 4 yılda da tercih hakkı veriyoruz. Eğer okula devam etmek istemiyorsa açık liseye devam edip eğitimini tamamlamış olacak. Böylelikle, köyde olsun, beldede olsun, ilçede olsun, kadın olsun, erkek olsun bütün evlatlarımızı bilgi ile buluşturacağız, daha bilgili, daha güçlü bireyler oluşturacağız. Bunun adımını attık, hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 4+4+4 eğitim sistemiyle ülkede herkesin en az lise mezunu olacağını söyledi.
Bozok Üniversitesi Yenifakılı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu'nun temel atma törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hükümet olarak Türkiye’nin her tarafına bilimin, bilginin gücünü götürüp yaygınlaştırmak istediklerini belirterek, “Biz bir şeyi daha yapmak istedik ve onun da adımını attık. 4+4+4 eğitim sisteminin adımını attık, yani Türkiye’de zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık. Bunun anlamı şu, bundan sonra Yenifakılı ilçesinde veya köyünde veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde bütün insanlarımız en az lise mezunu olacak” dedi.
Yeni sistemle ilgili bilgi veren Bozdağ, “Bunun ilk 8 yılı zorunlu, diğer 4 yıl da zorunlu ama ilk 8 yıl okullarda eğitime devam etme zorunluluğu var. Üçüncü 4 yılda da tercih hakkı veriyoruz. Eğer okula devam etmek istemiyorsa açık liseye devam edip eğitimini tamamlamış olacak. Böylelikle, köyde olsun, beldede olsun, ilçede olsun, kadın olsun, erkek olsun bütün evlatlarımızı bilgi ile buluşturacağız, daha bilgili, daha güçlü bireyler oluşturacağız. Bunun adımını attık, hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 May 2012 14:18
Gösterim: 2171
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in 23 Mayıs'taki genel greve katılan öğretmenler hakkında soruşturma başlatılmayacağını açıklamasına karşın Amasya ve Denizli'de öğretmenler hakkında soruşturma açıldı.
Amasya’nın Gümüşhacıköy Kaymakamı Serdar Kartal, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte tüm kamu kuruluşlarına yazı göndererek, greve katılan öğretmen ve memurların listesini istedi. Bunun üzerine okul müdürleri işe gelmeyen öğretmenlerin listelerini hazırlayıp İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdi. Diğer memurların listesinin de ilçe kaymakamlığına gönderildiği belirtildi.
Eğitim-Sen Amasya Şubesi Başkanı Cumhur Koca, Danıştay kararı ve ilgili sözleşmeler uyarınca kamu emekçilerinin yasal haklarını kullandıklarını vurguladı.
Denizli Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Akgül ise tespit edilen öğretmenlerin görevlerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle savunmalarının isteneceğini ve haklarında inceleme başlatılacağını kaydetti.
(cumhuriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in 23 Mayıs'taki genel greve katılan öğretmenler hakkında soruşturma başlatılmayacağını açıklamasına karşın Amasya ve Denizli'de öğretmenler hakkında soruşturma açıldı.
Amasya’nın Gümüşhacıköy Kaymakamı Serdar Kartal, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte tüm kamu kuruluşlarına yazı göndererek, greve katılan öğretmen ve memurların listesini istedi. Bunun üzerine okul müdürleri işe gelmeyen öğretmenlerin listelerini hazırlayıp İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderdi. Diğer memurların listesinin de ilçe kaymakamlığına gönderildiği belirtildi.
Eğitim-Sen Amasya Şubesi Başkanı Cumhur Koca, Danıştay kararı ve ilgili sözleşmeler uyarınca kamu emekçilerinin yasal haklarını kullandıklarını vurguladı.
Denizli Milli Eğitim Müdürü Sebahattin Akgül ise tespit edilen öğretmenlerin görevlerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle savunmalarının isteneceğini ve haklarında inceleme başlatılacağını kaydetti.
(cumhuriyet)
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 May 2012 13:56
Gösterim: 2244
YÖK Başkanı Prof. Dr. Çetinsaya, başkanlığındaki Yükseköğretim Strateji Belgesi Çalıştayı, başladı.
TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü'nde kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve basın temsilcilerinin katılımıyla yapılan çalıştayın açılışında konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, yükseköğretim sisteminin sorunlarını tespit etmek ve bu sorunlarla ilgili çözüm önerileri geliştirmek için düzenledikleri çalıştayların üçüncüsünün yapıldığını hatırlattı.
Çetinsaya, şunları söyledi:
''Ancak bu nicel büyümeyi nitelikli bir çerçeve içerisinde sürdürmek bizim başlıca görevimiz. Dünyada ve bölgede güçlenen, ekonomisi büyüyen, demokrasisi normalleşen bir Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücü ve araştırma birikimi üniversitelerimiz eliyle hayata geçirebiliriz. Yükseköğretim alanımız son yıllarda oldukça dinamik bir gelişim çizgisi yakaladı, üniversite sistemimiz yeni bir aşamaya ulaştı. Gerek üniversite sayısındaki artış, gerek öğrenci sayılarındaki artış, gerekse de farklılaşan araştırma sahalarındaki ilerlemeler yükseköğretim alanındaki genişlemenin ve büyümenin boyutlarını gösteriyor. Bu süreçte Yükseköğretim Kurulu'nun konumu ve işlevlerinde de değişiklikler olduğu ve özellikle kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile girilen ilişkilerin kapsamı, yoğunluğu ve niteliğinin farklılaştığı da belirtilmelidir.''
Çalıştay konuları
''Bize düşen YÖK'ü bütün paydaşlarının taleplerini dikkate alan işlek bir mekanizmaya dönüştürmek, yükseköğretim sistemini ne üniversite idarecilerinin, ne öğretim elemanlarının, ne öğrencilerin, ne sivil toplum kuruluşlarının, ne aydınların, ne de sanayinin talep ve ihtiyaçlarına duyarsız kalmadan yapılandırmaktır'' diyen YÖK Başkanı Çetinsaya, düzenledikleri çalıştaylarda elde edilen sonuçların yükseköğretimin yeniden yapılandırılmasına dayanak oluşturacağını kaydetti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
YÖK Başkanı Prof. Dr. Çetinsaya, başkanlığındaki Yükseköğretim Strateji Belgesi Çalıştayı, başladı.
TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü'nde kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve basın temsilcilerinin katılımıyla yapılan çalıştayın açılışında konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, yükseköğretim sisteminin sorunlarını tespit etmek ve bu sorunlarla ilgili çözüm önerileri geliştirmek için düzenledikleri çalıştayların üçüncüsünün yapıldığını hatırlattı.
Çetinsaya, şunları söyledi:
''Ancak bu nicel büyümeyi nitelikli bir çerçeve içerisinde sürdürmek bizim başlıca görevimiz. Dünyada ve bölgede güçlenen, ekonomisi büyüyen, demokrasisi normalleşen bir Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücü ve araştırma birikimi üniversitelerimiz eliyle hayata geçirebiliriz. Yükseköğretim alanımız son yıllarda oldukça dinamik bir gelişim çizgisi yakaladı, üniversite sistemimiz yeni bir aşamaya ulaştı. Gerek üniversite sayısındaki artış, gerek öğrenci sayılarındaki artış, gerekse de farklılaşan araştırma sahalarındaki ilerlemeler yükseköğretim alanındaki genişlemenin ve büyümenin boyutlarını gösteriyor. Bu süreçte Yükseköğretim Kurulu'nun konumu ve işlevlerinde de değişiklikler olduğu ve özellikle kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile girilen ilişkilerin kapsamı, yoğunluğu ve niteliğinin farklılaştığı da belirtilmelidir.''
Çalıştay konuları
''Bize düşen YÖK'ü bütün paydaşlarının taleplerini dikkate alan işlek bir mekanizmaya dönüştürmek, yükseköğretim sistemini ne üniversite idarecilerinin, ne öğretim elemanlarının, ne öğrencilerin, ne sivil toplum kuruluşlarının, ne aydınların, ne de sanayinin talep ve ihtiyaçlarına duyarsız kalmadan yapılandırmaktır'' diyen YÖK Başkanı Çetinsaya, düzenledikleri çalıştaylarda elde edilen sonuçların yükseköğretimin yeniden yapılandırılmasına dayanak oluşturacağını kaydetti.
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 May 2012 13:00
Gösterim: 1599
Mutlu Çocuklar Derneği, çocukların internet kullanım alışkanlıklarını araştırdı.
Buna göre, lise öğrencileri interneti müzik, film indirmek için kullanırken, ilköğretim öğrencilerinin internetteki önceliklerini oyun oynamak oluşturdu. Ayrıca kızlar internette en çok film, müzik indiriyor, erkekler ise oyun oynuyor. Erkekler, sosyal paylaşım sitelerini kızlara oranla daha fazla kullanıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Mutlu Çocuklar Derneği, çocukların internet kullanım alışkanlıklarını araştırdı.
Buna göre, lise öğrencileri interneti müzik, film indirmek için kullanırken, ilköğretim öğrencilerinin internetteki önceliklerini oyun oynamak oluşturdu. Ayrıca kızlar internette en çok film, müzik indiriyor, erkekler ise oyun oynuyor. Erkekler, sosyal paylaşım sitelerini kızlara oranla daha fazla kullanıyor.
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 May 2012 13:09
Gösterim: 1886
Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği Taslağı'nın yazım sürecine, her maddenin karşılıklı görüş alışverişi içerisinde yazıldığını bildirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 18 Mayıs 2012 tarih ve 28296 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin bazı hükümlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için bir açıklama yapılmasına gerek duyulduğu belirtildi.
Bakanlığa bağlı bin 700 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde yaklaşık 245 bin bireye destek eğitim hizmeti sunulduğu ifade edilen açıklamada, bu eğitimler karşılığı aylık 105 milyon TL civarında ödeme yapıldığı kaydedildi.
''Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği Taslağı yazım sürecine, özel eğitim kurumları ve engelli dernekleri bizzat katılarak her madde karşılıklı görüş alışverişi içerisinde yazılmıştır'' denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Ayrıca kamuoyunun da görüşünü almak üzere Yönetmelik Taslağı 20 Ocak 2012–6 Şubat 2012 tarihleri arasında Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü web sayfasında yayınlanmıştır. Sivil toplum örgütleri ve vatandaşlardan yönetmelik taslağına ilişkin gönderilen önerilerden uygun görülenlere yönetmelikte yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak öncelikli hedefimiz engelli bireylerin eve hapsolmalarını önleyerek nitelikli ve kaliteli bir eğitim almalarını sağlamaktır. Bu alanda daha önce yapılan denetimler ile inceleme ve soruşturmalarda önemli ölçüde istismarların ve aksaklıkların olduğu tespit edilmiştir. Yaşanan sorunları önlemek için, Yönetmelik eğitim alan ve eğitim verenlerin devamları başta olmak üzere birçok konuda engelli çocuklarımızın faydasını merkeze alan bir yaklaşımla hazırlanmıştır.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği Taslağı'nın yazım sürecine, her maddenin karşılıklı görüş alışverişi içerisinde yazıldığını bildirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 18 Mayıs 2012 tarih ve 28296 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin bazı hükümlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için bir açıklama yapılmasına gerek duyulduğu belirtildi.
Bakanlığa bağlı bin 700 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde yaklaşık 245 bin bireye destek eğitim hizmeti sunulduğu ifade edilen açıklamada, bu eğitimler karşılığı aylık 105 milyon TL civarında ödeme yapıldığı kaydedildi.
''Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği Taslağı yazım sürecine, özel eğitim kurumları ve engelli dernekleri bizzat katılarak her madde karşılıklı görüş alışverişi içerisinde yazılmıştır'' denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Ayrıca kamuoyunun da görüşünü almak üzere Yönetmelik Taslağı 20 Ocak 2012–6 Şubat 2012 tarihleri arasında Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü web sayfasında yayınlanmıştır. Sivil toplum örgütleri ve vatandaşlardan yönetmelik taslağına ilişkin gönderilen önerilerden uygun görülenlere yönetmelikte yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak öncelikli hedefimiz engelli bireylerin eve hapsolmalarını önleyerek nitelikli ve kaliteli bir eğitim almalarını sağlamaktır. Bu alanda daha önce yapılan denetimler ile inceleme ve soruşturmalarda önemli ölçüde istismarların ve aksaklıkların olduğu tespit edilmiştir. Yaşanan sorunları önlemek için, Yönetmelik eğitim alan ve eğitim verenlerin devamları başta olmak üzere birçok konuda engelli çocuklarımızın faydasını merkeze alan bir yaklaşımla hazırlanmıştır.''
Son Güncelleme: Cumartesi, 26 May 2012 12:51
Gösterim: 2044

