Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Okulların yüz yüze eğitime kapalı olduğu süreçte öğrenmenin yanı sıra bilişsel, sosyal ve duygusal kayıpların yaşandığını belirten Girne Koleji CEO’su Dilek Cambazoğlu, yeni eğitim – öğretim dönemi için bir yol haritası çizilmesi gerektiğini söyledi. Cambazoğlu, yeni yol haritasının detaylarını artı eğitim’e anlattı.

dilek_cambazoglu_gkPandemi sonrasına nasıl hazırlanıyorsunuz? Yeni dönem hazırlıklarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
COVID-19’un küresel salgın olarak ilan edildiği günden bugüne bir yıldan uzun bir süre geçti. Eğitim öğretim süreçleri açısından bakıldığında bu süre Türkiye’de yaklaşık üç eğitim öğretim dönemine denk geliyor. Bugüne kadar eğitim öğretimin sürekliliği ve okulların güvenle açılabilmesi için neler yapılması gerektiği üzerinde durulsa da, eğitim sistemleri artık okuldan uzakta kalınan sürelerde öğrencilerin yaşadıkları kayıpların telafisine yönelik eylemlerin acil müdahale gerektirdiği görüşünde birleşiyor.
Okulların kapalı kaldığı süre uzadıkça öğrencilerin bilişsel, sosyal ve duygusal kayıpları sistemin telafi süreçlerini yönetme kapasitesini giderek aşıyor ve bu durumun bir kuşakta kalıcı sosyal, duygusal ve ekonomik kayıplar oluşturmasından endişe ediliyor. Dolayısıyla bu kayıplar telafi edilmeden eğitim öğretime kaldığımız yerden devam etmemiz mümkün gözükmüyor.
Bundan dolayı yeni döneme hazırlanırken planlamalarımızı aşağıdaki başlıklar üzerine yoğunlaştırıyoruz

* Öğrenci ve öğretmenlerin sosyal ve duygusal iyi olma halleri,
* Öğretmen ve öğrencilerin hatta velilerin teknolojik yetkinliğini artıracak eğitimler,
* Her bir öğrencinin öğrenme kayıpları ve eksikliklerini tespit etmeye kaynaklık edecek geçerli, güvenilir ve aynı zamanda süreç odaklı bir ölçme değerlendirme yaklaşımı,
* Telafi programının okullarımızın ihtiyaçlarına göre uyarlanması,
* Yeni öğretim programı çalışmaları kapsamında mevcut öğretim programları çerçeve program anlayışıyla yeniden uyarlanması, salgında önemi anlaşılan yaşam becerilerine de yer verilmesi,
* Uzaktan öğrenme sürecinde çoğunlukla kapsam dışı bırakılan uygulamalı derslerin öğrencininbütüncül gelişimini de destekleyecek biçimde yeni bir anlayışla düzenlenmesi,
* Uzaktan eğitim sürecinden olumsuz anlamda en çok etkilenen öğrenci grupları için odaklı telafi programları uygulanmalıdır.
* Salgınla birlikte değişen rehberlik ve psikolojik danışma ihtiyacını karşılamak üzere yeni koşullara uygun bir rehberlik anlayışı geliştirmesi,
* Etüt ve hafta sonu kurs çalışmalarında online eğitim süreçlerinin tasarlanması.

MÜFREDAT YENİLİKLERİ YAPILMALI
Akademik eğitimden sosyal ve kültürel aktivitelere gelecek dönem için hedefleriniz neler?
Özel okullar olarak bizlerin gelecek dönem için hedeflerimiz öncelikle öğrencilerde oluşan öğrenme kayıplarının telafisini sağlayarak akademik olarak eksiklerini kapatmak ve sosyal-duygusal olarak iyi olma hallerini geliştirecek çalışmalara öncelik vermek olmalıdır.
Online eğitim sürecinde her ne kadar gerekli planlamalar yapılsa da beceri gerektiren uygulamalı dersler ile ilgili tam da istenilen düzeyde çalışmalar yürütülemedi. Yeni dönemde bu derslerle ilgili program çalışmaları ve müfredat yenilikleri hayata geçirilmeli.
Pandemi sürecinde mecburen çok fazla teknolojiye maruz kalan öğrencilerin bundan sonraki süreçte teknoloji ile geçirdikleri zaman sürelerinde planlı bir takiple seyreltme sağlanmalı ve ihtiyaç halinde belirlenen süreler çerçevesinde faydalanmaları sağlanmalı ki oluşan dijital yorgunlukları daha fazla artmasın.
Pandemi sürecinin en önemli kazanımlarından biri de öğretmen ve öğrencilerin teknolojik yetkinliklerinin artması oldu. Bu süreç yeni dönemde de geliştirilerek devam ettirilmeli. Derslerin zenginleştirilmesi adına öğrenci ve öğretmenlere verilecek eğitimler yıllık olarak takvimlendirilmeli. Aynı zamanda online eğitim döneminin deneyimleri düzenli olarak okul toplantılarında gündemler yapılmalı, pandemi döneminin sunduğu online sosyal ve kültürel zenginleşmeyi sağlayan Müzede Eğitim gibi çalışmalara yer verilmelidir. Online dönemin yarattığı fırsatlar akademik ve kültürel zenginleşmenin tamamlayıcısı olarak devam etmelidir.

Yüz yüze eğitimle birlikte okullarda neler değişecek?
Yüz yüze eğitimle birlikte okullarda pandemi tedbirleri kapsamında sınıf mevcutlarından tutun da kapalı alanlarda bulunan kişi sayılarına kadar birçok başlıkta düzenleme olacak. Kalabalıkların oluşmaması adına teneffüs saatlerinde ve okuldaki kademelerin okula başlama saatlerinde Bakanlığın açıklamalarına göre revizeler yapılacaktır. Özellikle okula uyum, rehberlik görüşmeleri, oryantasyon ve ölçme değerlendirme bu dönemin en fazla gündem olacak başlıkları olacaktır.
Okullarda rutin olarak yapılan toplantılar zamandan faydalanmak ve pandemi sürecinde riski azaltmak adına çoğunlukla online olarak yürütülmeye devam edecek; zaman ve mekandan bağımsız uygulamalar okulun kapsama alanını genişletecektir. Hafta sonu kursları ve hafta içi etütleri için de online çözümlemelere yer verilecek, etkileşim sürekliliği hibrit olarak devam edecektir.

Okul ikliminden uzak kalan öğrencilerin okula uyumu için nasıl bir strateji ortaya konulacak?
COVID-19 salgını ile bireysel ve toplumsal günlük yaşam biçimleri değişikliğe uğrarken, özellikle uzun süre okuldan uzakta kalan çocuklar, COVID- 19'un getirdiği değişiklikleri anlamak, özümsemek ve uyum sağlamak için daha fazla zorlukla başa çıkmak zorunda kalmıştır. Bu süreçte okul çağındaki çocuklar için eğitim öğretim süreçlerinin sekteye uğraması daha çok öğrenme kayıpları ve eksiklikleri üzerinden konuşulsa da salgının çocuklar ve gençlerin sosyal ve duygusal iyi olma hali üzerinde de derin etkileri olması kaçınılmazdır.
Öğrenciler hayatları boyunca yaz tatilinden dönmek, ortaokuldan liseye geçmek gibi birçok geçiş yaşarlar. Bu geçiş zamanlarını nasıl yaşadıkları, öğrencilerin gelişimsel ihtiyaçlarının ne kadar karşılandığı ile ilgilidir. Bu nedenle geçiş sürecinde öğrencilerin gelişimsel düzeylerini dikkate almak oldukça önemlidir. Okula dönüş zamanının da bir geçiş dönemi olacağını düşünerek okul rehberlik birimini de sürece dahil ederek yaş gruplarına göre farklı yaklaşımlar sergilemenin önemli olacağını belirtmek isterim. Bu yaklaşımlar;

* Okul öncesi dönem: Küçük yaş çocuklar için duygularını keşfedecekleri, konuşacakları, tartışacakları ve duygularını düzenlemeyi öğrenecekleri basit yöntemler faydalı olacaktır.

* İlkokul dönemi: Öğrencilerin ilişki yönetimi ve çatışma çözme becerilerini desteklenmeli. Bunu yaparken yeni sınıflarında veya uzaktan öğrenme ortamlarında kullanabilecekleri ortak anlaşmalar ve düzenlemeler geliştirilmeli.

* Ortaokul dönemi: Ergenler için yeniden bağ kurma, geçmiş okul yılını tamamlama, örneğin geçmiş yıldaki arkadaş ve öğretmenlerine mektup yazma, son dönemde yaşananların kendilerini ve bakış açılarını nasıl etkilediği üzerine konuşulmalı.

* Lise dönemi: Bu yaş grubu öğrenciler için deneyimlerini yazı, çizim, resim, kayıt ile ifade etmelerine alan açmak önemlidir. Pandemi sürecinde neler öğrendiklerini, kendilerine dair neler keşfettiklerini anlatma, günlük yazma, sanat, müzik ve diğer yaratıcı alanlar ile ifade etmelerini sağlanmalı.

HİBRİT ÖĞRETMENLİK GÜÇLENECEK
Uzaktan eğitim sürecinde öğrenci ve öğretmenlerde oluşan dijital yorgunluk konusunda yapılması gerekenler hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Bu süreçte eğitim mecburen teknoloji ile çok fazla içli dışlı olmayı gerektirdiği için yaşanılan dijital yorgunluğun azalması adına yapılacak çalışmalarda zorunluluk olmadığı için teknoloji kullanımı azaltılmalı. Öğrencilerin yapacağı teknoloji çalışmalarında görevlendirmeler grup çalışmaları şeklinde verilmeli; online eğitimin pasif öğrenme rolünden aktif öğrenme etkisine olan katkısı sistematize edilerek teknoloji dengesi oluşturulmalıdır. Teknolojiden tamamen uzakta bir yaklaşımdan ziyade teknoloji ile birlikte öğrenme deneyimi kapsamının genişletilmesi teknoloji ile yeni bir bağın kurulmasını da sağlayacaktır.
Bu dönem öğretmenlerin dijital yorgunluktan ziyade deneme yanılma yeniden tasarlama gibi çok farklı deneyimler sağladı. Aslında biz eğitimcilerin temel argümanı yorgunluk değil, belirsiz ve sağlık kaygısının olduğu bir dönemde hızlı öğrenme, hızlı çözüm, yoğun iletişim gibi birçok başlığın sorumluluğu zaten 7/24 olan mesleğimizde yeni sorumluluklar ve yeni beceriler eklemesi oldu. Eminim hibrit öğretmenlik deneyimi pandemi bittiğinde hepimizin motivasyonunu daha da güçlü kıldığı bir sürece dönüşecek.

Yüz yüze eğitim sürecine öğretmenlerin uyumu ile ilgili nasıl bir yol izlenecek?
Bu dönemde okul yöneticilerinin; tüm öğrencilerin ve eğitimcilerin sosyal - duygusal ihtiyaçlarını, okula aidiyet duygularını ve kendilerini güvende, korunaklı hissedecekleri destekleyici öğrenme ortamlarını oluşturmak için öğretmenleri, okulpersonelini, aileleri ve öğrencileri ortak paydalarda bir araya getirmesi gerekmektedir.
Bunun için okullar açılmadan önce ebeveynler, öğrenciler ve okul personelini kapsayan bir ihtiyaç analizi yapmak; yeni döneme hazırlanırken okullara bir yol haritası çizebilir.
Bu yol haritasının başlıkları kısaca şöyle özetleyebiliriz;

* Uzaktan öğrenme sürecinde araya giren uzaklaşma hissini gidermek için fiziksel olarak olmasa da duygusal olarak daha yakın ilişkiler kurmaya çalışılmalı,
* Rehberlik biriminden destek alınarak uyum atölye çalışmaları uygulanmalı,
* Pandemi koşullarına uygun olarak okul dışı etkinlikler planlanmalı,
* Uygulamalı dersler bölümleri ile iş birliği içerisinde okul içi etkinlikler planlanmalı.

EĞİTİM YÖNETİMİNDE VERİMLİ BİR SÜREÇ BAŞLAYACAK
Yüz yüze eğitim sürecinde dijital eğitim uygulamalarına ne kadar ve nasıl yer verilecek?
Yüz yüze eğitime geçildikten sonra da dijital eğitim hayatımızın içerisinde yer alacak. Okullar tam gün açılsa da ders uygulamalarının belli bir kısmının dijital eğitim araçları ile yürütülmesine devam edilecek. Pandemi döneminde öğrenciler teknolojiye çok fazla maruz kaldıkları için teknolojik araçların kullanılmasında dengeli bir dağılıma gidilecektir ve en az 3 yıl yüz yüze yoğunluğu daha fazla olacaktır.
Yabancı dil derslerindeki speaking uygulamaları gelişmiş online platformlar ile devam edecektir. Öğrenme eksikliklerine dayalı olarak yapılacak olan bireysel kazanım destekleme çalışmaları online olarak da sürdürülecektir.
Özellikle ders anlatımından ziyade etkileşimli proje çalışmaları, veli toplantıları, öğrenci danışmanlık görüşmeleri gibi zamandan ve mekânla sınırlı çalışmalar hibrit modelle esneklik kazanarak eğitim yönetiminde verimli bir süreç başlatacaktır.

ÖĞRENME KAYIPLARININ TELAFİSİ İÇİN NELER YAPILMALI?
Öğrencilerin okudukları sınıf seviyesine ilişkin olarak yaşadıkları öğrenme kayıplarının tespiti için öncelikle öğrencilere okudukları seviye ile ilgili bir hazır bulunuşluk sınavı yapılarak gerçekte oldukları durum tespit edilerek çalışmalara başlanılmalıdır. Bu sınavlar sadece test sorularından oluşmamalıdır. Sınav hazır bulunuşluk ölçümlemesinin argumanlarından yalnızca biri olmalıdır.
Bu sınavlarda belirlenen eksikliklere göre bir yol haritası çıkarılarak yapılacak çalışmalar takvimlendirilmeli ve her takvimlendirmenin sonunda hedeflenen yer ile ilgili geçerli ve güvenilir süreç odaklı ölçme değerlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Bu kapsamda geribildirim ve iyileştirme basamakları merkezimizde olmalıdır.
Süreçte öğrencilerimizin sadece öğrenme kayıpları olmadı; uzaktan eğitim yapılması sebebiyle bazı becerilerinin gelişmesinde de eksiklikler yaşandı; bu becerilerinde gelişmesi ve olması gereken seviyeye gelmesi için gerekli çalışmalar multi-disipliner bir anlayışla 2021-2022 dönemi yönetilmelidir.

*Kaynak:TEDMEM Eğitim Raporu  ve Sosyal Duygusal Öğrenme Akademisin Covid-19 raporu

> Yeni döneme yeni bir yol haritası ile başlanmalı

Okulların yüz yüze eğitime kapalı olduğu süreçte öğrenmenin yanı sıra bilişsel, sosyal ve duygusal kayıpların yaşandığını belirten Girne Koleji CEO’su Dilek Cambazoğlu, yeni eğitim – öğretim dönemi için bir yol haritası çizilmesi gerektiğini söyledi. Cambazoğlu, yeni yol haritasının detaylarını artı eğitim’e anlattı.

dilek_cambazoglu_gkPandemi sonrasına nasıl hazırlanıyorsunuz? Yeni dönem hazırlıklarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
COVID-19’un küresel salgın olarak ilan edildiği günden bugüne bir yıldan uzun bir süre geçti. Eğitim öğretim süreçleri açısından bakıldığında bu süre Türkiye’de yaklaşık üç eğitim öğretim dönemine denk geliyor. Bugüne kadar eğitim öğretimin sürekliliği ve okulların güvenle açılabilmesi için neler yapılması gerektiği üzerinde durulsa da, eğitim sistemleri artık okuldan uzakta kalınan sürelerde öğrencilerin yaşadıkları kayıpların telafisine yönelik eylemlerin acil müdahale gerektirdiği görüşünde birleşiyor.
Okulların kapalı kaldığı süre uzadıkça öğrencilerin bilişsel, sosyal ve duygusal kayıpları sistemin telafi süreçlerini yönetme kapasitesini giderek aşıyor ve bu durumun bir kuşakta kalıcı sosyal, duygusal ve ekonomik kayıplar oluşturmasından endişe ediliyor. Dolayısıyla bu kayıplar telafi edilmeden eğitim öğretime kaldığımız yerden devam etmemiz mümkün gözükmüyor.
Bundan dolayı yeni döneme hazırlanırken planlamalarımızı aşağıdaki başlıklar üzerine yoğunlaştırıyoruz

* Öğrenci ve öğretmenlerin sosyal ve duygusal iyi olma halleri,
* Öğretmen ve öğrencilerin hatta velilerin teknolojik yetkinliğini artıracak eğitimler,
* Her bir öğrencinin öğrenme kayıpları ve eksikliklerini tespit etmeye kaynaklık edecek geçerli, güvenilir ve aynı zamanda süreç odaklı bir ölçme değerlendirme yaklaşımı,
* Telafi programının okullarımızın ihtiyaçlarına göre uyarlanması,
* Yeni öğretim programı çalışmaları kapsamında mevcut öğretim programları çerçeve program anlayışıyla yeniden uyarlanması, salgında önemi anlaşılan yaşam becerilerine de yer verilmesi,
* Uzaktan öğrenme sürecinde çoğunlukla kapsam dışı bırakılan uygulamalı derslerin öğrencininbütüncül gelişimini de destekleyecek biçimde yeni bir anlayışla düzenlenmesi,
* Uzaktan eğitim sürecinden olumsuz anlamda en çok etkilenen öğrenci grupları için odaklı telafi programları uygulanmalıdır.
* Salgınla birlikte değişen rehberlik ve psikolojik danışma ihtiyacını karşılamak üzere yeni koşullara uygun bir rehberlik anlayışı geliştirmesi,
* Etüt ve hafta sonu kurs çalışmalarında online eğitim süreçlerinin tasarlanması.

MÜFREDAT YENİLİKLERİ YAPILMALI
Akademik eğitimden sosyal ve kültürel aktivitelere gelecek dönem için hedefleriniz neler?
Özel okullar olarak bizlerin gelecek dönem için hedeflerimiz öncelikle öğrencilerde oluşan öğrenme kayıplarının telafisini sağlayarak akademik olarak eksiklerini kapatmak ve sosyal-duygusal olarak iyi olma hallerini geliştirecek çalışmalara öncelik vermek olmalıdır.
Online eğitim sürecinde her ne kadar gerekli planlamalar yapılsa da beceri gerektiren uygulamalı dersler ile ilgili tam da istenilen düzeyde çalışmalar yürütülemedi. Yeni dönemde bu derslerle ilgili program çalışmaları ve müfredat yenilikleri hayata geçirilmeli.
Pandemi sürecinde mecburen çok fazla teknolojiye maruz kalan öğrencilerin bundan sonraki süreçte teknoloji ile geçirdikleri zaman sürelerinde planlı bir takiple seyreltme sağlanmalı ve ihtiyaç halinde belirlenen süreler çerçevesinde faydalanmaları sağlanmalı ki oluşan dijital yorgunlukları daha fazla artmasın.
Pandemi sürecinin en önemli kazanımlarından biri de öğretmen ve öğrencilerin teknolojik yetkinliklerinin artması oldu. Bu süreç yeni dönemde de geliştirilerek devam ettirilmeli. Derslerin zenginleştirilmesi adına öğrenci ve öğretmenlere verilecek eğitimler yıllık olarak takvimlendirilmeli. Aynı zamanda online eğitim döneminin deneyimleri düzenli olarak okul toplantılarında gündemler yapılmalı, pandemi döneminin sunduğu online sosyal ve kültürel zenginleşmeyi sağlayan Müzede Eğitim gibi çalışmalara yer verilmelidir. Online dönemin yarattığı fırsatlar akademik ve kültürel zenginleşmenin tamamlayıcısı olarak devam etmelidir.

Yüz yüze eğitimle birlikte okullarda neler değişecek?
Yüz yüze eğitimle birlikte okullarda pandemi tedbirleri kapsamında sınıf mevcutlarından tutun da kapalı alanlarda bulunan kişi sayılarına kadar birçok başlıkta düzenleme olacak. Kalabalıkların oluşmaması adına teneffüs saatlerinde ve okuldaki kademelerin okula başlama saatlerinde Bakanlığın açıklamalarına göre revizeler yapılacaktır. Özellikle okula uyum, rehberlik görüşmeleri, oryantasyon ve ölçme değerlendirme bu dönemin en fazla gündem olacak başlıkları olacaktır.
Okullarda rutin olarak yapılan toplantılar zamandan faydalanmak ve pandemi sürecinde riski azaltmak adına çoğunlukla online olarak yürütülmeye devam edecek; zaman ve mekandan bağımsız uygulamalar okulun kapsama alanını genişletecektir. Hafta sonu kursları ve hafta içi etütleri için de online çözümlemelere yer verilecek, etkileşim sürekliliği hibrit olarak devam edecektir.

Okul ikliminden uzak kalan öğrencilerin okula uyumu için nasıl bir strateji ortaya konulacak?
COVID-19 salgını ile bireysel ve toplumsal günlük yaşam biçimleri değişikliğe uğrarken, özellikle uzun süre okuldan uzakta kalan çocuklar, COVID- 19'un getirdiği değişiklikleri anlamak, özümsemek ve uyum sağlamak için daha fazla zorlukla başa çıkmak zorunda kalmıştır. Bu süreçte okul çağındaki çocuklar için eğitim öğretim süreçlerinin sekteye uğraması daha çok öğrenme kayıpları ve eksiklikleri üzerinden konuşulsa da salgının çocuklar ve gençlerin sosyal ve duygusal iyi olma hali üzerinde de derin etkileri olması kaçınılmazdır.
Öğrenciler hayatları boyunca yaz tatilinden dönmek, ortaokuldan liseye geçmek gibi birçok geçiş yaşarlar. Bu geçiş zamanlarını nasıl yaşadıkları, öğrencilerin gelişimsel ihtiyaçlarının ne kadar karşılandığı ile ilgilidir. Bu nedenle geçiş sürecinde öğrencilerin gelişimsel düzeylerini dikkate almak oldukça önemlidir. Okula dönüş zamanının da bir geçiş dönemi olacağını düşünerek okul rehberlik birimini de sürece dahil ederek yaş gruplarına göre farklı yaklaşımlar sergilemenin önemli olacağını belirtmek isterim. Bu yaklaşımlar;

* Okul öncesi dönem: Küçük yaş çocuklar için duygularını keşfedecekleri, konuşacakları, tartışacakları ve duygularını düzenlemeyi öğrenecekleri basit yöntemler faydalı olacaktır.

* İlkokul dönemi: Öğrencilerin ilişki yönetimi ve çatışma çözme becerilerini desteklenmeli. Bunu yaparken yeni sınıflarında veya uzaktan öğrenme ortamlarında kullanabilecekleri ortak anlaşmalar ve düzenlemeler geliştirilmeli.

* Ortaokul dönemi: Ergenler için yeniden bağ kurma, geçmiş okul yılını tamamlama, örneğin geçmiş yıldaki arkadaş ve öğretmenlerine mektup yazma, son dönemde yaşananların kendilerini ve bakış açılarını nasıl etkilediği üzerine konuşulmalı.

* Lise dönemi: Bu yaş grubu öğrenciler için deneyimlerini yazı, çizim, resim, kayıt ile ifade etmelerine alan açmak önemlidir. Pandemi sürecinde neler öğrendiklerini, kendilerine dair neler keşfettiklerini anlatma, günlük yazma, sanat, müzik ve diğer yaratıcı alanlar ile ifade etmelerini sağlanmalı.

HİBRİT ÖĞRETMENLİK GÜÇLENECEK
Uzaktan eğitim sürecinde öğrenci ve öğretmenlerde oluşan dijital yorgunluk konusunda yapılması gerekenler hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Bu süreçte eğitim mecburen teknoloji ile çok fazla içli dışlı olmayı gerektirdiği için yaşanılan dijital yorgunluğun azalması adına yapılacak çalışmalarda zorunluluk olmadığı için teknoloji kullanımı azaltılmalı. Öğrencilerin yapacağı teknoloji çalışmalarında görevlendirmeler grup çalışmaları şeklinde verilmeli; online eğitimin pasif öğrenme rolünden aktif öğrenme etkisine olan katkısı sistematize edilerek teknoloji dengesi oluşturulmalıdır. Teknolojiden tamamen uzakta bir yaklaşımdan ziyade teknoloji ile birlikte öğrenme deneyimi kapsamının genişletilmesi teknoloji ile yeni bir bağın kurulmasını da sağlayacaktır.
Bu dönem öğretmenlerin dijital yorgunluktan ziyade deneme yanılma yeniden tasarlama gibi çok farklı deneyimler sağladı. Aslında biz eğitimcilerin temel argümanı yorgunluk değil, belirsiz ve sağlık kaygısının olduğu bir dönemde hızlı öğrenme, hızlı çözüm, yoğun iletişim gibi birçok başlığın sorumluluğu zaten 7/24 olan mesleğimizde yeni sorumluluklar ve yeni beceriler eklemesi oldu. Eminim hibrit öğretmenlik deneyimi pandemi bittiğinde hepimizin motivasyonunu daha da güçlü kıldığı bir sürece dönüşecek.

Yüz yüze eğitim sürecine öğretmenlerin uyumu ile ilgili nasıl bir yol izlenecek?
Bu dönemde okul yöneticilerinin; tüm öğrencilerin ve eğitimcilerin sosyal - duygusal ihtiyaçlarını, okula aidiyet duygularını ve kendilerini güvende, korunaklı hissedecekleri destekleyici öğrenme ortamlarını oluşturmak için öğretmenleri, okulpersonelini, aileleri ve öğrencileri ortak paydalarda bir araya getirmesi gerekmektedir.
Bunun için okullar açılmadan önce ebeveynler, öğrenciler ve okul personelini kapsayan bir ihtiyaç analizi yapmak; yeni döneme hazırlanırken okullara bir yol haritası çizebilir.
Bu yol haritasının başlıkları kısaca şöyle özetleyebiliriz;

* Uzaktan öğrenme sürecinde araya giren uzaklaşma hissini gidermek için fiziksel olarak olmasa da duygusal olarak daha yakın ilişkiler kurmaya çalışılmalı,
* Rehberlik biriminden destek alınarak uyum atölye çalışmaları uygulanmalı,
* Pandemi koşullarına uygun olarak okul dışı etkinlikler planlanmalı,
* Uygulamalı dersler bölümleri ile iş birliği içerisinde okul içi etkinlikler planlanmalı.

EĞİTİM YÖNETİMİNDE VERİMLİ BİR SÜREÇ BAŞLAYACAK
Yüz yüze eğitim sürecinde dijital eğitim uygulamalarına ne kadar ve nasıl yer verilecek?
Yüz yüze eğitime geçildikten sonra da dijital eğitim hayatımızın içerisinde yer alacak. Okullar tam gün açılsa da ders uygulamalarının belli bir kısmının dijital eğitim araçları ile yürütülmesine devam edilecek. Pandemi döneminde öğrenciler teknolojiye çok fazla maruz kaldıkları için teknolojik araçların kullanılmasında dengeli bir dağılıma gidilecektir ve en az 3 yıl yüz yüze yoğunluğu daha fazla olacaktır.
Yabancı dil derslerindeki speaking uygulamaları gelişmiş online platformlar ile devam edecektir. Öğrenme eksikliklerine dayalı olarak yapılacak olan bireysel kazanım destekleme çalışmaları online olarak da sürdürülecektir.
Özellikle ders anlatımından ziyade etkileşimli proje çalışmaları, veli toplantıları, öğrenci danışmanlık görüşmeleri gibi zamandan ve mekânla sınırlı çalışmalar hibrit modelle esneklik kazanarak eğitim yönetiminde verimli bir süreç başlatacaktır.

ÖĞRENME KAYIPLARININ TELAFİSİ İÇİN NELER YAPILMALI?
Öğrencilerin okudukları sınıf seviyesine ilişkin olarak yaşadıkları öğrenme kayıplarının tespiti için öncelikle öğrencilere okudukları seviye ile ilgili bir hazır bulunuşluk sınavı yapılarak gerçekte oldukları durum tespit edilerek çalışmalara başlanılmalıdır. Bu sınavlar sadece test sorularından oluşmamalıdır. Sınav hazır bulunuşluk ölçümlemesinin argumanlarından yalnızca biri olmalıdır.
Bu sınavlarda belirlenen eksikliklere göre bir yol haritası çıkarılarak yapılacak çalışmalar takvimlendirilmeli ve her takvimlendirmenin sonunda hedeflenen yer ile ilgili geçerli ve güvenilir süreç odaklı ölçme değerlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Bu kapsamda geribildirim ve iyileştirme basamakları merkezimizde olmalıdır.
Süreçte öğrencilerimizin sadece öğrenme kayıpları olmadı; uzaktan eğitim yapılması sebebiyle bazı becerilerinin gelişmesinde de eksiklikler yaşandı; bu becerilerinde gelişmesi ve olması gereken seviyeye gelmesi için gerekli çalışmalar multi-disipliner bir anlayışla 2021-2022 dönemi yönetilmelidir.

*Kaynak:TEDMEM Eğitim Raporu  ve Sosyal Duygusal Öğrenme Akademisin Covid-19 raporu

Son Güncelleme: Salı, 22 Haziran 2021 13:28

Gösterim: 824

Anaokulundan lise son sınıfa kadar yoğun bir İngilizce programı yürüttüklerini belirten Vatan Eğitim Kurumları Yabancı Diller Koordinatörü Dilek Düzenli, “Hedefimiz öğrencilerimizin yaş düzeylerine göre dilin dört becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) etkin şekilde kullanabilmeleri, yazılı ve sözlü olarak kendilerini ana dillerinde olduğu gibi ifade edebilmelerini sağlamaktır.” diye konuştu.               
dilek_duzenli_vatanKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
Vatan Eğitim Kurumları olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili olarak misyonumuz, dört dil becerisini (Okuma – Konuşma – Dinleme ve Yazma) etkin bir şekilde kullanarak, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yabancı dillerdeki yayınlardan takip edebilen, farklı uluslardan insanlarla rahatça iletişim kurabilen ve uluslararası yarışmalar, sınavlar ve etkinliklere katılıp yetkinlik kazanabilen, yabancı dilde ortak ve bağımsız araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütebilen bireyler yetiştirmektir.   

Yabancı dil öğreniminde öğretmen politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yabancı Dil Planlama ve Uygulamalarında öğretmen politikalarımızı şöyle sıralayabilirim;
* Okulumuzda hedef dil olan yabancı dilin öğrenilmesi için gerekli olan ve ilgi alanları öğrencilere sağlamak,
* Kurumumuzda hedef yabancı dilin öğrenilmesi ve geliştirilmesinin sürdürülebilir olması için düzenli olarak yapılan toplantılarla elde edilen veriler incelemek ve uygulamaya yönelik kararlar almak,
* Teknolojik gelişmeleri takip ederek, öğrenciler için tema ve konular seçerken diğer ülkelerdeki öğrencilerle ve çevre il etkileşimlerinde de kullanabilecekleri farklı disiplinlerden yararlanmak,
* Öğrencilerin yaratıcılıklarını ve edindikleri bilgileri kullanarak kendilerini ifade eden ürünler oluşturmaları konusunda teşvik etmek ve kendilerini dil alanında her aşamada gerçekleştirmelerini sağlamalarına rehberlik etmek,
* Öğrencilerimizin uluslararası yarışmalar, sınavlar ve etkinliklere katılıp yetkinlik kazanmaları için onlara rehberlik etmektir

İKİNCİ YABANCI DİL ALMANCA
Öğrencilerinize hangi yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyorsunuz?
Vatan Okullarında anaokulundan lise son sınıfa kadar yoğun bir İngilizce programı yürütülür. Hedefimiz öğrencilerimizin yaş düzeylerine göre dilin dört becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) etkin şekilde kullanabilmeleri, yazılı ve sözlü olarak kendilerini ana dillerinde olduğu gibi ifade edebilmelerini sağlamaktır.
Yabancı dillerin hakim olduğu bir öğrenme ortamının bulunduğu Vatan Okullarında ikinci yabancı dil olarak Almanca okutulmaktadır.  Öğrencilerimizin Almancayı belli seviyede öğrenmeleri sağlanmaktadır. 

Kurum olarak yabancı dil eğitiminde hedeflerimiz nelerdir? 

* Öğrencilerimize yabancı dilleri yaşayarak öğretmek,
* Öğrencilerimizin ortaokul ve üniversiteye giriş yabancı dil sınavında başarılı olmalarını sağlamak,
* Öğrencilerimizi uluslararası yarışmalar, sınavlar, etkinliklere hazırlamak ve başarılı olmalarını sağlamak,
Öğrencilerimizi Yabancı dillerde kendilerini gerçekleştirebilmeleri ve öğrendikleri yabancı dilleri kullanarak yıl içi ve yıl sonu etkinlikleri yapmalarını sağlamak,
* Yurt dışında eğitim görmek isteyen öğrencilerimizin ilgili sınavlara hazırlanmalarına yardımcı olmaktır. 

Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz?

Yabancı dil eğitimi ve teknoloji alanında gelişim söz konusu olduğunda, hem çağdaş yaklaşım, metotlar ve teknikler hem de teknolojik araç gereç kullanımı bilgi ve iletişim teknolojilerinin öğretim teknikleri ile bir bütün olarak kullanılması gerektiği düşünülmelidir. Vatan Okulları olarak, teknolojiyi destekleyen disiplinler arası çalışmaları uluslararası projeler ve araştırmalar ile öğrencilerimizin teknoloji çağının gereklerine göre yetişmelerine uygun ortamlar sağlamayı hedefliyoruz.

 

> Vatan’da yabancı dil hedefi 4 yetkinliği kazandırmak

Anaokulundan lise son sınıfa kadar yoğun bir İngilizce programı yürüttüklerini belirten Vatan Eğitim Kurumları Yabancı Diller Koordinatörü Dilek Düzenli, “Hedefimiz öğrencilerimizin yaş düzeylerine göre dilin dört becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) etkin şekilde kullanabilmeleri, yazılı ve sözlü olarak kendilerini ana dillerinde olduğu gibi ifade edebilmelerini sağlamaktır.” diye konuştu.               
dilek_duzenli_vatanKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
Vatan Eğitim Kurumları olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili olarak misyonumuz, dört dil becerisini (Okuma – Konuşma – Dinleme ve Yazma) etkin bir şekilde kullanarak, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yabancı dillerdeki yayınlardan takip edebilen, farklı uluslardan insanlarla rahatça iletişim kurabilen ve uluslararası yarışmalar, sınavlar ve etkinliklere katılıp yetkinlik kazanabilen, yabancı dilde ortak ve bağımsız araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütebilen bireyler yetiştirmektir.   

Yabancı dil öğreniminde öğretmen politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yabancı Dil Planlama ve Uygulamalarında öğretmen politikalarımızı şöyle sıralayabilirim;
* Okulumuzda hedef dil olan yabancı dilin öğrenilmesi için gerekli olan ve ilgi alanları öğrencilere sağlamak,
* Kurumumuzda hedef yabancı dilin öğrenilmesi ve geliştirilmesinin sürdürülebilir olması için düzenli olarak yapılan toplantılarla elde edilen veriler incelemek ve uygulamaya yönelik kararlar almak,
* Teknolojik gelişmeleri takip ederek, öğrenciler için tema ve konular seçerken diğer ülkelerdeki öğrencilerle ve çevre il etkileşimlerinde de kullanabilecekleri farklı disiplinlerden yararlanmak,
* Öğrencilerin yaratıcılıklarını ve edindikleri bilgileri kullanarak kendilerini ifade eden ürünler oluşturmaları konusunda teşvik etmek ve kendilerini dil alanında her aşamada gerçekleştirmelerini sağlamalarına rehberlik etmek,
* Öğrencilerimizin uluslararası yarışmalar, sınavlar ve etkinliklere katılıp yetkinlik kazanmaları için onlara rehberlik etmektir

İKİNCİ YABANCI DİL ALMANCA
Öğrencilerinize hangi yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyorsunuz?
Vatan Okullarında anaokulundan lise son sınıfa kadar yoğun bir İngilizce programı yürütülür. Hedefimiz öğrencilerimizin yaş düzeylerine göre dilin dört becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) etkin şekilde kullanabilmeleri, yazılı ve sözlü olarak kendilerini ana dillerinde olduğu gibi ifade edebilmelerini sağlamaktır.
Yabancı dillerin hakim olduğu bir öğrenme ortamının bulunduğu Vatan Okullarında ikinci yabancı dil olarak Almanca okutulmaktadır.  Öğrencilerimizin Almancayı belli seviyede öğrenmeleri sağlanmaktadır. 

Kurum olarak yabancı dil eğitiminde hedeflerimiz nelerdir? 

* Öğrencilerimize yabancı dilleri yaşayarak öğretmek,
* Öğrencilerimizin ortaokul ve üniversiteye giriş yabancı dil sınavında başarılı olmalarını sağlamak,
* Öğrencilerimizi uluslararası yarışmalar, sınavlar, etkinliklere hazırlamak ve başarılı olmalarını sağlamak,
Öğrencilerimizi Yabancı dillerde kendilerini gerçekleştirebilmeleri ve öğrendikleri yabancı dilleri kullanarak yıl içi ve yıl sonu etkinlikleri yapmalarını sağlamak,
* Yurt dışında eğitim görmek isteyen öğrencilerimizin ilgili sınavlara hazırlanmalarına yardımcı olmaktır. 

Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz?

Yabancı dil eğitimi ve teknoloji alanında gelişim söz konusu olduğunda, hem çağdaş yaklaşım, metotlar ve teknikler hem de teknolojik araç gereç kullanımı bilgi ve iletişim teknolojilerinin öğretim teknikleri ile bir bütün olarak kullanılması gerektiği düşünülmelidir. Vatan Okulları olarak, teknolojiyi destekleyen disiplinler arası çalışmaları uluslararası projeler ve araştırmalar ile öğrencilerimizin teknoloji çağının gereklerine göre yetişmelerine uygun ortamlar sağlamayı hedefliyoruz.

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 31 May 2021 17:06

Gösterim: 953

“Beceri Odaklı YÖM Eğitim Programı (BOYEP) içinde yer alan çocuk ve beceri odaklı olma ve çocuğun ihtiyacını gözetme Yabancı Diller Programımızda da olmazsa olmazımızdır” diyen YÖM Okulları Yabancı Diller Bölüm Başkanı Ayşe Saday, kurumda uygulanan yabancı dil öğrenme programının detaylarını artı eğitim’e anlattı.

ayse_sadayKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
BOYEP - BeceriOdaklıYÖMEğitimProgramı ile ilişkilendirilmiş olan YÖM Yabancı Dil Öğretim Felsefesi, güvenli ve bir o kadar da gerçek ya da gerçeğe yakın sosyal durumlar yaratmaya fırsat sağlayarak çocuklarımızın İngilizceyi maruz kalarak, interaktif ve eğlenceli bir şekilde deneyimlemelerini hedeflemektedir. Felsefemiz, aynı zamanda öğrenci odaklılık, aktif öğrenme ve farklılaştırılmış öğretimin oluşturduğu YÖM Pedagojisi çatısı altında Yabancı Dil Öğretimi içerisinde teoride ve uygulama alanlarında etkili olduğu gözlemlenmiş yaklaşımlar, uygulamalar, metotlar ve tekniklerle teknolojinin de içinde yer aldığı çeşitli araçları etkin bir şekilde kullanmaktadır. YÖMde dil öğretim politikası YÖMün en temel omurgalarından birini oluşturur. Gerek yüz yüze gerekse uzaktan öğretim modeliyle çocuklarımızın hedeflenen bilgi ve beceri düzeyine gelmeleri sağlanır.

ÇEVRİMİÇİ DERSLERLE YABANCI DİL
Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
YÖM Okulları olarak Beceri Odaklı YÖM Eğitim Programı (BOYEP) kullanıyoruz. Bu program okulumuzun kendi oluşturduğu bir çerçeve programdır. Yabancı Diller olarak da BOYEP ile uyumlanmış bir Yabancı Dil Programı uyguluyoruz. Burada BOYEP içinde yer alan çocuk ve beceri odaklı olma ve çocuğun ihtiyacını gözetme Yabancı Diller Programımızda da olmazsa olmazımızdır. Yabancı Diller Programı içerisinde yapılan her uygulama bu odaktan yola çıkarak dizayn edilir ve uygulanır. Bunların yanında son iki yıldır yani salgın öncesinde başladığımız anadili İngilizce olan öğretmenlerle çevrimiçi dersler yaparak dijital araçlarla öğrenmeye zaman yaratıyoruz. Şu anda İngilizce, İspanyolca ve İngilizce dillerini farklı ülkelerden öğretmenler ile çevrimiçi yaparak dil öğrenmeyi hem eğlenceli hem ilginç hem de sürekli hale getiriyoruz.

İLKOKUL SONUNA KADAR SADECE İNGİLİZCE
Eğitim programınızda yabancı dil ağırlığı ne kadar?

YÖM Okulları Yabancı Diller Programı anaokulundan ilkokul sonuna kadar tek yabancı dil ile ilerler. O da İngilizcedir. Bunu yapmaktaki temel nedenimiz sinirbilim açısından erken yaşta öğrenilen ikinci bir dilin beyin gelişimi açısından kritik öneme sahip olmasıdır. Aynı zamanda Okullarımızdaki çocuklarımızın ortaokulu bitirdiklerinde ortalama bin kelime ile ana dil okuryazarlığına hâkim olmalarını istiyoruz. Bununla paralel olarak da çocuklarımızın ortalama 900-950 kelime ile bilimin, sanatın, sporun uluslararası literatürde ortak dili haline gelmiş İngilizcede de okur yazar olmalarını hedefliyoruz. Dolayısıyla çocuklarımızın bir ana dilin yakını kadar İngilizce konuşabilmeleri için ilkokulun sonuna kadar başka hiçbir yabancı dil vermiyoruz. Çünkü, dil öğrenmek erken yaşta öğretmek değil, erken yaşta maruz kalmakla, ihtiyacı hissetmesi ve iletişim içinde olması ile ilgilidir. Dolayısıyla buradaki temel ilerleyişimiz, bizim BOYEP çerçeve programımızda da sözünü ettiğimiz üzere çocuğun bireysel ihtiyaçlarına uygun şekilde yabancı dile maruz kalması ve ihtiyacı hissettirerek süreçten keyif alarak ilerlemesini sağlamaktır.
İngilizcenin yanında ikinci yabancı dil süreci ortaokulda başlamaktadır. Çocuklarımız kendi ilgi ve ilerleyecekleri alana göre Almanca ya da İspanyolca seçebilmektedirler. İkinci yabancı dilde hedefimiz ise, çocuklarımız ortaokulu tamamladıklarında ortalama 300-350 kelime ile kendilerini ikinci yabancı dilde de rahatlıkla ifade edebilmeleri ve iletişim kurabilmeleridir.

Öğrencilerinize hangi yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyorsunuz?
Anaokulundan ilkokul sonuna kadar tek yabancı dil İngilizce ile devam ederken ortaokulda Almanca ya da İspanyolca olarak ikinci yabancı dil de eklenerek ortaokul süreci tamamlanmaktadır. Bu diller gerek yurt içinde yerli ve yabancı öğretmenlerimizle yüz yüze ya da uzaktan öğrenme modeliyle gerekse yurtdışından yabancı öğretmenlerimizle uzaktan öğrenme modeliyle yapılmaktadır.

Birden fazla yabancı dil eğitiminin avantaj ve zorlukları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Okulların kendi ekosistemleri içerisinde birden fazla yabancı dil eğitimine olan bakış açıları ve uygulama metotları birbirinden farklı olabilir. Burada sistemlerin çok iyi işliyor olması ya da olmaması, o ekosistem içerisinde olan çocukların yabancı dil eğitimi içerisindeki bireysel ihtiyaçlarının, ilgilerinin ve farklılıklarının ne kadar karşılanıyor olması ile ilgilidir.
Biz okul olarak sonrasında devam edebildiğimiz dünyanın birçok alan literatüründe uluslararası ortak dili haline gelmiş ve bir kültürün ötesine gitmiş olan İngilizceyi erken yaşlardan itibaren ilkokulu bitirene kadar tek yabancı dil olarak tercih ediyor ortaokuldan başlayarak ikinci yabancı dili sürecin içerisine dahil ediyoruz. Bu uygulama ile de ortaokulu bitirene kadar çocuklarımızın ana dil okur yazarlığına paralel yetkinlikte bir yabancı dil (İngilizce) okur yazarlığına, kendilerini ifade edebilecek ve iletişim kurabilecek yetkinlikte de ikinci yabancı dil (Almanca/İspanyolca) okur yazarlığına sahip olmalarını hedefliyoruz. Öte yandan dil öğrenme eğilimi yüksek olan çocuklarda daha fazla dil öğrenme ihtiyaçlarını karşılayan çok önemli uluslararası yazılımlar kullanarak onlara fırsat yaratıyoruz.

Yabancı dil öğreniminde öğretmen politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
YÖM Okullarında tüm öğretmenlerimiz çapraz bir şekilde her alanda birbirleriyle temas edip iş birliği ve uyum içerisinde çalışırlar. YÖM Yabancı Diller öğretmeni YÖM ekosistemi içerisinde sadece bir ders öğretmeni değil kendi alan bilgisine hakim ve bunu başka disiplinler de zenginleştirmiş, Beceri Odaklı YÖM Eğitim Programı içerisinde disiplinler arası hareket edebilen, yöntem, metot, teknik ve teknoloji gibi kullanacağı araçları çocuğun ihtiyacına göre belirleyip öğrenme ortamını dizayn edebilen hedef dili (İngilizce ya da seçilen ikinci yabancı dili) ekosistem içerinde her yerde doğal bir şekilde kullanıp tüm YÖM topluluğunu keyifli bir şekilde buna maruz bırakan süreçte kolaylaştırıcı ve öğrenme yoldaşıdır.

DİJİTAL OKURYAZARLIK KİMLİĞİ OLUŞTURUYORUZ
Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz?
Teknoloji de dahil olmak üzere YÖMde kullanılan her şey bir öğrenme aracıdır. Son bir yıldır zorunlu öğrenme aracı olarak kullanılıyor gibi gözükse de öncesinde de okulumuzda çocuklarımızın ilgilerini, bireysel ihtiyaç ve farklılıklarını gözeterek teknolojiden faydalandık ve yine bunları gözeterek faydalanmaya devam ediyoruz. Bu dönemde, teknolojinin yoğun kullanımının getirdiği fırsatları ve kazandırdığı farklı becerileri değerlendirerek ilerleyen zamanlarda okul olarak nasıl bir dijital okur yazarlık kimliği oluşturabileceğimiz konusunu da sürekli gündemde tutmakta ve çocuklarımızın yararına kullanabileceğimiz teknolojik araçları da değerlendirip güncellemekteyiz.
Önceki sorularda da söylediğim gibi YÖM Okulları omurgası sosyal duygusal öğrenme olan, teknolojiyi etkili bir araç olarak kullanan mahalle okuludur. Bu yüzden pek çok çevrimiçi kaynağın yanında teknoloji sayesinde oluşturduğumuz farklılaştırma araçlarıyla çerçeve programımıza özgü öğretim tekniklerini geliştirebiliyoruz. Bununla paralel bir şekilde Yabancı Diller Bölümü olarak süreci kolaylaştıran, çocuklarımızın ilgi, ihtiyaç ve farklılıklarına göre uyumlanabilecek teknolojik araçları öğrenme süreçlerimizde kullanmaktayız.

ULUSLAR ARASI PROJELERİ HAYATA GEÇİRİYORUZ
Yabancı dil öğreniminde öğrencilerinizin yurtdışı tecrübelerine yönelik programlarınız var mı?
Anaokulu ve ilkokul bağlamında henüz dört yıllık bir okul geçmişimizin olması ve yeni oluşan ortaokul süreciyle programımıza dahil ettiğimiz yurtdışı dil eğitim etkinliklerini salgın sürecinin sonlanmasıyla birlikte fiziksel olarak hayata geçirmeyi planlıyoruz. Kanada’da bir bölge ile karşılıklı değişim anlaşmasını kurulduğumuz yıl imzalamıştık. Bunun yanında salgın döneminde dahi İngilizce bölümümüz iki büyük çok milletli öğrenci katılımlı proje yaparak farklı ülkelerdeki öğrencilerle covid19 salgının etkilerini tartıştılar ve kültürel paylaşımlar yaptılar. Ayrıca okul kurucumuzun uluslararası eğitim dünyasındaki bağlantıları nedeniyle Avustralya’dan Kanada’ya dek pek çok ülkeden kardeş, okul ve işbirliği oluşturmuş durumdayız.
Bunun yanında programımızda yer alan her seviyede çeşitli konu başlıklarıyla ve dünyanın her tarafından farklı ülkelerden okullarla bağlantılar kurarak uluslararası projeler gerçekleştirdik. Bu dönemde de bu projelere devam ediyoruz. Gerek yazılı gerekse uzaktan öğrenme modeliyle bir araya gelmelerle çocuklarımızın farklı kültür ve ülkelerden olan akranlarıyla buluşmalarına fırsat sağlayarak yurtdışı tecrübelerine de katkı sunmuş oluyoruz. Bireyin birey olmasına fırsat veren bir ekosistem olarak YÖM Okulları her bir öğrencisi için eğilim duyduğu dillerde gelişim fırsatı sunar…

 

> Yabancı dil öğrenimi YÖM’ün omurgasını oluşturuyor

“Beceri Odaklı YÖM Eğitim Programı (BOYEP) içinde yer alan çocuk ve beceri odaklı olma ve çocuğun ihtiyacını gözetme Yabancı Diller Programımızda da olmazsa olmazımızdır” diyen YÖM Okulları Yabancı Diller Bölüm Başkanı Ayşe Saday, kurumda uygulanan yabancı dil öğrenme programının detaylarını artı eğitim’e anlattı.

ayse_sadayKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
BOYEP - BeceriOdaklıYÖMEğitimProgramı ile ilişkilendirilmiş olan YÖM Yabancı Dil Öğretim Felsefesi, güvenli ve bir o kadar da gerçek ya da gerçeğe yakın sosyal durumlar yaratmaya fırsat sağlayarak çocuklarımızın İngilizceyi maruz kalarak, interaktif ve eğlenceli bir şekilde deneyimlemelerini hedeflemektedir. Felsefemiz, aynı zamanda öğrenci odaklılık, aktif öğrenme ve farklılaştırılmış öğretimin oluşturduğu YÖM Pedagojisi çatısı altında Yabancı Dil Öğretimi içerisinde teoride ve uygulama alanlarında etkili olduğu gözlemlenmiş yaklaşımlar, uygulamalar, metotlar ve tekniklerle teknolojinin de içinde yer aldığı çeşitli araçları etkin bir şekilde kullanmaktadır. YÖMde dil öğretim politikası YÖMün en temel omurgalarından birini oluşturur. Gerek yüz yüze gerekse uzaktan öğretim modeliyle çocuklarımızın hedeflenen bilgi ve beceri düzeyine gelmeleri sağlanır.

ÇEVRİMİÇİ DERSLERLE YABANCI DİL
Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
YÖM Okulları olarak Beceri Odaklı YÖM Eğitim Programı (BOYEP) kullanıyoruz. Bu program okulumuzun kendi oluşturduğu bir çerçeve programdır. Yabancı Diller olarak da BOYEP ile uyumlanmış bir Yabancı Dil Programı uyguluyoruz. Burada BOYEP içinde yer alan çocuk ve beceri odaklı olma ve çocuğun ihtiyacını gözetme Yabancı Diller Programımızda da olmazsa olmazımızdır. Yabancı Diller Programı içerisinde yapılan her uygulama bu odaktan yola çıkarak dizayn edilir ve uygulanır. Bunların yanında son iki yıldır yani salgın öncesinde başladığımız anadili İngilizce olan öğretmenlerle çevrimiçi dersler yaparak dijital araçlarla öğrenmeye zaman yaratıyoruz. Şu anda İngilizce, İspanyolca ve İngilizce dillerini farklı ülkelerden öğretmenler ile çevrimiçi yaparak dil öğrenmeyi hem eğlenceli hem ilginç hem de sürekli hale getiriyoruz.

İLKOKUL SONUNA KADAR SADECE İNGİLİZCE
Eğitim programınızda yabancı dil ağırlığı ne kadar?

YÖM Okulları Yabancı Diller Programı anaokulundan ilkokul sonuna kadar tek yabancı dil ile ilerler. O da İngilizcedir. Bunu yapmaktaki temel nedenimiz sinirbilim açısından erken yaşta öğrenilen ikinci bir dilin beyin gelişimi açısından kritik öneme sahip olmasıdır. Aynı zamanda Okullarımızdaki çocuklarımızın ortaokulu bitirdiklerinde ortalama bin kelime ile ana dil okuryazarlığına hâkim olmalarını istiyoruz. Bununla paralel olarak da çocuklarımızın ortalama 900-950 kelime ile bilimin, sanatın, sporun uluslararası literatürde ortak dili haline gelmiş İngilizcede de okur yazar olmalarını hedefliyoruz. Dolayısıyla çocuklarımızın bir ana dilin yakını kadar İngilizce konuşabilmeleri için ilkokulun sonuna kadar başka hiçbir yabancı dil vermiyoruz. Çünkü, dil öğrenmek erken yaşta öğretmek değil, erken yaşta maruz kalmakla, ihtiyacı hissetmesi ve iletişim içinde olması ile ilgilidir. Dolayısıyla buradaki temel ilerleyişimiz, bizim BOYEP çerçeve programımızda da sözünü ettiğimiz üzere çocuğun bireysel ihtiyaçlarına uygun şekilde yabancı dile maruz kalması ve ihtiyacı hissettirerek süreçten keyif alarak ilerlemesini sağlamaktır.
İngilizcenin yanında ikinci yabancı dil süreci ortaokulda başlamaktadır. Çocuklarımız kendi ilgi ve ilerleyecekleri alana göre Almanca ya da İspanyolca seçebilmektedirler. İkinci yabancı dilde hedefimiz ise, çocuklarımız ortaokulu tamamladıklarında ortalama 300-350 kelime ile kendilerini ikinci yabancı dilde de rahatlıkla ifade edebilmeleri ve iletişim kurabilmeleridir.

Öğrencilerinize hangi yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyorsunuz?
Anaokulundan ilkokul sonuna kadar tek yabancı dil İngilizce ile devam ederken ortaokulda Almanca ya da İspanyolca olarak ikinci yabancı dil de eklenerek ortaokul süreci tamamlanmaktadır. Bu diller gerek yurt içinde yerli ve yabancı öğretmenlerimizle yüz yüze ya da uzaktan öğrenme modeliyle gerekse yurtdışından yabancı öğretmenlerimizle uzaktan öğrenme modeliyle yapılmaktadır.

Birden fazla yabancı dil eğitiminin avantaj ve zorlukları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Okulların kendi ekosistemleri içerisinde birden fazla yabancı dil eğitimine olan bakış açıları ve uygulama metotları birbirinden farklı olabilir. Burada sistemlerin çok iyi işliyor olması ya da olmaması, o ekosistem içerisinde olan çocukların yabancı dil eğitimi içerisindeki bireysel ihtiyaçlarının, ilgilerinin ve farklılıklarının ne kadar karşılanıyor olması ile ilgilidir.
Biz okul olarak sonrasında devam edebildiğimiz dünyanın birçok alan literatüründe uluslararası ortak dili haline gelmiş ve bir kültürün ötesine gitmiş olan İngilizceyi erken yaşlardan itibaren ilkokulu bitirene kadar tek yabancı dil olarak tercih ediyor ortaokuldan başlayarak ikinci yabancı dili sürecin içerisine dahil ediyoruz. Bu uygulama ile de ortaokulu bitirene kadar çocuklarımızın ana dil okur yazarlığına paralel yetkinlikte bir yabancı dil (İngilizce) okur yazarlığına, kendilerini ifade edebilecek ve iletişim kurabilecek yetkinlikte de ikinci yabancı dil (Almanca/İspanyolca) okur yazarlığına sahip olmalarını hedefliyoruz. Öte yandan dil öğrenme eğilimi yüksek olan çocuklarda daha fazla dil öğrenme ihtiyaçlarını karşılayan çok önemli uluslararası yazılımlar kullanarak onlara fırsat yaratıyoruz.

Yabancı dil öğreniminde öğretmen politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
YÖM Okullarında tüm öğretmenlerimiz çapraz bir şekilde her alanda birbirleriyle temas edip iş birliği ve uyum içerisinde çalışırlar. YÖM Yabancı Diller öğretmeni YÖM ekosistemi içerisinde sadece bir ders öğretmeni değil kendi alan bilgisine hakim ve bunu başka disiplinler de zenginleştirmiş, Beceri Odaklı YÖM Eğitim Programı içerisinde disiplinler arası hareket edebilen, yöntem, metot, teknik ve teknoloji gibi kullanacağı araçları çocuğun ihtiyacına göre belirleyip öğrenme ortamını dizayn edebilen hedef dili (İngilizce ya da seçilen ikinci yabancı dili) ekosistem içerinde her yerde doğal bir şekilde kullanıp tüm YÖM topluluğunu keyifli bir şekilde buna maruz bırakan süreçte kolaylaştırıcı ve öğrenme yoldaşıdır.

DİJİTAL OKURYAZARLIK KİMLİĞİ OLUŞTURUYORUZ
Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz?
Teknoloji de dahil olmak üzere YÖMde kullanılan her şey bir öğrenme aracıdır. Son bir yıldır zorunlu öğrenme aracı olarak kullanılıyor gibi gözükse de öncesinde de okulumuzda çocuklarımızın ilgilerini, bireysel ihtiyaç ve farklılıklarını gözeterek teknolojiden faydalandık ve yine bunları gözeterek faydalanmaya devam ediyoruz. Bu dönemde, teknolojinin yoğun kullanımının getirdiği fırsatları ve kazandırdığı farklı becerileri değerlendirerek ilerleyen zamanlarda okul olarak nasıl bir dijital okur yazarlık kimliği oluşturabileceğimiz konusunu da sürekli gündemde tutmakta ve çocuklarımızın yararına kullanabileceğimiz teknolojik araçları da değerlendirip güncellemekteyiz.
Önceki sorularda da söylediğim gibi YÖM Okulları omurgası sosyal duygusal öğrenme olan, teknolojiyi etkili bir araç olarak kullanan mahalle okuludur. Bu yüzden pek çok çevrimiçi kaynağın yanında teknoloji sayesinde oluşturduğumuz farklılaştırma araçlarıyla çerçeve programımıza özgü öğretim tekniklerini geliştirebiliyoruz. Bununla paralel bir şekilde Yabancı Diller Bölümü olarak süreci kolaylaştıran, çocuklarımızın ilgi, ihtiyaç ve farklılıklarına göre uyumlanabilecek teknolojik araçları öğrenme süreçlerimizde kullanmaktayız.

ULUSLAR ARASI PROJELERİ HAYATA GEÇİRİYORUZ
Yabancı dil öğreniminde öğrencilerinizin yurtdışı tecrübelerine yönelik programlarınız var mı?
Anaokulu ve ilkokul bağlamında henüz dört yıllık bir okul geçmişimizin olması ve yeni oluşan ortaokul süreciyle programımıza dahil ettiğimiz yurtdışı dil eğitim etkinliklerini salgın sürecinin sonlanmasıyla birlikte fiziksel olarak hayata geçirmeyi planlıyoruz. Kanada’da bir bölge ile karşılıklı değişim anlaşmasını kurulduğumuz yıl imzalamıştık. Bunun yanında salgın döneminde dahi İngilizce bölümümüz iki büyük çok milletli öğrenci katılımlı proje yaparak farklı ülkelerdeki öğrencilerle covid19 salgının etkilerini tartıştılar ve kültürel paylaşımlar yaptılar. Ayrıca okul kurucumuzun uluslararası eğitim dünyasındaki bağlantıları nedeniyle Avustralya’dan Kanada’ya dek pek çok ülkeden kardeş, okul ve işbirliği oluşturmuş durumdayız.
Bunun yanında programımızda yer alan her seviyede çeşitli konu başlıklarıyla ve dünyanın her tarafından farklı ülkelerden okullarla bağlantılar kurarak uluslararası projeler gerçekleştirdik. Bu dönemde de bu projelere devam ediyoruz. Gerek yazılı gerekse uzaktan öğrenme modeliyle bir araya gelmelerle çocuklarımızın farklı kültür ve ülkelerden olan akranlarıyla buluşmalarına fırsat sağlayarak yurtdışı tecrübelerine de katkı sunmuş oluyoruz. Bireyin birey olmasına fırsat veren bir ekosistem olarak YÖM Okulları her bir öğrencisi için eğilim duyduğu dillerde gelişim fırsatı sunar…

 

Son Güncelleme: Perşembe, 27 May 2021 11:16

Gösterim: 869

İstanbul Kültür Eğitim Kurumları yabancı dil öğreniminde uluslararası programları uygulayarak öğrencilerine çok dilli çok kültürlü bir dünyanın kapılarını aralıyor. Uluslararası Programlar ve İngilizce Eğitim Direktörü Angela Matheson, Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji’nde uygulanan yabancı dil programı hakkında sorularımızı yanıtladı.

angela_mathesonKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde İngilizce eğitimi; anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise seviyelerinin her birinde modern öğretim sistemleri ve pedagojik yaklaşımlar ışığında sürdürülür. İngilizce eğitimi; Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programına (CEFR/ The Common European Framework of Reference for Languages) uygun olarak yapılandırılmıştır. CEFR; dil öğrenim seviyelerini net, somut ve ölçülebilir standartlarla belirleyen, dili öğrenen kişinin hangi seviyede neler yapabileceğini açıklayan bir programdır.

Anaokulunda Yarım Gün İngilizce Yarım Gün Türkçe Eğitim
Anaokulu 4 ve 5 yaş öğrencileri, Türk ve uluslararası öğretmenlerle İngilizceyi günlük yaşamlarının bir parçası haline getiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi danışmanlığında hazırlanan eğitim programı, anaokulu öğrencilerinin bir okul gününü yarım gün İngilizce yarım gün Türkçe eğitim alarak geçirmelerini sağlıyor. Anaokulu Hazırlık Sınıflarında ‘Çift Dilli Eğitim Programına’ başlanır ve öğrencilerimiz edinilen dil (İngilizceyi) Matematik, Sosyal Bilgiler ve Fen dersleri üzerinden de öğrenir.

İlkokulda Bilingual Eğitim
İlkokul öğrencilerinin günlük iletişimlerini İngilizce olarak kendi yaş düzeylerine uygun sözcük dağarcığı ile sürdürebilmeleri için haftada 14-20 saat arasında İngilizce eğitimi verilir. Bu amaçla öğrencilerin 1. sınıftan itibaren bireysel dil becerisinin gelişmesi için “ Differentiated Remedial Programı” uygulanır. Bununla birlikte çift dilli eğitim modeli olan “bilinguil eğitim” ile küçük yaşlardan itibaren öğrencinin karşılaştığı kavramları Türkçe-İngilizce olarak çift dilli öğrenmesi sağlanır.

5.Sınıf İngilizce Hazırlık Sınıfı
İngilizce Hazırlık sınıfı olan 5.sınıfta; haftada 18 saat İngilizce ile yoğunlaştırılmış yabancı dil eğitimi alan öğrencilerin, ortaokulun sonunda B1/B1+ düzeyine ulaşmaları hedeflenir. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji öğrencilerinin İngilizce düzeyleri; Cambridge Üniversitesi tarafından 130 farklı ülkede uygulanan ve dünyada 3 milyonun üzerinde öğrencinin girdiği, uluslararası geçerliliğe sahip ESOL sınavı PET (Preliminary English Test) ile ölçülür ve değerlendirilir.

Lise Hazırlık Sınıfı Dil Programı
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji Anadolu Liseleri Hazırlık Sınıflarında yoğun İngilizce eğitim programı uygulanır ve bu 20 saatlik İngilizce programı öğrencilerimizi ‘Uluslar arasıÇift Diploma Programına hazırlar. Hazırlık sınıflarında İngilizce eğitiminin yanı sıra Matematik ve Fen dersleri eğitim dili de İngilizce olarak devam eder ki öğrencilerimiz Çift Diploma Programına bu derslerde temel bilgiye sahip olarak başlarlar.

ÇOK DİLLİ ÇOK KÜLTÜRLÜ EĞİTİM ANLAYIŞI
Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Kültür Koleji Anadolu Lisesinde Advanced Placement (AP) programı ile yabancı dil eğitimine uluslararası bir boyut kazandırılıyor. Öğrencilere hedef koyma, hedeflerini gerçekleştirme süreçlerinde, uluslararası müfredatlar aracılığıyla evrensel ölçekte düşünce ve bilim üretme olanakları sunuluyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde uygulanan ve tüm dünyaya yayılan bir program olan Advanced Placement, ABD'nin dışında 60'tan fazla ülkede uygulanıyor. Türkiye'de Amerikan Okulları ile çok az sayıda okulda uygulanan program en önemli uluslararası diploma programı olarak kabul ediliyor.
“Çok dilli ve Çok Kültürlü” bir eğitim anlayışıyla öğrencilerini yetiştiren Kültür2000 Koleji ise 2008’den bu yana Uluslararası Bakalorya Okulu. Kültür2000 Koleji’nde, Uluslararası Bakalorya Programı, 5.sınıftan itibaren Orta Yıllar Programı (MYP) ile başlar ve 3 yıl devam eder. 5.sınıfa MYP ile adım atan öğrenciler, 3 yıl süresince MYP hedeflerine uygun hazırlanmış ve MEB müfredatına entegre edilmiş ders senaryoları içinde aktif olarak rol alır. Sorgulama, problem çözme, çok yönlü ve eleştirel düşünme gibi üst düzey düşünme becerilerinin kazandırılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar, öğretmenlerimiz tarafından disiplinler arası etkileşim ve işbirliği temelinde uygulanır.
Öğrencilerimizin, 5.sınıftan itibaren bu programdaki gelişimlerinin ve ilerlemelerinin takibi çok önemlidir. Bu nedenle öğrencilerin hem kendi gelişimlerini hem de ebeveynlerinin kazandırılmak istenen becerilerin gelişim düzeyini görebilmeleri için her çeyrek dönem sonu becerilerin gelişimini gösteren “MYP Karnesini” oluştururuz. MYP Karnesi, not kaygısı olmaksızın öğrencilerin edindikleri becerilerin ve bağımsız olarak nasıl geliştiklerinin en önemli göstergesidir. MYP, öğrencilerimize nasıl farklı bir şekilde öğreneceklerini, yaptıkları her şeyi nasıl değerlendireceklerini ve bunu öğrenme yolculuklarına nasıl yansıtacaklarını öğreten bir program. Programın, ortaokuldaki son yılı olan 7.sınıfta her öğrenci bu hedefler doğrultusunda bir bitirme projesi hazırlayarak programı tamamlar.

Lisede Uluslararası Diploma Programı ile Çift Diploma
Uluslararası Diploma Programı (DP), akademik başarıya ve yaratıcılığın yanı sıra toplum hizmetine de alan sağlayan bir eğitim programıdır. Sadece dünya çapında kabul edildiği için değil, aynı zamanda dünya kültürleri hakkında bilgi ve saygı kazanan binlerce öğrencinin izlediği kültürler arası bir program olduğu için de "uluslararası"dır. Dil ve kültüre güçlü bir vurgu yaparak öğrencilerin uluslararası bir düşünce sistemine sahip olmalarına odaklanan DP, öğrencilere yurt dışında tercih edecekleri üniversitelerde, ders bazında uluslararası normlarda yeterli olduklarını gösteren sertifikalarla onlara büyük avantajlar sunar.

Çift dilli eğitim, Türk eğitim sisteminde öncü uygulamalar arasında yer alıyor. Dil öğrenimi için en uygun yaş aralığı nedir?
Araştırmalar gösteriyor ki; altı yaşına kadar insan beyni neredeyse gelişiminin büyük bir kısmını tamamlar. Çocuğun beyni, hayatının ilk altı yılında gerçekleri ve bilgileri alır, bunları hafızasında depolar. Yani beyni, uygun bilgi sağlanarak geliştirilebilir. Bu nedenle dil öğrenimine ne kadar erken yaşta başlanırsa, öğrenme o kadar kolay, kalıcı ve doğal olur. 
Çocuk ne kadar küçükse, o dilin gramer ve telaffuzuna ana dili gibi hakim olması o kadar kolaylaşır. Yetişkinlerin dil öğrenimi sırasında yaşadığı birçok zorluğa rağmen çocuklar bir veya daha fazla dili üç ya da daha erken yaşta kolayca öğrenebiliyor. Çocuklar okuma-yazma dönemine gelmeden önceki dönemde günlük İngilizce ya da başka bir yabancı dili gerçekten çok hızlı şekilde, kalıcı olarak öğrenebilirler.
Bilindiği gibi çocuklar büyürken doğal süreçler içinde kendi ana dillerini öğrenirler. İnsan beyni dil öğrenirken ilginç bir yöntemle ana dilini beynin anadil bölgesi olarak tanımlanan bir bölgesine kaydediyor. Genellikle 8-9 yaşına kadar öğrenilen diller de bu ana dil bölgesine kaydediliyor. Ana dilin ilgili bölgeye işlenip kaydedilmesinden sonra öğrenilen diğer diller artık farklı bir bölgeye yerleştiriliyor. Bundan dolayıdır ki ileri yaşlarda bir dil öğrenmek zorlaşıyor ve öğrenilen dil çabuk unutulabiliyor. Yabancı dil öğrenimi için en ideal yaş anaokulu ve ilkokul çağıdır.

ÖĞRENCİLERE 2 DİPLOMA FIRSATI
Yabancı dil öğreniminde müfredat sınavları dışında yararlandığınız uluslar arası ölçüm sınavları var mı?
Öğrencilerimizin DP yolculuklarına 10. sınıfta başlayıp programı 12. sınıfın kasım ayında tamamlar. Öğrencilerimizin hem Uluslararası Bakalorya hem de Milli Eğitim sisteminden iki diploma ile mezun olmalarını hedefleriz. Diploma Programının, 12. sınıfın kasım ayında bitmesi ve şubat ayında notlarının belli olması öğrencilerin, yurtdışındaki üniversitelere kolayca başvurabilmelerine olanak sağlamaktadır. Diğer bir yandan da TYT ve AYT süreci devam etmektedir. Diploma Programına dâhil olan öğrencilerimiz, hem yurtdışındaki üniversitelere başvuru yapabilir hem de üniversite sınavlarına girerek yükseköğrenim tercihlerini burada yapabilirler.

10. Sınıftan İtibaren DP Karnesi İle Akademik Geribildirim Sağlıyoruz
Uluslararası Diploma Programı öğrencilerimize 10.sınıfın ilk çeyreğinden itibaren her çeyrek dönem sonunda DP kapsamında ulaşmaları gereken hedefler ve kazanmaları gereken becerilere yönelik hazırladığımız DP karnelerini paylaşırız. Aslında başlı başına beceri gelişimini detaylı olarak raporladığımız karneler, nottan uzak olmasıyla birlikte öğrencinin akademik gelişiminin derecesini ifade eden ve onu bir sonraki çeyrek dönemde yapacağı çalışmalarda yönlendiren niteliktedir.

2. Yabancı Dil Programı
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji, öğrencilerine ikinci yabancı dil öğrenme olanağı sağlar. Anaokulunun ilk yıllarından başlayarak öğrencilerimiz Almanca, İtalyanca ve İspanyolca öğrenme şansına sahiptir. Öğrencilerimiz seçtikleri II. Yabancı dil eğitimine anaokulundan başlayarak, lise yılları boyunca devam ederler. Öğrencilerimize edindikleri dil becerilerini uluslar arası projeler ve sınavlarda kullanma fırsatı verilir.

 

> Çok Dilli Çok Kültürlü eğitim

İstanbul Kültür Eğitim Kurumları yabancı dil öğreniminde uluslararası programları uygulayarak öğrencilerine çok dilli çok kültürlü bir dünyanın kapılarını aralıyor. Uluslararası Programlar ve İngilizce Eğitim Direktörü Angela Matheson, Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji’nde uygulanan yabancı dil programı hakkında sorularımızı yanıtladı.

angela_mathesonKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde İngilizce eğitimi; anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise seviyelerinin her birinde modern öğretim sistemleri ve pedagojik yaklaşımlar ışığında sürdürülür. İngilizce eğitimi; Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programına (CEFR/ The Common European Framework of Reference for Languages) uygun olarak yapılandırılmıştır. CEFR; dil öğrenim seviyelerini net, somut ve ölçülebilir standartlarla belirleyen, dili öğrenen kişinin hangi seviyede neler yapabileceğini açıklayan bir programdır.

Anaokulunda Yarım Gün İngilizce Yarım Gün Türkçe Eğitim
Anaokulu 4 ve 5 yaş öğrencileri, Türk ve uluslararası öğretmenlerle İngilizceyi günlük yaşamlarının bir parçası haline getiriyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi danışmanlığında hazırlanan eğitim programı, anaokulu öğrencilerinin bir okul gününü yarım gün İngilizce yarım gün Türkçe eğitim alarak geçirmelerini sağlıyor. Anaokulu Hazırlık Sınıflarında ‘Çift Dilli Eğitim Programına’ başlanır ve öğrencilerimiz edinilen dil (İngilizceyi) Matematik, Sosyal Bilgiler ve Fen dersleri üzerinden de öğrenir.

İlkokulda Bilingual Eğitim
İlkokul öğrencilerinin günlük iletişimlerini İngilizce olarak kendi yaş düzeylerine uygun sözcük dağarcığı ile sürdürebilmeleri için haftada 14-20 saat arasında İngilizce eğitimi verilir. Bu amaçla öğrencilerin 1. sınıftan itibaren bireysel dil becerisinin gelişmesi için “ Differentiated Remedial Programı” uygulanır. Bununla birlikte çift dilli eğitim modeli olan “bilinguil eğitim” ile küçük yaşlardan itibaren öğrencinin karşılaştığı kavramları Türkçe-İngilizce olarak çift dilli öğrenmesi sağlanır.

5.Sınıf İngilizce Hazırlık Sınıfı
İngilizce Hazırlık sınıfı olan 5.sınıfta; haftada 18 saat İngilizce ile yoğunlaştırılmış yabancı dil eğitimi alan öğrencilerin, ortaokulun sonunda B1/B1+ düzeyine ulaşmaları hedeflenir. Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji öğrencilerinin İngilizce düzeyleri; Cambridge Üniversitesi tarafından 130 farklı ülkede uygulanan ve dünyada 3 milyonun üzerinde öğrencinin girdiği, uluslararası geçerliliğe sahip ESOL sınavı PET (Preliminary English Test) ile ölçülür ve değerlendirilir.

Lise Hazırlık Sınıfı Dil Programı
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji Anadolu Liseleri Hazırlık Sınıflarında yoğun İngilizce eğitim programı uygulanır ve bu 20 saatlik İngilizce programı öğrencilerimizi ‘Uluslar arasıÇift Diploma Programına hazırlar. Hazırlık sınıflarında İngilizce eğitiminin yanı sıra Matematik ve Fen dersleri eğitim dili de İngilizce olarak devam eder ki öğrencilerimiz Çift Diploma Programına bu derslerde temel bilgiye sahip olarak başlarlar.

ÇOK DİLLİ ÇOK KÜLTÜRLÜ EĞİTİM ANLAYIŞI
Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Kültür Koleji Anadolu Lisesinde Advanced Placement (AP) programı ile yabancı dil eğitimine uluslararası bir boyut kazandırılıyor. Öğrencilere hedef koyma, hedeflerini gerçekleştirme süreçlerinde, uluslararası müfredatlar aracılığıyla evrensel ölçekte düşünce ve bilim üretme olanakları sunuluyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde uygulanan ve tüm dünyaya yayılan bir program olan Advanced Placement, ABD'nin dışında 60'tan fazla ülkede uygulanıyor. Türkiye'de Amerikan Okulları ile çok az sayıda okulda uygulanan program en önemli uluslararası diploma programı olarak kabul ediliyor.
“Çok dilli ve Çok Kültürlü” bir eğitim anlayışıyla öğrencilerini yetiştiren Kültür2000 Koleji ise 2008’den bu yana Uluslararası Bakalorya Okulu. Kültür2000 Koleji’nde, Uluslararası Bakalorya Programı, 5.sınıftan itibaren Orta Yıllar Programı (MYP) ile başlar ve 3 yıl devam eder. 5.sınıfa MYP ile adım atan öğrenciler, 3 yıl süresince MYP hedeflerine uygun hazırlanmış ve MEB müfredatına entegre edilmiş ders senaryoları içinde aktif olarak rol alır. Sorgulama, problem çözme, çok yönlü ve eleştirel düşünme gibi üst düzey düşünme becerilerinin kazandırılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar, öğretmenlerimiz tarafından disiplinler arası etkileşim ve işbirliği temelinde uygulanır.
Öğrencilerimizin, 5.sınıftan itibaren bu programdaki gelişimlerinin ve ilerlemelerinin takibi çok önemlidir. Bu nedenle öğrencilerin hem kendi gelişimlerini hem de ebeveynlerinin kazandırılmak istenen becerilerin gelişim düzeyini görebilmeleri için her çeyrek dönem sonu becerilerin gelişimini gösteren “MYP Karnesini” oluştururuz. MYP Karnesi, not kaygısı olmaksızın öğrencilerin edindikleri becerilerin ve bağımsız olarak nasıl geliştiklerinin en önemli göstergesidir. MYP, öğrencilerimize nasıl farklı bir şekilde öğreneceklerini, yaptıkları her şeyi nasıl değerlendireceklerini ve bunu öğrenme yolculuklarına nasıl yansıtacaklarını öğreten bir program. Programın, ortaokuldaki son yılı olan 7.sınıfta her öğrenci bu hedefler doğrultusunda bir bitirme projesi hazırlayarak programı tamamlar.

Lisede Uluslararası Diploma Programı ile Çift Diploma
Uluslararası Diploma Programı (DP), akademik başarıya ve yaratıcılığın yanı sıra toplum hizmetine de alan sağlayan bir eğitim programıdır. Sadece dünya çapında kabul edildiği için değil, aynı zamanda dünya kültürleri hakkında bilgi ve saygı kazanan binlerce öğrencinin izlediği kültürler arası bir program olduğu için de "uluslararası"dır. Dil ve kültüre güçlü bir vurgu yaparak öğrencilerin uluslararası bir düşünce sistemine sahip olmalarına odaklanan DP, öğrencilere yurt dışında tercih edecekleri üniversitelerde, ders bazında uluslararası normlarda yeterli olduklarını gösteren sertifikalarla onlara büyük avantajlar sunar.

Çift dilli eğitim, Türk eğitim sisteminde öncü uygulamalar arasında yer alıyor. Dil öğrenimi için en uygun yaş aralığı nedir?
Araştırmalar gösteriyor ki; altı yaşına kadar insan beyni neredeyse gelişiminin büyük bir kısmını tamamlar. Çocuğun beyni, hayatının ilk altı yılında gerçekleri ve bilgileri alır, bunları hafızasında depolar. Yani beyni, uygun bilgi sağlanarak geliştirilebilir. Bu nedenle dil öğrenimine ne kadar erken yaşta başlanırsa, öğrenme o kadar kolay, kalıcı ve doğal olur. 
Çocuk ne kadar küçükse, o dilin gramer ve telaffuzuna ana dili gibi hakim olması o kadar kolaylaşır. Yetişkinlerin dil öğrenimi sırasında yaşadığı birçok zorluğa rağmen çocuklar bir veya daha fazla dili üç ya da daha erken yaşta kolayca öğrenebiliyor. Çocuklar okuma-yazma dönemine gelmeden önceki dönemde günlük İngilizce ya da başka bir yabancı dili gerçekten çok hızlı şekilde, kalıcı olarak öğrenebilirler.
Bilindiği gibi çocuklar büyürken doğal süreçler içinde kendi ana dillerini öğrenirler. İnsan beyni dil öğrenirken ilginç bir yöntemle ana dilini beynin anadil bölgesi olarak tanımlanan bir bölgesine kaydediyor. Genellikle 8-9 yaşına kadar öğrenilen diller de bu ana dil bölgesine kaydediliyor. Ana dilin ilgili bölgeye işlenip kaydedilmesinden sonra öğrenilen diğer diller artık farklı bir bölgeye yerleştiriliyor. Bundan dolayıdır ki ileri yaşlarda bir dil öğrenmek zorlaşıyor ve öğrenilen dil çabuk unutulabiliyor. Yabancı dil öğrenimi için en ideal yaş anaokulu ve ilkokul çağıdır.

ÖĞRENCİLERE 2 DİPLOMA FIRSATI
Yabancı dil öğreniminde müfredat sınavları dışında yararlandığınız uluslar arası ölçüm sınavları var mı?
Öğrencilerimizin DP yolculuklarına 10. sınıfta başlayıp programı 12. sınıfın kasım ayında tamamlar. Öğrencilerimizin hem Uluslararası Bakalorya hem de Milli Eğitim sisteminden iki diploma ile mezun olmalarını hedefleriz. Diploma Programının, 12. sınıfın kasım ayında bitmesi ve şubat ayında notlarının belli olması öğrencilerin, yurtdışındaki üniversitelere kolayca başvurabilmelerine olanak sağlamaktadır. Diğer bir yandan da TYT ve AYT süreci devam etmektedir. Diploma Programına dâhil olan öğrencilerimiz, hem yurtdışındaki üniversitelere başvuru yapabilir hem de üniversite sınavlarına girerek yükseköğrenim tercihlerini burada yapabilirler.

10. Sınıftan İtibaren DP Karnesi İle Akademik Geribildirim Sağlıyoruz
Uluslararası Diploma Programı öğrencilerimize 10.sınıfın ilk çeyreğinden itibaren her çeyrek dönem sonunda DP kapsamında ulaşmaları gereken hedefler ve kazanmaları gereken becerilere yönelik hazırladığımız DP karnelerini paylaşırız. Aslında başlı başına beceri gelişimini detaylı olarak raporladığımız karneler, nottan uzak olmasıyla birlikte öğrencinin akademik gelişiminin derecesini ifade eden ve onu bir sonraki çeyrek dönemde yapacağı çalışmalarda yönlendiren niteliktedir.

2. Yabancı Dil Programı
Kültür Koleji ve Kültür2000 Koleji, öğrencilerine ikinci yabancı dil öğrenme olanağı sağlar. Anaokulunun ilk yıllarından başlayarak öğrencilerimiz Almanca, İtalyanca ve İspanyolca öğrenme şansına sahiptir. Öğrencilerimiz seçtikleri II. Yabancı dil eğitimine anaokulundan başlayarak, lise yılları boyunca devam ederler. Öğrencilerimize edindikleri dil becerilerini uluslar arası projeler ve sınavlarda kullanma fırsatı verilir.

 

Son Güncelleme: Cuma, 28 May 2021 13:18

Gösterim: 1117

Öğrencilerin yabancı dil öğreniminde ve dil gelişim süreçlerinin takibinde teknolojiyi aktif bir şekilde kullandıklarını belirten Bil Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ayfer Batı, “Aynı anda tüm öğrencilerimizin canlı ders, sanat etkinlikleri, seminer ve webinarlara katılmasına imkan veren BİL’e özgü bir platform olan BİL LEARN Hibrit Eğitim Platformu ile öğrencilerimizin yanındayız.” diye konuştu.

ayfer_bati_bkKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
BİL Eğitim Kurumlarını dil yaklaşımında tanımlayan dört temel kavramımız bulunmakta; bütünsel dil gelişimi, iletişim yeterliliği, evrensel katılım ve okuryazarlık. Bu nedenle de iletişim odaklı sözlü ve yazılı platformlar oluşturarak öğrencilerimizin yapabilirliklerine odaklanıyoruz; Yoğun İngilizce Programı, Dil Gelişimi Takip Sistemi ve Hibrit Öğrenme Platformları ile zenginleştirilmiş, anaokulundan lise mezuniyetine bilgi, beceri ve deneyimin bütünleştiği bir odakla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Yabancı dil öğretiminde nitelikli, ayrıcalıklı, yenilikçi, güncel ve veli-öğretmen-öğrenci işbirliğine dayalı bir program sunmayı önemsiyoruz.Ve olmazsa olmazımız yabancı dil öğretiminde de tercih ettiklerimizin dünyada bir karşılığı olması, yani uluslararası standartlarda olması. Bu nedenle öğretim programımızın temelini CEFR çerçevesi oluşturmaktadır. Öğrencilerimizin Bütünsel Dil Gelişimi için dijital öğrenme uygulamalarını ve disiplinler arası iletişim etkinliklerini öğretim programımıza dahil ediyoruz. Öğrencilerimizin iletişim kurarak öğrenme süreçlerini CLIL destekli İletişimsel Dil Öğretim Yaklaşımı ile yapılandırıyor, diğer branş ve disiplinlerin kelime grupları ve yapılarını da içeriğimize entegre ederek, öğrencilerimizin yabancı dil kullanımlarını farklı alanlara yansıtmalarını mümkün kılıyoruz. Ayrıca, English In Action programımız ile aktif dil becerilerine sahip; okuduğunu anlamada, duyduğunu anlamada, sözlü iletişimde, karşılıklı konuşmada ve yazmada yetkin bireyler yetiştiriyoruz.

Eğitim programınızda yabancı dil ağırlığı ne kadar?
BİL Koleji Anaokullarında HalfDay English (Yarım Gün İngilizce) programıyla öğrencilerimiz haftada 20 saat İngilizce dersine sahip. 1, 5 ve 9. sınıflarımızda Yabancı Dil Hazırlık Programı ile öğrencilerimiz yoğunlaştırılmış İngilizce dersleri görüyorlar. Böylece anaokulunda ve her kademenin başlangıcındaki Intensive English Programları ile öğrencilerimizin öğrendikleri yabancı dili içselleştirerek günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmelerine yapılandırılmış temeller sağlıyoruz. Yoğun bir programla öğrencilerimizi yabancı dile maruz bırakmanın yanı sıra onların dil kullanımına dair motivasyonunu ve özgüvenini artırmak için sunduğumuz yoğun English In Action etkinlikleri ve iletişim kulüpleriyle İngilizcenin programdaki yoğunluğunu maksimumda tutuyoruz.

Öğrencilerinize hangi yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyorsunuz?
Okullarımızda öğrencilerimize İngilizcenin yanında Almanca, İspanyolca, Fransızca ve Rusça dili eğitimi verilmektedir. Öğrencilerimiz 2. bir yabancı dili öğrenmeye 2. sınıftan itibaren başlamakta, seçmeli olarak 3. yabancı dil de 5. sınıftan itibaren öğrencilerimize sunulmaktadır.

ULULSLARARASI ÖĞRENCİLERLE ONLINE BULUŞMA
Birden fazla yabancı dil eğitiminin avantaj ve zorlukları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Dil eğitimi zihinsel yeterliliğimizin belirleyicisidir. Diğer bir ifadeyle dilde yetkinleşme arttıkça, zihinsel süreçlerin kalitesinde artış olur. Yapılan araştırmalar da erken yaşta yabancı dil öğrenmenin önemini ve ayrıcalığını vurguluyor. Bu nedenle dil öğrenimine dair tüm veriler, öğrenilen dil sayısı fark etmeksizin dil öğrenmenin öneminin altını çiziyor. Bu nedenle avantaj ya da zorluk olarak belirteceğimiz şey, birden fazla yabancı dilin eğitiminden ziyade birden fazla dil öğrenilirken yaşanılan deneyim olarak değerlendirme yapmak olmalı.
Bu kapsamda okullarımızda kullandığımız kaynaklar, öğrencilerimize sunduğumuz çoklu ifade ortamları, İngilizce dilinin ve diğer dillerin öğrenilmesine dair sunduğumuz okul iklimi ve öğrencilerin yapabilirliklerine odaklanan bir sistem, sürece her zaman katkı sağlıyor. Örneğin; kurumlarımızda BİL TALKS organizasyonlarımızda bir kez daha gördük ki, öğrencilerimize kendilerini ifade etmek için yapılandırdığımız ve öğrencilerin kendi sunum içerilerini planladıkları çalışmalarda iletişim ile olan bağları güçlendi; hem düşünme sistematikleri hem de dil öğrenimine olan bakış açıları değişti. Öğrencilerimiz International Meet Up projesi kapsamında, İstanbul Aydın Üniversitesinde okuyan uluslararası öğrenciler ile online olarak bir araya gelerek karşılıklı gerçekleştirdikleri İngilizce sunumlarla bilgi ve kültür alışverişinde bulunuyorlar. Kısacası; dil öğrenmenin katkısı bütünsel olarak hayatımızda o kadar güçlü ki, bizler duygusal iyi oluşu iletişim platformlarıyla avantajlı ve kalıcı kılabiliriz.

Yabancı dil öğreniminde öğretmen politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bundan sonra sadece hibrit eğitimi değil,hibrit insanı da konuşacağız. Kişinin birden fazla alanda rol aldığı, uzmanlıkları ayıran farklı özelliklerin tek bir pozisyonda birleştiği, öğretmenlerimizin bilim ve sanat yönünü konuşuyor olacağız. Öğretmenin kendi alanında uzman yönü, yenilikleri takip eden, alanında somut üretim, veri alanlarına, ölçme değerlendirme, teknoloji ve web 2.0 araçlarına hakimiyetini gösterirken, sanat yönü de öğrencilerine öğrenen olma, iyi bir rehber iyi bir lider olma yanını temsil edecek.
Her öğretmenin alanı dışında öğrencileriyle iletişimde olacağı, paylaşımda bulunacağı mutlaka bir hobisi olacak. Aslında öğretmene bakış açımız tüm branşlarımız için aynı; kendisi öğrenen olmaya devam eden, ilham veren öğretmenlerle eğitim yolculuğumuza devam etmek. Türk İngilizce öğretmenlerimiz ve native öğretmenlerimiz için de bakış açımız aynı. Yabancı dili ve iletişimi tutkuyla sahiplenen öğretmenlerimiz, teknolojinin görsel işitsel donanımından da yararlanarak hibrit dönemde İstanbul Aydın Üniversitesinin sağladığı mesleki gelişim seminerleriyle öğrendiğimiz, iletişim kanallarını genişlettiğimiz ve dil eğitimine dair yenilikçi hibrit ders tasarımlarıyla başarılı bir dil öğretimi sürecini yönetmeye devam ediyoruz.
 

OYUNLAŞTIRMA TABANLI TEKNOLOJİ ENTEGRASYONU
Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz?
Öğrencilerimizin yabancı dil öğreniminde ve dil gelişim süreçlerinin takibinde teknolojiyi aktif bir şekilde kullanıyoruz. BİL’e özgü dil öğrenme deneyimi sürecinde, dijital eğitim programlarıyla zenginleştirilmiş kesintisiz eğitim sayesinde, öğrencilerimizin hem sınıf içi etkinliklerde dil öğrenimine dair interaktif öğrenme ortamları oluşturmak, hem de onların dil öğrenim süreçlerinin sürekliliğini ev ortamında da devam etmesini sağlamak için dil eğitiminde gamification (oyunlaştırma) tabanlı teknoloji entegrasyonundan faydalanıyoruz. Aynı anda tüm öğrencilerimizin canlı ders, sanat etkinlikleri, seminer ve webinarlara katılmasına imkan veren BİL’e özgü bir platform olan BİL LEARN Hibrit Eğitim Platformu ile öğrencilerimizin yanındayız.

Yabancı dil öğreniminde müfredat sınavları dışında yararlandığınız uluslararası ölçüm sınavları var mı?
Öncelikle sene başında uyguladığımız Online Placement Test ile öğrencilerimizin hazır bulunuşluklarını ölçüyor, yıl içerisinde de Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi bazlı Online Assessment Testler ile ilerlemelerini takip edip raporluyoruz. Ayrıca öğrencilerimizin İngilizce ve Almanca dilindeki okuma, yazma, dinleme ve konuşma yeterliliklerini uluslararası sınavlarla da belgelendiriyoruz. Bu sınavların başında Cambridge English, Trinity College London, IELTS, TOEFL ve Almanca Fit in Deutsch sınavları gelmektedir. Öğrencilerimize bu sınavlara katılım desteği sağlıyor, onları motive edip sınavlarda başarılı olmaları için gerekli çalışmaları gerçekleştiriyoruz.
 

BİL ÖĞRENCİLERİ TÜM DÜNYADA
Yabancı dil öğreniminde öğrencilerinizin yurt dışı tecrübelerine yönelik programlarınız var mı?
“BİL Öğrencileri Tüm Dünyada” sloganıyla BİL Global olarak isimlendirdiğimiz departmanımız bulunmakta. Bu departmanın birincil önceliği, her bir öğrencimizin geniş bir networkle ve dünyanın geleceğine anlam katan projelerle evrensel katılımını desteklemek, öğrencilerimizin dünya görüşünü besleyen inovatif bir perspektif kazandırmak. Bu kapsamda öğrencilerimizin uluslararası sınav, proje, yarışma ve organizasyonlara katılımlarını teşvik edip onları hazırlıyoruz. Öğrencilerimiz Erasmus+ ve eTwinning projeleri kapsamında Avrupalı yaşıtları ile karşılıklı projeler geliştiriyor, ilgi alanları doğrultusunda fikirler üretip, öğretmenleri ile birlikte çalışarak fikirlerini projelendirmeyi, uluslararası gruplarla çalışmayı genç yaşta öğreniyorlar. Bunların dışında öğrencilerimiz için yurt dışı İngilizce yaz okulu programları, CERN ve NASA’ya eğitim gezileri organize ediyoruz. Bu programların sayesinde öğrencilerimiz yabancı dil öğrenme deneyimlerini disiplinler arası içerikle tecrübe diyorlar.

> BİL’in Yabancı Dil öğreniminde elindeki en büyük koz: BİL LEARN

Öğrencilerin yabancı dil öğreniminde ve dil gelişim süreçlerinin takibinde teknolojiyi aktif bir şekilde kullandıklarını belirten Bil Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ayfer Batı, “Aynı anda tüm öğrencilerimizin canlı ders, sanat etkinlikleri, seminer ve webinarlara katılmasına imkan veren BİL’e özgü bir platform olan BİL LEARN Hibrit Eğitim Platformu ile öğrencilerimizin yanındayız.” diye konuştu.

ayfer_bati_bkKurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
BİL Eğitim Kurumlarını dil yaklaşımında tanımlayan dört temel kavramımız bulunmakta; bütünsel dil gelişimi, iletişim yeterliliği, evrensel katılım ve okuryazarlık. Bu nedenle de iletişim odaklı sözlü ve yazılı platformlar oluşturarak öğrencilerimizin yapabilirliklerine odaklanıyoruz; Yoğun İngilizce Programı, Dil Gelişimi Takip Sistemi ve Hibrit Öğrenme Platformları ile zenginleştirilmiş, anaokulundan lise mezuniyetine bilgi, beceri ve deneyimin bütünleştiği bir odakla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yabancı dil öğretiminde hangi program ve uygulamaları tercih ediyorsunuz?
Yabancı dil öğretiminde nitelikli, ayrıcalıklı, yenilikçi, güncel ve veli-öğretmen-öğrenci işbirliğine dayalı bir program sunmayı önemsiyoruz.Ve olmazsa olmazımız yabancı dil öğretiminde de tercih ettiklerimizin dünyada bir karşılığı olması, yani uluslararası standartlarda olması. Bu nedenle öğretim programımızın temelini CEFR çerçevesi oluşturmaktadır. Öğrencilerimizin Bütünsel Dil Gelişimi için dijital öğrenme uygulamalarını ve disiplinler arası iletişim etkinliklerini öğretim programımıza dahil ediyoruz. Öğrencilerimizin iletişim kurarak öğrenme süreçlerini CLIL destekli İletişimsel Dil Öğretim Yaklaşımı ile yapılandırıyor, diğer branş ve disiplinlerin kelime grupları ve yapılarını da içeriğimize entegre ederek, öğrencilerimizin yabancı dil kullanımlarını farklı alanlara yansıtmalarını mümkün kılıyoruz. Ayrıca, English In Action programımız ile aktif dil becerilerine sahip; okuduğunu anlamada, duyduğunu anlamada, sözlü iletişimde, karşılıklı konuşmada ve yazmada yetkin bireyler yetiştiriyoruz.

Eğitim programınızda yabancı dil ağırlığı ne kadar?
BİL Koleji Anaokullarında HalfDay English (Yarım Gün İngilizce) programıyla öğrencilerimiz haftada 20 saat İngilizce dersine sahip. 1, 5 ve 9. sınıflarımızda Yabancı Dil Hazırlık Programı ile öğrencilerimiz yoğunlaştırılmış İngilizce dersleri görüyorlar. Böylece anaokulunda ve her kademenin başlangıcındaki Intensive English Programları ile öğrencilerimizin öğrendikleri yabancı dili içselleştirerek günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmelerine yapılandırılmış temeller sağlıyoruz. Yoğun bir programla öğrencilerimizi yabancı dile maruz bırakmanın yanı sıra onların dil kullanımına dair motivasyonunu ve özgüvenini artırmak için sunduğumuz yoğun English In Action etkinlikleri ve iletişim kulüpleriyle İngilizcenin programdaki yoğunluğunu maksimumda tutuyoruz.

Öğrencilerinize hangi yabancı dilleri öğrenme fırsatı sunuyorsunuz?
Okullarımızda öğrencilerimize İngilizcenin yanında Almanca, İspanyolca, Fransızca ve Rusça dili eğitimi verilmektedir. Öğrencilerimiz 2. bir yabancı dili öğrenmeye 2. sınıftan itibaren başlamakta, seçmeli olarak 3. yabancı dil de 5. sınıftan itibaren öğrencilerimize sunulmaktadır.

ULULSLARARASI ÖĞRENCİLERLE ONLINE BULUŞMA
Birden fazla yabancı dil eğitiminin avantaj ve zorlukları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Dil eğitimi zihinsel yeterliliğimizin belirleyicisidir. Diğer bir ifadeyle dilde yetkinleşme arttıkça, zihinsel süreçlerin kalitesinde artış olur. Yapılan araştırmalar da erken yaşta yabancı dil öğrenmenin önemini ve ayrıcalığını vurguluyor. Bu nedenle dil öğrenimine dair tüm veriler, öğrenilen dil sayısı fark etmeksizin dil öğrenmenin öneminin altını çiziyor. Bu nedenle avantaj ya da zorluk olarak belirteceğimiz şey, birden fazla yabancı dilin eğitiminden ziyade birden fazla dil öğrenilirken yaşanılan deneyim olarak değerlendirme yapmak olmalı.
Bu kapsamda okullarımızda kullandığımız kaynaklar, öğrencilerimize sunduğumuz çoklu ifade ortamları, İngilizce dilinin ve diğer dillerin öğrenilmesine dair sunduğumuz okul iklimi ve öğrencilerin yapabilirliklerine odaklanan bir sistem, sürece her zaman katkı sağlıyor. Örneğin; kurumlarımızda BİL TALKS organizasyonlarımızda bir kez daha gördük ki, öğrencilerimize kendilerini ifade etmek için yapılandırdığımız ve öğrencilerin kendi sunum içerilerini planladıkları çalışmalarda iletişim ile olan bağları güçlendi; hem düşünme sistematikleri hem de dil öğrenimine olan bakış açıları değişti. Öğrencilerimiz International Meet Up projesi kapsamında, İstanbul Aydın Üniversitesinde okuyan uluslararası öğrenciler ile online olarak bir araya gelerek karşılıklı gerçekleştirdikleri İngilizce sunumlarla bilgi ve kültür alışverişinde bulunuyorlar. Kısacası; dil öğrenmenin katkısı bütünsel olarak hayatımızda o kadar güçlü ki, bizler duygusal iyi oluşu iletişim platformlarıyla avantajlı ve kalıcı kılabiliriz.

Yabancı dil öğreniminde öğretmen politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bundan sonra sadece hibrit eğitimi değil,hibrit insanı da konuşacağız. Kişinin birden fazla alanda rol aldığı, uzmanlıkları ayıran farklı özelliklerin tek bir pozisyonda birleştiği, öğretmenlerimizin bilim ve sanat yönünü konuşuyor olacağız. Öğretmenin kendi alanında uzman yönü, yenilikleri takip eden, alanında somut üretim, veri alanlarına, ölçme değerlendirme, teknoloji ve web 2.0 araçlarına hakimiyetini gösterirken, sanat yönü de öğrencilerine öğrenen olma, iyi bir rehber iyi bir lider olma yanını temsil edecek.
Her öğretmenin alanı dışında öğrencileriyle iletişimde olacağı, paylaşımda bulunacağı mutlaka bir hobisi olacak. Aslında öğretmene bakış açımız tüm branşlarımız için aynı; kendisi öğrenen olmaya devam eden, ilham veren öğretmenlerle eğitim yolculuğumuza devam etmek. Türk İngilizce öğretmenlerimiz ve native öğretmenlerimiz için de bakış açımız aynı. Yabancı dili ve iletişimi tutkuyla sahiplenen öğretmenlerimiz, teknolojinin görsel işitsel donanımından da yararlanarak hibrit dönemde İstanbul Aydın Üniversitesinin sağladığı mesleki gelişim seminerleriyle öğrendiğimiz, iletişim kanallarını genişlettiğimiz ve dil eğitimine dair yenilikçi hibrit ders tasarımlarıyla başarılı bir dil öğretimi sürecini yönetmeye devam ediyoruz.
 

OYUNLAŞTIRMA TABANLI TEKNOLOJİ ENTEGRASYONU
Yabancı dil öğreniminde teknolojiden nasıl yararlanıyorsunuz?
Öğrencilerimizin yabancı dil öğreniminde ve dil gelişim süreçlerinin takibinde teknolojiyi aktif bir şekilde kullanıyoruz. BİL’e özgü dil öğrenme deneyimi sürecinde, dijital eğitim programlarıyla zenginleştirilmiş kesintisiz eğitim sayesinde, öğrencilerimizin hem sınıf içi etkinliklerde dil öğrenimine dair interaktif öğrenme ortamları oluşturmak, hem de onların dil öğrenim süreçlerinin sürekliliğini ev ortamında da devam etmesini sağlamak için dil eğitiminde gamification (oyunlaştırma) tabanlı teknoloji entegrasyonundan faydalanıyoruz. Aynı anda tüm öğrencilerimizin canlı ders, sanat etkinlikleri, seminer ve webinarlara katılmasına imkan veren BİL’e özgü bir platform olan BİL LEARN Hibrit Eğitim Platformu ile öğrencilerimizin yanındayız.

Yabancı dil öğreniminde müfredat sınavları dışında yararlandığınız uluslararası ölçüm sınavları var mı?
Öncelikle sene başında uyguladığımız Online Placement Test ile öğrencilerimizin hazır bulunuşluklarını ölçüyor, yıl içerisinde de Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi bazlı Online Assessment Testler ile ilerlemelerini takip edip raporluyoruz. Ayrıca öğrencilerimizin İngilizce ve Almanca dilindeki okuma, yazma, dinleme ve konuşma yeterliliklerini uluslararası sınavlarla da belgelendiriyoruz. Bu sınavların başında Cambridge English, Trinity College London, IELTS, TOEFL ve Almanca Fit in Deutsch sınavları gelmektedir. Öğrencilerimize bu sınavlara katılım desteği sağlıyor, onları motive edip sınavlarda başarılı olmaları için gerekli çalışmaları gerçekleştiriyoruz.
 

BİL ÖĞRENCİLERİ TÜM DÜNYADA
Yabancı dil öğreniminde öğrencilerinizin yurt dışı tecrübelerine yönelik programlarınız var mı?
“BİL Öğrencileri Tüm Dünyada” sloganıyla BİL Global olarak isimlendirdiğimiz departmanımız bulunmakta. Bu departmanın birincil önceliği, her bir öğrencimizin geniş bir networkle ve dünyanın geleceğine anlam katan projelerle evrensel katılımını desteklemek, öğrencilerimizin dünya görüşünü besleyen inovatif bir perspektif kazandırmak. Bu kapsamda öğrencilerimizin uluslararası sınav, proje, yarışma ve organizasyonlara katılımlarını teşvik edip onları hazırlıyoruz. Öğrencilerimiz Erasmus+ ve eTwinning projeleri kapsamında Avrupalı yaşıtları ile karşılıklı projeler geliştiriyor, ilgi alanları doğrultusunda fikirler üretip, öğretmenleri ile birlikte çalışarak fikirlerini projelendirmeyi, uluslararası gruplarla çalışmayı genç yaşta öğreniyorlar. Bunların dışında öğrencilerimiz için yurt dışı İngilizce yaz okulu programları, CERN ve NASA’ya eğitim gezileri organize ediyoruz. Bu programların sayesinde öğrencilerimiz yabancı dil öğrenme deneyimlerini disiplinler arası içerikle tecrübe diyorlar.

Son Güncelleme: Çarşamba, 26 May 2021 11:21

Gösterim: 1244


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.