Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
İzmir Üniversitesinde gerçekleşen ‘Farklı Bakış Açıları ile Cinayet Dosyaları’ isimli panelde, son yıllarda milyonlarca kişi tarafından ilgi ile izlenen olay yeri inceleme dizilerinin adli tıp ve adli bilimler alanlarının toplum tarafından tanınmasını sağladığını söylendi.
İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı koordinatörlüğünde, İzmir Üniversitesi Hukuk Kulübü ve Kariyer Hukuk Derneği işbirliği ile düzenlenen ‘Farklı Bakış Açıları ile Cinayet Dosyaları’ isimli panel İzmir Üniversitesinde, öğrencilerin yoğun katılımı ile gerçekleşti. Türkiye ve dünyadaki ilginç cinayet dosyalarının masaya yatırıldığı panelin açılış konuşmasını İzmir Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Merdan Hekimoğlu yaptı. İki oturumdan oluşan panelde, Prof. Dr. Nevzat Alkan, ‘Ölüm yerinin tıbbi açıdan değerlendirilmesi’, Avukat Ahmet Sinan Sürücü, ‘Cinayet dosyalarında müdafinin önemi’, Doç. Dr. Yusuf Yaşar, ‘Bir cinayet olgusuna kriminolojik bakış’, Prof. Dr. Ekin Özgür Aktaş, ‘Otopsi ve otopsi sonrası incelemeler’, Dr. Ekrem Malkoç, ‘Romanlarda ve TV Dizilerinde Kriminalistik İncelemeler’, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hâkim Ömer Faruk Ceylan ise ‘Hâkim bakış açısıyla cinayet dosyası’ konularındaki görüşlerini aktardı.
Ekonomik durumu ve eğitim seviyesi ortalamanın üzerinde
Türkiye ve dünyada pek çok insanın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan terör saldırıları, canlı bomba olan insanlar hakkında soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi. Canlı bombaların, psikoza sokulmuş ya da ilaç etkisi altında beyinleri yıkanan kimseler olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yusuf Yaşar, bu durumun gelecekte suç bilimi ile ilgilenenlerin üzerinde duracağı bir konu olduğunu belirtti. Yaşar, “Son dönemlerde ortaya çıkan vahşi hislerle adam öldürme vakalarında ve seri katillerin ortaya çıkma süreçlerinde, dış etkilerin varlığı ya da yokluğu konusunda araştırma yapılmasının zamanı geldi. Canlı bombalar da bu kapsamdadır” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Nevzat Alkan ise 181 canlı bomba üzerinde yapılan bir araştırmaya göre canlı bombaların yüzde 50’den fazlasının ekonomik durumu ve eğitim seviyesinin ortalamanın oldukça üzerinde yer aldığını belirtti.
Programlar suçun tanınmasında etkili
Son dönemde toplumun büyük bir kesimi tarafından ilgi ile izlenen olay yeri inceleme dizileri ve bazı televizyon programlarını değerlendiren Prof. Dr. Alkan, bu dizilerde yaratılan içeriğin yalnızca yüzde 40’ının doğru, yüzde 60’ının ise konunun çarpıcı hale gelmesi için oluşturulan senaryolardan ibaret olduğunu söyledi. Normal olaylar üzerinden yürütülen belgesellerin, daha doğru bir içeriği yansıttığını vurgulayan Alkan, “Mevcut dizi ve belgeseller, adli tıp ve adli bilimler alanlarının toplum tarafından tanınmasını sağlıyor. Bir de Müge Anlı örneği var. Bu programlara kötü ya da iyi diyen de var ama ben bu programları önemsiyorum” dedi. Dizi ve programlar sayesinde, yaşadıkları olayların suç unsuru taşıdığını fark edip, suç duyurusunda bulunan kişilerle karşılaştıklarına değinen Prof. Dr. Alkan “Müge Anlı’nın yaptığı tarzdaki programlar, toplumda kuşkucu bakış açısı yaratıyor. Olay yeri inceleme dizilerinde ortaya çıkanlar ise beklentiyi artırıyor. İnsanlar bir kıl ile her şeyin çözülmesini bekliyor” dedi.
CSI etkisi ortaya çıktı
Romanlarda ve televizyon dizilerinde kriminalistik incelemelerin ne şekilde yansıtıldığını anlatan Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği görevinden emekli İzmir Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Ekrem Malkoç da, bu tür dizilerin yaygınlaşmasının ardından ‘CSI etkisi’ denilen bir kavramın ortaya çıktığını söyledi. Malkoç, “Bu dizilerin, izleyici veya adli mekanizmalardaki karar vericiler üzerinde bırakmış oldukları ve bilimsel değeri bulunmayan, her türlü davada suçluları beraat ettirme ve hüküm kararı vermeme eğilimleri, CSI etkisi olarak tanımlanıyor. Bu, henüz akademik inceleme konusu olmuş değil. 2006 yılında bu dizilerin izlenme oranlarının incelendiği bir çalışmaya göre bir gecede 30 milyon kişinin CSI dizisi izlediği ortaya çıktı. 70 milyon kişi de yayınlanan üç CSI dizisinden en az bir tanesini izlemiş. Bir gecede bu kadar kişinin bu dizileri izlediği göz önüne alındığında bu etkinin ortaya çıkması çok doğal olarak görünüyor” açıklamasında bulundu.
Otopsiyi uzmanlar yapmalı
Panelde, otopsi ve otopsi sonrası incelemeler konusundaki değerlendirmelerini aktaran Prof. Dr. Ekin Özgür Aktaş ise kişilerin ölüm sebebini ortaya koyan otopsi işleminin hukuki süreci etkileyen hayati öneme sahip olduğunu belirtti ve şunları aktardı: “Ölü muayenesine kapalı otopsi deniliyor fakat bu doğru değil. Otopsi yapılıyorsa profesyonel ekipler tarafından yapılmasının zorunlu hale getirilmesini istiyoruz, bu amatör kişilerin yapabileceği bir işlem değil. Otopsi, yapılması zorunlu işlemlerden biri olmasına rağmen Türkiye’de çoğu zaman yapılamıyor. Bu yüzden de hukuk sürecinde ortaya atılan iddiaları kanıtlamak için yıllarca çaba harcanıyor.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İzmir Üniversitesinde gerçekleşen ‘Farklı Bakış Açıları ile Cinayet Dosyaları’ isimli panelde, son yıllarda milyonlarca kişi tarafından ilgi ile izlenen olay yeri inceleme dizilerinin adli tıp ve adli bilimler alanlarının toplum tarafından tanınmasını sağladığını söylendi.
İzmir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı koordinatörlüğünde, İzmir Üniversitesi Hukuk Kulübü ve Kariyer Hukuk Derneği işbirliği ile düzenlenen ‘Farklı Bakış Açıları ile Cinayet Dosyaları’ isimli panel İzmir Üniversitesinde, öğrencilerin yoğun katılımı ile gerçekleşti. Türkiye ve dünyadaki ilginç cinayet dosyalarının masaya yatırıldığı panelin açılış konuşmasını İzmir Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Merdan Hekimoğlu yaptı. İki oturumdan oluşan panelde, Prof. Dr. Nevzat Alkan, ‘Ölüm yerinin tıbbi açıdan değerlendirilmesi’, Avukat Ahmet Sinan Sürücü, ‘Cinayet dosyalarında müdafinin önemi’, Doç. Dr. Yusuf Yaşar, ‘Bir cinayet olgusuna kriminolojik bakış’, Prof. Dr. Ekin Özgür Aktaş, ‘Otopsi ve otopsi sonrası incelemeler’, Dr. Ekrem Malkoç, ‘Romanlarda ve TV Dizilerinde Kriminalistik İncelemeler’, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hâkim Ömer Faruk Ceylan ise ‘Hâkim bakış açısıyla cinayet dosyası’ konularındaki görüşlerini aktardı.
Ekonomik durumu ve eğitim seviyesi ortalamanın üzerinde
Türkiye ve dünyada pek çok insanın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan terör saldırıları, canlı bomba olan insanlar hakkında soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi. Canlı bombaların, psikoza sokulmuş ya da ilaç etkisi altında beyinleri yıkanan kimseler olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yusuf Yaşar, bu durumun gelecekte suç bilimi ile ilgilenenlerin üzerinde duracağı bir konu olduğunu belirtti. Yaşar, “Son dönemlerde ortaya çıkan vahşi hislerle adam öldürme vakalarında ve seri katillerin ortaya çıkma süreçlerinde, dış etkilerin varlığı ya da yokluğu konusunda araştırma yapılmasının zamanı geldi. Canlı bombalar da bu kapsamdadır” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Nevzat Alkan ise 181 canlı bomba üzerinde yapılan bir araştırmaya göre canlı bombaların yüzde 50’den fazlasının ekonomik durumu ve eğitim seviyesinin ortalamanın oldukça üzerinde yer aldığını belirtti.
Programlar suçun tanınmasında etkili
Son dönemde toplumun büyük bir kesimi tarafından ilgi ile izlenen olay yeri inceleme dizileri ve bazı televizyon programlarını değerlendiren Prof. Dr. Alkan, bu dizilerde yaratılan içeriğin yalnızca yüzde 40’ının doğru, yüzde 60’ının ise konunun çarpıcı hale gelmesi için oluşturulan senaryolardan ibaret olduğunu söyledi. Normal olaylar üzerinden yürütülen belgesellerin, daha doğru bir içeriği yansıttığını vurgulayan Alkan, “Mevcut dizi ve belgeseller, adli tıp ve adli bilimler alanlarının toplum tarafından tanınmasını sağlıyor. Bir de Müge Anlı örneği var. Bu programlara kötü ya da iyi diyen de var ama ben bu programları önemsiyorum” dedi. Dizi ve programlar sayesinde, yaşadıkları olayların suç unsuru taşıdığını fark edip, suç duyurusunda bulunan kişilerle karşılaştıklarına değinen Prof. Dr. Alkan “Müge Anlı’nın yaptığı tarzdaki programlar, toplumda kuşkucu bakış açısı yaratıyor. Olay yeri inceleme dizilerinde ortaya çıkanlar ise beklentiyi artırıyor. İnsanlar bir kıl ile her şeyin çözülmesini bekliyor” dedi.
CSI etkisi ortaya çıktı
Romanlarda ve televizyon dizilerinde kriminalistik incelemelerin ne şekilde yansıtıldığını anlatan Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği görevinden emekli İzmir Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Ekrem Malkoç da, bu tür dizilerin yaygınlaşmasının ardından ‘CSI etkisi’ denilen bir kavramın ortaya çıktığını söyledi. Malkoç, “Bu dizilerin, izleyici veya adli mekanizmalardaki karar vericiler üzerinde bırakmış oldukları ve bilimsel değeri bulunmayan, her türlü davada suçluları beraat ettirme ve hüküm kararı vermeme eğilimleri, CSI etkisi olarak tanımlanıyor. Bu, henüz akademik inceleme konusu olmuş değil. 2006 yılında bu dizilerin izlenme oranlarının incelendiği bir çalışmaya göre bir gecede 30 milyon kişinin CSI dizisi izlediği ortaya çıktı. 70 milyon kişi de yayınlanan üç CSI dizisinden en az bir tanesini izlemiş. Bir gecede bu kadar kişinin bu dizileri izlediği göz önüne alındığında bu etkinin ortaya çıkması çok doğal olarak görünüyor” açıklamasında bulundu.
Otopsiyi uzmanlar yapmalı
Panelde, otopsi ve otopsi sonrası incelemeler konusundaki değerlendirmelerini aktaran Prof. Dr. Ekin Özgür Aktaş ise kişilerin ölüm sebebini ortaya koyan otopsi işleminin hukuki süreci etkileyen hayati öneme sahip olduğunu belirtti ve şunları aktardı: “Ölü muayenesine kapalı otopsi deniliyor fakat bu doğru değil. Otopsi yapılıyorsa profesyonel ekipler tarafından yapılmasının zorunlu hale getirilmesini istiyoruz, bu amatör kişilerin yapabileceği bir işlem değil. Otopsi, yapılması zorunlu işlemlerden biri olmasına rağmen Türkiye’de çoğu zaman yapılamıyor. Bu yüzden de hukuk sürecinde ortaya atılan iddiaları kanıtlamak için yıllarca çaba harcanıyor.”
Son Güncelleme: Pazartesi, 29 Şubat 2016 12:50
Gösterim: 2876
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu üyeliklerine Prof. Dr. Hayati Develi ile Prof. Dr. Mehmet Şişman'ı atadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliklerine Prof. Dr. Hayati Develi ile Prof. Dr. Mehmet Şişman'ı atadı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Erdoğan'ın, YÖK üyeliklerine Prof. Dr. Develi ile yeniden Prof. Dr. Şişman'ın Üniversitelerarası Kurulca yapılan seçimlerini, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 6'ncı maddesinin b/5 bendi gereğince onayladığı bildirildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu üyeliklerine Prof. Dr. Hayati Develi ile Prof. Dr. Mehmet Şişman'ı atadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliklerine Prof. Dr. Hayati Develi ile Prof. Dr. Mehmet Şişman'ı atadı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, Erdoğan'ın, YÖK üyeliklerine Prof. Dr. Develi ile yeniden Prof. Dr. Şişman'ın Üniversitelerarası Kurulca yapılan seçimlerini, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 6'ncı maddesinin b/5 bendi gereğince onayladığı bildirildi.
Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Şubat 2016 13:25
Gösterim: 1197
Okan Üniversitesi Girişimcilik Dersi’nde “İş bulmak benim zamanımda kolaydı, şimdi çok zor” diyen DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş teknolojinin binlerce işi ortadan kaldırdığını, kaldırmaya devam edeceğini söyledi. Ateş öğrencilere “Kolları sıvayın ve iş hayatına sıkı başlayın” tavsiyesinde bulundu.
Okan Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk kez başlattığı Girişimcilik Dersi’ne 24 Şubat 2016 Çarşamba günü DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş konuk oldu. Bankacılıktaki başarısının arkasında kan, ter ve gözyaşı olduğunu söyleyen Ateş gençlere çocukluk döneminden ve iş hayatından anılar anlatarak tavsiyelerde bulundu. “Cesur ve ısrarcı davranmak ve vazgeçmemek hayatta öncelik vermeniz gereken özelliklerinizden olmalı” diyen Ateş, DenizBank’ın hikayesinin bir otel odasında, bir sicil numarasıyla başladığını ifade etti. “En aptal söz söylenmeyendir. En aptal soru sorulmayandır” diyen Ateş konuşmasında başarıyı getirecek kişilik özelliklerini özgüven ve analitik düşünme yeteneği olarak belirtti.
Gençleri “İş bulmak benim zamanımda kolaydı, şimdi çok zor çünkü teknoloji binlerce işi ortadan kaldırdı. Bu nedenle yarın 100 binler, milyonlar iş bulmakta bugünkü kadar şanslı olmayacak” sözleriyle uyaran Ateş öğrencilere “Kolları sıvayın. İş hayatına sıkı başlayın. İşinizi severek yapın, çok çalışın” önerisinde bulundu.
“Siber güvenliğe büyük önem veriyoruz”
Bir öğrencinin “Telefondan ve internetten yaptığımız bankacılık işlemlerinde güvenliği nasıl sağlıyorsunuz?” sorusunu Ateş şöyle cevapladı: “Siber saldırılar günümüzün en önemli konuları arasında yer alıyor. Birçok kurum gibi biz de bu saldırılara maruz kalıyoruz. Sistemimize dünyanın her yerinden gelen günlük ortalama saldırı adeti 430 bin. Ancak güçlü altyapımız ve güvenlik sistemlerimizi sayesinde operasyonel riskimiz bu anlamda çok düşük. Ama her zaman temkinli olmakta fayda var. O nedenle tahtaya vuralım. Çünkü bu hâlâ korkmamız gereken bir durumdur. Dünyanın meselesidir siber saldırılar. Hacker’larla ilgili gençler arasında bir yarışma yapıyoruz. Bu sayede hem biz açıklarımızı görüyoruz hem de onları bu desteklerinden ötürü ödüllendiriyoruz“.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Okan Üniversitesi Girişimcilik Dersi’nde “İş bulmak benim zamanımda kolaydı, şimdi çok zor” diyen DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş teknolojinin binlerce işi ortadan kaldırdığını, kaldırmaya devam edeceğini söyledi. Ateş öğrencilere “Kolları sıvayın ve iş hayatına sıkı başlayın” tavsiyesinde bulundu.
Okan Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk kez başlattığı Girişimcilik Dersi’ne 24 Şubat 2016 Çarşamba günü DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş konuk oldu. Bankacılıktaki başarısının arkasında kan, ter ve gözyaşı olduğunu söyleyen Ateş gençlere çocukluk döneminden ve iş hayatından anılar anlatarak tavsiyelerde bulundu. “Cesur ve ısrarcı davranmak ve vazgeçmemek hayatta öncelik vermeniz gereken özelliklerinizden olmalı” diyen Ateş, DenizBank’ın hikayesinin bir otel odasında, bir sicil numarasıyla başladığını ifade etti. “En aptal söz söylenmeyendir. En aptal soru sorulmayandır” diyen Ateş konuşmasında başarıyı getirecek kişilik özelliklerini özgüven ve analitik düşünme yeteneği olarak belirtti.
Gençleri “İş bulmak benim zamanımda kolaydı, şimdi çok zor çünkü teknoloji binlerce işi ortadan kaldırdı. Bu nedenle yarın 100 binler, milyonlar iş bulmakta bugünkü kadar şanslı olmayacak” sözleriyle uyaran Ateş öğrencilere “Kolları sıvayın. İş hayatına sıkı başlayın. İşinizi severek yapın, çok çalışın” önerisinde bulundu.
“Siber güvenliğe büyük önem veriyoruz”
Bir öğrencinin “Telefondan ve internetten yaptığımız bankacılık işlemlerinde güvenliği nasıl sağlıyorsunuz?” sorusunu Ateş şöyle cevapladı: “Siber saldırılar günümüzün en önemli konuları arasında yer alıyor. Birçok kurum gibi biz de bu saldırılara maruz kalıyoruz. Sistemimize dünyanın her yerinden gelen günlük ortalama saldırı adeti 430 bin. Ancak güçlü altyapımız ve güvenlik sistemlerimizi sayesinde operasyonel riskimiz bu anlamda çok düşük. Ama her zaman temkinli olmakta fayda var. O nedenle tahtaya vuralım. Çünkü bu hâlâ korkmamız gereken bir durumdur. Dünyanın meselesidir siber saldırılar. Hacker’larla ilgili gençler arasında bir yarışma yapıyoruz. Bu sayede hem biz açıklarımızı görüyoruz hem de onları bu desteklerinden ötürü ödüllendiriyoruz“.
Son Güncelleme: Perşembe, 25 Şubat 2016 11:05
Gösterim: 1484
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Doğu Anadolu Gözlemevi Projesi ile uzayın Erzurum'dan izleneceğini ve geçmişte olduğu gibi Erzurum'dan araştırılacağını söyledi.
Koçak, Üniversite Konukevi'nde Atatürk Üniversitesi Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATASAM) Müdürü Doç.Dr. Cahit Yeşilyaprak ile düzenlediği basın toplantısıyla TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin bilimsel ve teknik işbirliği, Kalkınma Bakanlığı ile Erzurum Valiliği, bölgede yer alan 40 üniversitesi ve 7 gözlemevinin desteği ile kurulacak Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) hakkında bilgi verdi. Tarihinde eğitim, ticaret ve kültür merkezi konumunda bulunan Erzurum'un Atatürk Üniversitesi ile eğitim ve bilide çok ayrı bir yere geldiğini ifade eden Koçak, Erzurum'un Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) projesiyle bir "gözlemevi şehri" olacağını söyledi. Koçak, Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulacak olan DAG için bugüne kadar 76 milyon lira yatırım yapıldığını belirten Koçak, "Uzay, Erzurum'dan izlenecek, geçmişte olduğu gibi Erzurum'dan araştırılacak. Erzurum'un gözüyle uzaya bakacağız. Teleskop ihalesi geçen yıl yapıldı ve inşaat başlayacak. 3 bin 170 rakımlı Karakaya tepelerinde 2 bin 500 dönümlük arazinin tahsisi yapıldı, altyapısı tamamlandı ve 2019'da ilk ışık alınacak. Erzurum uzay araştırmaları ve uzay turizminin merkezi olacak" dedi.
"Türkiye'nin en büyük teleskobuna sahip olacak"
ATASAM Müdürü Doç. Dr. Yeşilyaprak da çalışmaları yaklaşık 5 yıldır devam eden DAG projesinin, Türkiye'nin astronomi, astrofizik ve uzay bilimleri alanındaki en büyük projesi ve yatırımı olduğunu söyledi. DAG'ın Türkiye'nin ilk kırmızı ötesi teleskopuna sahip olacağını ifade eden Yeşilyaprak, "Bu Türkiye'nin en büyük projelerinden biri. ATASAM tarafından yürütülen projede sona yaklaşıyoruz. Gözlemevinin kurulacağı alan ıslah edildi, elektrik ve fiber hatları döşendi. Teleskop ve kubbe ihaleleri yapıldı. DAG Projesi 4 metre çapındaki aynası ile Türkiye'nin en büyük teleskopuna sahip olacağı gibi konumu itibarıyla da uzay araştırmalarına ışık tutacak" diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Doğu Anadolu Gözlemevi Projesi ile uzayın Erzurum'dan izleneceğini ve geçmişte olduğu gibi Erzurum'dan araştırılacağını söyledi.
Koçak, Üniversite Konukevi'nde Atatürk Üniversitesi Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATASAM) Müdürü Doç.Dr. Cahit Yeşilyaprak ile düzenlediği basın toplantısıyla TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin bilimsel ve teknik işbirliği, Kalkınma Bakanlığı ile Erzurum Valiliği, bölgede yer alan 40 üniversitesi ve 7 gözlemevinin desteği ile kurulacak Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) hakkında bilgi verdi. Tarihinde eğitim, ticaret ve kültür merkezi konumunda bulunan Erzurum'un Atatürk Üniversitesi ile eğitim ve bilide çok ayrı bir yere geldiğini ifade eden Koçak, Erzurum'un Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) projesiyle bir "gözlemevi şehri" olacağını söyledi. Koçak, Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulacak olan DAG için bugüne kadar 76 milyon lira yatırım yapıldığını belirten Koçak, "Uzay, Erzurum'dan izlenecek, geçmişte olduğu gibi Erzurum'dan araştırılacak. Erzurum'un gözüyle uzaya bakacağız. Teleskop ihalesi geçen yıl yapıldı ve inşaat başlayacak. 3 bin 170 rakımlı Karakaya tepelerinde 2 bin 500 dönümlük arazinin tahsisi yapıldı, altyapısı tamamlandı ve 2019'da ilk ışık alınacak. Erzurum uzay araştırmaları ve uzay turizminin merkezi olacak" dedi.
"Türkiye'nin en büyük teleskobuna sahip olacak"
ATASAM Müdürü Doç. Dr. Yeşilyaprak da çalışmaları yaklaşık 5 yıldır devam eden DAG projesinin, Türkiye'nin astronomi, astrofizik ve uzay bilimleri alanındaki en büyük projesi ve yatırımı olduğunu söyledi. DAG'ın Türkiye'nin ilk kırmızı ötesi teleskopuna sahip olacağını ifade eden Yeşilyaprak, "Bu Türkiye'nin en büyük projelerinden biri. ATASAM tarafından yürütülen projede sona yaklaşıyoruz. Gözlemevinin kurulacağı alan ıslah edildi, elektrik ve fiber hatları döşendi. Teleskop ve kubbe ihaleleri yapıldı. DAG Projesi 4 metre çapındaki aynası ile Türkiye'nin en büyük teleskopuna sahip olacağı gibi konumu itibarıyla da uzay araştırmalarına ışık tutacak" diye konuştu.
Son Güncelleme: Perşembe, 25 Şubat 2016 16:54
Gösterim: 1432
Sabancı Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’nu dün akşam saatlerindeyaşama veda etti.
Tosun Terzioğlu, 25 Şubat Perşembe günü saat 10:00'da Sabancı Üniversitesinin Tuzla'daki kampüsünde yapılacak törenin ardından ikindi namazı sonrasında Bebek Camiinde kılınacak cenaze namazıyla Zincirlikuyu'da toprağa verilecek.
SABANCI ÜNİVERSİTESİ KURUCU MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI
GÜLER SABANCI’NIN PROF.DR. TOSUN TERZİOĞLU’NUN VEFATINA İLİŞKİN AÇIKLAMASI
Tosun Bey, 12 yıl üniversitemizin kurucu rektörlüğünü yapmış; ülkemiz yüksek öğrenimine fark getiren, öncülük eden üniversitemizin “bir dünya üniversitesi olma” yolculuğunda unutulmaz katkıları olmuştur.
Tüm yaşamı boyunca bilimi, öğrenmeyi ve öğretmeyi her şeyin üstünde tutmuştur. Akademik ve bilimsel başarılarının yanı sıra mütevazı kişiliği ile de örnek alınan bir eğitim gönüllüsü, tam bir eğitim neferidir. Aramızdan ayrılmasından, böyle önemli bir değeri kaybetmekten büyük üzüntü duyuyoruz.
Üniversitemizden sevgi ve emeğini hiç esirgemeyen, yakın çalışma şansına sahip olduğum Tosun Hoca’mıza Allah’tan rahmet ve tüm Sabancı Üniversitesi camiasına, aile ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
SABANCI ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ Prof. Dr. NİHAT BERKER’in MESAJI
Üniversitemizin kuruluşunda ve gelişmesinde üstün hizmetleri olan, sevgili Kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’nu bugün, 23 Şubat 2016, kaybetmiş olmanın büyük üzüntüsü içerisindeyiz.
Tosun Hocamız, Sabancı Üniversitesi'nin Kurucu Rektörü olduğu 1997- 2009 yıllarında vizyoner kişiliği, üstün yöneticilik becerileri, hiç esirgemediği sevgi ve emeği ile Sabancı Üniversitesi'nin bir Dünya Üniversitesi olma yolculuğunda eşsiz bir rol oynamıştır. Kendisini her zaman sevgi, saygı ve minnetle anacağız.
Daha önce ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığı ve TÜBİTAK Başkanlığı da yapmış olan sevgili Tosun Hocamızın, Türkiye'de ve dünyada Matematikte çok kıymetli bir konumu vardır.
Merhuma Tanrı'dan Rahmet; ailesine, arkadaşlarına ve tüm Üniversitemiz ve bilim camiasına başsağlığı dileriz.
Kurucu Rektör Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’nun 2009 yılında Sabancı Üniversitesi’ndeki Akademik Yıl Kapanış Konferansındaki konuşmasından Sabancı Üniversitesine ilişkin sözlerinden alıntı:
“Türkiye’de bir dünya üniversitesi olacak. özgür bir tartışma ortamı sağlayacak. öğrencisine, düşünce kalıplarına zorla giydirme değil düşünmesini, tartışmasını, uygarca tartışmasını öğretecek medeni cesaret sahibi, kendilerine güvenen bireyler olarak yetişmesini sağlayacak. ne disiplinler arası eşit ağırlıkçı, sayısalcı gibi ne de cinsiyete, ırka dayalı, inanç veya inanma biçimlerine dayalı ayrımcılık yapacak. böyle bir üniversite hayal ettik hep beraber.
Beraber hayal etmeye, ortaya koymaya başladık ürünleri, ama doğrusu 1999 yılı Ekim ayı gelip de ilk öğrencilerimiz heyecanlı, ürkek bir şekilde gelip bilgi merkezinin ortasında dizildiklerinde işte o zaman bu hayaller gerçek olmaya başladı. onun için hayal etmeyi öğrenin, iyi bir şey.”
Tosun Terzioğlu kimdir?
1942 yılında İstanbul doğan Ahmet Tosun Terzioğlu, lise diplomasını 1961 yılında Robert Kolej'den aldı. Terzioğlu lisans derecesini 1965 yılında matematik dalında Newcastle upon Tyne Üniversitesi'nden; doktora derecesini ise 1968 yılında, aynı dalda, Frankfurt Üniversitesi'nden aldı. 1968 – 1994 yılları arasında Michigan, Wuppertal ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) ders verdi. 1974 -1975 ve 1989 -1991 yılları arasında ODTÜ Matematik Bölümü Başkanlığı; 1977-1982 yıllarında ise aynı üniversitede Fen ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığı yaptı. Terzioğlu, 1979 – 1981 arasında Üniversitelerarası Kurul Üyesi, 1990 – 1991 arasında ODTÜ Senato Üyesi olarak hizmet verdi. 1992-1997 yıllarında TÜBİTAK Başkanlığı yapan Terzioğlu, ayrıca TTGV Yönetim Kurulu, MAM Yönetim Kurulu, Kosgeb İcra Kurulu, TÜBİTAK Bilim Kurulu gibi pek çok kurula üyelik ve/ya başkanlık yapmıştır.
Terzioğlu, Temmuz 1997 - Temmuz 2009 arasında Sabancı Üniversitesi Rektörü olarak görev yapmıştır. Sabancı Üniversitesi Kurucu Rektörü olan Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, üniversitenin ilk üç Emeritus Öğretim Üyesinden biridir. Terzioğlu Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa ve Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeliğini sürdürmekteydi.
Akademik ve idari görevlerine ek olarak, Terzioğlu 1990 yılından bu yana Türk Matematik Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı 1989-2008 tarihleri arasında yürütmüştür. Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ve Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)’de, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV)’de yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaktadır.
Editörlük ve Yazı Kurulu üyelikleri de bulunan Terzioğlu, ayrıca Matematik alanında 50’nin üzerinde bilimsel makalenin ve 4 kitabın yazarıdır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Sabancı Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’nu dün akşam saatlerindeyaşama veda etti.
Tosun Terzioğlu, 25 Şubat Perşembe günü saat 10:00'da Sabancı Üniversitesinin Tuzla'daki kampüsünde yapılacak törenin ardından ikindi namazı sonrasında Bebek Camiinde kılınacak cenaze namazıyla Zincirlikuyu'da toprağa verilecek.
SABANCI ÜNİVERSİTESİ KURUCU MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKANI
GÜLER SABANCI’NIN PROF.DR. TOSUN TERZİOĞLU’NUN VEFATINA İLİŞKİN AÇIKLAMASI
Tosun Bey, 12 yıl üniversitemizin kurucu rektörlüğünü yapmış; ülkemiz yüksek öğrenimine fark getiren, öncülük eden üniversitemizin “bir dünya üniversitesi olma” yolculuğunda unutulmaz katkıları olmuştur.
Tüm yaşamı boyunca bilimi, öğrenmeyi ve öğretmeyi her şeyin üstünde tutmuştur. Akademik ve bilimsel başarılarının yanı sıra mütevazı kişiliği ile de örnek alınan bir eğitim gönüllüsü, tam bir eğitim neferidir. Aramızdan ayrılmasından, böyle önemli bir değeri kaybetmekten büyük üzüntü duyuyoruz.
Üniversitemizden sevgi ve emeğini hiç esirgemeyen, yakın çalışma şansına sahip olduğum Tosun Hoca’mıza Allah’tan rahmet ve tüm Sabancı Üniversitesi camiasına, aile ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
SABANCI ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ Prof. Dr. NİHAT BERKER’in MESAJI
Üniversitemizin kuruluşunda ve gelişmesinde üstün hizmetleri olan, sevgili Kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’nu bugün, 23 Şubat 2016, kaybetmiş olmanın büyük üzüntüsü içerisindeyiz.
Tosun Hocamız, Sabancı Üniversitesi'nin Kurucu Rektörü olduğu 1997- 2009 yıllarında vizyoner kişiliği, üstün yöneticilik becerileri, hiç esirgemediği sevgi ve emeği ile Sabancı Üniversitesi'nin bir Dünya Üniversitesi olma yolculuğunda eşsiz bir rol oynamıştır. Kendisini her zaman sevgi, saygı ve minnetle anacağız.
Daha önce ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığı ve TÜBİTAK Başkanlığı da yapmış olan sevgili Tosun Hocamızın, Türkiye'de ve dünyada Matematikte çok kıymetli bir konumu vardır.
Merhuma Tanrı'dan Rahmet; ailesine, arkadaşlarına ve tüm Üniversitemiz ve bilim camiasına başsağlığı dileriz.
Kurucu Rektör Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’nun 2009 yılında Sabancı Üniversitesi’ndeki Akademik Yıl Kapanış Konferansındaki konuşmasından Sabancı Üniversitesine ilişkin sözlerinden alıntı:
“Türkiye’de bir dünya üniversitesi olacak. özgür bir tartışma ortamı sağlayacak. öğrencisine, düşünce kalıplarına zorla giydirme değil düşünmesini, tartışmasını, uygarca tartışmasını öğretecek medeni cesaret sahibi, kendilerine güvenen bireyler olarak yetişmesini sağlayacak. ne disiplinler arası eşit ağırlıkçı, sayısalcı gibi ne de cinsiyete, ırka dayalı, inanç veya inanma biçimlerine dayalı ayrımcılık yapacak. böyle bir üniversite hayal ettik hep beraber.
Beraber hayal etmeye, ortaya koymaya başladık ürünleri, ama doğrusu 1999 yılı Ekim ayı gelip de ilk öğrencilerimiz heyecanlı, ürkek bir şekilde gelip bilgi merkezinin ortasında dizildiklerinde işte o zaman bu hayaller gerçek olmaya başladı. onun için hayal etmeyi öğrenin, iyi bir şey.”
Tosun Terzioğlu kimdir?
1942 yılında İstanbul doğan Ahmet Tosun Terzioğlu, lise diplomasını 1961 yılında Robert Kolej'den aldı. Terzioğlu lisans derecesini 1965 yılında matematik dalında Newcastle upon Tyne Üniversitesi'nden; doktora derecesini ise 1968 yılında, aynı dalda, Frankfurt Üniversitesi'nden aldı. 1968 – 1994 yılları arasında Michigan, Wuppertal ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) ders verdi. 1974 -1975 ve 1989 -1991 yılları arasında ODTÜ Matematik Bölümü Başkanlığı; 1977-1982 yıllarında ise aynı üniversitede Fen ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığı yaptı. Terzioğlu, 1979 – 1981 arasında Üniversitelerarası Kurul Üyesi, 1990 – 1991 arasında ODTÜ Senato Üyesi olarak hizmet verdi. 1992-1997 yıllarında TÜBİTAK Başkanlığı yapan Terzioğlu, ayrıca TTGV Yönetim Kurulu, MAM Yönetim Kurulu, Kosgeb İcra Kurulu, TÜBİTAK Bilim Kurulu gibi pek çok kurula üyelik ve/ya başkanlık yapmıştır.
Terzioğlu, Temmuz 1997 - Temmuz 2009 arasında Sabancı Üniversitesi Rektörü olarak görev yapmıştır. Sabancı Üniversitesi Kurucu Rektörü olan Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, üniversitenin ilk üç Emeritus Öğretim Üyesinden biridir. Terzioğlu Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa ve Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeliğini sürdürmekteydi.
Akademik ve idari görevlerine ek olarak, Terzioğlu 1990 yılından bu yana Türk Matematik Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı 1989-2008 tarihleri arasında yürütmüştür. Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ve Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)’de, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV)’de yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaktadır.
Editörlük ve Yazı Kurulu üyelikleri de bulunan Terzioğlu, ayrıca Matematik alanında 50’nin üzerinde bilimsel makalenin ve 4 kitabın yazarıdır.
Son Güncelleme: Çarşamba, 24 Şubat 2016 12:56
Gösterim: 1666

