Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Ahmet Yesevi Üniversitesi, öğrencilerinin öğrenim süreleri boyunca yılda bir defa Türkiye'den Kazakistan'a gidiş geliş uçak ücretlerini karşılıyor.
Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, üniversitenin uzaktan eğitim ile ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarına ilişkin bilgi verdi.
Kazakistan'daki üniversitenin örgün eğitim programlarına YGS ve LYS ile öğrenci aldıklarını dile getiren Yıldız, bu yıl üniversiteye 100 kontenjan ayrıldığını bildirdi.
Üniversitede 9 fakülte ve 1 yüksekokulda öğretim verildiğini, 33 Türk akraba topluluğundan toplam 10 bin öğrenci bulunduğunu ifade eden Yıldız, Doğu Türkistan, Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Kafkaslar ve Sibirya'daki tüm özerk cumhuriyetlerden, İran, Suudi Arabistan'dan öğrencilerinin olduğunu aktardı.
Kontenjanların, Türk dili ve edebiyatı, İngiliz dili ve edebiyatı, Rus dili ve edebiyatı, tarih, işletme, uluslararası ilişkiler, bilgisayar mühendisliği programlarına dağıldığını anlatan Yıldız, "Üniversitemizde dünyada başka hiçbir üniversitede olmayan bir uygulama var. Öğrencilerimizin öğrenim süreleri boyunca yılda bir defa Türkiye'den Kazakistan'a gidiş geliş uçak ücretlerini üniversitemiz karşılıyor." dedi.
Ayrıca Yesevi Üniversitesinde okuyan öğrencilere aylık 100 dolar burs verdiklerini belirten Yıldız, "Bu ücret, çok düşük bir rakam olarak görülmesin. Kazakistan'ın Türkistan şehri çok mütevazı. Dolayısıyla bu ücret bir öğrenciye bir ay boyunca büyük oranda yetebilecek düzeyde." diye konuştu.
ALES şartı olmadan yüksek lisans imkanı
Prof. Dr. Yıldız, bu yıl uzaktan eğitimde yeni açılacak yüksek lisans programlarından "iş sağlığı ve güvenliği bölümü"nün sektördeki yoğun talebe cevap vereceğini vurguladı.
Uzaktan eğitim programlarının ön lisans, lisans ve yüksek lisans programı olmak üzere 19 ayrı bölümden oluştuğunu anlatan Yıldız, Türkiye'nin 35 farklı üniversitesinden ve 3 devlet kurumundan alanında en iyi hocaların öğrencilere canlı ders anlattığını söyledi. Yıldız, yüksek lisans programlarında ALES şartının bulunmadığını da aktardı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Ahmet Yesevi Üniversitesi, öğrencilerinin öğrenim süreleri boyunca yılda bir defa Türkiye'den Kazakistan'a gidiş geliş uçak ücretlerini karşılıyor.
Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, üniversitenin uzaktan eğitim ile ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarına ilişkin bilgi verdi.
Kazakistan'daki üniversitenin örgün eğitim programlarına YGS ve LYS ile öğrenci aldıklarını dile getiren Yıldız, bu yıl üniversiteye 100 kontenjan ayrıldığını bildirdi.
Üniversitede 9 fakülte ve 1 yüksekokulda öğretim verildiğini, 33 Türk akraba topluluğundan toplam 10 bin öğrenci bulunduğunu ifade eden Yıldız, Doğu Türkistan, Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Kafkaslar ve Sibirya'daki tüm özerk cumhuriyetlerden, İran, Suudi Arabistan'dan öğrencilerinin olduğunu aktardı.
Kontenjanların, Türk dili ve edebiyatı, İngiliz dili ve edebiyatı, Rus dili ve edebiyatı, tarih, işletme, uluslararası ilişkiler, bilgisayar mühendisliği programlarına dağıldığını anlatan Yıldız, "Üniversitemizde dünyada başka hiçbir üniversitede olmayan bir uygulama var. Öğrencilerimizin öğrenim süreleri boyunca yılda bir defa Türkiye'den Kazakistan'a gidiş geliş uçak ücretlerini üniversitemiz karşılıyor." dedi.
Ayrıca Yesevi Üniversitesinde okuyan öğrencilere aylık 100 dolar burs verdiklerini belirten Yıldız, "Bu ücret, çok düşük bir rakam olarak görülmesin. Kazakistan'ın Türkistan şehri çok mütevazı. Dolayısıyla bu ücret bir öğrenciye bir ay boyunca büyük oranda yetebilecek düzeyde." diye konuştu.
ALES şartı olmadan yüksek lisans imkanı
Prof. Dr. Yıldız, bu yıl uzaktan eğitimde yeni açılacak yüksek lisans programlarından "iş sağlığı ve güvenliği bölümü"nün sektördeki yoğun talebe cevap vereceğini vurguladı.
Uzaktan eğitim programlarının ön lisans, lisans ve yüksek lisans programı olmak üzere 19 ayrı bölümden oluştuğunu anlatan Yıldız, Türkiye'nin 35 farklı üniversitesinden ve 3 devlet kurumundan alanında en iyi hocaların öğrencilere canlı ders anlattığını söyledi. Yıldız, yüksek lisans programlarında ALES şartının bulunmadığını da aktardı.
Son Güncelleme: Perşembe, 14 Temmuz 2016 14:45
Gösterim: 1458
Türkiye’ye geldiğinde tek kelime Türkçe bilmeyen ve aslen Kırım Türkü olan Ukrayna vatandaşı Diana Raupova, İzmir Üniversitesinin Uluslararası Ticaret ve Finansman bölümünü tam puanla bitirdi.
İzmir Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Raupova 2011'de Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Akraba Toplulukları Sınavı’nda başarılı olarak Türkiye’ye geldi. Bursa’da bir yıl Türkçe eğitimi alan Raupova, üniversite tercihlerinde ilk sıraya İzmir Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman bölümünü yazdı.
Yüzde 100 bursla bölümüne yerleştirilmesinin ardından hazırlık sınıfında bir dönemde lisans eğitimi almaya yeterli olacak seviyeye gelen Raupova, derslerinde büyük başarı göstererek, bölümünden 3 yılda 4 üzerinden 4 puanla mezun oldu.
Ukrayna dilinin yanı sıra Rusça, Sırpça, İngilizce ve Türkçe bilen, İzmir Üniversitesinde de temel düzeyde İspanyolca ve Almanca eğitim alan Raupova, bundan sonraki hayatına Amerika’da devam etmeyi planladığını söyledi.
Raupova şeref kütüğüne yıldız çaktı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Türkiye’ye geldiğinde tek kelime Türkçe bilmeyen ve aslen Kırım Türkü olan Ukrayna vatandaşı Diana Raupova, İzmir Üniversitesinin Uluslararası Ticaret ve Finansman bölümünü tam puanla bitirdi.
İzmir Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Raupova 2011'de Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Akraba Toplulukları Sınavı’nda başarılı olarak Türkiye’ye geldi. Bursa’da bir yıl Türkçe eğitimi alan Raupova, üniversite tercihlerinde ilk sıraya İzmir Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman bölümünü yazdı.
Yüzde 100 bursla bölümüne yerleştirilmesinin ardından hazırlık sınıfında bir dönemde lisans eğitimi almaya yeterli olacak seviyeye gelen Raupova, derslerinde büyük başarı göstererek, bölümünden 3 yılda 4 üzerinden 4 puanla mezun oldu.
Ukrayna dilinin yanı sıra Rusça, Sırpça, İngilizce ve Türkçe bilen, İzmir Üniversitesinde de temel düzeyde İspanyolca ve Almanca eğitim alan Raupova, bundan sonraki hayatına Amerika’da devam etmeyi planladığını söyledi.
Raupova şeref kütüğüne yıldız çaktı.
Son Güncelleme: Çarşamba, 13 Temmuz 2016 13:00
Gösterim: 1298
Turgut Özal Üniversitesi ile İpek Üniversitesi'nin kurucusu olan vakıflara kayyum atanması kararlaştırıldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün açtığı davalarda mahkemeler, Turgut Özal Üniversitesinin kurucusu olduğu "Turgut Özal Düşünce ve Hamle Vakfı" ile İpek Üniversitesinin kurucusu olduğu "Koza İpek Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfı"nın yöneticilerinin görevden uzaklaştırılarak, yerlerine kayyum atanmasını kararlaştırdı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Turgut Özal Üniversitesi ile İpek Üniversitesi'nin kurucusu olan vakıflara kayyum atanması kararlaştırıldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün açtığı davalarda mahkemeler, Turgut Özal Üniversitesinin kurucusu olduğu "Turgut Özal Düşünce ve Hamle Vakfı" ile İpek Üniversitesinin kurucusu olduğu "Koza İpek Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfı"nın yöneticilerinin görevden uzaklaştırılarak, yerlerine kayyum atanmasını kararlaştırdı.
Son Güncelleme: Cuma, 01 Temmuz 2016 14:18
Gösterim: 1699
Azmi ve hayata bağlılığıyla çevresindekilerin takdirini kazanan otizmli genç Cem Vardarcı, Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümünden üçüncülükle mezun olmanın heyecan ve gururunu yaşıyor.
Gülçin ve Zafer Vardarcı çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Cem'e 4 yaşındayken otizm teşhisi konuldu. Aldıkları bu haberle yıkılan Vardarcı ailesi, azim ve kararlılıklarıyla birçok insana örnek olacak mücadele sergiledi.
Annesi ve babasının desteğiyle eğitim hayatına başlayan Cem Vardarcı, ilköğretimi tamamlayana kadar 6 okul değiştirmek zorunda kaldı. Azimle eğitimine devam eden Vardarcı, 2011 yılında Ümran Baradan Güzel Sanatlar Lisesi'nden mezun olduktan sonra girdiği üniversite sınavında 179 puan aldı. Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümünün yetenek sınavına giren Vardarcı, elde ettiği başarı ile "yaylı çalgılar programı"na kabul edildi. Eğitimini aksatmadan sürdüren Vardarcı, üniversiteden bölüm üçüncüsü olarak mezun olma başarısı gösterdi.
Anne Gülçin Vardarcı, oğlunun müziğe ilgisini 10 yaşındayken keşfettiklerini ve özel dersler aldırmaya başladıklarını söyledi. Oğlunun konservatuvar okuyacağını hiç hayal etmediğini anlatan anne Vardarcı, "Her annenin hayali vardır, hiç kimse evladının kötü durumda olmasını istemez hatta şimdi çocuk doğmadan hangi anaokuluna gidecek, sonrasında hangi okula gideceği konuşuluyor ama bizler için büyük bir karanlık vardı, şimdi ise gördüğünüz gibi her şey harika." dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Azmi ve hayata bağlılığıyla çevresindekilerin takdirini kazanan otizmli genç Cem Vardarcı, Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümünden üçüncülükle mezun olmanın heyecan ve gururunu yaşıyor.
Gülçin ve Zafer Vardarcı çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Cem'e 4 yaşındayken otizm teşhisi konuldu. Aldıkları bu haberle yıkılan Vardarcı ailesi, azim ve kararlılıklarıyla birçok insana örnek olacak mücadele sergiledi.
Annesi ve babasının desteğiyle eğitim hayatına başlayan Cem Vardarcı, ilköğretimi tamamlayana kadar 6 okul değiştirmek zorunda kaldı. Azimle eğitimine devam eden Vardarcı, 2011 yılında Ümran Baradan Güzel Sanatlar Lisesi'nden mezun olduktan sonra girdiği üniversite sınavında 179 puan aldı. Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümünün yetenek sınavına giren Vardarcı, elde ettiği başarı ile "yaylı çalgılar programı"na kabul edildi. Eğitimini aksatmadan sürdüren Vardarcı, üniversiteden bölüm üçüncüsü olarak mezun olma başarısı gösterdi.
Anne Gülçin Vardarcı, oğlunun müziğe ilgisini 10 yaşındayken keşfettiklerini ve özel dersler aldırmaya başladıklarını söyledi. Oğlunun konservatuvar okuyacağını hiç hayal etmediğini anlatan anne Vardarcı, "Her annenin hayali vardır, hiç kimse evladının kötü durumda olmasını istemez hatta şimdi çocuk doğmadan hangi anaokuluna gidecek, sonrasında hangi okula gideceği konuşuluyor ama bizler için büyük bir karanlık vardı, şimdi ise gördüğünüz gibi her şey harika." dedi.
Son Güncelleme: Cuma, 01 Temmuz 2016 16:52
Gösterim: 1631
Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulmasına dair anlaşma, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Tekin ile Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Oka tarafından imzalandı.
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, kurulacak üniversitenin hem Japonya hem de Türkiye'ye bilim ve teknoloji alanında büyük katkılar sunacağına inandığını söyledi.
Japonya ile Türkiye'nin gerçek dost ve kardeş ülkeler olduğunu ifade eden Yılmaz, "Asya'nın iki ucunda, doğusunda ve batısında asırlar boyu süren dostluğa sahibiz. Zaten iki ülkenin bayraklarının rengine bakınca da ortak noktalar var. Kırmızı ve beyaz her iki ülkenin de bayrağında. Gökte olan ay, yıldız ve güneş bayraklarda var. Japonya kendisini doğunun yükselen güneşi, biz de kendimizi bu bölgenin yükselen yıldızı olarak görüyoruz. Yükselen güneş ile yükselen yıldız, el ele vererek bu üniversiteyle bilim, teknoloji ve dünya barışına katkıda bulunmak üzere büyük çalışma yapacak." diye konuştu.
Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurucu anlaşması üzerinde müzakereleri yürüten Türk Komitesi'nin başkanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın da konuşmasına İstanbul'da meydana gelen terör saldırısından hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara acil şifa dileyerek başladı.

"Üniversitenin çok müstesna bir yeri olacak"
Üniversitenin iki ülke için hayırlara vesile olmasını dileyen Kalın, sözlerine şöyle devam etti: "Bu üniversite fikri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Japonya Başbakanı Abe'nin küresel vizyonunun tezahürüdür. Birkaç asra yayılan Türk-Japon ilişkilerinde şüphesiz bu üniversitenin çok müstesna bir yeri olacaktır. İki ülke halkları arasında bulunan dostluk bağları bu üniversite ile daha da derinleşecek ve yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır. Bu ilişkilerin uzun tarihinde, Ertuğrul Fırkateyni'nden Marmaray ve köprü projelerine kadar çok geniş alana yayılan derinlikli bir ilişki yelpazesi var. Üniversite fikri de bu ilişkilerin derinliğinden ortaya çıkmış bir sonuçtur. Üniversite, sahasında dünyanın önde gelen üniversitelerinden biri olmayı hedefliyor. Japonya'nın birikimi, Türkiye'nin büyüyen ekonomisi ve dünyaya açılan perspektifi dikkate alındığında bu üniversitenin kendi sahasında temayüz etmiş bir cazibe merkezi haline gelmesini temenni ediyoruz."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulmasına dair anlaşma, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Tekin ile Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Oka tarafından imzalandı.
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, kurulacak üniversitenin hem Japonya hem de Türkiye'ye bilim ve teknoloji alanında büyük katkılar sunacağına inandığını söyledi.
Japonya ile Türkiye'nin gerçek dost ve kardeş ülkeler olduğunu ifade eden Yılmaz, "Asya'nın iki ucunda, doğusunda ve batısında asırlar boyu süren dostluğa sahibiz. Zaten iki ülkenin bayraklarının rengine bakınca da ortak noktalar var. Kırmızı ve beyaz her iki ülkenin de bayrağında. Gökte olan ay, yıldız ve güneş bayraklarda var. Japonya kendisini doğunun yükselen güneşi, biz de kendimizi bu bölgenin yükselen yıldızı olarak görüyoruz. Yükselen güneş ile yükselen yıldız, el ele vererek bu üniversiteyle bilim, teknoloji ve dünya barışına katkıda bulunmak üzere büyük çalışma yapacak." diye konuştu.
Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurucu anlaşması üzerinde müzakereleri yürüten Türk Komitesi'nin başkanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın da konuşmasına İstanbul'da meydana gelen terör saldırısından hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara acil şifa dileyerek başladı.

"Üniversitenin çok müstesna bir yeri olacak"
Üniversitenin iki ülke için hayırlara vesile olmasını dileyen Kalın, sözlerine şöyle devam etti: "Bu üniversite fikri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Japonya Başbakanı Abe'nin küresel vizyonunun tezahürüdür. Birkaç asra yayılan Türk-Japon ilişkilerinde şüphesiz bu üniversitenin çok müstesna bir yeri olacaktır. İki ülke halkları arasında bulunan dostluk bağları bu üniversite ile daha da derinleşecek ve yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır. Bu ilişkilerin uzun tarihinde, Ertuğrul Fırkateyni'nden Marmaray ve köprü projelerine kadar çok geniş alana yayılan derinlikli bir ilişki yelpazesi var. Üniversite fikri de bu ilişkilerin derinliğinden ortaya çıkmış bir sonuçtur. Üniversite, sahasında dünyanın önde gelen üniversitelerinden biri olmayı hedefliyor. Japonya'nın birikimi, Türkiye'nin büyüyen ekonomisi ve dünyaya açılan perspektifi dikkate alındığında bu üniversitenin kendi sahasında temayüz etmiş bir cazibe merkezi haline gelmesini temenni ediyoruz."
Son Güncelleme: Perşembe, 30 Haziran 2016 14:51
Gösterim: 2434

