Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
AK Parti Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Konya Üniversitesinin adının, “Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi” olarak değiştirilmesini öngören kanun teklifi verdi.
Kapusuz ve milletvekili arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifiyle, “Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması” amaçlanıyor.
Kanun teklifinin gerekçesinde, Türkiye için büyük hizmetlerde bulunan ve halk tarafından sevilen devlet büyüklerinin adlarının eğitim müesseselerine verilmek suretiyle gönüllerde canlı tutulmasına yönelik uygulamalar yapıldığı anımsatıldı. Gerekçede, “Bu amaçla, kendini Konya'ya ve ülkesine hizmet etmeye adayan, ülkemize Başbakanlık, Başbakan Yardımcılığı, Milletvekilliği görevleri ile üstün hizmetler yapan Necmettin Erbakan'ın isminin Konya'da ve ülkemizde yaşatılması amacıyla, vefatının birinci yıldönümünde, daha önce kurulan üniversitenin adının ülkemizdeki genel uygulamaya paralel olarak 'Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi' olarak değiştirilmesi amaçlanmıştır” ifadeleri kullanıldı.
Kanun teklifi ile ayrıca, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun, “Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen 'Lise Mezunlarına Meslek Edindirme' programına katılıp, meslek lisesi diplomasını alanlar ile bir mesleğe veya belli sanat dallarına yönelik programlar uygulayan liselerin mezunları, aynı meslek veya sanat dalında bir yüksekokul veya meslek yüksekokuluna girmek istedikleri takdirde merkezi sınavla almış oldukları puanlarına Yükseköğretim Kurulunun, meslek dalına göre tespit edeceği ölçü dahilinde Milli Eğitim Bakanlığının uygun görüşü alınarak artı puan verilir. Bu puan, almış oldukları puanların yüzde 40'ından fazla olamaz” ifadesini içeren EK 21. maddesinin de yürürlükten kaldırılması öngörülüyor.
(Hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
AK Parti Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Konya Üniversitesinin adının, “Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi” olarak değiştirilmesini öngören kanun teklifi verdi.
Kapusuz ve milletvekili arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifiyle, “Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması” amaçlanıyor.
Kanun teklifinin gerekçesinde, Türkiye için büyük hizmetlerde bulunan ve halk tarafından sevilen devlet büyüklerinin adlarının eğitim müesseselerine verilmek suretiyle gönüllerde canlı tutulmasına yönelik uygulamalar yapıldığı anımsatıldı. Gerekçede, “Bu amaçla, kendini Konya'ya ve ülkesine hizmet etmeye adayan, ülkemize Başbakanlık, Başbakan Yardımcılığı, Milletvekilliği görevleri ile üstün hizmetler yapan Necmettin Erbakan'ın isminin Konya'da ve ülkemizde yaşatılması amacıyla, vefatının birinci yıldönümünde, daha önce kurulan üniversitenin adının ülkemizdeki genel uygulamaya paralel olarak 'Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi' olarak değiştirilmesi amaçlanmıştır” ifadeleri kullanıldı.
Kanun teklifi ile ayrıca, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun, “Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen 'Lise Mezunlarına Meslek Edindirme' programına katılıp, meslek lisesi diplomasını alanlar ile bir mesleğe veya belli sanat dallarına yönelik programlar uygulayan liselerin mezunları, aynı meslek veya sanat dalında bir yüksekokul veya meslek yüksekokuluna girmek istedikleri takdirde merkezi sınavla almış oldukları puanlarına Yükseköğretim Kurulunun, meslek dalına göre tespit edeceği ölçü dahilinde Milli Eğitim Bakanlığının uygun görüşü alınarak artı puan verilir. Bu puan, almış oldukları puanların yüzde 40'ından fazla olamaz” ifadesini içeren EK 21. maddesinin de yürürlükten kaldırılması öngörülüyor.
(Hürriyet)
Son Güncelleme: Çarşamba, 29 Şubat 2012 13:46
Gösterim: 2243
Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Eğitim Kültür Komisyonu'na bağlı alt komisyonda sendikalar 4+4+4'ü tartıştılar.
Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kurulan alt komisyonun Başkanı AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, ''teklifte değişiklik yapıldığı'' haberlerini değerlendirirken, ''Bizim elimizdeki resmi metin, alt komisyona birleştirilerek sevk edilen metindir'' dedi.
Alt komisyonda konuşan Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, zorunlu eğitim sürecinde çocukların mesleki eğitime kaydırılmasının eğitimi kesintili yapmak anlamına geldiğini ileri sürdü. Kırsal kesimdeki kız öğrencilerin birinci 4 yıllık süreden sonra okulu bırakmak zorunda kalabileceklerini öne süren Demir, kız öğrencilerin okullaşma oranının 1997'de yüzde 78 olduğunu, 8 yıllık kesintisiz eğitim sayesinde bu oranın yüzde 98'e çıktığını söyledi.
Sendikaların sürece dahil edilmediğini öne süren Demir, zorunlu eğitimin 1 yılının okulöncesi eğitim olmak üzere 13 yıla çıkarılması önerisinde bulundu. Yasa teklifinin geri çekilmesi gerektiğini savunan Demir, konun tüm taraflarla toplantılar yapılarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız da hiçbir bilimsel çalışma yapılmaksızın mesleki yönlendirmenin yapılmasının doğru olmayacağını savundu. Yasa teklifinin gerekçesinde, 6-14 yaşın aynı ortamda bulunmasının sakıncalı olduğunun belirtildiğini söyleyen Yıldız, 8 yıllık kesintisiz eğitimde fiziki koşullarla ilgili gerekli önlemlerin alındığını, bunun için yeni bir düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığını ileri sürdü. Yıldız, 8 yıllık kesintisiz eğitimin kız çocuklarının okullaşmasına olumsuz katkısı olmadığını söyledi. Önerilen sistemin sınavları ve dershane sayılarını artıracağını da öne süren Yıldız, 2 yıl okulöncesi eğitim, 9 yıl kesintisiz temel eğitim ve 4 yıl ortaöğretim olmak üzere eğitim süresinin toplam 15 yıl olmasını istedi.
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise temel eğitimin ilk kademesinin 5 yıldan 4'e indirilmesinin nedenini anlamadığını ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığının bu konuya ilişkin düşüncelerinin teklife yansımadığını ileri sürdü. İlk kademenin 4 yıl olmasıyla birlikte 50 bin sınıf öğretmeninin boşa çıkacağının belirten Koncuk, ortaöğretimin süresinin artmasıyla da öğretmen ihtiyacının artacağını hatırlattı. Koncuk, sendika olarak eğitim süresinin 1 5 3 4 olmak üzere toplam 13 yıl olmasını istediklerini bildirerek, temel eğitimin yüz yüze verilmesi gerektiğini söyledi. Koncuk, ''Ne birinci 4 yıldan, ne de ikinci 4 yıldan sonra açıköğretim uygularız demek eğitim öğretimden hiç anlamamak demektir. Bu korkunç bir hata olur, vazgeçilmelidir'' dedi. Vatandaşların talebinin olması halinde imam hatip okullarının orta bölümünün açılması gerektiği düşüncesini paylaşan Koncuk, din dersinin de seçmeli hale getirilmesini önerdi.
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer ise teklifi yetersiz bulduklarını öne sürerek, kesintisiz eğitim uygulamasının olumsuz yönleri olduğunu savundu. Özer, ilköğretimin kesintili olmasının ve iki kademeli hale getirilmesinin doğru bir adım olduğunu söyledi. Ortaöğretim için ise yasal zorunluluk değil, teşvik esaslı zorunluluk algısının üretilmesi gerektiğini anlatan Özer, okulöncesi eğitimin isteğe bağlı ve 1 yıl, temel eğitimin kesintili 8 yıl, ortaöğretimin ise isteğe bağlı ve 4 yıl olması teklifini getirdi.
''Bu kutsal bir metin değil''
Öte yandan Eğitim Sen Genel Başkanı Yıldız'ın, yasa teklifinde yapıldığı öne sürülen değişikliğe ilişkin dün basında çıkan haberleri sorması üzerine alt komisyon başkanı Işık, şöyle konuştu: ''Elimizde bir metin var. Bu kutsal bir metin değil, dokunulmaz değil. Zaten alt komisyonun kurulmasının sebebi bu metnin gözden geçirilmesi, toplumun isteklerinin, şikayetlerinin dikkatte alınarak bu metnin yeniden düzenlenmesi. Bize ayrıca bir kanun teklifi metni gelmedikten sonra bu doğrudur veya yanlıştır diye yorum yapamayız. Ancak sizlerin önerilerinden bu metnin bu şekilde olmaması gerektiğini söylemeniz kayda geçiyor. Biz de alt komisyon olarak sizlerin bu görüşlerini alacağız. Bizim elimizdeki resmi metin, alt komisyona birleştirilerek sevk edilen metindir.''
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter de ''Yasa teklifinin tartışıldığı bu dönemde yasanın temel maddelerinde değişiklik yapıldığı veya yapılacağına ilişkin bilginin komisyonun hiç bilgisi olmaksızın basına sızdırılıp tartışılıyor olması da doğal mı normal mi sizce? Komisyona saygı mı?'' diye konuştu.
Akademisyenlerin görüşleri
ODTÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Özden, temel eğitimin 12 yıl olmasının önemine değinerek, okulöncesi eğitimin teklifte yer almamasını eleştirdi. Bu yasa teklifinin geleceği ilgilendirdiğini ve bu gerekçeyle tüm taraflarca tartışılması gerektiğini savunan Özden, ''12 yıllık temel eğitim faydalı bir iş ama böyle bölük pörçük olmamalı. Gözden geçirilmeli böyle çıkarsa ileride aynı şeyleri temizlemek zorunda kalacağız'' diye konuştu.
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Ali Gül ise teklifin kaygı ile karşılandığını belirterek, mesleki yönlendirmenin ileriki yıllara bırakılması gerektiğini iddia etti. Yasa teklifinin geri çekilmesi önerisinde bulunan Gül, konunun tarafların katılımıyla toplantılar düzenlenerek tartışılması gerektiğini söyledi.
TESK Genel Sekreteri Naci Sulkalar da mesleki eğitimin yaygınlaştırılmasına ilişkin bir maddenin teklife eklenmesi gerektiğini belirterek, Türkiye'de mesleki eğitimde yönlendirmenin eksik olduğunu ve bunun da yaş ile ilgili olmadığını, 4 4 4 uygulamasıyla çözülemeyeceğini savundu. Sulkalar, meslek ile ilgili bilgilendirme için 11 yaşın çok erken olduğunu ifade ederek, o yaşlarda çocuğun ilgisinin ortaya çıkamayacağını ileri sürdü.
'Kılık kıyafet yasağından vazgeçilmeli'
Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Batuhan Aydagül ise kesintisiz eğitimin dünyanın kalkınmış ülkelerinin çoğunluğunda uygulanan bir sistem olduğunu belirterek, ''Yasa teklifi kırsal kesimde yaşanan zorlukları çözecek düzenlemeler barındırmıyor'' diye konuştu. Aydagül, yasa teklifiyle birlikte eğitim kalitesinin gerileyeceğini savundu.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı yetkilisi Suat Özçağdaş, kariyer planlamasının lise son sınıflarda olması gerektiğini ileri sürdü.
ÖNDER İmam Hatip Liseleri Mezunlar Mensupları Derneği Genel Başkanı Hüseyin Korkut da eğitimin kademeli hale gelmesinin eğitim ortamı için bir kazanım olacağını öne sürdü.
Mesleki eğitimin kesintisiz eğitimle tahribat aldığını, ciddi kalite kaybı ve talep kaybına uğradığını savunan Korkut, teklifin kız çocuklarının okullaşma oranını artıracağını savundu. Ortaöğretimdeki kılık kıyafet yasağı dayatmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade eden Korkut, teklifin derneğin beklentileriyle örtüştüğünü söyledi. Korkut, Bakanlar Kuruluna bırakılan düzenlemelerin de kanun teklifiyle yapılmasını önerdi. Korkut, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi'nin yanında seçmeli Kuran-ı Kerim dersinin da konuylamasını istedi.
'12 yıl Türkiye için lüks'
Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, teklif sonrası 65 bin daha derslik açığı çıkacağını, yeniden niceliksel sıkıntılara yol açacağını, geriye gidiş yaşanacağını iddia etti. Teklifle, sınıf öğretmenliğinde fazla, branş öğretmenliğinde eksiklerin ortaya çıkacağını ifade eden Pehlivanoğlu, dünyada kesintisiz eğitim kavramının bulunmadığını, bunun zorunlu eğitim olduğunu kaydetti. Pehlivanoğlu, 8 yıllık zorunlu eğitimin, Türkiye'de okullaşma oranını artırdığına işaret etti. Artık eğitimin nitelik boyutunun tartışılmasının zamanı geldiğini ifade eden Pehlivanoğlu, ''Türkiye'nin önünde genç nüfus fırsatı var. Bunu tehdit haline mi yoksa fırsat haline mi dönüştüreceğiz. Bu bizim elimizde'' dedi. Pehlivanoğlu, zorunlu eğitimin 9 yıl olması gerektiğini savunarak, şu önerileri dile getirdi: ''12 yıl Türkiye için lükstür. Elimizdeki imkanları iyi kullanmak zorundayız. 9 yıllık eğitimin niteliğinin yükselmesine odaklanmalıyız. Temel becerilerini yüzeysel kazanmış nesillerle ileriye gidemeyiz. 9 yıl içinde okul öncesi de var. Liselerin 4 yıla çıkmasından vazgeçmeliyiz. Bu kaldırılamıyorsa, yeni başlayacaklar için 3 yıla indirilmeli, 4 yıl olmasının hiçbir getirisi yoktur. 6,7,8. sınıflarda mesleki eğitime yönlendirilmeli, yeni tip okullar yerine seçmeli dersler, program düzenlemeleriyle beklentilere göre eğitim sistemi kurulabilir. ''
ENSAR Vakfı Danışmanı Recep Kaymakcan, zorunlu eğitimin 8 yıldan 12 yıla çıkarılmasına olumlu baktıklarını söyledi. Kaymakcan, zorunlu eğitimin kesinti olmaksızın 8 yıl verildiği bir ülkeye rastlamadıklarını, bu açıdan da teklifin yararlı olduğunu söyledi. Teklifi ana hatlarıyla olumlu bulduklarını dile getiren Kaymakcan, ilk iki kademenin 4 artı 4 yerine, 5 artı 3 artı 3 şeklinde olmasını önerdi.
Bugün eğitimle ilgili kurumları dinleyen alt komisyon, yarın saat 14.00'te toplanarak, teklifi ele alacak.
(Haber7)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Eğitim Kültür Komisyonu'na bağlı alt komisyonda sendikalar 4+4+4'ü tartıştılar.
Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kurulan alt komisyonun Başkanı AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, ''teklifte değişiklik yapıldığı'' haberlerini değerlendirirken, ''Bizim elimizdeki resmi metin, alt komisyona birleştirilerek sevk edilen metindir'' dedi.
Alt komisyonda konuşan Eğitim İş Genel Başkanı Veli Demir, zorunlu eğitim sürecinde çocukların mesleki eğitime kaydırılmasının eğitimi kesintili yapmak anlamına geldiğini ileri sürdü. Kırsal kesimdeki kız öğrencilerin birinci 4 yıllık süreden sonra okulu bırakmak zorunda kalabileceklerini öne süren Demir, kız öğrencilerin okullaşma oranının 1997'de yüzde 78 olduğunu, 8 yıllık kesintisiz eğitim sayesinde bu oranın yüzde 98'e çıktığını söyledi.
Sendikaların sürece dahil edilmediğini öne süren Demir, zorunlu eğitimin 1 yılının okulöncesi eğitim olmak üzere 13 yıla çıkarılması önerisinde bulundu. Yasa teklifinin geri çekilmesi gerektiğini savunan Demir, konun tüm taraflarla toplantılar yapılarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız da hiçbir bilimsel çalışma yapılmaksızın mesleki yönlendirmenin yapılmasının doğru olmayacağını savundu. Yasa teklifinin gerekçesinde, 6-14 yaşın aynı ortamda bulunmasının sakıncalı olduğunun belirtildiğini söyleyen Yıldız, 8 yıllık kesintisiz eğitimde fiziki koşullarla ilgili gerekli önlemlerin alındığını, bunun için yeni bir düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığını ileri sürdü. Yıldız, 8 yıllık kesintisiz eğitimin kız çocuklarının okullaşmasına olumsuz katkısı olmadığını söyledi. Önerilen sistemin sınavları ve dershane sayılarını artıracağını da öne süren Yıldız, 2 yıl okulöncesi eğitim, 9 yıl kesintisiz temel eğitim ve 4 yıl ortaöğretim olmak üzere eğitim süresinin toplam 15 yıl olmasını istedi.
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise temel eğitimin ilk kademesinin 5 yıldan 4'e indirilmesinin nedenini anlamadığını ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığının bu konuya ilişkin düşüncelerinin teklife yansımadığını ileri sürdü. İlk kademenin 4 yıl olmasıyla birlikte 50 bin sınıf öğretmeninin boşa çıkacağının belirten Koncuk, ortaöğretimin süresinin artmasıyla da öğretmen ihtiyacının artacağını hatırlattı. Koncuk, sendika olarak eğitim süresinin 1 5 3 4 olmak üzere toplam 13 yıl olmasını istediklerini bildirerek, temel eğitimin yüz yüze verilmesi gerektiğini söyledi. Koncuk, ''Ne birinci 4 yıldan, ne de ikinci 4 yıldan sonra açıköğretim uygularız demek eğitim öğretimden hiç anlamamak demektir. Bu korkunç bir hata olur, vazgeçilmelidir'' dedi. Vatandaşların talebinin olması halinde imam hatip okullarının orta bölümünün açılması gerektiği düşüncesini paylaşan Koncuk, din dersinin de seçmeli hale getirilmesini önerdi.
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer ise teklifi yetersiz bulduklarını öne sürerek, kesintisiz eğitim uygulamasının olumsuz yönleri olduğunu savundu. Özer, ilköğretimin kesintili olmasının ve iki kademeli hale getirilmesinin doğru bir adım olduğunu söyledi. Ortaöğretim için ise yasal zorunluluk değil, teşvik esaslı zorunluluk algısının üretilmesi gerektiğini anlatan Özer, okulöncesi eğitimin isteğe bağlı ve 1 yıl, temel eğitimin kesintili 8 yıl, ortaöğretimin ise isteğe bağlı ve 4 yıl olması teklifini getirdi.
''Bu kutsal bir metin değil''
Öte yandan Eğitim Sen Genel Başkanı Yıldız'ın, yasa teklifinde yapıldığı öne sürülen değişikliğe ilişkin dün basında çıkan haberleri sorması üzerine alt komisyon başkanı Işık, şöyle konuştu: ''Elimizde bir metin var. Bu kutsal bir metin değil, dokunulmaz değil. Zaten alt komisyonun kurulmasının sebebi bu metnin gözden geçirilmesi, toplumun isteklerinin, şikayetlerinin dikkatte alınarak bu metnin yeniden düzenlenmesi. Bize ayrıca bir kanun teklifi metni gelmedikten sonra bu doğrudur veya yanlıştır diye yorum yapamayız. Ancak sizlerin önerilerinden bu metnin bu şekilde olmaması gerektiğini söylemeniz kayda geçiyor. Biz de alt komisyon olarak sizlerin bu görüşlerini alacağız. Bizim elimizdeki resmi metin, alt komisyona birleştirilerek sevk edilen metindir.''
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter de ''Yasa teklifinin tartışıldığı bu dönemde yasanın temel maddelerinde değişiklik yapıldığı veya yapılacağına ilişkin bilginin komisyonun hiç bilgisi olmaksızın basına sızdırılıp tartışılıyor olması da doğal mı normal mi sizce? Komisyona saygı mı?'' diye konuştu.
Akademisyenlerin görüşleri
ODTÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Özden, temel eğitimin 12 yıl olmasının önemine değinerek, okulöncesi eğitimin teklifte yer almamasını eleştirdi. Bu yasa teklifinin geleceği ilgilendirdiğini ve bu gerekçeyle tüm taraflarca tartışılması gerektiğini savunan Özden, ''12 yıllık temel eğitim faydalı bir iş ama böyle bölük pörçük olmamalı. Gözden geçirilmeli böyle çıkarsa ileride aynı şeyleri temizlemek zorunda kalacağız'' diye konuştu.
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Ali Gül ise teklifin kaygı ile karşılandığını belirterek, mesleki yönlendirmenin ileriki yıllara bırakılması gerektiğini iddia etti. Yasa teklifinin geri çekilmesi önerisinde bulunan Gül, konunun tarafların katılımıyla toplantılar düzenlenerek tartışılması gerektiğini söyledi.
TESK Genel Sekreteri Naci Sulkalar da mesleki eğitimin yaygınlaştırılmasına ilişkin bir maddenin teklife eklenmesi gerektiğini belirterek, Türkiye'de mesleki eğitimde yönlendirmenin eksik olduğunu ve bunun da yaş ile ilgili olmadığını, 4 4 4 uygulamasıyla çözülemeyeceğini savundu. Sulkalar, meslek ile ilgili bilgilendirme için 11 yaşın çok erken olduğunu ifade ederek, o yaşlarda çocuğun ilgisinin ortaya çıkamayacağını ileri sürdü.
'Kılık kıyafet yasağından vazgeçilmeli'
Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Batuhan Aydagül ise kesintisiz eğitimin dünyanın kalkınmış ülkelerinin çoğunluğunda uygulanan bir sistem olduğunu belirterek, ''Yasa teklifi kırsal kesimde yaşanan zorlukları çözecek düzenlemeler barındırmıyor'' diye konuştu. Aydagül, yasa teklifiyle birlikte eğitim kalitesinin gerileyeceğini savundu.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı yetkilisi Suat Özçağdaş, kariyer planlamasının lise son sınıflarda olması gerektiğini ileri sürdü.
ÖNDER İmam Hatip Liseleri Mezunlar Mensupları Derneği Genel Başkanı Hüseyin Korkut da eğitimin kademeli hale gelmesinin eğitim ortamı için bir kazanım olacağını öne sürdü.
Mesleki eğitimin kesintisiz eğitimle tahribat aldığını, ciddi kalite kaybı ve talep kaybına uğradığını savunan Korkut, teklifin kız çocuklarının okullaşma oranını artıracağını savundu. Ortaöğretimdeki kılık kıyafet yasağı dayatmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade eden Korkut, teklifin derneğin beklentileriyle örtüştüğünü söyledi. Korkut, Bakanlar Kuruluna bırakılan düzenlemelerin de kanun teklifiyle yapılmasını önerdi. Korkut, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi'nin yanında seçmeli Kuran-ı Kerim dersinin da konuylamasını istedi.
'12 yıl Türkiye için lüks'
Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, teklif sonrası 65 bin daha derslik açığı çıkacağını, yeniden niceliksel sıkıntılara yol açacağını, geriye gidiş yaşanacağını iddia etti. Teklifle, sınıf öğretmenliğinde fazla, branş öğretmenliğinde eksiklerin ortaya çıkacağını ifade eden Pehlivanoğlu, dünyada kesintisiz eğitim kavramının bulunmadığını, bunun zorunlu eğitim olduğunu kaydetti. Pehlivanoğlu, 8 yıllık zorunlu eğitimin, Türkiye'de okullaşma oranını artırdığına işaret etti. Artık eğitimin nitelik boyutunun tartışılmasının zamanı geldiğini ifade eden Pehlivanoğlu, ''Türkiye'nin önünde genç nüfus fırsatı var. Bunu tehdit haline mi yoksa fırsat haline mi dönüştüreceğiz. Bu bizim elimizde'' dedi. Pehlivanoğlu, zorunlu eğitimin 9 yıl olması gerektiğini savunarak, şu önerileri dile getirdi: ''12 yıl Türkiye için lükstür. Elimizdeki imkanları iyi kullanmak zorundayız. 9 yıllık eğitimin niteliğinin yükselmesine odaklanmalıyız. Temel becerilerini yüzeysel kazanmış nesillerle ileriye gidemeyiz. 9 yıl içinde okul öncesi de var. Liselerin 4 yıla çıkmasından vazgeçmeliyiz. Bu kaldırılamıyorsa, yeni başlayacaklar için 3 yıla indirilmeli, 4 yıl olmasının hiçbir getirisi yoktur. 6,7,8. sınıflarda mesleki eğitime yönlendirilmeli, yeni tip okullar yerine seçmeli dersler, program düzenlemeleriyle beklentilere göre eğitim sistemi kurulabilir. ''
ENSAR Vakfı Danışmanı Recep Kaymakcan, zorunlu eğitimin 8 yıldan 12 yıla çıkarılmasına olumlu baktıklarını söyledi. Kaymakcan, zorunlu eğitimin kesinti olmaksızın 8 yıl verildiği bir ülkeye rastlamadıklarını, bu açıdan da teklifin yararlı olduğunu söyledi. Teklifi ana hatlarıyla olumlu bulduklarını dile getiren Kaymakcan, ilk iki kademenin 4 artı 4 yerine, 5 artı 3 artı 3 şeklinde olmasını önerdi.
Bugün eğitimle ilgili kurumları dinleyen alt komisyon, yarın saat 14.00'te toplanarak, teklifi ele alacak.
(Haber7)
Son Güncelleme: Çarşamba, 29 Şubat 2012 17:24
Gösterim: 3207
Ankara Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre yoğun kar yağışı nedeniyle Ankara'da okullar bir gün süreyle tatil edildi.

Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ankara Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre yoğun kar yağışı nedeniyle Ankara'da okullar bir gün süreyle tatil edildi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 29 Şubat 2012 09:29
Gösterim: 2284
Türkiye genelinde olumsuz hava koşulları nedeniyle bazı iller ve ilçelerde okullar tatil edildi.
ANKARA
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Ankara'nın bugün sabah saatlerinden itibaren soğuk ve kar yağışlı havanın etkisi altına girdiği, yarın ani sıcaklık düşüşlerinin buzlanma ve don olayına sebep olacağı belirtilerek, tedbirli olunması istendi.
Açıklamada, "Beklenen ani sıcaklık düşüşlerinin buzlanma ve don olayına sebep olacağı ve birlikte aralı kar yağışı beklendiği değerlendirildiğinden, kamu kurum ve kuruluşlarında görevli hamile ve emzikli bayanlar ile kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, kontrol edilemeyen tansiyon yüksekliği hastalarının ve kronik hastalıkları olanların ve de özürlü personel ile eğitim-öğretim kurumlarımızda bulunan öğrencilerimizin sağlığının olumsuz etkilenmemesi bakımından Ankara İl Hıfzıssıhha Kurulu'nun 28 Şubat 2012 ve 2 sayılı kararı ile 29 Şubat 2012 Çarşamba günü ilimiz kamu kurum ve kuruluşlarında görevli hamile ve emzikli bayanlar ile kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, kontrol edilemeyen tansiyon yüksekliği hastalarının ve kronik hastalıkları olanların ve de özürlü personelin idari izinli sayılması, resmi ve özel ilk ve orta dereceli okulların, yaygın eğitim kurumları ile anaokullarının ve kreşlerin ise 1 (bir) gün süre ile tatil edilmesi kararlaştırılmıştır" denildi.
BURSA
Bursa ve ilçelerinde yoğun kar yağışı sebebiyle eğitime bir gün ara verildi. Bursa'da etkili olan kar yağışı eğitimi etkiledi. Nilüfer, Yıldırım, Osmangazi, İnegöl ve Harmancık'ta tüm okullar, Büykorhan'da ilköğretim okulları ve Orhangazi'de sadece taşımalı eğitimin yapıldığı okullarda kar yağışı dolayısıyla eğitim öğretim 1 gün tatil edildi.
KIRIKKALE
Kırıkkale Valiliği, yoğun kar yağışı sebebiyle eğitime 1 gün ara verildiğini duyurdu. Kırıkkale'de kar yağışı etkisini gece giderek artırdı. Yüksek kesimlerde 20 santimetreyi bulan kar kalınlığı ve tipi sebebi ile valilikten açıklama geldi. Valilik, yoğun kar yağışı sebebi ile eğitim ve öğretime bir gün süreyle ara verildiğini, ayrıca kamuda çalışan engelli personelin de bugün idari izinli sayılacağını duyurdu. Öte yandan meteorolojiden yapılan uyarılara göre rüzgarın güney ve güneybatı yönlerinden kuvvetli eseceği, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları istendi.
YOZGAT
Yozgat'ta yoğun kar yağışı sebebiyle il merkezinde ve merkeze bağlı köylerde ilk ve orta dereceli okullar bugün tatil edildi.
(İHA)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye genelinde olumsuz hava koşulları nedeniyle bazı iller ve ilçelerde okullar tatil edildi.
ANKARA
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Ankara'nın bugün sabah saatlerinden itibaren soğuk ve kar yağışlı havanın etkisi altına girdiği, yarın ani sıcaklık düşüşlerinin buzlanma ve don olayına sebep olacağı belirtilerek, tedbirli olunması istendi.
Açıklamada, "Beklenen ani sıcaklık düşüşlerinin buzlanma ve don olayına sebep olacağı ve birlikte aralı kar yağışı beklendiği değerlendirildiğinden, kamu kurum ve kuruluşlarında görevli hamile ve emzikli bayanlar ile kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, kontrol edilemeyen tansiyon yüksekliği hastalarının ve kronik hastalıkları olanların ve de özürlü personel ile eğitim-öğretim kurumlarımızda bulunan öğrencilerimizin sağlığının olumsuz etkilenmemesi bakımından Ankara İl Hıfzıssıhha Kurulu'nun 28 Şubat 2012 ve 2 sayılı kararı ile 29 Şubat 2012 Çarşamba günü ilimiz kamu kurum ve kuruluşlarında görevli hamile ve emzikli bayanlar ile kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, kontrol edilemeyen tansiyon yüksekliği hastalarının ve kronik hastalıkları olanların ve de özürlü personelin idari izinli sayılması, resmi ve özel ilk ve orta dereceli okulların, yaygın eğitim kurumları ile anaokullarının ve kreşlerin ise 1 (bir) gün süre ile tatil edilmesi kararlaştırılmıştır" denildi.
BURSA
Bursa ve ilçelerinde yoğun kar yağışı sebebiyle eğitime bir gün ara verildi. Bursa'da etkili olan kar yağışı eğitimi etkiledi. Nilüfer, Yıldırım, Osmangazi, İnegöl ve Harmancık'ta tüm okullar, Büykorhan'da ilköğretim okulları ve Orhangazi'de sadece taşımalı eğitimin yapıldığı okullarda kar yağışı dolayısıyla eğitim öğretim 1 gün tatil edildi.
KIRIKKALE
Kırıkkale Valiliği, yoğun kar yağışı sebebiyle eğitime 1 gün ara verildiğini duyurdu. Kırıkkale'de kar yağışı etkisini gece giderek artırdı. Yüksek kesimlerde 20 santimetreyi bulan kar kalınlığı ve tipi sebebi ile valilikten açıklama geldi. Valilik, yoğun kar yağışı sebebi ile eğitim ve öğretime bir gün süreyle ara verildiğini, ayrıca kamuda çalışan engelli personelin de bugün idari izinli sayılacağını duyurdu. Öte yandan meteorolojiden yapılan uyarılara göre rüzgarın güney ve güneybatı yönlerinden kuvvetli eseceği, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları istendi.
YOZGAT
Yozgat'ta yoğun kar yağışı sebebiyle il merkezinde ve merkeze bağlı köylerde ilk ve orta dereceli okullar bugün tatil edildi.
(İHA)
Son Güncelleme: Çarşamba, 29 Şubat 2012 09:47
Gösterim: 2286
TÜSİAD Yönetim Kurulu'ndan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün AK Parti grup toplantısında TÜSİAD'a yönelik yaptığı eleştirilere yanıt geldi.
TÜSİAD'ın açıklamasında şu görüşlere yer verildi: "Eğitim gibi can alıcı bir konuda TBMM’ye sevk edilmiş bir kanun teklifine, bir sivil toplum örgütü olarak görüş bildirmek demokratik anlayışın gereğidir. Bu görüş bildirimi, katılımcı demokrasi bağlamında, bir “saldırı” olarak değerlendirilmemelidir.
İş dünyası temsil örgütü olarak, eğitimin niteliğinin ve niceliğinin geliştirilmesine büyük önem veren bir kuruluşuz. Yetişkin nüfusunun ortalama eğitim düzeyi “ortaokul terk” olan bir ülkede, sadece kurumlar değil her bir ferdin en önemli meselesinin “eğitim” olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenledir ki, geçmişte eğitimin çeşitli veçheleriyle ilgili çalışmalarımızın üstüne, 2012 çalışma programımızda eğitimin niteliği konusunu birinci gündem maddesi olarak kamuoyuna duyurduk.
Bu çerçevede, TBMM’ye sunulan kademeli eğitim sistemiyle ilgili kanun teklifi hakkındaki görüşlerimizi de kamuoyuna açıkladık ve ilgili TBMM komisyonuna ilettik. Sayın Başbakanın açıklamalarından, görüşümüzün bir kez daha açıklanması ihtiyacı doğmuştur. Şöyle ki; Günümüzde ve gelecekte beklenen hızlı teknolojik değişimler, toplumdaki herkesin bu değişime ayak uydurmak için öncelikle “temel eğitimlerinin ve becerilerinin” güçlü olmasını gerektiriyor.
TÜSİAD olarak, yaratıcılık, yenilikçilik, eleştirel düşünme, araştırma, analitik vb. becerilerin temel eğitim sırasında tüm çocuklarımıza güçlü şekilde kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle kanun teklifiyle mesleki yöneltme ve yönlendirmenin çok erken yaşlara çekilmesinin temel eğitimin yetersiz kalmasına ve bilinçsiz meslek seçimlerine yol açacağına işaret ettik.
Temel eğitimi sağlam olmayan gençlerimizin, günümüzün ve geleceğin işgücü piyasasında giderek çeşitlenen ve detaylanan mesleklere uyum sağlaması da mümkün olmayacaktır. Nitekim eğitim konusunda ihtisas sahibi birçok sivil toplum kuruluşunun raporları, birçok gelişmiş ülkede çocukların 16 yaşına gelene kadar temel eğitimin dışında bir öğretim programı ile karşılaşmadığını ve mesleki programlara yönlendirilmediğini, bu anlamda kesintisiz eğitim hizmeti sunulduğunu göstermektedir. Öğrencilerin farklı yetenekleri aynı program içinde, seçmeli dersler ve ders dışı etkinliklerle geliştirilmektedir. Bu bağlamda 8 yıllık kesintisiz temel eğitimin önemi açıktır.
Kanun teklifi ile ilgili açıklamamızda din eğitimi konusuna değinmemiş, mesleki eğitime bütünsel bakışla konuyu değerlendirmiştik. Sayın Başbakan gündeme getirdiği için belirtmek isteriz ki, eğitim sisteminde hangi modelin uygulanacağı sadece din eğitimi bağlamında tartışıldığı takdirde sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.
TÜSİAD olarak diğer konularda yaptığımız eleştirilerin de kanun teklifinin olgunlaşmasına yardımcı olduğuna ve olacağına inanıyoruz. Bu kapsamda, okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınmasını, zorunlu eğitimin süresinin hangi tarih itibariyle uzatılacağının belirsiz bırakılmayıp, bir takvim çerçevesinde belirlenmesini talep ediyoruz.
İlköğretimde okullaşma oranları artmasına rağmen, kızların eğitimi ülkemiz için hala önemini koruyan bir meseledir. TÜSİAD olarak bu konuda gösterilen çabaları desteklediğimiz gibi, eğitim alanındaki her tartışmada, kızların eğitime erişimi, devamı ve tamamlaması konusundaki hassasiyetimizi güçlü şekilde ifade etmeye de devam edeceğiz. Nitekim kanun teklifinde muğlak bir düzenleme olan açık öğretimin, ikinci kademeden üçüncü kademeye kaydırılacağı yönündeki açıklamalar, aslında TÜSİAD’ın ve diğer eğitim STK’larının eleştirilerinin, konunun daha detaylı düşünülmesine katkı sağladığını teyit etmiştir. İnsan kaynaklarının niteliğinin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişmemiz için önemi ortadayken, bir iş dünyası temsil örgütü ve sivil toplum örgütü olarak bu konularda çalışmaya ve görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz."
(Hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
TÜSİAD Yönetim Kurulu'ndan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün AK Parti grup toplantısında TÜSİAD'a yönelik yaptığı eleştirilere yanıt geldi.
TÜSİAD'ın açıklamasında şu görüşlere yer verildi: "Eğitim gibi can alıcı bir konuda TBMM’ye sevk edilmiş bir kanun teklifine, bir sivil toplum örgütü olarak görüş bildirmek demokratik anlayışın gereğidir. Bu görüş bildirimi, katılımcı demokrasi bağlamında, bir “saldırı” olarak değerlendirilmemelidir.
İş dünyası temsil örgütü olarak, eğitimin niteliğinin ve niceliğinin geliştirilmesine büyük önem veren bir kuruluşuz. Yetişkin nüfusunun ortalama eğitim düzeyi “ortaokul terk” olan bir ülkede, sadece kurumlar değil her bir ferdin en önemli meselesinin “eğitim” olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenledir ki, geçmişte eğitimin çeşitli veçheleriyle ilgili çalışmalarımızın üstüne, 2012 çalışma programımızda eğitimin niteliği konusunu birinci gündem maddesi olarak kamuoyuna duyurduk.
Bu çerçevede, TBMM’ye sunulan kademeli eğitim sistemiyle ilgili kanun teklifi hakkındaki görüşlerimizi de kamuoyuna açıkladık ve ilgili TBMM komisyonuna ilettik. Sayın Başbakanın açıklamalarından, görüşümüzün bir kez daha açıklanması ihtiyacı doğmuştur. Şöyle ki; Günümüzde ve gelecekte beklenen hızlı teknolojik değişimler, toplumdaki herkesin bu değişime ayak uydurmak için öncelikle “temel eğitimlerinin ve becerilerinin” güçlü olmasını gerektiriyor.
TÜSİAD olarak, yaratıcılık, yenilikçilik, eleştirel düşünme, araştırma, analitik vb. becerilerin temel eğitim sırasında tüm çocuklarımıza güçlü şekilde kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle kanun teklifiyle mesleki yöneltme ve yönlendirmenin çok erken yaşlara çekilmesinin temel eğitimin yetersiz kalmasına ve bilinçsiz meslek seçimlerine yol açacağına işaret ettik.
Temel eğitimi sağlam olmayan gençlerimizin, günümüzün ve geleceğin işgücü piyasasında giderek çeşitlenen ve detaylanan mesleklere uyum sağlaması da mümkün olmayacaktır. Nitekim eğitim konusunda ihtisas sahibi birçok sivil toplum kuruluşunun raporları, birçok gelişmiş ülkede çocukların 16 yaşına gelene kadar temel eğitimin dışında bir öğretim programı ile karşılaşmadığını ve mesleki programlara yönlendirilmediğini, bu anlamda kesintisiz eğitim hizmeti sunulduğunu göstermektedir. Öğrencilerin farklı yetenekleri aynı program içinde, seçmeli dersler ve ders dışı etkinliklerle geliştirilmektedir. Bu bağlamda 8 yıllık kesintisiz temel eğitimin önemi açıktır.
Kanun teklifi ile ilgili açıklamamızda din eğitimi konusuna değinmemiş, mesleki eğitime bütünsel bakışla konuyu değerlendirmiştik. Sayın Başbakan gündeme getirdiği için belirtmek isteriz ki, eğitim sisteminde hangi modelin uygulanacağı sadece din eğitimi bağlamında tartışıldığı takdirde sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.
TÜSİAD olarak diğer konularda yaptığımız eleştirilerin de kanun teklifinin olgunlaşmasına yardımcı olduğuna ve olacağına inanıyoruz. Bu kapsamda, okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınmasını, zorunlu eğitimin süresinin hangi tarih itibariyle uzatılacağının belirsiz bırakılmayıp, bir takvim çerçevesinde belirlenmesini talep ediyoruz.
İlköğretimde okullaşma oranları artmasına rağmen, kızların eğitimi ülkemiz için hala önemini koruyan bir meseledir. TÜSİAD olarak bu konuda gösterilen çabaları desteklediğimiz gibi, eğitim alanındaki her tartışmada, kızların eğitime erişimi, devamı ve tamamlaması konusundaki hassasiyetimizi güçlü şekilde ifade etmeye de devam edeceğiz. Nitekim kanun teklifinde muğlak bir düzenleme olan açık öğretimin, ikinci kademeden üçüncü kademeye kaydırılacağı yönündeki açıklamalar, aslında TÜSİAD’ın ve diğer eğitim STK’larının eleştirilerinin, konunun daha detaylı düşünülmesine katkı sağladığını teyit etmiştir. İnsan kaynaklarının niteliğinin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişmemiz için önemi ortadayken, bir iş dünyası temsil örgütü ve sivil toplum örgütü olarak bu konularda çalışmaya ve görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz."
(Hürriyet)
Son Güncelleme: Salı, 28 Şubat 2012 17:38
Gösterim: 2012

