Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
6 yılda 1 asıl 4 vekil rektör değiştiren Giresun Üniversitesi’nde rektör krizinde sona yaklaşılıyor.
Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin Giresun Üniversitesi rektör adaylarını belirleme seçiminin yenilenmesiyle ilgili olarak kesin kararını vermesinden sonra YÖK Genel Kurulu, 16 Mart 2011 tarihli toplantısında 2 oy alarak istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yerine 1 oy alarak seçimde son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Teker’in 3. aday listeye dahil ettiği öğrenildi.
YÖK Genel Kurulu’nun bu kararı almasındaki süreç şöyle gelişti. Giresun Üniversitesi Rektörü Osman Metin Öztürk’ün 1 Haziran 2010 tarihinde emekliye ayrılması sebebiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Prof. Halil İbrahim Bahar’ı Rektör Vekili olarak görevlendirilmişti. Ardından ise YÖK 18 Haziran 2010 tarihinde Rektörlük seçimi kararı almış ve yapılan seçim sonucunda Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar 31, Prof. Dr. Mustafa Türkmen 29, Prof. Dr. Aygün Attar 21, Prof. Dr. Ayhan Bölük 4, Prof. Dr. Yılmaz Can 2, Prof. Dr. Murat Teker ise 1 oy almıştı.
Yapılan oylama sonucunda 24 Haziran 2010 tarihinde yapılması gereken YÖK Genel Kurulu 2 üyenin eksikliği gerekçesiyle 1 Temmuz 2010 tarihine ertelenmişti. Bu tarihte yapılan YÖK Genel Kurulu’nda Prof. Dr. Aygün Attar birinci, Prof. Dr. Ayhan Bölük ikinci ve Prof. Dr. Yılmaz Can ise üçüncü sıraya getirilen liste hazırlanmış fakat Prof. Dr. Yılmaz Can’ın daha sonra istifası nedeniyle liste Cumhurbaşkanlığı’na sunulamamıştı.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından Rektör Vekili Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar görevinden alınırken, yerine Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu atanmıştı. Bir süre sonra ise Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu da görevinden alınarak yerine Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak isim listesinden istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can Rektör Vekili olarak atandı.
YÖK ise son açıkladığı kararda Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak listeden istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yerine seçimlerde 1 oy alarak seçimlerde son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Teker’in 3. aday olarak Cumhurbaşkanlığı’na sunmaya karar verdiği öğrenildi.
YÖK tarafından belirlenen son listenin ise önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanlığı’na sunulması beklenirken, listede Prof. Dr. Aygün Attar birinci, Prof. Dr. Ayhan Bölük ikinci ve Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Teker de 3. aday olarak yer alacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
6 yılda 1 asıl 4 vekil rektör değiştiren Giresun Üniversitesi’nde rektör krizinde sona yaklaşılıyor.
Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin Giresun Üniversitesi rektör adaylarını belirleme seçiminin yenilenmesiyle ilgili olarak kesin kararını vermesinden sonra YÖK Genel Kurulu, 16 Mart 2011 tarihli toplantısında 2 oy alarak istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yerine 1 oy alarak seçimde son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Teker’in 3. aday listeye dahil ettiği öğrenildi.
YÖK Genel Kurulu’nun bu kararı almasındaki süreç şöyle gelişti. Giresun Üniversitesi Rektörü Osman Metin Öztürk’ün 1 Haziran 2010 tarihinde emekliye ayrılması sebebiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Prof. Halil İbrahim Bahar’ı Rektör Vekili olarak görevlendirilmişti. Ardından ise YÖK 18 Haziran 2010 tarihinde Rektörlük seçimi kararı almış ve yapılan seçim sonucunda Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar 31, Prof. Dr. Mustafa Türkmen 29, Prof. Dr. Aygün Attar 21, Prof. Dr. Ayhan Bölük 4, Prof. Dr. Yılmaz Can 2, Prof. Dr. Murat Teker ise 1 oy almıştı.
Yapılan oylama sonucunda 24 Haziran 2010 tarihinde yapılması gereken YÖK Genel Kurulu 2 üyenin eksikliği gerekçesiyle 1 Temmuz 2010 tarihine ertelenmişti. Bu tarihte yapılan YÖK Genel Kurulu’nda Prof. Dr. Aygün Attar birinci, Prof. Dr. Ayhan Bölük ikinci ve Prof. Dr. Yılmaz Can ise üçüncü sıraya getirilen liste hazırlanmış fakat Prof. Dr. Yılmaz Can’ın daha sonra istifası nedeniyle liste Cumhurbaşkanlığı’na sunulamamıştı.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından Rektör Vekili Prof. Dr. Halil İbrahim Bahar görevinden alınırken, yerine Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu atanmıştı. Bir süre sonra ise Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu da görevinden alınarak yerine Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak isim listesinden istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can Rektör Vekili olarak atandı.
YÖK ise son açıkladığı kararda Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak listeden istifa eden Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yerine seçimlerde 1 oy alarak seçimlerde son sırada yer alan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Teker’in 3. aday olarak Cumhurbaşkanlığı’na sunmaya karar verdiği öğrenildi.
YÖK tarafından belirlenen son listenin ise önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanlığı’na sunulması beklenirken, listede Prof. Dr. Aygün Attar birinci, Prof. Dr. Ayhan Bölük ikinci ve Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Teker de 3. aday olarak yer alacak.
Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Mart 2012 18:06
Gösterim: 3077
Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinin 13 üniversitede yaptığı araştırma, öğrencilerin yüksek öğrenimde karşılaştığı zorlukları ortaya serdi.
Araştırmaya göre, öğrencilerin yüzde 6'sına aileleri para göndermiyor. Yüzde 25'i eğitimi için yeterli maddi imkâna sahip olmadığını düşünüyor, yüzde 50'si de bu konuda endişe taşıyor.
Öğrencilerin yüzde 14'ü ailevi nedenler, yüzde 13'ü disiplin kuralları, yüzde 10'u da ekonomik sorunlar yüzünden üniversite eğitimini yarıda bırakıyor
KREDİ SİSTEMİ ETKİLİ DEĞİL
Farklı fakültelerde öğrenim gören toplam bin 839 öğrenciyle görüşülerek yapılan araştırmaya göre, öğrencileri en çok ekonomik problemler zorluyor.
Çalışmada görüşülen öğrencilerin yüzde 25’inin eğitimini sürdürmek için yeterli maddi imkâna sahip olmadığını belirttiği, yüzde 50’sinin de endişeli olduğu ancak “Muhtemelen öğrenimimi sürdürmek için yeterli parayı bulacağım" seçeneğini işaretlediği ortaya çıktı.
Araştırmanın sonuç raporunda; parasızlığın öğrencilerin akademik başarılarını olumsuz etkileyeceği belirtilirken, “Öğrencilerin yüzde 6’sına ailelerinin para göndermediği saptanmıştır. Bu durum yükseköğretim düzeyinde kredi ve burs sistemlerinin yeterince etkili işletilmediği şeklinde yorumlanabilir" ifadelerine yer verildi.
YÜZDE 30'U DERSLERE İLGİSİZ
Araştırma sonuçlarına göre okuldan kaydı silinen öğrencilerin büyük bölümünün derslerinde başarısız olduğu ortaya çıktı. Öğrencilerin yüzde 30’unun derslerine yeterince ilgi göstermediği belirlenirken yüzde 18’inin sınıf geçme kurallarından zorlandığı kaydedildi.
Öğrencilerin yüzde 14’ü ailevi nedenler, yüzde 13’ü disiplin kuralları nedeniyle öğrenimini yarıda kesmek zorunda kalırken yüzde 10’unun ise ekonomik problemlerle karşılaştığı için kaydını sildirdiği ifade edildi.
Araştırmanın sonuçları öğrencilerin ödenen harç miktarlarını yüksek bulduğunu da gözler önüne serdi. Öğrencilerin yüzde 72’sinin belirlenen öğrenim harcı miktarlarını fazla bulduğu ve harç ödemek zorunda kalmaktan rahatsız olduğu belirlendi.
Hocalar yetersiz bulunuyor
Araştırmada öğrencilerin öğretim elemanlarını da yetersiz bulduğunu gösterdi. Öğrenciler, öğretim elemanlarını genel olarak 'orta' düzeyde değerlendirirken, öğrencilerin hiçbir öğretim elemanını 'çok iyi' olarak nitelendirmediği de ortaya çıktı.
İletişim eksikliği çok büyük
Öğrencilerin öğretim elemanlarıyla sağlıklı diyalog kuramadığının ortaya çıkması araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri oldu. Öğrencilerin yüzde 76’sı bölümlerindeki öğretim elemanlarıyla rahat diyalog kuramadıklarını belirtti. Araştırmada, “Karşılaştığım sorunlarda üniversitede yardım edebilecek kimseyi bulamıyorum" diyen öğrenci sayısı ise yüzde 43.
Yarısından fazlası kaygılı
Yapılan araştırmaya göre üniversite öğrencilerinin yüzde 58’i okulu tamamlamak için önlerinde engeller olduğunu düşünürken sadece yüzde 42’si “Önümde bir engel göremiyorum" seçeneğini işaretledi.
Öğrencilerin yüzde 29’u dersler, öğretim elemanları ve destek hizmetleri gibi fakülteyle ilgili sorunlar nedeniyle kaygı yaşarken, yüzde 28’i ise aile yükümlülükleri, maddi ve kişisel sorunlar gibi etkenler nedeniyle amaçlarına ulaşamayacaklarını düşünüyor.
(haber7)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinin 13 üniversitede yaptığı araştırma, öğrencilerin yüksek öğrenimde karşılaştığı zorlukları ortaya serdi.
Araştırmaya göre, öğrencilerin yüzde 6'sına aileleri para göndermiyor. Yüzde 25'i eğitimi için yeterli maddi imkâna sahip olmadığını düşünüyor, yüzde 50'si de bu konuda endişe taşıyor.
Öğrencilerin yüzde 14'ü ailevi nedenler, yüzde 13'ü disiplin kuralları, yüzde 10'u da ekonomik sorunlar yüzünden üniversite eğitimini yarıda bırakıyor
KREDİ SİSTEMİ ETKİLİ DEĞİL
Farklı fakültelerde öğrenim gören toplam bin 839 öğrenciyle görüşülerek yapılan araştırmaya göre, öğrencileri en çok ekonomik problemler zorluyor.
Çalışmada görüşülen öğrencilerin yüzde 25’inin eğitimini sürdürmek için yeterli maddi imkâna sahip olmadığını belirttiği, yüzde 50’sinin de endişeli olduğu ancak “Muhtemelen öğrenimimi sürdürmek için yeterli parayı bulacağım" seçeneğini işaretlediği ortaya çıktı.
Araştırmanın sonuç raporunda; parasızlığın öğrencilerin akademik başarılarını olumsuz etkileyeceği belirtilirken, “Öğrencilerin yüzde 6’sına ailelerinin para göndermediği saptanmıştır. Bu durum yükseköğretim düzeyinde kredi ve burs sistemlerinin yeterince etkili işletilmediği şeklinde yorumlanabilir" ifadelerine yer verildi.
YÜZDE 30'U DERSLERE İLGİSİZ
Araştırma sonuçlarına göre okuldan kaydı silinen öğrencilerin büyük bölümünün derslerinde başarısız olduğu ortaya çıktı. Öğrencilerin yüzde 30’unun derslerine yeterince ilgi göstermediği belirlenirken yüzde 18’inin sınıf geçme kurallarından zorlandığı kaydedildi.
Öğrencilerin yüzde 14’ü ailevi nedenler, yüzde 13’ü disiplin kuralları nedeniyle öğrenimini yarıda kesmek zorunda kalırken yüzde 10’unun ise ekonomik problemlerle karşılaştığı için kaydını sildirdiği ifade edildi.
Araştırmanın sonuçları öğrencilerin ödenen harç miktarlarını yüksek bulduğunu da gözler önüne serdi. Öğrencilerin yüzde 72’sinin belirlenen öğrenim harcı miktarlarını fazla bulduğu ve harç ödemek zorunda kalmaktan rahatsız olduğu belirlendi.
Hocalar yetersiz bulunuyor
Araştırmada öğrencilerin öğretim elemanlarını da yetersiz bulduğunu gösterdi. Öğrenciler, öğretim elemanlarını genel olarak 'orta' düzeyde değerlendirirken, öğrencilerin hiçbir öğretim elemanını 'çok iyi' olarak nitelendirmediği de ortaya çıktı.
İletişim eksikliği çok büyük
Öğrencilerin öğretim elemanlarıyla sağlıklı diyalog kuramadığının ortaya çıkması araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri oldu. Öğrencilerin yüzde 76’sı bölümlerindeki öğretim elemanlarıyla rahat diyalog kuramadıklarını belirtti. Araştırmada, “Karşılaştığım sorunlarda üniversitede yardım edebilecek kimseyi bulamıyorum" diyen öğrenci sayısı ise yüzde 43.
Yarısından fazlası kaygılı
Yapılan araştırmaya göre üniversite öğrencilerinin yüzde 58’i okulu tamamlamak için önlerinde engeller olduğunu düşünürken sadece yüzde 42’si “Önümde bir engel göremiyorum" seçeneğini işaretledi.
Öğrencilerin yüzde 29’u dersler, öğretim elemanları ve destek hizmetleri gibi fakülteyle ilgili sorunlar nedeniyle kaygı yaşarken, yüzde 28’i ise aile yükümlülükleri, maddi ve kişisel sorunlar gibi etkenler nedeniyle amaçlarına ulaşamayacaklarını düşünüyor.
(haber7)
Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Mart 2012 17:17
Gösterim: 5046
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsü'ndeki ULUTEK Teknoloji Geliştirme Bölgesi tarafından "Bilim ve Teknoloji Haftası" dolayısıyla düzenlenen toplantıda akademik yükselmeye patent ve atıf kriteri getirileceğini açılkladı.
Yeni dönemde teknoparkların sayısını artırmanın yanında sanayi ile olan ilişkilerini de güçlendireceklerini belirten Bakan Ergün, "Teknoparkların nitelik değiştirmesi gerekir. Performans kriterleri getireceğiz. Artık her şeyin ölçülebilir olması lazım. Kaç firma değil, ne oluyor burada, patent çıkıyor mu, patentler lisansa dönüşüyor mu? Ne kadar ihracat yapıyor, ne kadar teknoloji ihracat yapmış yurt dışına? Yurt içindeki firmalar ne satmış? Kendi firmasına ne kadar katma değer üretmiş? Patenti ile lisansı ile kaç doktoralı eleman çalışıyor? Aynı şeyler üniversiteler için de geçerli olacak yeni dönemde. Girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralayacağız ve ilan edeceğiz bunları. Hangi üniversite daha yenilikçi, daha çok araştırma yapıyor, patent oluşturmuş, patentleri lisansa dönüştürmüş, hangi üniversite girişimci, hocalar, öğrenciler şirket kurmuşlular, eğitim alanlarda şirket kuran kaç kişi var, bütün bunları araştıracağız" diye konuştu.
Akademi yükselme kriterlerinde sadece yayın sayısının değil, patent ve lisansın da yer alacağına işaret eden Ergün, "Birisi sadece yayın yapmış, peki atfı almış mı, kaç atıf almış? Almamış, yani kimsenin istifade etmeyeceği bir yayın yapmış. Siz kendi kitaplarınızda birtakım atıflar yapıyorsunuz, başkasının fikirlerinden yararlandığınızı belirtiyorsunuz. O atıf da o kişilerin eserlerinin değerini artırıyor. Çok nitelikli işler çıkarmak lazım" diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün Uludağ Üniversitesi Görükle Kampüsü'ndeki ULUTEK Teknoloji Geliştirme Bölgesi tarafından "Bilim ve Teknoloji Haftası" dolayısıyla düzenlenen toplantıda akademik yükselmeye patent ve atıf kriteri getirileceğini açılkladı.
Yeni dönemde teknoparkların sayısını artırmanın yanında sanayi ile olan ilişkilerini de güçlendireceklerini belirten Bakan Ergün, "Teknoparkların nitelik değiştirmesi gerekir. Performans kriterleri getireceğiz. Artık her şeyin ölçülebilir olması lazım. Kaç firma değil, ne oluyor burada, patent çıkıyor mu, patentler lisansa dönüşüyor mu? Ne kadar ihracat yapıyor, ne kadar teknoloji ihracat yapmış yurt dışına? Yurt içindeki firmalar ne satmış? Kendi firmasına ne kadar katma değer üretmiş? Patenti ile lisansı ile kaç doktoralı eleman çalışıyor? Aynı şeyler üniversiteler için de geçerli olacak yeni dönemde. Girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralayacağız ve ilan edeceğiz bunları. Hangi üniversite daha yenilikçi, daha çok araştırma yapıyor, patent oluşturmuş, patentleri lisansa dönüştürmüş, hangi üniversite girişimci, hocalar, öğrenciler şirket kurmuşlular, eğitim alanlarda şirket kuran kaç kişi var, bütün bunları araştıracağız" diye konuştu.
Akademi yükselme kriterlerinde sadece yayın sayısının değil, patent ve lisansın da yer alacağına işaret eden Ergün, "Birisi sadece yayın yapmış, peki atfı almış mı, kaç atıf almış? Almamış, yani kimsenin istifade etmeyeceği bir yayın yapmış. Siz kendi kitaplarınızda birtakım atıflar yapıyorsunuz, başkasının fikirlerinden yararlandığınızı belirtiyorsunuz. O atıf da o kişilerin eserlerinin değerini artırıyor. Çok nitelikli işler çıkarmak lazım" diye konuştu.
Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Mart 2012 15:20
Gösterim: 1873
Boş zamanlarında çalıştığı inşaatta yüksek gerilime kapılınca, sağ kol ve sol bacağını kaybeden Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı 1’inci sınıf öğrencisi Hamza Yıldız için üniversite arkadaşları kampanya başlattı.
Hamza Yıldız’ın üniversite’deki arkadaşları ise 50 bin lira tutan protez kol ve bacağı alabilmek için yardım kampanyası başlattı. Elazığ’da üniversiteden arta kalan boş zamanlarında harçlığını çıkarabilmek için pimapen ve alüminyum doğrama şirketinde çalışan 20 yaşındaki Hamza Yıldız’ın hayatı, elektrik akımına kapılmasıyla alt üst oldu. 6 Ocak 2012 tarihinde sabah saat 10.30’da Doğukent Mahallesi Akbulut Alışveriş Merkezi önünde bulunan apartman inşaatında pimapen pencere ve alüminyum balkon korkuluk yapım işinde çalışan genç üniversiteli Hamza Yıldız, dördüncü kattayken üçüncü kattan uzatılan alüminyum balkon korkuluğunu almaya çalıştığı sırada, korkuluğun yüksek gerilim hattına değmesi sonucu elektrik akımına kapıldı. Olay yerine gelen ambulansla Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Yıldız’ın akım anında yanan sağ kol ve sol bacağı kesildi.
(Milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Boş zamanlarında çalıştığı inşaatta yüksek gerilime kapılınca, sağ kol ve sol bacağını kaybeden Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı 1’inci sınıf öğrencisi Hamza Yıldız için üniversite arkadaşları kampanya başlattı.
Hamza Yıldız’ın üniversite’deki arkadaşları ise 50 bin lira tutan protez kol ve bacağı alabilmek için yardım kampanyası başlattı. Elazığ’da üniversiteden arta kalan boş zamanlarında harçlığını çıkarabilmek için pimapen ve alüminyum doğrama şirketinde çalışan 20 yaşındaki Hamza Yıldız’ın hayatı, elektrik akımına kapılmasıyla alt üst oldu. 6 Ocak 2012 tarihinde sabah saat 10.30’da Doğukent Mahallesi Akbulut Alışveriş Merkezi önünde bulunan apartman inşaatında pimapen pencere ve alüminyum balkon korkuluk yapım işinde çalışan genç üniversiteli Hamza Yıldız, dördüncü kattayken üçüncü kattan uzatılan alüminyum balkon korkuluğunu almaya çalıştığı sırada, korkuluğun yüksek gerilim hattına değmesi sonucu elektrik akımına kapıldı. Olay yerine gelen ambulansla Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Yıldız’ın akım anında yanan sağ kol ve sol bacağı kesildi.
(Milliyet)
Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Mart 2012 16:56
Gösterim: 2089
Dünyanın en iyi 100 üniversitesi listesinde zirveyi Harvard ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü paylaşıyor.
Listenin genelinde Amerikan Üniversitelerinin hakimiyeti dikkat çekiyor. İngiltere'de Cambridge ve Oxford üniversiteleri listede ilk ona girse de listeye giren başka hiç bir İngiliz üniversitesi yok.
Asya eğitim kurumları da yükselişte. En iyi üniversite listesi 17,000 akademisyenin görüşleri doğrultusunda hazırlandı.
Dünyanın her yerinden akademisyenlerin görüşleriyle hazırlanan listede amaç yüksek öğretimde en kaliteli üniversitelerin sayılarını verebilmek.
Doğu Yükseliyor
Times Higher Education dergisinde geçen yıl ilk beşe giren üniversitelerin bu yıl da yerlerini koruduğu görülüyor. Listenin ilk beşinde Boston merkezli iki üniversite var. Bunlardan Hardvard birinci ve MIT kısa adıyla da bilinen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ikinci sırada bulunuyor. Cambridge İngiltere'nin en iyi üniversitesi olarak üçüncü sırada.
Cambridge Üniversitesini, ABD'den Stanford ve California Üniversitesi takip ediyor. Listede İngiliz üniversitelerinin düşüşte, Uzak Doğu üniversitelerinin ise yükselişte olması dikkat çekiyor.
Çin, Japonya, Singapur ve Güney Kore üniversiteleri listede daha yoğun yer alıyor. Düşük nüfusuna oranla en iyi 100 üniversite listesinde İsviçre'nin üç üniversitesinin bulunması, İsviçre üniversitelerinin kalitesini vurguluyor. En iyi 100 üniversite listesinin resmi bir geçerliliği yok. Ancak yüksek öğretimin globalleştiği günümüzde listeye girebilmek üniversitelerin prestijleri açısından çok büyük bir avantaj.
Bilgi Merkezleri
Yapılan bilimsel araştırmaların yüksek teknoloji ürünlerinin yaratılmasına ışık tutması, bilgi merkezlerinin ekonomik ve politik önemlerini artırıyor. Listede bulunan Stanford, Harvard ve Oxford üniversitelerinin, global dev markaların oluşumunu desteklediği görülüyor. Kaliforniya eyaletinde, ilk ona giren üç üniversite bulunuyor. Bu üniversitelerin Kaliforniya'daki dijital endüstirilerin işleyişlerine yardımcı olduğu biliniyor. Kaliforniya'nın Silikon Vadisi ve Boston'daki araştırma merkezleriyle yarışmak isteyen New York eyaleti, bölgede bilim kampüsü açmayı planlıyor.
En iyi 100 üniversite listesi sonuçları akademisyenler tarafından tartışılabilir. Liste yapılırken akademisyenlere uzman oldukları alanında en iyi buldukları 15 üniversiteyi belirtmeleri istendi.
Oylamaya katılan ABD merkezli akademisyen oranı yüzde 44 ve 44 Amerikan üniversitesi listeye girmeyi başardı. Avrupa'dan katılan akademisyenler yüzde 28 oranındayken, Uzak Doğu ve Orta Doğu'dan katılanların oranı yüzde 25.
Fen bilimleri fakültelerinin ilk beşte baskın çıkması, oylamaya katılan sanat ve sosyal bilimler akademisyenlerinin yüzde 7 oranında olmasından kaynaklanıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Dünyanın en iyi 100 üniversitesi listesinde zirveyi Harvard ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü paylaşıyor.
Listenin genelinde Amerikan Üniversitelerinin hakimiyeti dikkat çekiyor. İngiltere'de Cambridge ve Oxford üniversiteleri listede ilk ona girse de listeye giren başka hiç bir İngiliz üniversitesi yok.
Asya eğitim kurumları da yükselişte. En iyi üniversite listesi 17,000 akademisyenin görüşleri doğrultusunda hazırlandı.
Dünyanın her yerinden akademisyenlerin görüşleriyle hazırlanan listede amaç yüksek öğretimde en kaliteli üniversitelerin sayılarını verebilmek.
Doğu Yükseliyor
Times Higher Education dergisinde geçen yıl ilk beşe giren üniversitelerin bu yıl da yerlerini koruduğu görülüyor. Listenin ilk beşinde Boston merkezli iki üniversite var. Bunlardan Hardvard birinci ve MIT kısa adıyla da bilinen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ikinci sırada bulunuyor. Cambridge İngiltere'nin en iyi üniversitesi olarak üçüncü sırada.
Cambridge Üniversitesini, ABD'den Stanford ve California Üniversitesi takip ediyor. Listede İngiliz üniversitelerinin düşüşte, Uzak Doğu üniversitelerinin ise yükselişte olması dikkat çekiyor.
Çin, Japonya, Singapur ve Güney Kore üniversiteleri listede daha yoğun yer alıyor. Düşük nüfusuna oranla en iyi 100 üniversite listesinde İsviçre'nin üç üniversitesinin bulunması, İsviçre üniversitelerinin kalitesini vurguluyor. En iyi 100 üniversite listesinin resmi bir geçerliliği yok. Ancak yüksek öğretimin globalleştiği günümüzde listeye girebilmek üniversitelerin prestijleri açısından çok büyük bir avantaj.
Bilgi Merkezleri
Yapılan bilimsel araştırmaların yüksek teknoloji ürünlerinin yaratılmasına ışık tutması, bilgi merkezlerinin ekonomik ve politik önemlerini artırıyor. Listede bulunan Stanford, Harvard ve Oxford üniversitelerinin, global dev markaların oluşumunu desteklediği görülüyor. Kaliforniya eyaletinde, ilk ona giren üç üniversite bulunuyor. Bu üniversitelerin Kaliforniya'daki dijital endüstirilerin işleyişlerine yardımcı olduğu biliniyor. Kaliforniya'nın Silikon Vadisi ve Boston'daki araştırma merkezleriyle yarışmak isteyen New York eyaleti, bölgede bilim kampüsü açmayı planlıyor.
En iyi 100 üniversite listesi sonuçları akademisyenler tarafından tartışılabilir. Liste yapılırken akademisyenlere uzman oldukları alanında en iyi buldukları 15 üniversiteyi belirtmeleri istendi.
Oylamaya katılan ABD merkezli akademisyen oranı yüzde 44 ve 44 Amerikan üniversitesi listeye girmeyi başardı. Avrupa'dan katılan akademisyenler yüzde 28 oranındayken, Uzak Doğu ve Orta Doğu'dan katılanların oranı yüzde 25.
Fen bilimleri fakültelerinin ilk beşte baskın çıkması, oylamaya katılan sanat ve sosyal bilimler akademisyenlerinin yüzde 7 oranında olmasından kaynaklanıyor.
Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Mart 2012 13:27
Gösterim: 3009

