Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte okul formaları da değişiyor. İlkokul birinci sınıfa başlayacak çocuklar için artık ‘1’ beden forma yerine ‘0’, ‘-
İlkokul birinci sınıfa başlama yaşının küçülmesi ile birlikte okul formaları da küçüldü. Baharoğlu Okul Kıyafetleri Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Baharoğlu, bir kısım okulların okul kıyafetlerinin belli olduğunu, bu okullara küçük beden üretim de yaptıklarını belirtti. Baharoğlu, “Bunlara etek olsun, pantolon olsun biraz daha pratik kullanabileceği okul formaları yapmaya çalışıyoruz. Daha ince, çocuğu tahriş etmeyecek kumaşları tercih ediyoruz. Çocuk ihtiyacını görmeye gittiğinde rahat çıkarıp giyebilmeli. Beli lastikli pantolonlar kullanıyoruz. Küçük çocuklarda düğmeli yapmamaya çalışıyoruz” dedi.
Bu çocukların hem okulda üniforma olarak hem de bir yere gezmeye gittiklerinde giyebilecekleri, her iki amaçla da kullanılabilecek modelleri tercih ettiklerini söyleyen Baharoğlu, dışarıda giyilecek kıyafetle okul kıyafetini birbirine yaklaştırmaya çalıştıklarını belirtti.
İlkokul 1. sınıftan başlayarak son sınıfa kadar olan okul formalarının 1 bedenden 8 bedene kadar sıralandığını ifade eden Baharoğlu, “İlkokula başlama yaşının küçülmesiyle, şimdi gelen siparişe göre 0, -1 ve -2 beden de üretmeye başladık” dedi.
50 liraya da 250 liraya da giydirmek mümkün
Akaylar Giyim Sanayii ve Uluslararası Ticaret Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mazlum Akay da “Okul formalarında 1 numara 7 yaşa hitap ediyor. İlkokula başlama yaşının düşmesiyle, gelen siparişe göre 1 beden yerine ‘0’ veya ‘-
Üretimler 1 yaş alta çekildi
Altınlar Giyim Sanayi Ticaret Şirketi İstanbul Showroom Yönetim Sorumlusu İbrahim Altan da mevcut üretimlerini bir yaş alta çektiklerini belirtti. Bu hazırlıklara aylar öncesinden başladıklarını ifade eden Altan, “Mevcut ürettiğimiz ürünlerde eskiden 7 yaş ve üzerini baz alırdık ve 7 yaşa 1 numara vururduk. Şu an ‘0’ numara vuracağız” dedi. Bayilerin getirdikleri ürün numunelerine göre üretim yaptıklarını söyleyen Altan, yıllık üretim adetlerinin 1 milyon olduğunu, bu üretimin yüzde 30’unu da okula yeni kayıt yaptıranlar için ürettikleri ürünlerin oluşturduğunu ifade etti.
Birinci sınıflara, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 66 ayını dolduran çocukların kaydı yapılabiliyor. Gelişim yönünden ilkokula hazır olduğu anlaşılan 60-66 ay arası çocuklardan, velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydediliyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte okul formaları da değişiyor. İlkokul birinci sınıfa başlayacak çocuklar için artık ‘1’ beden forma yerine ‘0’, ‘-
İlkokul birinci sınıfa başlama yaşının küçülmesi ile birlikte okul formaları da küçüldü. Baharoğlu Okul Kıyafetleri Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Baharoğlu, bir kısım okulların okul kıyafetlerinin belli olduğunu, bu okullara küçük beden üretim de yaptıklarını belirtti. Baharoğlu, “Bunlara etek olsun, pantolon olsun biraz daha pratik kullanabileceği okul formaları yapmaya çalışıyoruz. Daha ince, çocuğu tahriş etmeyecek kumaşları tercih ediyoruz. Çocuk ihtiyacını görmeye gittiğinde rahat çıkarıp giyebilmeli. Beli lastikli pantolonlar kullanıyoruz. Küçük çocuklarda düğmeli yapmamaya çalışıyoruz” dedi.
Bu çocukların hem okulda üniforma olarak hem de bir yere gezmeye gittiklerinde giyebilecekleri, her iki amaçla da kullanılabilecek modelleri tercih ettiklerini söyleyen Baharoğlu, dışarıda giyilecek kıyafetle okul kıyafetini birbirine yaklaştırmaya çalıştıklarını belirtti.
İlkokul 1. sınıftan başlayarak son sınıfa kadar olan okul formalarının 1 bedenden 8 bedene kadar sıralandığını ifade eden Baharoğlu, “İlkokula başlama yaşının küçülmesiyle, şimdi gelen siparişe göre 0, -1 ve -2 beden de üretmeye başladık” dedi.
50 liraya da 250 liraya da giydirmek mümkün
Akaylar Giyim Sanayii ve Uluslararası Ticaret Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mazlum Akay da “Okul formalarında 1 numara 7 yaşa hitap ediyor. İlkokula başlama yaşının düşmesiyle, gelen siparişe göre 1 beden yerine ‘0’ veya ‘-
Üretimler 1 yaş alta çekildi
Altınlar Giyim Sanayi Ticaret Şirketi İstanbul Showroom Yönetim Sorumlusu İbrahim Altan da mevcut üretimlerini bir yaş alta çektiklerini belirtti. Bu hazırlıklara aylar öncesinden başladıklarını ifade eden Altan, “Mevcut ürettiğimiz ürünlerde eskiden 7 yaş ve üzerini baz alırdık ve 7 yaşa 1 numara vururduk. Şu an ‘0’ numara vuracağız” dedi. Bayilerin getirdikleri ürün numunelerine göre üretim yaptıklarını söyleyen Altan, yıllık üretim adetlerinin 1 milyon olduğunu, bu üretimin yüzde 30’unu da okula yeni kayıt yaptıranlar için ürettikleri ürünlerin oluşturduğunu ifade etti.
Birinci sınıflara, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 66 ayını dolduran çocukların kaydı yapılabiliyor. Gelişim yönünden ilkokula hazır olduğu anlaşılan 60-66 ay arası çocuklardan, velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydediliyor.
Son Güncelleme: Cumartesi, 18 Ağustos 2012 11:13
Gösterim: 6121
1 milyon kişinin katıldığı KPSS'de şimdi de cevaplara şaibe karıştı. Sanal âlemdeki 'itirazcı grup'ların üye sayısı 100 bini buldu.
KPSS de önce soruların sızdırıldığı öne sürüldü. Şimdi de cevapların yanlış sayıldığı konuşuluyor.
2012 KPSS sonuçları dört gün önce açıklandı ancak binlerce aday netlerinin eksik hesaplandığını söylüyor. Soruların sızdırıldığı iddialarının gölgesinde sonuçları bekleyen adaylar, netlerini görünce şaşkına uğradı. Pek çok kişi netinin hesapladığının altında geldiğini iddia ediyor.
Yaklaşık 100 bin kişi sosyal medyada ‘2012 KPSS ’de netlerim eksik geldi diyenler’, ‘ KPSS ’nin iptali için dava açıyorum. Desteklerinizi bekliyorum’ gruplarında bir araya gelerek ÖSYM ’ye itiraz dilekçeleri hazırlıyor, sınavın iptal edilmesini istiyor. ÖSYM herkesin cevap anahtarını ve kitapçıkları internete koydu ancak adaylar kendi karalanmış kitapçıklarına ulaşamadıkları sürece cevap kâğıdı ile karşılaştırma yapmanın bir anlam ifade etmediğini, şüpheleri gidermediğini söylüyor.
Sorunlu başladı
7 Temmuz’da yapılan ve 1 milyon kişinin girdiği KPSS ’de bazı sorular sınavın 2. oturumu sürerken internete düşünce soruların önceden sızdırıldığı şüphesi doğdu, savcılık soruşturma başlattı. Adaylar tüm bu şaibeler arasında sınav sonuçlarını kaygıyla bekledi. 4 gün önce sınav sonuçları açıklandı. Ancak tartışmalar bitmedi. Adaylar bu kez de netlerinin düşük hesaplandığını belirtiyor. Sosyal medyada bir araya gelen adaylardan kimi bilgi edinme kapsamında karalanmış kitapçığının kendine gönderilmesini talep ederken kimi sınavının tekrar okunmasını istiyor. Çoğunluk ise sınavda şaibe olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini söylüyor.
7 bin aday nereye gitti?
2012 KPSS ile ilgili kafa karıştıran bir konu da ‘kayıp’ 7 bin aday. Yaklaşık 7 bin kişinin cevap kâğıdının sıralamaya alınmadığı iddia ediliyor. ÖSYM ’nin açıkladığı istatistiklerde 931 bin 93 adayın sınavının geçerli sayıldığını ancak kendilerine yollanan sonuç belgelerinde bu sayının 924 bin 739 olduğunu ifade eden adaylar, “7 bin kişinin cevap kâğıtları nerede” diye soruyor.
Yüksek puan alanlar bile itiraz ediyor
Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Hasan Basri, kendi sınavından örnek verdi:
“Matematik testinden 12 soru işaretlemiştim. 10’u doğruydu ama tamamı yanlış gözüküyor. Eğitim bilimlerinde 28 yanlışım vardı, 39 gözüküyor. 84- 85 puan almayı umarken 72 aldım. Geçen sene 82’de kaldı en son atanan, bu şartlarda atanmam mümkün değil. Sınavın sağlıksız bir şekilde okunduğuna dair kanaatim var. Sınav sonuçları da 11-12 gün geç açıklandı. Adayların hepsinde kopya çekildiğine dair kanaat var. 89 puan alan aday bile netlerinden şikâyetçi. ÖSYM burnundan kıl aldırmıyor. Tüm kamuoyunda artık kopya kanaati var. ÖSYM herkesin cevap anahtarını ve kitapçıklarını internet sitesine koydu. Ancak kitapçıkları bizim karaladıklarımız değil. Asıl kitapçıklarımızı açıklayıp cevap kâğıdımızla kıyaslamadıkça şüphelerimiz giderilemez.”
1 puan değil virgül bile önemli
Artvin ’den Barış Vayiç isyan etti: “Eğitim bilimleri testindeki netlerime baktığımda hatırlamadığım soruları bile yanlış kabul ettiğimde 20 yanlış ediyordu. Ancak gelen sonuçta 28 yanlış var. Genel kültürde 9 yanlışım vardı, 10 gözüküyor. 81 -82 bekliyordum, 74 aldım. Pek çok arkadaş bu durumda. Artık bıçak kemiğe dayandı. 2010’da KPSS iptal edildiğinde ikinci sınav yapılmıştı. Ben o sınavda ilkinden daha yüksek net yapmama karşın birinciyle tıpatıp aynı netler ve sonuç gelmişti. İtiraz ettim, bir şey değişmedi. Cevap kâğıdınız okundu, hata yok deniyor. Yine aynı olacak.”
Adıyaman ’daki İmam Delici’nin eğitim bilimleri testinde 85 neti varken 60 neti gelmiş, genel kültürde toplam 75 net beklerken 60 neti gelmiş. Ercan Yaman, “Bizim için bırakın 1 puanı virgül bile önemli. Hayatımı değiştiren puanlar bunlar” diyor.
Mersin ’den Ahmet Aksay, genel Kültür testinde 16 yanlışı olduğunu hesaplarken 40 yanlış geldi. Eğitim bilimlerinde 20 yanlış beklerken 48 geldi. Aksay, normalde 83 puan alıp atanabilecekken, bu netlerle 53 puan aldığını ve atanamayacağını söylüyor.
İsmail Özbakış, hatırlamadığı soruları hesaba katarak netlerine baktığını genel yetenek-genel kültürden 90 net beklediğini, en kötü ihtimalle 85 neti olabileceğini ancak 72 net geldiğini, eğitim bilimlerinde en kötü ihtimalle 90 net beklerken 79 netinin geldiğini anlatıyor. Mina Deniz ise “Genel yetenek-genel kültürden 85 net beklerken sonuçlar açıklanınca 70 netim çıktı. Bu mümkün değil. Binlerce kişi aynı durumda, bu kadar yanlış hatırlama olmaz. 30 neti eksik gelenler var” diyor.
KPSS kursu veren dershanelerin bir kısmına şikâyet gelmiş, bir kısmına ise gelmemiş. Pegem Akademi, bu durumda 1 kişinin geldiğini söylüyor. Analiz KPSS Kursu , yoğun bir şekilde şikâyet olmadığını söylerken, Başarı Akademi Kadıköy şubesi sonuçlar açıklandığında 10 kişide aynı duruma rastladıklarını anlatıyor. Aynı dershanenin İzmir Şubesi Eğitim Danışmanı Merve Fıstıkoğlu ise “Çok kişi arıyor, bir şey mi var? Öğrencimiz olan da var oymayan da” diyor.(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
1 milyon kişinin katıldığı KPSS'de şimdi de cevaplara şaibe karıştı. Sanal âlemdeki 'itirazcı grup'ların üye sayısı 100 bini buldu.
KPSS de önce soruların sızdırıldığı öne sürüldü. Şimdi de cevapların yanlış sayıldığı konuşuluyor.
2012 KPSS sonuçları dört gün önce açıklandı ancak binlerce aday netlerinin eksik hesaplandığını söylüyor. Soruların sızdırıldığı iddialarının gölgesinde sonuçları bekleyen adaylar, netlerini görünce şaşkına uğradı. Pek çok kişi netinin hesapladığının altında geldiğini iddia ediyor.
Yaklaşık 100 bin kişi sosyal medyada ‘2012 KPSS ’de netlerim eksik geldi diyenler’, ‘ KPSS ’nin iptali için dava açıyorum. Desteklerinizi bekliyorum’ gruplarında bir araya gelerek ÖSYM ’ye itiraz dilekçeleri hazırlıyor, sınavın iptal edilmesini istiyor. ÖSYM herkesin cevap anahtarını ve kitapçıkları internete koydu ancak adaylar kendi karalanmış kitapçıklarına ulaşamadıkları sürece cevap kâğıdı ile karşılaştırma yapmanın bir anlam ifade etmediğini, şüpheleri gidermediğini söylüyor.
Sorunlu başladı
7 Temmuz’da yapılan ve 1 milyon kişinin girdiği KPSS ’de bazı sorular sınavın 2. oturumu sürerken internete düşünce soruların önceden sızdırıldığı şüphesi doğdu, savcılık soruşturma başlattı. Adaylar tüm bu şaibeler arasında sınav sonuçlarını kaygıyla bekledi. 4 gün önce sınav sonuçları açıklandı. Ancak tartışmalar bitmedi. Adaylar bu kez de netlerinin düşük hesaplandığını belirtiyor. Sosyal medyada bir araya gelen adaylardan kimi bilgi edinme kapsamında karalanmış kitapçığının kendine gönderilmesini talep ederken kimi sınavının tekrar okunmasını istiyor. Çoğunluk ise sınavda şaibe olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini söylüyor.
7 bin aday nereye gitti?
2012 KPSS ile ilgili kafa karıştıran bir konu da ‘kayıp’ 7 bin aday. Yaklaşık 7 bin kişinin cevap kâğıdının sıralamaya alınmadığı iddia ediliyor. ÖSYM ’nin açıkladığı istatistiklerde 931 bin 93 adayın sınavının geçerli sayıldığını ancak kendilerine yollanan sonuç belgelerinde bu sayının 924 bin 739 olduğunu ifade eden adaylar, “7 bin kişinin cevap kâğıtları nerede” diye soruyor.
Yüksek puan alanlar bile itiraz ediyor
Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Hasan Basri, kendi sınavından örnek verdi:
“Matematik testinden 12 soru işaretlemiştim. 10’u doğruydu ama tamamı yanlış gözüküyor. Eğitim bilimlerinde 28 yanlışım vardı, 39 gözüküyor. 84- 85 puan almayı umarken 72 aldım. Geçen sene 82’de kaldı en son atanan, bu şartlarda atanmam mümkün değil. Sınavın sağlıksız bir şekilde okunduğuna dair kanaatim var. Sınav sonuçları da 11-12 gün geç açıklandı. Adayların hepsinde kopya çekildiğine dair kanaat var. 89 puan alan aday bile netlerinden şikâyetçi. ÖSYM burnundan kıl aldırmıyor. Tüm kamuoyunda artık kopya kanaati var. ÖSYM herkesin cevap anahtarını ve kitapçıklarını internet sitesine koydu. Ancak kitapçıkları bizim karaladıklarımız değil. Asıl kitapçıklarımızı açıklayıp cevap kâğıdımızla kıyaslamadıkça şüphelerimiz giderilemez.”
1 puan değil virgül bile önemli
Artvin ’den Barış Vayiç isyan etti: “Eğitim bilimleri testindeki netlerime baktığımda hatırlamadığım soruları bile yanlış kabul ettiğimde 20 yanlış ediyordu. Ancak gelen sonuçta 28 yanlış var. Genel kültürde 9 yanlışım vardı, 10 gözüküyor. 81 -82 bekliyordum, 74 aldım. Pek çok arkadaş bu durumda. Artık bıçak kemiğe dayandı. 2010’da KPSS iptal edildiğinde ikinci sınav yapılmıştı. Ben o sınavda ilkinden daha yüksek net yapmama karşın birinciyle tıpatıp aynı netler ve sonuç gelmişti. İtiraz ettim, bir şey değişmedi. Cevap kâğıdınız okundu, hata yok deniyor. Yine aynı olacak.”
Adıyaman ’daki İmam Delici’nin eğitim bilimleri testinde 85 neti varken 60 neti gelmiş, genel kültürde toplam 75 net beklerken 60 neti gelmiş. Ercan Yaman, “Bizim için bırakın 1 puanı virgül bile önemli. Hayatımı değiştiren puanlar bunlar” diyor.
Mersin ’den Ahmet Aksay, genel Kültür testinde 16 yanlışı olduğunu hesaplarken 40 yanlış geldi. Eğitim bilimlerinde 20 yanlış beklerken 48 geldi. Aksay, normalde 83 puan alıp atanabilecekken, bu netlerle 53 puan aldığını ve atanamayacağını söylüyor.
İsmail Özbakış, hatırlamadığı soruları hesaba katarak netlerine baktığını genel yetenek-genel kültürden 90 net beklediğini, en kötü ihtimalle 85 neti olabileceğini ancak 72 net geldiğini, eğitim bilimlerinde en kötü ihtimalle 90 net beklerken 79 netinin geldiğini anlatıyor. Mina Deniz ise “Genel yetenek-genel kültürden 85 net beklerken sonuçlar açıklanınca 70 netim çıktı. Bu mümkün değil. Binlerce kişi aynı durumda, bu kadar yanlış hatırlama olmaz. 30 neti eksik gelenler var” diyor.
KPSS kursu veren dershanelerin bir kısmına şikâyet gelmiş, bir kısmına ise gelmemiş. Pegem Akademi, bu durumda 1 kişinin geldiğini söylüyor. Analiz KPSS Kursu , yoğun bir şekilde şikâyet olmadığını söylerken, Başarı Akademi Kadıköy şubesi sonuçlar açıklandığında 10 kişide aynı duruma rastladıklarını anlatıyor. Aynı dershanenin İzmir Şubesi Eğitim Danışmanı Merve Fıstıkoğlu ise “Çok kişi arıyor, bir şey mi var? Öğrencimiz olan da var oymayan da” diyor.(radikal)
Son Güncelleme: Çarşamba, 15 Ağustos 2012 09:39
Gösterim: 3556
66 aylık çocukların yüzde 90'ı bu yıl okula kayıt yaptırmayacak
Okulların açılmasına bir ay kala bu yıl uygulamaya geçecek olan 4+4+4 sistemi için sınıflar ve binalar yenilenmeye çalışılıyor. 66 aylık çocukların yüzde 90’ı bu yıl okula kayıt yaptırmayacak.
Okulların açılmasına bir ay kala bu yıl uygulamaya geçecek olan 4+4+4 sistemi için sınıflar ve binalar yenilenmeye çalışılıyor. Ancak İstanbul Milli Eğitim Müdürü Yıldız’a göre 66 aylık çocukların büyük çoğunluğu bu yıl okula gitmeyecek. 66 aylık çocukların tümü okula giderse İstanbul’da sınıf ortalaması 80’e çıkacak. Alipaşa İlköğretim Okulu Müdürü Tümsavaş "60-66 aylık öğrenci velileri kayıt yaptırmamak için geliyorlar. Görünen o ki, yüzde 90’ı yaptırmayacak" diyor.
Yeni eğitim yılında 4+4+4 sistemine geçilecek. Ancak birçok öğrenci velisi, yeni eğitim yılı öncesi tedirginlik yaşıyor. En büyük soru işaretini, 60 ve 66 aylık çocuklar için ilköğretim okullarının fiziki şartları oluşturuyor. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, ilköğretim okullarındaki fiziki altyapı çalışmalarının aralıksız sürdüğünü ve yeni eğitim dönemine tüm okulları hazır hale getirmek istediklerini belirtiyor. Yıldız’a göre pek çok veli, 60-66 aylık çocuklarını yeni dönemde okula göndermeyecek. İstanbul’daki ilköğretim sınıflarının yeni dönemde 60 öğrenciyi geçmemesi için çalışmaların hızlandırıldığı da söyleniyor.
Tuvaletler yenileniyor
Yıldız, 4+4+4’ün uygulanacağı yeni dönem öncesi şu bilgileri verdi, "Şube müdürlerimizle toplantılar yapıyoruz. Okulların fiziki alt yapılarının yenilenmesi için aralıksız çalışıyoruz. İl genelindeki tüm çalışmaları takip etmekteyiz. İl Özel İdaresi’yle birlikte okullardaki çalışmalar sürüyor. 66 aylık çocuklarımıza göre tuvalet, yemekhane, lavabolar yapılıyor. Okullar açılmadan çalışmalar tamamlanmış olacak. Hatta engelli çocuklarımız için de dönüşümler yapılacak."
Çoğunluk gelmeyecek
"Yeni eğitim döneminde İstanbul’da 60 yeni okul açacağız. Adrese dayalı kayıt sistemine göre kağıt üstünde 80 kişilik sınıfların oluştuğu görülüyor. Bütün çocukların okula başlama olasılığına göre bu rakam söz konusu. Ancak 60-66 aylık çocukların pek çoğunun bu dönem okula başlamasını beklemiyoruz. Şayet bir ilçede yığılma olursa başka bir ilçedeki öğrenci sayısına göre kaydırma yapacağız. İlköğretim 2. ve 3’üncü sınıfların durumu 1.sınıflara göre çok daha uygun olduğundan bazı 2 ve 3’üncü sınıfları 1.sınıf olarak hizmete sokacağız. İstanbul’da 60 kişilik bile sınıf istemiyoruz."
"Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı genelge var. 66 ayını dolduran çocukların, devlet ve üniversite hastanelerinin çocuk hastalıkları bölümünden rapor alması durumunda okul kaydı ertelenecek."
Çalışmalar sürüyor
Okullardaki son durumu yerinde incelemek için Fatih Hekimoğlu Alipaşa İlköğretim Okulu’nun yolunu tuttuk. Okul Müdürü Orhan Tümsavaş, yeni eğitim yılı öncesi tuvalet ve lavaboların 66 aylık çocukların da kullanacağı şekilde yenilendiğini söyledi: "Akıllı tuvalet sistemini hayata geçiriyoruz. Lojman halinde kullandığımız bir alanı, yeni eğitim dönemi için 1.sınıf olarak düzenledik. Tuvalet ve lavaboları 4+4+4’ün birinci sınıflarına da uygun olarak yeniledik. Çocuklarımız hem tuvalet ihtiyaçlarını zorluk yaşamadan gerçekleştirecek, hem de alçak boydaki lavabolar sayesinde hijyende sıkıntısı yaşamayacak. Kantin ve sınıflardaki masalar ile sandalyelerde yeni dönem için hazırlandı. Sandalyelerimizi yükselttik. Böylelikle hem küçük yaştaki öğrenciler masada rahatça ders işleyecek, hem de ayakları yere değmeyeceği için tenefüs sonraları bacaklarını dinlendirmiş olacaklar. Sadece akıllı tuvaletler için 65 bin lira harcadık."
Yaptırmamaya geliyorlar
"Çocuklarımız 45-47 kişilik sınıflarda eğitim görecek. Bu yıl 5.sınıflar olmayacağından, geçen yıl 5.sınıfta eğitim veren öğretmenlerimiz 1.sınıflara ders verecek. 60-66 aylık öğrencilerin velileri kayıt yaptırmamak için geliyorlar. Görünen o ki, bu yaş grubunun yüzde 90’ı bu yıl kayıt yaptırmayacak. 66 aylıktan büyük öğrencilerin velileri kayıt yaptırmak istemezse rapor getirmek zorunda. Ancak şu ana kadar böyle bir durumla karşı karşıya kalmadık. Şayet 60-66 aylık öğrenci kayıtları bir sınıfı dolduracak kadar olursa bu yaş grubunu özel olarak ayrı bir sınıfta okutacağız. 4+4+4’ün birinci sınıfları için 5 derslik ayırdık. Geçen yıl 4 dersliğimiz vardı. Çalışmalarımız tamam gibi."
‘Çocuk vardır kalem bile tutamaz, okul için 115 santim ve 20 kilo olmalı’
Prof.Dr.Özdemir İlter (Türk Pediatri Kurumu Onursal Başkanı-Çocuk Hekimi)
"Sağlık Bakanlığı’nın rapor genelgesini doğru bulmuyorum. Çocukların gelişim dönemlerini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Her yaşın kendine özgü bedensel ve ruhsal gelişim ve özellikleri vardır. Yeni doğmuş çocukla, oyun çağındaki çocuk farklıdır. Oyun çağını geçmemiş bir çocuğu okula başlatmak doğru değil. 66 aylık çocuğun ruh durumunu anlayan kaç öğretmen var? Bana göre 4+4+4 çocukları bir kalıba dökmek için oluşturulan bir sistem. Her çocuğun okuldaki durum ve değerlendirmesini yapacak kişi öğretmenleridir. Çocuğa rapor almak çözüm olmaz. Gerçek bir rapor için çocuk hekimi, çocuk psikiyatristi ve nörolog incelemesi gerekir. Çocuğun beyin-motor gelişimi çok önemlidir.
"66 aylık bazı çocuklar vardır, kalem bile tutamaz. Çocuk stres yaşadıkça daha da büyük sorunlar yaşar. Okula başlayacak 66 aylık çocuğun boyu en az 115 santim, kilosu da 20’nin üzerinde olmalıdır. 66 aylık çocuk için okula başlamak çok erken bir yaş. Köy okullarındaki manzaraları göreceğiz. 60 aylık çocukla 72 aylık çocuk aynı sınıfta olacak. Sadece tuvalet yapmakla, sıra koymakla bu işler olmaz."
Rapor almayın okula da yollamayın ceza veremezler
Sağlık Bakanlığı 66 aylık çocuğunu okula göndermek istemeyen velilerin, bir yıl erteleme için gerekli olan raporun, kamu ve üniversiteye bağlı sağlık kurumlarında görev yapan çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından alınacağını duyurdu. Ancak birçok veli, rapor konusunda endişeli. Bazı veliler, "Bu rapor ileride çocuğun karşısına çıkmaz mı?" diye sorarken, bazı veliler ise, "kim çocuğunu tıbbi rapor alarak ‘gerizekalı’ dedirtmek ister" diye tepki gösteriyor.
Bakanlık da hazır değil
Eğitim-Sen Yönetim Kurulu üyesi ve Basın Sekreteri Tuğrul Culfa, 66 ayını dolduran çocukların okula hazır olmadıklarını belirterek, "Bırakın bilim insanlarının çocukların buna hazır olmadığını söylemesini, buna Milli Eğitim de hazır değil. Çünkü hiçbir okuldaki sıralar, lavabolar, merdivenler o yaştaki bir çocuk için uygun değil. Bu yasayı çıkardılar ama işin içinden çıkamadılar. Milli Eğitim Bakanlığı konuya çözüm bulmak yerine, aileleri çocukların durumunu doktorlara havale etti" dedi. 5 yaş uygulamasının, 1983-1985 yıllarında denendiğini ve olumsuz sonuçlarından dolayı vazgeçilmiş bir uygulama olduğunu vurgulayan Culfa, "Velilerin çoğu çocuklarını okula göndermemek için bu raporu almak istiyor. Eğitim Sen olarak biz velilere, ‘rapor da almayın, çocuğunuzu okula da göndermeyin’ diyoruz. Çünkü bu velilerin hakkı. Bunun karşısında herhangi bir cezai işlem de uygulayamazlar" dedi.
Tabipler Birliği kızgın
Türk Tabibleri Birliği de rapor konusunda tepkili. Birlik yöneticileri bu konuya ilişkin özetle şunları ifade etti, "MEB çözüm bulmak yerine, aileleri doktorlara yönlendirerek soruna hastanelerden çözüm bekliyor. Bu durum kaygılı pek çok ailenin çocuğunu okula bu yıl başlatmamak için doktor kapısına dayanması yol açmıştır, açacaktır. Plansız, programsız bilim ve tarafların itirazlarını dikkate almadan dayatılan uygulamalar nedeniyle hekimler de zor duruma sokuluyor, ailelerle karşı karşıya bırakılıyor."
TTB yetkilileri, "Gelişim dönemi açısından henüz oyun çağında bulunan 66 aylık çocuğun okul öncesi eğitim almadan ilkokul disiplinine girmesi, onun ruhsal, duygusal ve bilişsel gelişimini sekteye uğratarak yıllarca sürecek olan akademik hayatı açısından olumsuz sonuçlar doğuracaktır. 5 yaş çocuğu (60-71 aylar arası) zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak ilkokula henüz hazır değildir. Çocuğun okul eğitimine katılabilmesi için gerekli sosyal, duygusal, bilişsel, dil ve motor becerilerinin gelişimi 6 yaştan (72 ay) önce tamamlanmaz" görüşünü de yineledi.
Veliler ne diyor?
66 aylık olsa göndermezdim
70 aylık İlayda Ünal, annesi Ümmühan Ünal’la birlikte kayıt yaptırmak için okul yolunu tutan miniklerden. Anne Ünal, 4+4+4 sisteminde 60-66 aylık öğrencilerin okula kayıt yaptıracak olmasını doğru bulmadığını söylüyor: "Kızım 20 Eylül 2006 doğumlu. Şayet İlayda 66 aylık olsaydı okula kaydını yaptırmazdım. 66 aylık çocukla 70 veya 72 aylık çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişimi aynı değil. Çocuğum için bile ‘acaba zorluk yaşar mı’ diye endişelerim vardı. Neyseki okuldaki koşulları görünce içim rahatladı. Umarım yeni eğitim döneminde 66 aylık çocuklar yaşça büyük diğer çocukların arasında kaybolup gitmez."
Neyse ki oğlum 73 aylık
Talha Emin Mafratoğlu’nun annesi Sema Mafratoğlu’da bu yıl okul heyecanı yaşayacak velilerden. 73 aylık oğlu Talha’yı kayıt yaptırmak için Hekimoğlu Alipaşa İlköğretim Okulu’nun yolunu tutan Mafratoğlu şunları söyledi: "60 aylık bir çocuğun okula gitmesini doğru bulmam. Adrese dayalı kayıt sistemine göre okula geldik. Tuvaletler çok güzel olmuş. Tüm çocuklar sıkıntı yaşamadan kullanabilir. Çocukların anaokuluna gitmeden ilköğretime başlamaları onların gelişimleri açısından doğru değil. Neyse ki çocuğum 73 aylık. 66 aylık bir çocuk, zorluk yaşayabilir."
‘O yaştaki çocuğu kaydetmek günah, diğer çocuklar arasında ezilip gider’
Özel Okullar Derneği Başkanı Cem Gülan, fiziki şartlar gereği 60-66 aylık çocukların kayıtlarını yapmadıklarını, okullarını 69 aylık çocuklar için dizayn ettiklerini söyledi.
Cem Gülan (Özel Okullar Derneği Başkanı)
"Özel okulların fiziki şartları 69 aylık çocuğun ihtiyaçlarına göre yapılmıştır. Tuvaletler, sınıflar, lavabolar, yemekhane koşulları 69 aylık çocukların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı. Özel okullar yüzde 95 oranında 60-66 aylık çocukların bu yıl kaydını yapmadı. Özel okullar olarak 69 aylık ve üzeri çocukların kayıtları yapılıyor. 60-66 aylık çocuklar için yeni sınıflar açmak gerekir ki, bu da eğitim birliğine ters düşecek bir durumdur. Şayet okul yönetimleri çocukta hiçbir sorun görmemiş ve fiziki olarak da yeterli olduğuna kanaat getirmişse kayıt edilen çocuklar olmuştur. Ancak özel okulların yeni eğitim dönemindeki kayıtları zaten geçtiğimiz mayıs ve haziran ayarında gerçekleştirildi.
Devlet okullarındaki durumu bilmiyorum. Açıkçası onlar biliyor mu onu da bilmiyorum. Adrese dayalı nüfus kaydı çerçevesinde 60 ayın üzerindeki çocuklar otomatikman ilköğretime kaydedildi. Birçok velinin çocuğunun okula kayıt olduğundan bile haberi yok. Yeni dönemde devlet okullarında 80-90 kişilik sınıflar görebiliriz. 31 mart 2007’den küçük çocuklar için rapor gerekmiyor. 67, 68, 69 aylık çocukların ilköğretime başlamaması için tıbbi tanılı rapor isteniyor. Rapor almayıp, çocuğu okul göndermeyen veliler her okul günü için 15 lira olmak üzere 500 lira idari para cezası ödemek zorunda kalacak. Yeni dönemde İstanbul’daki okullarda 90-100 kişilik sınıflar görebiliriz. Bu yıl eğitimde kaos yaşanacak. Geçiş dönemleri her zaman sancılı olmuştur. Özel okullar olarak 60-66 ay çocuğu okula kaydetmeyi günah görüyoruz. O yaştaki çocuk diğer çocukların arasında ezilir gider."
(vatan)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
66 aylık çocukların yüzde 90'ı bu yıl okula kayıt yaptırmayacak
Okulların açılmasına bir ay kala bu yıl uygulamaya geçecek olan 4+4+4 sistemi için sınıflar ve binalar yenilenmeye çalışılıyor. 66 aylık çocukların yüzde 90’ı bu yıl okula kayıt yaptırmayacak.
Okulların açılmasına bir ay kala bu yıl uygulamaya geçecek olan 4+4+4 sistemi için sınıflar ve binalar yenilenmeye çalışılıyor. Ancak İstanbul Milli Eğitim Müdürü Yıldız’a göre 66 aylık çocukların büyük çoğunluğu bu yıl okula gitmeyecek. 66 aylık çocukların tümü okula giderse İstanbul’da sınıf ortalaması 80’e çıkacak. Alipaşa İlköğretim Okulu Müdürü Tümsavaş "60-66 aylık öğrenci velileri kayıt yaptırmamak için geliyorlar. Görünen o ki, yüzde 90’ı yaptırmayacak" diyor.
Yeni eğitim yılında 4+4+4 sistemine geçilecek. Ancak birçok öğrenci velisi, yeni eğitim yılı öncesi tedirginlik yaşıyor. En büyük soru işaretini, 60 ve 66 aylık çocuklar için ilköğretim okullarının fiziki şartları oluşturuyor. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, ilköğretim okullarındaki fiziki altyapı çalışmalarının aralıksız sürdüğünü ve yeni eğitim dönemine tüm okulları hazır hale getirmek istediklerini belirtiyor. Yıldız’a göre pek çok veli, 60-66 aylık çocuklarını yeni dönemde okula göndermeyecek. İstanbul’daki ilköğretim sınıflarının yeni dönemde 60 öğrenciyi geçmemesi için çalışmaların hızlandırıldığı da söyleniyor.
Tuvaletler yenileniyor
Yıldız, 4+4+4’ün uygulanacağı yeni dönem öncesi şu bilgileri verdi, "Şube müdürlerimizle toplantılar yapıyoruz. Okulların fiziki alt yapılarının yenilenmesi için aralıksız çalışıyoruz. İl genelindeki tüm çalışmaları takip etmekteyiz. İl Özel İdaresi’yle birlikte okullardaki çalışmalar sürüyor. 66 aylık çocuklarımıza göre tuvalet, yemekhane, lavabolar yapılıyor. Okullar açılmadan çalışmalar tamamlanmış olacak. Hatta engelli çocuklarımız için de dönüşümler yapılacak."
Çoğunluk gelmeyecek
"Yeni eğitim döneminde İstanbul’da 60 yeni okul açacağız. Adrese dayalı kayıt sistemine göre kağıt üstünde 80 kişilik sınıfların oluştuğu görülüyor. Bütün çocukların okula başlama olasılığına göre bu rakam söz konusu. Ancak 60-66 aylık çocukların pek çoğunun bu dönem okula başlamasını beklemiyoruz. Şayet bir ilçede yığılma olursa başka bir ilçedeki öğrenci sayısına göre kaydırma yapacağız. İlköğretim 2. ve 3’üncü sınıfların durumu 1.sınıflara göre çok daha uygun olduğundan bazı 2 ve 3’üncü sınıfları 1.sınıf olarak hizmete sokacağız. İstanbul’da 60 kişilik bile sınıf istemiyoruz."
"Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı genelge var. 66 ayını dolduran çocukların, devlet ve üniversite hastanelerinin çocuk hastalıkları bölümünden rapor alması durumunda okul kaydı ertelenecek."
Çalışmalar sürüyor
Okullardaki son durumu yerinde incelemek için Fatih Hekimoğlu Alipaşa İlköğretim Okulu’nun yolunu tuttuk. Okul Müdürü Orhan Tümsavaş, yeni eğitim yılı öncesi tuvalet ve lavaboların 66 aylık çocukların da kullanacağı şekilde yenilendiğini söyledi: "Akıllı tuvalet sistemini hayata geçiriyoruz. Lojman halinde kullandığımız bir alanı, yeni eğitim dönemi için 1.sınıf olarak düzenledik. Tuvalet ve lavaboları 4+4+4’ün birinci sınıflarına da uygun olarak yeniledik. Çocuklarımız hem tuvalet ihtiyaçlarını zorluk yaşamadan gerçekleştirecek, hem de alçak boydaki lavabolar sayesinde hijyende sıkıntısı yaşamayacak. Kantin ve sınıflardaki masalar ile sandalyelerde yeni dönem için hazırlandı. Sandalyelerimizi yükselttik. Böylelikle hem küçük yaştaki öğrenciler masada rahatça ders işleyecek, hem de ayakları yere değmeyeceği için tenefüs sonraları bacaklarını dinlendirmiş olacaklar. Sadece akıllı tuvaletler için 65 bin lira harcadık."
Yaptırmamaya geliyorlar
"Çocuklarımız 45-47 kişilik sınıflarda eğitim görecek. Bu yıl 5.sınıflar olmayacağından, geçen yıl 5.sınıfta eğitim veren öğretmenlerimiz 1.sınıflara ders verecek. 60-66 aylık öğrencilerin velileri kayıt yaptırmamak için geliyorlar. Görünen o ki, bu yaş grubunun yüzde 90’ı bu yıl kayıt yaptırmayacak. 66 aylıktan büyük öğrencilerin velileri kayıt yaptırmak istemezse rapor getirmek zorunda. Ancak şu ana kadar böyle bir durumla karşı karşıya kalmadık. Şayet 60-66 aylık öğrenci kayıtları bir sınıfı dolduracak kadar olursa bu yaş grubunu özel olarak ayrı bir sınıfta okutacağız. 4+4+4’ün birinci sınıfları için 5 derslik ayırdık. Geçen yıl 4 dersliğimiz vardı. Çalışmalarımız tamam gibi."
‘Çocuk vardır kalem bile tutamaz, okul için 115 santim ve 20 kilo olmalı’
Prof.Dr.Özdemir İlter (Türk Pediatri Kurumu Onursal Başkanı-Çocuk Hekimi)
"Sağlık Bakanlığı’nın rapor genelgesini doğru bulmuyorum. Çocukların gelişim dönemlerini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Her yaşın kendine özgü bedensel ve ruhsal gelişim ve özellikleri vardır. Yeni doğmuş çocukla, oyun çağındaki çocuk farklıdır. Oyun çağını geçmemiş bir çocuğu okula başlatmak doğru değil. 66 aylık çocuğun ruh durumunu anlayan kaç öğretmen var? Bana göre 4+4+4 çocukları bir kalıba dökmek için oluşturulan bir sistem. Her çocuğun okuldaki durum ve değerlendirmesini yapacak kişi öğretmenleridir. Çocuğa rapor almak çözüm olmaz. Gerçek bir rapor için çocuk hekimi, çocuk psikiyatristi ve nörolog incelemesi gerekir. Çocuğun beyin-motor gelişimi çok önemlidir.
"66 aylık bazı çocuklar vardır, kalem bile tutamaz. Çocuk stres yaşadıkça daha da büyük sorunlar yaşar. Okula başlayacak 66 aylık çocuğun boyu en az 115 santim, kilosu da 20’nin üzerinde olmalıdır. 66 aylık çocuk için okula başlamak çok erken bir yaş. Köy okullarındaki manzaraları göreceğiz. 60 aylık çocukla 72 aylık çocuk aynı sınıfta olacak. Sadece tuvalet yapmakla, sıra koymakla bu işler olmaz."
Rapor almayın okula da yollamayın ceza veremezler
Sağlık Bakanlığı 66 aylık çocuğunu okula göndermek istemeyen velilerin, bir yıl erteleme için gerekli olan raporun, kamu ve üniversiteye bağlı sağlık kurumlarında görev yapan çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından alınacağını duyurdu. Ancak birçok veli, rapor konusunda endişeli. Bazı veliler, "Bu rapor ileride çocuğun karşısına çıkmaz mı?" diye sorarken, bazı veliler ise, "kim çocuğunu tıbbi rapor alarak ‘gerizekalı’ dedirtmek ister" diye tepki gösteriyor.
Bakanlık da hazır değil
Eğitim-Sen Yönetim Kurulu üyesi ve Basın Sekreteri Tuğrul Culfa, 66 ayını dolduran çocukların okula hazır olmadıklarını belirterek, "Bırakın bilim insanlarının çocukların buna hazır olmadığını söylemesini, buna Milli Eğitim de hazır değil. Çünkü hiçbir okuldaki sıralar, lavabolar, merdivenler o yaştaki bir çocuk için uygun değil. Bu yasayı çıkardılar ama işin içinden çıkamadılar. Milli Eğitim Bakanlığı konuya çözüm bulmak yerine, aileleri çocukların durumunu doktorlara havale etti" dedi. 5 yaş uygulamasının, 1983-1985 yıllarında denendiğini ve olumsuz sonuçlarından dolayı vazgeçilmiş bir uygulama olduğunu vurgulayan Culfa, "Velilerin çoğu çocuklarını okula göndermemek için bu raporu almak istiyor. Eğitim Sen olarak biz velilere, ‘rapor da almayın, çocuğunuzu okula da göndermeyin’ diyoruz. Çünkü bu velilerin hakkı. Bunun karşısında herhangi bir cezai işlem de uygulayamazlar" dedi.
Tabipler Birliği kızgın
Türk Tabibleri Birliği de rapor konusunda tepkili. Birlik yöneticileri bu konuya ilişkin özetle şunları ifade etti, "MEB çözüm bulmak yerine, aileleri doktorlara yönlendirerek soruna hastanelerden çözüm bekliyor. Bu durum kaygılı pek çok ailenin çocuğunu okula bu yıl başlatmamak için doktor kapısına dayanması yol açmıştır, açacaktır. Plansız, programsız bilim ve tarafların itirazlarını dikkate almadan dayatılan uygulamalar nedeniyle hekimler de zor duruma sokuluyor, ailelerle karşı karşıya bırakılıyor."
TTB yetkilileri, "Gelişim dönemi açısından henüz oyun çağında bulunan 66 aylık çocuğun okul öncesi eğitim almadan ilkokul disiplinine girmesi, onun ruhsal, duygusal ve bilişsel gelişimini sekteye uğratarak yıllarca sürecek olan akademik hayatı açısından olumsuz sonuçlar doğuracaktır. 5 yaş çocuğu (60-71 aylar arası) zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak ilkokula henüz hazır değildir. Çocuğun okul eğitimine katılabilmesi için gerekli sosyal, duygusal, bilişsel, dil ve motor becerilerinin gelişimi 6 yaştan (72 ay) önce tamamlanmaz" görüşünü de yineledi.
Veliler ne diyor?
66 aylık olsa göndermezdim
70 aylık İlayda Ünal, annesi Ümmühan Ünal’la birlikte kayıt yaptırmak için okul yolunu tutan miniklerden. Anne Ünal, 4+4+4 sisteminde 60-66 aylık öğrencilerin okula kayıt yaptıracak olmasını doğru bulmadığını söylüyor: "Kızım 20 Eylül 2006 doğumlu. Şayet İlayda 66 aylık olsaydı okula kaydını yaptırmazdım. 66 aylık çocukla 70 veya 72 aylık çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişimi aynı değil. Çocuğum için bile ‘acaba zorluk yaşar mı’ diye endişelerim vardı. Neyseki okuldaki koşulları görünce içim rahatladı. Umarım yeni eğitim döneminde 66 aylık çocuklar yaşça büyük diğer çocukların arasında kaybolup gitmez."
Neyse ki oğlum 73 aylık
Talha Emin Mafratoğlu’nun annesi Sema Mafratoğlu’da bu yıl okul heyecanı yaşayacak velilerden. 73 aylık oğlu Talha’yı kayıt yaptırmak için Hekimoğlu Alipaşa İlköğretim Okulu’nun yolunu tutan Mafratoğlu şunları söyledi: "60 aylık bir çocuğun okula gitmesini doğru bulmam. Adrese dayalı kayıt sistemine göre okula geldik. Tuvaletler çok güzel olmuş. Tüm çocuklar sıkıntı yaşamadan kullanabilir. Çocukların anaokuluna gitmeden ilköğretime başlamaları onların gelişimleri açısından doğru değil. Neyse ki çocuğum 73 aylık. 66 aylık bir çocuk, zorluk yaşayabilir."
‘O yaştaki çocuğu kaydetmek günah, diğer çocuklar arasında ezilip gider’
Özel Okullar Derneği Başkanı Cem Gülan, fiziki şartlar gereği 60-66 aylık çocukların kayıtlarını yapmadıklarını, okullarını 69 aylık çocuklar için dizayn ettiklerini söyledi.
Cem Gülan (Özel Okullar Derneği Başkanı)
"Özel okulların fiziki şartları 69 aylık çocuğun ihtiyaçlarına göre yapılmıştır. Tuvaletler, sınıflar, lavabolar, yemekhane koşulları 69 aylık çocukların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı. Özel okullar yüzde 95 oranında 60-66 aylık çocukların bu yıl kaydını yapmadı. Özel okullar olarak 69 aylık ve üzeri çocukların kayıtları yapılıyor. 60-66 aylık çocuklar için yeni sınıflar açmak gerekir ki, bu da eğitim birliğine ters düşecek bir durumdur. Şayet okul yönetimleri çocukta hiçbir sorun görmemiş ve fiziki olarak da yeterli olduğuna kanaat getirmişse kayıt edilen çocuklar olmuştur. Ancak özel okulların yeni eğitim dönemindeki kayıtları zaten geçtiğimiz mayıs ve haziran ayarında gerçekleştirildi.
Devlet okullarındaki durumu bilmiyorum. Açıkçası onlar biliyor mu onu da bilmiyorum. Adrese dayalı nüfus kaydı çerçevesinde 60 ayın üzerindeki çocuklar otomatikman ilköğretime kaydedildi. Birçok velinin çocuğunun okula kayıt olduğundan bile haberi yok. Yeni dönemde devlet okullarında 80-90 kişilik sınıflar görebiliriz. 31 mart 2007’den küçük çocuklar için rapor gerekmiyor. 67, 68, 69 aylık çocukların ilköğretime başlamaması için tıbbi tanılı rapor isteniyor. Rapor almayıp, çocuğu okul göndermeyen veliler her okul günü için 15 lira olmak üzere 500 lira idari para cezası ödemek zorunda kalacak. Yeni dönemde İstanbul’daki okullarda 90-100 kişilik sınıflar görebiliriz. Bu yıl eğitimde kaos yaşanacak. Geçiş dönemleri her zaman sancılı olmuştur. Özel okullar olarak 60-66 ay çocuğu okula kaydetmeyi günah görüyoruz. O yaştaki çocuk diğer çocukların arasında ezilir gider."
(vatan)
Son Güncelleme: Salı, 14 Ağustos 2012 13:50
Gösterim: 3457
KPSS’de 7 bin cevap kâğıdı kayıp iddiası
KPSS 2012’de bir şaibe daha ortaya atıldı. Sınav gününden itibaren ‘soruların sızdırıldığı’ iddiasıyla gündeme gelen KPSS’de şimdi de, sıralamada hata olduğu iddia edildi.
Adaylar, ÖSYM’nin açıkladığı istatistiklerle sonuç belgelerindeki sınavı geçerli sayılan aday sayısını karşılaştırdıklarında, yaklaşık 7 bin kişinin cevap kağıdının sıralamaya alınmadığını ve kayıp olduğunu savunuyor. Uzmanların ise kafası karışık, ‘0’ alan adayların sıralamaya dahil olması gerektiğini düşünen de, sıralama yapılırken ‘0’ alanların dahil edilmediğini düşünen de var.
KPSS adayları sözcüsü Pelin Çalık, konuyla ilgili şöyle konuştu: “7 bin kişinin nereye gittiğini bilmiyoruz. Sıfır mı aldılar ÖSYM hata mı yaptı belli değil. Bu açıklanmalı. Ancak, asıl sorunumuz baştan beri şaibeli olan bu sınavın iptal edilmesidir. ÖSYM hala soruların çalındığı iddiasına netlik getirmedi. Biz 19 Temmuz’da davamızı açtık, baştan sona şaibeli olan bu sınavın iptal edilmesini istiyoruz.”
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
KPSS’de 7 bin cevap kâğıdı kayıp iddiası
KPSS 2012’de bir şaibe daha ortaya atıldı. Sınav gününden itibaren ‘soruların sızdırıldığı’ iddiasıyla gündeme gelen KPSS’de şimdi de, sıralamada hata olduğu iddia edildi.
Adaylar, ÖSYM’nin açıkladığı istatistiklerle sonuç belgelerindeki sınavı geçerli sayılan aday sayısını karşılaştırdıklarında, yaklaşık 7 bin kişinin cevap kağıdının sıralamaya alınmadığını ve kayıp olduğunu savunuyor. Uzmanların ise kafası karışık, ‘0’ alan adayların sıralamaya dahil olması gerektiğini düşünen de, sıralama yapılırken ‘0’ alanların dahil edilmediğini düşünen de var.
KPSS adayları sözcüsü Pelin Çalık, konuyla ilgili şöyle konuştu: “7 bin kişinin nereye gittiğini bilmiyoruz. Sıfır mı aldılar ÖSYM hata mı yaptı belli değil. Bu açıklanmalı. Ancak, asıl sorunumuz baştan beri şaibeli olan bu sınavın iptal edilmesidir. ÖSYM hala soruların çalındığı iddiasına netlik getirmedi. Biz 19 Temmuz’da davamızı açtık, baştan sona şaibeli olan bu sınavın iptal edilmesini istiyoruz.”
(hürriyet)
Son Güncelleme: Çarşamba, 15 Ağustos 2012 09:15
Gösterim: 3091
Kredi kartında aidat kalkıyor mu?
Bakan Yazıcı kredi kartı üyelik, hesap işletim, dosya ücreti adı altında tüketicilerden alınan bedellerin kaldırılması için bankalarla pazarlık yaptıklarını söyledi
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni Tüketici Kanun taslağını dün akşam iftarda açıkladı. Bakanlığın hazırladığı yeni tasarı taslağı tüketicilerden kredi kartı üyelik, hesap işletim, dosya ücreti adı altında alınan bedellerin kaldırılmasını da öngörüyor. Dün İstanbul'da gazetecilerle iftarda biraraya gelen Bakan Yazıcı, bu ücretlerin bazılarının ayıklanacağını, bankalarla uzlaşma sağlamaya çalıştıklarını söyledi.
OTOMOBİLLER TÜRKÇE KONUŞACAK
Habertürk'ün haberine göre, Bakan Yazıcı'nın detaylarını anlattığı taslakta "tanıtım ve kullanıma ilişkin hususların malın üzerinde de yer alması halinde yazılı ve sesli ifadelerin Türkçe olması zorunluluktur" ifadesi dikkat çekti. Bu maddeye göre seyahat sırasında yol bilgilerini toplayan otomobiller sürücüleri ve servisler ile İngilizce değil Türkçe konuşacak.
Taslakta yer alan diğer dikkat çekici düzenlemeler şöyle:
Hatalı bir ürünün, bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya kullanımdaki bir başka malın zarar görmesine sebep olması halinde, bu ürünün imalatçısı doğan zarardan kusuru aranmaksızın sorumlu tutulacak.
Ayıplı mal ya da hizmette tüketiciye sağlanan haklar, vatandaş lehine genişletilecek. Mevcut kanunda yer alan 30 gün içinde ayıbın işletmeye bildirilmesi yükümlülüğü kaldırılıyor. Malın teslimi ya da hizmetin ifa edilmesinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilecek. Bir ürünün ayıplı çıkması durumunda tüketici, ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birini seçecek. Müteşebbis de tüketicinin seçmiş olduğu bu hakkı 30 gün içerisinde yerine getirmekle yükümlü olacak.
Maket üzerinden satışı yapılan ve binlerce kişinin mağdur olmasına neden olan konut kampanyaları sıkı şekilde denetlenecek. Tüketici, ödemelerini banka üzerinden ve tarafların rızasıyla yapacak, dolayısıyla konutun inşasına başlamamış firmalar tüketiciden ödeme alamayacak. Konut veya tatil amaçlı taşınmaz satışları resmi şekilde olmadıkça geçerli olmayacak. Taşınmazlara ilişkin teslim süresi 30 aydan 36 aya çıkarılacak.
Ön ödemeli konut satışlarında 14 günlük sebepsiz cayma hakkı getirilecek. Konut veya tatil amaçlı taşınmazların tüketiciye teslim tarihine kadar tüketiciye sözleşmeden dönme hakkı sağlanacak. Kampanyalı Satış İzin Belgesi kaldırılarak, konut satışlarının devlet garantisinde olduğu yönündeki yanlış izlenimlerin önüne geçilecek.
Elektrik, su, doğalgaz, internet , telefon gibi aboneliklerde tüketicileri koruyucu düzenlemeler yapılacak. Abonelik sözleşmelerinin kapsamı genişletilerek her türlü abonelik, kanun kapsamına dahil edilecek. Müteşebbis, tüketicinin aboneliğe son verme isteğini, yönetmelikte belirlenecek süreler içinde yerine getirmek zorunda olacak. Aksi halde tüketici bundan sorumlu olmayacak.(star)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Kredi kartında aidat kalkıyor mu?
Bakan Yazıcı kredi kartı üyelik, hesap işletim, dosya ücreti adı altında tüketicilerden alınan bedellerin kaldırılması için bankalarla pazarlık yaptıklarını söyledi
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni Tüketici Kanun taslağını dün akşam iftarda açıkladı. Bakanlığın hazırladığı yeni tasarı taslağı tüketicilerden kredi kartı üyelik, hesap işletim, dosya ücreti adı altında alınan bedellerin kaldırılmasını da öngörüyor. Dün İstanbul'da gazetecilerle iftarda biraraya gelen Bakan Yazıcı, bu ücretlerin bazılarının ayıklanacağını, bankalarla uzlaşma sağlamaya çalıştıklarını söyledi.
OTOMOBİLLER TÜRKÇE KONUŞACAK
Habertürk'ün haberine göre, Bakan Yazıcı'nın detaylarını anlattığı taslakta "tanıtım ve kullanıma ilişkin hususların malın üzerinde de yer alması halinde yazılı ve sesli ifadelerin Türkçe olması zorunluluktur" ifadesi dikkat çekti. Bu maddeye göre seyahat sırasında yol bilgilerini toplayan otomobiller sürücüleri ve servisler ile İngilizce değil Türkçe konuşacak.
Taslakta yer alan diğer dikkat çekici düzenlemeler şöyle:
Hatalı bir ürünün, bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına veya kullanımdaki bir başka malın zarar görmesine sebep olması halinde, bu ürünün imalatçısı doğan zarardan kusuru aranmaksızın sorumlu tutulacak.
Ayıplı mal ya da hizmette tüketiciye sağlanan haklar, vatandaş lehine genişletilecek. Mevcut kanunda yer alan 30 gün içinde ayıbın işletmeye bildirilmesi yükümlülüğü kaldırılıyor. Malın teslimi ya da hizmetin ifa edilmesinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilecek. Bir ürünün ayıplı çıkması durumunda tüketici, ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birini seçecek. Müteşebbis de tüketicinin seçmiş olduğu bu hakkı 30 gün içerisinde yerine getirmekle yükümlü olacak.
Maket üzerinden satışı yapılan ve binlerce kişinin mağdur olmasına neden olan konut kampanyaları sıkı şekilde denetlenecek. Tüketici, ödemelerini banka üzerinden ve tarafların rızasıyla yapacak, dolayısıyla konutun inşasına başlamamış firmalar tüketiciden ödeme alamayacak. Konut veya tatil amaçlı taşınmaz satışları resmi şekilde olmadıkça geçerli olmayacak. Taşınmazlara ilişkin teslim süresi 30 aydan 36 aya çıkarılacak.
Ön ödemeli konut satışlarında 14 günlük sebepsiz cayma hakkı getirilecek. Konut veya tatil amaçlı taşınmazların tüketiciye teslim tarihine kadar tüketiciye sözleşmeden dönme hakkı sağlanacak. Kampanyalı Satış İzin Belgesi kaldırılarak, konut satışlarının devlet garantisinde olduğu yönündeki yanlış izlenimlerin önüne geçilecek.
Elektrik, su, doğalgaz, internet , telefon gibi aboneliklerde tüketicileri koruyucu düzenlemeler yapılacak. Abonelik sözleşmelerinin kapsamı genişletilerek her türlü abonelik, kanun kapsamına dahil edilecek. Müteşebbis, tüketicinin aboneliğe son verme isteğini, yönetmelikte belirlenecek süreler içinde yerine getirmek zorunda olacak. Aksi halde tüketici bundan sorumlu olmayacak.(star)
Son Güncelleme: Salı, 14 Ağustos 2012 10:39
Gösterim: 1736

