Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Gelecek eğitim – öğretim yılına Florya yerleşkesi ile başlayacak olan Tarhan Koleji, 63 yıllık köklü eğitim geleneğine yeni bir halka daha ekliyor. Tarhan Koleji Florya Kampüsü Müdürü İnci Uysal, “Mezunlarıyla, birikimiyle ve deneyimleriyle Tarhan Koleji bir kültür ve gelenektir. Her şeye hazırlıklı olabilmek ve geleceğe hazırlanmak bu gelenek ve kültürden geliyor” diye konuştu.
Tarhan Koleji hakkında bilgi verir misiniz?
Özel Tarhan Eğitim Kurumları 1959’dan beri Türkiye’de başarılı ve köklü bir eğitim geleneğinin temsilcisidir. Bu köklü eğitim kurumunun eğitim esaslarını ve kalitesini daha çok öğrenciye ulaştırmak için ikinci okulumuzu Florya yerleşkemizde açtık.
Tarhan Koleji, Florya Kampüsünde eğitim felsefeniz ve yaklaşımınız ne olacak?
Öncelikle şunu ifade edebilirim ki; Beyoğlu’ndaki 63 yıllık köklü eğitim geleneğinden ayrılmayacağız. Tarhan Eğitim Kurumları olarak temel eğitim felsefemiz, Atatürk ilkeleri doğrultusunda öğrencilerimizin başkalarının haklarına ve farklılıklarına saygılı, duyarlı, barış, hoşgörü ve demokrasi gibi temel değerleri içselleştirmiş bireyler olmalarını sağlamaktır.Öğrencilerimizin bilişsel ve akademik süreçlerini eğitim felsefemizle harmanlayarak, onların sosyal yönlerini de destekliyoruz.Öğrencilerimizin yaratıcılıklarını ve sorun çözme becerilerini geliştirerek teknoloji çağında edinilmesi gereken becerilere sahip bireyler olmalarını istiyoruz.
ÖĞRENCİLERE KÜRESEL VATANDAŞ BİLİNCİ VERİYORUZ
Eğitim anlayışınız nedir?
Topluma ve canlılara değer katacak, dünyayı önemseyen çocuklar yetiştirmenin bilinci içerisindeyiz. Bu bilinci öğrencilerimize aktarmaya, onlara küresel vatandaş olma bilincinivermeye gayret ediyoruz. Küresel bakış açısını eğitim sitemimizin içinde sistematik olarak uyguluyor ve bu felsefe doğrultusunda eğitim anlayışımızı öğrencilerimize aktarıyoruz. Öğrencilerimizin, sadece okul hayatında değil çevresinde, ülkesinde, yeryüzünde gerçekleşen sorunlara karşı nasıl çözüm üretebilecekleriyle ilgili bakış açısını ve alt yapıyı onlara anaokulundan itibaren kazandırıyoruz.
Öğrencilerimiz projeler üretiyor ve bu bilinçle yetişiyorlar. Yapay zekadan farklı olarakbeceriler elde etmesi bizim içinçok önemli. Tasarladığımız eğitim anlayışımızda, teknoloji insanın ve tüm canlıların yararına, toplumun refahına kullanılıyor.
Çocuklarımıza içinde yaşadığımız dünyanın tek evimiz olduğunu, yaşanan sorunlarla başa çıkabileceklerini, çözüm üretebileceklerini ve olumlu anlamda değişiklik yapabileceklerini öğretiyoruz.
EĞİTİM FELSEFESİ OLAN GÜÇLÜ BİR OKULUZ
Akademik eğitime bakış açınız ve uygulamalarınız nelerdir?
Akademik başarı bu işin olmazsa olmazı. Herhangi bir konuda fikir sahibi olmak, bir tez üretebilmek için o konuyla ilgili detayları bilmek zorundasınız. Bilgiye şu anda oldukça hızlı erişiyoruz. İşte öğretmenin rolü burada başlıyor aslında. Doğru bilgiye nasıl ulaşacağını öğrenciye öğreten öğretmenlerin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Başarı birazda böyle geliyor. Nasıl öğreneceklerini bilen kişiler yetiştirmek zorundayız. Çocukların kapasitelerini ve ilgi alanlarını iyi tespit etmek gerekiyor. Öğrenci, spor alanında mı, sanat alanında mı, ya da bilişim alanında mı gelişim gösteriyor? Hangi alanda bir beceri geliştiriyorsa o alanı tespit ederek okul olarak o alanda öğrencimizin gelişmesine zemin hazırlıyoruz.
Çocuklarımızı sadece akademik alanda değil hayata hazırlamak noktasında da destek oluyoruz. Bu bilinçle çalışan sağlam bir eğitim-öğretim ekibi ve eğitim felsefesi olan güçlü bir okuluz.
DONANIMLI ÖĞRETMENLERİN OLDUĞU BİR KURUMUZ
Tarhan Koleji’nde öğrenci olmanın avantajı nedir sizce?
Köklü bir eğitim kurumunun kattığı değerlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Mezunlarıyla, birikimiyle ve deneyimleriyle Tarhan Koleji bir kültür ve gelenektir. Her şeye hazırlıklı olabilmek ve geleceğe hazırlanmak bu gelenek ve kültürden geliyor.Aslında bizim gibi köklü kurumların olmazsa olmazı gelenek ve sisteminin yanı sıra, “öğretmen”dir. Öğretmenleriniz mutluysa ve gerçekten alanında iyiyse bu sürecin doğrudan öğrenciye yansıdığını görüyoruz.
Burada, mutluluk kavramını biraz açmak gerekir. Her kişinin bir potansiyeli vardır. O potansiyelini gerçekleştirmesini sağlamamız gerekiyor. Bu konuyu önemseyen ve bunun için çalışan donanımlı öğretmenlerin olduğu bir kurumuz. Dolayısıyla öğretmenlerin uzun yıllar başarı ve huzur iklimi içinde çalıştığı okulumuzda öğrencilerimiz de bu iklimden olumlu etkileniyor ve güven duygusu içerisinde akademik ve yaşam becerilerini geliştiriyorlar.
YABANCİ DİL KEŞİF DOLU YENİ BİR YOLCULUKTUR
Yabancı dil eğitimi ile ilgili temel yaklaşımınızdan bahseder misiniz?
Öğrenme ve öğretmeden ziyade dil edinimini ve dil ediniminde yaşamboyuöğrenme felsefesini hedef alan yabancı dil edinim programlarımız iletişime, deneyime, üstdüşünme becerilerine ve dünya dil standartlarına göre kurgulanır.Tarhan Koleji öğrencileri için İngilizce “yabancı” dil değil, yeni bilgilerin, yeni becerilerin ve yepyeni deneyimlerin edinildiği ''yeni'' bir dil, keşif dolu yeni bir yolculuk. CEFR dil izlencesi ve dil edinim yeterlilik kriterleri doğrultusunda uluslararası içerikler ile yapılandırılan yabancı dil müfredatımız, disiplinler arası ve disiplinler üstü bağlantılar ile öğrencilerin dili bir amaç olarak değil, bir araç olarak kullanmasını mümkün kılıyor.
Öğrencilerinizin yabancı dili günlük yaşamda kullanabilmeleri için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?
Dil edinim sistem dinamiklerimizde var olan STEAM, CLIL, STORYTELLING; RAFT ve SCAMPER teknikleri öğrencilerin dili anlamlı bütünlükler içerisinde, kendi öğrenme hızlarında, bilimsel içerik, bağlantılar ve projelendirme yolu ile edinmesini mümkün kılıyor. Öğrencilerimizin bu yolla yabancı dile maruz bırakarak, kendilerini ifade etmesine ve karşılıklı iletişime geçmesine uygun ortamlar hazırlıyoruz.
BaştaStorytelling (öykülendirme) olmak üzere, iletişimselyaklaşımlar, CLIL (Disiplinlerarası işbirliği ve entegrasyonunu sağlayanyaklaşım), STEM ve STEAM çalışmaları, bütünselyaklaşım, BAS (anadil modellemesinde dil edinimini destekleyen dengeli edinim sistemi), SCAMPER ve RAFT teknikleri müfredatlarımız ve akademik planlarımızda örnekleri ileyer alır ve öğrencilerin birbirinden öğrenmesini sağlayan ve iletişimi ön planda bulunduran yaklaşımları destekler niteliktedir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Gelecek eğitim – öğretim yılına Florya yerleşkesi ile başlayacak olan Tarhan Koleji, 63 yıllık köklü eğitim geleneğine yeni bir halka daha ekliyor. Tarhan Koleji Florya Kampüsü Müdürü İnci Uysal, “Mezunlarıyla, birikimiyle ve deneyimleriyle Tarhan Koleji bir kültür ve gelenektir. Her şeye hazırlıklı olabilmek ve geleceğe hazırlanmak bu gelenek ve kültürden geliyor” diye konuştu.
Tarhan Koleji hakkında bilgi verir misiniz?
Özel Tarhan Eğitim Kurumları 1959’dan beri Türkiye’de başarılı ve köklü bir eğitim geleneğinin temsilcisidir. Bu köklü eğitim kurumunun eğitim esaslarını ve kalitesini daha çok öğrenciye ulaştırmak için ikinci okulumuzu Florya yerleşkemizde açtık.
Tarhan Koleji, Florya Kampüsünde eğitim felsefeniz ve yaklaşımınız ne olacak?
Öncelikle şunu ifade edebilirim ki; Beyoğlu’ndaki 63 yıllık köklü eğitim geleneğinden ayrılmayacağız. Tarhan Eğitim Kurumları olarak temel eğitim felsefemiz, Atatürk ilkeleri doğrultusunda öğrencilerimizin başkalarının haklarına ve farklılıklarına saygılı, duyarlı, barış, hoşgörü ve demokrasi gibi temel değerleri içselleştirmiş bireyler olmalarını sağlamaktır.Öğrencilerimizin bilişsel ve akademik süreçlerini eğitim felsefemizle harmanlayarak, onların sosyal yönlerini de destekliyoruz.Öğrencilerimizin yaratıcılıklarını ve sorun çözme becerilerini geliştirerek teknoloji çağında edinilmesi gereken becerilere sahip bireyler olmalarını istiyoruz.
ÖĞRENCİLERE KÜRESEL VATANDAŞ BİLİNCİ VERİYORUZ
Eğitim anlayışınız nedir?
Topluma ve canlılara değer katacak, dünyayı önemseyen çocuklar yetiştirmenin bilinci içerisindeyiz. Bu bilinci öğrencilerimize aktarmaya, onlara küresel vatandaş olma bilincinivermeye gayret ediyoruz. Küresel bakış açısını eğitim sitemimizin içinde sistematik olarak uyguluyor ve bu felsefe doğrultusunda eğitim anlayışımızı öğrencilerimize aktarıyoruz. Öğrencilerimizin, sadece okul hayatında değil çevresinde, ülkesinde, yeryüzünde gerçekleşen sorunlara karşı nasıl çözüm üretebilecekleriyle ilgili bakış açısını ve alt yapıyı onlara anaokulundan itibaren kazandırıyoruz.
Öğrencilerimiz projeler üretiyor ve bu bilinçle yetişiyorlar. Yapay zekadan farklı olarakbeceriler elde etmesi bizim içinçok önemli. Tasarladığımız eğitim anlayışımızda, teknoloji insanın ve tüm canlıların yararına, toplumun refahına kullanılıyor.
Çocuklarımıza içinde yaşadığımız dünyanın tek evimiz olduğunu, yaşanan sorunlarla başa çıkabileceklerini, çözüm üretebileceklerini ve olumlu anlamda değişiklik yapabileceklerini öğretiyoruz.
EĞİTİM FELSEFESİ OLAN GÜÇLÜ BİR OKULUZ
Akademik eğitime bakış açınız ve uygulamalarınız nelerdir?
Akademik başarı bu işin olmazsa olmazı. Herhangi bir konuda fikir sahibi olmak, bir tez üretebilmek için o konuyla ilgili detayları bilmek zorundasınız. Bilgiye şu anda oldukça hızlı erişiyoruz. İşte öğretmenin rolü burada başlıyor aslında. Doğru bilgiye nasıl ulaşacağını öğrenciye öğreten öğretmenlerin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Başarı birazda böyle geliyor. Nasıl öğreneceklerini bilen kişiler yetiştirmek zorundayız. Çocukların kapasitelerini ve ilgi alanlarını iyi tespit etmek gerekiyor. Öğrenci, spor alanında mı, sanat alanında mı, ya da bilişim alanında mı gelişim gösteriyor? Hangi alanda bir beceri geliştiriyorsa o alanı tespit ederek okul olarak o alanda öğrencimizin gelişmesine zemin hazırlıyoruz.
Çocuklarımızı sadece akademik alanda değil hayata hazırlamak noktasında da destek oluyoruz. Bu bilinçle çalışan sağlam bir eğitim-öğretim ekibi ve eğitim felsefesi olan güçlü bir okuluz.
DONANIMLI ÖĞRETMENLERİN OLDUĞU BİR KURUMUZ
Tarhan Koleji’nde öğrenci olmanın avantajı nedir sizce?
Köklü bir eğitim kurumunun kattığı değerlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Mezunlarıyla, birikimiyle ve deneyimleriyle Tarhan Koleji bir kültür ve gelenektir. Her şeye hazırlıklı olabilmek ve geleceğe hazırlanmak bu gelenek ve kültürden geliyor.Aslında bizim gibi köklü kurumların olmazsa olmazı gelenek ve sisteminin yanı sıra, “öğretmen”dir. Öğretmenleriniz mutluysa ve gerçekten alanında iyiyse bu sürecin doğrudan öğrenciye yansıdığını görüyoruz.
Burada, mutluluk kavramını biraz açmak gerekir. Her kişinin bir potansiyeli vardır. O potansiyelini gerçekleştirmesini sağlamamız gerekiyor. Bu konuyu önemseyen ve bunun için çalışan donanımlı öğretmenlerin olduğu bir kurumuz. Dolayısıyla öğretmenlerin uzun yıllar başarı ve huzur iklimi içinde çalıştığı okulumuzda öğrencilerimiz de bu iklimden olumlu etkileniyor ve güven duygusu içerisinde akademik ve yaşam becerilerini geliştiriyorlar.
YABANCİ DİL KEŞİF DOLU YENİ BİR YOLCULUKTUR
Yabancı dil eğitimi ile ilgili temel yaklaşımınızdan bahseder misiniz?
Öğrenme ve öğretmeden ziyade dil edinimini ve dil ediniminde yaşamboyuöğrenme felsefesini hedef alan yabancı dil edinim programlarımız iletişime, deneyime, üstdüşünme becerilerine ve dünya dil standartlarına göre kurgulanır.Tarhan Koleji öğrencileri için İngilizce “yabancı” dil değil, yeni bilgilerin, yeni becerilerin ve yepyeni deneyimlerin edinildiği ''yeni'' bir dil, keşif dolu yeni bir yolculuk. CEFR dil izlencesi ve dil edinim yeterlilik kriterleri doğrultusunda uluslararası içerikler ile yapılandırılan yabancı dil müfredatımız, disiplinler arası ve disiplinler üstü bağlantılar ile öğrencilerin dili bir amaç olarak değil, bir araç olarak kullanmasını mümkün kılıyor.
Öğrencilerinizin yabancı dili günlük yaşamda kullanabilmeleri için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?
Dil edinim sistem dinamiklerimizde var olan STEAM, CLIL, STORYTELLING; RAFT ve SCAMPER teknikleri öğrencilerin dili anlamlı bütünlükler içerisinde, kendi öğrenme hızlarında, bilimsel içerik, bağlantılar ve projelendirme yolu ile edinmesini mümkün kılıyor. Öğrencilerimizin bu yolla yabancı dile maruz bırakarak, kendilerini ifade etmesine ve karşılıklı iletişime geçmesine uygun ortamlar hazırlıyoruz.
BaştaStorytelling (öykülendirme) olmak üzere, iletişimselyaklaşımlar, CLIL (Disiplinlerarası işbirliği ve entegrasyonunu sağlayanyaklaşım), STEM ve STEAM çalışmaları, bütünselyaklaşım, BAS (anadil modellemesinde dil edinimini destekleyen dengeli edinim sistemi), SCAMPER ve RAFT teknikleri müfredatlarımız ve akademik planlarımızda örnekleri ileyer alır ve öğrencilerin birbirinden öğrenmesini sağlayan ve iletişimi ön planda bulunduran yaklaşımları destekler niteliktedir.
Son Güncelleme: Perşembe, 21 Nisan 2022 10:40
Gösterim: 1957
Yabancı dil eğitiminde dünya standartlarındaki eğitim şemsiyesini benimseyerek, kendi eğitim modeli ile eğitim veren Kavram Eğitim kurumları, kendi öğrenci profiline göre esnek ders içerikleriyle yabancı dili yaşamın bir parçası haline getiriyor. Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü Adem Durmuş, “Her öğrencinin kendi ana dilindeki gibi özgüveni yüksek bir şekilde yabancı dil de kendini ifade etmesini sağlıyoruz.” diyor. Durmuş, Kavram’da Yabancı Dil Eğitim Modeli’ni artı eğitim’e anlattı.
Kavram’da yabancı dil eğitimi öğrencilerin ihtiyacına odaklanır.
Böylece öğrenci, ihtiyacı olan bilgi ile donatılır ve okul sıralarından mezun edilir. “İngilizce öğretmiyoruz, İngilizce konuşturuyoruz” mottosu ile çıktığımız bu yolda öğrenci odaklı eğitim ile dili öğretirken eğlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunu yaparken de öğrencinin ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyoruz. Öğrencilerimizin biricik olduğunu biliyor ve çalışmalarımızı bu yönde ilerletiyoruz.
Yabancı dil edinim sistemimizi kurgularken dilin bir kültür, bir yaşam biçimi olduğunu göz önüne alarak hareket ediyoruz.
Günümüzün öğrenme ihtiyaçlarına bağlı olarak geliştirdiğimiz Kavram’da Yabancı Dil Eğitim Modeli, zamandan ve mekândan bağımsız bir öğrenme sürecidir. Aktif öğrenmeye dayalı sınıf içi ve sınıf dışı aktivitelerle öğrencilerin, dili hem her yerde öğrenmesini hem de öğrendiklerini her an kullanmasını sağlıyoruz. Yani Kavram’da yabancı dil öğrenimi günün 24 saatini kapsar. Hayatın her anı ve her yaşam alanı yabancı dilin öğrenilmesi ve geliştirilmesi içindir.
Genel ve özel hedeflerin somutlaştırılarak sunulduğu, ders materyalinin bu hedeflere uygun olarak seçildiği, düzenlendiği, sınıf içindeki öğretim sürecini, yöntemi, dersin aşamalarını, çalışma biçimlerini, öğrenci ve öğretmen etkileşimini belirleyen; araç gereç seçimini ve kullanımını düzenleyen öğretim materyallerini kullanıyoruz.
Dil konuşmak için öğrenilir.
Kavram’da dil edinim sürecinin ana ekseni konuşmak ve iletişim kurmak üzerinedir. Müfredatımızı, her yıl uluslararası standartlar çerçevesinde günün ihtiyaçlarına uygun olarak ve öğrencilerimizin performanslarına göre yeniden tasarlıyoruz. Canlı, dinamik, kuramsal temelleri olan, geleceğe bakan, konuşma becerilerini geliştiren bir içerik kurgumuz var. Yaparak ve yaşayarak öğretiyor; öğrencilerimizde deneyim zenginliği oluşturuyor ve keşfetme arzularını tetikleyerek dil öğrenme motivasyonunu her zaman canlı tutuyoruz.
Öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirerek, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini kullandıkları alanlar oluşturuyoruz. Böylece sosyal beceri kazandırıyoruz. Elbette bunları yaparken öğrencilerimizin yaş gruplarına bağlı olarak dil seviyelerini ve bireysel farklılıklarını göz önünde bulunduruyoruz.
İnteraktif öğretim ve öğrenme bizim eğitim modelimizin ruhudur. Geleneksel dil eğitiminden uzak uluslararası standartlara uygun interaktif etkinlikler müfredatımızın neredeyse tamamını oluşturur. Öğretmen - öğrenci, öğrenci - öğrenci iletişim aktarımına bağlı ders içerikleri ile dilin akışkan ve dinamik yapısını konuşma becerileri ile destekliyoruz.
Okullar sosyal öğrenme alanlarıdır.
Öğrenme de sosyal bir süreçtir. Bu nedenle öğrencilerimizin akranlarıyla işbirliklerini projelerle düzenleyerek ve öğretmenleriyle olan diyaloglarının niteliğini artırarak sosyal alanda gelişimlerini destekliyoruz.
Sosyal ve duygusal öğrenme ile yabancı dil eğitimi için zorunlu olan aktif öğrenme modelini bir arada uyguluyoruz. Öz yeterlilik, öz denetim, öz farkındalık, sorumluluk alabilme ve insan ilişkilerini geliştirebilme gibi sosyal – duygusal öğrenme becerileri Kavram’da yabancı dil öğretim programının çekirdeğini oluşturur. Öğrencinin aktif ve farkındalığının arttığı sosyal – duygusal öğrenme ile iç içe geçmiş öğrenme ortamlarında dili öğretiyoruz.
Uluslararası İşbirliklerimiz Öğrencilerimize değer katıyor.
21.yy eğitimde performans üstünlüğü için temel kriterlerden sayabileceğimiz yaşam ve meslek becerilerini geliştirmek amacı ile Kavram’da uluslararası işbirlikleri yapıyoruz. Yeni tanıştığımız Dünya’nın farklı bölgelerinden okullarla iş birliktelikleri kuruyor ve projelere dahil oluyoruz. Çoğu zaman projelerimizi kendimiz oluşturuyor ve yurtdışı okullar ile anlaşmalar sağlıyoruz. Yaptığımız projeler ile öğrencilerimizin 21.yy becerileri diye adlandırabileceğimiz esneklik ve uyum sağlama süreçlerine destek oluyor, sosyal ve kültürlerarası becerilerini geliştiriyoruz. Canlı konferanslar, online dersler, proje kapsamında yapılan yazın ve sözlü çalışmalar ile öğrencilerimize girişimcilik ve öz yönelim hissi kazandırıyor geleceklerine katkıda bulunuyoruz.
Dünya çapında geçerli ölçme ve değerlendirme süreçlerine katılıyoruz.
Kavram yabancı diller müfredatına bağlı sınavlarımızın yanı sıra, uluslararası sınavlara öğrencilerimizi hazırlıyoruz. Cambridge tarafından organize edilen global sınavlar ile öğrencilerimizi uluslararası ölçme ve değerlendirme süreçlerine dahil ediyoruz. Böylece onların bizim dışımızda ve uluslararası geçerliliği olan yapılar tarafından ölçümlenerek yabancı dil edinim süreçleri hakkında geribildirim almalarını sağlıyoruz. Ayrıca eğitim yılı boyunca, çeşitli öğretmen, öğrenci ve veli eğitimleri ile sınav hazırlıklarını ve motivasyon eğitimlerini devam ettiriyoruz.
Velilerimizle işbirliği içinde çalışıyoruz.
Kavram Kolejleri’nde öğrenen potansiyelini en yüksek seviyeye çıkarmak ve tutmak amacı ile olabildiğince velilerimiz ile birlikte çalışıyoruz. Öğrencilerimizi sadece okulda değerlendirmiyor, ev hayatlarında da dili kullanabilmeleri için ve onların süreçlerine dâhil olabilmek için çalışmalar yürütüyoruz. Aileleri ile birlikte yapabilecekleri çalışmalar ve ödevler verip onları da eğitim sürecine dâhil ediyoruz. Böylece hayat serüvenlerine eğitim modülü ile biz de dâhil oluyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Yabancı dil eğitiminde dünya standartlarındaki eğitim şemsiyesini benimseyerek, kendi eğitim modeli ile eğitim veren Kavram Eğitim kurumları, kendi öğrenci profiline göre esnek ders içerikleriyle yabancı dili yaşamın bir parçası haline getiriyor. Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü Adem Durmuş, “Her öğrencinin kendi ana dilindeki gibi özgüveni yüksek bir şekilde yabancı dil de kendini ifade etmesini sağlıyoruz.” diyor. Durmuş, Kavram’da Yabancı Dil Eğitim Modeli’ni artı eğitim’e anlattı.
Kavram’da yabancı dil eğitimi öğrencilerin ihtiyacına odaklanır.
Böylece öğrenci, ihtiyacı olan bilgi ile donatılır ve okul sıralarından mezun edilir. “İngilizce öğretmiyoruz, İngilizce konuşturuyoruz” mottosu ile çıktığımız bu yolda öğrenci odaklı eğitim ile dili öğretirken eğlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunu yaparken de öğrencinin ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyoruz. Öğrencilerimizin biricik olduğunu biliyor ve çalışmalarımızı bu yönde ilerletiyoruz.
Yabancı dil edinim sistemimizi kurgularken dilin bir kültür, bir yaşam biçimi olduğunu göz önüne alarak hareket ediyoruz.
Günümüzün öğrenme ihtiyaçlarına bağlı olarak geliştirdiğimiz Kavram’da Yabancı Dil Eğitim Modeli, zamandan ve mekândan bağımsız bir öğrenme sürecidir. Aktif öğrenmeye dayalı sınıf içi ve sınıf dışı aktivitelerle öğrencilerin, dili hem her yerde öğrenmesini hem de öğrendiklerini her an kullanmasını sağlıyoruz. Yani Kavram’da yabancı dil öğrenimi günün 24 saatini kapsar. Hayatın her anı ve her yaşam alanı yabancı dilin öğrenilmesi ve geliştirilmesi içindir.
Genel ve özel hedeflerin somutlaştırılarak sunulduğu, ders materyalinin bu hedeflere uygun olarak seçildiği, düzenlendiği, sınıf içindeki öğretim sürecini, yöntemi, dersin aşamalarını, çalışma biçimlerini, öğrenci ve öğretmen etkileşimini belirleyen; araç gereç seçimini ve kullanımını düzenleyen öğretim materyallerini kullanıyoruz.
Dil konuşmak için öğrenilir.
Kavram’da dil edinim sürecinin ana ekseni konuşmak ve iletişim kurmak üzerinedir. Müfredatımızı, her yıl uluslararası standartlar çerçevesinde günün ihtiyaçlarına uygun olarak ve öğrencilerimizin performanslarına göre yeniden tasarlıyoruz. Canlı, dinamik, kuramsal temelleri olan, geleceğe bakan, konuşma becerilerini geliştiren bir içerik kurgumuz var. Yaparak ve yaşayarak öğretiyor; öğrencilerimizde deneyim zenginliği oluşturuyor ve keşfetme arzularını tetikleyerek dil öğrenme motivasyonunu her zaman canlı tutuyoruz.
Öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirerek, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini kullandıkları alanlar oluşturuyoruz. Böylece sosyal beceri kazandırıyoruz. Elbette bunları yaparken öğrencilerimizin yaş gruplarına bağlı olarak dil seviyelerini ve bireysel farklılıklarını göz önünde bulunduruyoruz.
İnteraktif öğretim ve öğrenme bizim eğitim modelimizin ruhudur. Geleneksel dil eğitiminden uzak uluslararası standartlara uygun interaktif etkinlikler müfredatımızın neredeyse tamamını oluşturur. Öğretmen - öğrenci, öğrenci - öğrenci iletişim aktarımına bağlı ders içerikleri ile dilin akışkan ve dinamik yapısını konuşma becerileri ile destekliyoruz.
Okullar sosyal öğrenme alanlarıdır.
Öğrenme de sosyal bir süreçtir. Bu nedenle öğrencilerimizin akranlarıyla işbirliklerini projelerle düzenleyerek ve öğretmenleriyle olan diyaloglarının niteliğini artırarak sosyal alanda gelişimlerini destekliyoruz.
Sosyal ve duygusal öğrenme ile yabancı dil eğitimi için zorunlu olan aktif öğrenme modelini bir arada uyguluyoruz. Öz yeterlilik, öz denetim, öz farkındalık, sorumluluk alabilme ve insan ilişkilerini geliştirebilme gibi sosyal – duygusal öğrenme becerileri Kavram’da yabancı dil öğretim programının çekirdeğini oluşturur. Öğrencinin aktif ve farkındalığının arttığı sosyal – duygusal öğrenme ile iç içe geçmiş öğrenme ortamlarında dili öğretiyoruz.
Uluslararası İşbirliklerimiz Öğrencilerimize değer katıyor.
21.yy eğitimde performans üstünlüğü için temel kriterlerden sayabileceğimiz yaşam ve meslek becerilerini geliştirmek amacı ile Kavram’da uluslararası işbirlikleri yapıyoruz. Yeni tanıştığımız Dünya’nın farklı bölgelerinden okullarla iş birliktelikleri kuruyor ve projelere dahil oluyoruz. Çoğu zaman projelerimizi kendimiz oluşturuyor ve yurtdışı okullar ile anlaşmalar sağlıyoruz. Yaptığımız projeler ile öğrencilerimizin 21.yy becerileri diye adlandırabileceğimiz esneklik ve uyum sağlama süreçlerine destek oluyor, sosyal ve kültürlerarası becerilerini geliştiriyoruz. Canlı konferanslar, online dersler, proje kapsamında yapılan yazın ve sözlü çalışmalar ile öğrencilerimize girişimcilik ve öz yönelim hissi kazandırıyor geleceklerine katkıda bulunuyoruz.
Dünya çapında geçerli ölçme ve değerlendirme süreçlerine katılıyoruz.
Kavram yabancı diller müfredatına bağlı sınavlarımızın yanı sıra, uluslararası sınavlara öğrencilerimizi hazırlıyoruz. Cambridge tarafından organize edilen global sınavlar ile öğrencilerimizi uluslararası ölçme ve değerlendirme süreçlerine dahil ediyoruz. Böylece onların bizim dışımızda ve uluslararası geçerliliği olan yapılar tarafından ölçümlenerek yabancı dil edinim süreçleri hakkında geribildirim almalarını sağlıyoruz. Ayrıca eğitim yılı boyunca, çeşitli öğretmen, öğrenci ve veli eğitimleri ile sınav hazırlıklarını ve motivasyon eğitimlerini devam ettiriyoruz.
Velilerimizle işbirliği içinde çalışıyoruz.
Kavram Kolejleri’nde öğrenen potansiyelini en yüksek seviyeye çıkarmak ve tutmak amacı ile olabildiğince velilerimiz ile birlikte çalışıyoruz. Öğrencilerimizi sadece okulda değerlendirmiyor, ev hayatlarında da dili kullanabilmeleri için ve onların süreçlerine dâhil olabilmek için çalışmalar yürütüyoruz. Aileleri ile birlikte yapabilecekleri çalışmalar ve ödevler verip onları da eğitim sürecine dâhil ediyoruz. Böylece hayat serüvenlerine eğitim modülü ile biz de dâhil oluyoruz.
Son Güncelleme: Salı, 19 Nisan 2022 11:31
Gösterim: 793
Dilek Cambazoğlu - Girne Koleji CEO'su: “Bugün burada eğitim sektöründe kadın bir yönetici olarak bulunmamı sağlayan, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu ve Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e minnetlerimi sunuyorum. Gerek eğitime verdiği önem gerekse kız çocuklarının ve kadınların toplumsal yaşamdaki yeri için yaptığı çalışmalar hepimize yol gösterici olmuştur.”
Kariyer yolculuğunuzda eğitimin rolü ve yeri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
En başından beri eğitime dair bir işte yer almak benim kendime koyduğum bir hedefti. Çocuklarla ve öğrencilerle zaman geçirmek, okul ortamında çalışmak, her yaş grubunun merak duyduğu bir alanda ilerlemek hep istediğim bir şeydi. Bunu yapabilmek adına öğretmen olmayı seçtim ve eğitimimi bu yolda ilerlemek için belirledim. Bu yolda ilerlerken de kariyerime yönetici olarak devam etmeyi istedim. İstikrarlı ve bilinçli bir tercihin sonucu bugün bu mevkideyim. Aldığınız eğitime göre yolunuzda ilerlemek, işinizi doğru yapmak hem profesyonelleşmenizde hem de yükselmenizde büyük avantaj sağlamaktadır.
Eğitim sektöründe kadın girişimci sayısının az olmasını hangi nedenlere bağlıyorsunuz? Kadın girişimci sayısının artması için neler yapılabilir?
Eski dönemlerle kıyaslarsak son yıllarda medyanın da yardımıyla kadın girişimcilere olan ilgi artmıştır ancak yine de tam istenilen yerde değildir. Yapılan araştırmalara göre bunların birçok nedeni vardır. Örneğin; Minniti ve Arenius’un (2003) 37 ülkede yapmış oldukları kadın girişimciliği araştırmasında, kadınların girişimciliğini etkileyen faktörler sırasıyla; demografik çevre ve aile yapısı, geleneksel baskı, okur-yazarlık ve eğitim, sosyoekonomik çevre, işgücü ve istihdam, cinsiyet ve örgütsel biçimler, sektörel istihdam ve ekonomik gelişme olarak belirlenmiştir. Yine kadın girişimcilerin karşılaşabilecekleri engeller konusunda; kadınların finansal güvenliklerini sağlamakla birlikte, hem ev hem de iş dünyasındaki işlerini dengeleyemeyeceklerini düşünülmektedir. Ayrıca kadın girişimciler risk almada erkek girişimcilere oranla daha temkinli hareket etmekte ve daha az özgüvenli bulunmaktadırlar.
İş ve öğrenim hayatında bulunan kadınlara en önemli tavsiyem kendilerini tanımaları ve kendilerini tanıyarak yenilenme alanlarını güçlendirmeleri. Ayrıca dünya genelinde çalışan kadınları koruyucu ve destekleyici yasaların ve uygulamaların artması, demografik gelişmelerin fazlalaşması, kız çocukları ve kadınların eğitim olanaklarının artması, standart dışı çalışma şekillerinin farklılaştırılması, toplumların kadınların çalışmasına yönelik tutumlarına olumlu farkındalık çalışmalarının yapılması, çocuk bakımı ve diğer hizmetlerdeki iyileşmelere yönelik desteklemeler kadınların bu süreçte çalışma yaşamına daha aktif olarak katılımlarının artmasını sağlayacaktır.
KADINLAR POTANSİYELLERİNİN FARKINDA OLMALI
Eğitimde kadın yönetici olmanın kolay ve zor yanları neler? Kadınların kariyer yolculuğunda “cam tavan” kavramını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kadın yönetici olmanın sadece eğitim alanında değil tüm alanlarda zorlukları ve kolaylıkları vardır. Örneğin kadın olarak olaylara daha analitik yaklaşıyor olmanız yaptığınız işlerdeki iç disiplini ve süreç kontrolünü olumlu yönde etkiler. Aynı zamanda her detayın önceden düşünülüyor olması, olası problemleri önlemeye de yardımcı olur. Bunlar kadın yönetici olmanın hem kendinize hem de sahaya yansıyan olumlu ve kolay yanlarındandır.
Zor yanlarına gelecek olursak, erkek yöneticiler kadar istihdam alanımızın olmaması en başta söyleyeceklerim arasında. Bugün, 21.yy becerilerinde en başlarda yer alan yaratıcılık becerisi her ne kadar kadınlarda daha baskın olsa da, terfiler de birincil öncelik olarak belirlense de, birçok kurum tarafından göz ardı edilebiliyor. Ancak unutmamak gerekir ki iyi bir lider duygusal zekâsı olan ve bunu efektif kullanan bireydir. Söylemek istediğim, bu becerinin sadece kadınlarda olduğu değil kadınlarda da olduğunun farkında olunmasıdır.
Cam tavan kavramının işaret ettiği gizil engeller, her sektörde farklılık göstermektedir. Aşılması zor olsa da imkânsız değildir. Sektörün ihtiyaçlarını iyi analiz etmek ve kendi potansiyelinin farkında olmakla engelleri aşma noktasında hız kazanılacağı düşüncesindeyim.
Kendinizi nasıl bir yönetici olarak tanımlıyorsunuz? Yönetim anlayışınızı belirleyen ilkeler neler?
Yönetici olmanın altın kuralının doğru bir iletişim dili olduğuna inanıyorum. Kişisel gelişim, yeniliklere açık olmak, ekip ile şeffaf bir iletişim kurmak, disiplinli ve sorumluluk sahibi olmak bir yöneticide bulunması gereken özelliklerdir. Ben kendi yöneticilik kariyerimde bu saydığım hususlara çok önem veriyorum. Her birey ile iletişim kurarken dikkatle yönettiğim alan, kurduğum cümlenin karşımdaki kişiyi iyi hissettirmesi. Doğru bir yönetim bağ kurmak ile mümkün olabilir. Bu bağ samimiyet ve şeffaflık ile güçlendirilir. Benim yönetim modelimin anahtarı doğru iletişim, samimiyet ve şeffaflıktır. Yöneticilik anlayışım lider olan bir yol arkadaşı olmak. Sonuç değil süreç odaklı bir kişiliğim var ve bu özelliğimi de iş hayatıma yansıtıyorum. Bireysel başarıdan ziyade takım çalışmasına önem veriyorum.
İŞ YAŞAMINDA KENDİNİZİ SÜREKLİ YENİLEMENİZ GEREKİR
Eğitimde yönetici olmak isteyen kadınlara neler tavsiye edersiniz?
Burada önemli olan yönetici olmak değil, iyi bir yönetici olmaktır. İyi bir yönetici olmak için hedefleriniz olmalı, ekibinizi ve kurumunuzu iyi tanımalısınız. Kendi kariyer yolculuğumu göz önünde bulundurarak kadınlara verebileceğim tavsiyelerin en başında kariyer basamaklarına dair karşılaşacakları her şeyi fırsat olarak değerlendirmeleri gelir. Profesyonel yaşam gerçekten de kendinizi sürekli yenilemeniz gereken bir alan ve benliğinize saygı gösteren bir ortamda bulunmayı tercih ettiğinizde engeller hep önemli bir sıçrama fırsatına dönüşüyor. Benim şu an yönetici pozisyonunda olmamı, iş hayatında başarılı olmamı sağlayan en önemli unsur çalışmak istediğim sektörü ve hedeflerimi en baştan belirlemiş olmamdır. Eğitim sektöründe yer almak, çocuklar ve gençler ile çalışmak, yeni nesiller yetiştirme konusunda rol almak benim en büyük hayalim ve hedefimdi. Bu hedefe ulaşmış olmaktan, bu yolda yürüyor olmaktan dolayı çok mutlu ve gururluyum.
Kadınların eğitim dünyasında ve toplumdaki konumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Koşulların iyileştirilmesi için neler önerirsiniz?
Kadın ya da erkek fark etmeksizin bireylerin, toplumda etkin bir rol alması, toplumla uyum içinde yaşayabilmesi haklarını bilmesi ve kullanabilmesi önemlidir. Bu haklardan biri olan eğitim, diğer haklarını bilmesi ve kullanması açısından son derece önemlidir.
Ancak dünya genelinde, özellikle modern dönem sonrası, insan haklarının gelişmesi, bu alanda sivil toplum örgütlerinin katkısı, zaman içerisinde, kadın haklarının gelişimi ve ilerleyişi de gerçekleşmiş, son olarak kadın erkeğe eşit kabul edilen, özel alan dışında kendini ifade edebilen, sosyal, siyasal, ekonomik sahada varlığını ispat eden bir konum edinmiştir. Ancak Türkiye’de hala elbette bu konum arzulanan seviyede değildir. Sivil toplum örgütlerinin katkıları, üretilmeye çalışılan aile ve sosyal politikalar, kadını hak ettiği konuma yükseltmek için çaba sarf etse de geleneksel bakış açıları, eğitim, bilgi ve bilinç eksikliği gibi sorunlar yüzünden bu ivme durağandır. Kadının hem toplumsal hayatta hem aile hayatında aktif ve saygın bir yer elde edebilmesi için ise kısır çözümler ve birbirini tekrar eden öneriler yerine daha sağlam ve yapıcı fikir ve politikalara ihtiyaç vardır. Örneğin, kadınların her şeyden önce eğitim ve yaşam haklarına saygı duyulması, kadınların da toplumun ve sistemin bir bireyi olduklarının unutulmaması gerekmektedir. Nitekim kadınlar tarih boyunca her daim toplumun bir parçası olmuş, hikayelere, kahramanlıklara konu olacak mücadelelerde yer almışlardır. Sonuç olarak Türk tarihi boyunca kadınların her daim yaşamın içinde yer alan ana karakterler oldukları unutulmamalıdır.
GİRNE KOLEJİ’NDE HER ALANDA EŞİTLİK VAR
Kız çocuklarının eğitim ve kariyer yolculuklarında Türkiye’deki koşulları nasıl değerlendiriyorsunuz? Fırsat eşitliği için hangi adımlar atılmalı?
Kız çocuklarının eğitim hayatında desteklenmemesi sorunu yalnızca ülkemizi değil, tüm dünya ülkelerini kapsayan bir sorundur. Eğitim, dünyada yaşayan herkesin en temel hakkı ve insanların bu hakka kavuşması da hepimizin birincil sorumluluğudur. Bu sorumlulukla kızların okullaşma oranının artırılması için hükümet ve sivil toplum kuruluşları tarafından birçok proje yapılmaktadır. İstatiksel veriler incelendiğinde bu projelerin olumlu sonuç verdiğini söylemek mümkün. Aynı olumlu sonucu kadınların iş hayatındaki yeri için de söylemek mümkün. Cinsiyetçi bir bakış açısından uzaklaşarak profesyonel hayata bakmak; hem insani değerler için hem de kadınların sosyal haklar bakımından eşit olabilmesi için gereken temel unsurdur. Girne Koleji olarak bizler hem kampüslerimizde hem de Türkiye’deki eğitim sisteminin her alanında kız çocuklarını destekliyoruz. İş yaşamında ise çalışanlarımızın maaş standartlarında, özlük haklarında cinsiyetten bağımsız bir standardizasyonumuz bulunmaktadır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Dilek Cambazoğlu - Girne Koleji CEO'su: “Bugün burada eğitim sektöründe kadın bir yönetici olarak bulunmamı sağlayan, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu ve Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e minnetlerimi sunuyorum. Gerek eğitime verdiği önem gerekse kız çocuklarının ve kadınların toplumsal yaşamdaki yeri için yaptığı çalışmalar hepimize yol gösterici olmuştur.”
Kariyer yolculuğunuzda eğitimin rolü ve yeri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
En başından beri eğitime dair bir işte yer almak benim kendime koyduğum bir hedefti. Çocuklarla ve öğrencilerle zaman geçirmek, okul ortamında çalışmak, her yaş grubunun merak duyduğu bir alanda ilerlemek hep istediğim bir şeydi. Bunu yapabilmek adına öğretmen olmayı seçtim ve eğitimimi bu yolda ilerlemek için belirledim. Bu yolda ilerlerken de kariyerime yönetici olarak devam etmeyi istedim. İstikrarlı ve bilinçli bir tercihin sonucu bugün bu mevkideyim. Aldığınız eğitime göre yolunuzda ilerlemek, işinizi doğru yapmak hem profesyonelleşmenizde hem de yükselmenizde büyük avantaj sağlamaktadır.
Eğitim sektöründe kadın girişimci sayısının az olmasını hangi nedenlere bağlıyorsunuz? Kadın girişimci sayısının artması için neler yapılabilir?
Eski dönemlerle kıyaslarsak son yıllarda medyanın da yardımıyla kadın girişimcilere olan ilgi artmıştır ancak yine de tam istenilen yerde değildir. Yapılan araştırmalara göre bunların birçok nedeni vardır. Örneğin; Minniti ve Arenius’un (2003) 37 ülkede yapmış oldukları kadın girişimciliği araştırmasında, kadınların girişimciliğini etkileyen faktörler sırasıyla; demografik çevre ve aile yapısı, geleneksel baskı, okur-yazarlık ve eğitim, sosyoekonomik çevre, işgücü ve istihdam, cinsiyet ve örgütsel biçimler, sektörel istihdam ve ekonomik gelişme olarak belirlenmiştir. Yine kadın girişimcilerin karşılaşabilecekleri engeller konusunda; kadınların finansal güvenliklerini sağlamakla birlikte, hem ev hem de iş dünyasındaki işlerini dengeleyemeyeceklerini düşünülmektedir. Ayrıca kadın girişimciler risk almada erkek girişimcilere oranla daha temkinli hareket etmekte ve daha az özgüvenli bulunmaktadırlar.
İş ve öğrenim hayatında bulunan kadınlara en önemli tavsiyem kendilerini tanımaları ve kendilerini tanıyarak yenilenme alanlarını güçlendirmeleri. Ayrıca dünya genelinde çalışan kadınları koruyucu ve destekleyici yasaların ve uygulamaların artması, demografik gelişmelerin fazlalaşması, kız çocukları ve kadınların eğitim olanaklarının artması, standart dışı çalışma şekillerinin farklılaştırılması, toplumların kadınların çalışmasına yönelik tutumlarına olumlu farkındalık çalışmalarının yapılması, çocuk bakımı ve diğer hizmetlerdeki iyileşmelere yönelik desteklemeler kadınların bu süreçte çalışma yaşamına daha aktif olarak katılımlarının artmasını sağlayacaktır.
KADINLAR POTANSİYELLERİNİN FARKINDA OLMALI
Eğitimde kadın yönetici olmanın kolay ve zor yanları neler? Kadınların kariyer yolculuğunda “cam tavan” kavramını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kadın yönetici olmanın sadece eğitim alanında değil tüm alanlarda zorlukları ve kolaylıkları vardır. Örneğin kadın olarak olaylara daha analitik yaklaşıyor olmanız yaptığınız işlerdeki iç disiplini ve süreç kontrolünü olumlu yönde etkiler. Aynı zamanda her detayın önceden düşünülüyor olması, olası problemleri önlemeye de yardımcı olur. Bunlar kadın yönetici olmanın hem kendinize hem de sahaya yansıyan olumlu ve kolay yanlarındandır.
Zor yanlarına gelecek olursak, erkek yöneticiler kadar istihdam alanımızın olmaması en başta söyleyeceklerim arasında. Bugün, 21.yy becerilerinde en başlarda yer alan yaratıcılık becerisi her ne kadar kadınlarda daha baskın olsa da, terfiler de birincil öncelik olarak belirlense de, birçok kurum tarafından göz ardı edilebiliyor. Ancak unutmamak gerekir ki iyi bir lider duygusal zekâsı olan ve bunu efektif kullanan bireydir. Söylemek istediğim, bu becerinin sadece kadınlarda olduğu değil kadınlarda da olduğunun farkında olunmasıdır.
Cam tavan kavramının işaret ettiği gizil engeller, her sektörde farklılık göstermektedir. Aşılması zor olsa da imkânsız değildir. Sektörün ihtiyaçlarını iyi analiz etmek ve kendi potansiyelinin farkında olmakla engelleri aşma noktasında hız kazanılacağı düşüncesindeyim.
Kendinizi nasıl bir yönetici olarak tanımlıyorsunuz? Yönetim anlayışınızı belirleyen ilkeler neler?
Yönetici olmanın altın kuralının doğru bir iletişim dili olduğuna inanıyorum. Kişisel gelişim, yeniliklere açık olmak, ekip ile şeffaf bir iletişim kurmak, disiplinli ve sorumluluk sahibi olmak bir yöneticide bulunması gereken özelliklerdir. Ben kendi yöneticilik kariyerimde bu saydığım hususlara çok önem veriyorum. Her birey ile iletişim kurarken dikkatle yönettiğim alan, kurduğum cümlenin karşımdaki kişiyi iyi hissettirmesi. Doğru bir yönetim bağ kurmak ile mümkün olabilir. Bu bağ samimiyet ve şeffaflık ile güçlendirilir. Benim yönetim modelimin anahtarı doğru iletişim, samimiyet ve şeffaflıktır. Yöneticilik anlayışım lider olan bir yol arkadaşı olmak. Sonuç değil süreç odaklı bir kişiliğim var ve bu özelliğimi de iş hayatıma yansıtıyorum. Bireysel başarıdan ziyade takım çalışmasına önem veriyorum.
İŞ YAŞAMINDA KENDİNİZİ SÜREKLİ YENİLEMENİZ GEREKİR
Eğitimde yönetici olmak isteyen kadınlara neler tavsiye edersiniz?
Burada önemli olan yönetici olmak değil, iyi bir yönetici olmaktır. İyi bir yönetici olmak için hedefleriniz olmalı, ekibinizi ve kurumunuzu iyi tanımalısınız. Kendi kariyer yolculuğumu göz önünde bulundurarak kadınlara verebileceğim tavsiyelerin en başında kariyer basamaklarına dair karşılaşacakları her şeyi fırsat olarak değerlendirmeleri gelir. Profesyonel yaşam gerçekten de kendinizi sürekli yenilemeniz gereken bir alan ve benliğinize saygı gösteren bir ortamda bulunmayı tercih ettiğinizde engeller hep önemli bir sıçrama fırsatına dönüşüyor. Benim şu an yönetici pozisyonunda olmamı, iş hayatında başarılı olmamı sağlayan en önemli unsur çalışmak istediğim sektörü ve hedeflerimi en baştan belirlemiş olmamdır. Eğitim sektöründe yer almak, çocuklar ve gençler ile çalışmak, yeni nesiller yetiştirme konusunda rol almak benim en büyük hayalim ve hedefimdi. Bu hedefe ulaşmış olmaktan, bu yolda yürüyor olmaktan dolayı çok mutlu ve gururluyum.
Kadınların eğitim dünyasında ve toplumdaki konumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Koşulların iyileştirilmesi için neler önerirsiniz?
Kadın ya da erkek fark etmeksizin bireylerin, toplumda etkin bir rol alması, toplumla uyum içinde yaşayabilmesi haklarını bilmesi ve kullanabilmesi önemlidir. Bu haklardan biri olan eğitim, diğer haklarını bilmesi ve kullanması açısından son derece önemlidir.
Ancak dünya genelinde, özellikle modern dönem sonrası, insan haklarının gelişmesi, bu alanda sivil toplum örgütlerinin katkısı, zaman içerisinde, kadın haklarının gelişimi ve ilerleyişi de gerçekleşmiş, son olarak kadın erkeğe eşit kabul edilen, özel alan dışında kendini ifade edebilen, sosyal, siyasal, ekonomik sahada varlığını ispat eden bir konum edinmiştir. Ancak Türkiye’de hala elbette bu konum arzulanan seviyede değildir. Sivil toplum örgütlerinin katkıları, üretilmeye çalışılan aile ve sosyal politikalar, kadını hak ettiği konuma yükseltmek için çaba sarf etse de geleneksel bakış açıları, eğitim, bilgi ve bilinç eksikliği gibi sorunlar yüzünden bu ivme durağandır. Kadının hem toplumsal hayatta hem aile hayatında aktif ve saygın bir yer elde edebilmesi için ise kısır çözümler ve birbirini tekrar eden öneriler yerine daha sağlam ve yapıcı fikir ve politikalara ihtiyaç vardır. Örneğin, kadınların her şeyden önce eğitim ve yaşam haklarına saygı duyulması, kadınların da toplumun ve sistemin bir bireyi olduklarının unutulmaması gerekmektedir. Nitekim kadınlar tarih boyunca her daim toplumun bir parçası olmuş, hikayelere, kahramanlıklara konu olacak mücadelelerde yer almışlardır. Sonuç olarak Türk tarihi boyunca kadınların her daim yaşamın içinde yer alan ana karakterler oldukları unutulmamalıdır.
GİRNE KOLEJİ’NDE HER ALANDA EŞİTLİK VAR
Kız çocuklarının eğitim ve kariyer yolculuklarında Türkiye’deki koşulları nasıl değerlendiriyorsunuz? Fırsat eşitliği için hangi adımlar atılmalı?
Kız çocuklarının eğitim hayatında desteklenmemesi sorunu yalnızca ülkemizi değil, tüm dünya ülkelerini kapsayan bir sorundur. Eğitim, dünyada yaşayan herkesin en temel hakkı ve insanların bu hakka kavuşması da hepimizin birincil sorumluluğudur. Bu sorumlulukla kızların okullaşma oranının artırılması için hükümet ve sivil toplum kuruluşları tarafından birçok proje yapılmaktadır. İstatiksel veriler incelendiğinde bu projelerin olumlu sonuç verdiğini söylemek mümkün. Aynı olumlu sonucu kadınların iş hayatındaki yeri için de söylemek mümkün. Cinsiyetçi bir bakış açısından uzaklaşarak profesyonel hayata bakmak; hem insani değerler için hem de kadınların sosyal haklar bakımından eşit olabilmesi için gereken temel unsurdur. Girne Koleji olarak bizler hem kampüslerimizde hem de Türkiye’deki eğitim sisteminin her alanında kız çocuklarını destekliyoruz. İş yaşamında ise çalışanlarımızın maaş standartlarında, özlük haklarında cinsiyetten bağımsız bir standardizasyonumuz bulunmaktadır.
Son Güncelleme: Salı, 22 Mart 2022 13:40
Gösterim: 719
Eğitim alanında kadın çalışanların erkek çalışanlardan fazla olmasına rağmen kadın yönetici sayılarının erkek yönetici sayılarından az olduğunu belirten BİL Eğitim Kurumları İlkokul Koordinatörü Emine Börühan, “Eğitim alanında kadın yöneticilere karşı ön yargılar bulunmaktadır. Cinsiyet ayrımı yapılmaksızın eğitim yönetimi, denetimi, ekonomisi ve planlamasını her yönüyle ele almak gerekir.” diye konuştu.
Eğitimde kadın yönetici olmanın kolay ve zor yanları nelerdir? Kadınların kariyer yolculuğunda “cam tavan” kavramını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Toplumumuzda kadınlar iş hayatının her alanında başarılı çalışmalara imza atmaktadır. Eğitim alanındaki istihdam sayılarında; kadın çalışanlar erkek çalışanlardan fazla olmasına rağmen kadın yöneticilerin sayısı erkek yöneticilerin sayılarından azdır. Bu durumun sebeplerinden biri de kadınlara ve erkeklere atfedilen rollerdir. Eğitim alanında kadın yöneticilere karşı önyargılar bulunmaktadır. Cinsiyet ayrımı yapılmaksızın eğitim yönetimi, denetimi, ekonomisi ve planlamasını her yönüyle ele almak gerekir. Ülkemizde aralarında İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli ve BİL Eğitim Kurumları Genel Müdürü Elif Pehlevan’ın da yer aldığı başarılı kadın yöneticiler eğitimin farklı alanlarında nitelikli çalışmalar yürütmektedir.
EĞİŞTLİK ve LİYAKAT KRİTERLERİ BELİRLENMELİ
İş hayatında kadınlar ve erkeklerin aynı kariyer basamaklarından yararlanabilmesi için eşitlik ve liyakat ilkelerine göre değerlendirme kriterlerini belirlemek gerekir. Böylece eğitimin her alanında görev yapma fırsatı bulacak kadınların sayısı ve dolayısıyla kadın yöneticilerin sayısı artacaktır. Kadın yöneticiler yürüttükleri çalışmalarla diğer kadınlara da ilham kaynağı olmaktadır. Kadın yöneticiler erkek yöneticilerden genellikle daha detaycı ve daha planlı bir tutum gösterebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında sosyal ilişkileri güçlü, duygusal yönden anlayışlı bir kadın eğitim lideri olarak yöneticilikte avantajlı bir durumdadır. Günümüzde yöneticiliğin erkeklere atfedilen bir görev olduğu düşüncesinin oldukça yaygın olduğu görülmektedir. Ülkemizde sık kullanılan “Müdür Bey,” tabirinin yerini, kadın yöneticilerinin sayısının artmasıyla birlikte “Müdüre Hanım” tabirinin alması gerekiyor.
ÜRETEN KADINLARA FIRSAT VERİLMELİ
Dünyada ve ülkemizde iş dünyasında günümüzde sık kullanılan kavramlardan biri olan cam tavan sendromu, belirli iş kollarında yoğunlaşan ve genellikle üst kademe profesyonel çalışanlar arasında sayıca azlık gösteren kadınların ilerleme ve gelişimini engelleyen görünmez engelleri olarak ifade edilmektedir. Kadınlar; güçlü önsezileri, empati duyguları, annelik içgüdüsü, kolay iletişim kurma becerileri, uzlaşmaya daha yatkın olmaları, sabırlı tutum ve davranışları ile iş dünyasında öne çıkmaktadır. Cam tavan sendromunu oluşturan etkenler arasında kadınların hamilelik ve annelik dönemlerinin, kariyerlerinde yükselmelerinde en büyük dezavantajlarından biri olarak görülmesi yer almaktadır. Dünyada cam tavan sendromuna önlem olarak, kadın yöneticilere evden de çalışabilecekleri bir ortam oluşturan şirketler de bulunmaktadır. Böylece kadın yöneticiler hamilelik ve annelik dönemlerinde herhangi bir kariyer performansı dezavantajı yaşamamaktadır. Üreten, hedefleri ve hayalleri olan kadınlara fırsat verilmesi ve cesaretlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
LGS ve YKS’DE KIZ ÖĞRENCİLER DAHA BAŞARILI
Kız çocuklarının eğitim ve kariyer yolculuklarında Türkiye’deki koşulları nasıl değerlendiriyorsunuz? Fırsat eşitliği için hangi adımlar atılmalı?
Ülkemizde geçmiş yıllara göre günümüzde kız çocuklarının eğitim ve kariyer planlamalarında ailelerin ve toplumun bakış açısı büyük oranda değişmiştir. Veliler, cinsiyet ayrımı yapmaksızın çocuklarının nitelikli eğitim almalarını desteklemektedir. Bu açıdan bakıldığında eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Ulusal ve uluslararası yarışma, projelere katılım ve elde edilen başarı istatistiklerinde erkek ve kız öğrenci sayılarının yakın bir oranda oldukları görülmektedir. Son yıllarda yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) istatistikleri incelendiğinde testlerin ortalama doğru cevaplandırılma istatistiklerine bakıldığında kızların erkeklere göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Genel ortalama performanslarından bağımsız olarak eğitim ekosistemi içinde kız ve erkek öğrencilere fırsat eşitliğinin sağlanması ele alınması gereken en önemli hususlardandır.
Uluslararası kurum ve kuruluşların fırsat eşitliği için uygulanabilir projeler hayata geçirmesi gerekmektedir. Dünya genelinde her yıl 11 Ekim’de kutlanan Dünya Kız Çocukları Günü ile kız çocuklarının cinsiyetlerinden ötürü maruz kaldığı eşitsizlik konusundaki farkındalığın artırılması hedeflenmektedir. Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile yöneticilik pozisyonlarındaki kadınların oranının tespit edilmesi de amaçlanmıştır. Toplumlarda var olan, fark edilen veya gözlemlenebilen eksikliklerin istatistikî olarak tespit edilmesi ve giderilmesi için önerilerde bulunulması çok değerlidir.
BAŞARI İÇİN DOĞRU VİZYON, DOĞRU STRATEJİ ve DOĞRU NİTELİKLER
Eğitimde yönetici olmak isteyen kadınlara neler tavsiye edersiniz?
Eğitim yöneticiliği profesyonel iş rolleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle, eğitim yöneticiliği ile birlikte kadınların bulundukları iş pozisyonuna göre uygun bir kariyer hedefi belirlemeleri gerekmektedir. Eğitimin farklı alanlarında yapılmakta olan yöneticilik görevinde doğru vizyon, doğru strateji ve doğru niteliklerle elde edilmeyecek başarı yoktur. Bu açıdan kişisel ve meslekî gelişimi destekleyen eğitimlerin de alınması önemlidir. Günümüzde geleneksel yöntem ve teknikler yerine yenilikçi yaklaşımlara yer verilen zaman yönetimi, teknoloji kullanımı, diksiyon ve hitabet eğitimleri öne çıkmaktadır. Entelektüel birikim, her zaman en yeninin peşinde olmak, disiplinler arası eğitim yaklaşımlarına hâkim olmak, yabancı dil ve yazılım dili kullanabilmek kadın yöneticileri bir adım öteye taşımaktadır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Eğitim alanında kadın çalışanların erkek çalışanlardan fazla olmasına rağmen kadın yönetici sayılarının erkek yönetici sayılarından az olduğunu belirten BİL Eğitim Kurumları İlkokul Koordinatörü Emine Börühan, “Eğitim alanında kadın yöneticilere karşı ön yargılar bulunmaktadır. Cinsiyet ayrımı yapılmaksızın eğitim yönetimi, denetimi, ekonomisi ve planlamasını her yönüyle ele almak gerekir.” diye konuştu.
Eğitimde kadın yönetici olmanın kolay ve zor yanları nelerdir? Kadınların kariyer yolculuğunda “cam tavan” kavramını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Toplumumuzda kadınlar iş hayatının her alanında başarılı çalışmalara imza atmaktadır. Eğitim alanındaki istihdam sayılarında; kadın çalışanlar erkek çalışanlardan fazla olmasına rağmen kadın yöneticilerin sayısı erkek yöneticilerin sayılarından azdır. Bu durumun sebeplerinden biri de kadınlara ve erkeklere atfedilen rollerdir. Eğitim alanında kadın yöneticilere karşı önyargılar bulunmaktadır. Cinsiyet ayrımı yapılmaksızın eğitim yönetimi, denetimi, ekonomisi ve planlamasını her yönüyle ele almak gerekir. Ülkemizde aralarında İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli ve BİL Eğitim Kurumları Genel Müdürü Elif Pehlevan’ın da yer aldığı başarılı kadın yöneticiler eğitimin farklı alanlarında nitelikli çalışmalar yürütmektedir.
EĞİŞTLİK ve LİYAKAT KRİTERLERİ BELİRLENMELİ
İş hayatında kadınlar ve erkeklerin aynı kariyer basamaklarından yararlanabilmesi için eşitlik ve liyakat ilkelerine göre değerlendirme kriterlerini belirlemek gerekir. Böylece eğitimin her alanında görev yapma fırsatı bulacak kadınların sayısı ve dolayısıyla kadın yöneticilerin sayısı artacaktır. Kadın yöneticiler yürüttükleri çalışmalarla diğer kadınlara da ilham kaynağı olmaktadır. Kadın yöneticiler erkek yöneticilerden genellikle daha detaycı ve daha planlı bir tutum gösterebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında sosyal ilişkileri güçlü, duygusal yönden anlayışlı bir kadın eğitim lideri olarak yöneticilikte avantajlı bir durumdadır. Günümüzde yöneticiliğin erkeklere atfedilen bir görev olduğu düşüncesinin oldukça yaygın olduğu görülmektedir. Ülkemizde sık kullanılan “Müdür Bey,” tabirinin yerini, kadın yöneticilerinin sayısının artmasıyla birlikte “Müdüre Hanım” tabirinin alması gerekiyor.
ÜRETEN KADINLARA FIRSAT VERİLMELİ
Dünyada ve ülkemizde iş dünyasında günümüzde sık kullanılan kavramlardan biri olan cam tavan sendromu, belirli iş kollarında yoğunlaşan ve genellikle üst kademe profesyonel çalışanlar arasında sayıca azlık gösteren kadınların ilerleme ve gelişimini engelleyen görünmez engelleri olarak ifade edilmektedir. Kadınlar; güçlü önsezileri, empati duyguları, annelik içgüdüsü, kolay iletişim kurma becerileri, uzlaşmaya daha yatkın olmaları, sabırlı tutum ve davranışları ile iş dünyasında öne çıkmaktadır. Cam tavan sendromunu oluşturan etkenler arasında kadınların hamilelik ve annelik dönemlerinin, kariyerlerinde yükselmelerinde en büyük dezavantajlarından biri olarak görülmesi yer almaktadır. Dünyada cam tavan sendromuna önlem olarak, kadın yöneticilere evden de çalışabilecekleri bir ortam oluşturan şirketler de bulunmaktadır. Böylece kadın yöneticiler hamilelik ve annelik dönemlerinde herhangi bir kariyer performansı dezavantajı yaşamamaktadır. Üreten, hedefleri ve hayalleri olan kadınlara fırsat verilmesi ve cesaretlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
LGS ve YKS’DE KIZ ÖĞRENCİLER DAHA BAŞARILI
Kız çocuklarının eğitim ve kariyer yolculuklarında Türkiye’deki koşulları nasıl değerlendiriyorsunuz? Fırsat eşitliği için hangi adımlar atılmalı?
Ülkemizde geçmiş yıllara göre günümüzde kız çocuklarının eğitim ve kariyer planlamalarında ailelerin ve toplumun bakış açısı büyük oranda değişmiştir. Veliler, cinsiyet ayrımı yapmaksızın çocuklarının nitelikli eğitim almalarını desteklemektedir. Bu açıdan bakıldığında eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Ulusal ve uluslararası yarışma, projelere katılım ve elde edilen başarı istatistiklerinde erkek ve kız öğrenci sayılarının yakın bir oranda oldukları görülmektedir. Son yıllarda yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) istatistikleri incelendiğinde testlerin ortalama doğru cevaplandırılma istatistiklerine bakıldığında kızların erkeklere göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Genel ortalama performanslarından bağımsız olarak eğitim ekosistemi içinde kız ve erkek öğrencilere fırsat eşitliğinin sağlanması ele alınması gereken en önemli hususlardandır.
Uluslararası kurum ve kuruluşların fırsat eşitliği için uygulanabilir projeler hayata geçirmesi gerekmektedir. Dünya genelinde her yıl 11 Ekim’de kutlanan Dünya Kız Çocukları Günü ile kız çocuklarının cinsiyetlerinden ötürü maruz kaldığı eşitsizlik konusundaki farkındalığın artırılması hedeflenmektedir. Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile yöneticilik pozisyonlarındaki kadınların oranının tespit edilmesi de amaçlanmıştır. Toplumlarda var olan, fark edilen veya gözlemlenebilen eksikliklerin istatistikî olarak tespit edilmesi ve giderilmesi için önerilerde bulunulması çok değerlidir.
BAŞARI İÇİN DOĞRU VİZYON, DOĞRU STRATEJİ ve DOĞRU NİTELİKLER
Eğitimde yönetici olmak isteyen kadınlara neler tavsiye edersiniz?
Eğitim yöneticiliği profesyonel iş rolleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle, eğitim yöneticiliği ile birlikte kadınların bulundukları iş pozisyonuna göre uygun bir kariyer hedefi belirlemeleri gerekmektedir. Eğitimin farklı alanlarında yapılmakta olan yöneticilik görevinde doğru vizyon, doğru strateji ve doğru niteliklerle elde edilmeyecek başarı yoktur. Bu açıdan kişisel ve meslekî gelişimi destekleyen eğitimlerin de alınması önemlidir. Günümüzde geleneksel yöntem ve teknikler yerine yenilikçi yaklaşımlara yer verilen zaman yönetimi, teknoloji kullanımı, diksiyon ve hitabet eğitimleri öne çıkmaktadır. Entelektüel birikim, her zaman en yeninin peşinde olmak, disiplinler arası eğitim yaklaşımlarına hâkim olmak, yabancı dil ve yazılım dili kullanabilmek kadın yöneticileri bir adım öteye taşımaktadır.
Son Güncelleme: Salı, 22 Mart 2022 13:49
Gösterim: 906
Akademik kadronun yüzde 60’ının kadınlardan, kurucuların ise yüzde 25’inin kadın girişimcilerden oluştuğunu belirten Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü Adem Durmuş, “Kavram'ın 48 yıllık geleneğinde kadın girişimciler her zaman özel ve özgün çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Bu nedenle kadın girişimcilerimizin kurum açmalarında, yeni istihdam alanları oluşturmalarında özel kolaylıklar sağlıyor ve destekliyoruz.” diye konuştu.
2022 - 2023 Eğitim – Öğretim dönemine yönelik büyüme stratejisi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Her öğrencinin iyi ve kaliteli eğitimi hak ettiğine inanarak ilk kurumumuzu Laleli’de 1974 yılında açtık. Bu sene 1.500 akademik kadromuzla, 15.000 öğrenci ve 30.000 velimize hizmet veriyoruz. Akademik kadromuzun % 60’ı kadınlardan, kurucularımızın ise % 25’i kadın girişimcilerden oluşuyor. Kavram'ın 48 yıllık geleneğinde kadın girişimciler her zaman özel ve özgün çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Bu nedenle kadın girişimcilerimizin kurum açmalarında, yeni istihdam alanları oluşturmalarında özel kolaylıklar sağlıyor ve destekliyoruz.
Son 3 yılda Kavram eğitim kalitesini artırmanın yanında kurum ve öğrenci sayısında olağanüstü büyüme başarısı gösteriyor. Önümüzdeki yıl da bu büyüme artarak devam edecek. Kavram daha çok öğrenciye ve veliye ulaşarak köklü geçmişine dayanarak her zaman olduğu gibi kaliteli eğitim verecektir.
Okul ve kurs merkezi sayımızı yatırım ortaklarımızla birlikte artıracağız. Yatırım ortaklarımıza yeni okul ve kurs merkezi olarak sunduğumuz kolaylıklar bunu fazlasıyla sağlıyor. Büyüme hedeflerimizi; öğretme, geliştirme, fırsat verme ve kaliteli eğitim verme tutkumuz ile gerçekleştiriyoruz.
Veli ve öğrencilerimizle kurduğumuz iletişimi güçlendirmek için KİM’i (Kavram İletişim Merkezi) hayata geçirdik. “Sağlıklı iletişim, verimli eğitim” anlayışı ile kurduğumuz KİM, kurumlarımızın gelişmesinde bize kısa sürede destek sağladı. Velilerimizden aldığımız geri dönüşler, ileriye dönük programlarımızı şekillendirmemizde bize yol gösterdi. Kurum kültürümüzü tabana yayarak ilerleyen bir sistem ile eğitim veriyoruz.
BAŞARMAK ORTAK DEĞERLERLE MÜMKÜNDÜR
Eğitimde kaliteyi artırmak için neler yapıyorsunuz?
En iyi eğitim kurumu, her öğrencisini potansiyeline uygun olarak başarıya götüren kurumdur. Bizim için başarı, herkesin ortak değerlerde buluşmasıyla mümkündür. Eğitimdeki hedeflerimiz bizi; güven, tutku, disiplin,inovasyon, bilimsellik ve erdem diye sıraladığımız başarı değerlerimize daha güçlü bağladı. Başarı değerlerimizi, günümüzün koşullarına göre öğrencilerimize daha nitelikli ve Kavram’ınköklü geçmişine yaraşır bir şekilde kazandırdık. İyi ve nitelikli insan yetiştirme hedeflerimizi,teknolojiyi eğitimde doğru bir şekilde kullanarak dün olduğu gibi bu günde gerçekleştiriyoruz ve gelecekte de gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz.
Günümüz çocukların gelişim özelliklerini ve gelecekte ihtiyaç duyacakları bilgi, beceri ve tutumları göz önünde bulundurarak eğitim sistemimizi kurguluyoruz. Anaokulunda “Çocuk Merkezli Tasarım”, ilkokulda “Etkileşim Temelli Öğrenme”, ortaokulda “Performans Hedefli Gelişim”, lisede “Yetkinlik Odaklı Deneyim” eğitim modellimizle lokal ve global becerilere sahip nesiller yetiştiriyoruz.
Kavram, eğitim anlayışını 21. yy becerileri ile harmanlayarak ders içeriklerimizle yenilikçi, sosyal ve duygusal becerilere odaklanan, teknoloji ile barışık, eleştirel düşünebilen ve araştıran bireyleri hayata hazırlar.
Kavram; çağın ihtiyacını karşılayan, geleceği doğru algılayan ve ders çıkış zili ile eğitimin bitmediğini kabul eden bir eğitim anlayışına sahiptir. Kavram öğrencisi “konu kaçırdım, sorumu öğretmene soramadım, bir kez daha izleyebilir miyim? Eksik konularımın neler olduğunu bilmiyorum. Bu konuyu öğrenmek için neler yapmalıyım?” gibi sorunları yaşamaz. “Dijital Okul” ve “Dijital Kurs” öğrencilere geniş yelpazede bir eğitim ve kendini geliştirme imkânı sunar. Öğrencinin bireysel ihtiyaçları doğrultusunda hem kendi kendine hem de akranlarıyla iletişim halinde gelişimini yapay zekâ uygulamalarıyla destekler.
ÖĞRENCİLERİMİZ BAŞARI HİKAYELERİNİ YAZIYOR
Akademik beceriyi geliştirmenin yanında hangi çalışmaları yapıyorsunuz?
Öğrencilerimize; okullarımız ve kurslarımız da sadece kademe geçişini sağlayan ulusal sınavlara (LGS, YKS) değil hayatın her alanında hazırlanmaları için fırsatlar sunuyoruz.Tarihteki kadın ve erkeğin doğrudan cinsiyete atfedilen mitlerinin yerine öğrencilerimizin kendi başarı hikâyelerini yazmasını sağlayacak donanımda eğitim almalarını sağlıyoruz.
Engelliler günü, downsendromu farkındalık günü, hayvan hakları günü, kendime güveniyorum öz güven çalışmaları gibi birçok farkındalık ve sosyal sorumluluk projelerimiz var. Öğrencilerimizin kendi potansiyellerinin bilincine varmalarını ve farklılıkları kabul ederek hayata hazırlanmalarını sağlayacak projelere imza atıyoruz.
Kız çocuklarının eğitim ve kariyer yolculuklarında hangi çalışmaları yapıyorsunuz?
Kadınlara yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadelenin eğitimle aşılacağına inanıyoruz. Bu nedenle anaokulundan başlayarak lise son sınıfa kadar öğrencilerimizin cinsiyet rollerini doğru tanımlamalarını sağlayacak etkinlikler yapıyor ve uygulamalara yer veriyoruz.
Ergenlik eğitim kitlerimizle kız ve erkek öğrencilerimize özel olarak fiziksel ve duygusal değişimleri konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Anaokulunda mahremiyet eğitimi ile öğrencilerimize bedenlerinin öneminin farkına varma, kendini koruma ve “Hayır” deme davranışını kazandırıyoruz. Böylece erkek öğrencilerimiz bir taraftan fiziksel güçlerini kontrol ederken diğer taraftan duygularını ifade etmeyi öğreniyor. Kız öğrencilerimizin ise duygularını kontrol ederken stratejik düşünme becerileri gelişiyor.
Kız çocuklarını güçlendirme programları kapsamında sosyal duygusal becerilerini artıracak Kavram’a özel içeriklerimizvar.Bunlarla birlikte öğrencilerimizin kendilerini cinsiyetlerinden bağımsız ifade edebilme becerisini geliştiriyoruz.Böylece öz farkındalıklarını artırıyor ve öz saygı çalışmalarımızla benliklerini güçlendiriyoruz.
Günümüzde aile dinamiklerinin değiştiğinin bilincindeyiz. Aile içindeki çatışmaları çözmek ve olası iletişim sorunlarını önlemek için psikolojik danışma ve rehberlik koordinatörlüğümüz bu konulara özel çalışmalar yapıyor. Çalışmalarımızı duygusal becerileri destekleme, çatışma çözme becerilerini artırma, kendini doğru ifade etme, öz saygı, benlik gelişimini desteklemeye yönelik yapıyoruz.
Eğitimde yönetici olmak isteyen kadınlara neler öneriyor, kadın girişimcilere ne gibi kolaylıklar sağlıyorsunuz?
Biz, liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yolumuzu aydınlattığı şu sözüyle yürüyoruz. "Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir."
Fikirde özgür bilimde çağdaş nesiller yetiştiren bir eğitim kurumu olarak “En iyi okul, her öğrencisini başarıya götüren okuldur.” bakış açısına sahibiz.Kadın yöneticilerimizin varlığından Türk eğitim camiası adına onur duyuyorum.
Kavram’da kadın çalışanların sayısı erkek çalışanlardan fazladır. Üst düzey görevlerde başta olmak üzere kadın çalışanlarımızla birlikteeğitimde özgün ve nitelikli çalışmalar yapıyoruz. Bir taraftan üst düzey yönetici pozisyonundaki kadın çalışanlarımızın sayısını artırırken diğer taraftan kadın girişimcilerimizin kurum açmasını olabildiğince kolaylaştırıyor ve yeni yatırımlar yapmalarını destekliyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Akademik kadronun yüzde 60’ının kadınlardan, kurucuların ise yüzde 25’inin kadın girişimcilerden oluştuğunu belirten Kavram Eğitim Kurumları Genel Müdürü Adem Durmuş, “Kavram'ın 48 yıllık geleneğinde kadın girişimciler her zaman özel ve özgün çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Bu nedenle kadın girişimcilerimizin kurum açmalarında, yeni istihdam alanları oluşturmalarında özel kolaylıklar sağlıyor ve destekliyoruz.” diye konuştu.
2022 - 2023 Eğitim – Öğretim dönemine yönelik büyüme stratejisi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Her öğrencinin iyi ve kaliteli eğitimi hak ettiğine inanarak ilk kurumumuzu Laleli’de 1974 yılında açtık. Bu sene 1.500 akademik kadromuzla, 15.000 öğrenci ve 30.000 velimize hizmet veriyoruz. Akademik kadromuzun % 60’ı kadınlardan, kurucularımızın ise % 25’i kadın girişimcilerden oluşuyor. Kavram'ın 48 yıllık geleneğinde kadın girişimciler her zaman özel ve özgün çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Bu nedenle kadın girişimcilerimizin kurum açmalarında, yeni istihdam alanları oluşturmalarında özel kolaylıklar sağlıyor ve destekliyoruz.
Son 3 yılda Kavram eğitim kalitesini artırmanın yanında kurum ve öğrenci sayısında olağanüstü büyüme başarısı gösteriyor. Önümüzdeki yıl da bu büyüme artarak devam edecek. Kavram daha çok öğrenciye ve veliye ulaşarak köklü geçmişine dayanarak her zaman olduğu gibi kaliteli eğitim verecektir.
Okul ve kurs merkezi sayımızı yatırım ortaklarımızla birlikte artıracağız. Yatırım ortaklarımıza yeni okul ve kurs merkezi olarak sunduğumuz kolaylıklar bunu fazlasıyla sağlıyor. Büyüme hedeflerimizi; öğretme, geliştirme, fırsat verme ve kaliteli eğitim verme tutkumuz ile gerçekleştiriyoruz.
Veli ve öğrencilerimizle kurduğumuz iletişimi güçlendirmek için KİM’i (Kavram İletişim Merkezi) hayata geçirdik. “Sağlıklı iletişim, verimli eğitim” anlayışı ile kurduğumuz KİM, kurumlarımızın gelişmesinde bize kısa sürede destek sağladı. Velilerimizden aldığımız geri dönüşler, ileriye dönük programlarımızı şekillendirmemizde bize yol gösterdi. Kurum kültürümüzü tabana yayarak ilerleyen bir sistem ile eğitim veriyoruz.
BAŞARMAK ORTAK DEĞERLERLE MÜMKÜNDÜR
Eğitimde kaliteyi artırmak için neler yapıyorsunuz?
En iyi eğitim kurumu, her öğrencisini potansiyeline uygun olarak başarıya götüren kurumdur. Bizim için başarı, herkesin ortak değerlerde buluşmasıyla mümkündür. Eğitimdeki hedeflerimiz bizi; güven, tutku, disiplin,inovasyon, bilimsellik ve erdem diye sıraladığımız başarı değerlerimize daha güçlü bağladı. Başarı değerlerimizi, günümüzün koşullarına göre öğrencilerimize daha nitelikli ve Kavram’ınköklü geçmişine yaraşır bir şekilde kazandırdık. İyi ve nitelikli insan yetiştirme hedeflerimizi,teknolojiyi eğitimde doğru bir şekilde kullanarak dün olduğu gibi bu günde gerçekleştiriyoruz ve gelecekte de gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz.
Günümüz çocukların gelişim özelliklerini ve gelecekte ihtiyaç duyacakları bilgi, beceri ve tutumları göz önünde bulundurarak eğitim sistemimizi kurguluyoruz. Anaokulunda “Çocuk Merkezli Tasarım”, ilkokulda “Etkileşim Temelli Öğrenme”, ortaokulda “Performans Hedefli Gelişim”, lisede “Yetkinlik Odaklı Deneyim” eğitim modellimizle lokal ve global becerilere sahip nesiller yetiştiriyoruz.
Kavram, eğitim anlayışını 21. yy becerileri ile harmanlayarak ders içeriklerimizle yenilikçi, sosyal ve duygusal becerilere odaklanan, teknoloji ile barışık, eleştirel düşünebilen ve araştıran bireyleri hayata hazırlar.
Kavram; çağın ihtiyacını karşılayan, geleceği doğru algılayan ve ders çıkış zili ile eğitimin bitmediğini kabul eden bir eğitim anlayışına sahiptir. Kavram öğrencisi “konu kaçırdım, sorumu öğretmene soramadım, bir kez daha izleyebilir miyim? Eksik konularımın neler olduğunu bilmiyorum. Bu konuyu öğrenmek için neler yapmalıyım?” gibi sorunları yaşamaz. “Dijital Okul” ve “Dijital Kurs” öğrencilere geniş yelpazede bir eğitim ve kendini geliştirme imkânı sunar. Öğrencinin bireysel ihtiyaçları doğrultusunda hem kendi kendine hem de akranlarıyla iletişim halinde gelişimini yapay zekâ uygulamalarıyla destekler.
ÖĞRENCİLERİMİZ BAŞARI HİKAYELERİNİ YAZIYOR
Akademik beceriyi geliştirmenin yanında hangi çalışmaları yapıyorsunuz?
Öğrencilerimize; okullarımız ve kurslarımız da sadece kademe geçişini sağlayan ulusal sınavlara (LGS, YKS) değil hayatın her alanında hazırlanmaları için fırsatlar sunuyoruz.Tarihteki kadın ve erkeğin doğrudan cinsiyete atfedilen mitlerinin yerine öğrencilerimizin kendi başarı hikâyelerini yazmasını sağlayacak donanımda eğitim almalarını sağlıyoruz.
Engelliler günü, downsendromu farkındalık günü, hayvan hakları günü, kendime güveniyorum öz güven çalışmaları gibi birçok farkındalık ve sosyal sorumluluk projelerimiz var. Öğrencilerimizin kendi potansiyellerinin bilincine varmalarını ve farklılıkları kabul ederek hayata hazırlanmalarını sağlayacak projelere imza atıyoruz.
Kız çocuklarının eğitim ve kariyer yolculuklarında hangi çalışmaları yapıyorsunuz?
Kadınlara yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadelenin eğitimle aşılacağına inanıyoruz. Bu nedenle anaokulundan başlayarak lise son sınıfa kadar öğrencilerimizin cinsiyet rollerini doğru tanımlamalarını sağlayacak etkinlikler yapıyor ve uygulamalara yer veriyoruz.
Ergenlik eğitim kitlerimizle kız ve erkek öğrencilerimize özel olarak fiziksel ve duygusal değişimleri konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Anaokulunda mahremiyet eğitimi ile öğrencilerimize bedenlerinin öneminin farkına varma, kendini koruma ve “Hayır” deme davranışını kazandırıyoruz. Böylece erkek öğrencilerimiz bir taraftan fiziksel güçlerini kontrol ederken diğer taraftan duygularını ifade etmeyi öğreniyor. Kız öğrencilerimizin ise duygularını kontrol ederken stratejik düşünme becerileri gelişiyor.
Kız çocuklarını güçlendirme programları kapsamında sosyal duygusal becerilerini artıracak Kavram’a özel içeriklerimizvar.Bunlarla birlikte öğrencilerimizin kendilerini cinsiyetlerinden bağımsız ifade edebilme becerisini geliştiriyoruz.Böylece öz farkındalıklarını artırıyor ve öz saygı çalışmalarımızla benliklerini güçlendiriyoruz.
Günümüzde aile dinamiklerinin değiştiğinin bilincindeyiz. Aile içindeki çatışmaları çözmek ve olası iletişim sorunlarını önlemek için psikolojik danışma ve rehberlik koordinatörlüğümüz bu konulara özel çalışmalar yapıyor. Çalışmalarımızı duygusal becerileri destekleme, çatışma çözme becerilerini artırma, kendini doğru ifade etme, öz saygı, benlik gelişimini desteklemeye yönelik yapıyoruz.
Eğitimde yönetici olmak isteyen kadınlara neler öneriyor, kadın girişimcilere ne gibi kolaylıklar sağlıyorsunuz?
Biz, liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yolumuzu aydınlattığı şu sözüyle yürüyoruz. "Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir."
Fikirde özgür bilimde çağdaş nesiller yetiştiren bir eğitim kurumu olarak “En iyi okul, her öğrencisini başarıya götüren okuldur.” bakış açısına sahibiz.Kadın yöneticilerimizin varlığından Türk eğitim camiası adına onur duyuyorum.
Kavram’da kadın çalışanların sayısı erkek çalışanlardan fazladır. Üst düzey görevlerde başta olmak üzere kadın çalışanlarımızla birlikteeğitimde özgün ve nitelikli çalışmalar yapıyoruz. Bir taraftan üst düzey yönetici pozisyonundaki kadın çalışanlarımızın sayısını artırırken diğer taraftan kadın girişimcilerimizin kurum açmasını olabildiğince kolaylaştırıyor ve yeni yatırımlar yapmalarını destekliyoruz.
Son Güncelleme: Cuma, 18 Mart 2022 13:24
Gösterim: 794

