Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, Fen-Edebiyat fakültelerinin bugün karşılaştığı sorunları konuşup analiz etmek ve çözmek için toplandıklarını ifade ederek sorunun paydaşları olarak ortak akılla bu problemleri çözmeye çalıştıklarını bildirdi.
Prof. Dr. Günay, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) ev sahipliğinde 8'incisi gerçekleştirilen Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih-Coğrafya, İnsan ve Toplum Bilimi Fakülteleri Dekanlar (FEFKON) toplantısında yaptığı konuşmada, toplantıda emeği geçenlere teşekkür etti.
BEÜ'nün, Türkiye'nin Kuzeybatı kıyısında ''bir gemici feneri'' gibi ufku aydınlatmaya devam ettiğini belirten Günay, BEÜ'nün Türk yüksek öğretimine önemli hizmetler vermeyi sürdürdüğünü anlattı.
Bütün üniversitelerin de benzer başarılarına tanık olduklarını vurgulayan Günay, ''İnşallah önümüzdeki yıllarda Türk yüksek öğretiminde çok önemli mesafeler kat edildiğini göreceğiz'' diye konuştu.
Fen-Edebiyat fakültelerinin bugün karşılaştığı sorunları konuşup analiz etmek ve çözmek için toplandıklarını ifade eden Günay, sorunun paydaşları olarak ortak akılla bu problemleri çözmeye çalıştıklarını bildirdi.
Günay, Fen-Edebiyat fakültelerinin temel bilimler öğrenimi konusunda kimsenin bir tereddütü olmadığını vurgulayarak, ''Bir yerde gelişme oluyorsa, orada kaçınılmaz bazı sorunlar çıkacak. Bu da inanmanın ve gelişmenin bir göstergesi sayılabilir. Öncelikle bu aylarda kontenjan belirlemek gibi somut bir durumla karşı karşıyayız. Bu toplantıdaki sonuçlar, bize o kontenjanları belirleme konusunda ışık tutacaktır'' şeklinde konuştu.
Toplantıya, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, YÖK Yürütme Kurulu üyeleri Prof. Dr. Tufan Buzpınar ve Prof. Dr. Mehmet Şişman'ın yanı sıra bazı üniversitelerin rektörleri ile Fen-Edebiyat fakültelerinin dekanları katıldı.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, Fen-Edebiyat fakültelerinin bugün karşılaştığı sorunları konuşup analiz etmek ve çözmek için toplandıklarını ifade ederek sorunun paydaşları olarak ortak akılla bu problemleri çözmeye çalıştıklarını bildirdi.
Prof. Dr. Günay, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) ev sahipliğinde 8'incisi gerçekleştirilen Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih-Coğrafya, İnsan ve Toplum Bilimi Fakülteleri Dekanlar (FEFKON) toplantısında yaptığı konuşmada, toplantıda emeği geçenlere teşekkür etti.
BEÜ'nün, Türkiye'nin Kuzeybatı kıyısında ''bir gemici feneri'' gibi ufku aydınlatmaya devam ettiğini belirten Günay, BEÜ'nün Türk yüksek öğretimine önemli hizmetler vermeyi sürdürdüğünü anlattı.
Bütün üniversitelerin de benzer başarılarına tanık olduklarını vurgulayan Günay, ''İnşallah önümüzdeki yıllarda Türk yüksek öğretiminde çok önemli mesafeler kat edildiğini göreceğiz'' diye konuştu.
Fen-Edebiyat fakültelerinin bugün karşılaştığı sorunları konuşup analiz etmek ve çözmek için toplandıklarını ifade eden Günay, sorunun paydaşları olarak ortak akılla bu problemleri çözmeye çalıştıklarını bildirdi.
Günay, Fen-Edebiyat fakültelerinin temel bilimler öğrenimi konusunda kimsenin bir tereddütü olmadığını vurgulayarak, ''Bir yerde gelişme oluyorsa, orada kaçınılmaz bazı sorunlar çıkacak. Bu da inanmanın ve gelişmenin bir göstergesi sayılabilir. Öncelikle bu aylarda kontenjan belirlemek gibi somut bir durumla karşı karşıyayız. Bu toplantıdaki sonuçlar, bize o kontenjanları belirleme konusunda ışık tutacaktır'' şeklinde konuştu.
Toplantıya, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, YÖK Yürütme Kurulu üyeleri Prof. Dr. Tufan Buzpınar ve Prof. Dr. Mehmet Şişman'ın yanı sıra bazı üniversitelerin rektörleri ile Fen-Edebiyat fakültelerinin dekanları katıldı.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Mart 2013 12:54
Gösterim: 2981
Bakırköy'deki bir lisede edebiyat öğretmenine mobbing uyguladığı gerekçesiyle yargılanan ve beraat eden 4 kişi hakkındaki gerekçeli kararda, yapılan yargılama sırasında okul müdürü, idareci ve öğretmen olan sanıkların müştekiye yönelik olarak manevi baskı uyguladıkları veya maddi baskıda bulunup günlük tabir ile mobbing uyguladıkları yönünde hiçbir delil elde edilmediğini anlatıldı.
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, okul müdürü M.K, müdür yardımcıları S.T. ile A.H.T. ve öğretmenler C.Ş. ile A.B.K'nin, 24 Kasım 2010 tarihinde hazırlanan 4 sayfalık iddianamede, müştekiye 5 Kasım 2009 tarihinde baskı yaparak eziyet edildiği, yıldırmak istenildiği, kendisini bu şekilde iş yerinden uzaklaştırmak için uğraşıldığı ve psikolojik travma uygulandığının iddia edildiği belirtildi.
Kararda, yapılan yargılama sırasında okul müdürü, idareci ve öğretmen olan sanıkların müştekiye yönelik olarak manevi baskı uyguladıkları veya maddi baskıda bulunup günlük tabir ile mobbing uyguladıkları yönünde hiçbir delil elde edilmediğini anlatıldı.
Müşteki edebiyat öğretmeni F.İ'nin sanıklardan şikayetçi olduğu kararda, sanıkların, iş yerinde işe ilişkin olarak görüşme ve tartışmalar dışında özel olarak müştekiye yönelik herhangi bir özel tavrın ve baskının bulunmadığı, müştekiyi iş yerinden uzaklaştırmak için özel bir gayret ve çalışma içinde bulunmadıklarını söylediği belirtildi.
Gerekçeli kararda, müştekinin iddialarını teyit edici cezalandırılmaya yeter kati ve inandırıcı hiçbir delil elde edilmemiş olduğu ve sanıkların savunmalarına itibar edilerek hüküm kurulduğu anlatıldı.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bakırköy'deki bir lisede edebiyat öğretmenine mobbing uyguladığı gerekçesiyle yargılanan ve beraat eden 4 kişi hakkındaki gerekçeli kararda, yapılan yargılama sırasında okul müdürü, idareci ve öğretmen olan sanıkların müştekiye yönelik olarak manevi baskı uyguladıkları veya maddi baskıda bulunup günlük tabir ile mobbing uyguladıkları yönünde hiçbir delil elde edilmediğini anlatıldı.
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, okul müdürü M.K, müdür yardımcıları S.T. ile A.H.T. ve öğretmenler C.Ş. ile A.B.K'nin, 24 Kasım 2010 tarihinde hazırlanan 4 sayfalık iddianamede, müştekiye 5 Kasım 2009 tarihinde baskı yaparak eziyet edildiği, yıldırmak istenildiği, kendisini bu şekilde iş yerinden uzaklaştırmak için uğraşıldığı ve psikolojik travma uygulandığının iddia edildiği belirtildi.
Kararda, yapılan yargılama sırasında okul müdürü, idareci ve öğretmen olan sanıkların müştekiye yönelik olarak manevi baskı uyguladıkları veya maddi baskıda bulunup günlük tabir ile mobbing uyguladıkları yönünde hiçbir delil elde edilmediğini anlatıldı.
Müşteki edebiyat öğretmeni F.İ'nin sanıklardan şikayetçi olduğu kararda, sanıkların, iş yerinde işe ilişkin olarak görüşme ve tartışmalar dışında özel olarak müştekiye yönelik herhangi bir özel tavrın ve baskının bulunmadığı, müştekiyi iş yerinden uzaklaştırmak için özel bir gayret ve çalışma içinde bulunmadıklarını söylediği belirtildi.
Gerekçeli kararda, müştekinin iddialarını teyit edici cezalandırılmaya yeter kati ve inandırıcı hiçbir delil elde edilmemiş olduğu ve sanıkların savunmalarına itibar edilerek hüküm kurulduğu anlatıldı.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Mart 2013 12:55
Gösterim: 1648
Milli Eğitim Bakanı Avcı, bazı kitaplara sansür yapıldığına yönelik iddialara ilişkin “Örneğin bir şiiri alıyorsunuz, o şiir de bir mısra, bir kelime sizin hoşunuza gitmiyor ve siz onu değiştirerek veya onu çıkararak alıntı yapıyorsunuz. Bu olmaz. Ya o şiiri hiç alma alıyorsan da aslına sadık kal.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Başkent Öğretmenevi'nde gazetecilerle yaptığı sohbette, Edip Cansever'in şiirine yapılan sansürü değerlendirdi.
Avcı, bazı kitaplara sansür yapıldığına yönelik iddialara ilişkin uzunluk açısından bakıldığında bir bölüm alınarak yapılan, işlevsel gerekçeli alıntıların anlaşılabileceğini söyledi. Avcı, ''Ancak örneğin bir şiiri alıyorsunuz, o şiir de bir mısra, bir kelime sizin hoşunuza gitmiyor ve siz onu değiştirerek veya onu çıkararak alıntı yapıyorsunuz. Bu olmaz. Ya o şiiri hiç alma alıyorsan da aslına sadık kal. En son yaşananlardan Edip Cansaver'le ilgili bir şey vardı. Onun bir şiirinden bir mısranın çıkarılması. Bu bir zihniyet meselesi de olabilir bir de bazı yayınevlerinin veya editörlerin sanki 'Böyle gayretkeşliğin içine girersek Talim Terbiye'den bu iktidar da muhafazakar dolayısıyla biz böylece, Talim Terbiye'ye kendimizi mevcut iktidara daha yakın bir kimlikle tanıtmış oluruz' gibi bir gerekçeyle bunlar yapılıyorsa bu ayıp. Edip Cansever'in o ölçekte, o ünitede yer alacak ölçekte birçok şiiri var. Konunun işlenmesine daha çok elverişli pek çok şiiri var. onlardan birini değil de illa bunu alıp onun da bir mısrasını değiştirmek bir zihniyet meselesi. Türkiye bunu aşar, aşıyor.''
Bakan Avcı, yapılan düzenlemelerin mevcut Talim ve Terbiye Kurulu tarafından alınan kararlar olmadığını, eskiden yapıldığını ancak bugün piyasaya sürülmeye çalışıldığını da dikkati çekti.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Avcı, bazı kitaplara sansür yapıldığına yönelik iddialara ilişkin “Örneğin bir şiiri alıyorsunuz, o şiir de bir mısra, bir kelime sizin hoşunuza gitmiyor ve siz onu değiştirerek veya onu çıkararak alıntı yapıyorsunuz. Bu olmaz. Ya o şiiri hiç alma alıyorsan da aslına sadık kal.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Başkent Öğretmenevi'nde gazetecilerle yaptığı sohbette, Edip Cansever'in şiirine yapılan sansürü değerlendirdi.
Avcı, bazı kitaplara sansür yapıldığına yönelik iddialara ilişkin uzunluk açısından bakıldığında bir bölüm alınarak yapılan, işlevsel gerekçeli alıntıların anlaşılabileceğini söyledi. Avcı, ''Ancak örneğin bir şiiri alıyorsunuz, o şiir de bir mısra, bir kelime sizin hoşunuza gitmiyor ve siz onu değiştirerek veya onu çıkararak alıntı yapıyorsunuz. Bu olmaz. Ya o şiiri hiç alma alıyorsan da aslına sadık kal. En son yaşananlardan Edip Cansaver'le ilgili bir şey vardı. Onun bir şiirinden bir mısranın çıkarılması. Bu bir zihniyet meselesi de olabilir bir de bazı yayınevlerinin veya editörlerin sanki 'Böyle gayretkeşliğin içine girersek Talim Terbiye'den bu iktidar da muhafazakar dolayısıyla biz böylece, Talim Terbiye'ye kendimizi mevcut iktidara daha yakın bir kimlikle tanıtmış oluruz' gibi bir gerekçeyle bunlar yapılıyorsa bu ayıp. Edip Cansever'in o ölçekte, o ünitede yer alacak ölçekte birçok şiiri var. Konunun işlenmesine daha çok elverişli pek çok şiiri var. onlardan birini değil de illa bunu alıp onun da bir mısrasını değiştirmek bir zihniyet meselesi. Türkiye bunu aşar, aşıyor.''
Bakan Avcı, yapılan düzenlemelerin mevcut Talim ve Terbiye Kurulu tarafından alınan kararlar olmadığını, eskiden yapıldığını ancak bugün piyasaya sürülmeye çalışıldığını da dikkati çekti.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Mart 2013 09:42
Gösterim: 1775
Adaylar, Türkiye'nin her yerinden 444 67 96/ÖSYM'yi arayarak 7 gün 24 saat sınavlarla ilgili bilgi alabilecek
ÖSYM tarafından, sınavlara ilişkin her türlü soruyu etkin ve hızlı şekilde yanıtlamak için kurulan 444 6796/ÖSYM numaralı çağrı merkezi kurumun merkez binasında, 44 operatörle, 7 gün 24 saat hizmet verecek.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), kurum ve sınavlara ilişkin her türlü soruyu etkin ve hızlı şekilde yanıtlamak için kurulan çağrı merkezini hizmete açtı.
ÖSYM, merkezin yaptığı sınavların hazırlanması, başvuru yöntemleri, sınav binalarının belirlenmesi, sorular ve soru kitapçıklarının hazırlanması, kapalı dönem, basılan sınav evrakının sınav merkezlerine gönderilmesi, sınav merkezlerinde sınav evrakının güvenliğinin sağlanması, adayların sınavdan bir gün önce yapması gerekenler, sınavın geçersiz sayılacağı ve kopya olarak değerlendirilen durumlara ilişkin adayların ve diğer vatandaşların merak ettiği tüm sorulara daha hızlı ve etkin cevap vermek amacıyla çağrı merkezi kurdu. 444 6796/ÖSYM numaralı çağrı merkezi kurumun merkez binasında, 44 operatörle, 7 gün 24 saat hizmet verecek.
ÖSYM Başkanı Ali Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınav sürecinin verimliliğini ve etkinliğini artırmanın ÖSYM yönetiminin en temel anlayışlarından birisi olduğunu vurgulayarak, başvuruların alınmasından, sınav sonrası sonuçlar açıklanıncaya kadar geçen süreç içerisinde adayları, hızlı ve etkin şekilde bilgilendirebilmek amacıyla çağrı merkezini kurdukların ifade etti.
24 saat kesintisiz hizmet verecek
Sınav sürecinin her aşamasını iyileştirmeye ve süreç içerisinde adayların sorularını yanıtlamaya yönelik olarak kurulan çağrı merkezinin 24 saat kesintisiz hizmet verileceğini dile getiren Demir, ''Gece gündüz demeden sınav adaletinin ve adaylara sınav konforunun sağlanmasını garanti etmeye yönelik önemli bir adımının daha tamamlandığını düşünüyoruz. Çağrı merkezi, bu vesile ile tüm adaylara ve ilgililere sadece saat 17.00'ye kadar hizmet vermekle kalmayıp ondan sonra gelebilecek bilgi taleplerini de karşılayacak'' dedi.
ÖSYM'nin kurum olarak kendisiyle iletişim kurmak isteyen herkesle hızlı ve kesintisiz bir şekilde iletişim kurmak amacıyla pek çok yeniliğe imza attığına dikkati çeken Demir, ''Bu adımları atmaya da devam edeceğiz. Artık isteyen herkes Türkiye'nin her yerinden 444 67 96/ÖSYM'yi arayarak 7 gün 24 saat bize ulaşabilecek'' diye konuştu.
Çağrı merkezinde 44 personelin çalıştığını dile getiren Demir, ihtiyaca göre ileride personel sayısının artırılabilineceğini söyledi.
Çağrı merkezi arandığında kişinin hangi sınava yönelik soru soracağını, kişinin aday mı veya sınav görevlisi mi olduğunu önceden belirttiğini, buna göre de operatörlerin soruları daha hızlı şekilde yanıtlayabildiğini anlatan Demir, adayların doğru bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmasının kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayarak, ''Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Yürütme Kurulu Üyesi Durmuş Günay, ÖSYM Başkan Yardımcısı Ercan Öztemel, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Ömer Açıkgöz, Devlet Personel Başkan Yardımcısı Enes Polat ve diğer ilgilerin katılımıyla açılışını yaptığımız çağrı merkezine son iki günde çağrı merkezini 9 bin kişinin aradı'' dedi.
36 yıllık bilgi sistemi yenilendi
Çağrı merkezinin IP tabanlı bir sistemle kurulduğunu anlatan Demir, sistem kalitesini sağladıklarını şimdi de hizmet kalitesini artırmaya çalıştıklarını dile getirdi.
''Adayların mümkün olduğunca ÖSYM ile sınavla ilgili akıllarında soru işareti olmadan sınava girmesini istiyoruz'' diyen Demir, merkezin bilgi işlem sistemini tamamen yenilediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu sayede, hatırlarsanız KPSS'de son yerleştirmelerini 1,5 günde açıklamıştık. YGS başvurularında bir günde 360 bin adayın başvurusunu aldık. Bu bizim sistemimizi sadece yüzde 10 işgal etti. Dolayısıyla şu anda 2 milyon adayın bir günde başvurusunu kabul edebilecek bir sistemimiz var. 36 yıllık o eski teknoloji bu yıl itibarıyla tarih oldu. Artık başvurularda, sınav açıklamada ve yerleştirmede daha hızlı olacağız. Biz göreve geldiğimizde sınav sonuçları 35 günde açıklanıyordu, bunu biz geçen sene 19 günde açıkladık. Bu sene bu süreyi daha da düşürmeyi düşünüyoruz. Üniversite yerleştirmeleri de 15-20 günde açıklanıyordu, bunu da daha kısa sürede açıklamaya çalışıyoruz.''
ÖSYM'nin tarihinde ilk defa kendi yazılımını yaptığını anlatan Demir, KPSS'deki yerleştirme sisteminin yazılımının ÖSYM'nin personeli tarafından yapıldığını dile getirdi.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Adaylar, Türkiye'nin her yerinden 444 67 96/ÖSYM'yi arayarak 7 gün 24 saat sınavlarla ilgili bilgi alabilecek
ÖSYM tarafından, sınavlara ilişkin her türlü soruyu etkin ve hızlı şekilde yanıtlamak için kurulan 444 6796/ÖSYM numaralı çağrı merkezi kurumun merkez binasında, 44 operatörle, 7 gün 24 saat hizmet verecek.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), kurum ve sınavlara ilişkin her türlü soruyu etkin ve hızlı şekilde yanıtlamak için kurulan çağrı merkezini hizmete açtı.
ÖSYM, merkezin yaptığı sınavların hazırlanması, başvuru yöntemleri, sınav binalarının belirlenmesi, sorular ve soru kitapçıklarının hazırlanması, kapalı dönem, basılan sınav evrakının sınav merkezlerine gönderilmesi, sınav merkezlerinde sınav evrakının güvenliğinin sağlanması, adayların sınavdan bir gün önce yapması gerekenler, sınavın geçersiz sayılacağı ve kopya olarak değerlendirilen durumlara ilişkin adayların ve diğer vatandaşların merak ettiği tüm sorulara daha hızlı ve etkin cevap vermek amacıyla çağrı merkezi kurdu. 444 6796/ÖSYM numaralı çağrı merkezi kurumun merkez binasında, 44 operatörle, 7 gün 24 saat hizmet verecek.
ÖSYM Başkanı Ali Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınav sürecinin verimliliğini ve etkinliğini artırmanın ÖSYM yönetiminin en temel anlayışlarından birisi olduğunu vurgulayarak, başvuruların alınmasından, sınav sonrası sonuçlar açıklanıncaya kadar geçen süreç içerisinde adayları, hızlı ve etkin şekilde bilgilendirebilmek amacıyla çağrı merkezini kurdukların ifade etti.
24 saat kesintisiz hizmet verecek
Sınav sürecinin her aşamasını iyileştirmeye ve süreç içerisinde adayların sorularını yanıtlamaya yönelik olarak kurulan çağrı merkezinin 24 saat kesintisiz hizmet verileceğini dile getiren Demir, ''Gece gündüz demeden sınav adaletinin ve adaylara sınav konforunun sağlanmasını garanti etmeye yönelik önemli bir adımının daha tamamlandığını düşünüyoruz. Çağrı merkezi, bu vesile ile tüm adaylara ve ilgililere sadece saat 17.00'ye kadar hizmet vermekle kalmayıp ondan sonra gelebilecek bilgi taleplerini de karşılayacak'' dedi.
ÖSYM'nin kurum olarak kendisiyle iletişim kurmak isteyen herkesle hızlı ve kesintisiz bir şekilde iletişim kurmak amacıyla pek çok yeniliğe imza attığına dikkati çeken Demir, ''Bu adımları atmaya da devam edeceğiz. Artık isteyen herkes Türkiye'nin her yerinden 444 67 96/ÖSYM'yi arayarak 7 gün 24 saat bize ulaşabilecek'' diye konuştu.
Çağrı merkezinde 44 personelin çalıştığını dile getiren Demir, ihtiyaca göre ileride personel sayısının artırılabilineceğini söyledi.
Çağrı merkezi arandığında kişinin hangi sınava yönelik soru soracağını, kişinin aday mı veya sınav görevlisi mi olduğunu önceden belirttiğini, buna göre de operatörlerin soruları daha hızlı şekilde yanıtlayabildiğini anlatan Demir, adayların doğru bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmasının kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayarak, ''Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Yürütme Kurulu Üyesi Durmuş Günay, ÖSYM Başkan Yardımcısı Ercan Öztemel, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Ömer Açıkgöz, Devlet Personel Başkan Yardımcısı Enes Polat ve diğer ilgilerin katılımıyla açılışını yaptığımız çağrı merkezine son iki günde çağrı merkezini 9 bin kişinin aradı'' dedi.
36 yıllık bilgi sistemi yenilendi
Çağrı merkezinin IP tabanlı bir sistemle kurulduğunu anlatan Demir, sistem kalitesini sağladıklarını şimdi de hizmet kalitesini artırmaya çalıştıklarını dile getirdi.
''Adayların mümkün olduğunca ÖSYM ile sınavla ilgili akıllarında soru işareti olmadan sınava girmesini istiyoruz'' diyen Demir, merkezin bilgi işlem sistemini tamamen yenilediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu sayede, hatırlarsanız KPSS'de son yerleştirmelerini 1,5 günde açıklamıştık. YGS başvurularında bir günde 360 bin adayın başvurusunu aldık. Bu bizim sistemimizi sadece yüzde 10 işgal etti. Dolayısıyla şu anda 2 milyon adayın bir günde başvurusunu kabul edebilecek bir sistemimiz var. 36 yıllık o eski teknoloji bu yıl itibarıyla tarih oldu. Artık başvurularda, sınav açıklamada ve yerleştirmede daha hızlı olacağız. Biz göreve geldiğimizde sınav sonuçları 35 günde açıklanıyordu, bunu biz geçen sene 19 günde açıkladık. Bu sene bu süreyi daha da düşürmeyi düşünüyoruz. Üniversite yerleştirmeleri de 15-20 günde açıklanıyordu, bunu da daha kısa sürede açıklamaya çalışıyoruz.''
ÖSYM'nin tarihinde ilk defa kendi yazılımını yaptığını anlatan Demir, KPSS'deki yerleştirme sisteminin yazılımının ÖSYM'nin personeli tarafından yapıldığını dile getirdi.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Mart 2013 11:23
Gösterim: 2008
Bakan Nabi Avcı, öğretmenlere başörtüsü serbestliği ile ilgili gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bir gazetecinin ''Sizin döneminizde başörtülü öğretmenler görebilecek miyiz?'' sorusuna Avcı, ''Başörtülü öğretmenler var. Kur'an derslerine giriyorlar, siyer derslerine giriyorlar. Onları görmüyor musunuz? Ben de görüyorum. Artık, anakronik sorular ve anakronik cevaplar var ya bu o kategoriye giriyor. Türkiye bunları geçti'' diye cevapladı.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Bakan Nabi Avcı, öğretmenlere başörtüsü serbestliği ile ilgili gazetecilerin sorularını cevapladı.
Bir gazetecinin ''Sizin döneminizde başörtülü öğretmenler görebilecek miyiz?'' sorusuna Avcı, ''Başörtülü öğretmenler var. Kur'an derslerine giriyorlar, siyer derslerine giriyorlar. Onları görmüyor musunuz? Ben de görüyorum. Artık, anakronik sorular ve anakronik cevaplar var ya bu o kategoriye giriyor. Türkiye bunları geçti'' diye cevapladı.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Son Güncelleme: Çarşamba, 06 Mart 2013 18:38
Gösterim: 2809

