Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Öncü eğitim modelleriyle Türkiye’de eğitime olan katkılarını dijital eğitimde de sürdüren Bahçeşehir Koleji bir “ilk”e imza attı. Yapay zekâ tabanlı kişiye özgü dijital öğrenme platformu “Metodbox”ı geliştiren Bahçeşehir Koleji, uygulamayı tüm öğrenci ve öğretmenlerinin kullanımına sundu.
Öğrenme sürecinin parmak izi kadar özel olduğu inancıyla yıllardır Kişiye Özgü Öğretim Modeli (KÖM) ile öğrencilerine eksiksiz kazanım olanağı sunan Bahçeşehir Koleji, Metodbox uygulaması ile kişiye özgü öğrenimi geleceğe taşıyor. Metodbox’u Türkiye eğitim sektörüne kazandıran Bahçeşehir Koleji, bu yeni kişiye özgü dijital öğrenme platformunu Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüsünde, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel’in de katıldığı bir lansman ile öğretmenlere, velilere ve basına detaylarıyla aktardı.
Türkiye’de yapay zeka okuryazarlığı eğitimini uygulayan ilk K12 eğitim kurumu olan Bahçeşehir Koleji, Metodbox ile öğrencilere; daha keyifli öğrenme süreci, öğrenme stiline ve farklı öğrenme ihtiyaçlarına uygun bilgi kaynaklarına erişim olanağı ve derste edindiği öğrenimi pekiştirecek dijital içeriklere erişim sağlıyor.
Tamamen digital tabanlı bir öğrenim metodu olan ve Türkiye’de ilk kez uygulanan “Metodbox”ın tanıtım toplantısında konuşma yapan Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel “Bahçeşehir Koleji, kodlama eğitimini Türkiye’de görünür hale getirmiş bir eğitim kurumudur. Şimdi kodlama eğitiminin neredeyse her okulda çocuklarımıza verilmesinde Bahçeşehir Kolejinin öncülüğü çok önemlidir. Şimdi eğitimde yapay zekanın öncülüğünü yapıyoruz. Yapay zeka insanların işlerini ellerinden alacak diye çekiniyorlar ancak bunun yersiz bir endişe olduğunu düşünüyorum. Yapay zeka, öğretmenin yerini hiçbir zaman tutmaz, tutamayacaktır. Ancak yapay zeka – insan iş birliği çok önemli. Metodbox, hem öğrencilerimize hem öğretmenlerimize yardımcı olacak. Öğretmenlerimize öğrencilerini daha iyi anlamaları için çok önemli veriler sunacak. Öğrencilerimize ise dijital bir mentor olarak hizmet verecek. Şimdi yapay zekanın eğitim alanında kullanılması konusunda öncülük yapıyoruz. Metodbox bu öncülüğümüzün ürünü. Bahçeşehir Koleji ayrıca Türkiye’de yapay zeka okuryazarlığı eğitimini K12 düzeyinde uygulayan ilk eğitim kurumudur” dedi.
Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ ise eğitimin paradigmaları değişse de geçmiş, bugün ve gelecekle ilgili tüm konuların merkezinde eğitim vardır dedi. “Günümüzde eğitimin, teknolojiyle sıkı iş birliği içinde olmasının artık tercih değil, bir zorunluluk. Teknolojinin eğitime entegre olmasıyla birlikte eğitim alanında da büyük veri yığınlarının oluşmasını sağladı. Her öğrenci özeldir ve her öğrenciye uygun bir öğrenme modeli var. Yapay zeka ile bu model analiz edilebilir ve en uygun öğretim modeli belirlenerek tam öğrenme sağlanabilir. Yapay zekanın her alanda etkin olacağı yeni dünyada, Metodbox, Bahçeşehir Kolejinin yapay zekayı eğitimde kullanma hareketinin önemli bir parçasıdır. Yıllardır uyguladığımız Kişiye Özgü Öğretim Modeli ve mentorluk sistemini, Metodbox ile yapay zekayla buluşturuyoruz. STEM, robotik kodlama, çift dilli eğitim, Kişiye Özgü Öğretim Modeli, Master 6 programlarımızla; Türkiye’de eğitimde gelişimin öncülüğünü yaptığımız çok önemli modeller. Eğitim kurumu olarak yapay zekayı eğitimin her alanında kullanmanın ve buna bir an önce başlamanın gerekliliğini biliyoruz. Türkiye’de yapay zeka okuryazarlığı eğitimiyle öncülüğü devam ettireceğiz.”
Metodbox ile çocukların neye eğilimi varsa ona uygun testlere, çalışmalara ve oyunlara yönlendiren sistem; öğretmenler, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri tarafından kullanılması hedefleniyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Öncü eğitim modelleriyle Türkiye’de eğitime olan katkılarını dijital eğitimde de sürdüren Bahçeşehir Koleji bir “ilk”e imza attı. Yapay zekâ tabanlı kişiye özgü dijital öğrenme platformu “Metodbox”ı geliştiren Bahçeşehir Koleji, uygulamayı tüm öğrenci ve öğretmenlerinin kullanımına sundu.
Öğrenme sürecinin parmak izi kadar özel olduğu inancıyla yıllardır Kişiye Özgü Öğretim Modeli (KÖM) ile öğrencilerine eksiksiz kazanım olanağı sunan Bahçeşehir Koleji, Metodbox uygulaması ile kişiye özgü öğrenimi geleceğe taşıyor. Metodbox’u Türkiye eğitim sektörüne kazandıran Bahçeşehir Koleji, bu yeni kişiye özgü dijital öğrenme platformunu Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüsünde, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel’in de katıldığı bir lansman ile öğretmenlere, velilere ve basına detaylarıyla aktardı.
Türkiye’de yapay zeka okuryazarlığı eğitimini uygulayan ilk K12 eğitim kurumu olan Bahçeşehir Koleji, Metodbox ile öğrencilere; daha keyifli öğrenme süreci, öğrenme stiline ve farklı öğrenme ihtiyaçlarına uygun bilgi kaynaklarına erişim olanağı ve derste edindiği öğrenimi pekiştirecek dijital içeriklere erişim sağlıyor.
Tamamen digital tabanlı bir öğrenim metodu olan ve Türkiye’de ilk kez uygulanan “Metodbox”ın tanıtım toplantısında konuşma yapan Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel “Bahçeşehir Koleji, kodlama eğitimini Türkiye’de görünür hale getirmiş bir eğitim kurumudur. Şimdi kodlama eğitiminin neredeyse her okulda çocuklarımıza verilmesinde Bahçeşehir Kolejinin öncülüğü çok önemlidir. Şimdi eğitimde yapay zekanın öncülüğünü yapıyoruz. Yapay zeka insanların işlerini ellerinden alacak diye çekiniyorlar ancak bunun yersiz bir endişe olduğunu düşünüyorum. Yapay zeka, öğretmenin yerini hiçbir zaman tutmaz, tutamayacaktır. Ancak yapay zeka – insan iş birliği çok önemli. Metodbox, hem öğrencilerimize hem öğretmenlerimize yardımcı olacak. Öğretmenlerimize öğrencilerini daha iyi anlamaları için çok önemli veriler sunacak. Öğrencilerimize ise dijital bir mentor olarak hizmet verecek. Şimdi yapay zekanın eğitim alanında kullanılması konusunda öncülük yapıyoruz. Metodbox bu öncülüğümüzün ürünü. Bahçeşehir Koleji ayrıca Türkiye’de yapay zeka okuryazarlığı eğitimini K12 düzeyinde uygulayan ilk eğitim kurumudur” dedi.
Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ ise eğitimin paradigmaları değişse de geçmiş, bugün ve gelecekle ilgili tüm konuların merkezinde eğitim vardır dedi. “Günümüzde eğitimin, teknolojiyle sıkı iş birliği içinde olmasının artık tercih değil, bir zorunluluk. Teknolojinin eğitime entegre olmasıyla birlikte eğitim alanında da büyük veri yığınlarının oluşmasını sağladı. Her öğrenci özeldir ve her öğrenciye uygun bir öğrenme modeli var. Yapay zeka ile bu model analiz edilebilir ve en uygun öğretim modeli belirlenerek tam öğrenme sağlanabilir. Yapay zekanın her alanda etkin olacağı yeni dünyada, Metodbox, Bahçeşehir Kolejinin yapay zekayı eğitimde kullanma hareketinin önemli bir parçasıdır. Yıllardır uyguladığımız Kişiye Özgü Öğretim Modeli ve mentorluk sistemini, Metodbox ile yapay zekayla buluşturuyoruz. STEM, robotik kodlama, çift dilli eğitim, Kişiye Özgü Öğretim Modeli, Master 6 programlarımızla; Türkiye’de eğitimde gelişimin öncülüğünü yaptığımız çok önemli modeller. Eğitim kurumu olarak yapay zekayı eğitimin her alanında kullanmanın ve buna bir an önce başlamanın gerekliliğini biliyoruz. Türkiye’de yapay zeka okuryazarlığı eğitimiyle öncülüğü devam ettireceğiz.”
Metodbox ile çocukların neye eğilimi varsa ona uygun testlere, çalışmalara ve oyunlara yönlendiren sistem; öğretmenler, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri tarafından kullanılması hedefleniyor.
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Eylül 2019 14:32
Gösterim: 1999
İletişim teknolojileri alanında dünyanın en önemli AR-GE merkezlerinden birini Türkiye’de konumlandıran Huawei, ülkemizdeki üniversiteleri ana paydaşı olarak görerek çok sayıda önemli iş birliğine imza atıyor. Birçok başarılı Türk mühendisin çalıştığı Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, akademik kurumlarla yaptığı ortak çalışmalarla birlikte geleceğin teknolojilerini geliştiriyor.
5G’de Türkiye’nin gururu Prof. Erdal Arıkan ile seminer programları
HUAWEI Türkiye Kampus Ar-Ge Merkezi seminerleri, 5G polar kodları özelindeki çalışmalarıyla adından söz ettiren Prof. Dr. Erdal Arıkan ve Bilkent Üniversitesi'nden Dr. Orhan Arıkan’ın katılımlarıyla düzenlendi. Huawei Türkiye Ar-Ge Direktörü Merkezi Direktörü Hüseyin Hai ve Huawei Kablosuz Ürünler İş Birimi Yöneticisi Dr. Wen Tong’in de katıldığı etkinlikler, üniversite 4. sınıf Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencilerinin yüzde 98'ine ulaşılan iki farklı seminer şeklinde düzenlendi.
Üniversite iş birlikleri
HUAWEI Türkiye Ar-Ge Merkezi, Yeditepe Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi gibi kurumlarla çeşitli iş birlikleri hayata geçirdi.Yeditepe Üniversitesi Kariyer Günleri, Yıldız Teknik Üniversitesi ILTEK Günleri, 9 Eylül Üniversitesi DETECH 2019, Gebze Teknik Üniversitesi GeekDay'19, ODTÜ Buluşma Günleri gibi birçok farklı etkinliğe katılarak öğrencilere destek veren Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi, pek çok staj ve iş başvurusu da topladı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
İletişim teknolojileri alanında dünyanın en önemli AR-GE merkezlerinden birini Türkiye’de konumlandıran Huawei, ülkemizdeki üniversiteleri ana paydaşı olarak görerek çok sayıda önemli iş birliğine imza atıyor. Birçok başarılı Türk mühendisin çalıştığı Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, akademik kurumlarla yaptığı ortak çalışmalarla birlikte geleceğin teknolojilerini geliştiriyor.
5G’de Türkiye’nin gururu Prof. Erdal Arıkan ile seminer programları
HUAWEI Türkiye Kampus Ar-Ge Merkezi seminerleri, 5G polar kodları özelindeki çalışmalarıyla adından söz ettiren Prof. Dr. Erdal Arıkan ve Bilkent Üniversitesi'nden Dr. Orhan Arıkan’ın katılımlarıyla düzenlendi. Huawei Türkiye Ar-Ge Direktörü Merkezi Direktörü Hüseyin Hai ve Huawei Kablosuz Ürünler İş Birimi Yöneticisi Dr. Wen Tong’in de katıldığı etkinlikler, üniversite 4. sınıf Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencilerinin yüzde 98'ine ulaşılan iki farklı seminer şeklinde düzenlendi.
Üniversite iş birlikleri
HUAWEI Türkiye Ar-Ge Merkezi, Yeditepe Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi gibi kurumlarla çeşitli iş birlikleri hayata geçirdi.Yeditepe Üniversitesi Kariyer Günleri, Yıldız Teknik Üniversitesi ILTEK Günleri, 9 Eylül Üniversitesi DETECH 2019, Gebze Teknik Üniversitesi GeekDay'19, ODTÜ Buluşma Günleri gibi birçok farklı etkinliğe katılarak öğrencilere destek veren Huawei Türkiye Ar-Ge merkezi, pek çok staj ve iş başvurusu da topladı.
Son Güncelleme: Çarşamba, 15 May 2019 14:28
Gösterim: 1650
Yeni okul dönemi başlıyor. Ebeveynler bu dönem için de çocuklarına gerekli okul malzemelerini ve kıyafetleri satın aldı, okula güvenli ulaşımları için gerekli hazırlıklarını tamamladı. Ancak, bugünün eğitim sisteminde önemi büyük olan dizüstü bilgisayar ve tablet gibi teknolojik cihazları da yeni eğitim dönemine hazırlamak gerekiyor. Çünkü çocuklar, ödevleri için olduğu kadar sosyal medya ve eğlence için de kullandıkları bu cihazları çok seviyor ve ellerinden bırakmak istemiyorlar.
Kaspersky Lab’in düzenlediği araştırmaya göre; Türkiye’de ebeveynlerin %18’i, çocuklarının internet bağımlısı olmaya başladığını ve internette çok fazla vakit geçirdiğini (son 12 ay içinde) belirtti. Çocuklar, kullanışlı bilgilerin yanı sıra yetişkinlere yönelik içerikler, şiddet, uyuşturucu kullanımı, kendine zarar verme ve hatta intiharla ilgili siteler gibi istenmeyen şeyleri de kolayca bulabiliyor. İşte bu yüzden Kaspersky Lab ebeveynlere çocuklarının internetteki faaliyetlerine özel ilgi göstermelerini tavsiye ediyor.
Türk ebeveynlerin %15’i çocuklarının zararlı yazılımlar veya virüslerle karşılaştığını, %12’si çocuklarının internette uygunsuz ya da yetişkinlere yönelik içerik gördüğünü ve %39’u ise çocuklarının internette görüp yaptıkları üzerinde hiçbir kontrol olmadığını dile getirdi. Buna rağmen çoğu anne baba, çocuklarının cihazlarını güvenli hale getirmeyi kolayca göz ardı ediyor. Türkiye’den ankete katılanların yalnızca %28’i ebeveyn kontrolü yazılımı kullanırken, %15’lik bir kesim ise çocuklarını internetteki tehditlere karşı korumak için hiçbir şey yapmıyor.
Kaspersky Lab uzmanları, çocuklarınızı siber dünyada korumak için şunları tavsiye ediyor:
- Ebeveynler, çocuklarının siber dünyayı keşfetmesine engel olamaz. Ancak, çocukların internetteki faaliyetleri söz konusu olduğunda onların istenmeyen kişilerden, uygunsuz veya zararlı içeriklerden ve zararlı yazılımlar ya da saldırılardan korunduğuna emin olmak büyük önem taşıyor. Ebeveyn kontrolü yazılımları, çocukları internetteki tehlikeli ve istenmeyen bilgilerden korumaya yarayan güçlü birer araç. Örneğin, Kaspersky Safe Kids ile çocuğunuzun yaşına uygun parametreleri kolayca belirleyebilir, cihazları ve internet kullanım sürelerini kontrol edebilir, uygulamaları kısıtlayabilir, uygunsuz içerikleri engelleyebilir, çocukların bağlantı kurduğu kişileri ve hatta konumunu izleyebilirsiniz.
- Çocuklarınızın internette istenmeyen faaliyetler yapmasını engellemenin en iyi yolu ise onlarla konuşmak, onlara doğrusunu öğretmek ve ilgi duydukları alanları, zevklerini ve isteklerini anlamaya çalışmaktır. Anne babalar çocuklarını olası tehlikeler ve riskler hakkında eğitmeli ve internette başlarına gelebilecek farklı durumlar için önemli bilgileri onlarla paylaşmalıdır.
- Çocukların bilgisayar başında ve internette geçirdiği süre için sıkı kurallar belirlemek önemlidir. Anne babalar, bu kuralları belirlemeden önce çocuklarıyla açıkça konuşarak bu sınırların neden önemli olduğunu açıklamalıdır.
- Ayrıca, çocukların internette neler yapıp, neler yapamayacağına dair açık kurallar koymak ve bunların nedenlerini açıklamak da gereklidir. Çocuklar büyüdükçe kurallar gözden geçirilmelidir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Yeni okul dönemi başlıyor. Ebeveynler bu dönem için de çocuklarına gerekli okul malzemelerini ve kıyafetleri satın aldı, okula güvenli ulaşımları için gerekli hazırlıklarını tamamladı. Ancak, bugünün eğitim sisteminde önemi büyük olan dizüstü bilgisayar ve tablet gibi teknolojik cihazları da yeni eğitim dönemine hazırlamak gerekiyor. Çünkü çocuklar, ödevleri için olduğu kadar sosyal medya ve eğlence için de kullandıkları bu cihazları çok seviyor ve ellerinden bırakmak istemiyorlar.
Kaspersky Lab’in düzenlediği araştırmaya göre; Türkiye’de ebeveynlerin %18’i, çocuklarının internet bağımlısı olmaya başladığını ve internette çok fazla vakit geçirdiğini (son 12 ay içinde) belirtti. Çocuklar, kullanışlı bilgilerin yanı sıra yetişkinlere yönelik içerikler, şiddet, uyuşturucu kullanımı, kendine zarar verme ve hatta intiharla ilgili siteler gibi istenmeyen şeyleri de kolayca bulabiliyor. İşte bu yüzden Kaspersky Lab ebeveynlere çocuklarının internetteki faaliyetlerine özel ilgi göstermelerini tavsiye ediyor.
Türk ebeveynlerin %15’i çocuklarının zararlı yazılımlar veya virüslerle karşılaştığını, %12’si çocuklarının internette uygunsuz ya da yetişkinlere yönelik içerik gördüğünü ve %39’u ise çocuklarının internette görüp yaptıkları üzerinde hiçbir kontrol olmadığını dile getirdi. Buna rağmen çoğu anne baba, çocuklarının cihazlarını güvenli hale getirmeyi kolayca göz ardı ediyor. Türkiye’den ankete katılanların yalnızca %28’i ebeveyn kontrolü yazılımı kullanırken, %15’lik bir kesim ise çocuklarını internetteki tehditlere karşı korumak için hiçbir şey yapmıyor.
Kaspersky Lab uzmanları, çocuklarınızı siber dünyada korumak için şunları tavsiye ediyor:
- Ebeveynler, çocuklarının siber dünyayı keşfetmesine engel olamaz. Ancak, çocukların internetteki faaliyetleri söz konusu olduğunda onların istenmeyen kişilerden, uygunsuz veya zararlı içeriklerden ve zararlı yazılımlar ya da saldırılardan korunduğuna emin olmak büyük önem taşıyor. Ebeveyn kontrolü yazılımları, çocukları internetteki tehlikeli ve istenmeyen bilgilerden korumaya yarayan güçlü birer araç. Örneğin, Kaspersky Safe Kids ile çocuğunuzun yaşına uygun parametreleri kolayca belirleyebilir, cihazları ve internet kullanım sürelerini kontrol edebilir, uygulamaları kısıtlayabilir, uygunsuz içerikleri engelleyebilir, çocukların bağlantı kurduğu kişileri ve hatta konumunu izleyebilirsiniz.
- Çocuklarınızın internette istenmeyen faaliyetler yapmasını engellemenin en iyi yolu ise onlarla konuşmak, onlara doğrusunu öğretmek ve ilgi duydukları alanları, zevklerini ve isteklerini anlamaya çalışmaktır. Anne babalar çocuklarını olası tehlikeler ve riskler hakkında eğitmeli ve internette başlarına gelebilecek farklı durumlar için önemli bilgileri onlarla paylaşmalıdır.
- Çocukların bilgisayar başında ve internette geçirdiği süre için sıkı kurallar belirlemek önemlidir. Anne babalar, bu kuralları belirlemeden önce çocuklarıyla açıkça konuşarak bu sınırların neden önemli olduğunu açıklamalıdır.
- Ayrıca, çocukların internette neler yapıp, neler yapamayacağına dair açık kurallar koymak ve bunların nedenlerini açıklamak da gereklidir. Çocuklar büyüdükçe kurallar gözden geçirilmelidir.
Son Güncelleme: Pazartesi, 17 Eylül 2018 13:27
Gösterim: 1794
Z kuşağının büyük bir çoğunluğu günlük yaşantılarında bazı şeylerden kaygı duyduğunu ve bununla başa çıkmak için kimseden tavsiye almaya çalışmadığını itiraf ediyor. Kaspersky Lab, The Mix iş birliğiyle #AndOwningIt kampanyasını başlatarak gençlerin güvensizliklerini aşmalarına yardımcı oluyor ve mutluluğa ulaşmak için sınırlarının olmadığını fark etmelerini sağlıyor.
Kaspersky Lab tarafından hazırlanan yeni bir rapor, Z kuşağının bugüne kadarki en kaygılı kuşak olduğunu ortaya koydu. Gençlerin çoğu hayatlarındaki bazı şeylerden kaygı duyduğunu ve bununla başa çıkmak için profesyonel tavsiye aramadığını itiraf etti. Tüm dünyada güvensizliği güvenliğe dönüştürmeye kararlı olan Kaspersky Lab, dijital gençlik yardım kuruluşu The Mix ile güçlerini birleştirdi. Bu iş birliği ile düzenlenen yeni #AndOwningIt adlı kampanya, tüm dünyada gençlerin güvensizliklerini aşmalarına yardımcı olmayı ve mutluluğa ulaşmak için sınırlarının olmadığını göstermeyi hedefliyor. Hayatları çevrim içi haberler ve sosyal medya ile dolu olan Z kuşağının (yaşları 13 ile 23 arasındaki gençler) neredeyse yarısı; kariyer hedefleri, para, terörizm ve zorbalıktan çok dış görünüşlerinden kaygı duyduğunu dile getirdi.
Yapılan araştırma, bu kaygıların gençlerin sosyal medyaya yaklaşımları da dahil tüm davranışlarını etkileyebileceğini gösterdi. Örneğin, Z kuşağına dahil kişilerin görünümlerini daha mükemmel hale getirmek için uğraştıklarına sıkça rastlanıyor. Çoğu genç, sosyal medya platformlarında paylaşmadan önce mükemmel görüntüyü elde etmek için kendi fotoğraflarını ve videolarını düzenlemeye yaklaşık yarım saat harcıyor.
Araştırmada elde edilen önemli bulgulardan biri de kızların erkeklere göre kendilerini daha güvensiz hissetmesi. Kızlar, erkeklere kıyasla dış görünüşlerinden daha fazla kaygı duyuyor. Dış görünüşle ilgili kaygılar nedeniyle yeme içme alışkanlıklarını (fazla yemek veya yemeyi azaltmak) değiştirdiğini söyleyen kızların sayısı erkeklerin neredeyse iki katı. Sosyal medyadaki vücut geliştirme ve spor içerikleri, genç erkeklere kıyasla kadınların kendilerini daha kötü hissetmesine neden oluyor. Kadınların bir kısmı geçtiğimiz bir yıl içinde sosyal kaygılar nedeniyle bazı buluşmalara gitmediğini belirtiyor.
Z kuşağı için daha önemli olan şey ise kaygılı hissettikleri zaman ne yapacaklarına dair yardım aramamaları. Gençlerin çoğu kaygılarıyla nasıl başa çıkacakları konusunda yardım almak için bir doktora başvurmuyor. Bu yüzden gençler zorluk yaşarken duygularını nasıl kontrol edeceklerinden emin değil.
Kaspersky Lab bunu aşmak için The Mix ile güçlerini birleştirdi. 25 yaş altı gençleri destekleyen bir yardım kurumu olan The Mix ile birlikte Z kuşağının güvensizliklerini aşmasına yardımcı olacak yeni bir kampanya başlatıldı. #AndOwningIt adlı bu kampanya, gençlerin kendilerini güvensiz hissetmesine neden olan şeyleri aşmalarına ve bu güvensizliklerin mutluluğa engel olmadığını fark etmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Neden? Çünkü bir güvensizliği güce dönüştürmenin ilk adımı onu sahiplenmektir.
Kampanya, gençlerin en çok güvensizlik duyduğu konuları gösteren özel tişörtlere desteklenecek. Gençleri güvensizliklerini kabul edip bu konuda konuşmaya başlamaya ikna etmek hedefleniyor. Satılan tişörtlerden elde edilen kâr tamamen The Mix’e gidecek.
The Mix CEO’su Chris Martin şunları söyledi: “Tüm dünyada Z kuşağı mensuplarının karşı karşıya kaldığı sorunlar var fakat gençler duyguları ve akıl sağlıkları ile ilgili konuşmaktan halen utanmaya devam ediyor. Kaygılı hissetmek gençleri yalnızlığa itebilir. Ancak duygularıyla başa çıkmakta zorlanan çok kişi var ve her şey zamanla düzeliyor. Yeni kampanyamız, gençlerin güvensizlikleri nedeniyle geride kalmadıklarını ve sosyal medyanın genellikle saldırgan atmosferinin onlar üzerinde etkisi olmadığını göstermeye yardımcı olacak. Kaspersky Lab ile güçlerimizi birleştirmekten çok memnunuz ve Z kuşağına akıl sağlıkları hakkında daha açık olmaları için yardım etmeye ve kendilerini geliştirmelerine destek olmaya devam edeceğiz. İnsanları, başkalarının eleştirebileceği veya kendilerinin kaygı duyduğu noktalarını sahiplenmeye çağırıyoruz. Kendine güvenen ve başarılı bir birey olmak için sınır yok.”
Kaspersky Lab ve The Mix, Z kuşağı mensuplarını arkadaşlarıyla birlikte sosyal medya üzerindeki #AndOwningIt etiketi ile konuşmalara katılmaya ve desteklerini göstermek için bir tişört satın almaya çağırıyor.
Kaspersky Lab Avrupa Yönetici Direktörü IIijana Vavan: “Kaspersky Lab yıllardır ailelerin ve şirketlerin internet üzerindeki güvensizlikleri ile mücadele edip siber tehditlerden korunmasına yardım ediyor. Şimdi tüm dünyadaki gençlere, diğer hiçbir neslin karşılaşmadığı dijital çağda gelişmeye çalışırken güvensizliklerini güvenliğe dönüştürmeleri ve hayattaki kaygılarını aşmaları için yardım etmek istiyoruz. Kendi kontrollerindeki ve kontrolleri dışındaki durumlar nedeniyle başarılı ve mutlu olamayacaklarından korkuyorlar. Bu kampanya, Z kuşağının bu sınırları sadece kendi içlerinde oluşturduğunu ve bu güvensizlikleri aşıp sahiplenmenin kendi ellerinde olduğunu fark etmesine yardımcı oluyor.” şeklinde konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Z kuşağının büyük bir çoğunluğu günlük yaşantılarında bazı şeylerden kaygı duyduğunu ve bununla başa çıkmak için kimseden tavsiye almaya çalışmadığını itiraf ediyor. Kaspersky Lab, The Mix iş birliğiyle #AndOwningIt kampanyasını başlatarak gençlerin güvensizliklerini aşmalarına yardımcı oluyor ve mutluluğa ulaşmak için sınırlarının olmadığını fark etmelerini sağlıyor.
Kaspersky Lab tarafından hazırlanan yeni bir rapor, Z kuşağının bugüne kadarki en kaygılı kuşak olduğunu ortaya koydu. Gençlerin çoğu hayatlarındaki bazı şeylerden kaygı duyduğunu ve bununla başa çıkmak için profesyonel tavsiye aramadığını itiraf etti. Tüm dünyada güvensizliği güvenliğe dönüştürmeye kararlı olan Kaspersky Lab, dijital gençlik yardım kuruluşu The Mix ile güçlerini birleştirdi. Bu iş birliği ile düzenlenen yeni #AndOwningIt adlı kampanya, tüm dünyada gençlerin güvensizliklerini aşmalarına yardımcı olmayı ve mutluluğa ulaşmak için sınırlarının olmadığını göstermeyi hedefliyor. Hayatları çevrim içi haberler ve sosyal medya ile dolu olan Z kuşağının (yaşları 13 ile 23 arasındaki gençler) neredeyse yarısı; kariyer hedefleri, para, terörizm ve zorbalıktan çok dış görünüşlerinden kaygı duyduğunu dile getirdi.
Yapılan araştırma, bu kaygıların gençlerin sosyal medyaya yaklaşımları da dahil tüm davranışlarını etkileyebileceğini gösterdi. Örneğin, Z kuşağına dahil kişilerin görünümlerini daha mükemmel hale getirmek için uğraştıklarına sıkça rastlanıyor. Çoğu genç, sosyal medya platformlarında paylaşmadan önce mükemmel görüntüyü elde etmek için kendi fotoğraflarını ve videolarını düzenlemeye yaklaşık yarım saat harcıyor.
Araştırmada elde edilen önemli bulgulardan biri de kızların erkeklere göre kendilerini daha güvensiz hissetmesi. Kızlar, erkeklere kıyasla dış görünüşlerinden daha fazla kaygı duyuyor. Dış görünüşle ilgili kaygılar nedeniyle yeme içme alışkanlıklarını (fazla yemek veya yemeyi azaltmak) değiştirdiğini söyleyen kızların sayısı erkeklerin neredeyse iki katı. Sosyal medyadaki vücut geliştirme ve spor içerikleri, genç erkeklere kıyasla kadınların kendilerini daha kötü hissetmesine neden oluyor. Kadınların bir kısmı geçtiğimiz bir yıl içinde sosyal kaygılar nedeniyle bazı buluşmalara gitmediğini belirtiyor.
Z kuşağı için daha önemli olan şey ise kaygılı hissettikleri zaman ne yapacaklarına dair yardım aramamaları. Gençlerin çoğu kaygılarıyla nasıl başa çıkacakları konusunda yardım almak için bir doktora başvurmuyor. Bu yüzden gençler zorluk yaşarken duygularını nasıl kontrol edeceklerinden emin değil.
Kaspersky Lab bunu aşmak için The Mix ile güçlerini birleştirdi. 25 yaş altı gençleri destekleyen bir yardım kurumu olan The Mix ile birlikte Z kuşağının güvensizliklerini aşmasına yardımcı olacak yeni bir kampanya başlatıldı. #AndOwningIt adlı bu kampanya, gençlerin kendilerini güvensiz hissetmesine neden olan şeyleri aşmalarına ve bu güvensizliklerin mutluluğa engel olmadığını fark etmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Neden? Çünkü bir güvensizliği güce dönüştürmenin ilk adımı onu sahiplenmektir.
Kampanya, gençlerin en çok güvensizlik duyduğu konuları gösteren özel tişörtlere desteklenecek. Gençleri güvensizliklerini kabul edip bu konuda konuşmaya başlamaya ikna etmek hedefleniyor. Satılan tişörtlerden elde edilen kâr tamamen The Mix’e gidecek.
The Mix CEO’su Chris Martin şunları söyledi: “Tüm dünyada Z kuşağı mensuplarının karşı karşıya kaldığı sorunlar var fakat gençler duyguları ve akıl sağlıkları ile ilgili konuşmaktan halen utanmaya devam ediyor. Kaygılı hissetmek gençleri yalnızlığa itebilir. Ancak duygularıyla başa çıkmakta zorlanan çok kişi var ve her şey zamanla düzeliyor. Yeni kampanyamız, gençlerin güvensizlikleri nedeniyle geride kalmadıklarını ve sosyal medyanın genellikle saldırgan atmosferinin onlar üzerinde etkisi olmadığını göstermeye yardımcı olacak. Kaspersky Lab ile güçlerimizi birleştirmekten çok memnunuz ve Z kuşağına akıl sağlıkları hakkında daha açık olmaları için yardım etmeye ve kendilerini geliştirmelerine destek olmaya devam edeceğiz. İnsanları, başkalarının eleştirebileceği veya kendilerinin kaygı duyduğu noktalarını sahiplenmeye çağırıyoruz. Kendine güvenen ve başarılı bir birey olmak için sınır yok.”
Kaspersky Lab ve The Mix, Z kuşağı mensuplarını arkadaşlarıyla birlikte sosyal medya üzerindeki #AndOwningIt etiketi ile konuşmalara katılmaya ve desteklerini göstermek için bir tişört satın almaya çağırıyor.
Kaspersky Lab Avrupa Yönetici Direktörü IIijana Vavan: “Kaspersky Lab yıllardır ailelerin ve şirketlerin internet üzerindeki güvensizlikleri ile mücadele edip siber tehditlerden korunmasına yardım ediyor. Şimdi tüm dünyadaki gençlere, diğer hiçbir neslin karşılaşmadığı dijital çağda gelişmeye çalışırken güvensizliklerini güvenliğe dönüştürmeleri ve hayattaki kaygılarını aşmaları için yardım etmek istiyoruz. Kendi kontrollerindeki ve kontrolleri dışındaki durumlar nedeniyle başarılı ve mutlu olamayacaklarından korkuyorlar. Bu kampanya, Z kuşağının bu sınırları sadece kendi içlerinde oluşturduğunu ve bu güvensizlikleri aşıp sahiplenmenin kendi ellerinde olduğunu fark etmesine yardımcı oluyor.” şeklinde konuştu.
Son Güncelleme: Pazar, 10 Şubat 2019 14:57
Gösterim: 1751
Kaspersky Lab’in çocuk koruma özelliklerine sahip çözümleri ve modüllerinden elde ettiği istatistiklere dayanan en son raporu, çocukların internette neler yaptığını ve onları korumanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, son aylarda yapılan aramaların %17’sini video içeriklerin oluşturduğu belirlendi. Bu aramalar sonucunda izlenen çoğu video zararsız olsa da çocukların yanlışlıkla uygun olmayan içeriklerle de karşılaşma ihtimali bulunuyor.
Hazırlanan raporda, Kaspersky Lab’in için Ebeveyn Kontrolü modülü etkin amiral gemisi tüketici çözümlerinin Windows ve Mac sürümleri ile Windows, Mac, iOS ve Android cihazlar için ayrı bir hizmet olan Kaspersky Safe Kids’ten alınan istatistikler derlendi.
Örneğin raporda, en popüler on dilde* son 6 ay içinde yapılan arama sonuçları sunuldu. Elde edilen verilerde; video içerikleri, yayın servisleri, video yayıncıları, diziler ve filmlerle ilgili tüm taleplerin dahil olduğu video ve ses kategorisinin çocuklar tarafından en çok aranan (toplam taleplerin %17’si) kategori olduğu görüldü. İkinci ve üçünü sıralarda ise sırasıyla çeviri (%14) ve iletişim (%10) siteleri yer aldı. Oyunlar ise ilginç bir şekilde toplam aramaların %9’unu oluşturarak dördüncü sırada kaldı.
Aramalar arasında net bir dil farkı olduğu da görüldü. Örneğin video ve müzik siteleri genellikle İngilizce olarak arandı. Bu da filmler, TV dizileri ve müzik gruplarının büyük bir çoğunluğunun adının İngilizce olmasıyla açıklanabilir. İspanyolca konuşan çocuklar çeviri sitelerine daha çok ilgi gösterirken, iletişim hizmetlerine yönelik aramaların büyük kısmı Rusça yapıldı. Çince konuşan çocuklar ise diğer tüm ülkelere göre eğitim hizmetlerini en çok arayanlar oldu. Fransızca konuşan çocuklar ise spor ve oyun web sitelerini daha çok aradı. Almanca konuşanlar arasında “alışveriş” kategorisindeki aramalar ilk sırada yer aldı. Porno ile ilgili en çok arama Arapça yapılırken, anime ile ilgili aramalarda ise Japonca lider oldu.
Kaspersky Lab Web İçerik Analizi Uzmanı Anna Larkina, “Farklı ülkelerdeki çocuklar farklı şeylere ilgi gösteriyor ve internette farklı davranışlar sergiliyor. Ancak tümünün zararlı olma potansiyeli olan içeriklerden korunması gerekiyor. Çizgi film arayan bir çocuk yanlışlıkla bir porno içeriği açabiliyor. Masum videolar ararken bir anda şiddet içerikli web sitelerine rastlayabiliyorlar. Her iki durum da çocukların duyarlı ve hassas zihinlerine uzun vadeli etki edebilir.” dedi.
Raporda arama sonuçlarının analizinin yanı sıra son 12 ayda çocukların ziyaret ettiği veya ziyaret etmeyi denediği, potansiyel zararlı içeriklere sahip siteler de incelendi. İçerikler 14 farklı kategoride değerlendirildi.** Elde edilen verilere göre iletişim siteleri (sosyal medya, mesajlaşma veya e-posta), ebeveyn kontrolü bulunan bilgisayarlar tarafından en çok ziyaret edilen siteler oldu. Son 12 ayda Türkiye’deki kullanıcılar bu siteleri %71,15 oranında tercih etti. Ancak bu oran, çocukların internetteki faaliyetlerinde mobil cihazları daha fazla kullanmasıyla her yıl azalıyor. Bu kullanıcılar arasında Türkiye’de en popüler ikinci kategori ise “yazılım, ses ve video” oldu (%16,99). Bu tür içeriklere sahip web siteleri geçtiğimiz yıldan bu yana çok daha popüler hale geldi. Bir yıl önce bu kategori dünya genelinde %6 ile beşinci sıradaydı. Türkiye’de üçüncü sırada ise e-ticaret siteleri (%4,15) yer aldı.
Mobile geçiş eğiliminin oyun sitelerini de etkilediği görüldü. Bu tür siteler %2,72’lik oranla dördüncü sırada kaldı. Çocuklar mobil oyunları bilgisayar oyunlarına tercih etmeye devam ettikçe bu kategorinin popülerliği de önümüzdeki ay ve yıllarda daha da azalacak.
Anna Larkina konu hakkında şunları söyledi: “İnternette ne yapıyor olurlarsa olsunlar, ebeveynlerin çocukların dijital faaliyetlerini izlemeleri önem taşıyor. Dikkat göstermek ve rahatsız etmek arasında büyük bir fark var. Çocuklarınıza güvenip internette nasıl güvenli davranacaklarını öğretmek önemli olsa da iyi tavsiyeler ekrana beklenmedik şeylerin çıkmasını her zaman engelleyemiyor. Bu nedenle, çocuklarınızın internette zararlı yerine olumlu deneyimler yaşamasını sağlamak için gelişmiş güvenlik çözümleri kullanmak gerekiyor.”
Kaspersky Total Security ve Kaspersky Internet Security çözümlerinde Ebeveyn Kontrolü modülü bulunuyor. Bu modül, ebeveynlerin çocuklarını internetteki tehditlere karşı korumasına ve uygunsuz içeriklere sahip siteleri veya uygulamaları engellemesine yardımcı oluyor. Kaspersky Safe Kids çözümü ise çocukların mobil cihazlar da dahil olmak üzere tüm cihazlarla internette neler yaptığını, gördüğünü ve aradığını takip etmeyi sağlıyor. Çözüm ayrıca çocukların internette güvenli bir şekilde gezinmesi için yararlı tavsiyeler veriyor.
*Kaspersky Safe Kids’teki bu diller şunlardır: İngilizce, Almanca, Rusça, Portekizce, Arapça, Japonca, Çince, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca. Arama motorları şunları kapsayan farklı kategorilere sahiptir: Pornografi, erotizm; Kürtaj; Dini hareketler ve tarikatlar; Silahlar; Uyuşturucular; Alkol; Tütün; Şiddet; Aşırılık, ırkçılık; Kendine zarar verme, intihar ve Kumar.
**Kaspersky Lab çözümlerindeki Ebeveyn Kontrolü ile engellenebilen 14 web sitesi kategorisi şunlardır: Yetişkinlere yönelik içerik; Alkol, tütün, uyuşturucu; Bilgisayar oyunları; E-ticaret; Argo dil; Kumar, piyango, çekilişler; HTTP sorgu yönlendirme; İnternet iletişim medyası; İş arama; Haber medyası; Din, dini kurumlar; Yazılım, ses, video; Şiddet ve Silahlar, patlayıcılar, piroteknik.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Kaspersky Lab’in çocuk koruma özelliklerine sahip çözümleri ve modüllerinden elde ettiği istatistiklere dayanan en son raporu, çocukların internette neler yaptığını ve onları korumanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, son aylarda yapılan aramaların %17’sini video içeriklerin oluşturduğu belirlendi. Bu aramalar sonucunda izlenen çoğu video zararsız olsa da çocukların yanlışlıkla uygun olmayan içeriklerle de karşılaşma ihtimali bulunuyor.
Hazırlanan raporda, Kaspersky Lab’in için Ebeveyn Kontrolü modülü etkin amiral gemisi tüketici çözümlerinin Windows ve Mac sürümleri ile Windows, Mac, iOS ve Android cihazlar için ayrı bir hizmet olan Kaspersky Safe Kids’ten alınan istatistikler derlendi.
Örneğin raporda, en popüler on dilde* son 6 ay içinde yapılan arama sonuçları sunuldu. Elde edilen verilerde; video içerikleri, yayın servisleri, video yayıncıları, diziler ve filmlerle ilgili tüm taleplerin dahil olduğu video ve ses kategorisinin çocuklar tarafından en çok aranan (toplam taleplerin %17’si) kategori olduğu görüldü. İkinci ve üçünü sıralarda ise sırasıyla çeviri (%14) ve iletişim (%10) siteleri yer aldı. Oyunlar ise ilginç bir şekilde toplam aramaların %9’unu oluşturarak dördüncü sırada kaldı.
Aramalar arasında net bir dil farkı olduğu da görüldü. Örneğin video ve müzik siteleri genellikle İngilizce olarak arandı. Bu da filmler, TV dizileri ve müzik gruplarının büyük bir çoğunluğunun adının İngilizce olmasıyla açıklanabilir. İspanyolca konuşan çocuklar çeviri sitelerine daha çok ilgi gösterirken, iletişim hizmetlerine yönelik aramaların büyük kısmı Rusça yapıldı. Çince konuşan çocuklar ise diğer tüm ülkelere göre eğitim hizmetlerini en çok arayanlar oldu. Fransızca konuşan çocuklar ise spor ve oyun web sitelerini daha çok aradı. Almanca konuşanlar arasında “alışveriş” kategorisindeki aramalar ilk sırada yer aldı. Porno ile ilgili en çok arama Arapça yapılırken, anime ile ilgili aramalarda ise Japonca lider oldu.
Kaspersky Lab Web İçerik Analizi Uzmanı Anna Larkina, “Farklı ülkelerdeki çocuklar farklı şeylere ilgi gösteriyor ve internette farklı davranışlar sergiliyor. Ancak tümünün zararlı olma potansiyeli olan içeriklerden korunması gerekiyor. Çizgi film arayan bir çocuk yanlışlıkla bir porno içeriği açabiliyor. Masum videolar ararken bir anda şiddet içerikli web sitelerine rastlayabiliyorlar. Her iki durum da çocukların duyarlı ve hassas zihinlerine uzun vadeli etki edebilir.” dedi.
Raporda arama sonuçlarının analizinin yanı sıra son 12 ayda çocukların ziyaret ettiği veya ziyaret etmeyi denediği, potansiyel zararlı içeriklere sahip siteler de incelendi. İçerikler 14 farklı kategoride değerlendirildi.** Elde edilen verilere göre iletişim siteleri (sosyal medya, mesajlaşma veya e-posta), ebeveyn kontrolü bulunan bilgisayarlar tarafından en çok ziyaret edilen siteler oldu. Son 12 ayda Türkiye’deki kullanıcılar bu siteleri %71,15 oranında tercih etti. Ancak bu oran, çocukların internetteki faaliyetlerinde mobil cihazları daha fazla kullanmasıyla her yıl azalıyor. Bu kullanıcılar arasında Türkiye’de en popüler ikinci kategori ise “yazılım, ses ve video” oldu (%16,99). Bu tür içeriklere sahip web siteleri geçtiğimiz yıldan bu yana çok daha popüler hale geldi. Bir yıl önce bu kategori dünya genelinde %6 ile beşinci sıradaydı. Türkiye’de üçüncü sırada ise e-ticaret siteleri (%4,15) yer aldı.
Mobile geçiş eğiliminin oyun sitelerini de etkilediği görüldü. Bu tür siteler %2,72’lik oranla dördüncü sırada kaldı. Çocuklar mobil oyunları bilgisayar oyunlarına tercih etmeye devam ettikçe bu kategorinin popülerliği de önümüzdeki ay ve yıllarda daha da azalacak.
Anna Larkina konu hakkında şunları söyledi: “İnternette ne yapıyor olurlarsa olsunlar, ebeveynlerin çocukların dijital faaliyetlerini izlemeleri önem taşıyor. Dikkat göstermek ve rahatsız etmek arasında büyük bir fark var. Çocuklarınıza güvenip internette nasıl güvenli davranacaklarını öğretmek önemli olsa da iyi tavsiyeler ekrana beklenmedik şeylerin çıkmasını her zaman engelleyemiyor. Bu nedenle, çocuklarınızın internette zararlı yerine olumlu deneyimler yaşamasını sağlamak için gelişmiş güvenlik çözümleri kullanmak gerekiyor.”
Kaspersky Total Security ve Kaspersky Internet Security çözümlerinde Ebeveyn Kontrolü modülü bulunuyor. Bu modül, ebeveynlerin çocuklarını internetteki tehditlere karşı korumasına ve uygunsuz içeriklere sahip siteleri veya uygulamaları engellemesine yardımcı oluyor. Kaspersky Safe Kids çözümü ise çocukların mobil cihazlar da dahil olmak üzere tüm cihazlarla internette neler yaptığını, gördüğünü ve aradığını takip etmeyi sağlıyor. Çözüm ayrıca çocukların internette güvenli bir şekilde gezinmesi için yararlı tavsiyeler veriyor.
*Kaspersky Safe Kids’teki bu diller şunlardır: İngilizce, Almanca, Rusça, Portekizce, Arapça, Japonca, Çince, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca. Arama motorları şunları kapsayan farklı kategorilere sahiptir: Pornografi, erotizm; Kürtaj; Dini hareketler ve tarikatlar; Silahlar; Uyuşturucular; Alkol; Tütün; Şiddet; Aşırılık, ırkçılık; Kendine zarar verme, intihar ve Kumar.
**Kaspersky Lab çözümlerindeki Ebeveyn Kontrolü ile engellenebilen 14 web sitesi kategorisi şunlardır: Yetişkinlere yönelik içerik; Alkol, tütün, uyuşturucu; Bilgisayar oyunları; E-ticaret; Argo dil; Kumar, piyango, çekilişler; HTTP sorgu yönlendirme; İnternet iletişim medyası; İş arama; Haber medyası; Din, dini kurumlar; Yazılım, ses, video; Şiddet ve Silahlar, patlayıcılar, piroteknik.
Son Güncelleme: Cuma, 06 Temmuz 2018 13:48
Gösterim: 2483

