Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Çocuk Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Mücahit Öztürk, ailelerin çocuklara, ağlamaması için akıllı teknolojik cihazlar verdiğini, bunun çocuklarda sosyal ve dilsel gelişimini engellediğini söyledi.
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı ve Çocuk Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Mücahit Öztürk, ailelerin çocuklara, ağlamaması için cep telefonu ve akıllı teknolojik cihazlar verdiğini, bunun çocuklarda sosyal ve dilsel gelişimini engellediğini söyledi. Öztürk, aileler tarafından çocuklara erken yaşta verilen cep telefonu ve akıllı cihazların adeta "susturucu" amaçlı kullanıldığını ifade etti.
Çocuğunuzun gelişimi için akıllı cihazlardan uzak tutun
Ağlayan çocukları susturmak için onlara akıllı cihaz vermenin, televizyondan müzik dinletmenin veya görüntü izletmenin yanlış olduğunu belirten Öztürk, "Bu durumda daha bebeklik döneminden itibaren 1,5-2 yaşında bir çocuk ekranla karşılaşmış oluyor. Çocuklar ekranlarda sadece görüntüleri algılar ve o görüntülerle müziği birleştirir. Bu senkronizasyon küçük yaştaki çocuklarda sosyal ve dilsel gelişimini engeller" diye konuştu.
Çocukların akıllı cihazlar başta olmak üzere bütün ekranlardan korunması gerektiğini vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti: "Küçük yaşta, erken dönemde ekranla karşılaşan ve ekrana bağlı olan çocuklarda sosyal gelişim bozuklukları hem de dil gelişim bozuklukları olur ki bu çok önemli bir şeydir. O nedenle çocukların özelikle 4-5 yaşına kadar bu anlamda mutlaka korunmaları gerekir."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Çocuk Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Mücahit Öztürk, ailelerin çocuklara, ağlamaması için akıllı teknolojik cihazlar verdiğini, bunun çocuklarda sosyal ve dilsel gelişimini engellediğini söyledi.
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı ve Çocuk Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Mücahit Öztürk, ailelerin çocuklara, ağlamaması için cep telefonu ve akıllı teknolojik cihazlar verdiğini, bunun çocuklarda sosyal ve dilsel gelişimini engellediğini söyledi. Öztürk, aileler tarafından çocuklara erken yaşta verilen cep telefonu ve akıllı cihazların adeta "susturucu" amaçlı kullanıldığını ifade etti.
Çocuğunuzun gelişimi için akıllı cihazlardan uzak tutun
Ağlayan çocukları susturmak için onlara akıllı cihaz vermenin, televizyondan müzik dinletmenin veya görüntü izletmenin yanlış olduğunu belirten Öztürk, "Bu durumda daha bebeklik döneminden itibaren 1,5-2 yaşında bir çocuk ekranla karşılaşmış oluyor. Çocuklar ekranlarda sadece görüntüleri algılar ve o görüntülerle müziği birleştirir. Bu senkronizasyon küçük yaştaki çocuklarda sosyal ve dilsel gelişimini engeller" diye konuştu.
Çocukların akıllı cihazlar başta olmak üzere bütün ekranlardan korunması gerektiğini vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti: "Küçük yaşta, erken dönemde ekranla karşılaşan ve ekrana bağlı olan çocuklarda sosyal gelişim bozuklukları hem de dil gelişim bozuklukları olur ki bu çok önemli bir şeydir. O nedenle çocukların özelikle 4-5 yaşına kadar bu anlamda mutlaka korunmaları gerekir."
Son Güncelleme: Pazartesi, 18 Ocak 2016 13:53
Gösterim: 2118
Okulların yarıyıl tatiline girmesiyle birlikte birçok çocuk soluğu internet ve bilgisayarın başında alıyor. Peki, çocukların teknolojiyi ve özellikle de interneti verimli ve güvenli bir şekilde kullanabilmesi için ailelerin neler yapması gerekiyor?
Günümüzde 12-17 yaş arasındaki çocukların yüzde 93’ü çevrimiçi durumda. Bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletlerle birlikte internetin çocuklarımıza sayısız faydası olmakla birlikte kullanım sırasında dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar da mevcut. Özellikle okulların tatile girdiği dönemlerde evlerdeki ya da internet kafelerdeki bilgisayarları kullanan çocukların sayısı büyük oranda artıyor. Çocuklarımızın teknolojinin nimetlerinden en fazla faydayı sağlayabilmesi için ailelerin dikkat etmesi gereken bazı nemli noktalar bulunuyor. İnternet ve veri güvenliğinde 26 yıllık tecrübesiyle küresel çözüm sağlayıcı Trend Micro, tüm ailelere çocuklarının kaliteli bir dijital yaşam sürdürebilmesi için gerekli olan püf noktalarını açıklıyor.
Açık bir iletişim geliştirin
Çocuklara her şeyin sebebini açıklayın. Çocuklar bir şeyin kötü olduğunu, bir şeyi yapmamaları gerektiğini bilirler. Bilmedikleri, bunun neden kötü olduğu, bunu neden yapmamaları gerektiğidir. Onları “Çünkü” kelimesiyle başlayan açıklamalara alıştırın. Çocuğunuz yanlışlıkla görülmemesi gereken bir içeriğe ulaştığında, onu bununla ilgili bilgilendirin ve ona verebileceği zararları mantıklı bir şekilde anlatın.
Mahremiyet ve başkalarının haklarına saygıyı öğretin
Çocukların mahremiyet algısı yoktur. İnternetteki tuzaklara düşmesinin en önemli nedeni de, internette hangi bilgileri paylaşacaklarını bilmemeleridir. Yüz yüze konuşulan her şeyin online ortamda da söyleyebileceğini düşünürler. Onları internette gerçek hayatta tanıdığı kişileri arkadaş olarak eklemesi yönünde motive edin. İnternette özellikle tanımadıkları kişilerle bilgi alışverişinde bulunmamaları, kendileri ve aileleriyle ilgili özel paylaşım yapmamaları gerektiğini anlatın. İnternetteki diğer kişilerin mahremiyetine saygılı olmalarını öğütleyin. Ödevlerinde kullandıkları görsel ve bilgilerin kaynağını belirterek başkalarının haklarına saygılı olması gerektiğini anlatın.
Henüz fikren hazır olmadıkları içeriklere bakmamaları gerektiğini söyleyin
İnternette şiddet, cinsellik, alkol ve uyuşturucu maddeler başta olmak üzere online ortamda müdahale edilebilecek çok fazla kategori mevcut. Çocuklarınızın yaşlarına uygun ve anlayabilecekleri bilgilere erişimlerine izin verin. Çocukları en çok etkileyen şey fikren henüz hazır olmadıkları bir içerikle karşılaşmalarıdır.
Yasaklamayın ama sınırları belirleyin
Yasaklar her zaman çok çekicidir. Çocuklar her zaman kendilerine söylenenin tam tersini yapmaya çalışır. Bu nedenle onları negatif bildirimlerle değil, olumlu mesaj ve bilgilerle, pozitif yönde teşvik edin. Onlara yasaklar koymayın, internetin kendilerine sağladığı kolaylıkları ve internetten ne şekilde doğru ve etkin yararlanabileceklerini gösterin. Çocuklarınıza ziyaret edebilecekleri ve edemeyecekleri siteleri öğretin. Bazı sitelere girmenin neden uygunsuz olduğunu anlatın. Çocuklarınızın sevdiği zararsız siteleri yer imlerine kaydederek dikkatlerini o yöne kaydırın.
Alternatifler üretin
Çocukların aklında “Bu siteyi ziyaret etmeyeceksem ya da bu uygulamayı kullanmayacaksam, bunun yerine neyi kullanabilirim?” sorusu vardır. Alternatifler yaratarak çocukların merak duygusunu dizginleyip, onları doğru kaynaklara yönlendirebilirsiniz. Görmemeleri gereken bir içerikle ilgili internet sitesini doğrudan yasaklamak yerine, onları farklı alternatiflere, doğru ve kendileri için uygun sitelere yönlendirin.
Mobil uygulamalarla ilgili bilinçlendirin
Birçok kullanıcı, mobil dünyadaki tehlikelerin halen bilincinde değil. Tehlikenin sadece mobil olmayan dünyada, masaüstü ve dizüstü bilgisayarda olduğunu düşünüyor, cep telefonunu sürekli yanında taşıdığı için güvenli ve kontrol altında olduğunu sanıyor. Oysa bugün dünyada 2,7 milyon mobil zararlı ve yüksek riskli uygulama bulunuyor. Bu tehlikelere karşı çocuklara mobil cihazlarını nasıl güvenli bir şekilde kullanacaklarını öğretin. Mobil uygulamaların kullanıcı izinlerini kontrol ederek ve mobil veri güvenliği yazılımı kullanarak veri sızıntısı olmasına engel olun. Bunun yanında örneğin Temple Run, Candy Crush gibi popüler mobil oyun ve uygulamaların taklitlerine karşı dikkatli olun.
Gizlilik ayarlarını kontrol edin
Çocuğunuzun internette ne kadar kişisel bilgi paylaştığını görmek için sosyal ağlardaki profillerini ve bu bilgilerin açık ortamda ne kadar görünebilir olduğunu gizlilik ayarları kısmından kontrol edin. Gizlilik kontrol yazılımlarıyla sosyal ağlar üzerindeki gizlilik ayarlarını takip ederek ne kadar kişisel bilgi paylaştığını kontrol edin.
Veri güvenliği programları ve ebeveyn kontrol mekanizması kullanın
Çocuğunuzun kullandığı cihazın güvenli olduğundan, güvenilir güvenlik ve antivirüs yazılımları kullandığınızdan emin olun. Bunu internete bağlanabilen her cihaz için yapın. Birçok web tarayıcısı, kendi içinde hazır gelen filtreleme sistemine sahiptir. Bu filtreleri aktif hale getirerek çocuğunuzun girdiği sitelerin uygun yaş aralığına hitap ettiğinden emin olun. Ayrıca ebeveynler için web trafiği izleme yazılımları kullanın. Bu sayede çocuğunuzun girdiği sitelerdeki ve kullandığı cihazlarda gerçekleşen aktivitelerini gözlemleme şansı elde edebilirsiniz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Okulların yarıyıl tatiline girmesiyle birlikte birçok çocuk soluğu internet ve bilgisayarın başında alıyor. Peki, çocukların teknolojiyi ve özellikle de interneti verimli ve güvenli bir şekilde kullanabilmesi için ailelerin neler yapması gerekiyor?
Günümüzde 12-17 yaş arasındaki çocukların yüzde 93’ü çevrimiçi durumda. Bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletlerle birlikte internetin çocuklarımıza sayısız faydası olmakla birlikte kullanım sırasında dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar da mevcut. Özellikle okulların tatile girdiği dönemlerde evlerdeki ya da internet kafelerdeki bilgisayarları kullanan çocukların sayısı büyük oranda artıyor. Çocuklarımızın teknolojinin nimetlerinden en fazla faydayı sağlayabilmesi için ailelerin dikkat etmesi gereken bazı nemli noktalar bulunuyor. İnternet ve veri güvenliğinde 26 yıllık tecrübesiyle küresel çözüm sağlayıcı Trend Micro, tüm ailelere çocuklarının kaliteli bir dijital yaşam sürdürebilmesi için gerekli olan püf noktalarını açıklıyor.
Açık bir iletişim geliştirin
Çocuklara her şeyin sebebini açıklayın. Çocuklar bir şeyin kötü olduğunu, bir şeyi yapmamaları gerektiğini bilirler. Bilmedikleri, bunun neden kötü olduğu, bunu neden yapmamaları gerektiğidir. Onları “Çünkü” kelimesiyle başlayan açıklamalara alıştırın. Çocuğunuz yanlışlıkla görülmemesi gereken bir içeriğe ulaştığında, onu bununla ilgili bilgilendirin ve ona verebileceği zararları mantıklı bir şekilde anlatın.
Mahremiyet ve başkalarının haklarına saygıyı öğretin
Çocukların mahremiyet algısı yoktur. İnternetteki tuzaklara düşmesinin en önemli nedeni de, internette hangi bilgileri paylaşacaklarını bilmemeleridir. Yüz yüze konuşulan her şeyin online ortamda da söyleyebileceğini düşünürler. Onları internette gerçek hayatta tanıdığı kişileri arkadaş olarak eklemesi yönünde motive edin. İnternette özellikle tanımadıkları kişilerle bilgi alışverişinde bulunmamaları, kendileri ve aileleriyle ilgili özel paylaşım yapmamaları gerektiğini anlatın. İnternetteki diğer kişilerin mahremiyetine saygılı olmalarını öğütleyin. Ödevlerinde kullandıkları görsel ve bilgilerin kaynağını belirterek başkalarının haklarına saygılı olması gerektiğini anlatın.
Henüz fikren hazır olmadıkları içeriklere bakmamaları gerektiğini söyleyin
İnternette şiddet, cinsellik, alkol ve uyuşturucu maddeler başta olmak üzere online ortamda müdahale edilebilecek çok fazla kategori mevcut. Çocuklarınızın yaşlarına uygun ve anlayabilecekleri bilgilere erişimlerine izin verin. Çocukları en çok etkileyen şey fikren henüz hazır olmadıkları bir içerikle karşılaşmalarıdır.
Yasaklamayın ama sınırları belirleyin
Yasaklar her zaman çok çekicidir. Çocuklar her zaman kendilerine söylenenin tam tersini yapmaya çalışır. Bu nedenle onları negatif bildirimlerle değil, olumlu mesaj ve bilgilerle, pozitif yönde teşvik edin. Onlara yasaklar koymayın, internetin kendilerine sağladığı kolaylıkları ve internetten ne şekilde doğru ve etkin yararlanabileceklerini gösterin. Çocuklarınıza ziyaret edebilecekleri ve edemeyecekleri siteleri öğretin. Bazı sitelere girmenin neden uygunsuz olduğunu anlatın. Çocuklarınızın sevdiği zararsız siteleri yer imlerine kaydederek dikkatlerini o yöne kaydırın.
Alternatifler üretin
Çocukların aklında “Bu siteyi ziyaret etmeyeceksem ya da bu uygulamayı kullanmayacaksam, bunun yerine neyi kullanabilirim?” sorusu vardır. Alternatifler yaratarak çocukların merak duygusunu dizginleyip, onları doğru kaynaklara yönlendirebilirsiniz. Görmemeleri gereken bir içerikle ilgili internet sitesini doğrudan yasaklamak yerine, onları farklı alternatiflere, doğru ve kendileri için uygun sitelere yönlendirin.
Mobil uygulamalarla ilgili bilinçlendirin
Birçok kullanıcı, mobil dünyadaki tehlikelerin halen bilincinde değil. Tehlikenin sadece mobil olmayan dünyada, masaüstü ve dizüstü bilgisayarda olduğunu düşünüyor, cep telefonunu sürekli yanında taşıdığı için güvenli ve kontrol altında olduğunu sanıyor. Oysa bugün dünyada 2,7 milyon mobil zararlı ve yüksek riskli uygulama bulunuyor. Bu tehlikelere karşı çocuklara mobil cihazlarını nasıl güvenli bir şekilde kullanacaklarını öğretin. Mobil uygulamaların kullanıcı izinlerini kontrol ederek ve mobil veri güvenliği yazılımı kullanarak veri sızıntısı olmasına engel olun. Bunun yanında örneğin Temple Run, Candy Crush gibi popüler mobil oyun ve uygulamaların taklitlerine karşı dikkatli olun.
Gizlilik ayarlarını kontrol edin
Çocuğunuzun internette ne kadar kişisel bilgi paylaştığını görmek için sosyal ağlardaki profillerini ve bu bilgilerin açık ortamda ne kadar görünebilir olduğunu gizlilik ayarları kısmından kontrol edin. Gizlilik kontrol yazılımlarıyla sosyal ağlar üzerindeki gizlilik ayarlarını takip ederek ne kadar kişisel bilgi paylaştığını kontrol edin.
Veri güvenliği programları ve ebeveyn kontrol mekanizması kullanın
Çocuğunuzun kullandığı cihazın güvenli olduğundan, güvenilir güvenlik ve antivirüs yazılımları kullandığınızdan emin olun. Bunu internete bağlanabilen her cihaz için yapın. Birçok web tarayıcısı, kendi içinde hazır gelen filtreleme sistemine sahiptir. Bu filtreleri aktif hale getirerek çocuğunuzun girdiği sitelerin uygun yaş aralığına hitap ettiğinden emin olun. Ayrıca ebeveynler için web trafiği izleme yazılımları kullanın. Bu sayede çocuğunuzun girdiği sitelerdeki ve kullandığı cihazlarda gerçekleşen aktivitelerini gözlemleme şansı elde edebilirsiniz.
Son Güncelleme: Perşembe, 14 Ocak 2016 11:55
Gösterim: 2255
Geride bırakılan yılın en iyi 10 teknolojik buluşu, tıp, elektronik, fizik, kimya ve mühendislik alanlarında gerçekleştirildi.
ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ural Akbulut, Science ve Nature gibi bilimsel kaynaklardan 2015'te dünya bilim dünyasında yaşanan önemli gelişmeleri derledi. Tıp, elektronik, fizik, kimya ve mühendislik alanlarındaki 10 etkili buluş, 600 dolayındaki buluş arasından seçildi.
Buna göre, 2015'in en önemli buluşlarından bir tanesi ABD’de Duke Üniversitesi’nden Doç. Dr. N. Bursac ve Dr. L. Madden'in, kasılabilen insan kasını laboratuvar ortamında ilk kez üretmeleri oldu. İnsan kasının, dışarıdan gelen elektrik sinyalleri, biyokimyasal sinyaller ve ilaçlara vücuttaki normal kaslar gibi tepki verdiği açıklandı. Araştırma ekibi, daha önce çok sayıda hayvan kasını laboratuvarda üreterek deneyim kazandıklarını aktardı.
Dünyanın en eski taş aletleri
ABD’de Stony Brook Üniversitesinden Doç. Dr. S. Harmand ve ekibi, Kenya’da Turkana Gölü civarındaki Lomekwi’de Taş Devri’nden kalma aletler buldu. Arkeolog ve antropologlardan oluşan ekibin, 2011’de Lomekwi’de bulduğu taş aletlerin, en az 2,7 milyon yıllık olduğu jeolojik incelemeler sonucu anlaşıldı. Araştırmacılar kazılara devam etti ve aynı bölgeden çıkartılan 149 buluntunun, daha da eski olduğu belirlendi. Çevredeki manyetik minerallerin ve volkanik küllerin analizleri, oradaki taş aletlerin 3,3 milyon yıllık olduğunu kanıtladı. Bugüne kadar bilinen en eski taş aletler, 2,6 milyon yıllıktı ve Etiyopya’da bulunmuşlardı. Daha sonra 2010’da, 3,3 milyon yıllık hayvan kemiklerinin üzerinde insanlar tarafından yapılmış kesikler bulunmuştu. Kesiklerin ancak taş aletlerle yapılabileceği bilindiği için bilim adamları, ilk taş aletlerin bilinenden çok daha önceye uzandığını belirledi ancak aletler bulunamamıştı. Harmand ve ekibinin, 5 yıldır aranan 3,3 milyon yıllık taş aletleri bulması, önemli keşifler arasında yerini aldı. Çalışma, Nature Dergisi'nde yayımlandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Geride bırakılan yılın en iyi 10 teknolojik buluşu, tıp, elektronik, fizik, kimya ve mühendislik alanlarında gerçekleştirildi.
ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ural Akbulut, Science ve Nature gibi bilimsel kaynaklardan 2015'te dünya bilim dünyasında yaşanan önemli gelişmeleri derledi. Tıp, elektronik, fizik, kimya ve mühendislik alanlarındaki 10 etkili buluş, 600 dolayındaki buluş arasından seçildi.
Buna göre, 2015'in en önemli buluşlarından bir tanesi ABD’de Duke Üniversitesi’nden Doç. Dr. N. Bursac ve Dr. L. Madden'in, kasılabilen insan kasını laboratuvar ortamında ilk kez üretmeleri oldu. İnsan kasının, dışarıdan gelen elektrik sinyalleri, biyokimyasal sinyaller ve ilaçlara vücuttaki normal kaslar gibi tepki verdiği açıklandı. Araştırma ekibi, daha önce çok sayıda hayvan kasını laboratuvarda üreterek deneyim kazandıklarını aktardı.
Dünyanın en eski taş aletleri
ABD’de Stony Brook Üniversitesinden Doç. Dr. S. Harmand ve ekibi, Kenya’da Turkana Gölü civarındaki Lomekwi’de Taş Devri’nden kalma aletler buldu. Arkeolog ve antropologlardan oluşan ekibin, 2011’de Lomekwi’de bulduğu taş aletlerin, en az 2,7 milyon yıllık olduğu jeolojik incelemeler sonucu anlaşıldı. Araştırmacılar kazılara devam etti ve aynı bölgeden çıkartılan 149 buluntunun, daha da eski olduğu belirlendi. Çevredeki manyetik minerallerin ve volkanik küllerin analizleri, oradaki taş aletlerin 3,3 milyon yıllık olduğunu kanıtladı. Bugüne kadar bilinen en eski taş aletler, 2,6 milyon yıllıktı ve Etiyopya’da bulunmuşlardı. Daha sonra 2010’da, 3,3 milyon yıllık hayvan kemiklerinin üzerinde insanlar tarafından yapılmış kesikler bulunmuştu. Kesiklerin ancak taş aletlerle yapılabileceği bilindiği için bilim adamları, ilk taş aletlerin bilinenden çok daha önceye uzandığını belirledi ancak aletler bulunamamıştı. Harmand ve ekibinin, 5 yıldır aranan 3,3 milyon yıllık taş aletleri bulması, önemli keşifler arasında yerini aldı. Çalışma, Nature Dergisi'nde yayımlandı.
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Aralık 2015 13:31
Gösterim: 2314
Twitter, çeşitlilik ve kapsayıcılıktan sorumlu başkan yardımcısı olarak Apple'dan Jeffrey Siminoff'u transfer etti.
Sosyal paylaşım sitesi Twitter, çeşitlilik ve kapsayıcılıktan sorumlu başkan yardımcılığına Apple şirketinden Jeffrey Siminoff'u transfer etti.
Siminoff, konuyla ilgili Twitter hesabından, "Twitter'a katıldığım ve 2016 ocak itibarıyla çeşitlilik ve kapsayıcılıktan sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüteceğim için süper heyecanlıyım" mesajını paylaştı.
Twitter CEO’su Jack Dorsey de Siminoff'un bu mesajını Twitter üzerinden tekrar paylaşarak bilgiyi doğruladı.
Apple'da 2013 yılından bu yana aynı görevi yürüten Siminoff, daha önce de insan kaynakları direktörü olarak 3 yıl Morgan Stanley'de çalıştı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Twitter, çeşitlilik ve kapsayıcılıktan sorumlu başkan yardımcısı olarak Apple'dan Jeffrey Siminoff'u transfer etti.
Sosyal paylaşım sitesi Twitter, çeşitlilik ve kapsayıcılıktan sorumlu başkan yardımcılığına Apple şirketinden Jeffrey Siminoff'u transfer etti.
Siminoff, konuyla ilgili Twitter hesabından, "Twitter'a katıldığım ve 2016 ocak itibarıyla çeşitlilik ve kapsayıcılıktan sorumlu başkan yardımcılığı görevini yürüteceğim için süper heyecanlıyım" mesajını paylaştı.
Twitter CEO’su Jack Dorsey de Siminoff'un bu mesajını Twitter üzerinden tekrar paylaşarak bilgiyi doğruladı.
Apple'da 2013 yılından bu yana aynı görevi yürüten Siminoff, daha önce de insan kaynakları direktörü olarak 3 yıl Morgan Stanley'de çalıştı.
Son Güncelleme: Salı, 29 Aralık 2015 15:23
Gösterim: 2268
Eskişehir'de bir üniversite öğrencisi, görme engellilerin el ve parmak hareketlerini, sensörler ve bilgisayar yardımıyla yazıya dökebilen "akıllı eldiven" geliştirdi.
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Erhan Akan, görme engellilerin el ve parmak hareketlerini, sensörler ve bilgisayar yardımıyla yazıya dökebilen "akıllı eldiven" geliştirdi.
Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Erhan Akan'ın "Akıllı Eldiven" adlı tez projesi kapsamında geliştirdiği eldiven, görme engellilerin ellerini bir klavye gibi kullanarak yazı yazmasına olanak sağlıyor.
Eldiven işaret diline göre kodlanmış harfleri kolaylıkla yazıya döküyor
Eldivenin her bir parmağı üzerine monte edilen sensörler sayesinde, el ve parmak hareketleri ana bilgisayara aktarılan görme engelli, el ve parmak hareketlerini okuyan özel bir yazılım ile işaret diline göre kodlanmış harfleri kolaylıkla yazıya dökebiliyor.
Akan, söz konusu eldiveni, görme engellilerin bilgisayar ya da telefona harf girmek için rahatlıkla kullanabileceğini söyledi.
Projenin yaklaşık bir yılda tamamlandığını belirten Akan, "Eldivenin üzerindeki sensör kıvrılınca üzerindeki gerilim değişiyor. Bu gerilim algılanarak anlamlı sembol haline dönüşüyor. Bunun için bir mikro işlemci kullandık. Yaptığımız projeyle öncelikle görme engelliler, kelimeleri rahatlıkla yazıya dökebilecek" diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Eskişehir'de bir üniversite öğrencisi, görme engellilerin el ve parmak hareketlerini, sensörler ve bilgisayar yardımıyla yazıya dökebilen "akıllı eldiven" geliştirdi.
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Erhan Akan, görme engellilerin el ve parmak hareketlerini, sensörler ve bilgisayar yardımıyla yazıya dökebilen "akıllı eldiven" geliştirdi.
Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Erhan Akan'ın "Akıllı Eldiven" adlı tez projesi kapsamında geliştirdiği eldiven, görme engellilerin ellerini bir klavye gibi kullanarak yazı yazmasına olanak sağlıyor.
Eldiven işaret diline göre kodlanmış harfleri kolaylıkla yazıya döküyor
Eldivenin her bir parmağı üzerine monte edilen sensörler sayesinde, el ve parmak hareketleri ana bilgisayara aktarılan görme engelli, el ve parmak hareketlerini okuyan özel bir yazılım ile işaret diline göre kodlanmış harfleri kolaylıkla yazıya dökebiliyor.
Akan, söz konusu eldiveni, görme engellilerin bilgisayar ya da telefona harf girmek için rahatlıkla kullanabileceğini söyledi.
Projenin yaklaşık bir yılda tamamlandığını belirten Akan, "Eldivenin üzerindeki sensör kıvrılınca üzerindeki gerilim değişiyor. Bu gerilim algılanarak anlamlı sembol haline dönüşüyor. Bunun için bir mikro işlemci kullandık. Yaptığımız projeyle öncelikle görme engelliler, kelimeleri rahatlıkla yazıya dökebilecek" diye konuştu.
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Aralık 2015 12:48
Gösterim: 2335

