Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Aile hekimi, öğretmen veya veliler tarafından süte karşı duyarlılığı tespit edilen öğrenciler, okul yönetimleri tarafından program dışında tutulacak.

''Okul Sütü Programı Uygulama Esasları Hakkında Karar'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'yla yürürlüğe kondu.

Kararla, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca ortaklaşa hazırlanan ve 2012-2013 eğitim öğretim yılının 2. döneminde yürütülecek olan Okul Sütü Programı kapsamında, ana sınıfı dahil olmak üzere ilkokul öğrencilerine, süt içme alışkanlığını kazandırmak ve dengeli beslenme suretiyle gelişme oranlarını artırmak amacıyla UHT içme sütü dağıtılmasına ilişkin esaslar belirlendi.

Buna göre, Milli Eğitim Bakanlığı'nca belirlenecek olan okullarda her öğrenciye, haftada 3 gün, 200 ml sade UHT içme sütü dağıtılacak. Sütün temini ve dağıtım takvimi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından belirlenecek, okul sütü sevkıyatları da bu bakanlık tarafından belirlenecek kriterlere uygun olarak yapılacak.

İllerde komisyon kurulacak

İllerde; vali yardımcısı başkanlığında il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü, milli eğitim müdürlüğü, defterdarlık ve sağlık müdürlüğü temsilcilerinden oluşan ve Programın yürütülmesinden sorumlu Okul Sütü Komisyonu kurulacak. Okul Sütü Komisyonu, mal muayene ve kabul komisyonu olarak görev yapacak.

> Süte duyarlı öğrenciye süt yok!

Aile hekimi, öğretmen veya veliler tarafından süte karşı duyarlılığı tespit edilen öğrenciler, okul yönetimleri tarafından program dışında tutulacak.

''Okul Sütü Programı Uygulama Esasları Hakkında Karar'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'yla yürürlüğe kondu.

Kararla, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca ortaklaşa hazırlanan ve 2012-2013 eğitim öğretim yılının 2. döneminde yürütülecek olan Okul Sütü Programı kapsamında, ana sınıfı dahil olmak üzere ilkokul öğrencilerine, süt içme alışkanlığını kazandırmak ve dengeli beslenme suretiyle gelişme oranlarını artırmak amacıyla UHT içme sütü dağıtılmasına ilişkin esaslar belirlendi.

Buna göre, Milli Eğitim Bakanlığı'nca belirlenecek olan okullarda her öğrenciye, haftada 3 gün, 200 ml sade UHT içme sütü dağıtılacak. Sütün temini ve dağıtım takvimi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından belirlenecek, okul sütü sevkıyatları da bu bakanlık tarafından belirlenecek kriterlere uygun olarak yapılacak.

İllerde komisyon kurulacak

İllerde; vali yardımcısı başkanlığında il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü, milli eğitim müdürlüğü, defterdarlık ve sağlık müdürlüğü temsilcilerinden oluşan ve Programın yürütülmesinden sorumlu Okul Sütü Komisyonu kurulacak. Okul Sütü Komisyonu, mal muayene ve kabul komisyonu olarak görev yapacak.

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Ekim 2012 08:43

Gösterim: 2171

TBMM Genel Kurulu'nda, yerel seçimlerin öne alınmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifinin 2 maddesi kabul edildi. Buna göre yerel seçimler 2013 Ekim ayında yapılacak

Anayasa değişikliği teklifinin 2. maddesinin oylamasına, 418 milletvekili katıldı.

Milletvekillerinin 369'u kabul, 33'ü ret oyu kullandı. 10 oy çekimser, 4 oy boş çıkarken, 2 oy da geçersiz sayıldı.

Böylece, anayasa değişikliği teklifinin 1. tur oylaması tamamlandı.

Anayasa değişikliği teklifi, anayasaya ''Geçici 20. madde''nin eklenmesini öngörüyor. İlk fıkrada, ''Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk mahalli idareler genel seçiminde oy verme gününün 2013 yılının Ekim ayının son pazar günü'' olduğu yer alıyor.

Teklifle, ayrıca yapılacak mahalli idareler seçiminde anayasanın 67. maddesinde yer alan ''Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz'' hükmünün, Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunu'nun seçimin başlangıç tarihi ve oy verme gününe ilişkin hükümleri bakımından uygulanmayacağı'' öngörülüyor.

Teklifin ikinci tur görüşmeleri, 12 Ekim Cuma günü yapılacak.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, oylamanın sonuçlarını açıklamasının ardından birleşimi bugün saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

> Yerel seçimlerin tarihi belli oldu

TBMM Genel Kurulu'nda, yerel seçimlerin öne alınmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifinin 2 maddesi kabul edildi. Buna göre yerel seçimler 2013 Ekim ayında yapılacak

Anayasa değişikliği teklifinin 2. maddesinin oylamasına, 418 milletvekili katıldı.

Milletvekillerinin 369'u kabul, 33'ü ret oyu kullandı. 10 oy çekimser, 4 oy boş çıkarken, 2 oy da geçersiz sayıldı.

Böylece, anayasa değişikliği teklifinin 1. tur oylaması tamamlandı.

Anayasa değişikliği teklifi, anayasaya ''Geçici 20. madde''nin eklenmesini öngörüyor. İlk fıkrada, ''Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk mahalli idareler genel seçiminde oy verme gününün 2013 yılının Ekim ayının son pazar günü'' olduğu yer alıyor.

Teklifle, ayrıca yapılacak mahalli idareler seçiminde anayasanın 67. maddesinde yer alan ''Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz'' hükmünün, Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunu'nun seçimin başlangıç tarihi ve oy verme gününe ilişkin hükümleri bakımından uygulanmayacağı'' öngörülüyor.

Teklifin ikinci tur görüşmeleri, 12 Ekim Cuma günü yapılacak.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, oylamanın sonuçlarını açıklamasının ardından birleşimi bugün saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

Son Güncelleme: Çarşamba, 10 Ekim 2012 08:24

Gösterim: 1465

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, üniversitelerimiz uzun yıllar çok içe kapalı oldu. Gerek Türkiye içi gerek dünyayla rekabetten çok uzak kaldı.

Cumhurbaşkanı Gül, yeni yükseköğretim kanunu çalışmalarına yönelik bilgi almak üzere Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) ziyaret etti. YÖK'e gelişinde Gül'ü, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya ve diğer ilgililer karşıladı. Milli Eğitim Bakanı Dinçer ve YÖK Genel Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Gül'e yeni yükseköğretim kanunu çalışmalarına ilişkin brifing verildi.

Gül, 2 saat süren toplantının ardından YÖK'ten ayrılırken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Üniversitelerle ilgili yeni çalışmaların yapıldığı bir dönemde YÖK'ü ziyaret ettiğini belirten Gül, çalışmalarla ilgili bilgi aldığını ve fikirlerini paylaştığını söyledi.

Türkiye'nin son yıllarda her alanda köklü reformlarla kendisini yenilediğini belirten Gül, ekonomideki köklü değişikliklerle Türkiye ekonomisinin güçlü hale geldiğini kaydetti. Hukuk ve yargı alanındaki reformlara da işaret eden Gül, ''Bütün alanlarda bu çalışmalar yapılırken üniversite, yükseköğretim alanında da 1980'lerin, o günkü dönemlere hitap eden, bütün üniversiteleri, eğitim sistemini tek tipleştirici anayasa ve yasayla devam etmek mümkün değil. Her ne kadar son yıllarda bazı değişiklikler olsa da üniversitelerin kalitesini yükseltmek, üniversitelerde daha nitelikli, daha iyi öğrenciler yetiştirmek, üniversiteleri dünya üniversiteleriyle daha iyi mukayese edip daha iyi konuma getirmek için üniversite alanında da önemli çalışmaların yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bütün toplum buna inanıyor'' diye konuştu.

Bu çerçevede YÖK'te bir süredir çalışmalar yürütüldüğünü, hazırlanan ilk taslakların üniversitelere gönderildiğini söyleyen Gül, ''Burada önemli olan, böyle önemli, reform diyebileceğim bir çalışmanın şeffaf, açık, bütün üniversitelerin ve ilgili herkesin katılımını sağlayacak şekilde yapılması ve olgunlaştırılarak Meclis'e götürülmesidir'' dedi.

''Üniversitelerimiz rekabetten çok uzak kaldı''

Üniversitelerden taslakla ilgili görüşlerin alınacağını söyleyen Gül, yükseköğretimle ilgili çalışmalar yapan sivil toplum örgütleri, bilim adamları ve düşünürlerin katkılarıyla ortaya çıkacak düzenlemenin TBMM'ye gideceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, ''Ümit ederim ki bunu en güzel şekilde gerçekleştiririz. Çünkü üniversitelerimiz uzun yıllar çok içe kapalı oldu. Gerek Türkiye içi gerek dünyayla rekabetten çok uzak kaldı. Üniversitelerimizin zaman zaman çok kaybı oldu. Kendi enerjilerimizi kendimiz tükettik'' diye konuştu.

Üniversitelerin son yıllarda yarış içine girmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gül, Türkiye'nin köklü üniversitelerinin kendilerini tekrar göstermeye ve dünya üniversiteleri arasında yer almaya başladığını vurguladı.

Türkiye'nin her şehrinde yeni üniversitelerin kurulduğunu belirten Gül, bu üniversitelerin stratejik hedeflerinin gerçekleşmesi, üniversitelerin hem bölgelerine hem de Türkiye'ye katkıda bulunabilmeleri için desteklenmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Yükseköğretim Kurulu'nun büyük bir sorumluluk taşıdığını kaydeden Gül, ''Ümit ederim ki önümüzdeki dönemde Türk yükseköğretimiyle ilgili, üniversitelerle ilgili doğru verimli ve üniversitelerimizi daha güçlendirecek, onların özerkliğini, kalitesini artıracak şekilde yeni bir yapılanma söz konusu olur'' dedi.

''Çalışmalara bütün üniversitelerin katkı vermesi gerekiyor''

Cumhurbaşkanı Gül, yeni yükseköğretim kanun tasarısı taslağında en beğendiği değişikliğin sorulması üzerine taslaklar üzerinde çalışıldığını ifade etti.

Bu değişikliklerin yapılmasının, daha kaliteli bir yükseköğretimin temini için önemli olduğuna dikkati çeken Gül, ''Burada en çok ihtiyaç olan şey üniversitelerin rekabete açılması'' dedi. Türk ekonomisinin dünyayla rekabet eder hale geldikten sonra güçlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:

''Dolayısıyla üniversitelerimizin iç ve dış rekabete açılması, üniversitelerimizin ve akademik kadrolarımızın performansını göstereceği dinamizmin yaratılması... En önemli olan şey bu. Bunu sağlamak için daha elastik, üniversitelere daha çok yetki veren, yükseköğretimin bütün üniversiteleri tek tipleştirici düzenlemesini sona erdiren adımlar çok önemli. Yoksa rektörü kim seçsin, nasıl seçilsin bunlar daha az önemli. Bu değişiklikler eğer üniversitelerin kalitesini yükseltecekse önemli. Yoksa hiçbir anlamı yok. Erken adımlarda bu çalışmalara bütün üniversitelerin katkı vermesi gerekiyor ki sonunda gayet düzgün, Türkiye'yi daha da ileriye taşıyacak bir yasa ortaya çıkabilsin. Burada anayasa değişikliğini gerektiren konular var. Anayasa değişikliği için TBMM'de büyük bir çoğunluk ihtiyacı söz konusu. Siyasi partilerimizin de bilgilendirilmesi, hepsinin katkısının sağlanması çok önemli.''

''Bütün bu yapılanlar Türkiye'nin geleceğiyle ilgili''

Gül, süreç devam ederken öğrencilere neler söylemek isteyeceği sorusunu şöyle yanıtladı:

''Bütün bunlar öğrenciler için aslında. Üniversite mezunu olduktan sonra elindeki diplomayla kendisine daha çok özgüveni olan, daha çok iş bulabilen, hayatını daha mutlu hale getirebilecek bir üniversite öğrencisi çıkarmak. Yoksa 4 sene sonra herkese diploma verip de diplomalı üniversite mezunu işsizlerin sayısı çoğalırsa bu anlamsız olur. Bütün bu yapılanlar üniversite öğrencileri yani Türkiye'nin geleceğiyle ilgili. Türkiye'nin mutlu, zengin olması, refah toplumu olması, gelişmiş, demokratik, kalkınmış ülkeler arasına katılması için nitelikli insana ihtiyacı var. Nitelikli insan bir ortaöğrenimde bir de üniversitede yetişir. Her şey aslında öğrencilerin daha iyi bir eğitim almaları için yapılıyor.''

Cumhurbaşkanı Gül, bir basın mensubunun ''Ekonomik programımızda, büyüme planlarımızda geri adım atacağımız açıklandı. Bunu nasıl değerlendireceksiniz'' sorusuna ''Ekonomi kurmaylarının, hükümetin bileceği bir şey. Bunlar hesap kitap meselesi. İsteriz ki her sene yüzde 11 büyüyelim, dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi olalım ama nihayette arzu ayrı, bir de hesap kitap meselesi var'' yanıtını verdi.

> Üniversitelerimiz rekabetten çok uzak

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, üniversitelerimiz uzun yıllar çok içe kapalı oldu. Gerek Türkiye içi gerek dünyayla rekabetten çok uzak kaldı.

Cumhurbaşkanı Gül, yeni yükseköğretim kanunu çalışmalarına yönelik bilgi almak üzere Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) ziyaret etti. YÖK'e gelişinde Gül'ü, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya ve diğer ilgililer karşıladı. Milli Eğitim Bakanı Dinçer ve YÖK Genel Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Gül'e yeni yükseköğretim kanunu çalışmalarına ilişkin brifing verildi.

Gül, 2 saat süren toplantının ardından YÖK'ten ayrılırken basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Üniversitelerle ilgili yeni çalışmaların yapıldığı bir dönemde YÖK'ü ziyaret ettiğini belirten Gül, çalışmalarla ilgili bilgi aldığını ve fikirlerini paylaştığını söyledi.

Türkiye'nin son yıllarda her alanda köklü reformlarla kendisini yenilediğini belirten Gül, ekonomideki köklü değişikliklerle Türkiye ekonomisinin güçlü hale geldiğini kaydetti. Hukuk ve yargı alanındaki reformlara da işaret eden Gül, ''Bütün alanlarda bu çalışmalar yapılırken üniversite, yükseköğretim alanında da 1980'lerin, o günkü dönemlere hitap eden, bütün üniversiteleri, eğitim sistemini tek tipleştirici anayasa ve yasayla devam etmek mümkün değil. Her ne kadar son yıllarda bazı değişiklikler olsa da üniversitelerin kalitesini yükseltmek, üniversitelerde daha nitelikli, daha iyi öğrenciler yetiştirmek, üniversiteleri dünya üniversiteleriyle daha iyi mukayese edip daha iyi konuma getirmek için üniversite alanında da önemli çalışmaların yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bütün toplum buna inanıyor'' diye konuştu.

Bu çerçevede YÖK'te bir süredir çalışmalar yürütüldüğünü, hazırlanan ilk taslakların üniversitelere gönderildiğini söyleyen Gül, ''Burada önemli olan, böyle önemli, reform diyebileceğim bir çalışmanın şeffaf, açık, bütün üniversitelerin ve ilgili herkesin katılımını sağlayacak şekilde yapılması ve olgunlaştırılarak Meclis'e götürülmesidir'' dedi.

''Üniversitelerimiz rekabetten çok uzak kaldı''

Üniversitelerden taslakla ilgili görüşlerin alınacağını söyleyen Gül, yükseköğretimle ilgili çalışmalar yapan sivil toplum örgütleri, bilim adamları ve düşünürlerin katkılarıyla ortaya çıkacak düzenlemenin TBMM'ye gideceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, ''Ümit ederim ki bunu en güzel şekilde gerçekleştiririz. Çünkü üniversitelerimiz uzun yıllar çok içe kapalı oldu. Gerek Türkiye içi gerek dünyayla rekabetten çok uzak kaldı. Üniversitelerimizin zaman zaman çok kaybı oldu. Kendi enerjilerimizi kendimiz tükettik'' diye konuştu.

Üniversitelerin son yıllarda yarış içine girmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gül, Türkiye'nin köklü üniversitelerinin kendilerini tekrar göstermeye ve dünya üniversiteleri arasında yer almaya başladığını vurguladı.

Türkiye'nin her şehrinde yeni üniversitelerin kurulduğunu belirten Gül, bu üniversitelerin stratejik hedeflerinin gerçekleşmesi, üniversitelerin hem bölgelerine hem de Türkiye'ye katkıda bulunabilmeleri için desteklenmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Yükseköğretim Kurulu'nun büyük bir sorumluluk taşıdığını kaydeden Gül, ''Ümit ederim ki önümüzdeki dönemde Türk yükseköğretimiyle ilgili, üniversitelerle ilgili doğru verimli ve üniversitelerimizi daha güçlendirecek, onların özerkliğini, kalitesini artıracak şekilde yeni bir yapılanma söz konusu olur'' dedi.

''Çalışmalara bütün üniversitelerin katkı vermesi gerekiyor''

Cumhurbaşkanı Gül, yeni yükseköğretim kanun tasarısı taslağında en beğendiği değişikliğin sorulması üzerine taslaklar üzerinde çalışıldığını ifade etti.

Bu değişikliklerin yapılmasının, daha kaliteli bir yükseköğretimin temini için önemli olduğuna dikkati çeken Gül, ''Burada en çok ihtiyaç olan şey üniversitelerin rekabete açılması'' dedi. Türk ekonomisinin dünyayla rekabet eder hale geldikten sonra güçlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:

''Dolayısıyla üniversitelerimizin iç ve dış rekabete açılması, üniversitelerimizin ve akademik kadrolarımızın performansını göstereceği dinamizmin yaratılması... En önemli olan şey bu. Bunu sağlamak için daha elastik, üniversitelere daha çok yetki veren, yükseköğretimin bütün üniversiteleri tek tipleştirici düzenlemesini sona erdiren adımlar çok önemli. Yoksa rektörü kim seçsin, nasıl seçilsin bunlar daha az önemli. Bu değişiklikler eğer üniversitelerin kalitesini yükseltecekse önemli. Yoksa hiçbir anlamı yok. Erken adımlarda bu çalışmalara bütün üniversitelerin katkı vermesi gerekiyor ki sonunda gayet düzgün, Türkiye'yi daha da ileriye taşıyacak bir yasa ortaya çıkabilsin. Burada anayasa değişikliğini gerektiren konular var. Anayasa değişikliği için TBMM'de büyük bir çoğunluk ihtiyacı söz konusu. Siyasi partilerimizin de bilgilendirilmesi, hepsinin katkısının sağlanması çok önemli.''

''Bütün bu yapılanlar Türkiye'nin geleceğiyle ilgili''

Gül, süreç devam ederken öğrencilere neler söylemek isteyeceği sorusunu şöyle yanıtladı:

''Bütün bunlar öğrenciler için aslında. Üniversite mezunu olduktan sonra elindeki diplomayla kendisine daha çok özgüveni olan, daha çok iş bulabilen, hayatını daha mutlu hale getirebilecek bir üniversite öğrencisi çıkarmak. Yoksa 4 sene sonra herkese diploma verip de diplomalı üniversite mezunu işsizlerin sayısı çoğalırsa bu anlamsız olur. Bütün bu yapılanlar üniversite öğrencileri yani Türkiye'nin geleceğiyle ilgili. Türkiye'nin mutlu, zengin olması, refah toplumu olması, gelişmiş, demokratik, kalkınmış ülkeler arasına katılması için nitelikli insana ihtiyacı var. Nitelikli insan bir ortaöğrenimde bir de üniversitede yetişir. Her şey aslında öğrencilerin daha iyi bir eğitim almaları için yapılıyor.''

Cumhurbaşkanı Gül, bir basın mensubunun ''Ekonomik programımızda, büyüme planlarımızda geri adım atacağımız açıklandı. Bunu nasıl değerlendireceksiniz'' sorusuna ''Ekonomi kurmaylarının, hükümetin bileceği bir şey. Bunlar hesap kitap meselesi. İsteriz ki her sene yüzde 11 büyüyelim, dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi olalım ama nihayette arzu ayrı, bir de hesap kitap meselesi var'' yanıtını verdi.

Son Güncelleme: Salı, 09 Ekim 2012 14:09

Gösterim: 1787

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, 1 Ekim’de başlayan yemek zamlarını yemekhane girişinde ‘imece’ usulü yemek dağıtımıyla protesto ettiler.

İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci yemekhanelerinde uygulanmaya başlanan yüzde 85’lik zam, Beyazıt kampüsünde öğrenciler tarafından protesto edildi. Yemekhanenin girişine “Yemekhanede Boykot Var, İstanbul Üniversitesi Öğrencileri” yazılı afiş asan grup, Rektör Prof. Dr. Yunus Söylet ile üniversite yönetimi aleyhine sloganlar atarak, boykota destek çağrısı yaptı. Boykota katılan öğrencilere ücretsiz sandviç dağıtımı yapan, aralarında Öğrenci Kolektifleri, TKP, EHP, DİP, Gençler Meydana İnsiyatifi’nin de yer aldığı ‘yemekhane boykot komitesi’ adına, “Zammı yemiyoruz, siz de yemeyin, bu boykota katılın zamları geri çektirelim. Hep birlikte olursak başarabiliriz” açıklaması yapıldı.

Rektörlük el attı

Açıklamanın ardından İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği, boykotun yapıldığı alana gelerek öğrencilerle görüştü. Rektör yardımcısının, öğrencilerden konuyla ilgili bir heyet oluşturarak rektörlüğe gelmelerini istediği öğrenildi.

Protestolar geçtiğimiz hafta başladı

Yemekhane protestolarının ilki, geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Atatürkçü Düşünce Kulübü öğrencileri tarafından Beyazıt kampüsü İktisat Fakültesi EK1 binası önünde yine ücretsiz yemek dağıtımıyla gerçekleşmişti.

Zamlar geri çekilene kadar buradayız

İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Uğur Can, boykotun zamlı tarifenin uygulamaya sokulduğu günden bu yana sürdüğünü, geri alınana kadar da devam edeceğini söyledi. İktisat Fakültesi İktisat Bölümü 3. sınıf öğrencisi Utku Çaybaş da, rektör yardımcısının kendilerini ikna etmeye çalıştığını ancak vazgeçmeyeceklerini söylediklerini ifade etti. Çaybaş, “Rektörle görüşme için arkadaşlarımızı gönderdik. Onlardan gelecek habere göre hareket edeceğiz” dedi.

(hürriyet)

> Üniversite öğrencileri yemek zamlarını protesto etti

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, 1 Ekim’de başlayan yemek zamlarını yemekhane girişinde ‘imece’ usulü yemek dağıtımıyla protesto ettiler.

İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci yemekhanelerinde uygulanmaya başlanan yüzde 85’lik zam, Beyazıt kampüsünde öğrenciler tarafından protesto edildi. Yemekhanenin girişine “Yemekhanede Boykot Var, İstanbul Üniversitesi Öğrencileri” yazılı afiş asan grup, Rektör Prof. Dr. Yunus Söylet ile üniversite yönetimi aleyhine sloganlar atarak, boykota destek çağrısı yaptı. Boykota katılan öğrencilere ücretsiz sandviç dağıtımı yapan, aralarında Öğrenci Kolektifleri, TKP, EHP, DİP, Gençler Meydana İnsiyatifi’nin de yer aldığı ‘yemekhane boykot komitesi’ adına, “Zammı yemiyoruz, siz de yemeyin, bu boykota katılın zamları geri çektirelim. Hep birlikte olursak başarabiliriz” açıklaması yapıldı.

Rektörlük el attı

Açıklamanın ardından İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Ayçiçeği, boykotun yapıldığı alana gelerek öğrencilerle görüştü. Rektör yardımcısının, öğrencilerden konuyla ilgili bir heyet oluşturarak rektörlüğe gelmelerini istediği öğrenildi.

Protestolar geçtiğimiz hafta başladı

Yemekhane protestolarının ilki, geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Atatürkçü Düşünce Kulübü öğrencileri tarafından Beyazıt kampüsü İktisat Fakültesi EK1 binası önünde yine ücretsiz yemek dağıtımıyla gerçekleşmişti.

Zamlar geri çekilene kadar buradayız

İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Uğur Can, boykotun zamlı tarifenin uygulamaya sokulduğu günden bu yana sürdüğünü, geri alınana kadar da devam edeceğini söyledi. İktisat Fakültesi İktisat Bölümü 3. sınıf öğrencisi Utku Çaybaş da, rektör yardımcısının kendilerini ikna etmeye çalıştığını ancak vazgeçmeyeceklerini söylediklerini ifade etti. Çaybaş, “Rektörle görüşme için arkadaşlarımızı gönderdik. Onlardan gelecek habere göre hareket edeceğiz” dedi.

(hürriyet)

Son Güncelleme: Salı, 09 Ekim 2012 16:43

Gösterim: 3214

Nobel Fizik Ödülü, ABD'den David Wineland ile Fransa'dan Serge Haroche'a verildi.

Karolinska Enstitüsü'nde Nobel Komitesi üyeleri tarafından yapılan açıklamada, ABD'den David Wineland ile Fransa'dan Serge Haroche'un 2012 yılı Fizik Ödülü'nün sahibi oldukları bildirildi.

Açıklamada, David Wineland ile Serge Haroche'un, ''tekil kuantum sistemlerinin manipülasyonu ve ölçülmesini sağlayan, çığır açan nitelikteki deneysel yöntemleri'' dolayısıyla Nobel Fizik Ödülü'nü kazandıkları belirtildi.

Her ikisi de 68 yaşında olan bilim adamlarının, kuantum parçacıklarını tahrip etmeden parçacıkları gözlemlemek için yöntemler keşfettikleri ve geliştirdikleri kaydedildi.

Haroche and Wineland, ışık ve madde arasındaki etkileşimle uğraşan kuantum optikleri alanında çalışıyorlar.

> Nobel Fizik Ödülü sahibini buldu

Nobel Fizik Ödülü, ABD'den David Wineland ile Fransa'dan Serge Haroche'a verildi.

Karolinska Enstitüsü'nde Nobel Komitesi üyeleri tarafından yapılan açıklamada, ABD'den David Wineland ile Fransa'dan Serge Haroche'un 2012 yılı Fizik Ödülü'nün sahibi oldukları bildirildi.

Açıklamada, David Wineland ile Serge Haroche'un, ''tekil kuantum sistemlerinin manipülasyonu ve ölçülmesini sağlayan, çığır açan nitelikteki deneysel yöntemleri'' dolayısıyla Nobel Fizik Ödülü'nü kazandıkları belirtildi.

Her ikisi de 68 yaşında olan bilim adamlarının, kuantum parçacıklarını tahrip etmeden parçacıkları gözlemlemek için yöntemler keşfettikleri ve geliştirdikleri kaydedildi.

Haroche and Wineland, ışık ve madde arasındaki etkileşimle uğraşan kuantum optikleri alanında çalışıyorlar.

Son Güncelleme: Salı, 09 Ekim 2012 13:36

Gösterim: 1712


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.