Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Hukuk Fakültesi'nde meydana gelen patlamada 3 kişi yaralandı.
Alınan ilk bilgilere göre, üniversitenin Beyazıt'taki yerleşkesinde bulunan Hukuk Fakültesi'nin tuvaletindeki klozetlerin yanında bir patlama meydana geldi.
Patlamada yaralanan 3 kişi hastanelere kaldırılırken, olay yerine sevk edilen polis ekipleri de fakülte tuvaletinde inceleme yapıyor.
İstanbul Üniversitesi’nin (İÜ) Hukuk Fakültesi tuvaletinde meydana gelen patlamaya, ses bombasının yol açtığı üzerinde duruluyor.
Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, üniversitenin Beyazıt yerleşkesinde bulunan Hukuk Fakültesi’nin önünde basın açıklaması yapmak üzere bir grup öğrenci toplandığı sırada, fakültenin kadınlar tuvaletinde bir patlama meydana geldi. O sırada, olay yerinde bulunan 3 öğrenci patlamadan etkilendi ve biri kulağından hafif yaralandı. Arkadaşları tarafından sakinleştirilen öğrenciler, hastaneye gitmek istemedi.
Patlamanın ardından olay yerine gelen bomba imha uzmanları ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, inceleme yaptı. Patlamanın, ses bombasından kaynaklandığı ihtimali üzerinde durulurken, kamera görüntüleri de incelemeye alındı.
Bu arada, patlamanın ardından basın açıklaması yapmak üzere toplanan öğrenciler ile üniversitenin özel güvenlik görevlileri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın arbedeye dönmesi üzerine bazı öğrenciler hafif yaralanırken, olay yerine polis ekipleri geldi.
Polis ekipleri, biri kız 6 öğrenciyi gözaltına aldı.
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nden şu açıklama yapıldı
İstanbul Üniversitesi’ndeki Olay Hakkında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi bayan tuvaletlerinde ilk incelemelere göre basınç kaynaklı küçük çaplı bir patlama olmuştur. Kesinlikle yaralanan veya zarar gören öğrenci ya da personel bulunmamaktadır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü konu ile ilgili araştırmasını sürdürmektedir.
İstanbul Üniversitesi’nde patlama oldu
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Hukuk Fakültesi'nde meydana gelen patlamada 3 kişi yaralandı.
Alınan ilk bilgilere göre, üniversitenin Beyazıt'taki yerleşkesinde bulunan Hukuk Fakültesi'nin tuvaletindeki klozetlerin yanında bir patlama meydana geldi.
Patlamada yaralanan 3 kişi hastanelere kaldırılırken, olay yerine sevk edilen polis ekipleri de fakülte tuvaletinde inceleme yapıyor.
İstanbul Üniversitesi’nin (İÜ) Hukuk Fakültesi tuvaletinde meydana gelen patlamaya, ses bombasının yol açtığı üzerinde duruluyor.
Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, üniversitenin Beyazıt yerleşkesinde bulunan Hukuk Fakültesi’nin önünde basın açıklaması yapmak üzere bir grup öğrenci toplandığı sırada, fakültenin kadınlar tuvaletinde bir patlama meydana geldi. O sırada, olay yerinde bulunan 3 öğrenci patlamadan etkilendi ve biri kulağından hafif yaralandı. Arkadaşları tarafından sakinleştirilen öğrenciler, hastaneye gitmek istemedi.
Patlamanın ardından olay yerine gelen bomba imha uzmanları ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, inceleme yaptı. Patlamanın, ses bombasından kaynaklandığı ihtimali üzerinde durulurken, kamera görüntüleri de incelemeye alındı.
Bu arada, patlamanın ardından basın açıklaması yapmak üzere toplanan öğrenciler ile üniversitenin özel güvenlik görevlileri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın arbedeye dönmesi üzerine bazı öğrenciler hafif yaralanırken, olay yerine polis ekipleri geldi.
Polis ekipleri, biri kız 6 öğrenciyi gözaltına aldı.
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nden şu açıklama yapıldı
İstanbul Üniversitesi’ndeki Olay Hakkında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi bayan tuvaletlerinde ilk incelemelere göre basınç kaynaklı küçük çaplı bir patlama olmuştur. Kesinlikle yaralanan veya zarar gören öğrenci ya da personel bulunmamaktadır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü konu ile ilgili araştırmasını sürdürmektedir.
İstanbul Üniversitesi’nde patlama oldu
Son Güncelleme: Salı, 08 May 2012 15:10
Gösterim: 2890
Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Eyüp Gözgeç, ''4+4+4 eğitim sistemi''nin, geleceğin şampiyon boksörlerinin yetişmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Gözgeç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sporda okullaşmanın büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, ''Boks okulu yapmamız lazım, voleybol okulu olduğu gibi, basketbol olduğu gibi" dedi.
Boks yapacak çocuğun geçim sıkıntısı, eğitim sıkıntısı çekmeden, kafasında problemi olmadan çalışması gerektiğini dile getiren Gözgeç, şunları konuştu:
''Onun için bizim idealimiz bir boks okulu yapmak. Boks okulu derken şimdi 7 yaşında çocuğu alamayız boksa. 8 yıllık eğitim ne yapıyordu; 7 yaşında başlayıp, 15 yaşında okuldan çıkıyordu. 15'ten sonra zaten bize yaramaz. Niye çünkü 15'ten sonra boksör olan çocuk, günübirlik olur. Fakat bu 4+4+4 bizim için ve düşüncemiz için Türk sporunda devrim niteliğinde bir yenilik. Çocuk birinci dördü okuduktan sonra, ilkokuldan sonra zaten 6 yaşında girip 10 yaşında okulu bitti mi bizim alt minikler dediğimiz 10-12 yaş grubu oluyor. Üst minikler 12-14 yaş grubu. Dolayısıyla 10-14 yaş grubu bizim alt ve üst miniklerimiz. Çocuğun ortaokul dönemi, çocuğun tam kıvamında yani hangi spora daha yatkın, hangi spora daha eğilimli tam o döneme denk geliyor. İşte bu bizim için bulunmaz bir nimet oldu.''
Boks okulu açma projelerinin bulunduğu söyleyen Gözgeç, "Belediyeden 6.5 dönüm yer aldık. Eryaman'da bilabedel aldık. Türkiye Boks Federasyonu kullanımına tahsis edildi. Orası bizim için bir nimet. Orayla ilgili bir proje yapacağım. Önce bakanımıza, sonra Başbakanımıza sunacağız. İnşallah o arsa üzerinde Ankara'da bir boks okulu yapma hayalini kuruyorum'' diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Eyüp Gözgeç, ''4+4+4 eğitim sistemi''nin, geleceğin şampiyon boksörlerinin yetişmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Gözgeç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sporda okullaşmanın büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, ''Boks okulu yapmamız lazım, voleybol okulu olduğu gibi, basketbol olduğu gibi" dedi.
Boks yapacak çocuğun geçim sıkıntısı, eğitim sıkıntısı çekmeden, kafasında problemi olmadan çalışması gerektiğini dile getiren Gözgeç, şunları konuştu:
''Onun için bizim idealimiz bir boks okulu yapmak. Boks okulu derken şimdi 7 yaşında çocuğu alamayız boksa. 8 yıllık eğitim ne yapıyordu; 7 yaşında başlayıp, 15 yaşında okuldan çıkıyordu. 15'ten sonra zaten bize yaramaz. Niye çünkü 15'ten sonra boksör olan çocuk, günübirlik olur. Fakat bu 4+4+4 bizim için ve düşüncemiz için Türk sporunda devrim niteliğinde bir yenilik. Çocuk birinci dördü okuduktan sonra, ilkokuldan sonra zaten 6 yaşında girip 10 yaşında okulu bitti mi bizim alt minikler dediğimiz 10-12 yaş grubu oluyor. Üst minikler 12-14 yaş grubu. Dolayısıyla 10-14 yaş grubu bizim alt ve üst miniklerimiz. Çocuğun ortaokul dönemi, çocuğun tam kıvamında yani hangi spora daha yatkın, hangi spora daha eğilimli tam o döneme denk geliyor. İşte bu bizim için bulunmaz bir nimet oldu.''
Boks okulu açma projelerinin bulunduğu söyleyen Gözgeç, "Belediyeden 6.5 dönüm yer aldık. Eryaman'da bilabedel aldık. Türkiye Boks Federasyonu kullanımına tahsis edildi. Orası bizim için bir nimet. Orayla ilgili bir proje yapacağım. Önce bakanımıza, sonra Başbakanımıza sunacağız. İnşallah o arsa üzerinde Ankara'da bir boks okulu yapma hayalini kuruyorum'' diye konuştu.
Son Güncelleme: Salı, 08 May 2012 12:43
Gösterim: 2221
Okul Sütü Programı Ortak Bilim Kurulu, yapılan incelemelerin tamamlandığını ve ‘okul sütü’nde yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine rastlanmadığını belirtti.

Okul Sütü Programı Ortak Bilim Kurulu, Okul Sütü Programı kapsamında süt dağıtımı yapılan bütün illerden alınan örneklerin hiç birisinde hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine rastlanmadığını belirtti.
Sivas ili süt örneklerinde hastalık yapıcı olmayan mikroorganizmaların bulunması nedeniyle örnekler sterilite şartlarını sağlamadığından, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca bu firmaya ait ürünlerin dağıtımı durdurulduğu ve bu firma dağıtım zincirinden çıkarıldığı bildirilen açıklamada, hastaneye başvuran çocuklarla ilişkili olarak, mevcut verilerin gıda zehirlenmesini düşündürmediği, ancak okul sütü programının tüm aşamalarının dikkatlice ve titizlikle ileri incelemelerine devam edileceği vurgulandı.
Açıklamada, mevcut veriler ışığında, uygulamanın kesintiye uğratılmasını veya durdurulmasını gerektirecek bir durumun tespit edilmediği de ifade edildi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, 6-7 Mayıs tarihlerinde Bakanlık binasında yapılan toplantı sonucu, Okul Sütü Programı Ortak Bilim Kurulunun açıklaması kamuoyuna duyuruldu.
Açıklamada, okul çağı çocuklarına süt içme alışkanlığı kazandırılması amacıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı işbirliğinde Ulusal Süt Konseyi'nin desteği ile 2 Mayıs 2012 tarihinde okul sütü programı başlatıldığı, bu program kapsamında günde yaklaşık 7,2 milyon kutu süt dağıtımının planlandığı hatırlatıldı.
Söz konusu uygulamanın ilk günlerinde çeşitli nedenlerle rahatsızlanan bazı öğrenciler sağlık kuruluşlarına başvurduğu belirtilen açıklamada, sağlık ve gıda güvenilirliği yönünden programı ve gelişmeleri değerlendirmek, bir rapor hazırlamak ve kamuoyuyla paylaşmak üzere Sağlık ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı uzmanlardan oluşan iki ayrı kurul oluşturulduğu belirtildi.
Her iki bilim kurulunun müşterek çalışmasıyla varılan sonucun bildirildiği açıklamada, sütün, bileşiminde yer alan yüksek kalitede protein, yağ, laktoz, kalsiyum, fosfor, riboflavin gibi bileşenler ile üstün besleyici değere sahip olduğu, sütün bileşimine bakıldığında çeşitli yaş grupları için temel besin ögelerini içerdiği görüldüğü ifade edildi.
Her gün çocukların iki su bardağı süt veya eşdeğer süt ürünü tüketmeleri bilim çevrelerince tavsiye edildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Türkiye'de kişi başına yıllık süt tüketimi yaklaşık
Program kapsamında ana sınıfı ve 1-5. sınıfa devam eden çocuklara UHT teknolojisiyle hazırlanmış tam yağlı süt dağıtılmasına başlanmıştır.
UHT süt; çiğ sütün en az 135 derecede 1 saniye süre veya en uygun zaman-sıcaklık kombinasyonunda yüksek sıcaklıkta kısa süre tutulması ve aseptik koşullarda ambalajlanması ile oda sıcaklığında depolandığında bile bozulmaya neden olabilecek tüm mikroorganizmaları ve sporlarını yok eden bir ısıl işlem ile elde edilen, raf ömrü uzun (3-4 ay) olan süttür.''
Hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine rastlanmadı
UHT teknolojisinde, yüksek kalitede çiğ süt kullanılmasının zorunlu olduğuna işaret edilen açıklamada, peyniraltı suyu veya peyniraltı suyu tozunun, sütün ısıl işleme olan dayanıklılığını azalttığından kesinlikle kullanılmadığı belirtildi.
Bu program kapsamında ihale şartnamesi gereği de yurt içinde üretilmiş çiğ süt kullanımı zorunlu olduğundan sütlerin üretiminde süt tozu kullanılmasına da izin verilmediğine dikkat çekilen açıklamada, programın başlamasını takiben sağlık kuruluşlarına değişik şikayetlerle başvuruların olması üzerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından süt dağıtımı yapılan bütün illerden süt örnekleri alınarak ayrıntılı fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik analizlere tabi tutulduğu kaydedildi.
Açıklamada, bugüne kadar örneklerin hiç birisinde hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine (Stafilokok enterotoksini) rastlanmadığına dair verilerin mevcut olduğunu bildirildi.
Sivas'ta dağıtım yapan firmaya ait ürünlerin dağıtımı durduruldu
Fiziksel özellikleri uygun olmadığı bildirilen Sivas ili süt örnekleri hem Sağlık Bakanlığı hem de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı laboratuvarlarında incelendiği, hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksini ve diğer toksik maddeler yönünden hiçbir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtilen açıklamada, ''Sivas ili süt örneklerinde hastalık yapıcı olmayan (saprofit) mikroorganizmaların bulunması nedeniyle örnekler sterilite şartlarını sağlamadığından, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca bu firmaya ait ürünlerin dağıtımı durdurulmuş ve bu firma dağıtım zincirinden çıkarılmıştır'' ifadesi kullanıldı.
‘Uygulamanın durdurulmasını gerektirecek bir durum yok’
Hastaneye başvuran çocuklarla ilişkili olarak da mevcut verilerin gıda zehirlenmesini düşündürmediği vurgulanan açıklamada, ancak Okul Sütü Programı'nın tüm aşamalarının dikkatlice ve titizlikle ileri incelemelerine devam edileceği bildirildi. Açıklamada, şöyle denildi:
''Sonuç olarak, Türkiye'de süt tüketiminin sınırlı olduğu göz önüne alındığında, Okul Sütü Programı sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde ve beslenme ile ilişkili muhtemel sağlık sorunlarının azaltılmasına katkı sağlayacaktır.
Mevcut veriler ışığında, uygulamanın kesintiye uğratılmasını veya durdurulmasını gerektirecek bir durum tespit edilmemiştir.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Okul Sütü Programı Ortak Bilim Kurulu, yapılan incelemelerin tamamlandığını ve ‘okul sütü’nde yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine rastlanmadığını belirtti.

Okul Sütü Programı Ortak Bilim Kurulu, Okul Sütü Programı kapsamında süt dağıtımı yapılan bütün illerden alınan örneklerin hiç birisinde hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine rastlanmadığını belirtti.
Sivas ili süt örneklerinde hastalık yapıcı olmayan mikroorganizmaların bulunması nedeniyle örnekler sterilite şartlarını sağlamadığından, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca bu firmaya ait ürünlerin dağıtımı durdurulduğu ve bu firma dağıtım zincirinden çıkarıldığı bildirilen açıklamada, hastaneye başvuran çocuklarla ilişkili olarak, mevcut verilerin gıda zehirlenmesini düşündürmediği, ancak okul sütü programının tüm aşamalarının dikkatlice ve titizlikle ileri incelemelerine devam edileceği vurgulandı.
Açıklamada, mevcut veriler ışığında, uygulamanın kesintiye uğratılmasını veya durdurulmasını gerektirecek bir durumun tespit edilmediği de ifade edildi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, 6-7 Mayıs tarihlerinde Bakanlık binasında yapılan toplantı sonucu, Okul Sütü Programı Ortak Bilim Kurulunun açıklaması kamuoyuna duyuruldu.
Açıklamada, okul çağı çocuklarına süt içme alışkanlığı kazandırılması amacıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı işbirliğinde Ulusal Süt Konseyi'nin desteği ile 2 Mayıs 2012 tarihinde okul sütü programı başlatıldığı, bu program kapsamında günde yaklaşık 7,2 milyon kutu süt dağıtımının planlandığı hatırlatıldı.
Söz konusu uygulamanın ilk günlerinde çeşitli nedenlerle rahatsızlanan bazı öğrenciler sağlık kuruluşlarına başvurduğu belirtilen açıklamada, sağlık ve gıda güvenilirliği yönünden programı ve gelişmeleri değerlendirmek, bir rapor hazırlamak ve kamuoyuyla paylaşmak üzere Sağlık ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı uzmanlardan oluşan iki ayrı kurul oluşturulduğu belirtildi.
Her iki bilim kurulunun müşterek çalışmasıyla varılan sonucun bildirildiği açıklamada, sütün, bileşiminde yer alan yüksek kalitede protein, yağ, laktoz, kalsiyum, fosfor, riboflavin gibi bileşenler ile üstün besleyici değere sahip olduğu, sütün bileşimine bakıldığında çeşitli yaş grupları için temel besin ögelerini içerdiği görüldüğü ifade edildi.
Her gün çocukların iki su bardağı süt veya eşdeğer süt ürünü tüketmeleri bilim çevrelerince tavsiye edildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
''Türkiye'de kişi başına yıllık süt tüketimi yaklaşık
Program kapsamında ana sınıfı ve 1-5. sınıfa devam eden çocuklara UHT teknolojisiyle hazırlanmış tam yağlı süt dağıtılmasına başlanmıştır.
UHT süt; çiğ sütün en az 135 derecede 1 saniye süre veya en uygun zaman-sıcaklık kombinasyonunda yüksek sıcaklıkta kısa süre tutulması ve aseptik koşullarda ambalajlanması ile oda sıcaklığında depolandığında bile bozulmaya neden olabilecek tüm mikroorganizmaları ve sporlarını yok eden bir ısıl işlem ile elde edilen, raf ömrü uzun (3-4 ay) olan süttür.''
Hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine rastlanmadı
UHT teknolojisinde, yüksek kalitede çiğ süt kullanılmasının zorunlu olduğuna işaret edilen açıklamada, peyniraltı suyu veya peyniraltı suyu tozunun, sütün ısıl işleme olan dayanıklılığını azalttığından kesinlikle kullanılmadığı belirtildi.
Bu program kapsamında ihale şartnamesi gereği de yurt içinde üretilmiş çiğ süt kullanımı zorunlu olduğundan sütlerin üretiminde süt tozu kullanılmasına da izin verilmediğine dikkat çekilen açıklamada, programın başlamasını takiben sağlık kuruluşlarına değişik şikayetlerle başvuruların olması üzerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından süt dağıtımı yapılan bütün illerden süt örnekleri alınarak ayrıntılı fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik analizlere tabi tutulduğu kaydedildi.
Açıklamada, bugüne kadar örneklerin hiç birisinde hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine (Stafilokok enterotoksini) rastlanmadığına dair verilerin mevcut olduğunu bildirildi.
Sivas'ta dağıtım yapan firmaya ait ürünlerin dağıtımı durduruldu
Fiziksel özellikleri uygun olmadığı bildirilen Sivas ili süt örnekleri hem Sağlık Bakanlığı hem de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı laboratuvarlarında incelendiği, hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksini ve diğer toksik maddeler yönünden hiçbir olumsuzluğa rastlanmadığı belirtilen açıklamada, ''Sivas ili süt örneklerinde hastalık yapıcı olmayan (saprofit) mikroorganizmaların bulunması nedeniyle örnekler sterilite şartlarını sağlamadığından, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca bu firmaya ait ürünlerin dağıtımı durdurulmuş ve bu firma dağıtım zincirinden çıkarılmıştır'' ifadesi kullanıldı.
‘Uygulamanın durdurulmasını gerektirecek bir durum yok’
Hastaneye başvuran çocuklarla ilişkili olarak da mevcut verilerin gıda zehirlenmesini düşündürmediği vurgulanan açıklamada, ancak Okul Sütü Programı'nın tüm aşamalarının dikkatlice ve titizlikle ileri incelemelerine devam edileceği bildirildi. Açıklamada, şöyle denildi:
''Sonuç olarak, Türkiye'de süt tüketiminin sınırlı olduğu göz önüne alındığında, Okul Sütü Programı sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde ve beslenme ile ilişkili muhtemel sağlık sorunlarının azaltılmasına katkı sağlayacaktır.
Mevcut veriler ışığında, uygulamanın kesintiye uğratılmasını veya durdurulmasını gerektirecek bir durum tespit edilmemiştir.''
Son Güncelleme: Salı, 08 May 2012 12:09
Gösterim: 2529
Ankara Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, okullarda yaşananların bilgisine sahip olabilmek için ''Bilgi İletişim Formu'' geliştirdiklerini belirtti.
Okula yapılan ziyaretlerin, gerçekleştirilen kampanyaların ayrıntılarının bu forum aracılığıyla kendisine ulaştığını ifade eden Aydoğan, gelen bilgilere ilişkin bazı örnekler verdi.
Aydoğan, ''Örneğin gelen bir bilgide, 'Bir öğrenci okul bahçesinde futbol oynarken düşmüş, kolu kırılmıştır. Ambulansla hastaneye götürülmüş, ailesine teslim edilmiştir' deniliyor. Böylece Milli Eğitim olarak Ankara'da okullarda ne oluyorsa biz biliyoruz. Buna göre müdahale ediyoruz, önlem alıyoruz, destek oluyoruz'' dedi.
Bunun yanı sıra öğretmenlerin yaptığı çalışmaların, okula gelememe nedenlerinin de bu bilgiler arasında yer aldığını belirten Aydoğan, ''Bütün okullarda bu iletişim sistemi var. Bütün Ankara'yı izliyoruz'' diye konuştu.
Kaç tane öğretmenin okula gelmediğine ilişkin sadece sayı istediklerini, isim istemediklerinin altını çizen Aydoğan, bilgilerin kişi isimlerinin sistemde yer almadığını, sadece niceliksel verilerin ve olayların yer aldığını ifade etti.
Sistemin nasıl çalıştığını da anlatan Aydoğan, bu sistemle ilgilenen okullarda yetkililer var. Okulundaki olan şeyleri, istenen bilgileri elektronik ortamda bizim sistemimize aktarıyor. Ben de buradan görüyorum. Her gün en az yarım saatimi Ankara'daki okullarda neler olduğuna ayırıyorum. Mesela bazı bilgilerde şöyle diyor, 'Yakıt bittiği için yarın okul soğuk kalacak' diyor. Ben de hemen ilgili kişilere talimat veriyorum, yakıtı sağlanıyor'' diye konuştu.
Bu uygulamadan önce okullarla ilgili bilgilerin kendisine ulaşmasında sorun yaşandığını belirten Aydoğan, ''Birçok şeyden haberimiz olmuyordu. Telefonla ilçe milli eğitim müdürü bana bilgi veriyordu. Telefonla bilgi vermenin bir çok şeyin aksamasına neden olduğunu gördüm, iş yükü arttı. Onun için bu elektronik sistemi kurduk'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Ankara Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, okullarda yaşananların bilgisine sahip olabilmek için ''Bilgi İletişim Formu'' geliştirdiklerini belirtti.
Okula yapılan ziyaretlerin, gerçekleştirilen kampanyaların ayrıntılarının bu forum aracılığıyla kendisine ulaştığını ifade eden Aydoğan, gelen bilgilere ilişkin bazı örnekler verdi.
Aydoğan, ''Örneğin gelen bir bilgide, 'Bir öğrenci okul bahçesinde futbol oynarken düşmüş, kolu kırılmıştır. Ambulansla hastaneye götürülmüş, ailesine teslim edilmiştir' deniliyor. Böylece Milli Eğitim olarak Ankara'da okullarda ne oluyorsa biz biliyoruz. Buna göre müdahale ediyoruz, önlem alıyoruz, destek oluyoruz'' dedi.
Bunun yanı sıra öğretmenlerin yaptığı çalışmaların, okula gelememe nedenlerinin de bu bilgiler arasında yer aldığını belirten Aydoğan, ''Bütün okullarda bu iletişim sistemi var. Bütün Ankara'yı izliyoruz'' diye konuştu.
Kaç tane öğretmenin okula gelmediğine ilişkin sadece sayı istediklerini, isim istemediklerinin altını çizen Aydoğan, bilgilerin kişi isimlerinin sistemde yer almadığını, sadece niceliksel verilerin ve olayların yer aldığını ifade etti.
Sistemin nasıl çalıştığını da anlatan Aydoğan, bu sistemle ilgilenen okullarda yetkililer var. Okulundaki olan şeyleri, istenen bilgileri elektronik ortamda bizim sistemimize aktarıyor. Ben de buradan görüyorum. Her gün en az yarım saatimi Ankara'daki okullarda neler olduğuna ayırıyorum. Mesela bazı bilgilerde şöyle diyor, 'Yakıt bittiği için yarın okul soğuk kalacak' diyor. Ben de hemen ilgili kişilere talimat veriyorum, yakıtı sağlanıyor'' diye konuştu.
Bu uygulamadan önce okullarla ilgili bilgilerin kendisine ulaşmasında sorun yaşandığını belirten Aydoğan, ''Birçok şeyden haberimiz olmuyordu. Telefonla ilçe milli eğitim müdürü bana bilgi veriyordu. Telefonla bilgi vermenin bir çok şeyin aksamasına neden olduğunu gördüm, iş yükü arttı. Onun için bu elektronik sistemi kurduk'' dedi.
Son Güncelleme: Salı, 08 May 2012 12:19
Gösterim: 1745
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, yaptığı açıklamada ‘okul sütü’nün temiz çıktığını duyurdu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, okul sütü programı kapsamında süt dağıtımı yapılan bütün illerden süt örneklerinin alınarak ayrıntılı fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik analizlere tabi tutulduğunu, bugüne kadar örneklerin hiç birisinde hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine (Stafilokok enterotoksini) rastlanmadığına dair verilerin mevcut bulunduğunu açıkladı.
Bakanlık, ''Fiziksel özellikleri uygun olmadığı bildirilen Sivas ili süt örnekleri hem Sağlık Bakanlığı hem de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı laboratuvarlarında incelenmiş, hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksini ve diğer toksik maddeler yönünden hiçbir olumsuzluğa rastlanmamıştır.
Sivas ili süt örneklerinde hastalık yapıcı olmayan (saprofit) mikroorganizmaların bulunması nedeniyle örnekler sterilite şartlarını sağlamadığından; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca bu firmaya ait ürünlerin dağıtımı durdurulmuş ve bu firma dağıtım zincirinden çıkarılmıştır'' açıklamasında bulundu.
Bakanlık, okul sütü programının tüm aşamalarının dikkatlice ve titizlikle ileri incelemelerine devam edileceğini belirterek, mevcut veriler ışığında, uygulamanın kesintiye uğratılmasını veya durdurulmasını gerektirecek bir durumun tespit edilmediğini bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, yaptığı açıklamada ‘okul sütü’nün temiz çıktığını duyurdu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, okul sütü programı kapsamında süt dağıtımı yapılan bütün illerden süt örneklerinin alınarak ayrıntılı fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik analizlere tabi tutulduğunu, bugüne kadar örneklerin hiç birisinde hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksinine (Stafilokok enterotoksini) rastlanmadığına dair verilerin mevcut bulunduğunu açıkladı.
Bakanlık, ''Fiziksel özellikleri uygun olmadığı bildirilen Sivas ili süt örnekleri hem Sağlık Bakanlığı hem de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı laboratuvarlarında incelenmiş, hastalık yapıcı mikroorganizma ya da bakteri toksini ve diğer toksik maddeler yönünden hiçbir olumsuzluğa rastlanmamıştır.
Sivas ili süt örneklerinde hastalık yapıcı olmayan (saprofit) mikroorganizmaların bulunması nedeniyle örnekler sterilite şartlarını sağlamadığından; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca bu firmaya ait ürünlerin dağıtımı durdurulmuş ve bu firma dağıtım zincirinden çıkarılmıştır'' açıklamasında bulundu.
Bakanlık, okul sütü programının tüm aşamalarının dikkatlice ve titizlikle ileri incelemelerine devam edileceğini belirterek, mevcut veriler ışığında, uygulamanın kesintiye uğratılmasını veya durdurulmasını gerektirecek bir durumun tespit edilmediğini bildirdi.
Son Güncelleme: Salı, 08 May 2012 10:50
Gösterim: 2305

