Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Emniyet ve devlet kurumlarına yaptığı 'siber saldırılarla' bir anda popüler olan internet korsanları Redhack'i savcılık terör örgütü ilan etti.
‘Kızıl Hackerlar’ olarak bilinen Türkiye ’nin popüler internet korsanları grubu Redhack’in son olarak Dışişleri Bakanlığı’na bağlı internet sitesini hack’lemesi polisi harekete geçirdi. Bu kapsamda Redhack isimli gruba yönelik yürütülen soruşturma ile ilgili kritik bir karar alındı. Savcılık, ‘Kızıl Hackerlar’ isimli grubu, orak çekiçten oluşan bir logosu ve bir manifestoya sahip olmasından dolayı terör örgütü kapsamına aldı.
Soruşturma genişleyecek
Redhack’in bu güne kadar gerçekleştirdiği sanal eylemleri bir liste halinde Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı’na gönderen savcılık, uzmanlardan Redhack’in terör örgütü boyutuyla tekrar ele alınarak detaylı bir şekilde araştırılma yapılmasını istedi. Gruba yönelik soruşturmanın bilişim suçlarıyla mücadele çerçevesinde yürütüldüğünü ve bu nedenle zanlıların yakalanmasının geciktiğini söyleyen emniyet kaynakları, Redhack’in terör örgütü kapsamına alınması halinde soruşturmanın seyrinin de değişeceğini belirtti.
Bakanlığı çökertmişti
Kızıl Hackerlar’ın sadece Türkiye sınırları içerisinde faaliyet göstermediğinin altını çizen kaynaklar, bu örgütlere yönelik sadece emniyetin çalışmalarının yeterli olmayacağını ifade ettiler.
Sivas Katliamı’nın yıldönümünde hem Sivas’ta katledilenleri anmak hem Suriye’ye yönelik saldırgan politikaları protesto etmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı’nın sitesini hack’leyen Redhack siber korsan grubu, bakanlığın resmi internet sitesinde bulunan yabancı diplomatlara ait kimlik kartlarının imajlarını yayımladı. Dışişleri Bakanlığı bu kimlik bilgilerinin yayılmasından korkuyor. Bundan dolayı iki nota yayımlayarak bilgilendirme ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığını duyurdu. Redhack bugüne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü ve Ankara Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere birçok siteyi çökertti ve sitelerin içinde olan bilgileri aldı. Grup, adından söz ettiren eylemler yapmayı ve ses getirmeyi seviyor.
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Emniyet ve devlet kurumlarına yaptığı 'siber saldırılarla' bir anda popüler olan internet korsanları Redhack'i savcılık terör örgütü ilan etti.
‘Kızıl Hackerlar’ olarak bilinen Türkiye ’nin popüler internet korsanları grubu Redhack’in son olarak Dışişleri Bakanlığı’na bağlı internet sitesini hack’lemesi polisi harekete geçirdi. Bu kapsamda Redhack isimli gruba yönelik yürütülen soruşturma ile ilgili kritik bir karar alındı. Savcılık, ‘Kızıl Hackerlar’ isimli grubu, orak çekiçten oluşan bir logosu ve bir manifestoya sahip olmasından dolayı terör örgütü kapsamına aldı.
Soruşturma genişleyecek
Redhack’in bu güne kadar gerçekleştirdiği sanal eylemleri bir liste halinde Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı’na gönderen savcılık, uzmanlardan Redhack’in terör örgütü boyutuyla tekrar ele alınarak detaylı bir şekilde araştırılma yapılmasını istedi. Gruba yönelik soruşturmanın bilişim suçlarıyla mücadele çerçevesinde yürütüldüğünü ve bu nedenle zanlıların yakalanmasının geciktiğini söyleyen emniyet kaynakları, Redhack’in terör örgütü kapsamına alınması halinde soruşturmanın seyrinin de değişeceğini belirtti.
Bakanlığı çökertmişti
Kızıl Hackerlar’ın sadece Türkiye sınırları içerisinde faaliyet göstermediğinin altını çizen kaynaklar, bu örgütlere yönelik sadece emniyetin çalışmalarının yeterli olmayacağını ifade ettiler.
Sivas Katliamı’nın yıldönümünde hem Sivas’ta katledilenleri anmak hem Suriye’ye yönelik saldırgan politikaları protesto etmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı’nın sitesini hack’leyen Redhack siber korsan grubu, bakanlığın resmi internet sitesinde bulunan yabancı diplomatlara ait kimlik kartlarının imajlarını yayımladı. Dışişleri Bakanlığı bu kimlik bilgilerinin yayılmasından korkuyor. Bundan dolayı iki nota yayımlayarak bilgilendirme ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığını duyurdu. Redhack bugüne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü ve Ankara Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere birçok siteyi çökertti ve sitelerin içinde olan bilgileri aldı. Grup, adından söz ettiren eylemler yapmayı ve ses getirmeyi seviyor.
(radikal)
Son Güncelleme: Cuma, 06 Temmuz 2012 09:33
Gösterim: 1988
FBI, 9 Temmuz'da internetin fişini çekiyor. Uygulama 'pire için yorgan yakma' deyimini akıllara getiriyor.
Hacker'ların Windows 'daki bir açık yoluyla dünya çapında 570 binden fazla bilgisayara zararlı yazılım yüklediğinin ortaya çıkmasıyla birlikte FBI , 9 Temmuz'da internetin şalterlerini indiriyor. Zira söz konusu virüs bu tarihte harekete geçeceğinden, FBI DNS sunucularını kapatarak önlem almayı planlıyor. Ancak FBI bu işi sadece Amerika ’da değil, tüm dünyada yapmayı planlıyor.
DNSChanger ismini taşıyan virüsün yarattığı tehdit ortadan kalktığında kapatılan sunucular tekrar hizmete girecek.
Söz konusu virüs, kullanıcıların tarayıcılarını hacker'ların sahte sitelerine yönlendiriyor.
FBI kullanıcılara güvenlik ortağı tarafından yönetilen dcwg.org web sitesini ziyaret ederek, zararlı yazılıma sahip olup olmadıklarını kontrol etmelerini öneriyor. ( Hürriyet )
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
FBI, 9 Temmuz'da internetin fişini çekiyor. Uygulama 'pire için yorgan yakma' deyimini akıllara getiriyor.
Hacker'ların Windows 'daki bir açık yoluyla dünya çapında 570 binden fazla bilgisayara zararlı yazılım yüklediğinin ortaya çıkmasıyla birlikte FBI , 9 Temmuz'da internetin şalterlerini indiriyor. Zira söz konusu virüs bu tarihte harekete geçeceğinden, FBI DNS sunucularını kapatarak önlem almayı planlıyor. Ancak FBI bu işi sadece Amerika ’da değil, tüm dünyada yapmayı planlıyor.
DNSChanger ismini taşıyan virüsün yarattığı tehdit ortadan kalktığında kapatılan sunucular tekrar hizmete girecek.
Söz konusu virüs, kullanıcıların tarayıcılarını hacker'ların sahte sitelerine yönlendiriyor.
FBI kullanıcılara güvenlik ortağı tarafından yönetilen dcwg.org web sitesini ziyaret ederek, zararlı yazılıma sahip olup olmadıklarını kontrol etmelerini öneriyor. ( Hürriyet )
Son Güncelleme: Perşembe, 05 Temmuz 2012 17:31
Gösterim: 1741
Hacker grubu 'RedHack'in Twitter hesabı kapatıldı.
Dışişleri Bakanlığı'nı 25 dakika boyunca Hack'leyen RedHack'in Twitter hesabı kapatıldı.
Kızıl Hackerlar olarak bilinen bilgisayar korsanları grubu, Dışişleri Bakanlığı'nın sitesine saldırmış, site 25 dakika boyunca kullanım dışı kalmıştı.
Türkiye'nin yabancı misyondaki çalışanlarının kimlik kopyalarını internette yayınlayan grupla ilgili Dışişleri Bakanlığı başvuruda bulunmuş ve belgeleri yayınlayan adresin yasaklanmasını talep etmişti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Hacker grubu 'RedHack'in Twitter hesabı kapatıldı.
Dışişleri Bakanlığı'nı 25 dakika boyunca Hack'leyen RedHack'in Twitter hesabı kapatıldı.
Kızıl Hackerlar olarak bilinen bilgisayar korsanları grubu, Dışişleri Bakanlığı'nın sitesine saldırmış, site 25 dakika boyunca kullanım dışı kalmıştı.
Türkiye'nin yabancı misyondaki çalışanlarının kimlik kopyalarını internette yayınlayan grupla ilgili Dışişleri Bakanlığı başvuruda bulunmuş ve belgeleri yayınlayan adresin yasaklanmasını talep etmişti.
Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Temmuz 2012 09:10
Gösterim: 1854
Amerikan mahkemeleri, Twitter şirketini ‘Wall Street'i İşgal Et’ protestocularının 3 aylık Tweet'lerini güvenlik güçlerine vermek zorunda bıraktı. Karar kullanıcıları otosansüre yöneltir mi, Türkiye'yi nasıl etkiler?
Twitter 'ın kullanıcılarının tweet'lerini güvenlik güçlerinin değerlendirmesine sunması gerektiği yönündeki mahkeme kararı, sosyal paylaşım siteleri üzerindeki devlet baskısının artırılması olarak yorumlanıyor. Karar, kullanıcıları otosansüre yöneltirken, Twitter 'ı da paylaşım konusunda denetimi sıkılaştırmaya itebilir.
ABD 'de Manhattan Ceza Mahkemesi'nin dün aldığı bir kararla, Twitter 'ın "Wall Street'i İşgal Et" protestocularından birinin üç ay boyunca attığı tweet'leri güvenlik güçlerinin değerlendirmesine sunması gerektiğine karar vermesine uzmanlardan ve Twitter fenomenlerinden farklı yorumlar geliyor.
Hürriyet Planet’ta çıkan habere göre, geçtiğimiz yıl "Wall Street'i İşgal Et" eylemleri sırasında yaşananlar üzerine açılan davada ABD 'li yargıç Matthew Sciarrino, Twitter 'ı ve sitenin kullanıcılarını zor durumda bırakacak bir karara imza attı. Yapılan anlaşmalar uyarınca kullanıcılar tarafından gönderilen içeriklerin kullanıcılara ait olduğunun altını çizen Twitter , bu bilgilerin savcılarla paylaşılmasına karşı çıkmıştı. Ancak Sciarrino'nun vermiş olduğu karar, Twitter yetkililerinin sitedeki içeriğin korunmasıyla ilgili itirazlarını boşa çıkarmış oldu.
UÇKAN: TWITTER BOYUN EĞERSE BATAR
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bilgi ekonomisi konusunda dersler veren Dr. Özgür Uçkan'a göre, ABD mahkemesinin kararı "emsal" teşkil etmeyecek nitelikte.
Kararı hurriyet.com.tr'ye değerlendiren Uçkan, " Twitter bu tür kararlarla ilk kez karşılaşmıyor. ABD otoriteleri son altı ay içerisinde Twitter 'dan bu tip 679 talepte bulundular ve Twitter bu taleplerin %75'ini karşıladı" diyor.
Uçkan ayrıca Wikileaks sızıntıları ile ilgili olarak bu tür bir mahkeme kararının da Twitter tarafından reddedildiğini hatırlatıyor.
"Varlığını sadece kullanıcılarına borçlu olan bir sosyal medya şirketinin, bu tip kişisel veri korumasını ihlal eden, anayasal korumalarla çelişen taleplere boyun eğmesi düşünülemez" diyen Uçkan aksi takdirde şirketin batacağını belirtiyor.
HAKAN: DENETİM GEREKLİ
Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan da Twitter 'da her gün binlerce takipçisine onlarca tweet atıyor. Hakan, Twitter 'ın denetim altına alınması gerektiğini düşünüyor.
ABD mahkemesinin kararından bağımsız olarak konuyu değerlendiren Hakan, sanal kimliklerin arkasına sığınan isimlerin hakaret ve küfre varan sözler sarf edebildiğini hatırlatıyor. Ancak yine de sansür veya bu kararla birlikte doğabilecek otosansüre karşı olduğunu ekliyor.
SEZYUM: TÜRKİYE İÇİN FELAKET OLUR
İnternet ve sosyal paylaşım üzerine yazdığı yazılarla dikkat çeken Kaan Sezyum Twitter 'ın uzun vadede boğazının tutulmak istendiğini ve konunun daha çok düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Kullanıcıların hakaret gibi durumlarda yasal yaptırımlarla karşılaşabileceğini anımsatan Sezyum Twitter ’ın da bu konuda bilgi paylaşabildiğini belirtiyor. Ancak Sezyum’a göre, ABD mahkemesinin kararının benzerinin Türkiye 'de alınmasının felaketle sonuçlanabilir. Nitekim Sezyum'a göre, Türkiye 'de düşünce özgürlüğü kısıtlanmış durumda ve hakaret kelimesinin tanımı oldukça muallak.
ABD 'de görece bir konuşma özgürlüğü olduğunu belirten Sezyum, bu tip bir kararın alınmasının şaşırtıcı olduğunu belirtiyor.
EVANS: TWITTER KENDİNİ MAİL SERVİSİ OLARAK GÖRÜYOR
BBC 'ye konuşan, Enders Analiz'den Medya Uzmanı Benedict Evans Twitter 'ın kendisini bir elektronik posta servisi gibi gördüğünü ve tweet’lerle ilgili sorumluluk almak istemediğini hatırlatıyor. Ancak kararla birlikte Twitter ’ın kullanıcılarının tweet’lerini denetleme yoluna gidebileceği belirtiliyor.
American Civil Liberties Union internette yayınladığı bildiride ''Bu önemli bir konu. Yargı insanların internetteki aktiviteleri ile ilgili bilgi toplama teşebüsslerinde giderek daha da agresifleşiyor'' ifadesine yer vermişti.
Devletlerin sosyal paylaşım siteleri üzerindeki baskıyı artırmaya çalıştığına dikkat çeken Uçkan’a göre savaşı yine de kazanamayabilirler. Nitekim teknoloji, kullanıcıların kimliklerini anonimleştiren yeni çözümlerle bu baskıyı alt edecek çözümlere ulaşabilir. (radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Amerikan mahkemeleri, Twitter şirketini ‘Wall Street'i İşgal Et’ protestocularının 3 aylık Tweet'lerini güvenlik güçlerine vermek zorunda bıraktı. Karar kullanıcıları otosansüre yöneltir mi, Türkiye'yi nasıl etkiler?
Twitter 'ın kullanıcılarının tweet'lerini güvenlik güçlerinin değerlendirmesine sunması gerektiği yönündeki mahkeme kararı, sosyal paylaşım siteleri üzerindeki devlet baskısının artırılması olarak yorumlanıyor. Karar, kullanıcıları otosansüre yöneltirken, Twitter 'ı da paylaşım konusunda denetimi sıkılaştırmaya itebilir.
ABD 'de Manhattan Ceza Mahkemesi'nin dün aldığı bir kararla, Twitter 'ın "Wall Street'i İşgal Et" protestocularından birinin üç ay boyunca attığı tweet'leri güvenlik güçlerinin değerlendirmesine sunması gerektiğine karar vermesine uzmanlardan ve Twitter fenomenlerinden farklı yorumlar geliyor.
Hürriyet Planet’ta çıkan habere göre, geçtiğimiz yıl "Wall Street'i İşgal Et" eylemleri sırasında yaşananlar üzerine açılan davada ABD 'li yargıç Matthew Sciarrino, Twitter 'ı ve sitenin kullanıcılarını zor durumda bırakacak bir karara imza attı. Yapılan anlaşmalar uyarınca kullanıcılar tarafından gönderilen içeriklerin kullanıcılara ait olduğunun altını çizen Twitter , bu bilgilerin savcılarla paylaşılmasına karşı çıkmıştı. Ancak Sciarrino'nun vermiş olduğu karar, Twitter yetkililerinin sitedeki içeriğin korunmasıyla ilgili itirazlarını boşa çıkarmış oldu.
UÇKAN: TWITTER BOYUN EĞERSE BATAR
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bilgi ekonomisi konusunda dersler veren Dr. Özgür Uçkan'a göre, ABD mahkemesinin kararı "emsal" teşkil etmeyecek nitelikte.
Kararı hurriyet.com.tr'ye değerlendiren Uçkan, " Twitter bu tür kararlarla ilk kez karşılaşmıyor. ABD otoriteleri son altı ay içerisinde Twitter 'dan bu tip 679 talepte bulundular ve Twitter bu taleplerin %75'ini karşıladı" diyor.
Uçkan ayrıca Wikileaks sızıntıları ile ilgili olarak bu tür bir mahkeme kararının da Twitter tarafından reddedildiğini hatırlatıyor.
"Varlığını sadece kullanıcılarına borçlu olan bir sosyal medya şirketinin, bu tip kişisel veri korumasını ihlal eden, anayasal korumalarla çelişen taleplere boyun eğmesi düşünülemez" diyen Uçkan aksi takdirde şirketin batacağını belirtiyor.
HAKAN: DENETİM GEREKLİ
Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan da Twitter 'da her gün binlerce takipçisine onlarca tweet atıyor. Hakan, Twitter 'ın denetim altına alınması gerektiğini düşünüyor.
ABD mahkemesinin kararından bağımsız olarak konuyu değerlendiren Hakan, sanal kimliklerin arkasına sığınan isimlerin hakaret ve küfre varan sözler sarf edebildiğini hatırlatıyor. Ancak yine de sansür veya bu kararla birlikte doğabilecek otosansüre karşı olduğunu ekliyor.
SEZYUM: TÜRKİYE İÇİN FELAKET OLUR
İnternet ve sosyal paylaşım üzerine yazdığı yazılarla dikkat çeken Kaan Sezyum Twitter 'ın uzun vadede boğazının tutulmak istendiğini ve konunun daha çok düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Kullanıcıların hakaret gibi durumlarda yasal yaptırımlarla karşılaşabileceğini anımsatan Sezyum Twitter ’ın da bu konuda bilgi paylaşabildiğini belirtiyor. Ancak Sezyum’a göre, ABD mahkemesinin kararının benzerinin Türkiye 'de alınmasının felaketle sonuçlanabilir. Nitekim Sezyum'a göre, Türkiye 'de düşünce özgürlüğü kısıtlanmış durumda ve hakaret kelimesinin tanımı oldukça muallak.
ABD 'de görece bir konuşma özgürlüğü olduğunu belirten Sezyum, bu tip bir kararın alınmasının şaşırtıcı olduğunu belirtiyor.
EVANS: TWITTER KENDİNİ MAİL SERVİSİ OLARAK GÖRÜYOR
BBC 'ye konuşan, Enders Analiz'den Medya Uzmanı Benedict Evans Twitter 'ın kendisini bir elektronik posta servisi gibi gördüğünü ve tweet’lerle ilgili sorumluluk almak istemediğini hatırlatıyor. Ancak kararla birlikte Twitter ’ın kullanıcılarının tweet’lerini denetleme yoluna gidebileceği belirtiliyor.
American Civil Liberties Union internette yayınladığı bildiride ''Bu önemli bir konu. Yargı insanların internetteki aktiviteleri ile ilgili bilgi toplama teşebüsslerinde giderek daha da agresifleşiyor'' ifadesine yer vermişti.
Devletlerin sosyal paylaşım siteleri üzerindeki baskıyı artırmaya çalıştığına dikkat çeken Uçkan’a göre savaşı yine de kazanamayabilirler. Nitekim teknoloji, kullanıcıların kimliklerini anonimleştiren yeni çözümlerle bu baskıyı alt edecek çözümlere ulaşabilir. (radikal)
Son Güncelleme: Çarşamba, 04 Temmuz 2012 09:19
Gösterim: 1644
Her öğrenciye tablet bilgisayar kullandıracak Fatih Projesi'nin benzeri ticari taksilerde başlayacak. TETAŞ'ın geliştirdiği sistemde 18 bin taksi tek çağrı merkezinden yönetilecek, taksiciye çipli ehliyet gelecek.
Mucit KOBİ'ler İstanbul'da sayıları 20 bini bulan ticari taksilerin yaşadığı ve yaşattığı sorunlara tablet bilgisayar ile çözüm üretti. Her öğrenciye tablet bilgisayar kullandıracak Fatih Projesi'nde olduğu gibi her takside de artık bir tablet olacak. İstanbul'da faaliyet gösteren TETAŞ Elektronik tarafından geliştirilen taksi tabletler, yol güvenliğinden, müşterilerin dolandırılmasına kadar birçok konuda devrim niteliğinde uygulamalar getiriyor. Tabletler hem arka hem de ön koltukta yer alacak. Navigosyon özelliğine sahip tabletlerde müşteriler bulundukları noktadan gidecekleri güzergâhı harita üzerinden görebilecekler. Yolculuktan memnun kalmayan müşteri tablet üzerindeki şikayet dilekçesi oluşturup tek tuşla merkeze ulaştıracak. Müşterisi dilerse internette sörf de yapabilecek. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi"nin desteklediği proje kapsamında İstanbul'daki 18 bin taksici tek bir merkeze bağlanacak. Bu merkez, taksi arayan müşterilerden gelen çağrıları İstanbul'daki boş taksilere yönlendirecek. Böylece taksici boş gezmekten, müşteri de taksi beklemekten kurtulacak.
Yüzde 100 yerli
TETAŞ Elektronik Kurucu ortağı Hüseyin İncekara, sistemin tamamen yerli olarak geliştirildiğini ve yakın zamanda ihracata da başlayacaklarını ifade etti. İstanbul'da ticari taksi faaliyetlerinde birçok sorun yaşandığını ifade eden İncekara, "Teknolojinin doğru kullanımı ile bu sorunları asgari düzeye çekebiliriz" dedi. İncekara ticari taksilere tablet uygulamasına ilişkin şu bilgileri verdi: "Öncelikle GPS, GPRS, navigasyon, taksimetre, acil durum müşteri şikâyet düğmesi ve taksici ehliyeti gibi bilgilerin hepsini tablet üzerinde topladık. Sistem sayesinde müşteri önündeki ekrandan bindiği noktadan gideceği güzergâha kadar tüm bilgileri görecek, ödeyeceği parayı takip edebilecek. Sistemin çipli taksici ehliyeti ile çalışacağını da ifade eden İncekara, "Böylece kaçak ve tecrübesiz şoför kullanımı da sona erecek" dedi.
İstanbul kart geçerli
Sistem ödeme konusunda da yenilikler getiriyor. Müşteriler tablet bilgisayar üzerinden İstanbul Kart gibi uygulamalarla ödeme yapabilecekler. Tablet sayesinde kişilerin otel, uçak, bankacılık gibi işerini de görebile- ceğini ifade eden İncekara, ayrıca eğlence ekranları ve reklam uygulamalarının da tablete ekleneceğini vurguluyor.
Gasp bitecek
Hüseyin İncekara, sistemin güvenlik özelliklerini ise şu sözlerle anlattı: "Sistem hem müşteri hem de taksicinin güvenliğini sağlayacak. Herhangi bir saldırı ya da gasp anında taksici acil durum düğmesi sayesinde durumunu anında merkeze bildirebilecek. Yolculuk esnasındaki tüm veriler geriye dönük depolandığı için herhangi bir olay anında bu bilgiler kullanıma açılacak. Sistem aynı zamanda canlı trafik bilgisi edinme, İBB'nin de üzerinde çalıştığı bir proje olan tek telefonla taksi çağırma gibi hizmetleri kapsayacak.
(sabah)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Her öğrenciye tablet bilgisayar kullandıracak Fatih Projesi'nin benzeri ticari taksilerde başlayacak. TETAŞ'ın geliştirdiği sistemde 18 bin taksi tek çağrı merkezinden yönetilecek, taksiciye çipli ehliyet gelecek.
Mucit KOBİ'ler İstanbul'da sayıları 20 bini bulan ticari taksilerin yaşadığı ve yaşattığı sorunlara tablet bilgisayar ile çözüm üretti. Her öğrenciye tablet bilgisayar kullandıracak Fatih Projesi'nde olduğu gibi her takside de artık bir tablet olacak. İstanbul'da faaliyet gösteren TETAŞ Elektronik tarafından geliştirilen taksi tabletler, yol güvenliğinden, müşterilerin dolandırılmasına kadar birçok konuda devrim niteliğinde uygulamalar getiriyor. Tabletler hem arka hem de ön koltukta yer alacak. Navigosyon özelliğine sahip tabletlerde müşteriler bulundukları noktadan gidecekleri güzergâhı harita üzerinden görebilecekler. Yolculuktan memnun kalmayan müşteri tablet üzerindeki şikayet dilekçesi oluşturup tek tuşla merkeze ulaştıracak. Müşterisi dilerse internette sörf de yapabilecek. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi"nin desteklediği proje kapsamında İstanbul'daki 18 bin taksici tek bir merkeze bağlanacak. Bu merkez, taksi arayan müşterilerden gelen çağrıları İstanbul'daki boş taksilere yönlendirecek. Böylece taksici boş gezmekten, müşteri de taksi beklemekten kurtulacak.
Yüzde 100 yerli
TETAŞ Elektronik Kurucu ortağı Hüseyin İncekara, sistemin tamamen yerli olarak geliştirildiğini ve yakın zamanda ihracata da başlayacaklarını ifade etti. İstanbul'da ticari taksi faaliyetlerinde birçok sorun yaşandığını ifade eden İncekara, "Teknolojinin doğru kullanımı ile bu sorunları asgari düzeye çekebiliriz" dedi. İncekara ticari taksilere tablet uygulamasına ilişkin şu bilgileri verdi: "Öncelikle GPS, GPRS, navigasyon, taksimetre, acil durum müşteri şikâyet düğmesi ve taksici ehliyeti gibi bilgilerin hepsini tablet üzerinde topladık. Sistem sayesinde müşteri önündeki ekrandan bindiği noktadan gideceği güzergâha kadar tüm bilgileri görecek, ödeyeceği parayı takip edebilecek. Sistemin çipli taksici ehliyeti ile çalışacağını da ifade eden İncekara, "Böylece kaçak ve tecrübesiz şoför kullanımı da sona erecek" dedi.
İstanbul kart geçerli
Sistem ödeme konusunda da yenilikler getiriyor. Müşteriler tablet bilgisayar üzerinden İstanbul Kart gibi uygulamalarla ödeme yapabilecekler. Tablet sayesinde kişilerin otel, uçak, bankacılık gibi işerini de görebile- ceğini ifade eden İncekara, ayrıca eğlence ekranları ve reklam uygulamalarının da tablete ekleneceğini vurguluyor.
Gasp bitecek
Hüseyin İncekara, sistemin güvenlik özelliklerini ise şu sözlerle anlattı: "Sistem hem müşteri hem de taksicinin güvenliğini sağlayacak. Herhangi bir saldırı ya da gasp anında taksici acil durum düğmesi sayesinde durumunu anında merkeze bildirebilecek. Yolculuk esnasındaki tüm veriler geriye dönük depolandığı için herhangi bir olay anında bu bilgiler kullanıma açılacak. Sistem aynı zamanda canlı trafik bilgisi edinme, İBB'nin de üzerinde çalıştığı bir proje olan tek telefonla taksi çağırma gibi hizmetleri kapsayacak.
(sabah)
Son Güncelleme: Salı, 03 Temmuz 2012 12:02
Gösterim: 2046

