Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
İktisat, işletme, siyaset bilimi, sosyoloji, hukuk ve tarih alanlarını bir araya getirerek, disiplinler arası bilimsel çalışmalar ve etkinlikler gerçekleştirmeyi, evrensel ölçekte bilimsel katkı sağlamayı, eğitim faaliyetlerinde bulunmayı, araştırmaları desteklemeyi, bilimsel yayınlar yapmayı, sivil toplum yapısının anlaşılmasına katkı sağlamayı hedefleyen “Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi (KUSİTHAM) açıldı.
Koç Üniversitesi’nin Rumelifeneri kampüsünde yer alan merkezin açılışına Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım katıldı. Törende konuşan Prof. Dr. Umran İnan, “Hayırseverlik Merkezi ile özel sektör, kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve hayırseverlik etrafında şekillenen sivil toplumun çağdaş bir anlayış çerçevesinde anlaşılmasını sağlayacak bilimsel temelleri oluşturmayı amaçlıyoruz”
Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak eğitim, sağlık ve kültür alanlarında toplumun yaşam kalitesini yükseltecek öncü ve örnek hizmetler sunan Vehbi Koç Vakfı’nın (VKV) 50. Yılı kapsamında “Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi (KUSİTHAM)” kuruldu. KUSİTHAM, Koç Üniversitesi’nin, iktisat, işletme, siyaset bilimi, sosyoloji, hukuk ve tarih alanlarındaki araştırmalarını destekleyerek, bilimsel çalışmalar ve etkinlikler gerçekleştirmeyi, evrensel ölçekte bilimsel katkı sağlamayı, eğitim faaliyetlerinde bulunmayı, bilimsel yayınlar yapmayı, söz konusu kuruluşların gelişimine ve sivil toplum yapısının anlaşılmasına katkı sağlamak amacıyla faaliyet gösterecek.
Rumelifeneri Kampüsünde “Hayırseverlikte Yeni Eğilimler: Türkiye’den Dünya’ya Bakış” adlı konferansla gerçekleştirilen açılışa, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, VKV Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, VKV Genel Müdürü Erdal Yıldırım ve Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, IUPUL, Lilly Hayırseverlik Okulu Dekanı Prof. Amir Pasic ve akademisyenler katıldı.
Prof. Dr. Umran İnan: “Ülkemize ve insanlığa dönüştürücü etkisi olan katkılar yapmaya devam edeceğiz.”
Prof. Dr. Umran İnan, açılışta yaptığı konuşmada, “Sivil toplumun ve hayırseverliğin gelişimine katkı sağlayan önemli bir rol model konumunda olan Vakfımızın 50. Yılı kapsamında, araştırma, eğitim ve profesyonel gelişim faaliyetleri yürütecek olan “Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezimizin açılışını yapmak bizler için gurur verici. Türkiye'de yarım yüzyıldır eğitim, kültür ve sağlık alanlarındaki çalışmalarıyla bilinen Vehbi Koç Vakfı'ndan bugüne kadar kampüslerimize yapılan yatırım, 1 milyar Amerikan doları. Vakfın her yıl Koç Üniversitesi’ne aktardığı kaynak ise yaklaşık 35 milyon Amerikan doları… Vehbi Koç Vakfı’nın üniversitemize sağladığı bu desteği, diğer merkezlerimizde olduğu gibi “Hayırseverlik” konusunda bugüne kadarki çalışmalarımızı bir adım öteye taşımak için kullanmaktan sorumluyuz. Bu imkânı bize bahşettiği için Vakfımız Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Semahat Arsel’e huzurunuzda en içten teşekkürlerimizi iletmek isterim” dedi.
Sözlerine devam eden Prof. Dr. Umran İnan, “Neredeyse her gün yeni bir disiplin doğuyor; eski disiplinler ise beklenmedik işbirlikleriyle yeniden hayat buluyor. Biz de, Koç Üniversitesi olarak, disiplinler arası çalışmayı, işbirliğini, çeşitliliği, hiyerarşiden ve katı normlardan uzaklaşmayı önceliklendiren yaklaşımımız ile bundan sonraki 25 yılda da bilimin yolunda ilerleyerek ülkemize ve insanlığa dönüştürücü etkisi olan katkılar yapmaya devam edeceğiz. Üniversitemiz Türkiye’nin çok önemli bir değeri ve burada yaklaşık 7 bin öğrencimizle gerek eğitimde gerekse araştırma ve geliştirmede, bilim üretmede mükemmeli yakalamak için canla başla çalışıyoruz. Üniversitemizin bir araştırma üniversitesi olduğunu sürekli vurguluyoruz. Geçtiğimiz hafta YÖK tarafından açıklanan rapora göre Koç Üniversitesi Araştırma ve Geliştirme’de en başarılı üniversite oldu. Yeni açılan bu merkezimizde dünyada hayırseverliğin daha da gelişmesi ve artması için çabalayacağız. Ayrıca büyük varlıklara ulaşma başarısını göstermiş insanların bu varlıklılarını insanlığın en güzel projeleriyle paylaşması ve bu projeleri destekleyecek ortamın oluşmasına katkıda bulunmaya çalışacağız” dedi.
VKV Genel Müdürü Erdal Yıldırım: “Merkezimiz çok önemli bir boşluğu dolduracak”
Sivil toplum, hayırseverlik ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların tarihinin insanlık kadar eski olduğuna dikkat çeken VKV Genel Müdürü Erdal Yıldırım şöyle konuştu: “Çevre sorunlarının, zorunlu göçün ve gelir adaletsizliğinin arttığı bir dünyada üçüncü sektöre de her zamankinden farklı görevler düşüyor. Bu alanın ekonomi, sosyoloji, yönetim bilimi, tarih hatta felsefe ve psikoloji gibi birçok farklı disiplinle ilişkisi hem geniş, hem de derin bir bakış açısının gerekliliğine işaret ediyor. Ne yazık ki ülkemiz sivil topluma dair araştırma, yayın ve eğitim faaliyetleri açısından hiç iyi bir konumda değil. Merkezimizin çok önemli bir boşluğu dolduracağına ve kısa zamanda Türkiye ve Sivil Toplum ya da Hayırseverlik dendiğinde ilk akla gelen referans kurum olacağına yürekten inanıyorum.”
Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel: “Merkez, bizim için büyük kıymet arz etmektedir”
Merkezin açılış törenine katılan Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Semahat Arsel ise şunları aktardı: “Vakfımızın 50. yılını kutlarken, ülkelerin kalkınmasında çok önemli bir yeri olan sivil toplum alanında, hepimizin eksikliğini hissettiğimiz araştırma, eğitim ve profesyonel gelişim faaliyetleri yürütecek olan “Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi”nin açılışını yapıyor olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Vehbi Koç Vakfı, Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak kurularak vakıfçılığın ülkemizde gelişimine öncülük etti. 50 yıldır eğitim, kültür ve sağlık alanlarında memleketimizin gelişimine ve toplumun kalkınmasına yönelik pek çok çalışma yürütüyoruz. Bugün, bu araştırma merkezimizin kurulmasının altında da aynı felsefe yatıyor. Merkezimiz, araştırmalar yürütecek, sivil toplum ve hayırseverlik alanında çalışan araştırmacılar ile lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yol gösterecek, çalışmalarına ev sahipliği yapacak. Ayrıca, vakıflarda, derneklerde çalışan veya bu alana yönelmek isteyen profesyonellere liderlik, stratejik yönetim, kaynak geliştirme, etki ölçümleme gibi sertifikalı eğitim fırsatları sağlayacak. Bunu yaparken de alanında öncü uluslararası kuruluşlarla işbirlikleri içerisinde olacak. 25. yaşını kutlayan Koç Üniversitesi, ülkemizin ve Vakfımızın gözbebeği kurumlarındandır. Evrensel bilime ve en değerli varlığımız olan insan kaynağımızın gelişimine önemli katkılar sunmaktadır. Üniversitemizin bünyesinde kurulan bu Merkez, diğer tüm fakültelerimiz ve merkezlerimiz gibi bizim için büyük kıymet arz etmektedir. Çalışma konusu itibariyle de Vakfımız için yeri ve önemi hep ayrı kalacaktır” dedi.
Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem: “Hayırseverlik ve araştırma merkezi adı altında kalıcı bir merkez kuruluyor. Bu gerçekten takdire şayan”
Açılışta söz alan Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem ise Türkiye'de 80 civarında vakıf üniversitesi olduğunu aktararak, Vakıf üniversitelerinin öncelikle öğrencilerine vakfın ne demek olduğunu, kapsamını, içeriğini, geçmişini ve tarihini anlatmaları gerekliliği üzerinde durdu. Dr. Adnan Ertem, Bugün burada hayırseverlik ve araştırma merkezi adı altında kalıcı bir merkez kuruluyor. Bu gerçekten takdire şayan, en azından kendi adıma sevindiğimi ifade edebileceğim bir gelişme. Burada hem hayırseverlik anlamında hem hayır yapma anlamında hem de vakıf ve STK konusunda birçok araştırma yapılacağına inanıyorum." diye konuştu.
Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Ali Çarkoğlu: “ Vatandaşlar ihtiyaç sahiplerine yardımlarını bir kurum aracılığıyla değil, doğrudan kendileri gerçekleştirmeyi tercih ediyorlar”
Hayırseverlik Merkezi’nin açılışı kapsamında düzenlenen “Hayırseverlikte Yeni Eğilimler: Türkiye’den Dünya’ya Bakış” adlı konferansta konuşan Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, üçüncüsü yayımlanan Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Araştırması’nın bulgularını paylaştı. Prof. Dr. Ali Çarkoğlu şöyle devam etti: “Araştırma sonuçlarına 2004 ve 2015’de elde edilmiş sonuçlarla karşılaştırmalı olarak baktık. Buna göre Türkiye’de yoksullara yardım öncelikli olarak devletin görevi olarak görülüyor. Bu bulgu 2004’ten bu yana değişmemekle birlikte 2019 araştırmasında yoksullara yardımı “hali vakti yerinde vatandaşların” görevi olarak görenlerin oranında düşüş gözlenmiştir. 2004’ten bu yana gözlenen bir başka bulgu da vatandaşların ihtiyaç sahiplerine yardımlarını bir kurum aracılığıyla değil, doğrudan kendileri gerçekleştirmeyi tercih etmeleridir. Bir diğer bulgu ise vatandaşların toplam yardımları içinde dilencilere yapılan yardımlar 2004’ten bu yana önemini korumaktadır. Sokak dilencilerine para verenlerin oranı bir miktar azalsa da her 10 vatandaştan 4’ü dilencilere para vermektedir.”
KUSİTHAM faaliyet alanları :
- Merkezin amaçları doğrultusunda sivil toplumun, kar amacı gütmeyen kuruluşların ve hayırseverlik anlayışının niteliğini daha iyi anlayarak geliştirecek disiplinler arası bir çalışma ortamı sunmak, yeni eğitim programları geliştirmek, araştırma çalışmalarını yürütmek ve sivil toplum ile hayırsever liderler arasında bir ortaklık ilişkisi kurmak.
- Türkiye’deki vakıfların tarihi gelişimini, mali durumunu, faaliyetlerini, ekonomiye ve topluma yaptığı katkıları, yönetim yapılarını, yönetimin ihtiyaçlarını ve yasal çerçevesini incelemek.
- Konu alanı ile ilgili olarak kongre, sempozyum, panel, seminer gibi ulusal ve uluslararası bilimsel etkinlikleri gerçekleştirmek, bu tür etkinliklere katılmak ve bu tür etkinlikleri desteklemek.
- İlgili alanda bilimsel yayın yapmak, araştırma ve çalışmaların sonuçlarını kitap, dergi, süreli yayın, broşür ve benzeri biçimlerde yayınlayarak bilim dünyasına duyurmak.
- Konusu ile ilgili olarak her tür belge, fotoğraf, film ve benzeri malzemeyi toplayarak basılı ve görsel arşiv, kütüphane oluşturmak.
- Var olan vakıfların gelişimine katkıda bulunmak.
- Özel sektör, kar amacı gütmeyen kuruluşlar, vakıflar ve sivil toplum kuruluşlarının hayırseverlik ve ilgili alanlarda yürüttükleri çalışmalara yönelik stratejik kalkınma planlarına ve uygulamalarına rehberlik edecek araştırma çalışmaları sürdürmek ve uygulamalı eğitim programları ile gelecek kuşakları eğitmek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İktisat, işletme, siyaset bilimi, sosyoloji, hukuk ve tarih alanlarını bir araya getirerek, disiplinler arası bilimsel çalışmalar ve etkinlikler gerçekleştirmeyi, evrensel ölçekte bilimsel katkı sağlamayı, eğitim faaliyetlerinde bulunmayı, araştırmaları desteklemeyi, bilimsel yayınlar yapmayı, sivil toplum yapısının anlaşılmasına katkı sağlamayı hedefleyen “Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi (KUSİTHAM) açıldı.
Koç Üniversitesi’nin Rumelifeneri kampüsünde yer alan merkezin açılışına Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım katıldı. Törende konuşan Prof. Dr. Umran İnan, “Hayırseverlik Merkezi ile özel sektör, kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve hayırseverlik etrafında şekillenen sivil toplumun çağdaş bir anlayış çerçevesinde anlaşılmasını sağlayacak bilimsel temelleri oluşturmayı amaçlıyoruz”
Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak eğitim, sağlık ve kültür alanlarında toplumun yaşam kalitesini yükseltecek öncü ve örnek hizmetler sunan Vehbi Koç Vakfı’nın (VKV) 50. Yılı kapsamında “Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi (KUSİTHAM)” kuruldu. KUSİTHAM, Koç Üniversitesi’nin, iktisat, işletme, siyaset bilimi, sosyoloji, hukuk ve tarih alanlarındaki araştırmalarını destekleyerek, bilimsel çalışmalar ve etkinlikler gerçekleştirmeyi, evrensel ölçekte bilimsel katkı sağlamayı, eğitim faaliyetlerinde bulunmayı, bilimsel yayınlar yapmayı, söz konusu kuruluşların gelişimine ve sivil toplum yapısının anlaşılmasına katkı sağlamak amacıyla faaliyet gösterecek.
Rumelifeneri Kampüsünde “Hayırseverlikte Yeni Eğilimler: Türkiye’den Dünya’ya Bakış” adlı konferansla gerçekleştirilen açılışa, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, VKV Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel, VKV Genel Müdürü Erdal Yıldırım ve Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, IUPUL, Lilly Hayırseverlik Okulu Dekanı Prof. Amir Pasic ve akademisyenler katıldı.
Prof. Dr. Umran İnan: “Ülkemize ve insanlığa dönüştürücü etkisi olan katkılar yapmaya devam edeceğiz.”
Prof. Dr. Umran İnan, açılışta yaptığı konuşmada, “Sivil toplumun ve hayırseverliğin gelişimine katkı sağlayan önemli bir rol model konumunda olan Vakfımızın 50. Yılı kapsamında, araştırma, eğitim ve profesyonel gelişim faaliyetleri yürütecek olan “Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezimizin açılışını yapmak bizler için gurur verici. Türkiye'de yarım yüzyıldır eğitim, kültür ve sağlık alanlarındaki çalışmalarıyla bilinen Vehbi Koç Vakfı'ndan bugüne kadar kampüslerimize yapılan yatırım, 1 milyar Amerikan doları. Vakfın her yıl Koç Üniversitesi’ne aktardığı kaynak ise yaklaşık 35 milyon Amerikan doları… Vehbi Koç Vakfı’nın üniversitemize sağladığı bu desteği, diğer merkezlerimizde olduğu gibi “Hayırseverlik” konusunda bugüne kadarki çalışmalarımızı bir adım öteye taşımak için kullanmaktan sorumluyuz. Bu imkânı bize bahşettiği için Vakfımız Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Semahat Arsel’e huzurunuzda en içten teşekkürlerimizi iletmek isterim” dedi.
Sözlerine devam eden Prof. Dr. Umran İnan, “Neredeyse her gün yeni bir disiplin doğuyor; eski disiplinler ise beklenmedik işbirlikleriyle yeniden hayat buluyor. Biz de, Koç Üniversitesi olarak, disiplinler arası çalışmayı, işbirliğini, çeşitliliği, hiyerarşiden ve katı normlardan uzaklaşmayı önceliklendiren yaklaşımımız ile bundan sonraki 25 yılda da bilimin yolunda ilerleyerek ülkemize ve insanlığa dönüştürücü etkisi olan katkılar yapmaya devam edeceğiz. Üniversitemiz Türkiye’nin çok önemli bir değeri ve burada yaklaşık 7 bin öğrencimizle gerek eğitimde gerekse araştırma ve geliştirmede, bilim üretmede mükemmeli yakalamak için canla başla çalışıyoruz. Üniversitemizin bir araştırma üniversitesi olduğunu sürekli vurguluyoruz. Geçtiğimiz hafta YÖK tarafından açıklanan rapora göre Koç Üniversitesi Araştırma ve Geliştirme’de en başarılı üniversite oldu. Yeni açılan bu merkezimizde dünyada hayırseverliğin daha da gelişmesi ve artması için çabalayacağız. Ayrıca büyük varlıklara ulaşma başarısını göstermiş insanların bu varlıklılarını insanlığın en güzel projeleriyle paylaşması ve bu projeleri destekleyecek ortamın oluşmasına katkıda bulunmaya çalışacağız” dedi.
VKV Genel Müdürü Erdal Yıldırım: “Merkezimiz çok önemli bir boşluğu dolduracak”
Sivil toplum, hayırseverlik ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların tarihinin insanlık kadar eski olduğuna dikkat çeken VKV Genel Müdürü Erdal Yıldırım şöyle konuştu: “Çevre sorunlarının, zorunlu göçün ve gelir adaletsizliğinin arttığı bir dünyada üçüncü sektöre de her zamankinden farklı görevler düşüyor. Bu alanın ekonomi, sosyoloji, yönetim bilimi, tarih hatta felsefe ve psikoloji gibi birçok farklı disiplinle ilişkisi hem geniş, hem de derin bir bakış açısının gerekliliğine işaret ediyor. Ne yazık ki ülkemiz sivil topluma dair araştırma, yayın ve eğitim faaliyetleri açısından hiç iyi bir konumda değil. Merkezimizin çok önemli bir boşluğu dolduracağına ve kısa zamanda Türkiye ve Sivil Toplum ya da Hayırseverlik dendiğinde ilk akla gelen referans kurum olacağına yürekten inanıyorum.”
Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel: “Merkez, bizim için büyük kıymet arz etmektedir”
Merkezin açılış törenine katılan Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Semahat Arsel ise şunları aktardı: “Vakfımızın 50. yılını kutlarken, ülkelerin kalkınmasında çok önemli bir yeri olan sivil toplum alanında, hepimizin eksikliğini hissettiğimiz araştırma, eğitim ve profesyonel gelişim faaliyetleri yürütecek olan “Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi”nin açılışını yapıyor olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Vehbi Koç Vakfı, Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak kurularak vakıfçılığın ülkemizde gelişimine öncülük etti. 50 yıldır eğitim, kültür ve sağlık alanlarında memleketimizin gelişimine ve toplumun kalkınmasına yönelik pek çok çalışma yürütüyoruz. Bugün, bu araştırma merkezimizin kurulmasının altında da aynı felsefe yatıyor. Merkezimiz, araştırmalar yürütecek, sivil toplum ve hayırseverlik alanında çalışan araştırmacılar ile lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yol gösterecek, çalışmalarına ev sahipliği yapacak. Ayrıca, vakıflarda, derneklerde çalışan veya bu alana yönelmek isteyen profesyonellere liderlik, stratejik yönetim, kaynak geliştirme, etki ölçümleme gibi sertifikalı eğitim fırsatları sağlayacak. Bunu yaparken de alanında öncü uluslararası kuruluşlarla işbirlikleri içerisinde olacak. 25. yaşını kutlayan Koç Üniversitesi, ülkemizin ve Vakfımızın gözbebeği kurumlarındandır. Evrensel bilime ve en değerli varlığımız olan insan kaynağımızın gelişimine önemli katkılar sunmaktadır. Üniversitemizin bünyesinde kurulan bu Merkez, diğer tüm fakültelerimiz ve merkezlerimiz gibi bizim için büyük kıymet arz etmektedir. Çalışma konusu itibariyle de Vakfımız için yeri ve önemi hep ayrı kalacaktır” dedi.
Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem: “Hayırseverlik ve araştırma merkezi adı altında kalıcı bir merkez kuruluyor. Bu gerçekten takdire şayan”
Açılışta söz alan Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem ise Türkiye'de 80 civarında vakıf üniversitesi olduğunu aktararak, Vakıf üniversitelerinin öncelikle öğrencilerine vakfın ne demek olduğunu, kapsamını, içeriğini, geçmişini ve tarihini anlatmaları gerekliliği üzerinde durdu. Dr. Adnan Ertem, Bugün burada hayırseverlik ve araştırma merkezi adı altında kalıcı bir merkez kuruluyor. Bu gerçekten takdire şayan, en azından kendi adıma sevindiğimi ifade edebileceğim bir gelişme. Burada hem hayırseverlik anlamında hem hayır yapma anlamında hem de vakıf ve STK konusunda birçok araştırma yapılacağına inanıyorum." diye konuştu.
Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Ali Çarkoğlu: “ Vatandaşlar ihtiyaç sahiplerine yardımlarını bir kurum aracılığıyla değil, doğrudan kendileri gerçekleştirmeyi tercih ediyorlar”
Hayırseverlik Merkezi’nin açılışı kapsamında düzenlenen “Hayırseverlikte Yeni Eğilimler: Türkiye’den Dünya’ya Bakış” adlı konferansta konuşan Koç Üniversitesi Sivil Toplum ve Hayırseverlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, üçüncüsü yayımlanan Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Araştırması’nın bulgularını paylaştı. Prof. Dr. Ali Çarkoğlu şöyle devam etti: “Araştırma sonuçlarına 2004 ve 2015’de elde edilmiş sonuçlarla karşılaştırmalı olarak baktık. Buna göre Türkiye’de yoksullara yardım öncelikli olarak devletin görevi olarak görülüyor. Bu bulgu 2004’ten bu yana değişmemekle birlikte 2019 araştırmasında yoksullara yardımı “hali vakti yerinde vatandaşların” görevi olarak görenlerin oranında düşüş gözlenmiştir. 2004’ten bu yana gözlenen bir başka bulgu da vatandaşların ihtiyaç sahiplerine yardımlarını bir kurum aracılığıyla değil, doğrudan kendileri gerçekleştirmeyi tercih etmeleridir. Bir diğer bulgu ise vatandaşların toplam yardımları içinde dilencilere yapılan yardımlar 2004’ten bu yana önemini korumaktadır. Sokak dilencilerine para verenlerin oranı bir miktar azalsa da her 10 vatandaştan 4’ü dilencilere para vermektedir.”
KUSİTHAM faaliyet alanları :
- Merkezin amaçları doğrultusunda sivil toplumun, kar amacı gütmeyen kuruluşların ve hayırseverlik anlayışının niteliğini daha iyi anlayarak geliştirecek disiplinler arası bir çalışma ortamı sunmak, yeni eğitim programları geliştirmek, araştırma çalışmalarını yürütmek ve sivil toplum ile hayırsever liderler arasında bir ortaklık ilişkisi kurmak.
- Türkiye’deki vakıfların tarihi gelişimini, mali durumunu, faaliyetlerini, ekonomiye ve topluma yaptığı katkıları, yönetim yapılarını, yönetimin ihtiyaçlarını ve yasal çerçevesini incelemek.
- Konu alanı ile ilgili olarak kongre, sempozyum, panel, seminer gibi ulusal ve uluslararası bilimsel etkinlikleri gerçekleştirmek, bu tür etkinliklere katılmak ve bu tür etkinlikleri desteklemek.
- İlgili alanda bilimsel yayın yapmak, araştırma ve çalışmaların sonuçlarını kitap, dergi, süreli yayın, broşür ve benzeri biçimlerde yayınlayarak bilim dünyasına duyurmak.
- Konusu ile ilgili olarak her tür belge, fotoğraf, film ve benzeri malzemeyi toplayarak basılı ve görsel arşiv, kütüphane oluşturmak.
- Var olan vakıfların gelişimine katkıda bulunmak.
- Özel sektör, kar amacı gütmeyen kuruluşlar, vakıflar ve sivil toplum kuruluşlarının hayırseverlik ve ilgili alanlarda yürüttükleri çalışmalara yönelik stratejik kalkınma planlarına ve uygulamalarına rehberlik edecek araştırma çalışmaları sürdürmek ve uygulamalı eğitim programları ile gelecek kuşakları eğitmek.
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Ekim 2019 11:30
Gösterim: 1320
YÖK, “2018 - ÜNİVERSİTE YILLIK İZLEME VE DEĞERLENDİRME RAPORU"nu açıkladı.
YÖK tarafından, üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında yer alan verilerin toplanması için üniversitelerin elektronik ortamda veri girişlerinin yapacakları bir sistem kuruldu. Üniversiteler 5 ana alanda 45 alt gösterge ile değerlendirildiği değerlendirme raporuna bu linkten ulaşılabiliyor: https://www.yok.gov.tr/universiteler/2018-izleme-ve-degerlendirme-raporlari
YÖK’ten konuyla ilgili açıklama ise şöyle:
Türk yükseköğretim sistemi 8 milyona dayanan öğrenci sayısı ve 207 yükseköğretim kurumu ile sayısal büyüme açısından belirli bir düzeye ulaşmıştır. Çeşitlenen, farklılaşan ve sayıları artan yükseköğretim kurumlarımız için artık “nitelik" üzerinde odaklanılması gerekmektedir.
Bu sebeple “üniversitelerin küresel ve ulusal amaçları doğrultusunda yürüttükleri çalışma ve faaliyetleri nitel olarak ölçmek ve üniversitelerin akademik ve sosyal rekabet gücünün gelişimini tespit etmek" amacıyla, bu yıldan itibaren belirlenen 5 alan altında 45 göstergenin yıllık olarak izlenmesi ve değerlendirilmesine, neticesinde rapor haline getirilip paylaşılmasına başlanmıştır.
Üniversiteler 5 ana alanda toplam 45 alt gösterge ile değerlendirildi
Üniversitelerin, eğitim ve öğretim dâhil bütün çalışmalarını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürütme ve kaynaklarını etkin ve verimli bir biçimde kullanma durumunu izleyebilmek amacıyla bir takım verilere ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu bağlamda toplumumuzun beklentisi doğrultusunda üniversitelerimizin her yıl değerlendirilmesi sürecini, hazırladığımız “2018 yılı üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporu" ile başlatmış bulunuyoruz.
Başlangıç olarak, 5 alanda 45 göstergeye ait 2018 yılı verileri ile üniversitelerimizin izlenmesi ve değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir.
Rapordaki 5 ana alan:
- Eğitim ve öğretim
- Araştırma-geliştirme, proje ve yayın
- Uluslararasılaşma
- Bütçe ve finansman
- Topluma hizmet ve sosyal sorumluluk alanları
Ana başlıkların altında yer alan 45 göstergeden bazıları:
- Mezunların KPSS ve ALES gibi merkezi sınavlardaki başarıları,
- Mezun olan doktora öğrenci sayısı,
- Teknokent projelerine katılan öğrenci sayısı,
- Üniversitenin doluluk oranı,
- Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın sayısı,
- Patent, faydalı model ve tasarım sayısı,
- YÖK, TÜBA, TÜBİTAK Bilim, Teşvik ve Sanat Ödülleri sayısı,
- YÖK 100/2000 Projesi kapsamındaki öğrenci sayısı,
- Üniversitenin dünya, bölgesel ve ulusal akademik başarı sırası,
- Yabancı uyruklu öğrenci sayısı,
- Yabancı uyruklu doktoralı öğretim elemanı sayısı,
- Üniversite öğretim elemanlarının aldığı uluslararası fonlara dayalı proje sayısı,
- Ar-Ge'ye harcanan bütçenin toplam bütçeye oranı,
- Endüstri ile ortak yürütülen proje sayısı,
- Merkezi bütçe dışı öz gelir, döner sermaye, fon vb. gelirlerin yıllık bütçeye oranı ,
- Üniversitenin başta engelliler olmak üzere sosyal sorumluluk projeleri ve çevrecilik alanında varsa ödülleridir.
Üniversitelerin veri girişlerini yapacağı bir sistem kuruldu
YÖK tarafından, üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında yer alan verilerin toplanması için üniversitelerin elektronik ortamda veri girişlerinin yapacakları bir sistem kurulmuştur.
2018 yılı için göstergelerin büyük bir kısmına ait veriler “yükseköğretim kurumları" tarafından, bazı göstergelere ilişkin veriler ise “Başkanlığımızca" ulusal ve uluslararası veri kaynaklarından elde edilerek sisteme aktarılmıştır.
Bu yıl 207 yükseköğretim kurumumuzdan 172 üniversitemizin 2018 yılına ait raporlarını yayınlıyoruz. 2018 yılında verileri oluşmamış üniversiteler bir başka ifadeyle yeni kurulan ve ayrılan (bölünen) üniversitelere ait raporlar önümüzdeki yıldan itibaren yayımlanacaktır.
Raporu görmek için : https://www.yok.gov.tr/universiteler/2018-izleme-ve-degerlendirme-raporlari
YÖK üniversiteleri “kanıt temelli" değerlendirerek “kaliteyi" artıracak
Türk yükseköğretim sisteminde üniversitelerin yıllık izleme ve değerlendirme raporlarının hazırlanması ile artık verilere dayalı, “kanıt temelli" değerlendirmeye geçilmiştir. Böylelikle, üniversitelerimizde “girdi, süreç ve çıktı" odaklı değerlendirme mekanizmaları kurulacak ve bu durum yükseköğretim sisteminin de daha nitelikli olması sonucunu doğuracaktır.
Amaç yükseköğretimde eşitlikçi rekabeti oluşturmak
Üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında yer alan göstergelerle amaçlanan üniversiteleri iyi veya kötü olarak sınıflamak ya da birini diğeriyle kıyaslamak değil, aksine üniversitelerin belirlenen ölçütlere göre gelişmeye açık yanlarının ortaya çıkarılmasını desteklemektir. Başka bir ifade ile her bir üniversiteyi kendi gelişim şartları içerisinde değerlendirerek gelişimlerini desteklemektir.
Ayrıca, başlangıçta bütün üniversitelerin belirlenen beş alanda da başarılı olması beklenmemektedir. Ancak üniversitenin bu beş ana alanın tamamında belli bir düzeyde başarı sergilemesi, ilgili üniversitemizin olgunlaşma ve gelişme düzeyini ortaya koymuş olacaktır.
Bu göstergelerin ana amacı üniversite içinde rekabet ortamı oluşturmak ve bu rekabetin nesnel ve ölçülebilir başarı kriterlerini ortaya koymaktır.
Üniversitenin fonksiyonlarını ne oranda yerine getirdiğine dair veri tabanı oluşacak
Hazırlanan raporlar ile üniversitelerimizin daha görünür, şeffaf ve üniversal fonksiyonlarını ne oranda yerine getirebildiklerine dair veri tabanı oluşturmuş olacağız. Bu veri tabanı her yıl daha da güçlendirilecek.
Üniversitelerimizden her birisi ile ilgili merkezi politikalar geliştirilirken üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında yer alan veriler ve bu verilere ilişkin analizler dikkate alınacaktır.
Aynı zamanda üniversitelerin temel fonksiyonlarını yerine getirirken hangi alanlarda güçlü ve fırsatlarının olduğuna, hangi alanlarda ise daha zayıf ve muhtemel tehditlerinin olduğuna dair üniversite yönetimlerine rehberlik yapacak yol haritası oluşturulmuş olacaktır.
Raporlar ile üniversitelerin gelişim raporları hazırlanacaktır
Hazırlanan üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporları ile YÖK olarak üniversitelerin niteliksel gelişimini izleyecek ve değerlendireceğiz. Bundan sonra da her yılın başında her bir üniversitenin bir önceki yılına ait üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaşacağız.
Böylelikle yıllar itibariyle veya belirli dönemler için üniversitelerin “gelişim raporları" oluşturulacaktır. Ayrıca hazırlanan bu raporlar neticesinde “rektörlerin performans değerlendirmesi" daha objektif ölçütlere göre yapılmış olacaktır.
Bu bir üniversite sıralaması değil
Hazırlanan üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında üniversitelerimize ait veriler topluma açık, şeffaf ve nesnel bir şekilde beyan edilmiştir.
YÖK olarak yayımladığımız bu raporlar ile amacımız üniversiteleri iyi veya kötü olarak ayırmak ya da birini diğeriyle kıyaslamak değildir. Asıl gayemiz belirlenen kriterlere göre üniversitelerimizin gelişmeye açık yanlarını ortaya koymak ve her bir üniversitemizi kendi gelişme şartları içerisinde değerlendirerek daha iyiye doğru gitmelerini desteklemektir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
YÖK, “2018 - ÜNİVERSİTE YILLIK İZLEME VE DEĞERLENDİRME RAPORU"nu açıkladı.
YÖK tarafından, üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında yer alan verilerin toplanması için üniversitelerin elektronik ortamda veri girişlerinin yapacakları bir sistem kuruldu. Üniversiteler 5 ana alanda 45 alt gösterge ile değerlendirildiği değerlendirme raporuna bu linkten ulaşılabiliyor: https://www.yok.gov.tr/universiteler/2018-izleme-ve-degerlendirme-raporlari
YÖK’ten konuyla ilgili açıklama ise şöyle:
Türk yükseköğretim sistemi 8 milyona dayanan öğrenci sayısı ve 207 yükseköğretim kurumu ile sayısal büyüme açısından belirli bir düzeye ulaşmıştır. Çeşitlenen, farklılaşan ve sayıları artan yükseköğretim kurumlarımız için artık “nitelik" üzerinde odaklanılması gerekmektedir.
Bu sebeple “üniversitelerin küresel ve ulusal amaçları doğrultusunda yürüttükleri çalışma ve faaliyetleri nitel olarak ölçmek ve üniversitelerin akademik ve sosyal rekabet gücünün gelişimini tespit etmek" amacıyla, bu yıldan itibaren belirlenen 5 alan altında 45 göstergenin yıllık olarak izlenmesi ve değerlendirilmesine, neticesinde rapor haline getirilip paylaşılmasına başlanmıştır.
Üniversiteler 5 ana alanda toplam 45 alt gösterge ile değerlendirildi
Üniversitelerin, eğitim ve öğretim dâhil bütün çalışmalarını şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürütme ve kaynaklarını etkin ve verimli bir biçimde kullanma durumunu izleyebilmek amacıyla bir takım verilere ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu bağlamda toplumumuzun beklentisi doğrultusunda üniversitelerimizin her yıl değerlendirilmesi sürecini, hazırladığımız “2018 yılı üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporu" ile başlatmış bulunuyoruz.
Başlangıç olarak, 5 alanda 45 göstergeye ait 2018 yılı verileri ile üniversitelerimizin izlenmesi ve değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir.
Rapordaki 5 ana alan:
- Eğitim ve öğretim
- Araştırma-geliştirme, proje ve yayın
- Uluslararasılaşma
- Bütçe ve finansman
- Topluma hizmet ve sosyal sorumluluk alanları
Ana başlıkların altında yer alan 45 göstergeden bazıları:
- Mezunların KPSS ve ALES gibi merkezi sınavlardaki başarıları,
- Mezun olan doktora öğrenci sayısı,
- Teknokent projelerine katılan öğrenci sayısı,
- Üniversitenin doluluk oranı,
- Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın sayısı,
- Patent, faydalı model ve tasarım sayısı,
- YÖK, TÜBA, TÜBİTAK Bilim, Teşvik ve Sanat Ödülleri sayısı,
- YÖK 100/2000 Projesi kapsamındaki öğrenci sayısı,
- Üniversitenin dünya, bölgesel ve ulusal akademik başarı sırası,
- Yabancı uyruklu öğrenci sayısı,
- Yabancı uyruklu doktoralı öğretim elemanı sayısı,
- Üniversite öğretim elemanlarının aldığı uluslararası fonlara dayalı proje sayısı,
- Ar-Ge'ye harcanan bütçenin toplam bütçeye oranı,
- Endüstri ile ortak yürütülen proje sayısı,
- Merkezi bütçe dışı öz gelir, döner sermaye, fon vb. gelirlerin yıllık bütçeye oranı ,
- Üniversitenin başta engelliler olmak üzere sosyal sorumluluk projeleri ve çevrecilik alanında varsa ödülleridir.
Üniversitelerin veri girişlerini yapacağı bir sistem kuruldu
YÖK tarafından, üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında yer alan verilerin toplanması için üniversitelerin elektronik ortamda veri girişlerinin yapacakları bir sistem kurulmuştur.
2018 yılı için göstergelerin büyük bir kısmına ait veriler “yükseköğretim kurumları" tarafından, bazı göstergelere ilişkin veriler ise “Başkanlığımızca" ulusal ve uluslararası veri kaynaklarından elde edilerek sisteme aktarılmıştır.
Bu yıl 207 yükseköğretim kurumumuzdan 172 üniversitemizin 2018 yılına ait raporlarını yayınlıyoruz. 2018 yılında verileri oluşmamış üniversiteler bir başka ifadeyle yeni kurulan ve ayrılan (bölünen) üniversitelere ait raporlar önümüzdeki yıldan itibaren yayımlanacaktır.
Raporu görmek için : https://www.yok.gov.tr/universiteler/2018-izleme-ve-degerlendirme-raporlari
YÖK üniversiteleri “kanıt temelli" değerlendirerek “kaliteyi" artıracak
Türk yükseköğretim sisteminde üniversitelerin yıllık izleme ve değerlendirme raporlarının hazırlanması ile artık verilere dayalı, “kanıt temelli" değerlendirmeye geçilmiştir. Böylelikle, üniversitelerimizde “girdi, süreç ve çıktı" odaklı değerlendirme mekanizmaları kurulacak ve bu durum yükseköğretim sisteminin de daha nitelikli olması sonucunu doğuracaktır.
Amaç yükseköğretimde eşitlikçi rekabeti oluşturmak
Üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında yer alan göstergelerle amaçlanan üniversiteleri iyi veya kötü olarak sınıflamak ya da birini diğeriyle kıyaslamak değil, aksine üniversitelerin belirlenen ölçütlere göre gelişmeye açık yanlarının ortaya çıkarılmasını desteklemektir. Başka bir ifade ile her bir üniversiteyi kendi gelişim şartları içerisinde değerlendirerek gelişimlerini desteklemektir.
Ayrıca, başlangıçta bütün üniversitelerin belirlenen beş alanda da başarılı olması beklenmemektedir. Ancak üniversitenin bu beş ana alanın tamamında belli bir düzeyde başarı sergilemesi, ilgili üniversitemizin olgunlaşma ve gelişme düzeyini ortaya koymuş olacaktır.
Bu göstergelerin ana amacı üniversite içinde rekabet ortamı oluşturmak ve bu rekabetin nesnel ve ölçülebilir başarı kriterlerini ortaya koymaktır.
Üniversitenin fonksiyonlarını ne oranda yerine getirdiğine dair veri tabanı oluşacak
Hazırlanan raporlar ile üniversitelerimizin daha görünür, şeffaf ve üniversal fonksiyonlarını ne oranda yerine getirebildiklerine dair veri tabanı oluşturmuş olacağız. Bu veri tabanı her yıl daha da güçlendirilecek.
Üniversitelerimizden her birisi ile ilgili merkezi politikalar geliştirilirken üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında yer alan veriler ve bu verilere ilişkin analizler dikkate alınacaktır.
Aynı zamanda üniversitelerin temel fonksiyonlarını yerine getirirken hangi alanlarda güçlü ve fırsatlarının olduğuna, hangi alanlarda ise daha zayıf ve muhtemel tehditlerinin olduğuna dair üniversite yönetimlerine rehberlik yapacak yol haritası oluşturulmuş olacaktır.
Raporlar ile üniversitelerin gelişim raporları hazırlanacaktır
Hazırlanan üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporları ile YÖK olarak üniversitelerin niteliksel gelişimini izleyecek ve değerlendireceğiz. Bundan sonra da her yılın başında her bir üniversitenin bir önceki yılına ait üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaşacağız.
Böylelikle yıllar itibariyle veya belirli dönemler için üniversitelerin “gelişim raporları" oluşturulacaktır. Ayrıca hazırlanan bu raporlar neticesinde “rektörlerin performans değerlendirmesi" daha objektif ölçütlere göre yapılmış olacaktır.
Bu bir üniversite sıralaması değil
Hazırlanan üniversite yıllık izleme ve değerlendirme raporlarında üniversitelerimize ait veriler topluma açık, şeffaf ve nesnel bir şekilde beyan edilmiştir.
YÖK olarak yayımladığımız bu raporlar ile amacımız üniversiteleri iyi veya kötü olarak ayırmak ya da birini diğeriyle kıyaslamak değildir. Asıl gayemiz belirlenen kriterlere göre üniversitelerimizin gelişmeye açık yanlarını ortaya koymak ve her bir üniversitemizi kendi gelişme şartları içerisinde değerlendirerek daha iyiye doğru gitmelerini desteklemektir.
Son Güncelleme: Cuma, 27 Eylül 2019 11:19
Gösterim: 1568
Türkiye’deki ilk “Girişimcilik Dersi”ni 2008 yılında başlattıklarını belirten Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güner Gürsoy, “AR-GE Bölümümüz her yıl üniversitemize önemli fon desteği sağlıyor. Kurduğumuz AR-GE merkezlerinde öğrencilerimize sanayi ile işbirliği içinde uluslararası projelerde çalışma imkanı sunuyoruz.” diye konuştu.
Üniversitenizin öne çıkan özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Öğrenciler neden sizi tercih etmeliler?
Girişimcilik Dersi, İngilizcenin yanında Çince, Rusça, Arapça ikinci dil eğitimi, Kariyer ve Yaşam Programı, Happy Life İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, Okan Üniversitesi Acıbadem Polikliniği, Mecidiyeköy ve Tuzla’daki Okan Üniversitesi Diş Hastaneleri, Avrupa Yakası’ndaki Mecidiyeköy, Bahçelievler Kampüslerimiz gibi olanaklarımız ve farklılıklarımız var.
Üniversitemizin sloganı “İş Yaşamına En Yakın Üniversite”. Bu nedenle kuruluşumuzdan itibaren mütevelli heyetimizde iş insanları yer aldı. Türkiye’deki ilk “Girişimcilik Dersi”ni 2008 yılında biz başlattık. Birinci sınıftan itibaren öğrencilerimizi iş yaşamına hazırlayıp, uygulamaya dönük çalışmalarımızla teori ve pratiği bir araya getiriyoruz.
KAMPÜSTE HAYAT VAR
Üniversitenin kampüslerindeki sosyal, kültürel ve sportif imkânlar hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz yurt ve burs olanaklarından bahsedebilir misiniz?
160 bin metrekare alan üzerine kurulu İstanbul Okan Üniversitesi öğrencilerine bir kampüs üniversitesinin her türlü imkânını zengin seçenekleri ile sunabilmektedir. Öğrencilerimiz; geniş ve ferah mekanlarda, güvenli, teknolojik ve hijyenik bir ortamda akademik eğitimlerini alırken, aynı zamanda 1500 kişi kapasiteli yurtlarımızda kalabilmekte ve öğrenci yaşam merkezinde tüm sosyal imkanlara kaliteli bir şekilde erişebilmektedir. Fakülte binalarında bulunan laboratuvar ve derslikler ile kütüphane ve diğer çalışma mekanları öğrencilerimizin kullanımına sunulmuştur. Kapalı spor salonu ve yüzme havuzu, Gastronomi Mutfağımızın da dahil olduğu O’Mutfak restaurant, kafeler, sinema ve oyun salonu, eğlence merkezi, süpermarket, kafeteryalar, kuaför, gölet, açık dinlenme mekanları, market, kitap satış reyonu, diğer hizmet birimleri öğrencilerimize konforlu bir öğrenme ortamı sağlamaktadır.
Sabiha Gökçen Havaalanı’na, Viaport Alışveriş Merkezi’ne ve deniz otobüsleri iskelelerine yakınlığımız şehir dışından gelen öğrencilerimizin için olumlu imkanlar sunmaktadır.
Kampüsümüz sürekli ring seferleri, merkezi noktalardan kalkan belediye otobüsleri ve öğrenci servisleriyle farklı ulaşım olanaklarına sahiptir.
Tuzla Akfırat’ta bulunan ana kampüsümüz dışında önlisans ve lisansüstü eğitimlerinizin verildiği Kadıköy Hasanpaşa, Mecidiyeköy ve Bahçelievler kampüslerimizde eğitimlerimiz devam etmektedir.
ISEP İLE DÜNYADA 300 ÜNİVERSİTEDE EĞİTİM
Uluslararası anlaşmalara ve değişim programlarına yönelik çalışmalarınızı aktarabilir misiniz? Öğrencileriniz bu imkânlardan nasıl yararlanıyorlar? Uluslararası alanda üniversitenizin hedeflerine yönelik neler söyleyebilirsiniz?
İstanbul Okan Üniversitesi küresel ekonomide başarılı olacak mezunlar verebilmek ve akademik kadrosunun eğitim ve araştırma alanlarındaki uzmanlıklarını desteklemek için uluslararası akademik işbirliklerine özel bir önem vermektedir. Bu amaçla kurulan Uluslararası Programlar Ofisi, üniversitenin uluslararası akademik işbirliklerini geliştirmeyi ve öğrencilerine her geçen yıl daha fazla olanak sunmayı hedeflemektedir. Uluslararası Programlar Ofisi çalışmalarının temel alanları, öğrenci ve öğretim elemanı değişim programları, çift ve ortak diplomalar, ortak projeler gibi akademik işbirliklerinin oluşturulması ve yürütülmesidir.
Öğrenci Değişim Programları, öğrencilere İstanbul Okan Üniversitesi’nin anlaşmalı olduğu uluslararası üniversitelerde herhangi bir ücret ödemeksizin ve yıl kaybetmeksizin, bir sömestre ya da bir yıl eğitim almalarına olanak tanır. İstanbul Okan Üniversitesi, Erasmus+ Programı’nın yanı sıra, farklı öğrenci değişim programlarına da sahiptir.
Türkiye üniversiteleri arasında ilk kez İstanbul Okan Üniversitesi’nin üye olduğu ISEP ile öğrencilerimiz, tüm dünyadan 300’den fazla üniversiteden birine bir dönem veya bir yıl süreyle giderek öğrenim ücreti ödemeden eğitim görebilir, başarıyla tamamladıkları dersleri Okan’a transfer ederek zamanında mezun olabilirler.
ISEP’in Amerika Birleşik Devletleri’nde 146, Kanada’da 4, İngiltere’de 12, Fransa’da 23, Almanya’da 8, İspanya’da 9, İtalya’da 4, İsveç’te 7, Finlandiya’da 10, Arjantin’de 4, Brezilya’da 2, Şili’de 3, Japonya’da 8, Güney Kore’de 5, Çin’de 4, Avustralya 14,Yeni Zelanda’da 3 üye üniversitesi bulunmaktadır.
SANAYİ DÜNYASI İLE ORTAK PROJELER
Üniversitede gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ve bu konuda üniversitenin vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bilimsel çalışmalara verilen destekler nelerdir?
İstanbul Okan Üniversitesi olarak araştırma ve proje geliştirme imkânlarımız ile iş yaşamına, toplumsal ve bilimsel gelişmeye katkıda bulunmak amacıyla, ulusal ve uluslararası ARGE proje ortaklıkları ve fon imkânları oluşturulmasına özel önem vermekteyiz.
Üniversitemizde akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizle geliştirilen Türkiye’nin ilk sürücüsüz araç projesi OKANOM’un da aralarında bulunduğu ulusal ve uluslararası AR-GE projeleri ile ülkemizin gelişimine katkıda bulunuyoruz. AR-GE Bölümümüz her yıl üniversitemize önemli fon desteği sağlıyor. Kurduğumuz AR-GE merkezlerinde öğrencilerimize sanayi ile işbirliği içinde uluslararası projelerde çalışma imkanı sunuyoruz.
Ayrıca iş birliği içerisinde olduğumuz şirketler bünyesinde AR-GE ve Tasarım Merkezleri kurulmasına destek vererek, ortak AR-GE proje çalışmalarımızı daha da zenginleştiriyoruz. Böylece iş dünyasının içinde kurulan AR-GE ve Tasarım Merkezlerimiz aracılığıyla birbirine entegre iç içe geçmiş Üniversite Sanayi işbirliğini farklı bir boyuta taşımış oluyoruz.
2017 yılı içinde yapılan IPA II proje başvurularının Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerinde İstanbul Okan Üniversitesi’nin iki projesi desteklenmeye değer bulunan projeler arasında yer aldı. İstanbul Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından yürütülen diğer uluslararası projelere eklenecek ve toplam bütçesi 30 milyon TL’yi bulan bu yeni çalışmalar, ülkemizde otomotiv endüstrisinin dünya pazarlarında öncü ve önemli bir yer tutmasında kritik önem taşıyor.
Öğrencilerinize staj ve mezuniyet sonrası iş bulmada destek oluyor musunuz? Bu kapsamda firmalarla nasıl bir işbirliği yürütüyorsunuz?
Kariyer Merkezimizin sunduğu staj imkanlarının yanı sıra uygulamakta olduğumuz İşyeri Destekli Eğitim (O'COOP COOPerative Learning ) ile öğrencilerimiz lisans eğitimi sırasında bir iş yerinde çalışıyor. Öğrencilerimizin öğrenim gördükleri lisans programı ile ilgili işyerlerindeki faaliyetlere katılmalarını sağlayarak, öğrenim süresinde aldıkları bilgilere dayalı uygulama becerisi kazandırıyoruz.
"10 Fakülte, 2 Meslek Yüksekokulu, 3 Enstitü ve Konservatuvardan oluşan toplam 16 akademik birimde 26 bini aşkın öğrenciye ev sahipliği yapan İstanbul Okan Üniversitesi, ISEP ile yaptığı işbirliğiyle öğrencilerine dünyada 300’den fazla üniversitede okuma imkanı sağlıyor."
KÜNYE
Kuruluş Tarihi: İstanbul Okan Üniversitesi, Okan Kültür, Eğitim ve Spor Vakfı tarafından resmi olarak 1999 yılında kurulmuştur. Okan Üniversitesi, eğitim-öğretime 2003-2004 Akademik Yılı’nda başlamıştır.
Rektör: Prof. Dr. Mustafa Koçak
Akademik Birimleri: 10 Fakültemiz (Diş Hekimliği Fakültesi, Eğitim Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Tıp Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi), Meslek Yüksekokulumuz, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuz, Konservatuvarımız ve 3 Enstitümüzde 250’yi aşkın diploma programı ile eğitim veriyoruz.
Toplam öğrenci sayısı: 26 bin
Uluslararası öğrenci sayısı ve oranı: Üniversite bünyemizde 77 ülkeden yaklaşık 1000 adet Yabancı Uyruklu öğrencimiz bulunmaktadır.
Toplam akademisyen sayısı: 673
Öğrenci kulübü sayısı: 80
Yurt kapasitesi: 1500 öğrenci kapasiteli 5 yurt binamız bulunuyor.
Mezun öğrenci sayısı: 29 bin
Ücretler: Tam ücretli bölümlerde fiyatlar 30-90 bin TL arasındadır.
İletişim
İstanbul Okan Üniversitesi 34959 Akfırat-Tuzla / İstanbul
Tel: 0 (216) 677 16 30
Web: www.okan.edu.tr
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Türkiye’deki ilk “Girişimcilik Dersi”ni 2008 yılında başlattıklarını belirten Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güner Gürsoy, “AR-GE Bölümümüz her yıl üniversitemize önemli fon desteği sağlıyor. Kurduğumuz AR-GE merkezlerinde öğrencilerimize sanayi ile işbirliği içinde uluslararası projelerde çalışma imkanı sunuyoruz.” diye konuştu.
Üniversitenizin öne çıkan özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Öğrenciler neden sizi tercih etmeliler?
Girişimcilik Dersi, İngilizcenin yanında Çince, Rusça, Arapça ikinci dil eğitimi, Kariyer ve Yaşam Programı, Happy Life İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi, Okan Üniversitesi Acıbadem Polikliniği, Mecidiyeköy ve Tuzla’daki Okan Üniversitesi Diş Hastaneleri, Avrupa Yakası’ndaki Mecidiyeköy, Bahçelievler Kampüslerimiz gibi olanaklarımız ve farklılıklarımız var.
Üniversitemizin sloganı “İş Yaşamına En Yakın Üniversite”. Bu nedenle kuruluşumuzdan itibaren mütevelli heyetimizde iş insanları yer aldı. Türkiye’deki ilk “Girişimcilik Dersi”ni 2008 yılında biz başlattık. Birinci sınıftan itibaren öğrencilerimizi iş yaşamına hazırlayıp, uygulamaya dönük çalışmalarımızla teori ve pratiği bir araya getiriyoruz.
KAMPÜSTE HAYAT VAR
Üniversitenin kampüslerindeki sosyal, kültürel ve sportif imkânlar hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz yurt ve burs olanaklarından bahsedebilir misiniz?
160 bin metrekare alan üzerine kurulu İstanbul Okan Üniversitesi öğrencilerine bir kampüs üniversitesinin her türlü imkânını zengin seçenekleri ile sunabilmektedir. Öğrencilerimiz; geniş ve ferah mekanlarda, güvenli, teknolojik ve hijyenik bir ortamda akademik eğitimlerini alırken, aynı zamanda 1500 kişi kapasiteli yurtlarımızda kalabilmekte ve öğrenci yaşam merkezinde tüm sosyal imkanlara kaliteli bir şekilde erişebilmektedir. Fakülte binalarında bulunan laboratuvar ve derslikler ile kütüphane ve diğer çalışma mekanları öğrencilerimizin kullanımına sunulmuştur. Kapalı spor salonu ve yüzme havuzu, Gastronomi Mutfağımızın da dahil olduğu O’Mutfak restaurant, kafeler, sinema ve oyun salonu, eğlence merkezi, süpermarket, kafeteryalar, kuaför, gölet, açık dinlenme mekanları, market, kitap satış reyonu, diğer hizmet birimleri öğrencilerimize konforlu bir öğrenme ortamı sağlamaktadır.
Sabiha Gökçen Havaalanı’na, Viaport Alışveriş Merkezi’ne ve deniz otobüsleri iskelelerine yakınlığımız şehir dışından gelen öğrencilerimizin için olumlu imkanlar sunmaktadır.
Kampüsümüz sürekli ring seferleri, merkezi noktalardan kalkan belediye otobüsleri ve öğrenci servisleriyle farklı ulaşım olanaklarına sahiptir.
Tuzla Akfırat’ta bulunan ana kampüsümüz dışında önlisans ve lisansüstü eğitimlerinizin verildiği Kadıköy Hasanpaşa, Mecidiyeköy ve Bahçelievler kampüslerimizde eğitimlerimiz devam etmektedir.
ISEP İLE DÜNYADA 300 ÜNİVERSİTEDE EĞİTİM
Uluslararası anlaşmalara ve değişim programlarına yönelik çalışmalarınızı aktarabilir misiniz? Öğrencileriniz bu imkânlardan nasıl yararlanıyorlar? Uluslararası alanda üniversitenizin hedeflerine yönelik neler söyleyebilirsiniz?
İstanbul Okan Üniversitesi küresel ekonomide başarılı olacak mezunlar verebilmek ve akademik kadrosunun eğitim ve araştırma alanlarındaki uzmanlıklarını desteklemek için uluslararası akademik işbirliklerine özel bir önem vermektedir. Bu amaçla kurulan Uluslararası Programlar Ofisi, üniversitenin uluslararası akademik işbirliklerini geliştirmeyi ve öğrencilerine her geçen yıl daha fazla olanak sunmayı hedeflemektedir. Uluslararası Programlar Ofisi çalışmalarının temel alanları, öğrenci ve öğretim elemanı değişim programları, çift ve ortak diplomalar, ortak projeler gibi akademik işbirliklerinin oluşturulması ve yürütülmesidir.
Öğrenci Değişim Programları, öğrencilere İstanbul Okan Üniversitesi’nin anlaşmalı olduğu uluslararası üniversitelerde herhangi bir ücret ödemeksizin ve yıl kaybetmeksizin, bir sömestre ya da bir yıl eğitim almalarına olanak tanır. İstanbul Okan Üniversitesi, Erasmus+ Programı’nın yanı sıra, farklı öğrenci değişim programlarına da sahiptir.
Türkiye üniversiteleri arasında ilk kez İstanbul Okan Üniversitesi’nin üye olduğu ISEP ile öğrencilerimiz, tüm dünyadan 300’den fazla üniversiteden birine bir dönem veya bir yıl süreyle giderek öğrenim ücreti ödemeden eğitim görebilir, başarıyla tamamladıkları dersleri Okan’a transfer ederek zamanında mezun olabilirler.
ISEP’in Amerika Birleşik Devletleri’nde 146, Kanada’da 4, İngiltere’de 12, Fransa’da 23, Almanya’da 8, İspanya’da 9, İtalya’da 4, İsveç’te 7, Finlandiya’da 10, Arjantin’de 4, Brezilya’da 2, Şili’de 3, Japonya’da 8, Güney Kore’de 5, Çin’de 4, Avustralya 14,Yeni Zelanda’da 3 üye üniversitesi bulunmaktadır.
SANAYİ DÜNYASI İLE ORTAK PROJELER
Üniversitede gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ve bu konuda üniversitenin vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bilimsel çalışmalara verilen destekler nelerdir?
İstanbul Okan Üniversitesi olarak araştırma ve proje geliştirme imkânlarımız ile iş yaşamına, toplumsal ve bilimsel gelişmeye katkıda bulunmak amacıyla, ulusal ve uluslararası ARGE proje ortaklıkları ve fon imkânları oluşturulmasına özel önem vermekteyiz.
Üniversitemizde akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizle geliştirilen Türkiye’nin ilk sürücüsüz araç projesi OKANOM’un da aralarında bulunduğu ulusal ve uluslararası AR-GE projeleri ile ülkemizin gelişimine katkıda bulunuyoruz. AR-GE Bölümümüz her yıl üniversitemize önemli fon desteği sağlıyor. Kurduğumuz AR-GE merkezlerinde öğrencilerimize sanayi ile işbirliği içinde uluslararası projelerde çalışma imkanı sunuyoruz.
Ayrıca iş birliği içerisinde olduğumuz şirketler bünyesinde AR-GE ve Tasarım Merkezleri kurulmasına destek vererek, ortak AR-GE proje çalışmalarımızı daha da zenginleştiriyoruz. Böylece iş dünyasının içinde kurulan AR-GE ve Tasarım Merkezlerimiz aracılığıyla birbirine entegre iç içe geçmiş Üniversite Sanayi işbirliğini farklı bir boyuta taşımış oluyoruz.
2017 yılı içinde yapılan IPA II proje başvurularının Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerinde İstanbul Okan Üniversitesi’nin iki projesi desteklenmeye değer bulunan projeler arasında yer aldı. İstanbul Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından yürütülen diğer uluslararası projelere eklenecek ve toplam bütçesi 30 milyon TL’yi bulan bu yeni çalışmalar, ülkemizde otomotiv endüstrisinin dünya pazarlarında öncü ve önemli bir yer tutmasında kritik önem taşıyor.
Öğrencilerinize staj ve mezuniyet sonrası iş bulmada destek oluyor musunuz? Bu kapsamda firmalarla nasıl bir işbirliği yürütüyorsunuz?
Kariyer Merkezimizin sunduğu staj imkanlarının yanı sıra uygulamakta olduğumuz İşyeri Destekli Eğitim (O'COOP COOPerative Learning ) ile öğrencilerimiz lisans eğitimi sırasında bir iş yerinde çalışıyor. Öğrencilerimizin öğrenim gördükleri lisans programı ile ilgili işyerlerindeki faaliyetlere katılmalarını sağlayarak, öğrenim süresinde aldıkları bilgilere dayalı uygulama becerisi kazandırıyoruz.
"10 Fakülte, 2 Meslek Yüksekokulu, 3 Enstitü ve Konservatuvardan oluşan toplam 16 akademik birimde 26 bini aşkın öğrenciye ev sahipliği yapan İstanbul Okan Üniversitesi, ISEP ile yaptığı işbirliğiyle öğrencilerine dünyada 300’den fazla üniversitede okuma imkanı sağlıyor."
KÜNYE
Kuruluş Tarihi: İstanbul Okan Üniversitesi, Okan Kültür, Eğitim ve Spor Vakfı tarafından resmi olarak 1999 yılında kurulmuştur. Okan Üniversitesi, eğitim-öğretime 2003-2004 Akademik Yılı’nda başlamıştır.
Rektör: Prof. Dr. Mustafa Koçak
Akademik Birimleri: 10 Fakültemiz (Diş Hekimliği Fakültesi, Eğitim Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Tıp Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Fakültesi), Meslek Yüksekokulumuz, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuz, Konservatuvarımız ve 3 Enstitümüzde 250’yi aşkın diploma programı ile eğitim veriyoruz.
Toplam öğrenci sayısı: 26 bin
Uluslararası öğrenci sayısı ve oranı: Üniversite bünyemizde 77 ülkeden yaklaşık 1000 adet Yabancı Uyruklu öğrencimiz bulunmaktadır.
Toplam akademisyen sayısı: 673
Öğrenci kulübü sayısı: 80
Yurt kapasitesi: 1500 öğrenci kapasiteli 5 yurt binamız bulunuyor.
Mezun öğrenci sayısı: 29 bin
Ücretler: Tam ücretli bölümlerde fiyatlar 30-90 bin TL arasındadır.
İletişim
İstanbul Okan Üniversitesi 34959 Akfırat-Tuzla / İstanbul
Tel: 0 (216) 677 16 30
Web: www.okan.edu.tr
Son Güncelleme: Salı, 23 Temmuz 2019 14:29
Gösterim: 1531
Öğrencilerine uluslararası düzeyde eğitim olanağı sunan Bahçeşehir Üniversitesi’nin 3 kıtada, 10 ülkede, 9 üniversite ve 3 dil okulu bulunduğunu belirten Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Dr. Tunç Bozbura, “Öğrencilerimiz, Bahçeşehir Üniversitesi’ne geldiklerinde İstanbul'da başlayıp, Berlin'de devam edip, Amerika'da bitirip mezun olabiliyor veya aynı anda iki ülkeden diploma alabiliyor.” diye konuştu.
Üniversitenizin öne çıkan özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Öğrenciler neden sizi tercih etmeliler?
“Üniversitemiz uluslararası düzeyde eğitimi önemseyen bir okul. Önceliğimiz öğrencilerimizi genel müfredat bazlı sistemden çıkararak, global anlamda iş yapabilecek seviyeye çıkarmak. Bu anlamda son teknoloji eğitim konularını sistemimize entegre ettik. Örneğin; Mühendislik Fakültesi öğrencimiz, Siber güvenlik, Blockchain, Robotik laboratuvarında kendini geliştirebilmektedir. Bunun yanı sıra İletişim Fakültesi’ndeki öğrencilerimiz VR laboratuvarıyla öğrendiklerini pekiştirirken kendi oyunlarını da kendileri tasarlayabilmektedir. Kısacası geleceğin meslekleri arasında gösterilen birçok alanda öğrencilerimizi hazırlıyoruz. Üniversitemizin 3 kıtada, 10 ülkede, 9 üniversite ve 3 dil okulu bulunmakta. Öğrencilerimiz, Bahçeşehir Üniversitesi’ne geldiklerinde İstanbul'da başlayıp, Berlin'de devam edip, Amerika'da bitirip mezun olabiliyor veya aynı anda iki ülkeden diploma alabiliyor. Bunun yanı sıra Türkiye’de ilk defa BAU tarafından hayata geçirilen üniversiteye giriş modeli olan “APPLYBAU”yu yarattık. APPLYBAU ile adaylar sınav puanlarından önce kişisel özelliklerini, yeteneklerini, projelerini ve daha da önemlisi hayallerini anlatarak diledikleri bölümlerde çeşitli burs oranları kazanarak okuma şansını yakalıyor.
ÖĞRENCİLERİ DESTEKLEYEN BİR ÜNİVERSİTE
Teknolojideki gelişmeler öğrenme ortamlarını, yöntemlerini değiştiriyor. Buna bağlı olarak mezun profilinde de yeni bir dönemden bahsediliyor. Üniversite olarak bu yeni döneme nasıl uyum sağlıyorsunuz? Bu alanda gerçekleştirdiklerinizden bahsedebilir misiniz?
“Dünyada üniversitelerin çok hızlı bir değişimi var. Biz bunlara üçüncü nesil üniversiteler diyoruz. Bu üniversiteler, daha çok sektör ile iç içe, hızlı üretebilen, mezun etmeye değil öğrenci okuldayken üretmeye başladığı bir sistemi ifade ediyor. Amerika’da, Çin’de tanımlanan ve artık ülkelerin ekonomisine direkt katkı sağlayan, patent-marka üreten, katma değer üreten üniversite kültürü var. Dolayısıyla okul olarak teknoloji bizim için çok önemli. Öğrencilerimizin okudukları bölümün dışında kendilerini geliştirebilecek çok önemli merkezlerimiz var. Uygulamaya dayalı bir sistemle hareket ediyoruz. Öğrencilerin sıralara sıkışmadığı her an hayatın içinde olduğu, girişimlerinin ve geliştirdikleri uygulamaları destekleyen bir üniversiteyiz. Uluslararası eğitimin önemini biliyoruz bu yüzden öğrencilerimizin eğitimlerini, 10 ülkede bulunan kampüslerimizle destekliyoruz. Ayrıca, Bahçeşehir Üniversitesi olarak, 2008 yılından bu tarafa “Kampüsüm İşyerim” anlayışıyla hayata geçirdiğimiz, üniversite ile iş dünyasını bir araya getirdiğimiz CO-OP modelimiz var. Yerli ve yabancı 2 bin 330 şirketle yaptığımız iş birliği sayesinde öğrenciler, yaz aylarında isterlerse tam zamanlı; kış aylarında ise yarı zamanlı çalışarak iş deneyimi ediniyorlar.”
Üniversitenin kampüslerindeki sosyal, kültürel ve sportif imkânlar hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz yurt ve burs olanaklarından bahsedebilir misiniz?
Bahçeşehir Üniversitesi’nde toplamda 66 sosyal kulüp ve topluluk mevcut. Neredeyse her alanda kulüplerimiz bulunmakta. Öğrencilerimiz bağlı oldukları kulüpler aracılığıyla birçok sosyal sorumluluk projelerinde yer alabiliyor. Kulüplerimiz yürüttükleri etkinliklerde şirketlerle iş birliği içerisine girebiliyor. Böylelikle hem sosyal hem de iş çevrelerini genişletebiliyorlar. Örneğin; yelken kulübümüz bu yıl 7. kez boğazda Türkiye’nin ilk yelken yarışlarını yaptı. Cambridge Üniversitesi başta olmak üzere Türkiye’nin en önemli şirketlerinin yelken takımları yer aldı bu yarışta. Ulusal ve uluslararası bağlantıların arttığı bir etkinlik oldu. Bunun yanı sıra kadın ve erkek voleybol ile basketbol takımlarımız her yıl bizi şampiyonlukla taçlandırıyor. Takımlarımız, Türkiye genelinde düzenlenen yarışmalardan da dereceler yer alıyor.
BAU GLOBAL İLE YURT DIŞI DENEYİMİ
Uluslararası anlaşmalara ve değişim programlarına yönelik çalışmalarınızı aktarabilir misiniz? Öğrencileriniz bu imkânlardan nasıl yararlanıyorlar? Uluslararası alanda üniversitenizin hedeflerine yönelik neler söyleyebilirsiniz?
Yurt içi ve yurt dışı üniversitelerle ikili anlaşmalarımız özelinde Erasmus+ kapsamında 28 Avrupa ülkesinde 166 aktif değişim program anlaşmamız, World Exchange kapsamında ise, Avrupa ve Avrupa dışında 16 farklı ülkeden 32 üniversite ile aktif öğrenci değişim programımız bulunmaktadır. Bahçeşehir Üniversitesi diğer üniversitelerden farklı olarak, Erasmus gibi değişim programlarının dışında tamamen kendine has sağladığı olanaklarla öğrencilerine dünyanın birçok yerinde eğitim imkanı da sunuyor. Öğrencilerimiz BAU Global ağı içerisindeki Mentora College ile Washington D.C.ve BAU Toronto CES ile etkin bir akademik gelişim sağlayan kapsamlı bir İngilizce programında eğitim alabiliyorlar. ABD’nin dışında Almanya’nın başkenti Berlin’de Alman yasalarına göre, Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi ve Gürcistan’ın Batum kentinde Gürcistan yasalarına göre diploma veren üniversitelerde eğitimlerinin diledikleri bir bölümünü geçirebiliyorlar. BAU Global eğitim ağının üyesi olan bu üniversitelerde; lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde akademik programlar, dil kursları, mimari tasarım, iletişim, ekonomi, idari ve sosyal bilimler, eğitim bilimleri, mühendislik ve doğa bilimler, sağlık bilimleri, hukuk, tıp, uygulamalı bilimler ve diş hekimliği dahil olmak üzere birçok ingilizce lisans, yüksek lisans ve doktora programı yer alırken aynı zamanda öğrencilerine birer ‘dünya vatandaşı’ olma imkanı da sağlıyor.
Üniversitede gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ve bu konuda üniversitenin vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bilimsel çalışmalara verilen destekler nelerdir?
Ülkemizin kalkınması adına bilimsel çalışmalara ayrı bir önem veriyoruz. Öğrencilerimizin, geliştirdikleri projelere burs sağlıyoruz. Bu projeleri, BAUICE Kuluçka Merkezimizde sektöre kazandırıyoruz. Bilimsel ve teknolojik altyapımız öğrencilerimize ve akademisyenlerimize, ihtiyacı olan tüm imkanları sunmaktadır. Bu konuda akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin çok sayıda bilimsel çalışması mümkün. Bu bilimsel çalışmalar, Türkiye’de ve dünyada ödüllendirilmiş başarılardır. Örneğin; üniversitemiz Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü öğrencilerinden Bengisu Dönmez’in, akciğer kanseri üzerine geliştirmiş olduğu proje, TÜBİTAK tarafından ödüllendirildi. Aynı şekilde akademisyenlerimizden Dr. Canan Acar, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2018 yılı ‘Üstün Başarılı Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görüldü. Bu gibi başarılara her yıl çok defa ev sahipliği yapıyoruz.
Öğrencilerinize staj ve mezuniyet sonrası iş bulmada destek oluyor musunuz? Bu kapsamda firmalarla nasıl bir işbirliği yürütüyorsunuz?
Üniversitemiz öğrencilerine eğitimleri devam ederken iş hayatının içinde yer almaları için CO-OP Eğitim modelini hayata geçirdi. Kampüsüm İşyerim mottosuyla hareket ediyoruz bu modelde. Türkiye’de ilk kez BAU tarafından hayata geçirilen CO-OP eğitim modelinde yerli, yabancı binlerce CO-OP partneri ile yaptığımız işbirliği sayesinde öğrenciler yaz aylarında tam zamanlı; kış aylarında ise yarı zamanlı çalışarak mesleki deneyim elde ediyorlar. Çalışma süresi içerisinde kendini gösterme ve mezun olduğunda direkt CO-OP yaptığı firmada iş bulabilme şansı yakalıyorlar. Aynı zamanda, kuşaklar arası iletişimi güçlendirmek ve kuşakların birbirini anlamaları hem yöneticilerin hem de yeni işe giren gençlerimiz için "Tersine Mentörlük" faaliyetlerimiz var. Bu yönetici ve yeni iş dünyasına giren kuşakların birbirleri ile buluşmasını sağlayan bir program. Biz Bahçeşehir Üniversitesi olarak bu programı iş dünyası ile öğrencileri buluşturmak, öğrenci henüz okurken onları iş dünyasına hazırlamak, gençlerimizin kuşak potansiyelini departman stajının ilerisine taşımak ve karar vericilerle buluşturmak için başlattık.
Araştırmalar yakın gelecekte bugünün mesleklerinin var olmayacağını vurguluyor. Üniversiteler meslekler konusunda öğrencilere nasıl yön veriyor? Geleceğin meslekleri neler olacak? Tercih yapacak öğrencilere neler tavsiye edersiniz?
Hızla değişen teknolojiler ve dünyanın iş yapma şekli, endüstri 4.0 gibi yeni kavramlarla birden fazla alanda çalışabilen nitelikli insanlar sahaya çıkmakta ve çalışmakta. Dolayısıyla öğrencilere en büyük tavsiyemiz, geleceğin meslekleri kavramlarını bir kenara bırakıp, geleceğin alanları kavramlarında kendilerini yetiştirmeleridir. Dünyada yeni yeni ortaya çıkmaya başlayan ve hızla yayılan ‘FinTech teknolojileri’ dediğimiz parayı kullanma, ağa takma ve ağdan yeni işlemler yapabilme becerilerine sahip olan ve global dünyanın her tarafında iş yapabilecek, ticareti, üretimi lojistik ağlarla yapabilecek insan olarak yetişmesi gerekiyor. Dolayısıyla gençlerin meslek peşlerine düşmek yerine iyi bir cv yaratmak adına çalışması, cv’lerine sürekli yeni bir şey eklemeleri çok önemli. Üniversite olarak öğrencilerimize şunu söyleriz: bilinmeyen alanlarda kendinize yeni alanlar yaratın. Çünkü bilinenden daha fazla insan bir şeyler yapmaya çalışıyor. Siz bilinmeyene ve alanlara doğru yelken açın.
BAU’DA BURS VE YURT OLANAKLARI
* ApplyBAU Bursu: Türkiye’de ilk ve tek olarak Bahçeşehir Üniversitesi’nin uyguladığı üniversiteye giriş modeli kapsamında; öğrenciler, üniversite sınavında aldıkları puanlardan bağımsız, kişisel yetenekleri, proje ve fikir çalışmaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ile başvurup, hangi alanda ne için okumak istediklerini sözlü ve belgeli ifade ederler. Gerçekleşen mülakatlara göre çeşitli oranlarda bursa hak kazanırlar.
* E-spor Bursu: Espor alanında başarılı oyunculara çeşitli oranlarda burs verilmektedir. Türkiye’de ilk defa Bahçeşehir Üniversitesi’nde verilmektedir.
* Uluslararası Diploma Bursu: Türkiye’deki liselerden mezun olup uluslararası diplomalara sahip olanlara çeşitli oranlarda burs verilmektedir.
* ÖSYM Bursuna Ek İlk 1000 Bursları: ÖSYM tarafından lisans programlarına tam burslu kontenjandan yerleştirilen öğrenciler, ÖSYM bursu yanında Bahçeşehir Üniversitesi tarafından sağlanan ve aşağıda ayrıntıları verilen ek burs olanaklarından yararlanırlar.
İlk 1-100 arasında giren öğrencilere Yılda 9 ay süreyle 1.000 TL aylık nakit destek bursu ya da Hazırlık Okulu’nu Washington D.C veya Toronto kampüslerinde 1 Akademik Yıl Hazırlık Sınıfı okuma imkânı verilmektedir.
İlk 101-1.000 arasında giren öğrencilere yılda 9 ay süreyle 600 TL aylık nakit destek bursu ya da Hazırlık Okulu’nu Washington D.C veya Toronto kampüslerinde 1 Akademik Yıl boyunca okuma imkânı verilmektedir.
“BAU & Republika” “BAU & Campuscity” ve “BAU & Evim” ortaklığında Ortaköy, Bostancı, Hasanpaşa, Kadıköy Şişli ve Mecidiyeköy lokasyonlarında anlaşmalı olduğumuz yurtlar vardır.
KÜNYE
Kuruluş Tarihi: 1998
Kurucusu: Enver Yücel
Rektör: Prof. Dr. Şirin Karadeniz
Akademik Birimleri: İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, İletişim Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve Tıp Fakültesi olmak üzere 46 lisans programı mevcuttur. Ayrıca; Fen Bilimleri Enstitüsü’nde 21 yüksek lisans, 6 doktora; Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde 30 yüksek lisans, 7 doktora; Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde 8 yüksek lisans, 4 doktora; Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde ise 11 yüksek lisans, 3 doktora programımız mevcuttur. Ayrıca; BAU International University, Washington D.C. yüksek lisans seviyesinde MBA Anadalında, Girişimcilik, Küresel İlişkiler ve Uluslararası Hukuk ve Ekonomi programlarında da öğrenci kabul ediyor. Öte yandan BAU Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO); eğitim verdiği 12 program ile birlikte sağlık sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli işgünü yetiştirmektir. Yabancı Diller Yüksekokulu’nda 1 ve Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nda da 1 programımız bulunmaktadır. BAU uzaktan eğitim (online) programları ile 6 farklı yüksek lisans programında da öğrenciler eğitim alabiliyor.
Toplam öğrenci sayısı: 24.986
Uluslararası öğrenci sayısı ve oranı: 4.088
Toplam akademisyen sayısı: Yarı zamanlı 555, tam zamanlı 1.103 olmak üzere 1658
Toplam idari çalışan sayısı: 535
2019 / 2020 akademik yılında alınacak öğrenci sayısı: 2019-2020 akademik yılında toplam 3.391 kontenjana öğrenci alacağız. Bunların 2.759'u lisans, 632'i ön lisanstır.
Öğrenci kulübü sayısı: 66
Yurt kapasitesi: Sadece BAU’ya ait yurt bulunmamaktadır. “BAU & Republika” “BAU & Campuscity” ve “BAU & Evim” ortaklığında Ortaköy, Bostancı, Hasanpaşa, Kadıköy Şişli ve Mecidiyeköy lokasyonlarında anlaşmalı olduğumuz yurtlar vardır.
Mezun öğrenci sayısı: 2.417
Ücretler: İletişim, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Yabancı Diller Yüksekokulu, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi ve Hazırlık Programı: 57 bin 950 TL
Eğitim ve Sağlık Bilimleri Fakültesi 56 bin 900 TL
Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım ve Hukuk Fakültesi: 60 bin 400 TL
Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesi: 91 bin 500 TL
SHMYO: 16 bin 500 TL
İletişim: Yıldız Mahallesi, Çırağan Caddesi, Osmanpaşa Mektebi Sokak 4-6, 34349 Beşiktaş/İstanbul
444 2 864
www.bau.edu.tr
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
Öğrencilerine uluslararası düzeyde eğitim olanağı sunan Bahçeşehir Üniversitesi’nin 3 kıtada, 10 ülkede, 9 üniversite ve 3 dil okulu bulunduğunu belirten Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yrd. Prof. Dr. Tunç Bozbura, “Öğrencilerimiz, Bahçeşehir Üniversitesi’ne geldiklerinde İstanbul'da başlayıp, Berlin'de devam edip, Amerika'da bitirip mezun olabiliyor veya aynı anda iki ülkeden diploma alabiliyor.” diye konuştu.
Üniversitenizin öne çıkan özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Öğrenciler neden sizi tercih etmeliler?
“Üniversitemiz uluslararası düzeyde eğitimi önemseyen bir okul. Önceliğimiz öğrencilerimizi genel müfredat bazlı sistemden çıkararak, global anlamda iş yapabilecek seviyeye çıkarmak. Bu anlamda son teknoloji eğitim konularını sistemimize entegre ettik. Örneğin; Mühendislik Fakültesi öğrencimiz, Siber güvenlik, Blockchain, Robotik laboratuvarında kendini geliştirebilmektedir. Bunun yanı sıra İletişim Fakültesi’ndeki öğrencilerimiz VR laboratuvarıyla öğrendiklerini pekiştirirken kendi oyunlarını da kendileri tasarlayabilmektedir. Kısacası geleceğin meslekleri arasında gösterilen birçok alanda öğrencilerimizi hazırlıyoruz. Üniversitemizin 3 kıtada, 10 ülkede, 9 üniversite ve 3 dil okulu bulunmakta. Öğrencilerimiz, Bahçeşehir Üniversitesi’ne geldiklerinde İstanbul'da başlayıp, Berlin'de devam edip, Amerika'da bitirip mezun olabiliyor veya aynı anda iki ülkeden diploma alabiliyor. Bunun yanı sıra Türkiye’de ilk defa BAU tarafından hayata geçirilen üniversiteye giriş modeli olan “APPLYBAU”yu yarattık. APPLYBAU ile adaylar sınav puanlarından önce kişisel özelliklerini, yeteneklerini, projelerini ve daha da önemlisi hayallerini anlatarak diledikleri bölümlerde çeşitli burs oranları kazanarak okuma şansını yakalıyor.
ÖĞRENCİLERİ DESTEKLEYEN BİR ÜNİVERSİTE
Teknolojideki gelişmeler öğrenme ortamlarını, yöntemlerini değiştiriyor. Buna bağlı olarak mezun profilinde de yeni bir dönemden bahsediliyor. Üniversite olarak bu yeni döneme nasıl uyum sağlıyorsunuz? Bu alanda gerçekleştirdiklerinizden bahsedebilir misiniz?
“Dünyada üniversitelerin çok hızlı bir değişimi var. Biz bunlara üçüncü nesil üniversiteler diyoruz. Bu üniversiteler, daha çok sektör ile iç içe, hızlı üretebilen, mezun etmeye değil öğrenci okuldayken üretmeye başladığı bir sistemi ifade ediyor. Amerika’da, Çin’de tanımlanan ve artık ülkelerin ekonomisine direkt katkı sağlayan, patent-marka üreten, katma değer üreten üniversite kültürü var. Dolayısıyla okul olarak teknoloji bizim için çok önemli. Öğrencilerimizin okudukları bölümün dışında kendilerini geliştirebilecek çok önemli merkezlerimiz var. Uygulamaya dayalı bir sistemle hareket ediyoruz. Öğrencilerin sıralara sıkışmadığı her an hayatın içinde olduğu, girişimlerinin ve geliştirdikleri uygulamaları destekleyen bir üniversiteyiz. Uluslararası eğitimin önemini biliyoruz bu yüzden öğrencilerimizin eğitimlerini, 10 ülkede bulunan kampüslerimizle destekliyoruz. Ayrıca, Bahçeşehir Üniversitesi olarak, 2008 yılından bu tarafa “Kampüsüm İşyerim” anlayışıyla hayata geçirdiğimiz, üniversite ile iş dünyasını bir araya getirdiğimiz CO-OP modelimiz var. Yerli ve yabancı 2 bin 330 şirketle yaptığımız iş birliği sayesinde öğrenciler, yaz aylarında isterlerse tam zamanlı; kış aylarında ise yarı zamanlı çalışarak iş deneyimi ediniyorlar.”
Üniversitenin kampüslerindeki sosyal, kültürel ve sportif imkânlar hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz yurt ve burs olanaklarından bahsedebilir misiniz?
Bahçeşehir Üniversitesi’nde toplamda 66 sosyal kulüp ve topluluk mevcut. Neredeyse her alanda kulüplerimiz bulunmakta. Öğrencilerimiz bağlı oldukları kulüpler aracılığıyla birçok sosyal sorumluluk projelerinde yer alabiliyor. Kulüplerimiz yürüttükleri etkinliklerde şirketlerle iş birliği içerisine girebiliyor. Böylelikle hem sosyal hem de iş çevrelerini genişletebiliyorlar. Örneğin; yelken kulübümüz bu yıl 7. kez boğazda Türkiye’nin ilk yelken yarışlarını yaptı. Cambridge Üniversitesi başta olmak üzere Türkiye’nin en önemli şirketlerinin yelken takımları yer aldı bu yarışta. Ulusal ve uluslararası bağlantıların arttığı bir etkinlik oldu. Bunun yanı sıra kadın ve erkek voleybol ile basketbol takımlarımız her yıl bizi şampiyonlukla taçlandırıyor. Takımlarımız, Türkiye genelinde düzenlenen yarışmalardan da dereceler yer alıyor.
BAU GLOBAL İLE YURT DIŞI DENEYİMİ
Uluslararası anlaşmalara ve değişim programlarına yönelik çalışmalarınızı aktarabilir misiniz? Öğrencileriniz bu imkânlardan nasıl yararlanıyorlar? Uluslararası alanda üniversitenizin hedeflerine yönelik neler söyleyebilirsiniz?
Yurt içi ve yurt dışı üniversitelerle ikili anlaşmalarımız özelinde Erasmus+ kapsamında 28 Avrupa ülkesinde 166 aktif değişim program anlaşmamız, World Exchange kapsamında ise, Avrupa ve Avrupa dışında 16 farklı ülkeden 32 üniversite ile aktif öğrenci değişim programımız bulunmaktadır. Bahçeşehir Üniversitesi diğer üniversitelerden farklı olarak, Erasmus gibi değişim programlarının dışında tamamen kendine has sağladığı olanaklarla öğrencilerine dünyanın birçok yerinde eğitim imkanı da sunuyor. Öğrencilerimiz BAU Global ağı içerisindeki Mentora College ile Washington D.C.ve BAU Toronto CES ile etkin bir akademik gelişim sağlayan kapsamlı bir İngilizce programında eğitim alabiliyorlar. ABD’nin dışında Almanya’nın başkenti Berlin’de Alman yasalarına göre, Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi ve Gürcistan’ın Batum kentinde Gürcistan yasalarına göre diploma veren üniversitelerde eğitimlerinin diledikleri bir bölümünü geçirebiliyorlar. BAU Global eğitim ağının üyesi olan bu üniversitelerde; lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde akademik programlar, dil kursları, mimari tasarım, iletişim, ekonomi, idari ve sosyal bilimler, eğitim bilimleri, mühendislik ve doğa bilimler, sağlık bilimleri, hukuk, tıp, uygulamalı bilimler ve diş hekimliği dahil olmak üzere birçok ingilizce lisans, yüksek lisans ve doktora programı yer alırken aynı zamanda öğrencilerine birer ‘dünya vatandaşı’ olma imkanı da sağlıyor.
Üniversitede gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ve bu konuda üniversitenin vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bilimsel çalışmalara verilen destekler nelerdir?
Ülkemizin kalkınması adına bilimsel çalışmalara ayrı bir önem veriyoruz. Öğrencilerimizin, geliştirdikleri projelere burs sağlıyoruz. Bu projeleri, BAUICE Kuluçka Merkezimizde sektöre kazandırıyoruz. Bilimsel ve teknolojik altyapımız öğrencilerimize ve akademisyenlerimize, ihtiyacı olan tüm imkanları sunmaktadır. Bu konuda akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin çok sayıda bilimsel çalışması mümkün. Bu bilimsel çalışmalar, Türkiye’de ve dünyada ödüllendirilmiş başarılardır. Örneğin; üniversitemiz Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü öğrencilerinden Bengisu Dönmez’in, akciğer kanseri üzerine geliştirmiş olduğu proje, TÜBİTAK tarafından ödüllendirildi. Aynı şekilde akademisyenlerimizden Dr. Canan Acar, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2018 yılı ‘Üstün Başarılı Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görüldü. Bu gibi başarılara her yıl çok defa ev sahipliği yapıyoruz.
Öğrencilerinize staj ve mezuniyet sonrası iş bulmada destek oluyor musunuz? Bu kapsamda firmalarla nasıl bir işbirliği yürütüyorsunuz?
Üniversitemiz öğrencilerine eğitimleri devam ederken iş hayatının içinde yer almaları için CO-OP Eğitim modelini hayata geçirdi. Kampüsüm İşyerim mottosuyla hareket ediyoruz bu modelde. Türkiye’de ilk kez BAU tarafından hayata geçirilen CO-OP eğitim modelinde yerli, yabancı binlerce CO-OP partneri ile yaptığımız işbirliği sayesinde öğrenciler yaz aylarında tam zamanlı; kış aylarında ise yarı zamanlı çalışarak mesleki deneyim elde ediyorlar. Çalışma süresi içerisinde kendini gösterme ve mezun olduğunda direkt CO-OP yaptığı firmada iş bulabilme şansı yakalıyorlar. Aynı zamanda, kuşaklar arası iletişimi güçlendirmek ve kuşakların birbirini anlamaları hem yöneticilerin hem de yeni işe giren gençlerimiz için "Tersine Mentörlük" faaliyetlerimiz var. Bu yönetici ve yeni iş dünyasına giren kuşakların birbirleri ile buluşmasını sağlayan bir program. Biz Bahçeşehir Üniversitesi olarak bu programı iş dünyası ile öğrencileri buluşturmak, öğrenci henüz okurken onları iş dünyasına hazırlamak, gençlerimizin kuşak potansiyelini departman stajının ilerisine taşımak ve karar vericilerle buluşturmak için başlattık.
Araştırmalar yakın gelecekte bugünün mesleklerinin var olmayacağını vurguluyor. Üniversiteler meslekler konusunda öğrencilere nasıl yön veriyor? Geleceğin meslekleri neler olacak? Tercih yapacak öğrencilere neler tavsiye edersiniz?
Hızla değişen teknolojiler ve dünyanın iş yapma şekli, endüstri 4.0 gibi yeni kavramlarla birden fazla alanda çalışabilen nitelikli insanlar sahaya çıkmakta ve çalışmakta. Dolayısıyla öğrencilere en büyük tavsiyemiz, geleceğin meslekleri kavramlarını bir kenara bırakıp, geleceğin alanları kavramlarında kendilerini yetiştirmeleridir. Dünyada yeni yeni ortaya çıkmaya başlayan ve hızla yayılan ‘FinTech teknolojileri’ dediğimiz parayı kullanma, ağa takma ve ağdan yeni işlemler yapabilme becerilerine sahip olan ve global dünyanın her tarafında iş yapabilecek, ticareti, üretimi lojistik ağlarla yapabilecek insan olarak yetişmesi gerekiyor. Dolayısıyla gençlerin meslek peşlerine düşmek yerine iyi bir cv yaratmak adına çalışması, cv’lerine sürekli yeni bir şey eklemeleri çok önemli. Üniversite olarak öğrencilerimize şunu söyleriz: bilinmeyen alanlarda kendinize yeni alanlar yaratın. Çünkü bilinenden daha fazla insan bir şeyler yapmaya çalışıyor. Siz bilinmeyene ve alanlara doğru yelken açın.
BAU’DA BURS VE YURT OLANAKLARI
* ApplyBAU Bursu: Türkiye’de ilk ve tek olarak Bahçeşehir Üniversitesi’nin uyguladığı üniversiteye giriş modeli kapsamında; öğrenciler, üniversite sınavında aldıkları puanlardan bağımsız, kişisel yetenekleri, proje ve fikir çalışmaları, sosyal sorumluluk çalışmaları ile başvurup, hangi alanda ne için okumak istediklerini sözlü ve belgeli ifade ederler. Gerçekleşen mülakatlara göre çeşitli oranlarda bursa hak kazanırlar.
* E-spor Bursu: Espor alanında başarılı oyunculara çeşitli oranlarda burs verilmektedir. Türkiye’de ilk defa Bahçeşehir Üniversitesi’nde verilmektedir.
* Uluslararası Diploma Bursu: Türkiye’deki liselerden mezun olup uluslararası diplomalara sahip olanlara çeşitli oranlarda burs verilmektedir.
* ÖSYM Bursuna Ek İlk 1000 Bursları: ÖSYM tarafından lisans programlarına tam burslu kontenjandan yerleştirilen öğrenciler, ÖSYM bursu yanında Bahçeşehir Üniversitesi tarafından sağlanan ve aşağıda ayrıntıları verilen ek burs olanaklarından yararlanırlar.
İlk 1-100 arasında giren öğrencilere Yılda 9 ay süreyle 1.000 TL aylık nakit destek bursu ya da Hazırlık Okulu’nu Washington D.C veya Toronto kampüslerinde 1 Akademik Yıl Hazırlık Sınıfı okuma imkânı verilmektedir.
İlk 101-1.000 arasında giren öğrencilere yılda 9 ay süreyle 600 TL aylık nakit destek bursu ya da Hazırlık Okulu’nu Washington D.C veya Toronto kampüslerinde 1 Akademik Yıl boyunca okuma imkânı verilmektedir.
“BAU & Republika” “BAU & Campuscity” ve “BAU & Evim” ortaklığında Ortaköy, Bostancı, Hasanpaşa, Kadıköy Şişli ve Mecidiyeköy lokasyonlarında anlaşmalı olduğumuz yurtlar vardır.
KÜNYE
Kuruluş Tarihi: 1998
Kurucusu: Enver Yücel
Rektör: Prof. Dr. Şirin Karadeniz
Akademik Birimleri: İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, İletişim Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve Tıp Fakültesi olmak üzere 46 lisans programı mevcuttur. Ayrıca; Fen Bilimleri Enstitüsü’nde 21 yüksek lisans, 6 doktora; Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde 30 yüksek lisans, 7 doktora; Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde 8 yüksek lisans, 4 doktora; Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde ise 11 yüksek lisans, 3 doktora programımız mevcuttur. Ayrıca; BAU International University, Washington D.C. yüksek lisans seviyesinde MBA Anadalında, Girişimcilik, Küresel İlişkiler ve Uluslararası Hukuk ve Ekonomi programlarında da öğrenci kabul ediyor. Öte yandan BAU Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO); eğitim verdiği 12 program ile birlikte sağlık sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli işgünü yetiştirmektir. Yabancı Diller Yüksekokulu’nda 1 ve Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nda da 1 programımız bulunmaktadır. BAU uzaktan eğitim (online) programları ile 6 farklı yüksek lisans programında da öğrenciler eğitim alabiliyor.
Toplam öğrenci sayısı: 24.986
Uluslararası öğrenci sayısı ve oranı: 4.088
Toplam akademisyen sayısı: Yarı zamanlı 555, tam zamanlı 1.103 olmak üzere 1658
Toplam idari çalışan sayısı: 535
2019 / 2020 akademik yılında alınacak öğrenci sayısı: 2019-2020 akademik yılında toplam 3.391 kontenjana öğrenci alacağız. Bunların 2.759'u lisans, 632'i ön lisanstır.
Öğrenci kulübü sayısı: 66
Yurt kapasitesi: Sadece BAU’ya ait yurt bulunmamaktadır. “BAU & Republika” “BAU & Campuscity” ve “BAU & Evim” ortaklığında Ortaköy, Bostancı, Hasanpaşa, Kadıköy Şişli ve Mecidiyeköy lokasyonlarında anlaşmalı olduğumuz yurtlar vardır.
Mezun öğrenci sayısı: 2.417
Ücretler: İletişim, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Yabancı Diller Yüksekokulu, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi ve Hazırlık Programı: 57 bin 950 TL
Eğitim ve Sağlık Bilimleri Fakültesi 56 bin 900 TL
Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım ve Hukuk Fakültesi: 60 bin 400 TL
Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesi: 91 bin 500 TL
SHMYO: 16 bin 500 TL
İletişim: Yıldız Mahallesi, Çırağan Caddesi, Osmanpaşa Mektebi Sokak 4-6, 34349 Beşiktaş/İstanbul
444 2 864
www.bau.edu.tr
Son Güncelleme: Perşembe, 25 Temmuz 2019 16:58
Gösterim: 2655
İş Dünyası Hazırlık Programı’yla öğrencileri üniversite yaşamı boyunca, iş dünyasının beklentilerine göre hazırladıklarını belirten İstanbul Arel Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Melek, “Üniversitemiz, böylece istihdam sorununun çözümüne katkı sağlayarak, talep edilen insan kaynağını iş dünyasına sunuyor.” diye konuştu.
Üniversitenizin öne çıkan özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Öğrenciler neden sizi tercih etmeliler?
Üniversitemiz, tüm proje ve etkinlikleriyle öğrencileri iş dünyasına hazırlıyor. ArelPro (Arel Profesyonel) projesi ile şu an 1000’den fazla şirketle iş birliği anlaşması yapmış durumda… Bu ortaklıkların ardından şirketler yerleşkelerimize gelerek 100’e yakın Sektör Dersi verecekler. Sektör Dersi’nde öğrenciler, hem sektörleri tanıyacak hem de iş dünyasının onlardan ne beklediğini öğreniyor olacak.
Ayrıca İş Dünyası Hazırlık Programı da yine öğrencileri profesyonel yaşama hazırlama yolunda önemli bir proje. İş Dünyası Hazırlık Programı, ArelPro (Arel Profesyonel) kapsamında temas kurduğumuz şirketlerin beklentileri doğrultusunda kurguladığımız, 4 yıla yayılan bir eğitim programıdır. Program kapsamında 1 ve 2. sınıfta 21. YY yetkinliklerinin ders olarak eğitim programına girdiği, 3. sınıfta sektör derslerinin olduğu, 4. sınıfta ise mezuniyet öncesi ön koşulları içeren bir program… Öğrenciler, mezun olmadan bir kulüpte ya da Üniversite’nin biriminde çalışması veya sosyal sorumluluk projesi geliştirmesi gerekiyor. Öğrenciler aynı zamanda, ilk 3 yıllık eğitim sürecinde perakende sektöründe ya da turizm alanında yarı zamanlı çalışması zorunlu tutuluyor.
Ayrıca Kariyerine İlk Adım Bursu da öğrencilerin tercihlerini etkileyecek bir proje… Kariyerine İlk Adım Bursu’na başvuran öğrencileri, gelecekte yapmak istedikleri işe göre uygun bölümlere ona özel burslarla yönlendiriyoruz.
Teknolojideki gelişmeler öğrenme ortamlarını, yöntemlerini değiştiriyor. Buna bağlı olarak mezun profilinde de yeni bir dönemden bahsediliyor. Üniversite olarak bu yeni döneme nasıl uyum sağlıyorsunuz? Bu alanda gerçekleştirdiklerinizden bahsedebilir misiniz?
Üniversitemiz dijitalleşme ve teknolojik yatırımlara büyük önem veriyor. Arel App. mobil uygulaması ile öğrenciler birçok işlemlerini artık uygulama üzerinden gerçekleştirebiliyor. Ayrıca yerleşke içerisindeki akıllı ekranlar, FreeZone alanlar da öğrenme ortamını kolaylaştırıyor…
Üniversite olarak fiziki yatırımlarımızı sürdürerek, daha modern ve dijital bir öğrenme ortamını sağlıyoruz. Cevizlibağ Kampüsü, Arel Park gibi projeler önemli örneklerimiz.
Üniversitenin kampüslerindeki sosyal, kültürel ve sportif imkânlar hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz yurt ve burs olanaklarından bahsedebilir misiniz?
Üniversite olarak sosyal, kültür ve sportif olanakların da öğrencilere önemli yetkinlikler kazandırdığını, bu yetkinliklerin de onları iş dünyasına daha hazır bir hale getirdiğini düşünüyoruz. Bu nedenle “Her kulüp bir girişim” temasıyla öğrenci kulüplerine önemli destekler sağlıyoruz.
Havuz, fitness salonu, satranç odası, aerobik-pilates salonu gibi alanlar Tepekent Spor Tesisleri ve Sefaköy Kartalspor Kompleksi öğrencilerin kullanımına hazır durumda…
Tepekent bölgesinde olan Kemal Gözükara Yerleşkemizde yurt olanağı da sunuyoruz. Havuzlu Villa Yurtlar, şehire kısa bir mesafe uzaklıkta doğayla iç içe, güveli ve ev konforunda bir yaşam sunuyor.
Burslarda ise ÖSYM burslarının yanı sıra Üniversitemizin sağladığı özel burslar mevcut. Bunlardan en önemlisi Kariyerine İlk Adım Bursu… Bu bursa başvuru yapan öğrencinin sınav başarısından ziyade hangi işe yatkın olduğu ve ne iş yapmak istediği önemseniyor. Mülakatın ardından oluşturulacak kariyer planına göre öğrenci ona uygun bölüme ona özel bursla yönlendiriliyor. Sonuç olarak bizler, öğrencilerin kariyer planını mezuniyet sırasında değil henüz Üniversitemize kayıt olma aşamasında gerçekleştiriyoruz.
200’Ü AŞAN ÜNİVERSİTEYLE İŞBİRLİĞİ
Uluslararası anlaşmalara ve değişim programlarına yönelik çalışmalarınızı aktarabilir misiniz? Öğrencileriniz bu imkânlardan nasıl yararlanıyorlar? Uluslararası alanda üniversitenizin hedeflerine yönelik neler söyleyebilirsiniz?
İstanbul Arel Üniversitesi 'Uluslararasılaşma' konusunda ciddi adımlar atıyor. 2019-2020 yılında Erasmus+ bütçesi artan az sayıdaki eğitim kurumlarından biri olan Üniversitemiz, projeler anlamında da birçok ülke ve üniversiteyle iş birliği yapıyor. Şu anda 200'ün üzerinde ikili anlaşması bulunan kurumumuz, Avrupa'da her ülkeye öğrenci gönderebiliyor ve yine bu ülkelerden öğrenci kabul edebiliyor. Bu yıl içinde yapılan projelerde Rusya, Ukrayna, Kosova, Ekvador, Bulgaristan, İtalya, Almanya ve Letonya'dan ortaklıklar kuruldu.
Gençlik çalışmaları merkezimizde ise yurt dışından gönüllüler ağırlanıyor ve Türk gençleri AB ülkelerine gönderiliyor. Bu bağlamda yapılan projelerde Yunanistan, İspanya, İtalya, Romanya ve Polonya'dan çeşitli kurum ve üniversitelerle iş birlikleri yapıldı. Bu yıl yine üniversitemiz direk Brüksel üzerinden Jean Monnet projelerine başvuru yapmış ve Rusya, Ukrayna gibi ülkelerle ortak projelere imza attı.
Üniversitede gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ve bu konuda üniversitenin vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bilimsel çalışmalara verilen destekler nelerdir?
Üniversitemiz araştırmayı destekleyen akademik bir ortam yaratıyor, öğrencileri de projelerin kapsamına alarak bilimsel çalışmaları çok yönlü gerçekleştiriyor. Önde gelen Ar-Ge merkezlerimizden Ortak Kullanıma Yönelik İleri Mühendislik Malzemeleri Geliştirme ve Hızlı Prototipleme Merkezi (ArelPOTKAM) bilimsel çalışmalarını sürdürüyor. Öğrencilerin de yarı zamanlı, stajyer ya da proje bazlı görev alabildikleri merkez, Üniversite-sanayi iş birliğinde önemli rol oynuyor.
Bilimsel çalışmalara ve Ar-Ge merkezlerine sağlanan maddi desteklerin yanı sıra, devlet kanallarından da teşvikler oluşturulması için yine Üniversitemiz gerekli çalışmaları yürüterek, projelerin hayata geçmesine destek oluyor.
Öğrencilerinize staj ve mezuniyet sonrası iş bulmada destek oluyor musunuz? Bu kapsamda firmalarla nasıl bir iş birliği yürütüyorsunuz?
Arel Pro kapsamında iş ortaklığı yaptığımız şirketler, öğrencilere staj, yarı zamanlı ve tam zamanlı iş olanağı sunuyor. Bazı şirketler yurt dışı temsilciliklerinde istihdam da sağlayarak, uluslararası deneyim de kazandırıyor. İş Dünyası Hazırlık Programı’yla öğrencileri üniversite yaşamı boyunca, iş dünyasının beklentilerine göre hazırlayan Üniversitemiz, böylece işsizlik sorununu ortadan kaldırarak, talep edilen insan kaynağını iş dünyasına sunuyor.
GENÇLER YORUMLARA GÖRE DEĞİL BİLGİLERE GÖRE KARAR VERSİNLER
Araştırmalar yakın gelecekte bugünün mesleklerinin var olmayacağını vurguluyor. Üniversiteler meslekler konusunda öğrencilere nasıl yön veriyor? Geleceğin meslekleri neler olacak? Tercih yapacak öğrencilere neler tavsiye edersiniz?
Üniversite adayları şu meslekler son bulacak, bu meslekler çok popüler olacak diyen kimseyi dinlemesinler. Çünkü gençler 5 yıl sonra başlayıp 50 yıl çalışacaklar. 50 yıl boyunca hangi mesleklerin var olacağını ya da yok olacağını şuan kimse bilmiyor. Bugünkü eğitim sistemi gelecekte adını bilmediğimiz mesleklere insan yetiştirmiyor. Dolayısıyla gençlerin şimdiden daha geleceğin mesleklerine göre seçim yapmaları gerekmiyor. Bu iş mesleğe ve bölüme göre yapılmaz. Hiçbirimiz şu an geleceği bilmiyoruz. Hiçbir sektör bitmeyecek, bütün meslekler şekil değiştirecek, bugün var olan mesleklerin yarısı kaybolacak ve yepyeni meslekler olacak ama bunları şuanda bilmediğimiz için buna göre seçim yapamazlar.
Tercih yapacak öğrencilere verilebilecek en önemli tavsiye her şeyden önce çok geç kalmasınlar ve şimdiden mesleklerini ve ne iş yapacaklarını seçmek için adım atsınlar. Üniversite seçimi için üniversiteleri ziyaret etsinler, sadece kılavuzdan bakarak tercih yapmasınlar. Çok fazla kafalarını karıştıracak bilgi ve yorum olacak etraflarında. En doğru bilgiyi teyit edip o şekilde hareket etsinler. Yorumlara göre değil bilgilere göre karar versinler. Lise rehber öğretmenleri tercih döneminde öğrencilere yardımcı oluyorlar. Ancak üniversite ve meslek sayısı çok fazla arttığı için hocalarımız da bu hıza ayak uyduramayabiliyorlar. Bunun da negatif sonucu olarak; öğrenciler sayısal bilgilerle istatistiklere göre tercih yapabiliyorlar. Bu hataya düşmesinler. Üniversitenin burs imkanlarına değil iş hayatına onları nasıl hazırlayacakları konusundaki ve mezuniyet sonrası çalışmalarına odaklansınlar.
KÜNYE
Kuruluş Tarihi: 2007
Kurucusu: Kemal GÖZÜKARA
Rektör: Prof. Dr. Ali Argun KARACABEY
Akademik Birimleri
Fen Edebiyat Fakültesi
Güzel Sanatlar Fakültesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
İletişim Fakültesi
Mühendislik-Mimarlık Fakültesi
Sağlık Bilimleri Yüksekokulu
Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu
Yabancı Diller Yüksekokulu
Programlar
Adalet, Anestezi, Aşçılık, Bankacılık ve Sigortacılık, Basım ve Yayım Teknolojileri, Bilgisayar Programcılığı, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Çocuk Gelişimi, Dış Ticaret, Elektrik,
Elektronik Teknolojisi, Emlak ve Emlak Yönetimi, Endüstriyel Kalıpçılık, Fizyoterapi, Grafik Tasarımı, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İlk ve Acil Yardım, İnsan Kaynakları Yönetimi, İnşaat Teknolojisi, İş Sağlığı ve Güvenliği, İşletme Yönetimi, Kuyumculuk ve Takı Tasarımı, Lojistik, Makine
Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası, Mimari Restorasyon, Moda Tasarımı, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Optisyenlik, Pazarlama, Radyo ve Televizyon Programcılığı, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği, Sivil Havacılık ve Kabin Hizmetleri, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri, Tıbbi Laboratuvar Teknikler, Turist Rehberliği, Turizm ve Otel İşletmeciliği, Uçak Teknolojisi, Uygulamalı İngilizce ve Çevirmenlik
Toplam akademisyen sayısı: 471 kadrolu akademisyen 228 DSÜ
Öğrenci kulübü sayısı: 47
İletişim
08508502735
Whatsapp hattı: 05395506646
Facebook / Twitter / Instagram: @areledu
www.arel.edu.tr
Üst Kategori: ROOT Kategori: Üniversiteler
İş Dünyası Hazırlık Programı’yla öğrencileri üniversite yaşamı boyunca, iş dünyasının beklentilerine göre hazırladıklarını belirten İstanbul Arel Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Melek, “Üniversitemiz, böylece istihdam sorununun çözümüne katkı sağlayarak, talep edilen insan kaynağını iş dünyasına sunuyor.” diye konuştu.
Üniversitenizin öne çıkan özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Öğrenciler neden sizi tercih etmeliler?
Üniversitemiz, tüm proje ve etkinlikleriyle öğrencileri iş dünyasına hazırlıyor. ArelPro (Arel Profesyonel) projesi ile şu an 1000’den fazla şirketle iş birliği anlaşması yapmış durumda… Bu ortaklıkların ardından şirketler yerleşkelerimize gelerek 100’e yakın Sektör Dersi verecekler. Sektör Dersi’nde öğrenciler, hem sektörleri tanıyacak hem de iş dünyasının onlardan ne beklediğini öğreniyor olacak.
Ayrıca İş Dünyası Hazırlık Programı da yine öğrencileri profesyonel yaşama hazırlama yolunda önemli bir proje. İş Dünyası Hazırlık Programı, ArelPro (Arel Profesyonel) kapsamında temas kurduğumuz şirketlerin beklentileri doğrultusunda kurguladığımız, 4 yıla yayılan bir eğitim programıdır. Program kapsamında 1 ve 2. sınıfta 21. YY yetkinliklerinin ders olarak eğitim programına girdiği, 3. sınıfta sektör derslerinin olduğu, 4. sınıfta ise mezuniyet öncesi ön koşulları içeren bir program… Öğrenciler, mezun olmadan bir kulüpte ya da Üniversite’nin biriminde çalışması veya sosyal sorumluluk projesi geliştirmesi gerekiyor. Öğrenciler aynı zamanda, ilk 3 yıllık eğitim sürecinde perakende sektöründe ya da turizm alanında yarı zamanlı çalışması zorunlu tutuluyor.
Ayrıca Kariyerine İlk Adım Bursu da öğrencilerin tercihlerini etkileyecek bir proje… Kariyerine İlk Adım Bursu’na başvuran öğrencileri, gelecekte yapmak istedikleri işe göre uygun bölümlere ona özel burslarla yönlendiriyoruz.
Teknolojideki gelişmeler öğrenme ortamlarını, yöntemlerini değiştiriyor. Buna bağlı olarak mezun profilinde de yeni bir dönemden bahsediliyor. Üniversite olarak bu yeni döneme nasıl uyum sağlıyorsunuz? Bu alanda gerçekleştirdiklerinizden bahsedebilir misiniz?
Üniversitemiz dijitalleşme ve teknolojik yatırımlara büyük önem veriyor. Arel App. mobil uygulaması ile öğrenciler birçok işlemlerini artık uygulama üzerinden gerçekleştirebiliyor. Ayrıca yerleşke içerisindeki akıllı ekranlar, FreeZone alanlar da öğrenme ortamını kolaylaştırıyor…
Üniversite olarak fiziki yatırımlarımızı sürdürerek, daha modern ve dijital bir öğrenme ortamını sağlıyoruz. Cevizlibağ Kampüsü, Arel Park gibi projeler önemli örneklerimiz.
Üniversitenin kampüslerindeki sosyal, kültürel ve sportif imkânlar hakkında bilgi verebilir misiniz? Ayrıca öğrencilerinize sunduğunuz yurt ve burs olanaklarından bahsedebilir misiniz?
Üniversite olarak sosyal, kültür ve sportif olanakların da öğrencilere önemli yetkinlikler kazandırdığını, bu yetkinliklerin de onları iş dünyasına daha hazır bir hale getirdiğini düşünüyoruz. Bu nedenle “Her kulüp bir girişim” temasıyla öğrenci kulüplerine önemli destekler sağlıyoruz.
Havuz, fitness salonu, satranç odası, aerobik-pilates salonu gibi alanlar Tepekent Spor Tesisleri ve Sefaköy Kartalspor Kompleksi öğrencilerin kullanımına hazır durumda…
Tepekent bölgesinde olan Kemal Gözükara Yerleşkemizde yurt olanağı da sunuyoruz. Havuzlu Villa Yurtlar, şehire kısa bir mesafe uzaklıkta doğayla iç içe, güveli ve ev konforunda bir yaşam sunuyor.
Burslarda ise ÖSYM burslarının yanı sıra Üniversitemizin sağladığı özel burslar mevcut. Bunlardan en önemlisi Kariyerine İlk Adım Bursu… Bu bursa başvuru yapan öğrencinin sınav başarısından ziyade hangi işe yatkın olduğu ve ne iş yapmak istediği önemseniyor. Mülakatın ardından oluşturulacak kariyer planına göre öğrenci ona uygun bölüme ona özel bursla yönlendiriliyor. Sonuç olarak bizler, öğrencilerin kariyer planını mezuniyet sırasında değil henüz Üniversitemize kayıt olma aşamasında gerçekleştiriyoruz.
200’Ü AŞAN ÜNİVERSİTEYLE İŞBİRLİĞİ
Uluslararası anlaşmalara ve değişim programlarına yönelik çalışmalarınızı aktarabilir misiniz? Öğrencileriniz bu imkânlardan nasıl yararlanıyorlar? Uluslararası alanda üniversitenizin hedeflerine yönelik neler söyleyebilirsiniz?
İstanbul Arel Üniversitesi 'Uluslararasılaşma' konusunda ciddi adımlar atıyor. 2019-2020 yılında Erasmus+ bütçesi artan az sayıdaki eğitim kurumlarından biri olan Üniversitemiz, projeler anlamında da birçok ülke ve üniversiteyle iş birliği yapıyor. Şu anda 200'ün üzerinde ikili anlaşması bulunan kurumumuz, Avrupa'da her ülkeye öğrenci gönderebiliyor ve yine bu ülkelerden öğrenci kabul edebiliyor. Bu yıl içinde yapılan projelerde Rusya, Ukrayna, Kosova, Ekvador, Bulgaristan, İtalya, Almanya ve Letonya'dan ortaklıklar kuruldu.
Gençlik çalışmaları merkezimizde ise yurt dışından gönüllüler ağırlanıyor ve Türk gençleri AB ülkelerine gönderiliyor. Bu bağlamda yapılan projelerde Yunanistan, İspanya, İtalya, Romanya ve Polonya'dan çeşitli kurum ve üniversitelerle iş birlikleri yapıldı. Bu yıl yine üniversitemiz direk Brüksel üzerinden Jean Monnet projelerine başvuru yapmış ve Rusya, Ukrayna gibi ülkelerle ortak projelere imza attı.
Üniversitede gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar ve bu konuda üniversitenin vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bilimsel çalışmalara verilen destekler nelerdir?
Üniversitemiz araştırmayı destekleyen akademik bir ortam yaratıyor, öğrencileri de projelerin kapsamına alarak bilimsel çalışmaları çok yönlü gerçekleştiriyor. Önde gelen Ar-Ge merkezlerimizden Ortak Kullanıma Yönelik İleri Mühendislik Malzemeleri Geliştirme ve Hızlı Prototipleme Merkezi (ArelPOTKAM) bilimsel çalışmalarını sürdürüyor. Öğrencilerin de yarı zamanlı, stajyer ya da proje bazlı görev alabildikleri merkez, Üniversite-sanayi iş birliğinde önemli rol oynuyor.
Bilimsel çalışmalara ve Ar-Ge merkezlerine sağlanan maddi desteklerin yanı sıra, devlet kanallarından da teşvikler oluşturulması için yine Üniversitemiz gerekli çalışmaları yürüterek, projelerin hayata geçmesine destek oluyor.
Öğrencilerinize staj ve mezuniyet sonrası iş bulmada destek oluyor musunuz? Bu kapsamda firmalarla nasıl bir iş birliği yürütüyorsunuz?
Arel Pro kapsamında iş ortaklığı yaptığımız şirketler, öğrencilere staj, yarı zamanlı ve tam zamanlı iş olanağı sunuyor. Bazı şirketler yurt dışı temsilciliklerinde istihdam da sağlayarak, uluslararası deneyim de kazandırıyor. İş Dünyası Hazırlık Programı’yla öğrencileri üniversite yaşamı boyunca, iş dünyasının beklentilerine göre hazırlayan Üniversitemiz, böylece işsizlik sorununu ortadan kaldırarak, talep edilen insan kaynağını iş dünyasına sunuyor.
GENÇLER YORUMLARA GÖRE DEĞİL BİLGİLERE GÖRE KARAR VERSİNLER
Araştırmalar yakın gelecekte bugünün mesleklerinin var olmayacağını vurguluyor. Üniversiteler meslekler konusunda öğrencilere nasıl yön veriyor? Geleceğin meslekleri neler olacak? Tercih yapacak öğrencilere neler tavsiye edersiniz?
Üniversite adayları şu meslekler son bulacak, bu meslekler çok popüler olacak diyen kimseyi dinlemesinler. Çünkü gençler 5 yıl sonra başlayıp 50 yıl çalışacaklar. 50 yıl boyunca hangi mesleklerin var olacağını ya da yok olacağını şuan kimse bilmiyor. Bugünkü eğitim sistemi gelecekte adını bilmediğimiz mesleklere insan yetiştirmiyor. Dolayısıyla gençlerin şimdiden daha geleceğin mesleklerine göre seçim yapmaları gerekmiyor. Bu iş mesleğe ve bölüme göre yapılmaz. Hiçbirimiz şu an geleceği bilmiyoruz. Hiçbir sektör bitmeyecek, bütün meslekler şekil değiştirecek, bugün var olan mesleklerin yarısı kaybolacak ve yepyeni meslekler olacak ama bunları şuanda bilmediğimiz için buna göre seçim yapamazlar.
Tercih yapacak öğrencilere verilebilecek en önemli tavsiye her şeyden önce çok geç kalmasınlar ve şimdiden mesleklerini ve ne iş yapacaklarını seçmek için adım atsınlar. Üniversite seçimi için üniversiteleri ziyaret etsinler, sadece kılavuzdan bakarak tercih yapmasınlar. Çok fazla kafalarını karıştıracak bilgi ve yorum olacak etraflarında. En doğru bilgiyi teyit edip o şekilde hareket etsinler. Yorumlara göre değil bilgilere göre karar versinler. Lise rehber öğretmenleri tercih döneminde öğrencilere yardımcı oluyorlar. Ancak üniversite ve meslek sayısı çok fazla arttığı için hocalarımız da bu hıza ayak uyduramayabiliyorlar. Bunun da negatif sonucu olarak; öğrenciler sayısal bilgilerle istatistiklere göre tercih yapabiliyorlar. Bu hataya düşmesinler. Üniversitenin burs imkanlarına değil iş hayatına onları nasıl hazırlayacakları konusundaki ve mezuniyet sonrası çalışmalarına odaklansınlar.
KÜNYE
Kuruluş Tarihi: 2007
Kurucusu: Kemal GÖZÜKARA
Rektör: Prof. Dr. Ali Argun KARACABEY
Akademik Birimleri
Fen Edebiyat Fakültesi
Güzel Sanatlar Fakültesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
İletişim Fakültesi
Mühendislik-Mimarlık Fakültesi
Sağlık Bilimleri Yüksekokulu
Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu
Yabancı Diller Yüksekokulu
Programlar
Adalet, Anestezi, Aşçılık, Bankacılık ve Sigortacılık, Basım ve Yayım Teknolojileri, Bilgisayar Programcılığı, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Çocuk Gelişimi, Dış Ticaret, Elektrik,
Elektronik Teknolojisi, Emlak ve Emlak Yönetimi, Endüstriyel Kalıpçılık, Fizyoterapi, Grafik Tasarımı, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İlk ve Acil Yardım, İnsan Kaynakları Yönetimi, İnşaat Teknolojisi, İş Sağlığı ve Güvenliği, İşletme Yönetimi, Kuyumculuk ve Takı Tasarımı, Lojistik, Makine
Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası, Mimari Restorasyon, Moda Tasarımı, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Optisyenlik, Pazarlama, Radyo ve Televizyon Programcılığı, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği, Sivil Havacılık ve Kabin Hizmetleri, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri, Tıbbi Laboratuvar Teknikler, Turist Rehberliği, Turizm ve Otel İşletmeciliği, Uçak Teknolojisi, Uygulamalı İngilizce ve Çevirmenlik
Toplam akademisyen sayısı: 471 kadrolu akademisyen 228 DSÜ
Öğrenci kulübü sayısı: 47
İletişim
08508502735
Whatsapp hattı: 05395506646
Facebook / Twitter / Instagram: @areledu
www.arel.edu.tr
Son Güncelleme: Salı, 23 Temmuz 2019 13:24
Gösterim: 2636

