Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Ahmet Zeki Büyükkuşçuoğlu İlköğretim Okulu’nun 50 tane 6. sınıf öğrencisi harıl harıl tartışıyor. Tartıştıkları hiç de sıradan bir konu değil, basın etiği. Aslında burası sınıf değil, gazete binası! Kimi yazı işleri müdürü, kimi muhabir olan öğrenciler hem basın etiğini öğreniyor. Öğrenciler gazetecilik oyunu ile oynayarak medya okuryazarı oluyor.
Öğrenciler, Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin düzenlediği Toplumsal Duyarlılık Projeleri (TDP) kapsamında haftada 2 gün ‘Genç Etik’ dersi alıyor. Dersi verenler de üniversite öğrencilerinden oluşan 5 kişilik bir grup. Genç etik programında; Medyada Etik ve Özel Hayatın Gizliliği Kitle İletişim ve Bilinçli İzleyici Olmak, İnsan Hakları ve Etik gibi konular yer alıyor. Proje ilk olarak Gebze’deki Ahmet Zeki Büyükkuşçuoğlu İlköğretim Okulu’nda uygulamaya konuldu. Radikal, ilköğretim öğrencileriyle birlikte ‘Genç Etik’ dersine konuk oldu.
Tartışma başlıyor!
“Etik” kavramını tartışarak programa başlıyor öğrenciler. Daha sonra sınıfta bir masanın etrafında toplanıyorlar. Önlerinde gazeteler duruyor. Bu gazetelerde yer alan haberleri tek tek okuyup, hangilerinin özel yaşamın gizliliğini ihlal ettiğini, hangisinin etik dışı olduğunu tespit ediyorlar. İçinde insan haklarına aykırı ifadeler yer aldığını düşündükleri haberleri önlerindeki panoya asıyorlar. Bir gazetenin gündem toplantısını andıran bu değerlendirmeden sonra, yeni kelimeler ve farklı cümlelerle tespit ettikleri haberleri yeniden yazıyorlar. Öğrenciler, içinde nefret söylemi olan ve çocukları şiddete yönelten haberleri titiz bir şekilde ‘okunabilir’ hale getiriyor.
‘Bu dersi ailemize de verin’
Projenin öğrenciler tarafından ilgiyle karşılandığını belirten TDP sorumlusu Gülşen Erengül, uygulama ile öğrencilerin medyanın zararlı etkileri karşısında korunduğunu dile getiriyor. Projeye ev sahipliği yapan okulun müdürü Ali Rıza Koçak da, derslerin öğrenciler için önemini şöyle anlatıyor:
“Burada aldıkları derslerle öğrenciler haklarını öğreniyor ve bu haklarını normal hayatta uyguluyorlar. Mesela bu dersi alan bir öğrencim geçen gün özel hayatı ihlal eden bir olaya tanık olduktan sonra hemen bu durumu bize bildirdi.’’
Derslerden öğrenciler de memnun. 6. sınıf öğrencisi Havva, “Bu dersi ailemize de verin. O zaman belki bizi daha iyi anlarlar diyor” diyor.
Gazeteciler vs. sansürcüler
Okuldaki sınıflar da derslere uygun olarak dizayn edilmiş. Tüm sınıflarda İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi asılı. İfade özgürlüğünün önemine vurgu yapmak için dersler dışında ufak bir oyun da oynanıyor. Öğrenciler iki gruba ayrılıyor. Birinci grup sansürcü güçleri, ikinci grupsa gazetecileri temsil ediyor. Gazetecileri temsil eden ikinci grup dikkatlerini çeken konular üzerine mektuplar yazıyor. Yazılan mektuplar sansürcü gruba teslim ediliyor. Sansürcü grup da mektupları ya kısmen yayımlıyor ya da hiç yayımlanmıyor. Daha sonra mektupları sansürleyen öğrenciler, duygu ve düşüncelerini ufak bir skeç ile sergiliyor.
TDP nedir?
Sabancı Üniversitesi tarafından 1999 yılından beri kurulan Toplumsal Duyarlılık Projeleri(TDP) üniversite öğrencilerinin içinde yaşadıkları topluma karşı olan sorumluluklarının farkına varmalarını amaçlayan bir ders. Ders sayesinde öğrenciler yaşadıkları hayatın dışında başka hayatların da var olduğunu öğrenip farkındalık kazanıyor, sorunlara yönelik çözümler üretiyor. Üniversite 13 yılda 747 projeye imza atıp yaklaşık olarak 34 bin kişiye eğitim vermiş.
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Ahmet Zeki Büyükkuşçuoğlu İlköğretim Okulu’nun 50 tane 6. sınıf öğrencisi harıl harıl tartışıyor. Tartıştıkları hiç de sıradan bir konu değil, basın etiği. Aslında burası sınıf değil, gazete binası! Kimi yazı işleri müdürü, kimi muhabir olan öğrenciler hem basın etiğini öğreniyor. Öğrenciler gazetecilik oyunu ile oynayarak medya okuryazarı oluyor.
Öğrenciler, Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin düzenlediği Toplumsal Duyarlılık Projeleri (TDP) kapsamında haftada 2 gün ‘Genç Etik’ dersi alıyor. Dersi verenler de üniversite öğrencilerinden oluşan 5 kişilik bir grup. Genç etik programında; Medyada Etik ve Özel Hayatın Gizliliği Kitle İletişim ve Bilinçli İzleyici Olmak, İnsan Hakları ve Etik gibi konular yer alıyor. Proje ilk olarak Gebze’deki Ahmet Zeki Büyükkuşçuoğlu İlköğretim Okulu’nda uygulamaya konuldu. Radikal, ilköğretim öğrencileriyle birlikte ‘Genç Etik’ dersine konuk oldu.
Tartışma başlıyor!
“Etik” kavramını tartışarak programa başlıyor öğrenciler. Daha sonra sınıfta bir masanın etrafında toplanıyorlar. Önlerinde gazeteler duruyor. Bu gazetelerde yer alan haberleri tek tek okuyup, hangilerinin özel yaşamın gizliliğini ihlal ettiğini, hangisinin etik dışı olduğunu tespit ediyorlar. İçinde insan haklarına aykırı ifadeler yer aldığını düşündükleri haberleri önlerindeki panoya asıyorlar. Bir gazetenin gündem toplantısını andıran bu değerlendirmeden sonra, yeni kelimeler ve farklı cümlelerle tespit ettikleri haberleri yeniden yazıyorlar. Öğrenciler, içinde nefret söylemi olan ve çocukları şiddete yönelten haberleri titiz bir şekilde ‘okunabilir’ hale getiriyor.
‘Bu dersi ailemize de verin’
Projenin öğrenciler tarafından ilgiyle karşılandığını belirten TDP sorumlusu Gülşen Erengül, uygulama ile öğrencilerin medyanın zararlı etkileri karşısında korunduğunu dile getiriyor. Projeye ev sahipliği yapan okulun müdürü Ali Rıza Koçak da, derslerin öğrenciler için önemini şöyle anlatıyor:
“Burada aldıkları derslerle öğrenciler haklarını öğreniyor ve bu haklarını normal hayatta uyguluyorlar. Mesela bu dersi alan bir öğrencim geçen gün özel hayatı ihlal eden bir olaya tanık olduktan sonra hemen bu durumu bize bildirdi.’’
Derslerden öğrenciler de memnun. 6. sınıf öğrencisi Havva, “Bu dersi ailemize de verin. O zaman belki bizi daha iyi anlarlar diyor” diyor.
Gazeteciler vs. sansürcüler
Okuldaki sınıflar da derslere uygun olarak dizayn edilmiş. Tüm sınıflarda İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi asılı. İfade özgürlüğünün önemine vurgu yapmak için dersler dışında ufak bir oyun da oynanıyor. Öğrenciler iki gruba ayrılıyor. Birinci grup sansürcü güçleri, ikinci grupsa gazetecileri temsil ediyor. Gazetecileri temsil eden ikinci grup dikkatlerini çeken konular üzerine mektuplar yazıyor. Yazılan mektuplar sansürcü gruba teslim ediliyor. Sansürcü grup da mektupları ya kısmen yayımlıyor ya da hiç yayımlanmıyor. Daha sonra mektupları sansürleyen öğrenciler, duygu ve düşüncelerini ufak bir skeç ile sergiliyor.
TDP nedir?
Sabancı Üniversitesi tarafından 1999 yılından beri kurulan Toplumsal Duyarlılık Projeleri(TDP) üniversite öğrencilerinin içinde yaşadıkları topluma karşı olan sorumluluklarının farkına varmalarını amaçlayan bir ders. Ders sayesinde öğrenciler yaşadıkları hayatın dışında başka hayatların da var olduğunu öğrenip farkındalık kazanıyor, sorunlara yönelik çözümler üretiyor. Üniversite 13 yılda 747 projeye imza atıp yaklaşık olarak 34 bin kişiye eğitim vermiş.
(radikal)
Son Güncelleme: Çarşamba, 14 Eylül 2022 11:56
Gösterim: 2243
Deep Purple'ın bateristi Ian Paice, ''Vodafone FreeZone 15. Liselerarası Müzik Yarışması''nın yarın yapılacak finaline katılmak üzere İstanbul'a geldi.
İngiliz Havayolları'nın tarifeli uçağıyla Atatürk Havalimanı'na inen Paice'ı, Vodafone Türkiye Gençlik Segmenti Pazarlama Kıdemli Müdürü Ahmet Topçuoğlu ve bir grup hayranı karşıladı.
Ian Paice, Serhat Hacıpaşalıoğlu, Meltem Taşkıran, Melis Sökmen, İskender Paydaş, Turhan Yükseler, Olcayto Ahmet Tuğsuz, Ali Güçlü Şimşek, Deniz Tuzcuoğlu, İzzet Öz, Hakan Özoğuz, Figen Çakmak, ve Tibet Ağırtan gibi müzik dünyasının önemli isimleriyle birlikte yarışmada jüri üyeliği yapacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Deep Purple'ın bateristi Ian Paice, ''Vodafone FreeZone 15. Liselerarası Müzik Yarışması''nın yarın yapılacak finaline katılmak üzere İstanbul'a geldi.
İngiliz Havayolları'nın tarifeli uçağıyla Atatürk Havalimanı'na inen Paice'ı, Vodafone Türkiye Gençlik Segmenti Pazarlama Kıdemli Müdürü Ahmet Topçuoğlu ve bir grup hayranı karşıladı.
Ian Paice, Serhat Hacıpaşalıoğlu, Meltem Taşkıran, Melis Sökmen, İskender Paydaş, Turhan Yükseler, Olcayto Ahmet Tuğsuz, Ali Güçlü Şimşek, Deniz Tuzcuoğlu, İzzet Öz, Hakan Özoğuz, Figen Çakmak, ve Tibet Ağırtan gibi müzik dünyasının önemli isimleriyle birlikte yarışmada jüri üyeliği yapacak.
Son Güncelleme: Cuma, 13 Nisan 2012 15:42
Gösterim: 3559
Abidinpaşa Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin öğrencileri, daha fazla kan bağışçısına ulaşabilmek için sokak sokak, ev ev dolaşıyor. Kampanyaya okuldan mezun olan öğrenciler de destek veriyor.
Abidinpaşa Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, bu yol dördüncüsünü gerçekleştirdikleri “kan bağışı” kampanyası kapsamında yollara düştü. Okulun öğrenci ve öğretmenleri, daha fazla insana ulaşabilmek amacıyla sokak sokak, ev ev dolaşarak bağışçı arıyor.
Okulun izik öğretmeni Birsen İpek, öğrencilerde kan verme bilincinin gelişmesi ve Türkiye’nin kan bağışı sorununun çözümüne katkıda bulunmak için beş öğretmen arkadaşıyla birlikte bu kampanyayı hayata geçirdiklerini söyledi.
Mezunlar da geliyor
Öğrencilerin kampanyaya yoğun katılım gösterdiğini ifade eden İpek, “Öğrencilerimiz mahallemezi sokak sokak dolaşarak hazırladığımız broşürleri dağıtıyor. Kan bağışçısı toplamak için seferber oluyor. 4 yıldır yürüttüğümüz kampanyaya ilgi her geçen yıl biraz daha artıyor. Kan vermek için mezun öğrencilerimiz dahi geliyor” dedi.
Türk Kızılayı Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kan Bağışı Kazanımı Birim Yöneticisi Metin Kalender ise, “Lise öğrencileri birçok kurumun dahi üstesinden gelemediği güzel bir kampanyaya imza atıyor. Öğrenciler etrafta ne kadar cami, dükkan ve esnaf varsa hepsini dolaşarak kampanya hakkında bilgi veriyorlar” diye konuştu.
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Abidinpaşa Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin öğrencileri, daha fazla kan bağışçısına ulaşabilmek için sokak sokak, ev ev dolaşıyor. Kampanyaya okuldan mezun olan öğrenciler de destek veriyor.
Abidinpaşa Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, bu yol dördüncüsünü gerçekleştirdikleri “kan bağışı” kampanyası kapsamında yollara düştü. Okulun öğrenci ve öğretmenleri, daha fazla insana ulaşabilmek amacıyla sokak sokak, ev ev dolaşarak bağışçı arıyor.
Okulun izik öğretmeni Birsen İpek, öğrencilerde kan verme bilincinin gelişmesi ve Türkiye’nin kan bağışı sorununun çözümüne katkıda bulunmak için beş öğretmen arkadaşıyla birlikte bu kampanyayı hayata geçirdiklerini söyledi.
Mezunlar da geliyor
Öğrencilerin kampanyaya yoğun katılım gösterdiğini ifade eden İpek, “Öğrencilerimiz mahallemezi sokak sokak dolaşarak hazırladığımız broşürleri dağıtıyor. Kan bağışçısı toplamak için seferber oluyor. 4 yıldır yürüttüğümüz kampanyaya ilgi her geçen yıl biraz daha artıyor. Kan vermek için mezun öğrencilerimiz dahi geliyor” dedi.
Türk Kızılayı Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kan Bağışı Kazanımı Birim Yöneticisi Metin Kalender ise, “Lise öğrencileri birçok kurumun dahi üstesinden gelemediği güzel bir kampanyaya imza atıyor. Öğrenciler etrafta ne kadar cami, dükkan ve esnaf varsa hepsini dolaşarak kampanya hakkında bilgi veriyorlar” diye konuştu.
(hürriyet)
Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Nisan 2012 10:20
Gösterim: 1882
İstanbul Maltepe Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Liseler arası bilgi yarışması’ birincileri, Cumhuriyet Altını ve yüzde yüz öğrenim bursu ile ödüllendirildi.
Maltepe Üniversitesi tarafından matematik, geometri ve fen bilimleri dalında bu yıl ilki düzenlenen Liselerarası Bilgi Yarışması’nda 3 gün boyunca 384 öğrenci ter döktü. İstanbul genelinde 128 okulun katıldığı yarışmada 17 lise finale kaldı. Maltepe Üniversitesi etkinlik boyunca tam 4 bin lise öğrencisini ağırladı.
Gelenekselleşmesi düşünülen yarışmanın amacı, matematik, geometri ve fen bilimleri derslerini öğrencilere sevdirmek, bilgi paylaşımını yaygınlaştırmak, takım çalışmasını desteklemek ve öğrencilerin kendilerini sınayabileceği bir ortam hazırlamak.
İstanbul’un iddialı okullarının katıldığı bilgi yarışmasında Nişantaşı Anadolu Lisesi Öğrencileri bir çok fen lisesini geride bırakarak birinci oldu. Tüm liselerin 3 kişilik gruplar halinde yarıştığı bilgi yarışmasında Nişantaşı Anadolu Lisesi’nin üç öğrencisinden her birine Maltepe Üniversitesi’nden yüzde yüz öğrenim bursu ve Cumhuriyet Altını hediye edildi.
İkinci olan okul ise Özel Topkapı Fetih Fen Lisesi’ydi. Onlar da yüzde elli öğrenim bursu ve yarım altın ile ödüllendirildi. Üçüncü olan Özel İstanbul Ananfen Fen Lisesi Öğrencileri ise yüzde yirmi beş öğrenim bursu ve çeyrek altın ile ödüllendirildi. Ayrıca ilk ona giren tüm öğrencilere çeyrek altın hediye edildi.
Birinci olan Nişantaşı Anadolu Lisesi Öğrencileri hediyelerini İstanbul Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Köymen’in elinden aldı. Öğrencileri tek tek tebrik eden Köymen “Önümüzdeki yıllarda üniversiteli olacak öğrencilerimize bu yarışma sayesinde şimdiden üniversite havasını teneffüs ettirdiğimiz için mutluluk duyuyorum” diyerek katılan tüm liselerin öğrenci ve yöneticilerine emeklerinden dolayı teşekkür etti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
İstanbul Maltepe Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Liseler arası bilgi yarışması’ birincileri, Cumhuriyet Altını ve yüzde yüz öğrenim bursu ile ödüllendirildi.
Maltepe Üniversitesi tarafından matematik, geometri ve fen bilimleri dalında bu yıl ilki düzenlenen Liselerarası Bilgi Yarışması’nda 3 gün boyunca 384 öğrenci ter döktü. İstanbul genelinde 128 okulun katıldığı yarışmada 17 lise finale kaldı. Maltepe Üniversitesi etkinlik boyunca tam 4 bin lise öğrencisini ağırladı.
Gelenekselleşmesi düşünülen yarışmanın amacı, matematik, geometri ve fen bilimleri derslerini öğrencilere sevdirmek, bilgi paylaşımını yaygınlaştırmak, takım çalışmasını desteklemek ve öğrencilerin kendilerini sınayabileceği bir ortam hazırlamak.
İstanbul’un iddialı okullarının katıldığı bilgi yarışmasında Nişantaşı Anadolu Lisesi Öğrencileri bir çok fen lisesini geride bırakarak birinci oldu. Tüm liselerin 3 kişilik gruplar halinde yarıştığı bilgi yarışmasında Nişantaşı Anadolu Lisesi’nin üç öğrencisinden her birine Maltepe Üniversitesi’nden yüzde yüz öğrenim bursu ve Cumhuriyet Altını hediye edildi.
İkinci olan okul ise Özel Topkapı Fetih Fen Lisesi’ydi. Onlar da yüzde elli öğrenim bursu ve yarım altın ile ödüllendirildi. Üçüncü olan Özel İstanbul Ananfen Fen Lisesi Öğrencileri ise yüzde yirmi beş öğrenim bursu ve çeyrek altın ile ödüllendirildi. Ayrıca ilk ona giren tüm öğrencilere çeyrek altın hediye edildi.
Birinci olan Nişantaşı Anadolu Lisesi Öğrencileri hediyelerini İstanbul Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Köymen’in elinden aldı. Öğrencileri tek tek tebrik eden Köymen “Önümüzdeki yıllarda üniversiteli olacak öğrencilerimize bu yarışma sayesinde şimdiden üniversite havasını teneffüs ettirdiğimiz için mutluluk duyuyorum” diyerek katılan tüm liselerin öğrenci ve yöneticilerine emeklerinden dolayı teşekkür etti.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Nisan 2012 15:11
Gösterim: 3673
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Şahin: ''Çocuğa yönelik çalışmaların yanı sıra adli olarak olay aydınlandığı zaman da bu istismarı yapanların cezalandırılması için çocuğun yanında yer alacağız''
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Adana Ceyhan'da karakola sığınan ve vücudunda darp izleri tespit edilen 6 yaşındaki çocuk ile ilgili, ''Çocuğa yönelik çalışmaların yanı sıra adli olarak olay aydınlandığı zaman da bu istismarı yapanların cezalandırılması için çocuğun yanında yer alacağız. O artık bizim çocuğumuzdur'' dedi.
Şahin, Adana Ceyhan'da karakola sığınan ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edilen 6 yaşındaki çocuk ile ilgili yazılı açıklama yaptı.
Çocuğun travmaya uğradığını, bu nedenle hemen koruma altına alındığını ve kendini güvende hissedeceği bir ortam sağlandığını ifade eden Şahin, bu yaşta travmaya uğrayan bir çocuğun en önemli sorununun erişkinlere güven kaybı ve korku olduğunu vurguladı.
Bu nedenle çocuk psikiyatrisi ile işbirliği yapılarak zaman geçirilmeden çocuğun değerlendirildiğini bildiren Şahin, tedavi ve izlemin uzmanlar tarafından yürütüleceğini belirtti.
Adana'ya gidecek
Bakan Şahin açıklamasında, gerekli inceleme ve değerlendirmede bulunmak için bu akşam Adana'ya gideceğini belirten Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:
''Bu olay açık bir çocuk istismarıdır. İstismara uğrayan çocukların korunması, rehabilitasyonu birinci öncelikli görevimizdir. Temel yaklaşımımız çocukların ihlal ve istismarını önlemeye yöneliktir. Ancak önlenemediği durumlarda bu vakada olduğu gibi koruma ve rehabilitasyon çalışmalarını önemsiyoruz. Daha önce de söylediğimiz gibi biz çocukların tarafıyız. Çocuğa yönelik çalışmaların yanı sıra adli olarak olay aydınlandığı zaman da bu istismarı yapanların cezalandırılması için çocuğun yanında yer alacağız. O artık bizim çocuğumuzdur.''
Şahin, ihmal ve istismara uğradığı görülen, düşünülen çocukların görmezden gelinmemesi, kendilerine haber verilmesi çağrısında bulunarak, ''Amaç travma olduktan sonra değil, olmadan müdahale edebilmektir. Bu çocuklar hepimizin'' vurgusunu yaptı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Şahin: ''Çocuğa yönelik çalışmaların yanı sıra adli olarak olay aydınlandığı zaman da bu istismarı yapanların cezalandırılması için çocuğun yanında yer alacağız''
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Adana Ceyhan'da karakola sığınan ve vücudunda darp izleri tespit edilen 6 yaşındaki çocuk ile ilgili, ''Çocuğa yönelik çalışmaların yanı sıra adli olarak olay aydınlandığı zaman da bu istismarı yapanların cezalandırılması için çocuğun yanında yer alacağız. O artık bizim çocuğumuzdur'' dedi.
Şahin, Adana Ceyhan'da karakola sığınan ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edilen 6 yaşındaki çocuk ile ilgili yazılı açıklama yaptı.
Çocuğun travmaya uğradığını, bu nedenle hemen koruma altına alındığını ve kendini güvende hissedeceği bir ortam sağlandığını ifade eden Şahin, bu yaşta travmaya uğrayan bir çocuğun en önemli sorununun erişkinlere güven kaybı ve korku olduğunu vurguladı.
Bu nedenle çocuk psikiyatrisi ile işbirliği yapılarak zaman geçirilmeden çocuğun değerlendirildiğini bildiren Şahin, tedavi ve izlemin uzmanlar tarafından yürütüleceğini belirtti.
Adana'ya gidecek
Bakan Şahin açıklamasında, gerekli inceleme ve değerlendirmede bulunmak için bu akşam Adana'ya gideceğini belirten Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:
''Bu olay açık bir çocuk istismarıdır. İstismara uğrayan çocukların korunması, rehabilitasyonu birinci öncelikli görevimizdir. Temel yaklaşımımız çocukların ihlal ve istismarını önlemeye yöneliktir. Ancak önlenemediği durumlarda bu vakada olduğu gibi koruma ve rehabilitasyon çalışmalarını önemsiyoruz. Daha önce de söylediğimiz gibi biz çocukların tarafıyız. Çocuğa yönelik çalışmaların yanı sıra adli olarak olay aydınlandığı zaman da bu istismarı yapanların cezalandırılması için çocuğun yanında yer alacağız. O artık bizim çocuğumuzdur.''
Şahin, ihmal ve istismara uğradığı görülen, düşünülen çocukların görmezden gelinmemesi, kendilerine haber verilmesi çağrısında bulunarak, ''Amaç travma olduktan sonra değil, olmadan müdahale edebilmektir. Bu çocuklar hepimizin'' vurgusunu yaptı.
Son Güncelleme: Cumartesi, 07 Nisan 2012 16:11
Gösterim: 1676

